<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; mamak</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/mamak</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; mamak</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>ANLADIM VOLONİTRA</title>
<link>https://edebiyatblog.com/anladim-volonitra-1252</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/anladim-volonitra-1252</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61bb86a348a00.jpg" length="40573" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 16 Dec 2021 21:35:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>mamak</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>ANLADIM VOLONİTRA</strong></p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp;Karşıma almışım aynayı da kendimle konuşuyorum sanki onunla konuşurken. Daha d&uuml;ne kadar birbirimizden bihaberdik oysa ki&hellip;D&uuml;ne kadar dediysem d&uuml;n tanışmadık tabi. Bir anda gelen samimiyet beni hep bir değil birka&ccedil; adım &ouml;tede tutmuştur. Adım adım samimi olmamızdan kaynaklı belki bir anda b&ouml;yle i&ccedil;imizi d&ouml;k&uuml;verişimiz. Mevzu derin neticede: Aşk. Herkesin vardır aşk &uuml;zerine s&ouml;ylenecek birka&ccedil; kelamı. Pazardaki amcanın, camdaki teyzenin, postacının elindeki mektubun, g&ouml;kteki kuşun&hellip;Onun da vardı. Benimki laf-ı g&uuml;zaf, ne anlarım aşktan. Ben romanlardakini bilirim, bilmekle kalmaz tek tek sayfa aralarından toplar gelirim. O g&uuml;n getiremezsem şayet sayfanın kenarını mimler, geri d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;mde bulmak isterim. Ger&ccedil;ek hayattakinin taliplisi zaten değilim. Mantık insanıyım ben. Ama onunki kanlı canlı. Ete kemiğe b&uuml;r&uuml;nm&uuml;ş. Yetmemiş sol tarafına bir kalp konulmuş. Velhasıl-ı d&uuml;nyadan.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Bunları d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rken bir anda s&ouml;ze başlamış buldum kendimi:</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp; &nbsp;-Bir kere &ouml;nce şunu kabullenmeli; yalnızlığa alışamazsın, sadece hep daha m&uuml;kemmelinin geleceğini &uuml;mit edersin ama aşk daha m&uuml;kemmel değildir, sana m&uuml;kemmel hissettirendir. Oturur &ouml;yle ince hesaplar yaparsın ki boşa koyar dolduramaz, doluya koyar aldıramazsın. Sığdıramazsın hi&ccedil;bir yere. En k&ouml;t&uuml;s&uuml; de ne biliyor musun? Sonra gider ummadığın bir anda, ummadığın birinde atarken bulursun kalbini. Ge&ccedil;miş olsun. Aşık oldun.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Tatlı bir g&uuml;l&uuml;mseme ge&ccedil;iverdi y&uuml;z&uuml;nden, g&ouml;rd&uuml;m. D&uuml;ş&uuml;ncemi &ccedil;&uuml;r&uuml;tmekte hi&ccedil; gecikmedi.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp; &nbsp;-O kadar kolay değil k&uuml;&ccedil;&uuml;k hanım, yanıldın. Aşk &ouml;yle tariflere sığacak bir şey değil ki sen kalkıp kelimelerle izah edesin. Biri &ccedil;ıkmış adına aşk demiş ama bana kalırsa adı bile bu değil. Ne b&uuml;y&uuml;k gaflet, insanlar &ccedil;oğu zaman b&ouml;ylece aşık oldum sanırlar. Ve işin daha da ilgin&ccedil; yanı bunu bir&ccedil;ok kez de yaparlar. Şimdi sen diyeceksin ki; &ouml;yle ama insanda da bir acaba oluyor. Sonra da o acabanın peşinden gidiyor. Git zaten, gitmezsen &ouml;ğrenemezsin. Bırakma peşini, bakma sen onlar da &ccedil;ok kıymetli. Sonu&ccedil;ta sana değer katıyor. Seni sen yapıyor. Belki eksildiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsun ama değil, sonrasında insana tecr&uuml;be oluyor. Aşkın ne olduğunu değil belki ama ne olmadığını b&ouml;ylelikle &ouml;ğrenir insan. Kafanın i&ccedil;erisinde asılı kaldı sorular, &ccedil;ekinme sor hadi. Zaten cevaplar belli olsaydı sorular var olamazdı, unutma.