<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Öykü</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/oyku</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Öykü</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Nefes alıyorum ve hatırlıyorum</title>
<link>https://edebiyatblog.com/nefes-aliyorum-ve-hatirliyorum</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/nefes-aliyorum-ve-hatirliyorum</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61ce146c87679.jpg" length="70935" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 30 Dec 2021 23:11:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>Öykü</dc:creator>
<media:keywords>hatırlamak, ölüm, son an</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun bir nefes alıyorum.&nbsp;</p>
<p>&Ccedil;ocukluğum geliyor aklıma. Annesinin &ouml;l&uuml;m&uuml;nden su&ccedil;lanan, babası tarafından reddedilen oğlan &ccedil;ocuğu. Her gece karnını doyurmak i&ccedil;in sokaklarda ekmek par&ccedil;ası arayan, evde sarhoş babasından dayak yiyen k&uuml;&ccedil;&uuml;k halimi.&nbsp;</p>
<p>Yine uzun bir nefes alıyorum.&nbsp;</p>
<p>Bu sefer gen&ccedil;liğim aklıma geliyor. Nasıl on beş yaşında evden ka&ccedil;ıp tanımadığım bir memlekete gittiğimi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Aylarca sokakta yatmamı, iş bulana kadar &ouml;lme raddesine gelmemi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Halime acıyıp bana yardım eden amca aklıma geliyor.</p>
<p>Hafif&ccedil;e g&uuml;l&uuml;ms&uuml;yorum. Başka bir nefes alıyorum.&nbsp;</p>
<p>Aklıma sevdiğim kadın geliyor. Titriyorum yattığım yerde. Kalbim daha da sıkışıyor, boğazım d&uuml;ğ&uuml;mleniyor.&nbsp;</p>
<p>Bana hayal kırıklığı i&ccedil;inde bakan bakışları g&ouml;zlerimin &ouml;n&uuml;ne geliyor. Kalbimin bin par&ccedil;aya ayrıldığını hissediyorum. Bana son s&ouml;zlerinin "Değmezmişsin" olması kulaklarımda &ccedil;ınlıyor. Bu hayatta tek sevdiğim şeyi kaybetmenin acısıyla ağladığım ayları hatırlıyorum sanki uzun zaman &ouml;nceymiş gibi.&nbsp;</p>
<p>Titrek bir nefes alıyorum. G&ouml;zlerim buğulanmış, beyaz tavana bakıyorum.&nbsp;</p>
<p>Birinin bana seslendiğini duyuyorum. Bakışlarım beyaz tavandan, bir kadına ge&ccedil;iyor. Kadını daha &ouml;nce g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml; biliyorum ama &ccedil;ıkartamıyorum. <em>&Ccedil;ok yabancı aynı zaman da &ccedil;ok tanıdık geliyor bana.&nbsp;</em></p>
<p>Bir nefes daha alıyorum uzunca. Kalbimin atışlarının her an durmak &uuml;zere olduğunu hissedebiliyorum.</p>
<p>Kadın sıcak elleriyle bana dokunuyor. Bakışlarım onun gen&ccedil; y&uuml;z&uuml;nde dolaşıyor, ne kadar g&uuml;zel olduğunu farkediyorum. Bana anlayışla bakan g&ouml;zleri ruhuma dokunuyor sanki. Onu tanıyamamak beni delirtiyor.&nbsp;</p>
<p>Ağlamak istiyorum, hı&ccedil;kıra hı&ccedil;kıra. Eğer ağlarsam bir şeyler değişirmiş gibi. Son anlarını yaşayan bir kuş gibi &ccedil;ırpındığımı biliyorum. Boşa &uuml;mit ediyorum son kez.</p>
<p>Ve son nefesimi veriyorum &ouml;n&uuml;mdeki kadının kim olduğunu hatırlayarak.&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kalp kırıklığından daha iyi</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kalp-kirikligindan-daha-iyi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kalp-kirikligindan-daha-iyi</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Sahip olamayacağın birini sevmek acı verici.
Bunu ben zor yoldan öğrendim.&quot; ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_61896530a2567.jpg" length="29888" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 16 Nov 2021 00:22:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>Öykü</dc:creator>
<media:keywords>acı, kalp kırıklığı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sahip olamayacağın birini sevmek acı verici.</p>
<p>Bunu ben zor yoldan &ouml;ğrendim.</p>
<p>Bir kafenin, sessiz bir k&ouml;şesinde elimde kahvemle oturuyor ve birka&ccedil; masa uzağımda oturan kızın g&uuml;lmesini izliyorum. Renkli g&ouml;zlerinin parıldamasını, solgun yanaklarının kızarmasını izliyorum. Yanındaki kişinin elini tutmak i&ccedil;in uzanmasını, sol elini başının altına koyarak karşısındakine bakmasını izliyorum.&nbsp;</p>
<p>Bir şey s&ouml;ylemek istiyorum ama s&ouml;yleyecek kelime bulamıyorum.</p>
<p>Bir rutinmiş gibi yerimden kalkıp yanlarına y&uuml;r&uuml;yorum. Y&uuml;z&uuml;me sahte g&uuml;l&uuml;msemelerimden birini yerleştirip yanlarındaki boş sandalyeye oturuyorum.&nbsp;</p>
<p>"Nasılsın?" demek istiyorum. "Bug&uuml;n g&uuml;zel g&ouml;r&uuml;n&uuml;yorsun" demek istiyorum. En &ccedil;okta "Seni Seviyorum." demek istiyorum.&nbsp;</p>
<p>Ama tek yaptığım, birka&ccedil; aşağılayıcı s&ouml;z s&ouml;ylemek. Onun demek istediğim kelimeleri duymasını umuyorum. Yalvaran bakışlarla bakıyorum beni anlaması i&ccedil;in, anlamıyor. Karşılık veriyor bana, en &ccedil;okta bu huyunu seviyorum. Asla s&ouml;z&uuml;n&uuml; esirgemiyor.&nbsp;</p>
