<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Tuba KAYA</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/Tuba-Kaya</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Tuba KAYA</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Seçmece...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/secmece</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/secmece</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202209/image_750x500_6323350b11492.jpg" length="32952" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 15 Sep 2022 17:22:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Tuba KAYA</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Pazardan kaleme yansiyanlar</p>
<p>&Ccedil;oğu pazarda duyarız se&ccedil;mece bunlar diye &ccedil;oğunluğun tercihi de genelde o &uuml;r&uuml;nleri almaktır. Kendi se&ccedil;tiğimiz daha g&uuml;zeldir deriz ve başlarız se&ccedil;meye. Bug&uuml;n de pazarda bu niyetle bir soru geldi kırmızı kapya biber almak isteyen bir abla, secebilirmiyiz diye sordu pazarda sorulmasi gereken en doğal soruyken pazarcı ne cevap verdi dersiniz? Abla se&ccedil;imler 2023 te! Başta anlam veremeyen m&uuml;şteri tekrar sorma gereği hissetti ve yine aynı cevabı aldı, orda olayı dışardan biraz g&ouml;zlemlemek isterken zihnimde boş durmadı tabii. Pazarcinin vermek istediği cevap secemezsiniz biz istediğimizi vereceğiz se&ccedil;imlere yaklaşırken neyin mesajını almak isterseniz siz se&ccedil;in bakalım :)</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yazmak...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yazmak-3617</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yazmak-3617</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202209/image_750x500_63220780c3220.jpg" length="30138" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 14 Sep 2022 19:57:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>Tuba KAYA</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Yazı yazmak, harflerin biraraya gelmesi ile olsaydı hepimiz yazar olmuştuk degil mi?</p>
<p>Ama &ouml;yle olmuyor, her harf yanına anlam kacak diğer harfi arıyor onu da ancak arayarak buluyor. Bu &ouml;yle bir arama ki &ouml;nce kendini, benliğini, acıyan yanını bulduruyor. Nasıl mı,&nbsp; hi&ccedil; beklenmedigin anda bazen 90 dan gol atıyor, bazen yolda giderken &ccedil;akıl taşı ile d&uuml;ş&uuml;r&uuml;yor, bazen bir ateşin i&ccedil;ine atıveriyor t&uuml;m bedenini. Hamdim, pistim, yandim s&uuml;recinden geciriyor yani. Bazen yanmakta yetmiyor k&uuml;llerin savruluyor semaya sonra... Sonra ne mi oluyor işte o zaman harfler yanına anlam katacak, o duyguyu okuyucuya yansıtacak satırlar olarak sagnak sagnak yağıyor...</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Aklını Kullan(MA)</title>
<link>https://edebiyatblog.com/aklini-kullanma</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/aklini-kullanma</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202209/image_750x500_631d5b8159a3c.jpg" length="39928" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 11 Sep 2022 06:53:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>Tuba KAYA</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Aklini kullanan, nefsini dizginler!</p>
<p>Akıllı insanları y&ouml;netmek zor, insanların aklını kullanması kapitalist sistemin işine yaramayacagi i&ccedil;in t&uuml;m d&uuml;zen akıl kıtlığı &uuml;zerine kurgulaniyor. Sen aklıni kullanma ki biz seni daha kolay yonlendirelim, daha &ccedil;ok kandırıp kazancına ortak olalım, asgari &uuml;cretle gecinsende cebine ısırılmis elma cihazları koyduralim, sen hi&ccedil; bunlar i&ccedil;in aklını zorlama, g&uuml;nd&uuml;z kuşağındaki programları izlemeye devam et t&uuml;m ulkenin en b&uuml;y&uuml;k derdi yemek, g&uuml;zellik, eğlence olduğuna inan ki hayatin merkezine bunlari al. Velhasıli sana verilen en değerli emaneti biz senin yerine koruma altına alalım diyen bir zihniyet olduğunu ne zaman fark edeceğiz acaba!</p>
<p>&nbsp;&Ccedil;ocuklarımıza daha anne karnı da zeka gelistirici aktivitelere başlarken, anne ve babanın kendi zekasını aktive etmesi gerektiğini unutabiliyoruz, g&uuml;nd&uuml;z kuşağı izlerken, sosyal medyayı sadece t&uuml;ketici olarak ve t&uuml;kettiği şeyleri paylaşmak i&ccedil;in kullanırken, kitap okumayıp sadece kitap okumanın faydasını dinleyerek k&uuml;lt&uuml;r seviyesinin arttığına inanan bir aileden nasıl bır nesil yetişecek dersiniz.</p>
<p>Bir şeylerin sadece faydasını bilmek kavanoz dışından bali yalamaya benzer. &Ccedil;ocuklara birşeyin faydalı olduğunu ancak yaşayarak &ouml;gretebiliriz. Zeka oyunları ile geliştirmeye &ccedil;alıştığımız &ccedil;ocuklarımizin, ekran bağımlısı haline gelmesinin sebebi ne olaki ? Sadece faydayı sunup arka tarafta onu kullanamaktir. Bir odada zeka a&ccedil;ıcılar verip diğer odada ekran başında oturarak daha akıllı nesiller yetiştiremiyoruz malesef buna ben de dahil...</p>
