<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Çilem Akpınar</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/cilem-akpinar</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Çilem Akpınar</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>SESSİZLİK</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sessizlik</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sessizlik</guid>
<description><![CDATA[ Sessizlik ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_63066077f368f.jpg" length="30889" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Aug 2022 20:32:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords>Sessizlik, içsesimiz, dinle</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir k&ouml;şede &ouml;ylece kıvrılmış sessizliği dinliyorum.</p>
<p>Sessizliğin i&ccedil;indeki sesleri duyuyorum.</p>
<p>Sessizliğin i&ccedil;inde bile &ccedil;ığlıklarımız varmış</p>
<p>&Uuml;z&uuml;nt&uuml;lerimiz, kırılmışlıklarımız</p>
<p>Ama insanın duyduğu bir şey olmadığı i&ccedil;in</p>
<p>Her şey sessiz diyor.</p>
<p>Zaten İnsan kendi i&ccedil; sesine kulak vermiyorken&nbsp;</p>
<p>Diğer sessizliğin i&ccedil;inde oluşan h&uuml;z&uuml;nleri nasıl duyabilir değil mi?</p>
<p>Şimdi otur bir k&ouml;şeye kendi i&ccedil; sesini dinle,&nbsp;</p>
<p>Diğer insanların seslerini...</p>
<p>D&uuml;ş&uuml;n neden sahte mutlulukla yaşadığını...</p>
<p>Olmadığın bir insan gibi davrandığını&nbsp;</p>
<p>Her şeyi toprağın altına g&ouml;md&uuml;ğ&uuml;n&uuml;&nbsp;</p>
<p>Onu toprağın altından &ccedil;ıkar ki</p>
<p>İşte o zaman duyacaksın sessizliğin i&ccedil;inde artık seslerin olmadığını..</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>HİÇ SEVMEDİM BU DUYGUYU</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hic-sevmedim-bu-duyguyu</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hic-sevmedim-bu-duyguyu</guid>
<description><![CDATA[ Hiç sevmedim duyguyu ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/img_62ced2f9de9c93-34132066-51400115.gif" length="1232743" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 13 Jul 2022 17:14:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords>Aşk, sevgi, korkmam, elimitut</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Hi&ccedil; sevmedim bu duyguyu...</p>
<p>İstemiyorum al i&ccedil;imde ki seni!</p>
<p>Yoksa &ccedil;ok canım yanacak hissediyorum.</p>
<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; &ccedil;ok yaktılar.</p>
<p>Yakıp ge&ccedil;tiler .</p>
<p>Kimse g&ouml;ky&uuml;z&uuml;m olmadı.</p>
<p>Hepsi karanlığım olup</p>
<p>İ&ccedil;imde şimşekler &ccedil;aktılar .</p>
<p>Eğer sende &ouml;yle yapacaksan ne olur gelme!</p>
<p>Hi&ccedil; dokunma y&uuml;reğime...</p>
<p>Bırak b&ouml;yle kalsın, bırak sadece seni d&uuml;ş&uuml;nmekle kalsın.</p>
<p>Eğer kendinde cesareti bulursan uzatır elini,</p>
<p>"Seni &uuml;zmeyeceğim dersin&nbsp;</p>
<p>Senin canını yakan değil, y&uuml;reğinde g&uuml;ller a&ccedil;tıran biri olmak istiyorum dersin!"</p>
<p>İşte o zaman ben tutarım y&uuml;reğinden, seni y&uuml;reğime hapsederim.</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SEN İYİ OLURSAN</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sen-iyi-olursan</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sen-iyi-olursan</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62bac730ef7fc.jpg" length="37250" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 28 Jun 2022 12:18:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İ&ccedil;imdeki benle konuşuyorum.</p>
<p>Nasılsın mutlu musun diye?</p>
<p>Ses &ccedil;ıkarmıyor</p>
<p>&Ouml;ylece susuyor&nbsp;</p>
<p>Tekrar soruyorum&nbsp;</p>
<p>Nasılsın mutlu musun diye?&nbsp;</p>
<p>Bu sefer cevap veriyor.</p>
<p>Sen iyi olursan&nbsp;</p>
<p>Ben iyi olurum.</p>
<p>Sen mutlu olursan bende mutlu olurum diyor.</p>
<p>&Ccedil;ok ş&uuml;k&uuml;r diyorum.</p>
<p>Nefes alabiliyorsam iyiyim.</p>
<p>Sevginin kıymetini biliyorsam mutluyum.</p>
<p>Gerisi boş diyorum.</p>
<p>O zaman kalbimde kelebeklerin u&ccedil;uşunu hissediyorum.</p>
<p>Anlıyorum ki verdiğim cevaplar onu mutlu ediyor.</p>
<p>Bende kalbimdeki kelebeği &ouml;zg&uuml;r bırakıp&nbsp;</p>
<p>G&ouml;ky&uuml;z&uuml;ne yolluyorum.</p>
<p>İ&ccedil;imde ki sıkıntıları &ouml;zg&uuml;r bırakıp yerine huzuru yerleştiriyorum.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>KIRGIN OLMADIM</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kirgin-olmadim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kirgin-olmadim</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62975ec6c9ea6.jpg" length="22266" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 01 Jun 2022 15:44:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Kalbimin i&ccedil;ini a&ccedil;ıp baksalar,</p>
<p>Ne &ccedil;ok kırılmışlıklar g&ouml;r&uuml;rler.</p>
<p>Ka&ccedil; kişi tarafından ihanetine uğrayıp parampar&ccedil;a olduğunu ...</p>
<p>Ama yinede kimseye kırgın olmadım.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Kızmadım onlara, kızamadım&nbsp;</p>
<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; biliyordum herkes hakettiğini yaşardı.</p>
<p>Hani diyorlar ya kalbinizin ekmeğini yiyin diye.</p>
<p>Bende onlara hep &ouml;yle s&ouml;yledim.</p>
<p>Sadece kalbinizin ekmeğini yiyin.</p>
<p>Tek cevabım bu oldu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>HAYALİN GELDİ</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hayalin-geldi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hayalin-geldi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_628e989272c80.jpg" length="62675" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 26 May 2022 00:04:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords>Hayalin, aşk, ensevdiğin</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bug&uuml;n radyoda bir t&uuml;rk&uuml; &ccedil;aldı.</p>
<p>Senin en sevdiğin t&uuml;rk&uuml;...</p>
<p>Hani g&ouml;zlerimin i&ccedil;ine bakarak s&ouml;ylediğin...</p>
<p>Neşet ertaştan sen benimsin, ben seninim...</p>
<p>İ&ccedil;im burkuldu yine...</p>
<p>O an g&ouml;z&uuml;me hayalin geldi.</p>
<p>Yine en sevdiğin g&uuml;l&uuml;msemeni yolluyordun.</p>
<p>Baktım ger&ccedil;ek misin? Diye</p>
<p>Tam elimi uzatıp y&uuml;z&uuml;ne dokunacakken&nbsp;</p>
<p>Kaybolup gittin avu&ccedil;larımdan...</p>
<p>Hayalin bile benimle kalmak istemedi.</p>
<p>Yandım k&uuml;l oldum.</p>
<p>G&ouml;zyaşım bile i&ccedil;imdeki k&uuml;l&uuml; s&ouml;nd&uuml;remedi.</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SON DEMLERDEYİM</title>
<link>https://edebiyatblog.com/son-demlerdeyi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/son-demlerdeyi</guid>
<description><![CDATA[ İçimin en derin köşesi acıyor... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_627462100ae24.jpg" length="94259" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 06 May 2022 02:47:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords>umut, çiçek, toprak, vazgeçmek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İ&ccedil;imin en derin k&ouml;şesi acıyor.</p>
<p>Her bir umudum s&ouml;nd&uuml;k&ccedil;e&nbsp;</p>
<p>Bir balon u&ccedil;up gidiyor ellerimden,</p>
<p>Ardından yeni umut doğuyor.</p>
<p>Ama oda h&uuml;sran oluyor.</p>