<p>Onu aşağılamam, onu sinirlendiriyor. Ağzını sıkmasından anlıyorum. Bunun kendime beni reddetmesinden daha iyi olduğunu s&ouml;yl&uuml;yorum.&nbsp;</p>
<p>Bu g&ouml;rmezden gelinmekten daha iyi.</p>
<p>Bu kalp kırıklığından daha iyi.</p>
<p>Kafamın i&ccedil;inde, sayabileceğimden daha fazla senaryo &uuml;rettim. Her seferinde farklı bir hikaye, farklı kelimeler var.</p>
<p>Ama her seferinde sonu&ccedil; aynı. Reddilmenin getirdiği kalp kırıklığı.&nbsp;</p>
<p>Bununla başa &ccedil;ıkamayacağımı biliyorum.&nbsp;</p>
<p>Eğer ağzımı kapalı tutarsam en azından bir umut olacağını biliyorum. Ve acının yerine bu aptal umuta tutunuyorum.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pişmanım Diyemiyorum</title>
<link>https://edebiyatblog.com/pismanim-diyemiyorum</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/pismanim-diyemiyorum</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Pişmanım diyemiyorum. Senin gitmene izin verdiğim için pişmanım diyemiyorum.&quot; ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_6186c0a14864f.jpg" length="105858" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 06 Nov 2021 20:52:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Öykü</dc:creator>
<media:keywords>pişmanlık, özlem</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Hi&ccedil; otuzlu yaşlarımı d&uuml;ş&uuml;nmemiştim gen&ccedil;ken. Bir asır sonrası gibi gelirdi bana o zamanlar. Şimdi oldum otuz beş. Cahit Sıtkı Tarancı'nın da dediği gibi yolu yarıladım. Ama h&acirc;la bir şeyler eksik, bir şeyler yanlış.&nbsp;</p>
<p>&Ouml;len hayallerimin altında eziliyorum. Her saniyesi hayatın, y&uuml;k oluyor bana. Dışardan baksan hayatıma nasıl mutlu g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor dersin. Bilmiyorsun ki her nefeste &ouml;l&uuml;m&uuml; dilediğimi.&nbsp;</p>
<p>Biriyle evlendim senden sonra, tek istediği beni d&uuml;nyanın en mutlu insanı yapmak isteyen biriyle. Ondan &ccedil;ocuğum oldu, senin ismini verdim. Seni unutmam gereken yer de hayatıma daha fazla eklemeye &ccedil;alıştım. Hayatımdaki herkese yalan s&ouml;yledim sırf hayatımda olmayan biri uğruna.</p>
<p>Dilimin ucunda neden b&ouml;yle hissettiğim, s&ouml;yleyemiyorum yine de o kelimeyi seslice. Pişmanım diyemiyorum. Senin gitmene izin verdiğim i&ccedil;in pişmanım diyemiyorum.</p>
<p>Belki unuttun beni &ouml;yle bir unuttun ki adımı bile hatırlamıyorsundur. Belki de arada sırada aklına geliyorumdur. Bilmiyorum, asla da bilemeyeceğim. Ama umarım mutlusundur &ccedil;&uuml;nk&uuml; bilirsin asla mutsuz olmanı istemem.&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Buzzcocks &#45; Ever Fallen In Love With Someone (You shouldn&amp;apos;t&amp;apos;ve fallen in love with)</title>
<link>https://edebiyatblog.com/buzzcocks-ever-fallen-in-love-with-someone-you-shouldntve-fallen-in-love-with</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/buzzcocks-ever-fallen-in-love-with-someone-you-shouldntve-fallen-in-love-with</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/09/image_750x500_6144fb46866c9.jpg" length="35457" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 17 Sep 2021 23:32:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>Öykü</dc:creator>
<media:keywords>buzzcocks</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Chord Overstreet &#45; Hold On</title>
<link>https://edebiyatblog.com/chord-overstreet-hold-on</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/chord-overstreet-hold-on</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/09/image_750x500_6144f9a149dbc.jpg" length="45989" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 17 Sep 2021 23:26:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>Öykü</dc:creator>
<media:keywords>chord overstreet</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Santa Clarita Diet</title>
<link>https://edebiyatblog.com/santa-clarita-diet</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/santa-clarita-diet</guid>
<description><![CDATA[ Santa Clarita Diet, Victor Fresco tarafından yayınlanan Netflix yayın filmi için Drew Barrymore ve Timothy Olyphant&#039;ın oynadığı bir Amerikan korku-komedi internet televizyon dizisidir. İlk sezonunda 10 bölüm bulunuyor &#039; ]]></description>
<enclosure url="" length="45989" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 16 Sep 2021 00:16:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Öykü</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Sezon Sayısı: 3</em></strong></p>
<p><strong><em>B&ouml;l&uuml;m Sayısı: 30</em></strong></p>
<p><strong><em>IMDb: 7.8/10</em></strong></p>
<p>Emlak&ccedil;ılık yapan Joel ve Sheila&rsquo;nın hayatı bir g&uuml;n tamamen beklenmedik bir sey ile değişmesini konu alıyor dizi.</p>
<p>Bir arkadaşımın tavsiyesi ile başladığım bu dizi zomcom (zombi komedi) tarzında izlediğim ilk diziydi. Ve o alışık olduğum dram olmadan bir tuhaf hissettirse de bu t&uuml;r&uuml; sevdim aslında.</p>
