<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Elif şık</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/elif-camlibelsk</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Elif şık</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>NİKAH</title>
<link>https://edebiyatblog.com/nikah</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/nikah</guid>
<description><![CDATA[ Gelin ve damat yerine oturdu, sıra kırmızı cübbeli adamdaydı... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62a8f16a8f359.jpg" length="52800" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 14 Jun 2022 23:37:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Elif şık</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><b>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;NİKAH</b></p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Perde iki yana a&ccedil;ılıyor. Ortamda koyu bir sessizlik hakim. Siyah takım elbiseli, siyah kravatlı g&uuml;vey; arkasından kabarık eteğine tekmeler atarak y&uuml;r&uuml;yen beyaz kuğunun elini tuttu. Sahnede el ele ilerlediler. İlk &ouml;nce kadın, sonra erkek dikd&ouml;rtgen masa etrafındaki yerlerine oturdular. Birbirlerine ışıl ışıl parlayan g&ouml;zlerle bakarken; ağızları kulaklarına değil, g&ouml;klere varıyordu. Onların yerleştiğini g&ouml;ren şahitler de yerlerini aldılar. Sıra bende şimdi. Kırmızı c&uuml;bbemi giyiyorum, elime defterimi alıp, masada boş kalan son sandalyeye doğru ilerliyorum.</p>
<p></p>
<p>- Adınız soyadınız? diye soruyorum. Biraz sonra soyadını alacağa adama, aşkla bakan kadına.</p>
<p></p>
<p>- Selma Şakiroğlu diyor.</p>
<p></p>
<p>- Sizin adınız soyadınız? diye yan tarafıma tekrar ediyorum. Cevap vermiyor, g&ouml;zlerindeki siyahla beyazın yer değiştirirken, başı &ouml;nce geriye sonra yana d&uuml;ş&uuml;yor. Sandalyeden yere hızlı bir iniş yapıyor. Yerde elif misali duran v&uuml;cudun titrediğini g&ouml;r&uuml;yorum.</p>
<p></p>
<p>-Ambulansı arayın diye bağırıyorum. Bir yandan da yapabileceğim bir şey olup olmadığını anlamaya &ccedil;alışıyorum.</p>
<p></p>
<p>-Bir şey yiyip i&ccedil;ti mi? diye soruyorum.</p>
<p></p>
<p>- Yok i&ccedil;medi diyor birisi. Sesin geldiği y&ouml;ne bakmadan tekrar,</p>
<p></p>
<p>-Sabah kahvaltı yapmadı mı? Ne zamandır a&ccedil;? diye soruyorum.</p>
<p></p>
<p>-Yaptı diyor bu sefer aynı ses.</p>
<p></p>
<p>Bağrışlar, ağlaşmalar arasında bir ses;</p>
<p></p>
<p>- Yine geldiler diyor. Tam g&uuml;n&uuml;n&uuml; buldular.</p>
<p></p>
<p>- O ne demek? diyorum &uuml;rpererek.</p>
<p></p>
<p>- Marazlı bu &ccedil;ocuk, yok yere kızın da başını yakacaklar zaten diye cevap veriyor.</p>
<p></p>
<p>- İlacı var mıydı? Almış mıydı?</p>
<p></p>
<p>- Almıştı diyor Selma. G&ouml;z&uuml; inci dolu, tedirgin, biraz da sitemli.</p>
<p></p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Etrafıma bakıyorum. Hindi gibi kabararak i&ccedil;eri giren kayınvalide şimdi s&ouml;nm&uuml;ş bir balon gibi duruyor bir kenarda. Kocası yok, ambulansa yol g&ouml;stermeye gitmiş olmalı. O esnada ellerinde &ccedil;antalarıyla &uuml;&ccedil; adam i&ccedil;eri giriyor. Yerde dut ağacı gibi silkelenen adamı, sedyeye alıp, ilk m&uuml;dahaleyi yapıyorlar. En sonunda da ambulansa taşıyorlar. Onlarla birlikte salonda boşalıyor. C&uuml;bbemi &ccedil;ıkarıp, eve gidiyorum.</p>
<p></p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &ldquo;Hoş geldin bey.&rdquo; diyerek karşılıyor karım. Yemeğimi yerken olanları d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Kısa bir meslek hayatım olmasına rağmen &ccedil;ok fazla şey g&ouml;rd&uuml;m. Eski sevgilisini g&ouml;r&uuml;nce masayı terk edenler, tecav&uuml;zc&uuml;s&uuml;yle evlendirilenler hatta silah zoruyla evlendirilenler...</p>
