KAZ OLMAK

Kelimelerin anlamlarını düşünmek

Kasım 6, 2022 - 15:02
Kasım 7, 2022 - 23:48
 0
KAZ OLMAK
KAZ OLMAK
KAZ OLMAK

               Birisine aslan, kaplan, kartal, şahin, doğan deriz de “kaz” dediğimizde iltifat etmiş olmayız. Neden? Bu farklı yaklaşım bizim ikiyüzlülüğümüz değil mi? Ne biliyoruz hayvanlar âlemini? Türler kendilerini veya diğer türleri nasıl algılarlar?

             TDK Sözlüğünde “kaz” maddesine baktım: “Perde ayaklılardan, uzun, beyaz veya gri boyunlu, suda ve karada yaşayan, uçan, yabani veya evcil kuş” ve “budala” deniyor. "Kaz kafalı” deyimine de baktım, “anlayışsız, kavrayışsız,kafasız(kimse)” deniyor. "Kazın ayağı öyle değil" deyimi de bakılmaya değer : Bu deyim aslında "Kaziye-i anha öyle değil" imiş. Arapça kökenli "Kaziye" (hüküm, kesin yargı) ve "Anha" (o, onun) sözcüklerinden oluşan bu deyim dilimizde ses değişime uğramıştır. "Onun yargısı öyle değil" anlamındadır. Önceki bütün anlamlar bence bu açıklamaya bağlı. Kaziye kelimesi ile tanışmayan cüheyla kimselerin, “kaz” ile yakınlığı tercih etmelerinden zavallı kazlara kıymışız.

              Yaban kazları,  yuvalarını  sarp kayalıklı,  dik yamaçların en ulaşılamayacak yerine yuva kurup, anneli babalı yumurtalardan yavru  çıkana kadar bekliyorlar. Daracık alanda yerden gelecek tehlikeler bertaraf edilmiş oluyor, ama havadan gelen avcılar da var. Hepsinden önemlisi acıkan yavrulara tedarik edecek yakın bir yerde yiyecek yok. Oradan iki gün içinde ayrılmaları gerek. Önce baba örnek uçuşunu cesaret veren bağırışlarıyla yapıyor. Sonra anne kendini boşluğa bırakıyor, yavrularının izleyeceğine güvenerek.

              Beş yavrunun travmalı Hayat başlamak üzere. Ya atlamayıp açlıktan ölecek, ya da henüz gelişmemiş kanatlarına ve şansına güvenecek. İlk yavru kendini bırakıyor boşluğa, düşüş hızını azaltmak için yok hükmündeki kanatlarını açıyor. Bir çıkıntıya çarpıyor, göğsü ile çarptığı için şanslı. Yerle olacak kaçınılmaz çarpışma şiddeti azalmış oldu. İkinci yavru da kendini bırakıyor, kayalıklara yakın düştüğü için yuvarlanarak, çarpa çarpa aşağıya iniyor. Üçüncü yavru ters dururken kayarak boşluğa düştü, pozisyonu hiç düzelmediği için yere kafasını çarparak ulaştı. Dördüncü yavru yamacın ters tarafına fırladı, arka tarafta bir yere düştü. Beşinci erken yüzeye kavuştu ama yuvarlanmasını durduramadı. Anne baba kaz farkettiler, yanına ulaşıp önünde durarak yavruya yardım ettiler. Sonra buluşma çağrısı başladı. Sağlam olan ve sesi duyan yavrular, kısa bir süre sonra aileyle buluştu. Üç yavru başardı. İki yavruyu beklemek tehlikeli olacağı için, yerde yeni yaşam alanlarına yolculuk başladı.

              Şimdi bu doğa harikası hayvan “kaz kafalı” diye bizce küçümseniyor, zavallı görülüyor. Doğar doğmaz, hayatta kalmak için kayalıklardan atladıkları için mi aptallar, ebeveynlerine bir süre daha bağımlı yaşamak zorunda olduklarına dair içgüdülerine güvendikleri için mi aptallar? Aptal olmak bize ait bir sınıflandırma. Doğasına göre bütün yaradılanları kucaklayamamak yetersizliği…

               Hakaretane hitaplarımıza dahil ettiğimiz diğer canlı türlerine yakıştırdıklarımızı bird aha düşünmeyi  sizlere bırakıyorum: kurnaz tilki, ödlek tavşan, nankör kedi, sinsi yılan, örümcek kafalı, deve kini, eşek şakası, öküz gibi bakmak, uğursuz baykuş, hain domuz, balık hafızalı…

Tepkiniz nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

GÜMÜŞ SÖZ Sözün gücünü farkedeli epeyce yol aldık hayatta. Tadımız, tesellimiz, yoldaşımız, yârenimiz ve daha niceleri oldu söz benim için. Sözlerle dolu nice kitaplar.... İnsanoğlunun en değerli buluşu herhalde sesi söze, sözü yazıya dökmek....Sahibinin zerresi kalmamışken dünyada sözü yolculuğuna devam eder. Öyle bir sözdür ki o, doğduğu dilin gücünü yansıttığı ölçüde ömrü devam eder. Sözün gücüyle ruhlar inşa etmeyi isteyenlerin paylaşım mecraları bulmaları ne güzel şans!...