<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Şiir Reçeli</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/siir-receli</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Şiir Reçeli</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Gömülü Hayaller</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gomulu-hayaller</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gomulu-hayaller</guid>
<description><![CDATA[ Seksenine merdiven dayayan, ak saçlı bir nine selamlaşır birkaç akranıyla avlu kapısının önünde.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_620d48356fa91.jpg" length="66993" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Feb 2022 22:57:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>Şiir Reçeli</dc:creator>
<media:keywords>Hayal, nine, evcilik, armağan, kahve, hayal kırıklığı, hırs</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Seksenine merdiven dayayan, ak sa&ccedil;lı bir nine selamlaşır birka&ccedil; akranıyla avlu kapısının &ouml;n&uuml;nde. Yıllarca onun bunun tıklım tıklım isteklerine didinmiş lakin yine de kimselere yaranamamış olmanın verdiği h&uuml;z&uuml;nle hem kırgın hem buruktur. T&uuml;m yitik zamanlar kamburunda birikmiş gibi usul usul adımlarla eve d&ouml;ner. Sobanın yanındaki yer minderine ağır ağır bağdaş kurup oturur.</p>
<p>İ&ccedil;erisi hayli kalabalıktır; kızlar, oğullar, damatlar, gelinler, torunlar. C&uuml;mleler kulak kulağı duymaz bir halde havada u&ccedil;uşmakta. Elini &ouml;pmek i&ccedil;in koşar en k&uuml;&ccedil;&uuml;k torunu, ilişir o anda yorgun g&ouml;z bebekleri yerde duran ışıltılı kutuya. Bir hediye, toruna alınan. Ninesinin bayramını kutlar kutlamaz telaşla paketi a&ccedil;mak i&ccedil;in oturur k&uuml;&ccedil;&uuml;k kız halının &uuml;zerine. &Ccedil;ıkarır paketin i&ccedil;inden &ccedil;i&ccedil;ek desenli minik fincan takımını.&nbsp;</p>
<p>Yaşlı ninenin g&ouml;zleri oyuncaklara ilişir. Zihni bir an, bayram telaşından uzaklaşarak, dalar gider ge&ccedil;mişin efsunlu kokusuna. Hen&uuml;z sekiz yaşındayken ilk defa kurduğu ve iki yıl boyunca her gece yatmadan &ouml;nce tekrar tekrar d&uuml;şlediği tek hayali. İlerleyen zamanların amansız didinmeleriyle hep yorgun d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; gecelerde hayallerine yabancı bırakıp &uuml;st&uuml;n&uuml; sımsıkı kapatan kalın tiftik battaniyesi usul usul a&ccedil;ılmaya başlar.</p>
<p>Hen&uuml;z bebekken hayatını kaybeden babasının kendi elleriyle yapıp armağan ettiğini d&uuml;şlediği minik kul&uuml;beyi tekrar g&ouml;r&uuml;r karşısında. Her gece yatmadan &ouml;nce koşa koşa nasıl da tırmanırdı merdivenleri, kurduğu pembe hayallerinde. Hi&ccedil;bir zaman birlikte evcilik oynayamadığı hasta annesiyle, oynarmış gibi yapardı d&uuml;ş&uuml;nde fincan takımlarıyla. Sonra masalının en tatlı yerinde kahvesini yudumlarken annesinin g&ouml;zlerine bakar ve g&uuml;l&uuml;mseyerek uykuya dalardı. İşte b&ouml;yle yalın bir hayaldi, ak sa&ccedil;lı ninenin hen&uuml;z sekiz yaşında iken kurduğu tek hayali. Taa ki annesi on yaşında hayatını kaybedene kadar. O geceden sonra bir daha hi&ccedil; hatırlamak istememiştir minik fincan takımlarını ve babasının yaptığı k&uuml;&ccedil;&uuml;k ağa&ccedil; kul&uuml;beyi.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>