<p>&Ouml;ncelikle hassas bir mideniz varsa yemek yerken izlemenizi kesinlikle &ouml;nermem. Bazı rahatsız edici sahneler var ger&ccedil;i bir zombi dizisi izleyip olmamasını beklemek delilik.</p>
<p>Kadroda Drew Barrymore ve Timothy Olyphant gibi isimlerin olması karakterlerin daha iyi oynandığı izlenimini vermişti a&ccedil;ıkcası bana ama izledik&ccedil;e pek beğenmedim. Bana g&ouml;re d&uuml;ş&uuml;k bir oyunculuktu.</p>
<p>İlk başta farklı bir havasıyla kendini izlettirse de -belki de daha &ouml;nce bu tarz izlemediğim i&ccedil;in farklı geldi- sonradan aşırı sıkıldım. Onar b&ouml;l&uuml;mden oluşan &uuml;&ccedil; sezonluk bir diziyken bunu s&ouml;ylettiriyorsa ger&ccedil;ekten izlemeye değer miydi dedirtiyor &iquest;</p>
<p>&nbsp;&bull; &bull; &bull;&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>FREAKY</title>
<link>https://edebiyatblog.com/freaky</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/freaky</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Freaky, Michael Kennedy ve Landon&#039;un senaryosunu yazdığı, Christopher Landon tarafından yönetilen ve Vince Vaughn, Kathryn Newton, Katie Finneran, Celeste O&#039;Connor ve Alan Ruck&#039;ın başrollerini paylaştığı 2020 Amerikan komedi slasher filmidir.&quot; ]]></description>
<enclosure url="" length="45989" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 20 Jun 2021 14:53:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>Öykü</dc:creator>
<media:keywords>Freaky, Christopher Landon</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>IMDb: 6.3/10</em></strong></p>
<p>&nbsp;<em>B&uuml;y&uuml;k umutlarım olan bir filmdi ama kocaman bir hayal kırıklığı.&nbsp;</em></p>
<p><em>&nbsp;Son zamanlarda bir&ccedil;ok filmde rol almaya başlamış Kathryn Newton&rsquo;in sayesinde duydum filmi. Korku filmi olması da beni meraklandırmıştı a&ccedil;ık&ccedil;ası. Ama keşke izlemeseydim. Bu film o kadar k&ouml;t&uuml; bir senaryoyla yazılmış ki kimse kurtaramaz.&nbsp;</em></p>
<p><em>&nbsp;Lise &ouml;ğrencisi Millie ile bir seri katilin bedenlerini değiştirmesini konu ediniyor film.&nbsp;</em></p>
<p><em>&nbsp;Karakterlerin hi&ccedil;biri yerine oturmuyor bu da yetmezmiş gibi oyuncuların bazıları da &ccedil;ok k&ouml;t&uuml; oynamıştı rol&uuml;n&uuml;. Vince Vaughn&rsquo;in gen&ccedil; bir kızı oynaması tuhaf ama g&uuml;zeldi. Kadronun tek iyi yani oydu galiba.&nbsp;</em></p>
<p><em>&nbsp;Filmde her şeyden korkan biri değilseniz sizi korkutacak hi&ccedil;bir şey yok. Sizi gerdiği sahne bile yoktur belki.&nbsp;</em></p>
<p><em>&nbsp;Benim i&ccedil;in televizyonda arka planda oynarken başka şeylerle uğraşabileceğim bir filmdi.&nbsp;</em></p>
<p><em>&nbsp;Filmin tek g&uuml;zel sahnesi kesinlikle erkeklerin &ouml;ld&uuml;ğ&uuml; sahneydi. Onları &ouml;ld&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; i&ccedil;in katile teşekk&uuml;r edebilirim.&nbsp;</em></p>
<p><em>&nbsp;The Hot Chick filmine benzer olduğunu s&ouml;yleyenler var. O filmi izlemedim ama bundan daha iyi bir film olduğuna yeterince eminim &ccedil;&uuml;nk&uuml; her şey bu filmden &ccedil;ok daha iyidir.</em></p>
<p><em>&nbsp;</em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dolu Kadehi Ters Tut</title>
<link>https://edebiyatblog.com/dolu-kadehi-ters-tut</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/dolu-kadehi-ters-tut</guid>
<description><![CDATA[ Yapma nolursun, bırak o yerimi doldursun ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/06/image_750x500_60ce5a2fe7845.jpg" length="22923" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 20 Jun 2021 00:06:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>Öykü</dc:creator>
<media:keywords>dolu kadehi ters tut, yapma nolursun, 25, müzik</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nazım Hikmet</title>
<link>https://edebiyatblog.com/nazim-hikmet</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/nazim-hikmet</guid>
<description><![CDATA[ Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey&#039; ]]></description>
<enclosure url="" length="22923" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 19 Jun 2021 22:27:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>Öykü</dc:creator>
<media:keywords>Nazım Hikmet, ümit, şiir, şair</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>&nbsp;N&acirc;zım Hikmet Ran (15 Ocak 1902 &ndash; 3 Haziran 1963), daha &ccedil;ok N&acirc;zım Hikmet olarak bilinen T&uuml;rk şair, oyun yazarı, romancı, anı yazarı. "Romantik kom&uuml;nist" ve "romantik devrimci" olarak tanımlanır. Siyasi inan&ccedil;ları y&uuml;z&uuml;nden defalarca tutuklanmış ve yetişkin yaşamının b&uuml;y&uuml;k b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; hapiste ya da s&uuml;rg&uuml;nde ge&ccedil;irmiştir. Şiirleri elliden fazla dile &ccedil;evrilmiş ve eserleri bir&ccedil;ok &ouml;d&uuml;l almıştır.</em></p>
