<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Kağıttan Ruhlar</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/Kağıttanruhlar</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Kağıttan Ruhlar</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Nereye Kadar Düşünmek</title>
<link>https://edebiyatblog.com/nereye-kadar-dusunmek</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/nereye-kadar-dusunmek</guid>
<description><![CDATA[ Kolay mıydı küçükken düştüğümüzde kalkmak?  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_6234d4d7a6538.jpg" length="49540" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 18 Mar 2022 21:54:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords>düşünmek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>D&uuml;nya d&ouml;n&uuml;yor, insanlar &ouml;n&uuml;mden gelip ge&ccedil;iyor. Ben sadece duruyorum, bakıyorum; seyrediyorum etrafı. R&uuml;zgar yavaş yavaş tenimi okşarmış&ccedil;asına esiyor, &uuml;ş&uuml;yorum ama kıpırdamıyorum yerimden. &Ccedil;ocukların sesleri geliyor parktan ama duymuyor gibiyim, sadece &ouml;n&uuml;mdeki denize odaklanıp d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Ne d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum, ne ge&ccedil;iyor aklımdan bilmiyorum.. sadece d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m&uuml; biliyorum o kadar. Bir anda g&ouml;z&uuml;m &ccedil;ocuklara takılıyor; k&uuml;&ccedil;&uuml;kler, masumlar. Oynuyorlar, ne ge&ccedil;iyor o k&uuml;&ccedil;&uuml;k akıllarından bilmiyorum ama bilmek isterdim. Yere d&uuml;ş&uuml;yor biri ama d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; gibi kalkıp yoluna devam ediyor. Bu kadar kolay mıydı k&uuml;&ccedil;&uuml;kken d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;m&uuml;zde kalkmak? Peki şimdi neden bu kadar zorlanıyoruz, o k&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;k &ccedil;ocuk d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;nde hi&ccedil;bir şey olmamış gibi yapıyorken; biz neden yapamıyoruz, olmuyor bir yerlerde takılıp duruyoruz.&nbsp;</em></p>
<p><strong><em>19'0</em>6</strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yabancı</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yabanci-1890</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yabanci-1890</guid>
<description><![CDATA[ Yok olmandan; kendini yok etmenden korkuyorum... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_6228ecb27ec67.jpg" length="44843" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Mar 2022 21:07:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords>hissetmek, yaşamak, unutmak, alışmak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllar sonra bir g&uuml;n geldiğinde bana yabancılaşmandan &ccedil;ok korkuyorum. Halbuki iki yabancıdan farksızız seninle ama bu &ouml;yle bir şey değil. <em>Kalbimde en g&uuml;zel yere sahipken, yok olmandan; kendini yok etmenden korkuyorum.</em></p>
<p><em>Duyumsadığım sesini, alıştığım bakışlarını, tutamadığım ama tutmak i&ccedil;in neler vermeyeceğim ellerini, yanımdan ge&ccedil;mene rağmen alamadığım kokunu..</em>. Sana dair her şeyi unutacağım, biliyorum. Unutmamak i&ccedil;in &ccedil;abalamak boşa olsa da, bunu sonuna kadar kullanacağım.&nbsp;</p>
<p><em>Sensiz, seni i&ccedil;imde yaşatacağım.</em></p>
<p><strong>Yanımda olmamana rağmen yanımdaymışsın gibi hissedeceğim, hissetmeliyim yoksa i&ccedil;imdeki boşlukla başa &ccedil;ıkabileceğimden; emin değilim.</strong></p>
<p></p>
<p>08'03</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sana Ait Bi&amp;apos; Kalp</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sana-ait-bi-kalp</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sana-ait-bi-kalp</guid>
<description><![CDATA[ Sen gidersen kalbim çok üşür mü?  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_621e2d138dbe0.jpg" length="46030" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 01 Mar 2022 17:26:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords>kalp, ağrı, gitmek, romantizm</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Kalbimdeki ağrı gitmiyor... Dengesi &ouml;yle bir şaştı ki, d&ouml;nemiyor eski haline. Oysa senden &ouml;nce yoktu benim kalbimde bi' sorun. Şimdilerde kapanmayan &ouml;yle bir mesele var ki, nasıl hallolur bilemiyorum.</p>
<p>S&ouml;yle, akıl ver bana. S&ouml;k&uuml;p atmalı mıyım? Durdursam d&uuml;zelir mi? Ne yapmalıyım, nasıl davranmalıyım?</p>
<p>Bir şeyler de ama sakın susma, yok et de mesela; yok edeyim. Ama sen konuşmadık&ccedil;a ben kalakalıyorum. Bunu sana soruyorum, sana ait bir şeyi senden iyi bilen olamaz değil mi?&nbsp;</p>
<p>Atan bi' kalbim var ama o sana ait. Sen doldurmuşsun her bir karesini..</p>
<p><em>'Terk et' desem gider misin? Ben demeye cesaret edemem, sen anlasan olur mu?</em>&nbsp;</p>
<p>Peki, <strong>sen gidersen; kalbim &ccedil;ok &uuml;ş&uuml;r m&uuml;?.</strong></p>
<p></p>
<p>23'02</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bendeki SEN</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gozdeki-yasimsin</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gozdeki-yasimsin</guid>
<description><![CDATA[ Başımı çevirdiğim her tarafta olmanı, seni görmeyi istiyorum... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_62151a7e0ef39.jpg" length="35575" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Feb 2022 20:17:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords>göz, alışmak, bakmak, kör, romantizm</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>G&ouml;z alıştığını mı arar, yoksa g&ouml;rmek istediğini m</em>i?</p>
<p>Sağım, solum; &ouml;n&uuml;m, arkam... Her bir y&ouml;n&uuml;mde sen varsın. Senin i&ccedil;in d&ouml;n&uuml;yorum arkama, seni arıyorum sağımda; soluma bir şey demiyorum, orası zaten sana aitken ne diyebilirim ki.</p>
<p>Başımı &ccedil;evirdiğim her tarafta olmanı, seni g&ouml;rmeyi istiyorum. G&ouml;z g&ouml;ze geldiğimizde sadece utandığım i&ccedil;in g&ouml;zlerimi ka&ccedil;ırmak, ben sana doya doya bakmak istiyorum.</p>
<p>Seni, g&ouml;zlerinle rastlaşmak i&ccedil;in bahanelerle sığdırıyorum. S&ouml;ylesene sen bunu fark ediyor musun? Bakmak i&ccedil;in can attığımı ama g&ouml;r&uuml;ş a&ccedil;ıma girdiğinde dahi bakamadığımı...</p>
<p>Fark edemezsin ama değil mi? Benim g&ouml;zlerim senin i&ccedil;in etrafta dolaşırken, sen bana o kadar k&ouml;rs&uuml;n ki; bunu nasıl anlayabilirsin.</p>
<p></p>
<p><strong>Bir g&uuml;n, beni g&ouml;r&uuml;r m&uuml;s&uuml;n bilmiyorum ama şunu iyi biliyorum ki; ben seni hi&ccedil; g&ouml;rmesem dahi her g&ouml;z&uuml;m&uuml; kapattığımda anılarımda yer ediniyorsun.</strong></p>
<p>31'12.21</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gözdeki Yaş</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gozdeki-yas</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gozdeki-yas</guid>
<description><![CDATA[ Bi&#039; yaş aktı... Yıldızlar parladı.
