<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Denizdensesler</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/denizdensesler</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Denizdensesler</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>BULUTLARIN ARDINDA &#45; DENİZ SARGUT / DENİZDEN SESLER</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bulutlarin-ardinda-deniz-sargut-denizden-sesler</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bulutlarin-ardinda-deniz-sargut-denizden-sesler</guid>
<description><![CDATA[ şiir ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x500_62c21dcd39861.jpg" length="44875" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 04 Jul 2022 01:54:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>Denizdensesler</dc:creator>
<media:keywords>şiir, aşk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>BULUTLARIN ARDINDA</p>
<p></p>
<p>Bak bana</p>
<p>Ağzımdan d&ouml;k&uuml;len s&ouml;zc&uuml;kleri yakala</p>
<p>Tut ellerimden</p>
<p>Umut fırtınasının tam ortasında</p>
<p>Hediyesiydin evrenin</p>
<p>Anbean yanımda</p>
<p>Ne dilediğimi g&ouml;r de anla.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yarın akşam s&ouml;yle bana</p>
<p>Işıkları kapatınca</p>
<p>Lodos hala kapıda</p>
<p>Denize doğru giderken</p>
<p>Işıkları a&ccedil; bana</p>
<p>Resimlerimizi as duvarlara</p>
<p>Irak yerler yakın artık bana</p>
<p>Mabedim kolların bundan sonra</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; DENİZ SARGUT</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DİANE&amp;apos;NİN LANETİ FİNAL / DENİZ SARGUT &#45; DENİZDEN SESLER</title>
<link>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti-final-deniz-sargut-denizden-sesler</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti-final-deniz-sargut-denizden-sesler</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62b8f1f44c47a.jpg" length="52736" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 27 Jun 2022 02:55:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>Denizdensesler</dc:creator>
<media:keywords>fantastik, öykü, hikaye, kurgu, sihir, denizdensesler, denizsargut</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>DİANE&rsquo;NİN LANETİ FİNAL</p>
<p>Kan kırmızısı duvarların arasında ihtişamla parlayan altın şamdanların sardığı bir odaydı burası. Uzandığım yatağın d&ouml;rt k&ouml;şesinde asılı olan t&uuml;l perdeler, pencereden i&ccedil;eriye giren r&uuml;zgara eşlik ediyordu. Her şey hem &ccedil;ok berrak hem de bulanıktı. Onca şatafatın arasında ge&ccedil;miş, bir toz bulutuyla &ouml;rt&uuml;lm&uuml;ş gibiydi. Nerede olduğumu &ccedil;ok iyi biliyordum ama buraya nasıl geldiğimi bir t&uuml;rl&uuml; anımsayamıyordum. Sessizce yerimden kalkarak kapıya doğru y&ouml;neldim. Dışarıdan hararetle tartışan insanların sesleri geliyordu. Ne dediklerini anlamaya &ccedil;alışırken bana doğru gelen ayak seslerini işittim. Telaşla yatağa geri d&ouml;n&uuml;p uyuyor taklidi yapmak isterken kitaplarla dolu bir rafa &ccedil;arparak hepsinin ortalığa d&ouml;k&uuml;lmesine neden oldum. Sakarlığım sonucu ortaya &ccedil;ıkan bu sesi duyan kişiler hızla odaya girdiler. İşte şimdi tam karşımdaydılar&hellip;</p>
<p>Kinsey ve Ulrich&rsquo;in karşıma dikilmesi benim i&ccedil;in bile hi&ccedil; s&uuml;rpriz değildi. Benden nefret ettiklerini anlamak pek de zor değildi.</p>
<p>&ldquo;Sonunda kendine gelmişsin&rdquo; dedi Kinsey &uuml;stten bir bakış atarak.</p>
<p>&ldquo;Benden ne istiyorsunuz?&rdquo; diye bağırdım anlamsızca.</p>
<p>&ldquo;Senden &ccedil;ok fazla şey isteyeceğiz ama ilk olarak ger&ccedil;eği itiraf ederek başlayabilirsin&rdquo; dedi Ulrich g&uuml;lerek.</p>
<p>&ldquo;Ne ger&ccedil;eğinden bahsediyorsunuz?&rdquo; dedim gergin bir sesle.</p>
<p>&ldquo;Bu kadar oyun yeter&rdquo; dedi Kinsey y&uuml;ksek sesle ve devam etti &ldquo;Kim olduğunu bilecek kadar şahidimiz var dedi. C&uuml;mlesini bitirirken eliyle &ccedil;enemi geriye doğru itmişti. İ&ccedil;imden y&uuml;kselen &ouml;fkenin dinmesini diledim.</p>
<p>&ldquo;Bu sa&ccedil;malığa daha fazla katlanmayacağım, kesin artık!&rdquo; diyerek kapıya y&ouml;neldim. Ulrich, beni kolumdan tuttuğu gibi duvara fırlattı. Hissettiğim acıyla g&ouml;zlerimin dolması bir olmuştu.</p>
<p>&ldquo;Neden burada olduğunu merak ediyorsan s&ouml;yleyeyim. O &ccedil;ok sevdiğin dostun Keitha seni sattığı i&ccedil;in buradasın&rdquo; dedi t&uuml;k&uuml;r&uuml;rcesine. Beynimden vurulmuşa d&ouml;nm&uuml;şt&uuml;m. Ne? Ama nasıl? Keitha bile benim hakkımdaki ger&ccedil;eği bilmiyordu ki. Bana bunu nasıl yapmıştı?</p>
<p>&ldquo;&Uuml;stelik yalnızca o da değil&rdquo; dedi Kinsey, yılan gibi tıslayarak. Bu konuşmadan olduk&ccedil;a keyif aldığı ortadaydı. &ldquo;Yıllardır aradığımız o kahin bize kendi ayaklarıyla geldi biliyor musun? Hem de o &ccedil;ok sevdiğin Darian sayesinde&rdquo; dedi acımasızca.</p>
<p>&ldquo;Darian mı?&rdquo; diye fısıldayabildim yalnızca. Ruhum bedenimden &ccedil;ekilmiş gibi hissediyordum.</p>
<p>&ldquo;Ne yoksa o k&uuml;&ccedil;&uuml;k kalbin kırıldı mı?&rdquo; diyerek kahkaha attı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;* * *</p>
<p>Ateş ve su. İmkansızlıkların m&uuml;mk&uuml;n olabileceğinin bir g&ouml;stergesi gibiydi. Kayalıkların &uuml;zerinde dudaklarımız birleştiğinde sanki t&uuml;m d&uuml;nya &ouml;n&uuml;m&uuml;ze serilmişti. G&ouml;zlerimi a&ccedil;tığımda Darian ile g&ouml;z g&ouml;ze geldik. Artık her şey &ccedil;ok netti. En b&uuml;y&uuml;k d&uuml;şmanım tam da şu an g&ouml;zlerimin i&ccedil;ine bakıyordu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; DENİZ SARGUT</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DİANE&amp;apos;NİN LANETİ 11 / DENİZ SARGUT &#45; DENİZDEN SESLER</title>
<link>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti-11-deniz-sargut-denizden-sesler</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti-11-deniz-sargut-denizden-sesler</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62afca28b023a.jpg" length="48070" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 20 Jun 2022 04:16:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>Denizdensesler</dc:creator>
<media:keywords>fantastik, öykü, hikaye, kurgu, sihir, denizdensesler, denizsargut</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>DİANE&rsquo;NİN LANETİ &ndash; 11</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &ldquo;Kehanet&rdquo;</p>
<p>O g&uuml;n dersin nasıl ge&ccedil;tiğini hi&ccedil; anlayamadım. Zaman su gibi akıp gidiyordu. Riley&rsquo;in birka&ccedil; kez beni d&uuml;rterek &ldquo;Bu da ne oluyor&rdquo; bakışı attığını hatırlıyorum. Darian&rsquo;a durumu fark ettirmeden &ccedil;&ouml;zmem imkansızdı. Ben de &ldquo;Sonra anlatırım&rdquo; demekle yetindim. Dersin bitmesini ve insanların ardı arkası kesilmeyen sorularını dinlemeyi hi&ccedil; istemiyordum. Zilin &ccedil;almasıyla birlikte g&ouml;zler &uuml;zerimize &ccedil;evrilmişti ancak sonu&ccedil; hi&ccedil;te beklediğim gibi olmadı. Alacağı cevaptan korkan insanlar tek bir soru bile sormadı. Riley, hayal kırıklığına uğramış vaziyette sınıfı terk etti. Arkasından seslensem de beni duymazlıktan geldi. &Uuml;stelik bu hayatta en &ccedil;ok nefret ettiğim şeyin duyulmamak olduğunu da gayet iyi biliyordu.</p>
<p>Boşalan sınıfların arasından bah&ccedil;enin &ouml;teki yanına ge&ccedil;tik. Ne Kinsey ne de başka biri o g&uuml;n&uuml;n tadını ka&ccedil;ıramazdı. Darian ile birlikte ormanın derinliklerinde bir koy bulmuştuk. Bu kadar g&uuml;zel bir yeri bunca yıldır nasıl g&ouml;rememiştik? &Uuml;stelik burayı o kadar kolay bulmuştuk ki sanki her g&uuml;n buraya geliyorduk. Darian&rsquo;ın ellerini sa&ccedil;larımın i&ccedil;inden ge&ccedil;irip usulca yanağımı okşayışını izledim. G&ouml;zlerimi kapatsam d&uuml;nyadaki t&uuml;m huzuru ben &ccedil;alacak gibiydim.</p>
<p>&ldquo;Okuldaki saldırılar devam ediyormuş&rdquo; dedi vereceğim tepkiyi merak edercesine.</p>
<p>&ldquo;Hala hayatta olduğumuz i&ccedil;in şanslıyız&rdquo; dedim omuz silkerek.</p>
<p>&ldquo;Bunların bir nedeni olmalı&rdquo; diye fısıldadı. G&uuml;zelim hava kapanmaya başlamıştı. Griye d&ouml;nen g&ouml;ky&uuml;z&uuml;, her an ağlamaya başlayabilirdi. Zaman ne kadar da &ccedil;abuk ge&ccedil;iyordu.</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Darian bana &ldquo;Sana eve kadar eşlik edeyim&rdquo; dediğinde &uuml;ş&uuml;meye başlamıştım. Her zamanki yol ayrımına kadar beraber y&uuml;r&uuml;m&uuml;şt&uuml;k. V&uuml;cudumdan bir &uuml;rperti ge&ccedil;ti. Anın i&ccedil;inde kalmakta epey zorlanıyordum. Y&uuml;z&uuml;me d&uuml;şen bir damla yaşı g&ouml;stererek &ldquo;Gitsen iyi olur, birazdan yağmur bastıracak&rdquo; dedim. Veda etmek i&ccedil;in bana sarıldığında bir hayalet misali i&ccedil;imden ge&ccedil;işini izledim. Ona başka bir şey s&ouml;ylemeden doğruca eve gittim. Saatler gece yarısını g&ouml;sterdiğinde g&ouml;ky&uuml;z&uuml; son derece gergindi. Ardı arkası kesilmeyen şimşeklerin nereye indiği de belli değildi. Yağmur, damlaları son s&uuml;ratle yere d&uuml;şerken vardıkları noktada k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir g&ouml;l oluşturuyorlardı. İşte yine ordaydılar. G&ouml;lgeler&hellip; Perdelerin arkasına saklanmış bir halde onları izliyordum. Bu gece &ccedil;ok &ouml;fkeliydiler neredeyse hızlarına yetişemiyordum. O gece yatağa girdiğimde y&uuml;reğime geceden kalma kabuslar hakimdi. Korkularıma meydan okumaktan başka şansım yoktu. Ama bir şey &ccedil;ok garipti. Hi&ccedil;bir duygu ger&ccedil;ekten tenime işlemiyordu.</p>