<p>Akıl sahibi olduğumuzu ve gelistirmek i&ccedil;in kullanmak gerektiğini en kısa zamanda hatırlamak dileği ile...</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bardağın Dolu mu&#45;Boş mu?</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bardagin-dolu-mu-bos-mu</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bardagin-dolu-mu-bos-mu</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202209/image_750x500_63199fd13e933.jpg" length="32401" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 08 Sep 2022 10:55:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Tuba KAYA</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bardağın Dolu mu- Boş mu?</p>
<p>"Bardağın dolu tarafını g&ouml;rebilmek." Tamam g&ouml;rd&uuml;m ama boş tarafida hala bos, doluyu g&ouml;rmek o boşluğu doldurmuyor değil mi?</p>
<p>Peki ne yapalım olumlu bakmayalim mi hayata, pozitif dusunmeyelim mi, d&uuml;nya t&uuml;m olumsuzluklarina rağmen &ccedil;ok g&uuml;zel demeye devam mi edelim? Negatif tarafları hi&ccedil; yokmuş gibi bakmak o negatifi d&uuml;zeltme imkanıni nasıl verecek.&nbsp; Sadece dolu tarafi g&ouml;rmek sadece boş tarafi g&ouml;rmek kadar toksit etki yapabilir hayatımıza, bir de şunu deneyelim mi? Bardağın her iki tarafında gorebilmek.</p>
<p>Başıma gelen olay ne tamamen olumsuz, ne de tamamen olumlu, olmak zorunda hissetmemek bu durumdan &ccedil;ıkmak i&ccedil;in g&uuml;zel bir y&ouml;ntem olabilir, siz ne dersiniz?</p>
<p></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Arayan Bulur</title>
<link>https://edebiyatblog.com/arayan-bulur</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/arayan-bulur</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_630adb1f56e3b.jpg" length="46968" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 28 Aug 2022 06:04:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>Tuba KAYA</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>"Hayatınızda eksik olan, azalan birşeyi bulmak ve elde etmek i&ccedil;in ne yaparsınız?"</p>
<p>Evimizde ekmek bittiği zaman markete, patates bittigi zaman pazara girderiz.</p>
<p>Peki insan duygusal, manevi vb soyut ihtiya&ccedil;larını nasıl karşılamalı,</p>
<p>Sevgi eksikligini,.sevgi alamadığı bir ortamda nasıl tamamlamali, &uuml;z&uuml;nt&uuml;s&uuml;n&uuml; nasıl mutluluga &ccedil;evirmeli, parasizligini nasıl d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rmeli?</p>
<p>Sevgisiz kaldığın zamanlar kimse beni sevmiyor diyerek kendini odana kapatiginda sevgisizligin daha &ccedil;ok artmaya devam edecek, ben hastayim diyerek dunya ile ilişkini kestiginde hastalığın katlanarak artacak...</p>
<p>Bunu &ccedil;&ouml;zmenin ilk adımı, aradığın, sen de eksik olduğunu hissettin duyguların fazla olduğu ortamlara gitmek onların enerjisini hissetmek, birbirine değer veren, kıymet veren insanların arasına karışmak seni daha değerli hissettirecektir. Nerden bulacağım boyle bir ortam dersen bulamazsın, bulacağına inandigin zaman yollar seni istediğin durağa g&ouml;t&uuml;recektir, o insanları daha &ccedil;ok hayatına &ccedil;ekmeye baslayacaksin.</p>
<p>&Ouml;nce ihtiyacını bilmek, onun sen de eksik olduğunu veya bittiğini kabul etmek sonra onu nerede bulacağını d&uuml;ş&uuml;nmek ve oraya doğru ilerlemek seni aradığın,.ihtiyacın olan şeye ulaştıracaktır...</p>
<p>Bu d&uuml;nyada herkese yetecek kadar, sevgi, merhamet, zenginlik, sağlık, bolluk,bereket vardır. Onları yanlış yerde ararsak bulamayız ve hayat boyu yokluğunu &ccedil;ekmeye devam eder bundan şikayet eder dururuz.</p>
<p>Aradığınız şey bazen en yakinimizdadir yeter ki biz bulmak isteyelim.</p>
<p>B&ouml;yle bir bilgi ihtiyacıni hissedip, arayışa gectigin i&ccedil;in ve bu yazıyı sonuna kadar okuyup tamamladigin i&ccedil;in teşekk&uuml;rler g&uuml;zel insan...</p>
<p>Aradığın herşey zamanında en kolay adresi ile senin karşına &ccedil;ıksın, muhabbetle.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İnsaaan</title>
<link>https://edebiyatblog.com/insaaan</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/insaaan</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_628ef0875304d.jpg" length="40567" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 06 Aug 2022 13:05:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Tuba KAYA</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İNSAN...</p>
<p>D&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum o halde varım diyen Descartes, varlığıni akıl ile sınırlandirirken,</p>
<p>G&ouml;nl&uuml;n &ouml;yle nedenleri vardır ki, akıl onlara sır erdiremez diyen Pascal, insanin aklı aşan bir tarafıninda olduğuna işaret eder...</p>
