<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Nazım Köyce</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/nazim-koyce</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Nazım Köyce</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>İnsan ve Vicdan</title>
<link>https://edebiyatblog.com/insan-ve-vicdan</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/insan-ve-vicdan</guid>
<description><![CDATA[ İnsan olarak doğmak herkese nasip olsa da insan olarak ölmek herkese nasip olmuyor…  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_628cb205a4777.jpg" length="49482" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 May 2022 13:23:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nazım Köyce</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">İnsan olarak doğmak herkese nasip olsa da insan olarak &ouml;lmek herkese nasip olmuyor. Huzurlu&nbsp;</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">İnsan olmak ile vicdanlı olmak arasında doğru orantı vardır. Ne kadar vicdanlı olursa insanoğlu o kadar da insan olur. Vicdanın da yardımcı hisleri vardır; merhamet, sevgi, minnet, vefa, izzet, sadakat gibi&hellip; Bu yardımcı dediğimiz hisler ne kadar yoğun olursa vicdanın sesi de o kadar yankılı olur ve haddi zatında insanı yanlış şeyler yapmaktan alıkoyar.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Osmanlı&rsquo;da kasaplara yılın belli ayında kanunen zorunlu olarak bah&ccedil;ıvanlık yaptırılırmış. Kasapların hemen hemen her g&uuml;n hayvan kesersek elde ettiği saldırganlık hissinin kaybolmasını ve merhamet hissini tekrar kazanmasını sağlamak i&ccedil;in bu şekilde bir uygulama yapılıyormuş.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Her insanın fıtratında olan vicdana takılı olan mezkur hisleri uyandırmak bizim elimizde aslında. Bir bitki veya hayvan besleyerek merhamet duygumuzun artmasına sebep olabiliriz. Bizden durumu daha k&ouml;t&uuml; olan insanlara yardım ederek, sevgi, vefa, gibi g&uuml;zel duyguların i&ccedil;imizde yeşermesini ve hatta yoğunlaşmasını sağlayabiliriz. Velhasıl insan olmak, olmaya &ccedil;alışmak, insan kalmak, yine insanın kendi elinde.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">İnsan k&ouml;t&uuml;l&uuml;k yaptık&ccedil;a i&ccedil;indeki t&uuml;m g&uuml;zel duyguları da yavaş yavaş &ccedil;&uuml;r&uuml;t&uuml;r ve bir zaman sonra vicdanın da sesi kesilir &ccedil;&uuml;nk&uuml; vicdana yardımcı t&uuml;m hisler de &ouml;lm&uuml;şt&uuml;r. İnsanı insan yapan değerler &ouml;ld&uuml;ğ&uuml; i&ccedil;in aslında insanın kendisi &ouml;lm&uuml;şt&uuml;r de diyebiliriz. &Uuml;stelik katili yine kendisi olmuştur.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kadın Sandım</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kadin-sandim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kadin-sandim</guid>
<description><![CDATA[ Ben kadın sandım… ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_6280205039e45.jpg" length="62938" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 15 May 2022 00:37:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nazım Köyce</dc:creator>
<media:keywords>kadın, şiir, hayat</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p2"><span class="s2">G&ouml;lgeleri uzayıp kısalıyordu binaların</span></p>
<p class="p2"><span class="s2">K&ouml;şe başında mini etekli İstanbul</span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Boğazında hevesleri kalmış&nbsp;</span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Ben kadın sandım</span></p>
<p class="p3"><span class="s2"></span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Ge&ccedil;iyordu g&ouml;ky&uuml;z&uuml;nden kara bir bulut </span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Yağmur rahmet midir sel olursa</span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Yağmursuzluk duasına &ccedil;ıkmıştı bir kakt&uuml;s </span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Ben kadın sandım</span></p>
<p class="p3"><span class="s2"></span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Başaklar sararıyordu </span></p>
<p class="p2"><span class="s2">R&uuml;zgarla dans ediyordu </span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Un olmamıştı, ezildik&ccedil;e kıymetleniyordu </span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Ben kadın sandım </span></p>
<p class="p3"><br /><span class="s2"></span></p>
<p class="p2"><span class="s2">D&ouml;n&uuml;p baktım ufka </span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Akşam &uuml;zeriydi</span></p>
<p class="p2"><span class="s2">G&uuml;neş kanlı gelinlik giymişti</span><span class="s2"></span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Ben kadın sandım </span></p>
<p class="p3"><span class="s2"></span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Aynada kanlı bir y&uuml;z g&uuml;l&uuml;ms&uuml;yordu </span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Sır&ccedil;ası parampar&ccedil;a </span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Sil&uuml;eti h&uuml;z&uuml;n olarak d&uuml;ş&uuml;yordu karşı duvara</span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Yorgunluk doğuruyordu gece</span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Ben kadın sandım </span></p>
<p class="p3"><span class="s2"></span></p>
<p class="p2"><span class="s2">R&uuml;ya mıydı, d&uuml;ş m&uuml;yd&uuml;</span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Hepsi ger&ccedil;ekti </span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Boğazında kalmıştı hevesleri</span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Yağmursuzluk duasına &ccedil;ıkmıştı g&ouml;zleri</span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Ezildik&ccedil;e kıymetleniyordu</span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Kan rengiydi gelinliği</span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Kalbine &ouml;rd&uuml;ğ&uuml; duvarlar arasında kaldım </span></p>
<p class="p3"><span class="s2"></span></p>
<p class="p2"><span class="s2">| nazım k&ouml;yce </span></p>
<p class="p3"><span class="s2"></span></p>
<p class="p3"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Toprak ve Kalp</title>
<link>https://edebiyatblog.com/toprak-ve-kalp</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/toprak-ve-kalp</guid>
<description><![CDATA[ Her kalp topraktır aslında… ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/04/image_750x500_6258860f11d2b.jpg" length="38752" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Apr 2022 23:38:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nazım Köyce</dc:creator>
<media:keywords>Kalp, toprak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Benim adım toprak.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Suya aşık.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Hayat, d&ouml;ner durur i&ccedil;imde.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bin tohum rahmimde.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">&Ouml;l&uuml; de benden &ccedil;ıkar diri de.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Benden yaratılan insan beni tanırsa,</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Elbette kendini de tanır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bak nasıl? </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Her insanın kalbi de bir topraktır aslında </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Ne ekerse o yeşerir kalpte;</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Sevgi ekerse muhabbet </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Hased ekerse nefret </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">İnkar ekerse cehennem </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">İman ekerse cennet&hellip; </span></p>
