<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; eda.ce</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/edace</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; eda.ce</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Normal</title>
<link>https://edebiyatblog.com/normal</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/normal</guid>
<description><![CDATA[ Anlaşılmakta anlaşılmamak kadar olağan &#039; ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/09/image_750x500_6150fbda9640c.jpg" length="40871" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 27 Sep 2021 03:00:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>eda.ce</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ne normal,normal olan ne? Ne neye g&ouml;re normal ya da normal olana&nbsp; g&ouml;re normal ne?Doğru soru hangisi ya da soru normal mi?Peki b&ouml;yle bir soru sormak anormal mi?Bu bir sa&ccedil;malık mı ?Eğer sa&ccedil;malıksa kime veya neye g&ouml;re sa&ccedil;malık?Bu d&uuml;zende sa&ccedil;ma olan mı doğru yoksa doğru olan sa&ccedil;malamak mi? İ&ccedil;im rahatlasın diye yazmak mı doğru yoksa doğru olanı bulmak i&ccedil;in mi yazmalıyım? Senin doğrun herkesin doğrusu olursa benim i&ccedil;in ger&ccedil;ekten doğru olur mu bu?Benim doğrularım yalnız beni bağlarsa bunun doğru olması pekte normal olmaz mı?Diyelim b&ouml;ylesi doğru oldu ama olduğu doğru gibi g&ouml;z&uuml;ksede senin i&ccedil;in normal olabilir mi? Olamaz bence olamaz doğrularda yanlışları g&ouml;t&uuml;rebiliyor &ccedil;oğu zaman.Anlaşılmakta anlaşılmamak kadar olağan.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>YOL</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yol-302</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yol-302</guid>
<description><![CDATA[ Biz iki kişi çıktık bu yola. Yolun nereye çıkacağını bilmeden merakla. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/08/image_750x500_611518a7e1aff.jpg" length="135363" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Aug 2021 15:51:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>eda.ce</dc:creator>
<media:keywords>Yol, Yolculuk, Mavi, Gökyüzü, Uçurum</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="text-align: left;">&nbsp; Biz iki kişi &ccedil;ıktık bu yola. Yolun nereye &ccedil;ıkacağını bilmeden merakla. D&uuml;md&uuml;z başladı adımlarımı gittik&ccedil;e hızlandık yolumuzda. &Ccedil;akıl taşlarından başka bir engel &ccedil;ıkmadı karşımıza. Ne g&uuml;zel d&uuml;md&uuml;z; belki de bir&ccedil;ok insanın hayalidir bu. Ama benim hayalim değildi. Ben severim engelleri aşmayı. Dedim, değiştirsek mi y&ouml;n&uuml;m&uuml;z&uuml; yol arkadaşıma? Ağa&ccedil;ların dallarına takılmadan ge&ccedil;mek huzur vermez &ccedil;oğu zaman bana. &Ouml;nce ağaca yaklaşacaksın sonra g&ouml;z&uuml;ne girmek &uuml;zere olan dalı elinle &ouml;teye ittireceksin. Sonra sa&ccedil;larının arasına dolan kuru yaprakları temizlerken bir b&ouml;cek girecek sırtına kaşınacaksın. Fazla uzun s&uuml;rmesini istemem elbette ama bir uğraş vermeliyim gideceğim yolda. S&ouml;yl&uuml;yorum işte, d&uuml;md&uuml;zd&uuml; bizim yol.</span></p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp;Yolun sonuna geldiğimizi g&ouml;r&uuml;yordum g&ouml;rmesine ama dile getirmek kolay değildi bunu. Yol arkadaşım memnundu &ccedil;&uuml;nk&uuml; halinden. O sevmez hi&ccedil; engel. Kolay ulaşmak ister gitmek istediği yere. Macera insanı değil anlayacağınız. Anladı bir s&uuml;re sonra yorgunluğumu. "İki yol var &ouml;n&uuml;nde. Se&ccedil;," dedi "hangi y&ouml;ne gidecek adımların." Dar sokağı se&ccedil;tim tabi. Ardıma bile bakmadan koşar adımlarla girdim sokağa. Artık yalnızdım kendi yolumda. Sokak nasıl &ccedil;amurlu, g&ouml;ky&uuml;z&uuml; karanlık. Ama i&ccedil;imde sonsuz bir huzur. Ayakkabıma bulaşan &ccedil;amurları &ccedil;akıl taşlarının nasıl temizlediğini izledim. Ayakkabım &ccedil;amurun ağırlığından kurtulunca nefesim kesilinceye kadar koştum karşımda beni bekleyen dağa. Orada olmanın hayalini bile kuramadan kendimi o dağda savrulurken buldum.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp;Yol nasıl g&uuml;zel. Engeli bol eğlencesi sınırsız. Yoruldum elbette. O zaman da&nbsp; bir kaplumbağa eşlik etti bana. Dinlenince kurbağalarla birlikte zıplaya zıplaya devam ettim yoluma. Onlarca yol arkadaşım var yanımda. Somut bir dilleri olmasa da aynı dili konuşuyorum ben onlarla. Neyse işte, u&ccedil;urumun kenarından ge&ccedil;erken nefesimi tutuyorum. Aşağıda bana bakan masmavi denize d&uuml;şmek eğlenceli olabilir aslında ama bu kadar risk fazla. Yaa evet, maviliğe u&ccedil;mak &ccedil;ok heyecanlı olacaktı ama yaşamın tadından daha tatlı olamaz. Yavaş&ccedil;a atlattım u&ccedil;urumu. O da ne? G&ouml;k, maviliği geri y&uuml;klemiş kendine. B&ouml;yle de &ccedil;ok g&uuml;zel, hatta daha g&uuml;zel.Toprağı da dev papatyalar kaplamış. Bu yol bir daha geri d&ouml;n&uuml;lmeyecek kadar harika.</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>