Bi&#039; yaş damladı... Yağmurlar ağladı. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61eb1e10e5109.jpg" length="46737" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Jan 2022 00:03:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords>Yaş, Gece, Kalp</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><em>Bi' yaş aktı... Yıldızlar parladı.</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Bi' yaş damladı... Yağmurlar ağladı.</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>~</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>G&ouml;zler dayanamadı kapandı,</em></p>
<p style="text-align: center;"><em><span style="text-align: center;">Dudaktaki buruk g&uuml;l&uuml;msemeyle.</span></em></p>
<p style="text-align: center;"><em>~</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Durmadı kalpteki deprem,</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Daha da yıkmak istedi.</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>~</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>S&ouml;nmedi y&uuml;rekteki yangın,</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Alev almaya devam etti.</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>~</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>G&uuml;nden g&uuml;ne yaşlar dondu,</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Zaman ilerlemez oldu.</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>~</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Gece g&ouml;nl&uuml;me taht kurdu,</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>G&uuml;neş doğmaz oldu...</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>~</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>|21'01|</em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Belkilerle Yaşamak</title>
<link>https://edebiyatblog.com/belkilerle-yasamak</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/belkilerle-yasamak</guid>
<description><![CDATA[ Ben, ömrümü sana adamaya hazırken; sen her şeye rağmen sevebilir misin?  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61e32476559ab.jpg" length="63842" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 15 Jan 2022 23:02:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords>yaşamak, çiçek, sevmek, hikaye, ömür</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>"Belki bir g&uuml;n tekrardan karşılaşacağız. Başka birer hikayenin, başka birer karakteri olarak. Belki bu sefer hikayemiz bir &ouml;m&uuml;rl&uuml;k olacak." ~@yazirehberi~</strong></em></p>
<p></p>
<p>Belkileri kullanmak ne kadar kolay geliyor dile değil mi? Oysa hi&ccedil; de kolay değil o belkilerle yaşamak. Umut etmeyi unutmuş birine belkileri yaşamak da, dile getirmekte zor gelir... Peki kalpte yer eden o kelimeyle beklemek nasıl s&uuml;rer?&nbsp;</p>
<p>Silinen bir hikayenin devamı m&uuml;mk&uuml;n olur mu? Biten bir şeye tekrar başlanır mı? Peki yarım kalmış kalpte &ccedil;i&ccedil;ek a&ccedil;ar mı?&nbsp;</p>
<p>Bir g&uuml;n... Ne kadar g&uuml;zel kelime değil mi? Sanki gelecekle ilgili s&ouml;z verirmiş gibi hissettiriyor bana, halbuki yarım bir kelime. Olasılığı da, ihtimali de &ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;k...</p>
<p>Belki bir g&uuml;n karşılaşırız, peki karşılaştığımızda yeniden denemek m&uuml;mk&uuml;n m&uuml;? O kadar kırıklara, par&ccedil;alara rağmen başarır mıyız tekrardan biz olmayı?&nbsp;</p>
<p>Ge&ccedil;mişte bıraktığımız ya da bırakmaya &ccedil;alıştığımız şeylerin yeniden g&ouml;z &ouml;n&uuml;ne &ccedil;ıkmasına dayanabilir miyiz? Bu sefer ka&ccedil;ıp gitmek yerine, savaşabilir miyiz?</p>
<p style="text-align: center;"><em>Ben, &ouml;mr&uuml;m&uuml; sana adamaya hazırken; sen her şeye rağmen sevebilir misin?</em>&nbsp;</p>
<p>01'01</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünüm, Bugünüm ve Yarınlarım</title>
<link>https://edebiyatblog.com/dunum-bugunum-ve-yarinlarim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/dunum-bugunum-ve-yarinlarim</guid>
<description><![CDATA[ Günleri bağlamak ne mümkün, her gün sessizce geçip gidiyorken... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61cf60fc24486.jpg" length="49856" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 31 Dec 2021 23:02:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>G&uuml;nleri bağlamak ne m&uuml;mk&uuml;n, her g&uuml;n sessizce ge&ccedil;ip gidiyorken...</em></p>
<p>Her g&uuml;n&uuml;, her haftayı, her ayı, her yılı yavaş&ccedil;a geride bırakıyoruz. Zaman hızla ilerliyor, peki biz bir yol kat edebiliyor muyuz? Belki hayatımızdaki en &ouml;nemli, geri gelemeyecek şey zamanken; dolu dolu yaşayabiliyor, doğru kullanabiliyor muyuz?&nbsp;</p>
<p>G&uuml;n&uuml;n birinde yapamadığımız şeyler y&uuml;z&uuml;nden pişman olmak yerine, neden yaptığımız şeylerden pişman olmayı se&ccedil;miyoruz? En azından yaşayıp sonucu g&ouml;rmek varken, bilinmezlikte kaybolmaya gerek var mı?&nbsp;</p>
<p>D&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum da... Bu yıl yaptığım, yaşadığım hi&ccedil; bir şeyden pişman değilim; aklım hala yapamadıklarımda diyebilirdim ama şu anda aklıma yapmak isteyipte yapmadığım bir şey gelmiyor :)&nbsp;</p>
<p>2021 yılım m&uuml;kemmel ge&ccedil;ti diyemem ama g&uuml;zeldi... Benim i&ccedil;in dolu dolu ge&ccedil;en bir yıldı. Herkesin hayatına y&ouml;n veren yıl, tarih farklıdır ama g&uuml;n&uuml;n birinde illa hayatımızı değiştiren bir tarih ufak olsa da oluyor. D&uuml;ş&uuml;n&uuml;nce, aklımıza unutamadığımız bir yıl gelir değil mi? 2021 yılı benim i&ccedil;in unutamayacağım, hep aklımda kalacak; her hatırladığım da y&uuml;z&uuml;mde g&uuml;l&uuml;mseme a&ccedil;tıracak.&nbsp;</p>
<p>Geride bırakacağım yıl i&ccedil;in &ccedil;ok emek vermedim ama bu yeni yıl i&ccedil;in savaşmaya kararlıyım. Hayatıma '<strong>kendim</strong>' y&ouml;n vereceğim ve her g&uuml;n&uuml;; o g&uuml;nde bırakıp her g&uuml;neş doğduğunda yeni bir sayfa a&ccedil;acağım bir yıl i&ccedil;in, elimden geleni yapmayı umuyorum.</p>
<p><em>Yeni yıl; yeni bir sayfa ve bu sayfa umutlarla dolsun...</em></p>
<p><strong><em>UNUTMAYIN! Ge&ccedil;mişi geride bırakmazsanız, geleceğe y&ouml;n veremezsiniz.&nbsp;</em></strong></p>
<p></p>
<p><em>♡31'12♡</em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BEKLERSİN</title>
