<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Nymeria</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/nymeria</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Nymeria</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Kıyamet Günlükleri&#45; İnsan</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kiyamet-gunlukleri-insan</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kiyamet-gunlukleri-insan</guid>
<description><![CDATA[ İnsan, ne acımasız bir kelime ama...  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/img_6282474265d1e7-28027395-69734056.gif" length="11456" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 30 May 2022 13:00:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nymeria</dc:creator>
<media:keywords>İnsan, dünya, felsefe, hayat, bencillik, doyumsuzluk, mutluluk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Herkesin hayatında bir yere sahiptir mutluluk.&nbsp;</p>
<p>Bazılarının y&uuml;z&uuml;n&uuml; g&uuml;l&uuml;msetir, bazılarınınsa kalbini bin par&ccedil;aya ayırır.&nbsp;</p>
<p>Yalnızca bir kelimeden ibaret bu mutluluk denen şey...</p>
<p>Oysa onlarca insan mutlu olmak i&ccedil;in başkalarının mutluluğunu elinden &ccedil;alıyor...&nbsp;</p>
<p><strong><em>Mutluluk başkası &uuml;z&uuml;l&uuml;nce var olan bir şey midir ki?</em></strong></p>
<p>Değildir, mutluluk sahibi bir insanın varlığı etrafına da mutluluk sa&ccedil;ardı. O halde mutluluğu bile zehirlemeyi nasıl başarmışlardı?</p>
<p>Mutlu insanların, aydınlığın i&ccedil;inde mutsuz insanlar vardı. Onlar k&uuml;&ccedil;&uuml;k siyah noktalardı. Mutluluğun kaynağının bile dokunamayacağı k&uuml;&ccedil;&uuml;k noktalar.</p>
<p>Diğerlerinden ayrı kalmayı onlar istememişti. Mutlu olmak ve g&uuml;l&uuml;msemek elbette onların da hayaliydi.</p>
<p>Ancak mutluluk başkasının mutsuzluğunda var olurdu. Bir insanın elindekiler i&ccedil;in ş&uuml;kretmesini bile sadece kendilerinden k&ouml;t&uuml; durumdakileri d&uuml;ş&uuml;nmeleri sağlayabilirdi.</p>
<p>İnsanlar bencildi, ş&uuml;kretmek nedir bilmezdi. Mutluluğun ne olduğunu tattıktan sonra daha fazlasını isteyecek kadar a&ccedil;g&ouml;zl&uuml;lerdi. Sonu&ccedil;ta insandı onlar.&nbsp;</p>
<p><strong><em>Bencillikte, doyumsuzlukta onlardı</em>.</strong> İnsanı tanımlayacak en uygun kelimelerdi bunlar.</p>
<p>Sonu&ccedil;ta insandı, sokaktaki kedilerin soğuktan tir tir titrediğini bilerek onları "&Ccedil;ok g&uuml;r&uuml;lt&uuml;l&uuml;." diyerek tekmeleyen.</p>
<p>Sonu&ccedil;ta insandı, namusumu beş paralık etti diye lızını &ouml;ld&uuml;ren.</p>
<p>Sonu&ccedil;ta insandı her ge&ccedil;en g&uuml;n daha fazla ormanı yakan, onları yok eden.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em>İnsan, ne cani bir kelime ama...</em></span></p>
<p><em><strong>Oysa bizler bebekken &ccedil;ok masum g&ouml;r&uuml;n&uuml;rd&uuml;k...</strong></em>&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kıyamet Günlükleri&#45; Hayat</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kiyamet-gunlukleri-hayat</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kiyamet-gunlukleri-hayat</guid>
<description><![CDATA[ İnsanlığın yok ettiklerinden var olmaları kadar saçmaydı yaklaşan kıyamet.  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/04/image_750x500_625d34c39baea.jpg" length="44337" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 18 Apr 2022 08:27:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nymeria</dc:creator>
<media:keywords>Kıyamet, hayat, felsefe, var olmak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Hayat, ne acımasız kelime ama.</strong></p>
<p></p>
<p><strong>Hayat adı altında korkutucu ger&ccedil;ekler vardı oysa. Sadece bir defa hayata geliyoruz dediler, yok ettiler her şeyi. Hayat bu dediler, ger&ccedil;ekleri sildiler. Hayatta kalmak i&ccedil;indi dediler, birbirlerini yok ettiler...</strong></p>
<p></p>
<p><strong>Geriye ne kaldı ki zaten... Sonsuz karanlıkta cayır cayır yanmak belki. Nereden geliyordu bu g&uuml;ven?</strong></p>
<p></p>
<p><strong><em>Ger&ccedil;eklikten ka&ccedil;mak mıydı bu yoksa?</em>&nbsp;</strong></p>
<p></p>
<p><strong>D&uuml;nya par&ccedil;alarına ayrılırken kendini korumaya &ccedil;alışmak mıydı?</strong></p>
<p></p>
<p><strong>&Ouml;yle olabilir miydi? Varlığını korumak i&ccedil;in iftira atacak birisi olabilir mi? Karanlığa teslim olacak kadar korkutucu muydu yok oluş?</strong></p>
<p></p>
<p><em><strong>Oysa soğuktu karanlık, insanın t&uuml;m varlığını s&ouml;m&uuml;r&uuml;rd&uuml;. Kıyamet kopsa dahi karanlık en b&uuml;y&uuml;k yokluk simgesiydi.</strong></em></p>
<p></p>
<p><strong>Ne ironik ama, yok olmaktan ka&ccedil;arken yokluğa sığınmak. İnsanlığın varlığı da bir o kadar ironikti. Yok ettiklerinden var olmuşlardı &ccedil;&uuml;nk&uuml;.</strong></p>
<p></p>
<p><em><strong>Hayat her ge&ccedil;en g&uuml;n daha da değersizleşirken insanlığın sonunun gelmesi ka&ccedil;ınılmaz değil miydi?</strong></em></p>
<p></p>
<p><span style="text-decoration: line-through;">-Kıyamet G&uuml;nl&uuml;kleri</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>