<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Betül FIRAT</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/betul-firat</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Betül FIRAT</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>ÖLÇÜYÜ TUTTURMAK</title>
<link>https://edebiyatblog.com/olcuyu-tutturmak</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/olcuyu-tutturmak</guid>
<description><![CDATA[ Yani hayatta her ne yapıyorsanız ölçüyü tutturmak gerek. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202210/image_750x500_634560418c44c.jpg" length="51758" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 28 Aug 2025 23:20:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>Betül FIRAT</dc:creator>
<media:keywords>ölçü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" align="center" style="text-align: center;"></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Aş&ccedil;ıların yemek yapma konusunda iyi olmalarını sağlayan şey işin p&uuml;f noktasını bilmelerinin yanında &ouml;l&ccedil;&uuml;leri de tutturmalarıdır. Tuzunu fazla ya da eksik koyduğunuz hi&ccedil;bir yemek leziz gelmeyecektir, o y&uuml;zden de kararı kadar kullanmak gerekir malzemeyi. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Belki de işin p&uuml;f noktası da &ouml;l&ccedil;&uuml;d&uuml;r zaten. Hayat da b&ouml;yledir; &ouml;l&ccedil;&uuml;lerden ibaret.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Her konuda &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml; olmak lazım o zaman. İnsanın sevgisi de nefreti de &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml; olmalı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Bir konuda doyuma ulaşmanız o konuyla ilgili yapılabilecekleri yapmış olmanız ve fazlasına gerek kalmayan noktada olduğunuzu g&ouml;sterir. Tam olarak da işin &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml; budur.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Vur deyince &ouml;ld&uuml;rmemek lazım yani. Her ne olursa olsun her işin bir kararı var ve hep kararı kadar davranmak lazım. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Mesela fazla &ouml;vg&uuml; belli bir noktadan sonra tabiri caizse yalakalığa girer. Yergi de aynı şekilde bir yerden sonra hakarete varır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">&Ouml;l&ccedil;&uuml;y&uuml; tutturmak da bu a&ccedil;ıdan &ouml;nemlidir ki fazlasına da ka&ccedil;mamak gerekir. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Herkesin elbet eksiklikleri de olacaktır fazlalıkları da ama abartmamanın gerektiğini de biliyor olmak gerekli. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">&Ouml;l&ccedil;&uuml;y&uuml; ka&ccedil;ırdığınız her konuda ya kendinize ya karşınızdakine eziyet olacaktır yaptıklarınız, s&ouml;yledikleriniz, yazdıklarınız ki herkesin de bir &lsquo;Yeter&hellip;&rsquo; noktası bulunmakta.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">S&uuml;rekli aynı şeyleri yapıp, aynı şeyleri s&ouml;ylemek de &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml;zl&uuml;kt&uuml;r. Hayatınızın ve d&uuml;ş&uuml;ncelerinizin s&uuml;rekli bir yerde takıldığını ve ilerleme kaydedemediğinizin g&ouml;stergesidir ki &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml; gibi g&ouml;z&uuml;kse de ipin ucu ka&ccedil;mıştır. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Tekd&uuml;zelik zaten &ouml;l&ccedil;&uuml; sınırını zorlayan en b&uuml;y&uuml;k etken; herhangi bir yenilik değişiklik g&ouml;sterilmediği zaman da yeni bir denge ve yeni bir &ouml;l&ccedil;&uuml;n&uuml;z olmadığını s&ouml;ylemek m&uuml;mk&uuml;n. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Yani hayat değişirken &ouml;l&ccedil;&uuml;n&uuml;z&uuml;n de değişmesi gerekir ki yeniden bir dengeye kavuşabilin. