<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; elanurscl</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/elanurscl</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; elanurscl</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>YAŞAMAK ADI ALTINDA</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yasamak-adi-altinda</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yasamak-adi-altinda</guid>
<description><![CDATA[ Hayat nefes almaktan ibaret olsaydı
Boğazımıza dizili üç bes heves gecer miydi kursağımızdan? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202209/image_750x500_631dbed288248.jpg" length="63493" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 11 Sep 2022 13:57:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>elanurscl</dc:creator>
<media:keywords>Yaşamak, yazmak, heves, aşk, kırgınlık, sevgi, nefret</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşamak diye bir sey olmasaydı</p>
<p>Arar mıydık her adımda onu</p>
<p>Yolun sonunda bi&ccedil;are kalır mıydık?</p>
<p>Hayat nefes almaktan ibaret olsaydı</p>
<p>Boğazımıza dizili &uuml;&ccedil; bes heves gecer miydi kursağımızdan?</p>
<p>Yarını d&uuml;ş&uuml;nmek yaralanmaktır</p>
<p>Yarasız yaşayabilir miydik?</p>
<p>Bug&uuml;n&uuml; , bug&uuml;n icin sever miydik?</p>
<p>Sonsuz bir debelenisin i&ccedil;inden</p>
<p>Sağ salim &ccedil;ıkmayı &ouml;l&uuml;m zanneder miydik?</p>
<p>Yaşamak yarını d&uuml;ş&uuml;nmeye mecbur bıraktı</p>
<p>Şimdinin anlamı yok &ouml;l&uuml;m yakamızda</p>
<p>Vakit ge&ccedil;, yol &ccedil;ıkmazda g&ouml;n&uuml;l kedere d&uuml;şm&uuml;ş</p>
<p>Yolcu bensem, gitmeye mecalsizim</p>
<p>Kalsam paralanıyor &ouml;m&uuml;r denilen sayılı nefes</p>
<p>Ne tadı var ne tuzu rafta tozlu bir kitap şimdi</p>
<p>B&ouml;yle mi g&uuml;zellikleri hayatın?</p>
<p></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>YİRMİYE İKİ VAR</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yirmiye-iki-var</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yirmiye-iki-var</guid>
<description><![CDATA[ Akşam saat sekize iki var
Ben yirmiye iki kaldım, ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202209/image_750x500_631216083516c.jpg" length="45492" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 02 Sep 2022 17:42:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>elanurscl</dc:creator>
<media:keywords>aşk, sevgi, hayat, yaşamak, mevsim, umut, yalın, yalnızlık, pencere, yol, gece, sokak, aldatma, aldanmak, deneme, şiir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp;</strong></em></p>
<p>Eski ben aynalara g&uuml;l&uuml;ms&uuml;yor</p>
<p>G&uuml;nden g&uuml;ne &ouml;zlemi artıyor kimliğimin sahibine</p>
<p>Bİtmez sandığım her yol bitiyor, yaz bile bitti.</p>
<p>'Gidelim hemen geleceğiz.' demişlerdi parktayken bana.</p>
<p>Bir daha binemedim o salıncağa...</p>
<p>&Ccedil;ocukken &ouml;ğrenememişim durakların yolun uzunluğunu değil</p>
<p>Yolcunun yorgunluğunu g&ouml;stermek i&ccedil;in var olduğunu&nbsp;</p>
<p>Aldanırken nasıl da mutluymuşuz oysa</p>
<p>Aldatırken bir o kadar k&uuml;stah insanoğlu.</p>
<p>Uslu olursam hatta gideceğimizi s&ouml;ylemişlerdi mesela</p>
<p>Meğer b&uuml;y&uuml;d&uuml;k&ccedil;e kendimden gidecekmişim.</p>
