<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Büşra özdaş</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/busra-ozdas</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Büşra özdaş</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>ŞEKERLİ SAKIZ</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sekerli-sakiz</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sekerli-sakiz</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61c504bac8db5.jpg" length="59602" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 03 Jan 2022 23:40:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>Büşra özdaş</dc:creator>
<media:keywords>çocukluk, şeker, sakız, enerji</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir&ccedil;oğumuzun k&uuml;&ccedil;&uuml;kken bir t&uuml;rl&uuml; bırakamadığı, &ccedil;oğu zaman &ccedil;iğnemeden yuttuğu o meşhur şekerli sakızların tadı yok mu? Şimdiler de &ccedil;iğnense, yine o zaman ki tadı arar oluyor insan. Değişen; paketin i&ccedil;inde bekleyen, tadını renginin ardında gizleyen şekerli sakızlar mı bilinmez. Ama sanırım sakızdan ziyade en b&uuml;y&uuml;k değişimi bizler yaşadık. B&uuml;y&uuml;d&uuml;k&ccedil;e, k&uuml;&ccedil;&uuml;kken &ccedil;iğnediğimiz o minik sakızların tadı; yerini, telaşa, korkuya, heyecana, &uuml;z&uuml;nt&uuml;ye, zaman zaman mutluluğa, kaygıya bıraktı. İnsan olmanın en b&uuml;y&uuml;k getirisi olan duyguları, b&uuml;y&uuml;d&uuml;k&ccedil;e eksik yaşayıp yanlış tanımlar olduk. Bu y&uuml;zden s&uuml;rekli mutluluğu,huzuru,eğlenceyi, dostluğu, &ccedil;ocukluğun masum anılarına g&ouml;md&uuml;k. Eskileri her ge&ccedil;en g&uuml;n daha &ccedil;ok arar olduk anın telaşları i&ccedil;inde. Ama d&uuml;n&uuml; anarak bu&uuml;ne bir şey katamayız. Bug&uuml;n&uuml; d&uuml;nden daha g&uuml;zel kılabiliriz. hem de şekerli sakızla:)</p>
<p>O nasıl olacak dediğinizi duyar gibiyim. &Ccedil;ok basit bir y&ouml;ntemle m&uuml;mk&uuml;n. G&uuml;n i&ccedil;inde canınızı sıkan her t&uuml;rl&uuml; eylemi, kişiyi, haksızlıkları, k&ouml;t&uuml;l&uuml;kleri, size iyi gelmeyen, enerjinizi d&uuml;ş&uuml;ren t&uuml;m negatif y&uuml;kleri sakız &ccedil;iğnerken d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n. Sonra balon yaparken daha yoğun hissedin. Şişirin, şişirin, şişirin. Ve sonra BOMmmmm.</p>
<p><img src="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x_61c4fde069602.jpg" alt="" /></p>
<p>Negatif enerjinizle g&uuml;n&uuml; bitirmek zorunda olan halinizden eser yok şu an. Şimdi daha rahat, daha mutlu bir sen ve daha şekerli bir sakız. Ger&ccedil;ekten hissederek yaptığınızda &ccedil;ok daha g&uuml;zel hislerin sizi bulacağına eminim. denendi ve onaylandı:) İşte bu kadar basit. Şekerin tadına da hayatın mayasına katmak bu denli m&uuml;mk&uuml;n.</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>