<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; YağmurunKızı8</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/YağmurunKızı8</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; YağmurunKızı8</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Senin İçinde Bir Sen</title>
<link>https://edebiyatblog.com/senin-icinde-bir-sen</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/senin-icinde-bir-sen</guid>
<description><![CDATA[ Zamanın içinde bir zaman karışmış, bundandır kuralsızlığı. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202210/image_750x500_6341b65be425b.jpg" length="62271" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 12 Oct 2022 21:10:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Zaman Sen Kuralsız Yol</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Bir kitap da ş&ouml;yle bir c&uuml;mle okudum "Sahi hep mi b&ouml;yle? D&uuml;nya &uuml;zerinde bir yansımamız var mı mutlaka? Aynı olmasa aynı gibi. Işık olmasa parıltı gibi. G&ouml;r&uuml;nt&uuml; olmasa da &ouml;zenle &ccedil;izilmiş gibi."&nbsp;</strong></em></p>
<p><em><strong>D&uuml;ş&uuml;n&uuml;n bir zaman olsaydı ve i&ccedil;inde size ait bir yol. Bu yolda devam eden bir başkası ve başkasını takip eden siz, sizi takip eden başkası. Uyanıyorsunuz telaş i&ccedil;inde ve uyanıyor yine telaş i&ccedil;inde. Siz işe ge&ccedil; kalmanın telaşında yuvarlanırken, başkası ge&ccedil; kalmanın acı tadında kavruluyor. Siz korkuyorsunuz işinizi iyi yapamam diye, başkası o işin i&ccedil;indeki karanlıktan korkuyor. Y&uuml;r&uuml;yorsunuz o taşlı yolda ve takılıyorsunuz, başkası y&uuml;r&uuml;yor ancak takıldığı şey taşlarla bezenmiş gizi. D&uuml;şmekten son anda kurtuluyorsunuz ve yine başınız dik, başkası kalkıyor gizin bıraktığı perişanlığı alarak. Ve her adımınız onun adımı ya da her adımı ile siz adım atıyorsunuz. Yol aynı, son aynı, zaman aynı, adımlar birbirinin &uuml;st&uuml;n&uuml; tamamlarken, siz bilmiyorsunuz. Kayboluyorsunuz zamanın gizin de ve sona geldiğiniz de yol arkadaşınızı g&ouml;rmeyi bırak varlığını bencilliğiniz ile &ouml;rt&uuml;yorsunuz. Halbuki o vardı d&uuml;şt&uuml;n&uuml;z de, ağlarken o da ağlıyordu. G&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z de onun da kahkahasını duydunuz. Yaranız aynıydı aynı anda acı bedeninize girdi. Siz aynısınız zamanın farklı gizin de sıkışmış olan.&nbsp;</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Oradayım, Yanında</title>
<link>https://edebiyatblog.com/oradayim-yaninda</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/oradayim-yaninda</guid>
<description><![CDATA[ Bir bulut olsaydım, insanlığın insanlığa yaptığı zulme ağlardım. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202209/image_750x500_632e1cf9f00ed.jpg" length="85711" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 24 Sep 2022 16:09:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Oradayım, Yanında</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp;&nbsp;</strong></em><b><i> Oradayım, yalnızlığın dibinde ama herkesin i&ccedil;indeyim. G&ouml;zlerinin &ouml;n&uuml;nde ama elinin dokunamadığı o yerdeyim. G&ouml;r&uuml;yor musun beni? Ben g&ouml;r&uuml;yorum herkesi. Bencilliklerin i&ccedil;inde iyiliği oynayan o insanları &ccedil;ok g&uuml;zel g&ouml;r&uuml;yorum. Hani 'Neden ben gideyim?'&nbsp; deyip hep karşı taraftan bir adım bekleyen o insanları g&ouml;r&uuml;yorum. Hep beklenti i&ccedil;inde kavrulurken hep bir iyi rol&uuml; i&ccedil;indeler. Peki neden ilk adımı onlar atmıyorlar ki? Ya herkes onlar gibi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsa? Ya onlar da senden mesaj bekliyorsa?&nbsp; Yarının planını yaparken &ouml;lme ihtimalini unutan sizlere sesleniyorum i&ccedil;inizden. "Durmayın ve beklemeyin hep bir adımın &ouml;tesine gidin gerisine değil"&nbsp; &nbsp;Ve duyuyorum kendi &ccedil;ığlıkları i&ccedil;inde dilsiz olan onca insanı, onlar &ouml;zg&uuml;rl&uuml;klerin de bir hapse mahkum olanlar.&nbsp; Şimdi vicdanları sağırlaşan onca insana nasıl duyaracaklar kalplerinde sesleri? Merhametlileri k&ouml;rleşmiş bu insanlara nasıl anlatılır ki adalet?&nbsp; &Ouml;nce ellerinden tutuyorum d&uuml;şen dizleri kanayan &ccedil;ocukların, &ouml;perek iyileştiriyorum yaralarını. Kahkaha atıyorum &ouml;zg&uuml;rce ve yerde ki &ouml;rt&uuml;y&uuml; başıma bağlayarak bu kez sesleniyorum t&uuml;m İslam karşıtına. Allahın ayeti ile sesleniyorum onlara. "Ey inananlar! Sabredin, d&uuml;şmanlarınızdan daha sabırlı olun, cihada hazır olun. Allah'a karşı gelmekten sakının ki başarıya erişebilirsiniz."&nbsp;</i></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yok Oluş</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yok-olus</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yok-olus</guid>
<description><![CDATA[ Sen, güneşin aldatıcı ışıklarındaydın ve ben buna aldandım. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x500_62dc8062298e0.jpg" length="39358" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 19 Sep 2022 23:02:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Yok Oluş, Aldanış</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp;</strong></em><b><i>&nbsp; Bug&uuml;n ş&ouml;yle bir c&uuml;mle okudum, "Raslantı en eski ilahi g&uuml;&ccedil;t&uuml;r".&nbsp; Ben sana rastlamayı mucizem kabul etmişken şimdiler de hi&ccedil;liği bile temsil etmeyen biri halindesin. Bunun i&ccedil;in &uuml;zg&uuml;n&uuml;m, evet seni bir hi&ccedil; yerine bile koyamadığım i&ccedil;in &uuml;z&uuml;l&uuml;yorum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ben verdiğim değerin &ccedil;&ouml;p olmasını istemem, her ne olursa olsun. G&uuml;zeldi, g&uuml;zeldin. Yalan değil yine olsa yine o sokaktan ge&ccedil;erim ben. Sana rastlamak, kendimi unutturan sonra da en acı şekilde hatırlamamı sağlayan şeydi.&nbsp; G&uuml;lmeden ağlanmazmış ya hani bende g&uuml;neşli g&uuml;nlerimi seninle yaşayarak ge&ccedil;irdim. Sonra yaprak h&uuml;zn&uuml;ne yenildi intihar etti ya da bu bir cinayetti de biz t&uuml;m su&ccedil;u yaprağın d&uuml;şmesine bağlamıştık, bilemiyorum. Ama artık en g&uuml;zel sonbahar da yaşıyorum en g&uuml;zel kışın g&uuml;l&uuml;ms&uuml;yorum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; seni ben g&uuml;neşin aldıtıcı ışığında bulmuşken kendimi karın soğuk ama ger&ccedil;ek&ccedil;i ellerinde buldum...&nbsp;</i></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Anlatabilir miyim sana, seni</title>
<link>https://edebiyatblog.com/anlatabilir-miyim-sana-seni</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/anlatabilir-miyim-sana-seni</guid>
<description><![CDATA[ Karşına biri çıksın istiyorum,  senin yeni sen olabilmeni sağlayacak biri. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_6309330854dcc.jpg" length="21590" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 26 Aug 2022 23:55:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>&nbsp;&nbsp;Nasıl anlatabilirim sana,&nbsp; anlatmayı?&nbsp; Anlamayı nasıl &ouml;ğretebilirim?&nbsp; Affetmeyi nasıl sevdirebilirim?&nbsp; Bilmiyorum. Merak ediyorum,&nbsp; yine ve yeniden.&nbsp; Bir &ccedil;ok şeyi sende ki &ccedil;ok şeyi. Yanlış mı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum?&nbsp; Seni merak etmek yanlış mı?&nbsp; Doğrusunu &ouml;ğretebilir misin?&nbsp; Ben bug&uuml;nlerde şunu sorguluyorum,&nbsp; sana verdiğim değer sana y&uuml;k m&uuml;?&nbsp; Bundan mı bu tavırların?&nbsp; Ahh!&nbsp; Ne &ccedil;ok sorularım var yine,&nbsp; sorgulanması ve yargılanması gereken bir &ccedil;ok soru?&nbsp; &nbsp;Cevapları bulabilir miyim bilmiyorum ama karşına birinin &ccedil;ıkmasını &ccedil;ok istiyorum.&nbsp; &Ouml;yle biri &ccedil;ıksın ki karşına,&nbsp; sen inan bu insanlıktan nasibini almamış canlılar arasında ger&ccedil;ekten 'insan'&nbsp; olanların varlığına.&nbsp; Affet istiyorum,&nbsp; i&ccedil;indeki yaraların sebeplerini affet.&nbsp; Affet,&nbsp; sana g&ouml;zyaşı d&ouml;kt&uuml;renleri. Sonra g&uuml;ven,&nbsp; sıradan bir g&uuml;ven olmasın bu,&nbsp; sırtını ona yaslan ve sırtının yerle buluşursa bir g&uuml;n de ki 'o sırtını &ccedil;ekmişse benden yerin &ccedil;i&ccedil;eği vardır'&nbsp; de,&nbsp; bunu diyebil.&nbsp; Değer ver,&nbsp; d&uuml;ş&uuml;ncelerine bile değer ver.&nbsp; &Ouml;yle bir değer olsun ki bu d&uuml;ş&uuml;ncelerin bir s&uuml;re sonra acısını senden alsın.. Ve son adım sev.&nbsp; Sevgin onu sevmeyi sevsin ve sen,&nbsp; onu severken sevmeyi sev...</i></b></p>
<p><b><i>&nbsp; &nbsp; Karşına biri &ccedil;ıksın istiyorum,&nbsp; senin yeni sen olabilmeni sağlayacak biri.&nbsp;&nbsp;</i></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ben Güz&amp;apos;üm</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ben-guzum</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ben-guzum</guid>
<description><![CDATA[ Hüznümün yaprakları düşüyor gönlünün yerlerine. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_630622633fc51.jpg" length="55380" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Aug 2022 16:08:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp;</strong></em><b><i>Gelme g&uuml;z&rsquo;&uuml;m !</i></b></p>
<p><b><i>Yapraklarım hen&uuml;z yeni yeşermişti,</i></b></p>
<p><b><i>Dallarım daha d&uuml;n semaya ermişti,</i></b></p>
<p><b><i>Az &ouml;nce bir &ccedil;ift g&uuml;vercin</i></b></p>
<p><b><i>Bağrımda dinlenmişti&nbsp;</i></b></p>
<p><b><i>Gelme g&uuml;z&rsquo;&uuml;m !</i></b></p>
<p><b><i>Kuzey r&uuml;zgarını getirme yazlarıma&hellip;</i></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İyi Ki Doğdun</title>
<link>https://edebiyatblog.com/iyi-ki-dogdun</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/iyi-ki-dogdun</guid>
<description><![CDATA[ Bugün, günlerden sensizlik içinde sen. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/04/image_750x500_6269618d79289.jpg" length="29985" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 20 Aug 2022 10:05:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp;</strong></em><b><i> Aynı sıralarda oturduğumuz yıllar g&ouml;z&uuml;m&uuml;n &ouml;n&uuml;nden ge&ccedil;iyor şimdi,&nbsp; hani sen&nbsp; ders kitabını getirmemiş ve benim kitabıma bakarak dersi dinliyordun ya ama ama&ccedil; dersi dinlemekten &ccedil;ok&nbsp; kitabın &uuml;st&uuml;ne yazı yazıp benimle uğraşmaktı. &Ouml;zledim o g&uuml;nleri,&nbsp; beden derslerinde bana basketbol oynamayı &ouml;ğretirdin biraz kızgın &ccedil;ok&ccedil;a azim ile. Ama bilirsin ben hemen &ouml;ğrenen birisi değilim ve hi&ccedil; olmadım.&nbsp; Beceriksiz demiştin hatta bu y&uuml;zden ama yaptığım kurabiyeleri hepsini sen yerdin. Hatta &ccedil;ok iyi hatırlıyorum kurabiye kabını yere atıp kırmıştın bir keresinde sebebi ise&nbsp; kurabiyelerin bitmesi ve senin bir tane bile yememen olmuştur.&nbsp; O hallerimi hatırladık&ccedil;a daha &ccedil;ok gelir oldum okulumuza,&nbsp; bizi biz yapan tek yere.&nbsp; Koridorlardan ge&ccedil;erken beni nasıl koruduğun geliyor aklıma.&nbsp; Merdivenleri &ccedil;ıkarken de ceza aldığımız o anlar.&nbsp; Hepsini tekrar tekrar yaşamak istiyorum.&nbsp; Bozuk bir plak gibi baştan sona oynayalım seninle bu koridorlarda hi&ccedil; bıkmadan ve t&uuml;kenmeden... zaman t&uuml;ketti,&nbsp; bıktırdı ve bug&uuml;n senin 20. yaş g&uuml;n&uuml;n benim senden uzak oluşumun 6. senesi.&nbsp; Dile mi kolay yoksa y&uuml;rek mi alışkın bu &ouml;zlemlere?&nbsp; &Ccedil;&ouml;zemiyorum.&nbsp; Ama bilmeni istediğim bir şey;&nbsp; "Her yazgı birer imtihan ve imtihan dolu bu yaşam da yaşınla yaşadıkların aynı olmuyor ve sen yaşadıklarınla yaşını aynı tutmaya &ccedil;alış,&nbsp; hayata inat."&nbsp; Doğum g&uuml;n&uuml;n kutlu olsun,&nbsp; iyi ki doğdun. ????????</i></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Seni Sana Anlatsam</title>
<link>https://edebiyatblog.com/seni-sana-anlatsam</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/seni-sana-anlatsam</guid>
<description><![CDATA[ Seni sana yazıyorum, her uzvum ve her zerrem ile... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_62ed93b97ec3d.jpg" length="41905" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 06 Aug 2022 01:05:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; &nbsp;Bakıyorum da etrafıma her yer anılarla dolu, anılarımızla. Sanki duvarlar, duvar değilde birer kapı ve elinle dokunduğunda o anın i&ccedil;indesin. Dokunuyorum şimdi karşımdaki bir duvara, seninle ilk tanışmamız geliyor aklıma, biraz soğuk &ccedil;ok&ccedil;a mesafeli ama sıcak. Değişikti hala da değişik aramızdaki ilişki. Senin bana siz diyerek hitap edişine h&acirc;l&acirc; g&uuml;l&uuml;yorum. Ama konuştuk&ccedil;a tanıdık bir birimizi, tanıdık&ccedil;a daha &ccedil;ok konuştuk ve şimdi ikinci yılın bitişi oluyor. Elimi &ccedil;ektim ve arkamda ki duvara dokundum ve bu defa kahkaha attım. İlk buluşmamız, Balat'ı merak ediyordun ve oraya gitmiştik ama &ouml;nce kaybolup sonra k&ouml;pekler tarafından kovalanmıştık. G&uuml;zeldi, seninle ge&ccedil;en her saniyem g&uuml;zeldi. Ve sana bunları yazıyor olmam daha g&uuml;zel. Sana anlatacağım &ccedil;ok şey birikti aslında bu mektubumda da sana kendimi yazacaktım ama g&ouml;r&uuml;yorsun bak yine sana seni anlattım. Farkında değilim, neyse sen şimdi duygulanıp biraz yağmur yağdırırsın, yağmasın bulutların ya da sadece benim yanımda yağsın da &ouml;pebileyim yağmur tanelerini. G&uuml;l&uuml;mserken yalnız olduğuna da dikkat et kimse g&ouml;rmesin dudak kıvrımını. Ve son olarak bitki &ccedil;aylarını unutma.</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Gecen g&uuml;zel olsun, yıldızların altında...&nbsp;</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Adımlarımızın Çarkı</title>
<link>https://edebiyatblog.com/adimlarimizin-carki</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/adimlarimizin-carki</guid>
<description><![CDATA[ Bazı anlamlar, hislerini tüketir. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x500_62e5c2d912345.jpg" length="7660" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 31 Jul 2022 02:48:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; Adımlarımız adımlarımıza denk d&uuml;ş&uuml;yor aslında, hepimiz aynı &ccedil;arkın &uuml;st&uuml;nde y&uuml;r&uuml;yoruz ve karşılaşıyoruz habersiz. Bazen bir k&ouml;şeyi d&ouml;nerken bazen ise karşıdan karşıya ge&ccedil;erken, hatta g&ouml;zlerimiz bile bir birine değiyor ama biz anlamıyoruz. Anlam y&uuml;klemiyoruz &ccedil;oğu şeye belki de anlam y&uuml;klemekti yaptığımız hata, belki herşeyi anlamlaştırırken kaybettik hislerimizi. Farkında olamıyoruz bunun, hoş farkında olsak değişecek mi? Değiştirebilir miyiz &ccedil;arkın yerlerini? Senin yolun ben olsam, adımlarını benim i&ccedil;in atsan fark etmeksizin ve farkına vardığında fark etsen &ouml;nce hislerini sonra beni. Olmaz mı? Yoksa k&ouml;şeyi d&ouml;nerken başımız mı d&ouml;nd&uuml; bizim, ondan mıdır bu hayaller?&nbsp;</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İlaç_Aşı Metodu</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ilac_asi-metodu</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ilac_asi-metodu</guid>
<description><![CDATA[ Hayatınızda ki probleminize olan çözüm yönteminiz nelerdir? Örneğin, bir ilaç gibi yavaş yolla mi sorunu çözersiniz yoksa bir aşı ile o sorunu ortadan mi kaldırırsanız? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x500_62dc8062298e0.jpg" length="39358" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Jul 2022 02:14:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Hayatınızda ki probleminize olan tepkiniz ve &ccedil;&ouml;zme beceriniz nasıldır? Mesela, bazı insanlar direkt o sorunu ortadan kaldırma eğilimine sahipken bazıları da bunu yavaş yolla yapar. Peki sizce hangi y&ouml;ntem doğrudur? Ya da sadece iki y&ouml;ntem var mıdır? Benceleyin, bir problem veyahut sorunu &ccedil;&ouml;zmenin birden fazla y&ouml;ntemi olabilir. Bu da kişinin probleme bakış a&ccedil;ısı ile alakalıdır. Mesela, nasıl ki hasta olduğunuz da kullandığınız o ila&ccedil; hastalığı yok etmek yerine bunu yavaş yolla yapıyorsa ve hastalığının verdiği acıyı baskılayarak yok saymamızı sağlıyorsa, bizler de bunu hayattaki sorunlarımızı &ccedil;&ouml;zmede kullanabiliriz. Ya da aşılar gibi, aşılar oluşan yaygın hastalıkları ve ilerleyen hastalıklar i&ccedil;in kullanılan bir metottur değil mi? Peki biz neden yaşadığımız problemlerde birer aşı olmuyoruz? Aşı gibi problemin varlığı durdurarak sorunu ortadan kaldırabiliriz. Veyahut bitki &ccedil;aylarının insanlara olan etkisini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n. Bitki &ccedil;aylarının yaptığı şey ne sorunu kaldırmaktır ne de problemin yavaş yolla &ccedil;&ouml;zmektir. Onlar bizi g&uuml;&ccedil;l&uuml; kılar ve sorunun sizden ka&ccedil;masını sağlar t&acirc;bi bir bitki &ccedil;ayı olmak sabır ve inan&ccedil; gerektirir. Ama siz size yakışanı olun, mesela ben bir bitki &ccedil;ayıyım, sorunun yok olmasını sağlamak i&ccedil;in sadece bekler ve g&uuml;&ccedil;lenirim. Problemlerime yapabileceklerimi g&ouml;sterir ve sonra ka&ccedil;malarını sağlarım. Peki siz tam olarak nesiniz? Ya da ne olmak istiyorsunuz?&nbsp;</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzaktaki Yakınlığım</title>
<link>https://edebiyatblog.com/uzaktaki-yakinligim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/uzaktaki-yakinligim</guid>
<description><![CDATA[ Söylesene, nasıl başarıyorum bu kadar özlemin içinde sensiz kalabilmeyi... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x500_62c0c4df16331.jpg" length="51093" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 16 Jul 2022 01:27:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; &nbsp;...Değişmiş gibiyim, yani artık eskisi gibi sevmiyorum seni bu durum &uuml;z&uuml;c&uuml; m&uuml;? Ya da resimlerine bakmıyorum uzun uzun, yatmadan &ouml;nce okuduğum o mesajların da yok artık. Sahi sevmiyor muyum seni? Bu kadar mı ger&ccedil;ekten? Madem sevmiyorum seni, resimlerine de bakmıyorum ya artık hani okuduğum mesajların da yok. O zaman nedir bu i&ccedil;imdeki 'sen' li boşluk? Nedir bulutlara bakınca aklıma gelişin? Kitap okurken altını &ccedil;izdiğim o c&uuml;mleden sonra aklıma d&uuml;ş&uuml;ş&uuml;n? S&ouml;ylesene, nasıl başarıyorum bu kadar &ouml;zlemin i&ccedil;inde sensiz kalabilmeyi?. Biliyorum, farkındayım aslında herşeyin konuşmak istiyorum seninle hi&ccedil; g&uuml;nd&uuml;z olmaksızın, sesini duymak istiyorum senin hi&ccedil; bitmek bilmeyen yağmur gibi, seni dinlemek istiyorum senden yeni doğan g&uuml;neşin kuşluk vaktinde ki hali gibi... ama olmuyor engel oluyor bazı şeyler adım atamıyorum. Prangalar vuruyor ayaklarıma ve ben i&ccedil;imdeki &ouml;zleme rağmen duruyorum. Bunu kendime neden yapıyorum bilmiyorum ama yapıyorum işte. Bildiğim tek şey seni bilmeyişim olmuş...</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sığınak</title>
<link>https://edebiyatblog.com/siginak</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/siginak</guid>
<description><![CDATA[ Sanki herşey benim ütopyam da oluyor gibi.. sanki bir şizofreni gibi kendi kendime yapıyorum herşeyi. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_627835b5d047a.jpg" length="30278" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 16 Jul 2022 01:17:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; İnsanların sığınabileceği bir d&uuml;nyaları olmalı, ka&ccedil;abilecek ve aynı zamanda yine ona gidecek bir d&uuml;nya. Bu &ouml;yle bir d&uuml;nya olmalı ki ne seni i&ccedil;ine hapsedecek ne de seni sensiz bırakacak. Bir şarkının sizi g&ouml;t&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; o anılar gibi mesela ya da okuduğunuz bir kitabın baş kahramanı ile yaptığınız o m&uuml;thiş zaferler. Veyahut tek bir insan yetiyor b&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyayı yıkıp yerle bir etmeye. Ama benim şimdilik sığındığım tek yer kitaplar. Sayfa aralarında birer kalem izi bekliyor, selam veriyorum hafif&ccedil;e ve iz daha da derinleşiyor i&ccedil;imde. Ardından onu g&ouml;r&uuml;yorum,t&uuml;m bu sayfaları, c&uuml;mleleri birlikte aşacağım o kişiyi.. benim yoldaşım, sırdaşım. Milena'ya Mektuplar kitabında Kafka oluyor sırdaşım, bir birimize yazıyoruz sanki i&ccedil;imizde ki imkansız sevgiyi. Şeker Portakalı' ndaki Zeze ile yaramazlığın i&ccedil;indeki zor ge&ccedil;en &ccedil;ocukluğumu. U&ccedil;urtma Avcısı'nda u&ccedil;uruyorum &ouml;len &ccedil;ocukların dualarını. G&uuml;zel Kaybettik kitabında gidenin ardından bakan bir Eyl&uuml;l acısı &ccedil;&ouml;k&uuml;yor t&uuml;m y&uuml;reğime. Kahraman Tazeoğlu ile yazıyorum şiirlerin satırlarını, Cemal S&uuml;reya ile a&ccedil;ık ve demli &ccedil;ay kavgası yaparken, Ş&uuml;kr&uuml; Erbaş ile &Ouml;m&uuml;r Hanım'ı y&acirc;d ediyorum....Ve bir &ccedil;ok kitabın bir &ccedil;ok kahramanlarına b&uuml;r&uuml;n&uuml;yorum, sanki bir sihir gibi i&ccedil;lerine giriyor ve sonra geri d&uuml;nyama d&ouml;n&uuml;yorum. Sanki herşey benim &uuml;topyam da var ama bunu siz bilmiyorsunuz gibi...</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Suskunluğun Çaresizliği</title>
<link>https://edebiyatblog.com/suskunlugun-caresizligi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/suskunlugun-caresizligi</guid>
<description><![CDATA[ Ve kız dinlemek istiyordu onu, sesini ondan çıkan kelimeleri ancak o suskunluğun çaresizliğine bürünmüştü. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61f0589f2aa28.jpg" length="40390" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 12 Jul 2022 01:32:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>&nbsp; Kapalı olan g&ouml;zleri etrafı dinliyordu, burnuna gelen menekşe kokusu, kulağında tatlı bir melodi bırakan cırcır b&ouml;ceğinin sesi. Y&uuml;z&uuml;nde gezen r&uuml;zgarın dokunuşuyla g&ouml;zleri a&ccedil;tı ve aklına gelen ilk soruyu onu sallayan kişiye sordu.</em></strong></p>
<p><strong><em>_S&ouml;ylesene kazanmak i&ccedil;in aynı zamanda da kaybetmeli miyiz?.&Ouml;nce bir ka&ccedil; adım sesi ve ardından o g&ouml;r&uuml;ş a&ccedil;ısına girmişti, kahverengi sa&ccedil;ları alnına d&uuml;şerken hafif kısık g&ouml;zleri ile &ccedil;ok g&uuml;zeldi.&nbsp;</em></strong></p>
<p><strong><em>_Evet, yani teknik olarak her kazanan birer kaybedendir. Yukarıda u&ccedil;an g&uuml;vercine baktı ve onun uzun bir cevap vermesini sağlayabilecek bir soru sordu.&nbsp;</em></strong></p>
<p><strong><em>_Peki, kaybeden aynı zamanda da kazanır mı?. &Ouml;nce bir kıkırtı sesi y&uuml;kseldi, o g&uuml;lm&uuml;şt&uuml; sesi &ccedil;ok g&uuml;zeldi.</em></strong></p>
<p><strong><em>_Evet, ancak her kazanan mutlu olmuyor yada her kaybeden &uuml;zg&uuml;n olacak diye bir kaide yok.</em></strong></p>
<p><strong><em>&nbsp;Verdiği cevaplar a&ccedil;ıklayıcı ve kısaydı ama o, onun sesini daha &ccedil;ok duymak istiyordu hi&ccedil; susmasın ve hep konuşsun istiyordu. Bu y&uuml;zden alakasız bir soru y&ouml;neltti.</em></strong></p>