<p><em>&nbsp;Yasaklı olduğu yıllarda Orhan Selim, Ahmet Oğuz, M&uuml;mtaz Osman ve Erc&uuml;ment Er adlarını da kullanmıştır. İt &Uuml;r&uuml;r Kervan Y&uuml;r&uuml;r kitabı Orhan Selim imzasıyla &ccedil;ıkmıştır. T&uuml;rkiye'de serbest nazımın ilk uygulayıcısı ve &ccedil;ağdaş T&uuml;rk şiirinin en &ouml;nemli isimlerindendir. Uluslararası bir &uuml;ne ulaşmıştır ve d&uuml;nyada 20. y&uuml;zyılın en g&ouml;zde şairleri arasında g&ouml;sterilmektedir.</em></p>
<p><em>&nbsp;Şiirleri yasaklanan ve yaşamı boyunca yazdıkları y&uuml;z&uuml;nden 11 ayrı davadan yargılanan N&acirc;zım Hikmet, İstanbul, Ankara, &Ccedil;ankırı ve Bursa cezaevlerinde 12 yılı aşkın s&uuml;re yattı. 1951 yılında T&uuml;rk vatandaşlığından &ccedil;ıkarıldı; &ouml;l&uuml;m&uuml;nden 46 yıl sonra, 5 Ocak 2009 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile bu işlem iptal olundu. Mezarı Moskova'da bulunmaktadır...</em></p>
<p><em></em></p>
<p><em>&ldquo;<strong>Seni d&uuml;ş&uuml;nmek g&uuml;zel şey, &uuml;mitli şey</strong></em></p>
<p><strong><em>D&uuml;nyanın en g&uuml;zel sesinden</em></strong></p>
<p><strong><em>En g&uuml;zel şarkıyı dinlemek gibi bir şey</em></strong></p>
<p><strong><em>Fakat artık &uuml;mit yetmiyor bana,</em></strong></p>
<p><strong><em>Ben artık şarkı dinlemek değil</em></strong></p>
<p><strong><em>Şarkı s&ouml;ylemek istiyorum&hellip;&rdquo;</em></strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Agatha Christie</title>
<link>https://edebiyatblog.com/agatha-christie</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/agatha-christie</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Zaman, en yetenekli katildir.&quot; ]]></description>
<enclosure url="" length="22923" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 15 Jun 2021 17:58:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>Öykü</dc:creator>
<media:keywords>Agatha Christie, polisiye</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>&nbsp;Agatha Christie 5 Eyl&uuml;l 1890 yılında Devon&rsquo;da d&uuml;nyaya gelmiştir. K&uuml;&ccedil;&uuml;k yaşlarda annesi tarafından yazması i&ccedil;in cesaretlendirilmiş, Paris&rsquo;e piyano ve şan dersi alması i&ccedil;in bir okula g&ouml;nderilmiştir.&nbsp;</em></p>
<p><em>&nbsp;24 yaşındayken bir doktor ile evlenmiş ve Fransa&rsquo;ya yerleşmiştir. Burada yaşadığı d&ouml;nemlerde devamlı dedektif romanları okuyarak daha iyisini yazacağını d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;ş ve kalemi eline almıştır. 113 dile &ccedil;evrilen d&uuml;nyanın en bilinen polisiye kitaplarını yazmıştır.</em></p>
<p><em>&nbsp;Agatha Christie d&uuml;nya edebiyatında &ouml;nemli bir yere sahip olmuştur. Hercule Poirot isimli dedektif karakteri t&uuml;m d&uuml;nyada &ccedil;ok sevilmiştir. Edebiyatta ilk kadın dedektif Miss Marple&rsquo;ın da yaratıcısıdır.İkinci eşi arkeolog olduğu i&ccedil;in d&uuml;nyanın bir&ccedil;ok yerini gezme fırsatı bulmuştur. Polisiye romanların &ouml;nemli kadın yazarlarından olan Agatha Christie d&uuml;nya edebiyatına oluşturduğu karakterlerle y&ouml;n vermiştir.&nbsp;</em></p>
<p><em>&nbsp;Yaşamının b&uuml;y&uuml;k kısmını yazarlık yaparak ge&ccedil;irmiştir. Bir d&ouml;nem tarzını değiştirerek romantik tarzda romanlar da kaleme almıştır.&nbsp;</em></p>
<p><em>&nbsp;1926 yılında 11 g&uuml;n boyunca ortadan kaybolmuş arabasının bir g&ouml;l kenarında bulunması ile ortaya &ccedil;ıkmış bu konu hakkında a&ccedil;ıklama yapmadan normal yaşamına tekrar geri d&ouml;nm&uuml;şt&uuml;r.</em></p>
<p><em>&nbsp;Olduk&ccedil;a ilgin&ccedil; yanları olan yazar Shakespeare ve İncil&rsquo;den sonra kitapları en &ccedil;ok satılan yazar olmuştur.</em></p>
<p><em>&nbsp;İngiltere&rsquo;de yaşamının son yıllarında en y&uuml;ksek d&uuml;zey onur unvanına layık g&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. 12 Ocak 1976 yılında yaşamını yitirmiştir</em>.</p>
<p></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TIMARHANE</title>
<link>https://edebiyatblog.com/timarhane</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/timarhane</guid>
<description><![CDATA[ “2 Süper Film Birden”, “Aşk Tutulması”, “Aşk Geliyorum  Demez”, “Çakallarla Dans” filmlerinin senaristlerinden Selami Genli’nin ilk romanı ~ ]]></description>
<enclosure url="" length="22923" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Jun 2021 17:20:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>Öykü</dc:creator>
<media:keywords>Tımarhane, Selami Genli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Kitap Adı: Tımarhane</strong></em></p>
<p><em><strong>Yazar:Selami Genli</strong></em></p>
<p>"Yılanların<em> taşların altından &ccedil;ıkmaya cesaret edemediği ağustos sıcağında, beni adaya g&ouml;t&uuml;recek olan tekneye bindim. Uzun zamandır bu g&uuml;n&uuml; bekliyordum. &ldquo;Adadaki Tımarhane&rdquo; haberini okuduğumda, orasıyla ilgili bir kitap yazma fikri beni &ccedil;ok heyecanlandırmıştı. Ancak bir yazarın yeni bir kitap i&ccedil;in esinlenmesinde heyecan tek başına yeterli olamaz. Heyecan sizi sadece harekete ge&ccedil;meniz i&ccedil;in uyarır. Fakat hemen işe başlamak istiyorsanız ayakkabınızın altına bakmalısınız; delikse, yazmak i&ccedil;in son s&uuml;rat yola koyulursunuz. Ayağımda altı delik ayakkabım, &uuml;zerimde pazar malı tiş&ouml;rt&uuml;m, elimde k&uuml;&ccedil;&uuml;k bavulum ve ısındığında pancar motoru gibi &ccedil;alışan laptopumla adaya doğru yol alıyordum. Oradaki tımarhanede kim bilir ne karakterler ne hik&acirc;yeler bulacaktım. Parka giden k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir &ccedil;ocuk gibiydim. İ&ccedil;imde pırıl pırıl bir neşe..."</em></p>
