<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Nezrin</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/Nezrin</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Nezrin</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Hayaller Limanı Bölüm &#45; 4</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hayaller-limani-bolum-4</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hayaller-limani-bolum-4</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/09/image_750x500_6150f5ec22b53.jpg" length="48583" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 01 Oct 2021 01:42:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nezrin</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>1 saatdir bir taraftan dizi izliyordum bir taraftan da yarın neler yapmam gerektiğini yazıyordum. Derslerimi aksatmamam lazımdı. Başlamasına &ccedil;ok az kalmıştı zaten. Hepsini yapmam lazımdı. Daha tarih dersime hazırlanmam lazımdı. Annem odama girip "Kızım, nasılsın?" S&ouml;yleyip elindeki meyveni bana uzattı. "İyiyim anne, sen nasılsın?" Annem elini sa&ccedil;ımda gezdirdiğinde uykum gelmişti. Hep birisi sa&ccedil;ımla oynadığında uykum gelirdi.&nbsp;</p>
<p>Annemle konuştuktan sonra telefonumu elime alıp yatağıma ge&ccedil;tim. Bir m&uuml;zik a&ccedil;tım. Yiğit mesaj atmıştı.&nbsp;</p>
<p>Yiğit: ne yapıyorsun prenses?</p>
<p>Siz: hi&ccedil; m&uuml;zik dinliyorum. Sen?</p>
<p>Yiğit: hangi m&uuml;zik? Ben de oturdum dışarıya bakıyordum.</p>
<p>Siz: lost on you isimli şarkı.&nbsp;</p>
<p>Yiğit: g&uuml;zel. Severim o şarkıyı. &Ccedil;ok sevdiğin bir şarkı var mı? Varsa ismi ne?&nbsp;</p>
<p>Siz: Var evet. Rengarenk acılar ismi. Şarkının s&ouml;zlerini &ccedil;ok sevdim. Sıkılmadan dinleye bileceğim bir şarkı.</p>
<p>Yiğit: Bir dakika. Dinleyip geliyorum.&nbsp;</p>
<p>Yiğitle konuştukca konuşasım geliyordu. 5 dakika sonra Yiğit mesaj yazmıştı. A&ccedil;i, ben bu &ccedil;ocuğu &ccedil;ok sevdim valla. Baya iyi birisine benziyor ki bence de &ouml;yle. Bence de i&ccedil; ses.</p>
<p>Yiğit: &Ccedil;ok sevdim bu şarkıyı. Artık benim de favori şarkım bu sjsjsjs</p>
<p>Siz: Beğenmeyine &ccedil;ok sevindim :)</p>
<p>Yiğit, benim uykum var. Uyuyacağım.</p>
<p>Yiğit: A&ccedil;elya rica etsem bir dışarı bakar mısın?&nbsp;</p>
<p>Ne? Burada mı? Dışarı baktığımda onu g&ouml;rd&uuml;m. Yiğit'i g&ouml;rd&uuml;m. "Yiğit ne yapıyorsun burada?" Yiğit sırıtıp uzun uzun bana bakıyordu. "İyi geceler g&uuml;zellik." G&uuml;l&uuml;p "Sana da Yiğit, sana da iyi geceler." Eliyle i&ccedil;eri ge&ccedil;memi g&ouml;steriyordu.&nbsp;</p>
<p>İşlerimi bitirip yatağıma ge&ccedil;tim. Benim şu anlık tek bildiğim birşey var. O da Yiğit'in benim hayatımda bir d&ouml;ng&uuml; noktası olduğu.</p>