<p></p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Yemeğim bitince bir kağıt kalem alıyorum &ouml;n&uuml;me. Yazmaya başlıyorum ilk c&uuml;mleleri:</p>
<p></p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&ldquo; Perde iki yana a&ccedil;ılıyor. Ortamda koyu bir sessizlik hakim.&rdquo;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SATRANÇ</title>
<link>https://edebiyatblog.com/satranc</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/satranc</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_629fb399621b2.jpg" length="57120" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 07 Jun 2022 23:25:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>Elif şık</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-family: Arial, sans-serif;"><i><b>SATRAN&Ccedil;</b></i></span></p>
<h2 class="western" align="justify"><span style="font-family: Arial, sans-serif;"></span><span style="font-family: Arial, sans-serif;"><span style="font-size: medium;"><span>&nbsp; &nbsp; Salona girdiğimde, sehpanın &uuml;st&uuml;nde duran paket dikkatimi &ccedil;ekiyor. Doğum g&uuml;n&uuml;m i&ccedil;in hediye gelen bu kutuyu </span></span></span><span style="font-family: Arial, sans-serif;"><span style="font-size: medium;"><span>b&uuml;y&uuml;k bir merakla a&ccedil;maya başlıyorum . İ&ccedil;inden ahşap oyma bir satran&ccedil; takımı &ccedil;ıkıyor. Elime alıp incelemeye, tahtanın &uuml;st&uuml;ne tek tek yerleştirmeye başlıyorum. Ben onları hayranlıkla seyrederken bir kuvvet beni satran&ccedil; takımının i&ccedil;ine doğru &ccedil;ekiyor.</span></span></span></h2>
<h2 class="western" align="justify"><span style="font-family: Arial, sans-serif;"><span style="font-size: medium;"><span>&nbsp; &nbsp; Bir piyon olarak tahtada yer alıyorum. Ben ne olduğunu anlamaya &ccedil;alışırken; bir ses duyuyorum. Sesin geldiği y&ouml;ne baktığımda, veziri g&ouml;r&uuml;yorum. &ldquo;Hey! Ka&ccedil;ıncı kez sesleniyorum sana? Gel artık.&rdquo; diyerek azarlıyor beni. Onu takip etmeye başlıyorum. Bir odaya girince, b&uuml;t&uuml;n taşların toplanıp, şahı dinlediğini g&ouml;r&uuml;yorum. Bir savaş planı anlatıyor şah, benimle birlikte iki piyonu daha g&ouml;steriyor; &ldquo;Sizden tek istediğim rakibin kalesine ulaşmanız&rdquo; diyor. Diğerlerine d&ouml;nerek anlatmaya devam ediyor. Bense pozisyonumla ilgili d&uuml;ş&uuml;nmeye başlıyorum. &ldquo;Tam bana layık yerdeyim.&rdquo; diye d&uuml;ş&uuml;nmeye başlıyorum. &ldquo;&Ouml;mr&uuml;m boyunca</span></span></span> <span style="font-family: Arial, sans-serif;"><span style="font-size: medium;"><span>piyonluk yaptım.&rdquo;</span></span></span></h2>
<h2 class="western" align="justify"><span style="font-family: Arial, sans-serif;"><span style="font-size: medium;"><span>&nbsp; Şahın y&uuml;kselen sesiyle d&uuml;ş&uuml;ncelerimden sıyrılıyorum. Diğerleriyle birlikte yerime ge&ccedil;iyorum. Karşı takım da yerleşince savaş başlıyor. Sıra bana geldiğinde iki adım &ouml;ne &ccedil;ıkıyorum ve sonrasında hedefime doğru dikkatli bir şekilde hareket ediyorum. Bu arada d&uuml;şmanlarımdan eleyebildiğimi eliyorum; </span></span></span><span style="font-family: Arial, sans-serif;"><span style="font-size: medium;"><span>bu sırada </span></span></span><span style="font-family: Arial, sans-serif;"><span style="font-size: medium;"><span>bir iki defa yenilme tehlikesiyle karşılaşıyorum. Birinde at, diğerindeyse fil kurtarıyor ve beni kurtardıktan hemen sonra ikisi de yeniliyor. Geriye d&ouml;n&uuml;p baktığımda kaybetmek &uuml;zere olduğumuzu g&ouml;r&uuml;yorum. </span></span></span></h2>
