<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Okyanus</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/okyanus</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Okyanus</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>HOŞCAKAL CENNET</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hoscakal-cennet</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hoscakal-cennet</guid>
<description><![CDATA[ Senden sonra ben hep üşüdüm ANNEM !! ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_619576c1eec92.jpg" length="26585" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 18 Nov 2021 01:03:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>Okyanus</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>HOŞ&Ccedil;AKAL CENNET</strong></p>
<p style="text-align: justify;">O gece ilk defa sabaha karşı i&ccedil;imde derin bir ıssızlık, kimsesizlikle aniden uyanmış;&nbsp; Parmak u&ccedil;larımda sanki biri g&ouml;rse kızacakmış gibi sessizce ağlamaların geldiği odaya doğru y&uuml;r&uuml;meye başlamıştım. Kapı eşiğine varmadan &ouml;ylece kalmış ne olduğunu anlamak istercesine babamın g&ouml;zlerinin en derinine bakmıştım. İ&ccedil;imden ge&ccedil;en binbir d&uuml;ş&uuml;nce , boğazıma d&uuml;ğ&uuml;mlenmiş olan o kelimelerle, sadece bakıyordum. Babam g&ouml;zlerini ka&ccedil;ırmış başını &ouml;ne eğip beni g&ouml;rmezden gelmişti. Odayı s&uuml;zerken bana doğru gelmekte olan ablamı bile farketmemis hala ısrarla babamın g&ouml;zlerini bulmaya &ccedil;alışırken ablamın boynuma sarılıp <u>beni&nbsp;</u>neden odadan uzaklaştırmaya &ccedil;alıştığını anlamamıştım. İşte o g&uuml;n ben &ccedil;ok &uuml;ş&uuml;d&uuml;m i&ccedil;imdeki &uuml;rperti bir t&uuml;rl&uuml; ge&ccedil;miyor; bedenim engel olamadığım bir şekilde titriyordu. Sadece &uuml;ş&uuml;yordum...</p>
<p style="text-align: justify;"><span>Evin i&ccedil;inde annemi aramış olanları sadece onun a&ccedil;ıklayabilecegini d&uuml;ş&uuml;nerek bir oyana bir bu yana ama o odaya hi&ccedil; girmeden aradım. Ka&ccedil; zaman ge&ccedil;ti &ouml;ylece ; ge&ccedil;en dakikalar mı yoksa saatler miydi ? Bilmiyorum; ama hayatım boyunca yaşadığım en uzun gecenin o olacağına adım gibi emindim. Sonunda yorulmuş odamda pencerenin dibine &ccedil;&ouml;km&uuml;ş &ouml;ylece dışarıyı izliyordum. Pencerinin &ouml;n&uuml;nden ge&ccedil;enler hayal miydi yoksa ger&ccedil;ek miydi ? Ne zaman sabah olmuş? duyduğum bu sesler de neyin nesi?&nbsp;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><br /><span>Ben o sabah hi&ccedil;bir şey bilmiyordum...</span></p>
<p style="text-align: justify;"><br /><span>Gelenleri sanki tanıyor ama aksi gibi de hatırlamıyordum. Ben o g&uuml;n annemi bulamadığım i&ccedil;in herkese herşeye yabancıydım. Birden g&ouml;z&uuml;me &ccedil;arptı neydi o taşıdıkları? yok, hayır!! bizim evimize doğru geliyor olamazlardı. V&uuml;cudum da hissedemedigim b&uuml;t&uuml;n kaslara rağmen koşmaya başladım. Sonuda o odanın kapısından herkesi bir kenara savurup girmiştim. Hi&ccedil;bir ses duymuyor sadece ilerliyordum. Sa&ccedil;ımda annemin &ouml;rd&uuml;ğ&uuml; d&uuml;nden kalma &ouml;rg&uuml;ler geldi aklıma. Elimi attım sa&ccedil;ıma hala duruyordu. Sonunda ulaştım. Koltuğun &uuml;st&uuml;nde duran sanki beyaz ama aslında kapkara &ouml;rt&uuml;y&uuml; babamın elimi tutmaya &ccedil;alışmasına rağmen sıyrılıp a&ccedil;tım. Ka&ccedil; kere &ouml;lebilir bir insan bilmiyorum ben o g&uuml;n &ouml;ld&uuml;m!!! Sandım ki Cennet kaydı ayaklarımın altından. Yere d&uuml;şerken elim annemin elini tutmuş g&uuml;&ccedil; bulmuş gibi orda durmuştu. Sanki annem son kez elimi tutmuş 'Dik dur kızım sen g&uuml;&ccedil;l&uuml; olansın! ' demişti. Uyur uyanık bir zaman dilimiydi hatırladığım ondan sonrası. Kabul edemedim annemin o kafese konulmasını