<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Creamisim</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/creamisim</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Creamisim</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Uğursuz &#45; Final</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ugursuz-final</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ugursuz-final</guid>
<description><![CDATA[ 16. Bölüm Final ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_628be9784da44.jpg" length="47782" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 02 Jun 2022 18:21:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Creamisim</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Sıfır d&ouml;rt, sıfır sekiz.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Karanlık her yer, sessiz ve ıssız. Yağmur yağıyor, soğuk &ccedil;ok soğuk. &Uuml;ş&uuml;yen bedenim değil, ruhumdu. &Uuml;st&uuml;mde ince bir hırka ve eşofmanım var. Benim dışımda kimse gecenin bu saatinde kaldırımda oturamazdı tabii. Yere d&uuml;şen her yağmur tanesi i&ccedil;imi &uuml;rpertiyordu. Bir yanım korkak diğer yanım cesuru oynuyordu. Evde, sıcacık yatağımda uyumak varken neden mi buradayım?</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Gecenin bir saatinde telefonum &ccedil;aldı. Bize d&ouml;nmek i&ccedil;in yola &ccedil;ıkan abimin arabası tırın altında kalmış. Ve kurtarılamamış. Tır şof&ouml;r&uuml;n&uuml;n durumu ise ağırmış. Benim y&uuml;z&uuml;mden. Hen&uuml;z bitmedi. Babam, bana yeni d&ouml;nm&uuml;şken &ouml;l&uuml;m sırası ona ve kardeşlerime gelmesin diye evden ayrıldılar. Benim y&uuml;z&uuml;mden. Elini bana uzatan herkes k&ouml;t&uuml; bir şekilde nasibini alıyordu. Emin olduğum bir şey vardı. Şu ana kadar hi&ccedil; inanmamıştım ya da inanmak istememiştim fakat t&uuml;m olanların nedenini buna bağlıyordum. Uğursuz'dum ve bu benim lanetim olmuştu. Bedelini ise sevdiklerimin canı ile &ouml;d&uuml;yordum. Kendi ellerim ile almıştım canlarını. Sevdiklerimin katiliydim ben. Keşke, keşke her şeyi değiştirebilseydim. İlk kendi canımı alırdım.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>------------</span></p>
<p><span>Elimde sıkıca tuttuğum anahtara baktım. Bir şey yapmalıydım. Islanan sa&ccedil;larımı g&ouml;z&uuml;m&uuml;n &ouml;n&uuml;nden &ccedil;ektim. Yağmurun şiddeti artıyordu. Ayağa kalktım. Hırkayı &ccedil;ıkartıp yere fırlattım. Korunmam değil korumam gerekiyordu. Olmadı. Teker teker &ccedil;ıktım merdivenleri. Anahtarı deliğe sokup sola &ccedil;evirerek a&ccedil;tım kapıyı. Girdim i&ccedil;eri, kapattım kapıyı. Anahtarı yere attım. Boş evde yankılanan ses kulağımı acıtmıştı. &Ccedil;ok dağınıktı ev. Her g&uuml;n toplamak i&ccedil;in saatlerimi harcadığım ev benim ellerimle dağılmıştı. Ayakkabılarımı &ccedil;ıkarttım. Yanyana getirip kenara koydum. Cam par&ccedil;alarının &uuml;zerinde y&uuml;r&uuml;meye başladım. Hissizdim artık. Canım acımıyordu artık. İnsan kaybedince &ouml;ğreniyormuş demek ki bazı şeyleri. Sessizdim, kimsesizdim yine. Bitik bir haldeydim. Abimin &ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; &ouml;ğrenince sinir krizi ge&ccedil;irmiştim. Babam da apar topar &ccedil;ocuklar ile &ccedil;ıkıp gidince sakinleştirecek kimsem kalmamıştı. Kendi kızının Uğursuz'luğuna şahit olmuştu. Korkmuştu benden. D&uuml;ne kadar yaralarımı sarmak isteyen adam benden korkup ka&ccedil;mıştı. Yine yapmıştı bunu. Yaşanan her bir olay benim su&ccedil;umdu. Benim! Doğmamış olmayı dilerdim. Hi&ccedil; var olmamış olmayı, aldırılmayı dilerdim. En başından kıymalıydım canıma. Sevdiklerimi bu d&uuml;nyadan silmemiş olurdum.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Yerlerde cam kırıkları, duvarlarda fırlatılan cisimlerin izleri, par&ccedil;alanmış yastıklar, bağırmaktan kısılan ses ve kan &ccedil;anağına d&ouml;nm&uuml;ş g&ouml;zler. Attığım her adımda bir cam par&ccedil;ası saplanıyordu ayağıma. Umurumda değildi. Kalp sızımın yanında bu bir hi&ccedil;ti. Kendimi silmek i&ccedil;in hala bir şansım vardı değil mi?</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Cam par&ccedil;alarına dikkat etmeden banyoya ilerledim. Aynadaki g&ouml;r&uuml;nt&uuml;m midemi bulandırıyordu. Kendimi bir hayalet gibi hissediyorum. T&uuml;m mutlu hayatların olduğu bir yerde, perde arkasında g&ouml;r&uuml;nmez bir şekilde dolaşıyordum. Kendimden &ouml;yle nefret ediyordum ki bunu yapacaktım. Suyu sonuna kadar a&ccedil;tım ve k&uuml;veti doldurmasına izin verdim. Kardeşlerimin &ouml;nceden kaldığı odaya ilerledim. Oyuncakları, kuyafetleri yerli yerindeydi. Dişlerimi sıktım, zor olsa da yutkundum. Benim y&uuml;z&uuml;mden. Her şey benim y&uuml;z&uuml;mden. Elime, kokularının en &ccedil;ok sindiği pijamalarını alıp banyoya geri d&ouml;nd&uuml;m. Paspas benim kanımla renklenmişti. Su yarısına kadar dolmuştu bile. K&uuml;vetin i&ccedil;ine girdim. Bacaklarımı uzattım su ise akmaya devam ediyordu. Su hafif kırmızılaşıyordu. Elimde tuttuğun pijamaları burnuma g&ouml;t&uuml;rerek kokuyu i&ccedil;ime &ccedil;ektim. Masumluğun, saflığın kokusu vardı adeta. Bu kokudan bile mahrum bırakmıştım kendimi. Bug&uuml;n bu iş bitecekti..</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>'Allah'ım bunun i&ccedil;in bana kızma olur mu? Halimi g&ouml;r&uuml;yorsun. Elimden başka hi&ccedil;bir şey gelmiyor. Tek &ccedil;arem bu. Benim dikenim herkesin canını acıtıyor. Herkesin hayatını solduruyorum. Bu defa kendi dikenimi kendime batıracağım. Affet beni l&uuml;tfen..'</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Su boynuma kadar y&uuml;kselmişti. Yavaş yavaş yolun sonuna geliyordum. G&uuml;nah olduğunu bile bile işliyordum. Umarım affedilirim. Sarıldığım pijamalar ile birlikte g&ouml;m&uuml;ld&uuml;k suya.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>'Ben Eslem, diğer adı ile Uğursuz.</span></p>
<p><span>Annesinin aşkını elinden alan, babasının g&ouml;z&uuml;n&uuml; korkutan, abisinin ve ablasının hayatını karartan biri. Doğduğum an hayat ile m&uuml;cadelem başlamıştı. Her şeyden bir haberdim. Bu denli sonu&ccedil;lanacağını bilemedim. &Ccedil;ocuktum, benim sokakta ip atlamam gerekirdi. O iple kendimi asmayı d&uuml;ş&uuml;nmem değil. Hi&ccedil; arkadaşım olmadı, hi&ccedil; okula gitmedim. Ablamla abla-kardeş ilişkimiz hi&ccedil; olmadı. Onu da ben kopardım hayattan. Kendimi tanımıyorum bile. Hangi rengi, hangi yemeği severim bilmiyorum bile. Şimdi sıra kendimde. Hayatsız hayatıma son noktayı koyacağım..'</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>'</span><span>Yanınıza gelmeyeceğim. Uğursuz'luğumu bu kez uzak tutacağım sizden. Affedin beni. Abla, abi sizi &ccedil;ok seviyorum. Huzurla uyuyun..'</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uğursuz</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2645</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2645</guid>
<description><![CDATA[ 15 ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_628be9784da44.jpg" length="47782" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 23 May 2022 23:07:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Creamisim</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>On beş</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Uyandığında odasında tek başınaydı. Ağızında ila&ccedil; tadı vardı. Hi&ccedil; sevmezdi bu tadı. Bayıldıktan sonra babası kucaklayıp yatağına taşımış olmalıydı. Hafızasını yokladığında hatırladığı şey &ccedil;ektiği şiddetli ağrıydı.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Kapı a&ccedil;ıldı ve elindeki tepsi ile i&ccedil;eri girdi adam. Tepsi de bir kase &ccedil;orba, bir bardak su ve ila&ccedil;lar vardı.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Uyandın mı kızım? Nasılsın, ağrın var mı?</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-İyiyim, biraz mayışık hissediyorum. Ağrı bayıldıktan sonra ge&ccedil;ti sanırım.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Seni yatağına yatırdıktan sonra arkadaşımı aradım. Kızı hemşire, sağ olsun ağrı kesici iğne yaptı. &Ccedil;ok ş&uuml;k&uuml;r daha iyisin.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Tepsiyi kucağına koyarak kızına &ccedil;orbayı i&ccedil;irmeye başladı. Terk ettiği kızına zarar gelecek diye &ccedil;ok korkuyordu. Onu bu hale neyin getirdiğini merak ediyordu aslında. T&uuml;m yaşananları t&uuml;m detayları ile bilmiyordu. Ve biri artık anlatmalıydı. Adam eve geldiğinde kapının &ouml;n&uuml;nde &uuml;zerine 'ESLEM' yazan bir sopa vardı. Kızının ge&ccedil;mişini bilmediği i&ccedil;in anlam veremedi g&ouml;r&uuml;nce. &Ccedil;orbasını bitiren kızına vitamin ilacını da i&ccedil;irdikten sonra tepsiyi masaya bıraktı. Yorgun g&ouml;r&uuml;nen kızına soracağı sorularla onu daha da yoracaktı. Bekletemezdi soruları ve gittik&ccedil;e artıyordu. Yanıtsız kalamazdı daha fazla.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Kızım, belki yeri değil ama daha fazla erteleyemem. Konu sensin, yaşadıkların. Neler yaşadın, neler yaşattı bilmek istiyorum. Seni daha iyi korumak istiyorum. O kadının a&ccedil;mış olduğu her bir yaraya merhem olmak istiyorum. Tamam, evimizdeyiz yanyanayız hep ama bununla kalmıyor. Anlat, anlat ki m&uuml;dahale edebileyim. Kapının &ouml;n&uuml;nde sopa var ve adın yazıyor. Ne anlama geliyor bu?</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Eslem'in kafasına annesinin s&uuml;rprizi takıldı. Bir insanın g&ouml;z&uuml; bu denli d&ouml;nm&uuml;ş olamazdı. Kadın, kocasına hala aşıktı fakat bu aşk değil korkutucu bir saplantı. Tedavi olması gereken hastalardan biriydi. Her insan yaptıklarından pişmanlık duyuyor. Kadın ise pişmanlığına pişmanlık ekliyor.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Nereden başlayayım?</span></p>
<p><span>Biraz uzun olacak. Bir yaşıma kadar her şey &ccedil;ok iyiydi. Beni &ouml;ğrenince bırakıp gitmişsin. Neden aldırmadı bilmiyorum ama &ccedil;ok hırslıydı. Ben doğduktan sonra iyi baktı bana yedirdi, i&ccedil;irdi, giydirdi. Tekrarladığı tek şey vardı 'Geri d&ouml;necek'. Bir yaşımdan sonrasıydı olanlar. O kapının &ouml;n&uuml;ndeki sopayla hep d&ouml;verdi beni. K&uuml;&ccedil;&uuml;kt&uuml;m daha kendimi ne kadar koruyabilirdim ki? Hi&ccedil; yemek vermezdi, bazen yapar bazen yapmazdı. Ablama karşı hep iyiydi. Ona vurduğu tek an beni elinden almaya &ccedil;alıştığı andı. O uyuduğunda ablam beni odaya g&ouml;t&uuml;r&uuml;rd&uuml;, kapıyı kilitlerdi ve karnımı doyururdu. Bazen kanayan yerlere kendince pansuman yapardı. Senin gidişinle kafayı yedi, psikolojisi bozuldu o kadar bağlıymış sana. Gitme sebebin ben olduğum i&ccedil;inde bana &ccedil;ektirdi hep. Her g&uuml;n farklı şeyler yapardı. Bir g&uuml;n mesela &uuml;zerimdeki kıyafetleri &ccedil;ıkartıp sokakta bıraktı beni. Ablam engel olmaya &ccedil;alışsa da istediği olmuştu. Gelen ge&ccedil;er bakardı &ccedil;ok utanmıştım. Mutluluğunuzu bozdum benden &ouml;nce &ccedil;ok iyiymişsiniz. Ablama anlattırırdım arada. O da gitti artık. Bir ben hayattayım o da sayılırsa tabii.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>G&ouml;z&uuml;ndeki yaşı silip anlatacaklarını bitirdi. Anlattık&ccedil;a k&ouml;t&uuml; oluyordu. Babası, kızının neler yaşadığını bilmeliydi her detayı ile. Kafasını yere eğdi. Duyduklarından sonra kızının y&uuml;z&uuml;ne bakacak cesareti kalmamıştı adamın. İkisi de bir s&uuml;re sessiz kaldı. Kızı yeterince &uuml;zg&uuml;n ve yorgundu. Olayları t&uuml;m ayrıntıları ile anlatmamasına rağmen iki tarafta k&ouml;t&uuml; olmuştu. Biri yaşadıkları i&ccedil;in biri duydukları i&ccedil;in.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Ben &ccedil;ıkayım da sen dinlen. Ağrın olursa seslenirsin.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Ağır adımlar ile kapıya doğru ilerledi adam. Kapıdan tam &ccedil;ıkacakken aklına gelen soru ile tekrar kızına d&ouml;nd&uuml;.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Neden eve gelmemi istedin? Başka bir şey mi oldu? O kadın mı yine bir şey peşinde?</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Eslem'in i&ccedil;indeki korku tekrar g&uuml;n y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;ıkmıştı. Kendi ağrısından abisini unutmuştu. Acaba kadın bir şey yapmış olabilir miydi? Hızlı bir şekilde babasına durumu &ouml;zetleyip abisine ulaşmasını istedi. Babası da telaşlı bir şekilde &Ouml;mer'i aradı. Telefon a&ccedil;ıldı ama a&ccedil;an kişi &Ouml;mer değildi.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Merhaba?<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Merhaba?</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Ben &Ouml;mer oğlumu aramıştım ama yanlış numarayı mı tuşladım?</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Olabilir beyefendi. &Ouml;mer diye biri yok burada. Kimsiniz siz?</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Beni boşverin asıl siz kimsiniz? Defterden kontrol ettim şimdi doğru numarayı tuşlamışım. &Ouml;mer oğlum nerede?</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Amcacığım ne ısrarcı &ccedil;ıktın ya? Yok &ouml;yle biri burada hasta mısın nesin?<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Kapandı telefon. Yanlış numarayı tuşlama ihtimalini d&uuml;ş&uuml;nd&uuml; fakat defterde yazılı olan numarayı yazmıştı. Daha &ouml;nce de aramıştı adam ve &Ouml;mer'in sesini duymuştu. Şimdi neden b&ouml;yle olmuştu anlayamadı. Ters giden bir şeyler vardı ve ne yapacağını bilmiyordu.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-2 G&uuml;n Sonra-</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Bir Pazar g&uuml;n&uuml; sabahına a&ccedil;tı g&ouml;zlerini. Kara bulutlar, sağanak yağmur ve sert bir r&uuml;zgar vardı. Sanki bulutlar ağlıyor gibiydi. A&ccedil;tığı camı r&uuml;zgara karşı koyarak kapattı. Banyoya ilerledi, elini y&uuml;z&uuml;n&uuml; yıkadı. Keyifliydi, enerjik hissediyordu kendini. Abisini r&uuml;yasında g&ouml;rm&uuml;şt&uuml; ve hayatta olduğuna &ccedil;ok emindi. Her ne kadar merak ediyor olsa da, sesini duyacağını biliyordu.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Babası ve kardeşleri hen&uuml;z uyanmamıştı. Mutfağa ilerleyip kapıyı kapattı. &Ouml;nce &ccedil;ay suyunu ocağa koydu. O ısınırken, şarkı a&ccedil;mak i&ccedil;in eline babasının telefonunu aldı. &Uuml;stten bildiri gelmişti. Kayıtlı olmayan bir numaran bir mesaj vardı. Tıkladı ve mesajı okumaya başladı.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>'Abi benim &Ouml;mer, iyiyim demek istedim. Telefonum &ccedil;alındı onun işlemleri ile uğraştım. Habersiz bıraktım sizi de &ouml;z&uuml;r dilerim. Eslem'e iyi olduğumu s&ouml;ylersin merak etmesin. Ona da s&uuml;rprizim var bunun i&ccedil;in meraklansın cadı. İki g&uuml;n sonra d&ouml;neceğim inşallah g&ouml;r&uuml;ş&uuml;r&uuml;z. &Ccedil;ıkmadan haber veririm. Allah'a emanet olun abi. &Ccedil;ocuklara dikkat et.'</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uğursuz</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2618</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2618</guid>
