<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; lâlzü</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/lalzu</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; lâlzü</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>KENDİMİ SEÇTİM</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kendimi-sectim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kendimi-sectim</guid>
<description><![CDATA[ Böyle olmayı sevdiğimden değil daha fazla zarar görmek istemediğimden ama şöyle bir baktığım zaman iyi de geliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202209/image_750x500_63274ace53a08.jpg" length="37914" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 18 Sep 2022 19:44:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>lâlzü</dc:creator>
<media:keywords>Kendim, yalnızlık, yeni başlangıç</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>Doğdumuz hayatı se&ccedil;me şansımız olmaz ama yaşayacağımız hayatı kendi tercihlerimizle se&ccedil;iyoruz. Doğru ya da yanlış bir şekilde devam ediyoruz. Bize yani sana, bana doğru gelen bir başkasına yanlıl gelebilir ya da bunun tam tersi sana, bana yanlış gelen bir başkasına doğru gelebilir. &Ouml;nemli olansa yaptığımız tercihler bizler i&ccedil;in, senin i&ccedil;in ya da benim i&ccedil;in ne kadar doğru.</em></p>
<p></p>
<p><em>Şu zamana kadar yaptığım her se&ccedil;imimin arkadasında durdum. Ne kadar yanlış olursa olsun ya da ne kadar doğru olursa olsun. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; doğru da benim yanlış da benim, kimseye bir şey demek d&uuml;şmez. D&uuml;şmezdi, kararlarına karışmalarına &ccedil;okta hakları yok, ben bu hayatın bu kısmına tek başıma, yalnız geldim.</em></p>
<p></p>
<p><em>Tıpkı yeni &ccedil;izdiğim yolda yalnız devam ettiğim gibi... Peki bundan pişman mıyım? Hayır. Korkuyor muyum? Evet. Birinin desteğine ihtiyacım var mı? Kendim yeterim, &ccedil;&uuml;nk&uuml; vazge&ccedil;tim. İnsanların yaptığı iyilikten, k&ouml;t&uuml;l&uuml;kten, destekten, insanlıklarından vazge&ccedil;tim. Kimde ne kadarsa im &ccedil;izdiğim yeni yolda o kişi bende o kadar. B&ouml;yle olmayı sevdiğimden değil daha fazla zarar g&ouml;rmek istemediğimden ama ş&ouml;yle bir baktığım zaman iyi de geliyor. İnsanlardan uzak olmak, yalnız kalmak. İnsana en &ccedil;ok kendisi lazım.</em></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BİR KORİDOR SOĞUKLUĞU</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bir-koridor-soguklugu</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bir-koridor-soguklugu</guid>
<description><![CDATA[ Elinde sadece beklemek olan bu koridor çok soğuk. Acılar ve yıkımlar, umutlar ve şanslar. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_630aa7e23dc90.jpg" length="44425" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 28 Aug 2022 02:25:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>lâlzü</dc:creator>
<media:keywords>Ölüm, başlangıç, hastane, sessizlik</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p><em>Her kitapta bir hastane koridorunun soğukluğundan ve y&uuml;rek burkan bir yanı olduğundan bahsedilir. Y&uuml;rek burkmak doğru bir terim mi bilemedim. Yaşanmışlık ve yaşanacak olan acı ve yıkımı temsil ederken bu koridorlar bir taraftan umuda yeni hayatları temsil eder.</em></p>
<p><em>Hastaneye her adım attığımda sessizce k&ouml;şe de bekleyişlerim gelir aklıma. &Ccedil;aresiz, ne yapacağını bilmeden sadece beklediğin anlar... bunlar acının ve yıkımın habercileridir. Kaybedişlerin ve &ouml;l&uuml;m&uuml;n derin ve sarsıcı soğukluğu.&nbsp;</em></p>
<p><em>Başka koridorlara adım attığımda beni umutlar karşılıyor, d&uuml;nyaya a&ccedil;ılan yeni g&ouml;zler&hellip; &ccedil;ok g&uuml;zel değil mi? Bir de verilen ikinci şans koridorlarına doğru ilerliyorum. Daha farklı bakıyor g&ouml;zleri d&uuml;nyaya daha emin ve daha kararlı. Sonra umutsuzluğun ve bir par&ccedil;a umudun kol gezdiği o koridor karşılıyor beni. Boğazımda bir yumru ağlamaya bile hakkımın olmadığını d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;rten o koridor beni &ccedil;ok &uuml;ş&uuml;t&uuml;yor.&nbsp;</em></p>
<p><em>Elinde sadece beklemek olan bu koridor &ccedil;ok soğuk. Acılar ve yıkımlar, umutlar ve şanslar.</em></p>
<p><em>T&uuml;m hislerin karma yaşandığı bir yer. Duygudan duyguya ge&ccedil;ildiği bir yer.</em></p>
<p><em>İki adım &ouml;te de yeniliğe g&ouml;z a&ccedil;ılırken, iki adım geri de g&ouml;z yumuluyor. Bir taraf sevin&ccedil;ten ağlarken, bir taraf acısından feryat figan. Bazen de &ouml;yle sessizlik olur ki ne yapacağını bilemez insan. Beklemektir tek &ccedil;are, bir k&ouml;şeye sinip sessizce beklemek. Ama en acısı da budur &ccedil;&uuml;nk&uuml; o beklemek senden g&uuml;nlerini alır, aylarını alır. Beklediğine değmesi de &ouml;nemli bir miktar, &ccedil;&uuml;nk&uuml; o bekleyişlere rağmen k&ouml;t&uuml; haber almak daha acıdır. İşte o an elin ayağına dolanır. Bağırmak istersin bir şey gelir sıkar boğazını, ağlamak istersin biri i&ccedil;in daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; durmak zorundasındır. İnsan &ouml;yle bir durumda acısını tam yaşayamaz. Sessizliğinle boğuşur ve yalnız kaldığında kendini yer.</em></p>
<p><em>Belki de bu y&uuml;zdendir koridorun soğukluğu...</em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SONUN GİRİŞİ NE TARAFTAN?</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sonun-girisi-ne-taraftan</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sonun-girisi-ne-taraftan</guid>
<description><![CDATA[ Sanki sonsuz bir hayata sahip gibi yaşıyoruz. Elbet bir gün, sonsuz olmadığını anlayacağız. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_63092b3aebff4.jpg" length="32311" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 26 Aug 2022 23:21:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>lâlzü</dc:creator>
<media:keywords>Son, bir gün, gelecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p><em>Bir g&uuml;n inşallah diye ge&ccedil;irdiğimiz her g&uuml;n aslında bug&uuml;n değil midir? Yarını g&ouml;receğimizin garantisi bile yokken nasıl s&ouml;ze bir g&uuml;n diyerek başlayabiliriz. Hatta yarını bırakın bir saniye sonrası bile belli olmayan bu hayatta niye &ccedil;oğu şeyi erteliyoruz. Evet bazen bazı durumlarda iyi oluyor ama &ccedil;oğu şeyi ertelemek ne kadar doğrudur ki?</em></p>
<p><em>Sanki sonsuz bir hayata sahip gibi yaşıyoruz. Elbet bir g&uuml;n, sonsuz olmadığını anlayacağız. Anlayacağız da peki ya ge&ccedil; kalırsak o zaman ne olacak? Yaptığımız ya da yapacak olduğumuz şeylerin geri d&ouml;n&uuml;ş&uuml; var mı ki?</em></p>
<p><em>Sona yaklaşmaktayken uzakmış gibi davranışlar sergiliyoruz. Kısa s&uuml;reli hayat s&uuml;zgecinde sonu belirsiz iken gelecek hakkında s&ouml;zler vermek ne kadar doğru?</em></p>
<p><em>Yarın yokmuş gibi davranmak ne kadar yanlış ise gelecekten s&ouml;zler vermek o kadar yanlış. Veyahut ikisi de bir o kadar doğru. Adım atarken yarını d&uuml;ş&uuml;nelim ama uzun s&uuml;re sonrası i&ccedil;in s&ouml;zler vermeyelim. Başlangı&ccedil; &ccedil;izgisinden ilerlerken doğru adımlar g&uuml;zelleştirir hayatı.</em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>YOL AYRIMI</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yol-ayrimi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yol-ayrimi</guid>
<description><![CDATA[ Aslında kaçmak değil kavuşmaktı istediğim. Her zorlukta sarıldığım insana kavuşmaktı. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_62f00bc0c8554.jpg" length="102392" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 07 Aug 2022 22:00:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>lâlzü</dc:creator>
<media:keywords>Özlem, yol ayrımı, çaresizlik, gitmek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir yolu var mıydı bilmiyorum. Tek bildiğim vardı o da derin bir &ccedil;ıkmaz. D&uuml;şt&uuml;m, kalkamıyorum. Birinin elimi tutmasına da izin vermiyorum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; biliyorum birine ihtiyacım yok, birine muhta&ccedil; değilim. İstersem kurtulabileceğim yol bulurum ama b&ouml;yle olmak, b&ouml;yle davranmak, b&ouml;yle devam etmek daha &ccedil;ok kolayıma geliyor.</p>
