<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Esma Gülsüm Cırt</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/esmagcrt</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Esma Gülsüm Cırt</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Ölü Koltuk</title>
<link>https://edebiyatblog.com/olu-koltuk</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/olu-koltuk</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_62fcd42a00277.jpg" length="62186" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 17 Aug 2022 15:18:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>Esma Gülsüm Cırt</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Yağmurlu bir Pazar akşam&uuml;st&uuml;yd&uuml;. Kapı zili durmadan &ccedil;alıyordu. Sirsu k&uuml;frederek kapıyı a&ccedil;maya gitti. Kapıyı a&ccedil;tı. Kapıdaki Sirsu&rsquo;nun ağzından &ccedil;ıkan k&uuml;fre aldırmadı. Alışkındı. Her zerresiyle alışmıştı ona. Kapıdaki kişi karşısındakinin k&uuml;f&uuml;r fırtınası esen g&uuml;l dudağına baktı. O dudağı &ouml;pmek i&ccedil;in nelerini vermezdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">&ldquo;Yine ne i&ccedil;in geldin Ş?&rdquo;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">İsmini bilmemesi en iyisiydi Sirsu i&ccedil;in. Eğer kimliğini &ouml;ğrenirse aklından bile ge&ccedil;iremezdi neler olacağını. Bu y&uuml;zden tedirgindi. Tanışırken de &ldquo;Ş&rdquo; diye tanıtmıştı kendini sevdiği kadına. Bilmesini istemediği bir sırrı vardı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">&ldquo;Alnına ne oldu senin?&rdquo; diye endişelenmişti Ş. Sirsu yerli yersiz bir sakinlikle elini &ldquo;boşver&rdquo; anlamında salladı. Bilmesini istemiyordu. Ş yanında kalan tek kişiydi, onu kaybedemezdi. Canavarını &ouml;ğrenip de diğerleri gibi gitsin istemiyordu. Babası ve kendi ruhu gibi&hellip;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Oturma odasına geldiklerinde Sirsu bir şey unutmuş gibi yatak odasına gitti. Eline ge&ccedil;en ilk bez par&ccedil;asıyla ağlayarak duvardaki kan lekelerini temizledi. Babasının ona<span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp; </span>verdiği tek emanet, bir par&ccedil;a hastalıktı sadece. Babası da s&uuml;rekli kafasını duvara vururdu. Ondaki canavar kendisindeki canavarın ruh değiştirmiş haliydi. Sirsu s&uuml;rekli babasını izlerdi. K&uuml;&ccedil;&uuml;k yaşlarda neden b&ouml;yle yaptığını anlayamazdı. Ama şimdi anlıyordu. B&uuml;y&uuml;d&uuml;k&ccedil;e beyninin i&ccedil;indeki anlamsız sesler de artmaya başlıyordu. Her ge&ccedil;en g&uuml;n beyninin her bir h&uuml;cresini &ouml;ld&uuml;r&uuml;yordu ses vir&uuml;s&uuml;.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Kilitli kapının şiddetli bir şekilde vurulmasıyla Sirsu daldığı karanlık ge&ccedil;mişinden &ccedil;ıktı. Elindeki bezi yatağın altına atıp, g&ouml;zlerini sildikten sonra kapıyı a&ccedil;tı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">&ldquo;Bug&uuml;n ne oluyor sana Sirsu? Sabah telefonlarıma da cevap vermedin. Senin i&ccedil;in endişeleniyorum artık. Eğer bir şey olduysa dostun olarak dinlerim. Her zaman yanındayım, biliyorsun.