<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Mete Çebi</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/Mete-Çebi</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Mete Çebi</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>sar başa dünya</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sar-basa-dunya</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sar-basa-dunya</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202209/image_750x500_632e3da6abe21.jpg" length="30808" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 24 Sep 2022 02:14:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mete Çebi</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Bir ses y&uuml;kselir i&ccedil;imden <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Yenilen<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Yapılandır bir şeyleri.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Kaybolduğum sokakları ezberledim şimdi<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Sayabilirim adlarını sokakların soran herkese gururla.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Susabilirim artık her yapılanın karşısında<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bir adım daha atacak hevesim kalmadı <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">D&uuml;şmanı oldu hevesimin var ettiklerim.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">&Uuml;ş&uuml;y&uuml;nce kat kat giyerim <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Hala i&ccedil;imde biri titrer<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">&Uuml;ş&uuml;d&uuml;ğ&uuml;nden değil <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Azınlık d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;nden belki de.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Hak aramam, dil d&ouml;kmem, <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">kelimelerimi herkese harcamam ucuza<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">yalnız sevdiğimi g&ouml;stermeyi bildim, bir de elimden geldiğince kibar olmayı.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">M&uuml;nzevilikte yetmiyor bu g&uuml;nlerde <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">İnsan eti değmeden<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">İnsan fikri istila etmeden<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">İnsanın var ettiği bir şeylere inanmadan <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Yaşayamıyor insanın kendisini.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Kendime bir tabut tasarladım <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Her tahtası farklı ses &ccedil;ıkarır&nbsp;<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Her birisi farklı kokar i&ccedil;ine &ccedil;ektiğinde<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Baktığında hepsi farklı renkten oluşur<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bir tabut var ettim kendime<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">D&uuml;nyanın kendisiydi toprağı.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Yasak olan şeylerin peşine<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">D&uuml;ş&uuml;ncelerin izine<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Sevgisizliğin <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">G&uuml;vensizliğin <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Teredd&uuml;t ve &ouml;zr&uuml;n zor olduğu kıyılarda y&uuml;zd&uuml;m<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Boğuldum, &ouml;ld&uuml;m <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Toprak atmasınlar &uuml;st&uuml;me.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Yazarken boğazımı yakan yazı<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Yaşarken ruhumu yakan hayat<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Sevginiz vasat<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Ucuza pazarlarda bile satılmaz<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Sar başa d&uuml;nya <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Yık, par&ccedil;ala, mahvet<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">sen hep</p>
<p class="MsoNormal">Sar başa d&uuml;nya.<o:p></o:p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>yaşayamıyor, yazamıyor insan</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yasayamiyor-yazamiyor-insan</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yasayamiyor-yazamiyor-insan</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202209/image_750x500_6321e5d462417.jpg" length="91525" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 14 Sep 2022 17:33:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mete Çebi</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Belki de bunlar normaldir de <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">G&ouml;rmeye başladıktan sonra insanın canını yakan <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">salt ger&ccedil;eklerdir.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Benliklerinin i&ccedil;inde &ccedil;&uuml;r&uuml;yen cesetlere &ccedil;arpmadan <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">yaşayamıyor insan</p>
<p class="MsoNormal">yazamıyor.</p>