<p>Beş yaşıma sorsalar kandırık&ccedil;ılar &uuml;lkesi buralar</p>
<p>Yaramazlıklarımı yaralarıma erken bıraktım ben bu kandırık&ccedil;ılar &uuml;lkesinde</p>
<p>Şimdi yirmiye dayalıyken iki merdiven</p>
<p>Koskoca bir yokuşta aldanırım yaşayacağıma</p>
<p><em><strong>Akşam saat sekize iki var</strong></em></p>
<p><em><strong>Ben yirmiye iki kaldım,</strong></em></p>
<p>Aldanırım gen&ccedil;liğime, &ccedil;ocukluğumla yarım kaldım.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DUYGULARIN ZEVAHİRİ</title>
<link>https://edebiyatblog.com/duygularin-zevahiri</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/duygularin-zevahiri</guid>
<description><![CDATA[ Her duyguyu yaşamanın peşindeyken tüketmek istediğim bir hayatım var artık. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_630e240c3cf13.jpg" length="63866" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 30 Aug 2022 17:52:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>elanurscl</dc:creator>
<media:keywords>kaygı, yaşam, yaşamak, hayat, istek, olgu, mantık, düşünce, sevvgi, sevmek, duygu, his, endişe, aşk, eski</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&Ccedil;ul &ccedil;&uuml;r&uuml;ten olmaktansa kenimi kaygıya sokmaktan vazge&ccedil;emedim hi&ccedil;bir zaman. İşin stresinde olmaktan zarar g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m anlar olsa da bir dinamizmin i&ccedil;inde olmak duygularımı ifade edebilmemde onları her ayrıntısana kadar yaşayabilmemde b&uuml;y&uuml;k rol oynamıştır. Duygusuz bir insan olmak &ccedil;ok acı &ccedil;ektiğimiz anlarda hepimizin istediği bir durum aslında. Baktığımız zaman neredeyse hepimiz ' Bazen duygusuz olmak istiyorum.' c&uuml;mlesine benzer ifadeler kullanmışızdır. Duygusuzluğu arzulamaktan &ccedil;ok, o an yaşamak istemediğimiz duyguların bizden alınmasını istiyoruz. Nasıl ki mutluluğu diliyorsak bu da ona benzer bir durum aslında.&nbsp;</p>
<p>Bazen meyus olmak, endişe duymak, olumsuz d&uuml;ş&uuml;ncelere kapılmak bambaşka sonu&ccedil;lar doğurabilir. Hayatımın en &uuml;zg&uuml;n d&ouml;nemlerindeyken d&ouml;rt duvar arasında i&ccedil;im i&ccedil;imi yerken kendim i&ccedil;in bir adım atmış olmam şimdi binlerce adımı atabiliyor olmama vesile oldu. Yazı yazmaya olan ilgim &ccedil;ocukken ders kitaplarındaki ' Metni hayal g&uuml;c&uuml;n&uuml;ze g&ouml;re tamamlayınız.' &ccedil;alışmalarıyla başlamıştı. Hep erken olduğunu d&uuml;ş&uuml;nerek, insanların yargılayacağını kafama koymuştum. Kimsenin yazdığım, okuduğum şeylerden haberdar olmasını istemiyordum. Birilerinin bir yerlerde benim yazdıklarımı okuyor olma d&uuml;ş&uuml;ncesi beni tatmin ederken bir yandan da endişe duymama sebep oluyordu. 15 yaşında adım attığım medya, yarışma, dergi d&uuml;nyasından sonra aslında bir şeyleri iyi yapabiliyorum hissi başladı. &Ccedil;ok h&uuml;z&uuml;nl&uuml; bir olayın sonucu bana bu g&uuml;nlerimi, hayallerimi verdi. Pes etmemek gerektiğini, savaşmak i&ccedil;in &ouml;nce kendimi yenmem gerektiğini &ccedil;ok erken &ouml;ğrendim. Kaygılarım &ccedil;oğu zaman beni ben yapan d&uuml;ş&uuml;ncelerimi hayata ge&ccedil;irebilmemi sağladı. Kaf Dağı'nın bir de g&ouml;r&uuml;nmeyen kısmı vardır derler ya hani benimki de o mesele. Belki de mutsuz olmam mutlu olmama sebep oldu. Bir &ouml;l&uuml; i&ccedil;imdeki bah&ccedil;eleri bin diriltti. Ağladığım her g&uuml;n istisnasız yazdım, &ccedil;izdim, s&ouml;yledim. Bu sayede kendi başıma y&uuml;r&uuml;meyi &ouml;ğrenmişim fark etmeden. Kendime yaslanarak b&uuml;y&uuml;m&uuml;ş&uuml;m.&nbsp;</p>
