<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Ayşenur Targal</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/aysenur-targal</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Ayşenur Targal</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>YETİŞKİNLERE MASALLAR: Kaplumbağa, Fil ve Su Aygırı</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yetiskinlere-masallar-kaplumbaga-fil-ve-su-aygiri</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yetiskinlere-masallar-kaplumbaga-fil-ve-su-aygiri</guid>
<description><![CDATA[ Zekâ ve kurnazlık, cüsseyi yener.  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_619504d68766b.jpg" length="73327" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 17 Nov 2021 16:54:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ayşenur Targal</dc:creator>
<media:keywords>masal, hikaye, kıssadan hisse, fil masalları, kaplumbağa masalları</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; <strong>KAPLUMBAĞA, FİL VE SU AYGIRI<br /><br /></strong></em>Bir g&uuml;n kaplumbağa fille karşılaşır,fil, "Yolumdan &ccedil;ekil ufaklık! &Uuml;zerine basabilirim!" diye bağırır. Kaplumbağa korkmaz ve olduğu yerde kalır, b&ouml;ylece fil &uuml;zerine basar ama onu ezemez. "B&ouml;b&uuml;rlenme Bay Fil, ben de en az senin kadar g&uuml;&ccedil;l&uuml;y&uuml;m!" der kaplumbağa, ama fil yalnızca kahkahalarla g&uuml;ler. Kaplumbağa ondan ertesi sabah kendisinin bulunduğu tepeye gelmesini ister.&nbsp;</p>
<p>Ertesi g&uuml;n, g&uuml;neş doğmadan kaplumbağa tepeden aşağı nehre doğru iner. Orada gece yemeğini yedikten sonra, orada gece yemeğini yedikten sonra tekrar suya d&ouml;nmek &uuml;zere olan suaygırı ile karşılaşır. "Bay Suaygırı seninle halat &ccedil;ekme oyunu oynayalım mı? Senin kadar g&uuml;&ccedil;l&uuml; olduğuma bahse girerim!" der kaplumbağa. Suaygırı bu sa&ccedil;ma fikre g&uuml;ler ama kabul eder. Kaplumbağa uzun bir ip getirir ve suaygırına kendisi "Hey!" diyene kadar ağzında tutmasını s&ouml;yler. Kaplumbağa tepeye &ccedil;ıkar, sabırsızlanmaya başlayan fili bulur. File ipin diğer ucunu verir ve, "Hey' dediğim zaman ipi &ccedil;ekeceksin ve hangimizin daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; olduğunu g&ouml;receksi," der. Sonra tepenin yarısına kadar inip g&ouml;r&uuml;nmeyeceği bir yere saklanarak bağırır. "Hey!". Fil ve suaygırı ipi &ccedil;ekerler, &ccedil;ekerler, ama hi&ccedil;biri diğerini kıpırdatamaz, ikisinin de g&uuml;c&uuml; eşittir. İkisi de kaplumbağanın kendisi kadar g&uuml;&ccedil;l&uuml; olduğuna karar verir. <span style="color: #ba372a;"><strong>Hi&ccedil;bir zaman başkalarının sizin i&ccedil;in yapabileceği bir şeyi yapmayın</strong>.</span> Kaplumbağa, işi başkalarının yapmasını sağlayarak &ouml;vg&uuml;y&uuml; kendi topladı.<br />&nbsp;<br />&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; <strong><span style="color: #e67e23;">ZAİRE MASALI<br /><br /><span style="color: #000000;">Kabul edilmeli ki, eğer bir avcı at arabasının emniyetine g&uuml;venir, altı atın bacaklarını kullanırsa ve birinin dizginleri tutmasını sağlarsa kendini yormaz ve &ccedil;evik hayvanları apansız yakalayabilir. Diyelim ki arabasının avantajlarını bir kenara bıraktı,&nbsp; atlarının yararlı bacaklarından ve dizginleri tutanın becerisinden vazge&ccedil;ti ve hayvanların peşinden koşmaya başladı. O zaman bacakları ne kadar hızlı olursa olsun hayvanları yakalayamaz. <br />&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; <span style="color: #e67e23;">HAN-FEİ-TZU, &Ccedil;İNLİ FİLOZOF, M.&Ouml;. III. Y&Uuml;ZYIL</span><br /></span></span></strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<br /><br /></p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TANRI&amp;apos;DAN SON KEZ TOHUM DİLEDİM</title>
<link>https://edebiyatblog.com/tanridan-son-kez-tohum-diledim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/tanridan-son-kez-tohum-diledim</guid>
<description><![CDATA[ Bana yol göstermesi için koca adama birçok kez seslendim en azından denedim ama beni duyduğundan şüpheliyim ya da beni kesik kesik duyuyor olmalı. Belki böylece neden yanlış şeyler yaşadığıma açıklık getirebilirim. Günahlarım parazit mi yapıyor dualarıma dersin? 
 ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_6193b6b66c4b8.jpg" length="58573" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 16 Nov 2021 16:51:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ayşenur Targal</dc:creator>
<media:keywords>Ruh, üzüntü, umutsuzluk, mutsuzluk, kişisel blog, kişisel gelişim</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW188188948 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW188188948 BCX0"><br />&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<span style="color: #25432a;"><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;TANRI'DANTOHUM İSTEDİM</strong></span><br /><br />Ruhsal par&ccedil;alanmaların ne t&uuml;r acılarla ger&ccedil;ekleştiğini biliyorum. Bazen bu hayatta sıkışıp kalmış, s&uuml;rg&uuml;n edilmiş gibi hissediyorum. Bunun ne kadar doğru olduğuna dair ciddi ş&uuml;phelerim de yok değil. Emin olduğum ve tartışmaya kapalı tek bir ger&ccedil;ek var ki o da benim buraya ait hissetmeme şiddetimin her g&uuml;n ciddi miktarda arttığı. Duygularıma terc&uuml;me olacak kelimeleri se&ccedil;mekte bile zorlanıyorum artık &ccedil;oğu zaman, zira fazla anlamsız gibi, fazla rastgele se&ccedil;ilmiş bir hayat adeta. Nereye varacağını bilmediğim bazı yol ayrımları var ancak hepsinin sonunda ruhum acı ile &ccedil;ığlık atacak ve bunu bildiğimden d&uuml;md&uuml;z ilerlemeyi tercih ediyorum alıştığım acılarım ile beraber. İnsanları anlamak gittik&ccedil;e zorlaşıyor sevgili dostum, bana yol g&ouml;stermesi i&ccedil;in koca adama bir&ccedil;ok kez seslendim en azından denedim ama beni duyduğundan ş&uuml;pheliyim ya da beni kesik kesik duyuyor olmalı. Belki b&ouml;ylece neden yanlış şeyler yaşadığıma a&ccedil;ıklık getirebilirim. G&uuml;nahlarım parazit mi yapıyor dualarıma dersin?</span></span><span class="LineBreakBlob BlobObject DragDrop SCXW188188948 BCX0"><span class="SCXW188188948 BCX0">&nbsp;</span><br class="SCXW188188948 BCX0" /></span><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun EmptyTextRun SCXW188188948 BCX0"></span><span class="LineBreakBlob BlobObject DragDrop SCXW188188948 BCX0"><span class="SCXW188188948 BCX0">&nbsp;</span><br class="SCXW188188948 BCX0" /></span><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW188188948 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW188188948 BCX0">&nbsp;Kulağımın dibinde biri durmadan s&ouml;yleniyor ve diğer kulağımda ise biri durmadan ş&uuml;krediyor. İkisini de dinlemek zorunda olmak d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;nden daha yorucu bir hal aldı. Zihnimin i&ccedil;inde bir ton sesin arasında kendimi duyamıyorum &ccedil;&uuml;nk&uuml; t&uuml;m enerjimi duyduklarımı anlamaya ve anlayıp yok etmeye veriyorum. Ne kadarımızın dayanmaya g&uuml;c&uuml; kaldı ki! İ&ccedil; d&uuml;nyasında bulunan &ccedil;orak toprakları sulamak i&ccedil;in ka&ccedil;ımız g&ouml;zyaşı nehirlerini kuruttu ve bir sonu&ccedil; alamadan yağmur bekledi amansızca, &ccedil;aresizce... G&ouml;zyaşlarını feda etmiş, &ccedil;i&ccedil;eksiz kalan &ccedil;i&ccedil;ek bah&ccedil;elerinin sahiplerine bakın, g&ouml;zlerine bakın. G&ouml;zaltlarındaki morluktan yayılan umutsuzluğun &ccedil;&uuml;r&uuml;k kokusunu alabilir ruhunuz.<span>&nbsp;</span></span></span><span class="LineBreakBlob BlobObject DragDrop SCXW188188948 BCX0"><span class="SCXW188188948 BCX0">&nbsp;</span><br class="SCXW188188948 BCX0" /></span><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun EmptyTextRun SCXW188188948 BCX0"></span><span class="LineBreakBlob BlobObject DragDrop SCXW188188948 BCX0"><span class="SCXW188188948 BCX0">&nbsp;</span><br class="SCXW188188948 BCX0" /></span><span data-contrast="auto" xml:lang="TR-TR" lang="TR-TR" class="TextRun SCXW188188948 BCX0"><span class="NormalTextRun SCXW188188948 BCX0">Rica ederim bana &ccedil;i&ccedil;ek ekmeyi deneyip denemediğimi sormayın, toprağıma asit yağmurları yağarken nasıl kıyabilirdim ki o tohumlara? Canlandırıp &ouml;lmeleri i&ccedil;in beklemekten farksızdı bu! Hen&uuml;z o kadar delirmedim. Yani sanırım...