<p>İ&ccedil;imdeki k&ouml;şe &ccedil;ırpınsa da,</p>
<p>Olmuyor yapamıyor.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Ben inat ettik&ccedil;e engeller &ccedil;ıkıyor.</p>
<p>Umutlarıma toprak d&ouml;k&uuml;yorlar.</p>
<p>Ama ben yeşermeye &ccedil;alışıyorum.</p>
<p>O topraktan bir &ccedil;i&ccedil;ek a&ccedil;tırmaya &ccedil;alışıyorum.</p>
<p>Yine olmuyor.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Son demlerdeyim&nbsp;</p>
<p>Ya tamamen vazge&ccedil;eceğim&nbsp;</p>
<p>Ya da sonuna kadar gitmem gerekecek...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SAVAŞIYORUM</title>
<link>https://edebiyatblog.com/savasiyorum</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/savasiyorum</guid>
<description><![CDATA[ Oturdum bir köşeye hayatımı dinliyorum.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/04/image_750x500_62689a482dc33.jpg" length="52859" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 27 Apr 2022 04:20:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords>Savaşmak, hayat</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Oturdum bir k&ouml;şeye hayatımı dinliyorum.</p>
<p>Ellerimden kayıp gidenleri,</p>
<p>Bir t&uuml;rl&uuml; gelmeyecek olanları,</p>
<p>Susuyorum, dilim el vermiyor konuşmaya,</p>
<p>G&uuml;c&uuml;m yok, takatim yok</p>
<p>&Ccedil;ırpındık&ccedil;a daha dibe batıyorum.</p>
<p>Battık&ccedil;a &ccedil;ıkmaya &ccedil;alışıyorum ama olmuyor.</p>
<p>Hepsi bir yerden kayıp gidiyor.</p>
<p>Sanki sen kazanma diye,</p>
<p>Yinede ben savaşıyorum.</p>
<p>Vazge&ccedil;miyorum,</p>
<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; yakışmaz bana vazge&ccedil;mek,</p>
<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; her zaman umut ediyor ve</p>
<p>G&uuml;l&uuml;ms&uuml;yorum...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>GÜLÜMSE</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gulumse-2074</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gulumse-2074</guid>
<description><![CDATA[ Her ne olursa olsun hep gülümseyin  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/04/image_750x500_6258bcb805159.jpg" length="22972" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 15 Apr 2022 03:32:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords>Gülümse, hayat, anne</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kalp ve Hayat</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kalp-ve-hayat</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kalp-ve-hayat</guid>
<description><![CDATA[ Kalp ve hayat... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_621812627d0f6.jpg" length="83277" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Feb 2022 02:20:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords>kalp, hayat, savaş, hüzün</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>YAĞMUR DAMLASI</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yagmur-damlasi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yagmur-damlasi</guid>
<description><![CDATA[ Bir yağmur damlası olmak isterdim... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_620d5862b5acb.jpg" length="59828" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Feb 2022 23:02:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords>Yağmur, Damla, şiir, kalp, gönül</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir yağmur damlası olmak isterdim.<br />Gelip senin şehrine konmak i&ccedil;in...<br />Her bir damlası sevda, her bir damlası &ouml;zlem...<br />Benden kilometrelerce olan sevdama daha yakın olabilmek i&ccedil;in... <br /><br />Bir yağmur damlası olmak isterdim.<br />Avu&ccedil;larını a&ccedil;tığında d&uuml;şen her damlanın&nbsp;sevdamın g&ouml;zyaşısı olduğunu hissetmen i&ccedil;in..<br />Ben bir yağmur tanesi olmak isterdim.<br />Aşkınla sırılsıklam olduğunu g&ouml;rmen i&ccedil;in.. <br />Kalbinin &uuml;zerine konan her damla<br />Kalbinden &ouml;pt&uuml;ğ&uuml;m&uuml; hissetmen i&ccedil;in</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>HUZUR BULDUĞUM DÜNYAM</title>
<link>https://edebiyatblog.com/huzur-buldugum-dunyam</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/huzur-buldugum-dunyam</guid>
<description><![CDATA[ Kitap okumak o dünyaya adım atmak öyle tarifsiz duygu ki... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_61ff0872470d3.jpg" length="63615" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 06 Feb 2022 02:30:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords>kitap, dünya, mutluluk, huzur</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Kitap okumak o d&uuml;nyaya adım atmak &ouml;yle tarifsiz duygu ki...Aklında olanları, canına yakan her t&uuml;rl&uuml; duyguyu bir kenara atıp sadece c&uuml;mleler diyarına dalıyorsun.İşte ben de &ouml;yleyim, bir kitabı okurken herşeyi unutuyorum. Sadece oradaki kahramanlar ve ben varım. Yeni hayatlar, yeni insanlar keşfediyorum. Bazen bir&nbsp; kahramanın sevdiği kadın oluyorum, bazen kardeşi...Sanki onlarla b&uuml;t&uuml;nleşiyorum. &Ouml;zellikle aklımda bir s&uuml;r&uuml; sorunlar varken ben o d&uuml;nyada huzur buluyorum. Bir terapi gibi geliyor. <br /><br />Bana ila&ccedil; olan başka bir şey varsa da oda&nbsp; yazmak...Kendi i&ccedil;imde ki d&uuml;nyamı, kendi hayallerimde ki kahramanları yazmak. &Ouml;yle m&uuml;thiş duygu ki!Kalemimden d&ouml;k&uuml;lenler, kalbimden, hayallerimde var olanları bir d&uuml;nyada buluşturmak. İşte benim canım yanınca, kendimi &uuml;zg&uuml;n hissedince sadece kitaplara ve elimde ki kaleme sığınıyorum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; tek nefes alabildiğim yer o d&uuml;nya!</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>GÖZYAŞLARIMDA HÜZÜN VAR</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gozyaslarimda-huzun-var</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gozyaslarimda-huzun-var</guid>
<description><![CDATA[ Gözyaşlarımda hüzün var. İçimde ki... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61edd01c263d9.jpg" length="46616" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 24 Jan 2022 01:02:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords>gözyaşı, hüzün, aşk, acı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>G&ouml;zyaşlarım da h&uuml;z&uuml;n&nbsp; var.</p>
<p>İ&ccedil;imde ki acının h&uuml;zn&uuml;...</p>
<p>Her bir damlası y&uuml;rek yakan...</p>
<p>Yanaklarımdan s&uuml;z&uuml;l&uuml;p kalbimin &uuml;st&uuml;ne yerleşen...</p>
<p>Ama oradaki acıya mucize olamayan...</p>
<p>Bu g&ouml;zyaşları bir aşkın mutsuz biten hikayesi...</p>
<p>Hi&ccedil; g&uuml;lmeyen ama y&uuml;reğin heryerini dolduran</p>
<p>Sevgiye inanan ama sevgiye ihtiya&ccedil; olan...</p>
<p>G&ouml;zyaşlarım da h&uuml;z&uuml;n var</p>
<p>İ&ccedil;imde ki aşkın h&uuml;zn&uuml;...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SEN HEP GİTTİN</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sen-hep-gittin</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sen-hep-gittin</guid>