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; -Her şey tamam, iyi hoş da insan diyorum, aşık olduğunu nasıl anlar peki?</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp; &nbsp;-Bakıyorum da roman sayfalarından &ouml;teye ge&ccedil;ti aşk merakın. Sen akıllı kızsın, o kadar kitabı boşa okumuyorsun, anlarsın. Ben hatalar &uuml;st&uuml;ne hatalar yaptım, hatalarıma sahip &ccedil;ıktım o ayrı. Ama sen b&ouml;yle hatalar yapma diye sana bunları anlattım. Yoksa g&ouml;r&uuml;lm&uuml;ş şey değildir eteğimdeki taşları bir &ccedil;ırpıda bırakışım. Benden bu kadar, hoş&ccedil;a kal k&uuml;&ccedil;&uuml;ğ&uuml;m.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Birden başlayan muhabbeti birden bitirmişti. Son kez ardından bağırdım.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;-Hatan aşık olmak mı, aşktan ka&ccedil;mak mı Volonitra?</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Hi&ccedil;bir şey demedi. Cevap vermedi. Yıllarca merak ettim. Sonra bir zaman, o g&uuml;n giderken bana son s&ouml;ylediği şeyi anımsadım.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;-Bu arada k&uuml;&ccedil;&uuml;ğ&uuml;m, yanılıyorsun. D&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n aksine sen tam da bir aşk insanısın, hislerin kuvvetli.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; İşte o zaman anladım. Hata; aşk insanı değilim demekle başlıyor, aşık olmakla devam ediyor, sonra aşktan ka&ccedil;makla katlanıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Anladım Volonitra.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>HIRKA</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hirka</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hirka</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/09/image_750x500_613bb0d7b2615.jpg" length="47496" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 10 Sep 2021 22:24:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>mamak</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>HIRKA</strong></p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Sabahın ışıkları ile kalktı yine. Her g&uuml;n olduğu gibi bug&uuml;n de ilk olarak perdeyi a&ccedil;tı. Sonra camı. Dışarısının havasını ş&ouml;yle derin derin &ccedil;ekti i&ccedil;ine. Hafiften bir titredi, &uuml;rperir gibi olunca g&ouml;z&uuml; odada beni aradı. G&ouml;z&uuml;ne değdiğim anda ise hemen bana doğru geldi ve bir &ccedil;ırpıda ge&ccedil;irdi beni sırtına. Sımsıkı sarıldı. Tek tek, yavaş yavaş dokundu kollarıma. Adeta bana minnet duyar gibiydi.</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Birlikte lavaboya doğru yol aldık. Y&uuml;z&uuml;n&uuml; yıkarken sağ kolumu hafiften ıslattı. Sonra &ouml;zenle ıslanan yerimi katladı. Hızlıca aynadaki aksine baktı. O arada g&ouml;z&uuml;ne kirli sepeti takıldı. Kirlileri makinaya attı. Evdeki her şeyi yerli yerindeydi. Bardakları, tabakları, kıyafetleri, tv kumandası, kalemi, kağıdı, defteri&hellip; Evden &ccedil;ıkarken terliklerini &ccedil;ıkardığı yer bile. Bir tek benim yerim belli değil. Evin her yerinde olabilirim. Onunla birlikte ben de evde oda oda gezerim. Mutfakta yemek mi yapıyor kapının kolundayım, oturma odasına mı ge&ccedil;ti koltuğun bir kenarındayım, &ccedil;alışma odasında mı dosyalarının &uuml;zerindeyim. Velhasıl-ı o nerede ben oradayım. Evde şurası da benim yerim dediğim yer yok zira evin her yerindeyim. En son genellikle yatağının başucunda asılı kalır sabahı beklerim.