<p>Yazarak fark ettim. Artık &ccedil;ocukluğuma duyduğum &ouml;zlem daha da azaldı. Ona bir şiirle kavuşabiliyorum, ona kavuşmam elime kalemi almamla bir oluyor. Eski evimi, okulumu,&nbsp; bisikletimi, bazen &ccedil;ok sevdiğim birini, bazen &ccedil;ok sevdiğim bir şarkıyı dinlerken bir zamanlar hissettiğim duyguları daha az &ouml;zl&uuml;yorum. Yazmanın eş anlamlısı kavuşmaktır bana g&ouml;re. &Uuml;z&uuml;nt&uuml;lerimi &ouml;zlediğimde kendi satırlarımı yazarken ağlıyorum. G&uuml;nden g&uuml;ne kelimelerin t&uuml;kenmediğini aslında yazacak ve yaşayacak daha &ccedil;ok şeyim olduğunu anlıyorum. Bir g&uuml;n yazacak hi&ccedil;bir şeyin kalmamasından kaygılanıyor oluşum yazacak pek &ccedil;ok şeyi &uuml;retmeme de sebep oluyor.&nbsp;</p>
<p>Bitecek olan bir &ouml;m&uuml;r ve her an değişen bir duygu durumu var. Beş dakika &ouml;nce kurduğum c&uuml;mlelerin aynısını kurabilsem dahi aynı hislerle s&ouml;ylemem m&uuml;mk&uuml;n değil. Bir şeyler i&ccedil;in kaygılanmak da , bir şeyleri kaybetmek de k&ouml;t&uuml; bir hayat yaşayacağımız anlamına gelmez. Ne demiş şair'&nbsp; Bazen iyi şeyler biter, daha iyi şeyler başlasın diye.' Her duyguyu tatmadan bir hayatı anlamlandırmak m&uuml;mk&uuml;n değil.<em><strong> Her duyguyu yaşamanın peşindeyken t&uuml;ketmek istediğim bir hayatım var artık.&nbsp;</strong></em></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>KAÇAK</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kacak</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kacak</guid>
<description><![CDATA[ Hangi yolu yürürseniz yürüyün ,kendinizi bir odanın içinde boğuşurken bulacaksınız en sonunda. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_6308909a55c2e.jpg" length="24205" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 26 Aug 2022 12:24:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>elanurscl</dc:creator>
<media:keywords>aşk, sevgi, hayat, yaşamak, mevsim, umut, yalın, yalnızlık, pencere, yol, gece, sokak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Sevginin en ka&ccedil;ak saatleri bunlar</em></strong></p>
<p><strong><em>Bir sokak başında ben ıssızım</em></strong></p>
<p><strong><em>Yalnızlığı doldurdum bavuluma</em></strong></p>
<p><strong><em>Geceleri yalnızlığım yol arkadaşım.</em></strong></p>
<p><strong><em>Sevginin en ka&ccedil;ak saatleri bunlar</em></strong></p>
<p><strong><em>Bir şehrin t&uuml;m sokakları karanlık</em></strong></p>
<p><strong><em>Son kibriti hayallerine &ccedil;aktı kibrit&ccedil;i kız</em></strong></p>
<p><strong><em>Ben de g&ouml;ky&uuml;zn&uuml;n en koyu h&uuml;zn&uuml;n&uuml; astım g&ouml;zlerime.</em></strong></p>
<p><strong><em>Yanan bir bedenin sıcağına aldırmayan bir ayaz var etrafta</em></strong></p>
<p><strong><em>Bir de hi&ccedil; bitmeyen bir yol odamın i&ccedil;inde.&nbsp;</em></strong></p>
<p><strong><em>Ben varım benim i&ccedil;inde</em></strong></p>
<p><strong><em>Sevginin en ka&ccedil;ak saatleri ya bunlar .</em></strong></p>
<p></p>
<p></p>
<p></p>
