<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Nyctophilia</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/Suicide</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Nyctophilia</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Saniyelerden uzak..</title>
<link>https://edebiyatblog.com/saniyelerden-uzak</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/saniyelerden-uzak</guid>
<description><![CDATA[ Bu yolu yürüyeceğiz ve asla yorulmayacağım. Zaman,saçları beyazlatana kadar. Çünkü bir kağıt ve yarım sigaram kaldı.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/08/image_750x500_61201a1b2c632.jpg" length="56160" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 28 Aug 2021 21:56:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nyctophilia</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Evet &ccedil;ocuk, artık anladın değil mi? Ne kadar konuşursan konuş kimse seni dinlemiyor, hayır! Duyuyorlar ama dinlemiyorlar ve bu daha acı verici &ccedil;ocuk. Keşke sağır olsalardı ama değiller.. Sende onlar gibi olmak isterdin değil mi? Kimseyi dinlememek ve hatta sen sağır da olmak isterdin. Senin varlığın insanlara g&uuml;r&uuml;lt&uuml; gibi gelirken sen sessizliğe aşık bir &ccedil;ocuktun. Senin tek istediğin m&uuml;ziğin sesini biraz kısmalarıyken onlar m&uuml;zikten nefret ettiğini sandılar... Acı veriyor değil mi &ccedil;ocuk?.. Sen sadece sessizlik isterken yalnızlığa mahkum oldun. Farkındasın değil mi? Bug&uuml;n herşeyim dediğin kişinin olmasada oluruymuşsun.. Sen ona olmazsa olmaz derken o sana olmasanda oluruz dedi.. Ayağa kalk &ccedil;ocuk! Sil g&ouml;z yaşını! Kaldır omuzlarını! &Ccedil;&uuml;nk&uuml; kimsenin bilmediği bir hamle s&ouml;yleyeceğim sana 'Sen bekleyeceksin, bırak yavaş yavaş kendilerini bitirsinler senin i&ccedil;inde. Ona olan sevgini kendi elleriyle bitirsin diye bekleyeceksin ki geri d&ouml;n&uuml;ş&uuml; olmasın.' Ve aynaya bak &ccedil;ocuk! De ki 'Olmasanız da olurum' ve ardından g&uuml;l&uuml;mse sanki g&uuml;&ccedil;l&uuml;ym&uuml;şs&uuml;n gibi, sanki hi&ccedil;bir şeyin yokmuş gibi..</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;24.02.2018.&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Zamanın acımasızlığına uğramış bir &ccedil;ocuk d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n ge&ccedil;miş ve gelecek arasında kaybolan şuanı ise hi&ccedil;bir&nbsp; zaman yaşayamayacak bir &ccedil;ocuk...</p>
<p>'G&ouml;zleri dolu doluydu &ccedil;ocuğun hayır, mutluluktan değildi. Kalbin de korku vardı.. Hi&ccedil; ge&ccedil;miyor du zaman.. Karanlığın i&ccedil;inde ne zaman saatler akıp ge&ccedil;mişti ki? Korkuyordu 12 yaşında ilk korkusunu edinmişti bir film y&uuml;z&uuml;nden değil bir şaka y&uuml;z&uuml;nden değil ailesi sayesinde ilk korkusunu edindi &ccedil;ocuk. Karanlık. Korkularını yenmek istemiyordu tek sahip olduğu şey korkularıydı. Bazı &ccedil;ocukların kalbi heyecandan hızlı &ccedil;arparken bazılarınınki de korku y&uuml;z&uuml;nden &ccedil;arpardı ve o kalbinin hızlı atmasını sağlayan tek şeyin bitmesini hi&ccedil; istemedi. Kalbi hızlı hızlı &ccedil;arparken karanlığın i&ccedil;inde ezbere bildiği odada defterini buldu ve yazmaya başladı, &ouml;nce korkularını yazdı sonra sebeplerini ve bir ka&ccedil; satırda asla dile getirmeyeceği satır ekledi..</p>