<p class="p2"></p>
<p class="p2">nazım k&ouml;yce&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hayır</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hayir</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hayir</guid>
<description><![CDATA[ Her şey mükemmel gidiyor… ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_62126959f420d.jpg" length="27436" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 20 Feb 2022 19:17:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nazım Köyce</dc:creator>
<media:keywords>hayır, hikaye, psikoloji</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&ldquo;Yarın sınavım var gelemem,&rdquo; dedi telefonun diğer ucundan. Yarınki sınavını unutarak, tam da sınav saatinde ona buluşma teklifi yapmakla utandım a&ccedil;ıkcası. B&ouml;ylesi k&uuml;&ccedil;&uuml;k potlar kırdığım zamanlarda, kızmaz, aptallığımı y&uuml;z&uuml;me vurmazdı. Benim anlamamı beklerdi. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; pişman olmayı biliyordum, hatamı d&uuml;zeltmeyi de. Bu &ouml;zelliğimi o da biliyordu. Tanınmanın, &ccedil;ok iyi tanınmanın mutluluğunu yaşıyordum a&ccedil;ık&ccedil;ası.&nbsp;<br /><br />&ldquo;Tamam,&rdquo; deyip kapattım telefonu. Daha fazla uzatıp da canını sıkmak istemedim. Sınav &ouml;ncesi stresli olurdu.&nbsp;<br />Beş dakika sonra kendisi aradı. &ldquo;Ne oldu,&rdquo; sorusunu ağzımda bırakarak, &ldquo;Sınavdan sonra beni, Yaşg&uuml;n&uuml; Pastanesinde, ikinci katta, aynı masada bekle,&rdquo; dedi. 'Ne oldu?' sorusu gibi &lsquo;Tamam, beklerim,&rsquo; c&uuml;mlesi de ağzımdan &ccedil;ıkmadan kapattı telefonu. G&uuml;ld&uuml;m. G&uuml;ld&uuml;m &ccedil;&uuml;nk&uuml; biliyordum ki telefonun &ouml;b&uuml;r ucunda yaptığı bu muzipliğe kendisi de g&uuml;l&uuml;yordu. Neden sonra aklıma geldi, iyi de saat ka&ccedil;ta gidecektim pastaneye. Sonra her kpss sınavının standart olarak saat iki de bittiğini anımsayınca rahatladım.<br />Bu t&uuml;r buluşmalarda sabah erkenden başlardı hazırlığım. Banyo yapılacak. Elbiseler &uuml;t&uuml;lenecek. (&Ccedil;oraplarımı bile &uuml;t&uuml;lerdim.) En sevdiği parf&uuml;m sıkılacak. Traş olunacak. Traşı sinek kaydı olmuyordum. Kirli sakalı severdi. Sadece y&uuml;z&uuml;mde karartısı belli olan sakalımın etrafını makine ile d&uuml;zeltiyordum. Saat ikiye doğru hazırlığım bitti. Anneme ne zaman, 'ben &ccedil;ıkıyorum,' desem, hava kararmadan gelmemi s&ouml;ylerdi. Onun g&ouml;z&uuml;nde ben hep k&uuml;&ccedil;&uuml;ğ&uuml;m, t&uuml;m anneler gibi.</p>
<p>Son anda hatırladığım, onun en sevdiği beşiktaş amblemli saatini de koluma takıp &ccedil;ıktım evden. Y&uuml;r&uuml;me mesafesiyle beş dakikalık yoldu Yaşg&uuml;n&uuml; Pastanesi. Pastanedeki herkes beni tanırdı. &ldquo;Oooo Metin beyler teşrif etmişler. Yeriniz hazır efendim,&rdquo; konuşmaları eşliğinde sanki bir t&ouml;ren havasında ikinci kata benim i&ccedil;in ayrılmış olan masaya gider otururdum. Beklediğim gibi de oldu. İkinci kara &ccedil;ıkıp her zaman oturduğumuz masaya oturdum.&nbsp;<br /><br />O anı &ccedil;ok seviyordum. Sevdiğim insanı bekleme anı, m&uuml;thiş huzur veriyordu. Geleceğini bildiğimden olsa gerek umut hep yeşil ışığını yakıyordu kalbimde. Geleceği saati kesin bilsem de &ouml;nceden yollara bakıp, ona benzer birini g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;mde o olmasa bile anlık olarak &ldquo;işte geliyor,&rdquo; heyecanı mutlu ediyordu beni. Nihayet kapıdan girdiğini g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;mde ise garsonu &ccedil;ağırdım. Onun ne i&ccedil;eceğini sormama gerek yoktu. A&ccedil; da olsa her sınav &ccedil;ıkışı &ouml;nce sade kahve i&ccedil;er yemeğini sonra yerdi. Ve sonunda gelip oturdu karşıma. &Ccedil;ok mutlu g&ouml;r&uuml;n&uuml;yordu. Sınavının nasıl ge&ccedil;tiğini sorduğumda ise iyi demişti coşkuyla.</p>
<p>&Ccedil;ağırdığım garsonun, &ldquo;ne alırdınız bey efendi?&rdquo; sorusu şaşırtmıştı beni. &nbsp; &Ccedil;&uuml;nk&uuml; hepsi beni tanır ve hi&ccedil;bir şey istemeden sevgilimle oturduktan beş-on dakika sonra iki kahve gelirdi. Dalgın şekilde dışarıyı izlerken afallamış gibi kafamı kaldırıp y&uuml;z&uuml;ne baktım. &ldquo;Beni tanımıyor musun sen?&rdquo; Dedim. Bu defa afallama sırası ondaydı. Sevdiğim kadının yanında olay &ccedil;ıkarmamak i&ccedil;in sakince garsona iki kahve getirmesini s&ouml;yledim. Lise &ouml;ğrencisi gibi bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml; olan bu gen&ccedil; garsonun hala ağzı oynuyordu fakat sesi &ccedil;ıkmıyordu. &ldquo;Konuşsana bilader,&rdquo; dedim. G&uuml;lecek gibi oldu. &ldquo;Bey efendi iki kahve diyorsunuz da diğeri kime?&rdquo; Dedi. Bu sa&ccedil;ma soru karşısında sinirlendim. Beynimden vurulmuşa d&ouml;nd&uuml;m. Sonra Aysel&rsquo;i işaret ederek, &ldquo;g&ouml;rm&uuml;yor musun kardeşim?&rdquo; dedim hiddetle. Masanın &ouml;rt&uuml;s&uuml;n&uuml; &ccedil;ekip, fırlatıp attım ortaya bir hışımla. G&uuml;r&uuml;lt&uuml;ye olsa gerek tanıdığım garsonlardan biri geldi, &nbsp;&ldquo;Tamam Metin abi kusura bakma, &ouml;z&uuml;r dilerim arkadaş adına , kahvelerinizi hemen getiriyorum,&rdquo; dedi. Ben de Aysel'den bu tatsız olay i&ccedil;in &ouml;z&uuml;r diledim. Beş dakika sonra kahvelerimiz geldi. Biz sohbet ederken kızdığım garson ve yanındaki dışarıdan bir arkadaşı uzaktan konuşuyorlardı. Arada bir bize doğru baktıklarından benim hakkımda konuştuklarını anlıyordum. Sonra yine &ouml;fkelendim bu rahatsız edici bakışlardan. Masadaki tuzluğu fırlattım &uuml;zerlerine. K&uuml;rdanları da atacaktım demeye kalmadan oktor s&ouml;z&uuml;m&uuml; kesti. <br />"Bu olaydan sonra tekrar pastaneye aldılar mı seni?"&nbsp;<br />&ldquo;Evet sorun yok hep gidiyoruz aşkımla oraya.&rdquo;&nbsp;<br />&ldquo;Aysel&rsquo;in tepkisi ne oldu peki?&rdquo;<br />&ldquo;Aysel yanımda ona sorsanıza.&rdquo;<br />&ldquo;Orada Aysel yok. O senin beyninde oluşturduğun kurgu. Kurgu da değil aslında, ge&ccedil;en sene bir pazar g&uuml;n&uuml; kpss sınavı &ccedil;ıkışında sonra seninle buluşmaya gelirken yolda araba &ccedil;arpması sonucu vefat eden sevgilindi o senin. Her pazar g&uuml;n&uuml; de aynı saatte o masada oturup birlikte s&ouml;zde kahve i&ccedil;iyorsunuz. Onun &ouml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; kabullenmelisin. Artık onu unutmalısın. Eğer bir daha insanlara zarar verirsen seni hastaneye yatırmak zorunda kalacağım...&rdquo;&nbsp;<br /><br /></p>
<p>nazım | k&ouml;yce</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Aşkın Vicdan Hikayesi</title>
<link>https://edebiyatblog.com/askin-vicdan-hikayesi-1744</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/askin-vicdan-hikayesi-1744</guid>
<description><![CDATA[ Sana benzedim… ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_621229df2b9e0.jpg" length="33957" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 20 Feb 2022 14:47:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nazım Köyce</dc:creator>
<media:keywords>aşk, vicdan, hikaye</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Her insan kendine benzeyeni sever, en &ccedil;ok. Belki de sana benzemediğim i&ccedil;in sevmedin beni, kim bilir. Ben de sana benzemek istedim sonra. </span></p>
<p class="p2"><span class="s1"></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Sosyal medyada bir kızla tanıştım. &Ouml;nce o mesaj attı, &ldquo;Şiirleriniz &ccedil;ok g&uuml;zel, ilgiyle takip ediyorum.&rdquo; diye yazdı. Teşekk&uuml;r ettim ve b&ouml;ylece başladık bir aşk ser&uuml;venine, tabii ona g&ouml;re aşk. </span></p>