<p>İnsan ne sadece akıldan ne maddeden oluşan bir yapısı vardır. 900 katlı insan kavramiyla &ccedil;ok net izah eden Mustafa Merter insanın &ccedil;ok y&ouml;nl&uuml; olduğunu bize hatırlatmaktadır...</p>
<p>Peki, insan bunun ne kadar farkında kendi insanligini ka&ccedil;ıncı kattan seyretmektedir.</p>
<p></p>
<p></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Değişim, kelimeler ile başlar.</title>
<link>https://edebiyatblog.com/degisim-kelimeler-ile-baslar</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/degisim-kelimeler-ile-baslar</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_62ec95444470a.jpg" length="62445" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 05 Aug 2022 06:58:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Tuba KAYA</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>D&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z kelimelerin resimleri bilin&ccedil;altına giden komutlardir. D&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z kelimelerin birer resmini cizsek, nasıl bir tablo ile karşılaşırız acaba. Bor&ccedil;larımdan kurtulmak istiyorum.&nbsp; Hasta olmak istemiyorum.&nbsp; T&uuml;m sorunlar beni bulur. Cok sansizim... Bor&ccedil;, hasta, sorun,şansızlık... Tablomuza yansıyan resimler, &ccedil;okta i&ccedil; a&ccedil;ıcı bir tablo olmadı sanırım ama amacım g&uuml;zel şeyler istemekti ne oldu şimdi? İstiyoruz istiyoruz olmuyor dediğimiz kısım tam da burası neyi nasıl istediğimizi bazen g&ouml;zden ka&ccedil;ırıyoruz. Peki nasıl bir isteme yapmalıyız? Kazancının artmasını istiyorum,&nbsp; Sağlığıma kavusuyorum,&nbsp; Kendimi şanslı g&ouml;r&uuml;yorum,&nbsp; T&uuml;m g&uuml;zellikleri kendime &ccedil;ekmeye niyet ediyorum, şimdi tablomuzda hangi resimler var. Kazan&ccedil;, sağlık, g&uuml;zellik, şans. Bu tablomuz daha g&uuml;zel oldu değil mi? Bilin&ccedil;altimizin işleyişi semboller &uuml;zerinden olduğu i&ccedil;in ona doğru sembolleri yuklersek, bize istediğimiz şeylerle buluşturabilir. Kelimelerini değiştir, hayatın değişir....</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Önce Sen</title>
<link>https://edebiyatblog.com/once-sen</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/once-sen</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62b45dfa11ad2.jpg" length="21243" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jun 2022 15:35:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Tuba KAYA</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>1-Hayatınızda ne olursa olsun, her zaman sizin yanınızda olacak kişi kimdir?&nbsp;<br />2-Acınızı d&uuml;nya &uuml;zerindeki herkesten daha iyi anlayabile&shy;cek, doğrulayabilecek ve empati kurabilecek kişi kim&shy;dir?&nbsp;<br />3-Sizin ne kadar acı &ccedil;ektiğinizi ger&ccedil;ekten bilebilecek tek kişi kimdir?&nbsp;<br />SİZSİNİZ!!!... Siz de sizi terk ederseniz bundan en &ccedil;ok acı &ccedil;ekecek olanda yine siz olursunuz. &Ouml;nce sen tut kendi elini, kimsenin tutmasını bekleme, &ouml;nce sen sev kendini kimsenin sevmesini bekleme... Senin varlığın bu d&uuml;nya i&ccedil;in bir nimet bunu en &ouml;nce sen farket...&nbsp;<br />Aldığın her nefes senin i&ccedil;in sana verilen bir nimet. Ş&uuml;k&uuml;r dolu bir nefes &ccedil;ek i&ccedil;ine ve kendini fark et. Ş&uuml;k&uuml;rler olsun</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mutluluk için</title>
<link>https://edebiyatblog.com/mutluluk-icin</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/mutluluk-icin</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_629af1dcc79db.jpg" length="30145" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 04 Jun 2022 08:48:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>Tuba KAYA</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>"Şu d&uuml;nyadaki en mutlu kişi mutluluk verendir<br />Şu d&uuml;nyadaki sevilen kişi sevmeyi bilendir<br />Şu d&uuml;nyadaki en g&uuml;&ccedil;l&uuml; kişi g&uuml;&ccedil;l&uuml;kten gelendir<br />Şu d&uuml;nyadaki en bilgin kişi kendini bilendir..."<br />Şenay Y&uuml;zbaşıoğlu<br />Yıllardır dinlerdim bu şarkıyı, ama bugun duydum s&ouml;zlerin ne anlatmak istediğini. Bazen bilemek yetmiyor anlamak i&ccedil;in.<br />Kişisel gelişim kitaplarının y&uuml;zlerce sayfada anlatmak istediğini, şarkı 4 satırda anlatmış.&nbsp;<br />&Ccedil;ağımızın hastalığı mutlu &nbsp;olamamaktadır. Yaptığımız işlerden zevk alamamak, herşeye sahip olsakta i&ccedil;imizdeki boşluğu dolduramamak. Sahi ne ile dolacak, nasıl mutlu olacağız diyenler i&ccedil;in bu d&ouml;rtl&uuml;ğ&uuml; tekrar okumalarını isteyebilirim. Vermeden, paylaşmadan ve kendini bilmeden mutluluk kapını &ccedil;almıyor, &ccedil;alar gibi yapıyor ama kalıp ka&ccedil;ıyor &ccedil;ocuk misali.<br />Eksik buraktığımız tarafımızı bize bug&uuml;n bu şarkı hatırlattı, bug&uuml;n ne alsam, ne yesem, ne giysemden &ouml;nce, kimleri mutlu edebilirim, kimin i&ccedil;in ne yapabilirim, ben ne yaparsam mutlu olacağımı bilirim. Gelin, biraz da bu soruların cevabını arayalım.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Labirent</title>