<link>https://edebiyatblog.com/beklersin</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/beklersin</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Beklemek cehennemdir&quot; demiş, &#039;o cehennemde yanıp kül oluncaya dek...&#039; ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61c374c86ec60.jpg" length="50306" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Dec 2021 21:57:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>Bekliyorum seni bir akşam&uuml;st&uuml;; beni g&ouml;rmeni, beni sevmeni, bana gelmeni...</em></p>
<p>Beklemek, "bir şey gelinceye değin bir yerde kalmak" demekmiş. Şimdi soruyorum size, her bekleyen bir g&uuml;n varır mı vuslatına?</p>
<p>Hi&ccedil; gelmeden giden birini beklemek ne kadar s&uuml;rebilirdi? Ben durdum yerimde bekliyorum... O gelinceye dek bekleyeceğim. Biliyorum aslında 'gelmeyecek birini' beklediğimi ama ben beklemeye yemin ettim , o ise gelmemeye. Bu savaşta birimiz kaybedecek, belli aslında değil mi kimin kaybedeceği? Ne zaman g&ouml;r&uuml;lm&uuml;ş bekleyenin kazandığı...</p>
<p>D&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum da 'bekle' deseydin b&uuml;y&uuml;k ihtimalle beklemezdim bir &ouml;m&uuml;r seni... &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bilirdim, gelecek olsaydın bekletmezdin bir &ouml;m&uuml;r beni. Peki gelmeyeceğini bilmeme rağmen, ne diye bekliyorum?&nbsp;</p>
<p>Umutlarımı, kanadı kırık kuşların kanatlarına g&ouml;md&uuml;ğ&uuml;mden bu kadar gelmeyeceğinden umutsuz oluşum. Ama bakmayın umutsuz oluşuma, umudumun olmaması engel değil beklemeye... Ben umutsuzca bekliyorum onu.</p>
<p><strong>William Shakespeare "beklemek cehennemdir" demiş, 'o cehennemde yanıp k&uuml;l oluncaya dek' diyorum...</strong></p>
<p><em>S&ouml;ylesene sevdiğim; beklediğim durak mı yanlıştı, yoksa beklemek mi hataydı?.</em></p>
<p><em>20'12</em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sayfalarca Yazdım Onu</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sayfalarca-yazdim-onu</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sayfalarca-yazdim-onu</guid>
<description><![CDATA[ Kalem yönünü biliyormuşçasına kendi hareket ediyor; o an ben değil, o beni kullanıyor... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61abccfedb5da.jpg" length="64517" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 04 Dec 2021 23:28:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Temiz bir sayfa a&ccedil;tım &ouml;n&uuml;me... Yazacağım onu biliyorum. T&uuml;m birikmiş sayfalara onu yazmamış gibi yeniden yazacağım. O sayfayı da kirletmiş olacağım ama bunu bırakamıyorum. Kalem y&ouml;n&uuml;n&uuml; biliyormuş&ccedil;asına kendi hareket ediyor; o an ben değil, o beni kullanıyor.&nbsp;</p>
<p><em>Ben istemedim ki, onu sayfalarca biriktirmek...&nbsp;</em></p>
<p>Konuşmak, anlatmak istedim belki de ilk defa; yolumun yanlış olduğunu bilsem de denedim..&nbsp;&nbsp;</p>
<p>Ben istemedim her satırıma onu yazmayı, buna mecbur kaldım. Ağzımdan &ccedil;ıkmak yerine, kalem &uuml;stlendi kelimeleri kullanmayı.</p>
<p>Şimdi her satırımda o varken, tekrar kirlendi bir sayfa daha. Peki sayfa mıydı kirlenen, yoksa kalbim miydi her adımda onunla dolan.?</p>
<p style="text-align: center;"><em>Ona, onu anlatmak i&ccedil;in aralamıştım dudaklarımı..</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>O ise bir kelime &ccedil;ıkmadan tıktı t&uuml;m kelimeleri ağzıma.&nbsp;</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Oysa ne &ccedil;ok isterdim; ona, onu anlatmayı...</em></p>
<p><em>Anlatmak istediğim binlercesini d&ouml;kt&uuml;m sayfalara...</em></p>
<p><em>Fakat o hi&ccedil; bir zaman bilmeyecek bunları...</em></p>
<p></p>
<p><em>04'12</em>&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ölü Adama Mektup&#45;6&#45;</title>
<link>https://edebiyatblog.com/olu-adama-mektup-6</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/olu-adama-mektup-6</guid>
<description><![CDATA[ Kadın her kanadını onun için çırptı oysa adam çoktan yeni limanlara yelken açmıştı... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_61994cba89419.jpg" length="102420" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 20 Nov 2021 22:31:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ne diye kelebeklere bir g&uuml;nl&uuml;k &ouml;m&uuml;r bi&ccedil;iyorlardı ki, halbuki o kadar s&uuml;r&uuml;nmeden sonra hak etmiyorlar mıydı doya doya yaşamayı. Ger&ccedil;i &ccedil;ok yaşayıpta ne yapacaklar ki, tek g&uuml;ne sadece mutluluk sığdırabilir ama bir ka&ccedil; g&uuml;nde ne olacağı belli olmaz değil mi?</p>
<p><em>Bazen bende diyorum keşke bir kelebek olsam diye ama sonra g&uuml;l&uuml;ş&uuml;n geliyor aklıma vazge&ccedil;iyorum. Tek g&uuml;ne sığdıramazdım o g&uuml;l&uuml;ş&uuml;, benim aklımda yıllara sığdırmak varken.&nbsp;</em></p>
<p>Ama sensiz ge&ccedil;en g&uuml;nleri tek bir g&uuml;ne sığdırıp yok etmek isterdim. Sensiz yaşamaya alışmadım, alışmakta istemiyorum...</p>
<p>Tek g&uuml;n&uuml;m olsa sana doğru kanat &ccedil;ırpmaktan başka bir şey yapmazdım. Bilirsin benim tek olmak istediğim ve tek yanında mutlu olduğum kişi sendin...</p>
<p></p>
<p><strong>Kadın her kanadını onun i&ccedil;in &ccedil;ırptı oysa adam &ccedil;oktan yeni limanlara yelken a&ccedil;mıştı.</strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ACI</title>
<link>https://edebiyatblog.com/aci-990</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/aci-990</guid>
<description><![CDATA[ Ne demişler &quot;insan, yarası yarasına denk geleni severmiş...&quot; ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_619023a1a748b.jpg" length="15672" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 13 Nov 2021 23:44:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan acısını i&ccedil;inde yaşar değil mi? İ&ccedil;ine g&ouml;mer &ccedil;oğu şeyi; i&ccedil;ini mezarlık, dışını bağ bah&ccedil;e... Kimse g&ouml;rmesin, duymasın, hissetmesin diye saklamaya ne hacet var ki; insan evladı zaten sağır olmaya d&uuml;nden meraklı değil mi?&nbsp;</p>
<p>Sen g&ouml;zlerinle anlatırsın derdini k&ouml;r olurlar, anlatmak istersin sağır kesilirler. Bu kadar zor mu bir insanı anlamak? Bazen sadece dinlesen, yanında olduğunu hissettirsen yeter; kelimelere gerek dahi yoktur.&nbsp;</p>
<p>Sen sus, sadece sarıl... sarıl ki kalbini onun kalbi doldursun; senin acını o, onun acısını sen hissedebil. Sarıl ki kalpteki yaraya dokunabil!</p>
<p>Yaraya merhem, başkasının yarası olamaz mı? Belki iki yara birleşip birbirlerini daha iyi iyileştirebilir, kim bilebilir ki...</p>
<p><strong>Hem ne demişler "insan, yarası yarasına denk geleni severmiş..."</strong></p>
<p>28'10</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ölü Adama Mektup&#45;5&#45;</title>
