<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Slyheti</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/slyheti</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Slyheti</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>KOZMOS</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kozmos</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kozmos</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_6301e3ba3b5fc.jpg" length="56595" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 21 Aug 2022 10:51:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Slyheti</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>KOZMOS</p>
<p>Kozmos adı verilen bir şirket kurulmuştu 2046 senesinin girişinde.&nbsp; D&uuml;ş&uuml;nce g&uuml;c&uuml;n&uuml;n ve beyin kontrol&uuml;n&uuml;n insan &uuml;zerinde olan etkilerini, ne kadar kontrol altında tutabildiğimizi g&ouml;rebilmek i&ccedil;indi. İnsan oğlunun yıllarca ka&ccedil;tığı bir ger&ccedil;ekliği bulmak, kapasitemizi &ouml;ğrenebilmek, insanın neden en &uuml;st&uuml;n ırk olabildiğini tam anlamı ile anlayabilmek i&ccedil;in kurulmuştu. Kuzgun diğer on denek ile&nbsp; g&ouml;zlerinde bulunan siyah kumaş par&ccedil;aları eşliğinde bir odaya girdi. &Ouml;nlerini g&ouml;remedikleri i&ccedil;in adının Mustafa olduğunu bildiği orta yaşlarda bir adam onlara yol g&ouml;steriyordu. En sonunda bir yere oturdular ve derin derin nefes almaya başladılar. Kimisi stres i&ccedil;erisinde kimisi ise heyecan i&ccedil;erisindeydi. Kuzgun ne olacağını bilmeden &ouml;ylece oturuyordu, ne bir stres ne bir heyecan vardı i&ccedil;erisinde. Kendi kapasitesine inanmak istiyordu ama bilinci olabilecekleri algılamakta zorluk &ccedil;ekiyordu.</p>
<p>Mustafa Bey en sonunda ortamda bulunan sessizliğe bir son verdi. &ldquo;Cesur davranmanız gerekecek.&rdquo; Derin bir nefes aldı ve y&uuml;zlerce deneğe tekrar tekrar s&ouml;ylediği c&uuml;mleleri yeniden yeni bir denek grubuna sarf etti. &ldquo;Derin bir nefes alın ve nefesinizin zihninizde toplandığını hissetmeye &ccedil;alışın.&rdquo;</p>
<p></p>
<p>&ldquo;Aldığınız her nefesin, her h&uuml;crenize g&uuml;&ccedil; verdiğini d&uuml;ş&uuml;necek ve zihninizde oluşacak olan g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ye yardımcı olmasını sağlayacaksınız.&rdquo; Diye devam etti s&ouml;z&uuml;ne.</p>
<p></p>
<p>&ldquo;Sizin beyniniz, sizin kontrol&uuml;n&uuml;z.&rdquo;&nbsp; Dedi ve sol elinde duran beyaz balonu bembeyaz odanın i&ccedil;erisine bıraktı. Balon aşağıya doğru inerken konuşmaya devam etmek adına boğazını temizledi. &ldquo;Cesur davranmanız gerektiğini hatırlatmak isterim. Korkmadan denemeniz gerekiyor.&rdquo; Diye sonlandırdı ve bir yudum su aldı bardağından.</p>
<p></p>
<p>Kuzgun duyduklarını sindirirken bir kere daha derin bir nefes aldı ve hayal etmesi gereken şeyi bulmakla uğraşmadı. Birka&ccedil; saniye ardından Mustafa Bey konuşmasına devam etti. &ldquo;Kırmızı bir oda d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n.&rdquo; İki derin nefes sonrasında konuşmasına devam etti. &ldquo;Bu kırmızı oda sizin zihniniz.&rdquo;</p>
<p></p>
<p>Sağ eliyle alnında duran birka&ccedil; par&ccedil;a teri sildi ve konuşmasına d&ouml;nd&uuml;. &ldquo;Şimdi ise i&ccedil;ine beyaz bir balon yerleştirin. Bu ise sizin beyninizi potansiyeline ulaştırmanıza engel olan&nbsp; her şey.&rdquo; Bunu y&uuml;z kere hatırlatmak istemiyordu ama devam etti. &ldquo;Cesur olmak zorunda olduğunuzu tekrar hatırlatıyorum.&rdquo; Sesi nahif ve insanları rahatlatmaya yetecek kadar yumuşak &ccedil;ıkıyordu. &ldquo;O balonu patlatmak sizin kapılarınızı a&ccedil;acak, zincirleriniz kırılacak ve nihayetinde &ouml;zg&uuml;r kalacaksınız.&rdquo;</p>
