<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; melek</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/melek</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; melek</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Sevme Sevilme İhtiyacı</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sevme-sevilme-ihtiyaci</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sevme-sevilme-ihtiyaci</guid>
<description><![CDATA[ Ait olma sevme ve sevilme  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_61fe74176d535.jpg" length="114029" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 05 Feb 2022 16:16:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>melek</dc:creator>
<media:keywords>Sevmek, sevilmek, ait, olmak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Amerika'lı psikolog Abraham Maslow 1943'de insanların ihtiya&ccedil;larını bir piramide aktarır. Ve o piramidin 3. basamağında ait olma sevme ve sevilme ihtiyacı yer alır. İnsan toplumsal bir varlıktır. Her ne olursa olsun nefes aldığı s&uuml;rece başkasına ihtiya&ccedil; duyar. Tam da bu noktada sevgisizlik &ouml;ld&uuml;r&uuml;r m&uuml;? sorusuna evet sevgisizlik &ouml;ld&uuml;r&uuml;r cevabını vermek yanlış olmaz. Ait hissetme ve sevgi bireyin sosyal ihtiyacıdır. Bu ihtiya&ccedil;lar ger&ccedil;ekleşmediğinde birey de yalnızlık ve umutsuzluk hissi ortaya &ccedil;ıkar. &Ccedil;ocukken alınamayan sevgi bireye değersizlik hissi olarak geri d&ouml;ner ve ruhunda derin bir boşluk oluşturur. Hi&ccedil;bir şey o boşluğu dolduramaz. Tam da bu noktada işe kendimizi sevmekle başlamalıyız. Unutmamak gerekir ki her birey değerlidir ve sevilmeyi, sevmeyi hak eder.&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Özgür Ruh</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ozgur-ruh</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ozgur-ruh</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Özgür ruhlar enderdir, ama gördün mü bilirsin. En basitinden yanlarındayken, iyi, çok iyi hissedersin.&quot; Charles Bukowski  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61c4454301325.jpg" length="60506" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Dec 2021 13:06:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>melek</dc:creator>
<media:keywords>İnsan, Ruh, özgürlük, Felsefe, psikoloji, Tutsak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x_61c444e659020.jpg" alt="" /></p>
<p>"&Ouml;zg&uuml;r ruhlar enderdir, ama g&ouml;rd&uuml;n m&uuml; bilirsin. En basitinden yanlarındayken iyi, &ccedil;ok iyi hissedersin." Charles Bukowski</p>
<p>Bukowski' nin bu s&ouml;zlerini ilk okuduğumda "woow" dedim. Sonra durup birka&ccedil; saniye d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m ve sordum kendime. Ben &ouml;zg&uuml;r m&uuml;y&uuml;m? Peki sen &ouml;zg&uuml;r m&uuml;s&uuml;n? Biz, biz &ouml;zg&uuml;r m&uuml;y&uuml;z?&nbsp;</p>
<p>'G&ouml;ky&uuml;z&uuml;n&uuml; g&ouml;rebiliyorsan, nefes alabiliyorsan &ouml;zg&uuml;rs&uuml;n' dediğinizi duyar gibiyim. Haklısın &ouml;zg&uuml;r&uuml;m, &ouml;zg&uuml;r&uuml;z. Peki ya ruhumuz? O &ouml;zg&uuml;r m&uuml;?&nbsp;</p>
<p>&Ouml;zg&uuml;r bir ruh demek, mutlu bir ruh demek. Yanlarındayken bize &ccedil;ok iyi hissettiren ruhlar mutlu olan ruhlardır.&nbsp;</p>
<p>Kafesin i&ccedil;ine hapsedilmiş bir kuş d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n. O kafes pırlanta taşlarla da işlenmiş olsa tutsaktır o kuş. Tutsaklık mutsuzluk getirir kuş kendi olamaz, ne iyi hisseder ne de iyi hissettirebilir. İnsan da b&ouml;yledir, ne pırlanta kafeste &ouml;zg&uuml;r olur o ruh, ne de altın kafeste. Ne kendini mutlu edebilir ne de onu kafese hapsedenleri, &ccedil;&uuml;nk&uuml; tutsaktır. Kuşu da insanı da olduğu gibi kabul etmek gerekir, aksi mutsuzluk getirir. Ruhu &ouml;zg&uuml;r, kendisi olabilen her canlı sana da iyi hissettirir kendine de.&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Suç</title>
<link>https://edebiyatblog.com/suc</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/suc</guid>
<description><![CDATA[ &quot;İnsanlar neden suç işlemez?&quot;   ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/09/image_750x500_613f20a989604.jpg" length="121248" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 13 Sep 2021 13:15:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>melek</dc:creator>
<media:keywords>Suç, suçluluk, toplum, birey</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>İlk yalanımız, ilk g&uuml;nahımız, ilk g&ouml;zyaşımız... Hi&ccedil; d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;n&uuml;z m&uuml;? T&uuml;m bunlara neden olan şey neydi? Belki de sandığımız kadar masum değilizdir.</p>
<p>Her birey d&uuml;nyaya g&ouml;zlerini a&ccedil;tığında masum, g&uuml;nahsız ve su&ccedil;suzdur. &Ouml;yleyse nedir bireyi su&ccedil;a teşvik eden? Belki de bu noktada sorulması gereken asıl soru Travis Hirschi'nin de dediği gibi "İnsanlar neden su&ccedil; işlemez?" Olmalıdır. Su&ccedil; &ccedil;abuk ve kolay amaca ulaştırdığı i&ccedil;in tercih edilir. A&ccedil;ıklanması gereken asıl konu, neden su&ccedil; işlemediğimizdir. &nbsp;&Ccedil;&uuml;nk&uuml; Thomas Hobbes'e g&ouml;re insan doğuştan k&ouml;t&uuml; bir varlıktır. Su&ccedil; insanın doğasında vardır.</p>
<p>Hırslarımız, umutsuzluklarımız, iter bizi su&ccedil;a. Saygınlığını, kişiliğini, &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; kaybetmekten korkan birey su&ccedil;tan uzaklaşır.&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>