<link>https://edebiyatblog.com/olu-adama-mektup-5</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/olu-adama-mektup-5</guid>
<description><![CDATA[ Bakma kağıt parçası dediğime sevgilim; her bir sayfa kırık parçalarımı taşıyor aslında... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_6186b22d47ebf.jpg" length="47211" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 06 Nov 2021 19:54:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sen okuyacakmışsın gibi yazıyorum bu satırları sevgilim, biliyorum hi&ccedil; bir zaman okumayacaksın sana yazdıklarımı ama ben hep sana anlatmış olacağım i&ccedil;imden ge&ccedil;enleri. Sen hi&ccedil; bilmeyeceksin belki ne hissettiğimi ama ben sana a&ccedil;mış olacağım b&uuml;t&uuml;n hislerimi...</p>
<p></p>
<p>G&uuml;n gelecek yok olacak bu kağıt par&ccedil;aları, bakma kağıt par&ccedil;ası dediğime sevgilim; her bir sayfa kırık par&ccedil;alarımı taşıyor aslında. Ama g&uuml;n gelecek tozlu sayfalara karışacak bunlar, tıpkı bir g&uuml;n benim de yok olacağımı gibi...</p>
<p></p>
<p>Bir g&uuml;n senin beni terk ettiğin gibi bu sayfalarda terk edecek beni, biliyorum onlar da istemeyecekler benim yanımda olmayı. Onlar da tıpkı senin gibi ka&ccedil;acaklar benden, o g&uuml;n ne yapacağım bilmiyorum. Her şey gitti benden, sana sığındım; sen gittin, sayfalara sığındım. Onlar da giderse limansız kalırım.</p>
<p>28'10</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İlk ve Son</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ilk-ve-son</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ilk-ve-son</guid>
<description><![CDATA[ Sadece hisseder misin ben olduğumu? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/08/image_750x500_61193cd78fc4e.jpg" length="18746" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 15 Aug 2021 21:48:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords>ilk, son, aşk, sevgi, sarılmak, şiir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">♡&nbsp; ♡&nbsp; ♡</p>
<p style="text-align: center;">Olmaz ya hani denk geliriz bir şehirde.</p>
<p style="text-align: center;">Birbirimizi g&ouml;rsek de, tanımadan ge&ccedil;er gider miyiz?</p>
<p style="text-align: center;">Fark eder misin ben olduğumu,&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;">Kokumu, y&uuml;z&uuml;m&uuml; bilmeden?</p>
<p style="text-align: center;">Sadece hisseder misin ben olduğumu?</p>
<p style="text-align: center;">Atar mı kalbin her zamankinden farklı?</p>
<p style="text-align: center;">D&ouml;n&uuml;p bakar mısın arkana?</p>
<p style="text-align: center;">Olmaz ya hani g&ouml;z g&ouml;ze geliriz,&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;">İ&ccedil;imi sıcacık edecek bir bakış atar mısın?</p>
<p style="text-align: center;">Bakarsın bilmeden bulmuşuzdur birbirimizi.</p>
<p style="text-align: center;">Sarılır mısın fark ettiğinde?</p>
<p style="text-align: center;">Belki ilk ve sondur.</p>
<p style="text-align: center;">Belki başlamadan bitecektir.</p>
<p style="text-align: center;">♡&nbsp; ♡&nbsp; ♡</p>
<p style="text-align: center;">16'05</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>KARMAŞA</title>
<link>https://edebiyatblog.com/karmasa</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/karmasa</guid>
<description><![CDATA[ Yalnızlığın pençesinde miydi hüzünler ? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/08/image_750x500_610ebdd72c6e1.jpg" length="20168" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 07 Aug 2021 20:20:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><em>Gecenin g&ouml;lgesinde miydi b&uuml;t&uuml;n hisler,</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Yalnızlığın pen&ccedil;esinde miydi h&uuml;z&uuml;nler..</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>G&uuml;neş ışığının altında mıydı mutluluklar,</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Bir &ccedil;ift harelerin arkasında mı &ouml;rt&uuml;l&uuml;yd&uuml; duygular..</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Ruhlarda mı saklıydı korkular,</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Şarkılarda mı gizliydi aşklar..</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Ay'a mı yakındı kalpler,</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Denizin &uuml;st&uuml;nde miydi dertler..</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Yıldızlar gibi mi parlıyordu d&uuml;şler,</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>G&ouml;ky&uuml;z&uuml; kadar temiz miydi hayaller..</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Kolay olur muydu vazge&ccedil;işler..</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>♡ ♡ ♡</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>15'07</em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yanlışlarla Doğru Yola</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yanlislarla-dogru-yola</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yanlislarla-dogru-yola</guid>
<description><![CDATA[ Çok hata yaptım ama sonunda doğruyu buldum...diyebilmeli bir insan. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/07/image_750x500_60e351192456e.jpg" length="40854" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 05 Jul 2021 21:37:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords>Hata, doğru, yanlış</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p><em>"Kabul edilen bir yanlışlık, kazanılmış bir zaferdir." ~L. Gascoigne..</em> &Ccedil;oğu kişi kabul etmez değil mi, yanlış yaptığını? Hatta bazen inadına direndiğimiz konular vardır. Yanlış olsada buna inanmak istemez, kendimizi kandırmaya &ccedil;alışırız; bize, yanlış olsada doğru gelir. Ne kadar inanmasakta, dirensekte yanlış yanlıştır. Bunu kabul etmek bize bir şey kaybettirmez, aksine hayatımızdaki yanılgıları &ccedil;ıkarmış olur ve kazanan biz oluruz.&nbsp;</p>
<p>&Ccedil;ok yanlış yaptığımı ben biliyorum, kabul ediyorum ve ben bu yanlışı karşımdaki insana yaptıysam &ouml;z&uuml;r dilemekten &ccedil;ekinmiyorum. "<em>Hi&ccedil; yanlışlık yapmayan biri, hi&ccedil; bir iş yapmamış demektir" ~Edward J. Phelps..</em> Hatasız kul olmasını zaten bekleyemeyiz. İlla bir yerlerde yanlış yapmışızdır, &ouml;nemli olan bunun farkına varmak değil mi?&nbsp;</p>
<p><em>"Yanlış insanlar hayatınıza girmişse sevinin, &ccedil;&uuml;nk&uuml; doğru insanı bulmanız i&ccedil;in gelmişlerdir." ~Aşkım Kapışmak.</em>. Ben buna inanıyorum.. hayatımıza &ccedil;ok giren-&ccedil;ıkan olacak, oluyorda. Neredeyse &ccedil;oğu kalıcı değil, b&uuml;y&uuml;k ihtimalle olmayacaklarda; ama şu var ki doğru kişileri g&ouml;rmemizle aramızda mutlaka bir k&ouml;pr&uuml; olacaklardır. Ya da yanlış insanlarda harcadığımız zamanın, doğru kişilerdekinden farklı olduğunu g&ouml;r&uuml;p, aralarındaki ilişkiyi ayırt etmemizde kuşkusuz etkili olacaktır.&nbsp;</p>