<p>Zaman ge&ccedil;miyor anne bunu sana nasıl anlatabilirim ki? Beni anlamana zaman izin vermez. &Ouml;yle birşey ki bu his dakikaları saymayı ayları saymayı vuslata ka&ccedil; g&uuml;n kaldığını saymayı bırakmışsın ve kader &ouml;yle şeyler fısıldadımış ki zamana, saatin pili senin i&ccedil;in bozulmuş sanki..&nbsp;</p>
<p>Ne desem kendimi anlatmaya az kalacak gibi ama bir de &ccedil;ığlık atsam bu karanlığı delmek istercesine herşeyi g&ouml;recekmişsiniz gibi..</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bilinçaltımda boğuluyorum..</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bilincaltimda-boguluyorum</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bilincaltimda-boguluyorum</guid>
<description><![CDATA[ Bilinçaltım bir denizden ibaret ve ben yüzme bilmeyen bir çocuğum.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/06/image_750x500_60db477c135b7.jpg" length="48063" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 Jul 2021 17:28:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nyctophilia</dc:creator>
<media:keywords>Bilinçaltı, deniz, yüzmek, çocuk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bilin&ccedil;altınız nasıl bir yer? Ya da g&ouml;zlerinizi kapatıp kendinizle konuşuyormusunuz? Ben bazen bunu yapıyorum, g&ouml;zlerimi kapatıyorum insanların s&ouml;ylediklerini değil benim kendime s&ouml;ylemek istediklerimi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum sonrası hayal gibi zaten kendimi karşısı deniz olan bir k&ouml;pr&uuml;de hayal ediyorum ve &ccedil;ocukluğum geliyor yanıma onunla olan konuşmalarım onun benim yanıma geldiğinde ki bakışları tamamen ruhumun yansıması ve ben kendimle konuşmayı seviyorum bunu ilk yaptığımda 14 yaşındaydım ve yanıma 3 yıl &ouml;nceki ben gelmişti.</p>
<p>'İkimiz karşılıklı denize bakıyoruz, o hayran hayran izliyor g&ouml;ky&uuml;z&uuml; ve yery&uuml;z&uuml;n&uuml;n uyumunu ben ise mezarlığa bakar gibi bakıyorum karşımdaki manzaraya sonra bana d&ouml;n&uuml;yor diyor ki "buradan denize atlasan ne olur?" i&ccedil;imde bir şeyler sızlıyor ve ben geldiğimizden beri aklımdaki sorunun cevabını kendime soruyorum, "cevabı &ccedil;ok basit değilmi? buradan atlarsak boğuluruz" sonra bana d&ouml;n&uuml;yor yine bu sefer g&ouml;z yaşları i&ccedil;inde konuşuyor "sakın atlama deniz bizim mezarlığımız olmak i&ccedil;in fazla renkli" &ccedil;ocukluğum yine ağlıyor ve ben yery&uuml;z&uuml;nden yine nefret ediyorum..</p>
<p>14 yaşındaydım yery&uuml;z&uuml;nden nefret ettiğimde ve 11 yaşındaydım boğulduğumu hissettiğimde..'</p>
<p>'İkimiz yine denize bakıyoruz yan yanayız, bir şeyler değişmiş ikimizde de o kırılmış eskisi gibi bakmıyor denize ve ben denizden nefret ediyorum &ccedil;&uuml;nk&uuml; yanımdaki benim &ccedil;ocukluğum ve o y&uuml;zme bilmiyor.. Konuşmasını bekliyorum bana yine deniz ile ilgili sorular sorsun istiyorum ama o bunu yapmıyor ağzından &ccedil;ıkacak kelimelere yaraları izin vermiyor ben soruyorum bu sefer 'y&uuml;zme biliyormusun?..' y&uuml;z&uuml;nde umut dolu g&uuml;l&uuml;msemeler