<p>&Ouml;lmenin yollarını aramak... &Ouml;l&uuml;m&uuml; se&ccedil;mek aslında &ccedil;ok sa&ccedil;ma acizlik ama tek &ccedil;arem buymuş gibi geliyor. K&ouml;kten &ccedil;&ouml;z&uuml;mm&uuml;ş gibi ne kadar mantıklı olmasa da şu an ki aklımla o zamanlar mantıklıydı. Denedim mi? Denedim. Başarılı olabildim mi? Bu satırları yazdığıma g&ouml;re hayır.</p>
<p>Peki ya ger&ccedil;ekten istiyor muydum gitmeyi. Bu sıralar aklıma takılan tek soru bu aslında tek de değil ama diğer sorulardan ka&ccedil;mayı se&ccedil;iyorum tıpkı o zamanlar yaşamaktan ka&ccedil;mak istediğim gibi.</p>
<p></p>
<p>Aslında ka&ccedil;mak değil kavuşmaktı istediğim. Her zorlukta sarıldığım insana kavuşmaktı. B&ouml;yle olunca kavuşacak mıydım bilmiyorum ama tek d&uuml;ş&uuml;ncem buydu. Şimdiler de ise onu geri kazanabilmek i&ccedil;in elimden geleni yapıyorum.</p>
<p>Mesela &ouml;lmeyi değilde yaşamayı, onun i&ccedil;inde yaşamayı se&ccedil;iyorum. Evet zor, &ccedil;ok zor hemde. Onu geri kazanmak zor, yaşamak zor yani bana şu an i&ccedil;in &ouml;yle geliyor. Ger&ccedil;i şimdiye kadar ne kolaydı ki ya da hayat kolay da bana mı zor geliyordu.</p>
<p></p>
<p>O kadar cevapsız sorular var ki aklımda cevap bulamamak yoruyor. Yanlış yerlerde cevap arıyorum bunu biliyorum ama hala aynı yerde y&uuml;z&uuml;yorum.</p>
<p></p>
<p>Tek biri lazım bana ona da artık gidip sarılamıyorum, &ouml;pemiyorum, konuşsam cevap alamıyorum. O kadar ters zaman da gitti ki ben ne yapacağımı bilmiyorum. İşte o y&uuml;zdendir &ouml;lmeyi dileyişim. Onun yanına giderim belki diye kavuşurum, sarılırım da her şey ge&ccedil;er gider.</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>MANTIK VE KALBİN SAVAŞI</title>
<link>https://edebiyatblog.com/mantik-ve-kalbin-savasi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/mantik-ve-kalbin-savasi</guid>
<description><![CDATA[ Neyse şöyle ki gitmek istediğiniz yerden acabaya düşüp biraz daha denemeden gidin. Gidin ki daha mutlu olabilin. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x500_62e10519e9b24.jpg" length="74376" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 27 Jul 2022 12:31:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>lâlzü</dc:creator>
<media:keywords>Gitmek, mantık, kalp, iç savaş</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>Ne olacağını kestiremediğim anlar &ccedil;ok fazla hani size mantıkla kalp arasındaki savaştan bahsetmiştim ya ilk başta her ne kadar kalp kazanmış gibi dursa da mantık kazandı. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; kalbim bunu tercih etti, gitmem gerektiğini mantığımla hareket etmem gerektiğini s&ouml;yledi.&nbsp;</em><br /><em>Mutlu olacak mıydım bilmiyorum ama yapmam gereken mantığımı dinleyip gitmekti. Bazen mutluluk i&ccedil;in ilk başta &uuml;z&uuml;lmek gerekir ne de olsa yaşadığınız bir duygunun zıttını illa ki yaşıyorsunuz.&nbsp;</em></p>
<p><em>Ayrılık kolay mıydı? Tabi ki değildi ama gerekliliktir. Size acı veren, &uuml;zen, yıpratan bir ilişkinin i&ccedil;inde olmak ne kadar doğrudur ki? Hi&ccedil; değildir. Sağlığınızla bile oynar o y&uuml;zden sizi &uuml;zenin yanında durmaya gerek yok.&nbsp;</em></p>
<p><em>Bazı kararlar zor verilir ama sağlıklıdır. Daha fazla zarar g&ouml;rmemek adına. Kendini seven insan zaten kendine bunu yapmaz. Birini sevmeden &ouml;nce ilk başta kendinizi sevin. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; sizi sizden başkası sevmez yani belki bir umut aile bireyleri ama onlar bir umut.&nbsp;</em><br /><em>Neyse ş&ouml;yle ki gitmek istediğiniz yerden acabaya d&uuml;ş&uuml;p biraz daha denemeden gidin. Gidin ki daha mutlu olabilin. &Uuml;z&uuml;l&uuml;n, acı &ccedil;ekin ama sonrasında unutun evet bazı yaralar unutamayacak kadar derin izler bırakır ama yine de ize baktığınız zaman acısı ge&ccedil;ti diyebilin.</em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>GERİDE BIRAKILAN</title>
<link>https://edebiyatblog.com/geride-birakilan</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/geride-birakilan</guid>
<description><![CDATA[ Düşüncelerimin içinde kaybolan küçük çocuk, büyüdüğümü ve onu bırakmamı istiyor sanki. Bu mantıklı mı? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x500_62dda0bbcf161.jpg" length="62171" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Jul 2022 22:43:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>lâlzü</dc:creator>
<media:keywords>Geçmiş, kalanlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun uzun boş duvara baktığım zaman anladım bazı şeylerin artık eskisi gibi olmayacağını. B&uuml;y&uuml;m&uuml;ş m&uuml;yd&uuml;m bilmiyorum ama derin d&uuml;ş&uuml;ncelerde boğuluduğumu hissediyorum. Hatta hissetmekle kalmıyor, boğuluyordum.</p>
<p></p>
<p>D&uuml;ş&uuml;ncelerimin i&ccedil;inde kaybolan k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuk, b&uuml;y&uuml;d&uuml;ğ&uuml;m&uuml; ve onu bırakmamı istiyor sanki. Bu mantıklı mı? Kesinlikle değil. B&uuml;y&uuml;menin b&ouml;yle olduğunu bilseydim eğer hep eskide, k&uuml;&ccedil;&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;mde kalmayı yeğlerdim. B&uuml;y&uuml;mek yerine daha kahvaltımı yapmadan sokağa &ccedil;ıkıp oyun oynamaya gitmek, arkadaşlarımla saklamba&ccedil; oynarken hep ezbere bildiğimiz yerlere saklanmak, bebeklerimizi kendi kıyafetlerimizle giydermek isterdim.</p>
<p>Kahvaltılarımın yerini sigara ve kahve ikilisi almış, artık t&uuml;m d&uuml;nyayla birlikte bulunmak istemediğim bir saklamba&ccedil; oynamaya başlamıştım. Bebeklerime giydirdiğim kendi kıyafetleri sinirimi &ccedil;ıkardığım bedenime yama yaparken kullanır olmuştum.</p>
<p>Neden b&uuml;y&uuml;m&uuml;şt&uuml;m ki, eskiye d&ouml;n&uuml;p &ccedil;ocukluğumu tekrar doyasıya yaşamak isterdim</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>HAYATIN İÇİNDE KAYBOLMAK</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hayatin-icinde-kaybolmak</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hayatin-icinde-kaybolmak</guid>
<description><![CDATA[ Uzaklaşmak ne kadar mantıklıydı bilmiyorum ama bana iyi geldiğini hissediyordum. Belki de kendimi kandırıyordum. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x500_62dc704fcc9c5.jpg" length="86060" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Jul 2022 01:04:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>lâlzü</dc:creator>
<media:keywords>Kaybolmak, kaçmak, özlemek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>Bu sefer mumları &uuml;flerken &ouml;lmeyi diledim. Pes etmeyecektim, kendime bunu aşılamıştım ama bazen ne kadar ikna edersen et gitmek istersin. Bende gitmek istiyorum.</em></p>
<p><em>Tat alamıyordum yaptığım hi&ccedil;bir şeyden ger&ccedil;i son zamanlarda yaptığım bir şeyde yoktu. Uyu, uyan, yemek ye, yat, kitap oku, yemek ye, yat, kitap oku ve uyu. Yaşayan &ouml;l&uuml;yd&uuml;m zaten, insanlarla selam sabah yoktu.</em><br /><em>Uzaklaşmak ne kadar mantıklıydı bilmiyorum ama bana iyi geldiğini hissediyordum. Belki de kendimi kandırıyordum. Olabilirdi, yaptığım en g&uuml;zel şeylerden biride bu olabilir. İnsanları kandırdığım gibi kendimi de g&uuml;zel kandırıyordum.</em><br /><em>Kendini kandıran insanlar aslında ger&ccedil;eklerden ka&ccedil;mazlar mıydı?</em><br /><em>Ka&ccedil;alım, herkesten ka&ccedil;ıyoruz zaten kendimizden de ka&ccedil;alım ne olacak ki kimine g&ouml;re ziyan olmuşuz zaten bu hayatta ya bari onun hakkını verelim.</em><br /><em>&Uuml;zerimize oynadığı yetmiyormuş gibi birde enkaz altına atıyor. Hainler, etraf hain dolu elimle koymuş gibi bulmam da cabası. Hepsi işgal etmiş her yeri ka&ccedil;tıklarımda bunlardı ya zaten konu &ccedil;ok farklı yerlere gitti ama napayım i&ccedil;im dolu, bitiremiyorum s&ouml;yleyeceklerimi bıraksalar konuşur da konuşurum. Aslında beni engelleyen bir şey de yok konuşurum ama bazen i&ccedil;indekilerini anlatmaya kelimeler yetmez ya &ouml;yle bir şeydi ya da hani anlatacak gibi olursun ama d&uuml;zelmeyecek deyip susarsın ya aynen &ouml;yle oluyor.&nbsp;</em><br /><em>Kısacası; anlatsam da kimse anlamayacak zaten &ccedil;&ouml;z&uuml;me ihtiyacım var ama uygulayacak g&uuml;c&uuml;m de yok , mış gibi yapacaklar senin canın daha &ccedil;ok sıkılacak, boş ver diyecekler daha da gerileceksin sonra bir bakmışsın konuşmaktan vazge&ccedil;mişsin.</em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SOL TARAFIM</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sol-tarafim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sol-tarafim</guid>