<description><![CDATA[ Sen hep gittin benden... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61d83e5902640.jpg" length="54470" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 07 Jan 2022 16:22:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords>aşk, gitmek, sarılmak, sevgi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sen hep gittin benden...<br />Zaten hi&ccedil; gelmemiştin&nbsp; ki<br />Y&uuml;reğin hi&ccedil; bir zaman benim olmamıştı<br />Oysa ben sana b&uuml;t&uuml;n kalbimle gelmiştim<br />Sana gelen bu sevgiyi hi&ccedil; sarıp sarmalamadın <br />Elini uzatıp tutmadın benden <br />Benim sevgimden</p>
<p>Sen hep gittin benden <br />Kıymetini bilmedin <br />Bazen sevgiye sıkıca sarılmak lazım<br />Senden gitmeden, sana sırtını d&ouml;nmeden<br />Ama bu hikayede ise giden ben değil<br />Hep sen oldun...<br /><br /><br /><br /><br /></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>HASRET</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hasret</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hasret</guid>
<description><![CDATA[ Hasret özlem sevgi beklenen ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61ca41d8f0e02.jpg" length="50720" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 28 Dec 2021 01:45:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords>Hasret, özlem, sevgi, beklenen</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Hasretlik belkide insanın y&uuml;reğini en &ccedil;ok yakan ateştir. İ&ccedil;i kavrulur, halbuki ki bir yudum su i&ccedil;inin harını s&ouml;nd&uuml;recektir. Bir tutam kokusu o ateşi biraz olsun dindirecektir.&nbsp; &Ouml;yle yakıcı bir histir ki, her g&uuml;n &ouml;zlersin, her g&uuml;n i&ccedil;in yanar ama yinede konuşamazsın.</p>
<p>Bir kez olsun g&ouml;rsem g&ouml;zlerini dersin, bir kez olsun sarılsam işte o zaman hasretim gider dersin ama &ouml;zlenen gelmez. Beklersin g&uuml;nlerce, aylarca kalbinde ki sevdayla ama kavuşamazsın.</p>
<p>Gel dersin bir kez olsun g&ouml;r&uuml;y&uuml;m ama <br />Hi&ccedil; bir zaman gelmez.<br />Y&uuml;reğinde ki ateşle k&uuml;le d&ouml;nersin, hasret kaldığın sevdan ise sana şifa olamaz.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>KÖRDÜĞÜM</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kordugum</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kordugum</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61bff5a6da994.jpg" length="34377" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 20 Dec 2021 06:17:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sessizce i&ccedil;imizde b&uuml;y&uuml;yen acı bizi darmadağın eder.<br />K&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m olmuş hayatlarımız bir g&uuml;n gelir yıkık bir harabeye d&ouml;n&uuml;ş&uuml;r. <br />Kapısını penceresi olmayan, korunaklı bir &ccedil;atısı dahi olmayan,&nbsp; sahipsiz bir ev gibi.. <br /><br />O eve sığamaz insan...<br />İ&ccedil;inde ki d&uuml;ğ&uuml;m &ccedil;&ouml;z&uuml;lmezse o yıkımın altında kalır.<br />&nbsp;Nefes alamaz, biri gelse de o yıkımdan o acıdan kurtarsa der...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>GÜLÜMSE</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gulumse-1168</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gulumse-1168</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_61991a8ab06a5.jpg" length="30234" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 11 Dec 2021 00:57:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>"Allah der ki, Kimi benden &ccedil;ok seversen onu senden alırım.&rdquo; Ali benim sesimi duyunca birden arkasını d&ouml;n&uuml;p bana baktı. Ona bakıp s&ouml;zlerime devam ettim.</p>
<p>&ldquo;Ve ekler ki, Onsuz yaşamayan deme, seni onsuzda yaşatırım! Ali beni &ccedil;ok sevme, bana b&ouml;yle bağlanma olur mu? &Ouml;nce Allah sevgisi&hellip; Ve bensizde yaşarsın sen, yaşamak zorundasın. Ben &ouml;l&uuml;ms&uuml;z değilim Ali, bende &ouml;leceğim. Ben ne dedim bu yolda &ouml;lmekde var, yaşamakta&hellip;</p>
<p>Ve mevsim ge&ccedil;er, g&ouml;lge veren ağa&ccedil;ların dalları kurur, sabır taşar, canından saydığın yar bile bir g&uuml;n el olur, aklın şaşar. Dostun d&uuml;şmana d&ouml;n&uuml;ş&uuml;r, d&uuml;şman kalkar dost olur, &ouml;yle bir garip bir d&uuml;nya. Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur&hellip; D&uuml;şmem, dersin d&uuml;şersin. Şaşmam, dersin şaşarsın. En garibi de budur ya &ldquo;&Ouml;ld&uuml;m &ldquo;der, yinede yaşarsın.</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; B&uuml;y&uuml;k konuşma Ali&rsquo;m bensizde yaşar, bensizde nefes alırsın&hellip; &ldquo;</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TUTAR MISIN?</title>
<link>https://edebiyatblog.com/tutar-misin-1101</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/tutar-misin-1101</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_61a5693cbbdd8.jpg" length="33829" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 30 Nov 2021 02:59:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Elimi uzatsam tutar mısın ellerimden</strong><br /><strong>Kalbimi kalbine emanet edebilir misin</strong><br /><strong>Sever misin beni y&uuml;rekten?</strong><br /><strong>Bah&ccedil;emde g&uuml;ller a&ccedil;tırabilir misin? </strong><br /><strong>Soldurmadan, başları b&uuml;k&uuml;lmeden </strong><br /><strong>Her g&uuml;n sulaya bilir misin?</strong><br /><strong>G&ouml;ky&uuml;z&uuml;n&uuml;n toprağı suladığı gibi </strong><br /><br /><strong>Hasret kaldığım...</strong><br /><strong>Kokunu getirebilir misin?</strong><br /><strong>Peki mutlu edebilir misin beni?</strong><br /><strong>Canımı yakmadan, incitmeden </strong><br /><strong>Bin par&ccedil;aya b&ouml;lmeden...</strong></p>
<p><strong>Sarıp sarmayalabilir misin?</strong><br /><strong>Bu yetim g&ouml;nl&uuml;...</strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SOL YANIM ÜŞÜYOR</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sol-yanim-usuyor</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sol-yanim-usuyor</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_619ac15bc19b0.jpg" length="33224" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 22 Nov 2021 01:00:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sol yanım &uuml;ş&uuml;yor sensizlikle</strong><br /><strong>Sanki ayazda kalmış gibi</strong><br /><strong>Sevdanın izi yok ya</strong><br /><strong>Yetim kalmış, sensiz kalmış...</strong><br /><strong>Atmıyor bu y&uuml;rek </strong><br /><strong>Sevdan yoksa bu y&uuml;rek nasıl atsın ki?</strong><br /><strong>Sen yoksun nefesin yok...</strong><br /><strong>Kalbim &uuml;ş&uuml;yor sensizlikle </strong><br /><strong>G&ouml;zlerimden hasretin acıları akıyor </strong><br /><strong>Ama sen gelmiyorsun </strong><br /><strong>Sen olmadıktan sonra</strong><br /><strong>Kalbimi ısıtmadıktan sonra </strong><br /><strong>Sol yanım &uuml;ş&uuml;m&uuml;şse ne olmuş</strong><br /><strong>Sen gitmişsin benden kalbim atmasa ne olmuş&nbsp;</strong> <br /><br /></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>GÜLÜMSE</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gulumse</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gulumse</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_61991a8ab06a5.jpg" length="30234" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 20 Nov 2021 18:53:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>BÖYLE BİR SEVDAYDI</title>