<p class="MsoNormal"><em>Tanışıyor,</em> s&uuml;r&uuml;kleniyor belki de farklılaşıyor onlarla birlikte <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">aralarında mutlu kalmak &ccedil;ok zor <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">haklarında pek bilgim yok, sadece izleyiciyim.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Her birinden &ccedil;&uuml;r&uuml;k kokusu geliyor<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Her birinin etinin tadı farklı<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Her biri &ouml;tekinden başka t&uuml;r tanrısı var.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">İsyan edemiyor i&ccedil;lerinde insan <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Isınamıyor bedeni bir t&uuml;rl&uuml;<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Haz duyamıyorsun yaşayan bir &ouml;l&uuml;ye<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bir tek k&uuml;sebiliyorsun onlara<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Kendince bir eylem oluyor haliyle.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Mutlular mı? Saygısızca<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Yoksunlar mı bir şeylerden?<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Kibir, gurur, &ouml;zeleştiriden yoksunlukları var.<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">D&ouml;nebiliyor insan kendi i&ccedil;ine onların arasında<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Yeminler edebiliyor bir adım geri atmamak &uuml;zerine<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">D&uuml;n sevgilin yarın tanımadığın biri<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">D&uuml;n tanrın bug&uuml;n şeytanın<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">&Ouml;nceki g&uuml;n dostun d&uuml;şman oluyor<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">&Ccedil;ok hızlı her şey burada<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">&Uuml;fle &uuml;fle &uuml;fle <o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Belki unutursun<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">Belki silersin ve tekrar başlarsın .<o:p></o:p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>utanç duygusu</title>
<link>https://edebiyatblog.com/utanc-duygusu</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/utanc-duygusu</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62a51878d2644.jpg" length="18439" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 12 Jun 2022 01:34:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mete Çebi</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun s&uuml;re &ccedil;ıkmamak &uuml;zere eve girmişti. Eve girdiği gibi soyunup, duş aldı, ılık su v&uuml;cudundan akarken yorucu olan hayatı d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;.<br />&nbsp;Yatak odasına ge&ccedil;ince kurulandı, &nbsp;giyinmek istemedi, &nbsp;işte o an odanın bir k&ouml;şesinde onu bekleyen k&ouml;t&uuml; niyetli d&uuml;ş&uuml;nceler kafatasını istila etti ve asla susmadılar. &nbsp;Yalnızlık &ccedil;ekiyordu, &nbsp;kimseyi kendi k&uuml;lt&uuml;r birikimine eşit g&ouml;rm&uuml;yordu veya seks&uuml;el olarak doyum alamıyordu, kadınlara bir obje olarak baktığını d&uuml;ş&uuml;nd&uuml; kendini ayıpladı.<br />- Saat ka&ccedil;tı? G&uuml;nlerden, Mevsimler den neydi? &nbsp;O d&ouml;nemin Cumhurbaşkanı kimdi? &nbsp;Sağ parti mi iktidardı? &nbsp;Solculara hapishanelerde hala işkence ediyorlar mıydı? &nbsp;Yaratıcı da bunları bilmiyordu, cevapları okuyana bırakmış zihnini beyaz kağıda akıtmayı tek gaye almıştı.<br />&Ccedil;ıplak bedenini aynada g&ouml;r&uuml;nce kendine y&uuml;kseldi, bedenini hissetmek i&ccedil;in meme u&ccedil;larına dokundu, kulak arkasına, son olarak boynuna dokundu, sertleşmişti, yalnızlıktan bu hale geldiğini biliyordu utan&ccedil; duydu ama durdurmadı kendini, kaygan olması i&ccedil;in bir &ccedil;eşit yağ d&ouml;kt&uuml; v&uuml;cuduna, penisini eline aldı, &ccedil;oğu erkekten b&uuml;y&uuml;k bir penise sahipti, bunun gurur duyulacak bir şey olmadığını d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;.<br />- Şaşırdığını biliyorum, seni daha detaylı bir mast&uuml;rbasyon anına getirmek i&ccedil;in araya girdim, &ccedil;ok uzatmadan Cem&rsquo;in yalnızlığı ile utancını okuyalım.<br />&nbsp;Sevgilisinin oda da bıraktığı i&ccedil; &ccedil;amaşırı aldı, i&ccedil;ine &ccedil;ekti kokusunu g&uuml;zel kokuyordu, penisini tekrar eline alıp ileri geri yapmaya devam etti, bir s&uuml;re sonra yatağa s&uuml;rtmeye başladı sonra yastığa ge&ccedil;ti, eline aldı tekrar hızlandı hareketleri ve en son bedeninden terler akarken b&uuml;t&uuml;n g&uuml;c&uuml;yle bağırdı, deli gibi titrerken boşaldı, b&uuml;t&uuml;n soyu aktı i&ccedil;inden, yoğun, beyaz-saydam bir sıvı onun tohumlarıydı. Nefes alıp verdi, eli testislerindeydi okşadı sarkık testislerini, erkek bedenin garip olduğunu d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;, işte o an kafatasının k&ouml;t&uuml; niyetliler tarafından istila edildiğini anladı korku duydu. Bir sigara i&ccedil;mek istedi ama bir t&uuml;rl&uuml; bulamıyordu &ccedil;ırıl&ccedil;ıplak bedeni ile b&uuml;t&uuml;n evi dolaştı, penisi &ouml;l&uuml; bir beden gibi k&uuml;&ccedil;&uuml;l&uuml;p, b&uuml;z&uuml;şm&uuml;şt&uuml;, k&uuml;fretti i&ccedil;inden sigara i&ccedil;emezse rahatlayamazdı, &ccedil;ıkıp alması gerektiğini d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;, giyinip dışarı &ccedil;ıkmak istemiyordu, bir anda koltuğa uzandı ve seks ve yalnızlık hakkında d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;.<br />- Cem koltukta uzanıyor ve yalnızlığı ile mutluluk duyuyordu bu sefer, ani ruh değişimleri tam da kendisinden beklenen şeylerdi.<br />Balkonda &uuml;ş&uuml;yordu ama i&ccedil;eri girmedi yılın son soğuk r&uuml;zgarları bedenine vururken sessizce oturdu, ne aradığını unutmuştu &ccedil;ıplak bir şekilde balkon da oturduğunu daha yeni anımsadı, dışarıdan sesler geliyordu anlam veremiyordu. İ&ccedil;eriye girdi kahve yaptı i&ccedil;erken tat almadı keyfi yoktu, yorgundu kitap okumak istese okuyamaz, bir şeyler yazmak istese yazamazdı, kendine bir soru sordu aniden yalnızlık denilen şey bu muydu?<br />-Anlamsız gelen yazıların derin anlamları olabilir.