<p>&nbsp;&bull; &bull; &bull;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hayaller Limanı Bölüm &#45; 3</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hayaller-limani-bolum-3</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hayaller-limani-bolum-3</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/09/image_750x500_6150f5ec22b53.jpg" length="48583" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 29 Sep 2021 01:40:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nezrin</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ka&ccedil; saatdir konuşuyorduk farkında bile değildim. Ama eğleniyordum. Sevmiştim bu olayı.&nbsp;</p>
<p>Aslan: Biz Yiğitle askeri okulunda tanıştık. 5 yıl oldu neredeyse.</p>
<p>Vaay demek ki askeri okul ha? Baya iyi.&nbsp;</p>
<p>Siz: vaay m&uuml;kemmel. Orada neler yapıyor sunuz?</p>
<p>Yiğit: Bak şimdi g&uuml;zelim, haftanın t&uuml;m g&uuml;nlerinde orada kalıyoruz. Yatılı okul gibi d&uuml;ş&uuml;n.&nbsp;</p>
<p>Aslan: Aynen &ouml;yle. Mesela orada sporlar yapılıyor ve m&uuml;kemmel arkadaşlıklar,kardeşlikler oluyor. Yiğit de benim oradan kardeşim.&nbsp;</p>
<p>Love: Peki ilk nasıl oldu? Yani Yiğit mi yanınıza geldi?&nbsp;</p>
<p>Yiğit: yok, Aslan geldi ilk</p>
<p>Aslan: Biz arkadaşlarla orada bah&ccedil;eye &ccedil;ıktığımızda baktım ki bu orada oturuyor ben de gittim yanına, yanımıza davet ettim &ouml;yle geldi. İyi ki de &ccedil;ağırmışım. Yiğit gibi bir kardeşim oldu.&nbsp;</p>
<p>Siz: tanışma olayınızı &ccedil;ok sevdim. Birde askeri okuldasınız filan baya hoşuma gitti. İkiniz de bence isminizin hakkından geliyorsunuz.</p>
<p>Telefonu kenara koyup mutfaka ge&ccedil;tim. O kadar saatdir telefon elimdeydi. G&ouml;zlerim ağrımıştı resmen, ama buna değmişti. Yiğit ve Aslan benden 1 yaş b&uuml;y&uuml;kt&uuml;ler. Aylayla yaşıtlardı...</p>
<p>Kapı &ccedil;aldığında annem kapıyı a&ccedil;mam i&ccedil;in seslenmişti. Kapıyı a&ccedil;tığımda Aslan kapıdaydı. Bir dakika ne alaka? "Aslan? Ne işin var burada?" Panik halindeydi. Ama g&ouml;zlerinde bir o kadarda soğukkanlılık vardı. "Ayla." Başına birşey gelmişti kesin. Ayakkabımı giyinip hemen evden &ccedil;ıktım. &Uuml;zerimi tam tamına 10 dakika &ouml;nce değiştirmiştim. Aylayı arayıp dışarı &ccedil;ıkalım s&ouml;yleyecektim. "Ne oldu Aylaya?" Acaba birşeye mi &ccedil;ok heyecanlanmıştı? Ayla birşeye &ccedil;ok heyecan yaparsa bayılıyordu. Bir taraftan koşuyordum bir taraftan soru soruyordum, ama Aslan cevap vermiyordu. Bir anda sadece "bayıldı" dedi.&nbsp;</p>
<p>Aylanı fark ettiğimde duraksadım. Ayla iyiydi. Bayılmamıştı. Yanına gittiğimde "Kuzum iyi misin? Aklım &ccedil;ıktı ya.." s&ouml;yledim. Aslan Aylanın yanına ge&ccedil;ip elini omzuna doladı. Sırıtarak bana bakıyordu ikiside.&nbsp; "Ne oluyor?" Diye sorduğumda omzuma birisi dokunmuştu. Arkamı d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;mde Yiğit'in geldiğini g&ouml;rd&uuml;m. "Ben geldim." Yiğit mutlu g&ouml;zlerle bana bakıyordu. Gelmesine &ccedil;ok sevinmiştim ama beni kandırmışlardı. &Ccedil;ok sinirlenmiştim, sağlık konusunda şaka kaldıramıyordum ben ve bunu Ayla biliyordu. "Ya kusura bakma A&ccedil;elya, Yiğit'in geldiğini haber edelim dedik. Onu da b&ouml;yle şakayla