EdebiyatBlog & Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku & _iirazz https://edebiyatblog.com/rss/author/_iirazz EdebiyatBlog & Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku & _iirazz tr-TR © 2021 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır. HAYATA TUTUNMAK https://edebiyatblog.com/hayata-tutunmak https://edebiyatblog.com/hayata-tutunmak Yaşamak, insan hayatının en önemli unsuru...

Var olma çabası yüzyıllardır süregelen yalnızlığı bastırma çabası kanımca. Bireysel yaşamlarımızla topluma ayak uydurarak başa çıktığımız 21. Yüzyıl başlarında belki de izimizin hiç silinemeyeceği bir dönemin başlangıcını da yaşıyoruz aynı zamanda.

"Seni hatırlayan son insan da öldüğünde hiç yaşamamış gibi olacaksın." Sözü artık tarih sayfalarına karışmaya hazırlanmışken internetle giren yeni bir kavram ortaya çıktı, biz artık bu dünyada var olamasakta orada öylece duracak sosyal medya hesaplarımız ve datalara paylaştığımız anılarımız kalacak. Çektiğimiz bir fotoğraf ya da video, silinmediği sürece var olacak postların altına attığımız fikirlerimiz, paylaştığımız konumlar ve gittiğimiz yerler.

İllaki yaşayan birine denk gelecek ölü hesaplarımız ama bilinmeyecek öldüğümüz çok garip, düşüncesi bile. Sanırım ne kadar yaşarsak yaşayalım asıl iz bırakabilenler tekrar tekar hatırlanacak yaşayanlar tarafından, data olarak var olmaya devam etsekte bir şeyler başaranlar öne çıkıp hatırlanacak hala.

Toplum; bir şekilde hayata tutunma çabası içerisinde olduğu sürece ölene kadar kendilerini hatırlatmaya çalışacaklar, bir şekilde ben buradayım diyebimek için.

İyi veya kötü ne kadar şey yaşamış olursak olalım hayatta hala tutunmaya değer şeyler var, oturup ayaklarınıza gelmesini beklemeden söküp olmalısınız onları. Gayret çabaya delicesine aşıktır, çaba ise karşılığını verecek kadar asil. Asıl sorun ne istediğinizi bilmeniz!

Herkes tutunma çabasını başka şekillerde vermeye çalışsa da neredeyse her yolun düzlüğe çıkacağına olan inancım tam, umutsuzluğa kapılmış yazar bir kardeşim, arkadaşım okuyorsa bu satırlarımı.

Sözüm tam da sanadır; azıcık bile umutsuzluk içine girsen fikirlerinin sonsuza kadar datalarda yaşayacağını unutma ve kim bilir belki de fikirlerimizin öncüleri, destekçileri henüz daha doğmamış olanlardır...

]]>
Wed, 10 Jul 2024 13:49:53 +0300 _iirazz
GELİRİM, GEL DESEN! AMA GELME... https://edebiyatblog.com/gelirim-gel-desen-ama-gelme https://edebiyatblog.com/gelirim-gel-desen-ama-gelme Yine bir süredir karıştırıyorsun aklımı, tam unutmuşken seni...

Toksik bir hal almışken gelme, öldürdün daha ne bekliyorsun demek isterdim fakat benim salak kalbim adını andığımda bile heyecanlanıyor. Katilim, hayatımda seninle ilgili ne varsa sildim attım bir de yüreğimden atabilseydim keşke.

Sen eğleniyorsun belki ama benim hiç hoşuma gitmiyor yaptıkların, ne zaman seninle tüm bağlarımı kopardığımı düşünsem rüyalarıma uğruyorsun, yaşayabilecekken yaşayamadıklarımız geliyor aklıma sonra sana bakıyorum beni öyle görmeyişine ve öyle sevmeyişine bir dizi küfür savuruyorum.

Bir an arıyorsun gecenin köründe, günlerce ve haftalarca seni düşünüyorum neden böyle yaptığını sorguluyorum biz ilişki yürütürken de böyleydi diyorum ne bekliyorsun niye kendini paralıyorsun değmeyecek insanlar için tam aklımdan çıkıyorken aynı şeyleri yine ve yine yapmaya devam ediyorsun.

Taş kalbinde bana sadece takıntı yapacak kadar yer açanı bende istemiyorum artık, bilyorum gel demezsn ama beni yanıltıp gel deme ne olur çünkü gelirim, gururumu hiçe sayar eskisinden bile daha çok üzüleceğimi bile bile gelirim, aşkta acıya aşık birinin hayır lafını duyamazsın, sen git ve bir daha hiç gelme.

]]>
Sat, 25 May 2024 09:20:03 +0300 _iirazz
YERYÜZÜ KORUYUCULARI https://edebiyatblog.com/yeryuzu-koruyuculari https://edebiyatblog.com/yeryuzu-koruyuculari Fri, 17 May 2024 00:01:58 +0300 _iirazz MESUDE & Mehmet Ekinci (İnceleme) https://edebiyatblog.com/mesude-mehmet-ekinci-inceleme https://edebiyatblog.com/mesude-mehmet-ekinci-inceleme Bu kitap aslıda bizim gibi, fazlasıyla bizden…

“İnceleme yazıma başlamadan önce şunu söylemeden geçemeyeceğim, ben karakterlerin iç dünyasını ve zihin savaşlarını bu kadar derin ve detaylı anlatan başka bir kitap daha okumamıştım.”

Hikâye başlangıcı ülkemizde hala çoğunlukla karşılaştığımız kültür, örf ve âdet ögelerinin bolca yer aldığı herkesin aşina olduğu bir kurguyla başlıyor aslında. Kitabın yarısına kadar asıl başrolü arayan da olacaktır, hatta; ‘Saçmalama kitabın isminden de belli değil mi zaten?’ nidaları da atacaksınız bana biliyorum.

Fakat kitabın tamamını da okuyup bitirdiğinizde anlayacaksınız ki, hikâyenin asıl başrolleri sizlersiniz. Çünkü her karakterde kendinizde aşina olduğunuz bir özellik bulacak ve o ismi kendi içinizde özelleştireceksiniz. Bu konuda eleştirmeninize güvenin.

Basit bir kurgu gibi göründüğüne bakmayın!

Kitabın sayfasını her çevirdiğinizde hikâye içindeki başka bir karakterin zihin karmaşasını okumaya başlıyorsunuz. Ablası Fatma tarafından farkında olmadığı haklarının ona hatırlatmasıyla bunalıma giren Leyla’nın adım adım nasıl umutsuzluğa sürüklendiğini ve bunun gibi birçok faklı kurgunun size neler öğrettiğinin farkına varınca anlayacaksınız ne demek istediğimi.

Hatta öyle şeyler okuyacaksınız ki; “Bunlar hala yaşanıyor ve bazılarımız bizim kadar şanslı bile değil.” Diyeceksiniz. Çünkü hala teknoloji konusunda geri kalmış, okula gitmek için hala kilometrelerce yol yürüyen çocuklarımız, ömrü boyunca aynı köyden çıkamamış hatta kendi eşrafından birine eş olarak verilmiş, 50-60 belki daha az belki daha çok haneli yer dışında hayatı olmayan insanlar da var.

