<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Merve Yağmur</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/merve-yagmur</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Merve Yağmur</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Neşe Ağacı</title>
<link>https://edebiyatblog.com/nese-agaci</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/nese-agaci</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_62fcf0970d789.jpg" length="124839" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 17 Aug 2022 16:44:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>Merve Yağmur</dc:creator>
<media:keywords>neşe, umut, huzur, duygular, hayaller, hayat</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr" style="line-height: 1.3800000000000001; margin-top: 0pt; margin-bottom: 10pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; color: #000000; background-color: transparent; font-weight: 400; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Neşe ağacıdır onun adı. Ne zaman baksan etrafında onlarca insan vardır. Yaşam enerjisini kaybetmiş, yeni umut ışığı arayan ve soluğu bu ağacın yanında alan insanlar topluluğu.&nbsp;</span></p>
<p><b style="font-weight: normal;" id="docs-internal-guid-1bbc693a-7fff-51be-8c20-92d4fa34551a">&nbsp;</b></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.3800000000000001; margin-top: 0pt; margin-bottom: 10pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; color: #000000; background-color: transparent; font-weight: 400; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">G&ouml;vdesi olabildiğine geniş ve upuzun. Sanki yanına gelen herkese kucak a&ccedil;abilmek i&ccedil;in&nbsp; bu şekildeymiş gibi.</span></p>
<p><b style="font-weight: normal;">&nbsp;</b></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.3800000000000001; margin-top: 0pt; margin-bottom: 10pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; color: #000000; background-color: transparent; font-weight: 400; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Dalları &ccedil;ıt kırıldım biraz. İnsanların sa&ccedil;larının&nbsp; arasından ge&ccedil;irip sa&ccedil;larıyla oynamak ve onları huzurlu hissettirebilmek i&ccedil;in bence.</span></p>
<p><b style="font-weight: normal;">&nbsp;</b></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.3800000000000001; margin-top: 0pt; margin-bottom: 10pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; color: #000000; background-color: transparent; font-weight: 400; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Yaprakları renk renk. Kimin hangi renge sevdası olduğunu bilmediğinden serpiştirivermiş eline ge&ccedil;en her renkten bir par&ccedil;a.</span></p>
<p><b style="font-weight: normal;">&nbsp;</b></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.3800000000000001; margin-top: 0pt; margin-bottom: 10pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; color: #000000; background-color: transparent; font-weight: 400; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Duruşu, hareketi, konuşması, suskunluğu, tebess&uuml;m&uuml; kısaca baştan aşağıya her şeyiyle neşe kaynağıdır bu ağa&ccedil;.</span></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.3800000000000001; margin-top: 0pt; margin-bottom: 10pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; color: #000000; background-color: transparent; font-weight: 400; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">G&ouml;vdesine yaslanan, yaprakları altında uzanıp g&ouml;ky&uuml;z&uuml;n&uuml; izleyen her insan bitmez bir neşeyle dolar garip bir şekilde.&nbsp;</span></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.3800000000000001; margin-top: 0pt; margin-bottom: 10pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; color: #000000; background-color: transparent; font-weight: 400; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Vakti zamanında gen&ccedil; bir delikanlı keşfetmiş bu ağacı. Ve ne zaman neşesini kaybetse buraya gelmiş. Yaş kemale erip y&uuml;r&uuml;yemeyecek hale gelene kadar s&uuml;rd&uuml;rm&uuml;ş buraya gelmeyi. En son Neşe ağacı ona kendi dallarından en g&uuml;&ccedil;l&uuml; ve kuvvetlisini hediye etmiş. "Bana gelemesen bile benden bir par&ccedil;ayı taşı yamacında. Sana hep neşe versin." demiş. O andan sonra o yaşlı amca o kocaman daldan kendine bir baston yapmış ve hep yanında taşımaya başlamış ve kendince bu ağaca Neşe ağacı demeye başlamış.</span></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.3800000000000001; margin-top: 0pt; margin-bottom: 10pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; color: #000000; background-color: transparent; font-weight: 400; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">O yaşlı amcanın adı da Umut'tur. Umut dede. Bir keresinde bu ağacın g&ouml;lgesinde dinlenirken bana bu hikayeyi anlatmıştı. O zamandan beridir bende hep bu ağaca gelir Neşe dolarım.&nbsp;</span></p>
<p><b style="font-weight: normal;">&nbsp;</b></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.3800000000000001; margin-top: 0pt; margin-bottom: 10pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; color: #000000; background-color: transparent; font-weight: 400; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">Bir kere bile neşesi kalbinde yeşermiş her insan bu ağacı g&ouml;rebilir. Uzaklarda değil kalbinizde g&ouml;rebileceğiniz bir ağa&ccedil;tır.</span></p>
<p></p>
<p dir="ltr" style="line-height: 1.3800000000000001; margin-top: 0pt; margin-bottom: 10pt;"><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; color: #000000; background-color: transparent; font-weight: 400; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">&nbsp;Neşeniz bol ağacınız g&ouml;rkemli olsun her zaman.</span></p>
<p><span style="font-size: 12pt; font-family: 'Times New Roman'; color: #000000; background-color: transparent; font-weight: 400; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;">&nbsp;</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Eve Kanat Çırpmak</title>
<link>https://edebiyatblog.com/eve-kanat-cirpmak</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/eve-kanat-cirpmak</guid>
<description><![CDATA[ Yazdıkça yazar, doldurdukça doldurursun sayfaları. Sen kanat çırpıp uçamıyorsan, o kağıtlardan uçak yapar onları uçurursun evine. Sen kavuşamıyorsun sözlerin kavuşsun istersin. Senin yerine onlar sarılsın sevdiklerine...