<p>&nbsp;Sabah uyandığımda g&ouml;z&uuml;m&uuml; daha &ouml;nce hi&ccedil; g&ouml;rmediğim bir yerde a&ccedil;tım. İhtişamlı bir avizenin tam altında yatıyordum. G&uuml;neş, odayı hen&uuml;z yeni aydınlatmaya başlamışken ben, bu koca sarayda ne işim olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; DENİZ SARGUT</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DİANE&amp;apos;NİN LANETİ &#45; BÖLÜM 10 / DENİZ SARGUT &#45; DENİZDEN SESLER</title>
<link>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti-bolum-10-deniz-sargut-denizden-sesler</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti-bolum-10-deniz-sargut-denizden-sesler</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62a73711bfff7.jpg" length="35913" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 13 Jun 2022 16:11:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>Denizdensesler</dc:creator>
<media:keywords>fantastik, öykü, hikaye, kurgu, sihir, denizdensesler, denizsargut</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">DİANE&rsquo;NİN LANETİ- B&Ouml;L&Uuml;M 10</p>
<p style="text-align: center;">&nbsp; &nbsp; &ldquo;Aşkın G&ouml;lgesinde&rdquo;</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Ertesi g&uuml;n okula giderken m&uuml;thiş bir hisle doluydum. Sanki g&uuml;neşin yakıcı rengi tenimde geziniyor ama bana dokunamıyordu. Ben oradaydım. &Ccedil;i&ccedil;ekler daha canlı, renkler daha cazipti. Kuşların cıvıltısı bir melodi gibi &ccedil;ınlıyordu kulaklarımda. Nehrin &ccedil;ok uzaklardan şırıl şırıl akışını duyuyordum. Ben de o yolda usulca y&uuml;r&uuml;yor ama ne havaya dokunabiliyor ne de o sıcaklığı hissedebiliyordum.</p>
<p>Thedora&rsquo;nın Bah&ccedil;esi&rsquo;ne vardığımda ise buranın daha &ouml;nce hi&ccedil; olmadığı kadar dingin g&ouml;r&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m. Huzur, bir hayalet gibi etrafımızda kol geziyordu sanki. Tam sınıfa gireceğim anda Darian&rsquo;ın dışarıya &ccedil;ıkıyor oluşu aramızda olan bu ilgin&ccedil; durumu daha heyecanlı bir hale getirmişti.</p>
<p>&ldquo;Ben de seni bekliyordum&rdquo; dedi usulca. G&ouml;zlerinde kendi yansımamı g&ouml;rebiliyordum. Ah, o g&ouml;zleri&hellip; Geceyi aydınlatan bir ay gibi ışıl ışıldı. O g&uuml;n o g&ouml;zlerde yalnızca kendimi g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml; sanmıştım. Benim i&ccedil;in bu kadar parladığını&hellip; Ama onun yalnızca bakışlarının g&uuml;zel olabileceğini hi&ccedil; d&uuml;ş&uuml;nmemiştim.</p>
<p>&ldquo;Sanki uzun zaman ge&ccedil;ti gibi&rdquo; dedim telaşlanarak. D&uuml;n nehrin kenarındayken beni &ouml;pt&uuml;ğ&uuml; anı aklımdan &ccedil;ıkaramıyordum.</p>
<p>&ldquo;Sensiz ge&ccedil;en her an &ouml;yleydi&rdquo; dedi ve elimi tutarak sınıftan i&ccedil;eriye &ccedil;ekti. Ben daha o anın şaşkınlığı ve utancı i&ccedil;indeyken sınıftaki herkesin bizi izlediğini fark ettim. Ben, sınıfın hangi k&ouml;şesine doğru gideceğimizi merak ederken o, beni bir kez daha şaşırttı. İlk defa kendi grubundan, soylulardan uzak bir noktada duruyordu. Riley&rsquo;in ondan nefret eden bakışlarını g&ouml;rmezden gelmiş, Keitha&rsquo;yı da ge&ccedil;erek sıranın en arka tarafına oturmuştu. Beni de kendi yanına &ccedil;ekti. Sınıftaki herkes meraklarını saklama gereği bile duymadan kafalarını &ccedil;evirmiş bize bakıyordu. Belki bu durum herkesin kafasını karıştırmıştı belki de şaşkına uğratmıştı. Ancak bir tek Kinsey&rsquo;in bakışları nefret doluydu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; DENİZ SARGUT</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DİANE&amp;apos;NİN LANETİ 9 &amp;quot;İHANET&amp;quot; &#45; DENİZ SARGUT / DENİZDEN SESLER</title>
<link>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti-9-ihanet-deniz-sargut-denizden-sesler</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti-9-ihanet-deniz-sargut-denizden-sesler</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_629d4e6414f46.jpg" length="44820" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 06 Jun 2022 03:47:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>Denizdensesler</dc:creator>
<media:keywords>fantastik, öykü, hikaye, kurgu, sihir, denizdensesler, denizsargut</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">DİANE&rsquo;NİN LANETİ B&Ouml;L&Uuml;M -9</p>
<p style="text-align: center;">&ldquo;İHANET&rdquo;</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Keitha, her zamanki gibi sabah y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş&uuml; yapmak i&ccedil;in ormana &ccedil;ıkmıştı. Yolda bulduğu şifalı otları da toplayarak akşam i&ccedil;in dinlendirici bir &ccedil;ay yapmayı planlıyordu. Sınırların dışına &ccedil;ıkmayı sevmese de &ccedil;izginin &uuml;zerinde y&uuml;r&uuml;mek hoşuna gidiyordu. Yine de eski g&uuml;nleri d&uuml;şlemekten kendini alamıyordu. Thedora&rsquo;nın d&uuml;zeni olmasaydı hayatı nasıl olurdu? Bu soruyu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p duruyordu. Belki &ouml;zg&uuml;rce orman perilerinin arasına karışırdı. Uzun sa&ccedil;larını savurarak &ccedil;ayırlarda yalınayak dolaşırdı. Aldığı her nefes, d&uuml;nyaya bir armağan olurdu. Doğayla birlikte doğar ve b&uuml;y&uuml;rd&uuml;. İyileştirme g&uuml;c&uuml;n&uuml; t&uuml;m insanlığa ulaştırabilmek i&ccedil;in elinden geleni yapardı. Belki o zaman bir hikayenin baş kahramanı olabilirdi. Kendi hikayesini yazardı ve y&uuml;zyıllar boyunca onun hikayesi anlatılırdı. Ne hayal ama&hellip; Oysa şimdi tek yaptığı kendisini ait hissetmediği bir yerde d&ouml;rt duvar arasında kapılı kalmaktı. Bu konuda yalnız olmadığını biliyordu. Yalnızca kimsenin y&uuml;ksek sesle konuşmaya cesareti yoktu. Ancak Kinsey&hellip; Burnu yere d&uuml;şse eğilip almayan Altın Saraylı, ona gelmişti. Hem de onunla arkadaş olmak istemişti. Bu arkadaşlık i&ccedil;inse elbette bir şartı vardı. Gizlilik&hellip; Hi&ccedil; kimse onların bu yakınlığı bilmeyecekti. Tek şartı buydu. Bu durum Keitha i&ccedil;in onur kırıcı olsa da onu reddedememişti. Bir soyluyla vakit ge&ccedil;irmek onun i&ccedil;in yeterli olmalıydı. Bu durum ne zaman canını sıksa en azından o beni anlıyor diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordu. Ancak durumun hi&ccedil;te sandığı gibi olmadığını anladığında &ccedil;ok ge&ccedil; kalmıştı. Bu &ldquo;gizli&rdquo; arkadaşlıkları başladıktan &ccedil;ok kısa bir s&uuml;re sonra Kinsey niyetini a&ccedil;ık etmişti. Keitha&rsquo;dan birini izlemesini ve ona rapor vermesini istiyordu. &Uuml;stelik bu bir rica da değildi. Keitha, onun i&ccedil;in basit bir kuklaydı. Onu, asıl hedefine ulaşmak i&ccedil;in kullanmıştı. İlk başlarda biraz dirense de Kinsey&rsquo;in baskılarına dayanamayarak o, ne derse yapmaya başlamıştı. Yalnızca Kinsey&rsquo;in Daphne ile neden bu kadar ilgilendiğini anlamlandıramıyordu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; DENİZ SARGUT</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DİANE&amp;apos;NİN LANETİ BÖLÜM 8 &#45; DENİZ SARGUT / DENİZDEN SESLER</title>
<link>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti-bolum-8-deniz-sargut-denizden-sesler</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti-bolum-8-deniz-sargut-denizden-sesler</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_6293f6abbef16.jpg" length="41497" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 30 May 2022 01:43:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Denizdensesler</dc:creator>
<media:keywords>fantastik, öykü, hikaye, kurgu, sihir, denizdensesler, denizsargut</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;DİANE'NİN LANETİ B&Ouml;L&Uuml;M 8 - "AŞK"</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Yıllardır okula aynı yoldan gidip geliyordum ama bu yolun ne kadar g&uuml;zel olduğunu Darian sayesinde keşfetmiştim. Ona bakmadan y&uuml;r&uuml;meye &ccedil;alışırken etrafımdaki g&uuml;zellikleri yeni fark ediyordum. Yolun iki yanına sıralanmış yaşlı ağa&ccedil;lar bilgece bizi izliyordu sanki. Bir altın saraylının ge&ccedil;tiği bu yol onları da heyecanlandırmıştı. Tabi bu konuda kimse beni ge&ccedil;emezdi. Darian, d&uuml;ş&uuml;ncelerimi fark etmiş&ccedil;esine birden duraksadı.</p>
<p>&ldquo;Nehrin sesini duyuyor musun?&rdquo; diye mırıldandı. Ağa&ccedil;ların arasından elen sese kulak kesilerek.</p>