olması gerekirken buruk bir tebess&uuml;mle d&ouml;n&uuml;yor bana i&ccedil;i acıyor yinede o en &ccedil;ok kendisiyle konuşmayı seviyor 'y&uuml;zmekten nefret ediyorum denizden nefret ediyorum!..' Yalan s&ouml;yl&uuml;yor o deniz kokusunu &ccedil;ok severdi ama dedim ya bir şeyler değişmiş ikimizde de, onu izlemek yerine denize bakıyorum oranın bir mezarlık olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yoruz 'bir an &ouml;nce y&uuml;zmeyi &ouml;ğrenmelisin istediğin kadar inat et herkes denize d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; an &ouml;ğrenir y&uuml;zmeyi..' Bir damla g&ouml;z yaşı s&uuml;z&uuml;l&uuml;yor yanağına dudağındaki yara sızlıyor ama o yinede g&uuml;l&uuml;ms&uuml;yor demekki i&ccedil;inde hala umut var 'zaten en dipte diğilmiyiz?' Yanılmışım o nefesini tutmayı &ccedil;oktan bırakmış.. 'kan sana yakışmıyor &ccedil;ocuk &ccedil;ok &ccedil;irkin g&ouml;r&uuml;n&uuml;yorsun..' ağlamamak i&ccedil;in zor duruyor derin bir nefes alıyor mezarlığa arkasını d&ouml;n&uuml;yor gitmeden &ouml;nce fısıldıyor 'kan peşimizi bırakmayacak..'&nbsp;</p>
<p>15 yaşındaydım her şeye rağmen omuzlarımı dik tutmam gerektiğini aklıma yazdığımda ve yanıma gelen sevgisi &ccedil;alınan i&ccedil;indeki boşluğa nefreti yerleştiren &ccedil;ocuk 12 yaşındaydı daha'</p>
<p>Kalbimdeki ağır y&uuml;kle beraber deniz kokusunu &ccedil;ektim i&ccedil;ime g&ouml;zlerim dolu dolu &ccedil;ocukluğumu bekledim, emin değildim hala nefes alıp almadığından artık b&uuml;y&uuml;d&uuml;ğ&uuml;m&uuml; ve onu bu y&uuml;zden g&ouml;remediğimi s&ouml;yl&uuml;yorum kendime ama bir yanım da avaz avaz bağırıyor biz hi&ccedil; b&uuml;y&uuml;medik diye.. Kalbimdeki yorgunlukla g&ouml;zlerimdeki nefretle denize bakarken en sonunda geliyor adım seslerini duyuyorum yavaş yavaş geliyor ne halde olduğunu biliyor ama o sanki kaybedecek hi&ccedil;bir şeyi yokmuş gibi sessiz ve yavaş&ccedil;a geliyor, arkamı d&ouml;n&uuml;p bakmıyorum bu onu kızdırır biz hi&ccedil;bir zaman arkamıza d&ouml;n&uuml;p bakmazdık yanıma geldiğinde g&ouml;zlerime bakmak yerine her zamankinden daha hır&ccedil;ın olan denize bakıyor ilk baştaki merakını nefrete &ccedil;evirmişti ve aylar sonra denize boş boş bakıyor ona yazdığım bir c&uuml;mle geliyor aklıma 'Yinede sen herşeyden nefret etmeye devam et ileride nefretini de alacaklar tıpkı sevgini aldıkları gibi..' G&ouml;r&uuml;yorum ki ondan nefretini de almışlar..</p>
<p>Bana d&ouml;n&uuml;yor alaylı bir g&uuml;l&uuml;msemeyle soruyor 'Onlar bizi denize atarken biz y&uuml;zmek istemedik diye su&ccedil;lu olduk ama bence bizim asıl su&ccedil;umuz o denizde hepsini boğmamak değil mi?' Belki biraz haklı belki de haksız ona asıl su&ccedil;umuzu s&ouml;yleyeceğim 'Bizim tek su&ccedil;umuz yıldızları g&ouml;rmek i&ccedil;in baş kaldırmaktı' dedim. Y&uuml;z&uuml;ndeki alaylı g&uuml;l&uuml;mseme soldu ve denizin bu kadar hır&ccedil;ın olmasını kendi ruhumuzdaki isyana benzetti bir s&uuml;re sustu ve bana meydan okur gibi 'Aylar sonra' dedi derin bir nefes aldı k&uuml;&ccedil;&uuml;k yumruklarını sıktı 'Aylar sonra niye geldin?' diye sordu cevabım gecikmedi 'Sen neden geldiysen o y&uuml;zden geldim' Bir