<p></p>
<p>&ldquo;Ancak bunu aranızdan herkes yapamayacak ve yapamayanlara elveda etmek zorunda kalacağız.&rdquo; Şimdi denekleri zor kısım bekliyordu. Herkes sırayla g&ouml;z&uuml;n&uuml; a&ccedil;acak ve kırmızı odayı g&ouml;rmeye &ccedil;alışacaklardı. İnsanların b&uuml;y&uuml;k bir &ccedil;oğunluğu &ouml;ncelikle beyaz odayı g&ouml;r&uuml;yor ve balonu se&ccedil;emiyorlardı, &ccedil;ok az bir kısmı beyaz odayı g&ouml;rd&uuml;kten sonra kırmızıya &ccedil;evirebiliyordu. İşte şimdi Kuzgun stres olmuştu. Ne olacağını bilmiyordu ve hen&uuml;z buradan gitmek istemiyordu. Kırmızı oda zihninde &ccedil;oktan canlanmıştı bile. Eksik olanın cesareti olduğunu d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;.</p>
<p></p>
<p>&ldquo;Oturduğunuz yerin sağında iğneler var. Sırayla başlayın. &Ouml;ncelikle Elfin.&rdquo; Elfin g&ouml;z bandını yavaş&ccedil;a &ccedil;ıkardı ve kırmızı oda karşısında şaşkınlığa uğradı. Ortada duran beyaz balona doğru gitti ve hızlıca patlatıp dışarı y&ouml;neldi. Yeni balonlar konuldu ve sırayla herkes yaptı. Kuzgundan &ouml;nce duran &uuml;&ccedil; kişi yapamayıp &ccedil;ıkış kapısına y&ouml;nelmişlerdi.</p>
<p></p>
<p>&ldquo;Yapabilirim.&rdquo; Diye telkin etti kendini Kuzgun. Yapmak zorunda hissediyordu kendini, eğer yapamazsa kendi kapasitesini asla bilemeyecek ve bilin&ccedil;altı ile asla tanışamayacağını biliyordu. Kozmos onun i&ccedil;in bir şanstı.</p>
<p>&ldquo;Kuzgun.&rdquo; Dedi Mustafa Bey sakin bir şekilde yeni balonu yere bırakırken. Kuzgun g&ouml;z bandını &ccedil;ıkardı ve yanına bırakılmış uzun ince g&uuml;m&uuml;ş iğneyi alıp ayağa kalktı. Karşısında g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; g&ouml;r&uuml;nt&uuml; beyaz idi. G&ouml;zlerini kırpıştırdı ve derin bir nefes aldı. G&ouml;zlerini sımsıkı yumduktan sonra derin bir nefes daha aldı ve g&ouml;zlerine a&ccedil;tı. Yavaş bir şekilde kırmızıya boyanan odanın i&ccedil;erisinde yerde duran beyaz balon kendini belli etmişti. Beyaz balon ger&ccedil;ek miydi yoksa zihninde oluşturduğu bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml; m&uuml;? Ger&ccedil;ek olması gerekiyordu &ccedil;&uuml;nk&uuml; b&uuml;t&uuml;n balonun patlama seslerini duymuştu.</p>
<p>Kendi i&ccedil;erisinde ne yapması gerektiğini sorguladı. Kendini, o balonun patlaması sonucunda &ouml;zg&uuml;r kalacağına adapte etmişti ancak sadece kendinin değil şu ana kadar bastırdığı her şeyin de &ouml;zg&uuml;r kalacağının farkındaydı. Derin bir nefes aldı. Bunu yapması gerekiyordu. Bunu yapacak cesarete sahip olmak zorundaydı &ccedil;&uuml;nk&uuml; b&uuml;t&uuml;n hayatını omuzlarında duran ge&ccedil;mişin y&uuml;kleri ile yaşayamazdı. Ona engel olan ve korku veren şey ise buydu zaten. O y&uuml;kleri omzuna unutabilmek ve taşımaya alışmak i&ccedil;in atmıştı ama şimdi tekrar &ouml;n&uuml;ne alıp b&uuml;t&uuml;n y&uuml;kleri tek tek ayıklaması gerekecekti.</p>
<p>&ldquo;Yapabilirsin.&rdquo; Dedi kendine i&ccedil;inden. İğneyi baş ve işaret parmağının arasında d&ouml;nd&uuml;rd&uuml; ve sıkıca kavradı. Balona yavaş yavaş yaklaştığı sırada i&ccedil;erisinde b&uuml;y&uuml;k bir korku yangını s&ouml;n&uuml;yor yerini cesaretine bırakıyordu.</p>
