<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; nieves</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/nieves</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; nieves</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>KİBRİT</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kibrit</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kibrit</guid>
<description><![CDATA[ Yangının eriştiği ruha uzanamayan her bil el sadece izledi. Yağmur yağarken dışarıda içeride içinde ukte kalmış çocukluğuyla bir kız küllerini üfledi. Kibritler birer şahitti, belki de mumlar katil. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/09/image_750x500_614183030de97.jpg" length="27985" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 14 Sep 2021 20:40:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>nieves</dc:creator>
<media:keywords>Acı, mektup, ölüm, geçmiş, kibrit</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>KİBRİT</p>
<p>Alevleri dilek kılan nefesleri &uuml;flerken parmakları yanan herkese ithafen...</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kuruyan dudakları mırıldandı bir kez daha.<br />-Ansızın bir hoş&ccedil;a kal kurşununa<br />Sarılıp veda ettim, b&uuml;t&uuml;n sokaklarına.<br />Dudakları yavaş&ccedil;a hareketsizleşirken derin bir nefes verdi. Adımları onu tekrar salona getirdi. Koltuk kenarlarında gezindi yaralı parmakları. G&ouml;z kapaklarını hafif&ccedil;e &ouml;rtt&uuml; g&ouml;zlerinin &uuml;zerine. Anılar uzandı zihnine, bir g&ouml;zyaşı s&uuml;z&uuml;ld&uuml; pınarlarından.<br />-G&uuml;zel olan her şey bitti diye fısıldadı y&uuml;reğinin yarasından kımıldatamadığı naif dudaklarının arasından.<br />G&ouml;zyaşı derin kesikler bırakarak elmacık kemiklerinden &ccedil;enesine doğru bir yol &ccedil;izdi. Boynuna yaklaştığında usulca intihar etti, yerle buluştu.&nbsp;<br />Bir tane daha &ccedil;ıktı yola, g&ouml;zyaşları birbirini yok etmeye başladı, ağladı. Parmakları hala koltuk kenarında gezinirken yavaş adımları her bir şeyi tekrar yaşatıyordu sanki.&nbsp;<br />-Dokunduğum nesneler değil de anılar sanki.<br />Kıvırcık, sarının kahveye bezendiği tondaki sa&ccedil;ları her adımında hareket ediyordu ama bir r&uuml;zgarı bekliyordu belki de savrulmak i&ccedil;in.<br />Y&uuml;z&uuml; acı doluydu, nefesleri &ouml;fke duymak istiyordu ama y&uuml;reğindeki merhamet yaşamın iki ucu arasında eziyordu benliğini.<br />&Ccedil;ıplak bacakları kollarına istinaden daha az yaralıydı, &uuml;zerinde incecik bir tiş&ouml;rt yağan yağmurun bile s&ouml;nd&uuml;remediği yangınla baş başa kalmıştı.<br />Perdeler sonuna kadar &ouml;rt&uuml;l&uuml;yd&uuml;, her yer sessiz ve karanlıktı. Dışarıda buz gibi havayla savaşan yağmur damlaları birbirine zarar veriyordu en &ccedil;ok, tıpkı insanlar gibi.