<p>&ldquo;Evet, ormanın i&ccedil;inden k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir nehir ge&ccedil;iyor. Bilmiyor muydun?&rdquo; dedim şaşırarak.</p>
<p>&ldquo;Bu civara pek gelmiyorum&rdquo; dedi. Haklıydı. Onun burada ne işi olurdu ki?</p>
<p>&ldquo;G&ouml;rmek ister misin?&rdquo; diye sordum.</p>
<p>&ldquo;İyi olur. Hem biraz dinleniriz&rdquo; diyerek ağa&ccedil;ların arasına daldı. Ben de onu peşinden ilerledim. Yolumuzu kesen dalları atlattıktan sonra enfes bir alana gelmiştik. Sıkışık kayalıkların arasından fışkıran nehrin g&uuml;r&uuml;lt&uuml;s&uuml; ve yemyeşil orman &ouml;rt&uuml;s&uuml;yle harika bir tablonun i&ccedil;erisindeydik. Sanki usta bir ressam bizi yıllar &ouml;nce &ccedil;izip kendisinden başka hi&ccedil; kimsenin bilmediği bir yere gizlemişti. &Ouml;zeldik biz. &Ouml;zel ve &ouml;nemli. Sanki bizi izlemek i&ccedil;in gelecek onlarca sevenimiz olacaktı.</p>
<p>&ldquo;Biraz oturalım mı?&rdquo; diyerek kayalıkları işaret etti. Ben de kabul ettim. Şimdi ortam daha gergindi. Y&uuml;r&uuml;rken en azından birbirimizin y&uuml;z&uuml;ne bakmak zorunda kalmıyorduk. Yine de derin bakışlarının nehre dalması sonucu y&uuml;z&uuml;n&uuml; rahatlıkla inceleyebilmiştim. Keskin y&uuml;z hatları sayesinde beyaz teni olduğundan daha sert duruyordu. Buz mavisi g&ouml;zleri h&uuml;z&uuml;nle g&ouml;lgelenmiş gibiydi. &ldquo;Neden?&rdquo; diye sordu i&ccedil;imden defalarca. Neden buradasın? G&ouml;zlerindeki keder miydi seni bana getiren?</p>
<p>&ldquo;Sana olan bu ilgimin nedenini merak ediyorsundur&rdquo; dedi aniden başını bana doğru &ccedil;evirerek. Bu ani &ccedil;ıkışı, başımı sallayarak ge&ccedil;iştirdim.</p>
<p>&ldquo;Aslına bakarsan bu sorunun cevabını ben de merak ediyordum. Uzun zamandır seni izliyorum&rdquo; dedi manidar bir g&uuml;l&uuml;şle.</p>
<p>&ldquo;Ne demek istiyorsun?&rdquo; diye sordum. Kafam iyice karışmıştı.</p>
<p>&ldquo;Sen diğer herkesten farklısın&rdquo; dedi tek kaşını havaya kaldırarak. Ağzında yarım bir g&uuml;l&uuml;ş vardı. Gerildiğimi hissettim.</p>
<p>&ldquo;Enerjin, g&uuml;l&uuml;ş&uuml;n, g&ouml;z alıcı g&uuml;zelliğin&hellip;&rdquo; Derin bir nefes aldığımı hissetim ancak nefesim beni yarı yolda bıraktı. Darian, ayağa kalkarak yanıma gelmiş, aramızdaki mesafeyi kapatmıştı. Onun bu kadar yakınımda olması bana kendimi &ccedil;ok iyi hissediyordu. Hem ateş hem de su gibiydi. Y&uuml;ksek aurası benim i&ccedil;imdeki ateşi de canlandırıyordu.</p>
<p>Dudaklarımız birleşirken g&ouml;zlerimi kapadım. Yanımda o varken başka bir şey g&ouml;rmeye ihtiyacım yok gibi hissediyordum. Ruhumuzdaki ateş, ger&ccedil;ekleri g&ouml;remeyeceğimiz kadar bizi k&ouml;r edene dek bedenlerimizi sarmaya devam etti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; DENİZ SARGUT</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DİANE&amp;apos;NİN LANETİ BÖLÜM 7 / DENİZ SARGUT&#45; DENİZDEN SESLER</title>
<link>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti-bolum-7-deniz-sargut-denizden-sesler</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti-bolum-7-deniz-sargut-denizden-sesler</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_628c018052e5f.jpg" length="73333" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 May 2022 00:50:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>Denizdensesler</dc:creator>
<media:keywords>fantastik, öykü, hikaye, kurgu, sihir, denizdensesler, denizsargut</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">DİANE&rsquo;NİN LANETİ B&Ouml;L&Uuml;M 7</p>
<p style="text-align: center;">&ldquo;Kurban&rdquo;</p>
<p>Leydi Sarah&rsquo;ın beti benzi atmış bir haldeydi. Ayakta durmakta zorlanıyor gibiydi. Sınıftaki herkes az sonra duyacaklarından dolayı olduk&ccedil;a gergindi. Konunun ne olduğu malumdu ama Leydi bize neyi a&ccedil;ıklayacaktı?</p>
<p>&ldquo;Bildiğiniz &uuml;zere d&uuml;n k&ouml;t&uuml; bir olay yaşadık&rdquo; dedi kısık bir sesle. Sınıftan y&uuml;kselen fısıltılar konunun herkesi etkisi altına aldığını bir kez daha g&ouml;sterdi. Eliyle g&uuml;r&uuml;lt&uuml;y&uuml; susturarak konuşmasına devam etti.</p>
<p>&ldquo;D&uuml;n bulduğumuz ceset alt sınıflardan Bonnie&rsquo;ye aitti. Kim tarafından yapıldığı hen&uuml;z bilinmese de kendisi vahşice katledildi. Yapılan araştırmalara g&ouml;re &uuml;&ccedil; parmak tekniğiyle ruhunun &ccedil;alındığı tespit edildi. &Uuml;stelik Bonnie, bulduğumuz tek kurban da değildi&rdquo; dedi. Yaşanan o korkun&ccedil; olayın bir kere ile sınırlı kalmaması beni derinden sarsmıştı. Bu durum sınıftaki herkesi şok etmişti. Peki, diğer kurbanlar kimdi?</p>
<p>&ldquo;Okulu boşalttıktan sonra bodrum katı ve yangın merdivenleri olmak &uuml;zere iki kurban daha tespit ettik. Yangın merdivenlerinde bulduğumuz ceset Mary&rsquo;ye aitti. Onu da d&uuml;n, g&uuml;n i&ccedil;erisinde kaybettiğimizi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Ancak bodrum katında bulduğumuz ceset birka&ccedil; g&uuml;n &ouml;nce yaşamını yitirmişti. Onun adı da Alex&rdquo; dedi. Alex&rsquo;in adını s&ouml;ylerken sesi giderek kısılmıştı. Alex mi? Alt sınıflardan bir &ouml;ğrenciydi o da. Ancak &ouml;yle hayat dolu ve neşeliydi ki okulda onu tanımayan hatta sevmeyen bile yoktu. En azından ben &ouml;yle d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rd&uuml;m. Durum hi&ccedil;te benim sandığım gibi değilmiş. Onun kadar harika bir insanın bir g&uuml;n &ouml;lebileceğine inanmayan herkesin benimle aynı acıyı paylaştığını hissediyordum.</p>
<p>&ldquo;Bu cinayetler i&ccedil;in bir ş&uuml;pheliniz vardır herhalde&rdquo; diye araya girdi Riley, &ouml;fkeyle dişlerini sıkıyordu. Leydi Sarah, aptal biri değildi. Ge&ccedil;mişte bu olayları kimin başlattığını da Riley&rsquo;in kimleri su&ccedil;ladığını da &ccedil;ok iyi biliyordu. Ancak bunu y&uuml;ksek sesle s&ouml;ylemenin ne yeri ne de zamanıydı.</p>
<p>&ldquo;Hen&uuml;z elimizde hi&ccedil; ipucu yok maalesef. Yalnızca bunu yapan kişilerin aradığı bir şey olduğundan eminiz. Onu bulana kadar da durmayacak&rdquo; dedi net bir şekilde. Biraz &ccedil;ekinerek de olsa Altın Saraylıların olduğu y&ouml;ne doğru baktım. Y&uuml;zleri ifadesiz g&ouml;r&uuml;n&uuml;yordu. Onlar da bizim gibi bu korkun&ccedil; olayın etkisindeydi sanki. Hi&ccedil; telaşlanmamış, kendilerini savunmak zorunda hissetmemişlerdi. Kendilerini su&ccedil;lu hissetmiyorlardı. Belki de su&ccedil;lu değillerdi. Darian, aniden başını &ccedil;evirerek bana baktığında uzun s&uuml;redir onları izlediğimi fark ettim. Kahretsin. Daha dikkatli olmalıydım. Onlar &ccedil;ok profesyoneldi. Bense telaşlanarak &ouml;n&uuml;me d&ouml;nmekle yetindim.</p>
<p>&ldquo;Bu durumun sorumluları ortaya &ccedil;ıkana kadar hepinizin tehdit altında olduğunu &uuml;z&uuml;lerek itiraf ediyorum. Thedora&rsquo;nın Bah&ccedil;esi&rsquo;ndeki t&uuml;m &ouml;nlemleri arttıracağız ama sizden de ayrıca dikkatli olmanızı istemekle g&ouml;revliyiz. Ancak &ouml;nemli bir ayrıntıyı unutmamak gerekir. Thedora, vakti zamanında t&uuml;m bu pislikleri temizlerken onlar gibi olmamaya yemin etti. Kimse kara b&uuml;y&uuml;ye elini s&uuml;rmeyecek. Onlara benzediğiniz vakit onlar gibi yargılanma vaktiniz de gelmiştir diyerek bir hışımla sınıftan dışarı &ccedil;ıktı Leydi. Onu ilk defa b&ouml;yle &ouml;fkeli g&ouml;r&uuml;yordum. Sınıftan &ccedil;ıkmadan &ouml;nce g&ouml;z ucuyla Kinsey&rsquo;e baktığına yemin edebilirdim. Kurallarına sıkı sıkı bağlı yaşayan Leydi Sarah, elbette d&uuml;zeninin bozulmasından hi&ccedil; hoşlanmamıştı. Yoksa bu okuldaki hi&ccedil; kimsenin artık bizi ger&ccedil;ekten umursadığını d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yordum.</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Okuldan &ccedil;ıkarken Darian&rsquo;ın yine benim peşime takıldığını fark ettim. Adımlarımı hızlandırmak istesem de az sonra bu fikirden caydım. Bana yetiştiğinde &ldquo;Eve kadar eşlik edeyim&rdquo; dedi. Onaylarcasına y&uuml;r&uuml;meye başladım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; DENİZ SARGUT</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DİANE&amp;apos;NİN LANETİ BÖLÜM 6 / DENİZ SARGUT&#45; DENİZDEN SESLER</title>
<link>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti-bolum-6-deniz-sargut-denizden-sesler</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti-bolum-6-deniz-sargut-denizden-sesler</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_628181970f108.jpg" length="54564" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 16 May 2022 01:43:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Denizdensesler</dc:creator>
<media:keywords>fantastik, öykü, hikaye, kurgu, sihir, denizdensesler, denizsargut</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;DİANE'NİN LANETİ B&Ouml;L&Uuml;M 6</p>
<p>Darian ile birlikte sınıfa doğru y&uuml;r&uuml;rken t&uuml;m g&ouml;zlerin &uuml;zerimizde olduğunu hissediyordum. Bu ikilinin kolay kolay yan yana gelmediğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rsek bu durum pek de şaşırtıcı değildi.&nbsp;</p>