<p>Balonun yanına geldiğinde duraksadı ve g&ouml;zlerini kapatıp birka&ccedil; saniyesini orada ge&ccedil;irdi. G&ouml;zlerini a&ccedil;tığında hızlıca yere eğilip balonu patlattı. Balonun yankılanan sesi kulaklarını aşarken i&ccedil;indeki rahatlamayı tanımlayamıyordu bile.</p>
<p></p>
<p>&ldquo;Tebrik ederim Kuzgun Bey. Sol taraftan &ccedil;ıkıp kartınızı alabilirsiniz. Bir sonraki seansta g&ouml;r&uuml;şmek &uuml;zere.&rdquo; Dedi Mustafa Bey. Kuzgun sesin geldiği yere doğru d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;nde kırmızı oda kaybolmuş yerine ilk başta g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; beyaz yer gelmişti. Başıyla Mustafa Bey&rsquo;in tebrik dileğini kabul etti ve bahsi ge&ccedil;en yerden dışarıya &ccedil;ıktı. Kartını aldı ve evine gitmek i&ccedil;in otob&uuml;s durağında beklemeye başladı. Kuzgun sakin, tek yaşayan bir beyefendiydi. &Ccedil;ok fazla tanıdığı insan yoktu ve bu ona huzur veriyordu. Ge&ccedil;mişini sevmez konuşmaktan hoşlanmazdı. Sıradan bir insan olmaktan memnundu ve bundan asla şikayet&ccedil;i olmamıştı. Cesur bir adam değildi ve belki de hayatında yaptığı en cesurca şey ge&ccedil;mişini zihninde a&ccedil;mak olacaktı.</p>
<p></p>
<p>İnsanların b&uuml;y&uuml;k bir &ccedil;oğunluğu i&ccedil;in bu cesaret gerektiren bir şeydi. Yaşamak, d&uuml;ş&uuml;nmek cesaret isteyen şeylerdi. Zihni yeniliklere a&ccedil;mak ve onu geliştirmek i&ccedil;in fedakarlıklar yapmak cesaret gerektiren bir işti. Bug&uuml;n bir&ccedil;ok insan d&uuml;nya &uuml;zerinde korkaklık yapmış olsa bile Kuzgun şirketten g&uuml;l&uuml;mseyerek &ccedil;ıkmıştı &ccedil;&uuml;nk&uuml; kendi bileğini b&uuml;kmeyi başardığını biliyordu.</p>
<p>İşin en zor ve cesur olunması gerektiği kısımda buydu ya işte. Kendi bileğinizi b&uuml;k&uuml;p, kendinizi s&uuml;rekli aşmanız gerekiyordu. Kulaklıklarını kulağına taktı ve şarkının bedenine, zihnine iyi gelmesine izin verdi. Otob&uuml;sten gelen konuşma seslerini kulaklığın ardından duyabiliyordu. Umursamadı ve bundan haz almaya &ccedil;alıştı. Şimdiden oluşan değişimlerin farkında olabiliyordu. Belki psikolojik olarak belki de bu şekilde olması gerektiğinden b&ouml;yle d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor ve beyni buna odaklanıyordu. Mutlu olmaya.</p>
<p>Rahatlamış ve birazda y&uuml;klerinden kurtulmuş gibiydi. En azından şu an b&ouml;yle hissediyordu ve bundan memnundu.</p>
<p>Zihin, d&uuml;ş&uuml;nce, bilgi, evren ve bu tarz her şey &ccedil;ok karmaşık gelmişti her zaman Kuzgun&rsquo;a. Her zaman kendini bu evrenden, bu d&uuml;zenden dışlanmış hissederdi l&acirc;kin şimdi &ccedil;ok daha ait hissediyordu kendini. Bu d&uuml;zenin olmasa bile bu evrenin bir par&ccedil;asıydı ve orta boyutlarda beyaz bir balon evrenin onu kabul etmesi i&ccedil;in bir sebep vermişti sanki. G&ouml;zlerini kapattı ve d&uuml;ş&uuml;nmekten &ccedil;ekinmedi.</p>
<p>Bug&uuml;n birka&ccedil; kişi daha ruhundaki prangalardan kurtulmuştu, bug&uuml;n birka&ccedil; insan daha i&ccedil;lerindeki ışığı g&ouml;rm&uuml;ş ve umutlarını tazelemişti. Bug&uuml;n birka&ccedil; insan daha hayata tutunmak i&ccedil;in sebep bulmuştu. Bunun verdiği k&uuml;&ccedil;&uuml;k ama tatlı huzur ile uykuya daldı Kuzgun.</p>
<p></p>
<p></p>
<p></p>
<p></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SAUDADE</title>
<link>https://edebiyatblog.com/saudade-3369</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/saudade-3369</guid>