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">İster acıyı yaşayın ister sevinci, eninde sonunda &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml; olup dengenizi bulmanız gerekir ki hi&ccedil;bir duygunun sonsuza kadar s&uuml;rmesi m&uuml;mk&uuml;n de değildir. O y&uuml;zden yaşadığınız yerde ve zamanda bırakmanız gerekir s&uuml;rekli aynı duyguyu yaşayamazsınız. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Her zaman g&ouml;sterilen sevin&ccedil; g&ouml;sterileri veya her zaman yaşanan melankoli ger&ccedil;ek olmadığı gibi &ouml;l&ccedil;&uuml;y&uuml; ka&ccedil;ırmaya da nedendir bu durum. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Yani hayatta her ne yapıyorsanız &ouml;l&ccedil;&uuml;y&uuml; tutturmak gerek.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"><o:p>&nbsp;</o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">Yazar ve Şair Bet&uuml;l FIRAT<o:p></o:p></span></b></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;">@paradoks.okur.yazar<o:p></o:p></span></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İSTEKLER</title>
<link>https://edebiyatblog.com/istekler</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/istekler</guid>
<description><![CDATA[ İstekler bitmez ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_62eb93fb6a418.jpg" length="43919" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 04 Aug 2022 12:41:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>Betül FIRAT</dc:creator>
<media:keywords>İstekler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr" style="line-height: 1.295; text-align: center; margin-top: 0.0pt; margin-bottom: 8.0pt;" id="docs-internal-guid-880e3237-7fff-0cb3-b9af-91830df152ec"></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.295; text-align: justify; margin-top: 0.0pt; margin-bottom: 8.0pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Kimsenin istediği bitmez; biterse yaşama sevinci de kalmaz zaten. İnsanların isteklerinin bir sınırı da yok normalde.&nbsp;</span></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.295; text-align: justify; margin-top: 0.0pt; margin-bottom: 8.0pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Kimi imkansızı ister kimi de kendine g&ouml;re olabilecek şeyleri. En nihayetinde s&uuml;rekli bir ihtiya&ccedil;lar listemiz bulunmakta.&nbsp;</span></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.295; text-align: justify; margin-top: 0.0pt; margin-bottom: 8.0pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">İsteklerin de ihtiya&ccedil; sıralamasına g&ouml;re olması gerekmektedir bir yerde. Fazlasını istemek de gereklilik dışı olmakta.&nbsp;</span></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.295; text-align: justify; margin-top: 0.0pt; margin-bottom: 8.0pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">İnsanoğlu genelde yetinmeyi de bilmediği i&ccedil;in her zaman daha fazlasına odaklı olmakta.&nbsp;</span></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.295; text-align: justify; margin-top: 0.0pt; margin-bottom: 8.0pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Kimsenin isteği de birbirini tutmaz. &lsquo;Kiminin yiyeceği yoktur kiminin pırlantası ufak&rsquo; s&ouml;z&uuml; konu i&ccedil;in yeterince manidar.</span></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.295; text-align: justify; margin-top: 0.0pt; margin-bottom: 8.0pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">İnsanların istekleri aslında ulaşabildikleri ile alakalıdır. Ulaşılabilinen şeyler dışındaki eksiklikleri gidermek i&ccedil;in bir şeyler istenir. Bunun dışında zamanında var olan ve şimdi sahip olunmayan şeylerin yoksunluğunu hissetmemek i&ccedil;in istenir.