<p>&nbsp;" Y&uuml;z&uuml;ndeki ifadenin nedenini s&ouml;ylemeyecek misin?" diye sorduğunda d&uuml;n gece olanları bildiğinden ş&uuml;phelendim. Bah&ccedil;ede g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m g&ouml;lgelerle onun bir ilgisi olabilir miydi?&nbsp;</p>
<p>&nbsp;"Korkun&ccedil; bir kabusla başladığım bir g&uuml;nd&uuml;, hepsi bu" dedim umursamaz bir ifadeyle.</p>
<p>&nbsp;"Belki g&uuml;n&uuml;n geri kalanı g&uuml;zel olur" dedi hafif&ccedil;e sırıtarak.</p>
<p>&nbsp;"Belki" diye mırıldandığımda &ccedil;oktan sınıfa gelmiştik. Ona daha fazla bir şey s&ouml;ylemeden kendi yerime ge&ccedil;tim. Bu duruma bir tepki g&ouml;sterdiyse de farketmemiştim. Ancak durumu asla g&ouml;z&uuml;nden ka&ccedil;ırmayacak birka&ccedil; kişi her zamanki yerimizde beni bekliyordu. Riley, Darian ile beni yan yana g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; i&ccedil;in olduk&ccedil;a gergin duruyordu. Sonu&ccedil;ta bir Altın Saraylı ile ne gibi bir işim olabilirdi ki?</p>
<p>&nbsp;"Sana bir şey mi s&ouml;yledi?" derken &ouml;fkesini kontrol etmeye &ccedil;alışıyor gibi g&ouml;r&uuml;n&uuml;yordu. Ancak benim sabırsız orman kızım hen&uuml;z benim cevabımı beklemeden ortaya atılmıştı.</p>
<p>&nbsp;"Umarım, tahmin ettiğim tarzda bir şey s&ouml;ylemiştir" diye kıkırdadı.</p>
<p>&nbsp;"Onlarla aramızda hi&ccedil;bir şey olamaz" diyerek s&ouml;z&uuml;n&uuml; kesti Riley.&nbsp;</p>
<p>&nbsp;"Hey, ben de burdayım" diyerek dikkatlerini tekrar &uuml;zerime &ccedil;ektim.&nbsp;</p>
<p>"Evet, seni dinliyoruz" dediler hep bir ağızdan. Ben de d&uuml;n olanları biraz eksik bir şekilde anlattım. S&ouml;yleyeceklerim bittiğinde hepsi olduk&ccedil;a şaşkın g&ouml;r&uuml;n&uuml;yordu.</p>
<p>"Hen&uuml;z biz bile evine gelmemişken Darian'ın seni eve bırakmasına nasıl izin verebildin ?" dedi Riley. D&uuml;n onun teklifinin reddettiğim i&ccedil;in bu duruma daha fazla i&ccedil;erlemişti.&nbsp;</p>
<p>"Bunu ben istemedim, olaylar birden o şekilde gelişti" diyerek kendimi savundum. Leydi Sarah'ın i&ccedil;eri girmesiyle kimse daha fazla &uuml;zerime gelemedi. Ancak Leydi'nin y&uuml;z&uuml;ndeki kasvet t&uuml;m sınıfın i&ccedil;ine işlemişti.&nbsp;</p>
<p>"Size a&ccedil;ıklamam gereken bir konu var" dediğinde sesi titriyordu. Duyacaklarıma hen&uuml;z hazır değildim ama bundan başka &ccedil;arem yoktu. Ger&ccedil;ekler hi&ccedil; kimse i&ccedil;in ka&ccedil;ınılmaz değildi.</p>
<p></p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; DENİZ SARGUT</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DİANE&amp;apos;NİN LANETİ &#45; BÖLÜM 5 / DENİZ SARGUT&#45; DENİZDEN SESLER</title>
<link>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti-bolum-5-deniz-sargut-denizden-sesler</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti-bolum-5-deniz-sargut-denizden-sesler</guid>
<description><![CDATA[ Riley’i görmeyi beklerken Darian ile karşılaşmak görmeyi beklediğim en son şeydi. Yıllardır eve gidip gelirken bu yolu kullanırdım... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_62784a3de7a88.jpg" length="56031" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 09 May 2022 01:56:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>Denizdensesler</dc:creator>
<media:keywords>fantastik, öykü, hikaye, kurgu, sihir, denizdensesler, denizsargut</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">DİANE&rsquo;NİN LANETİ</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Riley&rsquo;i g&ouml;rmeyi beklerken Darian ile karşılaşmak g&ouml;rmeyi beklediğim en son şeydi. Yıllardır eve gidip gelirken bu yolu kullanırdım. Onu daha &ouml;nce buradan ge&ccedil;erken hi&ccedil; g&ouml;rmemiştim. Aslında bu yolda herhangi birini g&ouml;rmek de pek m&uuml;mk&uuml;n değildi. İnsanlardan olduk&ccedil;a uzak doğayla i&ccedil; i&ccedil;e bir yerdeydim. Darian ise yanından ge&ccedil;meye bile cesaret edemediğim Altın Saray&rsquo;da yaşardı. Hoş artık eski şatafatından eser yoktu ama yine de buraya &ccedil;ok uzaktı. Hem de &ccedil;ok. Buna rağmen aniden arkamı d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m onu hi&ccedil; şaşırtmamıştı. Neredeyse bu anı beklediğini d&uuml;ş&uuml;nmeye başlamıştım ki s&ouml;zc&uuml;kler dudaklarını aşmayı başardı.</p>
<p>&ldquo;Hey, ormanda y&uuml;r&uuml;rken seni g&ouml;r&uuml;ncee selam vermek istedim. Okuldaki olaydan olduk&ccedil;a etkilenmiş g&ouml;r&uuml;n&uuml;yordun&rdquo; dedi. Darian, benimle g&ouml;zlerimin i&ccedil;ine bakarak konuşsa da aramızda camdan bir duvar vardı. O, beni aynanın &ouml;teki tarafından izliyordu.</p>
<p>&ldquo;Hey, sanırım herkes i&ccedil;in zor bir g&uuml;nd&uuml;&rdquo; diyebildim. Okulun bah&ccedil;esinde Riley ile olan konuşmalarımızı duymuş olabilir miydi? Umarım duymamıştır diye d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m.</p>
<p>&ldquo;Birlikte y&uuml;r&uuml;yelim mi?&rdquo; dedi ve cevabımı beklemeden y&uuml;r&uuml;meye başladı. Ben de ona eşlik ettim. Birka&ccedil; yıldır aynı sınıfta olmamıza rağmen zorunda kalmadık&ccedil;a hi&ccedil; konuşmamıştık. Bazı zamanlar beni izlerken yakalardım onu. Sadece o kadardı.</p>
<p>&ldquo;Bug&uuml;n yaşananlar herkesi derinden sarsmış olmalı&rdquo; dedi az &ouml;nceki fikrime katılarak.</p>
<p>&ldquo;Sen olduk&ccedil;a iyi duruyorsun&rdquo; dedim kendimi tutamayarak. Bunu bir iltifat olarak almış olmalı ki g&uuml;l&uuml;msedi.</p>
<p>&ldquo;Duygularımı belli etmeyi pek sevmem&rdquo; dedi usulca. Suda kendi yansımama bakıyor gibiydim ama o su, benim &uuml;zerime gelmemeliydi.</p>
<p>&ldquo;Fark ettiğin &uuml;zere benim duygularımı da herkes g&ouml;rebilir&rdquo; dedim &ldquo;herkes&rdquo; kelimesine vurgu yaparak. Bundan pek hoşlanmamış gibi g&ouml;r&uuml;n&uuml;yordu.</p>
<p>&ldquo;Arkadaşın da senin i&ccedil;in olduk&ccedil;a endişelenmiş g&ouml;r&uuml;n&uuml;yordu&rdquo; dedi Riley&rsquo;i kastederek.</p>
<p>&ldquo;Evet, iyi olduğumdan emin olmak istedi. Bu y&uuml;zden gelenin o olduğunu zannettim&rdquo; dedim.</p>
<p>&ldquo;Ama gelen bendim&rdquo; dedi aralarındaki gizli husumeti fısıldarcasına. Ağzımızdan &ccedil;ıkan s&ouml;zc&uuml;kler hızlı adımlarımıza pek yetişememişti. Ormanın sonundaki yol ayrımına gelmiştik. Burası bir karar verme yeriydi.</p>
<p>&ldquo;Ne taraftan gidiyorsun?&rdquo; diye sordu. Tepedeki evleri g&ouml;stererek sol taraftaki yolu işaret ettim.</p>
<p>&ldquo;O halde benim geri d&ouml;nme vaktim geldi, iyi olduğuna sevindim&rdquo; dedi. Y&uuml;z&uuml; g&uuml;l&uuml;yordu peki ya g&ouml;zleri?</p>
<p>&ldquo;Yarın g&ouml;r&uuml;ş&uuml;r&uuml;z&rdquo; diyerek ona işaret ettiğim yoldan y&uuml;r&uuml;meye başladım. Arkama hi&ccedil; bakmamalıydım. Benden ş&uuml;phelenmesine izin veremezdim. Doğruca tepedeki evlere doğru tırmanmaya başladım. Bug&uuml;n eve d&ouml;n&uuml;ş yolu biraz zahmetli olacaktı. Yokuşu bitirdiğimde yavaş&ccedil;a bir evin kapısına doğru yaklaştım. Anahtarımı arama bahanesiyle &ccedil;antamı karıştırırken arkama baktım. Ortalarda kimsecikler yoktu. Hen&uuml;z orman yolundan &ccedil;ıkmamış olma ihtimalinden dolayı geri d&ouml;nmeyi g&ouml;ze alamadım. Tepeyi aşarak yol ayrımın &ouml;teki tarafına ge&ccedil;tim. Yaşanan bu zorlu g&uuml;n&uuml;n ardından olduk&ccedil;a yorulmuş, nefes nefese kalmıştım. Darian&rsquo;a s&ouml;ylediğimin aksine yol ayrımının sağ tarafında kalan karanlık ormanın derinliklerinde iki katlı ahşap bir evde oturuyordum. Bu ev, bana b&uuml;y&uuml;kannemden yadigar kalmıştı. Benim dışımda da burayı bilen hi&ccedil; kimse yoktu. b&ouml;ylesi herkes i&ccedil;in daha iyi olurdu. Yoksa hi&ccedil;liğin ortasındaki bu ev, herkesin başını derde sokabilirdi.</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Eve girdikten sonraki birka&ccedil; saat boyunca d&uuml;ş&uuml;nmemi engelleyecek işler ile kendimi oyaladım. Evi baştan aşağıya temizleyerek t&uuml;ts&uuml;ledim. Akşam yemeği i&ccedil;in lezzetli yiyecekler hazırladım. Ardından da kendimi sıcak su dolu bir k&uuml;vete bıraktım. Su bana iyi gelecek ve t&uuml;m k&ouml;t&uuml; d&uuml;ş&uuml;ncelerimi g&ouml;t&uuml;recekti.</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Saatler gece yarısını ge&ccedil;tiğinde yatağıma &ccedil;ekilerek biraz kitap okumak istedim. Ancak bu isteğim ormanda yankılanan bir uğultuyla son buldu. Yavaş&ccedil;a yatağımdan &ccedil;ıkarak pencereye y&ouml;neldim. Perdeyi aralayarak uğultunun geldiği yeri g&ouml;rmeye &ccedil;alıştım. Yere &ccedil;&ouml;ken sis, t&uuml;m g&ouml;r&uuml;ş alanıma engel oluyordu. Uğultulara eklenen uluma sesiyle yerimden sı&ccedil;radım. Hemen balkona &ccedil;ıkarak gelen kişinin kim olduğunu &ccedil;&ouml;zmeye &ccedil;alıştım ama bir sonu&ccedil; alamadım. Bu sorunun cevabını &ouml;ğrenmek zorundaydım. T&uuml;m cesaretimi toplayarak evden dışarıya &ccedil;ıktım. Sisler adeta benimle alay edercesine etrafımda d&ouml;n&uuml;p duruyordu. G&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m tek şey ağa&ccedil;ların arasından ge&ccedil;en g&ouml;lgeler oldu&hellip;</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Ertesi sabah, g&uuml;ne korkun&ccedil; bir baş ağrısıyla başladım. Gece boyunca d&uuml;ş&uuml;nmekten uyuyamamıştım. G&ouml;lgeleri g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m anda sisler, yanlarına ulumalarını da alarak kaybolmuşlardı. Geriye yalnızca ben kalmıştım. Thedora&rsquo;nın Bah&ccedil;esi&rsquo;ne vardığımda her zamanki neşemden eser yoktu. D&uuml;ş&uuml;ncelerimin arasında kaybolduğum i&ccedil;in t&uuml;m yolu nasıl geldiğimi de hi&ccedil; anlamamıştım. Bizimkilerden birini g&ouml;rme umuduyla bah&ccedil;enin kapısından ge&ccedil;tim. Bug&uuml;n ortalık epey sessiz duruyordu. Riley nerede diye etrafıma bakınırken onun sesiyle irkildim.</p>