<description><![CDATA[ Mantığına yanlış gelen kalbine doğru, kalbine doğru gelen mantığına yanlış...  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62bcabde6dc7b.jpg" length="35525" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 29 Jun 2022 22:46:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>lâlzü</dc:creator>
<media:keywords>Eksik, yarım, mantık, kalp</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>&Ouml;yle bir &ccedil;ıkmaz i&ccedil;ine sokuyor ki insan kendini ne yapsa &ccedil;ıkış yolu bulamıyor. Her şey gayet yolunda giderken mantıkla kalp arasında sıkıştırıyor kendini. En zoruda zaten kalple mantık arasında kalmak değil midir? Mantığı se&ccedil;se bir zaman sonra yaptığından pişman olacak, kalbini se&ccedil;se yaşadıklarından pişman olacak. Hani bir zaman sonra d&uuml;ş&uuml;ncelerinden kaynaklı hi&ccedil;bir şey mantıklı gitmezse neye karar vereceğini bilemezsin ya &ouml;yle bir &ccedil;ıkmaz bu.&nbsp;</em></p>
<p><em>Hangisini dinleyeceğine karar verememek. Mantığına yanlış gelen kalbine doğru, kalbine doğru gelen mantığına yanlış. Sen bu ikisi arasında gidip gelirken bir anda kendini hi&ccedil; ummadık bir yerde bulacaksın yani bir nevi kaybolacaksın. &Ccedil;ıkış yolu elbette vardır ama &ouml;nemli olan bunu nasıl bulacağın. Sizce mantık mı daha &ouml;nemlidir yoksa kalp mi? Yani bana kalırsa kalp &ccedil;&uuml;nk&uuml; şu zamana kadar ne yaşadıysam ne yaptıysam hep kalbimi dinledim şimdilerde ise mantığımla hareket etmeyi d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;k&ccedil;e yine kalbimi dinliyorum aslında şu an ne yapacağımı bilmiyorum işte asıl beni yoran da bu bilinmezlik.</em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SENSELENDİM</title>
<link>https://edebiyatblog.com/senselendim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/senselendim</guid>
<description><![CDATA[ Kötü şeylerin sonunda iyi şeyler, iyi şeylerin sonunda kötü şeyler olması artık çok doğal geliyor. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62b336e2ebd3c.jpg" length="42220" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 22 Jun 2022 18:36:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>lâlzü</dc:creator>
<media:keywords>Arada kalmak, özlemek, karmaşa</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p><em>Daha huzurlu uyanmaya &ccedil;alışıyorum.&nbsp;</em><br /><em>Uykuyu deliksiz almak i&ccedil;in gecenin bir k&ouml;r&uuml;ne kadar beklemiyorum daha erken kapıyorum g&ouml;z kapaklarımı.&nbsp;</em><br /><em>Beni mutlu edecek şarkılar dinliyorum mesela. Yeni yeni hobiler ediniyorum.</em></p>
<p><em>Zamanında seninleyken g&uuml;l&uuml;p, dalga ge&ccedil;tiğimiz &ccedil;oğu şeyi yaptım. Duyduğuma g&ouml;re sen de aynıymışsın. Seninle denemek istediğim şeyleri başkalarıyla yaptım. Tabii daha az keyif aldım hatta neredeyse hi&ccedil;. &Ccedil;oğu zaman eğlenemedim i&ccedil;imden gelmedi. G&uuml;l&uuml;msemelerim hep buruk kaldı. Ama bunları hi&ccedil; belli etmedim. Kimse anlamadı. Mesela s&uuml;rekli bana su i&ccedil;mem gerektiğini hatırlatırdın artık her saat başına alarm kurdum. Uyanmam gereken saatlerde annemden rica ediyorum beni uyandırmasını, yemek saatlerim de artık d&uuml;zenli. Bir &ccedil;ok şey alt-&uuml;st olsa da s&ouml;ylediğin o c&uuml;mle hep aklımda "hayatım alt&uuml;st olur diye endişe etme, nerden biliyorsun hayatının altının &uuml;st&uuml;nden daha iyi olmayacağını" işte daha iyi olmasa bile yaşanmayacak gibi değilmiş. Artık acılarım aşağıda kaldı.</em></p>
<p><em>K&ouml;t&uuml; şeylerin sonunda iyi şeyler, iyi şeylerin sonunda k&ouml;t&uuml; şeyler olması artık &ccedil;ok doğal geliyor.</em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SANA SEN LAZIMSIN</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sana-sen-lazimsin</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sana-sen-lazimsin</guid>
<description><![CDATA[ Eğer içiniz de bir yerler de saklı yaralarınız, anılarınız ya da aşamadığınız meseleler varsa onlarla dalga geçin çünkü zamanla şu an acıttığı kadar acıtmıyor olacak, bunu sizde fark edeceksiniz. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_6297e8451a4bd.jpg" length="60840" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 02 Jun 2022 01:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>lâlzü</dc:creator>
<media:keywords>Acılar, büyümek, sen lazımsın</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>Ka&ccedil; yaşında olursanız olun 7, 12, 15, 18, 24... Eğer i&ccedil;iniz hala &ccedil;ocuksa b&uuml;y&uuml;yememişsinizdir. İnsanı yaşı değil, yaşadıkları b&uuml;y&uuml;t&uuml;r. Ve bu d&uuml;nyada yaşadıklarınla değil yaşattıklarınla anılırsınız.</em></p>
<p><em>Ben 20 yaşındayım ve hissettiğim yaş daha b&uuml;y&uuml;k. &Ccedil;ok şey yaşadım diyemem ama yeteri kadar şeyler yaşadım 4 sene de ve inan ki bazı şeyler yetti b&uuml;y&uuml;meme. Bu en basit k&uuml;&ccedil;&uuml;k olay bile olabilir ama en &ccedil;ok insanı yaralayan, b&uuml;y&uuml;ten &ccedil;ok sevdikleridir.</em><br /><em>Şimdi diyeceksiniz ki nedir bu b&uuml;y&uuml;me meselesi&hellip; Sonra diyeceğim ki bazı acıların h&uuml;km&uuml; verilmezmiş.&nbsp;</em></p>
<p><em>Eğer i&ccedil;iniz de bir yerler de saklı yaralarınız, anılarınız ya da aşamadığınız meseleler varsa onlarla dalga ge&ccedil;in &ccedil;&uuml;nk&uuml; zamanla şu an acıttığı kadar acıtmıyor olacak, bunu sizde fark edeceksiniz.</em></p>
<p><br /><strong><em>Demiş ki Mira&ccedil; &Ccedil;ağrı AKTAŞ</em></strong><br /><strong><em>"Sana en &ccedil;ok sen lazımsın."</em></strong></p>
<p><br /><em>İşte bu y&uuml;zden kendinize iyi bakın ve sadece kendinizi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n sizi sizden başka d&uuml;ş&uuml;nen, seven, değer veren olmaz.</em><br /><em>Şimdilik hoş&ccedil;a kalın ya da sadece</em><br /><em>Hoş kalın...</em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>HİÇLİĞİN İÇİNDE KAYBOLMAK</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hicligin-icinde-kaybolmak</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hicligin-icinde-kaybolmak</guid>
<description><![CDATA[ Öyle bir hiçlik içindeyim ki ne yapsam zararmış gibi geliyor. Ve sanırım insan bu noktada kendini kaybediyor. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_628fe88885f60.jpg" length="53473" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 26 May 2022 23:57:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>lâlzü</dc:creator>
<media:keywords>Hiçlik, kaybolmak, yolbulamamak, kaçmak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>&Ouml;yle bir anlar var ki, bazen ka&ccedil;ıp gitmek bazen orada kalmak istiyorum. Mutlu olduğumdan değil ha daha fazla yıpranmamak i&ccedil;in orada kalmak istiyorum. Bir adım daha gidersem daha fazla zarar g&ouml;rmek istemediğimden orada kalmak istiyorum. Ka&ccedil;arsam ileride tekrar karşıma &ccedil;ıkacağını bildiğim i&ccedil;in y&uuml;zleşmeye cesaretim olmadığı i&ccedil;in kalmak istiyorum. Aslında cesaretten de değil g&uuml;c&uuml;m&uuml;n olmayışından bu hallerim. S&ouml;ylenen s&ouml;zlerin ağırlığından, yapılan şeylerin haksızlığından. &Ccedil;abalayamıyorum artık eskisi gibi &ccedil;&uuml;nk&uuml; buna değmeyecek &ccedil;ok şey var. Belki &ccedil;abalamak kendime yararlı olacak ama bunun i&ccedil;in bile hareket etmeye g&uuml;c&uuml;m yok. &Ouml;y</em><em>le bir hi&ccedil;lik i&ccedil;indeyim ki ne yapsam zararmış gibi geliyor.</em></p>