&rdquo; Ş, &ldquo;dostun&rdquo; kelimesini i&ccedil;i acıya acıya s&ouml;ylemişti. A&ccedil;ılamamıştı ona. Nedeni ise onun kabul etmeyeceğiydi. Nitekim bu doğruydu. Sirsu yeni bir aşka bu haldeyken başlayamazdı. Hayatındaki adamdan canavarını gizleyemezdi. Eğer bu durumu ortaya &ccedil;ıkarsa, ya aşkından ya da canavarından vazge&ccedil;ecekti. Bu ikilemde kalmamak i&ccedil;in insanlara soğuk davranıyordu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">&ldquo;Yok bir şeyim, telefonumu unutmuşum da onu almaya geldim.&rdquo; bahanesiyle telefonunu aldı ve tekrar Ş&rsquo;yle beraber oturma odasına geri d&ouml;nd&uuml;. Koltuğa oturduğunda babasının kanlı y&uuml;z&uuml;n&uuml; karşısında g&ouml;rd&uuml;. İstemsizce acıyla karışık<span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp; </span>bir &ccedil;ığlık &ccedil;ıktı Sirsu&rsquo;nun ağzından. Oturduğu yerden kalktı hemen. Ş endişeli g&ouml;zlerle Sirsu&rsquo;ya bakıyordu. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Sirsu s&uuml;rekli &ldquo;İyiyim, iyiyim, iyiyim&hellip;&rdquo; diyerek kendini avutuyordu. G&ouml;zlerini sıkıca yummuştu. Eğer a&ccedil;arsa babasının kanlı y&uuml;z&uuml;n&uuml; tekrar g&ouml;recekti. Kafasındaki seslere odaklanmamalıydı. Ş, onun canavarını g&ouml;rmemeliydi. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; canavarı g&ouml;ren herkes canavardan bir par&ccedil;ayla yaşamak zorunda kalıyordu. G&ouml;z&uuml;n&uuml; a&ccedil;madan Ş&rsquo;ye &ldquo;Beni dışarı &ccedil;ıkart. Hemen, şimdi dışarı &ccedil;ıkart beni, ne olur.&rdquo; Diye yalvarıyordu. Ş, eli ayağına dolanmış bir şekilde Sirsu&rsquo;ya ayakkabılarını giydirip, dışarı &ccedil;ıkarttı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Y&uuml;z&uuml;nde damla<span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp; </span>damla yağmuru hissedince, g&ouml;z&uuml;n&uuml; a&ccedil;tı Sirsu. Ş, tedirgin g&ouml;zlerle Sirsu&rsquo;ya bakıyordu. Haklı olarak, ne olduğunu anlamamıştı. &ldquo;Gel, oturalım şuraya. Az nefes alalım, &ccedil;ok korktun.&rdquo; Diyerek binanın &ouml;n&uuml;ndeki tahta bankı işaret etti. Sirsu banka oturdu, Ş de yanına. Uzun bir sessizlik oldu aralarında. Konuşacakları şeyi olmadıklarından değil, sırlarının korkutuculuğundan. Onları susturan şey sırlarıydı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">&ldquo;Babam yağmurun &ccedil;ok iyi bir arınma şekli olduğunu s&ouml;ylerdi, haklıymış.&rdquo; Dedi karşı camdaki s&uuml;mb&uuml;llere g&ouml;z&uuml;n&uuml; daldıran Sirsu. &ldquo;Yağmur, Allah&rsquo;ın vermiş olduğu kutsal bir su sanki. V&uuml;cudunu değil, zihnini arındıran bir su.&rdquo; Diye ekledi Ş&rsquo;ye bakarak.