<link>https://edebiyatblog.com/labirent</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/labirent</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/08/image_750x500_611d30afd42e8.jpg" length="71817" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 May 2022 11:27:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>Tuba KAYA</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;Kim bilir ka&ccedil; kez ge&ccedil;tim aynı yerden, kim bilir ka&ccedil; kez d&ouml;nd&uuml;m o k&ouml;şeden, ilerlediğimi zannettiğim adımlarım, hep yerinde saymış aslında bunu, bilmen ka&ccedil;ıncı kez ge&ccedil;işimde farkettim. Nasıl mı? Bir &ouml;nceki ge&ccedil;işimde duygularımı dışarıya akıtan g&ouml;z yaşlarım ile sulamışım yolları her damla g&ouml;z yaşim iz yapmış yollarıma, g&ouml;z yaşım pusulam oldu bu yolculukta aynı yerden tekrar ge&ccedil;tiğimi g&ouml;steren pusulam, ge&ccedil;mişteki acılarım gelecekteki pusulam oldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img src="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x_6295d16313437.jpg" alt="" /></p>
<p>Ve mutlu son acıların altında ezilmek yerine acıların &uuml;st&uuml;nden ge&ccedil;meyi &ouml;ğrendim...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>... Nasıl?</title>
<link>https://edebiyatblog.com/nasil-2679</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/nasil-2679</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_628ef0875304d.jpg" length="40567" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 26 May 2022 06:14:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>Tuba KAYA</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ruhen sıkışmış hissettiğiniz anlar kendinizi değiştirmek, kendinizi keşfetmek i&ccedil;in birer fırsattır. Tek yapman gereken şikayeti bırakıp yapmak istediklerine odaklanman.</p>
<p>Olumsuz duyguların i&ccedil;erisinde evet birşeyler yapmak &ccedil;ok zor haklısın ama yapmadığın zaman daha zoru ile y&uuml;zleşmek zorunda kalacaksın.<br />Olumsuz d&uuml;ş&uuml;nceler bir bataklık gibidir. Kurtulmak i&ccedil;in &ccedil;ırpındık&ccedil;a daha &ccedil;ok batabilirsin.</p>
<p>Bataklık i&ccedil;inde; kendine odaklamak, zihnini susturmak, d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;n i&ccedil;in &ccedil;ırpınmak değil, kurtulmak i&ccedil;in &ccedil;alışmak seni o bataklıktan kurtarabilir.</p>
<p>&Ccedil;ırpınmak ve &ccedil;abalamanın farkı nedir?</p>
<p>&Ccedil;ırpınmak, hep kendinden başlayarak herşeyi su&ccedil;lamak, kızmak, şikayet etmek.</p>
<p>&Ccedil;abalamak ise kabule ge&ccedil;ip evet ben şu an buradayım peki ne yaparsam &ccedil;ıkabilirim diyerek hedeflerine odaklanmak.<br />Tercih senin! Hayat sana her zaman fırsatlar sunar. Değerlendirmek ise senin elinde.&nbsp;</p>
<p>Nedenlerin değil, nasılların peşinden git.</p>
<p>Zor zamanların i&ccedil;inde keşfedilmeyi bekleyen anları yakalayabilirsin.</p>
<p><img src="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x_628ef087632f0.jpg" alt="" /></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ben Nasıl Biriyim?</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ben-nasil-biriyim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ben-nasil-biriyim</guid>
<description><![CDATA[ Dünya nedir diye sorsam nasıl cevaplar gelir sizce, hatta aynı cevaplar gelir mi diye sorsam daha doğru olur... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/04/image_750x500_62616c78e80fa.jpg" length="25408" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 21 Apr 2022 17:39:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>Tuba KAYA</dc:creator>
<media:keywords>kişiselblog, insan</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br />D&uuml;nya nedir diye sorsam nasıl cevaplar gelir sizce, hatta aynı cevaplar gelir mi diye sorsam daha doğru olur. D&uuml;nyanın, onu g&ouml;ren g&ouml;ze g&ouml;re değişen tanımı vardır. Yani ne kadar insan varsa o kadar d&uuml;nya tanımı cıkar karşımıza.&nbsp;<br />Peki ne yapacağız d&uuml;nya sorusu cevapsız mı kalacak veya t&uuml;m cevapları doğru mu kabul edeceğiz?<br />Bunun cevabını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rken bir de şunu sormak isterim size;&nbsp;<br />İnsan nedir?<br />Bunun cevabı da belli aslında ne kadar insan varsa o kadar tanımı var.&nbsp;<br />Burada mesele insanda diyebilirmiyiz?<br />Baktığı herşeye kendi rengini katan insanoğlu ne anlatırsa anlatsın kendi penceresinden anlatacak o zaman mesele, d&uuml;nyanın nasıl bir yer olduğu değil, senin nasıl birisi olduğundur aslında, hani hep derler ya sen değiş d&uuml;nyan değişşin sen g&uuml;zel g&ouml;rmeye başlarsan t&uuml;m d&uuml;nya g&uuml;zelleşir, &ccedil;irkin g&ouml;rmeye başlarsan &ccedil;irkinleşir...<br />O zaman asıl soru ben nasıl biriyim?</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mevsimlerden İnsan</title>