<p class="p2"><span class="s1"></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Sizli bizli konuşmalar, senli benliye d&ouml;nd&uuml;. Telefonlarımızı verdik birbirimize. Geyik muhabbetleri gırla, kakara kikiri, mesajlarda, g&uuml;l&uuml;c&uuml;k emojileri, &ccedil;i&ccedil;ek b&ouml;cek emojileri, kalp emojileri, &ouml;p&uuml;c&uuml;k emojileri havada u&ccedil;uşmaya başladı. Kız halinden &ccedil;ok memnundu. Sonra &ldquo;Seni seviyorum.&rdquo; dedi. &ldquo;Ben de seni seviyorum.&rdquo; dedim. Seni &ouml;zl&uuml;yorum, ben de&hellip; Sensiz yapamam, ben de&hellip; Sen benim her şeyimsin, sen de benim&hellip; Hayatıma renk kattın, <span class="Apple-converted-space">&nbsp; </span>sen de benim hayatıma&hellip; </span></p>
<p class="p2"><span class="s1"></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Aslında zerre kadar sevgi yoktu i&ccedil;imde. Senin bana yaptığın gibi yapıyordum işte, sen oluyordum,<span class="Apple-converted-space">&nbsp; </span>sana benziyordum.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">&Ouml;nce umut vererek sevdiğime inandırıp sonra da ayrılacaktım hi&ccedil;bir şey yokmuş gibi. Kendimden tiksinti duydum bir an. Sen de duyuyor musun bilmiyorum? Her neyse. Yaptığımın &ccedil;irkin bir şey olduğunun farkındaydım.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">İyice inandırmıştım onu sevdiğime. Buluşmalarımız oldu, kahve fasılları, muhabbetler, &ouml;p&uuml;şmeler, k&uuml;smeler, barışmalar, tripler, adam gibi sevgili olmuştuk, sırılsıklam aşıktık&hellip; O aşıktı.&nbsp;</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Sevgisinin nirvanaya ulaştığı zamanlardı ve artık soğumuş gibi davranmaya başladım. Kurbanımın &uuml;z&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n farkındaydım. Umursamadım, umursamıyormuş gibi yapıyordum, aslında umursuyordum, &uuml;z&uuml;l&uuml;yordum perişan olmuş h&acirc;line. G&ouml;r&uuml;ld&uuml; yazdığı halde mesajlarına cevap vermez oldum. Sinirleniyordu; &ldquo;Neyin var senin Allah&rsquo;ın belası! Hani &ccedil;ok seviyordun şerefsiz!&rdquo; diye k&uuml;f&uuml;rl&uuml; mesajlar atıyordu. </span></p>
<p class="p2"><span class="s1"></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bir hafta falan g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m h&acirc;lde mesaj atmadım. Sonra bir arkadaşının facebooktaki paylaşımında, onun hastanede olduğunu &ouml;ğrendim. Arkadaşlarına durumunun &ccedil;ok ciddi olduğunu ve dua etmelerini istiyordu.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">O an vicdanım silahı &ccedil;ekip kafama dayadı ve ateş etti. &lsquo;&Ouml;lmelisin sen pislik adam&rsquo; dedi. &lsquo;Haklısın&rsquo; dedim. &Ouml;fkeli bir katilin kurbanının boğazını sıkar gibi sıkıyordu sanki boğazımı. Nefes alamıyordum. Telaşla hastaneye koştum. Ve yine beni g&uuml;l&uuml;mseyerek karşıladı. Seven insanlar b&ouml;yledir işte, ağzına da s*&ccedil;san g&uuml;lerek karşılıyor. Şimdi sen gelsen ben de seni b&ouml;yle karşılardım. Uzaktan bakınca aptallık gibi g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor ama n&rsquo;apsın, seviyordu ve ayrılmak istemiyordu.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kendimden iğrendim o g&uuml;n hastanede. Meğer sen ne kadar o*ospu &ccedil;ocuğuymuşsun. Ne kadar adi ve şerefsiz bir kişiliğin varmış. Sana benzemekten utandım, tiksinti duydum.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Sonra ne mi oldu o kadına? Bir m&uuml;ddet sonra kendisi ayrıldı. Bir m&uuml;ddet dediğim iki yıl. Sinsice yaptım bu işi, planlı programlı, &uuml;zmeden, sezdirmeden, incitmeden, ayırdım onu kendimden. Senin gibi seviyormuş gibi g&ouml;r&uuml;n&uuml;p umut verdikten sonra pat diye ayrılmadım. Bir hayatın anasını ağlatmadım, bir kalbi par&ccedil;alayıp yol kenarına atmadım yani.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Ateş yaktık&ccedil;a soğurmuş, soğumuşsundur umarım. Neyse boş ver. Olacağı varmış, kadermiş, nasipmiş, kısmetmiş, hayırlısıymış, falan filan işte!</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"></span></p>
<p class="p2"><span class="s1"></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Nazım K&ouml;yce</span></p>
<p class="p2"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Melek ve İnsan</title>
<link>https://edebiyatblog.com/melek-ve-insan</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/melek-ve-insan</guid>
<description><![CDATA[ Melek olmak istemiyorum… ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61d360c7a166d.jpg" length="139198" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 03 Jan 2022 23:47:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nazım Köyce</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&ldquo;&Ccedil;ok ş&uuml;k&uuml;r ayakkabımın ipini bağladım.&rdquo; dedi.</p>
<p>&ldquo;Ayakkabının ipini bağlarken bile ş&uuml;k&uuml;r m&uuml; ediyorsun.&rdquo; dedi yanındaki.</p>
<p>&ldquo;Evet.&rdquo; dedi, gayet kendinden emin bir şekilde.&nbsp;</p>
<p>&ldquo;Peki ondan daha &ouml;nemli olan şeyler var; nefes almak gibi mesela. Her nefes alış verişinde dahi ş&uuml;k&uuml;r m&uuml; edeceksin?&rdquo; İstihza eder gibi hafif g&uuml;l&uuml;msedi. &ldquo;Buna g&uuml;&ccedil; yetiremezsin.&rdquo; diye ekledi.&nbsp;</p>
<p>&ldquo;Biliyorum. Ama g&uuml;c&uuml;m olsa her nefes alış verişimde de ş&uuml;k&uuml;r edeceğimi Allah biliyor.&rdquo; dedi. D&uuml;ş&uuml;n&uuml;yormuş gibi bir m&uuml;ddet yere bakıp sustu. &ldquo;Ama milyarlarca yıl secdede kalıp Allah&rsquo;a ş&uuml;kreden meleklerin olduğunu duymuştum. Ben de o melekler gibi olmak isterdim.&rdquo; Bir an i&ccedil;in kendisini melekler gibi milyarlarca yıl secde halinde d&uuml;ş&uuml;n&uuml;nce mutlu oldu.&nbsp;</p>
<p>&ldquo;Ben o melekler gibi olmak istemezdim.&rdquo; dedi yanındaki.&nbsp;</p>
<p>Şaşırdı ayakkabısının ipini bağlayan. &ldquo;Neden ki dedi? Kim melek olmayı istemez ki?&rdquo;&nbsp;</p>
<p>&ldquo;Ben istemem.&rdquo; dedi, dudağını b&uuml;zerek. &ldquo;Ben iradem ile se&ccedil;meyi, se&ccedil;ebilmeyi seviyorum. Bu bana &ouml;zg&uuml;r olduğumu hissettiriyor. Ve eminim ki Tanrı da benim ona sevgimi, bir meleğin sevgisinden daha &uuml;st&uuml;n tutuyordur, &ccedil;&uuml;nk&uuml; ben kendi iradem ile &uuml;stelik sevmeme tercihim olduğu halde hatta g&ouml;rmeden seviyorum, melek ise g&ouml;rerek ve iradesiz seviyor.&rdquo;&nbsp;<br />&ldquo;Hımm. Aslında &uuml;zerinde d&uuml;ş&uuml;n&uuml;nce dediğin mantıklı.&rdquo;&nbsp;<br />&ldquo;Bence de mantıklı.&rdquo; dedi. G&ouml;z kırptı yanındaki.</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mahvetti</title>
<link>https://edebiyatblog.com/mahvetti</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/mahvetti</guid>
<description><![CDATA[ Beni seviyorum diyenler mahvetti... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61bf7c6b45b67.jpg" length="31488" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 19 Dec 2021 21:39:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nazım Köyce</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div class="kvgmc6g5 cxmmr5t8 oygrvhab hcukyx3x c1et5uql ii04i59q">
<div dir="auto">Beni simit&ccedil;i &ccedil;ocuğun tezgahına el koyan ama hak yiyen kodlamanlara dokunmayan sistem mahvetti,</div>
<div dir="auto">Sevdiğim insana gitmek i&ccedil;in &ccedil;ıktığım yolda tel &ouml;rg&uuml;lere takıldığım sınırlar mahvetti,</div>