Yer, yer gözyaşlarınızı tutamayacağınız. Yer, yer sinirden dört köşe olacağınız ve az da olsa tebessüm edeceğiniz bir kitap; MESUDE!

Mehmet Ekinci’ye buradan çok sevgilerimi yolluyorum beni bu muhteşem eserle tanıştırdığı için de ayrıca minnettarım, belki bundan 2 veya 3 yıl sonra tekrar okuyacak ve daha fark edemediğim bir sürü detay keşfedeceğim. Çünkü tekrar tekrar okuma istediği uyandıran çok nadir eserlerden biri oldu benim için.

]]>
Fri, 30 Sep 2022 23:58:05 +0300 _iirazz
Hevesime İhtiyacım Var! https://edebiyatblog.com/hevesime-ihtiyacim-var https://edebiyatblog.com/hevesime-ihtiyacim-var Onsuz yaşayamam dedikleriniz, sensiz nefesim kesilir dedikleriniz. Ey! Kendini gerçek aşık sananlar, neredesiniz?

 Başka aşkların koynunda mutlu musun bari? Özlüyor musun ara sıra, belki en azından bir kere olsun pişman oldun mu yaptıklarından?

 Ben bildiğin gibiyim işte, şimdilerde yakınımda olanların en güzel günlerini kutladıkları mevsimdeyim. Birkaç alkış tutuyorum üstelik, hatta yeri geliyor oyun havalarında kendimi kaybettiğim de oluyor. Bir şekilde hayatıma devam etmeyi seçsem de ara ara uğruyor hayalin sokaklarıma, seni özlüyor değilim aslında, eski sen daha çok uğruyor hani 16'lı, 17'li yaşların.

 Beni bekliyor her zamanki yerinde az sonra alacak beni beraber okula gideceğiz, belki yanağıma ufak bir buse konduracak belki de doyamayacak topuzumla oynacak. Aşkısım diyecek belki sonra, o yaşlardaki bense Canısım diyerek karşılık verecek topuzunu bozduğun için sinirlenecek.

 Yavaş yavaş sokakta kayboluyor hayalin, hayat acımasızca siliyor izlerimizi. Elbet bir gün bulacaksın seni senden daha çok seven birini, her geçen yıl acaba ne zaman alacağım nişan haberini diye bekliyorum, sen beni sormazsın ama tutunamadım hayata. Alışılmıyormuş hemen yalnızlığa, birileri çıkıp heveslerini parça parça edene kadar farkına varmıyormuşsun gelen acı sonu.

 Kaybolan anılarıma ihtiyacım var, acı dolu geçen zamanların sonundaki mucizeye hatta bir zamanlar gülerek oturduğum şimdilerde bana keder veren o bank'a ihtiyacım var, en çokta yeniden sevebilecek hevesime ihtiyacım var...

]]>
Mon, 09 May 2022 02:02:14 +0300 _iirazz
Beni Artık Rahat Bırak https://edebiyatblog.com/beni-artik-rahat-birak https://edebiyatblog.com/beni-artik-rahat-birak Herkes sıkılırmış bir raddeden sonra…

İnsanoğlu istediğini alana kadar peşinden koşarmış zevklerinin, ta ki onu elde edene kadar. Küçük bir çocuğun istediği oyuncağı diretmesi ve aldıklarında ışık hızıyla ondan soğumasıyla biten heveslerin, sonraki yaşlarımıza taşındığını görmek o kadar üzücü ki.

Bana âşık olduğunu sanan zavallı kalbimin enkazını toplamak kaldı yine. Belki yıllarca dahi bıkmadan usanmadan peşimden koşmanın nedeni hevesmiş meğer, o kadar gönderme, gece aramaları, şafak vaktine kadar uyuyamayan biri bile istediğini elde ettikten sonra soğuyormuş sevdiğinden. Sevmek olmuyormuş bu aslında, kendisi daha fark etmeden duygularını anlayabildiğim bir aşktan ayrılıyorum artık.

Bu da olmadı diyorum sonra, demek ki peşimden koşmayı, heveslenmeyi aşk zanneden biriymişsin. Elde ettiği andan itibaren cepte gördüğü yetmezmiş gibi bir de umursamaz oluyormuşsun. Çok yorgunum be adam, biliyorsun bunu 9 senedir, hiç mi görmedin bu açıdan beni?

Netlik arayan kadınların başına gelen en lanet şeymiş bu önünü görememek, erkekler anlayamaz bizi bu yüzden. Netlikle fazla işi olmayanın umursadığı konu da olmazmış, o yüzden ucu bucağı görünmeyen heveslerini de al ve çık hayatımdan.

Heveslenecek başka oyuncaklar bul kendine, başkasını elde etmek için peşinden koş ve lütfen artık tatmin duygunu başkasında doyur, beni artık rahat bırak…

]]>
Thu, 05 May 2022 17:24:16 +0300 _iirazz
Seni Senden Çok Seveceğim https://edebiyatblog.com/seni-senden-cok-sevecegim https://edebiyatblog.com/seni-senden-cok-sevecegim Dikenli diyerek düşünüp girmek istemediğim yolun başındayım tekrar...

Ben mi kendimi çok korkuttum bu kadar, yolsa iflah olmaz açgözlülüğüm kurbanı mı olmuştum? Seni yeniden bulana kadar ne badireler atlattım bir bilsen dediğim her anda; "Ben senin yanındayım ne olursa olsun." Dedin.

Söyeldikleri hiçbir sözü lafta kalmadı, üzüldüğümde yanımda oldu, sevinçlerime ortak oldu. Bense bunu çok geç hatta çok geç anladım. Sen ki gözümün nuru oldun, canımın içi oldun belki de ömrümün geri kalanı olacaksın. 10 Yıldır kendi çabamla açtığım her kapı suratıma çarptı, gitmez dediklerimi hep bir buruk vedayla uğurladım. 

Sense hiçbirinde gitmek istemedin, suratıma çapan her kapının ardından bakarken sarıldın; "Merak etme bu da geçecek!" Dedin ve ben seni dinlemedim. Şimdi düşünüyorum da bütün bunları ben sana yapsaydım, seni destekleseydim, hislerine cevap verebilseydim diye.

Şimdi sana söz; hislerine en güzel şekilde cevap vereceğim, deli şair olarak seveceğim bu sefer seni, en güzel şiirlerimi senin için yazacağım ve en güzel aşk kelimlerini senin için seçeceğim. Yazdığım ilk kitabımı sana ithaf edecek, hissiz gezdiğim tüm sokaklarımı seninle gezeceğim, yabancı olduğun şehrine yeni bir anlam katacağım ve inan artık seni senden daha çok seveceğim...

]]>
Fri, 15 Apr 2022 01:17:09 +0300 _iirazz
En Güzel Rüya'mdın https://edebiyatblog.com/en-guzel-ruyamdin https://edebiyatblog.com/en-guzel-ruyamdin  "Önümde upuzun bir yol var belki de tertemiz bir gelecek fakat ben o yolda yürümek istemiyorum."

Bu gün bir şekilde sistem hatası da olsa çıktın karşıma, tam 4 saat önce güzel bir şarkı paylaşmıştın. Bana yaptığın haksızlık aklına geldi sandığımdan heyecanlandım bir anda, içimde tarifsiz bir sevinç vardı ve bundan tam 1 saat sonra senden kaynaklanmadığını hatta senin haberinin bile olmadığını gördüm, sadece sosyal medyanın sistemsel bir hatası seni bana çıkardı.