<p><strong><em>&nbsp;_S&ouml;ylesene, g&ouml;zlerinde bir onu yaşatmayı nasıl başardın?. Donuk g&ouml;zler vardı şimdi g&ouml;zlerinin yansımasına d&uuml;şen ve bu g&ouml;zlerin i&ccedil;inde &ccedil;ok&ccedil;a h&uuml;z&uuml;n vardı, &ccedil;aresizlik kuşatmıştı her yanı. Konuşmadı gen&ccedil; adam sustu, suskunluğunu r&uuml;zgar ile paylaştı o da bulutlara ulaştırdı ve bulutlar onun &ccedil;aresizliğine ağladı...</em></strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bazı Adamlar...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bazi-adamlar</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bazi-adamlar</guid>
<description><![CDATA[ Velhasıl kelam onların sevgileri çocuk olmaktır her daim. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x500_62c5f90c54e68.jpg" length="45267" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 07 Jul 2022 00:06:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bazı adamlar vardır, '&ccedil;ok g&uuml;zelsin ' demek yerine 'g&uuml;neşin kuşluk vakti gibisin ' derler. Konuşmaktan &ccedil;ok susarak anlatırlar i&ccedil;lerinde ki sevgiyi, g&ouml;zleri her zaman g&uuml;veni yansıtırken bakmaktan korkar bu adamlar. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; kıyamaz onlar incitmekten, &uuml;rk&uuml;tmekten. Hep bir mesafe koyarlar bu y&uuml;zden araya, kafese sıkışmış bir muhabbet kuşu olmasınlar diye. Onlar g&uuml;lmekten &ccedil;ok tebess&uuml;m ederler kahkaha sesleri yoktur onların sadece k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir dudak kıvrımı vardır ve o kıvrıma sığdırırlar b&uuml;t&uuml;n sevin&ccedil;leri. Şefkati ellerinde taşır onlar, bir g&ouml;zyaşını avu&ccedil;larına sığdırmak i&ccedil;in uğraşırlar her zaman. Ama kendi g&ouml;zyaşlarına gelince iş, akıtırlar toprağa. Onların g&ouml;zyaşlarını kaldırabilecek tek şey topraktır &ccedil;&uuml;nk&uuml;. Ve b&ouml;ylece 'Erkekler ağlamaz' s&ouml;z&uuml;n&uuml; &ccedil;ok g&uuml;zel &ccedil;iğnerler ve bir g&ouml;zyaşı koskocaman adamın &ccedil;aresizliğini temsil eder.&nbsp;</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; Ve severler bu adamlar, sevgileri bir kelebeğin u&ccedil;uşunun ardından koşan o k&uuml;&ccedil;&uuml;k kızın y&uuml;reği gibidir. Velhasıl kelam onların sevgileri &ccedil;ocuk olmaktır her daim.☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bazı Kadınlar...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bazi-kadinlar</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bazi-kadinlar</guid>
<description><![CDATA[ Böyledir onların sevgisi her daim yana yana yürürler yine ateşin üstünde... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_6292541c822da.jpg" length="27417" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 26 Jun 2022 03:12:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><b><i>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bazı kadınlar vardır, sevmekten &ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;nmeyi bilirler. Mesela k&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;k bir kelime fazla mı s&ouml;yledi? Hemen o kelimeyi telafi etmeye &ccedil;alışırlar &ccedil;&uuml;nk&uuml;, onu o kelimeyle incitmim mi? diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rler. &Ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rler aslında o bazı kadınlar, başları hep &ouml;ndedir mesela yere bakarlar biraz da 'yerde ekmek kırıntısı ya da b&ouml;cek olur da basmayayım' derler i&ccedil;lerinde. Hani bir &ccedil;&ouml;p olur ellerinde yediğin &ccedil;ikolatanın &ccedil;&ouml;p&uuml; mesela, atarlar ceplerine ya da tutarlar ellerinde t&acirc; ki bir &ccedil;&ouml;p kutusu g&ouml;rene dek. Bide şey yaparlar bu en &ccedil;ok yaptıklarıdır belki de,&nbsp; bir &ccedil;ocuk g&ouml;r&uuml;rler sokakta g&uuml;l&uuml;mser ona sonra da kahkaha atar ya da durup konuşur o &ccedil;ocukla dinler dinletir</i></b><b><i>.</i></b></p>
<p style="text-align: left;"><b><i>&nbsp; &nbsp;Bu kadınlar severler bide ama &ouml;yle dillere destan değil roman olunup okunacak değil şairlerin şiirlerin de hi&ccedil; değil. Hissedilir bu kadınların sevgisi &ouml;nce '&uuml;st&uuml;me &ccedil;ok geliyor' dedirtir sonra da 'bu &ccedil;ok ince d&uuml;ş&uuml;nceli' derler halbuki sevmiştir o kadın ama onu o bilmez. Sessiz severler mesela, bilmezsin bile sevdiğini sen ona başkasını anlatırsın o senin mutluluğunu dinler ve i&ccedil;i par&ccedil;alanırken mutlu olur, bilmezsin... bilemezsin. Yıllar ge&ccedil;er belki de ama o yine seni hatırlar ilk g&uuml;n gibi ama kırık bu sefer ancak bu kırık onun canını acıtsa da atmaz o kırığı. Aksine 'unutmak istemiyorum ki ben' diye daha da bastırır avucuna. B&ouml;yledir o kadınların sevgisi, her daim yana yana y&uuml;r&uuml;rler yine ateşin &uuml;st&uuml;nde...☘️</i></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kül</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kul</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kul</guid>
<description><![CDATA[ Bizim avuçlarımız kül parçası toplardı.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62b6466712b9a.jpg" length="51549" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 25 Jun 2022 02:21:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; &nbsp;İ&ccedil;imizin k&uuml;llendiği vakitler olur ya hani, yanan i&ccedil;in sabır r&uuml;zgarına vurulur , burnuna gelir ansızın s&ouml;nm&uuml;ş k&uuml;llerin kokusu. D&uuml;ş&uuml;n&uuml;rs&uuml;n o zaman 'Ben ne zaman yandım da k&uuml;l oldum' diye hani haberinde yoktur, olsa değişecek mi onu da bilmiyorsun işte. Sadece avutmak istiyorsun kendini, bir nebze avutmak bir tutam vicdan suskunluğu ve g&ouml;nl&uuml;n ferahlığı. Korkunun o yangında k&uuml;l olmasını da istiyorsun biraz da &ccedil;&uuml;nk&uuml; korkuyorsun bazı şeylerden ki o bazı şeyler, &ccedil;ok şeyler aslında. Adına bazı demişiz sadece. Sanırım o da dağı tepe diye g&ouml;stermekten geliyor, halbuki ilk yanlışı dağı tepe derken yapmışız haberimiz yok. Şimdi ise g&ouml;zlerin bulutlardan bir mucize olmasını bekliyorsun, ellerin k&uuml;l par&ccedil;aları yeniden doğmayı bekliyor peki ya sen, sen hazır mısın? Yeniden doğmak yeniden yanmaya?...</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yaralarımıza Bakıyoruz</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yaralarimiza-bakiyoruz</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yaralarimiza-bakiyoruz</guid>
<description><![CDATA[     Ve unutulmaya yüz tutmuş bir yazarın notu var size; &quot;Hiçbir yara boşuna düşmez yüreklere, ya yaranın merhhemini bulursunuz ya da yaranın verdiği merhem ile çiçek açarsınız...&quot;. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62af304395ca6.jpg" length="30365" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 20 Jun 2022 17:21:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; Bir adam g&ouml;r&uuml;yorum, g&ouml;zleri bulutların ardına gizlenmiş hayal&icirc; bir ger&ccedil;ekliğe bakarken. G&ouml;r&uuml;yor ve sonra bakıyor usul usul, baktık&ccedil;a kızı canlanıyor zihninde kaybettiği o kızı, &ouml;zlemini &ccedil;ektiği o kızı...ve bir kız g&ouml;r&uuml;yorum ardından, kızını elleriyle toprağa veren o adama bakarken ge&ccedil;mişin soğuk ve korku dolu duvarlarıyla &ccedil;arpışıyor. O bir adam tanıdı ve geriye kalan b&uuml;t&uuml;n adamların aynı olduğuna inandı. 'Baba' diyordu o adama i&ccedil;ki i&ccedil;erken ge&ccedil;irdiği o krizlerin ardından kızına yaşattığı fiziksel ve psikolojik şiddete rağmen 'baba' demişti... sa&ccedil;larına yıldız tozları d&ouml;k&uuml;lm&uuml;ş bir kadın d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n şimdi, y&uuml;z&uuml;nde yavaş yavaş oluşan yaşanmışlığın &ccedil;izgileri var. Babası tarafından yara almış o kıza bakarken g&ouml;r&uuml;yor kendi kızını, tek başına &ccedil;alışıp &ccedil;abalayıp b&uuml;y&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; o kızı şimdi annesini tanımıyor. Evlat acısını en derininde hisseden o anne yaşıyor mu şimdi? Sahi soruyorum sadece &ouml;lenler i&ccedil;in mi &ccedil;ekilir o tarifsiz acı? Hani bir şair vardı unutulup giden bir şair ama ardından şu s&ouml;zleri bırakmıştı; "Acı, bahanesidir şiirin" . Şimdi sizleri g&ouml;r&uuml;yorum ben, baktık&ccedil;a insanlara ve insanların acısına. Kiminiz bir annenin yerinde kimisi o kızla birlikte duvarların &uuml;st&uuml;ne gidiyor. Bazılarımız da baba yerine koymuş kendini sevdiğini toprağa g&ouml;men bir adamın baba y&uuml;reğinde şimdi. Herkesin yarası bir başka yaranın &uuml;zerine tuz biber oluyor. Hangimiz tertemiz bir y&uuml;reğe sahibiz ki şimdi? Yara ve acılarla dolu bir y&uuml;reğimiz varken, bulutların şeklini tahmin eden o &ccedil;ocuk kadar hala umutluyuz. Ve unutulmaya y&uuml;z tutmuş bir yazarın notu var size; "Hi&ccedil;bir yara boşuna d&uuml;şmez y&uuml;reklere, ya yaranın merhhemini bulursunuz ya da yaranın verdiği merhem ile &ccedil;i&ccedil;ek a&ccedil;arsınız...".☘️????</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>KABULLEN!</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kabullen</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kabullen</guid>
<description><![CDATA[ Ve sen gayretin ile ipleri eline alacaksın. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62a523b81dd64.jpg" length="44606" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 14 Jun 2022 02:24:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><b><i>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Kabullen, insanların anlattığını değil de anlamak istediklerini anladıklarını. D&uuml;ş&uuml;nce yorgunluğun ge&ccedil;mesi i&ccedil;in g&ouml;nl&uuml;n a&ccedil;ması gerektiğini, adım attık&ccedil;a yolların uzadığını ve o yolların sivri u&ccedil;lu taşlarla dolu olduğunu. Kabullen. Mesela, en &ccedil;ok bulutlara bakanların aslında ağlamamak i&ccedil;in baktıklarını, &ccedil;i&ccedil;ek sevenlerin aslında bir nevi ilgiye muhta&ccedil; olduğunu, gezmeyi sevmeyen insanın aslında insanlardan korktuğunu... kabullen. Bil mesela bizim kuşlara bakarak &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k dediğimiz şeyin aslında onlar i&ccedil;in bir imtihan olduğunu. İ&ccedil;inde oluşan her hissin bir sebebi olduğunu ve o sebebin senin kararların ile şekil alacağını. Bil ve kabullen, &uuml;st&uuml;n&uuml; toprak atıp 'kısmet' deyip ge&ccedil;me. Gayret et olacaklar i&ccedil;in ve elindekiler i&ccedil;in. Sen yol aldık&ccedil;a kader &ccedil;arkını senin adımın ile &ccedil;eviriyor. Her adımın ve her adımda verdiğin kararlar senin gayretindir. Ve gayret kaderine vurgundur...</i></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zaman Geçti Sen Varken...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/zaman-gecti-sen-varken</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/zaman-gecti-sen-varken</guid>
<description><![CDATA[ Zaman geçip giderken, bir seni bıraktı ardında... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62a1d22903204.jpg" length="38828" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 09 Jun 2022 13:59:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; Uzun zaman oldu değil mi? Seni g&ouml;rmeyeli, sesini duymayalı, bakışlarının bakışlarıma denk d&uuml;şmeyeli, sahi ka&ccedil; yıl oldu? Bir, iki en son beşinci seneydi sonra saymayı bıraktım. D&uuml;r&uuml;st olmak gerekirse ilk g&uuml;nler k&ouml;t&uuml;yd&uuml;m bir t&uuml;rl&uuml; dolmuyordu o boşluk, ikinci g&uuml;nlerde &ouml;zledim &ccedil;ok&ccedil;a &ouml;zledim hani bir g&ouml;zyaşın vardır ama bir t&uuml;rl&uuml; akmaz ya aktığı an ise sanki herşeyin yıkılacağı andır. İşte o an gibiydi sana olan &ouml;zlemim bir an gelecek i&ccedil;imdeki hasret beni yıkacak sandım. Yıkmadı. &Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; g&uuml;nler ise alıştım varlığına alışmamış bu kız yokluğuna &ccedil;ok g&uuml;zel alıştı. Ama bilirsin ben alışmayı beceremeyen ve sevmeyen biriydim. Ama zaman sevmediğini de sevdiriyor. Ve şimdi İlhan Berk'in s&ouml;z&uuml; d&uuml;ş&uuml;yor tam g&ouml;nl&uuml;m&uuml;n yangınına, "R&uuml;zgar yine kokunu getirdi, anlayacağın yine canım burnum da"...</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İlk Görüşte Aşk</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ilk-goruste-ask</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ilk-goruste-ask</guid>
<description><![CDATA[ Bunun adı ilk görüş mü  bilmiyorum ama sanki onu önceden tanıyordum da unutmuş ve tekrar görünce hatırlamış gibiyim.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_6297d35291a46.jpg" length="63385" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 02 Jun 2022 00:01:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong> İnsanların fotografik hafızaları olur ya hani, bir an gelir hafıza makinen &ccedil;eker senden izinsiz bir resim ve o resmi alb&uuml;m&uuml;n en başına koyar. &Ouml;yle bir andayım şimdi, bir &ccedil;ift kahve g&ouml;zler g&ouml;zlerimi &ouml;n&uuml;me sermiş. Hani Cemal S&uuml;reya demiş ya "G&ouml;zlerinin kahvesini koy &ouml;mr&uuml;me kırk yılın hatrına sen kalayım." Ben de baktığım bu a&ccedil;ık kahve g&ouml;zlerde kırk yıl &ouml;m&uuml;r s&uuml;rmek istiyorum. Belki de kırk asır. Ama kalmak istiyorum o g&ouml;zlerde. O kadar a&ccedil;ık kahve h&acirc;reler ki o kahve de kendimi g&ouml;r&uuml;yorum, buluyorum. G&ouml;nl&uuml;m يعبرني (Ya'aburnee) diye &ccedil;ırpındı aniden. Arap&ccedil;a olan bu kelime hi&ccedil; bu kadar dokunmamıştı bana, t&uuml;rk&ccedil;e kelime anlamı 'beni g&ouml;m' demektir. Arap&ccedil;ada ki tanımı ise, 'sevdiği kişiden &ouml;nce &ouml;lmeyi istemek' demektir. Ve ben karşımda duran bu adamın &ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; g&ouml;rmektense &ouml;lmeyi tercih ediyorum. Sanırım ilk g&ouml;r&uuml;şte aşk dedikleri b&ouml;yle bir şey &ccedil;&uuml;nk&uuml; ben onun saniyelik bakışlarında bunları hissetmiştim. &Ouml;nce ruhum ısındı ruhuna, sonra kalbim tekledi, zihnim tanıdı onu ve dedim ilk g&ouml;r&uuml;şte aşk bu...????</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sen Kahve Ol</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sen-kahve-ol</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sen-kahve-ol</guid>
<description><![CDATA[ Attığınız her adım sizin için bir zaferdir. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_6292541c822da.jpg" length="27417" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 28 May 2022 19:57:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp;Bir baba bir g&uuml;n kızına 'Eline bir havu&ccedil; bir yumurta ve iki &ccedil;ay kaşığı kahve al sonra bunları ayrı kaplara koyup aynı derecede ısınmasını sağla.' der. Kızı birşey anlamaz ve bu anlamaz haliyle babasının dediklerini yapar. Sonu&ccedil; ise elimize aldığımız da sert olan havucun yumuşadığını hisseder. Yumurta ise kırılgan ifadesinden kurtulmuş sert bir hal almıştır kabuğunun altından, kahveye bakan kız g&uuml;l&uuml;mser ve fincana boşaltır &ccedil;&uuml;nk&uuml; kahvenin sonucu g&uuml;zel bir tattır. Babası kızına bakarak konuşur 'Kızım&nbsp; hayat bizi zorluklar ile sınar. Bu sevdiğin ya da aile veyahut i&ccedil;ine d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;n bir sorun olabilir ve olacaktır. Senden istediğim şey ise zorluklar karşısında havu&ccedil; gibi olma &ccedil;&uuml;nk&uuml; havu&ccedil; g&uuml;&ccedil;l&uuml;yken tek bir sendeleme de yumuşadı. Yumurta da b&uuml;t&uuml;n sorunlarını i&ccedil;inde tuttu ve karşılaştığı zorluk bile i&ccedil;indekini &ccedil;ıkarmaya yetmedi. İnsan i&ccedil;inde tutmamalı kızım. Ama sen kahve ol b&uuml;t&uuml;n o zorluklara rağmen aynaya baktığında g&uuml;zel ve g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir kız g&ouml;rs&uuml;n g&ouml;zlerin.'..</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp;Şimdi bir d&uuml;ş&uuml;nelim biz neyiz? Dışardan g&uuml;&ccedil;l&uuml; ve yenilmez olup ama ilk t&uuml;msek de kalkamayan mı? Yoksa her bir zorluk da kabuğuna sığınan bir korkak mı? Ya da b&uuml;t&uuml;n zorlukların &uuml;stesinden gelip g&uuml;zel olmayı başaran bir avu&ccedil; kahve mi? Hadi bak kendine git ve bak aynaya sen kimsin nesin sen? Eğer bir korkaksan bundan sonra kır kabuğunu eğer sert g&ouml;r&uuml;n&uuml;ml&uuml; bir zavallıysan sertliği bırak. Ve d&ouml;n&uuml;ş bir kahve kokusuna seni i&ccedil;en huzuru tatsın kokun g&ouml;zlerin kapanmasına yol a&ccedil;sın. Sen g&uuml;&ccedil;lerini ezerek bir avu&ccedil; kahve ol...☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İnsan...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/insan-2648</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/insan-2648</guid>
<description><![CDATA[ İnsan hem herşey hem de hiçtir. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_628bfb8a04131.jpg" length="57737" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 May 2022 00:25:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;"İnsan unutkandır, unutandır." derdi dedem vakti zamanında ama sadece bunu derdi. Halbuki insan bir&ccedil;ok şeydi ancak dedem onca şeyi tek bir kelime de toplardı. B&uuml;y&uuml;d&uuml;k&ccedil;e, hayatı yaşadık&ccedil;a anlıyorum insanın sadece unutkan olmadığını. Nank&ouml;rd&uuml; insan en nihayetinde biraz kinli &ccedil;ok&ccedil;a bencil. İlgiye muhta&ccedil; sevgiye a&ccedil;tı insan. Herşeydi ama bir o kadar da bir hi&ccedil;. Her duygunun her d&uuml;ş&uuml;ncenin yanında bir 'unuttu' kelimesi gizliydi. Dedem haklıydı, insan unutkandı. &Ouml;nce senin ilgini unuttu sonra sevgini, yaptığın fedakarlığı unuttup nank&ouml;r oldu, vefayı unutup kin besledi. Herşeyin unutulacağı ve unuttuğu bir gezegenin insanlarından olan ben unutmayacağım. Unutulmayacağım, &ouml;yle bir var olacağım ki bu yalanlı d&uuml;nyada hayata yaşamayı &ouml;ğreteceğim. &Ouml;leceğim ama yaşayacağım yazdığım her bir satır da. Beni okuyanlar bilecek unutanı ve yaşatanı. Ve bir ge&ccedil;eceğim bu d&uuml;nyadan ama gitmeyeceğim...</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Masalda Ki Kız</title>
<link>https://edebiyatblog.com/masalda-ki-kiz</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/masalda-ki-kiz</guid>
<description><![CDATA[ Masalda ki o kız, o kız olmayı bıraktı. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_6281679300cd0.jpg" length="34118" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 15 May 2022 23:51:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; Masalda bir kız vardı hani uzun elbiselere takılıp d&uuml;şse de yine de elbise giymekten geri durmayan. Hani sevdiği adama yazarken saatlerce d&uuml;ş&uuml;nen, tek bir k&ouml;t&uuml; s&ouml;z de g&ouml;zleri dolan, y&uuml;r&uuml;rken etraftaki bakışlardan rahatsız olan, hani hep &ouml;n&uuml;nden ge&ccedil;tiği bakkalın &ouml;n&uuml;nde duran kediyi &ccedil;ağırmaktan usanmayan. Her &uuml;z&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n de g&ouml;ky&uuml;z&uuml;ne bakarak bulutların şekillerinde kendini arayan. Hatırlıyor musun? Masalda ki o kızı. Pamuk şeker sevmeyen ancak &ccedil;ocuklara aldığı ilk şey hep pamuk şeker olmuştur. Hatırlıyorsun değil mi? Masalda ki o kız bug&uuml;n o kediyi &ccedil;ağırmayı bıraktı, pamuk şeker almıyor &ccedil;&uuml;nk&uuml; artık &ccedil;ocuklar yok onun etrafında, g&ouml;zleri dolmuyor &ccedil;&uuml;nk&uuml; yaşlar artık y&uuml;reğine iniyor, elbise giymeyi bırakmadı ancak eteğin ucuna basmamayı &ouml;ğrendi, sevdiği adamı d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yor &ccedil;&uuml;nk&uuml; ona yazmayı bıraktı... masada ki o kız artık, o kız olmayı bıraktı...????</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İyi ki...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/iyi-ki</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/iyi-ki</guid>
<description><![CDATA[ Dolu dolu &#039;iyi ki varsın&#039; demeniz duasıyla. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_627835b5d047a.jpg" length="30278" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 09 May 2022 00:27:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>iyi ki, dua, romantizm</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; Herkesin hayatında bir 'iyi ki' dediği kişi veya kişiler olur. Hani birşey olunca hemen arayıp ona haber verdiğiniz, &uuml;z&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z de bunu a&ccedil;ık&ccedil;a ona s&ouml;ylediğiniz biri vardır, olmuştur ve olmalıdır. Benim de 'iyi ki' dediğimin kişiler var hayatımda, onlar benim uzağı sevme nedenim. Her ne olursa olsun yaptıkları ve yapamadıkları herşeye rağmen 'iyi ki' dediğim insanlar. 'Bu hayat &ccedil;ekilmez' derler ya hani ben &ouml;yle demiyorum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu hayat onlar sayesinde &ccedil;ekilir benim i&ccedil;in. D&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum bazı olaylar olmasa nasıl olurdu diye ama sonra diyorum ki 'Hayır iyi ki olmuş o olanlar' &ccedil;&uuml;nk&uuml; ben o olanlar sayesinde onları tanıdım. Anlık verdiğim kararlar sayesinde ve biraz da meraklı, geveze oluşum sayesinde sanırım. Şuan onlar bunları okuyor ve eminim ki onlar da benzer şeyler hissediyordur. Her insanın hayatın da onu koşulsuz şartsız dinleyen ve anlayan birileri olmalı ve ben bug&uuml;n hayatıma baktığım da beni dinleyen ve anlayan birilerini g&ouml;r&uuml;yorum. Umarım gelecek yıllarda da onları g&ouml;rebilirim. Ve umarım herkes 'iyi ki' diyebilecek birilerini tanır ve onları &ouml;lene kadar yaşatır...</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hafızamın Derinlerini</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hafizamin-derinlerini</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hafizamin-derinlerini</guid>
<description><![CDATA[ Kazananı bilmiyorum ama şayet bir kazanan olacaksa kazanan bile pişman olacak kazandığına... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_62715571f35af.jpg" length="55406" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 03 May 2022 19:17:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>hafıza, derin, kaza, kişiselblog</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp; Hafızamın derinliklerine iniyorum, korkuyorum biraz ama korkum bile cesaret veriyor bana. Birşeyleri merak ediyor sanki benliğim, silinmiş unutulmuş bazı şeyleri bilmek anlamak istiyor. Anladığın da ise olacaklar aklımı korkutuyor, bir cenk olacak gibi zihnimde vicdanım ve aklım arasında olacak bir cenk. Kazananı bilmiyorum ama şayet bir kazanan olacaksa kazanan bile pişman olacak kazandığına. Hatıralar acı verecek mutlu edeceği kadar lakin daha &ccedil;ok keşkeler saracak benliği. Keşkeler ile dolu hafızam da ben unutmak istiyorum şimdi, indiğim bu derinlikten &ccedil;ıkmak ve unutmak...☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Düşünüyorum Seni...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/dusunuyorum-seni</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/dusunuyorum-seni</guid>