<br />Sınırları yoktu sınırları olmayışına &ouml;fkelendi, duygularını gizliyordu, a&ccedil;ık&ccedil;a yaşayamadığı her şeye &uuml;z&uuml;ld&uuml;. Hayatı boyunca sağlam ilişkisi olmadı, olaylardan uzak kalamadı. Artık bunun gibiler &ccedil;ok artmıştı, hep b&ouml;yleydi hayat iğren&ccedil; bir d&ouml;ng&uuml;yd&uuml; karmaşaya &nbsp;tapan biz insanlar değil, tanrının kendisiydi. &Ccedil;ıplaktı kahvesini bitirdi i&ccedil;erken bir damlasını g&ouml;ğs&uuml;ne d&uuml;ş&uuml;rd&uuml; hafif sızladı temiz teni, g&ouml;zleri ne renkti unutmuştu.<br />-Cem yazdığım en garip karakter, bende neleri unutacağını ve nelere utanıp, kızacağını bilmiyorum.<br />K&ouml;t&uuml; niyetli d&uuml;ş&uuml;ncelerin istilası s&uuml;rerken cem hala &ccedil;ıplaktı ve sigara i&ccedil;ememişti, kahve bardağını i&ccedil;tiği yerde bırakıp yatak odasına gitti, istilanın başladığı yerdi burası. Islanan &ouml;rt&uuml;ye baktı, &ccedil;ıkardığı kıyafetlere, nedensiz bir hi&ccedil;lik duydu hi&ccedil; oluşuna utandı.<br />-&Ouml;yk&uuml;n&uuml;n sonuna geliyoruz yaratıcı bu utan&ccedil; duyulacak yazıyı daha fazla uzatmak istemiyor.<br />K&ouml;t&uuml; niyetli d&uuml;ş&uuml;nceler kazandıklarını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p kafatasından uzaklaştılar, ıslak &ouml;rt&uuml; kurumaya karar verdi, yere &ouml;ylece atılan kıyafetler g&uuml;zelce topladılar kendilerini dolaptaki yerlerini aldılar, kahve bardağı yıkadı kendisini raftaki yerini aldı, arayıp bulamadığı sigara &ccedil;ekmecenin g&ouml;z&uuml;nde bir anda var oldu.<br />Bir titreme ile nefes nefese uyandı, &nbsp;ne olduğunu anlamadı &ccedil;evresine bakındı hemen her şey &ccedil;ok ger&ccedil;ekti &uuml;rperdi &uuml;st&uuml;ne baktı &ccedil;ıplak değildi &ouml;rt&uuml;y&uuml; kontrol etti ıslanıp &ouml;ylece kurumuşa &nbsp;benzemiyordu. Saat ve tarihi &ouml;ğrenmek i&ccedil;in telefonuna baktı g&ouml;rd&uuml;klerinin bir r&uuml;ya olduğunu daha yeni anladı, telefonun ekran ışığı parladı &ouml;nce g&ouml;z&uuml;n&uuml; aldı sonra tarihi ve saati g&ouml;rebildi.<br />Tarih: 14.04.2021<br />Saat: 10:42</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SÜRÜKLENİYORUM</title>
<link>https://edebiyatblog.com/surukleniyorum</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/surukleniyorum</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62a51536cd74b.jpg" length="73182" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 12 Jun 2022 01:20:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mete Çebi</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>S&uuml;r&uuml;kleniyorum</p>
<p>Tutunacak bir şeyim mi var yery&uuml;z&uuml;nde</p>
<p>Herkes d&uuml;nden daha yabancı</p>
<p>Anne baba eş dost</p>
<p>Hepsi daha &ouml;teki bir diğerinden.</p>
<p>Kesmeliyim benliğimi</p>
<p>Par&ccedil;alamalıyım ruhumu</p>
<p>Mutluluğumu pay etmem lazım kendime</p>
<p>yaşamım boyunca yetmeyecek bana.</p>
<p>Kafamın i&ccedil;inde her gece bir ihtilal oluyor</p>
<p>T&uuml;m yetki ellerine ge&ccedil;iyor</p>
<p>Kendimi duyamıyorum geceleri seslerinden</p>
<p>Sabah olunca susuyor sesleri</p>
<p>G&uuml;neş eritiyor onları herhalde</p>
<p>Eritmese de bastırıyor g&uuml;neşin aydınlığı.</p>
<p>Tamamlanması m&uuml;mk&uuml;n olmayan bir oyun yaşamak</p>
<p>Hep bir kargaşa insanlarla anlaşabilmek</p>
<p>S&ouml;zlerin eksik kaldığı yerde, susmanın g&uuml;c&uuml;ne tapınılması.</p>
<p>Bir insanı sessizlikte anlamak</p>
<p>İnsan insanı k&uuml;lfet g&ouml;rmedik&ccedil;e</p>
<p>Sevmek belki de şehrin en kuytu k&ouml;şelerinde.</p>
<p>Yine aynı h&uuml;z&uuml;n</p>
<p>Aynı kederlerde pişen insan</p>
<p>Değişmedik&ccedil;e bir şeyler</p>
<p>Tutsak d&uuml;ş&uuml;ncelerine.</p>
<p>Artık şiirlerde aramıyorum kendimi</p>
<p>Sefilim bu sayfaların arasında.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>özgürlük sayılamamakta</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ozgurluk-sayilamamakta</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ozgurluk-sayilamamakta</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_629ea91695c5e.jpg" length="37722" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 07 Jun 2022 04:28:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mete Çebi</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsiminin keskinliği<br />beni mahveden kederin sebepsizliği<br />kaybettiğim bir kumar gibi&nbsp;<br />hayatımın en net tahlili.<br />kimseleri istemez benliğim<br />benliğimle zehirlerim kendimi&nbsp;<br />yardım istemem &ouml;teki ruhlardan&nbsp;<br />bilirim her biri &ouml;ncekilerden daha &ouml;teki.<br />sayarım kaybettiklerimi<br />bir iki bir iki&nbsp;<br />ruhumda her biri farklı iyileşen yaraların sert kabukları<br />korkmam basarak ilerlerim kabuklara<br />kabuklar bir dağ gibi b&uuml;y&uuml;rcesine<br />engel bana herkesler, ve herkeslerin şeyleri.</p>
<p>&Ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;m&uuml;n &ouml;l&ccedil;&uuml;t&uuml; olan benliğim<br />bir s&uuml;redir kendide tutsak&nbsp;<br />&ouml;zg&uuml;rl&uuml;k sayılamamakta.</p>
<p>kendime kendim s&ouml;z ge&ccedil;irmiyor<br />taşımakla zorunlu olduğum g&ouml;lgem<br />beni kendi rızası ile terk etti<br />insan g&ouml;lgesi olmadan nasıl yaşar?<br />ya da yaşayabilir mi?<br />g&ouml;lgesizsem artık<br />gezebilirim korkmadan insanların arasında<br />onlar beni taşımak zorunda kalmaz<br />benim de lekelenecek bir g&ouml;lgem yoktur artık.</p>
<p>kibarlığın g&ouml;z ardı edildiği<br />d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmeden atılan adımlara&nbsp;<br />verilmeyen, s&ouml;ylenmeyen<br />s&ouml;zler, tavırlar.</p>
<p>Yalnızlığı kolye gibi boynumda taşıyorum<br />tanımayanlar &ccedil;ıkıyor yalnızlığı<br />asıl mutluluğu bilmeyenlerdir&nbsp;<br />asıl olan herşeyin d&uuml;şmanı kesilirler&nbsp;<br />konu yalnızlığın ile sen olunca.<br />bireyselleşen bir &ccedil;ağın<br />insan kalmaya &ccedil;alışan&nbsp;<br />delişmeniyim<br />kimse insanlığı &ouml;nemsemediği bir yerde<br />sen insan olmuşsun&nbsp;<br />kim ne kazanır bu oyundan.</p>