Aklımda bile yokken geldin yine bir neden buldun, bir şekilde sen bana gelmemiş olsan da rabbim kısa bir süreliğine seni bana getirdi. Gözüm seyiriyordu 3 gündür, hani bir ara çok yakınıyordun gözüm seyiriyor diye, aklıma gelmiştin. İstemsizce fazla seni düşünmüş olmalıyım sanırım, şu an konuşmuyor görüşmüyor olsakta evren de seni özlediğimin enerjisiyle yanıp tutuşuyormuş demek ki.

Bir hikaye paylaşmışsın 5 saat önce; "AaRON U-Turn (lili)" Sürekli attığın yabancı şarkıların anlamlarına bakardım ya hani, sende bu duruma biraz bozulurdun ben bu sefer senden habersiz yine yaptım, baktım anlamına;

"Atacağın her adımda,
Her şehirde, her düşüncende
Ben olacağım yolgöstericin...

Her sokakta, her olayda
Hiç bulunmadığın mekanlarda
Ben olacağım yolgöstericin..."

Ne oluyorsa evren ya da allah ne dersen de lütfen, senden uzaklaşmaya çalıştıkça sana çıkıyor yollarım, eğer kendini benim gözümden görmek istiyorsan spotify hesabıma gir ve 'EN GÜZEL RÜYA'M' çalma listesini aç. Ben orada seni dinliyorum, sende orada benim gözümden kendini dinle, ara sıra uğra rüyalarıma söz uyanmamak için elimden geleni yapacağım.

Sen benim en güzel rüyamdın, hiç uyanmak istemediğim ama senin tarafından zorla uyandırıldığım...

]]>
Thu, 24 Mar 2022 08:11:05 +0300 _iirazz
En Yanlışımsın https://edebiyatblog.com/en-yanlisimsin https://edebiyatblog.com/en-yanlisimsin Uykularım düzensiz gidiyor bu aralar, istesem de toparlayamıyorum bir türlü. Gidişinin bana bıraktıkları ağır geliyor ya da içimdeki asılsız, ani gelen düşüncelerden de olabilir, inan ki bu sorunun cevabını ben bile bilmiyorum.

Kafam allak bullak, her an gözyaşı denizine düşerken buluyorum kendimi, komik bir anda bile gelen ağlama isteğini bastıramıyorum. Duygularım da düzensiz sanırım, bir anda seni özlerken buluyorum kendimi.

Bana bir şey vermedi ki diyorum sonra, neden üzülüyorsun bu kadar? Her gecenin sabahında bir çıkmazdan dönüyorum, bir an senden kalan aşkıma sıkıca tutunurken ani bir kararla vazgeçiyorum. Kimseyi hayatıma dahil edemiyorum mesela, korkuyorum. 

Bir gün gelirsin umudum da yok ama seninle aynı yerde aynı havayı soluma düşüncesi bile hala kalbimi hızlandırırken kendime kızıyorum, bu kadar sevmem yanlış seni, bu kadar özlemem hala çok yanlış geliyor.

ÇOK YANLIŞSIN BE ADAM, EN YANLIŞIMSIN...

Pişman olmadığım bir sevginin ardından gözyaşı döktüğüm için beni suçlama ne olur, seni sevmek suçum değildi. Sen ki benim gözümdeki yerini bilseydin gider miydin ki? Biriyle aynı yastığı paylaşmak isteyecek kadar sevmek nedir seni severken öğrendim ben. Git diyorsun, beni sevme diyorsun, ben nasıl seni sevmeyeceğimi bilmiyorum ki!

BANA NEFRET ETMEYİ ÖĞRETMEDİN, SENDEN NEFRET EDEMİYORUM...

]]>
Thu, 10 Mar 2022 06:38:10 +0300 _iirazz
A TAKIMI https://edebiyatblog.com/a-takimi https://edebiyatblog.com/a-takimi Thu, 03 Mar 2022 04:41:03 +0300 _iirazz DOKUNUŞ& Gökhan Durutan (İNCELEME) https://edebiyatblog.com/dokunus-gokhan-durutan-inceleme https://edebiyatblog.com/dokunus-gokhan-durutan-inceleme İşte bu! Ruhunun bir parçasını arabalarında taşıyanların hikayesi…

Türkiye’nin ilk ve tek ‘Araba’ temalı kitabı olma özelliği taşısa da bu sakın gözünüzü korkutmasın, okumaya ilk başladığınız andan itibaren anlıyorsunuz kitabın sadece bundan ibaret olmadığını. Onlar yalnızca Poyraz liderliğinde kurulan N7 grubunun bir parçası ya da birkaç serseriden ibaret değiller, onlar hepimize önyargıların sadece bir avuç saçmalıklardan ibaret olduğunu göstermeye geldiler.

Hikâye; başlangıcından itibaren aksiyon arayanların seveceği türden bir giriş bölümüyle bizleri karşıladı, yazarımız ara sıra bizzat duruma el atarak okuyucularına (Kedi) Kenan, (Anahtar) Özkan, (Ördek) Furkan ve (Umursamaz) Yasin karakterlerini az çok tanıtmaya çalıştı fakat bu yüzden ilk bölümdeki hararetin 2 ve 3. Bölümlerde ciddi oranlarda düştüğünü düşünüyorum bu tamamen göreceli de olabilir tabi ki.

Siyah filmli camların arkasındaki hayatlara dokunan hikâyemizin devamında; grup liderleri olan Poyraz’ın yetiştirme yurdunda gösteri ayarlamasıyla asıl yaşanacakların bundan sonra başlayacağını anlamaktayız, engelli bir çocuk için kendilerince yardım etmeye çalışmaları minvalinde devam eden kurgunun Özkan karakterinin de sık gittiği sokak yarışlarına Murat için katılma kararı almaları, organize ettiği yarıştan komisyon ücretini alamayan Sansar yüzünden N7’nin başı fazlaca ağrıyacaktır.

Kurgu üzerine çok düşünülmüş ve iyi bir şekilde oturtulmuş olmasına rağmen hikâyenin anlatım dilinde eksikliklerin olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim, konuşmaların arasındaki betimleme eksiği ve aynı bölüm içinde iki farklı anlatım dilinin kullanılmış olması (gözlemlediğim sadece 1 bölümde) bir paragraftan diğerine geçişte bariz fark edildiğine tanık oldum. (Bu konuda editöre biraz kızmış olabilirim, yazarın gözden kaçırdığı şeyleri editör tamamlamalıydı bence) Bunlar tabi hikâyenin geneli için konuşulamaz bile.

Yeri geldi hüngür hüngür ağlattı, yeri geldi sevinçlerine ortak etti beni, üstelik Özkan’ın kitabın sonunu beğenmeyip Yazar’a bile anahtarla saldırmaya kalkması efsane bir detaydı, eğer bunu inceleme yazıma eklemeseydim eksik hissederdim, siz okurken ne hissedeceksiniz bilemiyorum ama kitabın son sayfasını da kapattığımda iyi ki onlarla tanışmışım dedim.