<link>https://edebiyatblog.com/mevsimlerden-insan</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/mevsimlerden-insan</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_615f5261ca865.jpg" length="72570" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 07 Oct 2021 23:22:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>Tuba KAYA</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan olarak geldiğimiz şu d&uuml;nyada insan olarak gidebilmek değil midir, b&uuml;t&uuml;n &ccedil;aba... İnsanız işte bazen buz keser, bazen h&uuml;z&uuml;nlenir, g&ouml;z yaşı akıtırız. Bazen cıvıl cıvıl olur i&ccedil;imiz bazen tecr&uuml;beler meyvesi verir dallarımız, &nbsp; mevsim neyse insan da odur.</p>
<p>İnsanın ruh hali, duygu durumu bir mevsimsel d&ouml;nd&uuml; değil midir? Her daim bir&nbsp; akış halidir insan olma hali. Bir g&uuml;n i&ccedil;inde 4 mevsim yaşar gibi duygulara girer, bazen hi&ccedil; g&uuml;neşin sıcaklığını hissedemiyeceğini sanır buz kesen t&uuml;m hayatında, ama bakar ki kardelenler &ccedil;i&ccedil;ek a&ccedil;mış karlar i&ccedil;inde, her bir kardelen gelecek g&uuml;zel g&uuml;nleri fısıldar sana tam da umudunu buz haline getirmişken.</p>
<p>İşte mevsim misali yaşar insan g&uuml;nlerini yıllarını ve &ouml;mr&uuml;n&uuml;, baharda başlayan yolculuk hazanda son bulsa da...</p>
<p>Mevsimin her daim akışta olsun...</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sonsuz Mavilik</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sonsuz-mavilik</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sonsuz-mavilik</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/09/image_750x500_61460e8a776aa.jpg" length="32124" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 18 Sep 2021 19:28:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Tuba KAYA</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Issız bir okyunusta, sonsuz bir mavilikte kayboldum. Ne tarafa baksam sadece mavi g&ouml;zlerime inmiş bir perde misali. Sağım mavi solum mavi, i&ccedil;in dışım her yanım mavi, &ccedil;ıkmak istiyorum bu mavi d&uuml;nyadan, kaldırmak istiyorum g&ouml;z&uuml;mdeki perdeyi mavinin ardındaki rengi g&ouml;rmek dokunmak, hayatta farklı bir renkte varmış diyebilmek istiyorum, mavi umudun, huzurun rengi diyebilirsin ama tek renkte kalmak tek umudun olmasın seni g&uuml;n gelir daraltır &ouml;yle bir hale gelirsin ki sonsuzluk i&ccedil;in de sıkışmış hissedersin kendini, senden başka kimse duymaz sesini sen bile kendi sesini duyamaz hale gelirsin, dilinden&nbsp; kelimeler değilde, g&ouml;z&uuml;nden anca damlalar akınca anlarsın yanlız olduğunu, ağlarsın ağlarsın ve anlarsın ki o mavi okyanus senin g&ouml;zyaşlarınmış artık yeter dediğin mavilik senden akan acının rengiymiş...</p>
<p>Dur artık g&ouml;zyaşlarım dur ki bu okyanus kurusun sen de karaya &ccedil;ık, yanlızlığın sesi dost seslerine buraksın mavilik yerine g&ouml;kkuşakları sarsın heryanını...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sen ve Kendin</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sen-ve-kendin</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sen-ve-kendin</guid>
<description><![CDATA[ Karar kendinin senli bir hayat mı, kendinin olan bir hayat mı daha yaşanılası ? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/09/image_750x500_61392c41e44c4.jpg" length="41029" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 09 Sep 2021 00:34:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>Tuba KAYA</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>G&uuml;n gelir tek tek gidince sevdiklerin yanından, sen kendinle baş başa kalırsın!&nbsp;<br />Sen &nbsp;ve kendin ne kadar tanıyor birbirini o an belki daha iyi anlarsın,<br />Bizim sen tarafımız, daha &ccedil;ok &ccedil;evrenin bize verdikleri ile oluşturduğumuz yanımızken, kendimiz ise asıl olan ben i taşıyan yanımızdır.<br />Şimdiye kadar s&uuml;rekli &ccedil;evreye g&ouml;re yaşadıysan &nbsp;sen sadece sen de kaldıysan, i&ccedil;indeki asıl kendini ortaya &ccedil;ıkaramazsın, hayatı hep birilerinin s&ouml;z&uuml; ile y&ouml;netmeye devam edersin,<br />Ama kendin &ouml;n planda olduysa, bu hayatta sadece kendini takarsın kendine, kimsenin y&uuml;k&uuml;n&uuml; taşımazsın, birileri şunu dedi bunu dedi ile zaman harcamaz, kendine verdiğin değeri artırırsın.<br />Karar kendinin senli bir hayat mı, kendinin olan bir hayat mı daha yaşanılası?</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İnsan olmalı</title>