<description><![CDATA[ Düşünüyorum seni, sesinin sessizliğini ve sessizliğindeki aitlik hissini... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/04/image_750x500_6269618d79289.jpg" length="29985" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 27 Apr 2022 18:30:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Düşünmek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><em><strong> D&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum seni, sesinin deniz dalgalarını ve o dalgaların nasıl i&ccedil;ime işlediğini. M&uuml;mk&uuml;n olsaydı eğer, sesini i&ccedil;imde bir yerlere koymak isterdim hep orda olsun duyayım hani seni g&ouml;remesem bile sesinin varlığını hissedeyim bir r&uuml;zgar esintisinde. Bir yaprağın d&uuml;ş&uuml;ş&uuml; geliyor g&ouml;zlerimin &ouml;n&uuml;ne, g&ouml;zlerin gibi o yaprak d&uuml;ş&uuml;ş&uuml; biraz kırgın &ccedil;ok&ccedil;a g&uuml;ven barındırıyor g&uuml;n batımı h&acirc;relerin. Avu&ccedil;larımdan s&uuml;z&uuml;len toprak misali sa&ccedil;ların oluyor ansızın. Gezdiriyorum parmaklarımı her bir telde ve o her telin kendine &ouml;zg&uuml; şehrinde yaşıyorum. K&uuml;&ccedil;&uuml;k bir &ccedil;ocuğun şımarmaya y&uuml;z tutmuş yaramaz dudakların kıvrımında &ouml;lmek istiyorum. Ama ellerin yaşamam i&ccedil;in k&ouml;k salmışken ellerime, ben g&uuml;zel bir &ouml;l&uuml;m&uuml; ka&ccedil;ırıyorum senin ellerin sayesinde. Ve d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum seni, d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rd&uuml;m ben hep seni, sesindeki kokunu ve kokunun bana verdiği aitlik hissini.. D&uuml;ş&uuml;yorum, d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rd&uuml;m ve d&uuml;ş&uuml;neceğim...</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Eskiden...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/eskiden</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/eskiden</guid>
<description><![CDATA[ Eskiden bir ben vardı, şimdilerde benliğini kazanana inat. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/04/image_750x500_6267eeeee40f1.jpg" length="14301" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 26 Apr 2022 16:10:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Eski, kişiselblog</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; Eskiden o kırılıp incinen kız, herkese inanan k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir kelimeyle g&ouml;zleri dolan. Şimdilerde ise zaman ve insanlık ona &ccedil;ok g&uuml;zel ders verdi. Eskisi gibi değilim, istesem de olamıyorum. Konuşmak istediğim &ouml;zlediğim insanlar var ve ben onlarla konuşamıyorum. Olmuyor yapamıyorum eskiden olsa b&uuml;t&uuml;n kırgınlığıma rağmen yine g&uuml;ler konuşurdum onlarla hi&ccedil;bir şey olmamış gibi. Yok sayardım bazı şeyleri ama &ouml;yle bir raddeye gelmişim ki ben bir farkında değilim bu değişim. Değişmekten korkardım, korkardı o kız ama değişmişim işte. Mesela eskiden duygularımı yansıtan biriydim şimdiler de ise duygularımı heba etmek istemiyorum onlar i&ccedil;in. Bir geceye sığınıyorum b&uuml;t&uuml;n saf benliğim ile bir tek o biliyor beni. Ve 'değişmişsin' diyenlere şunu s&ouml;ylemek istiyorum. 'Sizler bana kendiniz gibi gelmedik&ccedil;e ben kendim olmayacağım.'</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gökyüzüm Ben</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gokyuzum-ben</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gokyuzum-ben</guid>
<description><![CDATA[ Bir gökyüzüyüm ben, yeryüzünü ararken kendini kaybetmiş.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_622669d129e26.jpg" length="27866" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 22 Apr 2022 18:28:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Gökyüzü, yeryüzü, şiir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp;&nbsp;</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp; G&ouml;ky&uuml;z&uuml; olmak isterdim,</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp; Sa&ccedil;larında g&uuml;neşin mucizesini taşıyan</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Umudun mavisini g&ouml;zlerine armağan eden</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bir g&ouml;ky&uuml;z&uuml; olmak isterdim,</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Yağmurlarımın &ccedil;ocuk seslerine karıştığı</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bulutlarım da d&uuml;ş perilerinin gezdiği</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bir g&ouml;ky&uuml;z&uuml; olmak isterdim.</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Belki de bir g&ouml;ky&uuml;z&uuml;y&uuml;m şimdi,</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Kimsenin bilmediği, kimsenin keşfetmediği.</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp;</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bir g&ouml;ky&uuml;z&uuml;y&uuml;m ben,</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Gecenin esaretini sa&ccedil;larına taşımış</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bulutların i&ccedil;ini sessiz yağmurlarıyla kirpiklerine y&uuml;kleyen</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Y&uuml;z&uuml;nde esarete inat eşsiz beyazlığıyla h&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; temsil eden bir ay&nbsp;</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; G&uuml;neşin g&uuml;zelliğini g&uuml;l&uuml;şlerin de saklayan</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Sesin de bir &ccedil;ocuğun hayallerini s&uuml;slemiş.</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp;</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Bir g&ouml;ky&uuml;z&uuml;m ben</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Kimsenin bilmediği, kimsenin keşfetmediği</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Kimsenin g&ouml;zleriyle dokunmadığı&nbsp;</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp; Yery&uuml;z&uuml;s&uuml;n&uuml; ararken kendini kaybetmiş bir&nbsp; g&ouml;ky&uuml;z&uuml;y&uuml;m ben,</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Saklı bir g&ouml;ky&uuml;z&uuml;...</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ölümün yaşamı, Yaşamın ölümü</title>
<link>https://edebiyatblog.com/olumun-yasami-yasamin-olumu</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/olumun-yasami-yasamin-olumu</guid>
<description><![CDATA[ Yaşam her adımda ölüme giderken, ölüm her nefeste biraz daha yaşamı hissediyordu. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/04/image_750x500_625f0e85956d6.jpg" length="116530" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 19 Apr 2022 22:34:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Yaşam, ölüm, felsefe</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><b><i>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Yaşam ve &ouml;l&uuml;m&uuml;n karşı karşıya geldiğini g&ouml;r&uuml;r gibiyim. Yaşam her adımda &ouml;l&uuml;me giderken, &ouml;l&uuml;m her nefeste biraz daha yaşamı hissediyordu. Oysaki yaşam &ouml;l&uuml;m i&ccedil;in giderken, &ouml;l&uuml;m yaşamı bekliyordu hazin son i&ccedil;in. Hangisinin sonu olacak bu ? &Ouml;l&uuml;m&uuml;n yaşamı i&ccedil;in mı? Yoksa yaşamın &ouml;l&uuml;m&uuml; i&ccedil;in mı bu son.? Peki bizler yaşıyor muyuz? Nefes almak &ouml;l&uuml;m i&ccedil;in yaşamaktır ancak yaşam i&ccedil;in nefes almak yaşamak sahiden? Bazılarımız hayatı yaşarken bazılarımız yaşamı yaşıyor. Peki bu ikisinin arasındaki fark ne? Yaşam ve hayat, biri bize bahşedilen diğeri ise bizim yolumuz. &Ouml;l&uuml;m&uuml; bilerek yaşamak insanoğlu i&ccedil;in zor değil ancak ya &ouml;l&uuml;m&uuml; ensede hissederek yaşamak? Bug&uuml;n binlerce &ccedil;ocuk &ouml;l&uuml;m&uuml;n i&ccedil;inde yaşıyor. Her biri &ouml;l&uuml;me şahit oluyor g&ouml;zleriyle, birisi duyuyor &ouml;l&uuml;m&uuml;n fısıltılarını diğeri yaşamın gidişini izliyor usul usul, &ccedil;aresiz. Bizler ne yapıyoruz peki sadece izlemek ve iki &uuml;&ccedil; kuru ah vah etmekten başka ne yapıyoruz? Soruyorum size onca insan &ccedil;ocuk yaşlı &ouml;l&uuml;m&uuml; parmak u&ccedil;larında hissederek yaşarken, bizler burada bilmem hangi derdin &uuml;z&uuml;nt&uuml;s&uuml;n&uuml; &ccedil;ekiyoruz. Yaşamak denilen eğerse mutluluk eğlence huzur..vs ise bunca g&uuml;z yaprakları neden d&ouml;k&uuml;l&uuml;yor? Soruyorum size şimdi yaşamak d&uuml;nya i&ccedil;in mıdır? Yoksa yaşamak &ouml;l&uuml;m&uuml;n bir son olmadığını bile bile ona ulaşmak mıdır?...</i></b></p>
<p style="text-align: left;"><b><i>&nbsp;</i></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Esaret</title>
<link>https://edebiyatblog.com/esaret</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/esaret</guid>
<description><![CDATA[ Aşk dediğimiz duygu hislerinin hislere denk gelmesidir. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/04/image_750x500_625a9e1827ad1.jpg" length="39832" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 16 Apr 2022 13:46:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>esaret, vera, vaha, ev, mektup</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; &nbsp;Vakti zamanında kızın biri hayran olduğu yazara mektup yazar ve onu dedesinin evinden yazarın &ccedil;alıştığı yayınevine g&ouml;nderir. O sıralar da kız adını sevdiği bir şiir de ge&ccedil;en Vera adını koyar. G&uuml;nler ge&ccedil;erken kız tekerli sandalye ile bah&ccedil;eden &ccedil;ıkar mektubu almak i&ccedil;in yazar dan geri d&ouml;n&uuml;ş almıştır bunun sevinci ile fazla hızlı iter ve sandalye yokuş aşağı d&uuml;şer. O sıralarda yazar mektubu bırakmış giderken yere d&uuml;şen kızı g&ouml;r&uuml;r ve onu dedesinin evine kadar g&ouml;t&uuml;r&uuml;r tabi kızın evi zanneder. Yazar , Bir ka&ccedil; g&uuml;n Vera ile mektuplaşırken yardım ettiği o kızı da unutamıyordu. Ve bir karar alarak ona mektup yazar t&acirc;bi kızın evine derken dedesinin evine yollar ama adını ikinci adı olan Vaha olarak yazar.&nbsp;</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp;Gel zaman git zaman bunlar 1 yıl b&ouml;yle konuşur Vera yazar beye, Vaha Vera ya. 99 depremi olduğu zaman Vera hayatını kaybeder ve vaha iki mektubun da aynı anda kesildiğini anlayınca o eve gider ve &ouml;ğrendikleri onu &ccedil;&ouml;kertir. Vera 3 yıl &ouml;nce ge&ccedil;irdiği kazadan hem k&ouml;r hem de engelli olarak kurtulur.</strong></em><em><strong><br /></strong></em></p>
<p><em><strong>Dedesi ile mektupları yazar. bunca zaman Vera Vaha ya evinden yazarken, yazar beye de dedesinin evinden yazdığı i&ccedil;in adresler den anlamaz ama dedesi bunu bildiği halde susar birşey demez.</strong></em></p>
<p><em><strong>Rivayete g&ouml;re Vaha Vera'nın mezarının yanına boş bir mezar yaptırır. Vera'nın mezarının &uuml;st&uuml;ne menekşe boş mezara da karanfil ektirir...</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp;</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp;</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp;</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp;</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Küçük İnsanların Büyük Dünyaları</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kucuk-insanlarin-buyuk-dunyalari</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kucuk-insanlarin-buyuk-dunyalari</guid>
<description><![CDATA[ İşte biz böyle  küçük bir insandık içimizde binbir masalarının dünyasını taşıyan...☘️ ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/04/image_750x500_6257f808f2fa0.jpg" length="60458" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Apr 2022 13:32:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>küçük, insan, dünya, felsefe</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;<strong style="font-style: italic;"> Biz k&uuml;&ccedil;&uuml;k insanlarız aslında bir &ccedil;i&ccedil;eğin tohumuna duygularımızı y&uuml;kleyip koca bir &ccedil;ınar olursa duygumuzunda b&uuml;y&uuml;yeceğine inanan, k&uuml;&ccedil;&uuml;k insanlarız. Bir sokak sanat&ccedil;ısının s&ouml;ylediği şarkıda hatıraları bulup kaybolan insanlarız biraz da ve bir &ccedil;ocuğun mutluluğuna şahit olmak i&ccedil;in birbiri ile yarışa giren insanlardık belki de. Sahi, k&uuml;&ccedil;&uuml;k insanlar kaldı mı? Bir şeker ikramı ile mutlu olan birini g&ouml;rd&uuml;n&uuml;z m&uuml;? Ya da bisiklet binmenin heyecanını yaşayan o &ccedil;ocuğun şimdiler de telefon almak i&ccedil;in heyecan i&ccedil;inde olduğunu bilmek peki? Hani sal&ccedil;alı ekmeğin verdiği o m&uuml;thiş tadı şimdilerde ket&ccedil;ap ile bir tutan hatta ve hatta &uuml;st&uuml;n tutan o topluluğu, ne yapmalıyız? H&acirc;lbuki o sal&ccedil;a da ne anılarımız vardı bizim, mesela bir mahallede bir bisiklet vardı ve t&uuml;m &ccedil;ocuklar binmek ve &ouml;ğrenmek i&ccedil;in heyecan i&ccedil;inde beklerlerdi. Tabi cami &ccedil;ıkışı dedelerin verdiği o g&uuml;zel şekerleri unutmamak gerek, birde balkondan kurabiye tabağı hazırlayan hacı teyzelerin de hatrı b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r &ccedil;ocuklar da. İşte biz b&ouml;yle k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir insandık i&ccedil;imizde binbir masalarının d&uuml;nyasını taşıyan...</strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Benim Adım Toprak</title>
<link>https://edebiyatblog.com/benim-adim-toprak</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/benim-adim-toprak</guid>
<description><![CDATA[ Ve ben aslında umut taşıyan yeryüzünün uçurtmasıyım.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/04/image_750x500_625713efa3256.jpg" length="35649" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 13 Apr 2022 21:20:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Umut, toprak, yeryüzü, uçurtma</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp;Benim adım toprak, herşeyi ve herkesi t&uuml;m benliği ile kabul eden bir avu&ccedil; &ccedil;amur. Besleyen ve besleten bir aracım biraz da kimse bilmez beni ama herkes hisseder benliğimi. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ben senim, oyum ve &ccedil;ok&ccedil;a benim. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ben kimsesiz soğuk bir zeminim bi &ccedil;are g&ouml;nl&uuml;m&uuml;n her yanım bir &uuml;ş&uuml;me evresi her yanım bir kalan olma yolunda. Gidenin ayak izleri var sırtımda gelenlerin ise kokusunu taşıyorum. Benim yoldaşım yağmurken yandaşım yanağını okşayan r&uuml;zgardır dikkat et. Suların dahi bana kavuştuğu bu d&ouml;ng&uuml;de benden ka&ccedil;an var mıdır ki? G&uuml;neş ışınları bile yakıyorken tenimi yıldızlar geceleri eşlik ediyor soğuk karanlığıma. Ziyaret&ccedil;ilerin ardı arkası kesilmezken dinlerim ben her bir acıyı vefayı.. Mutluluk uğramaz bana genelde hep bir h&uuml;z&uuml;n &uuml;lkesiyim. Ve ben aslında umut taşıyan yery&uuml;z&uuml;n&uuml;n u&ccedil;urtmasıyım... Benim adım toprak, ben &ouml;l&uuml;mle doğan yaşamım...☘️&nbsp;</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sessizliğimin Sesleri</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sessizligimin-sesleri</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sessizligimin-sesleri</guid>
<description><![CDATA[ Eskilerin gönül güzelliğini bulmak için eksiliyoruz.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_6237a75021eee.jpg" length="55455" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 21 Mar 2022 01:23:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Eskileringönülgüzelliği sessizlik</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong> Sessizliğimin yollarında y&uuml;r&uuml;yorum dalgın dalgın. Nereye gidiyor adımlarım bilmiyorum ancak y&uuml;r&uuml;yorum hi&ccedil; yorulmamış gibi yorulmayacak gibi. Bir girdabın i&ccedil;ine &ccedil;ekilirmişcesine &ccedil;ekiliyorum sessizliğimin avu&ccedil;larına. Sanki tek bir ses hali bozacak b&uuml;y&uuml;y&uuml; sanki bağırsam kırılacak camlar ve herşey toz bulutuna d&ouml;necek. Sahi bağırsam kırılır mı insanların d&uuml;ş&uuml;nceleri? Sesimi duyurursam kalplerinize denk gelir mi y&uuml;rek yangınımız? Sessizliğime bir el de uzatılır mı sesimle beraber? Eksilmek yerine eskiler de kaybolur muyuz? Eskilerin g&ouml;n&uuml;l g&uuml;zelliğini bulmak adına eksiliyoruz her ge&ccedil;en g&uuml;n ve sessizlik i&ccedil;inde eskiyoruz seslerin arasında..☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Senin Sevmeme İhtimalini Unutuyorum</title>
<link>https://edebiyatblog.com/senin-sevmeme-ihtimalini-unutuyorum</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/senin-sevmeme-ihtimalini-unutuyorum</guid>
<description><![CDATA[ Küçücük bir yerim varsa o kalbinde bunu bana anlat..buna ihtiyacım var.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_6231054317aea.jpg" length="71372" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Mar 2022 00:32:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Sevmemeihtimalinisiliyorum. Sebepler sevmek sevememek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><em><strong> Bug&uuml;n ş&ouml;yle bir s&ouml;ze denk geldim; "Bazı insanları sebepsiz seversin, bazılarına bin sebep arar yine de sevemezsiniz." (Neyzen Tevfik). İ&ccedil;imdeki sebebi olmayan sevginin ağırlığını hissettim o an. D&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum da neden? diye aşk mı acaba? dediğim g&uuml;nlerim oldu. Bulamadım adını koyamadım bir isim. Kaldı, kaldın. Sadece kalbimin bir k&ouml;şesinde &ouml;ylece kaldın. Sebepsizliğim en g&uuml;zel sonucu oldun, kabul. Ama ne yapacağım ben? Yoksun ki. Her g&uuml;n seni arıyorum olmayan yerlerde, bir şarkının tek bir s&ouml;z&uuml;ne seni sığdırarak g&uuml;nlerimi yitiriyorum. Seninle aldığımız o kitap varya hani birlikte okuyacağımız ama okuyamadığımız o kitap. Ben okuyamadım o kitabı bitiremedim. Belki bir g&uuml;n bir yerde rastlarsak senle sorarsan bana o kitabı 'Sensiz bitirdim ben' demek ağır gelir bana. Sana da ağır gelir hem, gelir değil mi? Gelsin gelmeli gelmeme d&uuml;ş&uuml;ncesini siliyorum aklımın her k&ouml;şesinden. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ben seni hep sevmiş gibi hatırlayacağım...☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doğrunun Yanlışı</title>
<link>https://edebiyatblog.com/dogrunun-yanlisi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/dogrunun-yanlisi</guid>
<description><![CDATA[ Bugün fark ettim de &quot;Seni düşündüğüm için...&quot; Diye başlayan her cümle ya da benim adıma alınan her karar beni düşünmeden düşünenlerin yaptığı yanlışlar olduğunu fark ettim. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_622d9ec879537.jpg" length="32392" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Mar 2022 10:39:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Yanlış DoğrununYanlışı silmek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; &nbsp;Bazı anlar vardır sizi etkisi altına alan ve atacağınız o adımın seyrini değiştiren. Bug&uuml;n o anlardan birinin i&ccedil;indeyim. Kaderi değiştirebilir miyiz? diye bir d&uuml;ş&uuml;nce d&uuml;ş&uuml;yor aklıma. Sahi olabilir mi? İnsan kaderini değiştirme yetkisine sahip midir? Ben kadere inan biriyim ve kaderin seyrinin de bizim elimizde olduğuna da inanırım. Se&ccedil;eceğimiz yollara atacağımız adımlar bizim gideceğimizi yeri değiştirebilir. Verdiğimiz o an ki doğru olan karar hayatın yanlışı olabiliyor. Hatta bence &ccedil;oğu kişi bunu yaşamıştır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; insan verdiği o an ki kararın gelecek de nasıl bir yanlış olduğunu fark etmiyor. Peki farkına vardığımız da ne yapmalıyız? Silmek. Evet, farkına vardığın o an yanlışı silerek hayatınızdan &ccedil;ıkarın ne doğruya &ccedil;evirmeye &ccedil;alışın ne de o yanlışın doğru olmasını bekleyin. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; yanlış, yanlıştır. Doğruya &ccedil;evrilmez &ccedil;evrilse bile bunun sonucunda kendinizden bir par&ccedil;ayı kaybedebilirsiniz. Kaybettiğiniz o par&ccedil;a ge&ccedil;mişinizi temsil ediyorsa geri kazanmak diye bir kaide yoktur. Bu y&uuml;zden ge&ccedil;mişten gelen doğru geleceğin yanlışı ise silin..</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Göster Gününü Dünya&amp;apos;ya</title>
<link>https://edebiyatblog.com/goster-gununu-dunyaya</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/goster-gununu-dunyaya</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Biri vardı eskiden burda, eskiden vardı ama yeni ve çok yeni şeyler yaptı.&quot; ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_622669d129e26.jpg" length="27866" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Mar 2022 23:26:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Gülümse, Kalk Ayağa</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>&nbsp; &Ccedil;ocukken kum saatlerini severdim, alırdım elime &ccedil;evirir &ccedil;evirir izlerdim akıp gidişini. Şimdilerde ise g&uuml;nlerimi izliyorum sanki, o kum tanelerini izleyen &ccedil;ocuk b&uuml;y&uuml;m&uuml;ş yaşadığı hayatın kum tanelerini sayar olmuş. Bitsin de &ccedil;evireyim tekrar diyen o &ccedil;ocuk, bug&uuml;n b&uuml;y&uuml;d&uuml; ve bitmesin akıp gitmesin nefesim der oldu. Peki zaman acımasızlığı ile akıp giderken sen ne yapıyorsun? D&uuml;şt&uuml;m diye ağlıyor musun mesela ya da bug&uuml;n terk edildin onun ahını mı tuttun? Ne bu t&uuml;kenmişlik sendromu? Kum tanen akıp gidiyor bitiyor nefesin? Farkında mısın? Senin elinde ne var peki kos kocaman bir hi&ccedil; mi? Yoksa ben herşeye rağmen bunu başardım. Dedin mı? Soruyorum sana onca şey yaşadın sen yoruldun t&uuml;kendin bittin ama h&acirc;l&acirc; burdasın değil mi? Belki aileni kaybettin belki sevdiğini belki herkes uğruna kendini ama neden bu aynı adımlar? Birşey yapmanın zamanı değil mi? Hadi kalk ayağa, kalk ve şu d&uuml;nyaya g&uuml;n&uuml;n&uuml; g&ouml;ster. G&uuml;l hep g&uuml;l hatta o kadar g&uuml;zel g&uuml;l ki kıskansınlar seni. Bu hayatta bir izin olsun senden sonra gelenler desin ki "Biri vardı eskiden burda, eskiden vardı ama yeni ve &ccedil;ok yeni şeyler yaptı" desinler.. ☁️</em></strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Herşeye Rağmen</title>
<link>https://edebiyatblog.com/herseye-ragmen</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/herseye-ragmen</guid>