Araba modifikasyonunu kimileri çok sever kimileriyse tamamen saçma bulabilir ama bazılarımız için ruhunun bir yansımasıdır o kişiselleştirme. N7 grubu sadece ortak hayalleri ile bir araya gelmiş insanlar değiller, Tabi siz yine de Nefes’in babası gibi bir avuç serseri diyebilirsiniz fakat onlar; yaftalayıp, yargıladığınız tüm o insanların sesi oldular, yetimhane duvarlarına hapsolmuş bir bedenin hayallerine doğru uzanan penceresi oldular ve onlar masumca yaşanmak istenen hayallerin umudu oldular…

Ben bu muhteşem Eser’e resmen kalbimi bıraktım, kesinlikle geniş kitleler tarafından okunmayı sonuna kadar hak eden bir kitapla tanıştığımı düşünüyorum. Yalnız hatırlatmamda fayda var, eğer direksiyon hakimiyetiniz iyi değilse fazla hız yapma çalışmayın, bir de emniyet kemerinizi takmayı sakın unutmayın!

Sağlıcakla Kalın…

]]>
Mon, 28 Feb 2022 08:26:37 +0300 _iirazz
GİDİYORUM https://edebiyatblog.com/gidiyorum-1704 https://edebiyatblog.com/gidiyorum-1704 Kelimeler kifayetsiz...

Her ne yazsam içimdeki kederi anlatamayacakmış gibi hissediyorum, boğuluyorum belirsizlikler denizinde, biri de yardım elini uzatmıyor. 

Gözlerinin önünde bedenim erirken suyorum, içim kan ağlarken kahkaha atıyorum iştahlıca, ölüyorum! görmüyorsunuz...

Şimdi kendi yalnızlığıma terkediliyorum, kimseyi aramadan, kimseleri sormadan, öylece gidiyorum uzaklara. Belki yarım bir aşk bırakıyorum, yaralı bir kalp ve derbeder hayat bırakarak, hayata daha fazla tutunarak gidiyorum, hayallerime dört elle sarılarak...

]]>
Sun, 13 Feb 2022 20:18:16 +0300 _iirazz
Azalıyorum Ne Var? https://edebiyatblog.com/azaliyorum-ne-var https://edebiyatblog.com/azaliyorum-ne-var Azalıyorum....

Her zerreme işledi bu yalnızlık özlemim.
Seni istiyor şuncacık kalan kalbim...

En ihtiyacım olduğunda sana,
Sıcacık kollarına sarılmak istiyorum.
Ama sen yoksun.

Boşlukta kaldı hayallerim,
Bir iki cümleyle geçiştiriyorum belki.
Ama çok ihtiyacım var sana...

Zarar görme, dayanamam.
Yaralayamam seni, isteyerek, istemeyerek...

Belki de yanlışı ben yapıyorumdur,
Artık sabahım sensiz..
Hayat çok boş, çok boktan.
Bir tek sen gerçektin sende yoksun...

Sana ihtiyacım var!!
O kadar ihtiyacım var ki, sen bile bilemezsin.

Ne kadar ihtiyacım varsa sana;
Sen o kadar yoksun.
Ne kadar üzülsem, o kadar boşsun.
O kadar hissizsin,
O kadar dipsiz kuyu.

Bağırsam duyar mısın sesimi??
Haykırsam seni?
Kulaklarını tıkama ne olursun!
Senin için ölüyorum be vicdansız;
Niye yanımda yoksun...

Benden kaçtıkça yalnızlaşıyorum,
Sen bırakmazdın bu çelimsizi.
Şimdi neredesin, sevdiğim, her şeyim.
Bulamıyorum seni.
Boş sokaklarım oldu sayende,
Yanımdaki bir sigara sadece.
Beni koymazdın tek başıma...
Hırsızı uğursuzu var bunun.

Ne var?
Alışamaz mıyım!
Ben yalnızdım zaten, bu zamana kadar hep tek.
Şimdi niye arıyorum bu kadar insanı.
Sanki daha önce vardılar,

Salak gibi ağlıyorum bende..
Yanımdan geçen insanalar bana deliymişim gibi bakarken,
ben yaşlarımı toplamaya bu kadar aciz kalıyorum.

Ağla be!
Hıçkıramasan da, bağıramasan da,
En küçük bir şeyi abartsan da.
Senden başka kimse bilemeyecek zaten.

]]>
Wed, 02 Feb 2022 00:32:13 +0300 _iirazz
TÜKENDİM! https://edebiyatblog.com/tukendim https://edebiyatblog.com/tukendim ÇARESİZİM...

Ne yapacağımı bilmeden savruluyorum senin kıyılarına, ne yaparsam geri tepiyor, bu durum artık beni mahfediyor.

Tükeniyorum be adamım, artık senden bir şey bekleyemiyorum, umutlarımı aldın giderken.

Bir şekilde buradasın ama yanımda değilsin, benimsin ama değilsin de. Hani görecektim seni? Seni ne zaman görmek istesem sabahı sabah ediyorum, heyecandan uyuyamıyorum derken saatlerce hazırlanıyorum, sadece senin için.

Saçlarımı hiç bukleli görmedi diyorum sonra, iki seferdir hazırlanıyorum senin için bırak beni gömeyi, haber bile vermeden gelmiyorsun. 

Sokaklar hıçkıra hıçkıra ağladığımı duyuyor senin için, belki abarttığımı düşünüyorsun ama sadece benim seni sevdiğimi düşünmeme sebep oluyorsun, her gece senden kaç kez vazgeçip geri döndüğümü odamın duvarları biliyor, balkonum biliyor, kelimelerimi döktüğüm leptopum bile biliyor, sen bilmiyorsun...

Çok istedim sana sımsıkı sarılayım, kaç gece seni öpmenin hayalini kurduğumu bile bilmiyorum, belki çok abartıyorum ama sen kuru bahçeme bereket getirmiştin, şimdi niye eskisinden daha kurak hissediyorum.

Biliyorum ilk ben açıldım sana, belki de bu yaptığım hayatımdaki en büyük adımdı ama bu adımın beni gecelerce üzeceğini, kahredeceğini hiç düşünmemiştim. 

Kendini saklamanın çaresizce olduğunu biliyorum ama yaralarını görmediğin bir insana sonsuza dek aşık kalamazsın, seni çok seviiyorum, rabbim beni kahretsin ki çok seviyorum, buna daha ne kadar dayanabilirim bilmiyorum, çıkış yolunu bulamıyorum, önüm yığınla karanlık, TÜKENDİM...