<br />-Yağmurları sevmiyorum dedi kız.<br />G&ouml;zlerini usulca araladı, parmak u&ccedil;larıyla dokundu g&ouml;zyaşlarına.<br />-&Ccedil;&uuml;nk&uuml; g&ouml;zlerim bulut olmamalıydı.<br />G&ouml;zyaşlarına tek tek dokundu parmak u&ccedil;ları.<br />-&Ccedil;&uuml;nk&uuml; hayatımda ilk defa terk edildiğimde bir yağmurun altındaydım. Islanmak istemedim, saklanacak bir yerim yoktu.&nbsp;<br />Sesi titredi. Ger&ccedil;ekler bazen titreme veriyordu, korkutuyordu.&nbsp;<br />Kollarını kendine sardı.<br />-O g&uuml;n de b&ouml;yle &uuml;ş&uuml;m&uuml;şt&uuml;m. &Uuml;zerimdeki hi&ccedil;bir şey ruhumu ısıtamamıştı.<br />Adımları eski dolabın &ouml;n&uuml;n&uuml; bulduğunda &ccedil;ekmeceyi a&ccedil;tı ve eline aldığı kibrit kutusuna baktı.<br />-Şimdiyse ruhum yanıyor.<br />Bir kibriti yaktı ve avu&ccedil;larına bıraktı ateşi. Y&uuml;z&uuml;nde mimik oynamadı avu&ccedil;ları yanarken. Sonra g&ouml;zleri tek tek d&ouml;kt&uuml; incilerini. Avucundaki ateşi izledi.&nbsp;<br />Ateş s&ouml;nd&uuml;, acı başladı. Bir s&uuml;re avucuna baktı kız. G&uuml;l&uuml;msedi acıyla, sonra avucunu sıktı ve g&ouml;zlerini yumdu. Katlandığı acı g&ouml;zlerine ağır geliyordu belki de. G&ouml;rmek onu mahvediyordu en son g&ouml;rd&uuml;klerinden sonra.&nbsp;<br />Sonra g&ouml;zleri yerdeki sayısız mumla buluştu. K&uuml;&ccedil;&uuml;k b&uuml;y&uuml;k fark etmeksizin adım atmadığı her yer mumdu. Elindeki kibritleri tek tek yakıp mumlara ateşi verdi. Her mum yandığında biraz daha ışık korkuttu y&uuml;reğini.<br />Bu ışığın katili olacağını bile bile tek tek yakıyordu mumları. B&uuml;t&uuml;n mumları tek tek ateşle besledi. Daha sonra tekrar dolaba ilerledi. Bir kutu &ccedil;ıkardı. Odanın ortasına mumların etrafına oturdu. Adım aralıkları dışında her mum birbirinin peşindeydi. Oturduğunda mumları daha &ccedil;ok hissetti, daha yakındı onlara.<br />Kutuyu yere koyduğunda kapağını kaldırdı ve i&ccedil;ini yere boşalttığında zarflar d&ouml;k&uuml;ld&uuml;.<br />-Bu mektupları yıllardır yazıyorum, hi&ccedil; kimseye veremesem de dedi acı bir tebess&uuml;mle.&nbsp;<br />Sonra kağıt yığınlarının arasından bir tanesini aldı. Zarfın &uuml;zerinde yazan yazıda gezdirdi g&ouml;zlerini.</p>
<p>Hayallerim var, savaşacağım.<br />Zafer, 22 Temmuz akşamı.</p>
<p>Zarfı yavaş&ccedil;a a&ccedil;tı. Kağıdı &ccedil;ıkardı ve dudaklarını araladı kulağına seslenircesine.</p>
<p>Hicran!<br />Yaptın, başardın, kazandın. Bu bizim ka&ccedil;ıncı zaferimiz? Ama en g&uuml;zeliydi şimdiye kadarkilerden. Baban nasıl sarıldı sana? Gurur duydu, inandı. Sen &ccedil;ok g&uuml;zel şeyler başaracaksın. Başaracağım. O kadar mutluyum ki. O sarılışı asla unutmayacağım, annemin sevincini de. Kardeşlerimle kutlamalarımızı da. Başardım.<br />Daha g&uuml;zel şeyler de başaracağım, b&uuml;t&uuml;n engelleri aşacağım.<br />Sa&ccedil;larım Kadık&ouml;y Sahilinde u&ccedil;uşmadan &ouml;lmeyeceğim.&nbsp;<br />22 Temmuz 2014<br />Dilek tut, taşları boya, &ccedil;i&ccedil;ekleri sula, umut et...</p>