<div dir="auto">Aşkın asgari &uuml;crete yenik d&uuml;şmesi mahvetti,</div>
<div dir="auto">Salon takımının iki g&ouml;n&uuml;l arasına girmesi mahvetti,</div>
<div dir="auto">Ay sonunu getiremeyen babanın, oyuncak&ccedil;ının &ouml;n&uuml;nden ge&ccedil;erken &ccedil;ocuğunu oyalamaya &ccedil;alışması mahvetti,</div>
<div dir="auto">Ge&ccedil;imi dert eden, ekmeği kavga ile kazandıran sistem mahvetti,</div>
<div dir="auto">G&uuml;zellik &uuml;r&uuml;nlerine harcanan paraların, milyonlarca ihtiya&ccedil; sahibine yettiğini bilmek ve bu yapay g&uuml;zelliklerinin altındaki &ccedil;irkinlerini anlamak mahvetti,</div>
<div dir="auto">Kalacak yeri olmayandan para alan otellerin ve karnı a&ccedil; olandan para isteyen lokantaların y&uuml;zs&uuml;zl&uuml;ğ&uuml; mahvetti,</div>
<div dir="auto">İnsanların emeğini s&ouml;m&uuml;ren bankaların, yine aynı insanların se&ccedil;tiği devletler eliyle desteklenmesi mahvetti,</div>
<div dir="auto">K&ouml;leliğine menfaati i&ccedil;in kılıf uyduran cahillik mahvetti,</div>
<div dir="auto">Eşyanın insandan daha değerli olduğunu g&ouml;rmek mahvetti,</div>
<div dir="auto">Bir fahişe, bir yetimi beslerken, zekatını vermeyen zengin namazlılar mahvetti,</div>
<div dir="auto">Bir g&uuml;n incecik kirpiklerini dahi kaldıramayacak duruma gelecek olan g&ouml;zlerin doyumsuzluğu mahvetti,</div>
<div dir="auto">Beni, &lsquo;ben sana inanmıştım!&rsquo; c&uuml;mlesinin acizliği mahvetti,</div>
<div dir="auto">Beni aslında dert ile dertlenen kalbim mahvetti&hellip;</div>
</div>
<div class="cxmmr5t8 oygrvhab hcukyx3x c1et5uql o9v6fnle ii04i59q">
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Nazım K&ouml;yce</div>
</div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kara Kaşlım</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kara-kaslim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kara-kaslim</guid>
<description><![CDATA[ Kara kaşlım inadımsın. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_618834e295c14.jpg" length="16254" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 07 Nov 2021 23:21:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nazım Köyce</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Kara kaşlım</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"></span>Dağ gibi kuruldun y&uuml;reğime</p>
<p class="p1"><span class="s1">Adını ağrı koydum</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">G&uuml;naşırı sevdim seni</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Şuram desem anlarsın yokluğunu</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Susmanın sancısındayım</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Derin mi derin g&ouml;zlerin</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bahar y&uuml;zl&uuml;m</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Mermi s&uuml;r&uuml;lm&uuml;ş namlu gibiyim</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Anla beni s&uuml;rg&uuml;n&uuml;ms&uuml;m</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Anla beni</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">T&uuml;m ge&ccedil; kalmışlıklarını al gel</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Getir sızıya, yokluğa, hasrete dair ne varsa</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">G&ouml;ğs&uuml;ne vuran arzular</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Yemin olsun sendeyim</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Koma bizi buralarda</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Buralar ayaz</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Buralar &ccedil;ile</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Buralar gece</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bahar y&uuml;zl&uuml;m</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">S&uuml;rg&uuml;n&uuml;ms&uuml;n</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Şafak t&uuml;rk&uuml;leri s&ouml;yle</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Yaslan</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Senindir bu şiir y&uuml;rek</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Dayan</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Dayan bir &ouml;m&uuml;r</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">&Ouml;m&uuml;r dediğin sevdiğin kadar</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Toprak g&ouml;zlerinde yeşersin sol yanım</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bahar y&uuml;zl&uuml;m</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Arzu arzu b&uuml;y&uuml;yenimsin i&ccedil;imde</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Yollarım sende</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kıvrım kıvrım hasret</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Cigara yanığı değil bu</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">T&uuml;m zamanı geriye al gel</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">En başa d&ouml;nelim</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Sevmek nedir</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Hasret nedir</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Yokluk nedir, bilmediğin zamanlara</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">En baştan sev</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bı&ccedil;kın y&uuml;reklim</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">İnadın olayım!</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bir vazge&ccedil;işe kurban değil</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Sakla beni sevda i&ccedil;in</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">G&uuml;zel baharlar i&ccedil;in sakla</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">&Ouml;l&uuml;ms&uuml;z sevdaların hatrına</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Sahipsiz hayallerin hatrına</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Sakla</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kara kaşlım </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Değdiğin yerlerden kuşlar u&ccedil;uşuyor</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Deli d&uuml;şlerim var</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bilirsin</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bilirsin nasıl &ccedil;eker insanı serseri d&uuml;şler</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Y&uuml;reğim mahkum</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Y&uuml;reğim y&uuml;reğine denk</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Sevdanın g&ouml;&ccedil; yolu g&ouml;zlerin</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">G&ouml;zlerin ben</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Yorgun kanatlarım, affet</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Dokun yaralarıma</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kelebeği tutar gibi dokun</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kara kaşlım</span></p>
<p class="p1">Bir dağ gibi kuruldun y&uuml;reğime</p>
<p class="p1"><span class="s1">Adını ağrı koydum</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bahar y&uuml;zl&uuml;m</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">&Ouml;m&uuml;r dediğin sevdiğin kadar</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Sev &ccedil;orak topraklar gibi</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">suya hasret</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Sev</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kara kaşlım</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Nazım K&ouml;yce&nbsp;</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Esila</title>