&nbsp;Tanrı&rsquo;dan son kez tohum diledim, onun i&ccedil;in g&ouml;zyaşı biriktirmekteyim. Sen s&ouml;yle, delirmiş miyim?</span></span><span class="EOP SCXW188188948 BCX0" data-ccp-props="{&quot;201341983&quot;:0,&quot;335559739&quot;:160,&quot;335559740&quot;:259}">&nbsp;</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>YETİŞKİNLERE MASALLAR : Yılan, Çiftçi ve Balıkçıl Kuşu</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yetiskinlere-masallar-yilan-ciftci-ve-balikcil-kusu</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yetiskinlere-masallar-yilan-ciftci-ve-balikcil-kusu</guid>
<description><![CDATA[ Yetişkinlere Masallar konseptinde, değişik kültürlerin masallarından yararlanılmış ve büyük düşünürlerin sözlerine alıntı olarak yer verilmiştir.  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_61939d5c50257.jpg" length="91311" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 16 Nov 2021 15:14:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ayşenur Targal</dc:creator>
<media:keywords>Kişisel Gelişim, Çıkarım, Masal, Yetişkin, Düşünürlerden Alıntılar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; <em>YILAN, &Ccedil;İFT&Ccedil;İ VE BALIK&Ccedil;IL KUŞU</em></strong><br /><br />Avcıların kovaladığı yılan &ccedil;ift&ccedil;iden hayatını kurtarmasını ister. Onu kovalayanlardan kurtarmak i&ccedil;in &ccedil;ift&ccedil;i diz &ccedil;&ouml;k&uuml;p yılanın karnına girmesine izin verir. Ama tehlike ge&ccedil;ip yılandan dışarı &ccedil;ıkmasını istediğinde yılan &ccedil;ıkmayı reddeder. Bulunduğu yer sıcak ve g&uuml;venlidir. Adam eve d&ouml;nerken g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; balık&ccedil;ıl kuşuna fısıldayarak olanları anlatır. Balık&ccedil;ıl ona &ccedil;&ouml;melip yılanı dışarı &ccedil;ıkarmak i&ccedil;in gerinmesini s&ouml;yler. Yılanın başı dışarı &ccedil;ıkınca balık&ccedil;ıl onu yakalayıp &ouml;ld&uuml;r&uuml;r. &Ccedil;ift&ccedil;i yılanın zehrinin h&acirc;l&acirc; i&ccedil;inde olmasından korkar. Balık&ccedil;ıl, yılan zehrinden kurtulmanın yolunun altı beyaz kuşu pişirip yemek olduğunu s&ouml;yler. "Sen beyaz bir kuşsun," der &ccedil;ift&ccedil;i. "Sen ilki olacaksın." Balık&ccedil;ılı yakalayıp torbasına koyar, eve gelir. Karısına olanları anlatırken torbayı kapıya asar. "Bu yaptığına &ccedil;ok şaşırdım,"der karısı. "Kuş sana bir iyilik yapmış, karnındaki k&ouml;t&uuml;l&uuml;kten kurtulmanı sağlamış,hatta hayatını kurtarmış, ama sen onu yakalamışsın ve &ouml;ld&uuml;rmekten s&ouml;z ediyorsun." Adam hemen balık&ccedil;ılı bırakır, o da u&ccedil;arak gider. Ama giderken kadının g&ouml;zlerini oyar.&nbsp;<strong>Suyun yukarı doğru aktığını g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;zde birisi bir iyiliğin karşılığını &ouml;d&uuml;yor demektir.<br /><br /></strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; <span style="background-color: #fbeeb8;">&nbsp;<span style="color: #ba372a;"><strong>AFRİKA</strong><strong> HALK MASALI&nbsp;<br /><br /></strong></span></span></p>
