<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Deyi</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/deniz-1</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Deyi</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Zihnimdeki Sinekler</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kimsesizlik</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kimsesizlik</guid>
<description><![CDATA[ kimsesizlik ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61e863b01c6cc.jpg" length="124342" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Jan 2022 21:40:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>Deyi</dc:creator>
<media:keywords>kimsesizlik</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Biriktirdiğim t&uuml;m &ouml;fkeyle doğrulurken kaburgamdan gelen &ccedil;atırtıları duymazdan geldim. Bu zevkten arındırılmış d&ouml;rt duvar arasında, g&ouml;z&uuml;m&uuml; sineklerin u&ccedil;uşunu izlemek gibi işlere yorabilirdim, fakat burada sineklerin u&ccedil;masına dahi izin verilmiyor. G&uuml;l&uuml;msedim. Karmaşanın ortasına &ccedil;&ouml;km&uuml;şt&uuml;m. Ellerimi &uuml;ş&uuml;ten zinciri, sanki gece boyu kırmayı denememişim gibi bir kez daha yerlere &ccedil;arptım. Zincirin her halkasının teker teker dalgalanışı, odanın diğer ucundaki pencere pervazında son buldu. İnce ışık h&uuml;zmelerinin zorla misafir olduğu bu pencere ile aramda, sık &ouml;r&uuml;lm&uuml;ş demir korkuluklar vardı.Pencereyi aralayıp odama bir s&uuml;r&uuml; kelebek dolup taşsın istedim. Kanatlarındaki renklere sığınmak, kolaya ka&ccedil;mak olur muydu ki? Tam orada, &ouml;n&uuml;mdeydi. Tanrım, sanki i&ccedil;eri girmek isteyecek kelebek varmış gibi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bekleten Mantık</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bekleten-mantik</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bekleten-mantik</guid>
<description><![CDATA[ ...&#039;Cebe sığdığı için saygı mı duyulurmuş bir kaleme?&#039;

-Duyulur tabii efendim! Cebime sığacak boyuta gelene kadar kaç kağıda yem olmuştur bu kalem! Bütün uğraşlarım bu kalemde saklıdır; onu cebime sığdıran şey emeklerimdir. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61e55654b7172.jpg" length="89637" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 17 Jan 2022 14:46:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>Deyi</dc:creator>
<media:keywords>emek, kaygı, kalem, yazı, saygı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Havadaki sisin binaların &uuml;zerini &ouml;rtt&uuml;ğ&uuml;, soğuk havanın kuşları yuva yapmaya zorladığı mevsim; Kış. Sel felaketinden sonra kapısı yosun tutmuş evler, bu evlerin k&ouml;şesinde uyuyakalan yavru k&ouml;pekler var. Gecenin bir saati, odasında tavanı izleyen Sonay...Duvarlarında karalamalar, halısının &uuml;st&uuml;nde buruşturulmuş kağıtlar var. Arada sol işaret parmağını kalem olarak kullanıp duvarda gezdiriyor, c&uuml;mleler, satırlar yazıyor. Sonra minik ellerini yumruk yapıp siliyor duvarı. Sevmiyor yazdıklarını, sadece yazmış gibi yapıyor olsa bile. Uymuyor mantığına hi&ccedil;bir yazdığı. Y&uuml;z&uuml;n&uuml; buruşturuyor, kıvrık sa&ccedil;larını diplerinden tutup &ccedil;ekiyor. Daha ne kadar bıkmış davranabilir ki? Ustası burada olsa ne derdi ona? Etkileyici yazmayı ondan &ouml;ğrenmişti, şimdi ise yazamıyor. G&ouml;zlerini kapatıp derin derin nefes alıyor, d&uuml;ş&uuml;nmek istemiyor. Bu baskı zincirini kırıp, tavanla olan uzun bakışmalarını sonlandırıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayaklanıyor. Madem mantığı oturmuyor, dizeleri de oturamaz bu gece!&nbsp;</span></p>