<link>https://edebiyatblog.com/esila</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/esila</guid>
<description><![CDATA[ Sadece Sevdim Esila ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_617dbfdac127d.jpg" length="32744" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 31 Oct 2021 09:50:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nazım Köyce</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div>Ne verdiklerimin hesabını tuttum&nbsp;<br />Ne de senden aldıklarımı biriktirdim Esila</div>
<div>Sadece sevdim</div>
<div></div>
<div>&Uuml;z&uuml;lme Esila</div>
<div>Gidemediğim i&ccedil;in&nbsp;</div>
<div>İnan gidemiyor insan</div>
<div>Kendinden gidiyor da senden gidemiyor</div>
<div>Taksiler, otob&uuml;sler, trenler, vapurlar, u&ccedil;aklar yapamıyor&nbsp;</div>
<div>Bir t&uuml;rl&uuml; g&ouml;t&uuml;remiyorlar beni senden</div>
<div>D&uuml;nya k&uuml;&ccedil;&uuml;l&uuml;yor birden</div>
<div>Unutamıyorum&nbsp;</div>
<div>Unutmak aklın işi</div>
<div>kalp beceremiyor</div>
<div>Seviyor Esila</div>
<div>Sadece seviyor</div>
<div>&Ccedil;atlarcasına y&uuml;rek</div>
<div></div>
<div>&Uuml;z&uuml;lme</div>
<div>"Ol!" deyince olduran bir Rabbimiz var</div>
<div>Acılarımızı</div>
<div>Umutlarımızı</div>
<div>Yarınlarımızı</div>
<div>Boşalan ellerimizi, kalbimizi, kırıklarımızı, kırgınlıklarımızı, keskin suskunluklarımızı,&nbsp;</div>
<div>i&ccedil;imizi dilim dilim kesen ne ise, kalbimizi yoran her şeyi O (c.c.) biliyor...</div>
<div></div>
<div>Y&uuml;k kalpte olunca, kimseye şunun ucundan tut diyemiyorsun</div>
<div>O (c.c.) tutuyor Esila</div>
<div>Sen tutmuyorsun</div>
<div>Olsun...</div>
<div></div>
<div>Biliyor musun?</div>
<div>Duanın g&uuml;c&uuml;ne inandım</div>
<div>O'na sımsıkı tutunmayı</div>
<div>Babasının duasıyla kuyudan &ccedil;ıkan Yusuf'u d&uuml;ş&uuml;n</div>
<div>Balığın karnından karaya &ccedil;ıkan Yunus'u</div>
<div>Ey&uuml;b'&uuml;n nasıl şifa bulduğunu&nbsp;</div>
<div>Ateşi suya &ccedil;eviren imanı,</div>
<div>İbrahim'i d&uuml;ş&uuml;n.</div>
<div></div>
<div>Unutalım</div>
<div>Unutalım Esil&acirc;</div>
<div>Başımızı sokacak bir duamız olsun</div>
<div>Bir fatiha alıp gidelim buralardan</div>
<div>Ve denize bakan umutlarımız</div>
<div>Unutalım,</div>
<div>En ince hesapların verileceği bir g&uuml;n var.</div>
<div>Biliyorsun</div>
<div>B&uuml;t&uuml;n ince hesapları unutalım...</div>
<div>K&acirc;rın, zararın olmadığı, iktisatın, borsanın, bankanın olmadığı,&nbsp;</div>
<div>Bir hayatı &ccedil;almayanların,,</div>
<div>Serbeti değil, bir s&ouml;z&uuml; emanet edebileceğimiz bir yer olsun,&nbsp;</div>
<div>Zenginlik deyince akla kalbin geldiği bir yer.&nbsp;</div>
<div>İ&ccedil;inde her şerrin d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml; bu d&uuml;nyayı unutalım</div>
<div>Kendimize, kalbimize d&ouml;nelim</div>
<div>seni sevmek bir &ouml;l&uuml;ml&uuml; olduğunu umutmaktı</div>
<div>unuttum</div>
<div>sana kısaca &ouml;mr&uuml;m diyordum</div>
<div>&Ccedil;ok uzun mu oldu..?</div>
<div></div>
<div>&Ouml;lelim</div>
<div>&Ouml;lelim Esil&acirc;</div>
<div>&Ouml;lmeden &ouml;nce &ouml;lelim.</div>
<div>Pey'gam'berlerin i&ccedil;inde ki gam'dan &ouml;lelim mesela</div>
<div>Kine, nefrete, dalavereye, sahtekarlığa, d&uuml;zeni bozan d&uuml;zenbazlığa, adavete, kibire, yeise, vefasızlığa, karşı &ouml;lelim...</div>
<div>Dertten &ouml;lmek g&uuml;zeldir Esil&acirc;;</div>
<div>"Derdin R&ucirc;y-&icirc; Cem&acirc;l ise, dertten &ouml;lmek g&uuml;zeldir..."</div>
<div>Derdimizi alıp gidelim...</div>
<div>Yorulmam, s&ouml;z</div>
<div>Arkamızda bir &ouml;l&uuml;m olsun sadece</div>
<div>Arkamıza bakmadan gidelim</div>
<div>G&ouml;&ccedil;men kuşlara takılıp gidelim</div>
<div></div>
<div>Anlamalıydım&nbsp;</div>
<div>S&uuml;rekli sa&ccedil;larını toplamandan anlamalıydım i&ccedil;inin dağınıklığını</div>
<div>G&ouml;z&uuml;n&uuml;n d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; boşluklarda buluyordum kendimi&nbsp;</div>
<div>Ben seni ağlayamıyordum. Affet</div>
<div>Ağlamalıydım</div>
<div>Ge&ccedil; mi kaldım?</div>
<div>A&ccedil; g&ouml;zlerini Esila...</div>
<div>Kalbimin nefesiydin&nbsp;</div>
<div>Huzur oluyordun bana</div>
<div>A&ccedil; g&ouml;zlerini Esila</div>
<div>G&ouml;zlerime bak</div>
<div>Bak ki;</div>
<div>Kalbim de evine ekmek g&ouml;t&uuml;rs&uuml;n</div>
<div>Arkamda namaz kılacaktın</div>
<div>Kur'an &ouml;ğretecektim sana</div>
<div>T&uuml;m bunları koyacak yer bulamıyorum</div>
<div>Oysa gidecek yeri değil</div>
<div>Kalacak yeri olmalı insanın</div>
<div>Bir duanın</div>
<div>Bir kalbin i&ccedil;inde</div>
<div>Yerini yadırgama Esil&acirc;</div>
<div>Affet, yaranamadık aşka</div>
<div>Biz seninle g&ouml;k y&uuml;z&uuml;ne bakamadık doyasıya</div>
<div>Allah'ım sen g&ouml;k y&uuml;z&uuml;n&uuml; affet</div>
<div>Islanamadık ansızın &ccedil;ıkan bir yağmurda</div>
<div>Allah'ım sen yağmurları da affet...</div>
<div></div>
<div>Affet Esil&acirc;</div>
<div>Ben de adi adamın tekiyim</div>
<div>Vurulurken k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuklar g&uuml;l&uuml;şlerinden&nbsp;</div>
<div>Sana şiirler yazıyorum</div>
<div>Kalbinin en g&uuml;zel yerinden vururum diye belki</div>
<div>Kalemim şahit</div>
<div>Sadece sevdim seni</div>
<div></div>
<div>Ne verdiklerimin hesabını tuttum</div>
<div>Ne de senden aldıklarımı biriktirdim</div>
<div></div>
<div>Sadece sevdim Esila</div>
<div></div>
<div>Nazım K&ouml;yce</div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Esila&amp;apos;ya Mektup&#45;3</title>
<link>https://edebiyatblog.com/esilaya-mektup-3</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/esilaya-mektup-3</guid>
<description><![CDATA[ Esila&#039;ya mektup yazmasaydım çıldıracaktım... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_6158b9fb74338.jpg" length="59576" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 02 Oct 2021 23:40:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nazım Köyce</dc:creator>
<media:keywords>esila</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Standartlara uygun yaşıyorum; orta gelirli bir iş sahibi olan her insan gibi...Ev ile iş arası bitmeyen sorumluluklar, bitmeyen kafa meşguliyetleri, bitmeyen beden yorgunlukları ama hepsi bir haftasonu tatilinde &ouml;ğlene doğru uyanınca ge&ccedil;iyor. Yılda bir defa gidilen izinlerde hoşbeş muhabbetler, &ouml;zleyenlerin y&uuml;z&uuml;ndeki samimi g&uuml;l&uuml;msemeler, sarılmalar, gezmeler iyi geliyor standart yaşayanlara. Rutin bir d&ouml;ng&uuml;n&uuml;n i&ccedil;inde yuvarlanıp gidiyorum. T&uuml;m bu standartlıktan, sıradanlıktan, monotonluktan uzak yalnızca sen iyi geliyorsun bana. Uzakta da olsan varlığın iyi geliyor, yokluğun acı. 'Acı' ile 'iyi' kelimelerini aynı c&uuml;mle i&ccedil;inde kullanmak ne kadar ironi değil mi? Ben yıllardır bu iki kelimeyi aynı kalpte taşıyorum. Tuz ile yara gibi...Ve bunu anlamanı istiyorum, yalnıca bunu...</p>
<p>'İyi gelmek' her zaman aynı lezzeti veremeyebilir bazen. Herkese bir yaz &ouml;ğleninin sıcağında iyi gelen dondurma, faranjiti olan bir hastaya iyi gelmeyebilir. Bu iki aradanlıkta senin diğerlerinden farkın faranjit olsam da seninle o dondurmayı yiyebilirim, seninle o anın mutluluğunu yaşamak isterim. Bazı mutluluklar b&ouml;yledir işte Esila; hoşuna gitmeyen hatta sana zarar verebilen şeyleri dahi sevdiğinin hatırı i&ccedil;in yaparsın. Buna fedakarlık deniyor, katlanmak değil bu; insan sevmediğine katlanır, sevdiğine ise feda eder her şeyini -karşılıksız-.</p>