----------------------------------------------------------------------------------
Şarkı Linki:https://youtu.be/cG2bTlOcLnE ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_628deb982bcc0.jpg" length="41051" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 13 Jun 2022 15:04:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>Merve Yağmur</dc:creator>
<media:keywords>ev, sevdiklerin, huzur, sevgi, özlemek, sınanmak, kanat çırpmak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>İlham veren şarkı: To Build A Home- The Cinematic Orchestra, Patrick Watson</em></p>
<p>İnsan bazı zamanlarda evini &ouml;zl&uuml;yor. Daha doğrusu evim dediklerini... Yanında huzuru, neşeyi bulduğu, rahat bir nefes alabildiği o evi &ouml;zl&uuml;yor.</p>
<p>Var g&uuml;c&uuml;yle kanat &ccedil;ırparak evine ulaşmak istiyor. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; biliyor ki evine ulaşırsa her şey d&uuml;zelecek kendiliğinden. Dertler bitmese bile dayanma g&uuml;c&uuml; olacak. Sorunlarını &ccedil;&ouml;zebilecek şuuru, eyvallah diyebilecek sabrı olacak. Ama hayat gayesi işte. İnsanı evinden uzaklaştırıyor bazen. S&uuml;r&uuml;kl&uuml;yor bilinmez diyarlara. Maceradan maceraya koşarken bir yandan da evine olan &ouml;zlemiyle sınanıyor insan. İhtiya&ccedil; duyduk&ccedil;a mesafeler, dağlar giriyor araya. Daha da sınanıyor. Sınandık&ccedil;a &ouml;zl&uuml;yor, &ouml;zledik&ccedil;e daha &ccedil;ok ihtiya&ccedil; duyuyor.</p>
<p>İ&ccedil;inden &ccedil;ıkılamaz bu paradoksla yapılacak en iyi şey yazmak şimdi. Kağıtla kalemi kavuşturmak birbirine. Duygularının terc&uuml;mesi, &ouml;zleminin şahidi olmalarına izin vermek. Ancak o zaman rahatlar bir nebze i&ccedil;in. K&acirc;ğıt ve kalem eşlik ederse bu &ouml;zleme, o zaman belki yalnız olmadığını hissedersin. Yazdık&ccedil;a yazar, doldurduk&ccedil;a doldurursun sayfaları. Sen kanat &ccedil;ırpıp u&ccedil;amıyorsan, o kağıtlardan u&ccedil;ak yapar onları u&ccedil;urursun evine. Sen kavuşamıyorsun s&ouml;zlerin kavuşsun istersin. Senin yerine onlar sarılsın sevdiklerine...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yaralarımızdan Birleşiyoruz</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yaralarimizdan-birlesiyoruz</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yaralarimizdan-birlesiyoruz</guid>
<description><![CDATA[ “Puzzle’ın parçaları gibiyiz biz, yaralarımızdan birleşiyoruz.”
------------------------------------------------------------------
Şarkı Linki:https://youtu.be/GNFs2CkCFaw ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_628e1c2a27d4c.jpg" length="57109" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 29 May 2022 12:48:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>Merve Yağmur</dc:creator>
<media:keywords>Yaralar, acılar, birleşmek, güçlülük, güçsüzlük</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>İlham veren şarkı: Lonely - Yael Naim</em></p>
<p>Puzzle&rsquo;ın par&ccedil;aları gibiyiz biz, yaralarımızdan birleşiyoruz. Gerek hayata gerekse hayatımıza aldığımız insanlara. Ortak y&ouml;nlerimizde olsa bizi birbirimize sımsıkı bağlayan g&ouml;r&uuml;nmez ipler hep yaralarımız aslında. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; her duyguyu tahmin edebilirsin de acıyı ve sende bıraktığı yarayı tahmin edemezsin. Yalnızca yaşayanlar, onu taşıyanlar bilirler ve bunun etkilerini hayatlarında da g&ouml;sterirler.</p>
<p>Kendileriyle aynı acıyı, yara izini taşıyan birini g&ouml;rd&uuml;klerindeyse onunla diğerleriyle kuramayacakları t&uuml;rden bir bağ kurarlar. O insana daha hassas, daha toleranslı davranırlar. Bilirler &ccedil;&uuml;nk&uuml; yanlışta yapıyor olsa yaralarından kaynaklıdır. Eksikse bazı şeyler zamanında tamamlayamadığındandır.</p>
<p>Yaralar gariptir. Seni hem g&uuml;&ccedil;l&uuml; hem de savunmasız kılarlar. G&uuml;&ccedil;l&uuml;s&uuml;nd&uuml;r &ccedil;&uuml;nk&uuml; o yarayı aldığın zamanlarda sergilediğin tavır ve o yarayı taşımaktan korkmamış, &ccedil;ekinmemiş olman cesaret gerektiren bir şeydir. İnsanlar sana imrenir. &ldquo;Bunca şeye rağmen nasıl ayakta kalabiliyor acaba?&rdquo; diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rler.</p>
<p>&nbsp;Ancak seninle aynı yaraya sahip biriyle karşılaşırsan işler değişir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; o kişi senin o yarayı nasıl aldığını, hayatında nelerin eksik nelerin sorun olduğunu anlar. Senin canını nasıl yakacağını da yine en iyi o bilir. Kendi canı da aynı yerden yanıyordur, yarası aynı yerden kanıyordur da ondan. Bir nevi hayata karşı en b&uuml;y&uuml;k, en gizli sırlarını paylaşırsın. Sırdaşsınızdır tam anlamıyla. T&uuml;m maskelerinden, kılıflarından arınırsın. Savunmasız kalışında bundandır zaten.</p>
<p>İşin &ouml;z&uuml;nde sen ve seninle aynı yara izini taşıyan insan ya da insanlarla g&ouml;r&uuml;nmez sicimlerle birbirinize bağlısınız. İsteseniz de istemeseniz de o bağı koparıp atamazsınız. Sizi birbirinize yakınlaştıran, farklı yaklaşmanıza sebep olan şey de bu iplerdir.</p>
<p>Dediğim gibi; &ldquo;Puzzle&rsquo;ın par&ccedil;aları gibiyiz biz, yaralarımızdan birleşiyoruz.&rdquo; Yaralarımızdan birleşip tutunuyoruz hayata. Yaralar, yaralarımız g&uuml;zeller aslında. Bizi biz yapan, diğerlerinden ayıran, benzerlerimizi bulmamızı sağlayan yegane par&ccedil;alarımız onlar. Zordur ama siz yine de sevin onları. Kanarsa şayet yara bandı da olacak birisi bulunur. Hatta o birisi bizzat seninle aynı yarayı taşıyan olur.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mucize Avcılığı</title>
<link>https://edebiyatblog.com/mucize-avciligi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/mucize-avciligi</guid>
<description><![CDATA[ O halde mucize avcılığına ne zaman başlıyoruz?