<description><![CDATA[ Bir çiçek ek mesela, adı senin olsun meyveleri onun.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61d60ee63b20c.jpg" length="29235" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Mar 2022 23:09:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Herşeye Rağmen</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>&nbsp; &nbsp;K&ouml;t&uuml;y&uuml; iyiye &ccedil;evirmek bizim elimizde aslında, başımıza gelenlere vereceğimiz tepkileri biz &ouml;nceden belirleyemiyoruz evet ama tepkiden sonra ne yapacağımızı veyahut nasıl bir yol izleyeceğimiz bize kalmış birşey. Herşeye rağmen h&acirc;l&acirc; nefes alıyorum demeliyiz mesela, sonra birini mutlu edebiliyoruz değil mi? Bir &ccedil;ocuk d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n mutlu olması i&ccedil;in &ccedil;ok birşey yapmamıza gerek yok ki ona bir bulut verin dokunmadığı o &ccedil;ocuk o bulutu d&uuml;nyadan eve, evden oyuncağa, oyuncaktan parka &ccedil;evirsin. Bir yaşlı g&ouml;rs&uuml;n g&ouml;zleriniz sonra, y&uuml;z&uuml; yılların izini taşıyan sesi yaşanmışlık kokan ve g&ouml;zleri &ccedil;ocukluğun parlaklığını taşıyan. El uzatın o yaşlıya y&uuml;r&uuml;y&uuml;n sonra bitmeyecek gibi hi&ccedil; yorulmayacak gibi, susun sadece biraz o konuşsun yılların acısını b&ouml;yle atlatır anca. Bir kedi alın elinize okşarken t&uuml;ylerini, başka bir yerde k&ouml;peğe eşlik edin size vefayı &ouml;ğretir. Yaşamın en g&uuml;zel hediyesi olan aileyi bulun sonra, sevginin i&ccedil;inden b&uuml;y&uuml;yen bir tohum gibi g&ouml;r o aileyi g&uuml;venin ile sula, ilgin ile g&uuml;neşe &ccedil;ıkar. Ve yıllar sonra o tohum bir &ccedil;ınara d&ouml;n&uuml;şs&uuml;n g&ouml;lgesinde nice senin gibileri ağırlayan...</em></strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yalnızlığın Asaleti</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yalnizligin-asaleti</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yalnizligin-asaleti</guid>
<description><![CDATA[ Bir gün inanıyorum bir gün, yalnızlığımın asaleti içinde nefesimi vereceğim... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_621a97629ff09.jpg" length="29425" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 28 Feb 2022 23:01:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Yalnızlık, asalet, nefes ilgi, sevgi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; Bende d&uuml;şebiliyorum yoruluyor ve t&uuml;keniyorum bazen, canım biraz ilgi istiyor mesela şımarmak da geliyor i&ccedil;imden ama neyse diyorum neyse. Kimsenin sana verecek bir ilgisi yok sevgisi yitik onların, değerleri sahtecilik ile oynuyor her seferinde. Ama ben de insanım değil mi? İstemenin ve istememenin bir sebebi yok, olmamalı.. Ve bir g&uuml;n inanıyorum bir g&uuml;n kimseye muhta&ccedil; olmayacağım ne samimiyetsiz sevgiye ne de sahte i&ccedil;eren ilgiye. Bir g&uuml;n inanıyorum bir g&uuml;n yalnızlığımın asaleti i&ccedil;inde nefesimi vereceğim...</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Düşünceyi Unutmak</title>
<link>https://edebiyatblog.com/dusunceyi-unutmak</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/dusunceyi-unutmak</guid>
<description><![CDATA[ Sonra diyorum sonra, yıkılış gerçekleştiği an düşünmeyi unutacağım. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_621a9780618d1.jpg" length="31488" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 27 Feb 2022 00:12:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Düşünmek, unutmak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>&nbsp; D&uuml;ş&uuml;ncelerimi toplamak istiyorum, b&ouml;yle &ccedil;amaşır asar gibi tek tek asıp incelemek istiyorum. Ardını astarını bulmak sonra ona g&ouml;re hareket etmek. Ama olmuyor bazen o kadar &ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;ncelerim bir birinin i&ccedil;ine giriyor ki durup dinliyorum usulca. İki kişi var evet beynimin i&ccedil;inde iki kişi var, biri farklı bir d&uuml;ş&uuml;nceyi ele alıyor ve buna mantık diyoruz diğeri ise duygularım. Ve ben &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; bir kişi olarak bu d&uuml;ş&uuml;nce girdabına son veriyorum. &Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; bir yol sunuyorum onlara, farklı bir yapı ya da başka bir adım atmalarını sağlıyorum. Ortak bir bedende buluşturuyorum ikisini. &Ouml;n&uuml;mde durana boyun eğmek yerine onun yıkılışını d&ouml;rt g&ouml;zle bekliyorum. Sonra diyorum sonra, yıkılış ger&ccedil;ekleştiği an d&uuml;ş&uuml;nmeyi unutacağım...</em></strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ruhum Sıkışmış Bedenime</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ruhum-sikismis-bedenime</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ruhum-sikismis-bedenime</guid>
<description><![CDATA[ Bazı anlar vardır, içinde can verdiğimiz. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_6217f13913c85.jpg" length="77735" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 24 Feb 2022 23:59:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Beden, Ruh, çaresizlik</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; Hani bazı geceler karabasan basar ya b&ouml;yle aniden, illa ki gelmiştir herkesin başına. V&uuml;cudun kilitlenir parmakların uyuşur ve &uuml;st&uuml;nde bir ağırlık hissedersin sonra kalkmaya &ccedil;alışır yapamadık&ccedil;a konuşmaya &ccedil;alışırsın bu defa o da olmaz. G&ouml;zlerini bile a&ccedil;makta zorluk &ccedil;ekerken sen i&ccedil;inden bile konuşmaz hala geliyorsun ya hani. İşte şuan &ouml;yle hissediyorum. Herşey yapabilecekken hi&ccedil;bir şey gelmiyor elimden. Konuşmak varken ben yine susmak zorunda kalıyorum belki susmak zorunda da değilim ama l&acirc;l oluyor dilim benden habersiz. Sanki bedenimin h&uuml;km&uuml; ellerimden gitmiş gibi sanki ruhum bedene sıkışmış gibi. Bu durumlarda ne yapılır? Şuan mesela nefesim bile kesiliyor gibi hissediyorum nefes almaya &ccedil;alıştık&ccedil;a g&ouml;ğ&uuml;s kafesim daralıyor ellerim kalbimin &uuml;st&uuml;nde onu par&ccedil;alamak istercesine sıkarken bir diğer elim boğazımı yırtmak istiyor. Ne nefes alabiliyorum ne kalbim sığıyor kafesine. Kalbim bile isyan ediyor artık hapsolduğu bu kafesine. Ciğerlerim nefesimi t&uuml;ketmiş i&ccedil;i boş ama dolu geziyor. Sanırım, bu &ouml;lmenin bir işareti... Başka adıyla &ccedil;aresizlik mi demeliyim?</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Şükrettim.</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sukrettim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sukrettim</guid>
<description><![CDATA[ Şükür, her anın devası. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_62154230b6e5f.jpg" length="35783" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Feb 2022 23:06:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Şükretmek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><em><strong>Ş&uuml;krettim, g&ouml;zlerimin g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; her ana, kulağımın duyduğu her sese ş&uuml;krettim ve her an sağır olacakmış gibi biraz daha duydum sesleri.&nbsp;</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>Ş&uuml;krettim, dilimin kelimeleri telaffuz edişine, parmaklarımın kalem tuşuna.</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>Ş&uuml;krettim, aklımın başımda olmasına rağmen deli oluşuma, kalbimin attığı halde durmuş gibi acı verişine ş&uuml;krettim...☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Vagonlarda Ki Yerimiz</title>
<link>https://edebiyatblog.com/vagonlarda-ki-yerimiz</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/vagonlarda-ki-yerimiz</guid>
<description><![CDATA[ Renklerin içine saklan, seni onlardan daha iyi gizleyen yoktur. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_6212a5cc4952f.jpg" length="38601" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 20 Feb 2022 23:34:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Vagon, renk, umut, gülücük, mutluluk, güçsüz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bir vagon d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n, i&ccedil;ine biniyorsun ve o renge bulanıyorsun. Mavi ise vagonun umudu kucaklıyorsun, pembeye b&uuml;r&uuml;nd&uuml; m&uuml; y&uuml;z&uuml;n? &Ccedil;ocukluğunun k&uuml;&ccedil;&uuml;k kızı oluyorsun. Yeşile attığın adım ile her yer g&uuml;l&uuml;c&uuml;kler ile doluyor, sarı da g&uuml;neşin eşsiz g&uuml;l&uuml;msemesine b&uuml;r&uuml;n&uuml;yor her yanın. Kırmızıya yaklaştın mı? Biraz heyecan yapabilirsin &ccedil;&uuml;nk&uuml; kırmızı kalbin aynasıdır. Kahverengine dokun cesaretin ile ve &ouml;l&uuml;m&uuml;n toprak da olduğunu kabullen yaşamın toprak dan geldiğini unutmadan. Siyah da gelecektir elbet g&uuml;c&uuml;n&uuml; test edecek seni karanlığa itecektir, sen karanlığın mahk&ucirc;mu olacağına ona siyahın da g&uuml;zel olabileceğini g&ouml;ster. Griyi ararsa g&ouml;zlerin yaşamın s&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; hayata bak grinin her tonu hayatın da mevcut. Ve beyaz dinlenecek g&ouml;zlerin, y&uuml;reğin ferahlayacak işte o zaman anlayacaksın beyaz vagonu bulmak i&ccedil;in b&uuml;t&uuml;n renkleri tatman gerektiğini...☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Merhem Olamamak</title>
<link>https://edebiyatblog.com/merhem-olamamak</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/merhem-olamamak</guid>
<description><![CDATA[ Hadi gel biz yara bandı olalım, merhemi sonra buluruz. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_621009221b91f.jpg" length="36043" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 19 Feb 2022 00:02:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Merhem, Yara Bandı, Sarmak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp;Bug&uuml;n ş&ouml;yle bir s&ouml;ze denk geldim. "Her &ouml;n&uuml;ne gelenin yarasına merhem olmaya kalkma" diyordu, okuyunca i&ccedil;im acıdı. O zaman fark ettim sanki bazı şeyleri, ben merhem olacağım derken onların yaralarını deşmişim. Farkında olmadan bilmeden bunu yapmışım, d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum şimdi bazı şeyleri oluruna bırakmak iyi olabilirmiş ya da &uuml;st&uuml;ne gitmek yerine elini gevşetmek. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; sen her yaranın merhemi değilsin, merhem olacağım derken &ouml;nce kendine yara a&ccedil;ıp sonra karşındakinin yarasına yara katma. Olmuyor mu? Tamam de olmuyor, belki de ben denk gelemiyorum ona de ama o kalıbı ona oturtmaya kalkışma. İncitirsin onu sarayım derken ve aranızdaki bağ mesafeye d&ouml;n&uuml;ş&uuml;r. Merhem olamıyorsan yara bandı olursun belki kim bilir? Hem yara bandı ne mesafedir ne de aran da bağ oluşturur. Ne yarayı sarar, ne de kanatır. Hadi gel biz yara bandı olalım, merhemi sonra buluruz..</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Saudade</title>
<link>https://edebiyatblog.com/saudade-1717</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/saudade-1717</guid>
<description><![CDATA[ İnsanı, aynı anda hem yaşatıp hem öldüren şeydir, anılar. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_620c1d40eb54b.jpg" length="24572" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Feb 2022 00:38:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Anı, özlem, saudade</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<em><strong>İnsanı, aynı anda hem yaşatıp hem &ouml;ld&uuml;ren şeydir, anılar. Akla geldik&ccedil;e bizi mutlu eden ama aynı zamanda h&uuml;zne boğan şeydir, anılar. Buruk bir tebess&uuml;m&uuml;n en g&uuml;zel sebebidir, anılar. Peki benim anılarım? Yaşayamadığım o anılarım? Sahi insan yaşadığı şeylere anı derdi değil mi?&nbsp; Ama &ouml;yle olmuyormuş bazen, insan yaşamadığına da anı diyormuş. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bir anı olarak kalıyor sende. Birden bire gelen ansızın aklına d&uuml;şen, y&uuml;reğine oturan bir anı. Hayallerin anılarına eşlik ediyor sonra, ikisi de imkansıza doğru koşarken sende bir şizofren gibi izliyorsun her birini. G&ouml;zlerin yağıyor usul usul ama y&uuml;z&uuml;nde&nbsp; i&ccedil;ten bir tebess&uuml;m. Yine diyorsun yine, yine sonunda ayrılık olsa ben yine seni se&ccedil;erdim. Seninle tanışmayı, konuşmayı se&ccedil;erdim. O başlayıp da bitiremediğimiz kitabı yine baştan okuyamayı se&ccedil;erdim yine, sonunda gitsen de ben yine seni se&ccedil;erdim... Bir saudade kelimesine sığdın ve sığdırdın y&uuml;reğime...❄️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ben Arafım</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ben-arafim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ben-arafim</guid>
<description><![CDATA[ Benim bir yanım katilin soğuk kanlılığını temsil ederken, diğer yarım bir çocuğun merhametini ellerinde tutuyor. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_61674f39e5268.jpg" length="60100" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 14 Feb 2022 21:56:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Araf, iyi, kötü, sıkışıp kalmış</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp; Bir yanım batıyor yavaş yavaş, haberim yokmuş gibi hi&ccedil; bilmiyormuşum gibi hissettirmeden batıyor. Durduramıyorum bazen hatta izin verdiğim zamanlarım oluyor o batan yanıma. Ama &ouml;yle bir yanım var ki benden bile &ccedil;ok g&uuml;&ccedil;l&uuml;, o kadar umutlu ki g&uuml;neşe dokunmuş gibi ferah. Bir araf d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n şimdi, bir yanı beyaz bir yanı siyahın en koyu tonu. Ve ben bu arafın ortasında debeleniyorum. Bir ayağım siyaha ge&ccedil;eceği zaman diğer ayağım her zaman beyaz da. Bir se&ccedil;enek sunsa bana se&ccedil;emeyeceğim kadar iki taraftayım. Ben Arafım..</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kırgınım</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kirginim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kirginim</guid>
<description><![CDATA[ Kırgınlığım kendimedir. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_6205725860e86.jpg" length="33314" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Feb 2022 23:16:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Kırgınım, Ben, kendime, heves, hayal</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><em><strong>Kırgınım ben,</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>Umutlarımı kanatan can kırıklarına</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>Heveslerimi yarı yolda bırakan o kursak denilen yere</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>Kırgınım ben,</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>İ&ccedil;ini hayallerim ile doldurduğum o balonun u&ccedil;up gitmesine</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>Y&uuml;reğimin ağırlaştığı bu zamanda gecenin bu kadar aydınlık olmasına</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>Kırgınım ben,</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&Ccedil;ocukken &ccedil;alınan o salıncak sırama</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>Hi&ccedil; binemedigim o kırmızı bisiklete</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>Kırgınım ben,</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>Dalından intihar eden o yaprağa&nbsp;</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>O yaprağı &ouml;zenircesine giden sana</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>Kırgınım ben,</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>En &ccedil;ok da kendime</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>Sustuklarımın i&ccedil;inde &ccedil;ırpınan g&ouml;zyaşlarıma</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>kırgınım..????</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kuş Bakışı</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kus-bakisi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kus-bakisi</guid>
<description><![CDATA[ Bulunduğun basamak kaçıncı kat olursa olsun sen o ilk katı çıkacaksın. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_62042aa860d23.jpg" length="71365" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Feb 2022 23:57:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Labirent, yol, kaybolmak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><em><strong>D&uuml;ş&uuml;n&uuml;n bir labirent var &ouml;n&uuml;n&uuml;zde, &ccedil;ıkışı belli yolları a&ccedil;ık. Gideceğin yol tarif edilmiş, karşılaşacağın engeller &ouml;nceden sana bildirilmiş. Ama o labirente girdiğin an t&uuml;m bu bildiklerin yok oluyor. Sen kayboluyorsun usul usul, &ouml;nce kendinden emin adımlarla ilerliyorsun ancak o da ne? ayağına takılan taş ile yere d&uuml;ş&uuml;yorsun kalkıp yeniden ilerleyeceğin esnada karşına iki d&ouml;neme&ccedil; &ccedil;ıkıyor. Peki hangisi doğru? Hangisinden ge&ccedil;men gerek? Senin bildiğin onca şey nerede şimdi? Oluyor değil mı? Herkes bu anı yaşar, yaşıyor ve yaşıyordur. Olayların girdabına kapıldıysak yapacağımız şey sadece yukardan bakmak. Tabiri caizse kuş bakışı bakmak, bu sayede o labirentin &ccedil;ıkışını, yollarını ve engellerini g&ouml;rebilirsiniz. Yolunuza sağlam adımlar atmak istiyorsanız. Bu kuş bakışı şart...????</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Eskiler mı? Güzel yoksa dinler mı?</title>
<link>https://edebiyatblog.com/eskiler-mi-guzel-yoksa-dinler-mi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/eskiler-mi-guzel-yoksa-dinler-mi</guid>
<description><![CDATA[ Her dün bir eski, her eski güzel. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_620188d6d057f.jpg" length="26152" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 08 Feb 2022 00:09:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Dün, bugün, yarın</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<em><strong>Eskiler mi? Eskidi yoksa biz mi yenilere &ccedil;ok alıştık. Ya da g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z bu g&ouml;z alıcı renkler tarafından aldatıldık mı? Yaşadığımız bu hayatın her d&uuml;n&uuml; bizim i&ccedil;in eski ve her eski bizim i&ccedil;in daha g&uuml;zel oluyor. Nedeni ise biz her yarını daha g&uuml;zel yaşamak yerine d&uuml;n&uuml;n altında kalarak yarını da bug&uuml;n&uuml; de mahvediyoruz. Aslında yapacağımız tek şey, d&uuml;n&uuml; ibret alıp bug&uuml;n&uuml;n par&ccedil;alarını bularak yarını inşa etmek. Şimdi herkes d&uuml;n&uuml; d&uuml;ş&uuml;ns&uuml;n, yapmış olduğumuz hatayı yanlışı, pişmanlığı tek tek d&uuml;ş&uuml;nelim ve bug&uuml;n&uuml;n par&ccedil;aları ile birleştirelim. Yarını daha g&uuml;zel inşa edelim. D&uuml;n&uuml; unutun demiyorum sadece d&uuml;n&uuml; kabullenin ve altında ezilmek yerine &uuml;ste &ccedil;ıkarak g&ouml;rmeniz gerekeni g&ouml;r&uuml;n..</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çırpındıkça Batıyorum</title>
<link>https://edebiyatblog.com/cirpindikca-batiyorum</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/cirpindikca-batiyorum</guid>
<description><![CDATA[ Bir bataklığa batar gibi batıyorum şimdi çırpındıkça dibe batıyorum daha dibe ve belki de en dibe işte o an anlıyorum bazen vazgeçmek gerekiyor, kurtulmaktan...❄️ ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_61fca3be28f4b.jpg" length="49412" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 04 Feb 2022 07:04:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Kurtulmak, bitmek, çırpınmak, dibe batmak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</p>
<p style="text-align: left;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<em><strong>Bu aralar kendimi iyi hissetmiyorum, sanırım yoruldum biraz. Belki de iyiyi bulamıyorum o y&uuml;zden hissetmekde g&uuml;&ccedil;l&uuml;k &ccedil;ekiyorum. Bir bataklığa batar gibi batıyorum şimdi, &ccedil;ırpındık&ccedil;a dibe batıyorum daha dibe ve belki de en dibe,&nbsp; işte o an anlıyorum bazen vazge&ccedil;mek gerekiyor, kurtulmaktan.. Ve diyorum ki kendi kendime 'bırak su aktığı gibi aksın, gideceğe yere kadar gitsin sen sadece bırak, endişe etmeyi d&uuml;ş&uuml;nmeyi hatta ve hatta &uuml;z&uuml;lmeyi' ama sadece diyorum işte. Olmuyor &ccedil;&uuml;nk&uuml; insan d&uuml;ş&uuml;nmek istemese de farkında olmadan &ccedil;ok g&uuml;zel d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor bazı şeyleri hatta o kadar g&uuml;zel d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor ki sen bile şaşıyorsun haline. G&ouml;zlerini kapatmak herşeyin bittiği anlamına gelmiyor. Yazık! Ahh &ccedil;ok yazık g&ouml;zlerini kapatınca herşeyin biteceğine, olmayacağına inanmak &ccedil;ok yazık...????</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tercihlerimiz</title>
<link>https://edebiyatblog.com/tercihlerimiz</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/tercihlerimiz</guid>
<description><![CDATA[ Herkesin kabul ettiği bir doğru vardır ancak o doğrunun içinde ki seçeceğimiz doğru bizimdir. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_61f9e3fa432ae.jpg" length="26842" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Feb 2022 05:04:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Doğru, tercih, Kader, ben</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><b><i>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Doğrular vardır herkes i&ccedil;in ancak bu doğrular herkesin olmayabilir, ya da herkes bu doğruyu kabul etmeyebilir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; doğrunun i&ccedil;inde bile başka bir doğru vardır ki bu da bizim doğrumuz olur. Yani gitmen gereken bir yol var ancak o yol da iki d&ouml;neme&ccedil; var bu da senin doğrun ile herkes i&ccedil;in doğru olan doğrunun ortak noktasını bulmanı sağlıyor. Nasıl ki kaderimize olan inancımız tam olsa da tercihler bizimdir ve evet tercihimiz kaderimizi etkileyebilir. Sonu&ccedil; olarak aynı sonucu yaşasak bile bu hayatta (nasıl &ouml;leceğimiz ya da kiminle evleneceğimiz ki bu hayatta değişmeyen &uuml;&ccedil; ger&ccedil;ek var; doğum, &ouml;l&uuml;m ve evleneceğin kişi) bu sonucu farklı bir şekilde de yaşama imkanımız bizim tercihimizin eseridir. Velhasıl kelam, tercihler bizi biz yapan etkendir ve onları se&ccedil;erken veyahut yaparken iyi d&uuml;ş&uuml;nmeliyiz ve artılarını eksilerini de kabul etmeliyiz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; kimse sizin tercihinize karışamaz bunu unutmayın...☘️❄️</i></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İnsan ve Düşünceleri</title>
<link>https://edebiyatblog.com/insan-ve-dusunceleri</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/insan-ve-dusunceleri</guid>
<description><![CDATA[ Bir insana yapacağınız en büyük kötülük onu yok saymaktır. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61f825a8a8ecf.jpg" length="60140" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 31 Jan 2022 21:17:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Yok saymak, insan, düşünce</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><b><i>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;İnsanların d&uuml;ş&uuml;ncelerine &ouml;nem verebilirsiniz bu &ccedil;ok g&uuml;zel birşeydir ancak d&uuml;ş&uuml;ncelerine &ouml;nem vermek ve insanların d&uuml;ş&uuml;ncelerini d&uuml;ş&uuml;nerek hareket etmek arasında fark vardır. &Ouml;nem vermeniz karşıdaki insanı &ouml;nemsediğinizi ve ciddiye aldığınızı g&ouml;sterir ama insanların d&uuml;ş&uuml;ncelerini d&uuml;ş&uuml;nerek hareket etmek bu sizi siz olmaktan &ccedil;ıkarır. Onların d&uuml;ş&uuml;ncelerini d&uuml;ş&uuml;nerek hareket etmeyin &ouml;nemseyin ve size makul olanı yapmaya devam edin. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ne kadar &ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rseniz bu bir o kadar sizi sizden &ccedil;ıkarır. Karşıda ki insan sizi kıracak birşey mi yaptı bunu ya belirtin yada ikincisine izin vermeyin ama o kırdı diye sizde onu kıracak şeyler yapmayın. Bu şey gibi, 'o benim oğlumu &ouml;ld&uuml;rd&uuml; bende onun oğlunu &ouml;ld&uuml;receğim' yani kısasa kısas yapmak her konuda iyi bir sonu&ccedil; vermez.&nbsp; Kısasa kısas yapmak yerine mesafeye koymanız &ccedil;ok daha etkili sonu&ccedil; alacaktır. Unutmayın bir insana yapacağınız en b&uuml;y&uuml;k k&ouml;t&uuml;l&uuml;k onu yok saymaktır...☘️</i></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Merhaba, Küçük Adam</title>