yapalım dedik." Daha fazla sinirlenmiştim ama Yiğit'in burada olması sinirimi bastırıyordu. "Şaka misiniz ya siz? Ayla benim bu konularda ne kadar hassas olduğumu ve sağlıkla ilgili şaka kaldırmadığımı bildiğin halde mi yaptınız bu şakayı? Gidiyorum ya ben." Arkamı d&ouml;n&uuml;p gittiğimde hepsi duraksamıştı. Yiğit koşarak yanıma gelip kolumdan &ccedil;ekti beni. Bir anda &ouml;yle kendisine doğru &ccedil;ektiği i&ccedil;in &ccedil;arpmıştık. "Sevinmedin mi geldiğime? Ben, sen mutlu olursun diye d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;şt&uuml;m." Durmuştum ben de. Derin bir nefes verip "Bak Yiğitcim senin gelmene ger&ccedil;ekten sevindim. Sadece sinirlendim. Ben o konularda şaka kaldıramıyorum. Hele birde konu Aylanın sağlığıysa." Yiğit elleriyle kolumu tuttuğunda "tamam, ge&ccedil;ti, sakin ol. Herkes iyi." Nedense o an sarılasım gelmişti. Ama hayır. Geri d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;zde Yiğit bir anda "Sana sarıla bilir miyim bir kez?" dedi. Sanki az &ouml;nce kafamdan neler ge&ccedil;tiğini anlamıştı da bunu s&ouml;ylemişti. Yiğit bana sarıldığında kokusunun &ccedil;ok g&uuml;zel olduğunu farkına vardım. Geri &ccedil;ekildiğimde y&uuml;r&uuml;meye devam ettik. "Sa&ccedil;ların &ccedil;ok g&uuml;zel, sen &ccedil;ok g&uuml;zelsin." Kızarmıştım. Onların yanına vardığımızda Aslan y&uuml;z&uuml;me mah&ccedil;up olmuş gibi bakıyordu. "A&ccedil;elya kusura bakma, ben ısrar ettim. Ger&ccedil;ekten de bu kadar hassas olduğunu bilmiyordum." Sinirim dinmişti. Yiğite sarılınca dinmiştir kesin. Kesin i&ccedil; ses kesin. "Boş ver. Oldu bitti. Ee nasılsınız?" Ayla yanıma atlayıp "iyiyiz sen?" Y&uuml;z&uuml;ne baktığımda &ccedil;ok masumca bakıyordu. Aylanın bu olayını &ccedil;ok seviyordum. O kadar &ccedil;ok masum, temiz bakıyordu ki... "Ben de iyiyim kuzum." Oturduğumuzda s&ouml;hbet etmeye başlamıştık.</p>
<p>Yiğit ve Aslan okullarında yaşadıkları komik olayları anlatıyorlardı. Hi&ccedil; sıkılmadan dinliyorduk biz de. Hava karardığında ayağa kalkmıştık hepimiz. "G&ouml;n&uuml;l isterdi ki gece de burada b&ouml;yle saatlerce oturup s&ouml;hbet edelim. Ama maalesef ki eve gitmemiz lazım." Ayla lafını bitirdiğinde Aslan iki elini bir birine vurup "E hadi o zaman prensesleri evine kadar eşlik edelim, izin veriyorsanız tabii. Daha sonrasında bizde eve ge&ccedil;elim." Yiğit burada mı kalıyordu ki? "Olur, olur da Yiğit sen burada mı kalıyorsun ki?" Yiğit başını evet anlamında sallamıştı. "Bizimkiler 2 g&uuml;nl&uuml;y&uuml;ne k&ouml;ye gittiler. Ben de sıkılmayayım diye buraya geldim. Hem Aslanla eyleniyorum. Hem de seni g&ouml;r&uuml;yorum ve bunu beni mutlu ediyor" dedi. "Teşekk&uuml;r ederim" dedim ben de. &Ouml;nce benim evim geldiği i&ccedil;in ilk ben gidiyordum eve. "O zaman yarın g&ouml;r&uuml;ş&uuml;r&uuml;z. G&uuml;le-g&uuml;le." Kapıyı a&ccedil;ıp eve ge&ccedil;tim.</p>