<p>&ldquo;Hey, olduk&ccedil;a solgun g&ouml;r&uuml;n&uuml;yorsun yoksa yolda gelirken bir hayalet mi g&ouml;rd&uuml;n?&rdquo; dedi dalga ge&ccedil;ercesine.</p>
<p>&ldquo;Hen&uuml;z değil&rdquo; diye yanıt verdim. Hen&uuml;z değil ama her an olabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; DENİZ SARGUT</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DİANE&amp;apos;NİN LANETİ &#45; BÖLÜM 4  / DENİZ SARGUT &#45; DENİZDEN SESLER</title>
<link>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti-bolum-4-deniz-sargut-denizden-sesler</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti-bolum-4-deniz-sargut-denizden-sesler</guid>
<description><![CDATA[         İçimde yükselen korkuları bastırabilmeyi çok isterdim... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_626f1d44e0388.jpg" length="29031" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 02 May 2022 02:47:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>Denizdensesler</dc:creator>
<media:keywords>fantastik, öykü, hikaye, kurgu, sihir, denizdensesler, denizsargut</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;DİANE'NİN LANETİ -&nbsp; B&Ouml;L&Uuml;M 4</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; İ&ccedil;imde y&uuml;kselen korkuları bastırabilmeyi &ccedil;ok isterdim. O an orada hi&ccedil;bir şey yokmuş&ccedil;asına durabilmeyi&hellip; Ancak gencecik bir kızın cansız bedeni havada asılı dururken bu pek m&uuml;mk&uuml;n değildi. &Uuml;stelik bu kız olabilecek en k&ouml;t&uuml; şekilde ruhu &ccedil;alınarak &ouml;lm&uuml;şt&uuml;. Birinin ruhunu &ccedil;almak demek onun etiyle kemiğini birbirinden ayırmak demekti. Hatta &ccedil;ok daha fazlası. Birini &ouml;ld&uuml;rmenin en vahşi yollarından biriydi. Herkesin cesaret edebileceği bir iş de değildi. Birinin ruhunu &ccedil;aldığınızda kendi ruhunuzda da onarılamayacak bir delik a&ccedil;ardınız. Bunu ancak &ccedil;izginin &ouml;teki tarafında olanlar, karanlığın en dibinde olanlar g&ouml;ze alabilirdi. Bu y&ouml;ntem &ccedil;ok uzun zaman &ouml;nce Altın Saraylılar&rsquo;ın kendilerinden olmayanlara uyguladığı bir teknikti. Kendilerinden olmayanlara ve onlara istedikleri kehaneti vermeyenlere&hellip; Birinin ruhunu &ccedil;almak onlar i&ccedil;in hem bir d&uuml;şmanı alt etmek hem de kendi g&uuml;&ccedil;lerini arttırmak demekti. Bu y&uuml;zden de &uuml;&ccedil; parmak izi karanlık d&ouml;nemlerde olduk&ccedil;a pop&uuml;lerdi. Thedora&rsquo;ya kadar&hellip;</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; G&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m korkun&ccedil; manzaranın &uuml;st&uuml;ne Darian ile &ccedil;arpışmamız ben de şok etkisi yaratmıştı. İ&ccedil;imden bir ses bana &ldquo;ka&ccedil;&rdquo; diye fısıldıyordu. Ben ise o sese inat edercesine yerimde durmuş onun g&ouml;zlerinin i&ccedil;ine bakıyordum. Aramızda g&ouml;r&uuml;nmez, soğuk bir duvar vardı. Ancak o konuşup buzları eritmek yerine soğuk bakışlarıyla i&ccedil;imi kazıyordu. Sanki baktığı g&ouml;zlerim değil de ruhum gibiydi. Her şeyi biliyormuş&ccedil;asına sessizce bana hesap soruyordu. &nbsp;Onun karşısında kendimi &ccedil;ok savunmasız hissediyordum. Tek kelime dahi etmeden bah&ccedil;eye &ccedil;ıktığımda koridordan &ccedil;ığlıklar y&uuml;kseliyordu. Fırtına &ouml;ncesinin sessizliği dineli uzun zaman olmuştu. Artık kimse g&uuml;vende olmadığını biliyordu ancak ben bundan emindim. Herkes bu vahşetten kimleri sorumlu tutması gerektiğini gayet iyi biliyordu. Ancak bu durum her zamanki gibi yine kapalı kapılar ardında kalacaktı. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; hen&uuml;z kimsenin başını kaldırmaya niyeti yoktu.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &Ouml;ğrencilerin neredeyse hepsi benim ardımdan bah&ccedil;eye fırladı. Korkudan şoka girmiş y&uuml;zler git gide y&uuml;kselen &ccedil;ığlıklara eşlik ediyordu. G&ouml;rd&uuml;kleri manzara, y&uuml;zyıllar &ouml;ncesinde kalması gerekirken g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar gelmişti. Bir&ccedil;oğu ge&ccedil;mişte yaşanan bu olayları ailelerinden duyar ve bir efsane olduğuna kanaat getirirdi. Ancak bug&uuml;n işlerin hi&ccedil;te &ouml;yle olmadığını fark etmişlerdi. Onlar i&ccedil;in bunu kabullenmek olduk&ccedil;a zordu. Benim i&ccedil;in de &ouml;yle. Her ne kadar hatırlamak istemesem de daha &ouml;nce de b&ouml;yle bir durumla karşı karşıya kalmıştım. &Uuml;stelik o zamanlar yapayalnızdım. Hem yaşadığım korkun&ccedil; trajediyi anlatabileceğim kimsem yoktu hem de &ccedil;evrem insanlarla doluydu. Neden diye sormuştum kendime yalnızca. Bunu neden yaşadın? Aldığım cevaptan hi&ccedil; hoşlanmadığım i&ccedil;in de o konuyu sonsuza kadar kapattığımı sanmıştım. Meğer her şey buraya kadarmış. Şimdi ruhumdan dışarıya &ccedil;ıkmayı bekleyen her ne varsa giderek y&uuml;kseliyor. Duygularımın taşmasından ve kendimi kaybetmekten &ccedil;ok korkuyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Riley&rsquo;in beni kolumdan &ccedil;ekiştirmesiyle kendime geldim. Beni tutup kalabalıktan uzağa bah&ccedil;enin tenha bir k&ouml;şesine getirdi. Sonunda rahat bir nefes alabilmiştim. Ben kargaşaya uzaktan bakmaya daha alışkındım. Bu tarz durumların i&ccedil;ine d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;mde ne yapacağımı bilemiyordum.</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Kimlerin yaptığını biliyorsun değil mi? Bu sefer kolay kurtulamayacaklar&rdquo; dedi sinirle.</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Hey, sessiz ol! Seni duyacaklar&rdquo; dedim telaşla.</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;İlk kez bu kadar b&uuml;y&uuml;k bir hamle yaptılar. Bu cesareti nereden alıyorlar?&rdquo; dedi daha sessiz bir sesle.</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Onlar hanedan mensubu. Elini kolunu sallayan herkes onlara ithamda bulunamaz&rdquo; dedim.</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Ben herkes değilim&rdquo; dedi net bir şekilde. Doğru s&ouml;yl&uuml;yordu, değildi. &Ccedil;ok g&uuml;&ccedil;l&uuml; ve eski bir ailenin soyundan geliyordu. Ancak elimizde hi&ccedil; kanıt yoktu. Biz yalnızca biliyorduk.</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Ben de en az senin kadar &ouml;fkeliyim. Ama burası yeri ve zamanı değil&rdquo; dedim s&ouml;zc&uuml;klerimin onu sakinleştirmesini &uuml;mit ederek. &nbsp;Tam bir şey daha s&ouml;yleyecekti ki Leydi Sarah&rsquo;ın bah&ccedil;eye &ccedil;ıkmasıyla t&uuml;m dikkatler ona &ccedil;evrildi. Kendisi bize bu olay karşısında soğuk kanlılığımızı korumamızı, bildiklerimizi anlatmamızı ve olayın zanlısı bulunana kadar kendimizi korumamızı nasihat ediyordu. &nbsp;G&uuml;venli sınırlarla diye de eklemeyi unutmamıştı. Kendinizi g&uuml;venli sınırlarla koruyun. Kısacası Thedora&rsquo;nın kurallarının dışına &ccedil;ıkmadan sihrinizi kullanın demişti. Ardından da hepimizi evlerimize g&ouml;nderdi. Riley, eve d&ouml;n&uuml;ş yolunda bana eşlik etmek i&ccedil;in &ccedil;ok ısrar etse de sonunda onu, buna ihtiyacım olmadığı konusunda ikna etmeyi başarabildim. Biraz yalnız kalmaya ihtiyacım vardı.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp; &nbsp;Ağzıma takılan bir şarkıyı mırıldanarak eve doğru y&uuml;r&uuml;meye başladım. G&ouml;z&uuml;m kalabalıkta ondan başka hi&ccedil; kimseyi g&ouml;rmemişti. Şimdi de başka hi&ccedil; kimseyi g&ouml;rmek istemiyordu. Bu y&uuml;zden de hi&ccedil; oyalanmadan eve gitmek istemiştim. Tamamen kendim olabildiğim yere. Bir s&uuml;re sonra arkamdan gelen ayak seslerini işittim. Biri bana yetişmeye &ccedil;alışıyordu. Riley&rsquo;in beni yalnız bırakmak istemeyeceğini biliyordum. Sitemkar bir g&uuml;l&uuml;msemeyle ona d&ouml;nd&uuml;m. G&uuml;l&uuml;ş&uuml;m yarım bir şekilde havada asılı kaldı. Karşımda g&ouml;rmeyi hi&ccedil; beklemediğim biri vardı. Darian belki de hayatında ilk kez birinin ardından geliyordu.</p>
<p style="text-align: justify;"></p>
<p style="text-align: justify;"></p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;DENİZ SARGUT</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DİANE&amp;apos;NİN LANETİ &#45; DENİZ SARGUT</title>