<p>bir g&uuml;n &ouml;l&uuml;nce<br />anlaşılmadığımdan &ouml;l&uuml;r&uuml;m kesin<br />kimse kimseyi&nbsp;<br />kimse bir &ouml;tekini<br />&ouml;tekiler hi&ccedil; tanımsızlara<br />anlamak i&ccedil;in vakit ayırmadı<br />kesikleri olanların anlamsızlıkları vardır<br />anlamsızlıklar var eder kesik g&ouml;lgeleri.</p>
<p>beni duyun artık<br />sessizliğimi paylaşacak kimseler yok&nbsp;<br />isteğimde de yok&nbsp;<br />ne anlatıyor bu şair<br />yazıyor yazıyor<br />bir sonucu yok yazdıklarının<br />sonucu olmadan nasıl başlanır bir yazıya.</p>
<p>Habersiz gidişlerim, sessiz gecelerim<br />bir &ccedil;ocuk gibi savunmasız<br />isyanlarım g&ouml;ğs&uuml;me sığmayan<br />beni ben anlayamaz<br />bir yere koyamaz<br />hep bi eksik kalır ne yapsa<br />kimseler veremez kanun benim yerime.<br />uzun bir yolu y&uuml;r&uuml;d&uuml;m<br />y&uuml;r&uuml;d&uuml;k&ccedil;e d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m<br />d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;k&ccedil;e ağırlaştı benliğim<br />benliğim belasıydı var oluşumun.</p>
<p>k&uuml;sk&uuml;nl&uuml;klerimi kilidi bende bile olmayan bir sandıkta saklıyorum<br />ger&ccedil;eklerimi kendime bile itiraf edemediğim zamanlarda t&ouml;vbeler ediyorum<br />bir şans daha verilseydi&nbsp;<br />eksik olarak yaratılmaktansa&nbsp;<br />hi&ccedil; var olmamayı tercih ederim<br />ger&ccedil;ek mutluluk mutsuzluktaki hi&ccedil;likte.</p>
<p></p>
<p></p>
<p></p>
<p></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İleri Hep İleri</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ileri-hep-ileri</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ileri-hep-ileri</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_627a18b5eea91.jpg" length="79318" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 27 May 2022 00:44:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mete Çebi</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p>Kendi bedeninde kayıp</p>
<p>Yabancı kendine</p>
<p>Panik halinde aramaktan yorgun</p>
<p>Elinde sigarası, bir de kederi.</p>
<p>Kederde pişmektir bu</p>
<p>&Ouml;yle bir şeydir ki</p>
<p>Hi&ccedil; s&ouml;nmez ateşi kederin.</p>
<p>Acımasız bir yol</p>
<p>Nereye gidilir belli olmayan</p>
<p>Bilinmezliğe y&uuml;r&uuml;nen, &ccedil;aresizce adım adım y&uuml;r&uuml;nen.</p>
<p>Yazılamayan mutluluk şiirlerine</p>
<p>Anlatılamayan acılara</p>
<p>Anlaşılmayan insanlara</p>
<p>Kusulamayan dertlere yanar insan</p>
<p>Yanar ki ateşini kimse hissedemez.</p>
<p>Defterlerde &ouml;l&uuml;me terk edilen şiirler</p>
<p>Şiirlerde aranan anlamlar</p>
<p>Denk d&uuml;şen acılar</p>
<p>Tuz basılan yaralar</p>
<p>Kabuk bağlayıp iyileşmeyen kesikler</p>
<p>İnce ruhların ağırlığı.</p>
<p>Islatan geceler değil seni</p>
<p>Terk edişler,</p>
<p>Ağlatan keder değil seni</p>
<p>Yalnızlıklar.</p>
<p>Sa&ccedil;larına beyazlar d&uuml;ş&uuml;renler</p>
<p>Temsil eder acılarını.</p>
<p>Sarıp yaralarını ilerlemek en zoru</p>
<p>Kolayı yok bunun.</p>
<p>Şarkılarda aramak kendini</p>
<p>Sevgin ile herkese yetişmeye &ccedil;alışmak</p>
<p>Mutluluğunu herkese paylaştırmaya &ccedil;abalamak</p>
<p>Eksiğim, gerisindeyim yaşanılan her şeyin.</p>
<p>Herkesler tam ben b&ouml;l&uuml;nm&uuml;ş&uuml;m</p>
<p>B&ouml;l&uuml;nerek eksilmişim</p>
<p>Eksildik&ccedil;e sa&ccedil;larımdaki beyazları koparmışım.</p>
<p>Başı sonu belli olmayan yazılar</p>
<p>Geveze bir şairin dertleri</p>
<p>Fazladan mısraları</p>
<p>Kendini bulamayan ne yazsa fazla gelir g&ouml;z&uuml;ne.</p>
<p>Hayatım bir h&uuml;sran &uuml;zerine</p>
<p>K&uuml;s&uuml;p barışamayan bir kaos hali</p>
<p>Sebebini bulamam</p>
<p>Bulursam da sonuca varamam</p>
<p>Varılamayan sonu&ccedil;ların sebeplerinde boğulmak.</p>
<p>Tam olmayacağım ben</p>
<p>Hep bir eksik</p>
<p>Hep bir kırık</p>
<p>Kırıklarım batar insanlara</p>
<p>Kanatır da iyileşmez</p>
<p>Kırıklarımın kesikleri.</p>
<p>Sevgiye hasretlik</p>
<p>Ge&ccedil;mişe k&uuml;f&uuml;r</p>
<p>Var olmaya hep bir isyan ile</p>
<p>&Ouml;l&uuml;m&uuml; &ouml;zlem ile.</p>
<p>Şair ağlatır kağıtları</p>
<p>Şair yazar da okurları kusar yaşadıklarını</p>
<p>Unutulur mu şairlerin s&ouml;zleri</p>
<p>Acıları, hayatları, kesikleri</p>
<p>Şairler hep mi mutsuz</p>
<p>Okurlar mı hep yaralı</p>
<p>Yalnızlığım da bulacağım kendimi</p>
<p>Kendimi &ouml;ld&uuml;receğim bir kuşluk vakti</p>
<p>Bir insana ne vakit tamamen bırakabilirsem kendimi</p>
<p>İşte o zaman</p>
<p>Şairliği bırakacağım.</p>
<p>Kederinde boğulanlara</p>
<p>Gidenlere k&uuml;f&uuml;r edenlere</p>
<p>Derdi kendileriyle olanlara</p>
<p>İleri hep ileri.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>KESİK</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kesik</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kesik</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_6283929b9e521.jpg" length="58565" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 17 May 2022 15:18:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mete Çebi</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Hayatın kesiklerini taşıyorum ruhumda</p>
<p>Kanamıyorlar</p>
<p>Acıtmıyorlar</p>
<p>Ama varlıklarını taşımak bile zor.</p>
<p>Keder uzun s&uuml;r&uuml;nce sıkılıyor insan</p>
<p>Evet kendi kederinden bile sıkılıyor</p>
<p>Farklı renklerini arıyor</p>
<p>Kendinin ve kederinin</p>
<p>Bulamayınca katlanıyor sıkıntısı</p>
<p>Kesiklerine dokunuyorum tam da o an da</p>
<p>Sıkıntımla sırt sırta omuz omuza direniyoruz</p>
<p>Herkesin mutlu</p>
<p>Herkesin oradan oraya savrulduğu</p>
<p>D&uuml;nyanın acımasız eşitsizliğine</p>
<p>Direnişte kazanan olmuyor</p>
<p>Kazanmak i&ccedil;in değil belki de hafiflemek i&ccedil;in direniyorduk</p>
<p>Ama nafile</p>
<p>Biz d&uuml;ş&uuml;nenler d&uuml;ş&uuml;ncelerde boğulurken</p>
<p>Sadece yaşayanlar daha &ouml;nde gibiydi</p>