<link>https://edebiyatblog.com/boyle-bir-sevdaydi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/boyle-bir-sevdaydi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_61819880d6d98.jpg" length="48677" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 15 Nov 2021 01:14:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Y&uuml;reğime sevdanın ateşi d&uuml;şt&uuml;.<br />Kor &nbsp;gibi yanan, suyun bile şifa olamayacağı...<br />K&uuml;l olup s&ouml;nen ama ismini andık&ccedil;a yeniden alev alan..<br />İşte b&ouml;yle bir sevdaydı benimkisi...</p>
<p>Ayazda kalmış kardelen &ccedil;i&ccedil;eği gibi dik duran,<br />Hi&ccedil; bir şeye ihtiyacı olmadan sabırla bekleyen...<br />O soğuğa dayanan ama hi&ccedil; solmayan bir sevdaydı benimkisi...</p>
<p>Her acıyı g&ouml;ğ&uuml;sleyen, g&uuml;l&uuml;n dikenine bile katlanan bir y&uuml;rekti.<br />Kurak toprak gibi susuz kalan ama yinede su dilenmeyen bir aşktı benimkisi...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>GİTMEK GEREK</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gitmek-gerek-987</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gitmek-gerek-987</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/img_618ef4ec07f993-32224176-38390428.gif" length="3024391" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 13 Nov 2021 02:13:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bazen gitmek gerek herkesten...<br />Gidip bir daha d&ouml;nmemek...<br />Değerini anlamaları i&ccedil;in <br />Herkesten uzaklaşmak gerek...<br />Ardına bakmadan, kalbinin sesini dinlemeden...</p>
<p>Terketmek lazımdır kıymet bilmeyenleri...<br />Zordur belki onları geride bırakmak<br />Kapılarını kapatmak...<br />Ama onlar kapılarını kapatırken sordular mı sana?<br />O y&uuml;zden kalbini kıranları&nbsp; bir &ccedil;ırpıda silmek gerek.<br />Sil ki bir daha aynı yerden kırmasınlar...<br />Hayatlarından &ccedil;ık ki, seni kaybettiklerine bin pişman olsunlar</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>KUĞU KUŞU</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kugu-kusu</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kugu-kusu</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_617ebe860c82e.jpg" length="54552" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 31 Oct 2021 19:04:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords>##kuğu##kuş##öğretmen##kızlar##toplum##</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&Ccedil;ok uzak k&ouml;ylerin birinde yaşayan bir &ouml;ğretmen varmış. Bu &ouml;ğretmen k&ouml;y &ccedil;ocuklarına okuma yazma &ouml;ğretmek, onların bir meslek sahibi olması i&ccedil;in &ccedil;ok &ccedil;abalarmış. &Ouml;zellikle kız &ccedil;ocuklarının okumasıyla ilgilenir, nerede okumayan kız &ccedil;ocuğu varsa onların evlerine gider, ailelerini ikna etmek i&ccedil;in elinden geleni yaparmış. Bazı k&ouml;y halkı kızlarını okutmak istemiyorlarmış. Onlara g&ouml;re kız kısmı okumaz, evde annesine yardım edermiş. Hal b&ouml;yle olunca kız &ccedil;ocuklarını belli bir yaşa gelince de hemen evlendiriyorlarmış. &Ouml;ğretmen b&ouml;yle d&uuml;ş&uuml;nen birka&ccedil; k&ouml;yl&uuml;ye engel olmuş. Kızını evlendirmek isteyen k&ouml;yl&uuml;n&uuml;n birini almış karşısına konuşmuş.&nbsp;</p>
<p>&ldquo;Şimdi sen 15 yaşındaki kızını evlendirmek istiyorsun, &ccedil;ocuk demeden, okumasına izin vermeden&hellip; İlerde bir zamanda, ya kızına muhta&ccedil; olursan, elini ona uzatırken o ellerini kızın tutmazsa&hellip; &Ccedil;ok hasta olsan yataklara d&uuml;şsen karın, &ccedil;ok sevdiğin oğlun, sana bakmasa, ne olur biliyor musun? Eğer 15 yaşında ki kızını evlendirmeseydin, k&uuml;&ccedil;&uuml;k yaşta gelin ettiğin i&ccedil;in senden nefret etmeseydi, kızın o elleri tutardı, hem de bir doktor, bir &ouml;ğretmen olarak. Okutup doktor olsaydı, elleri sana şifa olurdu. Başka insanlara şifa olurdu, onunla gurur duyardın. O beyaz &ouml;nl&uuml;ğ&uuml; giyince tıpkı bir melek gibi olurdu değil mi? Ama sen kızından bu hayallerini &ccedil;almak istiyorsun. 15 yaşında eli kalem tutacağına, kocasının ailesine hizmet mi edecek? &ldquo;<br />Adamcığız bir şey diyememiş, susup kalmış. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; &ouml;ğretmenin haklı olduğunu biliyormuş. Kızını yanına &ccedil;ağırıp onu evlendirmeyeceğini aksine okutup b&uuml;y&uuml;k insan yapacağını s&ouml;ylemiş. K&uuml;&ccedil;&uuml;k kız babasının s&ouml;ylediklerini duyunca &ouml;yle mutlu olmuş ki, sevincinden gidip babasına sarılmış. Babada o g&uuml;n ilk defa kızının sa&ccedil;larını okşamış, kollarıyla onu sarmış. Sonrada kızını &ouml;ğretmene emanet edip, okuması i&ccedil;in elinden ne geliyorsa her şeyi yapacağını s&ouml;ylemiş.<br />O g&uuml;nden sonra herkes kızlarını &ouml;ğretmene emanet edip, okuması i&ccedil;in izin vermişler. &Ouml;ğretmen o k&ouml;ye &ccedil;ok iyi gelmiş. İnsanlar g&uuml;n ge&ccedil;tik&ccedil;e onu daha &ccedil;ok sever olmuşlar. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; &ouml;ğretmen sayesinde yaptıkları yanlıştan d&ouml;n&uuml;p kızlarına değer verir olmuşlar, hem de okumaları i&ccedil;in kızlarına da destek olmaya başlamışlar. &Ouml;ğretmeninin adı Halil&rsquo;miş ama ona hi&ccedil; kimse ismiyle seslenmiyorlarmış. O k&ouml;yde onun ismi &ouml;ğretmenmiş.</p>
<p>Halil g&uuml;nlerin &ccedil;oğunu &ouml;ğrencileriyle ge&ccedil;irip onlara yeni şeyler &ouml;ğretmeye &ccedil;abalıyormuş. Bir g&uuml;n hi&ccedil; ummadık zamanda g&ouml;nl&uuml;ne sevda d&uuml;şm&uuml;ş. K&ouml;y&uuml;n en g&uuml;zel kızına&hellip; Okula gidip gelirken onu tarlada &ccedil;alışırken g&ouml;rm&uuml;ş. Sonra aklından hi&ccedil; &ccedil;ıkaramamış. Her yerde onu g&ouml;r&uuml;r olmuş. Bu sevda kalbine &ouml;yle bir işlemiş ki&hellip; Hasta olup yataklara d&uuml;şeceğim diye &ccedil;ok korkuyormuş. Sonunda bu b&ouml;yle olmaz deyip kıza a&ccedil;ılmaya karar vermiş. Sevdasını s&ouml;ylemesi biraz zor olacakmış, &ccedil;&uuml;nk&uuml; k&ouml;yl&uuml;k bir yerde b&ouml;yle sevda işlerine pekiyi bakmazlarmış. Kızında onda g&ouml;nl&uuml; olduğunu bilse hi&ccedil; durmaz gidip istermiş. Ama emin değilmiş, onun i&ccedil;in bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m yolu bulup kızında onda g&ouml;nl&uuml; olup olmadığını &ouml;ğrenmesi gerekiyormuş. G&uuml;nlerce d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;ş nasıl &ouml;ğrenirim, kıza nasıl yanaşırım diye. Sonra aklına bir fikir gelmiş. Yine o tarlanın yolundan ge&ccedil;eceği vakit k&ouml;yl&uuml;lerle sohbet ediyormuş gibi yapıp, &nbsp;niyeti ona &uuml;st&uuml;nde yazılı bir mendil bırakmakmış. Eğer o mendili alıp bana cevap verirse o zaman onunda g&ouml;nl&uuml; bende demektir. Kızın birka&ccedil; kez kendisine baktığını g&ouml;rm&uuml;ş ama emin olamıyormuş. Bu y&uuml;zden tek &ccedil;&ouml;z&uuml;m mendilmiş.</p>