anlatamadım babama, annem karanlıktan nasıl korktuğunu. ''Affetme beni ne olur." &Ccedil;ekip alamadım seni ellerinden herkes bir olmuş gibi tek yaptıkları beni sıkı sıkı tutmaları. Ulaşamadım sana! Yaklastırmadılar beni o &ccedil;ukura ellerimden tuttular annem a&ccedil;amadım &uuml;st&uuml;ne atılan toprakları. Ablama yalvardım ne olur &ccedil;ıkaralım annemi diye ordan; sevmez bilirsin k&uuml;&ccedil;&uuml;k canlıları. Bir keresinde elimde k&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;k bir solucanla geldiydim yanına hani, &ccedil;ığlık &ccedil;ığlığa ka&ccedil;ışına g&uuml;lm&uuml;şt&uuml;m. &Ouml;z&uuml;r dilerim annem. Sen gel ben sadece sevdiğin kelebekler olur u&ccedil;arım. R&uuml;yalarıma gel ne olur korkarım unutmaktan y&uuml;z&uuml;n&uuml;. Resimler kokmuyor annem orda koklayayım o cennet kokunu. Sa&ccedil;ımda ki &ouml;rg&uuml;ler bozuldu annem ...</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kadın &amp;amp; Erkek</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kadin-erkek</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kadin-erkek</guid>
<description><![CDATA[ KADIN &amp; ERKEK  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/09/image_750x500_613fa8da14b8d.jpg" length="23765" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Aug 2021 17:15:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>Okyanus</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div class="separator"><img src="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/08/image_750x_61152c48519d0.jpg" alt="" width="750" height="422" /></div>
<div class="entry-content">
<p><span><img class="yaziresim" src="https://annenotlari.com/wp-content/uploads/7xycn693.jpg" /></span></p>
<div><span><strong>Kadın Olmak Nedir ?</strong>&nbsp;</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div></div>
<div><span>Kadın=Sevgidir. Kadınların erkeklerden beklediği, en &ccedil;ok ihtiya&ccedil; duyduğu şey sevgidir. Kadınlar, beynin duygusal merkezi olan sağ tarafı daha &ccedil;ok kullandıkları i&ccedil;in, sevgi ihtiya&ccedil;ları daha fazladır.</span></div>
<div></div>
<div><span>Minicik kız&nbsp;&ccedil;ocukları bile anne babanın y&uuml;z ifadelerini takip edip şirinlikler yaparlar ki daha fazla sevilebilmek i&ccedil;in. Sevilen ve sevildiği hisseden kadınla yolculuk yapmak keyiflidir. Sevilmediğini d&uuml;ş&uuml;nen kadın hır&ccedil;ındır, denizden daha dalgalıdır. Kaptan geminin selameti i&ccedil;in yolcuyu sevgisiz bırakmamalıdır. Yolcuya ne kadar kızarsa kızsın, onu sevgiden mahrum ederek cezalandırmamalıdır.</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div></div>
<div><span>Kadın=Duygudur. Kadınlar i&ccedil;in duygular, ger&ccedil;eklerden daha &ouml;nemlidir. Bu y&uuml;zden duygularının dikkate alınmasını isterler. Kadınlar duygusal bir koca değil, duygularına saygılı olan koca isterler. &Ccedil;ok duygusal erkekler kadınları bir s&uuml;re sonra bunaltır. Kadın, erkeğin onun duygularını dinlemesini ve anlamasını bekler. Yoksa erkeğin kendi duygularını uzun uzun anlatmasını değil. Kadınlar, kınanmadan ve su&ccedil;lanmadan rahat rahat ağlayabilmek ister. Duygularını paylaşmak ister.</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div></div>
<div><span>Kadın= Kelimedir.&nbsp;Kadınlar, hayat enerjilerini kelimelerle toplarlar. Tatlı s&ouml;zler, iltifatlar, hoş hitaplar, kadınları g&uuml;zelleştirir. Kırıcı s&ouml;zler ve eleştiriler yaşam enerjilerini bozar. Kadınlar&nbsp;kelimelerle sevmek ve sevilmek isterler. Kelimeler kadınlar i&ccedil;in &ouml;nemlidir. Kadınlar sevildiklerini, g&uuml;zel olduklarını, iyi olduklarını duymak isterler. Yaptıkları işin takdir edilmesini beklerler.</span></div>