--------------------------------------------------------------
Şarkı Linki: https://youtu.be/hD1OraKTLBc ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_628de968f14a0.jpg" length="35113" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 25 May 2022 11:32:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>Merve Yağmur</dc:creator>
<media:keywords>mucize, inanmak, cesaret, kovalamak, pes etmemek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>İlham veren şarkı: Open Fields- Faelt</em></p>
<p>Mucize, ne garip bir olay değil mi? Elde edemeyeceğimize inandığımız ama ona rağmen hala umutla beklediğimiz. Hem olsun istediğimiz hem de olursa hayatın geri kalanının o an kadar kıymetli olmayacağından endişe ettiğimiz. Gelip yıkacaksa d&uuml;zeni, bir anda bizi g&ouml;klere &ccedil;ıkarıp ardından atacaksa u&ccedil;urumlardan, neden istiyoruz ki gelmesini? Bence yanlış anlamlandırıyoruz ve bana kızmayın ama fazla b&uuml;y&uuml;t&uuml;yoruz g&ouml;z&uuml;m&uuml;zde mucizeyi.</p>
<p>Yaşamın kendisi mucizeyken neden ısrarla g&ouml;z ardı ediyoruz? &Ccedil;&uuml;nk&uuml; elde etmesi imkansız değil. Aslında bu d&uuml;nyaya gelişimiz belki de elde ettiğimiz en b&uuml;y&uuml;k şans hayatta ama bunu g&ouml;remiyoruz. Bu bedenin i&ccedil;ine &ouml;zenle yerleştirilmiş olan ruhlarımız bir mucize. Ruhumuzun bedenimizle b&uuml;t&uuml;n olarak hareket etmesi, ruhumuzun bir eşinin olması, evrenin sonsuzluğu, aynı sonsuzluğun zihnimizde de olması ve daha bir&ccedil;ok şey mucize aslında. Elimizde olması onları mucize olmaktan &ccedil;ıkarmaz ki, sadece elde edilmiş kılar o kadar.</p>
<p>Mucizeler vardır ve aslında şanslıyız ki bir kısmına sahip olarak d&uuml;nyaya gelmişiz. Hatta d&uuml;nyaya gelmemiz bile mucize. O da ayrı bir paradoks zaten ya, neyse. Neden diğer mucize olarak saydığımız şeylerde ger&ccedil;ek olmasın peki? Buna engel olan nedir? Bence zihnimizdir. &Ccedil;evremiz, maddiyat, maneviyat&hellip; Biliyor musunuz hepsini değiştirebilmek m&uuml;mk&uuml;n aslında. Zor demiyorum ama m&uuml;mk&uuml;n diyorum. Sadece cesaret edemiyoruz belki de sandığımız kadar inanmıyoruz mucizelere.</p>
<p>Mucizelere yalnızca inanmayın zaten. Mucizeleri kovalayın. Kovaladık&ccedil;a bulma olasılığınız artar ve o olasılık arttık&ccedil;a yaşama olan tutkunuzda artacaktır. Hele bir de sonunda o mucize ger&ccedil;ekleşirse artık sizi tutabilecek hi&ccedil;bir şey yoktur.</p>
<p>Bir paradoks daha vardır tabii. O da mucizelerin diğer mucizelere ev sahipliği yapması. Mucizelerin yeni mucizelere gebe olması. Yani aslında bir tanesini yakalarsanız diğerlerine de sahip olmaya adaysınızdır.</p>
<p>O halde mucize avcılığına ne zaman başlıyoruz?</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yağmur&amp;apos;un Külleri</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yagmurun-kulleri</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yagmurun-kulleri</guid>
<description><![CDATA[ Küllerimden doğuşumun amatörce bir betimlemesi sadece...

Şarkı linki:  https://www.youtube.com/watch?v=MZOs1oyBGtQ&amp;ab_channel=CacciapagliaVEVO ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_62875d55f1e84.jpg" length="64566" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 20 May 2022 12:20:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>Merve Yağmur</dc:creator>
<media:keywords>Yağmur, kül, yeniden doğmak, dağılmak, toparlanmak, yürümek, pes etmek, mücadele etmek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>İlham Veren Şarkı</em> <em>:</em> <em>Endless Time- Roberto Cacciapaglia</em></p>
<p>Yağmur &uuml;zerime t&uuml;m ihtişamıyla yağarken ben o sokağın ortasına &ccedil;&ouml;km&uuml;ş t&uuml;m dertlerimi, hayata olan bıkkınlığımı, pişmanlıklarımı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordum. Her bir yağmur tanesi kalbimin birer par&ccedil;asıydı ve kalbim sanki g&ouml;ky&uuml;z&uuml;nde par&ccedil;alanmış ve etrafa par&ccedil;alarını sa&ccedil;ıyordu.</p>
<p>Yıldırım ise hayattı. Beni yıpratan, karşısında &ccedil;ok&ccedil;a kez pes edip yenildiğim sonra birden ayağa kalkıp tekrar m&uuml;cadeleye başladığım hayattı.</p>
<p>O sokağın ortasına &ccedil;&ouml;k&uuml;ş&uuml;m; pes etmem ve yenilgiyi kabul etmemden dolayıydı. Ve yağmur &uuml;zerime yağarak beni teselli ediyordu.</p>
<p>Bu sefer g&uuml;c&uuml;m var mı? Tekrar ayağa kalkabilir miyim? Bilemiyorum. Tek bildiğim hayatın devam ettiği. Ben pes etsem de etmesem de&hellip;</p>
<p>G&uuml;neş doğarken ve havada ki kasvet geri plana &ccedil;ekilirken d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m şey buydu. Yağmurda dindi ardından, sanki t&uuml;m dertlerimde onunla gitti ve ben onun gibi dinginleştim.</p>
<p>İnsan bazen nefretini, derdine d&ouml;kmek istiyor. &ldquo;biraz dağılayım.&rdquo; diyor&nbsp; &ldquo;ne de olsa tekrar toparlanırım.&rdquo; Benim bug&uuml;n bu sokakta yaptığımda tam olarak buydu. Dağıtmıştım kendimi ve g&uuml;neş doğduğunda kendimi toplamaya koyulmuştum.</p>
<p>Şuan ise arkama g&uuml;ndoğumunu aldım y&uuml;r&uuml;yorum. Nereye gittiğimi bilmeden, hi&ccedil;bir şeyi sorgulamadan&hellip;</p>
<p>O an i&ccedil;in y&uuml;r&uuml;mek, &ldquo;Ben yeniden savaşmaya hazırım&rdquo; demek benim i&ccedil;in. Y&ouml;n&uuml;m ya da yolum &ouml;nemli değil. Y&uuml;r&uuml;meye tekrardan g&uuml;&ccedil; bulmuş olmam &ouml;nemli olan. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; eninde sonunda yolumu bulurum ve yolumu bulduğumda kendimi de bulacağımdan olduk&ccedil;a eminim.</p>