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Ş cevap verecekken, Sirsu&rsquo;nun telefonu &ccedil;almaya başladı. G&ouml;zlerini ve başını &ouml;z&uuml;r diler gibi yapıp, telefonu a&ccedil;tı. O sırada Ş, kendi hayatını d&uuml;ş&uuml;nmeye başladı. Aslında hayat denilen illeti yaşayamamıştı. Hep başkaları i&ccedil;in yaşamıştı, Sirsu&rsquo;yu tanımadan &ouml;nce. Onunla karşılaştıktan sonra hayatı sıradanlaşmıştı. Sıradanlığı hep isterdi Ş. Fakat ne annesi sıradandı ne de hayatı. D&uuml;zeni yoktu. Hayatı boyunca oradan oraya savrulmuştu. Annesinin ona verdiği vicdan azabıyla yaşıyordu. Keşke annesine &ldquo;dur&rdquo; diyebilseydi. En azından b&ouml;yle k&ouml;şe bucak saklanmazdı kimseden&hellip;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">&ldquo;Arayan annemmiş. Babamın mezarına gitmemi istiyor. &Ouml;l&uuml;m yıld&ouml;&hellip;&rdquo; ağlamaya başladı Sirsu. Ş ona<span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp; </span>sarıldı. Bırakmak istemezcesine sımsıkı bir şekilde sarıldı.<span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp; </span>Birka&ccedil; dakika ge&ccedil;tikten sonra bıraktı Ş, Sirsu&rsquo;yu. O birka&ccedil; dakikayı &ouml;mr&uuml;n&uuml;n sonuna kadar unutamazdı. &ldquo; Arabayla bırakayım mı, ister misin?&rdquo; diye sordu ona. &ldquo;Ben kendim giderim. Senin işin vardır.&rdquo; Diye reddetti Sirsu da. Aslında bilseydi, onun i&ccedil;in b&uuml;t&uuml;n hayatını bıraktığını; annesini, vicdanını, ruhunu. &ldquo;Bilmemeli.&rdquo; Diye defalarca i&ccedil;inden sayıklıyordu Ş. Eğer Sirsu bilirse Ş&rsquo;nin hayatını, kendi annesinin ruhunu incitirdi. Annesinin ruhu incinirse, kendi vicdanı sızlardı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Sirsu mezara vardı. Babasının ismi olduğu mermerdeki siyah yazıya uzun uzun baktı. Soğuk, beyaz mermere oturdu. &ldquo;Nasılsın baba, umarım iyisindir. Yattığın yer ıssız, b&ouml;ceklerle dolu, biliyorum ama benim yapabileceğim bir şey yok. Seni ka&ccedil; kere o ıssız kara topraktan &ccedil;ıkarmayı d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m. Yapamam baba bunu. Kıyamete kadar bekle. Ben de bekliyorum kıyameti Ş&rsquo;yle, annemle, seninle, canavarımla, ruhumla. İnanıyorum ki, bir g&uuml;n kalbimden &ccedil;ıkıp yanımda olacaksın ve beraber ahireti bekleyeceğiz. Canavarını da merak etme. &Ccedil;ok iyi bakıyorum ona. O da gelecek benimle toprağa. Başka birine bulaştırmayacağım bu vir&uuml;s&uuml;, <span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp;</span>s&ouml;z veriyorum sana.&rdquo; Diye uzun uzun konuştu soğuk toprakla. Sirsu korkmazdı mezarlardan. Babası ona &ldquo;Bu d&uuml;nyada korkman gereken tek şey insanlardır. &Ouml;l&uuml;lerden asla korkma Sirsu&rsquo;m.&rdquo; Demişti. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Gece şimdi siyah bir kedinin t&uuml;yleri gibi simsiyahtı. Sirsu hala mezardaydı. Uzun yıllar &ouml;yle &ccedil;ok ağlamıştı ki artık akıtacak bir damla bile kalmamıştı g&ouml;z&uuml;nde. Sirsu, ge&ccedil;mişine daldı. Kendisini bildi bileli babasının canavarı vardı. Sirsu korkmadı babasından. Eğer korksaydı, şimdiki Sirsu olamazdı. İ&ccedil;indeki k&uuml;&ccedil;&uuml;k kızı kimse korkutamazdı. Canavarı bile&hellip;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">K&uuml;&ccedil;&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;nde annesi işe gittiğinde o sayıklamaya başlardı. İ&ccedil;indekileri kusardı babası duvara. Kan ve g&ouml;zyaşı olurdu duvar. Sonra biraz durulup uyumaya başladığı zaman, Sirsu mutfaktan bez alıp babasının kanlı alnını silerdi. Anlamazdı Sirsu. Sorular sorardı ona. &ldquo;Baba neden b&ouml;ylesin? Ne oluyor sana?