<div></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Kadın=Dildir.&nbsp;Erkek, kulak olursa ona, g&uuml;zel bir uyum yakalamış olurlar. Kadınların &ccedil;oğu zaman konuşalım demeleri bile &ldquo;beni dinle&rdquo; demektir. Konuşmak, yaşadıklarını sevdiği ile paylaşmak kadınların en b&uuml;y&uuml;k ihtiyacıdır. Erkeğin karısını dinlemek i&ccedil;in mutlaka zaman ayırması gerekir. Bu ayırdığı zaman &ccedil;ok uzun bir zaman olmasa bile, b&uuml;t&uuml;n dikkati ile kadını dinliyorsa bu kadına &nbsp;yeterli olur. Fakat erkek kadına kulağını vermezse, kadının dili bir yılana d&ouml;n&uuml;şebilir. Bu da olduk&ccedil;a tehlikelidir.</span></div>
<div></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Kadın=Tendir. Yumuşaktır ve yumuşak dokunuşları sever. Hoyratlıktan, acelecilikten hoşlanmaz.</span></div>
<div><span>Kadın yumuşak erkek istemez. Onu incitmeden sevecek, yumuşak dokunmayı bilen g&uuml;&ccedil;l&uuml; erkek ister.</span></div>
<div></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Kadın=G&ouml;n&uuml;ld&uuml;r. &Ccedil;abuk kırılır, azarlanmayı, cezalandırılmayı sevmez. &Ouml;nemli bir konu olmadık&ccedil;a erkeğin onun her işine karışmasını, eleştirmesini istemez. Erkek de zaten kadının ıvır zıvır işlerine karışıp, &ccedil;ok konuşup saygınlığını yitirmemelidir.</span></div>
<div></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Kadın= Detaydır. K&uuml;&ccedil;&uuml;k şeyler kadınlar i&ccedil;in &ouml;nemlidir. Kadın i&ccedil;in k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir şey yapmak &ldquo;bunu senin i&ccedil;in yaptım&rdquo; demeniz onun i&ccedil;in &ccedil;ok değerlidir. Bir &ccedil;i&ccedil;ek, hoş bir mesaj, sevdiği bir şeyi almak, tatlı bir bakış, tebess&uuml;m, ona ayrılmış kısa da olsa &ouml;zel bir zaman&hellip;</span></div>
<div></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Kadın=Şefkattir. Şefkat g&ouml;stermeyi de g&ouml;rmeyi de sever. Erkek, kadına şefkatli davrandığında kadın değerli olduğunu hisseder.</span></div>
<div></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Kadın=Neşedir. Erkeğe sa&ccedil;ma ya da gereksiz gelebilecek pek &ccedil;ok konu, kadın i&ccedil;in eğlencedir. Bu neşeye erkek, arada bir dahil olursa, birlikte g&uuml;lebildikleri kadar yolculukları keyifli olur. Kadının neşesi ile neşelenmek erkeği rahatlatır.</span></div>
<div></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Kadın=Hayattır. Kadın, erkeğin hayatının her alanında olmak ister. D&uuml;meni ele almaya &ccedil;alışabilir. Bu da yolculuğu tehlikeye d&uuml;ş&uuml;r&uuml;r. İşte o zaman kaptanın mahareti ortaya &ccedil;ıkar. Hayatın neşesini s&ouml;nd&uuml;rmeden, geminin d&uuml;menini elinde tutmayı bilmesi l&acirc;zım. Bunun i&ccedil;in de yolcunun diğer &ouml;zelliklerini g&ouml;z &ouml;n&uuml;ne alarak onu d&uuml;menden uzaklaştırması gerekir.</span></div>
<div></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Kadın=Candır. Erkeğin canına can da katabilir, canından can da &ccedil;ıkarabilir.</span></div>
<div></div>
<div><span>Bu y&uuml;zden kaptanların işi &ccedil;ok &ouml;nemlidir. G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde erkeklerin &ccedil;oğu, ben bu evin y&ouml;neticiliğini nasıl yapacağım, karıma nasıl davranmam gerekir, diye &ccedil;aba sarf etmiyorlar. Kadınlar &uuml;zerinde oynanan pek &ccedil;ok oyunlar sebebi ile kadınların kafası zaten karışık. Sevmek sevilmek istiyorlar; fakat nasıl davranacaklarını bilmiyorlar. Kadın hata yaptığında erkek hemen sevgisini keserek, k&uuml;serek, araya buz duvarı &ouml;rerek onu cezalandırmaya kalkarsa batan gemi &ccedil;ok olur.</span></div>
<div></div>
<div><span>Kadının bir yanlışı olduğunda iş y&ouml;netici olan erkeğe d&uuml;şer. Şefkat ile kadına yaklaşıp, yaratılış &ouml;zelliklerini ortaya &ccedil;ıkarmayı başarırsa, gemi selametle yoluna devam edebilir.</span></div>