<p><em> Ve sanırım insan bu noktada kendini kaybediyor. Bazen &ccedil;abalamak istiyorum ama ger&ccedil;ekten &ccedil;abalamak sonra ufacık bir şey oluyor. Birisi bir şey s&ouml;yl&uuml;yor, bakıyor ya da &ouml;ylece duruyor ve ben vazge&ccedil;iyorum. Ka&ccedil;mak da diyebiliriz buna fiziksel olarak aynı yerdeyim ama ruhum ka&ccedil;ıyor. S&ouml;yleyeceğim s&ouml;zler, beynimin i&ccedil;inde fır fır d&ouml;nen fikirler ka&ccedil;ıyor. Benliğimden ka&ccedil;ıyorum. Mutluluğu istiyorum bana zarar vermesine rağmen istiyorum. Ka&ccedil;madan, saklanmadan ve zarar g&ouml;rmeden sadece mutlu olmak. Cesaretimi toplayıp mutlu olmak. Hi&ccedil;bir şey olmak istemiyorum. Hayatımın boş yere yaşanıp bitmesini bekleyemiyorum hareket etmeliyim ama ben sadece duruyorum.</em></p>
<p><em>Bazen i&ccedil;imde kayboluyorum, sanki bir boşluktaymış gibi d&uuml;ş&uuml;ncelerin i&ccedil;inde oradan oraya savruluyorum. O boşluktan nasıl &ccedil;ıkacağıma dair bir yol bulamıyorum. D&uuml;ş&uuml;nceler zihnimde labirent &ccedil;izer gibi dolaşıyor, birbirini kovalıyor ama ben yerimde sayıyorum yine de bir adım &ouml;teye gidemiyorum. Sadece bir adım atıp y&uuml;r&uuml;mem gerek belki de ve y&uuml;r&uuml;necek o yol i&ccedil;imde biliyorum. Bir adım atsam aydınlığa uzanacağım hissediyorum. Sonra farkediyorum bir adım atmaya bile dermanım yok, yolu kaybettim bulamıyorum.</em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>EKSİK</title>
<link>https://edebiyatblog.com/eksik</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/eksik</guid>
<description><![CDATA[ Bir kayıp vakası bu benliğimi kaybettim. Sizler hiç benliğinizi kaybettiniz mi ya da hiç kendi içinizde kayboldunuz mu? İşte ben sanırım kayboldum. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_628c058f9f628.jpg" length="61398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 May 2022 01:09:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>lâlzü</dc:creator>
<media:keywords>Eksik, tanıyamamak, kaybolmak, kimlik</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>Ben bir şeylere inanmaktan &ccedil;ok birilerine, birine g&uuml;vendim, inandım bu hayatta. Siz en &ccedil;ok kime inandınız? Ben ailemden birine g&uuml;vendim. Koşulsuz şartsız, karşılıksız.</em></p>
<p><em>&nbsp;</em></p>
<p><em>&nbsp;Ama bir şey unutmuşum en &ccedil;ok g&uuml;vendiğinizden darbe yersiniz, en &ccedil;ok g&uuml;vendiğiniz sizi oyuna getirir, arkanızdan kuyunuzu kazar.</em></p>
<p><em>&nbsp; &nbsp;</em></p>
<p><em>Yaşadığımız her şey bize ders olur, deneyim olur, tecr&uuml;be olur. İnsan yaşadık&ccedil;a b&uuml;y&uuml;r, yaşlandık&ccedil;a değil. Bende yaşayarak b&uuml;y&uuml;yenlerdenim. Ve asıl soru, ben kimim?</em></p>
<p><em>&nbsp;&nbsp;</em></p>
<p><em>Siz, beni tanıyor musunuz? Ben kimim?</em></p>
<p><em>Ben kendimi tanımıyorum, tanımıyorum da değil tanıyamıyorum...</em></p>
<p><em>&nbsp; &nbsp;&nbsp;</em></p>
<p><em>Bir kayıp vakası bu benliğimi kaybettim. Sizler hi&ccedil; benliğinizi kaybettiniz mi ya da hi&ccedil; kendi i&ccedil;inizde kayboldunuz mu? İşte ben sanırım kayboldum.</em></p>
<p><em>&Ccedil;ıkmaza girmek o kadar zor bir şey ki. Ne bir adım ileri, ne bir adım geri gidebiliyor insan. Kaybolmak işte adı &uuml;st&uuml;nde. Ne sağını, ne solunu kestirebiliyorsun. Takılıp kalıyorsun...</em></p>
<p><em>Ne i&ccedil;in &ccedil;abalasam hatta &ccedil;ok &ccedil;abalasam t&ouml;kezleyip kalıyorum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; hayat d&uuml;ş&uuml;rmeye, sen kalkmaya mecbursun.</em></p>
<p><em>Hayat karşına ne &ccedil;ıkaracak bilmeden bir&ccedil;ok şey yaşıyorsun. İyiliği, k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml; bırakmıyor hi&ccedil;bir zaman peşini. Ama insan zamanla alışıyor k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğe ger&ccedil;ekten bakın, bir anda hayatınız alt &uuml;st oluyor ve t&uuml;m her şeyi sıfırdan başlarken bir s&uuml;r&uuml; k&ouml;t&uuml;l&uuml;k g&ouml;r&uuml;yor insan. Zaman her şeyin ilacı derler ya hani eğer zaman ila&ccedil;sa fazlası intihara girmez mi? Hadi onları ge&ccedil;tik diyelim ben onca yaşanan şeyleri unutamıyorum. Hadi yine diyelim unuttuk peki ya izleri ge&ccedil;mezse, ge&ccedil;mezse değil ge&ccedil;miyor. Ge&ccedil;mişin izleri hala var i&ccedil;imde atamıyorum. Tercihim değil, olan bu...</em></p>
<p><em>&Ouml;yle boş boş oturup bir noktaya daldığımız o an aklımızdan neler ge&ccedil;iyor? Gelecek kaygısı, ge&ccedil;miş izleri, yeni başlangı&ccedil;lar, aşk acısı, aile problemleri vs. dimi? Peki ya hi&ccedil; mutlu olduğunuz tek bir an film şeridi gibi g&ouml;z&uuml;n&uuml;z&uuml;n &ouml;n&uuml;nden ge&ccedil;ti mi? İllaki...</em></p>
<p><em>Şimdi desem size gidin o ana ve kalın bir s&uuml;re orda. Nereye giderdiniz, kim olurdu yanınızda, ne yapıyor olurdunuz? D&uuml;ş&uuml;n&uuml;n ya, d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n. Hep son ağladığınız anı d&uuml;ş&uuml;nmektense, son g&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z, doya doya eğlendiğiniz, en &ccedil;ok mutlu olduğunuz o ana gidin ve kalın orda. Derin bir nefes &ccedil;ekin i&ccedil;inize yavaş&ccedil;a verin, kapatın g&ouml;zlerinizi 10-15 dakika kaybolun bu hayattan, gidin hayallere. Kimin yanında mutluysan git onun yanına, tut ellerinden, sarıl sımsıkı ve de ki ona 'seni seviyorum, iyi ki varsın' ama sevginiz sadece lafta olmasın bunu o sarılmanızla, sesinizdeki g&uuml;venle hissettirin...</em></p>
<p><em>Sizler bu satırları okuyan canlarım. Ben en &ccedil;ok sizi seviyorum, iyi ki varsınız...</em></p>
<p><em>Bir şeylere adım atmak i&ccedil;in bir dakika sonrası bile ge&ccedil; olabilir. &Uuml;z&uuml;leceğim, acı &ccedil;ekeceğim ya da kırılıp, par&ccedil;alanacağım, darbe alacağım diye d&uuml;ş&uuml;nmeden, i&ccedil;inden geldiği gibi davranarak ara sevdiğini, yaz sevdiğine. Utanma, &ccedil;ekinme. Sevdiğini haykır o sevmiyorsa onun ayıbı... En azından keşke yapsaydım demezsin neyse iyi ki yaptım dersin. Pişman olma yaptığından, sen pişman olunacak bir şey yapmadın. Sen en g&uuml;zelini, en &ouml;zelini yaptın...</em></p>
<p><em>Sev, sevil ve vazge&ccedil;me...</em></p>
<p><em>.</em></p>
<p><em>.</em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ÖZLEMEK</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ozlemek</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ozlemek</guid>
<description><![CDATA[ Giden bir şekilde yolundadır, hayatında onu mutlu eden vardır ve eğer zaten sizden gittiyse sizin özleminizi bile hak etmiyordur. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_6283d413834a4.jpg" length="56454" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 17 May 2022 19:58:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>lâlzü</dc:creator>
<media:keywords>Özlemek, sarılmak, hüzün</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>&Ouml;zlemek&hellip; Ve ardından gelen derin sessizlik. İnsan en &ccedil;ok kaybettiğini mi &ouml;zler yoksa gideni mi?</em></p>
<p><em>&nbsp;Giden bir şekilde yolundadır, hayatında onu mutlu eden vardır ve eğer zaten sizden gittiyse sizin &ouml;zleminizi bile hak etmiyordur.&nbsp;</em></p>
<p><em>&nbsp;Ama kaybettiğini &ouml;zlemek&hellip; İşte iş orada bitiyor. Evet yanınızda, ruhen de olsa yanınızda ama yine de &ccedil;ok &ouml;zl&uuml;yor insan.</em></p>
<p><em>Yani; sesini duymak istiyor, sarılmak istiyor, hasret kalıyor insan. Sanırım beni i&ccedil;inizde &ccedil;ok iyi anlayanlarınız vardır. Konu kaybettiğini &ouml;zlemekse &ccedil;ok fazla s&ouml;z edilmiyor, dil lal oluyor.&nbsp;</em></p>
<p><em>Yanınızda olanlara sarılın, sımsıkı ve diyin ki onlara &lsquo;sizi seviyorum, ne olursa olsun yanında olmak i&ccedil;in elimden geleni yapacağım.&rsquo; Olmayışları daha fazla yıpratıyor &ccedil;&uuml;nk&uuml; oluşlarından.</em></p>
<p><em>K&ouml;t&uuml; niyetle gelseler bile sevmekten vazge&ccedil;meyin l&uuml;tfen sarılın. Yanınızdayken sarılın.</em><br /><em>Ve umarım yaptığınız her şey size iyi gelir. Kalbinize, aklınıza ve ruhunuza&hellip;</em></p>
<p><em></em></p>
<p><em></em></p>
<p><em>Bug&uuml;ne ve size bir şarkım var.</em></p>
<p><em>"bu adam benim babam"&nbsp;</em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SEVGİNİN GÖLGESİNDE</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sevginin-golgesinde</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sevginin-golgesinde</guid>
<description><![CDATA[ Adam gitti, kadın bitti...