<description><![CDATA[ 14 ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_62840ef32ad3c.jpg" length="26399" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 21 May 2022 15:10:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>Creamisim</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>On d&ouml;rt</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Hayat, Eslem'in umduğu gibi ilerlemiyordu. Başında yine bir bela vardı. Bu defa hedef abisiydi. Oysaki adamın hi&ccedil;bir su&ccedil;u yoktu. Tek istediği kardeşlerinin sağlığı ve mutluluğuydu. Beladan babasına hen&uuml;z s&ouml;z etmemişti. Abisine ulaşamamak onu daha da telaşlandırıyordu. Evde eli kolu bağlı şekilde beklemek sinirlerini bozuyordu. Yapacağı bir şey olmalıydı. Bir ileri bir geri y&uuml;r&uuml;yerek ne yapacağını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordu. Elinde sıkı sıkı tuttuğu telefon ile babasını aradı. Haberi olmalıydı.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Efendim kızım?<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Baba, eve gelebilir misin?<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Sesin neden k&ouml;t&uuml; geliyor? Bir şey mi oldu?</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Oldu ya da olacak bilmiyorum. Eve gel ne olur. B&ouml;yle anlatamam.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Hemen geliyorum.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Kapattığı telefonu koltuğa fırlattı. Babası sesinden bir şeylerin yolunda gitmediğini anlamıştı. Gitmiyordu da. Elini sa&ccedil;larına gezdirdi. Dudaklarını ısırmaktan kanatmıştı farkında değildi. İki dakika sonra kapı &ccedil;aldı. Babası gelmiş olamazdı herhalde. İş ve ev arası mesafe uzaktı. Attığı adımlar ile kapıya ulaştı.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Kim o?</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Ses yoktu. Kapı deliğinden baktığında da kimseyi g&ouml;remedi. Zilin &ccedil;aldığına emindi. Yanlış duymuş olamazdı. Birinin olmadığından emin olmak i&ccedil;in kapıyı a&ccedil;tı. Yerde bir zarf duruyordu. Eline aldı ve kapıyı kapattı. İ&ccedil;inden bir fotoğraf ve yazılı bir kağıt &ccedil;ıktı. Fotoğraf abisine aitti. &Ccedil;ok &ouml;zlemişti onu. İ&ccedil;indeki korku gitgide b&uuml;y&uuml;yordu. Dolu g&ouml;zleri ile yazıyı okumaya başladı.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>'Kararını verdin mi? Yanıt bekliyorum hala. Ya benim olanı geri vereceksin ya da sevdiklerin &ouml;l&uuml;r! Eski sokağına geri d&ouml;nerek yanıtını verebilirsin. Bekliyorum g&uuml;zel kızım.'</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Eline bir fırsat ge&ccedil;mişti. T&uuml;m olanlara bir son verebilirdi. Kağıdı katlayarak cebine koydu. Kardeşlerini uyarmak i&ccedil;in yanlarına gitti.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-&Ccedil;ocuklar, benim biraz işim var dışarıda. Babam gelecek zaten birazdan ve anahtarı var. Onun dışında kapıyı kimseye a&ccedil;mıyorsunuz tamam mı?</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Tamam ama &ccedil;abuk gel. &Ccedil;ikolata da alır mısın?<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-S&ouml;z veriyorum alacağım.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Kardeşlerini &ouml;perek odanın kapısını kapattı ve dolaptan siyah kap&uuml;şonlu montunu alarak &ccedil;ıktı evden. Delikten &ccedil;ıkardığı anahtarı da cebine sıkıştırdı. Bir yandan koşuyor bir yandan d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordu. İki t&uuml;rl&uuml; de ona zararı olacaktı sonu&ccedil;ta. Doğru karar vermeliydi. Y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;arpan soğuk r&uuml;zgar onu kendine getiriyordu. Sevdiklerinin canı karşılığında kendi hayatından vazge&ccedil;ecekti. İ&ccedil;inden tekrarladı c&uuml;mleyi. Kararını vermişti. Vazge&ccedil;ecekti, yapacaktı bunu. Onları kurtarmak i&ccedil;in başka şansı yoktu.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Sokağın başına geldiğinde etrafta kimse yoktu.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Geldim, bak buradayım. Yalvarırım bırak onları. Ne istiyorsan al benden ama ne olur dokunma onlara.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Boş sokakta sesi yankılanıyordu. Ne gelen vardı ne giden. Kaldırımın ucuna oturup ağlamaya başladı. Tam her şey &ccedil;ok iyi giderken s&uuml;rekli bir sorunla karşı karşıya kalıyordu. Bu sefer ki sorun &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;kt&uuml;. Takati kalmamıştı. Elleri iki yana d&uuml;şm&uuml;şt&uuml;. G&ouml;zyaşları yanaklarını sırılsıklam ediyordu. Bir yerden zil sesi duyuyordu. Ses kısık olduğu i&ccedil;in nereden geldiği anlaşılmıyordu. Buğulu g&ouml;zleri ile etrafı taradığında karşı kaldırımda ekranı yanıp s&ouml;nen telefonu g&ouml;rd&uuml;. Ağrıyan dizlerini zorlayarak kalktı ayağa. On beş adım sonrası yere &ccedil;&ouml;kt&uuml;. Ekranda 'bilinmeyen numara' yazıyordu. Annesi onca şeyden sonra &ouml;nlem almaya &ccedil;alışıyor gibiydi. Bu &ccedil;abası boşaydı. &Ccedil;alan telefonu a&ccedil;arak susturdu. Kulağına g&ouml;t&uuml;rerek yorgun sesini duyurdu.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Geldim, yoksun. Onlar i&ccedil;in hayatımdan vazge&ccedil;erim. Yeter ki dur artık. Yaptıkların yetmedi mi? Babamı mı istiyorsun, al. Rahat bırak artık kardeşlerimi.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Karşı taraftan bir s&uuml;re ses &ccedil;ıkmadı. Tam telefonu kapatacakken duyuldu acımasız kadının sesi.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Yine yalvarıyorsun durmam i&ccedil;in, hep istediğim gibi. Bana ne kadar kafa tutsan da aslında hi&ccedil; değişmemişsin. Hala aynı &ccedil;ocuksun ve ben seni yine sobeledim.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Derin bir sessizlik oluştu.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Sana bir s&uuml;rprizim olacak benim g&uuml;zel, masum g&ouml;r&uuml;nen kızım. Annenin sana &ccedil;ok g&uuml;zel bir hediyesi var. Evde seni bekliyor.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>G&ouml;z&uuml;n&uuml;n &ouml;n&uuml;ne kardeşleri gelince panikledi. Yapmış olamazdı değil mi?<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Eğer kardeşlerimin kılına zarar geldiyse seni bulur &ouml;ld&uuml;r&uuml;r&uuml;m. Onları canlı g&ouml;remezsem seni &ouml;ld&uuml;r&uuml;r&uuml;m.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Git de g&ouml;r.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Telefon suratına kapandı. Yerden destek alarak kalktı ayağa. Hızlı adımlarla geldiği yolu geri d&ouml;n&uuml;yordu. Aklından bir s&uuml;r&uuml; şey ge&ccedil;iriyordu. Eğer babası eve varmışsa, kadının &ccedil;ocuklara ulaşması zor olabilirdi. K&ouml;t&uuml; his yoktu bu kez i&ccedil;inde. Koşmaya hali kalmamıştı. Bacaklarında ağrı vardı. Bu ağrı k&ouml;t&uuml;ye işaretti. Ne zaman ağrısı olsa d&uuml;ş&uuml;p bayılıyordu. Kardeşleri i&ccedil;in sıktı dişini. Sağa sola tutunarak ilerlemeye devam etti. G&uuml;&ccedil; bela eve ulaştığında aklına gelen şey ile olduğu yerde durdu. Az kalsın unutuyordu. Verdiği s&ouml;z&uuml; tutacaktı. Etrafı siyah g&ouml;r&uuml;yordu. Derin bir nefes alıp verdi. Yavaş yavaş g&ouml;r&uuml;ş&uuml; d&uuml;zeliyordu. Tutunarak y&uuml;r&uuml;meye devam etti. Ağrısı şiddetleniyordu. Sağ eli ile sol kolunu sıkmaya başladı. Acı odağını değiştirirse ağrıyı daha az hissedeceğini biliyordu. Marketin kapısını a&ccedil;arak i&ccedil;eri girdi. &Ccedil;ikolata reyonundan eline aldığı iki &ccedil;ikolatayı kasaya g&ouml;t&uuml;rd&uuml;. Cebinden &ccedil;ıkardığı on lira ile &ouml;dedi. G&ouml;zlerini kapatıp a&ccedil;arak siyahlığı gidermeye &ccedil;alışıyordu. Para &uuml;st&uuml;n&uuml; ve &ccedil;ikolatalara elini uzattı ama sağ tarafında kalıyordu. Eli boşluğa d&uuml;şt&uuml;. Kasiyerin yardımı ile alıp cebine koydu. Kolunu sıkmaya devam etti. Dayanacak g&uuml;c&uuml; kalmamıştı. Bir sağa bir sola yalpalayarak y&uuml;r&uuml;yordu. Merdivenleri teker teker soluklanarak &ccedil;ıktı.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Cebindeki anahtarı unutup kapıyı &ccedil;aldı. İki &ccedil;ocuğun sesini duyunca sanki t&uuml;m ağrısı ge&ccedil;miş gibiydi. Y&uuml;z&uuml;nde tebess&uuml;m oluştu. Kapı a&ccedil;ıldı. Karşısında kızına korku ile bakan bir baba, hayatta olan kardeşleri vardı. &Ccedil;ikolataları &ccedil;ocuklara uzatarak konuştu.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Tuttum, s&ouml;z&uuml;m&uuml; tuttum.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>D&ouml;nen başına ve kararan g&ouml;zlerine daha fazla karşı koyamadı. Olduğu yerde yığıldı.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uğursuz</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2590</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2590</guid>
<description><![CDATA[ 13 ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_62840ef32ad3c.jpg" length="26399" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 May 2022 11:00:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>Creamisim</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>On &uuml;&ccedil;</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>"Odamda g&uuml;nlerdir yalnızım, ziyanı yok d&uuml;nyada da yıllarca yalnız değil miydim?"</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Yayılan k&ouml;t&uuml; koku ve bağırışlara a&ccedil;tı g&ouml;z&uuml;n&uuml;. Hemen &ccedil;ocukların yanına koştu. G&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; manzara ile neye uğradığını şaşırdı. &Ccedil;ocuklar telaşlı ve korkak bakışlar ile ablalarına bakıyorlardı. Eslem aceleci bir tavırla &ccedil;ocukları mutfaktan &ccedil;ıkarttı. Yanan halıyı su ile s&ouml;nd&uuml;rmeye &ccedil;alıştı. Allah'tan &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k değildi de &ouml;nlemeyi başarabilmişti. &Ccedil;ok korkmuştu o da, uyandığı gibi yangını ve &ccedil;ocukları g&ouml;r&uuml;nce aklı &ccedil;ıkmıştı. Kapının eşiğine baktığında ise yaşlı g&ouml;zlerle birbirine bakan iki &uuml;zg&uuml;n y&uuml;z g&ouml;rd&uuml;.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Sizin bu saatte ayakta ne işiniz var? Nasıl oldu da mutfak bu hale geldi?</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Babam işe gidince biz de uyanalım, kahvaltı hazırlayalım dedik. Sana s&uuml;rpriz yapacaktık abla.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Evet s&uuml;rpriz oldu ama korku dolu bir s&uuml;rpriz. Ya size bir şey olsaydı? Ne yapardım ben. Ben hazırlarım size kahvaltı yasak size mutfak.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-&Ouml;z&uuml;r dileriz. S&ouml;z sensiz bir şey yapmayacağız. Babama s&ouml;yleme olur mu? &Ccedil;ok kızar, d&ouml;ver o da.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Size zarar verecek bir şey asla yapmaz. Buna m&uuml;saade etmem. Hem o &ccedil;ok seviyor sizi. Gelin sarılacağım size.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>K&uuml;&ccedil;&uuml;k adımlar ile Eslem'in yanına gidip sıkıca sarıldılar. Kendi ailelerinin onlara yaptığı eziyetin başkasından geleceğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorlar. Eslem bile bazen d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yor değil. Bazı şeyler hala aşılamadı. İ&ccedil; savaş devam ediyor. Babası ile konuşmalıydı bu konuyu. &Ccedil;ocukları rahatlatabilirdi belki. En &ccedil;ok onların sevgiye ihtiyacı var. Şimdilik rafa kaldırdı.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Hadi bakalım, a&ccedil;ın televizyonu &ccedil;izgi film seyredin. Ben buraları toparlayıp kahvaltı hazırlayayım.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Kafa sallayarak &ccedil;ıktılar mutfaktan. Eslem dağınıklığa el atıp &ccedil;ay suyu koydu. Buzdolabından &ccedil;ıkarttığı kahvaltılıkları bir bir dizdi masaya. &Ccedil;ocukların sevdiğini bildiği i&ccedil;in onlara omlet yaptı. Son olarakta dolaptan &ccedil;ıkardığı portakal suyunu doldurdu bardaklara. Kendi kupasına da demlediği &ccedil;ayı doldurduktan sonra &ccedil;ocukların yanına ilerledi.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Kahvaltı hazır mutfağa gelin. Koşmadan gidin ama.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>&Ccedil;ocukların arkasından giderken kapı &ccedil;aldı. Delikten baktığında elinde kutu, şapkalı ve başı &ouml;ne eğik biri vardı. A&ccedil;tı kapıyı.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Eslem hanım siz misiniz?</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Eslem hanım? Siz kimsiniz?</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Size bir teslimat vardı onu getirdim.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Neden soyadım da s&ouml;ylenmedi? Nereden geliyorsunuz?<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Eslem hanım demem s&ouml;ylendi. Bilgi veremiyorum ne yazık ki. Buyrun, iyi g&uuml;nler.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Kutuyu eline verdikten sonra merdivenleri ikişer inerek uzaklaştı adam. Eslem'in dikkatini &ccedil;eken şey adamın kafasını hi&ccedil; kaldırmayışıydı. &Uuml;zerindeki siyah ceket ona bir yerden tanıdık gelmişti. Kapıyı kapattı ve yere oturup kutuyu a&ccedil;tı. Kendi fotoğrafları vardı. Sokakta kaldığı ilk zamanlarda &ccedil;ekilmiş fotoğraflardı. O geceye dair hatırlayabildiği &uuml;&ccedil; şey vardı. Yağmur, titreyişi ve maskeli adam. Adamı g&ouml;rm&uuml;şt&uuml; fakat kameranın flaşı y&uuml;z&uuml;ne bakmasına izin vermemişti. Kutunun kenarına bant ile yapıştırılan bir kağıt vardı. Kağıdı yırtmadan bantları dişi ile kopardı. Kağıdın kenarında k&uuml;&ccedil;&uuml;k kan lekeleri vardı. Bu onu &uuml;rk&uuml;tmeye yetmişti.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>'Bunu sen istedin k&uuml;&ccedil;&uuml;k hanım. Elimden aldığın ne varsa canını yaka yaka alacağım. İlk kimden başlasam acaba? Şehir dışında olan biricik abinden mi? Yoksa peşinden ayrılmayan k&uuml;&ccedil;&uuml;k k&ouml;pek yavrularından mı? Ben kararımı verdim. Sıra sende!'</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Aklına gelen ilk d&uuml;ş&uuml;nce ile salona ilerledi ve eline telefonu aldı. Abisinin numarasını tuşladı ve dua ederek a&ccedil;ılmasını bekledi. Bir ileri bir geri y&uuml;r&uuml;yordu. İ&ccedil;inde k&ouml;t&uuml; bir his oluşuyordu. Kendisi y&uuml;z&uuml;nden abisine bir şey olsun istemiyordu. Bir sesini duysaydı rahatlayacaktı ama duyduğu ses telesekreterin sesiydi.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>'Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor. L&uuml;tfen daha sonra tekrar deneyiniz.'</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uğursuz</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2589</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2589</guid>