<p>????????&nbsp;</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hayaller Limanı Bölüm &#45; 2</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hayaller-limani-bolum-2</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hayaller-limani-bolum-2</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/09/image_750x500_6150f5ec22b53.jpg" length="48583" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 28 Sep 2021 01:37:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nezrin</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Eve geldiğimizde Ayla bana imalı imalı bakıyordu. "Aylacım ne oluyor?" Ayla &ccedil;ayından bir yudum i&ccedil;ip "Kuzucum ağzındakı baklavayı &ccedil;ıkarsan mı diyorum? Sonu&ccedil;ta Yiğite nasıl baktığını g&ouml;rd&uuml;m." Kızarmış mıydım ben? Canım, acaba hani anlatsan mı hoşuna gittiğini filan? Ne alakası var? "Ay ne diyorsun Ayla ya? Ne bakması? Sevmiyorum sa&ccedil;malama." Ayla ufak bir kahkahanın ardından "Ben sana seviyorsun demedim ki?" Şimdi gel Ayla a&ccedil;ıklama ver. Zaten hep bir şey olduğununda beni yakalardı. Ka&ccedil;amam ondan. "Off Aylaa.. Sevmiyorum, daha doğrusu hoşuma gidiyor sadece." Ayla bir oyunda kazanmış gibi bir surat ifadesi vardı. "Ayrıca ben de senin Aslandan hoşun geldiğini biliyorum." Ayla bana g&ouml;z s&uuml;z&uuml;p ayağa kalktı "Ben inkar etmiyorum en azından, sadece Aslan da benim g&ouml;z&uuml;mde yakışıklı birisi. Bir keresinde sa&ccedil;larını &ccedil;ok sevdim. Kıvırcık ve altın sarımsı bir rengi var. Rengini daha hen&uuml;z &ccedil;&ouml;zemedim." Ben de masadan kalkıp Ayla'nın yanına ge&ccedil;tim. "Ohohoo, Aylacım başka &ccedil;&ouml;zemediğin ne kaldı?" Ayla elini kafasına koyup "hmm, qaliba g&ouml;zleri. &Ccedil;ok değişik b&ouml;yle sarı değil ama sarı gibi, karışık." A&ccedil;elyacım bence Ayla hazır. Bence de i&ccedil; ses.&nbsp; Ayrıca sarı değil ama sarı gibi ne ya? Bir insan hi&ccedil; mi d&uuml;ş&uuml;ncesini dile getiremez?</p>
<p>Telefonumun bildirim sesiyle elime almıştım. "Ne oldu? Kim o? Yiğit mi?" Aylanın sorularını peş peşe vermeye devam ediyordu. WhatsApp'a girdiğimde bir numaradan mesaj gelmişti. Mesaj kutusuna tıkladığımda mesajı okudum.&nbsp;</p>
<p>+90 551 164 64 **: A&ccedil;elya, benim Yiğit. Rahatsız etmiyorumdur umarım&nbsp;</p>
<p>Yok yigidim ne rahatsızlığı? İ&ccedil; ses kapa &ccedil;eneni Vallaha sinirleniyorum.</p>
<p>Siz: Selam Yiğit. Yok, rahatsız etmiyorsun. İstediğinde yaza bilirsin:)</p>
<p>"Ay A&ccedil;ii doğruyu s&ouml;yle, Yiğit yazdı değil mi? Farkında değilsin ama 3 saniyelik bir sırıtdın. Ay Aslan ne yapıyor acaba? Hayır yani o niye yazmadı?" Bir dakika ne? Numarasını vermiş miydi o da? Ne g&uuml;zel işte 4l&uuml; takılırsınız? Tam o anda Aylanın telefonuna bildirim sesi geldi. Telefonu eline aldığında "vay be, istesem başka şey olucakmış." Anlaşılan Aslan yazmıştı. Telefonuna boylandığımda Aslanın "Merhaba tekrardan g&uuml;zellik. Rahatsız etmiyorumdur umarım" yazdığını g&ouml;rd&uuml;m. "İ&ccedil;imden bir ses bu &ccedil;ocuğu s&uuml;r&uuml;nd&uuml;rmem gerektiğini