&nbsp;</span></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.295; text-align: justify; margin-top: 0.0pt; margin-bottom: 8.0pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Bir de hep daha fazlasını isteyenler bulunmakta. Her şeye sahip olup da hep daha fazlasına odaklı yaşanlar da bulunmakta. Bir yerden sonra da a&ccedil; g&ouml;zl&uuml;l&uuml;ğe girmekte bu durum.&nbsp;</span></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.295; text-align: justify; margin-top: 0.0pt; margin-bottom: 8.0pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">İnsanlar kendilerine fazla olanı paylaşmak yerine daha fazlaya meyilli olması nefsin terbiye edilememesiyle alakalıdır. Nefis k&ouml;reltilmediği s&uuml;rece de insanlık vazifelerini yerine getirmek olası olmamaktadır.&nbsp;</span></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.295; text-align: justify; margin-top: 0.0pt; margin-bottom: 8.0pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">O y&uuml;zden de isteklerin makul olması ve bir sınırı olması gerekmektedir.&nbsp;</span></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.295; text-align: justify; margin-top: 0.0pt; margin-bottom: 8.0pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">&nbsp;Kişisel isteklerin haricinde insanlık i&ccedil;in de isteklerde bulunmak gerekmekte.&nbsp;</span></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.295; text-align: justify; margin-top: 0.0pt; margin-bottom: 8.0pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">İnsanlar fiziksel sınırlarını bilse de isteklerinin belli bir &ccedil;er&ccedil;evede olmaması da ayrı bir ayrıntı olmakta.</span></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.295; text-align: justify; margin-top: 0.0pt; margin-bottom: 8.0pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">İnsan kendisine yetebiliyorken daha fazlasına meyilli olması sadece bencillik olarak sayılmakta.&nbsp;</span></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.295; text-align: justify; margin-top: 0.0pt; margin-bottom: 8.0pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Herkesin yapısı farklı olduğu gibi herkesin isteklerinin rengi de farklı olabilmekte.&nbsp;</span></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.295; text-align: justify; margin-top: 0.0pt; margin-bottom: 8.0pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">İnsanoğlu var olduğu s&uuml;rece de bitmeyen bir d&ouml;ng&uuml; olarak isteklerinin de sınırı olmayacaktır.&nbsp;</span></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.295; text-align: justify; margin-top: 0.0pt; margin-bottom: 8.0pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Bu isteklerin olması i&ccedil;in de belli şartlar gerekmektedir. Yaşam şartlarının isteklerin giderilmesinde b&uuml;y&uuml;k rol&uuml; olduğu gibi istenilen şeylerin olmasının da kişilere uygun olması gerekmekte.</span></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.295; text-align: justify; margin-top: 0.0pt; margin-bottom: 8.0pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">&Ouml;ncelikle isteklerin yapılabilirlik oranına g&ouml;re ger&ccedil;ekleştirilmesi gerekmekte kısaca.&nbsp;</span></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.295; text-align: justify; margin-top: 0.0pt; margin-bottom: 8.0pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; font-weight: bold; font-variant-numeric: normal; font-variant-east-asian: normal; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Yazar ve Şair Bet&uuml;l FIRAT </span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hayalci Dede</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hayalci-dede</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hayalci-dede</guid>