<p>Daha &ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r oluyorum,</p>
<p>Kesiklerim ile ilerliyorum.</p>
<p>Hayat beni eksiltince bir k&ouml;şemden</p>
<p>Kelamlara sığınıyorum</p>
<p>Kağıtlara saklanıyorum</p>
<p>Sessiz bir ağıt gibi yazıyor ya da okuyorum</p>
<p>Okuduk&ccedil;a yarama tuz basar</p>
<p>Yazdık&ccedil;a iyileştiriyorum</p>
<p>Belki de deliyim</p>
<p>Delilikte &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; buldum</p>
<p>İnsanların sadece yaşadığı</p>
<p>Sanki en iyi ben yaşarım gibi nidalarının duyulduğu zamanda</p>
<p>Varsın ben delirmiş olayım</p>
<p>Hayata k&uuml;f&uuml;rlerim var</p>
<p>K&uuml;f&uuml;rlerimi sakladım kesiklerimin arasında</p>
<p>Hayat kesik attık&ccedil;a</p>
<p>Saklamam i&ccedil;in yer a&ccedil;ılıyor</p>
<p>Şimdi hayal ediyorum da</p>
<p>Keşke uzak olsam kentlere</p>
<p>Kentlerin oluşturduğu kederlere</p>
<p>Boğuluyorum &ccedil;&uuml;nk&uuml;</p>
<p>Nefessiz kalmışlık değil</p>
<p>Anlatılamayan bir hal benim ki</p>
<p>Ben bu kentlerin arasında</p>
<p>Kendim gibi bir kederli g&ouml;r&uuml;nce</p>
<p>Hemen sinerim ruhuna</p>
<p>Kesinlerini sayarım</p>
<p>Benden &ccedil;oktur bilemem ama az diye de yargılamam</p>
<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; bilirim ağırlığını.</p>
<p>Ben k&ouml;t&uuml; şiirlerin yazarı</p>
<p>Ben kentlerin uyumsuzu</p>
<p>Yaşamayı bilemeyen, bir t&uuml;rl&uuml; &ouml;ğrenemeyen</p>
<p>Ama gizliden yaşamaya tutkun</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ne kadar eksilirsem</p>
<p>Ne kadar azalırsa sevdiklerim</p>
<p>Ne kadar kaybolursam kentlerde</p>
<p>Bulun beni sokaklarında</p>
<p>Bilin ki mutluyum ama diğerleri gibi ucuza kazanılmış bir mutluluk değil benim ki</p>
<p>Hayat her bir kesiğinde</p>
<p>Bana hak edilmiş mutluluğu</p>
<p>Ve saymayı &ouml;ğretti</p>
<p>Bir kesik daha eklendi şimdi</p>
<p>Acıtmayan, kanamayan.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gündelik İşkenceler</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gundelik-iskenceler</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gundelik-iskenceler</guid>
<description><![CDATA[ Birey kalabilmek ve iz b ı r a k a b i l m e k. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_627c473f5e75a.jpg" length="72314" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 May 2022 02:31:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mete Çebi</dc:creator>
<media:keywords>işkence, gündelik, hikaye</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Birey kalabilmeli insan, aksi şekilde toplumun i&ccedil;inde &ccedil;&uuml;r&uuml;y&uuml;p yok olma olasılığı var. İz bırakmalı arkasından insan yoksa adı bile unutuluyor iki kuşak sonrasında. Hayatımda &ccedil;abaladığım iki şey bunlardı. Birey kalabilmek ve iz b ı r a k a b i l m e k.</p>
<p>Bir bunalım kış ayının sabahı g&ouml;zlerimi dinmeyen isyanım ile uyandım. Duş almak istedim, aldım da. Beni eksilten bir g&uuml;n&uuml;n sabahındaydım yine, dışarı &ccedil;ıkmam ve d&uuml;şmanlarım ile vakit ge&ccedil;irmem gerekiyordu, umarım dayanabilirim diye ge&ccedil;irdim i&ccedil;imden. Her g&uuml;n&uuml;n bana acı &ccedil;ektirdiği bir olayı oluyordu, bazen acı ile alay ediyordum ama kimi acılar oluyordu ki alay ettik&ccedil;e kıvranıyordu beni. Yorulmuştum artık y&uuml;z&uuml;me yapıştırdığım aptal bir g&uuml;l&uuml;msemeden, yine yapamadım ama evden &ccedil;ıkmadan son kez aynaya baktım o aptal g&uuml;l&uuml;mseme orada mı diye.</p>
<p>G&uuml;ndelik işkencelerim daha evden &ccedil;ıktığım an marketin &ouml;n&uuml;nde D. İle karşılaşmam ile başlamıştı, alt komşum insanın ruhunu t&uuml;keten biriydi. Sadece g&uuml;naydınlaştık, fakat o bile ruhuma ilk damla zehri d&uuml;ş&uuml;rmeye yetti.</p>
<p>Evet ben b&ouml;yle biriyim işte, ben Bay Z. Bulunduğu y&uuml;zyılda kendini kaybetmiş, hatta kendini bulamamış hatta karşılaşmamış biriyim. İnsanlarla ilişkileri zorunlu, sevgisi kusurlu, bağlılığı korkulu. Bağlanmaya korkan, sevgisini g&ouml;steremeyen, ilişkilerin de hep kendini zorunda hisseden bir insanım. İnsan kalmaya &ccedil;alışan, &ouml;teki renklerin sahibi, ara renklerin arayıcısı. Benliğine aşık m&uuml;nzevi biriyim. G&uuml;nlerce ne yazacağını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p sonra unutan, bir oturuşta şiirler yazan ama asla yayınlatamayan bir adsız şair.</p>
<p>Aşk şiirlerinden nefret ediyorum, sokakta y&uuml;r&uuml;rken birisini duydum y&uuml;ksek sesle vıcık vıcık bir aşk şiiri okuyordu, adımlarımı hızlandırdım. Bu y&uuml;zyılda kim aşık olacak kadar akılsız olabilir dedim i&ccedil;imden, ama yine de saygı duydum benim doğrum genel olamazdı o doğru tekti, benimdi. O sokağı boylu boyunca y&uuml;r&uuml;d&uuml;m, yol ayağımın altında akıp gidiyordu, ilerledik&ccedil;e her adımda yeni bir şiir okudum i&ccedil;imden, yine unutacağım adsız tarihsiz bir şiirdi. İ&ccedil;imden, ruhuma ruhumdan, s&ouml;zc&uuml;klere aktı ve y&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;m kaldırım taşlarının altına saklandı s&ouml;zc&uuml;kler. Geri d&ouml;n&uuml;p toplamaya hevesim yoktu, belki bir sokak kedisi bulur oynardı, sahip &ccedil;ıkar diye d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m.</p>
<p>Sessiz bir kafeye oturdum şimdi, zihnimin sesini dindirmek i&ccedil;in. Defter almıştım daha yeni, zihnimi ona kusup zehirleyecektim defteri. Kafeye gelmeden kitap&ccedil;ıya uğradım, şiirim bittiği an ile denk d&uuml;şt&uuml;, kitapları karıştırdım hatta kitap&ccedil;ıda &ccedil;alışan kızıl sa&ccedil;ları olan, belli ki orta yaşlı bir kadınla konuştum ayak&uuml;st&uuml;. Onunla &uuml;lkenin halinden bahsettik. &Uuml;&ccedil; kitap aldım ve &ccedil;ıktım, onlarcası evde okunmayı bekliyor dedim i&ccedil;imden, kendimle konuştum. Sonra kendimi susturup iki g&uuml;zel roman ve bir şiir kitabı aldım. &Ouml;zdemir Asaf aldım, Y a l n ı z l ı k&nbsp;</p>