<p><em>"Elde edilebilecekler yerdeyken, u&ccedil;maya &ccedil;alışıyorsan bu işte bir yanlışlık vardır." ~Jay Crownover</em>.. Bence o kadar haklı bir s&ouml;z ki.. G&uuml;zel şeyler yakınımızda olsa dahi hep bir uzakta arama isteği, hep bir imkansızlık. G&ouml;z&uuml;m&uuml;z&uuml;n &ouml;n&uuml;ndekilere k&ouml;r kesilip, g&ouml;r&uuml;nmeyenlerden medet umuyoruz. Bize iyi gelecek şey &ccedil;ok yakınımızdadır belki, elimizi uzattığımızda ulaşak mesafede..</p>
<p><em>"D&uuml;nya ağır adımlarla d&ouml;n&uuml;p dursa da zaman hi&ccedil; kimseyi durup beklemez. İnsan b&uuml;t&uuml;n hatalarından ders alsa da hayat hata yapmadan &ouml;ğrenilmez."</em> &Ccedil;ok hata yaptım ama sonunda doğru olanı buldum.. diyebilmeli bir insan. Hata ders alınmak i&ccedil;in var, bu g&ouml;rmezden gelinmemeli ve insan ikinci defa aynı hataya d&uuml;şmemeli.&nbsp;</p>
<p><em>İyi insan mutluluk</em> birazcık huzur ve g&uuml;ven, <em>k&ouml;t&uuml; insan tecr&uuml;be</em> zamanımızı harcar ama bir şeyler mutlaka &ouml;ğreniriz, <em>yanlış insan ders</em> sınavımızı ge&ccedil;memizde etkili olacak kadar bilgi, <em>m&uuml;kemmel insan iz bırakır</em> g&uuml;zel ve kalıcı..</p>
<p><br /><strong>--</strong>Ona yazdığım satırların sonu ş&ouml;yle bitiyordu;&nbsp;<br />Yanlış zamanda girdin demeyeceğim hayatıma.&nbsp;<br />Sen doğru zamanda, doğru yerde girdin,<br />Ben yanlış değeri verdim sana..<strong>--</strong></p>
<p><em><strong>--</strong>"Hala şansımız varken, sen ge&ccedil;miş anılarda yaşayan beni bug&uuml;n doğru yere taşıdın ancak ben yanlışlarımı senden &ouml;nce g&ouml;mm&uuml;şt&uuml;m."*İ<strong>--</strong></em></p>
<p>05'07</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ölü Adama Mektup 4</title>
<link>https://edebiyatblog.com/olu-adama-mektup-4</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/olu-adama-mektup-4</guid>
<description><![CDATA[ Bu cümlenin sahibinin ilkimi ve sonumu getireceğini nereden bilebilirdim ki.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/07/image_750x500_60de0a5229a3b.jpg" length="64882" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 Jul 2021 21:39:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords>Mektup, ölü adam, sevgili, cümle</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Seninle yağmurda ıslanmayı &ouml;zledim.</p>
<p>İlk karşılaştığımız, konuştuğumuz ve hayatıma girdiğin yerdeyim. O g&uuml;n ki gibi yine yağmur yağıyor. Hala h&uuml;z&uuml;n saklı g&ouml;zlerimde ve bu sefer ki sebebi sensin. Halbuki 'h&uuml;z&uuml;n kondurmayacağım hi&ccedil; bir zaman o g&ouml;ky&uuml;z&uuml;lerine, &ouml;n&uuml;ne bulut ge&ccedil;mesine izin vermem' b&ouml;yle demiştin bana, peki neden izin verdin? Neden gitmeyi se&ccedil;tin?</p>
<p>Yağmurun her damlası tenime bir dokunuş bırakıyor, sanki yalnız değilsin burada demek istiyor. Huzuru vadediyor bana ... senden sonraki, tek huzuru.&nbsp;</p>
<p>Yıllar &ccedil;ok &ccedil;abuk ge&ccedil;iyor değil mi? Daha d&uuml;n gibi aklımda iken ilk tanışmamız, seni yeni kaybetmişim gibi hissediyorum hep. Yıllarıma bahar olarak geldin, kışı bırakıp gittin. Oysaki ben kışı da severdim seninle; her &uuml;ş&uuml;d&uuml;ğ&uuml;mde sana sığınmayı, beni sarıp sarmalamanı.</p>
<p>'Emanet gibi duruyor, uğraşma boşuna' demiştin, bana kurduğun ilk c&uuml;mleydi. Ve bu c&uuml;mlenin sahibinin ilkimi ve sonumu getireceğini nereden bilebilirdim ki. Anlamamıştım ne dediğini, ses yanımdan gelmese &uuml;st&uuml;me bile alınmazdım. Artık nasıl baktıysam sana 'bakma &ouml;yle, dudaklarındaki g&uuml;l&uuml;msemeyi diyorum; g&ouml;zlerinden akıttığın yaşlar belli olmasa da kıpkırmızıyken, sahte olduğu &ccedil;ok belli.' O g&uuml;n ilk defa 'ilkimi' yaşamıştım seninle ve ondan sonraki b&uuml;t&uuml;n ilklerimin sahibi oldun.&nbsp;</p>
<p><em>İlk &ouml;nce geldin ; mutluluğu, huzuru, g&uuml;veni, sevgiyi, aşkı yaşattın.&nbsp;</em><br /><em>Sonra gittin; h&uuml;zn&uuml;, &uuml;z&uuml;nt&uuml;y&uuml;, mutsuzluğu, kırgınlığı, &ouml;zlemi yaşattın.</em></p>
<p><em>Sen bana ne yaşatırsan yaşat, inatla kalbimde yaşamaya devam ediyorsun..</em></p>
<p>27'06</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ölü Adama Mektup 3</title>
<link>https://edebiyatblog.com/olu-adama-mektup-151</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/olu-adama-mektup-151</guid>
<description><![CDATA[ 1463. Mektup &quot;Ve zaman sadece yaralarımı kapatmaya yetiyor, onları iyileştirmeye değil..&quot; ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/06/image_750x500_60d4c02ea5a14.jpg" length="59522" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 24 Jun 2021 22:02:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords>Mektup, sevgilim, ölü adam</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>827. kesik oldu; evet, saydım. Senden sonra kesilen her yarayı saydım. Şimdi burada olup; &ouml;nce beni yine nasıl kesmeyi başardım diye azarlamalı, sonra da o yarayı kapatmaya &ccedil;alışmalıydın. Hep b&ouml;yle yapardın, iyileşene kadar &ouml;p&uuml;c&uuml;kler kondururdun. Bazen bu kadar ilgine, psikopat&ccedil;a gelecek ama &ccedil;ok dikkat etmezdim, bı&ccedil;akla uğraşırken. Senin o yarayı iyileştireceğini bilirdim. İlgine hayrandım ve bir g&uuml;n sıkılmandan &ccedil;ok korkuyordum.&nbsp;</p>
<p>Hem nazımı, hem kahrımı &ccedil;ekerdin. Hatta ne g&uuml;zel derdin, "'sevdiğinin nazını değil, kahrını &ccedil;ekmektir sevda" demiş Mevlana; senin nazında, kahrında başım g&ouml;z&uuml;m &uuml;st&uuml;ne.' Bir insan bu kadar m&uuml;kemmel olur mu derdim &ccedil;oğu zaman. Hatta bazen kendimi r&uuml;yada sanardım. Bir g&uuml;n o r&uuml;yadan uyanıcam diye &ouml;d&uuml;m kopardı. Ama şimdi bir kabusun i&ccedil;inde olmak ve bir an &ouml;nce uyanmak istiyorum.</p>
<p>Zaman ge&ccedil;iyor.. ama seni unutturmaya yetmiyor, yeteceğini de sanmıyorum. Ve zaman sadece yaralarımı kapatmaya yetiyor, onları iyileştirmeye değil.&nbsp;</p>
<p><em>Senin iyileştirmeni bekleyen &ccedil;ok yaram var..</em></p>
<p><em>Sen lazımsın; bana, yaralarıma, yarınlarıma..</em></p>
<p>22'06</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ölü Adama Mektup 2</title>
<link>https://edebiyatblog.com/olu-adama-mektup-149</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/olu-adama-mektup-149</guid>