]]>
Thu, 27 Jan 2022 03:07:50 +0300 _iirazz
Doğum Günü https://edebiyatblog.com/dogum-gunu https://edebiyatblog.com/dogum-gunu Sevdiğinin, sevdiceğinin şiir yazması kadar başka bir şey mutlu etmiyormuş insanı.
İYİ Kİ DOĞDUM BEN!
---

Seninle ilk defa çıkıyorum dışarı
Kapısı sürgülü, penceresi kör karanlıklarımdan
Sen caddesi
Sen sokağında
Usul usul yürüyorum seni

Adımı kaybediyor adımlarım
Gözlerinin çıkmazında
Tüm şehri yitiriyor baktıklarım
Saçlarına bulanmış elim

Yüzüne baktıkça kıyıya vuruyor hislerim
Masmavi sularında kaybediyorum kendimi
Soludukça seninle dolu yeni bir nefesi
Fark ediyorum gözlerine sürdüğün denizi

Katili, saçların olan ne hayallerim boğuldu sularında
Bir anda buluyorum kendimi yüreğinin tam ortasında
Daha açmamış, kıymetli tomurcuklar arasında
Ve dalgaları aniden savruluyor rüzgardan
Seni tarif edercesine ciğerime dolan bir deniz kokusu geliyor uzaklardan

Batıyor sularına gözbebeklerim
Gönlümce ıslanıyorum
Yanıklarımı üflüyorum artık
Yıkıyorum taş duvarlarımı
Sen yağdıkça nisan dökülüyor topraklarıma
Bir damlıyorsun
Yine bir ölümden diriliyorum

]]>
Sun, 16 Jan 2022 23:18:00 +0300 _iirazz
YORGUNUM SEVDİĞİM... https://edebiyatblog.com/yorgunum-sevdigim https://edebiyatblog.com/yorgunum-sevdigim Sana gelene kadar çok yoruldum sevdiğim...

Öyle kırdılar ki yumruk kadar kalbimi, ben sevmeyi unuttum, birine güvenmeyi unuttum. Hayatımdan o kadar çok insan uğurladım ki, sonunda yalnızlığımla başbaşa kaldım. Birinin benimle bir ömür geçirme ihtimalini bile bırak, sevme ihtimalinin bile kalmadığına ikna ettim kendimi. Geçen onca zamanda gözyaşlarımı kuruttum, sonunda da duygusuz biri olarak çıktım.

Ben kendimi yalanlarımla avuturken güzel güneşli bir ağustos sabahı seni tanıdım, yüzünü bilmediği halde sanki yıllardır tanıyormuş hissi yaşayabilir miydi insan? İçten içe seni daha çok tanımak istedim, içten içe sana çekildim istemsizceydi bu yaptığım, sen o sıra başkasıyla konuşurken bile kıskanmam normal miydi? HİÇ SANMIYORUM.

Geçen onca zamanda gönlümün en ücra köşesine sakladığım duygularım, kapattığım soğuk zindanından çıkmak için anahtarını güvensizlik gardiyanından çalıp gelmişti. Günyüzüne çıkmanın sevinciyle tutamadım onları, hepsi birer birer adını haykırıyorlardı bana. Ne de haklılarmış oysa karşılıklıymış hislerim, biliyorum kapatmışsın sende benim gibi, buz gibi zindanlarda çürümek yerine doğru kişiyi bekliyorlarmış, insanız işte mantığımızın dağıttığını duygularımız toplarmış.

Çok yorgunum sevdiğim ve biliyorum sende en az benim kadar yorgunsun...

En samimi duygularımla sana geldim ama gitme ihtimalin bile gecelerce dökülen gözyaşlarıma karışıyor, korkuyorum işte! Bir şekilde yeniden sevdiğim insanı kaybetmekten korkuyorum. Affet beni, beni önemseyecek mi diye bekliyorum, merak etsem de yazmıyorum ve bakıyorum ki sende aynısını yapıyorsun. Birbirimizde dinleneceğimiz yerde birbirimizi daha çok yoruyoruz, bir şekilde adım atmaya çalışıyorum sana ne kadar korksam da.

Her yanına gelişimde açmaya çalışıyorum bu konuyu, her nasıl oluyorsa gözlerine takılıp kalbine düşüyorum, öyle güzel bakıyorsun ki bana ne söyleyeceğimi unutuyorum, korkularımın hepsi yanında olmadığım zamanlarda ortaya çıkıyor. "Yapma, ya o da giderse, çok sevdiğin herkes gitmedi mi?" Diyen iç sesimi bastıramıyorum. Sadece senin yanında konuşamıyorlar, nedenini bilmiyorum ama yanındayken söyleyeceklerim her seferinden dilime dolanıyor.

Öyle yorgunum ki sevgilim, adım atmaya mecalim kalmadı fakat anlıyorum ki sende en az benim kadar yorgunsun...

]]>
Fri, 07 Jan 2022 00:33:05 +0300 _iirazz
ÖZLEM https://edebiyatblog.com/ozlem-1370 https://edebiyatblog.com/ozlem-1370 Senden uzaktayım, özlüyorum hemde deli gibi özlüyorum seni.
Oysa yanında olmayı en çok istediğim zaman dilimindeyim,
Bu mesafelere bir çözüm yok mu?

Sarılsam şimdi sana, kokunu doya doya çeksem içime.
Sonra baksam gözlerine,
'seni seviyorum.' Desem.

Yıldızlı gökyüzüm,
Şu an bağırsam onlara, sevdiğimi getirin desem. Duyarlar mı ki beni?

Günleri saymaktan haftalara terfi ettim ve seni o kadar düşlüyorum ki?
Yanımda olduğun zamanlar geliyor aklıma, ölüyorum.
Sesini bile özledim bu nasıl bir şey, bir ateş gibi kül ediyor hasretin .

Şimdi sen söyle,
Ne zaman bitecek bu ayrılık?

]]>
Sat, 01 Jan 2022 16:29:13 +0300 _iirazz
KELEBEĞİN ROTASI "İç Ses" & İbrahim Usluer https://edebiyatblog.com/kelebegin-rotasi-ic-ses-ibrahim-usluer https://edebiyatblog.com/kelebegin-rotasi-ic-ses-ibrahim-usluer “İnsanın hatalarını görmesi bir daha tekrar etmemesi adına iyi ama kaybedilen zaman adına kötüydü.”

Yeni bir insanla tanıştığınızda olabilecek gerginliği hepimiz yaşamışızdır, nötr başlayan her karşılıklı duygu bir zaman sonra etrafımızdaki insanların bakış açısıyla iyi veya kötü yönde değişebilir, peki bakış açımızı etkileyen nedir? Yazarımız kitabın başlangıcında bunu bize en iyi şekilde açıklıyor;

“Bir sürü pencerenin olduğu bir odadasınız. Pencerelerden sadece bir tanesi, size gerçekleri gösteriyor. Hangi pencerenin gerçekleri gösterdiğini bilmiyorsunuz? Seçeneklerin çok olması, kafanızı karıştırıyor ama bu çok doğal değil mi? Yakın arkadaşınızdan yardım almak güzel bir fikir. Sizi düşünen, tanıyan bir kalp doğru pencerenin hangisi olduğunu gösterebilir.”

Hikâye başlangıcında arkadaşı Selen’i olumsuz duygulardan ve sağlıksız ilerleyebileceğini düşündüğü bir ilişkiden kurtarmaya çalışan Duygu karakterinin gözünden okumaya başlıyorsunuz, hikâyenin ilk yarısı boyunca her karakterin bakış açısına ve duygu durumuna tanıklık ediyorsunuz. Fakat bazen sadece iyiliğimizi isteyen arkadaşlarımızın bile yanlış yönlendirmelerine ve manipülatif söylemlerine maruz kalabileceğimizi görüyoruz.