<p>Tarlaya gidip kolay gelsin bahanesiyle &ccedil;alışanlarla konuşmaya başlamış. Sohbeti bitirip kızdan tarafa doğru y&uuml;r&uuml;y&uuml;p tam kızın &ouml;n&uuml;ne gelince mendili d&uuml;ş&uuml;r&uuml; vermiş. Yandan da kızın g&ouml;zlerine bakıp hafiften g&uuml;l&uuml;msemiş. Kız &ouml;n&uuml;ndeki mendili g&ouml;r&uuml;p şaşırıp kalmış, g&ouml;zlerini &ouml;ğretmene &ccedil;evirince g&uuml;l&uuml;msediğini fark edip tekrar bakışlarını yere eğmiş. Mendili alıp &ouml;ğretmene uzatacakken y&uuml;r&uuml;y&uuml;p gittiğini g&ouml;rm&uuml;ş. Kimse g&ouml;rmeden mendili alıp cebine saklamış.<br />&Ouml;ğle molasında kız tuvalete gitmeye bahanesiyle kimsenin g&ouml;rmeyeceği yere gidip mendili bakmak istemiş. &Ouml;nce istemeden burnuna alıp koklamış. Kokuyu i&ccedil;ine &ccedil;ekerek g&ouml;zlerini kapamış, daha &ouml;nce hi&ccedil; b&ouml;yle kokuya rastlamamış. Kendine gelince ben ne yapıyorum deyip mendili geri cebine koyacakken, mendilde bir şeyler yazdığını g&ouml;rm&uuml;ş. Merak edip mendili tamamen a&ccedil;mış. Bir kuğu resmi... Sonra g&ouml;zleri yazıya kaymış.</p>
<p>&ldquo;Kuğu kuşu bir hayvan ama sıradan yaratılmamıştır. Kuğu kuşu denince akla hemen aşk d&uuml;şer. Aşkın en saf halini temsil ettiğini, eşlerine olan bağlılıklarından bahsederler. Şimdi diyorsun bana neden kuğudan bahsediyorsun. Bilmeni isterim ki benimde sana olan aşkım en saf, en temizinden&hellip; Aynı kuğu kuşu gibi bende sana kalpten bağımlıyım. Eğer senin kalbinde k&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;kte olsa bir yer edindiysem bu mendile bir şeyler yaz. Yarın tekrar gelip mendili senden alacağım. Eğer bende g&ouml;nl&uuml;n yoksa sevdamı kalbime g&ouml;m&uuml;p yoluma devam edeceğim.&rdquo;</p>
<p>G&uuml;zel kız mendildeki yazıyı okuyunca ne d&uuml;ş&uuml;neceğini şaşırmış. Kalp atışları birden hızlı atmaya başlamış ve y&uuml;zlerinin yandığını fark etmiş. Elini kalbine g&ouml;t&uuml;r&uuml;p kalp atışlarını dinlemiş. Atışlarında &ouml;ğretmene dair izler aramış. Kalp atışları sanki &ouml;ğretmen diyormuş. G&uuml;l sende &ouml;ğretmene sevdalısın, &ouml;ğretmenin sana hissettiği duygular gibi sende ona &acirc;şıksın. Kalbini dinledikten sonra y&uuml;z&uuml;nde kocaman bir g&uuml;l&uuml;mseme oluşmuş. Gereken cevabı alıp oda mendilin diğer kısmına bir şeyler yazıp yarın &ouml;ğretmene vermeye karar vermiş.</p>
<p>Halil &ouml;ğretmen o gece heyecandan uyuyamamış. Bir an &ouml;nce sabah olup cevabı &ouml;ğrenmek istiyormuş. Sabahı sabah etmiş, &ouml;nce okula gidip derslere girmiş. Sonra ayakları heyecanlı şekilde tarla yoluna koyulmuş. Aynı d&uuml;nk&uuml; gibi k&ouml;yl&uuml;lerle biraz konuşup kızın olduğu tarafa gelmiş. Kızla bir an g&ouml;z g&ouml;ze gelmişler ama kısa s&uuml;rm&uuml;ş. Adımlarını atarken yerde mendilini g&ouml;rm&uuml;ş. Kimseye &ccedil;aktırmadan eğilip mendilini almış. G&uuml;l&rsquo;e d&ouml;n&uuml;p bir bakmış ama kız işiyle uğraşıyormuş. &Ouml;n&uuml;ne d&ouml;n&uuml;p hızlı adımlarla evine gitmiş. Kendini koltuğa atıp mendili a&ccedil;mış, heyecandan resmen eli titriyormuş. Mendili a&ccedil;ıp okumaya başlamış.</p>
<p>&ldquo;Elimi kalbime g&ouml;t&uuml;rd&uuml;m, atışlarını dinledim. Kalp atışlarım bana diyor ki, G&uuml;l sen de &ouml;ğretmene sevdalanmışsın, kalbinde ona &ccedil;oktan yer vermişsin. Şimdi cevabımı aldığına g&ouml;re en kısa zamanda gel iste beni&hellip;&rdquo;<br />Halil sevin&ccedil;ten ne yapacağını şaşırmış. Odanın i&ccedil;inde &ccedil;ocuklar gibi hoplayıp zıplamış. Demek adı G&uuml;l&rsquo;m&uuml;ş. Kendi gibi ismi de &ccedil;ok g&uuml;zelmiş diye kendi kendine mırıldanmış. En kısa zamanda gidip sevdiğini isteyecek, &ouml;lene kadar birlikte mutlu mesut yaşayacaklarmış.</p>
<p>Bir hafta sonra Halil yanına k&ouml;y muhtarını alıp G&uuml;l&rsquo;&uuml; ailesinden istemeye gitmişler. Halil&rsquo;in ailesi olmadığı i&ccedil;in muhtara rica etmiş. Halil&rsquo;in ailesi o k&uuml;&ccedil;&uuml;kken bir kazada hayatlarını kaybetmişler. Halil&rsquo;e dedesi bakıp b&uuml;y&uuml;tm&uuml;ş ama bir s&uuml;re sonra dedesini de hastalıktan &ouml;lm&uuml;ş. Bu y&uuml;zden kimsesi yokmuş. K&ouml;y&uuml;n muhtarı m&uuml;jdeli haberi duyunca &ccedil;ok sevinmiş. &Ouml;ğretmeni &ccedil;ok sevdiği i&ccedil;in hemen kabul edip, G&uuml;l&rsquo;&uuml; istemeye gitmişler. G&uuml;l&rsquo;&uuml;n ailesi &ccedil;ok memnun olmuş, koskoca &ouml;ğretmen kızlarını istiyor. Kim olsa mutlu olmaz mı? G&uuml;l&rsquo;e &ouml;ğretmenle evlenip evlenmeyeceğini sorup &ouml;yle cevap vermek istemişler. &Ouml;ğretmen bu duruma bir yandan sevinmiş, &ccedil;&uuml;nk&uuml; ailesi G&uuml;l&rsquo;&uuml;n fikrini de almak istemiş, onu zorla bir şey yaptırmak istememişler. G&uuml;l sessiz kalıp bir şey dememiş ama g&ouml;zlerinden her şey okunuyormuş. Annesi anlamış ki kızının da &ouml;ğretmende g&ouml;nl&uuml; var. O gece G&uuml;l&rsquo;&uuml; &ouml;ğretmene vermişler, y&uuml;z&uuml;kler takılmış. İki kalpte &ccedil;ok mutluymuş, &ccedil;&uuml;nk&uuml; ikisi de diğer yarısını bulmuş. Artık iki kalpte ayrı atmak yokmuş. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; onlar tek kalp olup birlikte atmaya karar vermişler.</p>
<p>Kısa s&uuml;rede d&uuml;ğ&uuml;n dernek kurulmuş. &Ouml;ğretmen ve g&uuml;l evlenmişler. D&uuml;ğ&uuml;nleri &ouml;yle g&uuml;zel olmuş ki b&uuml;t&uuml;n k&ouml;y konuşmuş. Evleri nehire yakın bir yerdeymiş. İkisi de su sesini dinlemeyi &ccedil;ok sevdikleri, birde iki tane kuğu kuşu beslemek i&ccedil;in &ouml;zellikle orayı se&ccedil;mişler. İki kuğu kuşu, aynı onlar gibi birbirine &acirc;şık kuğularmış. Aynı Halil ve G&uuml;l gibi birbirlerinden hi&ccedil; ayrı duramıyorlarmış. Her zaman yan yanalarmış.<br />Onların aşkı &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;km&uuml;ş, adeta kalplerine sığmaz olmuş. Sevdaları birbirlerinin g&ouml;zlerine baktıklarında &ouml;yle belli oluyormuş ki&hellip; B&uuml;t&uuml;n k&ouml;y onların sevdasını konuşur olmuş. Gen&ccedil; kızlar aynı onlar gibi mutlu yuvalarının olmasını i&ccedil;in dua ederlermiş. Halil karısının bir dediğini iki etmiyormuş. Yeter ki ağzından bir şey &ccedil;ıksın. G&uuml;l&rsquo;&uuml; bir şey istesin hemen alıp geliyormuş. Ona şiirler okuyor, t&uuml;rk&uuml;ler s&ouml;yl&uuml;yormuş. Her daim aşkını ona haykırıyormuş. Hi&ccedil; bir zaman eşinden sevgisini esirgememiş. Karısını baş tacı yapmış, ev işlerinde yardım ediyor, her zor anında yanında oluyormuş.</p>
<p>G&uuml;nler mutlu bir şekilde ge&ccedil;ip gidiyormuş. İkisinin de aşkları daha &ccedil;oğalıyor, birbirlerine daha &ccedil;ok bağlanıyorlarmış. Yalnız bu mutlu tabloda bir şey eksikmiş &ccedil;ocuk&hellip; Seneler ge&ccedil;miş ama hala &ccedil;ocukları olmamış. G&uuml;l kendinden olmuyor diye kederlenip duruyormuş. Halil&rsquo;ime bir evlat veremedim, ben nasıl eşimde ona laik olamadım deyip kendi kendini h&uuml;z&uuml;nlenirmiş. B&ouml;yle durumlarda kadın neden hep kendini su&ccedil;lardı, belki kocasından olmuyordu. Toplumun bize y&uuml;klediği y&uuml;klerden biriydi, bir evlilik de &ccedil;ocuk olmuyorsa bunun su&ccedil;lusu kadın olurdu. Hatta karısının &uuml;st&uuml;ne kuma getiren bile oluyordu ama erkek asla kendinde sorun olacağını d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yordu. G&uuml;l&rsquo;de b&ouml;yle d&uuml;ş&uuml;nen bir grup i&ccedil;indeydi, sorunun kendisinde olduğunu sanıyordu. Bunun &uuml;st&uuml;ne k&ouml;yde de &ccedil;oktan dedikodu başlamıştı. G&uuml;l &ouml;ğretmene evlat veremedi, kısır deyip s&ouml;ylenip duruyorlarmış. G&uuml;l bunları duyduk&ccedil;a daha &ccedil;ok &uuml;z&uuml;lm&uuml;ş. Aslında ne kadar k&ouml;t&uuml; bir d&uuml;ş&uuml;nceydi, &ouml;nceden mutlu aileden bahsederken şimdi ise G&uuml;l'&uuml;n &ccedil;ocuğu olmuyor diye konuşuyorlardı. Bir zamanlar onları y&uuml;celtirken, bir anda k&ouml;t&uuml; konuşmaya başlamışlardı. İnsanoğlu ne kadarda nank&ouml;rd&uuml;. Onlara yardımı dokunan bir &ouml;ğretmene, en k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml; onlar yapıyorlardı. Bir kadının ahını alarak, zaten en b&uuml;y&uuml;k g&uuml;nahı işlemişlerdi.</p>