<p>Dudaklarındaki g&uuml;l&uuml;mseme g&ouml;zlerinden mutluluk i&ccedil;in bir yaş indirdi. Mektuba sarılıp bir muma eğildi kız.<br />-Ateşi diliyorum diye fısıldadı.<br />Muma &uuml;flediğinde nefesi, yerde biriken kibritlerden birini mektupla beraber zarfın i&ccedil;ine yerleştirdi ve &uuml;zerindeki tiş&ouml;rt&uuml;n cebine koydu.<br />Sonra g&ouml;z&uuml;ndeki yaşı elinin tersiyle silip yeni bir zarf &ccedil;ekti.<br />Zarfın &uuml;zerindeki yazı kalbine derin bir acı verdi.</p>
<p>Her şey yalan, ka&ccedil;acaksın.<br />Nefret, Yaz.</p>
<p>Hicran,<br />U&ccedil;urtmanı elinden aldılar, poşetle oynadın.&nbsp;<br />Kalbini kırdılar, sevdin.<br />Seni değil kazandıklarını sahiplendiler, sevindin.<br />Şimdi her şeyinle seni bir başına bıraktılar, bekliyorsun.<br />Gelmeyecekler, gelmediler. Bu mektubu bug&uuml;ne bir yıl sonrasından yazdım.<br />Bekledin, gelmediler.<br />Annen ağlarken yanında olmadı, seni korumadı, seni anlamadı. Annen sakladı, sen ağladın.<br />Baban seni umursamadı, sana kimse inanmadı, yardım etmedi.<br />Boş veremedin, sorunları da &ccedil;&ouml;zemedin bu defa. Yıllardır i&ccedil;ine attığın şeylerin sadece bir kısmı bunlar.<br />Elinden bir şey gelmezdi, yaşamıyordun, seni s&uuml;r&uuml;klediler. Ve evet yine toparlamaya başlayıp hayata tutundun.<br />Ne zaman vazge&ccedil;eceksin? Ben yoruldum.<br />Herkes yalan işte, kimse yok. B&uuml;t&uuml;n zorluklar ağır, hayallerin ger&ccedil;ekleşmeyecek.<br />Arkadaşlarınla hi&ccedil; rahat ve mutlu oldun mu?&nbsp;<br />Hayır, kimse seni umursamadı. Şimdi biri parmağından tutsa kalbini vereceksin, verdin. Fazla sevdin, ihtiyacın vardı sevgiye. Hatalar yaptın.<br />Herkes seni &ouml;ylece bıraktı, yapayalnızsın, acı dolusun, &ccedil;ok kırıksın, yaraların iyileşmek nedir bilmeyecek kadar derin? Hayatında ka&ccedil; kişi 25 haziranları, 22 temmuzları, 7 ağustosları, kabuslarını, kırıklarını, İrem&rsquo;i, H&uuml;seyin&rsquo;i, Emine&rsquo;yi ve diğerlerini biliyor? Hi&ccedil; kimse. Belki birka&ccedil;ını anlattın ama ya bug&uuml;n&uuml;...<br />Bilenler de gitti. Dolabında sakladığın &ccedil;ikolata paketleri de anlamsız, kalemler de, yazılar da, k&uuml;&ccedil;&uuml;k polis de, kolyede...<br />Ama en &ccedil;ok masandaki orkide &ouml;ld&uuml;.<br />Orkideleri severdin ama seni sevmediler.<br />Şimdi pilot olmak istediği i&ccedil;in damdan atlayan k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuk musun?<br />Herkesle savaşıp kazanan o kız mı?<br />Yoksa yaralarını sarmaya &ccedil;alışırken &ouml;len sen mi?<br />Hepsisin, hepsi.<br />Hi&ccedil;biri olmaya ne dersin?&nbsp;<br />Yanmaktan korkma, teyzenin evi yandı diye kabuslarına giren ger&ccedil;eklerden korkma.<br />Artık korkma.<br />Her şeyi yak.<br />Doğduğundan beri her g&uuml;n, &ouml;l&uuml;m&uuml; sayarken...<br />2018.<br />2021.<br />Son.</p>