<div></div>
<div><span>Erkekten sevgi alamayan kadın, hırsını; paradan, alışverişten, oradan buradan &ccedil;ıkarmaya &ccedil;alışır. Bu y&uuml;zden erkek, daha fazla kazanayım, diye muhabbetten &ccedil;almamalıdır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; kazandığını kadın bir şekilde harcamayı başarır. Muhabbet varsa daha &ccedil;ok &ccedil;alışmaya da gerek yok zaten. Muhabbet olan evde, bereket mutlaka vardır.</span></div>
<div></div>
<div><span>***</span></div>
<div><span>Yukarıdaki yazı Sema Maraşlı&rsquo;nın haber 7 28.11.2011 tarihli yazısıdır.</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div>
<div>
<p><span>&nbsp;</span></p>
<p><strong><span>&ldquo;Erkek olmak&rdquo; nedir?&nbsp;</span></strong></p>
<p><span>&nbsp;</span></p>
<p><span>&ldquo;Erkek olmak&rdquo; biyolojik olarak erkek olarak doğmaktır.</span></p>
<p><span>Bu kadar mı?</span></p>
<p><span>Evet, geri kalan neredeyse her şey erkek olarak doğan bireylerin,&nbsp; ataerkil yapının normları &ccedil;evresinde &ldquo;erkek olarak&rdquo; kabul g&ouml;rme s&uuml;recine dayanır.</span></p>
<p><span>ERKEK DOĞMAK YETMEZ</span></p>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Yani sadece erkek olarak doğdu diye, &ccedil;oktan hazırlanmış bir paket programın i&ccedil;ine doğuyor&hellip;</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Evet, buna &ldquo;toplumsal cinsiyet&rdquo; diyoruz. Erkek, hayatı boyunca kabul g&ouml;rmek, dışlanmamak i&ccedil;in yaşamının en mahrem alanlarına değin bi&ccedil;imlendirilmiş bir kurguyu yaşar.&nbsp; Biyolojik olarak &ldquo;erkek&rdquo; doğmuştur ama &ldquo;erkek olmak&rdquo; adına performanslar sergilemezse erkek olarak kabul edilir mi?</span></div>
</div>
<div>
<div><span>&ldquo;Erkek olmak&rdquo; i&ccedil;in yaşamak zorunda olduğunuz&nbsp;d&ouml;n&uuml;m noktalarını sayar mısınız?</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>T&uuml;rkiye &ouml;zelinde sayabiliriz.</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Evet.</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Doğumu izleyen s&uuml;re&ccedil;te dilin &ouml;ğrenilmesi, s&uuml;nnet, ilk cinsel deneyim, zorunlu askerlik, para kazanmaya başlamak, evlenmek ve d&uuml;ğ&uuml;n, baba olmak ve yaşlı, s&ouml;z&uuml; dinlenir bir erkek olmak...</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Yani bunlar biyolojik gereklilikler değil, toplumsal koşulların &uuml;r&uuml;n&uuml;, değil mi?</span></div>
<p></p>
<p></p>
<div><span>Elbette,&nbsp; insanlar doğar, b&uuml;y&uuml;r, yaşlanır ve&nbsp; &ouml;l&uuml;rler. Yaşam s&uuml;recindeki bazı anların &ldquo;yaşamın d&ouml;n&uuml;m noktası&rdquo; haline getirilmesi, toplumsal kurguların &uuml;r&uuml;n&uuml;d&uuml;r.</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>PERFORMANS KAYGISI Y&Uuml;Z&Uuml;NDEN CİNSELLİK ANLAMSIZLAŞIYOR</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>İlk cinsel deneyim?</span></div>
<p></p>
<p><span>İlk cinsel deneyim, doğallığından ve spontanlığından koparılır. Bir&ccedil;ok erkek i&ccedil;in su i&ccedil;mek, nefes almak&nbsp;gibi bir şey olmaktan &ccedil;ıkar ve travma haline gelir. B&ouml;ylece cinsel deneyimler her iki tarafa da sınırlı cinsel haz veren, erkeğin partnerine y&ouml;nelik aşağılama ve hatta şiddet i&ccedil;eren tutum ve eylemlerde bulunduğu bir alan haline gelir.</span></p>
<p><span>Ve b&ouml;ylece s&uuml;r&uuml;p gider&hellip;</span></p>
<p><span>Bir&ccedil;ok erkek, cinselliği kayda değer bir performans kaygısıyla yaşıyor. &Ouml;zg&uuml;r değil, i&ccedil;ten değil, doğal değil. Seksi, &ldquo;s&uuml;rekli talepkar&rdquo;, &ldquo;s&uuml;rekli başarılı&rdquo; olunması gereken ve &ldquo;erkek iktidarını&rdquo; simgeleyen bir alan olarak değerlendiriyor. Bunun sonucunda da cinsellik &ldquo;erkeklik&nbsp;performanslarının&rdquo; ger&ccedil;ekleştiği, i&ccedil;i boşaltılmış ve partnerleri zenginleştirmek yerine iki tarafı da t&uuml;keten bir anlamsızlığa d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor.</span></p>