<p><span style="background-color: #ffffff; color: #ff5200;"><strong>İnsanlar bir iyilikten &ccedil;ok, incinmenin karşılığını vermeye hazırdırlar, &ccedil;&uuml;nk&uuml; minettarlık bir y&uuml;kt&uuml;r, intikam ise zevk.&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<br />&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;<em><span style="color: #ba372a;">TACİTUS,M.S. 55-120</span></em></strong></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BÜYÜMENİN KAYBOLUŞ DÖNENCESİ</title>
<link>https://edebiyatblog.com/buyumenin-kaybolus-donencesi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/buyumenin-kaybolus-donencesi</guid>
<description><![CDATA[ Burası biraz karanlık, ışığın hüküm sürmediğini ve aslında hayatınızı kendinizin aydınlattığını anladığınız zaman ve mekanın merkezi. Görmenizi sağlayan ışığın Güneş ile alakası olmadığını fark ettiğiniz nokta... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/06/image_750x500_60dadf9195201.jpg" length="47650" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 29 Jun 2021 11:44:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ayşenur Targal</dc:creator>
<media:keywords>Büyümek, kaybolmak, dönence</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/06/image_750x_60dadfc2ede9b.jpg" alt="" /></p>
<p>Hal&acirc; buradayım... &Ccedil;ıkmazın en g&uuml;zel g&uuml;l kokan dikenli sokağında. Hal&acirc; bulamadım zira kendimi. Kendimi bulabilmenin bu kadar zor olacağını s&ouml;ylemeye &ccedil;alışsaydı biri g&uuml;l&uuml;p ge&ccedil;ebilirdim, ne kadar zor olabileceğini sorgular ardından kendini bulamayan herkese adına alayla g&uuml;l&uuml;msemek i&ccedil;in gerilirdi dudaklarım. B&uuml;y&uuml;d&uuml;k&ccedil;e anladım. Kaosun g&ouml;beğine &ccedil;ekilen ruhun karamsarlığın pen&ccedil;esinde can &ccedil;ekişirken, insanın kendisini bulmak ş&ouml;yle kenarda dursun yaşadığını bile unutabiliyordu. Kaygılar kişiliğe b&uuml;r&uuml;n&uuml;yor, sorumluluğun y&uuml;k&uuml;yle ilk kez karşılaşan i&ccedil;imizdeki &ccedil;ocuk afallıyordu. İlk yaramızı b&ouml;yle alıyorduk hayattan ve kaybettiğimiz ilk savaşın adına b&uuml;y&uuml;mek diyordu bu yaşam denen kavram. İnsanların bizi anlamaktan yoksun olduğunu g&ouml;r&uuml;yorduk, &ccedil;ocukluğumuzun masumiyetinin gittiğini, herkesin kendi derdi ile boşluğa baktığında anlıyorduk. &Ccedil;ocukluk o anda, o bakılan boşlukta hayatını kaybediyor ve koşulsuz mutlu olabilmek ile g&ouml;m&uuml;l&uuml;yordu.&nbsp;<br /><br />Peki bu savaşı nasıl gizliden gizliye yaşıyoruz, herkes aynı şeyi yaşarken nasıl b&ouml;yle kutsal bir sır gibi &ouml;rt&uuml;l&uuml;yor &uuml;st&uuml;? İşte o da b&uuml;y&uuml;menin ilk dersi. B&ouml;yle gizliden gizliye &ouml;ğretiyor hayat tek başına başa &ccedil;ıkabilmeyi. Ne acıklı kendi hayatımıza meydan okumak ve her defasında sadak&acirc;t ile boyun eğmek! Size bunun bir ser&uuml;ven olduğunu s&ouml;yleyeceklerdir, hangi pencereden baktıklarına bağlı olarak değişir bu savaşa verilen isim. Bir &ccedil;ok ismi var bu savaşın ancak yetişkinler buna b&uuml;y&uuml;mek diyor. Mağlup olmuşlar, hissizleşmişler, g&ouml;zlerinde ruhsuzluk var ve biraz da hayalsizler. Kendimizi bulmak i&ccedil;in &ccedil;ıktığımız bu s&ouml;zde ser&uuml;venin adı b&uuml;y&uuml;mek ancak insan nasıl olurda kendini bulmak i&ccedil;in &ccedil;ıktığı yolda kendini kaybeder? En k&ouml;t&uuml;s&uuml; de bir zamanlar zihninde oradan oraya koşup topladığı hayallerini unutup siyah beyaz bir evrene boyun eğer?&nbsp;<br /><br />Korku hik&acirc;yesinden hallice olduğunu anlatamadım kimseye, herkes ikna olmuş gibi bu duruma. Sessizce reddediyorum bunu, b&uuml;y&uuml;meden de b&uuml;y&uuml;yebilir insan diyorum. Sanırım giderek deliriyorum... Belki bu savaşın kazananı delilerdir, belki bir g&uuml;n kazanıp deliririz.<br /><br /></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>