<p>Sizlerde bu evreye geldiğinizde boşaltın &uuml;st&uuml;n&uuml;zdeki t&uuml;m y&uuml;klerinizi, dağıtın kendinizi. G&uuml;neş yeniden doğduğunda yeni bir siz, yeni bir umutta doğuyor demektir. O halde g&uuml;neş doğduğu vakit toparlanma vaktidir. Toparlanın ve sizde g&uuml;neşle beraber k&uuml;llerinizden doğun. Hemen ardından y&uuml;r&uuml;meye başlayın. Tıpkı benim gibi. Sebepsizce ve dilediğiniz yere doğru&hellip;</p>
<p>Yeter ki hayat devam ettik&ccedil;e sizde devam edin. Yerinizde saymayın! İşte o zaman hayat size yolu g&ouml;sterecektir. Yolunuzu bulduğunuzdaysa y&uuml;r&uuml;mek, sizin i&ccedil;in zevke d&ouml;n&uuml;şecektir.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yeni Sayfanın İlk Cümlesi</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yeni-sayfanin-ilk-cumlesi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yeni-sayfanin-ilk-cumlesi</guid>
<description><![CDATA[ İlk cümlemiz ne olurdu sorduk mu kendimize ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_62826edf17fe6.jpg" length="103546" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 18 May 2022 16:58:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>Merve Yağmur</dc:creator>
<media:keywords>yeni bir sayfa, başlangıçlar, umutlar, hayaller, hayat</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Herkesin isteğidir ya yeni bir sayfa<br />Bir anda o yeni sayfa verilse elimize<br />Sahi yeni ve kusursuz başlangı&ccedil;lar yapabilir miyiz<br />G&uuml;zel anılarımızı kaleme alabilir miyiz<br />Hatasız ve nizami hayatlar oluşturabilir miyiz<br />Yeniden tutunabilir miyiz hayata var g&uuml;c&uuml;m&uuml;zle<br />Hep yenilikler ve g&uuml;zellikler mi olur o sayfada&nbsp;<br />Yoksa ge&ccedil;mişin bıraktığı izleri de barındırır mı i&ccedil;inde</p>
<p>***********************************</p>
<p>Yeni sayfalar hep tertemiz ve el değmemiş olur ya<br />Herkesin hayalini s&uuml;sleyen budur aslında<br />Peki bizler temiz d&uuml;ş&uuml;nceli miyiz<br />Bizler el değmemiş hayaller kurabiliyor muyuz hala<br />Yeni bir sayfa ihtimalini tutturmuş gidiyoruz ama<br />Tam şu an şu dakika yeni bir sayfa verilse elimize<br />İlk c&uuml;mlemiz ne olurdu sorduk mu kendimize</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İpteki Cambaz</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ipteki-cambaz</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ipteki-cambaz</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Neden bu ipin üzerindeyim?&quot;
Şarkı: https://open.spotify.com/track/39O2ZVUHRX2HukoEsbUyPx?si=8fd27e85d0164d37 ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_62822270208d4.jpg" length="40319" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 16 May 2022 13:03:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Merve Yağmur</dc:creator>
<media:keywords>ip cambazı, hayat, imkansızlıklar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İpteki Cambaz</strong></p>
<p><em>İlham Veren Şarkı: My Hidden Treasure- Andreas Dalvik </em></p>
<p>Bazen hayat t&uuml;m imkansızlıklarıyla karşında durduğunda, ne yapacağını bilemez halde &ouml;ylece tıkanıp kalıyorsun. Kendine verdiğin s&ouml;zler, tekrarlanmamak &uuml;zere kayda ge&ccedil;en hatalar, m&uuml;h&uuml;rlenmiş eski defterler&hellip; Hepsi o an i&ccedil;in buhar oluyor.</p>
<p>Hi&ccedil;bir şey yapmak istemediğin bir evreye giriyorsun. &Ouml;ylece durup beklemek istiyorsun. Sanki sen &ouml;ylece durursan onca dert ve insan seni g&ouml;rmeyip teğet ge&ccedil;ecek gibi hissediyorsun ama olmuyor işte. Hayat saat gibi işlemeye devam ediyor ve sen ilerlemek zorunda kalıyorsun bir noktada. &ldquo;Neden bu kadar zor olmak zorundasın ki?&rdquo; diye soruyorsun. Ağlayamıyorsun bile bazen. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bir başlarsan bir daha duramayacaksın gibi geliyor.</p>
<p>Sana acı bir şey s&ouml;yleyeyim mi? Ne olursa olsun, ne t&uuml;r acılar &ccedil;ekersen &ccedil;ek nefes almaya, yaşama adapte olmaya devam edeceksin. Ve bundan mutsuz olmayacaksın. Yıkıcı olan da tam olarak bu aslında. Hi&ccedil;bir şeyin &ccedil;ok da &ouml;nemli olmadığı bir evrende, belirli d&ouml;nemlerde belirli şeyleri &ouml;nemseyip sonrasında ardında bırakarak yaşamaya devam ediyorsun. Edeceksin de. Hayat denen ipte bir cambaz gibi maharetli bir şekilde ilerleyeceksin. Durmayacaksın &ccedil;&uuml;nk&uuml; duracak olursan eğer d&uuml;şeceksin. İpin sonuna gelip karşıya ge&ccedil;ene kadar bu d&ouml;ng&uuml; i&ccedil;erisinde yaşayıp bir an bile sorgulamayacaksın. Neden bu ipin &uuml;zerindeyim?</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bazı Geceler</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bazi-geceler</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bazi-geceler</guid>
<description><![CDATA[ Bazı geceler vardır; sanki sonu gelmeyecekmiş gibi hissettiğin... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_627e5cf2e6e41.jpg" length="47536" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 May 2022 16:29:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Merve Yağmur</dc:creator>
<media:keywords>bazı geceler, düşünceler, hisler, zihin, yorgunluk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>İlham Veren Şarkı</em> <em>:Nil İpek-G&ouml;m&uuml;l&uuml;r</em></p>