<description><![CDATA[ 12 ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_62840ef32ad3c.jpg" length="26399" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 May 2022 10:58:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>Creamisim</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>On iki</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Hayır ya, ben uyandıracağım.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Hep sen uyandırıyorsun haksızlık bu.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Bir kere de ben uyandırsam ne olacak? Babam bana dedi.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Hayır bana da dedi. Ablamı ben uyandıracağım. &Ccedil;ekil kenara.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>İki k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuk ablalarını uyandırmak i&ccedil;in kendi aralarında tartışıyorlardı. İkisi g&uuml;ne &ccedil;ok mutlu ve enerjik başlamışlardı. Herkes evdeydi ve ablalarına s&uuml;rprizleri vardı. Kim uyandıracak kavgasını s&uuml;rd&uuml;r&uuml;rken tek g&ouml;z&uuml; a&ccedil;ık olan Eslem devreye girdi.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Kavgaya gerek kalmadı &ccedil;ocuklar. Sesinize uyandım. Gelin bakayım kucağıma.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>G&uuml;len y&uuml;zleri ile yatağa atladılar. Birbirlerini &ouml;p&uuml;yor, gıdıklıyor eğleniyorlardı. İlk lafa giren b&uuml;y&uuml;k kardeş Yiğit oldu.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Hadi gel abla, sana s&uuml;rprizimiz var. Babam bizi bekliyor gitmezsek kızar.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Ne s&uuml;rpriziymiş bu? Bakalım bakalım.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Eslem &uuml;zerine hırkasını giyerken bir yandan yataktan inip koşan kardeşlerine bağırdı.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Koşmayın, d&uuml;ş&uuml;p kıracaksınız bir yerinizi.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Biz k&uuml;&ccedil;&uuml;k değiliz abla. Ben sekiz, Yiğit abim on yaşında. O da d&uuml;şm&uuml;yor.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Niye, b&uuml;y&uuml;kler d&uuml;şmez mi hi&ccedil;?<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-D&uuml;şenler yıkılanlardır. Seni hi&ccedil; yıkılırken g&ouml;rmedik. &Ccedil;ok g&uuml;&ccedil;l&uuml;s&uuml;n sen s&uuml;per kahramanlar gibi.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Aile, hi&ccedil; var olmayan. Baba, bir var bir yok. Anne, yaptıklarından zerre pişmanlık duymayan biri. Abla, yok artık. V&uuml;cudundaki yaralar yeni iyileşiyordu. Kalp yarası ise asla ge&ccedil;meyecek bir yaraydı. T&uuml;m bunlara iyi dayanmıştı. Dıştan mutlu gibi g&ouml;z&uuml;kse de aklı hep ge&ccedil;mişte kalacaktı. &Ccedil;abalıyordu, savaşıyordu yeni d&uuml;zene alışmak i&ccedil;in. Bazen başarıyordu da. Daha fazlası gelmiyordu elinden.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-&Ccedil;ocuklar gelsenize artık. Sizi bekliyorum burada.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>&Ccedil;ocuklar, Eslem'in elinden tutarak mutfağa g&ouml;t&uuml;rd&uuml;. Masanın &uuml;zerinde mumları yanan bir pasta, karşısında ise &uuml;&ccedil; g&uuml;len y&uuml;z vardı. Ne olduğunu anlayamadı ilk başta. Alkış sesinden ve kurulan c&uuml;mlelerden anlayabilmişti.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-İyiki doğdun abla, iyiki doğdun abla.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-İyiki doğdun Eslem, iyiki doğdun Eslem.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Daha &ouml;nce kutlayan olmadığı i&ccedil;in bu yılda aynısı olur diye d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;şt&uuml;. Beklenti i&ccedil;ine girmemişti hi&ccedil;. İ&ccedil;ten i&ccedil;e &ccedil;ok mutluydu hissedebiliyordu. G&ouml;zlerinin ışıltısından anlaşılıyordu. İlk doğum g&uuml;n&uuml;n&uuml; sokakta kaldığı zaman &ccedil;&ouml;pte bulduğu par&ccedil;alanmış kek ile kutlamıştı. Dilediği dilek d&uuml;n gibi aklındaydı. Şimdiye bakacak olursa kabul oldu diyebilirdi. Bu sene dileyeceği dilek daha farklı olacaktı. Yavaş adımlarla pastanın karşısına ge&ccedil;ti. Babası ve kardeşleri hala alkışlamaya devam ediyordu. Eğildi ve g&ouml;zlerini kapattı. Kapattığı an ablasının y&uuml;z&uuml; belirdi. Dileğine odaklandı.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>'Gittiği yerde &ccedil;ok rahat etsin. Onun i&ccedil;in huzuru ve mutluluğu diliyorum.'</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>G&ouml;zlerini araladı ve y&uuml;z&uuml;ndeki g&uuml;l&uuml;mseme ile &uuml;fledi mumları. Tek tek sarıldı ailesine. Belki de en mutlu olduğu andı. Bir yarası daha kapanmıştı.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Unutulmak, insanın sırtına y&uuml;klenen en zor y&uuml;kt&uuml;r. Hatırlanmak, bir insanın hayatında &ouml;nemli bir yere sahip olmak &ccedil;ok &ouml;zel duygulardır. Eslem, bunların &ouml;nemini biliyor ve ona g&ouml;re yaşıyordu hayatını. Bu kez unutulmamıştı. Pastanın mumlarını be defa tek başına s&ouml;nd&uuml;rmedi. S&ouml;nd&uuml;rmeyecekti de.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;</span></p>
<p><span>-Eslem, kızım sana bir kargo geldi şimdi. &Ouml;mer abinden hem de.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Babası, kutuyu masaya bırakarak odadan &ccedil;ıkmıştı. Eslem, heyecanlı bir şekilde a&ccedil;tı kutuyu. &Ouml;n&uuml;nde beyaz bir defter ve not vardı. Defteri biraz inceleyip notu okumaya başladı.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Kimsesiz kalmak, b&uuml;y&uuml;mek bir &ccedil;ocuğun atlatabilmesi zor şeydir. Sen yaşadığın en zor s&uuml;re&ccedil;te bile diğer &ccedil;ocuklara umut oldun. Kendini unutup onlarla ilgilendin. Belki bazıları bu kadar şanslı değillerdi ama sen onlara hep iyi geldin. Yiğit ve Mustafa senin sayende bir aileye sahipler. Sen hayatımda g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m en g&uuml;&ccedil;l&uuml; insansın. Yanında olamasam da her zaman aklımda ve kalbimdesin. Kalbimdesiniz. Sana bu defteri almamın sebebi, kendini iyi hissettiğin her an yaz. İyi anılarınla dolup taşsın bu defter. En kısa zamanda kavuşmak dileğiyle. İyiki doğdun ve iyiki varsın. Seni ve sizi &ccedil;ok seven abiniz &Ouml;mer...</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Damlayan g&ouml;zyaşı kağıdı ıslatmıştı. &Uuml;z&uuml;nt&uuml;den değil mutluluktan ağlıyordu. Yazılanlar onu &ccedil;ok duygulandırmıştı. M&uuml;cadelesini herkes g&ouml;rd&uuml; ve sonunda başardı. İstediği noktadaydı. Bir kişi hari&ccedil;. Onu da i&ccedil;inde yaşatıyordu. Kağıdı katlayıp kutusuna geri koydu. Salona ilerledi ve telefonu eline aldı. Abisini arayıp onu sevdiğini s&ouml;yleyecekti. &Ccedil;aldı, &ccedil;aldı ve sonunda a&ccedil;ıldı.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-M&uuml;sait miydin?<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Size her zaman m&uuml;saitim abiciğim. İyisiniz değil mi?<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Evet, evet &ccedil;ok iyiyiz. Doğum g&uuml;n&uuml;m&uuml; kutladık beraber. Hediyeler almışlar bana. Ve senin hediyeni de aldım. Notu da.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-İyi, g&uuml;n&uuml;nde aldığına sevindim. Nasıl peki beğendin mi?<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-&Ccedil;ok beğendim ve birazdan ilk anımı yazmaya başlayacağım. Abi, seni &ccedil;ok seviyorum. Yanımda olduğun i&ccedil;in, bana abilik yaptığın i&ccedil;in de &ccedil;ok teşekk&uuml;r ederim. İyiki varsın.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Sen benim kardeşimsin bu b&ouml;yle kalacak hep. Bende seni seviyorum. Buradaki işlerimi bitirir bitirmez geleceğim yanınıza. Şimdi kapatmam gerek. &Ccedil;ocukları &ouml;p yerime ve &ccedil;ok dikkat edin kendinize. Allah'a emanet olun canımın i&ccedil;leri.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Kendine &ccedil;ok dikkat et. Allah'a emanet ol. G&ouml;r&uuml;ş&uuml;r&uuml;z.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Arkadan gelen sesler ile yanlış zamanda aradığını fark etti Eslem. Bilemezdi tabii, ne yaptığını. S&ouml;ylemek istediklerini s&ouml;ylediği i&ccedil;in i&ccedil;i rahattı. Masaya kalemini ve yeni defterini koydu. İ&ccedil;inde biriktirdiklerini yazmaya başladı..</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uğursuz</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2549</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2549</guid>
<description><![CDATA[ 11 ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_62840ef32ad3c.jpg" length="26399" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 18 May 2022 00:11:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>Creamisim</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>On bir</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>&Ouml;l&uuml;m, ka&ccedil;ınılmaz bir sondur. Bazen bir tercih bazen ise zamanı gelmiştir. Onun ki tercih oldu. Ardında bıraktığı kişileri d&uuml;ş&uuml;nmedi onu d&uuml;ş&uuml;nmedikleri gibi. Bunca zamandır onunla verdiği m&uuml;cadele de onu yine yalnız bıraktı. Korkularının esiri oldu. Ayaklarının altında kırık bir tabure, boynunda nefesini kesen d&uuml;ğ&uuml;ml&uuml; bir halat, elinde sıkıca tuttuğu kağıt par&ccedil;ası. B&ouml;yle veda etmişti her şeye. Hayatsız bir hayatı vardı. Onu isteyen tek bir kişi dahi yoktu. Eslem bile yeni hayatına dahil etmemişti onu. Sevgisizliği o da dibine kadar hissetmişti.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span>&mdash;&mdash;&mdash;</span></p>
<p><span>Donuk bakışlar, buz gibi eller, kırmızı burun ve g&ouml;z hizasında mezar taşı. Ona dair aklında kalan tek anı, kapının arkasına saklanmış dayak yiyen kardeşini izlemesiydi. Nasıl tepki verilebilirdi b&ouml;yle bir şeye? Kızmalı mı, kırılmalı mı, bencillik yapıp isyan mı etmeliydi? Bilemedi.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Toprağa dokundu, kuruydu. Yanında getirdiği su şişesinin kapağını a&ccedil;tı ve toprağı suladı. &Ouml;mer, elindeki zarfı Eslem'e verip geri &ccedil;ekildi.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span>Elinde kalan tek eşya, ablasının ona bıraktığı mektuptu. Kendisini asmadan &ouml;nce Eslem'i arayıp onu son kez g&ouml;rmek istemişti. Eslem, eve gittiğinde g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; şey başı aşağı d&uuml;şm&uuml;ş ablasıydı. Ge&ccedil; kalmıştı. Bir kez daha. Avucunda sıkıca tuttuğu kağıdı a&ccedil;ıp donuk bakışları ile okumaya başladı.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>'Eslem! Uğur'um,</span></p>