<p>Kitaba başlarken pek bir beklentim yoktu ama kitabı o kadar beğendim ki &uuml;&ccedil; kere okudum. Mehmet Kağan&rsquo;ın bir adada bulunan tımarhanedeki hastaların hikayesini yazarak kitap &ccedil;ıkartmak istemesini konu ediyor. Ama bundan &ccedil;ok daha fazlası.İ&ccedil;erisindeki hikayeler &ccedil;ok iyiydi. Hem &uuml;z&uuml;c&uuml; hem de şaşırtıcı hikayelerdi. Anlatım şeklide olduk&ccedil;a g&uuml;zeldi. Psikolojik &ndash; gerilim seven herkese &ouml;neririm. Pek fazla uzun olmaması sayesinde hemen bitirebileceğiniz bir kitap hem de.Kitabın sonuna yaklaştık&ccedil;a tırnaklarımı kemirdim. Asla b&ouml;yle bir şey beklemiyordum. Sonuna ise &ccedil;ok şaşırdım. Bir an &ouml;nce ikincisini alıp okumak i&ccedil;in sabırsızlanıyorum...</p>
<p></p>
<p><em><strong>&nbsp;</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tuğkan &#45; Belki De</title>
<link>https://edebiyatblog.com/tugkan-belki-de</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/tugkan-belki-de</guid>
<description><![CDATA[ Belki de seni hâlâ deli gibi seviyorumdur ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/06/image_750x500_60bf92bf8edd1.jpg" length="34473" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 08 Jun 2021 18:55:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>Öykü</dc:creator>
<media:keywords>Tuğkan, belki de</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Emir Can İğrek &#45; Defoluyorum</title>
<link>https://edebiyatblog.com/emir-can-igrek-defoluyorum</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/emir-can-igrek-defoluyorum</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="" length="34473" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 08 Jun 2021 15:42:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Öykü</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Jane AUSTEN</title>
<link>https://edebiyatblog.com/jane-austen</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/jane-austen</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Jane Austen 12 yaşında kendi hikâyelerini yazıyordu. İlk romanını ise ancak 25 yıl sonra yayınlatabildi.&quot; ]]></description>
<enclosure url="" length="34473" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 07 Jun 2021 17:56:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>Öykü</dc:creator>
<media:keywords>Jane austen, roman, yazar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;Jane Austen 16 Aralık 1775 yılında Hampshire&rsquo;da bir papazın yedinci &ccedil;ocuğu olarak d&uuml;nyaya geldi.Babası tarafından ilk eğitimi verildi ve o d&ouml;nemdeki kadınlardan &ccedil;ok şanslıydı. Papaz olan babası evlerinin ahırını yaz tatillerinde ailelerin oyunlar sahnelenebileceği k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir tiyatroya &ccedil;evirdi.Jane Austen 12 yaşında kendi hik&acirc;yelerini yazıyordu. İlk romanını ise ancak 25 yıl sonra yayınlatabildi.Kadınlar i&ccedil;in bir okul olan Abbey okulunda okumuştur. 1802 yılında garip biri tarafından evlenme teklifi almış olsa da kabul etmez.</p>
<p>&nbsp;Baabasının &ouml;l&uuml;m&uuml;nden sonra 1809 yılında Chawton&rsquo;a kardeşinin yanına taşınır. Bu ev g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde m&uuml;ze haline getirilmiştir.Jane Austen&rsquo;e ait romanlar g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde pop&uuml;ler klasikler arasında yer alır. Kitaplarında insanların zaaflarını zarif bir mizah ile işlemiştir.Romanlarındaki kahramanların hepsi kadın olmakla birlikte mutlu bir evlilik ile romanları sonlanmaktadır.</p>
<p>&nbsp;İlk romanı olan Aşk ve Yaşam daha sonra Gurur ve &Ouml;n Yargı, Mansfield Parkı sırası ile yayınlanmıştır. Jane Austen&rsquo;in &ouml;l&uuml;m&uuml;nden sonra İkna ve Northanger Manastırı yayınlanmıştır.</p>
<p>&nbsp;Yazarın t&uuml;m romanları sinema ya da televizyona uyarlanmıştır. Yaşamı boyunca hi&ccedil; evlenmeyen yazar 8 Haziran 1817 yılında g&ouml;ğ&uuml;s kanserinden dolayı yaşama veda etti...</p>
<p></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ARROW</title>
<link>https://edebiyatblog.com/arrow</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/arrow</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Arrow Greg Berlanti, Marc Guggenheim ve Andrew Kreisberg tarafından geliştirilen bir Amerikan aksiyon-macera dizisidir. &quot; ]]></description>
<enclosure url="" length="34473" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 05 Jun 2021 23:21:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>Öykü</dc:creator>