<description><![CDATA[ 1462. Mektup &quot;Ben seni yanımdayken bile özleyecek kadar çok sevdim...&quot; ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/06/image_750x500_60d4be4598e36.jpg" length="28616" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 24 Jun 2021 20:22:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords>Mektup, ölü adam, sevgili</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&Ouml;zleyecek birisi olmayan birine, bir g&uuml;n gelip-yaşatıp-gidip &ouml;zlemlerin en beterini nasıl yaşatabiliyorsun!&nbsp;</p>
<p>Senden &ouml;nce &ouml;zlem, &ouml;zlemek ne demek ger&ccedil;ekten bilmezdim. Bu can yakan kavramıda diğerleri gibi sen &ouml;ğrettin bana. Şimdi ne demek senin i&ccedil;in diye sorucak olursan; susuz kaldığım bir &ccedil;&ouml;lde, senin ateş olduğun yerde yanacağımı bilmeme rağmen sana gelmek derim. Sonunda sana varacak olsam hi&ccedil; d&uuml;ş&uuml;nmeden bir u&ccedil;urumdan atlayabilir, derin bir okyanusa kula&ccedil; atabilirim.&nbsp;</p>
<p>Keşke diyorum bazen; aslında bazen değil, o kadar &ccedil;ok ki keşkelerim. Sakın yanlış anlama tamam mı? Benim yaptığım hatalar, yanımda iken birazcık daha o hayat bulduğum g&ouml;zlerine bakmadığım, daha sıkı sarılamadığım, &ouml;pemediğim, aşık olduğum kokunu daha &ccedil;ok i&ccedil;ime &ccedil;ekemediğim i&ccedil;in bu keşkeler. Ve bir de, en &ccedil;ok.. yalan olan s&ouml;ylediklerim var. Sana son kez de olsa 'seviyorum' demek varken, nasıl diyebildim o kelimeleri bilmiyorum. Belki de s&ouml;ylemeseydim bu kadar yıl benden uzak değilde, bir nefeslik yakınımda olurdun. Olur muydun ger&ccedil;ekten? Bunun cevabını bilememek daha &ccedil;ok kahrediyor beni..</p>
<p>Bir g&uuml;n bana demiştin ya 'beni &ouml;zlemek i&ccedil;in zaman bulamayacaksın ve artık o kadar bıkacaksın ki kendinle kalmak isteyeceksin.' Ben kendimden bıktım, her yerde seni arar oldum be sevgilim, sen neredesin?</p>
<p><em>Ben seni yanımdayken bile &ouml;zleyecek kadar &ccedil;ok sevdim, bu hasreti ben kaldıramıyorum..</em></p>
<p>21'06</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sorularla Dolu Hayatımız</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sorularla-dolu-hayatimiz</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sorularla-dolu-hayatimiz</guid>
<description><![CDATA[ Yaşamaya geldiğimiz bu dünyada, yaşayamayan kaç insan ? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/06/image_750x500_60cb9bd1887bc.jpg" length="50640" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 17 Jun 2021 22:01:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords>Yaşam, sorgu, soru, dünya</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Şimşek &ccedil;akıyor, yağmur yağıyor bir b&ouml;lgede.&nbsp;<br />Bir evde yorganın altına girmiş, kulaklarını kapamış duran bir kız. Korkuyor.. o sesten, g&uuml;r&uuml;lt&uuml;den ama duyuyor; duymaya, korkmaya mahk&ucirc;m bırakılmış bir kız. Kim olduğu &ouml;nemsiz biri.. &ccedil;&uuml;nk&uuml; d&uuml;nyanın d&ouml;rt bir yanında aynı durumda olan bir &ccedil;ok &ccedil;ocuk var. Korktuğunda anne-babasının yanına gitmek isteyipte gidemeyen, yanına gelmesine izin vermeyen bir s&uuml;r&uuml; ebeveyn.&nbsp;</p>
<p>O an sadece o şimşekten korkmayıp, ses &ccedil;ıkarırsa ona kızılacağını bilen bir s&uuml;r&uuml; &ccedil;ocuk. &Ccedil;ocukluğunu yaşayamayıp, hayatı mahvolan her t&uuml;rl&uuml; insan.</p>
<p>Yaşamaya geldiğimiz bu d&uuml;nyada, yaşayamayan ka&ccedil; insan? G&ouml;z g&ouml;re g&ouml;re &ccedil;&uuml;r&uuml;yen ka&ccedil;ıncı beden? Sesimizi &ccedil;ıkartmayıp &ccedil;ocukluğu &ccedil;alınan ka&ccedil;ıncı &ccedil;ocuk? &Ouml;lmeye mahk&ucirc;m bırakılan ka&ccedil;ıncı hayat? Kulaklarımızı tıkadığımız ka&ccedil;ıncı &ccedil;ığlık? Yardım etmediğimiz ka&ccedil;ıncı nefes?</p>
<p>K&ouml;r olmaya neden bu kadar istekliyiz? Bağırışları duymayacak kadar neden sağırız? Neden g&ouml;rm&uuml;yoruz g&ouml;zlerden yok olan feri, yardım dilenen g&ouml;zleri?&nbsp;</p>
<p>Neden her şey iyiymiş gibi davranıyoruz?</p>
<p>NEDEN HAYKIRMAK YERİNE SUSUYORUZ??</p>
<p>13'06&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>G İ D İ Y O R S U N</title>
<link>https://edebiyatblog.com/g-i-d-i-y-o-r-s-u-n</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/g-i-d-i-y-o-r-s-u-n</guid>
<description><![CDATA[ Hiç başlamadan bitiriyorsun bizi... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/06/image_750x500_60c79a6eea519.jpg" length="28115" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 14 Jun 2021 21:07:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords>Bitmek, başlangıç, son</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;☆ ☆ ☆&nbsp;<br />Yeniden gidiyorsun işte,<br />Bırakıyorsun beni..<br />Sanki 'merhaba' demiş gibi,<br />Şimdi 'hoş&ccedil;akal' diyorsun.</p>
<p>Alamadığım kokuna<br />Bakamadığım g&ouml;zlerine<br />Dokunamadığım tenine<br />Yine hasret bırakıyorsun beni.</p>
<p>Hi&ccedil; başlamadan bitiriyorsun bizi..<br />Korkuyorsun değil mi?&nbsp;<br />O kadar d&uuml;zen hastasısın ki,<br />Kalbinin ritminin değişmesinden bile korkuyorsun.&nbsp;</p>
<p>Biliyorum..biliyorum..<br />Bir g&uuml;n geleceksin bana.<br />Bu sefer, başlamak isteyeceksin.<br />Bekleyeceğim o g&uuml;n&uuml;..sabırla, AŞK'LA.<br />&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ☆ ☆ ☆<br />13'06</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ölü Adama Mektup</title>
<link>https://edebiyatblog.com/olu-adama-mektup</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/olu-adama-mektup</guid>
<description><![CDATA[ 1461. Mektup   &quot;gelmemeye gittin ve kendinle birlikte hayatımı da götürdün..&quot; ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/06/image_750x500_60c25ce870fdd.jpg" length="35139" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Jun 2021 21:47:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords>Ölü, adam, mektup</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Yine geldi o g&uuml;n, cehennemim. Alışamadım h&acirc;l&acirc; yokluğuna, alışmakta istemiyorum aslında. Gelmeyeceksin biliyorum ama &uuml;mit etmeyi bırakmıyorum. Neden gittin ki, rahat mısın orada? Rahat mısın, g&ouml;z&uuml;mden akıttığım yaşlarla seni anmamdan. Olmuyor be adam, sensiz bana her yer cehennem gibi geliyor, yaşayamıyorum. Kendine alıştırman kısa zaman almışken, unutmak neden senelerimi alıyor, s&ouml;ylesene! Ne zaman bitecek bu hasret, ne zaman kavuşacağım en mutlu olduğum yere. Sen neden kendin gelmediğin gibi benim de gelmeme izin vermiyorsun. Ne olurdu gelsen, gelsem.. hi&ccedil; sıkılmadan baksam o hayat bulduğum g&ouml;zlerine, hi&ccedil; bıkmadan bırakmadan sarılsam; kollarında uyuyup kalsam. H&acirc;lbuki burada olsan ne &ccedil;ok severdin kollarında uyuyup kalmamı, hi&ccedil; kıpırdamadan sabahlara kadar seyrederdin. Uyandığımda ise utanmayayım diye uyuyormuş gibi yapardın ama anlardım ben, yine de &ccedil;ok mutlu olurdum, hi&ccedil; olmadığım kadar iyi hissederdim yanında.&nbsp;</p>
