<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Dilan Efsa Kandemir</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/dilan-efsa-kandemir</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Dilan Efsa Kandemir</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>BENİ KÖTÜ HATIRLAMANIZ İMKÂNSIZ</title>
<link>https://edebiyatblog.com/beni-kotu-hatirlamaniz-imkansiz</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/beni-kotu-hatirlamaniz-imkansiz</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x500_62e471b415c72.jpg" length="63624" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 01 Aug 2022 21:32:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Dilan Efsa Kandemir</dc:creator>
<media:keywords>kadın, güç, ağlamak, gözyaşı, gülmek, melek, sevmek, sevgi, üzüntü, keder, dram, siyah, gece</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BENİ K&Ouml;T&Uuml; HATIRLAMANIZ İMK&Acirc;NSIZ</strong></p>
<p>Kirlenmiş kalplerinizde filizlenen nefret tohumlarına rağmen, dik duruşumdan asla &ouml;d&uuml;n vermeyeceğim. Gururla tırmandığım başarı merdivenlerini var g&uuml;c&uuml;n&uuml;zle sallasanız da, olduğum ve ileride olmak istediğim kişiden bir an olsun vazge&ccedil;meyeceğim. Y&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;m yola attığınız her taşı bıkmadan toplayacağım ve o taşlardan kendi kalemi inşa edeceğim.&nbsp;</p>
<p>Beni k&ouml;t&uuml; hatırlamanız imk&acirc;nsız...&nbsp;<br />&Ccedil;&uuml;nk&uuml; ben bu yorgun g&ouml;zlerimle, bir gece vaktinde annemin gidişine şahit oldum. O gecenin sabahında hi&ccedil;bir şey yaşanmamış gibi, kalbim sızlamıyormuş gibi yaşamaya devam ettim.&nbsp;</p>
<p>Beni k&ouml;t&uuml; hatırlamanız imk&acirc;nsız...&nbsp;<br />&Ccedil;&uuml;nk&uuml; ben bu titreyen ellerimle, bana bi&ccedil;ilmiş acıların enkazından tırnaklarımla dağı taşı delerek &ccedil;ıktım. D&uuml;nyayı sessize aldım, kendimi dinlemeye &ccedil;alıştım. Kendimi anlamaya &ccedil;alıştım.&nbsp;</p>
<p>Beni k&ouml;t&uuml; hatırlamanız imk&acirc;nsız...<br />&Ccedil;&uuml;nk&uuml; ben bu ayaktayken sendeleyen bedenimi, bir yangının ortasından kıl payı kurtardım. Anılarım, kırgınlıklarım, sahip olduklarım o yangında k&uuml;l olurken; mor g&ouml;z altlarıma tutunup attım kendimi dışarıya.</p>
<p>Beni k&ouml;t&uuml; hatırlamanız imk&acirc;nsız...<br />&Ccedil;&uuml;nk&uuml; ben yastığıma g&ouml;m&uuml;l&uuml;p sızlandığım geceleri sırtımı kendim sıvazladım, sa&ccedil;larımı kendim sevdim, yaşlarımı kendi ellerimle sildim.</p>
<p>O y&uuml;zden karanlık ruhlarınıza inat neşemden asla eksiltmeyeceğim. D&uuml;şmemi beklediğiniz her fırsatta yeniden ayağa kalkmak i&ccedil;in kendime sebepler &uuml;reteceğim.&nbsp;</p>
<p>Hayata d&ouml;rt elle sarılan bir kadının g&uuml;l&uuml;ş&uuml;n&uuml; kolayca yok edemezsiniz. Umutlarını siyaha boyayamazsınız. Huzurunu darmaduman edemezsiniz.&nbsp;</p>