<link>https://edebiyatblog.com/insan-olmali</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/insan-olmali</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/09/image_750x500_612feb3b27d7f.jpg" length="72880" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 02 Sep 2021 16:28:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>Tuba KAYA</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br />İnsan y&uuml;r&uuml;yen bir kainat. Kainatsa okunması gereken bir kitaptır, insan &ouml;nce kendini okumalı, okuduk&ccedil;a genişleyen, genişledik&ccedil;e derinleşen bir yolculuğa &ccedil;ıkmalı, bu yolculukta &ouml;ğrendiği her bilgiyi &nbsp;kendi i&ccedil;in almalı.</p>
<p>Bu okumalarla insan olabilmenin emek ve &ccedil;aba gerektirdiğini fark etmeli, fark etmeli ki sadece insandan doğmanın insan olmak i&ccedil;in yeterli olmadığını anlamalı, tek hayat sahibi kendisiymiş gibi yaşamamalı, kalbinde merhamet taşımalı, bir ağacın, bir taşın insan i&ccedil;in yaratıldığını hatırlamalı. İşte t&uuml;m bunu ancak kendini okuyarak anlamalı.</p>
<p>İnsan olarak doğduğumuz d&uuml;nyadan insan olarak ayrılmalı...</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hayatı Her An Yaşa</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hayati-her-an-yasa</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hayati-her-an-yasa</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/08/image_750x500_612b20b800e4d.jpg" length="42195" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 29 Aug 2021 08:53:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Tuba KAYA</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p>Bug&uuml;n yapabileceğinin en iyisini yap, işe giderken tatili umut edererek, maaş g&uuml;n&uuml;n&uuml;n gelmesini beklemek i&ccedil;in değil, bug&uuml;n en iyi performansını ortaya &ccedil;ıkarmak i&ccedil;in git,<br />Sınava gireceksen kazanıp kazanamama i&ccedil;in değil bug&uuml;n elinden gelenin iyisini yapmak i&ccedil;in &ccedil;alış.<br />Kitabını okurken bitirmek i&ccedil;in değil her kelimenin sen de buraktığı hazzı hissederek oku.<br />Yemeğini yerken kilo olacağım veya vereceğim kaygısı ile değil, ağzındaki lezzeti hissetmek i&ccedil;in kokusunu tadını en iyi şekilde almak i&ccedil;in at o lokmaları ağzına.<br />Spor yaparken sadece zayıflamak i&ccedil;in yorma kendini, t&uuml;m kaslarının &ccedil;alıştığını, g&uuml;&ccedil;lendiğini en iyi şekilde v&uuml;cudunu harekete ge&ccedil;irdiğini hisset,<br />Duşa girdiğinde hemen &ccedil;ıkma telaşı ile kaygını y&uuml;kseltme, suyu t&uuml;m bedeninde ki huzurunu hisset, aynı s&uuml;rede &ccedil;ık ama dinlenmiş olarak &ccedil;ık,<br />Yolculuk yaparken sadece gideğin yerin gelmesini bekleme, her ge&ccedil;tiğin metrekarenin g&uuml;zelliğini her yer senin varmak istediğin yer gibi olduğunu hisset, birileri senin ge&ccedil;ip gitsin dediğin yerleri belki yıllardır &ouml;zlemini yaşıyor,<br />Her ne yaparsan yap, ne yaptığının farkında olarak en iyisini yapmaya &ccedil;alışarak yap, &ouml;d&uuml;le ulaşmak veya cezadan ka&ccedil;mak i&ccedil;in değil, birileri beğensin veya kırılmasın diye değil, sadece kendin i&ccedil;in kendi sahip olduğun yeteneklerin, hislerin, becerilerin en iyisini yapmaya başla işte o zaman hayatı her anını yaşadığını hissedersin....<br />Hayatı hayatta kalma savaşı olarak değil her doğan g&uuml;n&uuml;n senin i&ccedil;in en iyisini yapma fırsatının verildiği g&uuml;n olarak g&ouml;rmeye başla hayat o zaman yaşanmış olur.<br />Hayatını takvim yaprakları gibi değil, seni sen yapan hatıralarının yazıldığı anı defterleri gibi yaşa...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Senin Manzaran</title>
<link>https://edebiyatblog.com/senin-manzaran</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/senin-manzaran</guid>
<description><![CDATA[ Baktığın manzara ise gördüğün  sensin. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/08/image_750x500_612a6dbf7243f.jpg" length="62751" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 28 Aug 2021 20:15:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>Tuba KAYA</dc:creator>