<h2 class="western" align="justify"><span style="font-family: Arial, sans-serif;"><span style="font-size: medium;"><span>&nbsp; &nbsp;Diğer iki piyonla birlikte kaleye ulaştığımızda; y&uuml;kselme hakkını elde ediyoruz. O zaman aklıma &lsquo;piyonun sı&ccedil;rayış yapıp, y&uuml;kselebilen, tek taş&rsquo; olduğu geliyor. Diğer ikisi kale olmayı se&ccedil;iyor; bense vezirliği se&ccedil;iyorum. Bir başına kalmış şahı &uuml;&ccedil; taraftan kuşatıyoruz ve savaşı kazanıyoruz. &Ouml;mr&uuml;mde ilk defa y&uuml;kselmiş olmanın verdiği gurura, savaşı kazanmış olmanın verdiği </span></span></span><span style="font-family: Arial, sans-serif;"><span style="font-size: medium;"><span>sevin&ccedil; de</span></span></span><span style="color: #00b0f0;"><span style="font-family: Arial, sans-serif;"><span style="font-size: medium;"><span> </span></span></span></span><span style="font-family: Arial, sans-serif;"><span style="font-size: medium;"><span>ekleniyor. Şarkılar s&ouml;yleyerek, zaferimizi kutlamaya başlıyoruz.</span></span></span></h2>
<h2 class="western" align="justify"><span style="font-family: Arial, sans-serif;"><span style="font-size: medium;"><span>&nbsp; G&ouml;z&uuml;m&uuml; a&ccedil;tığımda kendimi yatakta buluyorum. R&uuml;yamda &ccedil;alan şarkının, alarm olduğunu fark ediyorum. Sonrasında &uuml;st&uuml;m&uuml; değiştirip, sı&ccedil;rayış yapacağım g&uuml;ne kadar, piyonu olduğum işime gitmek &uuml;zere evden &ccedil;ıkıyorum.</span></span></span></h2>
<p><br /><br /></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ARKADAŞ</title>
<link>https://edebiyatblog.com/arkadas</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/arkadas</guid>
<description><![CDATA[ İki arkadaş bir gün karşılaşırlar.... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_62964864af11b.jpg" length="42629" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 May 2022 19:55:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>Elif şık</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;ARKADAŞ</p>
<p>&nbsp; &nbsp; Seda, alışveriş merkezinde gezinirken eski arkadaşı Candan&rsquo;ı g&ouml;rd&uuml;. Liseyi aynı sınıfta okumuşlardı. İkisinin de ailelerinin maddi durumu pek iyi değildi. Diğer arkadaşları gibi marka kıyafetler giyinemez, istedikleri gibi gezip tozamazlardı. Ancak Candan&rsquo;da farklı bir hal vardı. &Ouml;yle ki onu ilk kez g&ouml;ren hal ve hareketlerinden zengin bir aileye mensup olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rd&uuml;. &Ouml;yle kibar, &ouml;yle naifti. S&uuml;rekli yapılı sa&ccedil;ları, mis gibi kokan parf&uuml;m&uuml;yle Seda&rsquo;dan &ccedil;ok farklıydı. Birbirlerini uzun s&uuml;redir g&ouml;rmemişlerdi. Seda, onun şimdi nerede, ne yaptığını &ccedil;ok merak ediyordu. Hal hatır sorup, kahve i&ccedil;meye davet etti.</p>
<p>&nbsp; &nbsp; Sohbet s&uuml;rerken Seda s&uuml;rekli pahalı &ccedil;antasını g&ouml;stermeye &ccedil;alışıyor, &ouml;zellikle kolundaki altın bileklikle oynuyordu. Candan&rsquo;ın &uuml;st&uuml; başı her zamanki gibi temiz ve &ouml;zenliydi. Seda bilgi almak i&ccedil;in sorular soruyordu. Seda;</p>
<p>&nbsp; &nbsp;"Bluzunu &ccedil;ok sevdim. Nereden? " diye sordu.</p>