<p>Hi&ccedil; aklına geliyor muyum diye merak etmiyorum. Asıl merak ettiğim şey, aklına geldiğim anda ne hissetttiğin? O an kalbinin ritmini can kulağı ile dinlemek isterdim. Belki bir umuda ihtiyacım var, belki değil ger&ccedil;ekten var.</p>
<p>Seni evde dinlendiğim bir vakit uzun uzun kasıtlı d&uuml;şlemek istemedim hi&ccedil;. İnsan sevdiğini kasıtlı d&uuml;ş&uuml;nmez, olur olmaz zamanda aklına gelir. Senin gibi...Ne vakit aklıma gelsen bir m&uuml;ddet kalbime yolculuğa &ccedil;ıkıyorum. Mevsim değişiyor birden, bir yanım eyl&uuml;l, bir yanım nisan oluyor. &Uuml;z&uuml;lm&uuml;yorum artık, geldiğin gibi de gidiyorsun aklımdan, tutmuyorum. Keşke kalbimden de gidebilsen, yine tutmazdım.&nbsp; Bilmiyorum tutardım belki de...</p>
<p>Neden b&ouml;yle oluyor Esila? Bir insana yanında mutlu olduğunu hissettirdiğin an yanından hatta hayatından uzaklaşıyor. İşte bu beni soğutuyor insan sevmekten. Soğutuyorlar bu g&uuml;zel duygudan insanı. İnsanlar ne kadar da nank&ouml;r. Ama benim insanları sevememem insanlardan soğumuş olmamdan değil, senin sevginin kalbimin t&uuml;m h&uuml;crelerini doldurmuş ve hi&ccedil; kimseye yer kalmamış olmasından kaynaklanıyor. &Uuml;z&uuml;lecek bir şey değil bu bana kalırsa. &Uuml;z&uuml;lecek tek bir şey varsa o da uzakta olman. &Uuml;z&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;m kadar ş&uuml;kretmek de geliyor elimden. Ya seni hi&ccedil; tanımasaydım; nereden bilirdim hayatın i&ccedil;inde bir 'yaşamak' olduğunu,&nbsp; sevmenin bu kadar g&uuml;zel olduğunu, mesafe denen illetin kesifliğini, bunca ıraklığına rağmen sana ne kadar yakın olduğumu, kalbimin sınırsız sevmeye meyilli olduğunu, sevmekten m&uuml;tevellit ruhumun aldığı sekinenin, bu lezzetin tadını nereden bilebilirdim Esila? Sevdiği kadar insanın yandığını, acı ile sevginin aynı kalpte yaşayabildiğini..?&nbsp;</p>
<p>Canpar&ccedil;an</p>
<p><strong>Nazım K&ouml;yce</strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ağladım</title>
<link>https://edebiyatblog.com/agladim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/agladim</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/08/image_750x500_6121609489425.jpg" length="51106" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 21 Aug 2021 23:23:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nazım Köyce</dc:creator>
<media:keywords>Ağladım</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/08/image_750x_61183005357e6.jpg" alt="" /></p>
<p>Sevdan bende yara oldu sevdiğim<br />Acıyı g&ouml;ğs&uuml;mde duya duya ağladım&nbsp;<br />Beyaz g&uuml;nler kara oldu sevdiğim&nbsp;<br />Hasret takvimini saya saya ağladım&nbsp;</p>
<p>Gidemedim ben &ouml;mr&uuml;m&uuml;n peşinden<br />Atamadım y&acirc;r y&uuml;z&uuml;n&uuml; başımdan<br />Bir mutluluk yaptım g&ouml;z&uuml;n, kaşından<br />Seyre daldım, doya doya ağladım&nbsp;</p>
<p>G&ouml;nl&uuml;m sana k&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;mle dolaşık<br />Bu sevdaya bir de &ouml;zlem bulaşık&nbsp;<br />Yağmur ne ki fırtınayla karışık<br />G&ouml;rmedin sen, baya baya ağladım</p>
<p>Aşık nazım duyuramaz sesini<br />Boşa yorar g&uuml;c&uuml;n&uuml;, nefesini<br />Doldurdum y&acirc;r, acının kesesini<br />&ldquo;Hasretimsin&rdquo; diye diye ağladım</p>
<p>| Nazım K&ouml;yce</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gelmedi Bayram</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gelmedi-bayram</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gelmedi-bayram</guid>
<description><![CDATA[ Duysaydım bir dost sesi olurdum kurban / Herkese geldi bana gelmedi bayram ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/08/image_750x500_611927a2d6cf7.jpg" length="59930" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 15 Aug 2021 14:20:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nazım Köyce</dc:creator>
<media:keywords>gelmedi, bayram, dost sesi, yalnızlık</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Elalem orada burada ben yine tektim<br />Tuttum da yalnızlığın elini &ouml;pt&uuml;m<br />Gurbette dizelere i&ccedil;imi d&ouml;kt&uuml;m<br />Herkese geldi bana gelmedi bayram</p>
<p>&Uuml;midim yok olsa da yollara baktım<br />Gelenden ge&ccedil;enden bir dost aradım<br />Gelir diye kapıyı a&ccedil;ık bıraktım<br />Herkese geldi bana gelmedi bayram</p>
<p>Mesajla doldu taştı sanalda bayram<br />Vefa beş in&ccedil; ekrana sığmıyor ustam<br />Duysaydım bir dost sesi olurdum kurban&nbsp;<br />Herkese geldi bana gelmedi bayram</p>
<p>Nazım K&ouml;yce</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ceket ve Diploma</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ceket-ve-diploma</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ceket-ve-diploma</guid>
<description><![CDATA[ Bir baba, bir ceket ve bir diploma ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/07/image_750x500_60ed6988db164.jpg" length="88021" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 13 Jul 2021 13:36:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nazım Köyce</dc:creator>
<media:keywords>Ceket, Baba, Diploma</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sana verdiğim s&ouml;z&uuml; tuttum baba. Diplomamı da aldım geldim. Dur sana okuyayım. &lsquo;Lisans diploması. Cemil Kaya Hacettepe 6 yıl s&uuml;reli Tıp Fak&uuml;ltesi&rsquo;ni başarı ile bitirerek 6/6/2021 tarihinde bu diplomayı almaya hak kazanmıştır.&rsquo; Babasına verdiği s&ouml;z&uuml; kanıtlamanın sevinciyle diplomasını okurken t&uuml;m y&uuml;z&uuml;ne yayılan g&uuml;l&uuml;msemeyle devam etti konuşmasına Cemil.&nbsp;<br />Biliyor musun baba, &uuml;niversiteye kayıt yaptırırken &nbsp;harcımı &ouml;demek i&ccedil;in ceketini sattığını sonradan &ouml;ğrendim ama bunu bildiğimi sana sezdirmedim. &Uuml;z&uuml;lmeni istemedim &ccedil;&uuml;nk&uuml;. O ceket senin damatlığınındı. İlk yaz tatiline eve geldiğimde dolapları karıştırırken farkettim. Sana s&ouml;z ilk maaşımla bir ceket alıp o takımını tamamlayacağım. L&uuml;tfen ısrar etme, o ceket benim buralara kadar gelmeme vesile oldu. Okula başladıktan sonra da hem &ccedil;alışıp hem okuyarak sana zahmet vermedim. Bazen a&ccedil; kaldım, para lazım mı dediğinde, lazım olsa bile istemedim, &ccedil;&uuml;nk&uuml; evde beş boğaz daha vardı doyurmak zorunda olduğun. Ağlama baba, ge&ccedil;ti artık bak oğlun doktor oldu işte, hayırlısı ile en yakın zamanda işe başlayacağım. Allah nasip ederse ileride onkoloji alanında uzman olacağım. Senin gibi kanser olan t&uuml;m hastalarları parası olmasa da &uuml;cretsiz ameliyat yapacağım. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bir babayı kaybetmenin ne olduğunu &ccedil;ok iyi biliyorum. Elimden geldiği kadar bunu kimseye yaşatmamaya gayret edeceğim.&nbsp;<br />Uzun zaman olsa da kokun h&acirc;l&acirc; evin i&ccedil;inde. Otoriten, g&uuml;l&uuml;ş&uuml;n, &ccedil;atık kaşın, sabah homurdanmaların, işten gelirken her seferinde, &lsquo;Karabaş&rsquo;ın yemeğini verdiniz mi?&rsquo; deyişin, bayramlarda uzattığın kalın damarlı elin, arada bir kasketini arkadan &ouml;ne doğru d&uuml;zeltişin, sofraya dağ gibi oturuşun, ekmeği yediye b&ouml;l&uuml;ş&uuml;n, sırf biz duyalım diye besmeleyi sesli s&ouml;yleyişin, her şeyin evin i&ccedil;inde hi&ccedil;birini atmadık, bir ceketin eksik, onu da tamamlayacağım inşallah. Şimdi sana bir Fatih&rsquo;a okuyayım, sonra eve ge&ccedil;eceğim daha annemin haberi yok geldiğimden ona da s&uuml;rpriz yapacağım.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Aforizmalar</title>
<link>https://edebiyatblog.com/aforizmalar-203</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/aforizmalar-203</guid>