<p>Halil ne kadar &ccedil;ocuk istemiyorum, bana sen yetersin dese de G&uuml;l'&uuml; ikna edememişti. G&uuml;nler ge&ccedil;tik&ccedil;e G&uuml;l &uuml;z&uuml;nt&uuml;den eriyip bitmiş, bir şey yiyemez olmuş. Bir deri bir kemik kalmış. Halil karısını b&ouml;yle g&ouml;rd&uuml;k&ccedil;e &ccedil;ok &uuml;z&uuml;l&uuml;yormuş. Ona her daim sevdiğini s&ouml;ylese de &ccedil;ocuk istemiyorum dese de G&uuml;l&rsquo;&uuml;n y&uuml;z&uuml;n&uuml; g&uuml;ld&uuml;rememiş.<br />G&uuml;l &uuml;z&uuml;nt&uuml;ye daha fazla dayanamayıp yataklara d&uuml;şm&uuml;ş. Halil karısına hekimler getirtmiş ama hastalığına &ccedil;are bulamamışlar. İnci hastalığına yakalanmış. Ve bu hastalığında şifası yokmuş. Halil karısını iyileştirmek i&ccedil;in &ccedil;ok uğraşmış. Pekmezlerle ballarla beslemiş ama G&uuml;l&rsquo;&uuml;n v&uuml;cudu bunlara cevap vermemiş. Onun tek ilacı varmış, oda bir evlat.</p>
<p>Bir g&uuml;n nehir kenarında oturup kuğuları izlemeye koyulmuşlar. Halil sevdiceğini dizlerine yatırıp sa&ccedil;larını okşuyor bir yandan da kuğulardan bahsediyormuş.<br />&ldquo;Hatırlıyor musun G&uuml;l&rsquo;&uuml;m sana kuğu kuşlarının bağlılığından bahsetmiştim. Onları aşkın en saf halini temsil eder. Neden mi? Kuğu kuşları tek eşli olması ve &ouml;lene kadar eşlerine bağlı olmaları... Derin bir sadakat duygusuna sahiptirler ve &ouml;ld&uuml;kten sonra bile bağlılığını s&uuml;rd&uuml;renler vardır. O y&uuml;zden aşkın en saf halini temsil eder. Bende bizim aşkımızı onların aşkına benzetiyorum. Onların birbirine olan aşkı gibi, birbirine bağlılıkları gibi bizde birbirimize bağlıyız. Her ne olursa olsun bizim sevdamız &ouml;l&uuml;ms&uuml;z. Birbirimize sadakatimiz &ccedil;ok derin&hellip;&rdquo; &nbsp;Halil konuşuyormuş ama G&uuml;l&rsquo;den hi&ccedil; ses &ccedil;ıkmamış. Merak edip eğilip y&uuml;z&uuml;ne bakmış. G&ouml;zlerinin kapalı olduğunu g&ouml;rm&uuml;ş, bir telaşla dizlerini &ccedil;ekip karısının başını yere koymuş. G&uuml;l&rsquo;&uuml;n başına ge&ccedil;ip onu uyandırmaya &ccedil;alışmış. Ama G&uuml;l&rsquo;de ses yok nefesine bakmış, kalbini dinlemiş. Yaşama belirtisi yokmuş, ne kalbi atıyor, ne nefes alıyormuş. Halil karısını &ouml;yle g&ouml;r&uuml;nce &ccedil;ok korkmuş, ellerini ellerine alıp "G&uuml;l'&uuml;m karım hadi uyan, bak beni korkutuyorsun."diye seslenmiş ama karısından cevap gelmemiş. G&uuml;l&rsquo;&uuml; kucağına &ccedil;ekip sarıp sarmalamış, uyan sevdam demiş, uyan ama sevdası a&ccedil;mamış g&ouml;zlerini... G&ouml;zyaşları nehire akıp gitmiş.</p>
<p>Halil sevdiğini kollarında kaybetmiş, bağırışlarını ağıtlarını bir k&ouml;y duymuş. Bir k&ouml;y &ouml;ğretmeninin acısına şahit olmuş. Ne yazık ki bir k&ouml;yde G&uuml;l'&uuml;n sebebi olmuştu. Pişman olmuşlardı ama iş işten ge&ccedil;mişti, bir insan &ouml;ld&uuml;kten sonra pişman olsan ne yazardı. Burada G&uuml;l&rsquo;&uuml;n hik&acirc;yesinde &ccedil;ıkarmamız gereken bir ders vardı, ne olursa olsun insanların s&ouml;z&uuml;n&uuml; kafaya takmamaktı. Onlar her t&uuml;rl&uuml; konuşuyorlardı, G&uuml;l evlat veremedi diye dedikodusu yapıp onu &uuml;zm&uuml;şlerdi. H&acirc;lbuki G&uuml;l&rsquo;&uuml;n elinde olan bir şey değildi, &uuml;z&uuml;l&uuml;p kendini hasta etmişti.</p>
<p>Halil sevdiğini kaybederken diğer tarafta sevdiğini kaybeden biri daha vardı. Nehir'in akan suyuna kuğu kuşu da eşini vermişti. Aynı Halil gibi kuğu kuşu da sevdiğini kaybetmişti. İki &acirc;şık &ouml;lene kadar sevdalarına bağlı kalıp son nefeslerinde bile eşlerin isimlerini anmışlardı.</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Harabe</title>
<link>https://edebiyatblog.com/harabe</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/harabe</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_6173e0b9be5b5.jpg" length="89569" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 23 Oct 2021 13:15:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Y&uuml;reğim harabeye d&ouml;nd&uuml;, yıkık d&ouml;k&uuml;k bir bina gibi...Gelen ge&ccedil;en bir kazma vurup her duvarını yıktılar. Ben o duvarı inşa ettik&ccedil;e&nbsp; biri gelip &uuml;zerime yıktı. Ben tekrar ayağa kalktık&ccedil;a diğeri gelip o yıktı.&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>KAR TANESİ</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kar-tanesi-658</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kar-tanesi-658</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/09/image_750x500_6148ca0c43397.jpg" length="60834" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 20 Sep 2021 20:51:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Yery&uuml;z&uuml;ne inen her bir kar tanesinin ayrı bir şekli, insanlar gibi ayrı bir ruh hali vardır . O muhteşem taneler bize Y&uuml;ce Allah'ın yaratıcılığını yansıtmaktadır. G&ouml;ky&uuml;z&uuml;nden ahenk bir şekilde, adeta dans eder gibi birbirlerine &ccedil;arpmadan inmesi b&uuml;y&uuml;k bir mucizedir. Bir yıldız, bir &ccedil;i&ccedil;ek gibi yery&uuml;z&uuml;n&uuml; s&uuml;slerler.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SOL YANIM</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sol-yanim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sol-yanim</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/09/img_613acdfd243819-49316706-52744394.gif" length="219102" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 10 Sep 2021 06:16:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-p-id="397df17b8e26a64242a467d10f290c4b"><b><i>Sol yanım acıyordu,</i></b><br /><b><i>Sol yanım ağrıyordu,</i></b><br /><b><i>Y&uuml;reğim k&uuml;le d&ouml;nm&uuml;ş yangın yeri gibiydi,</i></b><br /><b><i>Elimi dokundursam alev alacaktı</i></b><br /><b><i>Aşk neymiş bu ateşle anlamıştım,</i></b><br /><b><i>Aşk neymiş bu yangınla anlamıştım,</i></b><br /><b><i>Bir insanın y&uuml;reği yanması nasıl acıymış</i></b><br /><b><i>Bu acıya hi&ccedil; bir şeyin merhem olamaması</i></b><br /><b><i>Sadece onun şifa olacağını</i></b><br /><b><i>Aşk yolunda acının ve mutluluğun olacağını kalbime sevda d&uuml;ş&uuml;nce anlamıştım.&nbsp;</i></b></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>CAM KIRIKLARI</title>
<link>https://edebiyatblog.com/cam-kiriklari</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/cam-kiriklari</guid>
<description><![CDATA[ Her biri paramparça &#039; ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/09/image_750x500_61321530dad19.jpg" length="63821" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 03 Sep 2021 15:29:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>SADECE İNANMAK</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sadece-inanmak</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sadece-inanmak</guid>