<p><span>&Ouml;z&uuml;r dilerim. Her şey i&ccedil;in. Belki bu yaptığıma kızacaksın ama başka &ccedil;arem yoktu. Dayanacak g&uuml;c&uuml; bulamıyorum artık. Bittim ben. T&uuml;kendim. G&uuml;&ccedil;l&uuml; değilim senin gibi. Aldığım her darbe ile daha da g&ouml;m&uuml;ld&uuml;m. En &ccedil;ok kendime kızgınım. Seni koruyamadığım i&ccedil;in. Ablalık yapamadığım i&ccedil;in. Benden nefret etme olur mu? Bende &ccedil;ocuktum ve ne yapmam gerekiyor bilmiyordum ki. Aklım ermiyordu hi&ccedil;bir şeye. Annem sana korkun&ccedil; şeyler yaşatırken bana bunun oyun olduğunu s&ouml;ylemişti. İnanmamıştım. Canının acıdığını g&ouml;rebiliyordum. O ise sana ulaşmamı her defasında engelliyordu. &Ouml;z&uuml;r dilerim. Senin kardeşliğini hak etmediğim gibi yaşamayı da hak etmiyorum. Hep mutlu ol herkesten daha &ccedil;ok hak ediyorsun. Seni &ccedil;ok seviyorum, Uğur'um. Hoş&ccedil;akal..'</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Uğur'um diye tekrarladı i&ccedil;inden. Tek kelime ve insanın hayatını mahvedecek g&uuml;ce sahip. Ablası, kullandığı kelime ile kardeşine umut olmuştu. Mezarın başına ge&ccedil;ti, yazılan yazılarda gezdirdi elini.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Huzurlu uyu, abla.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Arkasını d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;nde hı&ccedil;kırarak ağlayan babasını g&ouml;rd&uuml;. Yanına yaklaşarak kısık ses tonu ile konuştu.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Bu sizin eseriniz. Sen ve o kadının. Beni yanına aldın ama onu kurtaramadın. Ağlayarakta geri getiremezsin. Seninle yaşıyor olmam seni affettiğim anlamına gelmez. Aşamadığım &ccedil;ok şey var hala. Sil yaşını eve gidelim.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>&Ouml;mer abisinin kolunun altına girerek &ccedil;ıkışa ilerlediler. Babası &ouml;n koltuğa, Eslem ise arka koltuğa ge&ccedil;mişti. Kendi ile &ccedil;elişki i&ccedil;erisindeydi. Ailesi y&uuml;z&uuml;nden o da inanmıştı uğursuz olduğuna. Kimseye iyi gelmediğini yıllar &ouml;nce idrak etmişti. Yutkunmayı zorlaştıran bir durum. &Ccedil;ok kez duymuştu 'Uğursuz'sun' kelimesini. Ablası iyi anlamda s&ouml;yleyince doğruluğunu tartıyordu kendi &ccedil;apında.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Değiştirmesen olur mu? Seviyorum bu şarkıyı.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>&Ouml;mer, Eslem'in sorusuna cevap olarak elini radyodan &ccedil;ekti. Eslem, şarkıyı onu anlattığı i&ccedil;in seviyordu. S&ouml;zlerinde derin anlamlar vardı.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>G&uuml;ld&uuml;m ağladım ve sevdim</span></p>
<p><span>Terk ettim ve terk edildim</span></p>
<p><span>Hi&ccedil; bakmadan arkama geldim yolun sonuna</span></p>
<p><span>G&ouml;zlerimi a&ccedil;amadım sonsuza dek k&ouml;r kaldım</span></p>
<p><span>Kalktım, d&uuml;şt&uuml;m hep yenildim</span></p>
<p><span>Umutlarımı kaybettim</span></p>
<p><span>Koydum y&uuml;kseğe &ccedil;ıta, sessiz &ccedil;ığlıklar attım</span></p>
<p><span>Kanla, terle, g&ouml;z yaşıyla denedim aşamadım</span></p>
<p><span>Madem kırıldı kalem</span></p>
<p><span>Vazge&ccedil;tim her şeyden</span></p>
<p><span>Bir ben vardı bende</span></p>
<p><span>Sırra bastı kadem</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;</span></p>
<p><span>Evin &ouml;n&uuml;ne geldiklerinde arabadan ilk inen babası oldu. Eslem tam kapıyı a&ccedil;acak iken &Ouml;mer durdurdu.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Eslem, seninle konuşmak istiyorum.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Bir şey mi oldu?</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Oldu gibi. Manisa'ya d&ouml;nmem gerekiyor. Amcamın şirkette bana ihtiyacı var. Oğlu batırdı işleri ben toparlayacağım.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Ne kadar s&uuml;recek peki?</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Bilmiyorum, en fazla bir ay.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Y&uuml;z&uuml; d&uuml;şm&uuml;şt&uuml;. &Ouml;nce ablasını kaybetti şimdi de abisi yalnız bırakıyordu. İ&ccedil;inde k&ouml;t&uuml; bir his oluşmuştu Eslem'in. Bir şey olacak gibi geliyordu ona. Birden b&ouml;yle hissetmesi hayra alamet değildi.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-İyi olacak mısın orada?</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Hi&ccedil; merak etme, &ccedil;ok iyi olacağım.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Kafa sallayarak indi arabadan peşinden de abisi. Bırakmak istemezcesine sardı k&uuml;&ccedil;&uuml;k kolları ile abisinin g&ouml;vdesini. İstemiyordu gitmesini belli de ediyordu. Birine daha bir şey olmasını istemiyordu haklı olarak.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-İyi olduğundan emin olmak i&ccedil;in arada yoklayacağım seni.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Sende rapor vereceksin ona g&ouml;re. G&uuml;&ccedil;l&uuml; olacaksın, &ouml;zellikle k&uuml;&ccedil;&uuml;k kardeşlerin i&ccedil;in. G&uuml;c&uuml;nden destek alıyorlar. Bırakma kendini.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Biliyorum, g&ouml;zlerinde g&ouml;r&uuml;yorum. Teşekk&uuml;r ederim her şey i&ccedil;in.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Siz iyi olun gerekirse canımı veririm. Ben yokken canınızı sıkan bir durum olursa ara hemen gelirim.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-İlla ki olur. Biri bitse biri başlıyor. Acil bir şey olmazsa aramam ama.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Tamamdır anlaştık. Ben gideyim, toparlanayım akşam kuzenimle &ccedil;ıkacağız haber veririm.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Peki, &ccedil;ok dikkat et kendine olur mu? &Uuml;ş&uuml;tme, hasta olma, kalın giyin.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Aklın kalmasın aradığında sesim hep iyi &ccedil;ıkacak. Hadi &ccedil;ık yukarı &ccedil;ocuklar &ouml;zlemişlerdir ablalarını.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-G&ouml;r&uuml;ş&uuml;r&uuml;z.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-G&ouml;r&uuml;ş&uuml;r&uuml;z.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Dedi ve el salladı. &Ouml;mer, işini halletmek i&ccedil;in hemen arabaya bindi ve yola koyuldu. Eslem ise k&ouml;t&uuml; bir şey olmaması i&ccedil;in dua ediyordu..</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uğursuz</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2548</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2548</guid>
<description><![CDATA[ 10 ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_62840ef32ad3c.jpg" length="26399" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 18 May 2022 00:09:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>Creamisim</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Sessizliğin i&ccedil;indeyim,</span></p>
<p><span>&Ccedil;ok karanlık bir yerdeyim.</span></p>
<p><span>Uzat bana ellerini,</span></p>
<p><span>Korkuyorum, derindeyim.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Acı &ccedil;ekmek nedir? K&uuml;&ccedil;&uuml;kken bisikletten d&uuml;ş&uuml;p dizini incitmek mi? Top oynarken d&uuml;şmek mi? Bunların hi&ccedil;biri ger&ccedil;ek acıyı tarif bile edemez. Ger&ccedil;ek acı, anneni kaybetmektir. Sevgisizliği dibine kadar hissetmektir ve her karşına &ccedil;ıkan kişi de sevgiyi, değeri aramaktır. Bir insan annesini kaybettiğinde, kendi d&uuml;nyasını da kaybetmiştir.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Eslem, annesi ile bir tane bile g&uuml;zel anı yakalayamamıştı. Annesi ile saklamba&ccedil; oynardı k&uuml;&ccedil;&uuml;kken. Anne, korkun&ccedil; bir ebe kızı ise masum bir oyuncuydu. Her sobelendiğinde sonu k&ouml;t&uuml; biterdi. Oysa ki, sobelenmemek i&ccedil;in &ccedil;ok dua ederdi. Neden kabul olmadığını da bir t&uuml;rl&uuml; anlayamazdı. Bir yerde hata yaptığını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rd&uuml; hep. Annesi ile yakalayamadığı g&uuml;zel anları babası ile yakalamak istiyordu artık. Ailenin ne demek olduğunu bilmek, hatırlamak istiyordu. Dışarıdan bakıldığında olgun bir kız gibi dursa da, i&ccedil;inde bir &ccedil;ocuk b&uuml;y&uuml;t&uuml;yordu. Yeniden kaybedemezdi..</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>1 Ay Sonra</span></p>
<p><span>Babasına isteğini s&ouml;ylemesinin &uuml;zerinden tam bir ay ge&ccedil;mişti. Yeniden başlamak i&ccedil;in tek şansları vardı. Ge&ccedil; kalınan her şeye yetişmek i&ccedil;in tek şans. Babası, bunu şimdilik g&uuml;zel değerlendiriyordu. Kızını ve iki k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuğu kira da kaldığı evine getirmişti. Evde yeni d&uuml;zeni az da olsa oturtabilmişlerdi. K&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuklar &ccedil;ok sevin&ccedil;lilerdi. Birilerinin onlara sahip &ccedil;ıkması mutlu ediyordu.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Eslem'in i&ccedil;inde korku vardı. Sanki her an yeni yakaladıkları mutlulukları bozulacak gibi geliyordu ona. Belli etmemeye &ccedil;alışıyordu. Bir yandan ise aklı &Ouml;mer abisindeydi. Annesini kaybetmişti o da ve cenaze işlemleri i&ccedil;in memleketi olan Manisa'ya gitmişti. Onun bu hayata tutunmasının tek sebebi annesiydi. (Kalp krizi nedeni ile kaybetmişti.) Kimsesiz değildi &Ouml;mer. &Uuml;&ccedil; tanr g&uuml;zel kardeşi vardı. Hayatının geri kalanını onlara adayacaktı. Mezar başında annesine verdiği s&ouml;z buydu.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;</span></p>
<p><span>-Kızım ben &ccedil;ıkıyorum. Allah'a emanet olun. Bir şey olursa ara ev telefonundan tamam mı?</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Tamam, dikkatli ol.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Babasını işe yolcu ettikten sonra &ccedil;ocuklara bakmak i&ccedil;in odanın kapısını araladı. İkisininde keyfi yerindeydi. Ellerinde &ccedil;ikolata, &ccedil;izgi film seyrediyorlardı. Onların bu g&uuml;zel haline i&ccedil; &ccedil;ekip salona ge&ccedil;ti. &Ouml;mer abisinin numarasını tuşlayıp aradı. Bir &ccedil;aldı, iki &ccedil;aldı, &uuml;&ccedil; &ccedil;aldı fakat a&ccedil;madı. Israrcı davranmak istemediği i&ccedil;in kapattı telefonu. Nasıl olsa geri d&ouml;n&uuml;ş yapardı. Koltuğa oturmasına ramak kala kapı &ccedil;aldı. Delikten baktığında annesinin olduğunu g&ouml;rd&uuml;. A&ccedil;mak ve a&ccedil;mamak arasında kararsızdı. A&ccedil;maktan başka şansı yoktu farkındaydı. Evde yokuz numarasını yapamazdı.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Kapının arkasında beklediğini biliyorum.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Diğer tarafta sen olunca insan korkuyor. Teredd&uuml;tte kaldım.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Bu sefer korkutmaya gelmedim emin ol.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Değilim.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Korkundan i&ccedil;eriye almayacaksın herhalde.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Senden korkmuyorum.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Dedi ve kapıyı a&ccedil;tı. Ge&ccedil;mesi i&ccedil;in kenara kaydı. Kadın, karşısında cesaretli birini g&ouml;rmeyi beklemiyordu. Kızın soğukkanlılığını hissetmişti. Bakışlarından anlaşılıyordu. Salona ge&ccedil;erken şaşkınlığını gizleyemedi.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Kısa s&uuml;rede iyi yerleşim. Baban nerede?</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Ne istiyorsun?</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>İki g&ouml;z de birbirine nefret ile bakıyordu. &Ccedil;ekilen acılar farklı, istekler aynıydı aslında. İki tarafta aile olmak istiyordu. Biri korkusuna diğeri ise aşkına yenilmişti. Kendilerini kontrol edebilselerdi, kendilerine g&uuml;venebilselerdi farklı olabilirdi her şey. Bir yuvanın yıkımı bu kadar kolay olamazdı hem.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Asıl sen neyin peşindesin? Bir sonraki planın ne?<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Bir sonraki? İlk planım neymiş?</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-İlki, sevdiğim adamı elimden almaktı. Tebrikler, başarılı oldun.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Sen ger&ccedil;ek bir ruh hastasısın. Ben senin karnındaydım be, nasıl bunu planlayabilirdim? Beni aldırmayıp doğuran sensin. Asıl sana tebrikler hayatımı mahvettin.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Bizi bu hale getiren sensin. Sen olmasaydın ailem dağılmayacaktı. Biz savrulmayacaktık b&ouml;yle.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Aldırsaydın &ouml;ğrendiğin an. Ne dememi bekliyorsun? V&uuml;cudum da tek sağlam yer bırakmadın. Merdivenden yuvarlandım, &ccedil;ıplak halimle soğuk havada iki g&uuml;n kapının &ouml;n&uuml;nde bıraktın, sopayla d&ouml;vd&uuml;n. Sen, doğar doğmaz bana hayatın acımasız olduğunu g&ouml;sterdin. Sen daha da acımasızsın.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>İki k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuğun odadan &ccedil;ıkıp yanlarına gelmesi ile susmuştu. Onların yanında konuşamazdı.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Siz niye &ccedil;ıktınız? Hadi gelin başka bir &ccedil;izgi film a&ccedil;ayım size.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Biz korktuk. Bağırıyordun sen.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Korkmayın, sadece konuşuyorduk. Bağırma yok.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>&Ccedil;ocukların elinden tutup k&uuml;&ccedil;&uuml;k odalarına geri g&ouml;t&uuml;rd&uuml;. Geri d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;nde ise daha sakin bir tonda konuşuyordu.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Daha fazla sorun &ccedil;ıkarmadan git artık.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-İstediğini alamayacaksın. Kocamı yeniden almana izin vermem.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Tek isteğim sıcak bir yuva. Beni seven, &ouml;nemseyen bir ailem olsun istiyorum. Neden bir kez de benim a&ccedil;ımdan bakmıyorsun?</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Yuvaymış, hadi oradan. Ne zaman keseceksin bu masum kız ayaklarını. Seni d&ouml;vd&uuml;ğ&uuml;mde bile bir başkasına gider hemen ağlardın. Hala &ouml;ylesin.</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Canımı acıttığın bir kez olsun aklına gelmedi mi? Sen bir &ccedil;ocuğa, kendi &ccedil;ocuğuna neler yaşattın hala idrak edemiyor musun? Nasıl bir zihniyete sahipsin, nasıl bir insansın sen ya?!</span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Eslem, &ccedil;ocukları korkutmamak i&ccedil;in sakin kalmaya &ccedil;alışıyordu. Bu kadın biraz daha burada kalırsa elinden bir kaza &ccedil;ıkacaktı.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Defol git, defol. Asıl ben senin hayatımı mahvetmene izin vermeyeceğim. Sen aslında zayıf bir kadınsın. Ger&ccedil;ekleri hazmedemeyip, &ouml;fkesini masum birinden &ccedil;ıkaracak kadar zavallısın. &Ouml;nceden olsa evet, korkardım. Şimdi, sana sadece acıyorum. Benden aldığın ne varsa hepsinin en g&uuml;zelini yazacağım. Senin yaşayamadığın ne varsa ben yaşayacağım.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Ağır ve uzun konuşmanın ardından kadının g&ouml;z&uuml;ne korkusuzca bakıyordu. Başı dik, eli kapıyı g&ouml;steriyordu. Kadının cevap vermesine izin vermeden kolundan tutup dışarı attı. Kapının kapanması ile yere &ccedil;&ouml;kmesi bir oldu. Bacakları titriyordu. Kollarını kavuşturdu, başını dizine yaslayıp saymaya başladı.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Bir, iki, &uuml;&ccedil;, d&ouml;rt, beş, ge&ccedil;ecek. Ge&ccedil;ireceğim. Sakin ol, sakin. Az kaldı ge&ccedil;ecek.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Kapı sesi duyduğu halde başını kaldırmadı. Bir ileri bir geri sallanıyordu. &Ccedil;ocuklardan biri elinde bir bardak su ile ablasının yanına geldi. Suyu yere indirdi ve k&uuml;&ccedil;&uuml;k elleriyle elini tuttu.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>-Sana su getirdim. Gelirken birazcık d&ouml;kt&uuml;m ama bak dolu hala. Hadi i&ccedil; abla, korkuyorum.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Başını kaldırıp kardeşine baktı. Yalancı bir tebess&uuml;m ile yerdeki suyu alıp i&ccedil;ti. İşte, kardeşlik b&ouml;yle bir şey. İki, &uuml;&ccedil; ay &ouml;ncesine kadar birbirlerine yabancılardı. İşler değişti tabii. Babası, &Ouml;mer abisi ve iki k&uuml;&ccedil;&uuml;k kardeşi ile aile olmuşlardı. Eslem i&ccedil;in &ccedil;ok &ouml;nemliydi.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span>Hayat istediği kadar adil olmasın. Her şey elinizden alınabilir. Kazanmaya yakınken birden yenilgiye uğrayabilirsiniz hatta. Unutmayın, bir kapı kapanır ve bir kapı a&ccedil;ılır..</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uğursuz</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2375</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2375</guid>