<p>İşte bu y&uuml;zden, beni k&ouml;t&uuml; hatırlamanız imk&acirc;nsız...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>RUHLARI SEVİN, BEDENLER ÇÜRÜYECEK</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ruhlari-sevin-bedenler-curuyecek</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ruhlari-sevin-bedenler-curuyecek</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62a4bf8323dca.jpg" length="31383" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 11 Jun 2022 19:15:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>Dilan Efsa Kandemir</dc:creator>
<media:keywords>ruh, beden, aşk, merhamet, gülümseme, huzur, kalp, kuş, uçmak, sevmek, sevilmek, toprak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>RUHLARI SEVİN, BEDENLER &Ccedil;&Uuml;R&Uuml;YECEK</strong><br /><br />Bug&uuml;nlerde aklıma dokunan tek telaşım; m&uuml;rekkebi damlayan kalemimle, zihinlerinizde canlanan yanlış "aşk" kavramının doğrusunu, s&uuml;slediğim c&uuml;mlelerle size anlatmak.<br /><br />Dilimden d&ouml;k&uuml;lmesinden acı duyduğum bir c&uuml;mle var, o da şudur ki; maalesef bu devrin sevme ve sevilme anlayışı &ccedil;ok değersiz. Sevdiği kadar sevilmez hi&ccedil;bir insan... Ve yine bazı sevmeler hakedilmez. <br /><br />Adına "aşk" dedikleri bu duygunun; yalnızca g&uuml;zel bir v&uuml;cuttan, şekilli sa&ccedil;tan, uzunca boydan ibaret olduğuna inanan bir kesim insanla i&ccedil; i&ccedil;e yaşıyoruz. Yapmayın kalbini sevdiklerim ! Aşk bu değil, aşk dışarıdan baktığında g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n değil. Unutma ki, dışarıdan g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n her g&uuml;zelliğin bir yanıltma payı vardır. Şuan sana etkileyici gelen her dış g&ouml;r&uuml;n&uuml;ş &ouml;zelliği, yarın bambaşka bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml;n&uuml;n temeli olabilir. G&ouml;rd&uuml;klerin; aklının sana bir oyunu olabilir. Baktığında g&ouml;z&uuml;ne g&uuml;zel gelen o beden, bir g&uuml;n toprağa karışacak ve sen sadece bir toprağın aşığı olacaksın.<br /><br />İlla sevmek istiyorsan bir ruhu sev. Bir kalpte, kalbine d&ouml;k&uuml;len merhametin aşığı ol. İyi niyetine aşık ol mesela. Sonsuzluğu g&ouml;zlerindeki derin bakışlarında gizleyen birine bağla hislerini. Yanındayken sana her yeri bir ilkbahar sabahıymış gibi hissetiren birinde topla t&uuml;m g&uuml;zel duygularını. Onun &ccedil;evresindeyken kendini en g&uuml;venli bir sığınaktaymışsın gibi d&uuml;ş&uuml;nebildiğin birini bulduğunda asla kaybetme. Kaybetme, &ccedil;&uuml;nk&uuml; bir daha sana bu duygunun zirvesini yaşatacak bir ruha rastlaman &ccedil;ok zor gelecektir sana.<br /><br />Aşk tam olarak bir ruha aşık olmaktan ibaret. Aklına d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;nde i&ccedil;in ısınır ve y&uuml;z&uuml;nde anlamsız g&uuml;l&uuml;msemeler yer edinir. O insan, senin &uuml;lkendir. O insan, senin delicesine tutkundur...<br /><br />Siz, siz olun ve ruhlara aşık olun. Bedenler g&uuml;n&uuml;n birinde toprağın altında &ccedil;&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;nde, sizinle kalacak tek şey onun ruhudur. Bir ruhun kuş misali u&ccedil;up s&uuml;z&uuml;l&uuml;ş&uuml;ne aşık olun.