<p></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Atlatılmış bir akşam, uyanılmış bir sabah daha. B&uuml;fenin yanındaki durakta elleri cebinde dolmuş bekleyen insanlar, otob&uuml;se yetişmek i&ccedil;in koşturanlara gururlu bakışlar atıyor. Durağın ilerisindeki okuldan, &ccedil;ocuk bağırışları, tekerlemeler duyuluyor. Okulun yanındaki evin, zemin kattaki penceresinden gri kazaklı bir kız &ccedil;ocuğu g&ouml;ze &ccedil;arpıyor. Sonay. Kanepesinin &uuml;st&uuml;nde bir s&uuml;r&uuml; duvar saati g&ouml;z&uuml;k&uuml;yor. K&uuml;&ccedil;&uuml;k kız, kehribar g&ouml;zleriyle saatlere tek tek bakıyor. Hepsi farklı zamanları g&ouml;steren bu saatlerin nereden geldiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor. T&uuml;m zamanını yazı yazarak ge&ccedil;iren biri, bunca saati ne yapsın? B&uuml;t&uuml;n saatleri doğru zamana ayarlayabilir, fakat hangisinin doğru olduğunu bilmiyor. Ya da her saate yanlış muamelesi yapıp onları &uuml;zmek yerine, hepsini doğru oldukları yere g&ouml;t&uuml;rebilir. Saatlere verdiği dikkatini, penceresinin &ouml;n&uuml;nden ge&ccedil;en ustası dağıtıyor. Haylaz kapıdan fırlayıp, siyah botlarını ayağına tam ge&ccedil;irmeden ustasının yanında bitiyor.&nbsp;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Bekleyin, size bir şey iletmeliyim!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Hayr'ola k&uuml;&ccedil;&uuml;k hanım... Bir soluklanın.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Efendim...Ayakta kaldı d&uuml;n gece dizelerim!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Dizelerinin h&acirc;li zayıftır, yorgun d&uuml;şerler hemen. Ne ama&ccedil;la yaptın bunu?&nbsp;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Gece boyu bekledim. Yine de oturmadı dizelerim. Dizelerimden &ouml;nce mantığımın oturması gerekiyordu, ona yer verdim efendim. H&acirc;li zayıf dizelerimin, sağlam k&ouml;şelere layık oluşunu kendime &ccedil;ok g&ouml;rd&uuml;m.&nbsp;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Satılık mıdır bu?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Ne satılık mıdır; nedir sorduğunuz?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Kaygıların gen&ccedil;...satılık mıdır?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Kime satarım ben kaygımı. &Uuml;stelik daha bir değeri bile yok, hangi mantıkla değer bi&ccedil;eceğim kaygıma?&nbsp;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Değeri yok mu, delirdin mi sen evlat! Kaygın, saygındır!&nbsp;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Efendim, ben bir size saygı duyarım, bir de.... Bakın! G&ouml;r&uuml;yorsunuz, cebimden &ccedil;ıkardığım bu kalemime!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Peki n'i&ccedil;in kalemine duyuyorsun bu saygıyı?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Cebime sığdığı i&ccedil;in olmalı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Cebe sığdığı i&ccedil;in saygı mı duyulurmuş bir kaleme?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Duyulur tabii efendim! Cebime sığacak boyuta gelene kadar ka&ccedil; kağıda yem olmuştur bu kalem! B&uuml;t&uuml;n uğraşlarım bu kalemde saklıdır; onu cebime sığdıran şey emeklerimdir.</span></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yakamoz Yıldızı</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yakamoz-yildizi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yakamoz-yildizi</guid>
<description><![CDATA[ Dizlerinin yarasını/Kalabalıktan korkup aniden...Yıldızlara dönme sırtını ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61e440d2236b9.jpg" length="47828" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 16 Jan 2022 16:31:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Deyi</dc:creator>
<media:keywords>yakamoz, yıldız, gece, yara, ruh</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong><span style="font-size: 12pt; font-family: georgia, palatino, serif;">Yakamoz Yıldızı</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 12pt;">Yakamozlar sarar bir g&uuml;n,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 12pt;">Dizlerinin yarasını</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 12pt;">Kalabalıktan korkup aniden</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 12pt;">Yıldızlara d&ouml;nme sırtını</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 12pt;">Ellerinin &ccedil;amuru ruhunu temizler</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 12pt;">G&ouml;rsen tanımazsın hırsızı</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 12pt;">K&uuml;&ccedil;&uuml;ğ&uuml;m, sen g&ouml;klere layıksın</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: georgia, palatino, serif; font-size: 12pt;">Sokaklar &ccedil;alamaz hırsını.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>