<p>P a y l a ş ı l m a z</p>
<p>Kahve s&ouml;yledim. Şekerli i&ccedil;erdim hep, şekere bağımlı gibiyim bunu d&uuml;zeltmem gerekiyor ama neyse, bu şimdinin konusu değil. G&ouml;zl&uuml;ğ&uuml;m&uuml; d&uuml;zeltip a&ccedil;tım defteri yazmaya başladım, az &ouml;ncede dediğim gibi defteri zehirlemeye.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kimse ile uyumlu olmam gerekmiyor, bir muhalif duruş sergileme değil benim ki. Kendi renklerimle var olma isteği. İnsanların &ccedil;oğu bana garip geliyor, biliyorum ki bende onlara garibimdir. Zaten bu y&uuml;zyıl garipliklerin &ccedil;ağı. İstemsizce ge&ccedil;tiğim sokaklar, istemeden verdiğim s&ouml;zler, zoraki sevdiğim insanlar yok benim. Net olmanın verdiği rahatlık işte bu. Herkesin bir doğrusu vardır, doğruları ile yaşamalı bir insan. Herhangi birine asla kızmadım, doğrusu benim doğruma uymuyor diye. Uzunca dinledim, kendi mantığım ile fikrimi sundum ve asla bir kabul edilme beklemedim.&nbsp; Ne değişecekti ki kabul edilseydim, benim benzerimden bir tane daha var. D&uuml;ş&uuml;ncesi bile korkun&ccedil;tu. Benzerim olmasın benim, hatta kimse kimsenin benzeri olmasın. Herkesin bir &ccedil;izgisi, herkesin bir doğrusu, herkesin farklı renk ile yazdığı bir kalem olsun isterim. Hi&ccedil;bir zaman birinin y&uuml;z&uuml;ne nefret kusmadım, bir tartışmada haklı &ccedil;ıkmaya &ccedil;alışmadım, zaten tartışma ortamından olabildiğince ka&ccedil;ınırım. Kendi doğrularımı ancak b&ouml;yle koruyabilirim. İnsan insanı değiştirir, insanların beni değiştirmesine izin vermedim. Beni beslesinler, fikir &uuml;retebilsinler. Bana &ouml;yle bir şey ile gelsinler ki uyumayı unutayım, g&uuml;nlerce d&uuml;ş&uuml;neyim &uuml;zerine. Her şeye ben diye başlayınca bencillik ile su&ccedil;lanıyor insan. Ne sa&ccedil;ma. Bencillik ile ben olabilmeyi karıştırıyor insanlar. Birey olmak, kendi kendine yetebilmek benim arzum. M&uuml;nzevilik, insanlardan sonsuza dek ka&ccedil;mak değil benim d&uuml;ş&uuml;ncem. İnsan diğer insanların arasında yaşamalı, yaşamalı ki farklılaşsın beslensin &uuml;retebilsin. Benim d&uuml;ş&uuml;ncem insanlara en mantıklı mesafece, &ccedil;izgide durabilmek. Alacağını alıp &ouml;n&uuml;ne bakmalı kişi, bakmalı ki yol alabilsin. Yol alabilsin ki kendi olsun. Benim arzularım, benim yalnızlıklarım, benim kalabalıklarım, benim seslerim, benim mesafelerim, benim avareliklerim, benim hoppalıklarım. Ben, ben olmaya başardığım da bu yazı anlam kazanacak. Ben olmaya başaranlara, o azınlıkta olanlara tebriklerim ile. Ben &ccedil;ağının bir manifestosu olarak, benden sonrasına bir iz bu yazı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bay Z.&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ben yazarken kahve geldi, soğumadan bir yudum aldım. Karşı masamda birisi hararetli şekilde bir şeyler yapıyor, &ccedil;alışıyor belli ki. Az &ouml;nce telefonu &ccedil;aldı, masadan kalktı arayana cevap verdi. Kahvemden bir yudum daha alıp k&ouml;t&uuml; bir şiir yazmak geldi i&ccedil;imden, şiir yazardım ama asla beğenmezdim .</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; K&Ouml;T&Uuml; ŞİİR SENFONİSİ</p>
<p>Bir masada iki insan</p>
<p>S&ouml;zler d&ouml;k&uuml;l&uuml;yor masaya</p>
<p>Kelimeleri topluyorlar masadan uzaklaşmadan.</p>
<p>Beyaz bir r&uuml;ya hayal ettim,</p>
<p>Hayalim ile avundum</p>
<p>Ben bu akşam&uuml;st&uuml;, hayallerimde kayboldum.</p>
<p>İlgiye k&uuml;st&uuml;m, &ccedil;ağ ile savaştım</p>
<p>K&ouml;t&uuml; kelimeleri birleştirip,</p>
<p>K&ouml;t&uuml; şiirler yazdım</p>
<p>Yok olmak istedim, hi&ccedil;liğe g&ouml;m&uuml;ld&uuml;m</p>
<p>Var olmak istedim, &ccedil;oğunluğa taptım.</p>
<p>K&ouml;t&uuml;l&uuml;klerde boğuldum, iyiliği aradım</p>
<p>Bu akşam&uuml;st&uuml; ben, yalnızca bu şiirde vardım.</p>
<p>Kalemin g&uuml;c&uuml;ne inandım, &ccedil;ağ dışı kaldım</p>
<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; &ccedil;ağ ekranlardan, maskelerden ibaretti.</p>
<p>Sefilliğe taptım, &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; aradım</p>
<p>Ararken yoruldum, sa&ccedil; tellerimi kopardım mesela</p>
<p>&Ccedil;izik attım hayata</p>
<p>Bir trans bireyin dilinin altındaki neşterdi yaşamın &ouml;zeti</p>
<p>Herkesler taşıyamazdı yaşamın keskinliğini</p>
<p>D&uuml;nya griydi</p>
<p>Hayat g&ouml;kkuşağıydı, soldu</p>
<p>Yaşam keskindi, ellerimize kıymığı battı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yaşanılmış bir y&uuml;zyılın, yaşayamamış biri olarak g&ouml;r&uuml;r&uuml;m kendimi. Neden bilmem hep dondurulduğumu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r&uuml;m. Sanki ben doğmuşum belli bir yaşımda beni dondurmuşlar, sonra uyanma vaktim gelmiş ve uyandırmışlar. Garip d&uuml;ş&uuml;nceler peşimi bırakmıyor, ne yazsam bu d&uuml;ş&uuml;ncelerim y&uuml;z&uuml;nden garip bir hale d&ouml;n&uuml;yor.</p>
<p>&Ccedil;izik attım hayata diye yazdım şiirimde, neydi &ccedil;izik. Nasıl &ccedil;izik atmıştım yaşayamadığım hayata? &nbsp;Bak yine yapamadığım şeylerden bahsediyorum. Bu huyumu sevmesem de &uuml;zerinde &ccedil;ok durmuyorum. Ben yazma cesareti g&ouml;sterip &ccedil;izik attığımdan bahsetmişim. Ya diğer yaşadıkları hayata &ccedil;izik atanlar?</p>
<p>Kahvemden son yudumu aldım, ters &ccedil;evirdim. İ&ccedil;e doğru derdi herkes dışa doğru kapadım, inandığımdan değil, inanmamda zaten. Benim ki sisteme, alışılan her şeye bir başkaldırı. Kahvem soğuya dursun, amaaan soğusa ne olacak kime baktıracağım ki? Kadermiş sı&ccedil;ayım b&ouml;yle kadere! Neyse sakinleşmem gerekiyor. Kahveden aldığım son yudum da ağzıma azıcık telvesinden geldi. Kaderime şekil verecek telveden birazını yutmuştum. Yutmasaydım acaba at olup murat mı, yoksa uzunca gidilecek bir yolumu g&ouml;sterecekti bana, kaderimin hangi tarafını yutmuştum acaba. Neyse yine d&uuml;ş&uuml;ncelerin tırmalamaları bunlar. Telve ağzıma geldiği an iğrendim zaten, hi&ccedil; sevmem.</p>