<description><![CDATA[ Başka bir Dünya... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_62f00584b784b.jpg" length="79168" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 07 Aug 2022 21:33:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>Slyheti</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<!--StartFragment-->
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">SAUDADE:<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">G&uuml;nlerden Pazartesi idi. Hande u&ccedil;ağından indiğinde havayı i&ccedil;ine &ccedil;ekti ve g&ouml;zlerini etrafında gezdirdi. Kanada&rsquo;nın kuzeyinde bulunan Saudade adasında g&uuml;n batmak &uuml;zereydi. Hande bu ortalama b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğe sahip adanın sahibinin kızıydı. Saudade adı verilen şirket babası Murat Bey&rsquo;e aitti. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Adanın tam ortasında neredeyse altmış d&ouml;n&uuml;ml&uuml;k bir alan yarım daire i&ccedil;erisinde kapatılmıştı. İ&ccedil;eriye girdiğiniz zaman sizi kocaman binaların, ormanlık alanların, g&ouml;llerin, k&ouml;pr&uuml;lerin olduğu modern ve k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir yaşam alanı bekliyordu. Saudade adasının kapalı havasına rağmen &ccedil;emberin i&ccedil;erisinde oluşturulmuş olan sim&uuml;lasyon sayesinde g&uuml;nl&uuml;k g&uuml;neşlik bir hava yaşanıyordu i&ccedil;eride. Dış mek&acirc;nda var olan, araştırma ekiplerinin ve kontrol panellerinin bulunduğu b&uuml;y&uuml;k binalarda gezdirdi g&ouml;zlerini Hande. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">A bloğundan yeni &ccedil;ıkmış olan Deniz Bey hızlı adımlarla Hande&rsquo;nin yanına ulaşmıştı. İ&ccedil;erisinde bir endişe bulunuyordu. Her şeyin kusursuz bir şekilde hazırlanmış olması gerekiyordu, kusur &ccedil;ıkmasından tırsıyordu i&ccedil;inde.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Hoş geldiniz.&rdquo; Dedi merdiven basamaklarını inen Hande&rsquo;ye karşı. Deniz kendi i&ccedil;inde bu kadından haz etmiyordu. İşin başında olmasaydı y&uuml;z&uuml;ne bakacağı bir insan bile değildi ancak ekmek parasıydı ya işte, sesini &ccedil;ıkaramıyordu. Hande biraz bencil, kırk yaşlarına yaklaşmış bir kadındı, aynı zamanda m&uuml;hendislik yapıyordu ve buranın tasarlanmasında b&uuml;y&uuml;k bir rol oynamıştı. Babasının yerini doldurmaya başladığından beri i&ccedil;erisinde var olan bencillik adeta harlanmış ve daha da &ccedil;oğalmıştı. Bu y&uuml;zden genelde &ccedil;alışanları tarafından sevilmezdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Denekler geldi mi?&rdquo; diye sordu Hande.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Hepsinin hafızası temizlendi efendim. İ&ccedil;eri alındılar hepsi uyandırılmayı bekliyor.&rdquo; Hande memnuniyetle başını salladı. &ldquo;G&uuml;zel.&rdquo; İnsanlar &uuml;zerinde uygulanan bir deney yapmak başta Deniz&rsquo;e hoş gelmemiş olsa bile kendini bunun zararsız olduğuna inandırmak istemişti. Deneklerin sim&uuml;lasyon i&ccedil;erisinde ge&ccedil;irecekleri tam y&uuml;z g&uuml;nleri vardı. Y&uuml;z g&uuml;n i&ccedil;erisinde deneklerin &uuml;zerinde ila&ccedil;lar denenecek ve zamanla oluşan etkileri g&ouml;zlemlenecekti. Bunların hepsinin yanında yirmili yaşlarına yaklaşmış yaklaşık y&uuml;z insanın hayata sıfırdan başladıklarında neler yapacaklarını, ne gibi tepkiler g&ouml;stereceklerini ve birbirleri ile uyum sağlayıp sağlayamayacaklarını da raporlayacaklardı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Hande s&ouml;ze girmeden &ouml;nce boğazını temizledi ve yanındaki g&ouml;revlinin uzaklaşması i&ccedil;in bir kaş hareketi yaptı. G&ouml;revli uzaklaşır uzaklaşmaz başını Deniz&rsquo;e doğru &ccedil;evirdi. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;&Ouml;zel bir istekte bulunacağım ve bu aramızda kalacak.&rdquo; Deniz şaşkınlık i&ccedil;erisinde başıyla onayladığını belli eden bir hareket yaptı. &ldquo;İlaca olumsuz reaksiyon g&ouml;steren b&uuml;t&uuml;n denekleri &ouml;ld&uuml;receksin ve ardından raporuna da bu &ouml;l&uuml;m&uuml;n ila&ccedil; sebebiyle olduğunu yazacaksın.&rdquo; <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Ama&hellip;&rdquo;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Ve bunların hepsinin yanında olurda herhangi bir denek sorun &ccedil;ıkarırsa sual etmeden &ouml;ld&uuml;r. Gerekirse yenisini getirtiriz. Benim d&uuml;zenimi bozmaya c&uuml;ret edecek her insanı &ouml;l&uuml; olarak istiyorum. Denizin dibine g&ouml;mersiniz.&rdquo;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Deniz nutku tutulmuş bir şekilde dinliyordu Hande Hanım&rsquo;ı. Derin bir nefes aldı ve son s&ouml;zlerinden sonra itiraz etmekten vazge&ccedil;erek başını iki yana olumlu anlamda salladı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;G&uuml;zel, ben şimdi odama gidiyorum ortalıktan kaybolayım deme.&rdquo; Deniz kafasını eğip bir kere daha sorgulamadan başıyla onayladı. Hande kumral sa&ccedil;larını omuzlarından alıp arkasına attı ve B bloğa doğru ilerlemeye başladı. Deniz laboratuvara doğru ilerlerken i&ccedil;indeki sese h&acirc;kim olamıyordu. Yanlış bir şeyler oluyordu ve buna nasıl engel olacağını bilmiyordu. Bir insanın canını nasıl alabilirdi bir insan aklı varmıyordu. Bloğuna girdiğinde laboratuvara doğru ilerledi. İ&ccedil;eriden gelen yoğun telefon sesi susmak bilmiyordu. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Alo?&rdquo;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Denekleri uyandırın.&rdquo;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Tamam efendi-&ldquo; <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Y&uuml;z&uuml;ne kapanan telefon ile g&ouml;zlerini devirdi Deniz. Laboratuvardan uyandırmak i&ccedil;in gerekli olan malzemeleri aldı ve sim&uuml;lasyon alanına doğru ilerlemeye başladı. A blok ile sim&uuml;lasyon merkezinin arasında neredeyse beş y&uuml;z metre vardı. Hızlı adımlarla ilerlemeye başladı Deniz. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Hande odasına gelen eşyaları yerleştirmiş ardından da ofisine ge&ccedil;iş yapmış ve deneklerin uyandırılması i&ccedil;in gereken emri vermişti. Kusur istemiyordu hi&ccedil;bir şeyde. Bunun yanında kusur oluşturabilecek herhangi bir şey olursa ondan kurtulmak i&ccedil;in her şeyi g&ouml;ze almıştı. Babasını gururlandıracak ve bu deneyden bir şekilde olumlu sonu&ccedil; alacaktı &ouml;yle ya da b&ouml;yle. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Milyarlar harcanan bu deneyden &ccedil;oğu insanın haberi vardı ve buraya gelen insanların tamamı g&ouml;n&uuml;ll&uuml; olarak se&ccedil;ilmişti. Ancak bazı şeylerden sonradan haberleri olmuştu deneklerin. Hafızalarını kaybedeceklerinden habersiz gelen y&uuml;z insanın sorun &ccedil;ıkarması beklenirdi elbette. Kim b&ouml;yle bir şey isterdi değil mi? Hande her iki denek i&ccedil;in bir personel g&ouml;revlendirmişti, bu sayede kargaşa ortamı engellenerek denekler sim&uuml;lasyon i&ccedil;in hazır bir hale getirilmişti.