Adam güldü, kadın küllerinden doğdu.
Adam başkasıyla mutlu oldu, kadın mutluluğu ile mutlu oldu... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_627ea08f2160b.jpg" length="26498" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 May 2022 21:17:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>lâlzü</dc:creator>
<media:keywords>Sevmek, gitmek, mutluluk, huzur</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p><em>Nefes aldığın yerle boğulduğun yerin aynı olduğunu fark ettiğin anda başlıyor bu &ccedil;ıkmaz sokak...</em><br /><em>Neden nefes alamaz insan ya da neden nefes alamıyormuş gibi hisseder? Siz hi&ccedil; bir fotoğrafta huzur buldunuz mu, bir g&ouml;mlekte ya da tiş&ouml;rtte huzur buldunuz mu? Bir insanın g&ouml;zlerinde... En derin anlamlı şeydi benim i&ccedil;in g&ouml;zleri, kendimi bile bulabiliyordum orda. Nefes alıyor, i&ccedil;ime huzur doluyor, mutlu oluyordum. -dum diyorum &ccedil;&uuml;nk&uuml; artık &ouml;yle biri yok...</em><br /><em>Bazı şeyleri farkına &ccedil;ok ge&ccedil; varır insan. Gitmek, iki anlamlı. İkisi de derin... Gitmek ve gitmek. Siz hangisini se&ccedil;tiniz?</em><br /><em>Ben ikisinide se&ccedil;emedim. Ne ondan gidebildim, ne de.. Neyse.</em><br /><em>Aslında gidemedim değil, gitmek istemedim. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; &ccedil;ok sevdim. Peki sevmek nedir? Sevmekle aşk arasındaki fark nedir? Bu soru o kadar g&ouml;receli bir şey ki kimine g&ouml;re sevgi yalan, kimine g&ouml;re aşk. Peki ya size g&ouml;re hangisi yalan?</em><br /><em>Peki sizce sevmek nedir? Bana sevmeyi anlatın desem kim ya da kimler anlatabilir?</em><br /><em>Bence sevmek nedir biliyor musunuz?</em><br /><em>Bence sevmek 3-5 g&uuml;n onun 3-5 g&uuml;n bunun peşinden koşmak değil bir &nbsp;kişiyi sevmektir, bence sevmek sana y&uuml;z vermeyince gitmek değildir, bence sevmek yolda g&uuml;zel birini g&ouml;r&uuml;p ona gidip hemen &ccedil;ıkma teklifi etmek değildir, bence sevmek her ne olursa olsun yanlışıyla doğrusuyla onu sevmektir, bence sevgi dediğin uzun s&uuml;rer tek kişiyi seversin unutman ve vazge&ccedil;men zaman alır, senden g&uuml;nlerini, haftalarını, aylarını alır. Bence sevmek her ne kadar gelmeyeceğini bilsen de yine de onu defalarca beklemektir. Bence sevmek ne demektir biliyor musunuz papatya severler ASLA VAZGE&Ccedil;MEMEKTİR.</em></p>
<p><em>Ben &ouml;yle sevgi g&ouml;rd&uuml;m ki eşi &ouml;lse bile ona kavuşacağı g&uuml;n&uuml; bekleyen insanlar, &ouml;yle sevgi var ki her gece sevdiği başka biri ile mutlu olsa bile 'bana gelsin ya da sevdiği ile mutlu olsun' diye dua edenler.</em><br /><em>B&ouml;yle sevgiler i&ccedil;in yaşayın bu hayatı tabi eğer g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde kaldıysa... Bir ihtimal...</em><br /><em>Hani yaşayın diyorum da yaşamaya da bilirsiniz tamamen sizin kararınız. Merak etmeyin ikizler değilim, sadece biraz fazla d&uuml;ş&uuml;nceli ve &ccedil;ok se&ccedil;enekli bir insanım. Her ihtimali d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p ona g&ouml;re yaşıyorum. Ama son zamanlar da genelde o ihtimallerde boğuluyorum...</em><br /><em>Peki ya aklınızda birden nerden geldi bu sevgi sorusu oluştu mu? Yaşadığım ağır bir olay vardı ve beni oradan sevgi kurtardı yani g&ouml;z&uuml;m&uuml; a&ccedil;an biri oldu hayatımda hala onun i&ccedil;in iyi ki diyorum... Ne kadar gitmiş olsa da...</em><br /><em>Dedim ya zaten başında ben gitmedim, gidemedim diye. O kişi işte.</em><br /><em>Adam gitti, kadın bitti...</em><br /><em>Adam g&uuml;ld&uuml;, kadın k&uuml;llerinden doğdu.</em><br /><em>Adam başkasıyla mutlu oldu, kadın mutluluğu ile mutlu oldu...</em><br /><em>En sevdiğinden yer insan darbeyi, hep en sevdiğinden... Sevmeyin kimseyi, kendinizi sevin. Sen bu satırları okuyan kişi. Sen, kendine yetersin başkasına ihtiyacın yok. Birinin elinden tutmasını mı istiyorsun. Gel bana bir elim her daim destek&ccedil;in... &Ccedil;&uuml;nk&uuml; benim elimden tutan biri olmadı boktan bir duygu &ccedil;evrenizdekilere g&uuml;venmemeyi &ouml;ğrenince elinizi kendiniz tutuyorsunuz. Zamanla g&ouml;receksiniz... Belki de g&ouml;rd&uuml;n&uuml;z...</em><br /><em>"Kendinizi sevin, &ccedil;ok sevin. Kusurlarınızla sevin, hatalarınızla sevin. Siz, siz olduk&ccedil;a varsınız. Ve kendinize 'ben, ben olduk&ccedil;a varım' diyin."</em><br /><em>"sana en &ccedil;ok sen lazımsın."</em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>HAYATA ALDANMAK</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hayata-aldanmak</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hayata-aldanmak</guid>
<description><![CDATA[ Ama en çokta en sevdiklerimiz en büyük ihanetleri ederler. Kalp kırıklığımın sebebi buyken, ben nasıl affedeyim? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_627d08e5b574d.jpg" length="52648" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 May 2022 16:58:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>lâlzü</dc:creator>
<media:keywords>Sevmek, affedememek, hissetmek, kırgınlık</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>Bug&uuml;n mutlu eden insanın yarın bir g&uuml;n en mutsuz edecek insanın olması ger&ccedil;eği hi&ccedil;bir zaman aklımdan &ccedil;ıkmıyor. Belki de b&ouml;yle d&uuml;ş&uuml;nerek hayata bakış a&ccedil;ıma yaptığım en b&uuml;y&uuml;k yanlış olabilir ama en g&uuml;zel duygularımızın katili en &ccedil;ok sevdiğimiz insanlar değil midir? Her ne kadar b&ouml;yle d&uuml;ş&uuml;nsem de sevmekten asla vazge&ccedil;miyorum tek b&uuml;y&uuml;k konuşabileceğim konu bu olabilir. </em></p>
<p><em>Aptallık gibi geliyor bir yerden sonra ama kalp işte, g&ouml;n&uuml;l. Nerden bilebilirdim ki g&ouml;zlerinin i&ccedil;ine baktığımda sevin&ccedil;ten &ouml;ld&uuml;ğ&uuml;m kişinin beni ger&ccedil;ekten &ouml;ld&uuml;receğini. Yaşadığım en g&uuml;zel duygu onun varlığını hissetmekken, bunu elimden almasını unutamıyorum ama h&acirc;l&acirc; daha seviyorum. Zavallılık değilde nedir bu? Herkes bir g&uuml;n ihanet eder. K&uuml;&ccedil;&uuml;k ya da b&uuml;y&uuml;k fark eder mi? Ama en &ccedil;okta en sevdiklerimiz en b&uuml;y&uuml;k ihanetleri ederler. Kalp kırıklığımın sebebi buyken, ben nasıl affedeyim?</em></p>
<p><em></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>KENDİNİ BUL</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kendini-bul</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kendini-bul</guid>
<description><![CDATA[ Sarıl, en çok kendine sarıl.