<media:keywords>Arrow, Andrew Kreisberg</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Sezon Sayısı: 8</em></strong></p>
<p><strong><em>B&ouml;l&uuml;m Sayısı: 170</em></strong></p>
<p><strong><em>IMDb: 7.5/10</em></strong></p>
<p></p>
<p>&nbsp;Bir DC hayranı olarak, Arrowverse&rsquo;yi (CWverse) başlattığı i&ccedil;in ne kadar teşekk&uuml;r etsem azdır.</p>
<p>&nbsp;Kız arkadaşının kardeşi ile tatile giden Oliver, yatın batmasıyla beraber beş yıl bir adada mahsur kalıyor. Kurtarılmasının ardından Starling City&rsquo;de babasının yanlışlarını d&uuml;zeltmeye &ccedil;alışıyor. Bunu yaparken de başlık takıyor. Konusunu okuyunca aşırı ilgimi &ccedil;ekmişti &uuml;st&uuml;ne &uuml;stl&uuml;k bir DC tv şovuydu. Hemen izlemem gerekiyordu.&nbsp;</p>
<p>&nbsp;İlk sezonu diğer sezonlardan daha &ccedil;ok seviyorum. Daha az mantık hatası, daha fazla aksiyon sayesinde.&nbsp;</p>
<p>&nbsp;Sekiz sezon boyunca Oliver&rsquo;in &ldquo;Bu işi yalnız yapmalıyım&rdquo; konuşmasını dinlemekten ben yoruldum, senaristler yorulmadı. Tabii ne kadar b&ouml;yle dese de evlendi ve iki &ccedil;ocuğu var. 7.sezondan sonra başrol karakter olmasına rağmen arka planda kaldı.</p>
<p>&nbsp;İlk b&ouml;l&uuml;mde nedensizce favori karakterim Tommy olurken sezon finalinde Oliver&rsquo;in kollarında &ouml;ld&uuml;ğ&uuml;nde ağlamaktan duramadım. Keşke daha uzun s&uuml;re onu g&ouml;rebilseydik desem de pek karakterinin gelişeceği durum yoktu.&nbsp;</p>
<p>&nbsp;Koruması olarak işe başlayan Diggle ise zamanla Oliver&rsquo;ın kardeşi oluyor. Eh tabii senaristler bu kadar g&uuml;zel olamaz demiş ve bir ara arkadaşlıklarını yıkılma noktasına getirselerde hatalarını anlayıp d&uuml;zeltmişler.&nbsp;</p>
<p>&nbsp;Bir diğer favorim olan Felicity &lsquo;nin yardımları sayesinde Oliver&rsquo;in işi kolaylaşmıştı. Ve Felicity&rsquo;nin birka&ccedil; b&ouml;l&uuml;ml&uuml;k olması gerekirken Orijinal Team Arrow&rsquo;a katılması ile senaristler doğru karar almış. Ne kadar Olicity (Oliver ve Felicity) shiplesemde biraz toxiclik vardı. Ger&ccedil;i artık hangi ilişkide yok ki?&nbsp;</p>
<p>&nbsp;Avukat olan Laurel karakterinden ise hi&ccedil; hoşlanmadım. Sadece kendi fikirlerinin &ouml;nemli olduğunu d&uuml;ş&uuml;nen biriydi. İlerleyen sezonlarda Black Canary olup yılların suikastcılarını birka&ccedil; aylık &ouml;ğrendiği d&ouml;v&uuml;ş yetenekleri sayesinde yenmesi beni aşırı şaşırtmıştı. &Ouml;ld&uuml;ğ&uuml;ne &uuml;z&uuml;lsemde gitmesi iyi oldu.&nbsp;</p>
<p>&nbsp;D&uuml;nya-2&rsquo;den gelen Laural&rsquo;ı ise sevdim. Sadece babasına ihtiya&ccedil; duyan k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir kızdı ama insanlar onun k&ouml;t&uuml; olduğunu s&ouml;yleyip durdu. Yine de iyi bir insan olmak i&ccedil;in &ccedil;alışması takdir edilesiydi. Ne kadar umursamıyor rol&uuml; yapsa da umursayip, insanlara yardım etmeye &ccedil;alışıyordu. &Ouml;zellikle 7.sezonda Felicity ile Oliver&rsquo;i hapishaneden kurtarmaya &ccedil;alışması. Oliver ona k&ouml;t&uuml; davransa bile Felicity arkadaşı olduğu i&ccedil;in yardım etti.&nbsp;</p>
<p>&nbsp;Oliver&rsquo;in kız kardeşi Thea ve Roy Harper&rsquo;i ilk başta sinir bozucu bulsamda dizinin sonunda geldikleri durum ne kadar olgunlaştıklarını g&ouml;steriyordu. Kesinlikle Roy ve Thea&rsquo;nin evlenmesine ise karşıyım. Aralarında hep g&uuml;ven eksikliği varken hatta araları a&ccedil;ıkken evlenmeye karar vermeleri sadece onlara daha fazla zarar vereceğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.&nbsp;</p>
<p>&nbsp;Bu hikaye ne kadar Oliver ile başlamış gibi g&ouml;z&uuml;kse de Sara&rsquo;da o yattaydı. İlk başta ablasının erkek arkadaşıyla tatile &ccedil;ıkması iğren&ccedil; bulsakta sonradan &ouml;ğreniyoruz ki aslında onlar &ccedil;ıkmadan ablası biliyormuş ama ne yapmış? Babasına şikayet etmiş. Laurel&rsquo;dan nefret etmek i&ccedil;in bir sebep daha. Parti kızından, Suikatciye, sonra da Efsane&rsquo;ye d&ouml;n&uuml;şt&uuml;. (Dc&rsquo;s Legends Of Tomorrow) Şimdi g&uuml;zel bir kız arkadaşı ile mutlu.</p>
<p>&nbsp;Dinah, Rene, Curtis &uuml;&ccedil;l&uuml;s&uuml;nden nefret ettiğim i&ccedil;in &ouml;z&uuml;r dilemeyeceğim. İlk diziye girdiklerinde sinir krizi ge&ccedil;iriyordum. Bu kadar dayanılmaz karakterler olamazlardı. Sonradan Dinah ve Rene&rsquo;ye nefretim azaldı ger&ccedil;i. Neden bilmiyorum ama Curtis&rsquo;ten hala hoşlanmıyorum.&nbsp;</p>
<p>&nbsp;K&ouml;t&uuml; karakterlere gelirsek cidden harika k&ouml;t&uuml;ler vardı. Deathstroke ve Chase &ouml;zellikle. Ger&ccedil;ekten diziye daha fazla izleme isteğiyle doluyordum onlarla. İkisi de Oliver&rsquo;in hayatını cehenneme &ccedil;evirdiler. işte k&ouml;t&uuml; karakter b&ouml;yle olmalı dedirten insanlardı. Ama b&ouml;yle karakterlerin &uuml;st&uuml;ne keşke d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; ve altıncı sezon hi&ccedil; yapılmasaydı. Diaz ve Damian gibi k&ouml;t&uuml;ler ile dizi seviyesini d&uuml;ş&uuml;rd&uuml;. İki karakterde &ccedil;izgi romanlarda kesinlikle daha g&uuml;&ccedil;l&uuml;yd&uuml; ama diziye yansıtılan şekli sıkıcıydı. &Ouml;zellikle Diaz birka&ccedil; b&ouml;l&uuml;ml&uuml;k bir k&ouml;t&uuml; olma &ouml;zelliği vardı sadece ama koskaca sezonu ona ayırdılar. Hatta yenemediler FBI&rsquo;dan yardım istediler. 7.sezonda bile vardı. Bu en b&uuml;y&uuml;k hataları olabilir yani. Damian&rsquo;in ise o kadar b&uuml;y&uuml; g&uuml;c&uuml; varken hi&ccedil;bir şey başaramaması kalbimi kırıyor...</p>