<p></p>
<div><span>CAN ALICI BİR SORUN: ATAERKİLLİK</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Erkeklerin sorunu ne, neden s&uuml;rekli problem &ccedil;ıkarıyorlar?</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Erkeklerin değil, ataerkil erkekliklerin bir sorunu var. Yani sorun peniste değil, ona atfedilen t&uuml;m değerler sisteminde. Ataerkillik g&uuml;n&uuml;m&uuml;z&uuml;n en can alıcı sorunlarından biri.</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Neden?</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; ataerkillik, erkeklerin egemenliği adına kadınlar ve LGBTQI&rsquo;lere y&ouml;nelik ayrımcılık yapılmasına, onların baskı g&ouml;rmelerine, hukuktan siyasete her alanda cinsiyetler arasında eşitsizlik yaşanmasına, kadınların ev i&ccedil;i alana hapsedilmesine, cinsiyet temelli şiddet, taciz, tecav&uuml;z, cinayetlerin yaşanmasına, homofobiye ve transfobiye&hellip; Daha saymamı ister misin?</span></div>
<p></p>
<p></p>
<p></p>
<div><span>Yeterli.</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Erkek olmak zor ve tehlikeli &ccedil;&uuml;nk&uuml; erkek olmak i&ccedil;in erkek olarak doğmak yetmez, &ldquo;erkek olmak&rdquo; gerekir. Yaşam boyu, erkekliği defalarca, bitmek bilmeyen performanslarla kanıtlamak ve yeniden kurmak gerekir, b&ouml;yle beklenir.</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>DUYGULARINI TANIMAZ, İFADE EDEMEZ</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Ne yaşıyorsunuz o s&uuml;re&ccedil;te?</span></div>
<p></p>
<p></p>
<div><span>Erkek olduğunu g&ouml;stermek i&ccedil;in t&uuml;rl&uuml; pratikler&hellip; Ağlamaz, &ldquo;kahraman olmak&rdquo; adına&nbsp; ger&ccedil;ekten inanmadıkları bir&ccedil;ok şey yapar. Kavga eder, savaşa gider. &ldquo;Ailenin reisi, evin erkeği&rdquo;dir. Kadınlıkla ilişkilendirilen her şeyden uzak&nbsp;durmak zorunda olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r. Kadınlarla rahat ve doğal bir bi&ccedil;imde ilişkiye girmekten korkar. Yemek yapmayı, yaşadığı yerin temizliğini yapmayı, kendine, &ccedil;ocuklara ve yaşlılara bakmayı bilmez. Sevgilerini g&ouml;stermeyi beceremez. Duygularını tanımaz ve bu nedenle de duygularını ifade etmekten acizdir. &ldquo;Milli olmak&rdquo; stresiyle boğuşur. Performans kaygısından sınırlı bir bi&ccedil;imde cinsel doyum yaşar.</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>&Ccedil;ok mutsuz olmalısınız&hellip;</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<p></p>
<p></p>
<div><span>Evet, t&uuml;m bunlardan da &ouml;nemlisi, erkek egemenliği adına kadınları ve queer&rsquo;leri ezer ve mutsuz yaşamlar s&uuml;rerler. &Ccedil;ocuklarına şefkat g&ouml;stermekten aciz olduklarını hissedip &ouml;fke patlamaları yaşarlar. Coşkularını ifade etmeyi beceremez ve silaha sarılırlar. Eşleriyle sorun yaşadıklarında incinmişliklerini gizlerler. &Uuml;stelik t&uuml;m bunların sonucunda yaşamlarının ilerleyen yıllarını b&uuml;y&uuml;k bir hayal kırıklığı ve pişmanlıkla ge&ccedil;irirler.</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>R&ouml;portaja başlamadan &ouml;nce d&uuml;n &ldquo;Erkek ayrıcalıkları kontrol testi&rdquo; yaptık. Neden &ouml;nemliydi bu?</span></div>
<p></p>
<p></p>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Erkekler, insanlığın doğası gereği ezelden beri ayrıcalıklı olduğu yanılsamasıyla toplumun şımarttığı &ccedil;ocuklar veya mutlak iktidara sahip krallar gibi yaşarlar.</span></div>
<p></p>
<p></p>