<p>&nbsp; &nbsp; "Yerli bir markadan aldım."dedi Candan. Bu kısa cevap tatmin etmemişti Seda&rsquo;yı.</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;"Ben de evlendim &uuml;&ccedil; sene &ouml;nce, iki &ccedil;ocuğum var. Sen evlendin mi?" diye sordu.</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Candan "Evlendim ama eşim &ccedil;ocuk istemedi" diye cevap verdi. Şaşırdı Seda. Kendisi ikinciyi hemen yapmak istemediğinde eşi "Ben seni &ccedil;ocuk i&ccedil;in aldım." diye azarlamıştı onu.</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; "&Ccedil;ocuklar b&uuml;y&uuml;d&uuml;, y&uuml;ksek lisans yapmayı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum." dedi Seda tekrar, bozuntuya vermemeye &ccedil;alışarak.</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp;"Senin adına &ccedil;ok sevindim." dedi Candan. İ&ccedil;ten konuşuyor ancak anlatmıyordu. Zaten hep b&ouml;yle i&ccedil;tendi Candan. Zamanında Seda&rsquo;ya &ccedil;ok yardım etmişti aslında. Oysa Seda şu an anlam veremediği şekilde onu ezmek istiyor, &lsquo;Ben senden &uuml;st&uuml;n&uuml;m.&rsquo; demek istiyordu.</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; O bunları d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rken Candan &ldquo;Ben kalkayım." dedi. Araba kullanmayı bilmemesine rağmen &ldquo;Arabamla bırakayım.&rdquo; dedi Seda. Candan "Arabam var, teşekk&uuml;r ederim." diye karşılık verdi.</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Seda d&uuml;ş&uuml;ncelere daldı. Bir zamanlar ikisi eşitti ama şimdi kendisi y&uuml;kselmişti. Karşısındakinin konumunu bilmiyor, &ouml;ğrenmek i&ccedil;in can atıyordu. Candan&rsquo;ın sesiyle d&uuml;ş&uuml;nce d&uuml;nyasından uyandı. "G&ouml;r&uuml;ş&uuml;r&uuml;z" diyordu Candan.</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Seda "Sosyal medyan var mı?&rdquo; diye sordu son kez. Takipleşmeye başladılar, daha sonra vedalaşıp ayrıldılar. O gider gitmez Seda hemen telefonunu eline aldı. Biraz &ouml;nce girdiği sayfa ekranda belirdi. G&ouml;rd&uuml;kleriyle kendini ezilmiş hissetmeye başladı.</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Candan psikoloji bitirmiş ve y&uuml;ksek lisansını &ccedil;oktan yapmıştı. Klinik psikolog olmuştu ve g&ouml;r&uuml;nen o ki bu alanda en iyiler arasına girmişti. Beş sene &ouml;nce g&ouml;rkemli bir d&uuml;ğ&uuml;nle evlenmişti. Candan&rsquo;ın eşini araştırmaya başladı b&uuml;y&uuml;k bir merakla. Bir yandan da i&ccedil;inden &lsquo;Kurtoğlu&rsquo; diye tekrar ediyordu. &Uuml;nl&uuml; bir markaydı bu, Candan&rsquo;ın eşi kurmuştu. &Uuml;st&uuml;ndeki &lsquo;yerli marka&rsquo; dediği eşine ait bir tasarımdı. Candan bunların hi&ccedil;birinden bahsetme gereği duymamıştı.</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Lise hayatı boyunca arkadaşlarının sahip olduklarına bakar, i&ccedil; ge&ccedil;irirdi. Kendinde olmayan şeyler i&ccedil;in hep ezilmiş hissederdi. Evlenip, zengin olduğunda, bir zamanlar ulaşamadığı l&uuml;ks markalara sahip olunca bu duyguyla vedalaşmıştı. Annelik de eklenince bir daha hi&ccedil; gelmez sanmıştı.</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Bug&uuml;ne kadar kendisini herkesten &uuml;st&uuml;n g&ouml;r&uuml;rd&uuml;. &lsquo;Evli ve iki &ccedil;ocuk annesi, zengin, gen&ccedil; bir kadındı.&rsquo; Ama şimdi yine gelmişti eski k&acirc;busu. Ruhu sıkılıyor, sanki b&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyada ufacık kalmış gibi hissediyordu.</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Bu duyguyla baş etmesi gerekirdi. Y&uuml;ksek lisans tamamlayabilir, bir &ccedil;ocuk daha yapardı. Hatta iş kadını olabilmek i&ccedil;in gerekli adımları atardı. İkinci bir se&ccedil;enek daha vardı tabi. Bu duyguyu hi&ccedil; gelmeyecek şekilde yok etmek.</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Kendisi i&ccedil;in en iyisi olacağına inandığı kararı verdi. Gururunu bir kenara koydu, zaten yeterince k&uuml;&ccedil;&uuml;k d&uuml;ş&uuml;rm&uuml;şt&uuml; kendi kendini. Candan&rsquo;a mesaj yazdı "Bana yardım eder misin?"</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Umuda Yolculuk</title>