Düşüncelerine sarıl, sessizliğine sarıl, sevgine sarıl. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_627844f35d007.jpg" length="52631" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 09 May 2022 01:34:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>lâlzü</dc:creator>
<media:keywords>kendin olmak, sessizlik, sevmek, sarılmak, düşünmek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>&Ccedil;alan bir şarkıda dalıp gitmek.</em></p>
<p><em>Bazen s&ouml;zlerinde, bazen melodisinde kaybolmak.</em></p>
<p><em>En can alan s&ouml;zlerini dinlediğini sanıp melodisine saklanmak.</em></p>
<p><em>Ge&ccedil;ti dediğimiz her şeyi hatırlamak.</em></p>
<p><em>Bir şarkının koca insanı etkisiz hale getirmesi.</em></p>
<p><em>İşte tam bu his. Şu an hissettiğin.</em></p>
<p><em>Ge&ccedil;ecek sandığın, bittiğine inandığın ama s&uuml;rekli kafanı kurcalayıp duran buna rağmen bir şey yokmuş gibi davranman. En &uuml;cra k&ouml;şelerine kadar hissettiğin bu duygu.&nbsp;</em></p>
<p><em>S&ouml;zlerinde anlam buluyorsun , kendini buluyorsun, derinlere dalıp gidiyorsun. Tıpkı sadece melodisine odaklanıp hayallere daldığın gibi...</em></p>
<p><em>Her hisse inat g&uuml;&ccedil;l&uuml; kal. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; sen busun.</em></p>
<p><em>Her şeye rağmen kimseyi umursamadan sadece kendini d&uuml;ş&uuml;n. </em></p>
<p><em>Dinlediğin şarkılarda kendini bul.</em></p>
<p>Sarıl, en &ccedil;ok kendine sarıl.</p>
<p>D&uuml;ş&uuml;ncelerine sarıl, sessizliğine sarıl, sevgine sarıl.</p>
<p>Ve a&ccedil; bir şarkı kaybol i&ccedil;inde her şeye rağmen yine de 'ben buradayım' de kendine...</p>
<p></p>
<p></p>
<p></p>
<p>&nbsp; &nbsp; Benim size şarkı armağanım var&nbsp;</p>
<p><yt-formatted-string force-default-style="" class="style-scope ytd-video-primary-info-renderer">I Mark Eliyahu &amp; Cem Adrian - Derinlerde I</yt-formatted-string></p>
<p><em></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>KAÇMAK</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kacmak</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kacmak</guid>
<description><![CDATA[ Gerçeklerden neden kaçar insan? Hangi yalanın arkasına saklanmak ister ya da neden her şeyden uzaklaşıp kaçmak ister büyüdüğü şehirden? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/04/image_750x500_6262a62d11796.jpg" length="85228" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 07 May 2022 01:04:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>lâlzü</dc:creator>
<media:keywords>kaçmak, yalan, doğru yol</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>Nerden geldiğimizi, nereye gideceğimizi bilmeden d&uuml;nyaya a&ccedil;tığımız g&ouml;zlerimizi, b&uuml;y&uuml;d&uuml;k&ccedil;e dolan boşlukları, anlamlaştırmaya &ccedil;alıştığımız bir hayatı ne kadar kolay kılabilir yaşadıklarımız?</em><br /><em>Ya da ş&ouml;yle sorsam daha mantıklı olabilir, yaşadığımız her şey mi bize zor geliyor yoksa hayat mı? Ama ş&ouml;yle de bir ger&ccedil;ek var bardak kırıldı diye su i&ccedil;mekten vazge&ccedil;memek gerekir.</em></p>
<p><em>Siz bardağı kırdınız diye su i&ccedil;mekten vaz mı ge&ccedil;iyorsunuz yoksa yeni bir bardak mı alıyorsunuz? Evet o kırılan bardağın yerini tutmaz ama yine de vazge&ccedil;memek gerekir.</em></p>
<p><em>Ben m&uuml;kemmel bir hayat ile b&uuml;y&uuml;medim. Ailemle kavgalarım oldu herkesin olduğu gibi, arkadaşlarımla sorunlar yaşadım herkeste olduğu gibi, sevgilimle ayrıldık, barıştık, ayrıldık ve yine herkeste olduğu gibi... Ama her seferinde yaşadığım her şeyden bir ders &ccedil;ıkardım kendimce, hepsi bana bir tecr&uuml;be oldu. Hi&ccedil;bir zaman da o suyu i&ccedil;mekten vazge&ccedil;medim. Olması gereken şey de buydu zaten sizlerde vazge&ccedil;meyin. Vazge&ccedil;mek bir nevi ka&ccedil;maktır.</em></p>
<p><em>Ger&ccedil;eklerden neden ka&ccedil;ar insan? Hangi yalanın arkasına saklanmak ister ya da neden her şeyden uzaklaşıp ka&ccedil;mak ister b&uuml;y&uuml;d&uuml;ğ&uuml; şehirden? Ka&ccedil;mak ne kadar doğru mesela, hadi diyelim gittik ger&ccedil;ekler de peşimizden gittiğimiz yere gelmez mi?</em><br /><em>Bir diğer sorum insan nereye kadar ka&ccedil;arak yaşayabilir?</em></p>
<p><em>Bu daha ne kadar devam eder bilmiyorum ama istediğim şeyler ve yaptıklarım &ccedil;ok farklı kavramlar. </em></p>
<p><em>Doğru bir yol varsa umarım bir an &ouml;nce bulunur.</em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>KABULLENMEK</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kabullenmek</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kabullenmek</guid>
<description><![CDATA[ İnsan en çok neyi kabullenemez? Yaşadıklarını mı, yaşatılanları mı?  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/04/image_750x500_625b516006a21.jpg" length="43945" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 05 May 2022 01:06:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>lâlzü</dc:creator>
<media:keywords>Güzellik, kabullenmek, kusur</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><i>Fiziksel yorgunluğu &ccedil;ok bilmem ama zihinsel yorgunluk &ccedil;ok k&ouml;t&uuml; bir şey onu &ccedil;ok iyi bilirim. Bazen d&uuml;ş&uuml;nceler uyutmaz, uyutsa gece uyandırır &ouml;yle boktan bir şey yaşayan &ccedil;ok iyi bilir. </i></p>
<p dir="ltr"><i>Uyumayı &ouml;zl&uuml;yor insan, d&uuml;ş&uuml;nmemeyi, rahat rahat takılabilmeyi ama hangisi oluyor derseniz hi&ccedil;biri &ccedil;&uuml;nk&uuml; d&uuml;ş&uuml;nceler insanın beynini &ouml;yle bir yiyor ki ne yapsa, ne yapmak istese hep bir &ccedil;ıkmaza saplanıyor. </i></p>
<p dir="ltr"><i>Ne d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum biliyor musunuz? </i></p>
<p dir="ltr"><i>Ben niye b&ouml;yle bir insan oldum? </i><br /><i>Ben nasıl birden b&ouml;yle oldum? </i><br /><i>... </i></p>
<p dir="ltr"><i>Peki hangi sorunun cevabı var hi&ccedil;birinin... Beynini kemiriyor insanın bu d&uuml;ş&uuml;nceler bir zaman sonra zaten ufaktan sıyırıyor daha da d&uuml;ş&uuml;n&uuml;nce artık direkt kendini kaybediyor. Şahit oldum mesele deli olmak değil. İnsan her şekilde travma aldığından dolayı bir şekilde hasta oluyor. Kabullenin bunu sağlıklı bile olsanız hastasınız...</i></p>
<p dir="ltr"><i>İnsan en &ccedil;ok neyi kabullenemez? Yaşadıklarını mı, yaşatılanları mı? </i><br /><i>Her ikiside aslında yaşadığın her iyi, k&ouml;t&uuml; olay aklında bazen bir acaba bırakır. Ve işin i&ccedil;ine yine d&uuml;ş&uuml;nmek girerse ge&ccedil;miş olsun... </i></p>
<p dir="ltr"><i>Kendinizde kusur g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z şey var mı? Mesela burnunu sevmeyen, v&uuml;cudunun hatlarını sevmeyen? İllaki vardır dimi i&ccedil;imizde, mesela benim &ccedil;illerim var ben hi&ccedil; sevmezdim, nasıl kurtulabilirim bunun yolunu aradım sonra oturdum d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m ben buyum, ben b&ouml;yle daha g&uuml;zelim onlar benim kusurum değil beni ben yapan asıl şeyler. Kendinizi &ouml;rtmeye &ccedil;alışmayın. Kendinizi her şekilde sevin. Kendinizde kusur aramayın, siz her şekilde g&uuml;zelsiniz. </i></p>