diyor. Sence A&ccedil;i?" Bilmem der gibi omuzlarımı kaldırdığımda "&Ouml;yle s&uuml;r&uuml;nd&uuml;rmek değilde ağırdan al. Yani ş&ouml;yle ki yazmağını beklediğini d&uuml;ş&uuml;nmesin." Ayla parmağıyla doğru diyorsun gibi yaptıktan sonra ciddi suratla yazmaya başladı. "Kızım sa&ccedil;malama surat ifadeni mı g&ouml;r&uuml;yor? Ne bu ciddiyet suratı? A&ccedil;i, Allah aşkına ciddiyet suratı nedir ya? Her lafıma birşey diyecek misin i&ccedil; ses?&nbsp;&nbsp;</p>
<p>Telefonumu elime alıp yerime ge&ccedil;tiğimde tekrardan WhatsApp'a girdim. Yiğit'in numarasını buradan da kaydettim. Profiline tıkladığımda g&uuml;zel bir fotoğrafı karşıladı beni. "Ne yapıyorum ben ya?" Profilinden &ccedil;ıktığımda Yiğitten mesaj geldi.&nbsp;</p>
<p>Yiğit: konuşalım mı? Vaktın varsa tabii</p>
<p>Siz: olur, konuşalım. Vaktim var</p>
<p>Yiğit: Sa&ccedil;ların &ccedil;ok g&uuml;zel</p>
<p></p>
<p>1 saatdir durmadan konuşuyorduk. O sırada Aylin de Aslanla konuşuyordu. "A&ccedil;i ben eve ge&ccedil;iyorum kuzucum. Hava serinlesin dışarı &ccedil;ıkıcağım. Mahalleye yani. İstersen sen de gelirsin." Başımı olur anlamında sallayıp ayağa kalktım.&nbsp; Aylanı eve yolcu ettiğimde ben de telefonumu elime alıp odama ge&ccedil;tim. &Uuml;zerimi değiştirip telefonumu elime alıp yatağıma oturdum. WhatsApp'a girdiğimde bildirimler vardı. "A.A.Y.A. isimli grupa katıldınız." Grupa tıkladığımda kimlerin olduğuna baktım. Ben, Yiğit, Ayla ve&nbsp; bir numara vardı. Muhtemelen Aslandı.&nbsp; Mesajlar geliyordu.&nbsp;</p>
<p>Ne bu hız arkadaş değil mi ama ya? Bu sefer doğru diyorsun İ&ccedil; ses. Hak veriyorum.&nbsp;</p>
<p>Yiğit: Selamlar tekrardan. Ya biz Aslanla d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;kte b&ouml;yle bir grup a&ccedil;alım, 4m&uuml;z olalım filan</p>
<p>Love: İyi d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;şs&uuml;n&uuml;z :)</p>
<p>Aslanın da numarasını kaydettikten sonra bir şeyler yazmaya başladım.&nbsp;</p>
<p>????????</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hayaller Limanı Bölüm &#45; 1</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hayaller-limani-bolum-1</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hayaller-limani-bolum-1</guid>
<description><![CDATA[ Selam) Umarım bölümü seversiniz. Ben çok severek, hissederek yazdım. Bence siz de okumalısınız???? her kitap bir şansı hak eder değil mi güzel insan? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/09/image_750x500_6148d104064a1.jpg" length="48583" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 20 Sep 2021 22:24:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nezrin</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>"Bitti" dedi Ayla &ccedil;izdiği resmine bakarken. Aylanın yanına gidip yapmış olduğu resmine baktım. "Vay be, d&ouml;kt&uuml;rm&uuml;şs&uuml;n yine kızım." Ayla resmini eline alıp ayağa kalktı. &Ccedil;ok g&uuml;zel bir kız &ccedil;izmişti. "Ya A&ccedil;elya, evet biliyorum g&uuml;zel