<link>https://edebiyatblog.com/merhaba-kucuk-adam</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/merhaba-kucuk-adam</guid>
<description><![CDATA[ Sen Küçük Adam benim  bütün çoklarımı aldın elimden.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61f55fe67450a.jpg" length="44466" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 29 Jan 2022 19:14:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Küçük Adam, mektup, gelecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Merhaba, K&uuml;&ccedil;&uuml;k Adam</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>Daha d&uuml;nyaya gelmemiş birine mektup yazmak kulağa sa&ccedil;ma gelebilir ama yazıyorum işte. Nedeni ise sana anlatacağım bir ka&ccedil; şeyin olması. &Ouml;ncelikle her ne olursa olsun i&ccedil;indeki o &ccedil;ocuğu b&uuml;y&uuml;tme, o her zaman olduğu yerde kalsın. Bu hayat &ccedil;ocuk olduğun s&uuml;rece g&uuml;zel. B&uuml;y&uuml;yeceksin belki de bunları okurken b&uuml;y&uuml;d&uuml;n bile, b&uuml;y&uuml;rken d&uuml;şebilirsin, acı &ccedil;ekebilirsin kaybedebilirsin, korkabilirsin. Bunlar olmayacak diye bir şey olacak ki olmalı, &ccedil;&uuml;nk&uuml; kaybetmeyi g&ouml;ze almadan kazanamazsin kaybetsen bile bu kaybetmeyi kazandığını g&ouml;steriyor. D&uuml;ş, korkma d&uuml;şmekten hatta d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;n i&ccedil;in ağla ama pes etme. &Ouml;nemli olan her ne olursa olsun devam etmektir adım atmaktır. Şimdi diyeceksin 'erkekler ağlamaz anne' niye ağlamasın ki onların g&ouml;zyaşı yok mu? Hem bence en g&uuml;zel erkekler ağlar, bulutların g&ouml;zlerine ağır gelir ve ağlarsın işte. Ama sakın herkesin yanında ağlama bunu istememin sebebi ise, senin o inci tanelerin &ccedil;ok değerli K&uuml;&ccedil;&uuml;k Adam bunu herkesin g&ouml;rmesini mı sağlayacaksın onlar senin &ouml;zelin ve onu &ouml;zelin olacak kişiye sakla. Konusu a&ccedil;ılmışken birini seveceksin ve eminim &ccedil;ok g&uuml;zel seversin ama ben yine de taktık vereceğim. Birini seveceksen eğer onu bir &ccedil;i&ccedil;eği b&uuml;y&uuml;t&uuml;r gibi sev, &ccedil;ok su verme &ccedil;&uuml;r&uuml;r &ccedil;ok da g&uuml;neşe &ccedil;ıkarma bu seferde kurur. Sen &ccedil;oklarını sevmek i&ccedil;in harca K&uuml;&ccedil;&uuml;k Adam. Sana o kadar &ccedil;ok şey diyebilirim ve yazabilirim ki ama işte biz &ccedil;oklarımızı sevmek i&ccedil;in harcadığımız i&ccedil;in anca bu kadar K&uuml;&ccedil;&uuml;k Adam.&nbsp;</strong></em></p>
<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Ben , seni hep sevecek ve sevmiş olan annen .☘️&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çocukken tanısaydım seni...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/cocukken-tanisaydim-seni</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/cocukken-tanisaydim-seni</guid>
<description><![CDATA[ Bir insanı ne yaşlılık da tanıyın ne de gençlik de, bir insanı en güzel çocukken tanırsınız saf,  kötülükten yoksun ve keşfedilmemiş hazine gibidir onlar...☘️ ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61f3100ddb63b.jpg" length="48732" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 Jan 2022 00:44:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Çocuk, keşfetmek, hayal, oyun</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Seni &ccedil;ocukken tanımak isterdim, yağmur damlalarını&nbsp; ellerimizi a&ccedil;arak tutmaya &ccedil;alışmak sonra yokuş aşağı koşarak o korkunun i&ccedil;indeki heyecanı hissetmek isterdim, sonra belki bir sokak d&uuml;ğ&uuml;nune denk gelirdik halayın arasına karışıp oynamaya &ccedil;alışarak kahkaha atardık mesela.. bir parka gider salıncak i&ccedil;in kavga ederdik &ccedil;ocuklarla sonra dayak yememek i&ccedil;in tekrar koşardık belki, yorulduğumuz anda ise bir kaldırım k&ouml;şesine oturup başım omzunda nefeslerimi dinlerdik... &ccedil;ocukken tanısaydım seni..</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Menekşe Kokusunda Saklı   (Tanıtım)</title>
<link>https://edebiyatblog.com/menekse-kokusunda-sakli-tanitim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/menekse-kokusunda-sakli-tanitim</guid>
<description><![CDATA[ Bir yaşamın içinden mutlaka biri geçer iz bırakan ve iz bıraktıran. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61f0589f2aa28.jpg" length="40390" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 25 Jan 2022 23:10:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Kurgu, yaşanmışlık, anı, yazmak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; İnsan yaşanmışlıklarını yazabilir mi? Yoksa anlatmak daha mı kolaydır?&nbsp; Yoksa &ccedil;aresizlik miydi? İnsanı yazmaya, anlatmaya iten şey. Her ne sebeple olursa olsun insan ihtiya&ccedil; duyuyor i&ccedil;indekileri aktarmaya, yalnızlığa bu kadar muhta&ccedil; olup yine yanında birini isteyen bu insanoğlunu anlamıyorum &ccedil;oğu zaman.&nbsp; Aslında &ccedil;ocukken herşey &ccedil;ok basit ve kolaydı. Evet, &ouml;yleydi &ccedil;ocukken herşey iyi ve k&ouml;t&uuml; diye ayrılırken b&uuml;y&uuml;d&uuml;k&ccedil;e, iyi ve k&ouml;t&uuml; ; menfaat, ihanet, yalan.. gibi k&uuml;&ccedil;&uuml;k ama etkili maddelere ayrılıyor. B&uuml;y&uuml;d&uuml;k&ccedil;e daha &ccedil;ok anlayıp daha az sorun yaşayacağımı sanırdım ama b&uuml;y&uuml;d&uuml;k&ccedil;e ve anladık&ccedil;a herşey aynı oranla b&uuml;y&uuml;yordu. Ve &ccedil;ocukluğumun en g&uuml;zel yanı &ouml;zel g&uuml;&ccedil;lere inancım. H&acirc;l&acirc; i&ccedil;imde umut yok değil hani, &ouml;zel g&uuml;&ccedil;ler var olabilir mi?&nbsp; Elimde tuttuğum deftere bakarken &ccedil;ocukken hep akıl okuma g&uuml;c&uuml;n&uuml; elde etmeyi istediğimi hatırladım. Sahi, insanların d&uuml;ş&uuml;ncelerini &ouml;ğrenmek onların akıllarına girmek hep istediğim ve hala istediğim birşey. Ki insanların d&uuml;ş&uuml;ncesine &ouml;nem vermem de buna etken sanırım. Ve ben 13 yaşlarında bıraktığım bu hayalimi elimde tutuyor gibiyim, bir defter, bir insan ve bir hayat sayesinde ben ge&ccedil;mişe ve o insanın d&uuml;ş&uuml;ncelerine gidebilecektim.&nbsp; Burdan &ccedil;ocukluğuma sesleniyorum, "Senin hayallerin hi&ccedil;bir zaman hayal olarak kalmayacak k&uuml;&ccedil;&uuml;k"...☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gidenin İzi</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gidenin-izi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gidenin-izi</guid>
<description><![CDATA[  Ne diyordu Ahmet Arif &quot;Giden ayaklarsa eğer geri gelir fakat giden gönülse o bir daha gelmez..&quot; ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61eda02b02383.jpg" length="147046" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 23 Jan 2022 21:37:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Kâr, iz, giden</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; Ne diyordu Ahmet Arif "Giden ayaklarsa eğer geri gelir fakat giden g&ouml;n&uuml;lse o bir daha gelmez.."&nbsp;</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; 'Tamam' diyorum kendi kendime, 'olabilir bu olanlar, hani zaten olacak şeyler niye &uuml;z&uuml;l&uuml;yorsun ki' diyorum. Ama sanırım zor, yani insan zorlanıyor bazen hani o &ccedil;ok meşhur&nbsp; s&ouml;z vardır ya ' t&uuml;m duygularım kursak denilen yerde takılı' benim de &ouml;yle işte. Ge&ccedil;iştiremiyorum ge&ccedil;miyor ki, alışamıyorum hoş alışmak da istemiyorum. Ama yerli yerinde kalsın istiyorum bencilce olabilir ama istiyorum. &Ouml;zlediğim de canım sıkıldığın da mutlu olduğum da o hep aynı yerde olsun istiyorum. &Ccedil;ok mu şey istemişim?&nbsp; K&acirc;ra bastığım da &ccedil;ıkan iz gibi iz bırakıyor adım adım giderken ve o kalan iz de eziliyorum...❄️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İnanç</title>
<link>https://edebiyatblog.com/inanc</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/inanc</guid>
<description><![CDATA[ İnsan inandığı şeyi yaşarmış. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61eb2962693ed.jpg" length="15665" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Jan 2022 01:06:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>İnanç, piskolojik, kabulleniş yaşamak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; ' İnsan, inandığı şeyi yaşarmış ' derdi, saygı değer bir hocam . Yaşadık&ccedil;a ve yaşlarıma her yıl birer merdiven dayadık&ccedil;a anlıyorum hocamın dediğini. Allah insan beynini &ouml;yle m&uuml;kemmel yaratmış ki ş&uuml;k&uuml;r sebeplerimizin g&uuml;zel yerini alıyor. Şimdi size kısa bir &ouml;rnek ile anlatacağım, hoş &ccedil;oğunuz bu anlatacağım şeyi biliyordur ; "İşinde başarılı bir doktorun vakti zamanında bir olay ge&ccedil;er. İki hastası vardır ve bunların birinin iki ay diğerinin ise iki yıl &ouml;mr&uuml; olduğunun kanısına varır. Meslek gereği bunu hastaya değil de yakınına iletir ve iki hastası da ayrılır hastaneden. Aradan iki g&uuml;n ge&ccedil;miştir ki iki yıl &ouml;mr&uuml; kaldığını d&uuml;ş&uuml;nen hastasının vefat haberi ulaşır. ' Umduğumdan daha azmış ' der. Diğerinin yani iki ay &ouml;mr&uuml; kalan hastanın da &ouml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r. Ve aradan iki yıl ge&ccedil;er doktor her zaman ki gibi acili kontrol ederken iki ay &ouml;mr&uuml; kalan hastanı g&ouml;r&uuml;r ve şaşırır. 'Siz ? ' der ancak o konuşamadan hasta konuşur. ' Ben kanser olmuşum doktor bey yanlış teşhis koymuşsunuz ' der. Bunun &uuml;zerine bakışlar hastanın eşini bulur. ' Bakın doktor bey, s&ouml;ylemem gerekiyordu ama s&ouml;yleyemedim ve yaşadı g&ouml;r&uuml;yorsunuz ' der. Bu olay doktorun kafasına iyice takılır ve piskolog bir arkadaşına bu olayı a&ccedil;ar. 'İnsan beyni hem &ccedil;ok tehlikeli hem de basittir. Hastanın eşi hastaya iyileştiğini demiş, bunu duyan hasta ise kendini piskolojik olarak iyi hissettiği i&ccedil;in beyin de kendini iyi hissediyor ve hasta iyi olduğuna inandığı i&ccedil;in hastalığı arka plana atılıyor. Yani sevgili arkadaşım herşey beyin de başlar.'. ..</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp;Bunun gibi bir &ccedil;ok testler yapılmış ve onaylamıştır. İlgin&ccedil; &ouml;yle değil mi? İşte tam bu y&uuml;zden bug&uuml;nden itibaren yaşamak istediğiniz şeye inanın olmayacak demeyin, olduğunu kadarını yaşayın. Ge&ccedil;mişi cebinize atın, yaptığınız hataları yanlışların ise elinden tutun. Ve geriye kalan yoldan ilerleyin. Yere mi d&uuml;şt&uuml;n&uuml;z? D&uuml;şt&uuml;n&uuml;z yerdeki &ccedil;i&ccedil;ekler den bir demet yapın ve kalkın ayağa. Unutmayın, sizden g&uuml;&ccedil;l&uuml;s&uuml; olabilir g&uuml;&ccedil;s&uuml;z&uuml; de ama sizinle aynı g&uuml;&ccedil;te olan kimse yok. Sizden bir tane var ve sizin hayatınız da bir tane. Şimdi bu yazıyı okuyanlara soruyorum. Siz neye inanmak istiyorsunuz? Yaşamak istediğinize mı yoksa &ccedil;evrenizin yaşattığina mı? ...</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kimseli Kimsesizlik</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kimseli-kimsesizlik</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kimseli-kimsesizlik</guid>
<description><![CDATA[ Yalnızlık, insan yokluğu değil duygu yokluğudur. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61e85b5b5c965.jpg" length="67717" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Jan 2022 21:41:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Kimseli, kimsesizlik, yalnızlık</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong> Yalnızlık denilen şey neydi? İnsan yokluğunun i&ccedil;inde debelenmek mı yoksa duygunun yoksulluğunu nefes alır gibi i&ccedil;ine &ccedil;ekmek mi? Her yanı insan dolu bu hayatın en b&uuml;y&uuml;k sınavı neden kimsesizlik? Anlaşılmak bu kadar zor olabilir mi? Nank&ouml;rl&uuml;k herkes i&ccedil;in o kadar &ccedil;ok normalleşmiş ki kimse yadırgamıyor. Bencillik denilen şey 'Bu senin hakkındı ' denilerek bir başarıya d&ouml;n&uuml;şm&uuml;şt&uuml;. H&acirc;lbuki biz insanlar herkesin arasında birer kimsesiz &ccedil;ocuklardık. Ben kimsesiz biriyim mesela, okulda alay konusu olup yediğim o dayak da kimsesiz oldum. Komşumun oğlu d&uuml;n babasını kaybettiği an kimsesizliği tattı. Bug&uuml;n yoldan ge&ccedil;en kız tacize uğradığı i&ccedil;in kimsesizliği iliklerine kadar yaşadı...ve bunlar gibi bir s&uuml;r&uuml; insan kimseli kimsesizliği iliklerine kadar yaşıyor...☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kuşun Kanadında</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kusun-kanadinda</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kusun-kanadinda</guid>
<description><![CDATA[ Bir kuşun kırık kanadı gibiyim. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61e72e4936720.jpg" length="40683" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Jan 2022 00:17:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Kuş, uzak, kırık kanatlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; Uzakların bu kadar cezbedici olduğunu yeni yeni fark ediyorum sanırım. Belki de hi&ccedil;bir zaman bakamadım uzaklara şimdi ise cesaretin elinden tutup bakıyorum korktuğum o uzaklığa. Ne kadar m&uuml;kemmel duruyor &ouml;yle, herşey yerli yerinde gibi ağa&ccedil;ların r&uuml;zgara karşı durması bile bir dengeyi temsil ediyor. Adım attım o uzaklığa gitmek i&ccedil;in lakin adımım ile geri gittim. Yaklaşmak istiyordum sana olmuyordu yine, sahi nedir bu uzaklardan &ccedil;ektiğim onca şey, imkansız olduğu i&ccedil;in mi bu kadar g&uuml;zeller diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. İmkansız yolların yolcusu olmak ne komik!&nbsp; Ne yapalım ki kaldık biz de bir kuş hayalinde kanadında taşıdığı y&uuml;kten habersiz u&ccedil;an o kuş olma hayalimde. Kuş olsam, u&ccedil;sam gitsem buralardan rahatlar mıyım? Hani ka&ccedil;sam uzaklara, uzaklar beni saklar bağrında? ... Yoksa yine kalır mıyım bir kuş hayalinde?.☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kitap Sayfalarında</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kitap-sayfalarinda</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kitap-sayfalarinda</guid>
<description><![CDATA[   Bazı insanlar vardır, birbirinden habersiz aynı cümlede buluşan.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61e728e837b90.jpg" length="35810" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Jan 2022 00:04:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Cümle, insan duygu, yer, farklı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>&nbsp; &nbsp;Bazı insanlar vardır, birbirinden habersiz aynı c&uuml;mlede buluşan..</em></strong></p>
<p><strong><em>&nbsp; &nbsp; Hep sevmişimdir eski kokan kitapları, i&ccedil;inde bulunan tozların yıllara gebe oluşunu ve bundandır ki hep ikinci el kitap alışım. Sahaflara duyduğum hayranlık, d&uuml;ş&uuml;nsenize bir aranızdaki milyonlarca kilometre var ama siz onunla aynı c&uuml;mleyi okurken g&uuml;l&uuml;yorsunuz. Tanımadığınız insanlar ile kim bilir ka&ccedil; kere buluştunuz kitap sayfalarında, yada başkalarından aldığınız o kitabın i&ccedil;inde o kişiye dair kalıntılar buldunuz. Belki yaşanmışlığınız yaranıza denk geldi de aynı yerde acıdı canınız. Kim bilebilir ki bir kitabın bu kadar &ccedil;ok şey anlatacağını, kim bilebilir ki bir kitabın bu kadar &ccedil;ok şey sığdıracağını.. Aynıyız biz ne kadar farklı olsak da aynıyız aslında. O sayfalara dokunuyorsa parmakların yada altını &ccedil;izdiğin o c&uuml;mleye dalıp gidiyorsa g&ouml;zlerim aynıyızdır. Tanımasak da bir birimizi g&ouml;rmesek de , bilmesek de varlığımızı biz aynı yerlerden yaralandık...????</em></strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yükledim Duygularımı</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yukledim-duygularimi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yukledim-duygularimi</guid>
<description><![CDATA[ Ben mutluluğu bir çocuğun gülüşün de sakladım, huzuru denizin mavisinde , umudu bulutlara emanet ettim, hayallerim uçurtma ucunda. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61e5b1dcad086.jpg" length="55349" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 17 Jan 2022 21:25:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Mutluluk, umut, hayaller</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong> Umutları y&uuml;klendim yine sırtıma, zor olan taşımasından &ccedil;ok hassaslığı oluyor bu zamanlar. Korkuyorum kırılacak diye, korkuyorum&nbsp; denizin dibinde kaybolacak diye, i&ccedil;imde bir kıpır kıpır bir mutluluk hakim ve ben yine korkuyorum. Sebebi ise bu mutluluğumun yanılgı olması. Peki mutluluğun yanılgı olup olmadığı nasıl anlarız ki? Anlaşılır mı ki mutluluğun sahteliği hoş artık mutluluk olsun da sahte mı yanılgı mı pek umursamıyoruz. Bu kadar k&ouml;t&uuml; durumdayız sanırım. Deniz mavi olsun da i&ccedil;i &ccedil;&ouml;pl&uuml;km&uuml;ş ne fark ediyor değil mi? Ahh bu insanlık mutluluk diye diye, huzuru i&ccedil;tenliği samimiyeti ve değeri unutuyor. &Ouml;nemli olan huzur değil mi? &Ouml;nemli olan değer vermek değil mıydi? Ben mutluluğu bir &ccedil;ocuğun g&uuml;l&uuml;ş&uuml;n de sakladım, huzuru denizin mavisinde, umudumu bulutlara emanet ettim, hayallerim u&ccedil;urtma ucunda...☘️❄️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Hüzün yağar bu zamanlar&amp;quot;</title>
<link>https://edebiyatblog.com/huzun-yagar-bu-zamanlar</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/huzun-yagar-bu-zamanlar</guid>
<description><![CDATA[ Ve kar tanelerine avuçlarınızı açın çünkü onlar da tükenmişliğin devası var. ]]></description>
<enclosure url="" length="55349" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 16 Jan 2022 00:05:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Kar tanesi, yaprak dökümü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; Şairin diyor ya hani 'H&uuml;z&uuml;n yağar bu zamanlar ' diye. Biz h&uuml;zn&uuml; bir kar tanesine sığdırdık en &ccedil;ok, nedeni belirsiz. Her yağmur yağışında &ouml;zlemimiz arttı sebebi &ccedil;ok manidar bir şekilde. Bundandır belki de soğuk havanın acılarımızı benimseyip bağrına basması, bundandır belki de her bir yaprak d&uuml;şmesin de 'İntihar mı ediyor seven sevdiğinden ?' diye sormam. Sahi, bu yaprak d&uuml;ş&uuml;şlerinin canları acımıyor mu hi&ccedil;? Hi&ccedil; demiyor mu mesela ' Ne olurdu ki sanki g&uuml;neşi biraz daha g&ouml;rsem' diye, belki de o d&uuml;şmenin i&ccedil;inde bir fedakarlık saklıydı, gelecekte a&ccedil;acak olan &ccedil;i&ccedil;eklerin ruhlarına.. Ve kar tanelerine avu&ccedil;larınızı a&ccedil;ın &ccedil;&uuml;nk&uuml; onlar da t&uuml;kenmişliğin devası var..❄️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yüzler</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yuzler</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yuzler</guid>
<description><![CDATA[ Bir yüz  bin yüze bedel  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61e09454a3dc0.jpg" length="111863" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 14 Jan 2022 00:07:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Yüz, inanç, değer</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Doğduğum zaman ilk g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m y&uuml;z doktor y&uuml;z&uuml; oldu, annem o zamanlar baygın yada uyuyormuş. Sonra babama vermişler beni y&uuml;z&uuml;nde mutluluğun izleri ile bakıyormuş bana. Ve bu y&uuml;zlerin daha başlangı&ccedil; olduğunu dahi bilemedim. Her g&ouml;z&uuml;m&uuml; a&ccedil;ışım da farklı bir y&uuml;z, farklı bir insan. O y&uuml;zlerin iyisini, k&ouml;t&uuml;s&uuml;n&uuml; ger&ccedil;eğini ya da yalanını &ouml;ğrenmek zor oldu. Hoş şimdi bile tam anlamıyla bu y&uuml;zlerin tam olarak hangi y&uuml;z olduğunu bulamıyorum. Ama en azından onlara inanmıyorum, inanmayı bıraktım. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; anlıyorum ki insan b&uuml;y&uuml;d&uuml;k&ccedil;e insan dan&nbsp; soğuyabiliyor, bir yalnızlık sevdası d&uuml;ş&uuml;yor g&ouml;nl&uuml;me de kendimi koyvermiyorum. Sadece değer diyorum kendi kendime, bir insanın bir insana vereceği en g&uuml;zel şey belki de 'değer'. Bu aşk, sevgi dedikleri de değil &ccedil;&uuml;nk&uuml; onlar insanı sarhoş ediyor ve bilirsiniz insan sarhoşken intihara meyilli davranabiliyor. Ama değer &ouml;yle değil, ne art niyeti var ne de sahte bir y&uuml;z&uuml; ne sarhoş ediyor seni ne de ciddiyete davet ediyor. Gel diyor sadece 'ben seni b&ouml;yle kabul ederim sana değer verebilirim' diyor. ☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Geliyor Kumru</title>
<link>https://edebiyatblog.com/geliyor-kumru</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/geliyor-kumru</guid>
<description><![CDATA[ Bir dilek hakkım olsaydı eğer, çocukluğuma verirdim. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61e093c046e3a.jpg" length="35875" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 14 Jan 2022 00:05:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Çocukluk, bisiklet, dilek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; &nbsp;Bir dilek hakkım olsaydı eğer, bisiklet isterdim ama kendime değil bisiklet binmeyi isteyen &ccedil;ocukluğuma. Binsin bisiklete &ouml;nce d&uuml;şs&uuml;n her &ccedil;ocuk gibi dizleri kanasın ama pes etmesin. Pedalları &ccedil;evirdik&ccedil;e hafiflesin dizinde ki o yara. Sonra r&uuml;zgarın y&uuml;z&uuml;ne vuruşunu hissetsin,&nbsp; elleri &uuml;ş&uuml;s&uuml;n ama o hi&ccedil; &ccedil;ekmesin elini ordan. İ&ccedil;inden ge&ccedil;iyor gibi bir his dolacak sonra i&ccedil;ine r&uuml;zgarın i&ccedil;inden ge&ccedil;iyor gibi. Biraz daha hızlı diyecek &ccedil;ocukluğum kendi kendine biraz daha hızlı.. Kahkaha atacak belki yokuş aşağı s&uuml;rerken sonra bisikletin ziline basacak t&uuml;m mahalle diyecek o an da ' Geliyor Kumru' ...❄️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İçindeki Güç</title>
<link>https://edebiyatblog.com/icindeki-guc</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/icindeki-guc</guid>