<p></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>EYLÜLDE VUSLAT</title>
<link>https://edebiyatblog.com/eylulde-vuslat</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/eylulde-vuslat</guid>
<description><![CDATA[ Ağacın ayrılık sandığı toprağın kavuşmak diye adlandırdığıdır mesela. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_63064933ede78.jpg" length="48105" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 24 Aug 2022 19:25:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>elanurscl</dc:creator>
<media:keywords>aşk, sevgi, hayat, yaşamak, sonbahar, eylül, kış, mevsim, umut</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="padding-left: 40px;">Ge&ccedil;en eyl&uuml;lde Erkin Koray'ın 'Bir Eyl&uuml;l Akşamı' şarkısını dinlerken y&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;m yolun bug&uuml;n &ouml;n&uuml;nden sessizlikle ge&ccedil;tim. Eyl&uuml;l kapıya dayanınca ya da kapımı &ccedil;arpıp ekimin kasvetiyle beni başbaşa bırakınca n&uuml;ksediyor şu eyl&uuml;l şarkıları ruhuma. Alpay'dan 'Eyl&uuml;lde gel' dinlerken eyl&uuml;le gel diyorum aslında. Bir yazı kış ettik, eyl&uuml;lde gel.</p>
<p style="padding-left: 40px;">Sanırım hepimizi mevsimlerle kandırmışlar. Gelesi olan mevsimleri bahane eder mi hi&ccedil;? Aylardan eyl&uuml;lse ayrılıktan başka ne gelir ki başa? Aslına bakarsanız en b&uuml;y&uuml;k ayrılığımı Mart' ta yaşadığımdan beridir ilkbaharım da sonbaharlar kadar yapraklarımı d&ouml;ker. Ayların bir şey getirmeyeceğini de Alpay'ın dediği gibi ağa&ccedil;ların başımıza konfeti d&ouml;kt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; de yaşayarak &ouml;ğrendim. Sonbaharın sevgilisi Eyl&uuml;l'&uuml;nde su&ccedil;u yokmuş bu vedalarda. Sonbahara aşık olalı &uuml;&ccedil;&nbsp; ilkbahar ge&ccedil;irdim. 'Bir yazı kış ettik, eyl&uuml;lde gel.' diyemeyecek kadar eskidi zaman. Hatta aynı şarkıyı bilmem ka&ccedil;ıncıya dinleyerek bilmem ka&ccedil; satır bıraktım geride.Her şey biraz eskidir zamanla. Ve her şey biraz eksilir. Eyl&uuml;l' de yapraklar ağa&ccedil;larına ihanet ederek karışır toprağa, yağmur damlaları g&ouml;ğe isyan ederek d&uuml;şer. <em>Ağacın ayrılık sandığı toprağın kavuşmak diye adlandırdığıdır mesela...</em></p>
<p style="padding-left: 40px;">Yapraklarımı d&ouml;keli &ccedil;ok oldu, g&ouml;zyaşlarım bahara &ccedil;i&ccedil;ek yetiştirdi kimbilir? Yarım kalmış umudum yarın yetişir, sonbahar kardelen &ccedil;i&ccedil;eğinin &ccedil;ıkacağına habercidir. Papatyalar solmuş olabilir, kardelenler de yaşayacak mevsimini. Son sandığımın başlangıcı oldu bu zamana kadar eyl&uuml;ller. Bitti dediğim yerde başladı hikayem. Ağladığım sokağın başındaki hayalime g&uuml;l&uuml;mseyerek bakıyorum bir eyl&uuml;le girerken. Pencereme yağmur vuruyor , g&ouml;zyaşlarım yalnız olmayacak artık. Deniz ağlayabilecek &ouml;zg&uuml;rce. Bir şarkıyı bin defa dinleme mevsimi geldi. Yeni hayatımın ilk ayı olur eyl&uuml;ller. G&uuml;neşin kıymeti eyl&uuml;l&uuml;n yağmurundan sonra bilinir. Ağa&ccedil;lara asılı salıncaklar daha &ccedil;ok &ouml;zlenir bu mevsimde. En g&uuml;zeli de daha &ccedil;ok şiir yazılır. Başlı başına şiirdir eyl&uuml;l. G&ouml;rmeyi bildiğin zaman başlı başına bir mevsimdir eyl&uuml;l.</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>