&rdquo; diye defalarca soru sorardı. Sorular, merakını beraberinde getirir, ş&uuml;pheye d&ouml;n&uuml;ş&uuml;rd&uuml;. Babası da bunu anlamış gibi &ldquo; Hastalık işte, biliyorsun Sirsu&rsquo;m. Benden uzak dur, ne olur. Sana bir şey olmasın.&rdquo; Derdi. Ama Sirsu, babasına var g&uuml;c&uuml;yle sarılırdı. &Uuml;st&uuml; başı kan olsa da babasının alnını silerdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Ge&ccedil;mişe dair tek &uuml;z&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; şey, anılarının olmamasıydı. Babasıyla anısı yoktu Sirsu&rsquo;nun. Olan anılar da kanlı bir y&uuml;zden ibaretti. Babası ne onu parka g&ouml;t&uuml;rm&uuml;şt&uuml; ne ona dondurma almıştı ne de ona s&uuml;rpriz yapmıştı. &ldquo;Anı&rdquo; diye bir şey yoktu sanki onun yaşadığı d&ouml;nemin l&uuml;gatında. Ama Sirsu, t&uuml;m bunlara rağmen babasını olduğu gibi kabul etti. Hi&ccedil;bir zaman nefret etmedi ondan.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">G&uuml;n ağarıyordu. G&uuml;neş, babasının toprağına inat&ccedil;ı ve parlak ışınlarını yansıtıyordu. Etraftaki ağa&ccedil;lar sonbaharın verdiği h&uuml;z&uuml;nle yapraklarını d&ouml;k&uuml;yordu. Mezarlıkta bulunan mezarların topraklarını tupturuncu yapraklar kaplamıştı. Sirsu, kendi gibi soğuk olan mezarın beyaz mermerinden kalktı. Mezarlıktan ayrılmak &uuml;zereydi ki, arkasını d&ouml;n&uuml;p i&ccedil;ten bir g&uuml;l&uuml;msemeyle &ldquo; Belki bu son gelişimdir baba. İznin varsa toprağından biraz almak isterim.&rdquo; Dedi. Topraktan bir avu&ccedil; aldı, kokladı, i&ccedil;ine &ccedil;ekti kokuyu. Hırkasının cebinden pe&ccedil;ete &ccedil;ıkardı. Elindeki toprağı nazik&ccedil;e pe&ccedil;eteye koydu. Pe&ccedil;eteyi de cebine yerleştirdi. Sirsu, arkasına bile bakmadan, g&ouml;z&uuml;nde yaşlarla mezarlıktan ayrıldı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Evin kapısına vardığında, Ş&rsquo;nin<span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp; </span>siyah spor ayakkabısını g&ouml;rd&uuml;. Hırkasının cebinde evin anahtarını olmadığını fark ettiğinde anımsadı ge&ccedil;en akşam neler olduğunu. Zili &ccedil;aldı. <span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp;</span>Ş, kapıyı hemen a&ccedil;tı. &ldquo;Nerede kaldın be Sirsu? &Ouml;ld&uuml;m meraktan. Az daha eve gelmeseydin mezarlığa doğru&hellip;&rdquo; derken omzundaki iki kolu farketti Ş. Ardından hı&ccedil;kırık sesi geldi o g&uuml;l dudaktan. &ldquo;Sakin ol, ge&ccedil;ti her şey, ben yanındayım. &ldquo; diye sakinleştirmeye &ccedil;alıştı Sirsu&rsquo;yu. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Ş aldı sevdiği kadını, oturttu mutfaktaki sandalyeye. Bir şeyler hazırlamıştı ona. B&uuml;t&uuml;n gece &ldquo;o uyumamıştır&rdquo; diye uyumamıştı o da. &ldquo;&Ouml;z&uuml;r dilerim, seni de beklettim b&uuml;t&uuml;n gece.&rdquo; Dedi yemeğini yerken Sirsu. &ldquo;Seni &ccedil;ok iyi anlıyorum Sirsu. &Ouml;z&uuml;r dilenecek bir şey yok, merak etme. &ldquo; diyerek g&uuml;l&uuml;msedi ona. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">G&uuml;neş tepeye vardığında, Kadık&ouml;y&rsquo;&uuml;n<span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp; </span>ve Marmara&rsquo;nın g&uuml;zel manzarasını izliyorlardı birlikte. Sirsu g&ouml;zlerini kapatmış, esintinin y&uuml;z&uuml;ne vurmasına izin veriyordu. Ş ise Sirsu&rsquo;nun y&uuml;z&uuml;ne bakıyordu. Onu hak edecek ne yapmıştı, bilmiyordu. Ancak kaderi b&ouml;yle devam etsin, eceline kadar yanında olsun isterdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">&ldquo; Maviyi seviyorum Ş. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; mavi umudun rengidir. Herkese yakışan tek renktir. Babama bile yakışırdı mavi. Fakat o hep kırmızıyı sevdi. Ne zaman yanına gitsem kırmızıya b&uuml;r&uuml;n&uuml;rd&uuml;. &Ouml;ld&uuml;ğ&uuml;nde bile kırmızıydı. &ldquo; diye dalgın dalgın konuştu Sirsu. İ&ccedil;indeki &ccedil;ığlıkları atmak istiyordu o sadece. Haklıydı da. Yanındaki ağlayan kıza<span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp; </span>baktı. G&ouml;z&uuml;nden damlayan g&ouml;zyaşlarına dayanamadı. &ldquo;Ama sen hep mavi giyiniyorsun. Demek ki umutlusun.&rdquo; Diyerek Sirsu&rsquo;ya sarıldı. &ldquo;Ben umutlu değilim, g&uuml;&ccedil;l&uuml;y&uuml;m. Babam g&uuml;&ccedil;l&uuml; değildi. Babam mavinin g&uuml;c&uuml;n&uuml; g&ouml;remedi sadece. Ama ben g&ouml;r&uuml;yorum. &ldquo; dedi karşısındaki maviliklere bakarak.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">G&uuml;neş battığında Ş ayağa kalkarak &ldquo;Ben gideyim artık. Hem annem bekliyor zaten beni. Hoş&ccedil;a kal.&rdquo; Deyip, Sirsu&rsquo;ya sarıldı. &ldquo;Her şey i&ccedil;in teşekk&uuml;rler. Yani&hellip; Anladın işte sen.&rdquo; Diyerek Ş&rsquo;ye g&uuml;ld&uuml; Sirsu. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Sirsu, Ş&rsquo;yi uğurladıktan sonra kahvesini alıp, bilgisayarını a&ccedil;tı. Arama butonuna &ldquo;Ş ile başlayan erkek isimleri&rdquo; yazdı. İlk &ccedil;ıkan sayfaya girdi. 78 tane isim vardı karşısında. &Ccedil;alışma masasının &ccedil;ekmecesinden kalemle not kağıdını alıp b&uuml;t&uuml;n isimleri yazdı. Ona yakışmayan<span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp; </span>isimleri tek tek eledi. Tamı tamına 60 tane ismin &uuml;zerine &ccedil;izgi atmıştı. Geriye kalan 18 isme ş&ouml;yle bir g&ouml;z attı. İ&ccedil;lerinden bir isim ona &ccedil;ok yakışırdı: &ldquo;Şahap&rdquo; <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Sirsu birdenbire irkildi. Babasının adını, arkadaşına yakıştırıyordu. Olmamalıydı. Yapmamalıydı. Aniden ayağa kalktı. Odasında tek bir tablo vardı. Onun karşısında durdu ve tabloyu dikkatlice incelemeye başladı. Tabloda bir ağacın altında bir kız vardı. Tabloyu kaldırdığında babasının kanını<span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp; </span>duvarda g&ouml;rd&uuml;. Annesi evin her yerini temizlediğinde, Sirsu aceleyle kendi odasındaki duvara &ccedil;ivi &ccedil;akmış, babasının yaptığı bir tabloyu o kanlı duvara <span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp;&nbsp;</span>asmıştı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Kanı