<link>https://edebiyatblog.com/umuda-yolculuk</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/umuda-yolculuk</guid>
<description><![CDATA[ Bir bekleyiş hikayesi... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_6287ecd54db0e.jpg" length="39874" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 20 May 2022 22:33:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>Elif şık</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"><i><b>UMUDA YOLCULUK</b></i></span></span></p>
<p align="center"></p>
<p align="left"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"><i><b> </b></i><span>Evinden &ccedil;ıktı, biraz &ouml;nce yaşadıklarını sindirebilmek i&ccedil;in, apartmanın &ouml;n&uuml;ndeki </span><span>mermer </span><span>eşiğe oturdu. </span><span>Şubat ayının olanca soğuğuna rağmen b&uuml;t&uuml;n bedeni </span><span>kızgın bir ateşle </span><span>yanıyordu. </span><span>Kocasının bilmem ka&ccedil;ıncı defa onu aldattığını &ouml;ğrenmişti. &ldquo;Hi&ccedil; mi sevmedi bu adam beni?&rdquo; diye d&uuml;ş&uuml;nd&uuml; </span><span>bir s&uuml;re. </span><span>Bu d&uuml;nyaya g&ouml;z&uuml;n&uuml; a&ccedil;tığı ilk andan itibaren onu kimse sevmemişti </span><span>zaten</span><span>; annesi, babası, kardeşleri...</span></span></span></p>
<p align="left"></p>
<p align="left"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"><span> Evlenirken onu &ccedil;ok seven bir koca hayal etmişti, sevgi doluydu kocası. Herkesi severdi </span><span>kocası aslında </span><span>bir tek kişi hari&ccedil;. Birka&ccedil; kez bırakıp gitmeyi d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;şt&uuml;. Ailesinin &ldquo;Git intihar et daha iyi&rdquo; demesi &uuml;zerine, vazge&ccedil;mek zorunda kalmıştı. B&uuml;t&uuml;n yaşanmışlıkları i&ccedil;in ağladı ve yaşanmamışlıkları i&ccedil;inde. </span><span>Cebinden not defterini &ccedil;ıkardı, &ldquo;B&Uuml;T&Uuml;N &Ouml;MR&Uuml;MCE BEKLEDİM SENİ, KUTUPTA YAZ GİBİ.&rdquo; diye yazdı. </span></span></span></p>
<p align="left"></p>
<p align="left"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"> G&ouml;zlerinden akan damlaları sildi. G&ouml;zl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; takıp, yoldan ge&ccedil;en arabalardan sarı olanını durdurdu. </span></span></p>
<p align="left"></p>
<p align="left"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"><span> - Nereye gidiyoruz? diye sordu </span><span>arabanın sahibi.</span><span> Bu soru d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;rd&uuml; bir s&uuml;re onu. &Ccedil;ocuklarının yanına gitmeyi ge&ccedil;irdi aklından. </span><span>Belki onlar annelerinin ellerinden tutarlardı.</span></span></span></p>
<p align="left"></p>
<p align="left"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"> - Ben yolu tarif edeceğim dedi, s&uuml;r&uuml;c&uuml;ye kalan b&uuml;t&uuml;n umuduyla. Araba kıvrımlı yollarda giderken, yeni hayatına doğru yavaş&ccedil;a ilerledi.</span></span></p>
<p align="left"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BATTANİYE</title>
<link>https://edebiyatblog.com/battaniye</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/battaniye</guid>
<description><![CDATA[ Onda büyük bir sır vardı. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_627ead32b4929.jpg" length="69758" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 May 2022 22:12:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>Elif şık</dc:creator>