<p dir="ltr"><i>G&uuml;zellik sadece fiziksel olmaz, ruhsal, duygusal olarakta insanlar g&uuml;zeldir. Peki ya i&ccedil;iniz g&uuml;zel mi? Her şeye rağmen g&uuml;zel kalabiliyor musunuz? Kalın! G&uuml;zel olmazsanız bu hayat daha beter oluyor. Hem kendiniz i&ccedil;in, hem &ccedil;evreniz i&ccedil;in g&uuml;zel kalın! </i></p>
<p dir="ltr"><i>Şimdilik hoş &ccedil;akalın ya da sadece hoş kalın... </i></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SEVMEK</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sevmek-2176</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sevmek-2176</guid>
<description><![CDATA[ Aşk; ansızın çalar kapını, birden düşer hayatının tam ortasına sen bile anlayamazsın birden nasıl bu konuma geldiğinizi. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/04/image_750x500_6264733a4e308.jpg" length="54122" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Apr 2022 00:35:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>lâlzü</dc:creator>
<media:keywords>Sevmek, acı, umut, cesaret</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>Kendimi kaybettiğim anda başladı, kendi kendime &ccedil;elişmelerim. S&uuml;rekli bir neden arama &ccedil;abasındaydım, s&uuml;rekli bir sonu&ccedil; bulma. O cevap gelecek miydi bilmiyordum, kavuşacak mıydık bilmiyordum. Hep kendi kendime sorular sorup onlara cevap aradım.</em></p>
<p><em>&nbsp;</em></p>
<p><em>Bir gece yarasıydı bu satırları kaleme aldığım zaman. Ne kadarı mantıklı, ne kadarı ger&ccedil;ek bilmiyordum ya da sadece kabullenmiyordum, kabullenemiyordum.</em></p>
<p><em>&nbsp;</em></p>
<p><em>Ama artık bazı şeyleri biliyorum. Misal; artık olamayacaktık, olmayacaktık &ccedil;&uuml;nk&uuml; o başkasına aitti. Ben ne kadar beklersem bekleyeyim onun bir hayatı vardı. Benimde vardı ve devam etmeliydim onda kalamazdım. Daha fazla kendimi perişan edemezdim. Onu bekleyemezdim.</em></p>
<p><em>Aşk; ansızın &ccedil;alar kapını, birden d&uuml;şer hayatının tam ortasına sen bile anlayamazsın birden nasıl bu konuma geldiğinizi. O sana karışmıştır, sense ona ne olduğunu anlamadan bir d&uuml;nya anılar biriktirmişsinizdir.</em></p>
<p><em>&nbsp;</em></p>
<p><em>Onun sesi, kokusu, dokunuşu, g&uuml;lmesi bile &ouml;zel ve g&uuml;zel gelir sana başka kimse olmasın tek o olsun ve mutlu olun istersin. Ailem dersin, ailem.</em></p>
<p><em>&nbsp;</em></p>
<p><em>Bir kez bile ş&uuml;phe etmeden varınla yokluğunla her daim elinden tutarsın, vazge&ccedil;mezsin. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; dersin ki &ldquo;aile olmak budur.&rdquo; ger&ccedil;ekten aile olmak bu mudur, sonra bunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rs&uuml;n ve sonra şu kanıya varırsın &ldquo;akışına bırakmak&rdquo; d&uuml;ş&uuml;nmeden olduğu gibi acısıyla, sevinciyle, h&uuml;zn&uuml;yle&hellip; her zaman yanında olursun, olursunuz birbirinize sarılırsınız.</em></p>
<p><em>&nbsp;</em></p>
<p><em>Sevmek &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir cesaret ister. Hangimiz o kadar cesaretli? Sen bu satırları okuyan g&uuml;zel insan, sevecek kadar cesaretli misin? Ol, değilsen bile cesaret et.</em></p>
<p><em>&nbsp;</em></p>
<p><em>&Ouml;zel bir duygu ve bu g&uuml;zelliği yaşamadan &ouml;lme. Sevdiğin kişi yanlış biri &ccedil;ıkabilir ama sen yine de sevmekten vazge&ccedil;me.</em></p>
<p><em>&nbsp;</em></p>
<p><em>Aldatılacaksın, aldanacaksın &ccedil;&uuml;nk&uuml; bunlar olacak şeylerdir. Tek aldanmak sevdiğin kişi tarafından olmayacak ama arkadaşında aldatacak. Ne yaşarsan yaşa, hangi sahte sevgi karşına &ccedil;ıkarsa &ccedil;ıksın sen asla geri adım atma. Yaşadığın her olay sana ders olur ama bazı hatalar tekrarlanacak kadar g&uuml;zeldir ve sen o hataları tekrarla, tekrarla ki doğruyu bulabil.</em></p>
<p><em>&nbsp;</em></p>
<p><em>Cesaretini kaybetme, kendine g&uuml;ven ve inan.</em></p>
<p><em>Kendine şunu s&ouml;yle &ldquo;ben her şeyin &uuml;stesinden gelebilirim&rdquo; ve her şeyin &uuml;stesinden gel. Geri de durma hep bir adım ileri git, git ki insanlar desin ki yine de pes etmiyor devam ediyor. Acınla değil, mutluluğunla konuşsunlar seni. Onlara koz verme. Kendi dostun, kendin ol.</em></p>
<p><em>&nbsp;</em></p>
<p><em>Her zaman yeniliklere a&ccedil;ık ol, bir şeyi yapmaktan &ccedil;ekinme. O eli tekrar tut, o şarkıyı tekrar dinle, o yemeği tekrar ye, o ceketi tekrar giy, her şeyi tekrarla ve bir yol bul.</em></p>
<p><em>&nbsp;</em></p>
<p><em>&ldquo;Hep iyiler kazanır&rdquo; derler ya aslında hep k&ouml;t&uuml;ler kazanır ama onlar k&ouml;t&uuml;, onlar kazanıyor diye iyi olmaktan vazge&ccedil;me.</em></p>
<p><em>&nbsp;</em></p>
<p><em>Kendini sev&hellip;</em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ÇARESİZLİK</title>
<link>https://edebiyatblog.com/caresizlik-2155</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/caresizlik-2155</guid>
<description><![CDATA[ Çaresizliğim işte burada başladı... Yokuş aşağı gidiyorum sonunda ya kurtulacağım ya öleceğim ve inanın ben hiçbir şey bilmiyorum.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/04/image_750x500_6262a62d11796.jpg" length="85228" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 22 Apr 2022 15:55:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>lâlzü</dc:creator>
<media:keywords>Çaresizlik, yalnızlık, düşünmek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>Bir&ccedil;ok şeyi gizlediğinizi sanırsınız. Duygularınızı, d&uuml;ş&uuml;ncelerinizi. Ama insanlar, insanların d&uuml;ş&uuml;ncesini bile anlayabiliyor yeri geldi mi. &Ccedil;ok &uuml;rk&uuml;t&uuml;c&uuml; değil mi? Ne d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z&uuml; biri az &ccedil;ok tahmin ediyor... Evet ben karşımdaki insanın d&uuml;ş&uuml;ncelerini biraz biraz anlayabiliyorum. Hemen olan bir şey değil biraz zaman ge&ccedil;mesi gerekiyor, insanları anlamaya başlamak, onları &ccedil;&ouml;zmek ve anlamlandırmak... Her şey zaten takır takır işliyor sonrasına.</em></p>
<p><em>Kimse olmak istiyorum, hi&ccedil; kimse. İnsanlar tanımasın herkesten uzak olayım. Yalnızlık, yani bir diğer adı bunun sizler hi&ccedil; insanlar i&ccedil;inde yalnız kaldınız mı?</em></p>
<p><em>K&uuml;&ccedil;&uuml;k Prens'te ş&ouml;yle diyor ;</em><br /><em>"insanların arasında da yalnızdır insan."</em></p>
<p><em>İşte tam bu noktadayım. &Ccedil;evrem kalabalık. Arkadaşlarım, kuzenlerim, ailem, can bildiklerim... E peki en k&ouml;t&uuml; anımda kim yanımda, kim elimi tuttu ki benim kendimi onlardan geri &ccedil;ekmeyeyim. Aslında hepsine, herkese &ccedil;ok bağlıydım ama gel zaman git zaman hepsinden uzaklaştım insan yaş aldık&ccedil;a, akılca b&uuml;y&uuml;d&uuml;k&ccedil;e neyin doğru neyin yanlış olduğunu &ccedil;ok iyi anlıyor. İnsanlar bana zarar veriyor.</em></p>
<p><em>Size de zarar vermiyorlar mı?</em></p>
<p><em>Sadece bana &ouml;yle geliyor olamaz, yani sadece ben &ouml;yle hissetmiyorum dimi?</em></p>
<p><em>&Ccedil;aresizlik..?</em></p>
<p><em>Yalnız kalma isteği..?</em></p>
<p><em>D&uuml;ş&uuml;nme bozukluğu..?</em></p>
<p><em>Hayal kuramamak..?</em></p>
<p><em>&Ouml;l&uuml;m d&uuml;ş&uuml;ncesi..?</em></p>