g&ouml;rd&uuml;k&ccedil;e beynindeki ses artıyordu. Duvara alnını hızlıca vurmaya başladı. Babasının duvardaki kurumuş kan lekesine kendi kanını da ekliyordu. Birka&ccedil; dakika sonra, kendine geldiğinde, duvardaki kırmızıya baktı. Karşı duvara ge&ccedil;erek diz &ccedil;&ouml;kt&uuml; oraya. &ldquo;&Ouml;z&uuml;r dilerim baba. Kendime &lsquo;yapma&rsquo; dedik&ccedil;e yapıyorum bu işkenceyi. Canavarımı durduramadığım i&ccedil;in &ouml;z&uuml;r dilerim senden. Senin adını başkasına yakıştırdığım i&ccedil;in &ouml;z&uuml;r dilerim baba. <span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp;</span>Binlerce defa &ouml;z&uuml;r dilerim.&rdquo; Dedi hı&ccedil;kıra hı&ccedil;kıra. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Ş, annesini g&ouml;rmek i&ccedil;in hapishaneye gitti. Annesine i&ccedil;i burkularak sarıldı. &ldquo;Nasılsın oğlum? Sirsu nasıl?&rdquo; dedi sandalyeye oturduklarında. &ldquo;Hala sorduğuna inanamıyorum anne. Kızın babasını git &ouml;ld&uuml;r, sonra &lsquo;nasıl?&rsquo; diye sor. Sa&ccedil;ma gelmiyor mu bu soru sana?&rdquo; diye cevap verdi Ş. Sirsu&rsquo;nun babasının, annesi tarafından bı&ccedil;aklandığı anı asla unutamazdı o. &Ccedil;ok k&uuml;&ccedil;&uuml;kt&uuml; g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;nde. O an sanki yirmi yaş b&uuml;y&uuml;d&uuml;ğ&uuml;n&uuml; hissetmişti. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">&ldquo;İnan bana &ccedil;ok pişmanım oğlum. Keşke yapmasaydım. G&ouml;z&uuml;m d&ouml;nm&uuml;şt&uuml; işte. Bir anlık bir &ouml;fkeyle yaptım. Ama ben o adamı seviyordum oğlum. Hem de canımdan &ccedil;ok seviyordum. Sevdiğim adamın adını sana verdim. Sevdiğimdendi hepsi. Sen aşktan, sevdadan ne anlarsın ki?&rdquo; demişti Ş&rsquo;nin annesi. İşte şimdi devreler yanmıştı. Ş&rsquo;nin damarına basılmıştı. Adam &ouml;ld&uuml;rmek sevda mıydı? G&ouml;z&uuml;n&uuml; yumup ağzını a&ccedil;tı Ş; &ldquo;Anne ben senin &lsquo;git o kıza yardım et&rsquo; dediğin kıza aşık oldum. Kendi adımdan utandığım i&ccedil;in s&ouml;yleyemediğim kıza aşık oldum. Sirsu bana hayat hikayemi soracak. Ben o kıza ne diyeceğim anne? &lsquo;Benim babam yok, annem de hapiste&rsquo; diyeceğim utana sıkıla. Neden senin hapiste olduğunu soracak. İşte o zaman ben bunu a&ccedil;ıklayamam ona. Ben kendime a&ccedil;ıklayamadığımı ona nasıl a&ccedil;ıklayayım anne. Ben senin aşkını, sevdanı anlayamam belki, fakat gelip de bana sevdayı &ouml;ğretme. Ben sevdayı senin babasını &ouml;ld&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;n kızdan &ouml;ğrendim. Senden &ccedil;ok utanıyorum anne. Hem de &ccedil;ok.&rdquo; Dedi. Kalktı, gitti annesinin haykırışlarına aldırmadan. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Ş yola koyuldu. Ger&ccedil;ekleri anlatacaktı Sirsu&rsquo;ya. Adının Şahap olduğunu, annesini, onu sevdiğini. &Ccedil;ok şey gizlemişti. Sırları ağır geliyordu ona. Fazlasıyla karanlıktı Ş&hellip;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Gece vakti olmuştu. Etraf zifiri karanlıktı. Sirsu eline boyayı, fır&ccedil;ayı almış resim yapıyordu, babası gibi. Bir ses duydu. Telefonu &ccedil;alıyordu. Hemen a&ccedil;tı. &ldquo;Sirsu rahatsız ettiysem &ouml;z&uuml;r dilerim. Bir şey demek i&ccedil;in geldim. Bu saatte<span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp; </span>eve girmem doğru olmaz. Aşağıya in, bekliyorum seni.