<description><![CDATA[ İçinde ki gücün varlığını bil, yeri geldiğinde ortaya çıkartmak dan korkma. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61dc9970c04aa.jpg" length="45752" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 10 Jan 2022 23:51:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Güç, inat, yollar, hayat</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong> K&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;k bir tohumun koca &ccedil;ınar olacağını kim bilebilir ki? Peki attığımız her adımın ileride&nbsp; duracağımız durağı etkilediğini? Bir s&ouml;z, kelime veyahut bakış bile yarınımızı değiştiriyorken bizim bu pervasız hallerimize ne demeli? Şimdi diyeceksiniz ki 'planlı yaşadık da ne oluyor?', haklısınız. Bu hayat bizi tepe taklak etmek i&ccedil;in var. Planlarımızın olmaması yada y&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z yolun bir anda yok olması gibi etkenler ile hayat bizi zorluyor. Diyor ki 'sen bu k&uuml;&ccedil;&uuml;k halinden &ccedil;ıkacaksın, yapmayacağım dediğin ne varsa yapacaksın! Olmayacak dediklerin olacak ve sen bunu kabulleneceksin. Sırtını yasladığın o dağ yıkılacak ve sen sırtını dikleştirmek zorunda kalacaksın...' . Bunları &ouml;n&uuml;m&uuml;ze koyduğu taşlar ve y&uuml;r&uuml;rken taktığı &ccedil;elmeler ile daha iyi anlıyoruz. İ&ccedil;imizdeki o g&uuml;c&uuml; &ccedil;ıkartmak i&ccedil;in inat&ccedil;ı olun. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu hayat inat&ccedil;ı kişiliklerle uğraşmayı sevmez. Bir zaman sonra geri &ccedil;ekilir ve izin verir yaşamana...☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Denizin Dalga Sesi</title>
<link>https://edebiyatblog.com/denizin-dalga-sesi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/denizin-dalga-sesi</guid>
<description><![CDATA[ İçimde ki fırtınalar yoruyor beni ... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61d8a69995d20.jpg" length="90308" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 07 Jan 2022 23:46:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Deniz, dalga, kayalık</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Denizin dalga sesleriyle konuşuyor gibiyim, anlatıyor bana gelecek olan fırtınayı ' &Ccedil;ok hır&ccedil;ınım bak, ama bunu ben istemedim ki beni bu hale onlar getirdiler onlar istediler hır&ccedil;ın olmamı soğuk ve sert davranmamı. Bir yerden sonra iyilik de işe yaramıyormuş.' diyor kayalıklara &ccedil;arparak. Derin bir nefes alıyorum tuzlu havasından ' Sen b&ouml;yle konuştun ya onlar zaten amacına ulaşmış durumda şuan. Onların amacı bu zaten seni iyilikten bıktırmak yolundan alıkoymak, i&ccedil;indeki o k&ouml;t&uuml;y&uuml; &ccedil;ıkartarak seni de k&ouml;t&uuml; yapmak istiyorlar.' dedim biraz dinginleşti. R&uuml;zgar hafifledi, d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor herhalde dediklerimi o dinginlik halindeyken ben konuşmaya devam ettim. 'Onlara i&ccedil;indeki k&ouml;t&uuml;y&uuml; g&ouml;ster ama bunu &ouml;fken ile yapma, onlara ders vermek istiyorsan iyiliğin elini tutarak yap fırtınan olsun ama bunu &ouml;fken yapmasın sen sen olarak kal' dedim ve sustum. Dediklerim iyi geldi mi ona bilmiyorum ama dalgalar kayalıklara sert değil de yavaş ama etkili vuruşlar yapmaya başladı. R&uuml;zgar denizin kokusunu daha &ccedil;ok getirdi bana i&ccedil;inde teşekk&uuml;r&uuml; vardı sanırım...☁️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beyfendi.</title>
<link>https://edebiyatblog.com/beyfendi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/beyfendi</guid>
<description><![CDATA[ Beyfendi, cevapsız sorular arasındayım şimdi her birinin cevabı diğerinin cevabının tokat etkisinde. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61d60ee63b20c.jpg" length="29235" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 06 Jan 2022 00:37:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Beyfendi, düşünce, sorular</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; Y&uuml;r&uuml;yorum Beyfendi, kafam da binlerce d&uuml;ş&uuml;nce bir birlerini &ouml;ld&uuml;ren. Bir yaz mevsimi sonbahar ruhu ile estiriyor r&uuml;zgarını y&uuml;z&uuml;me doğru, 'Bu d&uuml;nya aklı başında olmayana g&uuml;zel ' diyor &uuml;zerimden ge&ccedil;en kuş. Bir fısıltı ulaşıyor benliğime &ccedil;ocukluğum dan bana 'Bu kadar d&uuml;ş&uuml;nme, d&uuml;ş&uuml;n&uuml;nce var olamıyorsun ki'.. &Ouml;yle ya d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;k&ccedil;e yok oluyor gibiyim. Sahi Beyfendi, d&uuml;ş&uuml;ncelerim den şehirler kurulsaydı i&ccedil;inde yaşayanlar olur muydu? Peki yaşamak neydi? Nefes almak, kalbin atması mı ya da koşmak, yemek yemek miydi yaşamak? Yoksa yaşamak, bedenin yaşaması, ruhun yaşatması mıdır Beyfendi? ☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mavinin Teni</title>
<link>https://edebiyatblog.com/mavinin-teni</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/mavinin-teni</guid>
<description><![CDATA[ Tut elinde mavinin tenini duy rüzgarın sesini ☁️ ]]></description>
<enclosure url="" length="29235" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 04 Jan 2022 23:57:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Rüzgar, yaşanmışlık, mavi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; &nbsp;İnsan ka&ccedil; kere d&uuml;şer yada ka&ccedil; kere kanadığı yerden yara alır? Kaybedene kadar mı yoksa hayat senin canını canından alana kadar mı? peki bir sonbahar mevsiminde intihar eden yaprakları intihara s&uuml;r&uuml;kleyen r&uuml;zgar mıydı? Yoksa ağacın &ouml;l&uuml;m&uuml; m&uuml; sebepti yaprak d&ouml;k&uuml;m&uuml;ne. R&uuml;zgarı hayat diye ele alalım, ağacı ise sevdiklerimiz değer verdiklerimiz olsun. Hayat r&uuml;zgarı sevdiklerine zarar vermesin, sevdiklerinin &ouml;l&uuml;m&uuml; seni &ouml;ld&uuml;rmesin, her ge&ccedil;en g&uuml;n biraz daha ilerliyoruz ve bu ilerlediğimiz yaşam da hayat r&uuml;zgarınin y&ouml;n&uuml;n&uuml; sen belirle, &ouml;nce dur ve kaybet kaybetmekten korkma &ccedil;&uuml;nk&uuml; kaybedersen g&ouml;r&uuml;rs&uuml;n ancak yanındakileri ve yanındakiler ile ayağa kalk r&uuml;zgarı dinle yanağını okşayan elini hisset ve onu y&ouml;nlendir. Tut elinde mavinin tenini duy r&uuml;zgarın sesini...☁️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tükeniyor</title>
<link>https://edebiyatblog.com/tukeniyor</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/tukeniyor</guid>
<description><![CDATA[ Hissediyorum, kum tanelerinin bittiği gün öldüğüm gün olacak. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61d3616fb43ac.jpg" length="14427" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 03 Jan 2022 23:52:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Tükenmek, bilememek, kaybetmek, korkmak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>&nbsp; &nbsp; Her adımım bir kaybedişe gebe, kazanmak i&ccedil;in bile kaybediyor bir yanım, usul usul &ouml;l&uuml;yorum her basamakta. Biraz daha gidiyorum sanki uzağa, gittiğimi sandığım g&uuml;nler de olmuyor değil. Hayallerim de yaşadığım g&uuml;nler gittim sandığım g&uuml;nler oldu hep, &ouml;yle ya da b&ouml;yle bitiyor bize verilen bir avu&ccedil; nefes. T&uuml;keniyor &ccedil;ektiğimiz hava ve biz sadece korkularımız ile baş başa kalıyoruz. Kaybediyoruz yavaş yavaş, ne uğruna peki? Kim uğruna kaybediyoruz bu bir avu&ccedil; nefesi? Korkularımız bizi biz yapan mıydı? Yoksa bizi biz olmaktan caydıran mı?.. Bilemedim..</em></strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yazıyorum Ruhumun Derinliklerini</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yaziyorum-ruhumun-derinliklerini</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yaziyorum-ruhumun-derinliklerini</guid>
<description><![CDATA[ Cahit Zarifoğlu&#039;nun dediği gibi &#039;İnsan bastırdığı duygunun esiridir&#039;. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61d090b1e5d22.jpg" length="72845" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 01 Jan 2022 20:35:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Yazıyorum Ruhumun Derinliklerini</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; Cahit Zarifoğlu'nun bir s&ouml;z&uuml; vardır; 'İnsan bastırdığı duygunun esiridir' diye esir olmamak i&ccedil;in gittim anlattım konuşabildiğim kadarıyla, anlattım sesimin &ccedil;ıktığı kadarıyla, anlattım insanlara insan oldukları kadarıyla, olmadı yine esir d&uuml;şt&uuml;m duygumun kollarına bastırdığım onca şeyi anlattım esir olmamak uğruna ben &ccedil;ıkarım sanmıştım hapsolduğum bu h&uuml;creden ama sandıklarım sadece bir sanrı dan ibaret kaldı. Kelimeler dedim, onlar da anlatmanın diğer kolu değil miydi? L&acirc;l olmuş onca insan yazmıyor muydu? Yazmaya başladım parmaklarımın ruhlarını g&ouml;rene dek, yazmaya başladım esir olduğum h&uuml;cre den &ccedil;ıkana dek, yazmaya başladım her bir zerremin kum tanesi misali d&ouml;k&uuml;lmesine dek... Yazıyorum hi&ccedil; durmadan... &Ouml;lene dek ????</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Duygunun Taneleri</title>
<link>https://edebiyatblog.com/duygunun-taneleri</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/duygunun-taneleri</guid>
<description><![CDATA[ Yağmurun her damlası farklı bir duygu verirmiş. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61ceacb90d7ba.jpg" length="53675" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 31 Dec 2021 10:11:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Yağmuru sormuştum k&uuml;&ccedil;&uuml;kken annaanneme o da şu cevabı vermişti "Yağmur bulutun g&ouml;zyaşlarıdır, her bir damlası farklı bir duygu taşır o damlaları sakın ka&ccedil;ırma hele şemsiye hi&ccedil; kullanma ıslan bulutun yaşlarına hisset onun i&ccedil;inde birikmiş onca duyguyu bazen mutluluğun &ccedil;ocukluk olduğunu anlatır. Bazense bir hayalin bir damlaya sığacağını yada o bir damlanın tohumu filize &ccedil;evirdiğini anlatır yeter ki sen ıslanmak iste o yaşlar seni de anlar sana da anlatır."&nbsp;</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; Islandım, ilk kendimi yağmura bırakıp onunla birlikte ağladığımda 10 yaşımdaydim ve o g&uuml;nden beri kimsenin yanında ağlamam da şemsiye kullanmam da yaşların i&ccedil;inde yaşlarımı fark ettim. Ve anladım ki insan insana yalnız yabancıymış,...☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gülümsemek Acıların Mezarı</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gulumsemek-acilarin-mezari</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gulumsemek-acilarin-mezari</guid>
<description><![CDATA[ Ne demiş güzel yazar   &#039;Gülüşlerime iyi bakın içinde kırgınlıklarım saklı&#039;. ]]></description>
<enclosure url="" length="53675" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 28 Dec 2021 23:51:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Kırgınlık, Acı, gülümsemek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; &nbsp;İ&ccedil;imin acıdığı zamanlardayım, burukluğumu dudak kıvrımın da gizliyorum ne kadar başarılı olduğumu insanların ' ne kadar g&uuml;zel g&uuml;l&uuml;ms&uuml;yorsun ' dediklerin de anlıyorum. Acıtıyor, i&ccedil;imdeki saplanan bı&ccedil;ak mı? yoksa insanlara sunduğum yalan g&uuml;l&uuml;msemem mı? Belki de ikisi de canımı yakıyor birisi saplanıyor derinlerime diğeri ise &ccedil;izikler bırakıyor y&uuml;z&uuml;mde.. Korkuyorum, yorgunluğumun ansızın ortaya &ccedil;ıkacağı o g&uuml;nden, biliyorum şayet ansızın ortaya &ccedil;ıkarsa t&uuml;kenmişliğime rağmen yorgunluğum işte o zaman ne dudak kıvrımın da yalanlarim kalır ne de yalan dahi olsa g&uuml;zel g&uuml;l&uuml;msemem..☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kırık Parçalar</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kirik-parcalar</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kirik-parcalar</guid>
<description><![CDATA[ Evet, insan bir kere düşerek bütün kaldırımlara olan inancını yitiriyor. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61ca06905baa2.jpg" length="72416" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 27 Dec 2021 21:44:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>İnanç, güven</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>T&uuml;m kırıkları &ouml;n&uuml;ndedir insanın, bilir farkındadır ama elinden birşey gelmez &ccedil;&uuml;nk&uuml; bunu d&uuml;ş&uuml;nmek bile acı verir insana bunu istemezsin g&uuml;venin kırıklığı seni t&uuml;keten şeydir &ccedil;&uuml;nk&uuml;. Ve bu y&uuml;zdendir g&ouml;z&uuml;m&uuml;z&uuml;n &ouml;n&uuml;ndekini g&ouml;rmememizin nedeni, en yakınlarımızdan aldığımız darbelerin de sebebi budur aslında zihnimizi perdeleriz ve g&ouml;z&uuml;m&uuml;z de buna destek &ccedil;ıkar. Ama &ouml;yle bir an geliyor ki o perde d&uuml;ş&uuml;yor yırtılıyor ve o zaman g&ouml;z&uuml;m&uuml;z&uuml;n &ouml;n&uuml;nde ki o cam parampar&ccedil;a oluyor. Her bir par&ccedil;ası saplanıyor &ouml;nce g&uuml;veninizi yaralıyor sonra da inancınızı &ouml;ld&uuml;r&uuml;yor. Evet, insan bir kere d&uuml;şerek b&uuml;t&uuml;n kaldırımlara olan inancını yitiriyor... İşte alınan tek bir darbe attığımız onca adımımıza engel olabiliyor. Ve bu y&uuml;zden g&ouml;z&uuml;m&uuml;z&uuml;n &ouml;n&uuml;ndeki cam kırılmadan siz onları kırmayı başarın, &ccedil;&uuml;nk&uuml; sız kırarsanız eğer par&ccedil;aları size değil etrafa olur...</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Başka Bir Evrende</title>
<link>https://edebiyatblog.com/baska-bir-evrende</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/baska-bir-evrende</guid>
<description><![CDATA[ Yarının güneşli olması için bugünün yağmura tutulması gerek ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61c62c506c733.jpg" length="56094" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 24 Dec 2021 23:33:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Başka bir evrende</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>&nbsp; Hi&ccedil; ummadık bir zamanda beklenmedik bir anda karşılaşalım seninle, en g&uuml;zel halimiz ile birleşsin g&ouml;zlerimiz.. Hani&nbsp; 'zaten kaybettik birbirimizi ' dediğimiz o g&uuml;ne inat olsun biraz da bu karşılaşma, yaşamadıklarımızın intikamını alırcasına yaşayalım&nbsp; bir zamanlar olmaz dediklerimizi. İnanalım mucizeye tesad&uuml;flere ve ansızın gelen s&uuml;rprizlere, d&ouml;kt&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z onca yaşın ardından g&uuml;neşin &ccedil;ıkmasına izin verelim... Belki de diyelim, belki de yarının g&uuml;neşli olması i&ccedil;in bug&uuml;n&uuml;n yağmura tutulması gerek..????</i></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İçinde Ki Çocuk</title>
<link>https://edebiyatblog.com/icinde-ki-cocuk</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/icinde-ki-cocuk</guid>
<description><![CDATA[ Balonlar, içinde dolu hayallerim umutlarım ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61f3100ddb63b.jpg" length="48732" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Dec 2021 00:37:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>İçimde ki çocuk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Her ne oluyorsa olsun, g&uuml;lebiliyorsan h&acirc;l&acirc; o y&uuml;z&uuml;nde ki tebess&uuml;m yerindeyse birileri sayesinde işte o zaman &uuml;z&uuml;lme de ki... 'Sen herşeye rağmen g&uuml;l&uuml;yorsun, ya sen burdasın burda! &Ouml;tesi var mı bunun? D&uuml;n&uuml; koy cebine, bug&uuml;n&uuml;n elinden tut ve yarını hayal ederek bak g&ouml;ky&uuml;z&uuml;ne kim sana engel oluyor ki hadi s&ouml;yle kim hayallerine engel ki kimin cesareti var umutlarını yıkmaya, umudunu yıkamazlar sadece sarsarak seni korkuturlar korkmayacaksın umudunun senden gittiğini sandığın zaman tut bir balon bir tane daha ve dokun o ulaşılmaz g&ouml;ky&uuml;z&uuml;ne bak orada duruyor umudun..el ele hayallerin ile..'&nbsp; &nbsp; &nbsp;Sen yeter ki izin ver i&ccedil;indeki &ccedil;ocuğa bırak tutsun balonunu.. U&ccedil;arsın belki kim bilir..☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yalnızlığımın Üşüdüğü Zamanlar</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yalnizligimin-usudugu-zamanlar</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yalnizligimin-usudugu-zamanlar</guid>
<description><![CDATA[ Yağmur tanelerine iyi bakın içinde saklı kalan gerçekler var.???? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61bf99f578fe6.jpg" length="33988" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 19 Dec 2021 23:46:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Yalnızlık, yağmur tanesi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; Yalnızlığımın &uuml;ş&uuml;d&uuml;ğ&uuml; bu zamanın arasına biraz sensizlik girdi. Konuşamadığım , duyamadığım her g&uuml;n biraz daha &ccedil;oğalıyor sensizlik ile birleşmiş sessizliklerim. Biliyor musun? artık g&ouml;ky&uuml;z&uuml;ne bakmıyorum. Gittiğim g&uuml;nden beri bulutların yaşlarına maruz kalıyorum, her bir damlası bana farklı bir anımı canlandırıyor mesala yanağıma d&uuml;şen bir damla yanaklarım i&ccedil;in s&ouml;ylediğin şu c&uuml;mleyi hatırlattı bana 'Yanağın da bir yer olmak isteseydim eğer gamzende ki o &ccedil;ukurda olmak isterdim &ccedil;&uuml;nk&uuml; o &ccedil;ukur sadece beni yaşatacak kadar derin &ouml;ld&uuml;recek kadar kapalı..' ... Demiştin ve o g&uuml;nden sonra benim gamzem senin i&ccedil;in a&ccedil;mıştı...☘️</strong></em><em><strong><br /></strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Belki Sen Olmayacaksın Ama</title>
<link>https://edebiyatblog.com/belki-sen-olmayacaksin-ama</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/belki-sen-olmayacaksin-ama</guid>
<description><![CDATA[ Allah sana o hayali kurduruyorsa ya nasibin ya imtihanındır. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61bcfdbee0975.jpg" length="48594" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 18 Dec 2021 00:23:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Sen Ben</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; Hani demiştin ya bir keresinde 'Allah o hayali sana kurduruyorsa bil ki ya nasibin ya imtihanın'&nbsp; sen hangisi olacaksın bilmiyorum ancak hangisi olursun ol hep benim i&ccedil;imde bir yerlerde olacaksın. &Uuml;z&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;m an baktığım o bulutta g&ouml;receğim seni ya da g&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;m de baktığım kuşların kanadında saklanıyor olacaksın. Belki de sessizliğim de bulduğum huzurun kitap aralarında benle konuşacaksın ama olacaksın sen benimle, belki hi&ccedil; g&ouml;rmeyeceğim g&uuml;l&uuml;ş&uuml;n&uuml; duymayacağım sesini hi&ccedil; y&uuml;r&uuml;yemeyeceğiz yollar boyu seninle ama olsun..olsun yani bunu da sevgimin borcu bilirim...:) ☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çaresizliğin Rengi</title>
<link>https://edebiyatblog.com/caresizligin-rengi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/caresizligin-rengi</guid>
<description><![CDATA[ Üzülüyorum hemde bir serçenin gözyaşı kadar az ama ölecek gibi.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61ba577d4c2aa.jpg" length="26111" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 16 Dec 2021 00:10:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Çaresizlik, ölecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>&nbsp; Karanlığın sessiz renginde yitirdim ben hayallerimi, kimsesiz kalan bir ben bıraktım arkamda. Tuttuğum umudumun ucu kırıldı ansızın, yanaklarıma d&uuml;şen cemrelerim gibi.. G&ouml;z kırptığım her an d&uuml;ş&uuml;nmekten yoruluyorum, t&uuml;keniyorum. Artık kelebeklerin kanatlarına olan inancım bitti, kedileri g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m zaman oluşan o mutluluk hissi yok, g&uuml;neşi beklerken t&uuml;kettim ben benliğimi, kar tanesini beklemiyorum mesela ya da yağmurun tanelerine umutlarımı koymadım bug&uuml;n.. Ama &ccedil;aresizliğimin siyah rengine inat bulutlara baktım, i&ccedil;ime k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir an sen d&uuml;şt&uuml;n.. &Uuml;z&uuml;l&uuml;yorum hemde bir ser&ccedil;enin g&ouml;zyaşı kadar az ama &ouml;lecek gibi...????</em></strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İçimdeki Ben</title>
<link>https://edebiyatblog.com/icimdeki-ben</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/icimdeki-ben</guid>
<description><![CDATA[ Adımların denk gelmiyor adımlarıma.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61b5233c8209d.jpg" length="59684" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 13 Dec 2021 23:42:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>İçimdeki Ben, adımlarım</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong> İ&ccedil;imde b&uuml;y&uuml;yen tohum &ccedil;&uuml;r&uuml;yor yavaş yavaş, canlılığını yitiriyor duygularım artık varlığını dahi unuttuğum hisler &acirc;leminde. Yollarımın &uuml;zerinde adımlarımı g&ouml;r&uuml;yorum sahi kim atmıştı bunca adımı? Ben mi? Tanıdık gelmiyor oysa, aynı adımı atmak i&ccedil;in uğraşıyorum ama denk gelmiyor adımlar, adımlarımız. İ&ccedil;imdeki ben! Sesleniyorum sana neden başını almış gidiyorsun? Beklemeyecek misin kendini?&nbsp; Koştuk&ccedil;a ulaşamıyorum sana, kendime... İkimiz de aynıysak neden ayrıyız? Her adım atışın ileriye, benim geriye s&uuml;r&uuml;klenişim oluyor. Sanırım ben kaybediyorum, i&ccedil;imdeki beni...????</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bak Gökyüzüne</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bak-gokyuzune</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bak-gokyuzune</guid>
<description><![CDATA[ Herşey bitsin bırak, olmayacak olamayacaklar herşey dahil bitsin..Ama gel gökyüzüne seninle mavi de buluşalım...☁️ ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61b52383842f8.jpg" length="78353" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 12 Dec 2021 01:19:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Bak Gökyüzüne</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Bazı t&uuml;msekler g&ouml;rd&uuml;m ben yollarım da, takılıp d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;mde oldu &uuml;st&uuml;nden atladığım da ezerek ge&ccedil;tiğim t&uuml;mseklerde oldu. Her bir adımım yaraya sebep oldu yada o yaranın &uuml;st&uuml;n&uuml; kapattı, anladım ben bu hayatı &ouml;ğrenmek i&ccedil;in dizlerin yara olacak avu&ccedil; i&ccedil;inde &ccedil;izikler olacak ve bunlar bir g&uuml;n kabuk bağlayıp &ccedil;i&ccedil;ek a&ccedil;acak inan. Şuan olmayacak gibi geliyor biliyorum ama zaten mucize dediğin olmayan birşeyin olması değil midir? Hem &uuml;z&uuml;l&uuml;yorum diyorsun ya mutluluğun değerini bilmek i&ccedil;in &uuml;z&uuml;lmek gerekir zaten, sadece g&uuml;zel d&uuml;ş&uuml;n &uuml;z&uuml;lunce de mutlu olunca da takılıp d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;nde de g&uuml;zel d&uuml;ş&uuml;n.. Zor gelebilir g&uuml;zel d&uuml;ş&uuml;nmek o zaman da bak g&ouml;ky&uuml;z&uuml;ne birinin duası vardır belki bak g&ouml;ky&uuml;z&uuml;ne birinin bakışı vardır ve yine bak g&ouml;ky&uuml;z&uuml;ne belki birinin eli vardır sana uzanan...☁️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hayallerimde  Prangalar</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hayallerimde-prangalar</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hayallerimde-prangalar</guid>
