<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Nurdoğan Ertaş</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/doanertas</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Nurdoğan Ertaş</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Kar Bile Kıskanır</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kar-bile-kiskanir</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kar-bile-kiskanir</guid>
<description><![CDATA[ Kar bile kıskanır
yağarken usul usul
gürültülü inceliğini...
 ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_61858dbf2f7a8.jpg" length="69108" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 05 Nov 2021 23:05:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nurdoğan Ertaş</dc:creator>
<media:keywords>şiir edebiyat nurdoğan ertaş kar bile kıskanır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Kar bile kıskanır</p>
<p>yağarken usul usul</p>
<p>g&uuml;r&uuml;lt&uuml;l&uuml; inceliğini</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sema &ccedil;ekerken &uuml;st&uuml;ne</p>
<p>beyaz yorganı</p>
<p>anımsar griden hallice</p>
<p>karanlık anı</p>
<p>gri sarı ve sonbahar</p>
<p>sarar yanık ormanı</p>
<p>omzunun ucundan bakarak</p>
<p>kıskanır kar bile</p>
<p>kirletir &ouml;rt&uuml;y&uuml;</p>
<p>benzesin diye sana</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>-Bir &ccedil;ocuk</p>
<p>d&ouml;ner g&uuml;le oynaya</p>
<p>dans eder g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;nde seni</p>
<p>kapar g&ouml;kten s&uuml;z&uuml;len yaprağı</p>
<p>sayfanın kucağına bırakır</p>
<p>-ve kapar kızıl yaprakla kitabı</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kar bile kıskanır</p>
<p>yağışı isteksiz</p>
<p>&ccedil;ığ olmak ister</p>
<p>esir alır &ouml;fkesi</p>
<p>g&ouml;kten bir el uzanır</p>
<p>şimşek gibi ani</p>
<p>arlanır &ccedil;ekilmez h&acirc;li</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Duaya &ccedil;ıkan ahaliyi</p>
<p>gizliden izler</p>
<p>ve kar bunu kıskanır</p>
<p>şahlanır sırlı denizler</p>
<p>genizden sızan acının</p>
<p>&ouml;zlemiyle kavrulur</p>
<p>siyahı dilerken kızarır</p>
<p>k&ouml;şesinde avlunun</p>
<p>musalla taşında</p>
<p>ve başında hen&uuml;z g&uuml;n&uuml;n</p>
<p>d&uuml;şer yanağına</p>
<p>her &uuml;zg&uuml;n&uuml;n</p>
<p>&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Aforizmalar &#45; 3</title>
<link>https://edebiyatblog.com/aforizmalar-3</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/aforizmalar-3</guid>
<description><![CDATA[ Hevessizlik, hayata dair bütün anlamları tek kalemde silebilecek güçteki bir canavardır. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/07/image_750x500_60e0954755594.jpg" length="30588" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 31 Oct 2021 09:50:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nurdoğan Ertaş</dc:creator>
<media:keywords>felsefe edebiyat nurdoğan ertaş aforizmalar özdeyiş irade</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<ol style="list-style-type: upper-roman;">
<li>Yeniler mi gitgide kısırlaşıyor, biz mi b&uuml;y&uuml;yoruz v&uuml;cudumuz zırhlanarak?</li>
<li>Bazen birinin mucizesi, başkasının evini yakabiliyor.</li>
<li>İnsanlar kendini kandıracak derecede zek&acirc;larına h&acirc;kim değiller. Yalnızca mantıklı g&ouml;rd&uuml;kleri bahanelerle inandıkları yanlışları doğru olarak g&ouml;rme ve kabullenme potansiyeline sahipler.</li>
<li>Şeyler ve şeylerin nedenselliği fiziğe ve h&acirc;liyle maddeye indirgendiğinde hakikate yaklaşımda herhangi bir &ouml;znelliğe gerek kalmayacaktır. Netice itibarıyla hakikatin "zihinden bağımsız var olan" tanımında bir uzlaşım sağlanacak, işin i&ccedil;ine &ouml;znel yorumlar katılmaksızın en nesnel ve doğru bilgiye ulaşılacaktır.</li>
<li>Hevessizlik, hayata dair b&uuml;t&uuml;n anlamları tek kalemde silebilecek g&uuml;&ccedil;teki bir canavardır.</li>