<div><span>Oysa ger&ccedil;ekte?</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Ger&ccedil;ekte erkek ayrıcalıkları, erkeklerin de farkında olmasalar da, toplumsal iktidardan pay alabilmek i&ccedil;in erken yaşlardan itibaren duygularına, kendilerine ve diğer insanlara yabancılaşmaları sonucunda derin sorunlar yaşamalarına ve yaşatmalarına yol a&ccedil;ıyor.</span></div>
<p></p>
<p></p>
<p></p>
<div><span>ATAERKİLLİK ORTADAN KALDIRILMALI</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>&Ccedil;&ouml;z&uuml;m nedir?</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Ataerkilliğin ortadan kaldırılması gereklidir.</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Kolay olmasa gerek.</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Elbette zor ama imk&acirc;nsız değil. Ataerkillik, kadınlar kadar olmasa da, erkeklere de zarar veriyor. Bu zarar, diğerlerine verdikleri zararla kıyaslanınca &ouml;nemsizmiş gibi g&ouml;r&uuml;nebilir. Ancak erkekte oluşan tahribat da ciddi bir boyutta.</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Nasıl bir tahribat?</span></div>
<p></p>
<p></p>
<div><span>&ldquo;Erkek olmak&rdquo; adına psikolojik&nbsp;ve fizyolojik sağlıklarını yitiriyorlar. En basitinden &ldquo;kahraman erkekler&rdquo; olabilmek adına cesaret g&ouml;sterileri ve kavgalarda yaralanıyor, savaşlarda &ouml;l&uuml;yorlar. Duygularına yabancılaşıyor, mutsuz, narsisist, sağlıksız beslenen, &ccedil;abuk &ouml;len kişiler haline geliyorlar. Kısacası erkekler kazanıyormuş gibi g&ouml;r&uuml;nd&uuml;kleri bir oyunun kaybedenleri konumuna d&uuml;ş&uuml;yorlar.</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Bu durumu değiştirmek i&ccedil;in &ouml;ncelikle ne gerekiyor?</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>&Ouml;ncelikle ataerkil anlamda &ldquo;erkek olmak&rdquo; istemeyen ve erkekliğin sınırlarını toplumsal cinsiyet eşitliği doğrultusunda yeniden kurmak isteyenlerin artması ve etkin olması gerek.</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>&ldquo;Erkek olmak istemeyen&rdquo; ne demek?</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Ataerkil anlamda &ldquo;erkek olmak&rdquo; istemeyen... Erkeklik ezeli, ebedi ve evrensel değildir. Zaman i&ccedil;inde, toplumlara ve k&uuml;lt&uuml;rlere g&ouml;re değişir. Erkekliklerin zaman ve mekan i&ccedil;inde farklılık g&ouml;steriyor olması, onların değişme potansiyelinin olduğunu g&ouml;steriyor. Erkekler bu y&ouml;nde &ccedil;aba ve irade g&ouml;sterdikleri takdirde, toplumsal cinsiyet eşitliği doğrultusunda değişmeleri m&uuml;mk&uuml;n.</span></div>
<p></p>
<p><span>Erkeklik evrensel ve ebedi değilse,&nbsp;&nbsp;&ldquo;erkeğin doğası&rdquo;ndan da bahsedemeyiz değil mi?</span></p>
<p><span>Erkekler ve kadınlar arasındaki biyolojik ve kalıtımdan gelen farklılıklar kadarıyla bir &ldquo;doğa&rdquo;dan bahsedebiliriz. Bu da, toplumsal olarak&nbsp;kurgulananlara oranla son derece &ouml;nemsiz bir fark. Ancak doğanın erkeklere g&uuml;&ccedil;l&uuml;l&uuml;k, mertlik, cesaret, dayanıklılık ve hatta kadınlar &uuml;zerinde &uuml;st&uuml;n olma hakkı bahşettiğini s&ouml;ylemek yalnızca ataerkil s&ouml;yleme ait bir iddia. Ataerkillik erkeğin doğası değil, erkeklerin &ouml;ğrendikleri ve dışlanmamak adına kendi olmaktan vazge&ccedil;erek satın aldıkları, tarihsel ve toplumsal bir &uuml;r&uuml;n.</span></p>
<p></p>
<div><span>ALMANYA 7 GOL ATINCA...</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Ataerkil olmayan başka erkek olma halleri&nbsp; m&uuml;mk&uuml;n m&uuml;?</span></div>
<p></p>
<p></p>
<div><span>M&uuml;mk&uuml;n ve &uuml;stelik ataerkil kodlardan sıyrılmış ve kendi olmayı başarmış erkek olma hali, sağlıklı bir erkek olma halinin ortaya &ccedil;ıkması potansiyelini barındırır.</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Ne yapmalı yani adam? Somutlaştıralım, siz ne yapıyorsunuz mesela?</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Almanya 7 gol atınca, &ldquo;Brezilya&rsquo;ya tecav&uuml;z etti&rdquo; demeyecek.</span></div>