<p>Anılar; aklımdan &ccedil;ıkmıyor, tutunduğum tek şey onlar benim. Senle olan her şey benim hayatım.. Senden &ouml;nce yaşamıyordum, ben her şeyi senle yaşadım, senle &ouml;ğrendim, senle mutlu oldum; kendimi seninle sevdim. Şimdi sen yoksun, gittin; gelmemeye gittin ve kendinle birlikte hayatımıda g&ouml;t&uuml;rd&uuml;n. Ben sensiz hi&ccedil;im, yokum, nefes almıyorum !</p>
<p><strong>Sen vardın, ben vardım; sen yoksun, ben hi&ccedil; yokum..</strong></p>
<p>10'06</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İHTİYACIM VAR</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ihtiyacim-var</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ihtiyacim-var</guid>
<description><![CDATA[ Sana senden daha fazla ihtiyacım var ! ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/06/image_750x500_60be6899e6931.jpg" length="29527" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Jun 2021 21:47:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords>İhtiyaç, hüzün</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ☆ ☆ ☆</p>
<p>Karşılaşacağımız g&uuml;n&nbsp;<br />Sarılacağına s&ouml;z ver.<br />Belki ilk ve son defa<br />S&ouml;z&uuml;ne ihtiyacım var.</p>
<p></p>
<p></p>
<p>G&ouml;zlerindeki h&uuml;zn&uuml;n yok olmasına<br />Dudaklarının iki yana kıvrılmasına&nbsp;<br />Y&uuml;z&uuml;ndeki burukluğun ge&ccedil;mesine<br />Her şeyden &ccedil;ok ihtiyacım var.</p>
<p></p>
<p></p>
<p>Benim sana ihtiyacım var.<br />Herkesten &ccedil;ok..<br />Benim sana ihtiyacım var.<br />Kendimden daha &ccedil;ok..</p>
<p></p>
<p></p>
<p>Bana gel..<br />D&uuml;n&uuml;nle gel,<br />Bug&uuml;n&uuml;nle ve geleceğinle..<br />Hep bana gel..<br />Sana senden daha fazla ihtiyacım var.</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ☆ ☆ ☆</p>
<p>05'06</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çok Kusurum Var!!</title>
<link>https://edebiyatblog.com/cok-kusurum-var</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/cok-kusurum-var</guid>
<description><![CDATA[ Nefret ediyorum..en çokta kendi kusurlarımdan... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/06/image_750x500_60b9264db5018.jpg" length="38355" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 03 Jun 2021 21:59:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords>Kusur, nefret</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&Ccedil;ok &ccedil;abuk &uuml;ş&uuml;yorum.. başkasına sıcak gelicek havada &uuml;ş&uuml;yorum.<br />Kolay ağlıyorum.. başkasına basit gelicek konuda ağlıyorum.<br />En k&uuml;&ccedil;&uuml;k şeyde kırılıyorum.. başkasına normal gelicek laftan kırılıyorum.<br />Her şeyi takıyorum..başkasına ufak gelicek durumu takıyorum.<br />Hemen alınıyorum.. başkasının kale bile almayacağı şeye alınıyorum.<br />&Ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.. başkasının umrunda olmayacağı şeyleri bile d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.<br />Nolursa olsun vazge&ccedil;emiyorum.. hayatımdaki insanlardan vazge&ccedil;emiyorum.<br />İnsanlara kendimi g&ouml;stermekten korkuyorum.&nbsp;</p>
<p>Hassas biriyim bazılarınıza basit geleceklere ben dayanamıyorum. Ruhum kaldırmıyor, bedenim kaldırmıyor acıyı; pes ediyorum. Ne kadar g&uuml;&ccedil;l&uuml; durmaya &ccedil;alışsamda, değilim, olmuyor. Yapamıyorum.</p>
<p>Benim zaafım ağlamak. B&uuml;y&uuml;k bir şeye gerek yok, en ufak bir şeyde o damla g&ouml;zden ayrılıyor. Ağlamak zayıflık değildir diyorlar ama benim i&ccedil;in zayıflık, her şeye mi ağlar bir insan? Sinir oluyorum. Nefret ediyorum.. ağlamaktan, kırılmaktan, alınmaktan, d&uuml;ş&uuml;nmekten, her şeyden, herkesten... en &ccedil;okta kendimden.</p>
<p>Benim yenilgim olan her şey benim i&ccedil;in bir kusur. &Ccedil;ok kusurum var..biliyorum. Hi&ccedil; kimse kusursuz değildir, her insanın kusuru vardır, &ouml;nemli olan kusurlarımızı sevmek değil mi? <strong>Kendime s&ouml;z&uuml;m olsun bir g&uuml;n b&uuml;t&uuml;n kusurlarına aşık bir ben olarak hayatıma devam edicem</strong>.</p>
<p></p>
<p><em>"İyi kalpli insan başkalarını hased ettirmemek i&ccedil;in, kendisinde birka&ccedil; kusur bırakır."</em></p>
<p>~Benjamin Franklin</p>
<p>02'06</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gitmek ve Kalmak</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gitmek-ve-kalmak</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gitmek-ve-kalmak</guid>
<description><![CDATA[ Gitmek ve kalmak değildi, asıl mesele hissetmekti.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/05/image_750x500_60b52e81e8450.jpg" length="46538" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 31 May 2021 21:46:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords>Gitmek, kalmak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Gitmek ve kalmak arasında ince bir &ccedil;izgi vardır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bir insan gitmek istediği zaman mecbur kalıp kalabilir, kalmak istediğinde ise canı yana yana gidebilir. Hem gitmek cesaret işidir. Herkes yaşadığı bir şehirde, bir evde, bir kalpte kalabilir; oysa &ccedil;oğu kişi gitmeye cesaret edemez. Bunun i&ccedil;in her şeyini, herkesi arkanda bırakıp gitmek zordur bu hayatta. Bir de insan alışkanlıklarını bırakmak istemediği i&ccedil;in kalmaya y&ouml;nelir. Oysaki bizi iyi hissettirmeyen alışkanlık neye yarar değil mi? Gitmeyi bir se&ccedil;enek olarak &ouml;n&uuml;m&uuml;ze koyan hayatımızda, neden kalmak i&ccedil;in sebepler arayalım ki? Gitmek; bazen ka&ccedil;ış değil, &ccedil;&ouml;z&uuml;m yoludur. Kaldığında aynı şeyleri yaşayacağını ya da &uuml;z&uuml;leceğini biliyorsa veya tahmin ediyorsa insan bunu tercih etmemeli. Bir şeylerin farkına vardığında gitmeli insan &ccedil;&uuml;nk&uuml; kalmak sadece bazı şeyleri geciktirmeye yarar.&nbsp;<br />Gitmek ve kalmak değildi, asıl mesele hissetmekti. Bazen sevildiğini, bazen g&uuml;venildiğini, bazense beğenildiğini.. Ve bu, hissettiklerinin sonu&ccedil;larıydı gitmek ve kalmak.</p>