<p>Kahve ben bunları yazarken soğudu, telve şekil verdi t&uuml;m fincana. Kapalı fincana yan g&ouml;zle baktım, ters halde neler saklıyordu acaba, a&ccedil;tığım an başlayacaktı fısıltılara. Kahvenin bu d&uuml;z olduğuna inanılan d&uuml;nyaya g&ouml;re ters hali bana bir ilham verdi. Ve bir şiir daha yazdım. Bu yazı, bu &ouml;yk&uuml;, bu şehir, bu ger&ccedil;ek&ccedil;ilik ya da bu kurmaca işte tam olarak bu nokta ve bu şiir ile bitiyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sevişme &ouml;ncesi y&uuml;kseklikten asılıyor birisi</p>
<p>Y&uuml;kseklikten asılan insan yaşamının neresinde olduğunu</p>
<p>bilebilir mi?</p>
<p>Bilinmezliğin i&ccedil;inde yolunu kendi se&ccedil;ene</p>
<p>Yanlış yolu se&ccedil;ti diye</p>
<p>Kim haklı şekilde kızabilir.</p>
<p>Kızgınlığın i&ccedil;inde kırdıklarına karşı samimi &ouml;zr&uuml;n&uuml; kim sunabilir?</p>
<p>Y&uuml;kseklikten asılan biri ne kadar y&uuml;kseklikte olduğunu bilebilir mi?</p>
<p>Yalnızlığın i&ccedil;inde biri yalnızlığını &ouml;l&ccedil;ebilir mi?</p>
<p>G&uuml;nahkar biri diğer g&uuml;nahkarlar ile kendini kıyaslayıp aklanabilir mi?</p>
<p>Sevişme &ouml;ncesi y&uuml;kseklikten asılıyor birisi</p>
<p>Kendisi ya da hi&ccedil;biri</p>
<p>Hi&ccedil;bir şey ya da &ccedil;oğu olağan şeyler</p>
<p>D&uuml;zl&uuml;kte y&uuml;r&uuml;rken ayağı takılan birinin</p>
<p>Elinden kim tutabilir?</p>
<p>Asılanların arasından kurtulan birisi</p>
<p>Asılmanın h&uuml;zn&uuml; değil sevinci</p>
<p>Sevabı değil g&uuml;nahı</p>
<p>Anlatıcının kafasının karışıklığı&hellip;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 11.12.2021&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bay Z.</p>
<p>&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>GECE&#45;TANRI&#45;SEFİL RUH</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gece-tanri-sefil-ruh</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gece-tanri-sefil-ruh</guid>
<description><![CDATA[ Yorgunluğun getirisi yazı... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_627a5e9f8cdef.jpg" length="32079" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 10 May 2022 10:48:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mete Çebi</dc:creator>
<media:keywords>Gece, tanrı, sefil, ruh</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir insanın ruhu ağlayabilir. &Ccedil;ehresine tesir edebilir. Edebilir evet ağlayabilir de. İ&ccedil;inde yangın acıtırken dışarıdan bahar mevsimini yaşatabilir. Bir şeyleri mahvedebilir, mahvedip &uuml;z&uuml;lebilir de. &Ouml;zleyebilir de hem de &ccedil;ok &ouml;zleyebilir. İnsanın yerin dibini g&ouml;rme halleridir bunlar en acılı yoldur. Bu yol hep dikenlidir.</p>
<p>Her g&uuml;n&uuml;n gecesinde ruhumdan bir mavilik eksilir, ne vakit mavisiz kalırım bilemem, yaşatmam gerekiyor maviyi. Kalbim o kadar kırıldı ki, gezintiye &ccedil;ıkamıyorum kalbimde kırıklar kesiyor kanatıyor, mahvediyor gezimi kendime d&ouml;neyim diyorum, kendimi bulamıyorum. Sığınacak bir tanrım bile yok. Sığınacak bir kendim yok. Bir kalem bir kağıt bir de gecelerin gamı var.</p>
<p>Kim bir şairi kırsa<br />Şair gider uzun bir dizeyi kırar mesela<br />Bilirim kim dokunsa şiire<br />Eline bir kıymık saplanacak.<br />Bilirim kırılmış dizeleri tamir etmez zaman<br />Yorgunum oysa<br />Durmadan kendime bir tun&ccedil; uyak aramaktan.</p>
<p>- DİDEM MADAK</p>
<p>Kıymıkları ile dolu yazılar, şiirler. Yazdım da kime ne, yazdım da kim ne yapsın benim yazılarımı. Siyaha boyadım b&uuml;t&uuml;n yazılarımı &ouml;l&uuml;m&uuml; arzuladım her birinde, tanrıyı su&ccedil;ladım, kendimi aradım, bulamadım, k&uuml;st&uuml;m. D&ouml;nd&uuml;m hep kendi &ccedil;evremde de bir t&uuml;rl&uuml; yerleşemedim tam bedenime. Bedenimin yabancılaşması, ruhumun sarhoşluğu, gecelerin bulanıklığı, tanrının belirsizliği.</p>
<p>Gecelerle aramda yakın ilişki var, uyutmazsa zihnim gecenin boşluğuna d&uuml;şerim hep. G&ouml;zlerim nemliyse yastığım ıslanır, ruhum kederliyse defterlerim eskir. Bu hep b&ouml;yle oldu. Aydınlık g&uuml;nlerin geceleri hep b&ouml;yle ge&ccedil;ip gitti. &Ouml;mr&uuml;m eksildi, kederim arttı.</p>
<p>Bir ağıt olarak yak beni Allah&rsquo;ım<br />Parmaklarına kına olayım hayatın.<br />Affet bu siyah ve transparan duayı.<br />Ben zaten gecenin arka cebinde fal&ccedil;atayım.</p>
<p>-DİDEM MADAK</p>
<p>İzmaritler &ccedil;oğalıyor k&uuml;llerinde yıkanıyorum, g&ouml;zyaşları ile kirleniyorum. Gecenin bana kattığının yanında aldığı şeylere y&uuml;reğim acıyor. Yine yas ve keder zamanı, ben bittim, &ouml;l&uuml;me eğmeliyim başımı.</p>
<p>Pek az zamanı kaldı bu zora koşulmuş bedenimin,<br />Olduğum gibi &ouml;lmeliyim, olduğum gibi...<br />T&uuml;y, kan ve hi&ccedil;bir salgıyı d&uuml;ş&uuml;nmeden,<br />Kesmeliyim soluğunu doğmuş olmanın!<br /><br />Nasıl da bi&ccedil;ilmiş kaftan &ouml;l&uuml;m<br />bu solgun y&uuml;rek i&ccedil;in.<br />Sevin&ccedil;lerle sevin&ccedil;leri bağlamayan zaman bir.,<br />bir boz k&ouml;pr&uuml; ve onun dayanılmaz g&ouml;lgesi.<br /><br />Yitiyor işte g&ouml;zardı edilen bedenim,<br />Olduğum gibi &ouml;lmeliyim, olduğum gibi...<br /><br />Dost, ana baba ve hi&ccedil;bir umudu d&uuml;ş&uuml;nmeden<br />Doğramalıyım bu tiksin&ccedil; v&uuml;cudu beynimle!<br /><br />Bilirmiydim yaklaşan karanlığı daha &ouml;nceleri,<br />Son verilebilir yaşamın benimki olduğunu?<br />Şendim, şendim ben,<br />Kahkaham insanları &uuml;rk&uuml;t&uuml;rd&uuml;!<br /><br />Zamanı azaldı artık, zorlanmış bedenimin,<br />Olduğum gibi &ouml;lmeliyim, olduğum gibi...<br />Aşk, bağ ve hi&ccedil;bir utkuyu d&uuml;ş&uuml;nmeden,<br />Kalıvermeliyim &ouml;ylece kaskatı!</p>
<p>-NİLG&Uuml;N MARMARA</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sevinçkırımı</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sevinckirimi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sevinckirimi</guid>