<link>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti-deniz-sargut</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti-deniz-sargut</guid>
<description><![CDATA[ DİANE&#039;NİN LANETİ FRAGMAN - DENİZ SARGUT - DENİZDEN SESLER - ERTUĞRUL HİLMİ KAYA ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_626da634a31b3.jpg" length="52373" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 01 May 2022 00:12:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>Denizdensesler</dc:creator>
<media:keywords>fantastik, öykü, hikaye, kurgu, sihir, denizdensesler, denizsargut, video, fragman, teaser</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Denizden Sesler'den herkese merhaba! Her hafta pazartesi g&uuml;n&uuml; yayınlanan "Diane'nin laneti" adlı fantastik hikayeye biraz yakından bakmaya ne dersiniz?</p>
<p></p>
<p>Ya en b&uuml;y&uuml;k d&uuml;şmanınız şu anda g&ouml;zlerinizin i&ccedil;ine bakıyorsa?</p>
<p></p>
<p></p>
<p>Bu g&uuml;zel video ve seslendirme i&ccedil;in Ertuğrul Hilmi Kaya'ya teşekk&uuml;r ederim. Kendisini merak ediyorsanız İnstagram : Artugrulll</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DIANE&amp;apos;NİN LANETİ BÖLÜM 3</title>
<link>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti-bolum-3</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti-bolum-3</guid>
<description><![CDATA[ Darian’ın her zamanki umursamaz haliyle başını çevirip önüne dönmesini bekledim. Bunu çok sık yapardı... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/04/image_750x500_6266958508d9c.jpg" length="96488" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 25 Apr 2022 03:43:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>Denizdensesler</dc:creator>
<media:keywords>fantastik, öykü, hikaye, kurgu, sihir, denizdensesler, denizsargut</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;">DIANE'NIN LANETİ - B&Ouml;L&Uuml;M 3</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Darian&rsquo;ın her zamanki umursamaz haliyle başını &ccedil;evirip &ouml;n&uuml;ne d&ouml;nmesini bekledim. Bunu &ccedil;ok sık yapardı. Onu arada bana bakarken yakaladığım zamanlar &ccedil;oktu ama Darian ile uzun s&uuml;re g&ouml;z g&ouml;ze kalmak havayı yakalamakla eş değerdi. Leydi Sarah&rsquo;ın ani bir şekilde sınıfa girmesiyle başımı &ccedil;evirmek zorunda kaldım. Ancak onun g&ouml;zlerinin hala &uuml;zerimde olduğunu biliyordum. Yalnızca bunun nedenini merak ediyordum. Leydi Sarah&rsquo;ın elindeki &ccedil;ubuğu tahtaya vurmasıyla herkes yerine ge&ccedil;ti. Keitha az sonra gireceği sınavdan dolayı gergin bir şekilde yerine ge&ccedil;ti. Benim arkamda, Vincey&rsquo;in yanında oturuyordu. Vincey, telekinezi yoluyla nesneleri harekete ge&ccedil;irebiliyordu. Beşer olan her nesnenin g&uuml;c&uuml; onun iki parmağının arasındaydı. Sınıfımızın dahilerinden biriydi. Thedora&rsquo;nın Bah&ccedil;esi&rsquo;nde kendini daha &ccedil;ok yeni icatlar bulmaya adamış olsa da bazı geceler k&uuml;&ccedil;&uuml;k ka&ccedil;amaklar yaptığını biliyordum. İlk g&uuml;nk&uuml; kadar taze olmasa da i&ccedil;inde hala bir par&ccedil;a sihir vardı. O sihre tutunduğu s&uuml;rece de parlamaya devam edecekti. Benim yanımda da Riley oturuyordu. Riley benim bu d&uuml;nya &uuml;zerindeki en yakın arkadaşlarımdan biriydi. Kalbimde taşıdığım yalanla birine karşı ne kadar yakın olunabilirse onunla da o kadar yakındım. Kendisi Altın Saraylılar kadar olmasa da asil bir aileden geliyordu. Bir hanedan &uuml;yesi olmayabilirdi ama en az onlar kadar zengindi. Herk&uuml;l&rsquo;&uuml;n soyundan gelen kalabalık bir aileye mensuptu. Ailesi, Altın Saraylılar&rsquo;ın can d&uuml;şmanıydı. Onun sihri ise sahip olduğu g&uuml;&ccedil;l&uuml; kollarıydı. G&uuml;&ccedil;lerini kontrol altında tutmak adına kendisini spora vermişti. Ancak d&ouml;v&uuml;ş sporlarında karşısına &ccedil;ıkmaya cesaret edebilen pek rakibi yoktu. Okulun hem en sevilen hem de en &ccedil;ok korkulan &ouml;ğrencilerinden biriydi. Dikkatimi Keitha&rsquo;a geri &ccedil;evirdim. Heyecandan teni bembeyaz olmuştu.</p>
<p>Ona destek olmak i&ccedil;in koluna dokunarak &ldquo;Hey, sakin ol. Bu soruların hepsi senin i&ccedil;in &ccedil;ocuk oyuncağı. Kendine g&uuml;ven&rdquo; dedim. C&uuml;mlemim bitişiyle kendimi bir ormanın kıyısında buldum. Sessizliğin h&uuml;k&uuml;m s&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; karanlık bir ormandı. Burayı daha &ouml;nce hi&ccedil; g&ouml;rmemiştim. Keitha&rsquo;nın yaşadığı topraklara da hi&ccedil; benzemiyordu. Ormanın derinliklerine doğru birka&ccedil; adım attım. Tanıdık bir sesin fısıltılarını işitiyordum. Sese doğru y&uuml;r&uuml;meye başladım. Ağlayan bir kadının sesiydi. Karşısında ona bağırıp &ccedil;ağıran bir kadın daha vardı. &ldquo;Bize yalan s&ouml;yledin&rdquo; c&uuml;mlesi t&uuml;m ormanda yankılandı.</p>
<p>Leydi Sarah&rsquo;ın Keitha&rsquo;yı tahtaya kaldırmasıyla ben de sınıfa geri d&ouml;nd&uuml;m. Sıranın &uuml;zerinde a&ccedil;ık duran defterimi karalamaya başladım. Ana geri d&ouml;nmem gerekiyordu. Nasılsa Keitha birazdan tahtada harikalar yaratacaktı. Hen&uuml;z birka&ccedil; dakika bile ge&ccedil;mediğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rken &ldquo;Zil &ccedil;aldı&rdquo; diyen Riley&rsquo;in sesiyle irkildim. Keitha, sınavına bitirmiş ve tam puan almıştı. Ben ise bu s&uuml;re zarfında yalnızca defterimi karalamıştım. Zaman benim ezeli d&uuml;şmanımdı.</p>
<p>Sınıftan ilk &ccedil;ıkan kişi Leydi Sarah oldu. Koridora &ccedil;ıkmasıyla &ccedil;ığlığının t&uuml;m okulu inletmesi bir oldu. Telaşla peşinden koşarak biz de koridora &ccedil;ıktık. G&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m manzara tek kelimeyle korkun&ccedil;tu. &Uuml;st sınıflardan adını bilmediğim bir kız, pencerenin &ouml;n&uuml;nde asılı bulunmuştu. Ancak dehşet verici anın asıl sebebi bu değildi. Gen&ccedil; kızın v&uuml;cudundaki t&uuml;m kan &ccedil;ekilmişti. Bedeni sanki yıllar &ouml;nce &ouml;lm&uuml;ş birinin cesediymiş&ccedil;esine havada asılı duruyordu. Alnının tam ortasında da &uuml;&ccedil; parmaklık bir iz vardı. Biri onun ruhunu &ccedil;almıştı.</p>
<p>İrkilerek geri &ccedil;ekilmeye &ccedil;alışırken ona &ccedil;arptım. Kime &ccedil;arptığımı g&ouml;rmek isterken g&ouml;zlerimiz tekrar buluştu. Darian sanki her şeyi biliyormuş&ccedil;asına g&ouml;zlerimin i&ccedil;ine bakıyordu.</p>
<p></p>
<p></p>
<p></p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; DENİZ SARGUT</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DİANE&amp;apos;NİN LANETİ &#45; BÖLÜM 2</title>
<link>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti-bolum-2</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti-bolum-2</guid>
<description><![CDATA[ DENİZ SARGUT ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/04/image_750x500_625ca4e282985.jpg" length="93657" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 18 Apr 2022 02:38:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>Denizdensesler</dc:creator>
<media:keywords>fantastik, öykü, hikaye, kurgu, sihir, denizdensesler, denizsargut</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DIANE&rsquo;NIN LANETİ B&Ouml;L&Uuml;M 2</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Okulun bah&ccedil;esinden i&ccedil;eriye girdiğimde ortalık her zamanki gibi g&uuml;r&uuml;lt&uuml;l&uuml;yd&uuml;. Ger&ccedil;eklikten kopuk sahte samimiyetler ortalıkta kol geziyordu. Bir&ccedil;ok grup birbiriyle kaynaşmış gibi g&ouml;z&uuml;kse de bu durum sadece y&uuml;zeyseldi. İ&ccedil;ten i&ccedil;e herkes birbirinden &uuml;st&uuml;n olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordu. Ama ne yazık ki bir&ccedil;oğu bu &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml; sağlayacak donanıma sahip değildi. &Ccedil;oğu kişinin yetenekleri k&ouml;relmiş, bitme noktasına gelmişti. Eski sihirbazlar efsanelerde kalmıştı. Bu durumu bir yana koyarsak t&uuml;m bu insanların hem fikir olduğu tek bir konu vardı. O da Altın Saraylılar&hellip; Kendileri d&uuml;nyamızı y&ouml;netmiş eski bir ailenin soyundan geliyorlar. Karanlık g&uuml;nlerin yegane sahipleri&hellip; G&uuml;&ccedil; uğruna yapmayacakları bir şey yok. &Ouml;yle ki adete acımasızlık kelimesinin suretine b&uuml;r&uuml;nm&uuml;şler. Uzun zamandır oynanan bu tatlı oyunu kabullenmiş g&ouml;z&uuml;kseler de bunun ger&ccedil;ek olduğuna pek inanan yok. Herkes onların zamanı gelene kadar rol yaptıklarını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorlar. Pek haksız da sayılmazlar. Ancak insanları ortak bir fikirde buluşturan konu bu değil. Onların d&uuml;nyamızın geri kalanından apayrı ir d&uuml;nya yaşamalarının hi&ccedil; adil olmaması&hellip; Kraliyet soyundan geldikleri i&ccedil;in istedikleri her şeye hemen sahip olabiliyorlar. Buna hi&ccedil; eksilmeyen g&uuml;&ccedil;leri de dahil. Bu aile ge&ccedil;mişte ne yapmış olursa olsun bug&uuml;n hala aynı stat&uuml;lerini korumaya devam edebiliyor. Hatta herkesin bildiği ama sadece kapalı kapılar ardında konuşulan bir s&ouml;ylentiye g&ouml;re kendi b&ouml;lgelerinde kara b&uuml;y&uuml; yapmaya devam ediyorlar. Ancak nasıl oluyorsa g&uuml;n&uuml;n sonunda hi&ccedil;bir şey yokmuş gibi aramızda gezmeye geliyorlar. Onlarda bu durumun farkında. Ne olursa olsun herkes Thedora&rsquo;nın kurallarına uymak zorunda. Uymayanlar ya da uymadıkları a&ccedil;ığa &ccedil;ıkanlar bunun sonucuna katlanmak zorunda kalacaklardır. Eh, hen&uuml;z eline asıl g&uuml;c&uuml; ge&ccedil;irmeyen hi&ccedil; kimse de bunun olmasını istemez &ouml;yle değil mi?</p>