yeteneğim var ama ya o istediğim kursu kazanamazsam? Benim i&ccedil;in oraya kabul olunmak, o sınavı ge&ccedil;mek geleceğim i&ccedil;in baya yardımcı olacaktır." &Ccedil;izdiği resmi onlarca &ccedil;izdiği resimlerinin &uuml;zerine koydu. "Sa&ccedil;malama Ayla. Senin &ccedil;ok g&uuml;zel yeteneğin var. Bence ileride &ccedil;ok &uuml;nl&uuml; bir ressam olacaksın." Ayla yanıma gelip bana sarıldı. Ben de ona sarıldım. "Hadi gel aşağıya inelim. Annem g&uuml;zel yemekler yapmıştır şimdi." Ayla elimden tutup beni odadan &ccedil;ıkarttı. Mutfaka doğru gidiyorduk. Sevil teyze bizi g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; gibi "Gelin bakalım g&uuml;zeller, yemek hazır. A&ccedil;ıkmışsınızdır." Masaya doğru ge&ccedil;tiğimizde "Sevil teyze, ne gerek vardı? Zahmet etmişsin" dedim. Sevil teyze kendisine masaya ge&ccedil;tiğinde "yok kuzum. Afiyet olsun, ne zahmeti? Hadi yiyin bakalım."&nbsp;</p>
<p>Ayla Işık. Ayla benden bir yaş b&uuml;y&uuml;k, canım arkadaşımdır. &Ccedil;ok g&uuml;zel siyah boncuk, boncuk g&ouml;zleri ve siyah sa&ccedil;ları var. El yeteneğini &ccedil;ok seviyorum. O kadar g&uuml;zel resimler &ccedil;iziyor ki, ondan tam bir ressam &ccedil;ıkardı, ki &ccedil;ıkacaktı zaten. Hayali en b&uuml;y&uuml;k ressam veya dizayner olmaktı. Onun i&ccedil;in kurşun atar, kurşun yerim olayına ge&ccedil;tin A&ccedil;elyacım. Bu da benim hep konuşan ama &ccedil;ok zamanda boş konuşan i&ccedil; sesim. Artık o kadar &ccedil;ok konuşuyor ki kendisine isim bile taktım. İsmi Ece. Kendimi de tanıtayım. A&ccedil;elya Aktaş ben. 18 yaşındayım. Benim de en b&uuml;y&uuml;k hayalim dizayner ve yazar olmak.&nbsp;</p>
<p>Ayla benim &ccedil;ocukluğumdan mahalle arkadaşım. Hatta aynı &uuml;niversitede okuyoruz. İkimizde dizaynerlik istediğimiz i&ccedil;in aynı &uuml;niversiteyi yazmıştık. Ama benim ilk yılım, Aylanın ise &uuml;&ccedil; hafta sonra ikinci yılı olacaktı.&nbsp;</p>
<p>"Ah, ne yapıyorsun Ayla ya?" Ayla bana attığı yastığı tekrardan ona attım. "Oha A&ccedil;elya kafama attın, neyse ya boşver ne s&ouml;yleyeceğim hadi ya &ccedil;ıkalım dışarı dolaşırız biraz." Ayağa kalktığında beni odasına g&ouml;t&uuml;rmek i&ccedil;in elini uzattı. "Nereye gidiyoruz?" Odaya geldiğimizde Ayla kiyafetlerinin olduğu dolabı a&ccedil;tı. Kendisine bir şeyler se&ccedil;iyordu. "Ne bileyim, &ccedil;ıkalım d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r&uuml;z işte." Dolabından ona &ccedil;ok yakışan soft şeyler se&ccedil;ip giyinmişti. Ben zaten hazırdım. &Uuml;zerimdeki kahve renkli tiş&ouml;rt sa&ccedil;larımın rengiyle uyum sağlıyordu. "Sa&ccedil;larına bayılıyorum A&ccedil;elya. Bir keresinde bence sana b&ouml;yle kısa sa&ccedil; &ccedil;ok yakışıyor. Rengi bilmiyorum ama o da &ccedil;ok hoşuma gidiyor." Yanıma gelip aynaya bakıp daha sonrasında sarılmıştı. Kahverengi ve d&uuml;z sa&ccedil;larımı &ccedil;ok seviyor. "Bence o senin g&uuml;zelliğin. Sa&ccedil;lara bak ayrıca up uzun. Sana da b&ouml;yle yakışıyor." İkimizde g&uuml;lerek odadan &ccedil;ıktık. Sevil teyzeye haber ettikten sonra evden &ccedil;ıkmıştık.</p>