<description><![CDATA[ Sıfır dokuz ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_62175e9b4ece2.jpg" length="19492" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 09 May 2022 23:43:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>Creamisim</dc:creator>
<media:keywords>Uğursuz, sıfır, dokuz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><b>On</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Sessizliğin i&ccedil;indeyim,</b></span></p>
<p><span><b>&Ccedil;ok karanlık bir yerdeyim.</b></span></p>
<p><span><b>Uzat bana ellerini,</b></span></p>
<p><span><b>Korkuyorum, derindeyim.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Acı &ccedil;ekmek nedir? K&uuml;&ccedil;&uuml;kken bisikletten d&uuml;ş&uuml;p dizini incitmek mi? Top oynarken d&uuml;şmek mi? Bunların hi&ccedil;biri ger&ccedil;ek acıyı tarif bile edemez. Ger&ccedil;ek acı, anneni kaybetmektir. Sevgisizliği dibine kadar hissetmektir ve her karşına &ccedil;ıkan kişi de sevgiyi, değeri aramaktır. Bir insan annesini kaybettiğinde, kendi d&uuml;nyasını da kaybetmiştir.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><span><span class="Apple-converted-space"><b></b></span></span></p>
<p><span><b>Eslem, annesi ile bir tane bile g&uuml;zel anı yakalayamamıştı. Annesi ile saklamba&ccedil; oynardı k&uuml;&ccedil;&uuml;kken. Anne, korkun&ccedil; bir ebe kızı ise masum bir oyuncuydu. Her sobelendiğinde sonu k&ouml;t&uuml; biterdi. Oysa ki, sobelenmemek i&ccedil;in &ccedil;ok dua ederdi. Neden kabul olmadığını da bir t&uuml;rl&uuml; anlayamazdı. Bir yerde hata yaptığını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rd&uuml; hep. Annesi ile yakalayamadığı g&uuml;zel anları babası ile yakalamak istiyordu artık. Ailenin ne demek olduğunu bilmek, hatırlamak istiyordu. Dışarıdan bakıldığında olgun bir kız gibi dursa da, i&ccedil;inde bir &ccedil;ocuk b&uuml;y&uuml;t&uuml;yordu. Yeniden kaybedemezdi..</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>1 Ay Sonra</b></span></p>
<p><span><b>Babasına isteğini s&ouml;ylemesinin &uuml;zerinden tam bir ay ge&ccedil;mişti. Yeniden başlamak i&ccedil;in tek şansları vardı. Ge&ccedil; kalınan her şeye yetişmek i&ccedil;in tek şans. Babası, bunu şimdilik g&uuml;zel değerlendiriyordu. Kızını ve iki k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuğu kira da kaldığı evine getirmişti. Evde yeni d&uuml;zeni az da olsa oturtabilmişlerdi. K&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuklar &ccedil;ok sevin&ccedil;lilerdi. Birilerinin onlara sahip &ccedil;ıkması mutlu ediyordu.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Eslem'in i&ccedil;inde korku vardı. Sanki her an yeni yakaladıkları mutlulukları bozulacak gibi geliyordu ona. Belli etmemeye &ccedil;alışıyordu. Bir yandan ise aklı &Ouml;mer abisindeydi. Annesini kaybetmişti o da ve cenaze işlemleri i&ccedil;in memleketi olan Manisa'ya gitmişti. Onun bu hayata tutunmasının tek sebebi annesiydi. (Kalp krizi nedeni ile kaybetmişti.) Kimsesiz değildi &Ouml;mer. &Uuml;&ccedil; tanr g&uuml;zel kardeşi vardı. Hayatının geri kalanını onlara adayacaktı. Mezar başında annesine verdiği s&ouml;z buydu.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;</b></span></p>
<p><span><b>-Kızım ben &ccedil;ıkıyorum. Allah'a emanet olun. Bir şey olursa ara ev telefonundan tamam mı?</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Tamam, dikkatli ol.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Babasını işe yolcu ettikten sonra &ccedil;ocuklara bakmak i&ccedil;in odanın kapısını araladı. İkisininde keyfi yerindeydi. Ellerinde &ccedil;ikolata, &ccedil;izgi film seyrediyorlardı. Onların bu g&uuml;zel haline i&ccedil; &ccedil;ekip salona ge&ccedil;ti. &Ouml;mer abisinin numarasını tuşlayıp aradı. Bir &ccedil;aldı, iki &ccedil;aldı, &uuml;&ccedil; &ccedil;aldı fakat a&ccedil;madı. Israrcı davranmak istemediği i&ccedil;in kapattı telefonu. Nasıl olsa geri d&ouml;n&uuml;ş yapardı. Koltuğa oturmasına ramak kala kapı &ccedil;aldı. Delikten baktığında annesinin olduğunu g&ouml;rd&uuml;. A&ccedil;mak ve a&ccedil;mamak arasında kararsızdı. A&ccedil;maktan başka şansı yoktu farkındaydı. Evde yokuz numarasını yapamazdı.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Kapının arkasında beklediğini biliyorum.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Diğer tarafta sen olunca insan korkuyor. Teredd&uuml;tte kaldım.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Bu sefer korkutmaya gelmedim emin ol.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Değilim.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Korkundan i&ccedil;eriye almayacaksın herhalde.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Senden korkmuyorum.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Dedi ve kapıyı a&ccedil;tı. Ge&ccedil;mesi i&ccedil;in kenara kaydı. Kadın, karşısında cesaretli birini g&ouml;rmeyi beklemiyordu. Kızın soğukkanlılığını hissetmişti. Bakışlarından anlaşılıyordu. Salona ge&ccedil;erken şaşkınlığını gizleyemedi.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Kısa s&uuml;rede iyi yerleşim. Baban nerede?</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Ne istiyorsun?</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>İki g&ouml;z de birbirine nefret ile bakıyordu. &Ccedil;ekilen acılar farklı, istekler aynıydı aslında. İki tarafta aile olmak istiyordu. Biri korkusuna diğeri ise aşkına yenilmişti. Kendilerini kontrol edebilselerdi, kendilerine g&uuml;venebilselerdi farklı olabilirdi her şey. Bir yuvanın yıkımı bu kadar kolay olamazdı hem.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Asıl sen neyin peşindesin? Bir sonraki planın ne?<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Bir sonraki? İlk planım neymiş?</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-İlki, sevdiğim adamı elimden almaktı. Tebrikler, başarılı oldun.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Sen ger&ccedil;ek bir ruh hastasısın. Ben senin karnındaydım be, nasıl bunu planlayabilirdim? Beni aldırmayıp doğuran sensin. Asıl sana tebrikler hayatımı mahvettin.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Bizi bu hale getiren sensin. Sen olmasaydın ailem dağılmayacaktı. Biz savrulmayacaktık b&ouml;yle.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Aldırsaydın &ouml;ğrendiğin an. Ne dememi bekliyorsun? V&uuml;cudum da tek sağlam yer bırakmadın. Merdivenden yuvarlandım, &ccedil;ıplak halimle soğuk havada iki g&uuml;n kapının &ouml;n&uuml;nde bıraktın, sopayla d&ouml;vd&uuml;n. Sen, doğar doğmaz bana hayatın acımasız olduğunu g&ouml;sterdin. Sen daha da acımasızsın.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>İki k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuğun odadan &ccedil;ıkıp yanlarına gelmesi ile susmuştu. Onların yanında konuşamazdı.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Siz niye &ccedil;ıktınız? Hadi gelin başka bir &ccedil;izgi film a&ccedil;ayım size.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Biz korktuk. Bağırıyordun sen.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Korkmayın, sadece konuşuyorduk. Bağırma yok.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>&Ccedil;ocukların elinden tutup k&uuml;&ccedil;&uuml;k odalarına geri g&ouml;t&uuml;rd&uuml;. Geri d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;nde ise daha sakin bir tonda konuşuyordu.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Daha fazla sorun &ccedil;ıkarmadan git artık.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-İstediğini alamayacaksın. Kocamı yeniden almana izin vermem.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Tek isteğim sıcak bir yuva. Beni seven, &ouml;nemseyen bir ailem olsun istiyorum. Neden bir kez de benim a&ccedil;ımdan bakmıyorsun?</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Yuvaymış, hadi oradan. Ne zaman keseceksin bu masum kız ayaklarını. Seni d&ouml;vd&uuml;ğ&uuml;mde bile bir başkasına gider hemen ağlardın. Hala &ouml;ylesin.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Canımı acıttığın bir kez olsun aklına gelmedi mi? Sen bir &ccedil;ocuğa, kendi &ccedil;ocuğuna neler yaşattın hala idrak edemiyor musun? Nasıl bir zihniyete sahipsin, nasıl bir insansın sen ya?!</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Eslem, &ccedil;ocukları korkutmamak i&ccedil;in sakin kalmaya &ccedil;alışıyordu. Bu kadın biraz daha burada kalırsa elinden bir kaza &ccedil;ıkacaktı.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Defol git, defol. Asıl ben senin hayatımı mahvetmene izin vermeyeceğim. Sen aslında zayıf bir kadınsın. Ger&ccedil;ekleri hazmedemeyip, &ouml;fkesini masum birinden &ccedil;ıkaracak kadar zavallısın. &Ouml;nceden olsa evet, korkardım. Şimdi, sana sadece acıyorum. Benden aldığın ne varsa hepsinin en g&uuml;zelini yazacağım. Senin yaşayamadığın ne varsa ben yaşayacağım.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Ağır ve uzun konuşmanın ardından kadının g&ouml;z&uuml;ne korkusuzca bakıyordu. Başı dik, eli kapıyı g&ouml;steriyordu. Kadının cevap vermesine izin vermeden kolundan tutup dışarı attı. Kapının kapanması ile yere &ccedil;&ouml;kmesi bir oldu. Bacakları titriyordu. Kollarını kavuşturdu, başını dizine yaslayıp saymaya başladı.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Bir, iki, &uuml;&ccedil;, d&ouml;rt, beş, ge&ccedil;ecek. Ge&ccedil;ireceğim. Sakin ol, sakin. Az kaldı ge&ccedil;ecek.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Kapı sesi duyduğu halde başını kaldırmadı. Bir ileri bir geri sallanıyordu. &Ccedil;ocuklardan biri elinde bir bardak su ile ablasının yanına geldi. Suyu yere indirdi ve k&uuml;&ccedil;&uuml;k elleriyle elini tuttu.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Sana su getirdim. Gelirken birazcık d&ouml;kt&uuml;m ama bak dolu hala. Hadi i&ccedil; abla, korkuyorum.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Başını kaldırıp kardeşine baktı. Yalancı bir tebess&uuml;m ile yerdeki suyu alıp i&ccedil;ti. İşte, kardeşlik b&ouml;yle bir şey. İki, &uuml;&ccedil; ay &ouml;ncesine kadar birbirlerine yabancılardı. İşler değişti tabii. Babası, &Ouml;mer abisi ve iki k&uuml;&ccedil;&uuml;k kardeşi ile aile olmuşlardı. Eslem i&ccedil;in &ccedil;ok &ouml;nemliydi.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Hayat istediği kadar adil olmasın. Her şey elinizden alınabilir. Kazanmaya yakınken birden yenilgiye uğrayabilirsiniz hatta. Unutmayın, bir kapı kapanır ve bir kapı a&ccedil;ılır..</b></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uğursuz</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2374</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2374</guid>
<description><![CDATA[ Sıfır sekiz ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_62175e9b4ece2.jpg" length="19492" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 09 May 2022 23:41:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>Creamisim</dc:creator>