<description><![CDATA[ Modern çağın sevinci kırması, parçalaması, eksiltmesi, yok etmesi... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_6278818f852bb.jpg" length="41058" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 09 May 2022 04:13:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mete Çebi</dc:creator>
<media:keywords>sevinç, kırmak, parçalamak, çağ, modern</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İlerleyen zaman ile eksiltirken yaşam beni, sevincime neden dokundu? Neden soykırım gibi sevin&ccedil;kırımı uyguladı bana?</p>
<p>Artık sesler rahatsız ediyor beni şehirlerin seslerini kısın, uğultularını bastırın, sokak hayvanlarını bir yere toplayın mutluca yaşasınlar, sokak insanlarına dokunmayın onlar sessiz anarşistlerdir eğer dokunursanız seslerinden sağır olursunuz.</p>
<p>Ger&ccedil;ek nedir? Doğrularla yaşamak m&uuml;mk&uuml;n m&uuml;d&uuml;r? Okuduk&ccedil;a insan mutsuzlaşır, durulduk&ccedil;a kendinle y&uuml;zleşir mi? D&ouml;rt duvar arasında hapis edilebilir mi d&uuml;ş&uuml;nceler? Neden? Nedir? Mi?</p>
<p>Kusmak istiyorum ge&ccedil;mişimi kusup da rahatlamak istiyorum. Ge&ccedil;mişimle yaşıyor değilim ama y&uuml;k&uuml;n&uuml; de taşımıyor desem yalan olur. Ne yapmam gerekiyor? Ruhumu nasıl kusturacağım ilacı var mıdır? M&uuml;mk&uuml;n m&uuml; bu, hayır değil. O zaman d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p de ka&ccedil;ırma hayatı. Kalk!</p>
<p>Kalabalıkların yalnızlığı vasat bir tanım artık. Vasat bile yanında daha kabul edilesi kalır. Ama doğru da, aslında vasat doğruların var oluşunun kanıtıdır. Kalabalıkların yalnızlığı.</p>
<p>Mutluluk şiirleri yazamam, aşkı bilmem. Toyluktan bilmiyor değilim, aslında aşka en yakın benim ruhumdur. Bu &ccedil;ağın insanları sadece bedenlere koşar ya da vasat olan her şeye. Ben bir &ouml;zlemin peşine d&uuml;şerim, &ouml;zlemimde kavuşacağıma inanırım ona. Ondandır ucuz yazılarla kağıtları kirletmelerim. Gelen giden yok. D&uuml;ş&uuml;n!</p>
<p>Gelgitli midir her şey? Dalgalar gibi midir insanlar? Ben kimim ve ne sıfatla yaşıyorum hala. Var olunmak sorulmadı, gidişimi kimsenin kalemine bırakmam ki yazsın ve sonlandırsın bu melankolik yaşamı.</p>
<p>İnsan vazge&ccedil;emeyeceğim hi&ccedil;bir şey yok diyor, asıl y&uuml;zleşmeyi kimseyi vazge&ccedil;ecek kadar sahiplenemediğinde fark ediyor. Vazge&ccedil;mek eylemdir, sahiplenmeyi reddetmek &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;n ve yalınlığın başlangıcı.</p>
<p>T&uuml;t&uuml;nle kirlendi bedenim toprak ile mi temizlenecek. Toprak ile evlenmeyeceğim, elbet bir g&uuml;n g&ouml;mecekler beni ama benim sevdam g&ouml;ky&uuml;z&uuml; olacak. G&ouml;ky&uuml;z&uuml; ki onca pisliği korur da hi&ccedil; yılmaz maviliği.</p>
<p>Okuduğunu ne kadar anlıyorsun? Ucuzca harcıyorsunuz, zamanı &ouml;ld&uuml;r&uuml;yorsunuz. Zamanın kırılganlığı bitsin artık.</p>
<p>Bedenlerde arıyorum gizlenen şeyi. Hoş bedenleri buluyorum, inceliyorum. İnceledik&ccedil;e inceliyorum bir yerlerden. Eksiliyorum hayattan ve zamandan. Yine de bulamıyorum gizi, ama aramaya da usanmıyorum. Giz kayıp bulunamıyor. Yılma!</p>
<p>Uslanmadım hi&ccedil;, ne yaşadıysam hep taşıdım kolye gibi boynumda. Onlar kirlettik sansın, onlar k&ouml;hne artık diye d&uuml;ş&uuml;ns&uuml;n ben bir kendimi, bir de yaratıcıya bırakmayıp kendi &ccedil;izdiğim yolu bilirim. Uslanma!</p>
<p>Anlatamam, bilemem derdimi kederimi yorgunluğumu. Kim anlatıyorsa bir şeyleri, tanımlayabiliyorsa sadece y&uuml;zeyidir o durumun. &Ouml;yle kolayca anlatılmaz yaşanmışlık. &Ouml;yle ucuz değildir kederin tanımı. &Ouml;yle kolay değildir acının yakınması.</p>
<p>&Ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml; yok yaşamayı bilmenin, boşa acı &ccedil;ekme. Acını gizleme kopar at kendinden. Mutluluk dileme, mutlu olunmaz dilendik&ccedil;e. Yaşa sadece &ccedil;arkları d&ouml;nd&uuml;r, kendin kal. B&ouml;cekleşme!</p>
<p>&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>KÖTÜ ŞİİR SENFONİSİ</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kotu-siir-senfonisi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kotu-siir-senfonisi</guid>
<description><![CDATA[ İyi olan her şeyin tükendiği çağa kötü bir şiir ile isyan.  ]]></description>
<enclosure url="" length="41058" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 07 May 2022 02:46:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mete Çebi</dc:creator>
<media:keywords>Kötü, sefillik, basitlik</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir masada iki insan</p>
<p>S&ouml;zler d&ouml;k&uuml;l&uuml;yor masaya</p>
<p>Kelimeleri topluyorlar masadan uzaklaşmadan.</p>
<p>Beyaz bir r&uuml;ya hayal ettim,</p>
<p>Hayalim ile avundum</p>
<p>Ben bu akşam&uuml;st&uuml;, hayallerimde kayboldum.</p>
<p>İlgiye k&uuml;st&uuml;m, &ccedil;ağ ile savaştım</p>
<p>K&ouml;t&uuml; kelimeleri birleştirip,</p>
<p>şiirler yazdım</p>
<p>Yok olmak istedim, hi&ccedil;liğe g&ouml;m&uuml;ld&uuml;m</p>
<p>Var olmak istedim, &ccedil;oğunluğa taptım.</p>
<p>K&ouml;t&uuml;l&uuml;klerde boğuldum, iyiliği aradım</p>
<p>Bu akşam&uuml;st&uuml; ben, yalnızca bu şiirde vardım.</p>
<p>Kalemin g&uuml;c&uuml;ne inandım, &ccedil;ağ dışı kaldım</p>
<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; &ccedil;ağ ekranlardan, maskelerden ibaretti.</p>
<p>Sefilliğe taptım, &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; aradım</p>
<p>Ararken yoruldum, sa&ccedil; tellerimi kopardım mesela</p>
<p>&Ccedil;izik attım hayata</p>
<p>Dilinin altında taşıdığın neşter gibiydi yaşamak</p>
<p>Herkesler taşıyamazdı yaşamın keskinliğini</p>
<p>D&uuml;nya maviydi, griliğe boğuldu</p>
<p>Hayat g&ouml;kkuşağıydı, soldu</p>
<p>Yaşam keskindi, ellerimize kıymığı battı</p>
<p>Bu akşam&uuml;st&uuml; bu şiir ile kirlendi.</p>
<p>&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>