<p>1 saatdir neredeyse y&uuml;r&uuml;yorduk ve konuşuyorduk. "A&ccedil;elya hadi şurada oturalım, yoruldum." Başımı tamam anlamında salladım. "Burada voleybol oynuyorlar ama top bize gelmesin?" Ayla telefonuna bakarken bana da cevap veriyordu. "Boşver, onlar dikkatli oynasınlar bir zahmet." Ben de telefonumu &ccedil;ıkarttıktan sonra başımı Ayla'nın omzuna koydum.&nbsp;</p>
<p>Oha, yavaş ya biraz. G&ouml;rm&uuml;yor musunuz insan oturuyor burada?" Voleybol topu kafama &ccedil;arpmıştı. Sinirle ayağa kalkmıştık. Yanımıza iki &ccedil;ocuk geldi. Birisi gidip topu g&ouml;t&uuml;rd&uuml;. Digeride "Kusura bakmayın. Birşey olmadı değil mi? İyisinizdir umarım?" &Ccedil;ocuk yakışıklı birisiydi. Tipinden belli ama qıcıkdı. Qıcık mı? A&ccedil;elya, sa&ccedil;malama istersen? &Ccedil;ocuk taş değil daş. Ay ne diyorsun Ece ya? Sus bir. "İyiyimde yani biraz dikkatli olursanız g&uuml;zel olur." Ayla karşımdakı &ccedil;ocuğun g&ouml;rmeyeceği şekilde koluma vurdu. Yani diyor ki sakin ol A&ccedil;elyacım. "Tamam dikkat ederiz. Başka bir sorun yoksa oyuna d&ouml;neceğim." Topu g&ouml;t&uuml;ren &ccedil;ocuk "Yiğit hallettiysen gel." İsmi Yiğitmiş demek ki. Ay Vallaha zaten Yiğite benziyor. İ&ccedil; ses bir kez daha b&ouml;yle sinirlerimi bozarsan psikoloğa gideceğim artık. Ay tamam susdum. Yiğit arkasını d&ouml;n&uuml;p gittiğinde bizde oradan yavaş yavaş gidiyorduk. "A&ccedil;elya bence biz buraya hep gelelim." G&uuml;l&uuml;p Aylaya baktım. "Niye kuzucum? Oradakı topu g&ouml;t&uuml;ren &ccedil;ocuğu mu beyendin?" Şakasına s&ouml;ylemiştim ki bir an Ayla'nın sustuğunu fark ettim. "Ciddi olamazsın değil mi Ayla?" Ayla y&uuml;z&uuml;me bakıp "Ay ne var A&ccedil;i? Sadece işte b&ouml;yle biraz yakışıklı, biraz yakışıklı ve biraz yakışıklı birisi gibi." Ayla bana bazen A&ccedil;i derdi. İsmim &ccedil;ok uzumuş diye. "Farkında mısın bilmiyorum ama c&uuml;mlende &uuml;&ccedil; defa o şahsın yakışıklı olduğunu belirttin." Ayla g&uuml;l&uuml;p koluma girdi. "Neyse ya boşver. Hadi sizin eve vardık zaten. Sen gir eve konuşuruz sonra." Ayla &ouml;pt&uuml;kten sonra i&ccedil;eri eve ge&ccedil;tim. Nedense aklım şu Yiğit denen &ccedil;ocukta kalmıştı. Tamam yakışıklı ola bilirdi.. neyse daha fazla d&uuml;ş&uuml;nmeyeyim. Annemin yanına gidip "Annecim ben geldim. Ne yapıyorsun?" Annem elinde bir şeyler yapıyordu. "Hoşgeldin kızım. 2 g&uuml;n &ouml;ncesinde yeni komşu taşınmış. D&uuml;n markete giderken karşılaştık. Tanış olmak istiyormuş evine &ccedil;ağırdı. Ben de eli boş gitmeyeyim diye kurabiye yapıyorum." Ne ara yeni komşu taşınmıştı ki? Hi&ccedil; haberim yoktu. "Hee, tamam anne. Kolay gelsin sana ben odamdayım. Yardım lazım olursa &ccedil;ağırırsın." Elime suyumu alıp odama doğru ge&ccedil;tim.&nbsp;</p>
<p>...</p>
<p></p>
<p></p>
<p>.&nbsp;</p>
<p></p>
<p></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>