</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sarışın, a&ccedil;ık kahverengi g&ouml;zl&uuml; minicik bir sahibim var benim. Bazen delidolu ama &ccedil;oğunlukla sessiz sakin. Aslına bakarsanız sahibim olmadan &ouml;nce şen şakrak bir kızdı. Hatırlıyorum o g&uuml;nleri de benim bile şurama bir şey gelip oturuyor. Okuluna gider gelir sonra annesine &uuml;şenmeden t&uuml;m g&uuml;n&uuml;n&uuml; anlatır, ona sarılır şiirler okurdu. Kitapları &ccedil;ok severdi bir de yazmayı. Yazdığı yazıların hepsini annesine okurdu. Ve tabii ki bana. O zamanlar annesi sahibim olduğundan annesine anlatırken bana da anlatırdı. Annesine sarılırken bana da sarılırdı. Şakalaşırlardı, birlikte yemek yaparlardı. Mutfaktaki yemek kokusu ile birlikte annesinin kokusu &uuml;zerime sinerdi. &lsquo;Bu hırka biraz sen biraz da en sevdiğim yemekler kokuyor anne sultan,&rsquo;derdi.</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sonra evde bir g&uuml;n bir telaş bir g&ouml;zyaşı&hellip; Birka&ccedil; g&uuml;n bir k&ouml;şede unutulmuşluk. O sessiz bekleyişte anladım ki sahibim beni terk etmişti. Sonra bir sabah bu k&uuml;&ccedil;&uuml;k hanım geldi yanıma. Dokundu, sarıldı, &ouml;pt&uuml;, kokladı. &lsquo;Sultanım,&rsquo; dedi; &lsquo;neden bıraktın beni?&rsquo; Sonra beni aldı ge&ccedil;irdi sırtına. &Ouml;ylece uyuyakaldı o g&uuml;n. O uyudu ama ben sabaha kadar uyuyamadım. Isıttım onu, teselli ettim. Gece sayıkladık&ccedil;a sa&ccedil;larını okşadım, buram buram koktum burnuna, kulağına buradayım diye fısıldadım. G&ouml;z&uuml;nden damlayan yaşları sağ kolumla sildim. İşte &ouml;yle başladı hikayemiz. Bir daha o nereye ben oraya yanından hi&ccedil; ayrılmadım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BİR ADAM, BİR KADIN</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bir-adam-bir-kadin</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bir-adam-bir-kadin</guid>
<description><![CDATA[ Eliyle sokak lambasını gösterdi &#039; ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/08/image_750x500_611b87a6b5901.jpg" length="43212" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 17 Aug 2021 12:56:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>mamak</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&nbsp;</strong>Eliyle sokak lambasını g&ouml;sterdi</p>
<p>&nbsp;-Yağmur damlalarının ardındaki şehri g&ouml;r&uuml;yor musun?</p>
<p>&nbsp;-Beni şaşırtıyorsun bug&uuml;n.&nbsp;</p>
<p>B&ouml;yle başladı o akşam muhabbet. Yağmur seslerinin altında şehri dinlediler bir m&uuml;ddet. Hemen arkalarındaki fıskiyenin su sesini sonra birbirlerini&hellip; Eski defterleri karıştırdılar. Birini kapatıp bir başkasını a&ccedil;tılar. Akşam mı olmuş, etrafta kimseler mi kalmamış, garson son hesabı mı kesmiş, kimin umurunda?&nbsp;</p>
<p>&nbsp;-İ&ccedil;imde bir sıkıntı var; geldi, ge&ccedil;mek bilmedi.&nbsp;</p>
<p>&nbsp;-Sen değil miydin uyuyunca ge&ccedil;er diyen?</p>
<p>&nbsp;-Uyuyunca ge&ccedil;er ama ge&ccedil;sin isteyen kim, hi&ccedil;bir şey bu kadar kolay olmamalı. &Ouml;yle değil mi? Bunu diyen de sendin sanki.&nbsp;</p>
<p>&nbsp;Sustu kadın. Ne desindi? O ge&ccedil;sin isterdi halbuki. Ama uyusa da bir t&uuml;rl&uuml; ge&ccedil;iremezdi. Defterini &ccedil;ıkardı adam. &Ouml;nce m&uuml;ziği a&ccedil;tı sonra yazmaya başladı. Y&uuml;z&uuml;ğ&uuml; kaleme, kalemi deftere değdi. Birazdan yazdıkları kadının kalbine değecekti, haberi yoktu.</p>
<p>&nbsp;-İ&ccedil;imden ge&ccedil;en şarkıyı a&ccedil;arsın sanmıştım ama olmadı, dedi kadın. Adam yeni bir şarkı a&ccedil;tığında&hellip;</p>
<p>&nbsp;-Kahin değilim, biliyorsun.&nbsp;</p>
<p>&nbsp;-Kahin değilsin, biliyorum. &Ccedil;oğu zaman yapıyorsun bunu, yine yapabilirsin sandım.</p>