<li>Diğer t&uuml;m canlılar gibi insan iradesi (isten&ccedil;) de ne olursa olsun v&uuml;cut kalıtımına ve bu kalıtımların eşlik ettiği yeni deneyimlere &ndash;&ouml;ğretiler, dış d&uuml;nyadan alınanlar ve şahit olunanlar- tabi kalır. Bu iradenin temelinde &ldquo;ihtiya&ccedil;&rdquo; yatar. İhtiyacı ise birey, bizzat&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&ndash;kendiliğinden, farkında olarak- belirleyemez veya ortaya koyamaz. Beden dediğimiz mekanizma, tıpkı organların arasındaki işleyişi inanılmaz şekilde y&ouml;nettiği gibi bizim dış d&uuml;nyada hayatta kalmamızı sağlayacak fakt&ouml;rlere ulaşmayı da aynı ustalıkla y&ouml;netir. Bu da demek oluyor ki irademiz bizim elimizde değil, kısacası &ouml;zg&uuml;r iradeye sahip değiliz.</li>
</ol>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Aforizmalar &#45;2</title>
<link>https://edebiyatblog.com/aforizmalar-2</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/aforizmalar-2</guid>
<description><![CDATA[ Öncelik, aşmak. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/07/image_750x500_60e0954755594.jpg" length="30588" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 13 Jul 2021 22:43:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nurdoğan Ertaş</dc:creator>
<media:keywords>felsefe nurdoğan ertaş aforizmalar özdeyiş aşkın insanüstü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<ol style="list-style-type: upper-roman;">
<li>Bilmemek, bildiğini sanmaktan &ccedil;ok daha iyidir.</li>
<li>Aşk, aslen, &acirc;şığın kendisiyle kurduğu bir t&uuml;r k&ouml;pr&uuml;d&uuml;r. Karşı tarafın idealleştirilmesi de muhtemelen bu y&uuml;zdendir.</li>
<li>İnsanlar, inan&ccedil;larını savunurken inan&ccedil;larının barındırdığı fenalıkları ve inan&ccedil;ları haricindeki g&uuml;zellikleri g&ouml;remezler.</li>
<li>&Ccedil;aresizlikler, nice devrimlere yol a&ccedil;mıyorsa pek anlamsızdır.</li>
<li>G&ouml;remeyen insanlar ne de &ccedil;ok g&uuml;venir g&ouml;zlerine! G&ouml;rebilen g&ouml;zlerse kılı kırk yarmaktan vazge&ccedil;mez.</li>
<li>Hayat, sahilde kumdan kale yapmaya benzer. &Ouml;ğretiler ve g&uuml;d&uuml;ler, kalelerin sahil dışında yapılmaması gerektiğini s&ouml;yler insana. Kumdan kaleler dikildik&ccedil;e dalgalar yıkar her birini. &Ouml;ğreti ve g&uuml;d&uuml;lerinin dışına &ccedil;ıkamayan insanlar &ndash;ki bu her daim &ccedil;oğunluktur- bunu rutin h&acirc;line getirir, &uuml;stelik ahmak&ccedil;a su&ccedil;u denize atar. Kimi kalesinin &ouml;n&uuml;ne set &ccedil;eker kimiyse kalesini demirden duvarlarla &ouml;rer. Fakat &ouml;ğreti ve g&uuml;d&uuml;lerini aşan insanlar ya kale yapmayı bırakır ya da sahilin dışında devam eder kalesini dikmeye.</li>
<li>
<p>Bazı insanlar sadece karşı tarafı aşağılayabilmek i&ccedil;in tırmanıyor yukarı.</p>
</li>
<li>
<p></p>
<p>&ldquo;Hayat&rdquo; diye tanımladığımız şey ikiye ayrılır: İlki kendi hayatımız, ikincisiyse bizden bağımsız akıp giden hayat. Bu bakımdan mutluluğa ulaşmak, kendi hayatımızı bizden bağımsız hayatla en uyumlu h&acirc;le getirmek olacaktır.</p>
</li>
<li>
<p>Cenneti g&ouml;rmek istiyorsanız evvel&acirc; &ouml;lmelisiniz.</p>
</li>
<li>
<p>Erdem &ouml;ğreticilerini g&ouml;rm&uuml;yor musunuz? Barışı, iyiliği, ahlakı ve erdemi &ouml;ğ&uuml;tlerken d&uuml;şmanlarına ne denli kılı&ccedil; sallıyorlar. Sakinliği emrederken kendi karşıtlarına ne de acımasızca &ouml;fke besliyorlar. Kibirlerinin tutsağı olmuş zavallılar&hellip;</p>
</li>
</ol>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Döngü</title>
<link>https://edebiyatblog.com/dongu</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/dongu</guid>
<description><![CDATA[ Hayatı veya kaderi ne denli suçlarsak suçlayalım çoğu olay ve durumda olduğu gibi döngüleri yaşamamızda da en büyük etken bizizdir. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/07/image_750x500_60e9d1fd4e19f.jpg" length="91099" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 Jul 2021 20:04:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nurdoğan Ertaş</dc:creator>