<br /><br />Ruhları sevin, &ccedil;&uuml;nk&uuml; bedenler &ccedil;&uuml;r&uuml;yecek...<br /><!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/share/clipdata_220611_180726_577.sdoc--></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>HAYATINDAKİ HERKESİN KALMASI GEREKMİYOR</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hayatindaki-herkesin-kalmasi-gerekmiyor</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hayatindaki-herkesin-kalmasi-gerekmiyor</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_628dfd03525fd.jpg" length="82104" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 May 2022 15:04:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>Dilan Efsa Kandemir</dc:creator>
<media:keywords>Sevgi, Üzüntü, Aşk, Gitmek, Yalnız, Kadın, Karar, Kalp, İntikam, Duygu, Veda, Güç</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><b original_font_attr="-1" original_line_height_attr="">HAYATINDAKİ HERKESİN KALMASI GEREKMİYOR</b><br /><br />Bazı anlarda; acınızın, bedeninize dahi h&uuml;kmedemediği kadar ağırlaştığını farkedersiniz. Bu acı, sizi olduğunuz yerden kımıldatmaz. Bir adım ilerisi zindan, gerisi koca bir okyanus. T&uuml;m hayalleriniz, uğruna nice savaşlar verdiğiniz her şey; bir eylemle, bir c&uuml;mleyle sonsuzluğun u&ccedil;suz bucaksız k&ouml;şesine doğru yol alır ve siz olduğunuz yerde &ccedil;ivilenmiş&ccedil;esine kalakalırsınız. G&ouml;zyaşlarınız sel olup taşsa da bir faydası olmaz artık. Acımasızca akıp giden zaman sizi buna alıştırır. Haftalar, g&uuml;nler, saatler ge&ccedil;er; ve o acı yeniden i&ccedil;inizdeki alevi korlandırır. Aynı tiyatroyu, aynı koltukta, aynı acıyla yeniden izlersiniz. Ama arada tek bir farkla... Artık bir ağlama krizinden sonra, kendinize sarılıp sa&ccedil;larınızı okşayacak kadar g&uuml;&ccedil;lenmişsinizdir. Hayat aslında tekerr&uuml;rden ibarettir ger&ccedil;ekten de. Belki de yeni g&uuml;n diye bir olgu yoktur. Her g&uuml;n, bir &ouml;ncekinin baştan &ccedil;evrilmiş h&acirc;lidir. Bizler de, sonsuz bir d&ouml;ng&uuml;n&uuml;n sıkışmışlığında m&uuml;cadele veriyoruz. <br /><br />Benim adım Dilan Efsa Kandemir. Bug&uuml;n bu satırlarda sizlerle, kendi hayat m&uuml;cadelemde &ccedil;ok sıkıştığımı hissettiğim bir durumdan bahsetmek istiyorum.<br /><br />Farkediyorum ki, benim kalbimin derinliklerinde bir kış gecesi saklı. O buzlu havanın titrekliğine rağmen, karlı yollardan yalınayak dans ederek ge&ccedil;tim. Ellerim bedenimden daha &ccedil;ok &uuml;ş&uuml;yordu. Parmak u&ccedil;larımın rengi giderek morun en koyu tonuna d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yordu. Şayet bu yolun en başında yalnızlığa terk edilmemiş olsaydım, şuan kendi kendimi sararak ısıtmak zorunda kalmazdım. Bu &ccedil;aresizlik okyanusunda bir hi&ccedil; uğruna kula&ccedil; atmaya mecbur bırakılışımı affedemiyorum.<br /><br />Bir hayli yorgun olduğum bir d&ouml;nemin ortasından ge&ccedil;iyordum. Onsuzluğu aklıma bile getiremeyecek kadar &ccedil;ok sevdiğim biri girmişti hayatıma. Kimselere layık g&ouml;remediğim sevgimi, senelerce kalbimde saklamıştım. Ta ki o &ouml;zel insanla yollarımız kesişene kadar... Ge&ccedil;mişinde kaybolmuş beni, yeniden yaşamanın g&uuml;zelliğine inandırdığı i&ccedil;in farklı bir g&ouml;zle bakmıştım ona.