<description><![CDATA[ Öykü, Drama ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x500_62e5a5a7a62f8.jpg" length="23277" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 31 Jul 2022 00:43:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Betül FIRAT</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Sırtında y&uuml;k&uuml; b&uuml;t&uuml;n sokakları arşınlardı Hayalci Dede. Hayal satardı insanlara. &Ccedil;ocukla &ccedil;ocuk olurdu; &ouml;yle ki bir g&uuml;n &ccedil;ocuklarla oyuna dalmış ve hayal satmayı unutmuştu. B&uuml;t&uuml;n hayaller elinde kaldı. Ee... g&uuml;nl&uuml;k olanlar &ccedil;&ouml;pe tabii. Yine işe &ccedil;ıktığı bir g&uuml;n, sokaklarda hayallerim var diye bağırırken &ouml;n&uuml;nden ge&ccedil;tiği evin penceresi a&ccedil;ıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Dur hayalci! Bana g&ouml;re nelerin var bakalım?&rdquo; dedi orta yaşlarında bir kadın.&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Hayalci Dede ş&ouml;yle bir &ccedil;uvalını kavradı, aradığını yerini tespit etmek ister gibi. Sonra da;</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Dileğiniz nedir?&rdquo; diye sordu; cevabını bildiği halde.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;Kadın ş&ouml;yle bir s&uuml;zd&uuml; dedeyi.</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Şu şişmanlıktan kurtulsam aslında,&rdquo; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Hayalci Dede vakit kaybetmeden elinde tuttuğu kutuyu uzattı. İmk&acirc;nsızı istemişti kadın ama bi&ccedil;are aldı kutuyu, &uuml;cretini uzatıp. Siftahını yapan dede devam etti yoluna. Bir &ccedil;ocuğu istediği topa, bir genci de hayalini kurduğu elbiseye kavuşturduktan sonra; bug&uuml;nl&uuml;k yeter diyerek tuttu evinin yolunu. Her dileği ger&ccedil;ekleştirirdi. E.. Tabi bir ka&ccedil;ı hari&ccedil;. Kadere nasıl h&uuml;kmetsin ki.</p>
<p style="text-align: justify;">Sokaklar Hayalci Dede&rsquo;nin sayılırdı. Kimse garipsemiyordu. Herkese bir &ccedil;are bulmaya &ccedil;alışırken kendine &ccedil;aresi var mıydı bilen yoktu. Kimse sormaya da cesaret edemiyordu. Belki de &ccedil;ok ilgili değillerdi. Kimse Hayalci Dede&rsquo;nin k&uuml;&ccedil;&uuml;k boh&ccedil;aya benzer torbasına o kadar şeyin nasıl sığdığını da merak etmemişti. Kendi halinde bir seyyar satıcıydı herkese g&ouml;re. Neden &ouml;zellikle bu mahallede gezerdi onu da bilen yoktu ama alışmıştı herkes. Mutsuz bir mahalleydi burası. Hatta adı bile varlığına yaraşır şekilde &lsquo;Kutsuz&rsquo; konulmuştu. Hayalci Dede hayal satmak i&ccedil;in daha iyi bir yer bulamazdı. Ger&ccedil;i buradaki insanları hi&ccedil;bir şey mutlu edemiyordu. Ellerine ge&ccedil;enler ge&ccedil;ici olarak mutlu ediyor sonra eski bedbaht hallerine d&ouml;n&uuml;yorlardı. Hayalci Dede seyyar satıcı olarak ekmeğini &ccedil;ıkarıyordu ama garipsemiyor da değildi. Belki de kendisine &ouml;yle gelmişti nerden bilebilirdi ki?</p>
<p style="text-align: justify;">Hayalci Dede her zaman hayalleri ger&ccedil;ekleştirmek i&ccedil;in uğraşırdı. Eski varlıklı ve rahat g&uuml;nlerini &ouml;zlemiyor değildi. İsteği olan insanlar gelip onu bulurdu ve sokak sokak gezmesine gerek kalmazdı. &Ccedil;ok şik&acirc;yet&ccedil;i değildi halinden aslında ama aklına daha iyi bir iş de gelmemişti. Varlığını kaybedince bu mahalleye yerleşmek zorunda kaldı. Ne eşi kaldı ne dostu; &ccedil;ocukları bile bakmaz oldu y&uuml;z&uuml;ne. Hala anlayamıyordu nasıl bu hale d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;n&uuml;. Kendi insanların hayalleriyle ilgilenirken &ccedil;ocuklarına bırakmıştı b&uuml;t&uuml;n varlığının y&ouml;netimini. Hesap kitap adamı değildi zaten. &Ccedil;ocuklarından başka