<p>&nbsp;G&uuml;l&uuml;msedi adam sadece. Eğdi başını, devam etti şiirine, i&ccedil;inden kadının beklediği şarkıyı mırıldanırken. Şarkı bitti, yeni bir şarkı se&ccedil;ti adam.</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; -G&ouml;rd&uuml;n m&uuml; bak kahinmişsin.</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kadın şarkısını mırıldandı:</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &lsquo;Akşamdan akşama zor ge&ccedil;er,</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bilmem bu hasret nasıl biter?</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ben beklerim yollarını,</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Pervane &ouml;mr&uuml;m seni bekler.&rsquo;</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Adam şiirini tamamladı:</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &lsquo;Dostlarım huzurlu,</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Annem uyudu mu?&rsquo;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>KATRE&#45;İ KETUM&amp;apos;A</title>
<link>https://edebiyatblog.com/katre-i-ketuma</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/katre-i-ketuma</guid>
<description><![CDATA[ Özlemenin ne demek olduğunu biraz daha kavradım sanırım ! ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/08/image_750x500_6117a78273e91.jpg" length="82565" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 14 Aug 2021 14:22:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>mamak</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&nbsp; KATRE-İ KETUM&rsquo;A,</strong>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;&Ouml;zlemenin ne demek olduğunu biraz daha kavradım sanırım. Bende seni &ouml;zlemek ne biliyor musun? Karşıma alıp birini senmişsin gibi konuşmak. Biliyorum o sen olamaz, yerine kimseyi de koyamam ama c&uuml;mleleri olan ben değil miyim? Her c&uuml;mleyi sen s&ouml;yl&uuml;yormuşsun gibi dinlerim. Sonra karşımdakine, &lsquo;Bu ara hi&ccedil; fotoğrafımı &ccedil;ekmiyorsun ama eksikliğini hissediyorum&rsquo; diye fotoğrafımı &ccedil;ektirerek&hellip; Tıpkı sen &ccedil;ekiyor gibi, Katre&rsquo;ymiş gibi. &Ccedil;ağlayan-ı Matem&rsquo;e gelmek, oturmak sessizce. Senin ketumluğun gibi. G&ouml;z&uuml;m&uuml;n &ouml;n&uuml;ne getirmek seni bunca g&ouml;r&uuml;nt&uuml;n&uuml;n arasında. &lsquo;Hadi bir &ccedil;ay s&ouml;yle be Katre, i&ccedil;elim&rsquo; demek. Karşımda sen varmış gibi konuşmak, muhabbete dalmak belki&hellip;Durup dinlemek suyun sesini. Sonra i&ccedil;inden &ccedil;ıkamadığımız, tıkanıp kaldığımız konulara girmek, tıpkı semaya bakıp Allah&rsquo;ı d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z gibi&hellip;Sonra oturup bir yazı yazmak belki de, senden gelmiş gibi&hellip;Yazmak, yazmak&hellip; Senin başladığın gibi başlamak s&ouml;ze. Senin c&uuml;mlelerini senden bana yazılmış gibi yazmak. Bunca şeyin adı seni &ouml;zlemek işte şimdi bende. Ama olsun. Hatırlıyor musun, &lsquo;Yağmurların bunaldığı an yoktur&rsquo; demiştim sana. Bir s&uuml;r&uuml; c&uuml;mle d&ouml;kt&uuml;rm&uuml;şt&uuml;n sen de hemen altına. &lsquo;Zaten neden bunalsın ki, seven sevdiğine varırken bunalır mı hi&ccedil;&rsquo; demiştin? Ve aynı g&uuml;n yine bana demiştin ki; &lsquo;Toprak hep yağmuru bekleyecek. Beklenilen olacak yağmur. Birbirlerine hep kavuşacaklar. Ama erken ama ge&ccedil;.&rsquo; &Ouml;zlemenin bir adı da bu şimdi. Toprağın yağmura hasret kalması.</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Şimdi sigarayı bile azalttım biliyor musun? E sen yoksun, bana stres yaptıran Katre yok yanımda. Zaten sigara i&ccedil;menin tadı da yok ki. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ikide bir &lsquo;İ&ccedil;me artık şu sigarayı&rsquo; demiyor kimse bana. Ama ben şu an senin &lsquo;Aman iyi olmuş, sen i&ccedil;me de biz g&ouml;r&uuml;şmesek de olur&rsquo; dediğini duyar gibiyim. Okurken bu satırları tebess&uuml;m ettiğini g&ouml;r&uuml;r gibiyim. Ama şunu kabul edelim ki kimse bizim kadar tuhaf olamaz.