&rdquo; Dedi Ş, Sirsu&rsquo;nun konuşmasına m&uuml;saade etmeden. Sirsu olanlara şaşırmıştı. Ne olduğunu anlayamadan binadan &ccedil;ıktı. G&ouml;zleri Ş&rsquo;yi aradı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">&ldquo;Banktayım Sirsu.&rdquo; Diye bir fısıltı duydu. Sesin geldiği y&ouml;ne doğru hızlıca d&ouml;nd&uuml;. Banka oturmuş Ş&rsquo;yi g&ouml;rd&uuml;. İ&ccedil;ini tanımlayamadığı bir his kapladı. K&ouml;t&uuml;l&uuml;kten uzak, saflığa yakın bir histi bu. &ldquo;Gecenin bir vakti niye &ccedil;ağırdın beni Ş?&rdquo; diye sordu hissettiği duyguyu bir kenara koyarak. &ldquo;Sana anlatacaklarım var ama &ouml;nce bir otur.&rdquo; Dedi Ş. Oturdu Sirsu. Hazırlıksızdı duyacağı şeylere. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">&ldquo;Sen beni merak ediyorsun değil mi Sirsu? Kim olduğumu, seni nasıl bulduğumu falan merak ediyorsun, biliyorum.&rdquo;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">&ldquo;Kim merak etmez ki seni? Adını, iki sene &ouml;nce tanıştığımızda, Ş olduğunu s&ouml;ylemen başlı başına merak konusu zaten. Benden sakladığın ne varsa şimdi anlat, vakit varken.&rdquo; <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">&ldquo;İnan bana senin karşına b&ouml;yle &ccedil;ıkmak istemezdim. Ben bu hayatı ıskaladım. Şimdi de kendim i&ccedil;in, senin i&ccedil;in,<span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp; </span>bizim i&ccedil;in yaşayacağım. İznin varsa.&rdquo; Demişti. Hata yapmıştı. &Ouml;nce kendinden bahsetmesi gerektiği yerde &ccedil;ıkma teklifi etmişti pat diye. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Sirsu afalladı. Neye uğradığını şaşırdı. &ldquo;Konu bu muydu? Sen kendinden bahsedecektin hani?&rdquo; dedi Ş&rsquo;ye. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">&ldquo;Haklısın. Sonda s&ouml;ylemem gerekeni başta s&ouml;yledim. Akıl mı kaldı?&rdquo; diyip g&uuml;ld&uuml;. &ldquo;Adım Şahap Yıldırım. Seninle aynı yaştayım. Senin gibi işsiz bir gazeteciyim. Ben de senin gibi kitapları seviyorum. Huyumuz suyumuz aynı. <span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp;</span>Fakat birbirimizden tek farkımız, ailemiz.&rdquo; İ&ccedil;i burkuldu. Annesine verdiği s&ouml;z&uuml; &ccedil;iğniyordu. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">&ldquo;Ailemiz derken? &ldquo; Anlayamamıştı Sirsu. &lsquo;Yıldırım&rsquo; ona bir yerde tanıdık geliyordu. Elbette bu topraklarda, bu soyadı &ccedil;ok meşhurdu ancak bir yerde g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;. Zaten Şahap da lafı dolaştırmadan s&ouml;yledi ger&ccedil;eği, &ldquo;Benim annem senin babanın katili Sirsu. Bunun i&ccedil;in senden annem adına milyonlarca kez &ouml;z&uuml;r dilerim.