<p><em>Ve bir sigara yakış... &Ccedil;akmaktan &ccedil;ıkan ses, yukarıya alevlenmesi. Sigaranın &ccedil;ıkardığı ses, yandığının kokusu, ağzımdan &uuml;flediğim dumanı... Ve sonu yine derin d&uuml;ş&uuml;nceler...</em></p>
<p><em>Beynim patlıyor hissediyorum artık. D&uuml;ş&uuml;nmek bir insana zarar verir mi?</em><br /><em>Veriyor, direkt &ouml;rneğiyim buna ger&ccedil;ekten.</em></p>
<p><em>Her şeyi yokuşa s&uuml;r&uuml;yorum ve bu canımı &ccedil;ok yakıyor. D&uuml;ş&uuml;nmek ayrı, yaşananlar ayrı, yaşatılanları ayrı...</em></p>
<p><em>Ben istemediğim &ccedil;ok şeyi yapıyorum. Mecburiyet belki de ama inanın bazı şeyler nefret ettiriyor. Mesela nedir bunlardan bir tanesi olmayacak bir şey hakkında hala hayal kuruyorum. Olmayacak biliyorum ama yine de hayaline sığınıp acaba diyorum... Bu benim en nefret ettiğim &ouml;zelliğim...</em></p>
<p><em>&Ccedil;aresizlik, demiştim. &Ccedil;aresiz kalmak tercih midir, zorundalık mı?&nbsp;</em></p>
<p><em>Peki &ccedil;aresizlik kolay bir şey midir, zor mu?</em></p>
<p><em>Bir şeylerden vazge&ccedil;ince &ccedil;aresiz mi kalırız, pes mi ederiz?</em></p>
<p><em>&Ccedil;aresiz kalmak ve pes etmek aynı kavramlar mı?</em></p>
<p><em>Bu soru son.</em></p>
<p><em>Peki ya, siz hi&ccedil; hem pes edip hem &ccedil;aresiz kaldınız mı?</em></p>
<p><em>Size bir d&uuml;zine yine hikaye anlatabilirim ama sanırım artık kaleme alacak g&uuml;c&uuml;m yok. G&uuml;c&uuml;mden &ccedil;ok cesaretim yokta diyebilirim bazı şeyleri anlatmak cesaret ister ne de olsa.</em></p>
<p><em>Cesaret &ccedil;ok &ouml;nemlidir. Her şeye cesaret ederim ama 2 şeye edemem.. Sanırım onlar benim en zayıf noktam. Bu sorunu yok edersem &ccedil;ok daha g&uuml;zel şeyler &ccedil;ıkar ama g&uuml;nlerdir ne yazacağım bilmiyorum. Yazdıklarımı silip duruyorum, i&ccedil;imdekileri bu kez kaleme d&ouml;kemiyorum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu sefer sağlam yara aldım...</em></p>
<p><em>&Ccedil;aresizliğim işte burada başladı... Yokuş aşağı gidiyorum sonunda ya kurtulacağım ya &ouml;leceğim ve inanın ben hi&ccedil;bir şey bilmiyorum..</em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SORULAR</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sorular</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sorular</guid>
<description><![CDATA[ Hayat neden hep, neden sorusunu sorduruyor?
Acaba hayat mı böyle acımasız, yoksa biz mi hayatı acımasız kılıyoruz? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/04/image_750x500_625c8d16cd12c.jpg" length="70615" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 18 Apr 2022 00:56:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>lâlzü</dc:creator>
<media:keywords>sorular, kaçmaya çalışmak, çözüm yolu bulamamak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>Kafamın i&ccedil;indeki sesleri bu sefer kontrol edemiyorum...</em><br /><em>Ger&ccedil;i en son ne zaman kontrol ettim onu da hatırlamıyorum. Uyuyorum, uyanıyorum d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. G&uuml;n i&ccedil;inde d&uuml;ş&uuml;nmemek i&ccedil;in yapmadığım şeyler kalmadı bazen kafamın i&ccedil;i o kadar acıyor ki sırf acısı dinsin diye uyuyorum... Uykuya sığınıyorum...</em></p>
<p><em>Ne kadar doğru bir karar hi&ccedil; bilmiyorum. Acılardan ka&ccedil;mak ne zaman doğru oldu mesela bunu da bilmiyorum ama tek yapabileceğim şey buymuş gibi geliyor...</em></p>
<p><em>Bir şeylerden ka&ccedil;mak ne kadar doğru sizce?</em></p>
<p><em>Peki ya neden ka&ccedil;ıyoruz?</em></p>
<p><em>İnanın bu sorulara ben hi&ccedil;bir zaman cevap bulamadım. Neden ka&ccedil;ıyorum bilmiyorum, ka&ccedil;makta can acıtıyor, d&uuml;ş&uuml;nmekte bir farkı fiyatı yok yani her şekilde o acıyı &ccedil;ekiyorsun.</em></p>
<p><em>Kelimeleri bir araya getiremediğiniz zamanlar oldu mu?</em></p>
<p><em>Benim oldu ve inanın o kadar kızıyorum kendime o anlarda bu nasıl olabilir diye kendimi yiyorum. Oysaki benim su&ccedil;um değildi bu beynimin i&ccedil;inde bitmeyen d&uuml;ş&uuml;ncelerimdendi...</em></p>
<p><em>Ve hi&ccedil;bir zaman da bitmeyecek olanlardan&hellip;</em></p>
<p><em>İnsan hem nefret edip, hem nasıl &ccedil;ok sevebilir?</em></p>
<p><em>Hayat neden hep, neden sorusunu sorduruyor?</em></p>
<p><em>Acaba hayat mı b&ouml;yle acımasız, yoksa biz mi hayatı acımasız kılıyoruz?</em></p>
<p><em>Her zaman bir &ccedil;are var mıdır?</em></p>
<p><em>D&uuml;ş&uuml;nmek neden can acıtır?</em></p>
<p><em>Peki ya b&ouml;yle binlerce soruya ne zaman cevap bulabilirim? Ya da her sorunun mantıklı cevabı var mıdır?</em></p>
<p><em>Yoruldunuz dimi okurken, bende yoruldum ama yaşamaktan. Bu d&uuml;ş&uuml;nceleri silip atamamaktan. Beynimi s&ouml;k&uuml;p atasım geliyor ama bir yararı olmayacak bunu herkes gibi ben de &ccedil;ok iyi biliyorum...</em></p>
<p><em>Bir g&uuml;n d&uuml;zelir dediğim her şey yarım kaldı. Ama yine de her şey g&ouml;nl&uuml;n&uuml;zce olsun. İyi d&uuml;ş&uuml;nelim ve her şey iyi olsun.</em></p>
<p><em>Bir g&uuml;n her şey &ccedil;ok g&uuml;zel olacak..!</em></p>
<p><em>.</em><br /><em>.</em><br /><em>.</em></p>
<p><em>İnanın...</em><br /><em>En &ccedil;okta kendinize...</em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>UMUT</title>
<link>https://edebiyatblog.com/umut-2105</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/umut-2105</guid>
<description><![CDATA[ Umut ediyoruz, hayal ediyoruz. Tamam diyoruz ya tamam bu sefer tamam her şey yoluna girecek, gelecek ya da gelmeyecek ama bir şekilde yol bulacak. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/04/image_750x500_625b516006a21.jpg" length="43945" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 17 Apr 2022 02:18:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>lâlzü</dc:creator>
<media:keywords>Umut, Hayal, Pes etmemek, Ders çıkartmak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>Umut ediyoruz, hayal ediyoruz. Tamam diyoruz ya tamam bu sefer tamam her şey yoluna girecek, gelecek ya da gelmeyecek ama bir şekilde yol bulacak. Heves ediyoruz &ccedil;ok fazla mutlu oluyoruz sonra tabi her şey bir anda yerle bir oluyor. Pes etmiyoruz, g&uuml;&ccedil;l&uuml;y&uuml;z, ayaktayız. Peki ya sırtımızdaki izler? Ne zaman ge&ccedil;er bilmiyoruz, ne zaman diner acısı bilmiyoruz. Bazı şeylerin izi kalır, belki de izi değil, hissettirdikleri kalır.</em><br /><em>Biz hangisini yaşıyoruz, hissettirdiklerini mi yoksa izlerini mi? İkisini de &ccedil;&uuml;nk&uuml; unutmadık, unutamadık...</em></p>
<p><em>Unutmayın da size yapılanı unutmayın. Hepsi size bir ders, hepsi size bir tecr&uuml;be. İyi izler bırakanı olur, k&ouml;t&uuml; izler bırakanı da ama hepsi sizin i&ccedil;in bir başarı adımıdır daha temkinli yaklaşmak i&ccedil;in muazzam bir fırsattır...&nbsp;</em></p>
<p><em>İşte burada devreye tekrardan pes etmek ya da etmemek giriyor. Sen g&uuml;&ccedil;l&uuml; birisin hi&ccedil;bir zaman aklından pes etmeyi ge&ccedil;irme bir s&ouml;z vardır, &ouml;ld&uuml;rmeyen Allah g&uuml;&ccedil;lendirir diye yaşadığınız her g&uuml;n, nefes aldığınız her an g&uuml;&ccedil;leneceksiniz... Bu y&uuml;zden pes etmeyin...</em></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>