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Sim&uuml;lasyon merkezine girdiğinde yorgunluğun verdiği his ile birlikte dizlerine koydu ellerini. Derin bir nefes aldı ve ardından dikleştirdi bedenini. İ&ccedil;eride duran g&ouml;revliler gri &uuml;niformalarını giymişti. &Uuml;zerlerindeki Saudade yazısının parlaklığı g&ouml;z kamaştırıyordu. İ&ccedil;erisi uzay mekiklerini andırıyordu, gri her yerin bolca teknoloji i&ccedil;erdiği bir yerdi. Merkezde kontrol panellerinin bazıları bulunuyordu. Daha kritik olanlar A bloğun &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; katında bulunmaktaydı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Devrim emir geldi, uyandırıyoruz.&rdquo; Deniz b&uuml;t&uuml;n getirdiği malzemeleri gerekli yerlere yerleştirerek Devrim&rsquo;in uyandırmak i&ccedil;in gerekli şeyleri yapışındaki telaşı izledi. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Uyanıyorlar.&rdquo; <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Bu kadar hızlı mı?&rdquo; dedi Deniz şaşkınlık i&ccedil;erisinde.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Beş dakika i&ccedil;erisinde b&uuml;t&uuml;n denekler uyanmıştı. Deneklerden bir tanesi olan &Ccedil;ağla yanında bulunan denek partneri Mert ile uyanmıştı. Her şeyden habersiz bir şekilde uyanmış olan diğer denekler g&ouml;zlerini g&ouml;lden ayıramıyorlardı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Neden buradayız.&rdquo; Dedi deneklerden birisi olan Derya. &Ccedil;ağla sesini &ccedil;ıkarmadan g&ouml;revli olarak d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; kişinin g&ouml;ldeki deneklerin yanına gelişini izledi. &ldquo;Merhaba arkadaşlar.&rdquo; Dedi Deniz. Peşinden gelen diğer g&ouml;revliler de durdular ve deneklerin kendilerine gelişlerini izledi. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Hepinize eviniz g&ouml;sterilecek. G&ouml;revlilerinizin adları ceplerinizdeki k&acirc;ğıtlarda yazıyor. G&ouml;revliniz aynı kişiyse partnersiniz demektir.&rdquo; Herkes ne olduğunu anlamadan tek tek ceplerindeki k&acirc;ğıtlarda yazan yazıları okumaya başladılar. Sıra &Ccedil;ağla&rsquo;ya geldiğinde &ldquo;Deniz.&rdquo; Dedi ve Deniz bir hışımla yanına gelip k&acirc;ğıdı aldı elinden. Normal şartlarda k&acirc;ğıtlardan hi&ccedil;birinde onun adının yazmıyor olması gerekiyordu. Sorgulamadı ve deneğin yanında durdu. Sıra Mert&rsquo;e geldiğinde o da aynı ismi zikretti ağzında. Deniz diğerlerini beklemeden deneklerini aldı ve g&ouml;l&uuml;n birka&ccedil; metre ilerisinde olan kul&uuml;beye doğru ilerledi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;"><span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp;</span>&ldquo;Burası sizin eviniz.&rdquo; Dedi eliyle kul&uuml;beyi g&ouml;stererek. &ldquo;&Ccedil;ok g&uuml;zelmiş.&rdquo;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Uyandığınızda elinizde bir bilgilendirme k&acirc;ğıdı olması gerekiyordu.&rdquo; Dedi Deniz &ccedil;ekingen bir ses tonuyla. Mert konuşmamakta ısrarcı davranıyordu. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Burası neresi?&rdquo; diye s&ouml;ze girdiği &Ccedil;ağla. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Saudade.&rdquo; <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Orası neresi.&rdquo; Diye diretti.