kime g&uuml;venebilirdi ki insan. Bir gecede iflas ettiği haberini getirdi ortanca oğlu. B&uuml;y&uuml;k oğlu konuşmaya tenezz&uuml;l bile etmemişti. Kızı ise kendisiyle birlikte gelmek istedi ama Dede&rsquo;nin g&ouml;nl&uuml; el vermedi. Hepsinin ailelerinin yanında &ccedil;ocuklarının başında olmasını salık verdi. Bu mutsuz ve huysuz mahalleyi buldu sonra da. Ortanca oğlu kısa bir s&uuml;re sonra &ccedil;ok varlıklı hale gelse de babasına bir oda verme teklifinde bulunmamıştı. Sadece giderlerini karşılamaya yanaşmış kız kardeşinin ısrarıyla ama Hayalci Dede kabul etmemişti. Şunun şurasında ne kadar &ouml;mr&uuml; kalmıştı ki! Ne yapacaktı bu yaşta varlığı? Nasıl olsa kendisi g&ouml;&ccedil;t&uuml;kten sonra zaten &ccedil;ocuklarınındı. Herkes mutlu olsundu, onun derdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Hayalci Dede&rsquo;nin ortanca oğlu hep kızar s&ouml;ylenirdi babasına; bizim rızkımızı herkesle paylaşıyorsun, diye ve kendine h&acirc;kim de olamazdı. Sonunda da varlıklı olmanın yolunu bulmuştu. Her şey mubahtı rahat yaşamak i&ccedil;in ortanca oğula g&ouml;re. &Ccedil;evresindeki insanları umursamaz ve sadece kendini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rd&uuml;. Babasının tam aksiydi yani. Hayalci Dede&rsquo;nin b&uuml;y&uuml;k oğlu ise varlıkta g&ouml;z&uuml; olmasa da başarıdan b&uuml;y&uuml;k haz alıyordu. Varlıklı olup olmamak değil, onun i&ccedil;in tek kıstas elde etmekti. Babası arada gurur duyuyor olsa da b&uuml;y&uuml;k oğluyla o da paylaşmayı bilmiyordu. Ger&ccedil;ekten &ccedil;ocuklarının nasıl bu hale geldiğini ciddi anlamda d&uuml;ş&uuml;nmesi gerekiyordu. Kızı ise varlığı olmasa da bilirdi paylaşmayı. Huyu suyu yumuşaktı. Kendine bazen yeterdi bazen yetmezdi. Hayalci Dede;</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Vermek saadettir. Alandan &ccedil;ok vereni mutlu eder.&rdquo; Der dururdu.</p>
<p style="text-align: justify;">Sadece kızı dinlemiş olacak ki s&ouml;z&uuml;n&uuml; bir tek o uymuştu bu s&ouml;ze. O da eksik, fazla demez ayarını bilmezdi. &Ccedil;ocuklarının bir ortası yoktu Hayalci Dede&rsquo;nin. Ya hi&ccedil; bilmezler paylaşmayı ya da paylaşırken sınırları olmazdı. Nerede nasıl bir hata yapmıştı da bu hale nasıl gelmişti anlayamadı.</p>
<p style="text-align: justify;">Fakirlik kokan evinden &ccedil;ıkıp caddeleri, sokakları arşınlamaya başladı.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;&ldquo;Hayallerim var, dileğinizi s&ouml;yleyin.&rdquo; Diyerek birka&ccedil; hayal daha sattı.</p>
<p style="text-align: justify;">Sonra bir kadın durdurdu seyyar satıcıyı.</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Benim hayalim zor ama yine de bana g&ouml;re bir şeylerin var mı heybende?&rdquo; diye sordu kadın.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;Hayalci Dede anlamlı anlamlı baktı kadına. Sanki dertleri birdi ya da &ouml;yle gelmişti bilemedi. Kafasını kaldırıp balkonundan sallanan kadına baktı.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;&ldquo;Nedir hayaliniz, ne dilerdiniz bu yaşlı seyyar satıcıdan.&rdquo; deyiverdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Kadın h&uuml;z&uuml;nlenmişti birden, g&ouml;zleri doldu; kimlerden medet ummaya başlamıştı. Acıdı haline, kendine, yaşamına.</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Yıllar &ouml;nce terkedildim sevdiklerim tarafından. Geri getirebilir misin onları?&rdquo; dedi lafı uzatmadan.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;Hayalci Dede yanılmamıştı. İnsanları kendi kadar iyi bilirdi. Bir bakış ve duruşu şıp diye &ccedil;&ouml;z&uuml;verirdi. Heybe bile denemeyecek torbasını bir yokladı. Sonra bir mektup zarfı &ccedil;ıkardı. İ&ccedil;inde ne yazdığını s&ouml;ylemeden hatta sattığı hayalin &uuml;cretini bile almadan kadının sarkıttığı sepete bırakıp gitti elindekini.