<div><span>K&uuml;f&uuml;r ederken &ldquo;ananı&hellip;&rdquo; diye başlamayacak.</span></div>
<div><span>Bulaşıkları, karısına jest olsun diye değil, karısı kadar onun da g&ouml;revi olduğu i&ccedil;in yıkayacak.</span></div>
<div><span>Trafikte s&uuml;r&uuml;c&uuml; hatalı bir harekette bulunduğunda, bunu onun kadın olmasına değil, k&ouml;t&uuml; ş&ouml;for olmasına bağlayacak.</span></div>
<div><span>&Ccedil;ocuğunu d&ouml;vmeyecek.</span></div>
<div><span>Karısını &ouml;ld&uuml;rmeyecek.</span></div>
<div><span>Yolda g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; transı aşağılamayacak.</span></div>
<div><span>Mini etekli kadını taciz etmeyecek.</span></div>
<div><span>Kadını &ldquo;namusu&rdquo; olarak değil, birey olarak g&ouml;recek.</span></div>
<p></p>
<p></p>
<div><span>Gayet net ve basit: Erkek olmanın başka cinsel kimliklerden daha &uuml;st&uuml;n olmak anlamına gelmediğini anlayacak.</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>&nbsp;Evet, bu kadar net ama basit değil.</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>KADINLAR, M&Uuml;CADELE İ&Ccedil;İN STRATEJİ GELİŞTİRİYOR</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Peki ya kadınlar? Mesela cinselliğini kullanarak patronuna istediğini yaptıran kadın da, erkek egemen sistemden yararlanmış olmuyor mu?</span></div>
<p></p>
<p></p>
<div><span>Kadınlar, erkek egemen sistemle m&uuml;cadele etmek i&ccedil;in kimi stratejiler geliştiriyor ve cinselliğini &ouml;n plana &ccedil;ıkarmak da bunlardan biri olabilir. Bu bir m&uuml;cadele y&ouml;ntemi&hellip;Toplumsal &ouml;rg&uuml;tlenmeden ne salt erkekler sorumlu, ne de ataerkil &ouml;rg&uuml;tlenmeden yarar sağlayan yegane grup erkekler. Kadınlar ve queer&rsquo;ler de toplumsal ilişkilerde ataerkil s&ouml;yleme başvurabiliyor ve b&ouml;ylece ondan pay alıyor.</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Nasıl?</span></div>
<p></p>
<p></p>
<div><span>Bazı kadınların toplumda s&ouml;z sahibi olabilmek i&ccedil;in &ldquo;erkeksi&rdquo; davranır. Bazıları ise aşırı kadınsı davranır, ki bunların ikisi benzer işleve sahiptir. &nbsp;Erkeklerin toplumsal &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml; iddiasını &ccedil;ocuklarına aktarmaları, bazı queer&rsquo;lerin heteroseksist dili benimsemesi, militarizmi savunması ve hatta homofobik&nbsp;ve transfobik olmaları&hellip; Yani toplumsal ilişkilerde erkek hegemonyası, &ccedil;oğunluğun katkısıyla kuruluyor.</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Erkek hegemonyası hayatı herkes i&ccedil;in &ccedil;ok zorlaştırıyor!</span></div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div><span>Ve eksiltiyor&hellip; Ataerkil erkeklikler, eksik bir bi&ccedil;imde yaşamanın ta kendisidir. Değişebilir, değişmelidir.</span></div>
<p></p>
</div>
<p><span>&nbsp;</span></p>
<p><span>&nbsp;</span></p>
<p><span>&nbsp;1. Uluslararası Erkekler ve Erkeklikler Konferansı, 11-13 Eyl&uuml;l 2014&rsquo;de İzmir, Tepekule&rsquo;de yapılan T&uuml;rkiye&rsquo;nin ilk uluslararası hakemli bilimsel kongresinde Dr. Mehmet Bozok&rsquo;un kaleminden erkek nedir ?</span></p>
</div>
<div><span>&nbsp;</span></div>
<div>
<p><span><b>&nbsp;</b></span></p>
<p></p>
</div>
</div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye&amp;apos;de İş Arayan Bir Kadın</title>