<description><![CDATA[ Ben artık ihtimal istiyorum hayallerime karşı ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61b2761dd0f67.jpg" length="53851" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 10 Dec 2021 00:43:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>G&uuml;nlerimizin &ccedil;oğu bir nehire benziyor akıp giden, &ouml;ylesine d&uuml;zen i&ccedil;erisinde ki farklılığa gelemiyoruz. Farklı bir duygu bile bizi tepe taklak ediyor peki neden b&ouml;yle , neden her duygumuzu &ouml;zg&uuml;rce yaşamıyoruz yada neden bu kadar robotlaştık.. Hayallerimiz de bile bir d&uuml;zen var bir engel hayallerimizi bile d&uuml;ş&uuml;nerek kuruyoruz. Olmadı diye mi bu prangalar olmayacak zaten diye mi bu robotlaşma durumu. Şarkılar da arıyoruz artık hayalleri filmlerde yaşıyoruz olmayacak şeyleri... Olmadığından değil de oldurmak i&ccedil;in &ccedil;abalamadığımız dan yada d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z ilk t&uuml;msek de kalkmaya korktuğumuzdan... belki de hayat denilen şey buydu olmayacak hayaller de yaşamak, olan d&uuml;nyada &ouml;lmek...????</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yıldızların Gidişi</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yildizlarin-gidisi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yildizlarin-gidisi</guid>
<description><![CDATA[ Bir yıldız kaymasından ümit besleyip de dilek tutmayın kim giderken bırakmış ki dilediğini.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/img_61afd0d5b44620-63014671-43714288.gif" length="1922274" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 08 Dec 2021 00:23:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Yıldız, dilek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>K&uuml;&ccedil;&uuml;kken birinci katta yaşardık ve ben her gece g&ouml;ky&uuml;z&uuml;nden bir yıldız kaymasını bekler &ouml;yle uyumak isterdim kaydı mı peki hayır bug&uuml;ne kadar hi&ccedil; yıldız kayması g&ouml;rmedim ve hic o hisle uykuya dalmadim. Ama bir gece yine penceredeyim ve karşı pencereden biri şunları dedi "Soylesene yıldız kayınca ne olacak?" mutlu olacağım dedim. G&uuml;ld&uuml;. "Yıldız kayıyor ve sen onun kaymasınsan mutlu olacaksın dilek dileyeceksin ne bencillik değil mi dilek dilemek i&ccedil;in bir yıldızın gitmesi gerek"&nbsp;</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; İşte bu s&ouml;zler beni &ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;rd&uuml;, hayat da b&ouml;yle değil mı mutlu olmak i&ccedil;in bazen birilerinin fedakarlık yapması gerek, g&ouml;zden &ccedil;ıkarılması bencillik diyeceksin belki de evet bencillik. Herkes bencil, kıskan&ccedil; menfaat&ccedil;i herkes k&ouml;t&uuml; ve iyi aslında sadece doğru zaman ve yer &ouml;nemli. Doğru zamanda o yıldızın g&ouml;ky&uuml;z&uuml;nde kaymasını sagla , doğru zamanda gıt arkana bile bakma bencil ol deki evet bencilim ben.&nbsp;</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp;Beklenti i&ccedil;inde olma, kimseden hi&ccedil;bir şey bekleme beklenti k&ouml;t&uuml;d&uuml;r. Sen sen istiyorsan yap sen istediğin s&uuml;rece o şarkı &ccedil;alsın mesela y&acirc;da birinin kapatmasını bekleme git ve kapat. Beklenti i&ccedil;inde yaşarsan beklenti i&ccedil;inde &ccedil;&uuml;r&uuml;r farkına bile varmazsın.</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp;</strong></em></p>
<p><em><strong>Her zaman g&uuml;zel d&uuml;ş&uuml;n, ancak &ccedil;izgini aşma g&uuml;zel d&uuml;şeneyim derken ger&ccedil;eklerden uzaklaşma, hayal kur her daim k&ouml;t&uuml;de bir hayal iyi de hayal, umut etmek nefes almak gibi olsun senin i&ccedil;in &ouml;lene kadar birlikte olun.... G&uuml;&ccedil;l&uuml;s&uuml;n sen duygularını ile g&uuml;&ccedil;l&uuml;, korkaksın belki de d&uuml;ş&uuml;ncelerin ile...☘️</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp;</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Seninle, Sensiz</title>
<link>https://edebiyatblog.com/seninle-sensiz</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/seninle-sensiz</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Bir fotoğraf karesinde olalım ve kitap sayfalarında kaybolalım..☘️&quot; ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61aa93206d37c.jpg" length="53715" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 04 Dec 2021 01:00:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Fotoğraf, seninle, sensiz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>... Seninle bir fotoğrafımız olsun isterdim, senin bana bakışın ve benim g&uuml;l&uuml;ş&uuml;m&uuml;n olduğu bir kare , ve fotoğrafı g&ouml;renler desinler ki;</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Bir kadın, nasıl bu g&uuml;zel g&uuml;lebilir ki hi&ccedil; d&uuml;şmemiş hi&ccedil; yenilememiş hi&ccedil; kaybetmemiş gibi..</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Bir adamın bakışları nasıl bu kadar g&uuml;ven verebilir ki insana, sanki d&uuml;nyayı parmakları ucunda tutuyor gibi..</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp;Derler değil mi? Eğer bizim bir fotoğrafımız olsaydı b&ouml;yle derlerdi eminim buna ama bilmedikleri birşey var ben senin bakışın sayesinde g&uuml;l&uuml;yorum &ouml;zg&uuml;rce, &ccedil;&uuml;nk&uuml; bakışında g&ouml;r&uuml;yorum ki korkan bir adam ama buna rağmen g&uuml;&ccedil;l&uuml; duran, g&ouml;r&uuml;yorum bakışında yine &ouml;zlemi &ccedil;ağlamış bir adam..Ve ben bu y&uuml;zden bu kadar g&uuml;zel g&uuml;l&uuml;yorum, biraz korkun dinsin ve biraz &ouml;zlemin ge&ccedil;sin diye...????</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp;</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;4.02</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; 01.00</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Lâl Oldu Dilim...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/lal-oldu-dilim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/lal-oldu-dilim</guid>
<description><![CDATA[ Ben bir avuç lâl, bir derhem kör olmuş aciz kulum..☘️ ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61a7ee7b2e734.jpg" length="28096" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 02 Dec 2021 00:52:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Lâl, kör, kul</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; Siz hi&ccedil; duydunuz mu l&acirc;l olmuş insanları? Hi&ccedil; baktınız mı k&ouml;r g&ouml;zlerden g&uuml;neşe, insanlara.. Hayır mı belki evet, peki nasıl bir his s&ouml;yler misiniz? Konuşmamak, suskunluğu benimsemek nasıl bir his. L&uuml;tfen izin verin ben konuşayım, susmak;</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp;&Ouml;yle, sadece susmak değil mesela yada sesinin olmaması l&acirc;l demek değildir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; en g&uuml;zel konuşma g&ouml;zlerden gelen sestir aslında, dilinin &ccedil;ıkardığı sesi konuşmak saymak g&ouml;zlere ihanet değil mıdır? Bilir misin? susmak &ouml;lmektir bir aynı zamanda nefes almak &ccedil;&uuml;nk&uuml; bir yanın yanarken sesinin sessizliğine diğer yanın nefes alıyor g&ouml;zlerinde..</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; Ya k&ouml;r olmak? Bunun cevabı a&ccedil;ık değil mi? Bak etrafına onca insanın g&ouml;n&uuml;l g&ouml;z&uuml; k&ouml;rleşmiş hi&ccedil;bir şeyi g&ouml;rm&uuml;yor, en &ccedil;ok da insanı g&ouml;ren yok.. sanırım bende k&ouml;r&uuml;m...????</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bulutun Sessiz Yaşları..</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bulutun-sessiz-yaslari</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bulutun-sessiz-yaslari</guid>
<description><![CDATA[ Rüzgar, kokunu getirsin bana yağmurun kızı, ben içinde olacağım..
Yağmur tanelerine kelimelerini sığdır bulutların efendisi, ben ıslanıyor olacağım..???? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_61a532dddbf73.jpg" length="45659" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 29 Nov 2021 23:11:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Yağmur, bulut</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>R&uuml;zgarın sessiz &ccedil;ığlıklarını duyar gibiyim bug&uuml;n bana eşlik ediyor sanki, yalnızlığımın yanağına usulca dokunuyor. D&uuml;ş&uuml;ncelerime erişmek i&ccedil;in biraz daha oyalanıyor sa&ccedil;larımın arasında sonra ansızın yaşlar d&ouml;k&uuml;l&uuml;yor bulutlardan, her bir damlası farklı bir duygumu temsil eder gibi d&uuml;ş&uuml;yor &uuml;st&uuml;me, yağmurun sesi dinlendiriyor beni rahatlamami sağlıyor. Y&uuml;z&uuml;m&uuml; kaldırıp bakıyorum bulutlara her bir damlasını hissetmek i&ccedil;in biraz daha yağmurun i&ccedil;ine giriyorum. Biraz daha kendimi bulmak istiyorum... Kurtulmak istiyorum d&uuml;ş&uuml;ncelerim den duygularım dan bildiklerim den bilmediklerimden... yağmur yıkasın beni, r&uuml;zgar tenimi sıyırsın yeni bir ben değil eski beni buldursun toprak kokusu..☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Karmaşık Zihnimizi Sarmalı</title>
<link>https://edebiyatblog.com/karmasik-zihnimizi-sarmali-1064</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/karmasik-zihnimizi-sarmali-1064</guid>
<description><![CDATA[ Sarmaşığın içinde kendimi bulamıyorum... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_61a34d95eaa5c.jpg" length="66438" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 28 Nov 2021 12:47:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Karmaşık, sarmaşık</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Zihnimizin i&ccedil;indeki d&uuml;ş&uuml;ncelerin, fikirlerin veyahut isteklerin her birini bir yol olduğunu d&uuml;ş&uuml;nelim. Adım adım ilerleyip bakalım o yolun sonuna hangi yolda ne kadar d&uuml;ş&uuml;yoruz &ouml;ğrenelim her bir adım da, peki bu kadar ile biter mı sonucu g&ouml;rmek yada biz o yolu bitirdiğimiz de İlk adım attığımız da ki gibi olur muyuz? Karmaşık olan bu yolları d&uuml;zene sokmak i&ccedil;in ka&ccedil; kere d&uuml;ş&uuml;p yara almamız gerekiyor.. Yollar gittik&ccedil;e uzuyor ve karışıp bizi de i&ccedil;ine sarmalıyor bir sarmaşık gibi ... Sarmaşık &ccedil;&ouml;z&uuml;l&uuml;r m&uuml;? Yollar fer&acirc;h&acirc; erer mı? Peki bunlar olduğun da biz hala biz olur muyuz?...</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Avuç İçi..</title>
<link>https://edebiyatblog.com/avuc-ici</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/avuc-ici</guid>
<description><![CDATA[ Bir tohum, bin çiçek..???? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_61a12019b39d5.jpg" length="26852" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 26 Nov 2021 21:04:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Râbbim, avuç, dua</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Avu&ccedil;larımıza baktığımızda ne g&ouml;r&uuml;yorsunuz? Kesikler belki biraz &ccedil;izik, d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z de oluşan o sızı yada kanayan cam kırıkları batmış... G&uuml;l&uuml;mseme mesela, avucumuzun i&ccedil;inde bir &ouml;p&uuml;c&uuml;k masumiyetin en g&uuml;zel hali belki de sığmış avcuna yada herkesin olmadığı herşeyin bittiği o anda bile yanında olan R&acirc;bbin var avu&ccedil;larında iyi bak! Bir dua, bin gelecek...☘️????</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hasretin Papatyaları Öldürdü...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hasretin-papatyalari-oldurdu</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hasretin-papatyalari-oldurdu</guid>
<description><![CDATA[ Bir suyun çaresizliği vurdu kıyıya... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_619d40865fbe1.jpg" length="109292" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 23 Nov 2021 22:38:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Hasret, çaresizlik, dokunamamak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Suyun, kendinden ge&ccedil;miş dalgalarını izledim bug&uuml;n i&ccedil;ime &ccedil;ektim o dalgaların &ccedil;ırpınışlarını, dinledim suyun hasretini... Kıyıya vurdu birer birer &ccedil;aresizlik, yapraklarını d&ouml;kt&uuml; papatyalar hasretin avucuna...</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; Neydi bu anlamadığımız anlamlı hisler, konduramadığımız o duygular.. Kimindi bu deniz kime bakıyor bu Galata şahı ile yoksa unuttu mu endamı n&acirc;m salmış Kız kulesini.. Sahi onları g&uuml;zel ve hayran bırakan şey neydi?...????</strong></em></p>
<p><em><strong>23.11</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sevgi, kelimelere sığdırılmaz...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sevgi-kelimelere-sigdirilmaz</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sevgi-kelimelere-sigdirilmaz</guid>
<description><![CDATA[ Bir gün konuşmak yerine susarsam kelimelerim tükenirse eğer bil ki dilim lâl gönlüm bülbül olmuş... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_61968e62c48e6.jpg" length="34462" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 22 Nov 2021 00:37:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Lâl, bülbül, üç nokta</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Eskilerin eskiden herşey g&uuml;zeldi dediği o vakitlerin birinde, bir ailenin mert delikanlısı mehmet olmak &uuml;zere askere gider ve bu asker evlidir. Eşine "Bercestem, biliyorsun askerden buraya ancak bir mektup yollayabilirim ve bu mektubun i&ccedil;ine b&uuml;lb&uuml;l olup dillere destan lakırdılar yazamam bilirsin annem ve babam o mektubu okuyacak ve bu bizim mahremimize ayrkırıdır. Amma vel&acirc;kin mektubun başına ve sonuna '...' koyacağım ve bu &uuml;&ccedil; nokta benim sana sustuklarım olsun Berceste.." der ve ayrılır. O g&uuml;n bug&uuml;nd&uuml;r eve mektup geldiğin de &ouml;nce anne ve baba okur ardından kıza uzatılır ve kız odasına &ccedil;ekilerek bu &uuml;&ccedil; noktaya bakarak cemrelerini serbest bırakır...☘️</strong></em></p>
<p><em><strong>(Bu hik&acirc;yeyi 15 yaşımda bir radyodan duymuştum ve aklımda kaldığı kadarıyla yazdım)</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp;</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Batışın, en güzel yansıması..</title>
<link>https://edebiyatblog.com/batisin-en-guzel-yansimasi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/batisin-en-guzel-yansimasi</guid>
<description><![CDATA[ Belki de yapmamız gereken usul usul denize vurmaktı...☁️ ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_6199739b59890.jpg" length="42357" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 21 Nov 2021 01:19:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Gün Batımı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Yolların yolcusu olduk bug&uuml;nlerde, giden gemilerin arkasından baktık bir s&uuml;re..ve g&uuml;neşin denize vurmasını izledik yine ve yeniden... İ&ccedil;imizdeki o g&uuml;z&uuml;n yansıtma şekliydi belki de turuncular ile boyanmak ve yavaş yavaş bir batışa yelken a&ccedil;mak...????</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>16 Kasım...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/16-kasim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/16-kasim</guid>
<description><![CDATA[ Ölümsüz olan birine bugün öldü dediler yine ve yeniden...☘️ ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_6193f76994336.jpg" length="53323" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 16 Nov 2021 21:27:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Sezai Karakoç</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Sezai Karako&ccedil;... &Ouml;l&uuml;ms&uuml;z olan birine bug&uuml;n &ouml;ld&uuml; dediler yine ve yeniden... &Ouml;lmek dediler, yeniden doğuş dedim... Kaybettik dediler kalanları kazanın dedim... Ama şunu bilmediler, bilemediler asıl &ouml;lmek unutulmaktı ve bu b&uuml;y&uuml;k &uuml;stad &ouml;lmeyecek &ccedil;&uuml;nk&uuml; unutulmayacak.. Kitapları bizim hayat merdivenin de basacağımız basamağımız olacak.. Şiirleri ise g&ouml;nl&uuml;m&uuml;z&uuml;n sesi... Rabb'im rahmet eylesin inşallah ☘️????</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kaybımız Olacaklar Olsun..</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kaybimiz-olacaklar-olsun</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kaybimiz-olacaklar-olsun</guid>
<description><![CDATA[ Cesaretin korkularından haberi olsaydı, cesaret edebilir miydi? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_6190d6b220b9e.jpg" length="74858" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 14 Nov 2021 12:29:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Kaçmak, Korkum, Cesaret</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Ka&ccedil;ıyoruz.. Korkularımızdan mı yoksa cesaretimizin getireceği kaybedişlerinden mı? Peki asıl ka&ccedil;arken kaybediyorsak kendimizi? Ya benliğimiz r&uuml;zgara kapılıp gidiyorsa bizden her bir adım da yeni bir benlik d&uuml;ş&uuml;yorsa bize.. Ka&ccedil;mamızın ne amacı kalır ki o zaman, madem ka&ccedil;tık&ccedil;a da kaybediyoruz madem ka&ccedil;ış denilen şey başlı başına bir kaybediş varsın kaybedelim bizde... Ama ka&ccedil;arak olmasın bu koşalım cesaretimiz ile korkularımıza doğru kaybeden sadece olacaklar olsun kazanan ise kendimiz benliğimiz...☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mucizevi İmkansızlık..</title>
<link>https://edebiyatblog.com/mucizevi-imkansizlik</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/mucizevi-imkansizlik</guid>
<description><![CDATA[ Düştüğüm de tutacaksan beni razıyım ben düşmeye... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_618d8ebd97ea1.jpg" length="21122" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 12 Nov 2021 00:46:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Güven, mucize, imkansız</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Yanımda yokmuş ama varmış gibi hissediyorum şu zamanlar, sanki u&ccedil;uyorum ama d&uuml;ş&uuml;yorum aynı zamanda.. İpleri olmayan bir salıncağa binip sallanmak gibi bir şey bu imkansız olanaksız.. İ&ccedil;imdeki o boşluğun varlığını hissediyorum şu zamanlar, hissettiğim varlık da biraz sen varsın şimdi.. Olmayan ama kesilen iplere rağmen sallamaya devam eden o salıncak gibi, imkansız ama mucizevi,...????</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pencere Önü Çiçeğim..</title>
<link>https://edebiyatblog.com/pencere-onu-cicegim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/pencere-onu-cicegim</guid>
<description><![CDATA[ Ben pencere sende benim çiçeğimsin... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_618c1a1384ce3.jpg" length="36526" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 11 Nov 2021 08:14:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Çiçek, pencere</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong> Sonsuz bir yolculuğa &ccedil;ıkmak istiyorum. Yanımda bitmesini istemeyeceğim bir kitabım ve biraz sen ol.. sessizliğin o g&uuml;zel sesini duymak istiyorum sonra pencere &ouml;n&uuml; &ccedil;i&ccedil;eklerin neden bu kadar sevildiğini anlat bana..De ki; onlar ilgiye, sevgiye muhta&ccedil;lar onlara suyu senin d&ouml;kmek gerek g&uuml;neşi onlara sen bulmalısın, &ccedil;&uuml;nk&uuml; onlar bulamazlar g&uuml;neşi kaybolurlar bulutlar i&ccedil;inde, onlar sadece a&ccedil;mak i&ccedil;in g&uuml;zelleşmek i&ccedil;in vardır.. Tıpkı senin gibi senin penceren benim &ccedil;i&ccedil;eğim ise sensin...☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mumları Eritmeyin..</title>
<link>https://edebiyatblog.com/mumlari-eritmeyin</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/mumlari-eritmeyin</guid>
<description><![CDATA[ Zaman, size bir şey vermez siz zamana verirsiniz... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_618a1f4a920dc.jpg" length="71136" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 09 Nov 2021 10:15:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Zaman, mumlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p><em><strong>&nbsp;Salvador Dali bu eserinde ne ifade etti bilmiyorum ancak ben şunları anladım;</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; Zaman, en b&uuml;y&uuml;k hazinemiz ve yine İlk g&ouml;zden vazge&ccedil;ilen. &Ouml;yle değil mı herkes zamanının olmadığı s&ouml;ylerken ne kadar nank&ouml;r ne kadar bilin&ccedil;siz ve bir o kadar aciz, zaman bizim elimizde iken bunu tutarsız bilin&ccedil;siz harcıyoruz. Ne diyorlar "Eriyen Saatler" g&uuml;zel demişler saatler eriyip giderken bizler ise sadece seyirci kaldık, kalıyoruz elimiz de ki hazineyi g&ouml;zden &ccedil;ıkarıyoruz....</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp;</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; Yarınlara uyanıyoruz evet, bir d&uuml;n&uuml; unutarak bug&uuml;n&uuml; hatırlayarak yaşıyoruz peki ne uğruna ne hi&ccedil;lere, zamanın bir mum gibi eridiğini unutmayın</strong></em><strong style="font-style: italic;">p</strong> &nbsp;<strong style="font-style: italic;">planınızı ertelediğinizi onca şeyi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n tekrar neden erteledim diye, pişman olmayın zamanın bittiğine yetişememeye, keşke demeyin yapmadığınıza yapamadığınıza ....</strong></p>
<p><em><strong>&nbsp; Vel hasıl kelam mumları eritmeyin....</strong></em></p>
<p><em><strong>24 Mayıs 2015</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kapatın Şehrin Işıklarını..</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kapatin-sehrin-isiklarini</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kapatin-sehrin-isiklarini</guid>
<description><![CDATA[ Gecenin sessiz ve sensiz sokakların da bir yıldızın ışığına tutundum...???? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_61850b268504c.jpg" length="70247" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 05 Nov 2021 13:45:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Sensizlik, sessizlik</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>İnsanların yalnızlığa ve sessizliğe d&ouml;k&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; o saatlerin birinde oturuyorum kaldırım kenarında, saatler &ouml;nce 5-10 kişi olarak ge&ccedil;en insanlar yerini tek t&uuml;k bedenlere bırakmıştı. İzliyordum, her bir ge&ccedil;eni &ouml;rneğin; şu başı &ouml;nde adamı g&ouml;mleği hafif bol ve altında kotu ile iyi gibiydi sanırım. Ama y&uuml;z&uuml;ndeki o &ccedil;aresizlik onun iyi olmadığının habercisi yada yaşlarla değil de yaşlanmışlıklarla sayıları devirmiş bir kadın elinde tuttuğu atkısı burnu ise soğuğun r&uuml;zgarında kızarmış g&ouml;zleri de kederinden kızarmış sanki... Bunun gibi daha bir&ccedil;ok insan bir&ccedil;ok beden, şahitlik edense cılız ışığı ile ay ????.</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp;Birde şehrin o umursamaz ışıkları...</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Duygularıma Karşın Renklerim</title>
<link>https://edebiyatblog.com/duygularima-karsin-renklerim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/duygularima-karsin-renklerim</guid>
<description><![CDATA[ Renkler, beni benliğimi ve duygularımın birer aynasıdır... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_61680cf6a39d4.jpg" length="45622" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 03 Nov 2021 08:11:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Benim hi&ccedil; sevdiğim renk olmadı. Duygularıma karşılık renklerim oldu, siyah da g&uuml;c&uuml;, sarı da samimiyeti beyaz da saflığı hissettim ben, pembe de &ccedil;ocuk, kırmızı da aşık olmak isterdim. Turuncu da canlılığı buldum, kahverengi de toprağını kokladım. Gri de insanlığın anlamını buldum, mor da asaleti g&ouml;rd&uuml;m.... H&uuml;zn&uuml;me biraz yeşiller ekledim &ccedil;i&ccedil;eklensin diye...☘️</em></strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Korkularımı Karşılamak.</title>