</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Hey nereye gidiyorsun, ne kadar &uuml;creti, ya ger&ccedil;ek olursa seni nasıl bulurum?&rdquo; diye bağırıyordu kadın arkasından.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;D&uuml;ş&uuml;nd&uuml; Dede, bulsa ne olacaktı ki g&ouml;n&uuml;lden bir hediyenin lafı mı olacaktı. &Ouml;zel bir &lsquo;hayal&rsquo; di bir de bu. Kadının hayali ger&ccedil;ek olursa kendisini şanslı sayıp bir hayal de kendisine a&ccedil;abilirdi belki. Kim bilir belki de son dileği gerecek olurdu.</p>
<p style="text-align: justify;">G&uuml;nler g&uuml;nleri takip ederken her g&uuml;n hangi cadde veya sokakta olursa olsun o kadının evinin oralarda dolanır, g&ouml;r&uuml;nmeden gerisin geriye d&ouml;nerdi. Bir g&uuml;n yine o sokağa uğradığında kadının balkonunda renk renk &ccedil;i&ccedil;ekler, g&uuml;zel bir masa ve keyifle g&uuml;len kadını g&ouml;rd&uuml;. Yalnız yaşıyor diye bildiği kadını etrafında insanlar da vardı. &Ccedil;ocukları herhalde diye d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;. Mektup geldi aklına. Kendi &ccedil;ocukları i&ccedil;in dokunaklı bir şekilde yazmış ve son arzusunu bu mektupta dile getirmişti. &Ouml;lmeden &ouml;nce &ccedil;ocukları B&uuml;y&uuml;k oğlu Azim, ortanca oğlu Hırs ve kızı Merhamet ile bir araya gelip onlarla d&uuml;nya g&ouml;z&uuml;yle bir an keyifli vakit ge&ccedil;irmek istiyordu. Varlıklıyken yazdığı vasiyette bu d&uuml;ş&uuml;ncelere benzerdi. Varlıklarını nasıl olsa paylaşmanın bir yolunu bulurlardı ama babalarını kaybedince bir daha&hellip; Mutluluğu nasıl bulacaklardı. Kadına verdiği mektubun aynısını yazamazdı; o onun hayaliydi ve ger&ccedil;ek olmuştu. Farklı bir şeyler d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;. Sonunda da bir şeyler buldu, yazdı ve yolladı.</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;<em>Ben Hayalci Dede, sizin babanız. Bug&uuml;ne kadar sayısız hayali ger&ccedil;ekleştirdim. Bir kendime olmadı dermanım. Siz benim &ccedil;ocuklarımın bana layık birer evlat olmanızı diliyorum şimdi t&uuml;m kalbimle. Bir g&uuml;n &ccedil;ocuklarınız b&uuml;y&uuml;d&uuml;ğ&uuml;nde dedeleri sorduğunda onlara &lsquo;Hayalci Dedeniz&rsquo; diye başlayın beni anlatırken lafa.&rdquo; </em>diye yazdı hayalini Hayalci Dede.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu son dileğiydi onun. &Ccedil;ocuklarını etrafında g&ouml;rmek, sevgilerini hissederek veda etmek istiyordu hayata. Hayatta azmiyle &ccedil;ok varlıklı olmuş, hırsları y&uuml;z&uuml;nden t&uuml;m varlığını kaybetmiş, hayatta en &ouml;nemli şeyin merhamet olduğunu anlamış ve &ccedil;ocuklarının kendi hayatının bir d&ouml;nemini yaşattıklarını anlamıştı koyduğu isimlerle. Bir de kaybettiği eşi Sevgi vardı tabi. Hırsları y&uuml;z&uuml;nden ilk başta kaybettiği ve g&ouml;zden &ccedil;ıkardığı. O y&uuml;zdendir ki artık herkese sevgiyle yaklaşır &ouml;mr&uuml;n&uuml;n sonuna kadar hayal satardı Hayalci Dede. Bir g&uuml;n kendi hayalinin de ger&ccedil;ek olması i&ccedil;in bekleyecekti &ouml;mr&uuml;n&uuml;n sonuna kadar. Belki de &ouml;mr&uuml; vefa etmeyecekti. Hayalleri ger&ccedil;ekleştirmeye devam edecekti ne olursa olsun.</p>
<p>&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ELEŞTİRİNİN YERSİZİ</title>
<link>https://edebiyatblog.com/elestirinin-yersizi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/elestirinin-yersizi</guid>
<description><![CDATA[ Yapıcı veya yıkıcı eleştiri  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x500_62e3043c7ec3c.jpg" length="37761" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 29 Jul 2022 00:51:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Betül FIRAT</dc:creator>