<media:keywords>hayat, manzara, dünya, güneş, duygu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br />Hayat, her g&uuml;n izlediğin manzaradır. Kimi zaman puslu, kimi zaman g&uuml;neşli g&uuml;nleri izliyorsun; peki değişen manzara mı yoksa o manzaraya verdiğin mana mı? İ&ccedil;in cıvıl cıvılken nasıl g&ouml;r&uuml;n&uuml;r o manzara, i&ccedil;indeki t&uuml;m umutlar s&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;nde nasıl bir manzara oluverir? Sen d&uuml;nyaya nasıl bakıyorsan d&uuml;nya da sana o y&uuml;z&uuml;n&uuml; g&ouml;steriyor sanki. D&uuml;n endişeli gelirken ağa&ccedil;lar, bug&uuml;n umut sa&ccedil;ıyor etrafa. Değişen ne oldu ki yirmi d&ouml;rt saatte? ağa&ccedil; mı, dağ mı, taş mı, yoksa &nbsp;g&ouml;nl&uuml;ndeki sevin&ccedil; mi, keder mi, tasa mı?<br />Evet, baktığın manzara ise g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n sensin, sen nasılsan o var senin manzaranda. Sen kendini değiştirirsen manzara da değişiyor. Var mısın bunu denemeye? G&uuml;zel duygularla, umutla, sevin&ccedil;le a&ccedil;ar mısın o pencereni? Şimdiye kadar şikayet ettiğin o yaşlı ağa&ccedil; bile g&uuml;lmeye başlayacak sana.&nbsp;<br />Umudun neyse manzaran da o olsun.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hayatının Resmi</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hayatinin-resmi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hayatinin-resmi</guid>
<description><![CDATA[ Öyle bir sınavdasın ki bir ses geliyor derinlerden, &quot;ne çizersen onu yaşayacaksın!&quot; ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/08/image_750x500_6123ca50e0ba3.jpg" length="58772" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 23 Aug 2021 08:21:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>Tuba KAYA</dc:creator>
<media:keywords>hayat, resim, tuval, palet, boya</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/08/image_750x_61232c0ca3de6.jpg" alt="" /></p>
<p><br />Konu: Hayat<br />S&uuml;re: Nefes sayın<br />Malzemeler: Tuval, palet, kalem, fır&ccedil;a</p>
<p><br />&Ouml;yle bir sınavdasın ki bir ses geliyor derinlerden, "ne &ccedil;izersen onu yaşayacaksın!" D&uuml;ş&uuml;n, hayat b&uuml;y&uuml;k bir tuval, sen de g&uuml;zel bir kalemsin şu d&uuml;nyada ve tuvalinde ne varsa sen de onu yaşayacaksın ne eksik, ne fazla. Nasıl olurdu sence &ccedil;izeceğin resim? Kimler olurdu? Sen nasıl biri olurdun? Ne kadarlık bir &ouml;m&uuml;r verirdin kendine? Nasıl bir doğum ve &ouml;l&uuml;m olurdu senin resminde? Hayallerin mi olurdu tuvalinde, korkuların mı? Başkalarında g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n hayaller mi s&uuml;slerdi resmini yoksa sadece kendi hayallerin mi d&uuml;şerdi tuvaline? Başkalarını mutlu etmek i&ccedil;in mi yapardın resmini yoksa kendi mutluluğunla mı renklenirdi &ccedil;izimin? Resim sona yaklaşırken ve geride bir &ouml;m&uuml;r bırakırken, yine derinden &nbsp;bir ses; "son otuz nefes!" Neleri sığdırırdın? Kimler olurdu yanında bu s&uuml;rede? En son tuvale bakıp ne s&ouml;ylerdin? Bir &ouml;m&uuml;r g&ouml;zlerinin &ouml;n&uuml;nde... Senden kalan bu hayata, sadece bir tuval t&uuml;m yaşanmışlığı ile...</p>
<p><br />&nbsp;</p>
<p>​</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Keşif Yolculuğu</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kesif-yolculugu</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kesif-yolculugu</guid>
<description><![CDATA[ Hayatımızda bir şeyler değiştirmek için mucizeler bekleriz ama bilemeyiz ki mucize biziz. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/08/image_750x500_612119e5d2df3.jpg" length="56327" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 21 Aug 2021 18:21:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Tuba KAYA</dc:creator>
<media:keywords>Keşif, yolculuk, iç ses, kalp</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Keşif Yolculuğu</p>
<p>Hayatımızda bir şeyler değiştirmek i&ccedil;in mucizeler bekleriz ama bilemeyiz ki mucize biziz.</p>
<p><img src="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/08/image_750x_611d30b036a85.jpg" alt="" /></p>
<p><br />Hayatta bir şeyler değişsin istiyorsan &ouml;nce kendini keşfetmelisin. Bu keşif şimdiye kadar yaptıklarından farklı olmalı ki daha &ouml;nce kendinde bulamadığın değerlerini bu kez bulabilesin.&nbsp;</p>
<p>Kendini başkalarının g&ouml;z&uuml;nden değerlendirmeyi burakırsan,<br />Bug&uuml;ne kadar ben boyle biriyim dediklerin var ya, işte onları kim soyledi sana da koşulsuz kabul ettin ve kendini oyle tanımlamaya başladın. Bu tanımlamaları kim s&ouml;yledi sana? Bunları fark et ve seni rahatsız eden t&uuml;m tanımlamaları hayatından &ccedil;ıkart. Bu adımı attıktan sonra kendine hi&ccedil; olmadığı kadar g&uuml;venir ve en k&uuml;&ccedil;&uuml;k hatanda kendini eleştirmezsen, kendini koşulsuz kabul edip kimsenin sana g&ouml;rtermediği değeri verirsen, kendinle barışır ve kendini sevmeye başlarsan, kimse kırılmasın diye evet demekten vazge&ccedil;ersen asıl i&ccedil;indeki seni keşfedebilirsin.</p>
