<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Nazlı Zilan Öztürk</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/nazli-zilan-ozturk</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Nazlı Zilan Öztürk</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Chéri ????</title>
<link>https://edebiyatblog.com/cheri</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/cheri</guid>
<description><![CDATA[ Varlığınızın bir anda hiçbir anlamı kalmasaydı ne olurdu? 
Aniden bambaşka bir yerde bulsaydınız kendinizi, veya zamanda?.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_617b01d9e2132.jpg" length="49322" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 29 Oct 2021 00:18:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nazlı Zilan Öztürk</dc:creator>
<media:keywords>Fantastik, hikaye, kitap, okuma, insan, hayat</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gözlerinizdeki Krallık</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gozlerinizdeki-krallik</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gozlerinizdeki-krallik</guid>
<description><![CDATA[ Gülsemenizdeki kusursuzluk bir bana mı gösteriyor kendini bayım? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/07/image_750x500_60df7cf5af59f.jpg" length="32848" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 02 Jul 2021 23:58:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nazlı Zilan Öztürk</dc:creator>
<media:keywords>Krallık, kusursuz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp; Kahkahalarınızın, kahkahalarıma karıştığını hayal etmek neden bu kadar g&uuml;zel bayım?</p>
<p>&nbsp;G&uuml;l&uuml;msemenizin sebebi olduğumu d&uuml;şlemek ruhumu kanatlandırıyor. G&ouml;zlenirinizde g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m mutluluğu sahipleniyorum.</p>
<p>&nbsp;İnsanlar beni anlamıyor. Umrumda sanıyorlar bayım. Tek umrumda olanın siz olduğunu bilseler de bu kadar uğraşırlarmıydı acaba bayım?</p>
<p>&nbsp;Gece gibi karanlıkla b&uuml;t&uuml;nleşen sa&ccedil;larınız kalbimi ele ge&ccedil;iriyor. Yeşilin en g&uuml;zel tonu olan g&ouml;zleriniz ne zaman beni g&ouml;r&uuml;r? Bi&ccedil;imli burnunuzun kemikli suratınızla olan uyumuna hayranlığımı s&ouml;ylememe gerek var mı?</p>
<p>&nbsp;Herg&uuml;n biraz daha hayran oluyorum size... Kalbinizin g&uuml;zelliği beni mest ediyor. <br /><br /></p>
<p>&nbsp;Hayır bayım sizde anlamıyorsunuz! Size olan tebess&uuml;m&uuml;mden bir siz nasibinizi alamadınız. Adaletsizlik değil mi bu bayım? Adaletsizliğin zirvesi değil mi? <br /><br />&nbsp;Sahi bayım; o g&uuml;zel kalbiniz sizin i&ccedil;in deliren ruhumun varlığını hissediyor mu? Hissetmeli bayım. <br /><br />&nbsp;G&ouml;zlerinizdeki krallıkta taht kurmam i&ccedil;in ne gerekli bayım?<br /><br />&nbsp;Kalbimi hissetmenizse, &uuml;zg&uuml;n&uuml;m! Hisstememek i&ccedil;in direnen sizden bir başkası değil...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yolcuğumdaki Oyun</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yolcugumdaki-oyun</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yolcugumdaki-oyun</guid>
<description><![CDATA[ Hayır hayır, gülümsememi çalmadılar. Sahip olmadıģınız bir şeyi çalamazlar... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/06/image_750x500_60d24b6296170.jpg" length="34403" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Jun 2021 23:49:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nazlı Zilan Öztürk</dc:creator>
<media:keywords>Yolculuk, gülümseme, çalmak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Konuşmak sa&ccedil;ma gelsin,&ouml;nemi yok. Konuşmak, c&uuml;mleler, s&ouml;zc&uuml;kler, heceler sadece ama sadece birer ara&ccedil;. R&uuml;zgarın seni alıp g&ouml;t&uuml;rmesini beklerken uğrayacağın bir ağacın g&ouml;vdesi sadece. O ağa&ccedil; orda durmasada, sen o ağacın g&ouml;vdesini kendine yuva edinmesende, orada durup bir soluklanmasanda o r&uuml;zgar er ya da ge&ccedil; gelicek. İnsanlar onların suratlarına i&ccedil;i boş bir kabuk gibi bakmanı hissettiriyorsa o insanlardan uzaklaş. Yeni insanlarla konuş, elbet seni anlayan,en azından anlamak i&ccedil;in &ccedil;abalayan insanlar &ccedil;ıkar bu yolda karşına. O insanların hayatında &ouml;nemsiz olduğunu d&uuml;ş&uuml;nme.&nbsp; Hi&ccedil;bir insanın hayatındaki yerini d&uuml;ş&uuml;nme.&nbsp; Onların senin hayatındaki yerini d&uuml;ş&uuml;n. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu senin hikayen, onlar senin oyununun bir piyonu. Tabii ki sende onların oyununun bir piyonusun. Konuşmaya mecalin yoksa, kendinde o g&uuml;c&uuml; sarf edecek nefesi bulamıyorsan konuşma. Ama anlatmaktan vazge&ccedil;me. Anlatmak sadece kelimelerle olmaz. İnsanlara karşı davranışlarınla, bakışlarınla, onlara karşı a&ccedil;ığa &ccedil;ıkardığın duygularınla, hatta ve hatta nefes alış şeklinle bile milyonlarca şeyi anlatıp, milyonlarca şey katıyorsun bu oyunun hamlelerine. Sen kendine g&uuml;veniyorsan hi&ccedil;bir dedikodu &ouml;nemli değil, sen kendini biliyorsan bu sana yeter. Sen kendine inanırsan o şeyler, yolculuğunda radyoda karşına &ccedil;ıkan atlayamadığın ve dinlemek zorunda kaldığın ama bir o kadar da umursamadığın bir fon m&uuml;ziği olabilir yolculuğuna sadece. Bedeninin bulunduğu yer &ouml;nemli değil. Hem de hi&ccedil;. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bedenin sadece ruhunun m&uuml;cadelesinde bir silah. Ama başka silahlarında var. Tek savunman değil. Tek g&uuml;vencen hi&ccedil; değil. Ruhunun yolculuğunda haritan ruhunsa evet, evet &ouml;zg&uuml;rs&uuml;n. Hemde hi&ccedil; olmadığın kadar."Deli misin?" Belki de 'deli' olarak nitelendirilen insanlar da fazladan şeyler yoktur. Belki de eksik olan diğeleridir. Hayatın tabularına karşın daima ayakta dur. Ama engel olma akışa asla ama asla engel olma. D&uuml;ğ&uuml;m&uuml; ne kadar kurcalarsan o kadar karışır. O y&uuml;zden o d&uuml;ğ&uuml;m&uuml; &ouml;nce sakince bırak, ardından derin bir nefes al ve yine sakince o d&uuml;ğ&uuml;n&uuml; eline al. Ama &ccedil;&ouml;zmeye &ccedil;alışma. Onun yolunu bulmasına izin ver, bu kadarı yeter de artar. D&uuml;ğ&uuml;mleri ruhuna g&ouml;re değil, d&uuml;ğ&uuml;mlerin istediği şekilde &ccedil;&ouml;z. Evet karışık. Hayat &ccedil;ok ama &ccedil;ok karışık d&uuml;ğ&uuml;mlerin yok olmasını bekleyeme onları &ccedil;&ouml;z.</span><!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_210622_233444_470.sdocx--></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>