<media:keywords>Uğursuz, sıfır, sekiz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><b>Sekiz</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>G&ouml;zlerini a&ccedil;tığında nasıl oldu da kendini bu ortamda buldu hatırlayamadı. Baş ağrısı vardı, y&uuml;z&uuml;n&uuml; buruşturdu. Sağında babası, solunda ablası ve karşısında kaşları &ccedil;atık annesi vardı. Sessizliği bozan ilk kişi annesi oldu.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Niye &ouml;lmedin sen?<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Keşke o sessizlik sonsuza kadar s&uuml;rseydi de bu soruyu duymasaydı. Bir anne, evladına nasıl b&ouml;yle bir şey s&ouml;yleyebilirdi? Onca yaşanan şeyden sonra bir de. T&uuml;m bakışlar kadına y&ouml;nelirken Eslem yanıtladı.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Yaşıyor gibi miyim? Beni ne hale getirdiğinin hala farkında değil misin? Senin y&uuml;z&uuml;nden bu haldeyim.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Sesler yavaş yavaş y&uuml;kselmeye başlıyordu. Birbirlerine nefretle bakan anne-kız i&ccedil;in bug&uuml;n hesaplaşma g&uuml;n&uuml;yd&uuml;. Bir yandan kendini anlatmak i&ccedil;in sıra bekleyen baba vardı tabii. Ailesini bu hale getiren asıl su&ccedil;lu babaydı. Aciz, korkak ve zavallı biriydi. Karısını, iki kız &ccedil;ocuğunu bırakıp on yedi yıl boyunca aramayan sorumsuz bir baba. Şimdi ne y&uuml;zle &ccedil;ıkıp gelmişti ki? Ne dilenecekti, af mı? &Ccedil;ok ge&ccedil;. Sevgi mi? Hak etmiyor bile.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Eslem, sakinleş biraz l&uuml;tfen. Sana bir şey olsun istemiyorum ne olur.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Ablası yine korkaklığını g&uuml;n y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;ıkarmıştı. Eslem ise onun y&uuml;z&uuml;ne bile bakmadan koltuğun k&ouml;şesine sinmiş olan babasına d&ouml;nd&uuml;. Baba kelimesi midesini bulandırıyordu. Karşısındaki adam onun i&ccedil;in bir yabancıdan farksızdı. Nasıl bir hayattı bu, herkes işlediği g&uuml;nahların &uuml;zerini &ouml;rtme derdindeydi. Bazıları da nasıl arttırabilirim d&uuml;ş&uuml;ncesindeydi. Her şey i&ccedil;in &ccedil;ok ge&ccedil; kalındı. Telafisi olmayan hatalar yapıldı. Bunun gibi.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Seni tanımıyorum biliyor musun? Aklımda hi&ccedil; yer edinmemişsin. Bir fotoğrafın dahi yok cebimden &ccedil;ıkartıp g&ouml;sterebileceğim. Sende tanımıyorsun ki. İlkim olan her şeyi ka&ccedil;ırdın mesela. İlk adımıma, ilk kelimeyi s&ouml;yleyişime, ilk d&uuml;ş&uuml;ş&uuml;me şahit olamadın. Sana kızgın değilim. Sana &uuml;z&uuml;l&uuml;yorum. B&ouml;yle bir kadınla evli olduğun i&ccedil;in. Kaybeden taraf olduğun i&ccedil;in.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>S&ouml;zlerden &ccedil;ok birbirlerine olan bakışları can yakıyordu. Asıl s&ouml;ylemek istediğini g&ouml;zleri ile yabancı adama aktarmıştı. Adam tek kelime edemedi. Ne diyebilirdi ki? &Ouml;z&uuml;r dilese her şey eskisi gibi olamazdı ya. Pişmanlığı ile yanıp kavrulurdu ancak. İkisininde birbirine ihtiyacı vardı belki de fakat yanlış zamandı.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Eslem, daha fazla kalmak istemedi. Annesi denen kadına baktık&ccedil;a kusma isteği geliyordu. Ablasını zaten g&ouml;rmezden geliyordu. Babasına diyecek bir şey yoktu. Zamanında kimseye g&ouml;r&uuml;nmeden sessizce kapattığı kapıyı şimdi b&uuml;y&uuml;k g&uuml;r&uuml;lt&uuml; ile kapatıyordu. Dışarıya &ccedil;ıktığında onu yağmur bekliyordu. Ev g&ouml;r&uuml;ş hizasından &ccedil;ıktığında ıslak kaldırıma &ccedil;&ouml;km&uuml;şt&uuml;. O sırada ise ona doğru gelen &Ouml;mer'i g&ouml;rd&uuml;.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Ani bir sinirle binadan &ccedil;ıkınca kendine zarar vereceğini d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;şt&uuml;m. Biraz korkuttun beni. Ş&uuml;k&uuml;r iyisin. Bakmadığım yer kalmadı. Şans eseri g&ouml;rd&uuml;m seni. Ne işin var senin burada?</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>&Ouml;mer bir yandan s&ouml;zlerini sıralayıp bir yandan montunu kıza giydiriyordu. Merak ettirmişti kız kendini. K&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuklar arasında adamı anlayan tek kişi bu kızdı. Eslem, yorgun bakışları ile adama bakıp fısıldadı.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Bana acıyor musun?<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Hayır, sana neden acıyayım ki?<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Kendimi ne zaman &ouml;ld&uuml;rmeliyim?</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Eslem, ne &ouml;l&uuml;m&uuml; ne sa&ccedil;malıyorsun?</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-İstediğim cevapları vermiyorsun bana.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Cevaplamak istemediğim sorular soruyorsun.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Eslem, &Ouml;mer'i ş&uuml;phelendirdi bir kere. Artık adamın bakışları hep &uuml;zerinde olacaktı. Buna kendini hazırlamalıydı. Hem tenha sokakta olmaları hem de b&ouml;yle sorular sorulması adamı yeterince tedirgin etmişti.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Başım &ccedil;ok ağrıyor. Binaya g&ouml;t&uuml;r&uuml;r m&uuml;s&uuml;n beni.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Tamam.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Adam kucağına aldı ve ağır adımlar ile arabaya ilerlediler. Elinde tuttuğu anahtar ile arabanın kapısını &ccedil;ok zorlanmadan a&ccedil;tı. Kızı arka koltuğa yatırdıktan sonra s&uuml;r&uuml;c&uuml; koltuğuna ge&ccedil;ip aracı &ccedil;alıştırdı. Ve kimsesizler yurduna geri d&ouml;nd&uuml;ler..</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>G&uuml;ld&uuml;m, ağladım ve sevdim.</b></span></p>
<p><span><b>Terk ettim ve terk edildim.</b></span></p>
<p><span><b>Hi&ccedil; bakmadan arkama geldim yolun sonuna.</b></span></p>
<p><span><b>G&ouml;zlerimi a&ccedil;amadım, sonsuza dek k&ouml;r kaldım.</b></span></p>
<p><span><b>Kalktım, d&uuml;şt&uuml;m hep yenildim.</b></span></p>
<p><span><b>Umutlarımı kaybettim.</b></span></p>
<p><span><b>Koydum y&uuml;kseğe &ccedil;ıta, sessiz &ccedil;ığlıklar attım.</b></span></p>
<p><span><b>Kanla, terle, g&ouml;z yaşıyla denedim aşamadım.</b></span></p>
<p><span><b>Madem kırıldı kalem,</b></span></p>
<p><span><b>Vazge&ccedil;tim her şeyden,</b></span></p>
<p><span><b>Bir ben vardı bende,</b></span></p>
<p><span><b>Sırra bastı kadem..</b></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uğursuz</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2149</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2149</guid>
<description><![CDATA[ Sıfır yedi ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_62175e9b4ece2.jpg" length="19492" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 21 Apr 2022 21:46:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Creamisim</dc:creator>
<media:keywords>Uğursuz, sıfır, yedi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><b>Yedi</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Gece onlar i&ccedil;in pek de g&uuml;zel ge&ccedil;memişti. Yağmur kırık camlardan i&ccedil;eriye giriyordu. Isınma sorunu yaşarlarken bir de &uuml;st&uuml;ne ıslaklık &ccedil;ıkmıştı. &Ouml;mer ve Eslem n&ouml;betleşerek ayakta kaldılar. K&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocukları kendilerinden daha &ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorlardı. Bu kadar sorunun &uuml;st&uuml;ne sabah erken saatlerde her biri farklı bir yerde para toplamaya &ccedil;ıkmıştı. &Ouml;mer, &ccedil;ocuklara geri d&ouml;neceğini s&ouml;yleyerek annesinin yanına gitmişti. G&uuml;n&uuml;n sonunda kazanılan para ile gereken yapılacaktı.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Eslem, bir mağazanın &ouml;n&uuml;nde oturmuş dileniyordu. &Uuml;st&uuml;nde ıslak battaniye, yerde k&uuml;&ccedil;&uuml;k mendili ile bekliyordu. Yoldan ge&ccedil;en insanlardan bazıları acıyan g&ouml;zlerle bakıyordu. Bu durum Eslem i&ccedil;in &uuml;z&uuml;c&uuml;, &ccedil;&uuml;nk&uuml; o bakışlar ablasını hatırlatıyordu. Onu bu enkazdan &ccedil;ıkaramayan ablasının ona korkan g&ouml;zlerle attığı bakışları. Onu hi&ccedil; aramayan, bulmaya &ccedil;alışmayan ablasını. Başını dizlerine yaslayıp battaniye ile başını kapattı. Kimseyi g&ouml;rmek istemiyordu. İnsanların ona attığı bakışları g&ouml;rmek istemiyordu.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Mağazadan &ccedil;ıkan iki ayrı ses duyuldu. Anne kız tartışıyorlar gibiydi. Asıl dikkat &ccedil;eken şey konuşanların kim olduğuydu.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Kızım c&uuml;zdanımdan para &ccedil;ıkar da şu dilenciye ver. Acınacak halde.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Kız, &ccedil;ıkardığı parayı mendile bıraktı ve arkalarına bakmadan ilerlemeye başladılar. Eslem ise duyduğu ses ile dehşete d&uuml;şm&uuml;şt&uuml;. O sesler hayatını zindana &ccedil;eviren annesine ve korkak ablasına aitti. &Ouml;rt&uuml;y&uuml; gizlice kaldırıp gittiklere y&ouml;ne baktı. Annesi &ouml;nde ablası geride ilerliyordu. Ablasının bir anlık arkasına d&ouml;n&uuml;p bakması ile g&ouml;z g&ouml;ze geldiler. Kız kardeşini kokusundan tanımıştı. İ&ccedil;ten i&ccedil;e yaşadığına ş&uuml;krediyordu. &Ouml;zlemişti onu, annesi elini kolunu bağlamasaydı &ccedil;oktan arar bulurdu. Eslem o evden ka&ccedil;ıp kendini kurtarmıştı evet ama sıkıntılar bitmemişti. Babası bir gece ansızın eve gelip k&uuml;&ccedil;&uuml;k kızını g&ouml;rmek istemişti. Olan biten her şeyi yeni &ouml;ğrenen baba, t&uuml;m pişmanlığı ile geri d&ouml;nm&uuml;şt&uuml; artık. Kızının peşindeydi. Onda a&ccedil;tığı k&ouml;t&uuml; yaraları sarmak istiyordu ve bu pek m&uuml;mk&uuml;n değildi. Ablası, kardeşini g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; ailesi ile paylaşır mıydı?<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>&mdash;&mdash;&mdash;</b></span></p>
<p><span><b>G&uuml;n&uuml;n sonunda t&uuml;m &ccedil;ocuklar binada toplanmışlardı. Biri hari&ccedil;. Eslem, Ayşeg&uuml;l'&uuml; g&ouml;remeyince diğer &ccedil;ocuklara sordu. Hep birlikte d&ouml;nmeleri gerekiyordu.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Siz niye eksiksiniz? Ayşeg&uuml;l nerede?<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Ayşeg&uuml;l geri d&ouml;nmek istemedi. Bir kadını annesi sandı onun peşinden gidiyordu. Koştum ona ama gelmedi.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Ne demek annesi sandı ya? Onu bırakıp giden annesinin peşine mi d&uuml;şecekmiş. Bunca zamandır tek başınıza buradasınız ve bir kere olsun sizi arayan olmadı neyi idrak edemiyorsunuz hala?! Siz artık kim-se-siz &ccedil;ocuklarsınız. Hangi anne &ccedil;ocuğunun dilenmesini ister he? Hangi anne evladına 'dilenci' diyerek ona para atar? Bırakıp gittiler sizi işte vazge&ccedil;in onlardan..</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>K&ouml;şe de olanı izleyen &Ouml;mer'i g&ouml;r&uuml;nce kendini dizginlemeye &ccedil;alıştı. &Ccedil;ok sinirliydi, en &ccedil;okta kendine. Kendine sahip &ccedil;ıkamadığı i&ccedil;in, kendini koruyamadığı i&ccedil;in, karşı gelemediği i&ccedil;in. &Ccedil;ocuklar korkudan yerlerinden kıpırdayamıyorlardı. Eslem'in ise bağırmaktan sesi kısılmıştı. Bir anlık patlama ile &ouml;fkesi daha da alevlendi. Aklına gelen fikirle birlikte kapıdan &ccedil;ıkarken &Ouml;mer kolunu sıkıca kavradı.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Sen bazı ger&ccedil;eklerin farkında olabilirsin onlar daha &ccedil;ocuk. Onlara nefreti, &ouml;fkeyi &ouml;ğretemezsin. Kendine gel!</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Bana ne yapacağımı s&ouml;yleme. İki yardımın dokundu diye sana boyun eğecek değilim.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Kolunu ondan kurtarıp koşar adımlarla binadan ayrıldı. Aklında tek yer vardı. Annesine gidecekti ve hesap soracaktı. Y&uuml;r&uuml;d&uuml;, koştu ve sonunda vardı. Bir odanın ışığı yanıyordu. Anıları canlandı bir anlığına. Bu sefer etki altına girmeyecekti. İ&ccedil;inde tuttuğu t&uuml;m kini, nefreti kusacaktı. Yerde bulduğu b&uuml;y&uuml;k taşı cama fırlattı. Nefes alışverişi hızlanıyordu her hareketinde. Kırılan cam ile annesi ve ablası aşağıya bakmaya başladılar. Annesi şok olmuştu Eslem'in yaşadığını d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yordu.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Anne, senden nefret ediyorum. Senden tiksiniyorum. Hayatım boyunca hep korku ile yaşattın beni seni asla affetmeyeceğim. Seni sevdiğim tek bir g&uuml;n bile olmadı, olmayacak. Senden &ouml;yle nefret ediyorum ki keşke hi&ccedil; olmasaydım, keşke annem sen olmasaydın. Ya ben senin kızınım ya, evladınım, kanınım nasıl yaparsın bunu ya! Hi&ccedil; mi i&ccedil;in sızlamadı, hi&ccedil; mi oturup kendini sorgulamadın ben ne yapıyorum diye? Bir adama olan aşkın y&uuml;z&uuml;nden hayatımı cehenneme &ccedil;evirdiğin i&ccedil;in senden hep nefret edeceğim!!</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Sesi sokakta yankılanıyordu. Başka binalarda kafalar dışarı &ccedil;ıkmıştı bile. İnsanlar olanı biteni seyretmeyi severler, yardım etmek kimsenin aklına gelmez. Biz de b&ouml;yle aciz korkaklarız.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Kaldırıma &ccedil;&ouml;k&uuml;p hı&ccedil;kıra hı&ccedil;kıra ağlıyordu. Canı &ouml;yle yanıyordu ki o yangını s&ouml;nd&uuml;rmeye kimsenin g&uuml;c&uuml; yetmezdi. Ablası, aşağıya inmişti. Kardeşini sarıp sarmalamak istedi fakat Eslem izin vermedi.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Sen peki? G&ouml;z&uuml;n&uuml;n &ouml;n&uuml;nde oldu her şey. Neden dur demedin? Neden izin verdin buna? Sende mi nefret ediyorsun yoksa? O adamın gidişinden sende mi beni sorumlu tutuyorsun? Ne istediniz benden, ne yaptım size?</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Sesi bug&uuml;n fazlasıyla kısılmıştı. Son s&ouml;zlerini fısıldayarak s&ouml;ylemişti. G&uuml;c&uuml; bitmişti artık. İ&ccedil;indekileri bıraktı rahat hissediyordu. Yukarıdan onu duygusuz ifade ile izleyen annesini g&ouml;r&uuml;nce &ccedil;abasının boşa gittiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordu. Ağlama kesilmişti her iki tarafta da. Eslem, bug&uuml;nk&uuml; haykırışlardan sonra yorgun d&uuml;ş&uuml;p binaya d&ouml;nmek istedi. G&uuml;&ccedil; bela ayağa kalkıp ağır adımlarla ilerlemeye başladı. Yolun ortasında duran adamın omuzuna &ccedil;arpıp yere d&uuml;şerken duyduğu tek ses vardı.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Kızım!!</b></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uğursuz</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2066</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2066</guid>
<description><![CDATA[ Sıfır altı ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_62175e9b4ece2.jpg" length="19492" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Apr 2022 20:36:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Creamisim</dc:creator>