<link>https://edebiyatblog.com/turkiyede-is-arayan-bir-kadin</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/turkiyede-is-arayan-bir-kadin</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Suçlu olan insanlar ve düşünceleriydi. Kirliydiler !&quot; ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/08/image_750x500_610ffe73b5073.jpg" length="72235" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 08 Aug 2021 19:42:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>Okyanus</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;Bir kadınım ve size bir kadın g&ouml;z&uuml;yle T&uuml;rkiye' de iş savaşını anlatmak istiyorum. Hi&ccedil; kadın olup iş aradınız mı? ya da hi&ccedil; kadın olup iş bulamadığınız oldu mu ? T&uuml;rkiye de iş bulmanın kadınlar i&ccedil;in daha kolay olduğu anlatılır peki hangi kadınlar i&ccedil;in kolay !!! Son işyerimden patronumun eşi kıskandığı ve bu durum yanlış s&ouml;ylemlerle sonu&ccedil;landığı i&ccedil;in atıldım. Ben kadınım ama o da kadındı. Biz kadınlar şunu biliriz ya hepimiz aynıyız ya da farklı olanları dışlar , d&uuml;şmanlaştırırız. Sonraki s&uuml;re&ccedil; nasıl işledi gittiğim bir &ccedil;ok iş g&ouml;r&uuml;şmesinden eli boş ve umutsuzca evime d&ouml;nd&uuml;m. Bazı g&ouml;r&uuml;şmeler de ise iş dışı iğren&ccedil; demenin bile yetmeyeceği teklifler aldım. Oysa istediğim tek şey &ccedil;alışmak kendi varlığımı s&uuml;rd&uuml;rebilmek i&ccedil;in. Peki bununla kaldı mı s&uuml;re&ccedil; ne yazık ki kalmadı &ouml;deyemediğim faturalar sonucunda kış ortasında doğalgazım kapatıldı. Mesela mum alıcak param olmadığı zaman karanlıkta &ouml;ylece oturduğum oldu telefonumu şarj edebilmek adına arkadaşlarımın evlerine gittim. Bir &ccedil;ok g&uuml;n a&ccedil; uyudum musluk suyu hayat kurtardı. İş bulamadığım bir&ccedil;ok gece ağlayarak uyudum. Kirayı verdiğim zamanlar beni &ccedil;ok seven ev sahibim artık d&uuml;şmandı. Hi&ccedil; gidebileceğiniz bir yerinizin olmadığı oldu mu ? Benim oldu. Hayat acımasız deyip su&ccedil;u da buna y&uuml;kleyip &ccedil;ıkabiliriz ama işin i&ccedil;inden oysa hayatın ne su&ccedil;u vardı hep d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r&uuml;m su&ccedil;lu olan insanlar ve d&uuml;ş&uuml;nceleriydi. Kirliydiler. İş bulamadığım s&uuml;re&ccedil;te baktım hala bulamıyorum ama yaşamakta zorundayım evdeki eşyaları satmaya başladım. &Ccedil;alışınca yenisi alınırdı nasılsa ama berbat bir şehirde yaşıyorsanız ve kimseniz de yoksa yaşamaya da hakkınız olmuyormuş. Sonunda evden atıldım zaten kapıya konacak esyam da pek yoktu bir roman mahallesine gittim harabelerle dolu olan herkesin korkup bunlar insan yiyor g&ouml;z&uuml;yle bakılan o mahalle de yaşayabilirdim burda en azından onlardan farkım yoktu bir barakaya da ben sığınırdım. Bu zamanlarda o l&uuml;ks villalarda yaşayan insanları d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m benim ailemden kalan bir param yoktu ya da bir evim 20 yaşımda kimse son model araba da vermemişti. Hayatım boyunca &ccedil;abalamış ayakta durmaya &ccedil;alışmış ve sonunda yorulmuştum. Al Capone' un şu hikayesini okumuştum bir yerlerde ; Her akşam Tanrı'ya bana bir bisiklet vermesi i&ccedil;in dua ederdim bir g&uuml;n Tanrı'nın &ccedil;alışma tarzının bu olmadığını anladım. Ertesi g&uuml;n gittim ve kendime yeni bir bisiklet &ccedil;aldım ve her akşam yatmadan &ouml;nce Tanrı'ya beni affetmesi i&ccedil;in dua ettim. Peki şimdi bende mi bir bisiklet &ccedil;almalıydım ya da escort mu olmalıydım bu bile bir mesele d&uuml;ş&uuml;nsenize escort diye bir s&ouml;ylem var mesela onlardan tiksinerek bahseden bir&ccedil;ok erkek onlarla olabilmek i&ccedil;in can atıyordu. Yağmur yağdığında sevinen insanlar kadar &uuml;z&uuml;len evsiz kadınlar da vardı ve sarılabildikleri tek şey bazen sadece sokak hayvanları. Bir g&uuml;n uyudum ve bir daha hi&ccedil; uyanmadım. Uyurken &uuml;ş&uuml;medim. Uyurken acıkmadım ve ben uyurken &uuml;topyamı kurdum. Benim &uuml;topyamda savaş yoktu. Bu y&uuml;zden uyudum ve uyanmadım...&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>