<p>Sınıftan i&ccedil;eriye girmeden &ouml;nce sınıf kapısından ş&ouml;yle bir i&ccedil;eriye baktım. Burayı benim i&ccedil;in yaşanılır kılan yegane insanlardan biri olan Keitha, tahtanın &ouml;n&uuml;nde durarak karmaşık bir matematik problemini &ccedil;&ouml;zmeye &ccedil;alışıyordu. Benim g&uuml;zeller g&uuml;zel orman kızım bir dahiydi. Esmer bir teni ve g&uuml;r kıvırcık sa&ccedil;ları vardı. Doğanın o vahşi ve &ouml;zg&uuml;r kadınlarından biriydi. Ormanın derinliklerinde yaşarlar, eski dilde şarkılar s&ouml;ylerler ve doğanın sunduğunu insanlara &ccedil;oğaltarak verirlerdi. Ancak son zamanlarda o da eskisi gibi değildi. İ&ccedil;indeki &ouml;zg&uuml;r ruhu neredeyse kaybetmek &uuml;zereydi. O g&uuml;zel sa&ccedil;larını bile sımsıkı tepeden toplar, sabahtan akşama kadar matematik &ndash; fizik problemleriyle uğraşırdı. Thedora&rsquo;nın bize miras olarak bıraktığı şeylerden biri de buydu. Canımızı kurtarmak i&ccedil;in ruhumuzu feda etmek zorundaydık. Eskiden onu daha iyi anlıyordum ama son zamanlarda i&ccedil;imde anlamlandıramadığım bir &ouml;fke vardı. Keitha&rsquo;nın başını sorulardan asla kaldırmayacağını fark ettiğimde yanına giderek selam verdim. Bug&uuml;n olduk&ccedil;a gergin g&ouml;r&uuml;n&uuml;yordu. Hatta bana selam vermek yerine şikayet ederek konuşmaya başladı.</p>
<p>&ldquo;Ah, bug&uuml;n yine harika g&ouml;r&uuml;n&uuml;yorsun tabi t&uuml;m gece problemlerle boğuşan sen değildin&rdquo; dedi elini başına koyarak.</p>
<p>&ldquo;T&uuml;m problemlere rağmen sen de &ccedil;ok hoş g&ouml;r&uuml;n&uuml;yorsun&rdquo; dedim elimle tahtayı işaret ederek. Biraz yalan s&ouml;ylemiş olabilirim ama hen&uuml;z bu yalanın rengine karar vermek i&ccedil;in &ccedil;ok erkendi.</p>
<p>&ldquo;Her neyse, nerede kaldın? Bir an i&ccedil;in bug&uuml;n hi&ccedil; gelmeyeceğini d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m&rdquo; dedi. Sanki &ouml;yle bir şansım varmış gibi.&nbsp; Arada ka&ccedil;aklık yaptığım doğruydu ama nedeni hi&ccedil;te onların d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; gibi bir şey değildi.</p>
<p>&ldquo;Uyuyakalmışım&rdquo; diyerek kendi sırama ge&ccedil;tim. Birazdan Leydi Sarah gelecek ve beynimizi işe yaramaz şeylerle dolduracaktı. &Ccedil;antamın i&ccedil;inden eşyalarımı almaya &ccedil;alışırken sağ &ccedil;aprazımdaki gruba g&ouml;z&uuml;m takıldı. Altın Saraylılar her zamanki gibi duvar k&ouml;şesine ge&ccedil;miş kendi aralarında konuşuyorlardı. Etraflarında dolaşan hava gibi onların bizden farkını ortaya koymaya yeterdi. D&ouml;rt kişiydiler: &Uuml;&ccedil; erkek, bir kız&hellip; İsimleri; Darian, Owen, Ulrich ve Kinsey&rsquo;di. Ger&ccedil;ekten de isimlerine yakışır şekilde altın gibi parlıyorlardı. Kinsey&rsquo;in beline kadar gelen altın sarısı sa&ccedil;ları vardı. Burnu hep havadaydı. Kendi grubundan olanlar dışında hi&ccedil; kimseyle muhatap olmazdı. Owen&rsquo;ın her halinden Kinsey&rsquo;e aşık olduğu ortadaydı. Ancak bu durumun Kinsey&rsquo;in pek umrunda olduğunu d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yorum. Ulrich ise grubun en eğlenceli adamıydı. Hatta bazen sınıftakilerle bile konuştuğu olurdu. Darian ise&hellip; Darian tam da şuan g&ouml;zlerimin i&ccedil;ine bakıyordu.</p>
<p></p>
<p></p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; DENİZ SARGUT</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DIANE&amp;apos;NİN LANETİ</title>
<link>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/dianenin-laneti</guid>
<description><![CDATA[ DIANE&#039;NIN LANETİ BÖLÜM 1 ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_6237ccf45fb7a.jpg" length="90356" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 21 Mar 2022 03:55:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>Denizdensesler</dc:creator>
<media:keywords>fantastik, öykü, hikaye</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Thedora&rsquo;nın Bah&ccedil;esi&hellip; Mavi kayalıkların ardında saklı kalmış bir cennet. Dalgaların sesi &ccedil;ok yakından gelse de hen&uuml;z g&ouml;rmek pek m&uuml;mk&uuml;n değil. Onun i&ccedil;in biraz daha yol gideceğiz. Az ileride g&uuml;neşin bizi selamlayacağından eminim. Y&uuml;zyıl kadar &ouml;nce Leydi Thedora&rsquo;nın elleriyle işlenmişti burası. Kendisi bizim d&uuml;nyamızın kurtarıcısı ve birleştiricisiydi. Biz kim miyiz? Bizler, tepeden tırnağa sihirle donatılmış olanlarız. Her birimizin kendine has bir yeteneği var. G&ouml;kkuşağının farklı renkleriyiz sadece. Ama hepimiz o ışığı i&ccedil;imizde taşıyoruz. Bazılarımız biraz fazla parlıyor, bazılarımızın ışığı ise s&ouml;nmek &uuml;zere. Ben de s&ouml;nmek &uuml;zere olan yıldızlardan biriyim. Saklı yeteneğimi bilen pek kişi yok. Diğerleri sadece g&ouml;sterdiğim kadarını g&ouml;rebilirler. Buna rağmen yalnızım, diğerleri gibi değilim. Ama herkes beni &ccedil;ok sever, ben yalnızca onlara ait değilim. Bu sırrı herkesten saklamak zorundayım. O y&uuml;zden de onlara farklı bir y&ouml;n&uuml;m&uuml; g&ouml;steriyorum. Ger&ccedil;ek sandıkları her şey k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir yansımadan ibaret yalnızca.</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &Ccedil;ok uzun bir zaman &ouml;nce yeteneklerini parlatmak yerine başka yetenekleri yakıp ge&ccedil;mek isteyenler vardı. Altın Saraylılar&hellip; D&uuml;nyamıza h&uuml;kmederek kendilerinden olmayan herkesi ortadan kaldırdılar. Y&uuml;zyıllar boyunca onların esareti altında yaşadık. Benim soyumdan gelenlerin bir&ccedil;oğu onların hırslarına kurban edildi. Bu y&uuml;zden kendimi iyi saklamalıyım. Bu Thedora&rsquo;nın son arzusuydu. İşlerin iyice &ccedil;ığırından &ccedil;ıktığı bir g&uuml;nde Thedora herkesi bir araya toplayacak hayalin peşindeydi. Altın Saraylılar da onun peşinde&hellip; Leydi Thedora bu hayali ger&ccedil;ekleştirmek i&ccedil;in &ccedil;ok kanlı bir savaşa girdi. &Ccedil;ok kayıp verdik. Bir&ccedil;ok yetenek yok olmanın eşiğine geldi. Bir&ccedil;oğu da mazinin kalbine saplı kaldı. Ama sonunda istediği zaferi elde ettik. Tabi ki bunun da bir bedeli olacaktı. Eski karanlık g&uuml;nlerimize geri d&ouml;nmemek i&ccedil;in her şeyi yapmaya hazırdık. Bu fikir pek &ccedil;oğunun hoşuna gitmedi. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; kontrols&uuml;z g&uuml;c&uuml; bırakacak ve yeteneklerini ehlileştireceklerdi. Ancak Thedora artık eskisi kadar sabırlı değildi. Onları, bunu yapmaya mecbur etti. Nasıl yaptığı konusuna sonra değineceğim. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ben ge&ccedil;mişte, gelecekte ve her yerdeyim.</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Şimdi hepimiz bir arada Thedora&rsquo;nın Bah&ccedil;esi denilen bu okulda eğitim g&ouml;r&uuml;yoruz. Ka&ccedil;acak bir yerimiz, kendimize ait bir şeyimiz yok. Sahip olduğumuz yetenekleri modern bilime uyarlıyor ve olabildiğince yokmuş gibi davranıyoruz. Bir&ccedil;ok kişinin ışığı s&ouml;nme noktasında. Kim olduklarını ve olabileceklerini hatırlayamıyorlar. Ancak bu durumu halen kabullenmeyenler de var. Altın Saraylılar&hellip; Onların soyundan gelen bir grup &ouml;ğrenci de bizimle birlikte eğitim g&ouml;r&uuml;yor. İ&ccedil;lerimizde en g&uuml;&ccedil;l&uuml;leri hala onlar ama bu oyunu kabul etmiş g&ouml;r&uuml;n&uuml;yorlar. R&uuml;zgar y&ouml;n değiştirmeye başladı. Fırtına t&uuml;m bah&ccedil;emizi talan etmek &uuml;zere. Herkesin aradığı ve sakladığı bir şey varken kime g&uuml;venebilirsin? Ben Daphne, size t&uuml;m ger&ccedil;ekleri anlatmayı geldim.</p>
<p></p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;DENİZ SARGUT</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Devam edecek...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BİRİLERİ</title>
<link>https://edebiyatblog.com/birileri</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/birileri</guid>
<description><![CDATA[ Birileri vardır elbet. Birileri hep olur zaten. Bazen hayatınızın aralık kalan kapısından bakarlar bazen de çarptıkları kapıdan içeriye girmeye cüret ederler. Onlar da bilirler ki kapıyı çalsalar asla içeriye alınmayacaklar ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_62309424a5e82.jpg" length="26085" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 15 Mar 2022 16:27:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>Denizdensesler</dc:creator>
<media:keywords>birileri, aşk, ihanet</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>BİRİLERİ</p>