<p>Mektubu okuyan dudakları ateşi &ouml;pmek istedi.<br />Affedemedi, kız bu gece &ouml;lmek istedi.<br />Mektubu mumun &uuml;zerine bıraktı ve yanışını izledi.<br />Diğer mektupları a&ccedil;madı tek tek mumların &uuml;zerine bıraktı zarfları. Odanın ortasında yapayalnız kaldığında dumanın kokusu yayılıyordu. Her yer yavaş yavaş yanarken kız izledi g&ouml;zyaşlarının arasından.<br />-Hep yalnızdım, kendimi kandırdım!<br />Boğazından bir hı&ccedil;kırık koptu.<br />-Yazları severdim, kışlara hapsoldum!<br />Sonra bir kahkaha attı.<br />-Bir yıldız olmak isterken kar tanesi oldum, eridim, kayboldum.<br />&Ouml;ks&uuml;rmeye başladı.<br />-&Ouml;lmek i&ccedil;in &ccedil;ok beklediğimden yaşarken &ouml;l&uuml;yordum.<br />Ateşler yavaş yavaş dokundu kıza, avucuna baktı. G&ouml;mleğinin yakasındaki mektuba g&ouml;z kırptı y&uuml;reği. G&ouml;zyaşları ateşini harlarken son s&ouml;zlerini s&ouml;yledi.<br />-&Ccedil;ok sevdim. Hatam buydu. Keşke beni sevseydiniz. Hatam buydu. Bekledim.&nbsp;<br />&Ouml;ks&uuml;r&uuml;kleri artarken ateş onu sarmaladı, kız kendini ateşe doğru yere bıraktı, sa&ccedil;ları yandı &ouml;nce, kız yandı.<br />K&uuml;lleri yazdı masalını. Dışarıdan &ccedil;ığlıklar geliyordu, eve su d&ouml;k&uuml;l&uuml;yordu ama &ccedil;ok ge&ccedil;ti.<br />Bazen her şey i&ccedil;in &ccedil;ok ge&ccedil;ti.<br />Mektuplardaki s&ouml;zc&uuml;klerin &ccedil;ığlığı kızın s&uuml;z&uuml;len ruhuna ulaşıyordu, insanlar yine sağırdı. Her bir tarih kızın h&uuml;zn&uuml;ne yazılıyordu. Her bir kibrit k&uuml;l oluyordu. Kız da bir kibrit gibi tek tek yaktığı mumlar arasında yandı.<br />Masalı bitti kızın, ruhu yaralarını &ouml;lerek sardı. İ&ccedil;indeki her enkazı yaktı...</p>
<p>Soğuk k&uuml;ller, simsiyah duvarlar kalmıştı geriye. Acıyan bakışlar, s&ouml;ylemler alıp g&ouml;t&uuml;r&uuml;yordu etraftaki samimiyeti.&nbsp;<br />Bir bedene siyah bir fermuar &ccedil;ekildi. Bir &ouml;l&uuml;yd&uuml; geriye kalan. Ve g&ouml;mleğin cebinde bir zarf, bir kibrit. Bir gece yağmur yağarken dışarıda, i&ccedil;eride k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir kız yanmıştı.<br />Evin perdeleri yoktu, mumlar yoktu, k&uuml;ller vardı. İ&ccedil;erideki yangını perde ele vermişti ama ge&ccedil; kalınmıştı kıza. Masalın başından beri. Yalnızca biraz yansa da nefeslerini bitiren vazge&ccedil;işiydi.<br />Eriyen mumlar, &ouml;l&uuml; bedenler, soğuk k&uuml;ller, siyah duvarlar, kelimeleri &ccedil;ığlık atan mektuplar...<br />Son.<br />Temmuz, 2021.<br />Nimet.</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>