</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bir t&uuml;rl&uuml; yazmayı bitiremediğimiz bir masalımız var seninle. Bu masal bitmez! Masaldaki &ccedil;obanın yorulmadığı gibi ben de yorulmam yazmaktan ve bekletmekten seni. Bana masalın devamını sorup durma. Her şeyin bir zamanı var surat asma. Asma o suratını hadi ama.</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ayrıca yapma kendine bunu, durul artık Katre. Hayata bırak bazı şeyleri.</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Son olarak demek isterim ki; Katre demek, &Ccedil;ağlayan&rsquo;da matem eyleyip, &ccedil;ay i&ccedil;ip, sonsuz muhabbet, tatlı hayat demek..</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sevgili Katre. Bir&rsquo;de buluşalım. Bu d&uuml;nyanın iki kişilik Bir&rsquo; e ihtiyacı var, biliyorsun.</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ŞAİRİN TURNALARI</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sairin-turnalari</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sairin-turnalari</guid>
<description><![CDATA[ Uyu da turnalar girsin rüyana derken bundan bahsetmiyordu şair… O uyku bu uyku değil. Turnalar rüyaları çoktan terk etti, o rüya bu rüya değil. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/08/image_750x500_61111de46b5cd.jpg" length="38321" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 09 Aug 2021 15:40:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>mamak</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&nbsp;ŞAİRİN TURNALARI</strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>
<p>Uyu da turnalar girsin r&uuml;yana derken, bundan bahsetmiyordu şair&hellip; O uyku bu uyku değil. Turnalar r&uuml;yaları &ccedil;oktan terk etti, o r&uuml;ya bu r&uuml;ya değil.</p>
<p>Denizi iyi kullan derken sen, bir g&uuml;n o denizlerin sadece seni hatırlatacağını nerden bilebilirdim ben? Bunu da mı yaşatarak &ouml;ğretmeliydin? İlla ama illa kalıcı olacak izlerin.</p>
<p>Sana b&ouml;ylesi &ccedil;ok benziyorsa bu kalbim, su&ccedil; benim mi? Hem, hani artık sen de bana benzer olmuştun? Ne oldu da şimdi oyunu bozdun?</p>
<p>Artık Haziran&rsquo;ın g&ouml;zleri h&uuml;z&uuml;nl&uuml;, fesleğenlerin elleri dokunduğu yeri g&uuml;zelleştirmiyor.&nbsp; İster inan ister inanma ama sivrisinekler bile eskisi gibi herkesin canını acıtmıyor. Her şey biraz eksik, herkes biraz yarım&hellip; Ve ne yapsak tamam olmuyor.</p>
<p>Bazı kelimeler anlamını yitirdi adeta. Giderken onları da alıp gittin. En &ccedil;ok neyi merak ediyorum biliyor musun? Hi&ccedil; mi korkmadın, hi&ccedil; mi d&ouml;nmeyi d&uuml;ş&uuml;nmedin? Giderken bile ardında sorular, cevaplar, alınması gereken dersler bırakan sen; bunca kimsesiz kalışımızı nasıl g&ouml;rmezden gelebildin?</p>
<p>Sen yolda kalışları ve yine de devam edişleri hatırlatıyordun bana, sen diklenmeden dik duruşları &ouml;ğretiyordun bana&hellip; Yola &ccedil;ıkmak değil miydi aslolan? Keza dik durmak, başlı başına bir yol değil mi insana?</p>
<p>H&uuml;zn&uuml;m&uuml;n başı arşa değdi, serzenişim dağlara ses verdi. Şimdi ne yapsam da duyurabilsem sesimi? Hangi durakta beklersem yolumu &ccedil;ıkarabilirim sana? Hangi cevaba tutunsam g&ouml;t&uuml;r&uuml;r beni turnalara? Kapatsam g&ouml;zlerimi, şairin turnaları girer mi r&uuml;yama?</p>
<p>Uyuduk, &ccedil;ok r&uuml;yalar g&ouml;rd&uuml;k, &ccedil;ok turnaların peşine takıldık mavi g&ouml;kte. &Ccedil;oğu kez koşa koşa r&uuml;ya yorumcularında bulduk kendimizi. Kah korktuk, kah &uuml;z&uuml;ld&uuml;k. Yine de hep ama hep umutluyduk.</p>
<p>Uyu da turnalar girsin r&uuml;yana derken bundan bahsetmiyordu şair&hellip; O uyku bu uyku değil. Turnalar r&uuml;yaları &ccedil;oktan terk etti, o r&uuml;ya bu r&uuml;ya değil.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>
<p><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>