an sadece bir an dindi o g&ouml;zlerindeki denizin dalgaları dişlerini sıktı &ouml;fkeyle baktı karşısındaki denize ve 'Buraya gelmeni istemiyorum buraya ne zaman gelsen &uuml;zg&uuml;n oluyorsun buraya ne zaman gelsen ruhundan bir par&ccedil;ayı deniz alıyor' Bu s&ouml;zlerini duymazdan geliyorum ama 'Sa&ccedil;ların hala &ccedil;ok iğren&ccedil; g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor' demeden duramıyorum ve ger&ccedil;ek bir tebess&uuml;m peyda oluyor dudaklarında 'Bana 'bir &ccedil;ocuğun sa&ccedil;ları &ccedil;ocukluğunu anlatır' demiştin' diyor ikimizde sanki boğazımıza bir yumru oturmuş gibi derin bir nefes &ccedil;ekiyoruz 'Bana s&ouml;z ver bir daha buraya gelmeyeceksin' dedi. 'Bana s&ouml;z ver bir daha sa&ccedil;larını kesmeyeceksin' dedim. S&ouml;z verdik birbirimize ama biz s&ouml;zlerimizi hi&ccedil; tutmazdık ki..?</p>
<p>Şimdi 17 yaşındayım onunla konuşmaya &ccedil;alıyorum o sustuk&ccedil;a ben yanıyorum anlatıyorum ona yıldızların s&ouml;nmediğini papatyaların solmadığını s&ouml;yl&uuml;yorum o bana g&ouml;steriyor bir yıldızın nasıl kaydığını bir papatyanın nasıl solduğunu bunları kendisini g&ouml;stererek anlatıyor. Ben b&uuml;y&uuml;d&uuml;m ama i&ccedil;imdeki &ccedil;ocuğun b&uuml;y&uuml;mesi 12 yaşında durdu...</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Korkularına Dönüşen Çocuk</title>
<link>https://edebiyatblog.com/korkularina-donusen-cocuk</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/korkularina-donusen-cocuk</guid>
<description><![CDATA[ Hayallerim olsaydı korkularıma sarılmak yerine hayallerime tutunurdum.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/06/image_750x500_60dc2f49cf1ef.jpg" length="16579" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 30 Jun 2021 00:00:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nyctophilia</dc:creator>
<media:keywords>Hayal, korku, sarılmak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba ben Nyctophilia size biraz korkularımdan ve hissettiklerimden bahsedeceğim, bu sefer mutsuz değilim bu sefer her yanımı h&uuml;z&uuml;n değilde korku sardı..</p>
<p>Bu zamana kadar hi&ccedil; bir korkumdan ka&ccedil;madım sanırım &ccedil;ocuk yaşta korkacak &ccedil;ok fazla sebebimin olması da benim şanssızlığım ve yine &ccedil;ocuk yaşta en b&uuml;y&uuml;k korkularına koşmakta benim aptal cesaretim olsa gerek, yinede hi&ccedil;bir zaman ka&ccedil;madığım i&ccedil;in pişman değilim ama nasıl olduda ben korkularıma d&ouml;n&uuml;şt&uuml;m? &Ccedil;ocukken yada d&uuml;zelteyim masum bir &ccedil;ocukken en &ccedil;ok babamdan korkardım ben, korktuğumu biliyordu ve ben zamanla ona olan korkumu yendim ona d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;m&uuml; bilmeden.. Kazandınmı baba? hep iyiler kazanırmış hangimiz daha iyiyiz ki? Yatağınızın altındaki canavarları yenebildinizmi? Ben hi&ccedil; yenemedim ve sonra bir g&uuml;n artık onların benden korkması gerektiğini anladım neden mi? &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bir g&uuml;n doktor bana aslında karanlıktan değil karanlığın i&ccedil;indekilerden korktuğumuzu s&ouml;yledi, yatağımın altındaki canavarlar hep karanlıkta