<p>Hi&ccedil;bir şey d&uuml;ş&uuml;nmeden, hi&ccedil;kimseyi umursamadan gitmek istiyorum &ccedil;oğu zaman. Nereye gideceğimi, ne yapacağımı hi&ccedil; d&uuml;ş&uuml;nmeden; arkama bakmadan &ccedil;ekip gitmek.&nbsp;<br />Gitmek istiyorum, bir m&uuml;zik eşliğinde; bir r&uuml;zgar esintisiyle, yollar beni nereye g&ouml;t&uuml;r&uuml;rse oraya gitmek.</p>
<p>29'05</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SEVGİLİ</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sevgili</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sevgili</guid>
<description><![CDATA[ Bakamadığım gözlerinizin renginden, göremediğim gülüşünüze kadar; her bir karenize şiirler yazmak istiyorum sevgili... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/05/image_750x500_60b13e23463c9.jpg" length="36293" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 May 2021 22:02:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords>Sevgili, gülüş</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir insanı anlatırken hi&ccedil; kelimelerin bu kadar kifayetsiz kaldığını hissetmemiştim. Siz benim anlatıp da anlatamadığım her şeyde saklısınız. Bakamadığım g&ouml;zlerinizin renginden, g&ouml;remediğim g&uuml;l&uuml;ş&uuml;n&uuml;ze kadar; her bir karenize şiirler yazmak istiyorum sevgili. Bakmayınız &ouml;yle, sevgilim değil sevgilisiniz benim i&ccedil;in. Yokken bile varsınız bende. Siz var olmamış ger&ccedil;eğim, tek bildiğim doğrusunuz. Ger&ccedil;ekten benim i&ccedil;in doğru kişi misiniz bilmiyorum ama yanlışsanızda o kadar g&uuml;zel bir yanlışsınız ki bin doğruya bedelsiniz. S&ouml;ylesenize sevgili nasıl bu kadar g&uuml;zel işlemeyi başardınız i&ccedil;ime, nasıl bu hale getirdiniz beni? Baktığım her yerde g&ouml;rmeye, her zaman dilimimde var olmaya başladınız. Evet delirdim, delirtmeyi başardınız sonunda. Ah doğru sevgili, siz bir şey yapmadınız değil mi? Biliyorum, biliyorum hi&ccedil; g&ouml;rmediğim y&uuml;z&uuml;n&uuml;ze ya da hi&ccedil; duymadığım sesiniz yerine bu hayatta var olmanıza tutunarak her şeyi ben yaptım biliyorum. Siz de beni &ccedil;eken bir şey var, ah yoksa b&uuml;y&uuml; m&uuml; yaptınız hi&ccedil; mantıklı değil k&ouml;r&uuml; k&ouml;r&uuml;ne bağlanmam. B&uuml;t&uuml;n &ouml;nceliklerimi aldınız, sizi d&uuml;ş&uuml;nmekten nefes almayı unutacak haldeyim, haberiniz yok..</p>
<p>27'05<br />~G.D.M</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İÇİMDEKİ RENKLER</title>
<link>https://edebiyatblog.com/icimdeki-renkler</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/icimdeki-renkler</guid>
<description><![CDATA[ Her bir hayat demek, her bir yaşanmışlık; her bir insan demek, her bir farklı renk demek değil midir?? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/05/image_750x500_60abf8c60f239.jpg" length="73694" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 24 May 2021 22:07:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords>Renk, farklı, hayat</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp; Her rengin &ccedil;ağrıştırdığı, hissettirdiği şey farklıdır insanda.<br />&nbsp; Yemyeşil bir ormanda, temiz oksijeni i&ccedil;ime &ccedil;ekerek koşmak isterim mesela. Nereye gideceğimi, ne yapacağımı hi&ccedil; d&uuml;ş&uuml;nmeden; arkama bakmadan, sonu belli olmayan o yerde koşmak. Nefes nefese kaldığım yerde durup, kuşların cıvıltılarına şarkıyla eşlik edip &ouml;zg&uuml;r hissetmek isterim kendimi. Bazense masmavi bir deniz kenarına gidip, ayaklarımı suya sokup hayal kurmak isterim. Sonra g&ouml;zlerimi kapatıp dalgaların attığı vaveylaları dinlemek. Sonraysa y&uuml;z&uuml;mdeki acı bir tebess&uuml;mle, hayatımın t&uuml;m karmaşıklığını anlatıp alıp g&ouml;t&uuml;rmesini, derdimi azaltmasını beklerim. Birazda kumsalda y&uuml;r&uuml;yerek etrafı seyretmek. Kimi zaman tek olacağım yere gidip kafa dinlemek, kimi zaman ise kalabalıkla renklerin i&ccedil;ine karışmak isterim. Her bir hayat demek, her bir yaşanmışlık; her bir insan demek, her bir farklı renk demek değil midir? Daha sonra gecenin simsiyah karanlığını en iyi izleyebileceğim bir tepeye &ccedil;ıkmak. O karanlıkta ruhumun ortaya &ccedil;ıkışıyla birlikte, ayın ve yıldızların geceyle o muhteşem uyumunu b&uuml;y&uuml;k bir kıskan&ccedil;lıkla izlemek isterim.&nbsp;<br />&nbsp; Ve belki de bunları tek başıma değil de, biriyle yapmak isterim..</p>
<p><em>"D&uuml;nyanın renkleri karşısında insan nedir? D&uuml;nyanın renkleri, insanın duygularından da b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r."</em><br />~Juan Ram&oacute;n Jimenez&nbsp;</p>
<p>A&deg;21'05</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ay&amp;apos;a Tutkun</title>
<link>https://edebiyatblog.com/aya-tutkun</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/aya-tutkun</guid>
<description><![CDATA[ Sonuçta herkes gitmeyi bilmeli  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/05/image_750x500_60a6c22c98bb4.jpg" length="40943" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 20 May 2021 22:50:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords>Ay, tutkun</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Geceyi daha &ccedil;ok seviyorum..<br />Ay a&ccedil;ığa &ccedil;ıkıyor, yıldızlar parlıyor g&ouml;ky&uuml;z&uuml;nde. Onlara eşlik eden sokak lambaları ise fevkalade bir uyum i&ccedil;inde. Evlerin camından g&ouml;r&uuml;nen ışıklar renk veriyor karanlığa ;sonra birer birer terk ediyorlar aniden, hi&ccedil; haber vermeden. Saatler ge&ccedil;tik&ccedil;e her ışık yavaş yavaş s&ouml;n&uuml;yor. Işıklar s&ouml;nd&uuml;k&ccedil;e sanki gece daha da &ccedil;ok hissizleşiyor. &Ouml;nce evlerin ışıkları sonrasında yıldızların parıltıları sonra sokak lambaları en sonda ay terk edip tamamiyle g&uuml;neşe bırakıyor yerini ya da daha fazla g&ouml;rebilmek i&ccedil;in G&uuml;neşi, en son terk ediyor olabilir mi? O da sevgisine biraz daha eklemek i&ccedil;in ge&ccedil; gidiyordur belki, bilemeyiz. Fakat bu gece ilk terk eden ay oldu bizi. Neden, k&uuml;st&uuml;ler mi acaba birbirlerine, yok k&uuml;smemişlerdir sadece kırılmıştır belki. Ay ondan ilk giden olmuştur. K&uuml;s&uuml;pte G&uuml;neşi kırmak istemez değil mi? Halbuki b&ouml;yle erken giderse yine kırılır, ka&ccedil;mak yerine neden kalmadı ki? Oysa kalsa daha erken halledebilirlerdi. Belki de ne bileyim sinirlenmiş onu kırmamak i&ccedil;in gitmiştir olamaz mı?&nbsp;<br />Sonu&ccedil;ta herkes gitmeyi bilmeli, d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;nde daha iyi olması i&ccedil;in bunu yapmalı.<br />Bu sefer de bizi yalnız bırakmış oluyor ama biz kırılmayalım, &uuml;z&uuml;lmesin olur mu?</p>
<p>17'05</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>