<p>Torunu ninesine fincanlardan birini uzatarak, &ldquo;Nineciğim sana kahve getirdim, haydi birlikte i&ccedil;elim mahsus&ccedil;uktan, olur mu?&rdquo; der. Yaşlı ninenin g&ouml;zleri dolar, oyuncaklara&nbsp; bakar ve anımsamaya başladığı o g&uuml;nlere yeniden dalar. Yorgun g&ouml;z bebekleri, ışıldayan yıldızlara d&ouml;n&uuml;şm&uuml;ş ve g&ouml;z kırparak &ccedil;ınarın &uuml;st&uuml;ndeki ağa&ccedil; evine bakmaktadır. Canlanır nasırlaşmış bedeni ormanın yeşilinde masmavi g&ouml;le nazır k&uuml;&ccedil;&uuml;k kul&uuml;bede. Susmuştur, şimdinin t&uuml;m kemiren &ccedil;ığlıkları. Ve bağıra bağıra tekrar tekrar hatırlatır bulanık zihni, yıllardır bastırdığı ve &uuml;st&uuml;n&uuml; &ouml;rtt&uuml;ğ&uuml; yeg&acirc;ne toz pembe hayalini.</p>
<p>Belki annemi g&ouml;r&uuml;r&uuml;m &uuml;midiyle hızlı hızlı tırmanmaya başlar merdivenleri, g&ouml;ğ&uuml;s kafesindeki olağan hırıltı sesleri hi&ccedil; duyulmaz. A&ccedil;ar ağa&ccedil; evin k&uuml;&ccedil;&uuml;k kapısını. Oyuncak pembe g&uuml;l desenli fincan takımı ile &ccedil;i&ccedil;ekli minderleri dizilidir yerde bıraktığı gibi. Annesi şirin bir minderin &uuml;zerinde g&uuml;l&uuml;mseyerek ona bakmaktadır. Oturur yamacına, kıpır kıpır havada u&ccedil;uşan sevin&ccedil;le birlikte. Eline bir fincan uzatarak, &ldquo;Haydi yavrum birlikte kahvemizi i&ccedil;elim.&rdquo; der. Tutar fincanı kırışmış elleriyle ve bir oh &ccedil;eker yudumlarken kahvesini. Aslında buruşuk dudakları, kahveyi i&ccedil;ermiş gibi yapmaktadır. Ninecik işte o saniyede kendi minik fincanlarıyla son evciliğini oynamaktadır.&nbsp;&nbsp;</p>
<p>Sert ve kalın bir ses işitir aniden: &ldquo;Anneee! Anne, yine daldın!&rdquo; diye seslenir, yaşlı ninenin en b&uuml;y&uuml;k kızı. Son kahve damlası karışır belleğine ve irkilerek uyanır hayalinden. İniverir merdivenlerden hem kırgın hem buruk, hasta dizleriyle. Kimse sormaz ne dalgınlığın ne de s&uuml;zg&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n sebebini.</p>
<p>Damadın sesi y&uuml;kselir birden kendi arzularıyla dolup taşmış bir halde. &Ccedil;oğalan heceleri ise ağzını bir taş ocağına d&ouml;nd&uuml;rm&uuml;şt&uuml;r. Kabardık&ccedil;a etraftaki seslerin hacmi kendi taşkınlıklarında, birer birer &ouml;rt&uuml;l&uuml;r ağa&ccedil; kul&uuml;benin &uuml;st&uuml; sert ve keskin kayalarla.&nbsp;</p>
<p>Ak sa&ccedil;lı ninenin tek hayali de g&ouml;m&uuml;l&uuml;r b&ouml;ylece birilerinin tıklım tıklım hırslarında. &Uuml;zg&uuml;n ve perişan bir halde bakakalır bayram telaşına, &ccedil;ıkar tek d&uuml;ş&uuml;nden. Ve dayar merdiveni &ouml;mr&uuml;n bitişine d&uuml;şs&uuml;z, yeniden&hellip;</p>
<p>Nezihat Keret</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>