<media:keywords>battaniye, öykü, sır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-size: medium;"><i><b>BATTANİYE</b></i></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Birg&uuml;l, </span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">ah cancağızım</span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">, ah! B&ouml;yle mi olacaktı ayrılığımız? Ben şimdi ne olurum, nereye atarlar </span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">beni, </span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">acaba yakarlar mı? Birg&uuml;l ahhh!</span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Ben </span></span>Yusuf&rsquo;un<span style="color: #00b0f0;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"> </span></span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">elleriyle &ouml;rm&uuml;ş olduğu battaniyeyim. </span></span>Yusuf <span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">bir kız g&ouml;rm&uuml;ş &ccedil;eşme başında, g&ouml;r&uuml;r g&ouml;rmez &acirc;şık olmuş, bir hediye ile a&ccedil;ılmak istemiş. El &ouml;rg&uuml;s&uuml; battaniye, kilim yapıp satan bir d&uuml;kk&acirc;nları varmış. &lsquo;Battaniyecinin &ccedil;ocuğu altın k&uuml;pe vermez ya.&rsquo; deyip, başlamış beni </span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">&ouml;rmeye</span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">. Her ilmekte sevdiği kızın yeşil g&ouml;zlerini; ince telli, kıvrım kıvrım sa&ccedil;larını d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;ş. Battaniyesinin bitmesine yakın binbir heyecan duymuş. &lsquo;Ne diyecek, ne yapacak ?&rsquo; diye </span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">d&uuml;ş&uuml;nmekten </span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">uykusuz kalmış. &Uuml;&ccedil; gecenin sonunda ben &ccedil;ıkmışım ortaya. Y&acirc;rin dizlerini &ouml;rtecek kadar k&uuml;&ccedil;&uuml;k ama her ilmekte sevda kokan, aşkın kırmızı renginde ben. </span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Birg&uuml;l&rsquo;</span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">e</span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"> &ccedil;eşme başında s&uuml;sl&uuml; p&uuml;sl&uuml; bir paket i&ccedil;inde verdi beni Yusuf. </span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Almak istemedi &ouml;nce, </span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Birg&uuml;l ailesin</span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">den &ccedil;ekindi bence. Daha sonra aldı paketi</span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">. Yusuf &ldquo;Ailemi g&ouml;ndereceğim&rdquo; diye fısıldadı; utanga&ccedil; </span></span>bir şekilde<span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"> </span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">aşağı yukarı </span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">başını salladı Birg&uuml;l. Eve geldiğimde &ouml;ğrendim ki ben, Birg&uuml;l&rsquo;</span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">e</span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"> verilen ilk hediyey</span></span>d<span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">im ve Yusuf ne kadar yangınsa, </span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">o </span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">da o kadar yangın</span></span>dı<span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"> Yusuf&rsquo;</span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">a</span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">. </span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Yusuf &rsquo;</span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">un</span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"> ailesi istemeye geldi ama Birg&uuml;l&rsquo;</span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">&uuml;n</span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"> babası razı olmadı.