<p>Bazı geceler vardır; sanki sonu gelmeyecekmiş gibi hissettiğin... Ucu bucağı olmayan dertlerini u&ccedil; uca getirip onlardan bir merdiven yapmak istersin, g&ouml;ky&uuml;z&uuml;ne tırmanabileceğin bir merdiven. Zihnin o kadar karmaşık ve yoğundur ki o gecelerde, buharlaşıp havaya karışmak istersin. Sanki sen havaya karışırsan, hayatın t&uuml;m o kasveti de seninle buharlaşacakmış gibi...</p>
<p>Bazı geceler vardır; bedeninde ki yorgunluğu iliklerine kadar hissedersin. Zihnindeki yorgunluk bedenine de yayılmıştır adeta. Kafanın i&ccedil;inde d&ouml;n&uuml;p duran d&uuml;ş&uuml;ncelerden bir d&ouml;nme dolap oluşturursun b&ouml;yle zamanlarda. İ&ccedil;indeki &ccedil;ocuk da bunu fırsat bilir ve doyasıya eğlenir o gece. O gecenin tek kazananıdır i&ccedil;indeki &ccedil;ocuk, sen ise tek kaybedeni...</p>
<p>Bazı geceler vardır;&nbsp; istemsizce ağlamak gelir i&ccedil;inden...<br />Ortada olmuş hi&ccedil;bir şey yoktur ama senin ağlaman i&ccedil;in bir sebebe de ihtiyacın yoktur. O kadar dolmuşsundur ki, ya da o sıra hayat sana &ccedil;ok koymuştur. Belki sebepsiz yere ağladığını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rs&uuml;n ama g&ouml;zyaşların teker teker s&uuml;z&uuml;lmeye başlayınca anlarsın, hangi sebeple ağladığını.<br />&nbsp; Bazen bastırılmış duygulardır sebep, bazen dalıp dalıp gittiğin derin d&uuml;ş&uuml;nceler.</p>
<p>Ve yine bazı geceler vardır ki; tarifi yapılamaz. Anlatamazsın, anlamlandıramazsın, kendi i&ccedil;inde bir yere koyamazsın. &Ouml;ylece ge&ccedil;er gider, tekrarı olmaz. İşte o geceleri belki sen değil ama bir ka&ccedil; c&uuml;mle anlatabilir; yatağına uzanmışsın, oda karanlık, kulağında kulaklığın takılı, son ses bir m&uuml;zik, g&ouml;zler kapalı, hayaller a&ccedil;ık...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ne Dersin?</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ne-dersin</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ne-dersin</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Belki bir gün&quot; cümlesi üzerine yazılmış bir şiir etkinliğindendi bu şiir. Paylaşmam konusunda tavsiyeler aldım. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_627d1d8874474.jpg" length="52038" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 May 2022 16:44:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>Merve Yağmur</dc:creator>
<media:keywords>belki, bir, gün, kavuşmak, tamamlanmak, yeniden</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Belki bir g&uuml;n kavuşuruz r&uuml;yalarda</p>
<p>O hep dinlediğimiz masallarda</p>
<p>Belki bir g&uuml;n tamamlanırız mısralarda</p>
<p>Ya da ardı arkası kesilmez şiirlerde</p>
<p>**************************</p>
<p>Belki bir g&uuml;n son bulur bu bekleyişlerde</p>
<p>her g&uuml;n yeniden doğarız y&uuml;reklerde</p>
<p>"bir g&uuml;n" lerin yerini "her g&uuml;n"ler&nbsp;</p>
<p>"Sen, ben" lerin yerini "biz" alırız s&ouml;zl&uuml;klerde</p>
<p></p>
<p>11/05/2022</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Olur Muyuz Yeniden?</title>
<link>https://edebiyatblog.com/olur-muyuz-yeniden</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/olur-muyuz-yeniden</guid>
<description><![CDATA[ Yine bir şiir etkinliğimizden bir şiir geliyor. Bu sefer &quot;Şimdi&quot; kelimesi üzerine yazıldı. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_627ee35d47e11.jpg" length="41054" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 May 2022 11:27:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>Merve Yağmur</dc:creator>
<media:keywords>şimdi, güzel günler, gülümsemeler, özlem, geçmiş</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Şimdi her şey yerle yeksan olmuşken</p>
<p>G&uuml;zel g&uuml;nler unutulmuş, g&uuml;l&uuml;msemeler kaybolmuşken</p>
<p>Denizler yosun tutmuş, g&ouml;n&uuml;ller yeni limanlara yelken a&ccedil;mışken</p>
<p>**************************************</p>
<p>Şimdi bir bahar akşamında g&uuml;z yaprakları s&uuml;z&uuml;l&uuml;rken</p>
<p>Mevsimler şaşmış, g&uuml;nd&uuml;zler gecelere karışmışken</p>
<p>Kalemim elden d&uuml;şm&uuml;ş, ellerim sensiz &uuml;ş&uuml;m&uuml;şken</p>
<p>**************************************</p>
<p>Şimdi her şeye, herkese rağmen gel desem yeniden</p>
<p>Kendini arındırıp ge&ccedil;mişin y&uuml;klerinden</p>
<p>Ya da yersiz sitem ve tedirginliklerinden</p>
<p>Gelir misin sahiden?</p>
<p></p>
<p>11/05/2022</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yıkılan Köprülere İthafen</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yikilan-koprulere-ithafen</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yikilan-koprulere-ithafen</guid>
<description><![CDATA[ Kafamda yakıp yıktığım köprüleri temsil eden bir köprü keşfettim... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_627ce3ece4f77.jpg" length="69579" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 May 2022 10:37:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>Merve Yağmur</dc:creator>
<media:keywords>köprü, ithafen, yıkılan</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kalp Ve Zihnin Dansı</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kalp-ve-zihnin-dansi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kalp-ve-zihnin-dansi</guid>
<description><![CDATA[ Yazmak denen şey kalp ve zihnin ahenk içinde dans etmesidir.  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_627ba66a3cbd8.jpg" length="91026" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 11 May 2022 15:06:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Merve Yağmur</dc:creator>