ortaya &ccedil;ıkarlardı ama ben kendime dedimki bende karanlığın i&ccedil;indeyim, bu demek olurdu ki bende onları korkutabilirdim ister &ccedil;ocuk olayım ister canavar sonu&ccedil;ta ikimizde karanlığın i&ccedil;indeyiz, &ouml;ylede oldu ben en sonunda kabuslarımı s&uuml;sleyen canavarları yendim, kendi i&ccedil;imde bir canavarı beslediğimi bilmeden. Ve sonunda ge&ccedil;mişimin hatırası olan karanlık benim en b&uuml;y&uuml;k korkumdu, asla karanlıkta kalamaz g&ouml;zlerimi tek başıma uzun s&uuml;re kapatamazdım bazı yaraların izi de &ccedil;ok acımasız olabiliyor, i&ccedil;imdeki &ccedil;ocuk yıldızları sahiplendi karanlık y&uuml;z&uuml;nden ama en &ccedil;ok karanlıkta kalınca g&uuml;&ccedil;l&uuml;yd&uuml; ve her bir yıldızı s&ouml;nd&uuml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;nde &ccedil;ocuk i&ccedil;ine karanlığı aldı.. Şimdi ise yıldızlarımın s&ouml;nmesinden papatyalarımın solmasından korkuyorum. S&ouml;nen bir yıldız, solan bir papatyamı olacağım doktor? Korktuğum ne varsa ona d&ouml;n&uuml;şt&uuml;m bunu belki fark etmem yıllar aldı ama artık anlıyorum ve şimdi korkmaktan bile korkuyorum anne..</p>
<p>Bu sefer i&ccedil;imdeki &ccedil;ocuk yazıyor şarkısını..</p>
<p>Yıldızlar hala s&ouml;nmedip</p>
<p>papatyalar hala solmadı</p>
<p>&ccedil;ocuk yine siler g&ouml;z yaşını</p>
<p>&ccedil;ocuk yine korkularına koşar</p>
<p>&ccedil;ocuk yine b&uuml;y&uuml;r karanlıkta</p>
<p>Yıldızları kimse s&ouml;nd&uuml;remedi</p>
<p style="text-align: justify;">papatlayaları kimse solduramadı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yaşama Sebebim..</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yasama-sebebim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yasama-sebebim</guid>
<description><![CDATA[ Aynaya baktığımda kimi gördüm ben? Gözleri ağlamaktan kızarmış bu aciz çocuk ben miyim ? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/06/image_750x500_60d2127c86331.jpg" length="23112" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Jun 2021 19:46:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nyctophilia</dc:creator>
<media:keywords>Ayna, yaşama sebebi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Aynaya baktığımda kimi g&ouml;rd&uuml;m ben? G&ouml;zleri ağlamaktan kızarmış bu aciz &ccedil;ocuk ben miyim? Benden başka parmağındaki yaraya yara bandı yapıştırmak yerine tuz basmayı &ouml;ğrenen &ccedil;ocuk var mıdır? Kalbi par&ccedil;alanmış teselliyi yıldızlarda arayan bu kız &ccedil;ocuğu daha &ccedil;ocukken başladı hayatı sorgulamaya ve şuan aynaya bakıp neden yaşadığını sorguluyor; bir sebep arıyor, tanrıya yalvarıyor; 'Tanrım bana tek bir sebep ver yaşamam i&ccedil;in! Tanrım bu kimsesiz &ccedil;ocuğa bir kimse g&ouml;ster ki kesmesin nefesini!' Bir şeytan fısıldadı kulağına 'kimsen yok kimse seni sevmiyor!' sa&ccedil;larını &ccedil;ekti, kulaklarını kapadı sonra yıldızları titreten bir &ccedil;ığlık attı &ccedil;ocuk. Bir melek fısıldadı kulağına 'yıldızları s&ouml;nd&uuml;rme, &ccedil;ocuklar yıldızların ışığıdır gidersen s&ouml;nerler..' Ve kulaklarında babasının sesi yankılandı 'sen &ccedil;ocuk değilsin!' Ama &ccedil;ocuk yaştayım diye fısıldadı yıldızlara bakarak o gece bir yıldız s&ouml;nd&uuml; bir papatya boynunu b&uuml;kt&uuml; &ccedil;ocuk hissetti artık &ccedil;ocuk olmadığını ve &ccedil;ocuk bir sebep buldu g&ouml;zlerini yıldızlardan &ccedil;ekti arkasındaki aynaya baktı sebebi karşısındaydı 'kimse i&ccedil;in değil herhangi birşey i&ccedil;in değil kendim i&ccedil;in yaşayacağım, ben &ccedil;ocuk yaşta olup &ccedil;ocuk olmayan birisiyim ve b&uuml;y&uuml;meden &ouml;lmeyeceğim' dedi aynaya bakıp..</p>