&rdquo; <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Anlamıştı şimdi. G&ouml;rm&uuml;şt&uuml; o kadını. &lsquo;&Ccedil;ocukluk aşkını evlendiği i&ccedil;in &ouml;ld&uuml;ren kadın&rsquo; dı o. Sevdası o kadar derinmiş ki &ccedil;ocuğuna sevdiği adamın adını koymaya bile utanmamış. &ldquo;Evet, haklısın ailelerimiz farklı. Ama annenin işlediği bir su&ccedil; y&uuml;z&uuml;nden sakın benden &ouml;z&uuml;r dileme. Anneni asla affedemem. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; o sadece babamı &ouml;ld&uuml;rmedi. Annemin g&uuml;l y&uuml;z&uuml;n&uuml; soldurdu. Evimizin b&uuml;t&uuml;n renklerini siyahlaştırdı. Benim de &ccedil;ocukluğumu &ouml;ld&uuml;rd&uuml;.&rdquo; <span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp;</span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">&ldquo;Haklısın.&rdquo; Diyebildi sadece. Haklıydı. &ldquo;Peki &ccedil;ıkma teklifim? Cevapsız bıraktın onu. &ldquo;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">&ldquo;Zaman ver bana sadece. Olur mu?&rdquo; dedi Sirsu. Aslında kendisine bile itiraf edemediği duygular besliyordu Ş&rsquo;ye ya da Şahap&rsquo;a. Sadece o duyguları rafa kaldırmıştı&hellip;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';"><o:p>&nbsp;</o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Aradan ge&ccedil;en bir ayda birbirlerini hi&ccedil; g&ouml;rmediler. Sirsu artık duygularından emindi. Hoşlanma falan değildi. Ge&ccedil;en zamanda bir gece bile fotoğrafına bakmadan uyuyamadı. Şahap da aynı durumdaydı. Yanacaklardı. Kendi cehennemlerinde yanacaklardı. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; yanmak bir nevi kavrulmaktır. Kavrularak da k&uuml;l olunurdu. Onlar k&uuml;l olup kendi cennetlerini yaşatacaklardı birbirlerine. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Sirsu, sevginin iyileştirici g&uuml;c&uuml;n&uuml; g&ouml;rd&uuml;. Babasından ona<span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp; </span>ge&ccedil;en ses vir&uuml;s&uuml; artık yoktu. Babasının mezarına gidip s&ouml;z vermişti. Ge&ccedil;mişi g&ouml;mecekti. Şahap ile birlikte bir &ouml;m&uuml;r ge&ccedil;ireceklerine dair s&ouml;z vermişti babasına. Duvarındaki kanı silerek, canavarını i&ccedil;ine<span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp; </span>g&ouml;md&uuml; o. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Şahap, sevginin cesaretli g&uuml;c&uuml;n&uuml; g&ouml;rd&uuml;. Artık Ş harfine sığınmıyordu. Utanmıyordu. Annesini hapishanedeki o tahta sandalyeye g&ouml;md&uuml;. Ge&ccedil;mişini g&ouml;md&uuml; utanga&ccedil;lığına. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Yine bir akşam&uuml;st&uuml;yd&uuml;. Kavuşmuşlardı. Sadece elleri, kolları değil, ruhları da kavuştu. Maviliklere daldılar yine saatlerce. Umut yerini heyecana bırakmıştı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">&ldquo;İyi ki sen.&rdquo; Dediler birbirlerine.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Yandılar.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Kavruldular.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">K&uuml;l oldular.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman','serif';">Ve cennet oldular&hellip;<o:p></o:p></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>