<p>Birileri vardır elbet. Birileri hep olur zaten. Bazen hayatınızın aralık kalan kapısından bakarlar bazen de &ccedil;arptıkları kapıdan i&ccedil;eriye girmeye c&uuml;ret ederler. Onlar da bilirler ki kapıyı &ccedil;alsalar asla i&ccedil;eriye alınmayacaklar. O y&uuml;zden de kendilerince bir boşluk yaratırlar. Bir korkak gibi saklanarak sizi izlerler. G&ouml;z g&ouml;ze gelmeyi beceremezler. Onun yerine hayatınızda bir boşluk a&ccedil;ıp sizi de o boşluktan itmeyi d&uuml;şlerler. B&ouml;ylesi onlara daha &ccedil;ok yakışır.</p>
<p>Birileri vardır elbet ama isimleri yoktur. Onlar bir ismin manasını karşılayamazlar. Bu y&uuml;zden de karanlığa dair ne varsa i&ccedil;lerine alırlar. Kendilerini de farklı tabirlerle tanıtırlar. Kendileri gibi olmadıkları her yer onlar i&ccedil;in &ccedil;ok g&uuml;venlidir. Maskelerinin ardına sığınırlar. Kat kat &ouml;rterler i&ccedil;lerini. Kimse g&ouml;remez g&ouml;zlerindekini. Belki d&uuml;nyanın en g&uuml;zel g&ouml;zlerine sahiptir ama o g&ouml;zlerde sizi bekleyenin ne olduğunu hi&ccedil; bilemezsiniz. Aşk mı yoksa ihanet mi? Birileri bunu bilmenize hi&ccedil; izin vermez.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;DENİZ SARGUT</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>GECENİN SESİ</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gecenin-sesi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gecenin-sesi</guid>
<description><![CDATA[ “Sana anlatmam gereken bir hikaye var” diyerek konuşmasına başladı. Kalbindeki telaş sesinde yankılanıyordu.  Sanki içinden geçenleri bu gece söyleyemezse bir daha hiç söyleyemeyecekti. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_62253d3a95383.jpg" length="79860" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Mar 2022 02:02:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>Denizdensesler</dc:creator>
<media:keywords>gece, ses, ruh, kişiselblog</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; GECENİN SESİ</p>
<p>&ldquo;Sana anlatmam gereken bir hikaye var&rdquo; diyerek konuşmasına başladı. Kalbindeki telaş sesinde yankılanıyordu. &nbsp;Sanki i&ccedil;inden ge&ccedil;enleri bu gece s&ouml;yleyemezse bir daha hi&ccedil; s&ouml;yleyemeyecekti. Ruhunun kilitli kapılarını a&ccedil;maya hi&ccedil; bu kadar yakın olmamıştı. Narin kolları ge&ccedil;mişin y&uuml;k&uuml;n&uuml; daha fazla kaldıramıyordu artık. Y&uuml;reğinde biriken eski hatıralar paslanmaya yakındı. Onları daha fazla orada bırakmayacak bir hışımda y&uuml;reğinden s&ouml;k&uuml;p atacaktı. Kararlıydı. O gece verdiği bu kararı, hayatı boyunca unutmayacaktı.</p>
<p style="text-align: justify;">Konuşmaya nasıl başlaması gerektiğinden emin değildi. Karşısındaki adama baktı uzunca. Yıllardır beklediği kişi o muydu sahiden? Ruhunda asılı olan kilitleri o mu s&ouml;kecekti birer birer? Ruhunun anahtarı onun ellerinde miydi? İlk defa soru sormaktan korkmuyordu &ccedil;&uuml;nk&uuml; alacağı cevaptan &ccedil;ok emindi. Sakin ama derin bir bakış attı. O an, tamda olması gereken yerdeydi. Bunu t&uuml;m kalbiyle bruh, iliyordu.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir &ouml;mr&uuml; hikaye etmek, bir hikayeyi de &ouml;mre &ccedil;evirmek herkese nasip olmaz elbette. Ancak o gece yolda y&uuml;r&uuml;rken fark etmişti ki artık bir hikaye yazmak istemiyor, o hikayenin ta kendisi olmak istiyordu. Derin bir nefes alarak kendisini ait olduğu gecenin kollarına bıraktı. &ldquo;Sana anlatmam gereken bir hikaye var&rdquo; diye de tekrarladı. Karşısındaki adam uzanarak elini tuttu. &ldquo;Anlatacağın t&uuml;m hikayeleri dinlemeye hazırım&rdquo; dedi. Kadın o an kendini anlatmasına gerek kalmadığını fark etti. &ldquo;Bu hikayeyi beraber yaşayalım&rdquo; dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>DENİZ SARGUT</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BİR ÖĞÜN YEMEK, BİR ÖMÜR YAZMAK</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bir-ogun-yemek-bir-omur-yazmak</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bir-ogun-yemek-bir-omur-yazmak</guid>
<description><![CDATA[ Yazdıkça çoğalırsın. Sözcüklerin kalemine sığmayınca anlatırsın hikayeni. Anlattıkça da hikayenin farklı bir versiyonuna ulaşırsın... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_621cc8eb2aa8c.jpg" length="62766" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 28 Feb 2022 16:07:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>Denizdensesler</dc:creator>
<media:keywords>yazmak, ömür, yemek, kişiselblog</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;BİR &Ouml;Ğ&Uuml;N YEMEK, BİR &Ouml;M&Uuml;R YAZMAK</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Yazdık&ccedil;a &ccedil;oğalırsın. S&ouml;zc&uuml;klerin kalemine sığmayınca anlatırsın hikayeni. Anlattık&ccedil;a da hikayenin farklı bir versiyonuna ulaşırsın. Masanın başına yeni oturmuş bir yazarla o masadan kalkan bir yazarın aynı kişi olması beklenemez.&nbsp; Bir yazar oluşturduğu karakterle birlikte b&uuml;y&uuml;yerek g&uuml;&ccedil;lenir. Onunla aynı yollardan ge&ccedil;ip aynı ekmeği, suyu yiyip i&ccedil;ersiniz. Aynı adama aşık olup, aynı acıyı &ccedil;ekersiniz. Yazmak yalnızca i&ccedil;inizdeki duyguları değil, d&uuml;nyada var olan b&uuml;t&uuml;n duyguların yansımasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Her bir duyguyu azami &ouml;l&ccedil;&uuml;de alarak d&uuml;ş&uuml;ncelerinizle yoğurmanız gerekir. Duygu ve d&uuml;ş&uuml;ncelerinizden oluşan bu hamuru bir m&uuml;ddet bekletmelisiniz ki bu karışımı doğru bir şekilde ifade edebilesiniz. Doğru an geldiğinde mayalanan fikirleriniz ona en uygun edebi t&uuml;rde yayılacaktır. Uygun pişirme ortamında her eser hak ettiği kıvama kavuşur. B&ouml;ylece duygu d&uuml;ş&uuml;nce birikimlerinizin karışımından oluşan bu eser okuyucusuyla buluşmaya hazır hale gelir. Gerisi ise okuyucunun damak tadına kalmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Herkesin yemek zevkinin farklı olduğu gibi her okuyucunun da okuma tarzı farklıdır. Bu durumda okuyucular farklı konulara y&ouml;nelebileceği gibi aynı konuyu da farklı bir servis şekliyle okuma arzusu i&ccedil;inde olabilirler. Yazarın vazifesi ise kendi yemeğini en lezzetli şekilde okuyucunun &ouml;n&uuml;ne getirmektir.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SESLERİN VURGUNU</title>
<link>https://edebiyatblog.com/seslerin-vurgunu</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/seslerin-vurgunu</guid>
<description><![CDATA[ Bir ses duydum çok uzaklardan... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_62118e633c0e5.jpg" length="136554" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 20 Feb 2022 03:42:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>Denizdensesler</dc:creator>
<media:keywords>ses, vurgun, güven</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>SESLERİN VURGUNU</p>
<p>Bir ses duydum &ccedil;ok uzaklardan. Benim adımı fısıldıyordu. Dudaklarından d&ouml;k&uuml;len her kelime benim birka&ccedil; adım &ouml;temde yankılanıyordu. Bir ses duydum ben o gece. Kara ormanın i&ccedil;inde. &ldquo;Son bir şans daha&rdquo; diyordu. Kendi canı i&ccedil;in mi merhamet istiyordu yoksa benim canımı mı almak istiyordu? Hi&ccedil;bir zaman emin olamayacaktım. Onu, y&uuml;z&uuml;ne bakacak kadar tanımıyordum. Ama arkamı da d&ouml;nemezdim. Ona g&uuml;venmiyordum. B&uuml;t&uuml;n ikilemleri bir araya getirmiştim. İnsanın en &ccedil;aresiz anları se&ccedil;im yapmak zorunda kaldığı anlarda mı saklıydı? Ya hen&uuml;z vakti değilse? Doğru anı kendi ellerimle var edecektim ama şimdi değil. Onların oyununun piyonu olmayacaktım. Ben kendi oyunumu kuracak ve tek hamlede onları mat edecektim.</p>
<p>Bir ses duydum kalbimin tam i&ccedil;inde. Var g&uuml;c&uuml;yle adımı haykırıyordu. Bense derin dalgaların i&ccedil;inde kaybolmuş bir halde onun sesini duymazdan geliyordum. Kendimi arıyordum dipsiz kuyularda. Kaybettiğim her şeyi derinlerde bulacağıma inanıyordum. Başımı suyun y&uuml;zeyine &ccedil;ıkarmak aklıma bile gelmiyordu. Oysa derin bir nefes alsam her şey nasıl da yerini bulacaktı. Boşa &ccedil;ırpınıp dibe batmak yerine nasıl da g&ouml;ky&uuml;z&uuml;ne dokunacaktım. Onca telaşımın arasında bir ses duydum yine. Boğuk ama inat&ccedil;ı bir ses. Ciğerlerimde kalan son nefesle beni suyun &uuml;st&uuml;ne taşıyacak bir ses. Bana ait bir ses.</p>
<p>Bir ses yankılandı gecenin tam i&ccedil;inde, saatin yirmi &uuml;&ccedil;&uuml;nde. Yelkovanın akrebe yetişmesi an meselesiydi. Kapı her an &ccedil;alabilirdi. Gelen kişi kimdi? Ona g&uuml;venebilir miydim? Duyduğum bu sesleri susturabilir miydi? Yoksa bana seslenen kendisi miydi? Kendi canı i&ccedil;in mi merhamet istiyordu yoksa benim canımı mı almaya gelecekti? Kim bilir..</p>
<p>Kapı &ccedil;alındı gecenin k&ouml;r saatinde. Gelen kişinin kim olduğunu biliyordum. Ama o beni tanıyor muydu? Hi&ccedil; sanmam.</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>