<media:keywords>Yazmak, kalp, zihin, ahenk, ritim, uyum</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>İlham Veren Şarkı: A Cheval &ndash; Lake Isabel</em></p>
<p>İ&ccedil;ime bir h&uuml;z&uuml;n &ccedil;&ouml;kt&uuml; olur olmaz. Ardından apansız bir kalp ağrısı. Sanki h&uuml;z&uuml;n kalbimin bir ucunda bir yangın başlattı ve o yangın giderek kalbime yayıldı. Zihnim bulanıklaştı, d&uuml;ş&uuml;ncelerse berraklaştı. Bilirim ben bu hissi. Zihnimin bedenim aracılığıyla bana verdiği bir t&uuml;r mesajdır bu. &ldquo;Yazma Vakti&rdquo; demek ister. &ldquo;Nerede ne durumda olursan ol &ccedil;ekil bir k&ouml;şeye ve yaz, yeterince olgunlaştı d&uuml;ş&uuml;ncelerin.&rdquo; Onu hep dinlemişimdir. Hi&ccedil;bir zamanda pişmanlık duymadım. Nereden başlayacağımı bilmediğim ve nereye varacağını kestiremediğim binlerce yazı yazdım. Hepsi ailem oldu. Sığındım kimi zaman onlara, kimi zaman kapı dışarı edildim, ağladım, &ouml;fkelendim, kahkahalara boğuldum ama her daim s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;m yazmayı.</p>
<p>Arka planı olduk&ccedil;a karmaşık bir şey yazmak denen mevzunun. Derinlerinde bir şeyler barındırmalısın hatta kimi zaman bunun farkında bile olmayarak yazmalısın. Yazdık&ccedil;a irdeleyip irdeledik&ccedil;e neden o yazıyı yazdığını anlamalısın. Ve sonra fark etmelisin ki sen i&ccedil;ten i&ccedil;e hep bu yazıyı yazmak istemişsin ama zamanını beklemişsin. Daha doğrusu o duygunun olgunlaşmasını. O duygu olgunlaştığında aynı oranda da yoğunlaşmaya başlar kalbinde. Zihninin g&ouml;z ardı edemediği kadar yoğunlaştığında da yazmaya başlarsın bir anda.</p>
<p>G&ouml;zle g&ouml;r&uuml;lemeyen hislerin bu denli g&ouml;z alıcı eserler &ccedil;ıkarmasına şaşırmamak elde olmuyor kimi zaman. Hala yazdıktan sonra son kontrollerimi yaparken&rdquo; Bunu ben mi yazdım sahi?&rdquo; diye sormaktan kendimi alamıyorum.</p>
<p>Her şey zamanını bekler derler. Yazmak da tamamen b&ouml;yledir. Zamanını bekler. Duygusunu, ruh halini ve daha bir&ccedil;ok şeyi. Bazen tıkanıp kaldığında olur. Yazma ihtiyacı hissettiğin ama kelimelerin zihninden kağıda d&ouml;k&uuml;lemediği anlar olur. Ben o anlarda takar kulaklığı beni bu hale getiren ve zihnimin karanlık k&ouml;şesine attığım şeyleri d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r&uuml;m. Ertelediğim acılarımla y&uuml;zleşirim. Hatta onlara meydan okur ve onlar i&ccedil;in sayfalarca dil d&ouml;kerim. O sayfaları kimi zaman yakarım kimi zaman saklarım. Bana &ouml;ğretecekleri varsa ya da hala yarım kalan şeyler varsa &ouml;z&uuml;nde, onları saklı tutarım. Ama benim i&ccedil;in manası kalmadıysa ne zihnimi ne &ccedil;evremi meşgul etmesin diye onları yakar ve sonsuzluğa uğurlarım.</p>
<p>B&ouml;yledir işte yazmak. Kendi i&ccedil;inde bir matematiği vardır ama bunu form&uuml;llerle ya da beyninle &ccedil;&ouml;zemezsin. Kalbin bilir o ritmi, seni kalp y&ouml;nlendirir. Kalbine sağır insanlar hi&ccedil;bir zaman anlamamıştır yazmanın kıymetini. Boşa zaman israfı diyip ge&ccedil;mişlerdir. &Ccedil;ok&ccedil;a kez karşılaştım onlarla. &ldquo;Başka uğraş mı bulamadın?&rdquo;, &ldquo;M&uuml;hendislik okuyorsun alanınla ilgilensene, senin işin sayılarla değil mi neden yazıyorsun?&rdquo; gibi gibi bir&ccedil;ok c&uuml;mle bir&ccedil;ok insan.</p>
<p>Belki de g&uuml;n&uuml;m&uuml;n uzun saatlerini sayılarla ve zihnimin sayısal kısmıyla ge&ccedil;irdiğim i&ccedil;in bu şekilde dinleniyorumdur. Belki de dertlerimle b&ouml;yle baş ediyor, hayattaki sorunlarımı bu yolla &ccedil;&ouml;z&uuml;yorumdur. Belki kalbimi dinlemeyi &ouml;zlediğimde ka&ccedil;ıp ka&ccedil;ıp sayfalara sığınıyorumdur. İşim teknoloji ama ben kendimi işimden ayrıştırmak i&ccedil;in ruhumu taptaze tutmaya &ccedil;alışıyorumdur.</p>
<p>Sorgulamak lazım bazı şeyleri anlamlandırabilmek i&ccedil;in. İnsana bu zihin bunun i&ccedil;in bahşedildi. Hissetmek lazım olabildiğince, bu kalp bunun i&ccedil;in var. Ve her ikisine de vakit ayırmak &ccedil;ok kıymetli &ccedil;&uuml;nk&uuml; insanı diğer varlıklardan ayırabilen şey budur. Kalp ve zihnin b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; sağlamak ve korumak. Ben buna &ouml;nem veriyorum ve vakit ayırıyorum. Kendimi bir taraf se&ccedil;mek i&ccedil;in şartlandırmıyorum. G&uuml;zel olan da bu zaten. İnsanı yazmaya teşvik eden ve geliştiren şey tam da bu. Kalp ve zihnin ahenk ve uyumu.</p>
<p>Yazmak b&ouml;yledir işte. Dans etmek gibi. Hem bir matematiğe g&ouml;re ilerler hem de m&uuml;ziğin ritminin sende uyandırdığı duyguya g&ouml;re. Sen her ikisini dengeli bir şekilde g&ouml;t&uuml;rebilirsen dans edersin. Ritme takılı kalan yapacağı hareketi ka&ccedil;ırır, harekete takılanın ayakları birbirine dolanır.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gökyüzünden Bir Yıldız Seçtim</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gokyuzunden-bir-yildiz-sectim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gokyuzunden-bir-yildiz-sectim</guid>
<description><![CDATA[ Ben size inandım. Kalbimdeki, zihnimdeki taşları kaldırıp attım. Gökyüzünde kendime bir yıldız seçtim. Ona her baktığımda şuan ki hislerimi ve aldığım kararları hatırlamak için. Hadi! Sizde bir yıldız seçin ve bana katılın. Burada sizleri bekliyor olacağım. Işığınızın solmadığı nice güzel yarınlarda görüşürüz. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_627a77375143b.jpg" length="88791" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 10 May 2022 17:32:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>Merve Yağmur</dc:creator>