<media:keywords>uğursuz, aile, eslem</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Altı</strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>Bug&uuml;n g&uuml;nlerden Pazartesi. Kimsesizliğin yaklaşık birinci ayındalardı. Arayan, soran yok. Bir &ccedil;&ouml;p gibi hissediyordu kendini gen&ccedil; kız. Konteynıra fırlatıldıktan sonra bir daha bakılmayan bir &ccedil;&ouml;p.<span class="Apple-converted-space">&nbsp; </span>Halini, sağlığını ve bulunduğu konumu merak eden dahi yok. Annesinin peşine d&uuml;şmemesi onu &ccedil;ok da &uuml;zm&uuml;yordu ama ablası onun i&ccedil;in &ccedil;abalayabilirdi. Ablası, her ne olursa olsun g&uuml;n&uuml;n sonunda hep yanındaydı. Kızı asıl &uuml;zen de buydu. Diğer bir ihtimali de d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordu. Belki annesi yasakladı bulmaya &ccedil;alışmasını. Kendisi de &ouml;lmesini istediği kızını bulmak ile uğraşmazdı. Peki, babası o ne durumdaydı? O da mı merak etmiyordu evladını. Sorumluluğundan korkup, bir korkak gibi ka&ccedil;ıp giden babası. İlk evladına g&ouml;sterdiği şefkati, sevgiyi neden Eslem'e de g&ouml;stermedi?<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;</strong></p>
<p><strong>Cebinden &ccedil;ıkardığı kibrit kutusunun i&ccedil;inde kalan son kibriti yaktı. Şiddetli yağmura yakalanmışlardı t&uuml;m &ccedil;ocuklar. Hepsi bir araya toplanıp &uuml;zerlerindeki battaniye ile ısınmaya &ccedil;alışıyorlardı. Bazı &ccedil;ocuklar yağmura yakalanmıştı, kurumaları uzun s&uuml;recekti. Ateşin sıcaklığı parmağını yakınca bırakmak zorunda kaldı. Isınmak i&ccedil;in tek şansları buydu. Sağdan soldan topladıkları k&uuml;&ccedil;&uuml;k odun par&ccedil;alarını birleştirip ateş yakmaya &ccedil;alışmışlardı. Fakat t&uuml;m &ccedil;abalar sonu&ccedil;suz kaldı. Bir ileri bir geri sallanarak battaniyeye sıkıca sarıldılar. Kız, &uuml;zerindeki &ouml;rt&uuml;y&uuml; alıp &ccedil;ocukların &uuml;zerine serdi. Bir &ccedil;ocuğun daha &ouml;l&uuml;m&uuml;ne şahit olamazdı. Onları, kendinden daha &ccedil;ok &ouml;nemsiyordu. Kendisi dayanabilirdi bu felakete fakat onlar &ccedil;abuk pes edebilirdi..</strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>Binanın i&ccedil;inden gelen hışırtı sesleri ile t&uuml;m g&ouml;zler aynı y&ouml;ne kaydı. Ellerinde bir s&uuml;r&uuml; poşet, sa&ccedil;ları sırılsıklam olan kahramanları gelmişti. T&uuml;m &ccedil;ocuklar sevin&ccedil;le ayağa kalktılar. &Ccedil;ok sevdikleri &Ouml;mer abileri gelmişti. Onları bu soğukta da yalnız bırakmayan, d&uuml;ş&uuml;nen biri. Poşetler a&ccedil;ıldı, karınlar doydu. Ayaklara &ccedil;orap, kazaklar ve hırkalar giyildi. Yemekler bol kahkalar ile yenildi. Onların elinden her şeyi alabilirsiniz fakat g&uuml;l&uuml;şlerini asla..</strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>Gitmek i&ccedil;in yağmurun dinmesini bekleyen &Ouml;mer 'in sırtına ıslak sa&ccedil;larından su damlıyordu. Bir k&ouml;şede oturmuş dinleniyordu. O da yorgundu. Hem ruhen hem fiziken s&uuml;ren bir yorgunluğu vardı. Hasta annesinin durumu pek de iyi değildi. Her an her şey olabilirdi. Korkusu vardı elbette, annesini kaybetmek istemiyordu. Derinden aldığı nefesi tek seferde geri verdi. Elindeki &ouml;rt&uuml;y&uuml; ona uzatan Saye'ye &ccedil;evirdi kafasını.</strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>-Tam kurumaz ama en azından ıslaklığını alır. &Uuml;ş&uuml;t&uuml;p hasta olmanızı istemem. Burada kolay ısınamazsınız.</strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>Dedi ve elindeki &ouml;rt&uuml;y&uuml; adama uzattı. Adam y&uuml;z&uuml;ndeki buruk g&uuml;l&uuml;mseme ile alıp dediğini yaptı. Ayaklanıp camdan dışarı bakınca yağmurun arttığını g&ouml;rd&uuml;. Dinecek gibi durmuyordu ve anlaşılan bu gece &ccedil;ocuklar ile kalacaktı. Hem aklı da kalmamış olurdu. Annesinin yanında ona bakacak hasta bakıcı vardı. İ&ccedil;i az da olsa rahat edebilirdi. Bu geceyi de bir şekilde atlatmalılardı. Aslında her g&uuml;n onlar i&ccedil;in zorlu ge&ccedil;iyordu. Ama g&uuml;n&uuml;n sonunda hep bir arada uyudukları i&ccedil;in pek de sorun etmiyorlardı. Dışarıdan bakıldığında kendi ailelerini kurmuş gibi duruyorlardı. Hepsi kardeş gibi yakınlaşmışlardı birbirlerine. Kimsesizliğin i&ccedil;inde bir kez daha bunu yaşayamazlardı..</strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uğursuz</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2036</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2036</guid>
<description><![CDATA[ Sıfır beş ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_62175e9b4ece2.jpg" length="19492" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 13 Apr 2022 21:52:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>Creamisim</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Beş</strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>2 ay &ouml;nce</strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>-Sen benim bu d&uuml;nyada yaptığım en b&uuml;y&uuml;k hatasın. Ne g&uuml;nah işledim de bedeli sen oldun ya? Uğursuz birisin ve bunu t&uuml;m d&uuml;nyaya yayıyorsun. Senden nefret ediyorum. &Ouml;lsen de kurtulsam artık!!</strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>S&ouml;zleri attığı tekmeden daha &ccedil;ok yakıyordu i&ccedil;imi. Onun omuzlarında bir y&uuml;kt&uuml;m. &Ouml;yleyse neden almadı canımı? Karnında iken aldırmalıydı beni. O zaman yazık olmazdı.</strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>Ben, acımasızca d&ouml;v&uuml;l&uuml;r iken kapının kenarına &ccedil;&ouml;km&uuml;ş vaziyette beni izleyen ablamı g&ouml;rd&uuml;m. Ağlıyordu, korkuyordu ve o da benim gibi &ccedil;aresizdi. Kurtarmaya &ccedil;alışsa ne olacağını biliyordu. T&uuml;m cesaretimi toplayıp bir g&uuml;n bu evden gideceğim.</strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>Ağızımdan, kaşımdan akan kanlar yere damlıyordu. Annemin yanımdan gidişi ile ablam beni kaldırmaya geldi. Ağır adımlarla banyoya g&ouml;t&uuml;rd&uuml; beni. Soğuk su ile yavaş&ccedil;a kanayan yaralarıma merhem olmaya &ccedil;alışıyordu. İ&ccedil;ime su serpemezdi ama, bilmiyordu.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></strong></p>
<p><strong>&mdash;&mdash;&mdash;</strong></p>
<p><strong>Babam, annemin ikinci kez hamile olduğunu &ouml;ğrenince annemi terk etmiş. Ve bir daha d&ouml;nmemiş. Ablamın anlattığına g&ouml;re &ccedil;ok mutlularmış ta ki, ben olana kadar. Babam beni &ouml;ğrenince korkmuş, hep tek &ccedil;ocuk olsun istemiş ve &ccedil;areyi bırakıp gitmekte bulmuş. Yanlış bir yol izledin be baba. T&uuml;m sorumluluk annemin sırtında y&uuml;k olmaya başlamış. &Ccedil;ok ağlamış, yalnız kalmış, ona yardım eli uzatan tek kişi ablammış. Doğum sırasında babamı bir şekilde getirmişler ve o g&uuml;ndem itibaren hayat m&uuml;cadelem başlamıştı. K&uuml;&ccedil;&uuml;k bedenime bir&ccedil;ok şeyi sığdırmaya &ccedil;alıştım. Babam annem kadar zalim değildi neyse ki. Annem her g&uuml;n &ccedil;eşitli işkencelerle canımı acıtırdı. Ablam engel olmaya &ccedil;alışırdı ama ucu ona da dokunurdu. Annem bana, elinden kocasını aldığım i&ccedil;in nefret doluydu. Tek merak ettiğim şey şu, babam gitmeseydi beni ne bekliyor olacaktı? T&uuml;m bu zorluğa rağmen beni d&uuml;nyaya getiren kadın, şimdi yok etmeye &ccedil;alışıyordu.</strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>Su&ccedil;suzdum. Olanlardan habersiz k&uuml;&ccedil;&uuml;k masum bir &ccedil;ocuktum. Babamın gidişi ile t&uuml;m sinirini benden &ccedil;ıkarmamalıydı. Aksine daha &ccedil;ok sarılmalıydı bana. &Uuml;zg&uuml;n&uuml;m anne, b&ouml;yle olsun istemezdim. Ama bana yaşattıkların i&ccedil;in sana asla hakkımı helal etmeyeceğim.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>Benden &ccedil;ok şey koparıldı. &Ccedil;ocukluğum, mutluluğum elimden alındı. İlk adımlarımı annemden ka&ccedil;arken &ouml;ğrendim. İlk d&uuml;ş&uuml;ş&uuml;m&uuml; annemin beni merdivenlerden itmesi ile &ouml;ğrendim. Hi&ccedil; okula gitmedim, hi&ccedil; arkadaşım olmadı. Hi&ccedil; parka gitmedim, hi&ccedil; elimde tuttuğum bir balonum olmadı. O balonu patlatarak korkuttular beni. Hi&ccedil; salıncağa binmedim, hi&ccedil; &ouml;zg&uuml;r hissetmedim. Ama artık &ouml;yle değildi. Ka&ccedil;tım, korku ile yaşadığım o yerden ka&ccedil;tım. Şimdi boş bir arazi de yaşayan yardıma muhta&ccedil; biriyim. Benim gibi kimsesiz olan &ccedil;ocuklara ablalık yapıyorum. Birbirimize yaslanarak yaşama tutunmaya &ccedil;alışıyoruz. Ne kadar başarabilirsek tabii..</strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uğursuz</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2035</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2035</guid>
<description><![CDATA[ Sıfır dört ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_62175e9b4ece2.jpg" length="19492" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 13 Apr 2022 21:50:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Creamisim</dc:creator>
<media:keywords>Uğursuz, kimsesiz, eslem, hikaye</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><b>D&ouml;rt</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>İnsan yalnız doğar yalnız &ouml;l&uuml;r. Belirli bir yaşa kadar bakılır sonra bırakılırsınız. &Ouml;l&uuml;nce bile tabutu taşımak i&ccedil;in d&ouml;rt kişi gerekir. D&ouml;rt kişi, o bile zor.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Hava soğuk, yıkık bir binanın i&ccedil;inde ısınmaya &ccedil;alışan saf, masum bedenler. Terkedilmiş, yok sayılmış k&uuml;&ccedil;&uuml;k bedenler. Biri kağıt toplayarak, biri &uuml;zerindeki yırtık kıyafeti ile yardım toplayarak, biri ne yapacağını dahi bilmeden yaşamaya &ccedil;alışıyor. Sokakta g&ouml;r&uuml;nce bakışlarınızı ka&ccedil;ırdığınız bu &ccedil;ocuklar, hayata tutunmaya &ccedil;alışıyor. Bir daha d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Gen&ccedil; kız, &uuml;zerine &ouml;rt&uuml;len battaniye ile a&ccedil;tı g&ouml;zlerini. Karşısındaki adamı, k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuklara yardım ederken g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;. Yine de zarar vermeyeceğinden emin değildi. Herkese karşı ş&uuml;phe ile yaklaşıyordu. &Ccedil;ocuklar hari&ccedil;. Onların korunmaya ihtiyacı vardı.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Sende mi d&uuml;şt&uuml;n bu &ccedil;ukura?</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Cevaplamadı. Tek yaptığı battaniyeye sarılmaktı. Adam &uuml;stelemek istemedi. Kucağındaki poşetleri kızın yanına bıraktı.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Bak burada giyecek, yiyecek var. Elimden bir tek bu kadarı geliyor, &uuml;zg&uuml;n&uuml;m. Yine gelirim ama olur mu?<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Ger&ccedil;ekten &uuml;zg&uuml;nd&uuml;. Hasta annesine bakmakla birlikte onlara de elinden geldiğince el uzatıyordu. İ&ccedil;i huzursuzdu, hangi birine yardım eli uzatabilir ki, &ccedil;oklardı. Adam ayaklandı, yorgun bakışlı kıza son kez bakıp binayı terk etti. Kız ise anında cama y&ouml;nelmişti, gittiğinden emin olmak i&ccedil;in. Adam bindiği aracı &ccedil;alıştırarak oradan uzaklaştı. Kız rahatlamıştı. Ona bırakılan poşetleri kurcaladı. Giydi, yedi, i&ccedil;ti. Kısa s&uuml;reliğine de olsa rahatlayabilirdi. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ona da yardım eli uzatan biri &ccedil;ıkmıştı.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;&mdash;</b></span></p>
<p><span><b>&bull;D&ouml;rt g&uuml;n sonra&bull;</b></span></p>
<p><span><b>Yeni bir g&uuml;n, yeni umutsuzluk ve yeni macera. Hasta, ağrılı bir v&uuml;cut, şiş ve &ccedil;&ouml;k&uuml;k g&ouml;zler, a&ccedil; bir mide ve titreyen beden. Kız, &uuml;ş&uuml;yen bedenini zor da olsa harekete ge&ccedil;irdi. Kaldığı katın alt katında &ccedil;ocuklar kalıyordu. Yanlarına gittiğinde hepsini yere &ccedil;&ouml;km&uuml;ş vaziyette buldu. Hepsinin elleri y&uuml;zlerinde ağlıyorlardı. Birka&ccedil; adım daha attı ve g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; manzara onu &uuml;rk&uuml;tm&uuml;şt&uuml;. Yerde cansız bir beden yatıyordu. İ&ccedil;ini korku kapladı gen&ccedil; kızın. Daha &ouml;nce canlı şahit olmamıştı b&ouml;yle bir duruma. B&uuml;y&uuml;k bir şoka girmişti. Aldığı nefes boğazında d&uuml;ğ&uuml;mlendi. G&ouml;zyaşı hazırda bekler gibi usulca akmaya başladı. Kim sorumlu tutulacaktı?</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Yaşadığı onca olaya karşı tepkisini bir şekilde koruyan kız, bu sefer koruyamadı. Duvara &ccedil;&ouml;k&uuml;p hı&ccedil;kırarak ağlamaya başladı. &Ccedil;ok kasmıştı kendini. Eli kolu bağlıydı. Kendine bile bakamıyordu. Yazık değil miydi, g&uuml;nah değil miydi? Bunu hak edecek ne yaptı o &ccedil;ocuk? Yaşayacak &ccedil;ok g&uuml;zel şeyleri olması gerekirken hayatı kimsesizlerin arasında son buldu.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Dizlerine dokunan minik ellerle kaldırdı başını. Buğulu g&ouml;zlerini eliyle sildi ve ona dokunan kız &ccedil;ocuğuna baktı. G&ouml;zleri kıpkırmızı olmuştu ağlamaktan.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Abla, bizim sonumuz da b&ouml;yle olur mu? Korkuyorum, ben annemi istiyorum.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-&Ccedil;ok &uuml;zg&uuml;n&uuml;m k&uuml;&ccedil;&uuml;ğ&uuml;m, &ccedil;ok.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>İki k&uuml;&ccedil;&uuml;k kız birbirlerine sarılarak ağlamaya devam ettiler. Korkuyorlardı, en ufak sesten, karanlıktan, &ouml;l&uuml;mden, insanlardan. Korkunun ecele faydası var mıydı, yoktu. Bu hayatı onlar se&ccedil;memişti. Onlara bu k&ouml;t&uuml;ğ&uuml; yaşatan aileleriydi. En b&uuml;y&uuml;k g&uuml;nah onlarındı. Bedeli ağır bir g&uuml;nah.</b></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uğursuz</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2017</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ugursuz-2017</guid>