<p>O gece bir yıldız ışığını kesti &ccedil;&uuml;nk&uuml; bir &ccedil;ocuk bir gecede b&uuml;y&uuml;m&uuml;şt&uuml;..</p>
<p>O gece bir papatya boynunu b&uuml;kt&uuml; &ccedil;&uuml;nk&uuml; bir &ccedil;ocuk masumiyetiyle beraber kalbini g&ouml;md&uuml; toprağa..&nbsp;</p>
<p style="text-align: left;">&Ccedil;ocuk b&uuml;y&uuml;d&uuml; ve şimdi aynaya bakmaktan korkuyor, &ccedil;&uuml;nk&uuml; o aciz &ccedil;ocuğu g&ouml;rmekten korkuyor. Aynaya bakmayıp pencereden g&ouml;z&uuml;ken yıldızlara bakıyor 'yıldızlar hi&ccedil; s&ouml;nmeyecek &ccedil;&uuml;nk&uuml; ben hi&ccedil; b&uuml;y&uuml;meyeceğim'' diye yazmıştı o gece kara satırlarla dolu defterine. &Ccedil;ocuk aklıyla yazdığı bu satırı fısıldadı, defteri eline aldı yeni bir satır ekledi 'ben bir yıldız ışığı olamadım &ccedil;&uuml;nk&uuml; ben &ccedil;ocuk olamadım, ben sadece kayan bir yıldızın sessiz &ccedil;ığlığıyım.. ben bir papatya değilim &ccedil;&uuml;nk&uuml; ben masum kalamadım, ben sadece boynu b&uuml;k&uuml;k papatyanın intihar eden ilk yaprağıyım..' &ccedil;ocuk sorguladı yaşama sebebini sordu kendine ve buldu.. &Ccedil;ocuk b&uuml;y&uuml;y&uuml;nce de sorguladı yaşama sebebini ve buldu.. Hep b&ouml;yle devam etti sorguladı,buldu,kaybetti,sorguladı. Eskiden aynaya bakamayan bu &ccedil;ocuk şimdilerde aynaya bakınca yine o aciz &ccedil;ocuğu g&ouml;r&uuml;yor değişen şey ise eskiden bakmaya korkardı şimdi ise bakabildiği kadar bakıyor. İnadına g&uuml;l&uuml;msedi yansımasına i&ccedil;indeki sızıyı g&uuml;l&uuml;mseyerek bastırdı &ouml;fkesini k&uuml;&ccedil;&uuml;k yumruklarının i&ccedil;ine sakladı ve sadece sıkmakla yetindi..</p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>22.06.2021</strong></em></span>&nbsp;</p>
<p>Ben geldim &ccedil;ocuk.. Şeytan ve melek artık ne zaman sorgulasam kulağıma fısıldamıyorlar &ccedil;&uuml;nk&uuml; onlarda biliyor benim senin i&ccedil;in nefes aldığımı, tabi i&ccedil;imizdeki bu &ouml;fke ruhumuzu isyankarlaştırdı bu y&uuml;zden bu kadar sorgulama. Sebebim olduğunu bile bile sormam sadece hayata karşı bir isyan. Keşke şimdiki halim ge&ccedil;mişe d&ouml;n&uuml;p elinden tutabilseydi, keşke sen karşıma ge&ccedil;ip 'herşey &ccedil;ok g&uuml;zel olacak' desen ve ben sana inansam..</p>
<p>&nbsp;Bu gece yazdığı satırlar b&ouml;yleydi ve aşağıya not d&uuml;şt&uuml;,</p>
<p style="text-align: left;">&nbsp; 'D&uuml;n gece parampar&ccedil;asın, bug&uuml;n hi&ccedil;bir şey olmamış gibi davranman gerekiyordu ama olmuyor işte &ouml;yle yarın biraz daha eksik uyanıyorsun. Bir ka&ccedil; yıldızım s&ouml;nd&uuml;r&uuml;ld&uuml;, bir ka&ccedil; papatyam koparıldı mutluymuş gibi davranamazdım..'</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>