<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; EzoSayn2</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/ezosayn2</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; EzoSayn2</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Vişne Zamanı</title>
<link>https://edebiyatblog.com/visne-zamani</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/visne-zamani</guid>
<description><![CDATA[ Deneme ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x500_62c8a9836214a.jpg" length="48021" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 09 Jul 2022 01:03:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>EzoSayn2</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;">Bu parş&ouml;mende &ccedil;&uuml;r&uuml;m&uuml;ş vişne lekeleri var. Eller, g&ouml;zyaşları ama en &ccedil;ok &ccedil;&uuml;r&uuml;k vişne. Gizlemek i&ccedil;in &ccedil;ok &ccedil;aba sarf ettiğim en sonunda &ouml;yle bir yere gizlediğim i&ccedil;in yerini bulamadığım vişneler. Bekleyen her şey &ccedil;&uuml;r&uuml;r lakin hi&ccedil;bir &ccedil;&uuml;r&uuml;mseme lekeleriyle yeniden bir hayat inşa edemez. M&uuml;rekkebini takas pazarında mezata &ccedil;ıkarmasını istiyorum kalemimin. İ&ccedil;i boşalan bir şeyi yeniden doldurmak ve yeniden yeniden yazmak. Yazmanın insana verdiği haz &uuml;zerine d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m bir zaman diliminde aralayıp penceremi hayasızca bağırıyorum sokak k&ouml;peklerine. En &ccedil;ok kediler g&uuml;l&uuml;yor halime yine de.</p>
<p style="font-weight: 400;">Kedilerin belirli bir &ouml;rg&uuml;te mensup olduklarına neredeyse emin olduğumdan asla bulaşmam akıllı halimle. Bu y&uuml;zden hızlıdan pencereden geri sokuyorum g&ouml;vdemi iki g&ouml;ze sahip olan evime. Şerhim var &ouml;l&uuml;lerin bize dar ettiği yery&uuml;z&uuml;ne. Kapı zillerinin &uuml;st&uuml;ndeki isimler yalan. Bulamıyorum aradığım y&uuml;zleri, bulamıyorum dairelerin duvarlarına karışmış acılarını. Vişnelerden evvel &ccedil;&uuml;r&uuml;yen tek şey zaman</p>
<p style="font-weight: 400;">Herkes her şeyi biliyor. Susuyorlar. Herkes yutuveriyor kabul etmediğini. Oysa neydi insan</p>
<p style="font-weight: 400;">İki g&ouml;z odaya 50 yıl harcayan , yine de hi&ccedil;bir şey yokmuş&ccedil;asına ağzını sıkı sıkıya kapayan. Yanı başında &ouml;lse biri aman ha ben buradayken olmaz diyecek kadar &ccedil;ıkarlarına sarılan. Neydi insan? Kapı zillerine &ouml;lm&uuml;şlerini bırakıp kapı ardında kendini en donanımlı ş&ouml;valye sanan ? Antre boşluklarını bile andıramayacak yoksunluktaki yansımaları , ellerine bakacak cesareti g&ouml;steremeyen esaretleri kadar var olamayandan başka ne olabilir ki insan</p>
<p style="font-weight: 400;">D&uuml;ş&uuml;nmenin ardında bir ordu var. K&ouml;r&uuml; k&ouml;r&uuml;ne inan&ccedil;tan birazda cehaletten uzak. Cehalet demişken hakkını veren tanıdıklarım var. &Ouml;yle cesur &ouml;yle kabalar</p>
<p style="font-weight: 400;">Sığabildikleri bir tek d&uuml;nya var. Portakaldan &ouml;teye ge&ccedil;meyen ama renkten de pek haberdar sayılmazlar</p>
<p style="font-weight: 400;">Ziyadesiyle doymuş ama ruhları a&ccedil;lıktan saldıranlar</p>
<p style="font-weight: 400;"></p>
<p style="font-weight: 400;">C&uuml;mlenin anlamını yalnızca noktalamayı yanlış yere koymak bozmaz, yanlış yere attığım her adım bu paragraftaki her c&uuml;mleyi asıyor yalnızlıklarından. Parş&ouml;men renk değiştiriyorken, c&uuml;mlelerin i&ccedil;i boşalıp akıyor , birikecek hi&ccedil;bir derinlik bulamıyorken bir şarkı &ccedil;alıyor arka mahallede</p>
<p style="font-weight: 400;">Sanki annemin &ccedil;ekmecesinden &ccedil;ıkıp gelmiş bu s&ouml;zler , k&uuml;&ccedil;&uuml;kken o &ccedil;ekmeceyi hep merak eder hane boşalır boşalmaz kurcalamaya giderdim</p>
<p style="font-weight: 400;"></p>
<p style="font-weight: 400;">Tıkış tıkış bir &ccedil;ekmece i&ccedil;inde annemden , babamdan, kardeşlerimden ah kardeşlerim ki g&ouml;rmesinler i&ccedil;imin &ccedil;&uuml;r&uuml;yen vişnelerini.</p>
<p style="font-weight: 400;"></p>
<p style="font-weight: 400;">Minnettarım bu amansız &ccedil;ileye. Ne kadar yok saysanız da bu d&uuml;nya &uuml;zerindeki izlerimi, ne kadar erkekseniz başıma vururken elinizi, ne kadar yaralıysanız &ccedil;ocukluğunuzdan t&uuml;m bunları affınıza sığdıramadığınızdan her sabah bayram ayakkabısı gibi koyduğunuzdan yatağımın kenarına, mutluluk sayıyorum tek başıma topraktan yetişip k&ouml;ks&uuml;z bir fesleğenden olma hayatımı. Ne suyunuza ne saksınıza muhtacım.</p>
<p style="font-weight: 400;">&nbsp;Yalnızca &ccedil;orakta olsa toprağa.....</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>