&ldquo;Bizim kızımız yokluk ne dedir hi&ccedil; bilmedi, fakire veremem bir tanecik kızımı.&rdquo; dedi. İki &acirc;şık &ccedil;aresizdiler; ka&ccedil;mak istediler ama Birg&uuml;l, ailemi &uuml;zemem, deyip vazge&ccedil;ti. &Ccedil;ok ge&ccedil;meden de ailesi uygun g&ouml;rd&uuml;kleri biriyle evlendirdi </span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">onu.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Mutlu bir evliliği vardı Birg&uuml;l&rsquo;</span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">&uuml;n</span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"> y&uuml;reğindeki kor hari&ccedil;. Hi&ccedil; unutmadı Yusuf&rsquo;</span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">u,</span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"> yıllar akıp ge&ccedil;ip yaşlandığında bile. Sevdası aklına d&uuml;şt&uuml;k&ccedil;e bana sarıldı. G&ouml;z&uuml;nden bile sakladı &ccedil;ekmecede sakladı. Elleriyle yıkadı her seferinde, &ouml;zenle kuruttu. Dizlerine her &ouml;rtmesinde severek, </span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">okşayarak</span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"> &ouml;rtt&uuml;. Tiftik tiftik olduğumda bile bırakmadı </span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">beni</span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">. Ailesi; &ldquo;</span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">A</span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">t artık şu eski battaniyeyi</span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">&rdquo; </span></span><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">diyerek, bir s&uuml;r&uuml; battaniye aldı ona. &ldquo;Siz bilmezsiniz, el &ouml;rg&uuml;s&uuml;n&uuml;n yeri başkadır.&rdquo; diye cevap verdi her seferinde bıkıp usanmadan.</span></span></p>
<p align="justify"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Bug&uuml;n, bu sabah uyanmadı Birg&uuml;l. Şimdi bana ne olacak bilinmez ya atarlar ya yakarlar; kapkara bir sevdanın tek şahidi olduğumu bilmeden.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AKŞAM YEMEĞİ</title>
<link>https://edebiyatblog.com/aksam-yemegi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/aksam-yemegi</guid>
<description><![CDATA[ Güzel bir akşam yemeği hazırlığındaydı... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_6272be46c9a04.jpg" length="61669" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 04 May 2022 20:36:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>Elif şık</dc:creator>
<media:keywords>akşam yemeği</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><b>AKŞAM YEMEĞİ</b></span></p>
<p align="left"><i style="font-size: small; font-family: 'Times New Roman', serif;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Akşam yemeğe, g&uuml;zel bir domates &ccedil;orbası yapayım. Bol soğanlı, bol sarımsaklı. Onu k&ouml;zlensin diye fırına atacağım, bir de patates k&ouml;zleyeyim. D&uuml;nden de limonata yapmıştım, dolapta, buz gibi olmuştur. Tavıklu, nohutlu bir pilav, yanına da islim kebabı. Tadından yenmez. Yanına da ayran yapayım, limonata gitmez. D&uuml;nden kalan b&ouml;reği de ısıtıyım, ne g&uuml;zel olmuştu &ouml;yle. İncecik, nar gibi de kızarmıştı. Kendi kendime şaşırdım. Tatlı olarakta tiramisu yapayım. Yanına da bir kahve...</i></p>