<br /><br />Onunla yollarımızı birbirine denk d&uuml;ş&uuml;ren tesad&uuml;flere minnet duydum her zaman. Y&uuml;reğimi ele ge&ccedil;irdiğini ilk hissettiğimde tarifsiz bir karmaşaya teslim olmuştum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ben sevmeyi bilmiyordum. Sevgisizliğin acısını &ccedil;ocuk yaşımda ruhuma kazıdılar. Uzak şehirlerde, hatt&acirc; bambaşka &uuml;lkelerde yaşamanın hayalini kurduk birlikte. Bana huzurla bakan g&ouml;zlerinden, hislerimi ele ge&ccedil;iren bir akım vardı sanki. Ellerini ilk tuttuğumda kendimi evimdeymiş gibi g&ouml;r&uuml;yordum. Yolumuza sa&ccedil;ılan kayaları; ne pahasına olursa olsun birlikte iteleyeceğimize s&ouml;z vermiştik birbirimize yıldızların altında. <br /><br />Velhasıl, sonra hi&ccedil; beklemediğim bir ağustos ayının pazartesi gecesinde bir telefonla yıktı ge&ccedil;ti aklımdakileri. S&ouml;ylediği s&ouml;zc&uuml;kleri bin yıl ge&ccedil;se de unutamazdım. İnsan; sevdiği kalbin a&ccedil;tığı savaşta vurulunca, dizlerinde derman kalmıyormuş meğerse. O g&uuml;n telefonda, aslında bana hi&ccedil; aşık olmadığını s&ouml;yledi. &Ccedil;ok denemiş aşık olmayı, ama sevmekten &ouml;teye ge&ccedil;ememiş. Daha &ouml;nce b&ouml;yle bir sızıyla sınanmamıştım. Hissettiklerime c&uuml;mle kuramadığımda, kendimden de sokaklarca ka&ccedil;tım. Onun bu beyazdan griye &ccedil;alan h&acirc;lleri, beni bana &uuml;zerek kırdırıyor.<br /><br />O g&uuml;nden sonra, saf sevgiye olan inancım yerle bir oldu. Bir insanla &ouml;ylesine g&uuml;zel hayaller kurulmaması gerektiğine inandım. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; herkes birg&uuml;n mutlaka giderdi, ve her giden mutlaka geri d&ouml;nmezdi. <br /><br />B&ouml;yle bir tecr&uuml;be oldu bu yaşadığım sallantı gelecek yıllarıma. Her gece sayısız g&uuml;neşler batırdı bu dert bana. Bir daha asla g&uuml;n doğmayacakmışcasına pes etmiştim. Ama bir ger&ccedil;eği de canım yana yana &ouml;ğrendim. Hayatımızdaki herkesin kalması gerekmiyormuş.&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DİKENSİZ BİR HAYAT OLMAZ</title>
<link>https://edebiyatblog.com/dikensiz-bir-hayat-olmaz</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/dikensiz-bir-hayat-olmaz</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_628723dc7abf5.jpg" length="43182" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 20 May 2022 02:02:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>Dilan Efsa Kandemir</dc:creator>
<media:keywords>Sevgi, Üzüntü, Aşk, Gitmek, Yalnız, Kadın, Karar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DİKENSİZ BİR HAYAT OLMAZ</strong></p>
<p>G&uuml;naydın karanlık, g&uuml;naydın gece... Kafamın i&ccedil;inde uğuldayan bir yabancının sesine teslim oluyor r&uuml;yalarım. Fiziksel olarak bir acı hissetmiyorum, ama ruhum siyahın en koyu tonlarını yaşıyor.&nbsp;</p>