<media:keywords>Gökyüzü, yıldız, kişiselblog</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bazen koşarsın olabildiğince hızlı, bir şeylerden ka&ccedil;arsın adeta. Sonra ansızın bir taşa takılırsın ve d&uuml;şersin. Şiddetli bir ağlama n&ouml;beti eşliğinde taşa kızmaya başlarsın. O an hayat ve &ouml;n&uuml;ndeki engeller ya da y&uuml;reğinde taşıdığın y&uuml;kler o taşın siluetine b&uuml;r&uuml;n&uuml;r ve sen aslında t&uuml;m o şeylere isyan edersin. Nihayet sakinleştiğinde farkına varırsın. Hayatın koşuşturmacasına kendini &ouml;yle kaptırmışsındır ve duygularını &ouml;ylesine ertelemişsindir ki bu hale kendini yine kendin getirmişsindir aslında. Bazen bize engel olan, bulduğumuz tonlarca sebep ya da imkansızlık olarak nitelendirdiğimiz şeyler değildir.<br />Bazen kendimize bizzat kendimiz engel oluruz. İ&ccedil;ten i&ccedil;e istemeyiz, g&uuml;venmeyiz belki de inanmayız kendimize. Bunu sesli s&ouml;yleyebilecek cesareti bulmak yerine nedenler sıralamak daha kolay gelir.<br /><br />Bazen bazı şeyleri g&ouml;z&uuml;m&uuml;zde biz b&uuml;y&uuml;t&uuml;r&uuml;z. Başımıza gelen şeyler, yaşanılan onca olay yaşandığı kadardır aslında. Biz altında farklı manalar ararken olayı karmaşıklaştırırız. Her şey m&uuml;kemmel olsun isteriz ve her detay &uuml;zerine uzun uzun d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r&uuml;z. Oraya o &ccedil;izgiyi &ccedil;izmek ya da oraya o virg&uuml;l&uuml; koymak belki bir&ccedil;ok insan i&ccedil;in bir anlam ifade etmeyecektir ama bizler yine de onunla uğraşırız.<br /><br />Sorun kendimize karşı d&uuml;r&uuml;st olamamak ve bir&ccedil;ok şeyi fazla irdelemek aslında. Bizi yoran da bizi biz yapan da bu &ouml;zelliklerimiz ve bunlardan vazge&ccedil;emeyiz, istesek de yapamayız bunu.<br /><br />Benim gibi takıntılı, detaycı ve m&uuml;kemmeliyet&ccedil;i biriyseniz bu s&ouml;ylediklerimin hepsine evet diye haykırmak istemişsinizdir biliyorum. Hadi! Birbirimizin elinden tutalım ve bu d&uuml;zene karşı koyalım. Kendimizi yine kendimiz iyileştirelim ve bunu başarmanın gururunu yaşayalım. Birbirimize inanalım, sebeplerimizi uzay boşluğuna fırlatalım. Sevelim sevilelim hep birlikte. Acılarımızı, yaşanmışlıklarımızı hatta yaşayamadıklarımızı da kabullenelim birlikte. Birlikte g&uuml;&ccedil;l&uuml; ve g&uuml;zeliz. Başarabiliriz.<br /><br />Ben size inandım. Kalbimdeki, zihnimdeki taşları kaldırıp attım. G&ouml;ky&uuml;z&uuml;nde kendime bir yıldız se&ccedil;tim. Ona her baktığımda şuan ki hislerimi ve aldığım kararları hatırlamak i&ccedil;in. Hadi! Sizde bir yıldız se&ccedil;in ve bana katılın. Burada sizleri bekliyor olacağım. Işığınızın solmadığı nice g&uuml;zel yarınlarda g&ouml;r&uuml;ş&uuml;r&uuml;z.</p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 27/05/2021</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Banklar</title>
<link>https://edebiyatblog.com/banklar</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/banklar</guid>
<description><![CDATA[ Banklar özeldir ve çok fazla şey taşırlar üzerlerinde... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_62796ebb4bcf6.jpg" length="127518" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 09 May 2022 22:44:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>Merve Yağmur</dc:creator>
<media:keywords>Banklar, düşünceler, hisler, geçmiş, anılar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Banklar &ouml;zeldir ve &ccedil;ok fazla şey taşırlar &uuml;zerlerinde. Kiminin ge&ccedil;mişinin y&uuml;k&uuml;n&uuml;, kiminin gelecek telaşını, ilk aşları, ilk aşk acılarını&hellip; Her gelen bir yenisini ekler, banklar ise onları sessizce dinler. Derdine ortak, yalnızlığına dost olur. Kar, kış, yağmur fark etmez hep oradadır. Bıraktığın yerde, Bıraktığın hislerle seni bekler.&nbsp;</p>
<p>Şehirler unutulur belki, semtler, sokaklar... Ama banklar unutmaz asla. O sokak lambasının altında saatlerce oturduğun, zamanın milim ilerlemediği, &uuml;zerine yağan kar tanelerinin bile i&ccedil;ini soğutamadığı o banklar. Hayatın koşuşturmacasına bir s&uuml;reliğine mola verip dinlendiğin, etrafındakileri yok sayıp i&ccedil;ine kulak verdiğin, kafanda bir şeyleri halletmiş bir şekilde kalktığın o banklar.&nbsp;</p>
<p>Unutulmazlar. Ne o banklar ne de o bankta otururken yaşadığın, d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n şeyler. Uzunca bir zaman sonra &ouml;n&uuml;nden ge&ccedil;ip gitsen bile, ge&ccedil;en zamanın eskitemediği o duygular yeniden yeşerir g&ouml;nl&uuml;nde. Her &ouml;n&uuml;nden ge&ccedil;işinde başka bir r&uuml;zgar eser zihninde. Alır g&ouml;t&uuml;r&uuml;r seni g&ouml;ky&uuml;z&uuml;nde s&uuml;z&uuml;len kar taneleri gibi...&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Annem&amp;apos;e</title>
<link>https://edebiyatblog.com/anneme</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/anneme</guid>
<description><![CDATA[ Yine yeni bir tecrübe ve yine ona yakışan bir başlangıç yapmam gerekiyordu. Bugün güzel bir gün ve bu kadın benim dünyamın mimarı. Bundan daha iyi bir gün ve sebep olmazdı. Bu tecrübemde de desteğini yanıbaşımda hissetmek istedim. O iyi ki var ve iyi ki benimle. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_6278098ecccfa.jpg" length="50481" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 May 2022 17:08:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>Merve Yağmur</dc:creator>