<p>Şimdi bu satırları okurken sağ elini kalbinin &uuml;st&uuml;ne koymanı istesem, evet şimdi ertelemeden bu kez kendini kendin i&ccedil;in ilk sıraya koyup t&uuml;m yapacağın işlere ara vererek sağ elini kalbinin &uuml;st&uuml;ne bırakır mısın? Ben de şimdi bu satırları elim kalbimde yazıyorum. Kalbinin atışını hissettin mi? "En son ne zaman kalbinin sesini dinlemiştin?" d&uuml;ş&uuml;ncesi ile zihinini meşgul etsen de sen yine kalbini dinlemeye devam et. Devam et ki seni d&uuml;nyaya geldiğin ilk g&uuml;nden bu ana kadar hi&ccedil;bir zaman yanlız bırakmadı, sana rağmen senin i&ccedil;in atmaya devam etti, sen bile kendin i&ccedil;in yaşamayı unuttuğun bu hayatta kalbin sadece senin i&ccedil;in atmaya devam etti. Ne s&ouml;ylemek istersen, i&ccedil;inden gelen ne varsa şimdi satırlara ara ver ve d&ouml;k i&ccedil;ini senin i&ccedil;in atan kalbine. Şimdiye kadar hep başkalarının acısı i&ccedil;in canı yanan kalbin bu kez seni dinlemek istiyor.&nbsp;</p>
<p>B&ouml;yle bir keşif yolculuğuna &ccedil;ıkıp bu yolu başarı ile tamamladığın i&ccedil;in sana minnettarım g&uuml;zel dost. Sen bir mucizesin, mucize olmaya devam et.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SATIR ARASI</title>
<link>https://edebiyatblog.com/satir-arasi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/satir-arasi</guid>
<description><![CDATA[ Ne hayatlar kaleme alındı, ne acılar aktı gönül kaleminden bembeyaz sayfalara &#039; ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/08/image_750x500_61166499b3b09.jpg" length="59831" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 14 Aug 2021 23:10:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>Tuba KAYA</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>Ne hayatlar kaleme alındı, ne acılar aktı g&ouml;n&uuml;l kaleminden bembeyaz sayfalara... </em></p>
<p><em>Peki ya yazılamayanlar, dile gelemeyen, g&ouml;n&uuml;lden &ccedil;ıkamayanlar nicedir onların hali, sanır mısın insan t&uuml;m yaşadıklarını bir kalemde akıtır i&ccedil;inden sayfalara, sanır mısın ki bir kalemde dile getiremeyenler bile yazılır ?</em></p>
<p><em>Peki nerededir, bu dile gelmeyen, gelemeyen yazılar, nerededir hi&ccedil; d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;n m&uuml;? </em></p>
<p><em>Her kitabın her c&uuml;mlenin her kelimenin satır arasındadır desem ne dersin? O satırda okudukların, satır arasındaki okuyamadıklarının sadece bir yansımasıdır desem. İnsan kendini ifade edecek kadar i&ccedil;inde ki acıları bitirmiş olsaydı, sence onca satır &ccedil;ıkar mıydı g&ouml;n&uuml;l kaleminden ?</em></p>
<p></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mucize İstiyorum</title>
<link>https://edebiyatblog.com/mucize-istiyorum-397</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/mucize-istiyorum-397</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/09/image_750x500_61425ca263a5e.jpg" length="31967" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Aug 2021 13:44:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>Tuba KAYA</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Hayatında mucizeler yaşamak ister misin? Kim istemez ki dediğini duyar gibiyim, evet kim istemez ki, sen, ben hepimiz isteriz haklısın. Peki şimdiye kadar sahip olmadığı, şahit olmadığı bir şeyi isteye bilir mi insan?G&ouml;rmediği, tatmadığı bir şeyi nasıl bilir insan zihni? O zaman şunu diyebilir miyiz; biz ne istiyorsak onu hayatımızın bir yerinde yaşamışız, onun tadını almışız, nasıl bir şey istediğimizi biliyoruz. Peki şimdi bir soru daha, daha &ouml;nce sahip oldun ama şimdi yanında olmayan bu isteğe nasıl tekrar sahip olabilirsin? Evet, cevaplar geldi mi aklına yoksa biraz karıştı mı zihnin? Peki sana yardımcı olamamı ister misin, sen kimin yanında kalmayı daha cok istersin? Onun yanından hi&ccedil; ayrılmak istemezsin, gelmiştir birka&ccedil; kişi aklına peki neden, hi&ccedil; sordun mu bunu kendine, neyi iyi geliyor o insanın sana? Seni anlaması, koşulsuz sevmesi, sana değer vermesi, seni değerli hissettirmesi.&nbsp; Daha bir &ccedil;ok madde sıralaya bilirsin değil mi?</p>
<p><br />Şimdi buraya kadar ki olan kısımları &nbsp;birleştirelim, istediğimiz neydi hayattan mucize değil mi , insan daha &ouml;nce sahip olmadığı bir şeyi isteyemiyeceğini de biliyoruz, o zaman daha &ouml;nce bizimle olan bir şey bizim yanımızdan ayrılmaması i&ccedil;in &ouml;nce onu fark etmeliyiz, ona teşekk&uuml;r etmeli, hayatıma kattığı faydayı anlamalı, ona değer vermeliyiz, eğer biz daha &ouml;nceki yaşadığımız mucizeleri g&ouml;rmez farketmez değer vermez, teşekk&uuml;r etmezsek bizim yanımızda olmasını da bekleyemeyiz, değil mi?</p>
<p><br />Birşeyler &nbsp;farkettik mi? Bunu hayatında sahip olmak istediğin ne varsa onun i&ccedil;in de d&uuml;ş&uuml;nmeni istiyorum, sağlık, varlık, aşk, ne ise senin istediğin, &ouml;nce sahip olduğun i&ccedil;in teşekk&uuml;r et, sonra hayatına gelmesini bekle ve ona değerli olduğunu senin i&ccedil;in her zaman en &ouml;nemli şey olduğunu hissettirmeli ki bir daha onu aramak zorunda kalmayasın,&nbsp;</p>
<p><br />Sağlıcakla kal g&uuml;zel dost ...</p>
<p><br />Tuba KAYA</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>