<p>&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BİG BANG THEORY</title>
<link>https://edebiyatblog.com/big-bang-theory</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/big-bang-theory</guid>
<description><![CDATA[ &quot;The Big Bang Theory veya kısaca TBBT, Chuck Lorre ve Bill Prady tarafından yaratılmış Amerikan durum komedisi. İlk kez 24 Eylül 2007&#039;de CBS&#039;de yayınlanmıştır.&quot; ]]></description>
<enclosure url="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2019/05/1556787379709-b-9-f-955-c-1-d-8-ad-4778-862-d-e-66-ec-2-c-38-df-11.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 27 May 2021 20:46:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>Öykü</dc:creator>
<media:keywords>BİG BANG THEORY, america</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Sezon Sayısı: 12</em></strong></p>
<p><strong><em>B&ouml;l&uuml;m Sayısı: 279</em></strong></p>
<p><strong><em>IMDb: 8.1/10</em></strong></p>
<p></p>
<p>Sosyal a&ccedil;ıdan garip d&ouml;rt arkadaş olan Leonard, Sheldon, Howard ve Raj'ın hayatları; g&uuml;zel ve &ouml;zg&uuml;r ruhlu Penny ile tanışmalarıyla değişir.</p>
<p>Bu diziyi Amy sayesinde izlemeye başladım. (ki ilk &uuml;&ccedil; sezon yoktu) Oyuncu kadrosu m&uuml;kemmel olarak se&ccedil;ilmişti. Bazı b&ouml;l&uuml;mlerde g&ouml;z&uuml;ken konuk oyuncular beni şaşırtmıştı. (Stephen Hawking, Mark Hamill) Ama karakterler i&ccedil;in aynısını s&ouml;yleyemem.</p>
<p>İlk sezonlarda Sheldon&rsquo;ın zeki ama zorba halleri rahatsız etse de ilerleyen zamanlarda Amy ile tanışmasıyla daha fazla katlanilabilir oldu.Amy ilk defa diziye tanıtıldığında Sheldon&rsquo;un kadın haliyken şov ilerledik&ccedil;e sadece zekası aynı kalıyor; diğer t&uuml;m &ouml;zelliklerini kaybediyor. Aynı şekilde Bernadette karakteride diziye ilk girdiğinde şakalardan anlamayan, ince sesli, tatlı biri gibi g&ouml;sterilirken sonraki sezonlarda aslında istediğini almak i&ccedil;in kaba davranan biri olduğunu g&ouml;steriyorlar. Hem de kendisi şakalardan anlıyor hatta kendi bile yapıyor.</p>
<p>Howard karakterini ise bir t&uuml;rl&uuml; sevemedim. Annesiyle yaşayan karakter kendisini &ldquo;playboy&rdquo; sanarak bir&ccedil;ok kez kadınları aşağılıyor ya da sapık gibi davranmaya başlıyor. Bunun yanında kendisine k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir oğlan &ccedil;ocuğu gibi bakılmak istiyor. Bernadette ile ilişkileri pek mantıklı olmasa da onunla evleniyor ve baba olduğu halde olgunlaştığını goremiyoruz. &ldquo;G&ouml;ky&uuml;z&uuml;nden getirdiği yıldız&rdquo; ve Bernadette icin yazdığı şarkı ile birka&ccedil; saniyeliğine kalbimi &ccedil;almayı başarsa da aslında pek değişmiyor.</p>
<p>&nbsp;Hindistan&rsquo;dan gelen Raj&rsquo;in kadınlarla konuşmaması problemini ilk başta alkol ile ge&ccedil;irmeye &ccedil;alışıp kendini tuhaf durumlara sokması komik olsada sonradan bu durum sıkmaya başlıyor ki zaten bir an da iyileşmesiyle bu &ccedil;ok uzun s&uuml;rm&uuml;yor diye rahatlıyoruz ki bu sefer de evlenme arzusu artıyor.</p>
<p>&ldquo;Kız gibisin&rdquo; diyip bu durumla dalga ge&ccedil;en arkadaşları -&ouml;zellikle en yakın arkadaşı Howard- ile dizi yine kadınları aşağılıyor. G&ouml;r&uuml;c&uuml; usul&uuml; ile evlenmeyi bile kabul ediyor ama arkadaşları onu bu fikirden vazge&ccedil;iriyor. Dizinin sonunda ise yalnız kalan tek karakterimiz de kendisi oluyor.</p>
<p>Bu dizide en &ccedil;ok fedekarlık yapan karakter kesinlikle Penny&rsquo;dir. Yıldız olma umuduyla Kaliforniya&rsquo;ya taşınan kızımız bu hayalinden vazge&ccedil;iyor, sevmediği bir işte &ccedil;alışmaya başlıyor. Evlenmeyi d&uuml;ş&uuml;nmemesine rağmen Leonard&rsquo;in ısrarları y&uuml;z&uuml;nden en sonunda onunla evlenmeyi kabul ediyor ve şovun kendisi de bununla dalga ge&ccedil;iyor. Ve Bum. &Ccedil;ocuk istemediğini s&ouml;ylemesiyle beraber t&uuml;m karakterler &uuml;st&uuml;ne gelip bunu sa&ccedil;ma buluyor ama final b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde hamile olduğunu &ouml;ğreniyoruz ve bunu iyi karşılıyor. Fikrini değiştiren neydi?</p>
<p>Leonard i&ccedil;in diyecek pek bir şeyim yok. Bazı b&ouml;l&uuml;mlerde sadece orada durmak i&ccedil;in yapıldığını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Penny&rsquo;i ile ilişkilerini ne kadar sevmesem de diğer ilişkilerinden daha g&uuml;zeldi. Ve her şeye rağmen annesini affettiği sahne ile yeni bir sayfa a&ccedil;tı hayatında. İyi bir baba olacağından eminim.</p>