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Kanada&rsquo;ya ait pek bilinmeyen bir şehirdesiniz. Daha &ouml;nce duyduğunuzu zannetmiyorum burası biraz k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir yer.&rdquo; Dedi ve susması i&ccedil;in tanrıya dua etti i&ccedil;erisinden.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Peki.&rdquo; Dedi &Ccedil;ağla kabullenircesine. Kafası h&acirc;l&acirc; karışıktı &Ccedil;ağla&rsquo;nın. Keza Mert&rsquo;in de &ouml;yleydi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Benimle iletişime ge&ccedil;mek isterseniz şurada g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z kırmızı d&uuml;ğmeye basmanız yeterli. Kısa s&uuml;re i&ccedil;erisinde gelirim.&rdquo;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Sen nerede kalıyorsun ki?&rdquo; dedi &Ccedil;ağla. Deniz i&ccedil;inden lanet okuyordu Hande&rsquo;ye. Bunu Deniz&rsquo;i bilerek zora sokmak i&ccedil;in yaptığını fark edebiliyordu. Derin bir nefes aldı. Zaten sim&uuml;lasyon i&ccedil;erisindeki insanların g&ouml;revlileri de sim&uuml;lasyon i&ccedil;erisinde kalmak zorundaydı. Bu nedenle hem &ouml;ld&uuml;rme g&ouml;revini hem de bu iki deneği salmıştı &uuml;zerine. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;A1 caddesinde bulunan 3. g&ouml;kdelende. Sorun mu var?&rdquo; dedi Deniz artık soru istemediğini belli edecek şekilde.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Sorun yok.&rdquo;<span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp; </span>Dedi Mert uyarır bir halde &Ccedil;ağla&rsquo;ya bakarken. &Ccedil;ağla homurdandı ve evin i&ccedil;erisinde gezinmeye başladı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;G&ouml;kdelenler i&ccedil;erisindeki bir şehirde b&ouml;yle k&uuml;&ccedil;&uuml;k ve şirin bir kul&uuml;be &ccedil;ok garip, &ccedil;ok g&uuml;zel.&rdquo; Dedi &Ccedil;ağla. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Bence de.&rdquo; Dedi Mert başıyla destekleyerek kendini. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Baksana bir buraya.&rdquo; Dedi &Ccedil;ağla sesinin derinlerinden gelen bir heyecan i&ccedil;erisinde.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Dışarı &ccedil;ıkalım mı? Gezer sonra geri geliriz. Hem yurtdışında b&ouml;yle ufak şirin bir yere gelmişken g&ouml;rmeden geri d&ouml;nmek olmaz değil mi?&rdquo; Mert partnerinde olan ani duygu değişimlerine anlam veremiyor olsa bile umursamadan uyum sağlamaya &ccedil;alıştı. &Ouml;ğrendiği &uuml;zere burada kısa bir s&uuml;reliğine duruyorlardı. &Ouml;nemli olanın tadını &ccedil;ıkarmak olduğunu d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; i&ccedil;in olabildiğince ses &ccedil;ıkarmamaya &ccedil;alışacaktı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Hande Hanım.&rdquo;<span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp; </span>Hande oturduğu sandalyeyi pencereden sesin geldiği y&ouml;ne doğru &ccedil;evirdi. Personellerden bir tanesi karşısında dikiliyordu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Dinliyorum.&rdquo;<span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp; </span>Hande tahamm&uuml;ls&uuml;zl&uuml;k ile homurdandı. &ldquo;Evet?&rdquo; <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Deneklerin hepsi uyandı efendim. Sorunsuz bir şekilde hepsi konaklayacakları yerlere yerleştirildi. G&ouml;revliler denekleri ile tanıştı ve g&ouml;revlilerde kendi evlerine yerleştiler. Sokaklardaki ve sim&uuml;lasyonun tepesindeki hareketli kameralar etkinleştirildi.