Bu dakikadan itibaren çoğunlukla Yazar’ın (Hikâye içerisinde de yazarın bir adı yok) bakış açısının yoğunluğuna dönen hikâye bir noktadan sonra, normal bir öykülemeden de fazlasının olduğuna şahit oluyoruz. Yarım kalan bir aşk hikayesi olarak devam eden kurgunun dış dünyadan, iç dünyaya dönüşünü adım adım okuyoruz fakat kullanılan dilin yer yer kısa sözlerle birleştirilmiş olması gerçeklik ile kurgunun kitap içinde sürekli iç içe yazılması hikâyeyi dikkatli okumayan her okur için büyük bir eziyete dönüşecektir, size tavsiyem eğer dikkati çabuk dağılan biriyseniz sakince ve acele etmeden okumalısınız, inanın ki başucu kitabı yapabileceğiniz kadar güçlü bir eser.

Yazarın kendi içinde çeliştiği noktada, Dilara karakteri üzerinden gerçekleri bir nevi yüzüne çarparken anlıyoruz ki aslında hikâye tamamen 2 karakter arasında yaşanıyor, yazarımız bunu hikâye içerisindeki ‘Meşhur Yazara’ kendi iç sesi aracılığıyla seslenerek okuyucuya en güzel ve en doğru şekilde anlatarak okuyucuyu resmen şok ediyor.

Kitabın son sayfasını da okuyup kapattığınızda anlıyorsunuz ki; hepimizin aslında Meşhur Yazardan bir farkı yokmuş. Yaşadığımız şeylerin senaryosunu beğenmeyip, karşımızda bizi dinleyenlerin ilgilerini çekecek şekilde anlatıyoruz, içimizde yarattığımız senaryoya o kadar inanıyoruz ki, artık senaryo olmaktan çıkıyor. Bizzat yaşadığımız olayları benliğimizde çarpıtarak, yaptığımız tüm suçları başkasına atmaya, kendimizi haklı görmeye başlıyoruz.

Aslında hepimiz, kendi içimizde yarattığımız kurgulardan ibaretiz…

Kitapseverlerin; kitaplığında ve gönlünde anlamlı bir yer edinecek kadar muhteşem bir eser.

]]>
Sun, 26 Dec 2021 19:52:34 +0300 _iirazz
Irazz & İyi Olacağım https://edebiyatblog.com/irazz-iyi-olacagim https://edebiyatblog.com/irazz-iyi-olacagim Sun, 26 Dec 2021 13:00:54 +0300 _iirazz KAVUŞMA & Ali Tabakoğlu (İNCELEME) https://edebiyatblog.com/kavusma-ali-tabakoglu-inceleme https://edebiyatblog.com/kavusma-ali-tabakoglu-inceleme Bu bir Anadolu hikayesi, yurdumuz insanının hikayesi ve işte bu Hasan Öğretmenin hikayesi…

Kitabın daha en başında bizlere kısa bir özet geçiyorlardı; “genç toprak adamı, Anadolu insanı Hasan Öğretmen’in her şeye rağmen tükenmeyen umudunun hikayesi…” kocaman bir umudun sayfa sayfa işlendiği bir kitap olarak biz okuyucuların karşısına çıkıyor.

1970-80’li yılların Türkiye’sini, Anadolu insanını ve onların yaşayış biçimlerine gelecekten ışık tutuyor yazarımız. Ninelerimizin ve dedelerimizin anlattıkları ‘eski zamanlar’ kavramını “KAVUŞMA” eseriyle günümüze yansıtıyor adeta. Kitabı okumaya başladığınız anda elden bırakamayacağınız kadar akıcı bir dil ve üslupla karşılaşıyorsunuz, yer yer Anadolu şiveli konuşmalarla süslenmiş hikâye düzlemi sizi hikâyenin anlatıldığı yöreden biriymişsiniz gibi hissettiriyor.

Hikâyeyi konuşmalardan çok karakterlerin iç dünyasını yoğunlukta aktarmayı seçmiş, bu da yaşadığımız birçok şeyin aslında daha fazlasının içimizde yaşandığını da hatırlatıyor bizlere. Bir de karakterimizin hayat mücadelesinin ve hayallerinin arasındaki sevdasını bizlere en iyi şekilde aktarmayı başarıyor yazarımız, hele ki hikâyede geçen o güzel mektuplar…

Mektuplardan en çok beğendiğim ve tekrar tekrar okuyup bir kenara not aldığım kısmını da burada paylaşmak istiyorum.

“Kendi imkanlarımla sevdim seni. Ne bir şiir ne bir şarkı ne bir kitap da geçmeyen bir aşkla sevdim seni.”

Telefonların o kadar da yaygın olmadığı bir zaman diliminde yaşama isteği geliyor insana, neslimizin iletişim araçlarına olan ilgisi ne kadar arttıysa üslup ve saygısı da maalesef o kadar azaldı. Mektupların en yoğun iletişim aracı olduğu zamanlarda sanki insanımız saygılı, tertipli ve düzenliydi. Tarıma ve üretime olan bağlılık, yere bastığımız toprağın değerini bilen insanlardan bu hale nasıl geldik diye düşünmeden edemiyorsunuz.

Elektriğin olmadığı, suyun dere, ırmak ve kuyulardan çekildiği, tarlaların öküzlerle sürüldüğü o yıllarda öğretmen olma hayallerine sevdiğiyle beraber olma umudunun yer yer yeşerip, solduğuna tanık oluyorsunuz, içe kapanık bir çocuğun hayat yolculuğuna eşlik ederken bir yandan da o zamanın eğitim sisteminin iyi ve kötü yanlarını, zorluklarını ve kolaylıklarını okuyorsunuz adeta, kitapseverlerin 1 günde okuyup bitirebilecekleri muhteşem bir eser, kitaplığınızın rafına bu güzel esere de bir yer açmanızı tavsiye ediyorum.  

]]>
Mon, 20 Dec 2021 22:36:13 +0300 _iirazz
SERFIRAZ & ARSIZ HASRET https://edebiyatblog.com/serfiraz-arsiz-hasret https://edebiyatblog.com/serfiraz-arsiz-hasret Mon, 20 Dec 2021 01:51:37 +0300 _iirazz BEN; SENİ SEN OLDUĞUN İÇİN SEVDİM https://edebiyatblog.com/ben-seni-sen-oldugun-icin-sevdim https://edebiyatblog.com/ben-seni-sen-oldugun-icin-sevdim Bir boşluğa düşer gibi sevdim, sonunu bilmeden koyu bir karanığa hapsedercesine ruhumu...

Bir roman gibi sevdim, sonunu deli gibi merak etmeme rağmen içini  de bir ayrı keşfetmek istediğim...

Bir şiir gibi sevdm, Her kelimesi her bir satırı bir ip misali brbirine kenetlenmiş...

Bir resim gibi sevdim, her bir fırça darbesinin oluşturduğuu o izlerin taşıdığıanlam kadar duygularım...

Ben seni sen olduğun için sevdim, her şeyini sevdim, her bir mimiğini, her bir bakışını;

BEN; SENİ SEN OLDUĞUN İÇİN SEVDİM...

]]>
Sun, 12 Dec 2021 23:18:32 +0300 _iirazz
Bakıyorum SEN! https://edebiyatblog.com/bakiyorum-sen https://edebiyatblog.com/bakiyorum-sen Göklere yazmışım seni

Yerde aramıyorum

Ki sen kaldın içimde

Bir başkasını alamıyorum.

Sahi sende seviyor musun?

Benim seni sevdiğim gibi

Sende hissediyor musun peki?