<media:keywords>Eleştiri</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Herkes bayılır yerli yersiz eleştiri yapmaya. Bug&uuml;ne kadar her ne yapmış olursanız olun yine de eleştirecek bir şeyler bulurlar. Hi&ccedil;bir şey tam değildir eleştiri severlere g&ouml;re.&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eleştirinin dozu ve yapısı &ouml;nemlidir. Tabi ki eleştirmek lazım bazı şeyleri ama d&uuml;şman savar gibi yapılanlar sadece kalp kırmaya yarar.&nbsp;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yıkıcı eleştiriye kapalı ve yapıcı eleştiriye a&ccedil;ık durumda olunması gerekmekte. Ağzı olanın konuştuğu durumlarda genelde yıkıcı olabiliyor bu durum.&nbsp;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eleştiri denilen durum bir şeylerin daha iyi olmasını sağlamak i&ccedil;in yapılmalıdır. İyisin ama bir tık daha iyi olabilirsin demek nere; &ccedil;ok k&ouml;t&uuml;, berbat demek nere yani.&nbsp;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Karşısındakini yok etmeye programlı olanların tercihidir sert dille yermek. H&acirc;lbuki iyi olması istenseydi hem yumuşak bir dil kullanılırdı hem de sadece pozitif ve negatif y&ouml;nleri ortaya konurdu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yani her zaman negatif y&ouml;nlerin ortaya &ccedil;ıkarılmasıyla eleştiri yapılmaz. K&ouml;t&uuml;l&uuml;ğe a&ccedil;ılacak ağızların hi&ccedil; a&ccedil;ılmaması daha iyi neticede.&nbsp;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnsanoğlu yapmaktan &ccedil;ok yıkmaya meyilli olduğu i&ccedil;in bir şeyi irdeleme şeklimiz de o y&ouml;nde olmakta. H&acirc;lbuki iyi icraatlar yapı taşlarını &uuml;st &uuml;ste g&uuml;venilir bir şekilde koymakla olur.&nbsp;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yapmak zor yıkmak kolay bu konuda da. İnsanlar kendi yapamadıklarını sanki başkası yapınca yıkmak ister gibi davranıyorlar. H&acirc;lbuki takdir etmek de bir erdem.&nbsp;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hi&ccedil;bir şey m&uuml;kemmel değil d&uuml;nyada; sadece onu en iyi hale getirebilecek aksaklıkları bularak m&uuml;kemmele yakın hale getirebiliriz. Yani a&ccedil;ık aramak değil neyin nasıl d&uuml;zeltilebileceğine odaklanmak gerekir.&nbsp;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eleştiri aynı zamanda i&ccedil;inde &ccedil;&ouml;z&uuml;m de barındırmalı. Herhangi bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m &ouml;nerisi bulunamıyorsa veya belki de aksaklık olmayan konularda konuşmamak daha yararlı olmakta.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Beğenmediğiniz bir şeyin daha iyisini yapamıyorsanız da yıkmayı bırakmak daha makul.&nbsp;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnsanları eserlerine ve hayata k&uuml;st&uuml;rmeye gerek yok.&nbsp;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diğer yandan da eleştirilen kişilerin de bir anlamda eleştiri kabul edebilir durumda olması da &ouml;nemlidir. Sonu&ccedil;ta d&ouml;rt d&ouml;rtl&uuml;k hi&ccedil;bir şey olmadığı gibi yapılan şeylerde de aksaklıkların olabileceği doğal karşılanmalı.&nbsp;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Neticede &ldquo;Daha iyisi nasıl olur?&rdquo; sorusuyla irdeleyebilirsek sonuca gidilmesi de o kadar kolay ve anlaşılır olur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eksik nerede diye bakılmamalı; nasıl tamamlarım diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmeli her zaman!</span></p>
<p><b>Mavinin Fecri ve Mihrinin Hicranı Yazarı&nbsp;</b></p>
<p><b>Yazar ve Şair Bet&uuml;l FIRAT&nbsp;</b></p>
<p><b>@paradoks.okur.yazar&nbsp;</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>