<p align="left"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: small;"><i>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Allah&rsquo;ım, bitmedi bu trafik, eve varayım da yapayım. Offf!</i></span></span></p>
<p align="left"><i style="font-size: small; font-family: 'Times New Roman', serif;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Giderken muzla &ccedil;ilek alayım. Muzları halka halka doğrarım. &Ccedil;ilekleri k&uuml;p k&uuml;p doğrayıp,biraz da &ccedil;ikolata ekleyeyim. Oh mis! Gel keyfim gel.</i></p>
<p align="left"><span style="font-size: small; font-family: 'Times New Roman', serif;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Eve varınca tencereye </span><span style="font-size: small; font-family: 'Times New Roman', serif;">tava ne varsa indiriyorum ahşap tezgaha. Dolaptan </span><span style="font-size: small; font-family: 'Times New Roman', serif;">yiyecekleri </span><span style="font-size: small; font-family: 'Times New Roman', serif;">&ccedil;abucak </span><span style="font-size: small; font-family: 'Times New Roman', serif;">&ccedil;ıkarıp, </span><span style="font-size: small; font-family: 'Times New Roman', serif;">fırına girecekleri fırına, diğerlerini doğrama tahtasına koyuyorum. Yemekteyiz yarışmacısı edasıyla paldır k&uuml;ld&uuml;r dalıyorum mutfağa. Bir yandan da saat tutuyorum, olur ya yarın bir g&uuml;n katılırım, rezil olmayayım. En son kontrol edeyim dumanı t&uuml;ten yemekleri. Bu kadar şey hazırlamışken fotoğrafını &ccedil;ekmemek olmaz. Telefonu alıp, birka&ccedil; tane fotoğraf &ccedil;ekiyorum. Beğenmiyorum, </span><span style="font-size: small; font-family: 'Times New Roman', serif;">bu konuda başarılı değilim zaten. Sonra video a&ccedil;ıyorum; &ldquo;Bug&uuml;n akşam men&uuml;m&uuml;z b&ouml;yle. İşten gelip bir &ccedil;ırpıda hazırlayıverdim.&rdquo; diyorum. Daha sonra masanın fotoğrafını &ccedil;ekip, sosyal medyaya atıyorum.</span></p>
<p align="left"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: small;"><span></span><i>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Eh, ne yapalım, &lsquo;Masası da g&uuml;zel değil.&rsquo; desinler. Sanki kendileri </i><i>&ccedil;ok g&uuml;zel hazırlıyor. </i></span></span></p>
<p align="left"><span style="font-size: small; font-family: 'Times New Roman', serif;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; Eşim eve geldiğinde &ldquo;Kıtlıktan mı &ccedil;ıktık be hanım?&rdquo; diyor.</span></p>
<p align="left"><span style="font-size: small; font-family: 'Times New Roman', serif;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &ldquo;&Ccedil;ok acıktım bug&uuml;n.&rdquo; diye karşılık veriyorum.</span></p>
<p align="left"><span style="font-size: small; font-family: 'Times New Roman', serif;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Beyaz porselen kaselere domates &ccedil;orbasını koyup, biraz kaşar ekliyorum. Yanına kendim yaptığım; tereyağlı, baharatlı ekmek kıtırlarını koyuyorum. B&uuml;y&uuml;k bir iştahla &ccedil;orbayı i&ccedil;tikten sonra bir bardak su i&ccedil;iyorum.</span></p>
<p align="left"><span style="font-size: small; font-family: 'Times New Roman', serif;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &ldquo;Oh, ben doydum. Elime sağlık.&rdquo; deyip, eşimin &ldquo; Bu kadar yemeği ben mi yiyeceğim?&rdquo; diye soran bakışlarını g&ouml;rmezden gelerek masadan kalkıyorum.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>