Aslında buna cevap vermek;

Aslanın ağzında bir ceylan gibi.

Bir yok oluş gibi,

Bir teslimiyet gibi.

Ayağıma prangalar vurulmuş, 

Üstüme binlerce yük binmiş,

Gözlerimin sızısı dinmemiş,

Hayatım hissizlikmiş sensiz.

Sessiz bir köşede oturuyorum,

Bakıyorum SEN!

Kalp atışların saniyelik,

Ben o saniyelere öldüm sevdiğim...

]]>
Fri, 03 Dec 2021 00:07:47 +0300 _iirazz
YOLUMA GİDİYORUM https://edebiyatblog.com/yoluma-gidiyorum https://edebiyatblog.com/yoluma-gidiyorum Şuu an neredeyim bilmiyorum, ufak tefek mutluluklar sarıyor dört bir yanımı. Belli yere kadar götürüyor beni, sonrasında kocaman bir boşluk kaplıyor ruhumun her bir zerresini.

Nereden Geldim? Kimim ben?

Bana sorarsan bıraktığın yerde de değilim ama ileri de gidemiyorum....

Seence bu haksızlık değil mi?

Sevmeyi, dahası sevilmeyi unutmuş olabilğir miyim diye düşünüyorum bazen, yeni yaşlarım bana sadece kısa tatminsiz mutluluklar sunuyor sadece. Hani Sezen Aksu bir şarkısında diyor ya; "Hani satın alınan sevgiye alıştırılmış, bir çocuğun her oyuncağa çabucak doyumu." Kendimi o çocuğun yerine koymaya başlıyorum artık.

Bende yoluma gidiyorum, kendimi daha fazla ezdirmeden, gönlümü başkalarında gezdirmeden, kendi başıma acımı çekiyorum, kimse bilmese de olur.

]]>
Thu, 25 Nov 2021 00:00:26 +0300 _iirazz
GECEYİ GÜNDÜZE KATARIM https://edebiyatblog.com/geceyi-gunduze-katarim https://edebiyatblog.com/geceyi-gunduze-katarim Yanıyorum

Ama dışım değil içim,

Yangınlar yanıyor yüreğimde

Sen sessiz sakin evinde iken.

 

Kalp ağrısı nedir bilir misin sen?

Peki ilk kalp çarpıntısını,

Yan yüreğim bu akşam da,

Sessiz odama ses ol.

 

Sanma ki sensizim,

Geceler sen, gündüzler sen,

Yak bir ateş şimdi,

Üfle gecemin karanlığına.

 

Yalnızlığın tanımını yapsan şimdi,

Aynı olacak mı benimkiyle?

Ben yalnızlığın kendisiyim,

Sense sabaha yakın matemim.

 

Olduğun kişi ol yeter ki,

Ben seni her türlü severim,

Yanımda sen ol, kalbimde sen,

Ben gündüzü geceye kadar,

Yine severim seni.

]]>
Thu, 18 Nov 2021 20:49:30 +0300 _iirazz
SBBAHLAR DÜŞMAN https://edebiyatblog.com/sbbahlar-dusman https://edebiyatblog.com/sbbahlar-dusman Düz bir yolda tek başımayım; 

benimle başlayanlar oldu, yarı yolda bırakanlar,

yolun bir kısmında bana katılanlar oldu hatta pes eden bile oldu.

Neden peki?

Adını koyduğum, uğruna ölmeyi göze aldığın bu yolda neden pes etmek istersin ki? 

`Aşkta cesur olan kazanır.` dediler yıllarca, bazılarımız neden hep cesur olmaktan kaybetti?

Yalnılık kötü bir şey değil aslında, bazen sen seçersin, kafanı toplarlamak hayatı yok sayrmak istersin o anda.

Bir sigara yakarsın ve gözlerini göğe doğrultursun, dünya dertlerini bir kenara bırakır, rahatlarsın.

Bir de; `onlarca insanın arasında yalnız hissetmek` diye bir kavram var, kendini onlardan soyutmalamk bir şeyi değiştirmeyebilir de, umursamaz görünmene bile sebep olabilir.

İnsan istediğinde yalnz kalmalı, sonra da en yakın dostuna, ailesine koşmalı. Onlar bilmemeli içindeki yangının sebebini, bir nevi maske takmak gibi düşün.

Dertlerini içine atma, paylaş içinde ne varsa ama sadece senin içini en iyi bilecek kişiye, diğerleri bilmese de olur.

Geceyi gözlerime ördüm, sabahlar bana düşman şimdi...

]]>
Thu, 18 Nov 2021 20:37:15 +0300 _iirazz
AŞK VE EMEK https://edebiyatblog.com/ask-ve-emek https://edebiyatblog.com/ask-ve-emek Ne garip bir dünya bu, ne yaşyacağın belirsiz, ya da ne yapacağın...

Belki 2 dakika sonra öleceksin, belki de seni çok sevindirecek bir haber alacaksın.

Kim bilebilir ki, değil mi?

Hiç birini sevdiğinde; dedikleri gibi kelebekler uçuşuyor mu yüreğinde?

Peki ya kalbin yerinden fırlayacakmışçasına atıyor mu?

Yoksa bu his; eski bir arkadaşını yıllar sonra göremek gibi mi?

Peki sen güzel insan; Nasıl hissediyorsun sevdiğinde?

Ben;

Sanki bambaşka bir hayata başlıyorum, sadece onun için yeni bir sayfa açıyorum yüreğimde...

Sadece ona aitmişim gibi hissediyorum, sanki tek onu sevmişim gibi.

İçim içime sığmıyor mesela ve onun gözlerine baktığımda sadece onu istiyorum, o bilmese de herkesten kıskanıyorum.

Her gün biri elimden alacak diye öyle korkuyorum ki, bir dakika ona ulaşmasam kafayı yiyorum.

İşte aşk bunun gibi bir şey olmalı, o kelebek faslı sadece aşkı somut bir hale sıkştırmak olur, aşk denen şey tarifi imkansız, kelimelerin kifayetsiz kıldığı, en eşsiz, en özel duygudur...

Narin, kırılgan ve aynı zamanda saf duyguların adıdır AŞK...

Can yakar aynı zamanda, kalp kırar. Bu aşk denilen illet ne deli ve coşkun yürekleri bile kendine çektiyse, bunu tarif edebilir miyiz ki?

Tabi ki Hayır!

Aşk emek ister, karşılık ister aynı zamanda, karşılık ister, ilgi ister.

Aşkı yaşamak bir ömür ister, bazı insanlar vardır uğrunda bir ömür harcayacağın 

ama bazı insanlar da vardır ki uğrunda boşa ömür tüketeceğin.

İşte 2 insanı ayıran en önemli fark budur.

Tabi ki Önemli olan Ömrünüze değecek bir aşk bulmak...

]]>
Thu, 04 Nov 2021 22:09:22 +0300 _iirazz
Seninle İken Sensizlik https://edebiyatblog.com/seninle-iken-sensizlik https://edebiyatblog.com/seninle-iken-sensizlik Yumuşak bir tınıyla başlıyorum cümlelerime...

Seni katıyorum sonra hayallerime,yıldızsız bulutsuz bir gece, yağmur yağıyor sonra usuldan,yavaş yavaş.