<media:keywords>Anne, Anneler günü, saf sevgi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bundan yıllar &ouml;nce bir mektup yazmıştım anneler g&uuml;n&uuml;nde. &Ouml;ylece i&ccedil;imden ne ge&ccedil;tiyse ve ne kadar el verdiyse kelimelerim. Yaşım k&uuml;&ccedil;&uuml;kt&uuml;, yazım kargacık burgacık ama sen o mektubu okuduğunda yarım saat boyunca ağlamıştın.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Anlayamadım başlarda hatta yanlış bir şey yaptığım d&uuml;ş&uuml;ncesine kapıldım. &Ouml;z&uuml;r dilemek i&ccedil;in yanına geldim ve hi&ccedil; beklemediğim bir şekilde bana sımsıkı sarıldın. "İyi ki varsın annecim." dedin.&nbsp;Yıllar da ge&ccedil;se &uuml;zerinden hala hatırladığında g&uuml;zel tebess&uuml;m&uuml;n&uuml; eksik etmezsin y&uuml;z&uuml;nden.</p>
<p></p>
<p>O zamanlar k&uuml;&ccedil;&uuml;kt&uuml;m ama kalbim kocamandı. Yaş b&uuml;y&uuml;d&uuml;k&ccedil;e kalp ya k&uuml;&ccedil;&uuml;l&uuml;yor ya katılaşıyor sanırım emin olamıyorum ama bana her g&uuml;zel kalpli olduğumu s&ouml;yleyen insana "Annemin izinden gidiyorum. Onun sayesinde hala k&uuml;&ccedil;&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;mde taşıdığım o kalbi taşıyabiliyorum." diyorum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu ger&ccedil;ekten b&ouml;yle annem. Hep senin izinden, senin hayatıma kattığın g&uuml;zel ışıltılardan dolayı k&uuml;sm&uuml;yorum hayata. Hep yeni bir umut tohumu ekiyorum kalbime, yeni hedefler, hırslar... Tıpkı senin bana &ouml;ğrettiğin gibi hep en iyisini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Senin de dediğin gibi "Polyanna'cılık" oynuyorum. Hatta fark ettim ki eskiden sana kızdığım ne varsa (bu oyun &ouml;rneğin) hepsini yapmaya başlamışım. Fark etmeden, kendiliğinden yapıyorum bunları. Her idrak ettiğimde g&uuml;l&uuml;mseyip "İyice anneme benzedim." diyorum kendi kendime.</p>
<p>G&uuml;nden g&uuml;ne sana benzemek, senin k&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;k bir par&ccedil;anı bile kendi b&uuml;nyemde taşıyabilecek g&uuml;&ccedil;te olmaktan &ccedil;ok mutluyum ve gurur duyuyorum. Hatta ileride anne olursam senin gibi bir anne olabileceğim ihtimaliyle kendimi g&uuml;vende, g&uuml;&ccedil;l&uuml; hissediyorum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bir evladım olur ve ben senin gibi olamazsam ne yaparım bilemiyorum.</p>
<p>Bu d&uuml;nyaya senin g&ouml;zlerin gibi bakmak i&ccedil;in her g&uuml;n tecr&uuml;be kazanmaya &ccedil;alışıyorum. Seni d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum acaba annem olsa ne yapardı, ne d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rd&uuml;. Allah seni başımızdan eksik etmesin.????????</p>
<p>Sen benim yaşlarımdayken nasıl bir evlat hayal ediyordun, ne kadarını karşılıyorum inan bilmiyorum. Elimden geldiğince hayatın her anında yanı başında olmaya, hep dimdik ve hep tuttuğunu koparan o kız olmaya &ccedil;alışıyorum. Hep daha ileriye giden, daha d&uuml;r&uuml;st, daha erdemli biri olmaya &ccedil;alışıyorum. Umarım başarabiliyorumdur &ccedil;&uuml;nk&uuml; senin evladının k&ouml;t&uuml; olma ihtimali olamaz. Olsa olsa Annesine benzememiştir. :)</p>
<p>Hep benim hayatımı anlatan bir kitap yaz diyip duruyorsun ya. Ben yavaş yavaş başlamıştım aslında. Asla senin hayatını anlatabilecek kadar g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir kalemim yok tabii ama deniyoruz işte bir şeyler. :) Şimdi bu yazının sonuna o kitaptan bir kesit bırakıyorum. Ve bu hayatta beni yalnız bırakmadığın, mesafeleri bir kalp sıcaklığıyla yok ettiğin, beni koşulsuz şartsız sevip d&uuml;nyanın en değerli insanı gibi hissettirdiğin i&ccedil;in teşekk&uuml;r ediyorum. Umarım k&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;k de olsa aynı hisleri sana yaşatabiliyorumdur. Seni seviyorum d&uuml;nyanın en g&uuml;zel gamzelerine ve şen kahkahalarına sahip kadın. Hep g&uuml;l hep g&uuml;ld&uuml;relim seni &ccedil;&uuml;nk&uuml; g&uuml;lmek en &ccedil;ok sana yakışıyor evimizin her şeyi.</p>
<p>P.S: Bahsettiğim yazı.</p>
<p>"G&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m ilk g&uuml;n ışığı</p>
<p>D&uuml;nyaya g&ouml;zlerimi ilk a&ccedil;ışımda bir &ccedil;ift kahverengi g&ouml;zle karşılaştım. O zaman ne g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m en g&uuml;zel kahverenginin o olduğundan ne de bana en şevkatli bakacak g&ouml;zlerin o g&ouml;zler olduğundan habersizdim.&nbsp; Ne olursa olsun o g&ouml;zler benden şevkatini, sevgisini esirgemedi ve o g&ouml;zlerin sahibi ne yaşarsa yaşasın kalbindeki sevgiden, merhametten ve inancından asla vazge&ccedil;medi. O g&ouml;zler g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m en g&uuml;&ccedil;l&uuml; kadının ,annemin, g&ouml;zleriydi. Ben bir g&uuml;n onlar gibi bakabilmek i&ccedil;in her g&uuml;n tecr&uuml;be kazanmaya &ccedil;alışıyorum. Onların &ccedil;eyreği bile olamayacak olsa da bu g&ouml;zler, onlarla bakışabildikleri i&ccedil;in bile bir &ouml;m&uuml;r kendilerini şanslı hissedecekler.&nbsp;</p>
<p>G&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m ilk g&uuml;n ışığıydı g&ouml;zlerin ruhumun beden bulmasına vesile olan g&uuml;zel kadın. Sense d&uuml;nyamı aydınlatan hoş tebess&uuml;ml&uuml; g&uuml;neşim&hellip;"</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>