<link>https://edebiyatblog.com/korkularimi-karsilamak</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/korkularimi-karsilamak</guid>
<description><![CDATA[ Şunu unutma; &quot;Bu hayatta korktuğun ne varsa başına geliyor ve sen korkmak yerine gelecek olan şeyleri kabullen, kabullen ki gelecek olanı güzel karşıla..&quot;  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_61680bf6a985b.jpg" length="44897" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 03 Nov 2021 08:10:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Bu hayatta &ouml;ğrendiğim bir şey varsa o da korkularımın başıma gelmesi, başıma gelmesini istemediğim i&ccedil;in korkarken, korktuğum i&ccedil;in başıma gelmesi.. Şey gibi, ka&ccedil;tığım o yağmurun aslında beni &ccedil;oktan sırılsıklam etmesi gibi.. Evet, evet aynen bu. Ve ben artık o yağmurdan ka&ccedil;mıyorum, tam aksine ellerimi bulutlara a&ccedil;arak onlara gerekli olan izni veriyorum. Korkuyor muyum? Evet, peki bu bana engel mi? Hayır, ben sadece o yağmuru kabul ediyorum her zerresini ve&nbsp; ben artık korkularımı g&uuml;zel karşılayacağım.. her zerresini...☁️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yazamadıklarımı rüzgara anlatıyorum bugün..</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yazamadiklarimi-ruzgara-anlatiyorum-bugun</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yazamadiklarimi-ruzgara-anlatiyorum-bugun</guid>
<description><![CDATA[ &#039;Sanki daha önce farklı bedenler de farklı gezegenler de tanışmış gibiydik..&#039; ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_61804e18ab0f6.jpg" length="28520" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 02 Nov 2021 12:03:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong style="font-style: italic;">Bug&uuml;n yine okudum yazdıklarını yazdıklarımı ve yazamadıklarımı..Yazmak istedim ama yapamadım yazamadım oysa s&ouml;z vermiştik biz ne olursa olsun yazacağız diye iletişimi koparmayacağız diye.. Zaten biz hi&ccedil;bir zaman s&ouml;zlerimizi tutmazdık tutmadık da.&nbsp;<em>Ne g&uuml;zel zamanlardı o ilk tanıştığımız anlar, tanımıyor ama tanıyor gibiydik hep. Bir kitap da ş&ouml;yle bir c&uuml;mle okumuştum 'Sanki daha &ouml;nce farklı bedenler de farklı gezegenler de tanışmış gibiydik'... &Ouml;yleydi...????</em></strong></p>
<p><b><i>01.11.</i></b></p>
<p><b><i></i></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Düşmek bazen kalkmaktır...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/dusmek-bazen-kalkmaktir</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/dusmek-bazen-kalkmaktir</guid>
<description><![CDATA[ Kuşlar kadar düşerken konmak isterdim...☘️ ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_616acd3123e3a.jpg" length="50456" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 01 Nov 2021 13:53:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Bir boks&ouml;r neden kaybeder? D&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; i&ccedil;in mi? Hayır, kalkamadığı i&ccedil;in kaybeder. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; d&uuml;şmek kaybetmek değildir aksine d&uuml;şmek sizin g&uuml;c&uuml;n&uuml;z&uuml;n belirlediği o andır. D&uuml;şt&uuml;kten sonra ki kalkma aşaması herşeyi belirler aslında, kalkabiliyorsan bu senin kazandığın ve kalkacak kadar g&uuml;&ccedil;l&uuml; olduğun anlamına gelir. Bu y&uuml;zden d&uuml;şmekten korkmayın, asıl korkmanız gereken şey d&uuml;şmek ve kalkmak arasında ki size verilen zamandır. Zamanınızı iyi değerlendirin &ccedil;&uuml;nk&uuml; bir taşın d&uuml;şmesi diğer t&uuml;m taşlara etki eder...☁️</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp;</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp;</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Herkesin içinde bir gökyüzü var..</title>
<link>https://edebiyatblog.com/herkesin-icinde-bir-gokyuzu-var</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/herkesin-icinde-bir-gokyuzu-var</guid>
<description><![CDATA[ İçimizde saklı bir gökyüzü var... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_617b1a791af21.jpg" length="39525" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 29 Oct 2021 00:49:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; Herkesin i&ccedil;inde bir g&ouml;ky&uuml;z&uuml; var, bulutları i&ccedil;inde t&uuml;kenmişliğin cemrelerini biriktirmiş yery&uuml;z&uuml;ne inmeyi bekliyor. G&uuml;neş'i var o g&ouml;ky&uuml;z&uuml;n&uuml;n dışardan sıcacık ve umut dolu bir g&uuml;neş ama i&ccedil;i ateşler i&ccedil;inde yanan bir kor.. Karanlık bir gecesi oluyor bazen yıldızlar ile s&uuml;slenmiş ve t&uuml;m ihtişamı ile karanlığa kafa tutan bir ay...</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; Peki şuan da siz kimsiniz? Bulunduğunuz o karamsarlığa kafa tutan bir ay mı? Yoksa dışı ile bizi aldatan ve i&ccedil;ten i&ccedil;e eriyen bir g&uuml;neş mı? &Ccedil;ok mu doldu cemreleriniz bulutunuz yağmak i&ccedil;in uygun bir yer arayışına mı girdi? Veyahut hepsini mı yaşıyorsunuz? O zaman &ouml;nce o bulutlara uygun bir yer bulun yağdırın yağmur tanelerini sonra g&uuml;neşin &ouml;zg&uuml;rce a&ccedil;masına izin verin, verin ki i&ccedil;indeki ateşi de &ouml;zg&uuml;rce ifade etsin. Bir karanlığa d&uuml;ş&uuml;n sonra korkmayın sakın &ccedil;&uuml;nk&uuml; sizin yıldızlarınız var ve onlar size ayın yerini g&ouml;sterecektir...</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp;Ve siz herkesin hayran olduğu o g&ouml;ky&uuml;z&uuml; olacaksınız...☁️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gidelim mi?</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bir-adam-sevin</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bir-adam-sevin</guid>
<description><![CDATA[ Gidelim mi? Uçsuz bucaksız bir yer olsun, yürüyelim ama tek yorgunluğumuz susmak olsun bizim onu da konuşarak yeneriz...Ne dersin Nuhlid?☁️ ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_61680c8b261e4.jpg" length="28127" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 28 Oct 2021 00:02:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Yürümek, yorgunluk, susmak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Gidelim, kimsenin olmadığı bir yere ama herşeye sahip o yere.. Gidelim, konuşmanın s&uuml;kut olduğu susmanın ise edep olduğu o yere.. Gidelim, sevginin anlamak dinlemenin ise omzuna alacağın bir y&uuml;k olduğu bilenlerin yanına gidelim...????</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Balonlarımı Biliyor musunuz?</title>
<link>https://edebiyatblog.com/balonlarimi-biliyor-musunuz</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/balonlarimi-biliyor-musunuz</guid>
<description><![CDATA[ Umutlarımı uçurtma ucuna, hayallerimi balonlara bağladım.... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_617707ab75a5e.jpg" length="93795" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 25 Oct 2021 22:46:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><i style="font-weight: bold;">Hayallerimi bir balon ucuna bağladım ve hep elimde tuttum g&ouml;ky&uuml;z&uuml;ne emanet etmeye korktum.. Bulutlar kadar uzak olacağından belki yada &ccedil;ocukken her gece hayallerimi anlattığım o yıldızın bir g&uuml;n kayıp gitmesi gibi gidecekti balonların i&ccedil;indeki hayallerim de ben onlar ile vardım onlar benim benliğim... Ama bug&uuml;n y&uuml;z&uuml;mdeki kırışıklıklar artık balonlarımi bulutlara emanet edebileceğimin kanıtı....</i>????</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gidişinin En Güzel Kalan Keşkesi</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gidisinin-en-guzel-kalan-keskesi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gidisinin-en-guzel-kalan-keskesi</guid>
<description><![CDATA[ Yıldız kaymasından ümit besleyip de dilek tutmayın kim giderken bırakmış ki dilediğini...???? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_6174f08b9a8a4.jpg" length="42679" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Oct 2021 08:35:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>K&uuml;&ccedil;&uuml;kken birinci katta yaşardık ve ben her gece g&ouml;ky&uuml;z&uuml;nden bir yıldız kaymasını bekler &ouml;yle uyumak isterdim kaydı mı peki hayır bug&uuml;ne kadar hi&ccedil; yıldız kayması g&ouml;rmedim ve hic o hisle uykuya dalmadim. Ama bir gece yine penceredeyim ve karşı pencereden biri şunları dedi "Soylesene yıldız kayınca ne olacak?" mutlu olacağım dedim. G&uuml;ld&uuml;. "Yıldız kayıyor ve sen onun kaymasınsan mutlu olacaksın dilek dileyeceksin ne bencillik değil mi Dilek dilemek i&ccedil;in Bir yıldızın gitmesi gerek"&nbsp;</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; İşte bu s&ouml;zler beni &ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;rd&uuml;, hayat da b&ouml;yle değil mı mutlu olmak i&ccedil;in bazen birilerinin fedakarlık yapması gerek, g&ouml;zden &ccedil;ıkarılması bencillik diyeceksin belki de evet bencillik. Herkes bencil, kıskan&ccedil; menfaat&ccedil;i herkes k&ouml;t&uuml; ve iyi aslında sadece doğru zaman ve yer &ouml;nemli. Doğru zamanda o yıldızın g&ouml;ky&uuml;z&uuml;nde kaymasını sagla , doğru zamanda gıt arkana bile bakma bencil ol deki evet bencilim ben.&nbsp;</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp;Beklenti i&ccedil;inde olma, kimseden hi&ccedil;bir şey bekleme beklenti k&ouml;t&uuml;d&uuml;r. Sen sen istiyorsan yap sen istediğin s&uuml;rece o şarkı &ccedil;alsın mesela y&acirc;da birinin kapatmasını bekleme git ve kapat. Beklenti i&ccedil;inde yaşarsan beklenti i&ccedil;inde &ccedil;&uuml;r&uuml;r farkına bile varmazsın.</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp;</strong></em></p>
<p><em><strong>Her zaman g&uuml;zel d&uuml;ş&uuml;n, ancak &ccedil;izgini aşma g&uuml;zel d&uuml;şeneyom derken ger&ccedil;eklerden uzaklaşma, hayal kur her daim k&ouml;t&uuml;de bir hayal iyi de hayal, umut etmek nefes almak gibi olsun senin i&ccedil;in &ouml;lene kadar birlikte olun.... G&uuml;&ccedil;l&uuml;s&uuml;n sen duygularını ile g&uuml;&ccedil;l&uuml;, korkaksın belki de d&uuml;ş&uuml;ncelerin ile...</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp;Seni doğru veya yanlış tanıdım, iyikilerle değil keşkelerle anacağım seni keşke daha &ouml;nce tanısaydım....☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yaşlanmak mı yoksa Yaşanmak mı?...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yaslanmak-mi-yoksa-yasanmak-mi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yaslanmak-mi-yoksa-yasanmak-mi</guid>
<description><![CDATA[ Ben çocuk ruhlu olmak için çırpınan ancak yaşlarla ıslanmış bir ihtiyar ???? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_6171de3429e45.jpg" length="33226" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 22 Oct 2021 00:40:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Ne demişti Ş&uuml;kr&uuml; Erbaş 'Sahi yaşlılık, derin bir i&ccedil; &ccedil;ekiş yanılmış bir &ccedil;ocukluk olmasın &Ouml;m&uuml;r Hanım?'..&nbsp; &Ouml;yle miydi? &Ouml;zlemlerimizi i&ccedil; &ccedil;ekişlere mı emanet ediyorduk yaşadık&ccedil;a hayatı yada &ccedil;ocukluğumuzu b&uuml;y&uuml;k bir yanılmayla mı tamamlıyorduk... Y&uuml;z&uuml;m&uuml;z de olacak o kırışıklıklar birer yanılmamı oluyor yoksa i&ccedil; &ccedil;ekişlerimizin birer imzası mı? ... Peki yaşlanmak yaşadıklarımız ile mı oluyordu yoksa yaşlar ile mı? Ama her ne olursa olsun seninle yaşlanmak ve yaşanmak isterdim. Belki de yaşlılık yaşanmaktadır kim bilir... Belki de en g&uuml;zel yaşlılık &ccedil;ocuk kalmaktı...????</strong></em></p>
<p>00.39</p>
<p><em><strong></strong></em></p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bazen...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bazen</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bazen</guid>
<description><![CDATA[ İnsan, yaşadığı kadar konuşur ve yazarmış der bir bilge, ne kadar doğru tartışılır ancak şu bir gerçek yaşamadığını anlamıyor insan... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_61680d4216287.jpg" length="43822" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 21 Oct 2021 16:58:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Bazen yazamıyorum, kalemim kağıdım ile buluşmuyor bazen</strong></em></p>
<p><em><strong>Yorgunluğumu kelimelerle s&uuml;sleyemiyorum</strong></em></p>
<p><em><strong>&Ccedil;aresizliğimi harflere sığdıramıyorum</strong></em></p>
<p><em><strong>T&uuml;kenmişliğimi yazamıyorum ben</strong></em></p>
<p><em><strong>Belki anlamıyorum, anlamadığım i&ccedil;in yazamıyorum kim bilir..</strong></em></p>
<p><em><strong>&Ccedil;ocukken G&uuml;neşe olan tutkumu anlamadım hi&ccedil;</strong></em></p>
<p><em><strong>Şimdilerde ki Aya olan sevdam gibi</strong></em></p>
<p><em><strong>Bah&ccedil;emde ki menekşe kokusunun g&uuml;zelliğini anlamadığım gibi</strong></em></p>
<p><em><strong>Belki de yaşamadığım i&ccedil;in anlamadığım , belki de yaşamak i&ccedil;in anlamak gerekir kim bilir..</strong></em></p>
<p><em><strong>Sevgimin en g&uuml;zeli olan o adamı hi&ccedil; yaşamadım ben</strong></em></p>
<p><em><strong>&Ccedil;ocukken bisikleti yaşamadığım gibi..</strong></em></p>
<p><em><strong>Belki de bundandır anlamazlığım yaşamadığım i&ccedil;indir , yazamadıklarım.....☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sorgulamak Ne Yorucu!</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sorgulamak-ne-yorucu</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sorgulamak-ne-yorucu</guid>
<description><![CDATA[ Kendi içimin de kendimin düşmanı olmuşum... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_61680c2e75af9.jpg" length="21478" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 19 Oct 2021 02:26:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Sorgulamak, ne yorucu birşey değil mi? beyninin i&ccedil;indeki t&uuml;m h&uuml;creler ağrıyor gibi, uyumak istiyorsun mesela ama uyuyamıyorsun geceleri d&uuml;ş&uuml;ncelerin i&ccedil;inde boğulurken g&ouml;zlerin yorgun d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; i&ccedil;in kapanıyor mesela... Doğruyu ve yanlışı bildiğini sandığın onca g&uuml;n onca zaman bilmiyormuşsun gibi geliyor. Sanki tek yanlış yalancı ve acımasız bencil ve .. k&ouml;t&uuml; senmişsin gibi....</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp;</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp;&nbsp;</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Düşüyoruz..</title>
<link>https://edebiyatblog.com/dusuyoruz</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/dusuyoruz</guid>
<description><![CDATA[ İnsanlığın en büyük yanlışıydı bencelerle yaşamak ve en güzel cezasıydı keşkelerle yaşamak.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_616dde0f3b65e.jpg" length="20259" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 18 Oct 2021 23:59:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>D&uuml;ş&uuml;yoruz.. ge&ccedil;mişe takılarak ve geleceği g&ouml;rmeden, hi&ccedil; &ccedil;ıkamadığımız o y&uuml;ksekten d&uuml;ş&uuml;yoruz.. Bence adı altında yaptığımız onca şey bir bulut dolusu keşkelere d&ouml;n&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; o an d&uuml;şt&uuml;k biz ve &acirc;hlarımız toprağın binlerce altında can verirken usul usul yanımız da bir avu&ccedil; hayal kırıklığı kaldı...????</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Cam Kırgınlıkları...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/cam-kirginliklari</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/cam-kirginliklari</guid>
<description><![CDATA[ Ne demiş güzel yazar &quot;Gülüşlerime iyi bakın içinde kırgınlıklarım saklı&quot;...☘️ ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_616b42cd0809d.jpg" length="23900" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 17 Oct 2021 00:23:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&nbsp;&nbsp;</strong></p>
<p><strong>&nbsp; Kırgınlık, ne can yakan bir duygu değil mi? Bir tabağın &ccedil;atlağı gibi ne o &ccedil;atlak y&uuml;z&uuml;nden kırılır tabak ne de yeniden bir tabak olur. Yeri her zaman bellidir onun, k&uuml;&ccedil;&uuml;k de olsa ben burdayım der ya beni g&ouml;r&uuml;n bilin der gibi. Yara, gibidir belki de kırgınlık,kanar kabuk bağlar kaşınmaya başlar sonra duramazsin kaşırsın ve kanar yara, bağladığı kabuk da yoktur artık. Kabuk zaman olsa, yara bize yapılan, kaşıntı hissi ise kırgınlık.. Kişiye g&ouml;re değişir elbette. Ancak, g&uuml;nler ge&ccedil;er, aylar ge&ccedil;er, b&uuml;y&uuml;rs&uuml;n sen o yara da gitmiştir hani o &ccedil;atlak tabak da yoktur şimdi, affetmissindir zamanla, herşey bitmisken kırgınlık biter mı? Bilemiyorum bazen bir an gelir ya unuttum sandığın o an aslında hatırladığın andır işte o zaman canın yanar ya hani.... Bu kin değil asla, &ouml;fke sinir hayır bu sadece ameliyatlı yerin <em>sızlaması...☘️</em></strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bir Adam..</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bir-adam</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bir-adam</guid>
<description><![CDATA[ Gitmek ayrılık değildir.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_6166862ba4f67.jpg" length="31951" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 13 Oct 2021 10:12:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp;Bir adam sevin, size kitap okumanın sadece okumak olduğu değil de hissetmek ve yaşamak olduğunu anlatsın...Bir adam sevin, size yağmurdan ka&ccedil;mayı değil de yağmur da &ouml;zg&uuml;rce koşmayı &ouml;ğretsin... Bir adam sevin, size d&uuml;nyada ki en g&uuml;zel hediyenin bir &ccedil;ocuğun g&uuml;l&uuml;msemesi olduğunu s&ouml;ylesin... Bir adam sevin, size bulutların i&ccedil;indeki yaşanmışlıklari anlatsın...Bir adam sevin, size sizi anlatırken c&uuml;mleler yazmak yerine 'g&uuml;neş' diyerek varlığınızın ne olduğunu anlatabilsin.... Ve bir adam sevin, sevin ki size 'bir g&uuml;n gideceğim ama &uuml;z&uuml;lme ben hep sendeyim' diyebilsin ve siz anlayın ki gitmek ayrılık demek değildir...????</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;K&uuml;&ccedil;&uuml;k G&ouml;ky&uuml;z&uuml;m☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güz Geldi..</title>
<link>https://edebiyatblog.com/guz-geldi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/guz-geldi</guid>
<description><![CDATA[ Ve vakit güz vaktiydi.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_6166ab5a8572d.jpg" length="44705" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 12 Oct 2021 00:09:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Sonbahar, beni anlatan en g&uuml;zel şey hep bir h&uuml;z&uuml;n saklı r&uuml;zgarında, ne &ccedil;ok g&uuml;neş a&ccedil;ar ne de yağmur yağar hep bir h&uuml;z&uuml;n benim gibi. T&uuml;kenmiş bitmiş bir mevsim , biraz solgun. Yaprakları h&uuml;z&uuml;n&uuml;n rengin de boyanmış, yağmur ise sessiz &ccedil;ığlık atmak da sonbahar i&ccedil;in.. &Ouml;nce sonbaharı &uuml;zd&uuml;ler sonra neden bu kadar acısı var dediler haksızlık değil mi bu?. &Ouml;nce kırıp sonra neden kırıldın der gibi.. H&uuml;z&uuml;n kokan mevsim yağmurun yağmıyor ama r&uuml;zgarın hep ensemde...????</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Denge</title>
<link>https://edebiyatblog.com/denge</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/denge</guid>
<description><![CDATA[ ...Sen kötü değilsin ancak bu senin hep iyi olacağın anlamına gelmez bazen kötü biri olman gerekiyor iyiler için...☘️ ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_61674f39e5268.jpg" length="60100" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 11 Oct 2021 02:17:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; &nbsp;&Ccedil;ocukken daha anneannem beni karşına almıştı, bir elinde siyah diğer elinde beyaz ip vardı ve. başladı anlatmaya..</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp;"Bak, P&acirc;re bu elimde tuttuğum siyah ip k&ouml;t&uuml;l&uuml;k beyaz ise iyilik olsun şimdi ve bunları yavaş yavaş birbirinin i&ccedil;inden ge&ccedil;irelim. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; iyilik olmadan k&ouml;t&uuml; olmaz. Bu hayatta saf iyilik yoktur saf k&ouml;t&uuml;l&uuml;k de yok. Sen hem k&ouml;t&uuml;s&uuml;n hem iyi ama &ouml;nemli olan bunu denge de tutmak ve şunu unutma sen herkes i&ccedil;in iyi olmak zorunda değilsin ki hayat sana bunun yetkisini vermiyor. Doğru zamanda doğru yerde k&ouml;t&uuml; olursan bu en azından doğru k&ouml;t&uuml; haline gelir. P&acirc;re, sen şuan belki beni anlamıyor olabilirsin ancak bende senin o anladığın zaman da olmayabilirim o y&uuml;zden bu yaptığım bilekliği &ccedil;ıkarma ve hep şunu hatırla..Sen k&ouml;t&uuml; değilsin ancak bu seni hep iyi biri olacağın anlamına gelmez bazen k&ouml;t&uuml; olman gerekiyor iyiler i&ccedil;in...". ....</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sokak sokak dolacaktık...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sokak-sokak-dolacaktik</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sokak-sokak-dolacaktik</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Biz seninle sadece şarkılar da buluştuk şiirlerde sustuk...&quot; ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_61680b749ab50.jpg" length="64033" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 11 Oct 2021 00:12:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Hani seninle bir hayalimiz vardı ya bizim sen gitar &ccedil;alacaktin bende şarkı s&ouml;yleyecektim sokak sokak gezecektik hani.. &ouml;nce Halil Sezai' den Olsun şarkısını s&ouml;yleyecektim bilirsin bu şarkıyı ilk sana armağan etmiştim sonra senin sevdiğin şarkılar dan birini daha ve biz sadece sustuğumuz halde konuşacaktik şarkılar ile...</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Biri Olmalı</title>
<link>https://edebiyatblog.com/biri-olmali</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/biri-olmali</guid>
<description><![CDATA[ Hem kalabalığım hem de yalnızlığım olacak biri olmalı... yanımda... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_61680b949af8f.jpg" length="65513" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 08 Oct 2021 01:29:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>Biri olmalı yanınızda, baktığınız da sizi anlayacak d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z de elini uzatacak biri, ağladığınız da ağlama demek yerine sizi dizine yatıracak biri.. kendinizi g&ouml;rebileceğiniz biri olmalı yanınızda, mesafeyi sayıdan ibaret sayan biri.. hem yalnız kalabileceğiniz hem de en g&uuml;zel kalabalığın i&ccedil;inde olacağınız biri olmalı...</i></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>