<media:keywords>şiir, edebiyat, nurdoğan ertaş, döngü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<blockquote>
<p>ruhumu gezdim seni &ouml;ğrendik&ccedil;e<br />ve sanırım<br />atlas &uuml;zerinde seni unuttum<br />saf bir hayalet kaldı sevgimden<br />&ccedil;ehresinde birka&ccedil; diken<br />ardından duvara g&ouml;z diktim<br />ve yine<br />sen dedim aynadaki bakışlara<br />sıska bir dimağda kayboldum nihayet<br /><br /><br />d&uuml;şt&uuml;k&ccedil;e ayağa kalkmak&nbsp;<br />ayağa kalktık&ccedil;a d&uuml;şmek<br />&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; istemek<br />vakit bile boş verdi&nbsp;<br />ne kalkmak ne d&uuml;şmek<br />sanırım bu labirentte sil&uuml;etim<br />fırtınaya karışıp gidecek<br /><br /><br />sen bu d&ouml;ng&uuml;n&uuml;n en başısın<br />ya da sonu<br />sanırım</p>
</blockquote>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Aforizmalar</title>
<link>https://edebiyatblog.com/aforizmalar</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/aforizmalar</guid>
<description><![CDATA[ Sözlerimi açıklamadığım için kızacaklar bana çok kez. Açıklasam neye yarar? İstedikleri neyse onu anlayacaklar yine. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/07/image_750x500_60e0954755594.jpg" length="30588" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 03 Jul 2021 19:52:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nurdoğan Ertaş</dc:creator>
<media:keywords>felsefe, nurdoğan ertaş, aforizmalar, özdeyiş, aşkın</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Palmiye Gölgesinde</title>
<link>https://edebiyatblog.com/palmiye-golgesinde</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/palmiye-golgesinde</guid>
<description><![CDATA[ Nurdoğan Ertaş&#039;ın &quot;Palmiye Gölgesinde&quot; isimli şiiri. 
&quot;Ne yücelirdi sonumuz,
elini çekseydin geçmişten.&quot; ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/06/image_750x500_60da3585726cc.jpg" length="104434" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 28 Jun 2021 22:41:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nurdoğan Ertaş</dc:creator>
<media:keywords>şiir, edebiyat, nurdoğan ertaş, palmiye gölgesinde</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div>Sonu bitmez ayazda</div>
<div>Palmiye g&ouml;lgesinde sonumuz</div>
<div>Sırtımız d&ouml;n&uuml;k</div>
<div>Yaslayıp sırtımızı</div>
<div>Martılara fısıldamak</div>
<div>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;sırrımızı</div>
<div>Sonumuz altı katlı binalar</div>
<div>D&ouml;rt tekerle bakışan</div>
<div>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; kısacık duvarlar</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>Dilemem başa d&ouml;nmeyi</div>
<div>Sonumuz bir olsun</div>
<div>Ellerimiz birleşip dizlerde</div>
<div>Palmiyeye eş olsun</div>
<div>Doğsun bir son</div>
<div>G&uuml;neş olsun kandillere</div>
<div></div>
<div>Kopan fırtınalar korkutsun bizi</div>
<div>Bulanık yarınımız değil</div>
<div>Ve bı&ccedil;ak ol yağ başımdan aşağı</div>
<div>Y&uuml;reğimden akışın ağlatsın</div>
<div>Yansıyan y&uuml;z&uuml;m değil</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>Kızmayalım sır tutamayan martılara</div>
<div>Şahit oldukları yetmez mi</div>
<div>Kıyamet getiren sevdamıza</div>
<div>&nbsp;</div>
<div>Ve sonumuz</div>
<div>G&ouml;nl&uuml;m&uuml;zden sızan ateşten</div>
<div>Baktıysan i&ccedil;ten bir &ouml;ğ&uuml;n y&uuml;z&uuml;me</div>
<div>Sana</div>
<div>Cehennemler dehşet vermez zaten</div>
<div>Sonumuz bu</div>
<div>&Ccedil;&uuml;nk&uuml;</div>
<div>&nbsp;</div>
<div style="text-align: center;">&nbsp;-Ne y&uuml;celirdi sonumuz</div>
<div style="text-align: center;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Elini &ccedil;ekseydin ge&ccedil;mişten</div>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>