<description><![CDATA[ Uzun lafın kısası… ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/07/image_750x500_60e432b6be396.jpg" length="96274" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 06 Jul 2021 13:39:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nazım Köyce</dc:creator>
<media:keywords>Aforizmalar, uzun laf</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>* İnanmayın siz matematiğe, onun yarısı ben eder.</p>
<p>* Şiir okuyan kadın sevilmez mi hafız, hele bir de şiir yazıyorsa, ruhunu eline teslim et gitsin...</p>
<p>* Sa&ccedil;larının kırıklarını aldırıyorsun da kalbim kırık diyorum aldırmıyorsun.</p>
<p>* Kalbim h&acirc;l&acirc; sıcak, fazla uzaklaşmış olamaz...&nbsp;</p>
<p>* Bug&uuml;n de &ouml;zledim seni, kusura bakma yalnızlıkla oldu...</p>
<p>* Kalbimi yoran her şeyi hayra yordum.</p>
<p>* Umut ile unut arasında kaldı y&uuml;reğim...</p>
<p>* Her şey hesap kitapla olmuyor. Mesela iki kişiye geniş olan bu d&uuml;nyanın, biri gitse, diğerine neden dar geldiğini matematik asla &ccedil;&ouml;zemeyecek.</p>
<p>* Muhatap olduğumuz her insan hayatımıza bir par&ccedil;a renk katar. Ama biz, sarılar, maviler, yeşiller, kırmızılar, dururken nedense hayatımızı kara'rtanları aklımızdan &ccedil;ıkaramayız.</p>
<p>Nazım K&ouml;yce&nbsp;</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Esilâ’ya Mektup 2</title>
<link>https://edebiyatblog.com/esilaya-mektup-2</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/esilaya-mektup-2</guid>
<description><![CDATA[ Esilâ’ya mektup yazmasam çıldırtacaktım.  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/07/image_750x500_60e0576880da4.jpg" length="33637" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 03 Jul 2021 15:27:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nazım Köyce</dc:creator>
<media:keywords>Esilâ, hikaye, öykü, Özlem, hasret</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p2"><span class="s2">&ldquo;Birg&uuml;n gitsen bile hatıran yeter!&rdquo; diyor Ferdi Tayfur o isyankar sesiyle. Yetmiyor&hellip;Hatıran yetmiyor. Hi&ccedil;bir şey &lsquo;yer&rsquo;ini dolduramıyor. &lsquo;Yer&rsquo; dediğim sol yanım, yani &ouml;mr&uuml;m&hellip; Nefesini boşa alıyormuşsun gibi ama&ccedil;sızca yaşamak, sanki sen yanımda olsan g&ouml;ğs&uuml;me giren oksijenin bir anlamı olacak gibi. Yanımdaymış gibisin&rsquo;in ne olduğunu biliyor musun? O his alıp &ccedil;eksin beni yuvasına, anlamlandırsın beni. Mana y&uuml;klemek istiyorum hayatıma sadece. Ve o manada sebat etmek, yetsin o bana, t&uuml;m yalnızlığımı alsın, a&ccedil;lığımı gidersin, bir &ccedil;ocuğun başını okşar gibi okşasın başımı, kaygılarımı alsın istiyorum &uuml;zerimden. </span></p>
<p class="p3"><span class="s2"></span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Pencereden dağları izliyorum bu şarkıyı dinlerken. Dağlar bile y&uuml;r&uuml;yormuş. &ldquo;Dağları g&ouml;r&uuml;r, onların durduğunu sanırsın; oysa bulutlar gibi hareket ederler...&rdquo;* Ben de şu dağlar gibi sana geliyorum, i&ccedil;ten i&ccedil;e, kaderin bilinmezliğinin ardında bir &lsquo;olur&rsquo; var sanki, kalbimden &ouml;yle geliyor. Bu dağlar gibi yerimde sabit olsam da duruyor sanma beni, bulutların aktığı gibi geliyorum. Kim bilir belki de g&ouml;le yoğurt &ccedil;alıyorum; &lsquo;ya tutarsa&hellip;&rsquo; </span></p>
<p class="p3"><span class="s2"></span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Biraz şarkılı, t&uuml;rk&uuml;l&uuml;, sigaralı, kahveli efkardan sonra, &ccedil;arşıya indim. Ne zaman &ccedil;arşıya insem her k&ouml;şe başında sen varsın, ben varım, biz yokuz. Ka&ccedil; defa &lsquo;hayırlısı olsun&rsquo; dediğimi bilmiyorum. Dilimde pelesenk olmuş neredeyse bu s&ouml;z. Bir de &lsquo;seni benim kadar kimse sevemezdi&rsquo; bu c&uuml;mleyi ben kurmuyorum ama kalbimin bir yerinde saklı olduğunu, arada bir &ccedil;ıkıp kendini hatırlattığını hissediyorum. </span></p>
<p class="p3"><span class="s2"></span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Bir insanın yanında kalması i&ccedil;in &ccedil;ok sevilmesi yetmiyor olabilir. Sen, onda aradığını bulmuş olsan da seni tam anlamıyla tamamladığını hissetsen de onun aradığı şeylerin sen de olmadığını ve onu ruhen tamamlamadığını bilemiyorsun. Sevgi de mi karşılıklı olmalı, takas gibi; al g&uuml;l&uuml;m ver g&uuml;l&uuml;m&hellip; Al sana, kalbimi, t&uuml;m vaktimi, &ouml;mr&uuml;m&uuml; veriyorum ama buna karşılık sen de bana t&uuml;m banları aynı m&uuml;kemmellikte vermelisin ki mutlu olalım mı? Bu mudur ilişki? Ben senden bunların hi&ccedil;birini istemedim. Sevdiğim kadar sevilmek istemedim. Bir damla da sevsen ben onu yağmur bilirdim. Bildim de&hellip; </span></p>
<p class="p3"><span class="s2"></span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Sevdiğini hissediyorum ama nasıl bir sevgi olduğunu bilmiyorum; anne şefkati gibi mi, baba eli gibi mi, vefalı dost gibi mi, aşk gibi mi bilmiyorum. İlk başlarda &lsquo;aşk&rsquo; diyordun, hani gitmeden &ouml;nce. Sevgimin kalbinde bir değeri olsun istiyorum. Hani diyor ya şair; &ldquo;beni g&uuml;zel hatırla.&rdquo; </span></p>
<p class="p3"><span class="s2"></span></p>
<p class="p2"><span class="s2">S&uuml;per markette standları gezerken bunları d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. İnsanlar fiyatların pahalılığını mırıldanıyor sağımda solumda. &Uuml;r&uuml;nlerin son kullanma tarihlerine bakanlar var. Benim de sende son kullanma tarihi ge&ccedil;miş bir yığın d&uuml;şlerim kaldı. Canın sağ olsun. En azından sende kaldı. Nelerim kalmadı ki sende? </span></p>
<p class="p3"><span class="s2"></span></p>
<p class="p2"><span class="s2">G&uuml;nl&uuml;k yazmış olsam, her g&uuml;n&uuml;n sayfasına, &lsquo;bug&uuml;n de seni &ouml;zledim&rsquo; yazar &ouml;ylece bırakırdım, &ccedil;&uuml;nk&uuml; t&uuml;m g&uuml;n&uuml;m b&ouml;yle ge&ccedil;iyor. Bu &ouml;zlemleri hak ediyor musunun hesabını tutmuyorum, &ccedil;&uuml;nk&uuml; bu ne senin su&ccedil;un, ne de benim su&ccedil;um. Kalpteki ismi yazan kalem ile alındaki ismi yazan kalem aynı kalem. </span></p>
<p class="p3"><span class="s2"></span></p>
<p class="p2"><span class="s2">&Uuml;z&uuml;lme, bug&uuml;n de &ouml;zledim seni, kusura bakma yalnızlıkla oldu&hellip; </span></p>
<p class="p3"><span class="s2"></span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Can par&ccedil;an </span></p>
<p class="p3"><span class="s2"></span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Nazım K&ouml;yce </span></p>
<p class="p2"><span class="s2">*neml-88 </span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Esilâ’ya Mektup</title>
<link>https://edebiyatblog.com/esilaya-mektup</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/esilaya-mektup</guid>
<description><![CDATA[ Esilâ’ya Mektup yazmasam çıldıracaktım. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/07/image_750x500_60ddf60433e00.jpg" length="65947" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 01 Jul 2021 20:07:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nazım Köyce</dc:creator>
<media:keywords>Hikaye, mektup, esila</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="s3"><span class="s2">Esil&acirc;&rsquo;ya</span><span class="s2"> </span><span class="s2">Mektup</span></p>