Sende düşünüyor musun böyle ara sıra?
Ben her gecenin sabahına varana kadar sana adıyorum hayallerimi, sonra gecenin o koyu karanlığına bırakıyorum sigaramın arsız dumanını.

Bazen elimde olmadan gidişini düşünüyorum, belki toparlayabilirim ama asla eskisi kadar olamam, biliyorum çünkü ben böyleyim.
Seninle iken bile seni özleyen bir insanı terk edebilir misin ki?

Bu akşamda seninle iken sensizliği yaşıyorum, çünkü hep yanımda olmanı diliyorum rabbimden.
Göğüsünde uyuya kalmak istiyorum mesela, göğüsünde uyanmak...

Ben yine seninle iken sensizliğe yazıyorum sevgilim, yüzünü kokunu özlüyorum, gülmeni, bana aşkım demeni her şeyi.

Düşünüyorum da ben seninle iken yaptığım her şeyi sen yokken özlüyorum, sensizken özlüyorum...

]]>
Sun, 31 Oct 2021 17:09:02 +0300 _iirazz
Olmamalıydık https://edebiyatblog.com/olmamaliydik https://edebiyatblog.com/olmamaliydik Yokluğuna tonlarca şey sığdırabilirdim aslında...

Gel gelelim içimdeki son sevgi kırıntısı da bu akşam yok oldu,

Aslında ben sana değil, eski sana aşıktım bunca zaman.

Bendeki enkazını topladım, hatta yeni bir tohum yeşertiyorum gönlümde,

Sakınıyorum doğal afetlerden, rüzgardan, yağmurdan...

Sensiz yeni bir hayata başlıyorum...

Özlediğim o şehre yeniden gidiyorum,

Sevdiğim özlediğim ne varsa tekrar yapıyorum,

Artık sensiz yeni bir sayfa açıyorum.

Belki başka hayatlarda, belki de başka zamanlarda.

Üzgünüm sevdiğim, belki de "sen ile ben" hiç olmamalıydık...

]]>
Mon, 13 Sep 2021 21:42:01 +0300 _iirazz
İçimdeki Şair https://edebiyatblog.com/icimdeki-sair https://edebiyatblog.com/icimdeki-sair Yazacak bir şey bırakmıyorsun bana.
Kelimelerim bir anda anlamsız geliyor seninle,
Sığdıramıyorum seni hiçbir cümleye,
Nasıl sığdırabilirim ki zaten.
Denedim, bir çok kez denedim, muhteşem aşk cümleleri kurayım,
Doğrusunu bulmayı bırak nefessiz kalıyorum sanki,
Sadece yanında nefes alabilirmişim gibi...

Bu deli kız bir kere tutunmuş aşkına,
Bırakmaya da niyeti yok gibi.

Bir anda çıktılar engel olamadım,
Sevmekte böyle bir şey olsa gerek, engel olamamak... Akışına bırakayım derken bir anda seni bulmak,
Dünyanın tüm güzelliklerini sunsalar önüme!
Ne önemi kaldı ki artık seninle olmadıktan sonra,

İçimdeki şair sayende yeniden uyandı, 
Daha da kalmaya niyetli gibi.

]]>
Sat, 04 Sep 2021 23:17:18 +0300 _iirazz
Hayata Dönüyorum https://edebiyatblog.com/hayata-donuyorum https://edebiyatblog.com/hayata-donuyorum Mutlu olduğunda insanın içindeki şair nereye kaçar?

Söylemek istediklerim kalemime dokunamıyor bir türlü, anlamını yitiriyor her bir cümle.

Sanki hüzünlü olduğumda daha bir anlamlı geliyor her bir kelime, neden mutluyken yazamıyorum?

Fakat işin iyi yanı hayata dönüyorum, yaşamayı seçiyorum yeniden, sevilmeyi tadıyorum yine en güzelinden.

Biri tarafından önemsenmek nedir, unutmuştum.

Biri tarafından merak edilmek nedir, unutmuştum.

En basitinden bir 'Günaydın' mesajı bile almayalı sanki yıllar geçmiş gibi.

Herkes Duysun, İşitsin

BEN HAYATA DÖNÜYORUM!

]]>
Wed, 18 Aug 2021 23:19:42 +0300 _iirazz
Rüyamdan Uyandım https://edebiyatblog.com/ruyamdan-uyandim https://edebiyatblog.com/ruyamdan-uyandim Ben bu gün rüyamdan uyandım? 

Hiç yaşamamış gibi gitmek istiyorum dünyadan fakat gidemiyorum, neden bilmiyorum. Hiç gelmeyeceğini bildiğim halde seni bekliyor kalbim, özlemiyorum deyip kendimi seni bıraktığım parkta buluyorum her seferinde. Sevenim var sevdiklerim de ama her ne oluyorsa olmuyor ben sevemiyorum.

Sahi ben sevmeyi mi unutmuşum?

O gece parktan tek başıma eve döndüğümde seni gördüm sandım, o kadar heyecanlandığımı bilmiyorum, varlığının orada olma ihtimaline bile deli gibi çarpıyordu kalbim, sonra konuştuklarımdan biri; "Senin de benim gibi kalbin çarpmıyor mu, heyecanlandırmıyor muyum seni?" Demişti.

Ben kalbimi sende bırakıp gitmişim, öyle bir yerdeyim ki; Ne senden gidebiliyorum, ne de sana varabiliyorum. İçimdeki boşluğu dolduramıyorum, Ha! Bu arada içimdeki boşluğun da senden kalan yaram olduğunun farkına vardım.

Ben bu gün rüyadan uyandım?

Öyle bir rüyaydı ki sen başkasıyla eğleniyordun, uzaktan izlediğimde düşündüğüm tek şey "Ben onu mutlu edemiyorum, o başkasıyla çok mutlu." Çünkü sen gülüyordun ve uyandığımda o gülüşün beni darmaduman etti.

İnan artık bu rüyadan uyandım.

Ben ne kadar da kendimi kandırsam da biliyorum ki senden kaçamıyorum. Özür dilerim, ben hala seni seviyorum...

(Sen bu yazdıklarımı hiç göremeyeceksin)

]]>
Sat, 31 Jul 2021 16:28:36 +0300 _iirazz
Bunu Sana Yazdığımı Bilmeyeceksin https://edebiyatblog.com/_Bilmeyeceksin https://edebiyatblog.com/_Bilmeyeceksin Yine seni düşünürken buldum
Yarım kalmış aklımı
Sen uyuyorsun şimdi ama
Bunu sana yazdığımı bilmeyeceksin

Bazen özlüyorum deli gibi
Başkasına bakamıyorum
Herkes sana bakıyor ama
Yüreğine baktığımı bilmeyeceksin

Kaldım artık yalnız başıma
Kimseyi de aramıyorum zaten
Sen susma söyle başkasına
Seni seviyorum dediğimi bilmeyeceksin

Kederden boğulan bedenim
Senin kurtarışına hasret
Sen kurtarmazsın beni ama
Derin kuyudan çıkardığımı bilmeyeceksin

Ve şimdi yazıyorum sana
Aklın kalmasın sakın
Sen olduğun yerde uyu ama
Bunu sana yazdığımı bilmeyeceksin

]]>
Thu, 22 Jul 2021 20:59:48 +0300 _iirazz