<description><![CDATA[ Bu hikayadeki tek suçum ise sadece inanmaktı. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/08/image_750x500_612b9b5543075.jpg" length="73144" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 30 Aug 2021 22:08:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords>inanmak, sevek, imkansızlık, kandırılmak, kırılmak, aşk acısı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-p-id="b7f3ca54f64c75339f7465f4dce6f0de">Gen&ccedil; bir kızken, imkansız aşkın ne olduğunu acı bir şekilde yaşayarak &ouml;ğrenmiştim. Bu aşkın kalbimi en derinden parampar&ccedil;a edeceğini hi&ccedil;bir zaman bilemedim. O zamanlar aşka inanırdım. Ergenlik &ccedil;ağında, g&ouml;nl&uuml; herkese d&uuml;şebilecek, herkese inanacak bir yaştaydım. Aşkı kitaplarda okuyan, dizilerde izleyen,&nbsp; masal gibi olduğuna inanan biriydim. Bir g&uuml;n bu masalın i&ccedil;inde olacağımı, en g&uuml;zel aşkı yaşayacağımı umut ederek hayaller kurardım. Bir de b&ouml;yle imkansız olsun; biraz acı, biraz mutluluk derken sonunda da vuslat olacak bir aşk. Bilseydim imkansızlığın bu kadar yarayalacağını ister miydim hi&ccedil;?</p>
<p data-p-id="888ff9a769941e189134c3af7b329deb">Liseyi İstanbulda okuyan, sınıfın en &ccedil;alışkanı, en &ccedil;ekingen kızı, konuşmayı pek sevmeyen biriydim. Arkadaşlarım vardı elbet ama iiki elin parmağını ge&ccedil;emeyecek kadardı. &Ouml;ğretmenlere g&ouml;re &ccedil;ok &ccedil;alışkan bir kız, arkadaşlarıma g&ouml;re kendini beğenmiş biriydim. Halbuki &ouml;yle biri değildim, sırf insanlarla fazla diyaloğum olmadığı i&ccedil;in bu damgayı yapıştırmışlardı. Bir de &uuml;st&uuml;ne şişko kız eklenince benim i&ccedil;in okul biraz daha zor olmaya başlamıştı. Bu arada g&ouml;nl&uuml;me de bir sevgi d&uuml;şm&uuml;şt&uuml;. Karşı sınıftan bir &ccedil;ocuktu. Her teneff&uuml;s kapıya &ccedil;ıkar, onun sınıfını izler, dışarı &ccedil;ıkmasını beklerdim. O da kapıda durur &ouml;yle etrafa bakardı. Ama g&ouml;zleri beni hi&ccedil; g&ouml;rmezdi. Bense sadece onu izlerdim. Onun ilgisini &ccedil;ekebilmek i&ccedil;in de arkadaşım Tuğ&ccedil;e'yle oyun oynar, koridorda koşar dururduk. Ama ilgisini hi&ccedil;bir zaman &ccedil;ekemedim. Bir g&uuml;n kulağına gitmiş benim ondan hoşlandığım, tabi bende heyecanla ne dediğini merak ediyordum. Aldığım cevap ise beni yerle bir etmişti. "O şişko kız mı benden hoşlanıyor? İstemez," demiş.</p>
<p data-p-id="e2b8f23e8f8cac2eaeaa1e6c3d457d14">Kalbim parampar&ccedil;a olmuştu, benimle dalga ge&ccedil;mişti. O g&uuml;nden sonra onun y&uuml;z&uuml;ne dahi bakamadım. Utanmıştım, &uuml;z&uuml;lm&uuml;şt&uuml;m. Ne kolaydı insanların kalbini kırmak. Halbuki bana karşı bir şey hissetmiyorsa doğru d&uuml;zg&uuml;n s&ouml;yleyebilirdi ama o kalbimi kırmayı se&ccedil;mişti. O an anladım, biz ayrı d&uuml;nyaların insanıydık. Ben sevgiye değer veren biriydim, o ise sadece g&ouml;r&uuml;n&uuml;şe değer veren birisiydi.</p>
<p data-p-id="00a07c255b665606559f66bbb1edad37">Kalbi kırık, aşktan korkan, sevilmeye layık olmadığımı d&uuml;ş&uuml;nerek aylar ge&ccedil;ti. Yaz ayı gelip de okul kapanır kapanmaz soluğu memlekette aldık. O yaz kuzenimin d&uuml;ğ&uuml;n&uuml; vardı, ben de &ouml;yle heyecanlıyım ki, i&ccedil;im kıpır kıpırdı. D&uuml;ğ&uuml;n g&uuml;n&uuml; gelip &ccedil;attığında en g&uuml;zel elbisemi giyinip, sa&ccedil;larımı kuaf&ouml;rde yaptırdım. Belki okulda pek &uuml;n&uuml;m yoktu ama memleketimde baya bir &uuml;n edinmiştim. İstanbul'dan gelen bir kızdım, şişko olmam kimsenin umurunda değildi.</p>
<p data-p-id="843989ee45fc678814e699a2678d1fe2">D&uuml;ğ&uuml;nde de yıldızım bayağı parladı. Bir &ccedil;ocuğun ilgisini &ccedil;ekmiştim. Kara g&ouml;zlerini benden ayırmadan s&uuml;rekli g&ouml;zlerime bakıyordu ve ben bu g&ouml;zlerden &ccedil;ok etkilenmiştim. D&uuml;ğ&uuml;n boyunca bakıştık, bu arada &ouml;ğrendiğim kadarıyla damadın da kardeşi oluyormuş. Bendeki şans işte, d&uuml;ğ&uuml;n sonunda herkes dağılmaya başladı. Biz de kuzenimle vedalaştık. Annemler &ouml;nce &ccedil;ıkmış, en son ben kalmıştım. Yavaş adımlarla dışarı &ccedil;ıkacakken biri arkamdan seslendi "Bakar mısınız?" diye. Arkamı d&ouml;nmemle bir &ccedil;ift kara g&ouml;ze denk geldim. Yanıma yaklaşıp tam karşımda durdu. Kalbim o an yerinden &ccedil;ıkacakmış gibi &ouml;yle atıyordu ki.</p>
<p data-p-id="d89d84482856786e77434f3d11deabdf">"Acaba telefon numaranızı verir misiniz? dedi ve ben şok oldum. O g&uuml;ne kadar telefonumu kimseye vermeyen ben, bir yabancıya pat diye verdim. Telefon numaramı kaydedip y&uuml;z&uuml;me tebess&uuml;mle baktı ve ben bir kez daha bitmiştim. Heyecanla arkamı d&ouml;nerek nasıl &ccedil;ıktım, nasıl arabaya bindim hi&ccedil; bilmiyordum.</p>
<p data-p-id="f9aacffd8395535ff54f728ab2d03bb8">Sonunda dedim, sonunda beni de fark eden biri var. Kiloyla ilgilenmeyen, sadece ben olduğum i&ccedil;in ilginen biri...</p>
<p data-p-id="5b4d707665f8008036650d6c63c7339d">D&uuml;ğ&uuml;n g&uuml;n&uuml;n&uuml;n &uuml;zerinden tam &uuml;&ccedil; ge&ccedil;mişti ama ne arayan vardı ne bir mesaj atan. O &uuml;&ccedil; g&uuml;n boyunca g&ouml;zlerimi telefondan ayırmadım. Mesaj gelecek diye heyecanla bakıyordum ama sonunda da hayal kırıklığına uğruyordum. Sonunda bir telefon geldi ama arayan kuzenimdi. Beni evlerine davet ediyordu. Belki o da orada olur diye bir umut kuzenimin evine gittim. Tahmin ettiğim gibi o da oradaydı ama ben g&ouml;zlerine bile bakmadım. Telefon numaramı alıyor ve mesaj dahi atımıyordu. Kızgındım, o da diğerleri gibi beni kandırmıştı. Tabi arada ka&ccedil;amak bakış atmıyor da değildim. G&ouml;zleri kalbimde bir etki yaratmıştı ki kendimi alıkoyamıyordum. Yemeklerimizi yedik, &ccedil;ay i&ccedil;tik derken "lunaparka gidelim mi?" dediler, "olur," dedim. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; o g&uuml;n&uuml;n hi&ccedil; bitmesini istemiyordum. Belki bir daha kara &ccedil;ocuğu g&ouml;rme şansım olmayacaktı. Hemen hazırlanıp evden &ccedil;ıktık. Kuzenimle kocası &ouml;nde, biz arkada hi&ccedil; konuşmadan y&uuml;r&uuml;yerek lunaparka ulaştık.&nbsp;</p>
<p data-p-id="fba2fce91d1a12232c92f33c1055c9f7">B&uuml;t&uuml;n aletlere bindik, b&uuml;t&uuml;n heyecanı en dibine kadar yaşadık ve gecenin sonunda kara g&ouml;zl&uuml; &ccedil;ocuğun elleri ellerimdeydi. Ona karşı kızgınlığım sadece bir ka&ccedil; saat s&uuml;rm&uuml;şt&uuml; ve o g&uuml;n sevgili olduk. O gece benden mutlusu, benden daha sevdalısı yoktu. Ona g&ouml;z&uuml;m kapalı g&uuml;venerek ellerimi emanet ettim.</p>
<p data-p-id="1a3f6d61f4b6d0162fb190158a48b8a9">G&uuml;nler ge&ccedil;miş ve eve gitme vaktimiz gelmişti. O yaz oradan ayrılmak i&ccedil;imi burkuyordu, &ccedil;&uuml;nk&uuml; kalbimi arkada bırakacaktım. Belki onu sık g&ouml;remeyecektim ama biliyordum ki sevgisi benimleydi. Son defa g&ouml;r&uuml;ş&uuml;p vedalaştık, g&ouml;zlerimde yaş ona sımsıkı sarıldım.</p>
<p data-p-id="f9c2c549f9e880a723cbb1e9c01260ee">İstanbul'a eve geldiğimizde sanki hayat benim i&ccedil;in durmuştu. Telefonda g&ouml;r&uuml;şuyorduk ama onun kara g&ouml;zlerini g&ouml;rmemek canımı yakıyordu. Bu şekilde iki ay ge&ccedil;mişti ve bizim ilişkimiz hala devam ediyordu. &Ouml;yle b&ouml;yle değil, birbirini uzaktan &ccedil;ok seven bir &ccedil;ifttik. Ben onun boncuk g&ouml;zl&uuml;s&uuml;, o ise benim kara g&ouml;zl&uuml;md&uuml;.</p>