<p class="s7"><span class="s6">Bu g&uuml;n şehre yağmur yağdı, &ccedil;isil &ccedil;isil. Bu yağmurda seninle ıslanmak g&uuml;zel bir anı olabilirdi. Hi&ccedil; baş başa ge&ccedil;irdiğimiz bir anımız olmadı seninle. Sokağa &ccedil;ıkıp biraz da olsa ıslandım ama yalnız ıslanılmıyor yağmurda. Yalnız yemek yenmiyor, yalnız g&ouml;ky&uuml;z&uuml;ne bakılmıyor, yalnız bir ağacın g&ouml;lgesinde oturulmuyor, yalnız eve girilmiyor, yalnız mutlu bile olunmuyor Esil&acirc;.</span><span class="s6"> Ya</span><span class="s6">l</span><span class="s6">nız, </span><span class="s6">sadece &ccedil;ok iyi acı &ccedil;ekiyorsun.&nbsp;</span><span class="s6">İstediği kişi insanın yanında olmayınca ezbere yaşıyor hay</span><span class="s6">a</span><span class="s6">tı. Yemeği hayatta kalmak i&ccedil;in yiyorum, muhabbeti ayıp olmasın diye ediyorum dostlarımla. Aklım hep sende. Yaşamak fiili hayatın i&ccedil;inden &ccedil;ıkıp gidiyor. &Ouml;znesi sen -olmayan sen- olan hayatımın, t&uuml;m y&uuml;klemleri yor</span><span class="s6">u</span><span class="s6">yor beni.</span><span class="s6"> &nbsp;</span><span class="s6">Gece yoruyor en &ccedil;ok.</span></p>
<p class="s7"><span class="s6">Gece yarıları, yaralarım a&ccedil;ılıyor bir bir&hellip;Yaram şiir oluyor. Kan kaybından &ouml;lene kadar şiir kar</span><span class="s6">a</span><span class="s6">lıyorum. &Ouml;lene kadar nahif bir s&ouml;z oldu, geberesiceye kadar seni yazıyorum aslında. Her şeyi unutuyorum o an, dalgınlığım oluyorsun. Sigaramın bittiğini k&uuml;l tablasından d&uuml;ş&uuml;nce anlıy</span><span class="s6">o</span><span class="s6">rum. İnan bana bir g&uuml;n ikimizde</span><span class="s6"> yanacağız bu evin i&ccedil;inde. Yazdıklarımdan</span><span class="s6"> &ccedil;ok sildiklerim y</span><span class="s6">o</span><span class="s6">ruyor</span><span class="s6"> beni</span><span class="s6">. Seni ya</span><span class="s6">z</span><span class="s6">mak kolay da silmek zor Esil&acirc;.</span></p>
<p class="s7"><span class="s6">Şu an sana ulaşamadığım i&ccedil;in kendimi su&ccedil;lu hissediyorum. Her yer su&ccedil; mahalli gibi. Senin</span><span class="s6">,</span><span class="s6"> </span><span class="s6">benimle birlikte </span><span class="s6">olmadığın </span><span class="s6">her </span><span class="s6">yerden ben su&ccedil;luyum. Vuslatımızın katili benim belki de&hellip; Su&ccedil;umun cezas</span><span class="s6">ı</span><span class="s6">nı &ccedil;ekiyorum. T&uuml;m gelemeyişlerin sancısındayım. &nbsp;</span></p>
<p class="s7"><span class="s6"></span><span class="s6">Elimden gelse &ouml;mr&uuml;m&uuml;n kalan kısmını seninle baş başa ge&ccedil;irebileceğim bir ka&ccedil; dakikaya değişirdim. Bunu yapabili</span><span class="s6">ri</span><span class="s6">m. Elimden gelmeyen o kadar &ccedil;ok şey var ki. Mutlu olmak elimden gelmiyor mesela. Yaş</span><span class="s6">a</span><span class="s6">mak elimden gelmiyor, en iyi yapabildiğim şey seni &ouml;zlemek. Oysa &ouml;zlenecek o kadar &ccedil;ok şey vardır ki bir insanın hayatı</span><span class="s6">n</span><span class="s6">da. &Ccedil;ocukluğu mesela, ayrı ise anne ve babasını &ouml;zler insan. Ama seni &ouml;zlemek kalbimde ki</span><span class="s6">m</span><span class="s6">seye yer bırakmamış gibi. Bu aciz, acınacak halimi yazarak seni de mutsuz etmek istemiyorum. İyiyim aslında. İnsan alışıyor yalnızlığa, sensizliğe alışam</span><span class="s6">a</span><span class="s6">sam da.</span></p>
<p class="s7"><span class="s6">Ge&ccedil;enlerde, ge&ccedil;enlerde dediğim birka&ccedil; yıl oldu, sana yazd</span><span class="s6">ı</span><span class="s6">ğım bir şiire &ouml;d&uuml;l verdiler. &Ouml;d&uuml;le laik g&ouml;r&uuml;len bu şiire biraz daha şiir ekleyip kitap &ccedil;ıkardım. Aforizmalarla seksen sayfalık bir kitap oldu. Belki bir </span><span class="s6">g&uuml;n</span><span class="s6"> alıp okursun. Kader bu, d&uuml;nya k&uuml;&ccedil;&uuml;k, bir k&ouml;y kadar k&uuml;&ccedil;&uuml;ld&uuml; tabiri cai</span><span class="s6">z</span><span class="s6">se,&nbsp;&nbsp; Almanya&rsquo;da &uuml;retil</span><span class="s6">en bir kemer, Ağrı&rsquo;da ki bir adamın</span><span class="s6"> beline nasip olabiliyor artık. Olur ya kit</span><span class="s6">a</span><span class="s6">bım, daha doğrusu senin kitabın, tevafuk eline ge&ccedil;erse, &ouml;zellikle kış geceleri, yazdığım her şeyi &uuml;zerine al, &uuml;ş&uuml;tme&hellip;</span></p>
<p class="s7"><span class="s6">Can par&ccedil;an</span></p>
<p class="s7"><span>&nbsp;</span></p>
<p class="s7"><span class="s2">Nazım K&ouml;yce</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ağlarım</title>
<link>https://edebiyatblog.com/aglarim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/aglarim</guid>
<description><![CDATA[ Sensiz gezer ağlarım&#039; ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/06/image_750x500_60db983e5fa88.jpg" length="36477" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 30 Jun 2021 01:02:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nazım Köyce</dc:creator>
<media:keywords>Özlem, ağlamak, sensiz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>aşkın ilk yangın yerini<br />sensiz gezer ağlarım<br />sevdamızın şiirini<br />yazar &ccedil;izer ağlarım</p>
<p>aklıma anılar d&uuml;şer<br />beden &ouml;l&uuml;r onlar yaşar<br />&ouml;zlemin mezarım deşer<br />candan bezer ağlarım</p>
<p>her an anarım ismini<br />kağıda d&uuml;şen cismini<br />y&uuml;z&uuml;me g&uuml;len resmini<br />s&uuml;zer s&uuml;zer ağlarım</p>
<p>merheme gelmez bu yara<br />&ccedil;aldın bahtıma kara<br />dertlerimi sıra sıra<br />dizer dizer ağlarım</p>
<p>mezar yaptın hasretini<br />canlı canlı g&ouml;md&uuml;n beni<br />ruhumdaki kasvetini<br />sezer sezer ağlarım</p>
<p>nazım&rsquo;dan sana hediye<br />bu şiir kalsın geriye<br />duyupta &uuml;z&uuml;lme diye<br />azar azar ağlarım&nbsp;</p>
<p>nazım k&ouml;yce</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bir Şiir Saklıyorum</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bir-siir-sakliyorum</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bir-siir-sakliyorum</guid>
<description><![CDATA[ Uç uca eklenmiş baharlar da var mısralarında` ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/06/image_750x500_60d615cacdcdc.jpg" length="31259" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 25 Jun 2021 20:44:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nazım Köyce</dc:creator>
<media:keywords>şiir, aşk, hasret, Özlem, saklamak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir şiir susuyorum sana i&ccedil;imde<br />Biraz g&ouml;ky&uuml;z&uuml; mavisi&nbsp;<br />Biraz deniz dalgalı<br />Hoyrat gecelerin sessizliğinde<br />Vurdum duymazlık var serde yalnızlığın<br />Olsun&nbsp;<br />U&ccedil; uca eklenmiş baharlar da var mısralarında<br />Satır satır seni yazdım kalbime<br />G&uuml;l&uuml;şlerinden kattım biraz<br />Tutamadığım ellerinin hasretinden<br />Ve biraz da g&ouml;zlerinden<br />&nbsp;<br />Bir şiir susuyorum sana i&ccedil;imde<br />Sahra kadar sıcak<br />Sen kadar hayal&nbsp;<br />Ben kadar aşık<br />&nbsp;<br />Sa&ccedil;larının kızılından bir tutam&nbsp;<br />Bir 'amin' d&uuml;ş&uuml;rd&uuml;m son noktasına<br />Duam oldun<br />Birini yakıp birini s&ouml;nd&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;m hasretin<br />Nikotin kokulu i&ccedil; &ccedil;ekişlerimde<br />Dramatik bir filmin sonuna iliştirilen vuslat gibi<br />İnancımı koydum g&uuml;neşin sabahlarına&nbsp;<br />En sıcak&nbsp;<br />Umutla soğuttum<br />Dokunursan tenime, yanma diye<br />Bir g&uuml;n&nbsp;<br />&nbsp;<br />Bir şiir susuyorum sana i&ccedil;imde<br />Gelecek bir yarının sabahında<br />G&ouml;zlerine saklıyorum<br />&nbsp;&nbsp;<br />&nbsp;<br />nazım k&ouml;yce</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>