<description><![CDATA[ Sıfır üç ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_62175e9b4ece2.jpg" length="19492" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 24 Mar 2022 14:15:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>Creamisim</dc:creator>
<media:keywords>Uğursuz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><b>&Uuml;&ccedil;</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Abla, abla a&ccedil; g&ouml;zlerini. &Ouml;ld&uuml; m&uuml; acaba kıpırdamıyor. Buz gibi de olmuş.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Onu d&uuml;rten minik ellerle araladı g&ouml;zlerini. Bu sefer korkuyu hissetmedi. Karşısında k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuklar vardı endişeli g&ouml;zlerle bakan. Onlar da zarar vermezdi herhalde. &Ccedil;ocuklar birbirlerine bakarken, kız ayağa kalkıp &uuml;zerini silkeledi. Her yerde gazete par&ccedil;aları vardı. Ne olduğunu &ouml;nce kavrayamadı sonra &ccedil;ocuklara sormak aklına geldi.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-O g&uuml;r&uuml;lt&uuml;l&uuml; ses neydi? S-siz mi yaptınız?</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>K&uuml;&ccedil;&uuml;kler birbirlerine bakıp kendi aralarında fısıldamaya başladı. Onlar da sesi duymuştu fakat kızın abarttığı kadar g&uuml;r&uuml;lt&uuml;l&uuml; bir ses değildi. İ&ccedil;lerinden bir tanesi &ouml;ne &ccedil;ıkıp soruyu yanıtladı.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Hayır, biz &ccedil;ıkarmadık ama ben g&ouml;rd&uuml;m. Ses senin gazetelerinden geldi. Onlar d&uuml;şt&uuml; aşağıya.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Kız, inanamadı duyduklarına. Emindi b&uuml;y&uuml;k bir ses duyduğuna. Korkmakta da haklıydı. Hayatının her anında korkuyu hissedince haliyle bırakmak kolay olmuyordu. O d&uuml;ş&uuml;ncelerle boğuşurken, k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuğun ona uzattığı su şişesine d&ouml;nd&uuml; bakışları. G&uuml;l&uuml;mseyerek bakıyordu k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuk.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-İ&ccedil;inde az var ama i&ccedil;mek istersen alabilirsin abla.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Teşekk&uuml;r ederim.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Elinden aldığı şişenin kapağını a&ccedil;arak i&ccedil;ti suyu. &Ccedil;ok &ccedil;ocuk vardı burada. Ama neden, bu yaşta tehlikeli sokaklarda ne yapıyorlardı? Onlara sahip &ccedil;ıkan biri, birileri yok muydu? Ya başlarına bir şey gelseydi, kim verecek bunun hesabını? Daha fazla kendini tutamayıp sordu sorusunu.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Siz burada mı kalıyorsunuz? Aileniz nerede?</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Başlar &ouml;ne eğildi. Bazılarının g&ouml;zleri dolu dolu. En &ccedil;okta onların aileye ihtiyacı vardı. Uykuya dalmadan &ouml;nce başlarını okşayan, ona masallar anlatan, huzur dolu bir yuvaya ihtiya&ccedil;ları vardı. Onun yerine ise ıssız, sessiz, soğuk, tenha sokaklarda yaşamaya &ccedil;alışıyorlardı. Onları bu hale getirenler sıcak yataklarında rahat uyku &ccedil;ekerken, bu &ccedil;ocuklar hangi poşet daha sıcak tutar derdindelerdi.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Sarışın, mavi g&ouml;zleri dolu dolu olan kız &ccedil;ocuğu gen&ccedil; kızın dizine oturarak cevaplamaya &ccedil;alıştı.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Benim kimsem yok. Annem beni doğurduğu g&uuml;nden beri hep canımı acıttı. Ağlattı beni, &ccedil;ok &uuml;zd&uuml;. Bende ona ceza olsun diye ka&ccedil;tım evden. O da vazge&ccedil;ti galiba benden.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Gen&ccedil; kız, k&uuml;&ccedil;&uuml;k kıza sarılıp başını okşadı. Buna bir cevap verilemezdi. Nasıl avutabilirdi onu, ne ile oyalayabilirdi? Herkesi derin bir h&uuml;z&uuml;n kaplarken dışarıdan gelen araba sesi ile t&uuml;m &ccedil;ocuklar dışarıya koştu. Kız sadece camdan bakmakla yetindi. Siyah, spor bir arabanın i&ccedil;inden bir gen&ccedil; adam &ccedil;ıktı. Bagajdan poşetler &ccedil;ıkarıp &ccedil;ocukları etrafına topladı. Gen&ccedil; kız ise g&uuml;&ccedil; bela yapıştırdığı gazeteleri toplayıp, yere serdi. Tekrar cama y&ouml;nelip g&ouml;ky&uuml;z&uuml;ne baktı. Tek bir yıldız dahi yoktu. Olsaydı dileyeceği tek bir dilek vardı. Kurtulmak, bunu dileyecekti. Ne şekilde, nasıl olacak bilinmez tek isteği buydu.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>İnsanlar g&ouml;zlerini kapatınca karanlığı g&ouml;r&uuml;rler. Bu kız ise beyaz ışık g&ouml;r&uuml;yor. Yakın zamanda kavuşacağı o beyaz ışığı.</b></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uğursuz</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ugursuz-1807</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ugursuz-1807</guid>
<description><![CDATA[ Sıfır iki  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_62175e9b4ece2.jpg" length="19492" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Feb 2022 13:23:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Creamisim</dc:creator>
<media:keywords>uğursuz, hikaye, dram</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><b>İkinci</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Hayat, kimsesizler i&ccedil;in &ccedil;okta kolay değildi. Herkesin yolu farklıdır. Kimi yolun başında, kimi kaybolmuş, kimi sonunda. Dertler farklı dursa da, akan g&ouml;zyaşları hep aynıdır. &Ccedil;ekilen i&ccedil;ler, bağlanan kollar, yalvaran g&ouml;zler.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Bu kız yolun başında artık. Ona eziyet eden bir ailesi, uğursuz g&ouml;z&uuml;yle bakan annesi, aşağılayan babası yoktu artık. O da isterdi diğer &ccedil;ocuklar gibi şımartılarak b&uuml;y&uuml;meyi. Hayat mı zalimdi yoksa insanlar mı?<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>&Ccedil;&ouml;plerin arasında uyuyarak ge&ccedil;irmişti geceyi. Yağmurlu ve sert esen r&uuml;zgarla m&uuml;cadele veriyordu. İnce hırkası onu ısıtacak tek şeydi. O soğuk i&ccedil;ine işlemişti bir kere. Nasıl ısınabilir ki? G&uuml;&ccedil; bela &ccedil;&ouml;plerin arasından sıyrılıp ayağa kalktı. Her yeri pislikle batmıştı. &Uuml;zerini silkeledi, şapkayı kafasından &ccedil;ıkardı. Etrafa baktığında birka&ccedil; insanın koşuşturduğunu g&ouml;rd&uuml;. Ellerini cebine koyup ilerlemeye başladı. Kendine kalacak bir yer bulması gerekiyordu. Sokakta yatamazdı daha fazla. Cebinde ne parası ne pulu vardı. O cehennemden ka&ccedil;arak iyi mi etti bilemedi. Yağmurdan ka&ccedil;arken doluya tutulmak olmazdı.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>İlerledi nereye gideceğini bilmeden &ouml;ylece ilerledi. Telefon kul&uuml;besine rastladı. Şanslıydı ki biri kart bırakmıştı. Numarayı &ccedil;evirdi ve biraz beklemenin ardından pes edip kapatacak iken bir ses duydu.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Alo?</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Sustu.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Alo, kimsiniz?<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Nefesini tuttu.</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Bu ka&ccedil;ıncı ama şikayet edeceğim en sonunda!</b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Kapandı. Tuttuğu nefesi bıraktı. Ablasına sesini duyursaydı daha da k&ouml;t&uuml; olabilirdi her şey. Onu bulup &ouml;ld&uuml;rmeye gelebilirlerdi. Başladığı yere geri d&ouml;n&uuml;p &ccedil;&ouml;pleri karıştırdı. Her poşetin i&ccedil;ini a&ccedil;ıp gazete par&ccedil;ası arıyordu. Bir planı vardı kendi kendine uğur olacaktı. Bulduklarını başka bir &ccedil;&ouml;p poşetinde toplayıp yola koyuldu. Hi&ccedil; bilmediği caddelerden, g&ouml;rmediği insanların yanından ge&ccedil;iyordu. Bakışlar &uuml;zerindeydi ve bunu hissediyordu. Gergindi, korkak ve bir o kadar da yalnız. Boş bir arazi gibi bir yere geldiğinde birka&ccedil; k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuk g&ouml;rd&uuml;. Onun gibilerdi. Kimsesizlerdi. İstenmeyenlerdi. Uğursuzlardı. Yıkık d&ouml;k&uuml;k bir binanın merdivenlerini &ccedil;ıktı. Kendine g&ouml;re bir yer bulduğunda &ccedil;&ouml;pten bulduğu gazeteler ile camları kaplamaya başladı. Bant olmadığı i&ccedil;in su ile yapacaktı bunu. Denedi, ilk gazete yapıştı. İkinci, &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml;, beşinci her gazete su ile cama yapışıyordu. Yorulunca dinlenmek i&ccedil;in yırtık poşetin &uuml;zerine oturdu. Bacaklarını uzattı , derin nefesler &ccedil;ekiyordu. Dizginlemeye &ccedil;alıştı kendini. B&ouml;yle b&ouml;yle uyuyakaldı.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Sessizliğin ortasında duyduğu g&uuml;r&uuml;lt&uuml; ile aniden bacaklarını kendine &ccedil;ekip sallanmaya başladı. Bir yandan s&ouml;yleniyor bir yandan sayıyordu.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>-Ben bir şey yapmadım. Yapma, bir, iki , &uuml;&ccedil; vurma, gelme, bitti, gitti, ge&ccedil;ti şş ge&ccedil;ti. Uğursuz değilim ben. &Ouml;z&uuml;r dilerim.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></b></span></p>
<p><b><span></span><br /></b></p>
<p><span><b>Kalp atışları gitgide artıyordu. Bu sefer kolay sakinleşecek gibi değildi. Sallanması arttı. Saymak işe yaramıyordu. Sık alınan verilen nefesler başını d&ouml;nd&uuml;r&uuml;yordu. G&ouml;zleri kapalı bir şekilde ayağa kalkmayı denedi. D&ouml;nen başı buna izin vermedi. Başının d&ouml;nmesi ile kendini yerde bulması bir oldu.</b></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uğursuz</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ugursuz</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ugursuz</guid>
<description><![CDATA[ Sıfır bir ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_62175e9b4ece2.jpg" length="19492" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 24 Feb 2022 13:34:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>Creamisim</dc:creator>
<media:keywords>uğursuz, aile, eslem</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bir</strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>Her şey &ccedil;ocukluk travmaları ile başladı. On yedi yaşındaki bir kıza g&ouml;re yaşadığı atlatılacak t&uuml;rden şeyler değildi. &Uuml;stelik yeni bir olay değil, bebeklikten bu yaşına kadardı. Her g&uuml;n yaşadığına lanet etti. O evden, yapılan işkencelerden nasıl sağ &ccedil;ıktı bilmiyordu. &Ccedil;areyi, esiri olduğu evden ka&ccedil;arak bulmuştu. O aileye bir daha geri d&ouml;nemezdi. Tek şansı buydu. Ka&ccedil;tı ama travmaları ile.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>Bir g&uuml;n gecenin bir yarısı ıssız sokaklarda dolaşırken yağmura yakalandı. Yağmur &uuml;st&uuml;ne &ccedil;iseleyince korkup dizlerinin &uuml;zerine &ccedil;&ouml;kt&uuml;. Sırtındaki kap&uuml;şonlu hırkayı &uuml;zerine serdi. B&ouml;ylelikle yeni bir işkenceden korunacaktı. &Ouml;yle d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>Elleri ile dizlerini sardı. Başını yere eğerek ileri geri sallanıyordu. Hayatında hi&ccedil;te g&uuml;zel anılar yoktu. Ailesinin onu yağmurlu havada, &uuml;st&uuml; &ccedil;ıplak vaziyette dışarıda bırakmıştı. Sokaktan ge&ccedil;en her insan kızı izlemişti. Yine aynı şeyler olacak korkusu vardı i&ccedil;inde. Sallandı, durmadı. Yağmurun şiddeti korkusunu arttırdı. Daha &ccedil;ok sallandı. Bir yandan kısık sesi ile sayıklıyordu.</strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>-Bit artık. Bitti. Ge&ccedil;ecek. Ge&ccedil;ti. Hıhı ge&ccedil;ti. Dur, dur diyorum. Yapma, dokunma, vurma. Bitti değil mi?<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></strong></p>
<p></p>
<p><strong>Bitmedi, bitmeyecekti. Asıl şimdi başlıyordu hayat ile m&uuml;cadelesi. V&uuml;cudundaki t&uuml;m yaralar sarılabilirdi, ama i&ccedil;indekiler &ouml;yle kolay kapanmayacaktı.</strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>Başını hafif&ccedil;e kaldırdı. Y&uuml;z&uuml;ndeki yaralar ıslandığı i&ccedil;in acısı artıyordu. Aldırmadı. Sırılsıklamdı. Kalkıp gitse dahi gidecek yeri yoktu. Ona el uzatacak ne ailesi ne bir dostu vardı. Tek başınaydı. Ailesi uzatılan elleri kırmak ile meşguld&uuml;. Şapkasını taktı. Başını yerden kaldırmadan &ouml;ylece y&uuml;r&uuml;d&uuml;. Sessizdi, bir tek yağmur sesi duyuluyordu. Bir s&uuml;re &ouml;ylece y&uuml;r&uuml;d&uuml;. Ta ki, &ccedil;&ouml;p yığınlarının yanına gelene kadar. Durdu, yutkundu. V&uuml;cudu titriyordu ve ısınması gerekti. &Ccedil;&ouml;p&uuml; karıştırması doğru olur muydu? Bu geceyi atlatabilmesi i&ccedil;in başka se&ccedil;eneği yoktu. Belki işine yarayacak hir şey bulabilirdi. &Ouml;n&uuml;ndeki poşeti yırtarak başladı. Aradığını bulamadı. Devam etti bakmaya. Midesi daha fazla dayanamayınca &ouml;ğ&uuml;rmeye başladı. Biraz durup dinlenmek istedi. O esnada boş sokakta yankılanan bir ses vardı. Etrafa baktığında elinde kamera, y&uuml;z&uuml;nde maske olan biri onu &ccedil;ekiyordu. Hemen başını dizine koyup, elleri ile başını savundu. Sallanmaya başladı. O geceyi hatırladı, herkesin onu &ccedil;ıplak vaziyette izlediği o geceyi.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>-Bakma ne olur, bakma. Git, bit, bitsin. Bakma, bakmasın.<span class="Apple-converted-space">&nbsp;</span></strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>Hem sallanmaya hem sayıklamaya devam etti. Sakinleşmeye &ccedil;alışıyordu bir yandan da. İ&ccedil;inden saymayı deniyordu. Biraz da olsa işe yarardı bu y&ouml;ntem. Sayıları saydık&ccedil;a sallanması durdu. Sıkıca kapattığı g&ouml;zlerini a&ccedil;tı. Maskeli kimseye bakmadan &ccedil;&ouml;plerin arkasına girdi. Korkuyordu. Zihninde &ccedil;ok şey dolaşıyordu. Fakat tek hissettiği şey korkuydu. Zordu, hemde &ccedil;ok.</strong></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>