<p>Sheldon-Amy &ccedil;iftinin aşkları ise bir&ccedil;ok dizi &ccedil;iftinden daha g&uuml;zeldi. Her şeyi birbirleriyle &ouml;ğrendiler ve &ouml;ğrenmeye de devam ediyorlar. Dizideki en g&uuml;zel şey ilişkileri olabilir.</p>
<p>Dizi ne kadar harika arkadaşlıklar gibi g&ouml;sterse de aslında rastgele iki kişi se&ccedil;ildiğinde arkadaş olmadıklarını g&ouml;r&uuml;yorsunuz. &Ouml;zellikle Amy&rsquo;in Howard ile oluşabilecek mukemmel arkadaşlığı varken sadece bir ka&ccedil; b&ouml;l&uuml;m ile sınırlı kaldı. Raj&rsquo;in Penny ile arkadaşlığı da aynı şekilde. Maalesef sadece Penny-Sheldon arkadaşlığını &ouml;n plana &ccedil;ıkardılar.</p>
<p>Her şeye rağmen 12 sezon bir dizi izleyince bitmesine &uuml;z&uuml;ld&uuml;m. Her şeye rağmen bazı sahneler ger&ccedil;ekten izlenmeye değerdi. Ve final sahnesinde ağlamaktan duramadım..</p>
<p></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>William Shakespeare</title>
<link>https://edebiyatblog.com/william-shakespeare</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/william-shakespeare</guid>
<description><![CDATA[ Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!  ]]></description>
<enclosure url="" length="34473" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 24 May 2021 15:45:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Öykü</dc:creator>
<media:keywords>William Shakespeare, Olmak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p><em>&nbsp; &nbsp;D&uuml;nyaca &uuml;nl&uuml; İngiliz yazar William Shakespeare Nisan 1564 yılında İngiltere&rsquo;de doğmuştur. John Shakespaere&rsquo;nin &uuml;&ccedil; oğlundan biridir. Babası t&uuml;ccar olduğu i&ccedil;in maddi durumu iyidir. Bu nedenle eğitim dili Latince olan bir okulda eğitim g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;r. Bu okulda Roma edebiyatı klasikleri eğitimi aldığı i&ccedil;in &uuml;niversiteye gitmemiştir. William Shakespeare 18 yaşındayken kendisinden 8 yaş b&uuml;y&uuml;k olan Anne Hathaway ile evlenmiştir. Bu evlilikten 3 &ccedil;ocuğu d&uuml;nyaya gelmiştir. Yazdığı eserler sayesinde hatırı sayılır gelir elde etmiştir. Gelirlerini emlak &uuml;zerinden değerlendirmiştir. B&ouml;ylece kısa s&uuml;rede emlak zenginleri arasına girmeyi başarmıştır.William Shakespeare d&uuml;nyada gelmiş ge&ccedil;miş en iyi oyun yazarı olarak bilinir. Venns and Adonis ile The Rape of Lucrece&rsquo;de b&uuml;y&uuml;k ustalığını ve zengin d&uuml;ş g&uuml;c&uuml;n&uuml; koymuştur. 1609 yılında yayımladığı The Sonnets T&uuml;rk&ccedil;e adıyla Soneler ya da T&uuml;m Soneler ile ise artık tamamiyle &uuml;nl&uuml; bir yazar olmuştur.Şiirlerinde normal insan yaşantısına yakın sakin bir hava yaratmıştır. D&uuml;ş kırıklığı, ayrılık, endişe, yabancılaşma ve başarısızlık gibi duyguları işlemiştir.William Shakespeare sadece Elizabeth d&ouml;neminin değil t&uuml;m d&uuml;nyanın gelmiş ge&ccedil;miş en iyi oyun yazarı olarak bilinir. Oyunları &ccedil;eşitli dillere &ccedil;evrilmiş ve d&uuml;nyanın &ccedil;eşitli yerlerinde sahnelenmiştir. insan doğasındaki her t&uuml;rl&uuml; duyguyu ve &ccedil;atışmayı hafızalara kazınacak s&ouml;zc&uuml;k ve imgelerle yansıtmıştır. İlk oyunları tarihsel oyun, komedi, intikam ve romantik trajedi t&uuml;rlerindendir. Oyun konularının &ccedil;oğunu İngiliz tarihinden almıştır. İlk tarihsel oyununu derinliği olmayan karakterlerden se&ccedil;miştir. Daha sonraki oyunlarında ise derinliği olan karakterler se&ccedil;miştir.William Shakespeare b&uuml;y&uuml;k bir ironi ustasıdır. İnsan davranışlarını dramatik bir y&ouml;ntemle sorgulamıştır. &Ccedil;eşitli etkileşimler ve bunların doğurduğu sonu&ccedil;ları ortaya koymak onun i&ccedil;in ama&ccedil;tır. </em></p>
<p><em>&nbsp; William Shakespeare bir&ccedil;ok oyununun &ouml;yk&uuml;s&uuml;n&uuml; kendi yaratmamıştır. Onun &ouml;zg&uuml;nl&uuml;ğ&uuml; kaynak olarak aldığı &ouml;gelerin tiyatroyla uyumsuz olan y&ouml;nlerini ayıklamasından ve kısaca değinilen tiplerin inandırıcılığını artırarak geliştirmesinden kaynaklanmaktadır. Oyunlarında ayrıca yeni karakterler yaratmış ve kaynak olarak aldığı &ouml;gelerin kurgusunu değiştirmiştir. Diyalogları olduk&ccedil;a yoğundur ve oyunları geniş felsefi yaklaşımlarla yazılmıştır. William Shakespeare oyunlarını sahnelenmek i&ccedil;in yazmıştır. S&ouml;zc&uuml;k ve imgeleri, ses, ritim ve &ouml;l&ccedil;&uuml; kullanımı, satır vurgusu, d&uuml;zeni ve lirikliği bir&ccedil;ok okuyucunun b&uuml;y&uuml;lenmesini sağlamıştır. William Shakespeare yetersiz eğitim g&ouml;rmesine rağmen yazdığı yapıtlar sayesinde b&uuml;y&uuml;k bir edebiyat&ccedil;ı olduğunu kanıtlamıştır. Bu sayede d&uuml;nyanın en iyi edebiyat&ccedil;ıları arasında yerini almıştır. </em></p>
<p><em>&nbsp; &nbsp;William Shakespeare son g&uuml;nlerini Stratford&rsquo;da ge&ccedil;irmiştir. İngiltere&rsquo;nin ulusal şairi ve Avon&rsquo;un Ozanı olarak anılan &uuml;nl&uuml; şair 23 Nisan 1616 yılında Stratford&rsquo;da hayatını kaybetmiştir.</em></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>