<p data-p-id="fd0556b66e59373a7979b4594ee423fd">Sonunda bu ilişkiyi bir şekilde &ouml;ğrenen annem ondan ayrılmamı istedi. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ailesi iyi değildi, &ouml;zellikle babam babasını hi&ccedil; sevmemişti. Annem benden ayrılmamı isteyince el mahkum kabul ettim. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu işin olacağı yoktu. Bir taraftan ailem, diğer taraftan kalbim... D&uuml;ş&uuml;nmeden ailemi se&ccedil;tim ve g&ouml;zyaşları i&ccedil;inde ona mesaj atıp ayrılmak isteğimi s&ouml;yledim. Ona hesap sorma fırsatı bile vermeden sim kartını kırıp attım.&nbsp;</p>
<p data-p-id="3fd8f3cd9f7b8dc4c2eac3e67eecde70">Bir insanın nefes alamamasını, kalbinin feci şekilde yanmasını ben o g&uuml;n ilk kez tatmıştım. Bu, &ouml;yle acıydı ki sanki hayatımı elimden almışlardı. Odama ge&ccedil;ip saatlerce ağladım, i&ccedil;im yana yana g&ouml;zyaşları d&ouml;kt&uuml;m. Anneme kızmıyordum, sonu&ccedil;ta o da beni d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordu. Ama gel bunu kalbime anlat. Sol yanım ağrıyordu; sol yanım &ccedil;ok acıyordu. Bu acının &ccedil;aresini bir tek kişi giderebilirdi, o da yanımda yoktu.</p>
<p data-p-id="2dbe6733b6345528d604ccee47f65d98">G&uuml;nler g&uuml;nleri kovalıyordu ama benim i&ccedil;in zaman o g&uuml;n durmuştu. Ondan ayrıldığım g&uuml;n... Ondan ise hi&ccedil; bir şekilde haber yoktu. Bir g&uuml;n acı bir şey &ouml;ğrendim ve o g&uuml;n hayatım tamamen karanlığa b&uuml;r&uuml;nd&uuml;. Dediler ki o seni ger&ccedil;ekten sevmemiş, dediler ki o senin &uuml;zerinden iddiaya girmiş. Ve ben sadece ona a&ccedil;tığım aydınlık tarafımı, yine kendi elleriyle karanlığa &ccedil;evirmesine izin vermiştim. Abi bildiğim insanla birlikte olup benim &uuml;zerimden bir takım elbisesine iddiaya girmişler. Abim dediğim kişi "o kız sana numarasını vermez," demiş. O ise ben "o kızdan numarasını alacağım," demiş. Kazanan taraf belli olmuştu, kara g&ouml;zl&uuml; &ccedil;ocuk. Ben ona numaramı vermiş, hayatımda hi&ccedil; d&uuml;ş&uuml;nmeden bir şey yapıp kalbimi avu&ccedil;larına koymuştum.</p>
<p data-p-id="828048c1eb26ba5d3df8d235a9fee4a8">17 yaşımda acımasızca darbe alıp yerle bir olmuştum. Ben her zaman imkansızı isterdim ama sonumun b&ouml;yle olacağını bilseydim aşık olmazdım. Eğer annemin s&ouml;z&uuml;n&uuml; dinlemeseydim kandırılmaya devam edecektim. Evet, onunla aramızda imkansızlık vardı. &Ouml;nce ailelerimiz, sonra kalplerimiz...</p>
<p data-p-id="2dbab942710d94a122180846f9ff7ad5">Biz onunla iki ayrı d&uuml;nyaydık, ben seven taraf, o ise aşkımı kullanan taraf. Benim kalbimde sevgi varken onun kalbinde merhamet yoktu. Bizi ayıran en b&uuml;y&uuml;k &ouml;zelliklerimizdi; iki ayrı d&uuml;nya, iki ayrı kalp...</p>
<p data-p-id="a9ef14f35a027f52924ffde1dfd2ea8b">Bir kez daha sevgimle dalga ge&ccedil;ilmiş, bir kez daha yenilmiştim. Kalbimdeki acıyı avu&ccedil;larıma alıp &ouml;ylece baktım. Orada sevdam duruyordu, karşılığı olmayan, kandırılan sevdam. Bir takım elbise uğruna beni yok eden bir sevda. G&ouml;zlerimdeki yaşlar tek tek kalbime damladı ama acıma şifa olamadı. Ben o yaşımda bittim, ben 17 yaşımda kendime olan inancımı kaybettim.</p>
<p data-p-id="5ee3b279f428194c34651737ab24eb1a">Seneler ge&ccedil;ti, b&uuml;y&uuml;d&uuml;m. Ama i&ccedil;imdeki ateş ge&ccedil;medi. G&ouml;zyaşlarım kurudu ama i&ccedil;imdeki yaşlar durmadı. Kalbim sevdamı unutamadı ama o beni unutmuştu. Boncuk g&ouml;zl&uuml;s&uuml;n&uuml; bir &ccedil;ırpıda unutuvermişti. Gidip başkalarının yari olarak beni bir kez daha &ouml;ld&uuml;rm&uuml;ş, &uuml;zerime toprak atmıştı. Ben toprak altındayken, o&nbsp; başkalarının olmuştu. Benim elimden kayıp giden 17 yaşım, &ouml;ylece hala duruyordu. Ateşi ise hala y&uuml;reğimde taptazeydi. Bu hikayadeki tek su&ccedil;um ise sadece inanmaktı.</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>YARA</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yara</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yara</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/08/image_750x500_6125397a30ba3.jpg" length="71929" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Aug 2021 01:29:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords>yara, kalp, sevmek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Senden sonra kalbime kimse giremedi.</p>
<p>Kimse seni oraya g&ouml;mmeyi başaramadı.</p>
<p>Aşka kapılarımı kapattım ben...</p>
<p>Bir kere bile sevilmeyen tekrar mı sevilecekti?</p>
<p>O y&uuml;zden yormadım kalbimi, tekrar aşık olmasını engelledim.</p>
<p>İnsan g&ouml;nl&uuml;ne s&ouml;z ge&ccedil;irir miydi?</p>
<p>Ben ge&ccedil;irmiştim.</p>
<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; i&ccedil;imde &ouml;yle bir yara oluşmuştu ki</p>
<p>Orayı kapatamadım.</p>
<p>Derindi, hemde &ccedil;ok derin...</p>
<p>Senin beni sevmediğini anladığım an daha da derinleşti.</p>
<p>Senin bir başkasını y&uuml;reğine aldığın an daha da derinlere indi.</p>
<p>İyileşemedi yaram, kabuk bağlamadı.</p>
<p>G&uuml;nden g&uuml;ne acıdı, g&uuml;nden g&uuml;ne i&ccedil;imde b&uuml;y&uuml;d&uuml;.</p>
<p>Bir tarafta &ouml;zlemin, bir tarafta acın</p>
<p>Başedemedi y&uuml;reğim.</p>
<p>İki araf arasında kaldı.</p>
<p>Cennet ve cehennem gibi.</p>
<p>Ateşin yaktı kavurdu.</p>
<p>Sevgin ise g&uuml;l bah&ccedil;esine &ccedil;evirdi.</p>
<p>İşte b&ouml;yle bir araftı.</p>
<p>Bu duyguların hi&ccedil;bir ilacı yoktu.</p>
<p>Sadece senin sevgin şifa olabilirdi.</p>
<p>O ise en imkansızındandı.</p>
<p>Sen &ccedil;oktan başkalarının yari olmuştun.</p>
<p>Sen &ccedil;oktan bana haram kılınmıştın.</p>
<p>O y&uuml;zden benim panzehirim sendeydi</p>
<p>Ama kalbimin &ouml;l&uuml;m&uuml; de senin elinden olmuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>PAPATYALAR</title>
<link>https://edebiyatblog.com/papatyalar</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/papatyalar</guid>
<description><![CDATA[ Papatyaları sever misin? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/08/image_750x500_61211caf8b027.jpg" length="38261" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 21 Aug 2021 18:34:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords>papatya, sevgi, aşk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>PAPATYALAR</strong></p>
<p><b>"Papatyaları sever misin?" dedi,</b></p>
<p><b>Sevmez olur muyum hi&ccedil;?</b></p>
<p><b>Onlar i&ccedil;imdeki umutları yeşertiyor.</b></p>
<p><b>Yeniden kalbime sevda d&uuml;şmesine sebep oluyor.</b></p>
<p><strong>"Peki hi&ccedil; papatya falı baktın mı?" dedi,</strong></p>
<p><strong>"Bakmaz olur muyum?</strong></p>
<p><strong>Sonunda seviyor &ccedil;ıkıyor ya!</strong></p>
<p><strong>Neden bakmayayım?" dedim.</strong></p>
<p><strong>"Neden?" diye sordu,</strong></p>
<p><b>"&Ccedil;&uuml;nk&uuml; tek orada seviyor &ccedil;ıkıyor, kalbim bir tek &ouml;yle mutlu oluyor ya, ondan," dedim.</b></p>
<p><b>"Bu kandırmaca olmaz mı?" dedi,</b></p>
<p><b>"Yok, neden olsun ki?</b></p>
<p><b>Papatyanın yaprakları hi&ccedil; yalan s&ouml;yler mi?</b></p>
<p><b>Seviyorsa seviyordur," dedim.</b></p>
<p><b>"Ya sevmiyorsa?" dedi,</b></p>
<p><b>"Ben seviyorum ya, bu yetmez mi?" dedim.</b></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>