<p>Bu gece, yine g&uuml;neş doğana kadar; sevildiğimi zannettiğim bir kalbin, kalbimi mağlup edişine ağladım. Ben, adına aşk dedikleri ama beni herg&uuml;n &ouml;ld&uuml;ren bir acıya yakalandım.&nbsp;</p>
<p>Bundan 2 bu&ccedil;uk yıl &ouml;nce tanıdım onu. Dokunmadan sevmenin eşsiz huzurunu tattırmıştı bana. O &ccedil;ok farklı ve benim i&ccedil;in hayatı eskisinden daha kıymetli kılan biriydi. Kimseyle aynı kefeye koyamadığım, koymalarına dahi izin vermeyecek kadar derin bağlandığım birisiydi. Onun sesinden benim iliklerime doğru s&uuml;z&uuml;len bir &ccedil;ekim kuvveti vardı. Bu y&uuml;zden &ccedil;ok seviyordum belki de... Bir ihtimalden kat kat daha fazlasıydı. Evet, sesindeki ser&ccedil;eleri &ccedil;ok sevdiğimdendi bu i&ccedil;imde u&ccedil;uşan sayısız kelebek hissi. Her kelimesi, bir kelebeğin u&ccedil;uşuna bedeldi.</p>
<p>Her birimizin hayatında; gitmesinden, kaybetmekten korktuğu bir insan vardır. O da benim i&ccedil;in &ouml;yleydi. Vakti geldiğinde ben ondan gidecektim. Sonsuzluğun ışığına adım adım ilerleyecektim ama o hi&ccedil; gitmeden yanı başımda kalacaktı. Bu hik&acirc;yedeki gidiş, benim son nefesimi verişim olacaktı. O g&uuml;ne kadar, mesafelere inat bu hissin arkasında durarak sevecektik birbirimizi. Giderse pusulam y&ouml;n&uuml;n&uuml; şaşırırdı. Doğruyu yanlışı, iyiyi k&ouml;t&uuml;y&uuml; ayırt edemezdim.</p>
<p>En &ccedil;ok kelebeğimin kanatlarının kırılmasından korkuyordum. Birlikte g&ouml;ky&uuml;z&uuml;n&uuml; hayallerimizle s&uuml;slediğimiz insanın, birg&uuml;n bana &ccedil;ok uzak olmasından korkuyordum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; eğer uzaklaşırsa, her şey yarım kalırdı. Ben yarım kalırdım. Aslında hi&ccedil; kalmazdım.&nbsp;</p>
<p>Ama sonra birdenbire, ansızın sabah oldu ve g&uuml;neş karanlık doğdu. Ben bu sevginin beni ne kadar yanılttığını anladım. O, benim hayatımdan iyi ki bir yıldız gibi kayıp gitmiş. Kendimden o kadar &ccedil;ok &ouml;d&uuml;n vermişim ki, bunu g&ouml;remeyecek kadar k&ouml;rleşmişim. Sevgi; sadece mutlulukta, sevin&ccedil;te, g&uuml;zel g&uuml;nde yaşanan bir his değildi. Hastalıkta, &uuml;z&uuml;nt&uuml;de, en zor anlarda yan yana olmaktı sevgi. D&ouml;rt duvar arasında; t&uuml;m duygu karmaşalarımı tek başıma atlattığım g&uuml;n, onun benim i&ccedil;in yanlış insan olduğunu kabullendim.&nbsp;</p>
<p>Her kadının hayat yolculuğu, birg&uuml;n sa&ccedil;ma &ouml;tesi bir adam sevmekten ge&ccedil;er. Ve yine her kadın, yanlış insana adanmış doğru duyguları yaşamadan olgunluk kazanamaz. Benim en b&uuml;y&uuml;k hatam buydu. Hatalarımla olgunlaştım. Artık kalp g&ouml;z&uuml;me g&uuml;venecek kadar sağlamlaştım ve kendimin &ouml;nemini anladım. Size verebileceğim en g&uuml;zel tavsiye; toz pembe hayallerinizi siyaha boyayan herkesten uzaklaşın, kendinizi bulun.</p>
<p>Satırlarıma son verirken s&ouml;ylemek isterim ki, dikensiz bir hayat olmayacağının hep farkında olun.</p>
<p><br /><br /><br /><!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/share/clipdata_220520_004833_504.sdoc--></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>