&rdquo; <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Tamamdır, &ccedil;ekilebilirsin.&rdquo; Dedi Hande y&uuml;z&uuml;ne yerleştirdiği zafer tebess&uuml;m&uuml; ile. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Bu sırada &Ccedil;ağla ve Mert komşuları ile karşılaşmış ve tanışmışlardı. Merve, Burak, Kerem ve Sima yanlarında bulunan iki katlı evi paylaşıyorlardı. &ldquo;Yarın ilk ila&ccedil; g&uuml;n&uuml;.&rdquo; Dedi Sima.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Nelerle karşılaşacağız bakalım. O bilgilendirme metni &ccedil;ok kafa karıştırıcıydı.&rdquo; Dedi Merve bakışlarını Simanın &uuml;zerinden &ccedil;ektikten sonra.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">G&uuml;n batışı sim&uuml;lasyon olsa bile insana huzur verecek cinstendi. Denekler bir adada olduklarını bilmeden huzur i&ccedil;erisinde yaşayıp gidiyorlardı. Kimsenin<span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp; </span>bunu bozmaya niyeti yoktu şimdilik. İlk bir hafta ila&ccedil;lar d&uuml;zenli bir şekilde verildi ve hi&ccedil;bir denekte yan etki g&ouml;sterilmedi. Girilen ikinci hafta belki de yarı yarıya indirecekti denek sayısını. Hepsinin vebali Deniz&rsquo;in &uuml;zerinde olacaktı ve hen&uuml;z buna hazır değildi. G&uuml;nlerden pazartesi &Ccedil;ağla spor salonunda ok&ccedil;uluk konusunda kendisini iyiden iyiye geliştirmişti. Başını koşu bandında koşan Mert&rsquo;e &ccedil;evirdi. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Bana mı bakıyorsun sen?&rdquo; dedi Mert sırıtarak. &ldquo;Hayır.&rdquo; Dedi ve oku hedefe fırlattı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;On ikiden vurduğuna g&ouml;re kesinlikle bana bakıyordun. Şans işte.&rdquo; Dedi ve kahkaha attı Mert.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Kafana bir elma alda bakalım şans mı değil mi. Belki senin şansın vardır da kafandan vururum. Okunu hedeften aldıktan sonra tekrar nişan aldı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Peki bug&uuml;nden itibaren g&ouml;zlem haftamızın başlaması hakkında ne diyorsun?&rdquo; dedi Mert.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Her şey Cuma belli olacak. Ne yalan s&ouml;yleyeyim şu ana kadar kimsenin &ouml;lmemesini bile şans olarak değerlendiriyorum.&rdquo; Oku fırlattıktan sonra derin bir i&ccedil; &ccedil;ekti. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Burada bir hata var Mert.&rdquo; Dedi &Ccedil;ağla.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Ne gibi?&rdquo; dedi merakla Mert. Şimdiye kadar &Ccedil;ağla&rsquo;dan burası hakkında bir&ccedil;ok teori dinlediği i&ccedil;in şaşıracağı bir şey s&ouml;ylemesini umdu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Kimse sesini &ccedil;ıkarmıyor ama bir gariplik var işte. &Ouml;rneğin ge&ccedil;en g&uuml;n bir annem var olduğunu hatırladım ama ismini bilmiyorum.&rdquo;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Ya ben de bir sorun var ya da ger&ccedil;ekten bir hata var.&rdquo; Dedi &Ccedil;ağla yayı bir kenara bırakıp.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Ben annemin adını biliyorum. Senin annenin adı da mutlaka yazıyordur bilgi kağıdında.&rdquo; Dedi Mert.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Ne k&acirc;ğıdı.&rdquo;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;İkinci g&uuml;n Deniz&rsquo;in bıraktığı k&acirc;ğıtlar. Kayıt k&acirc;ğıtlarımız.&rdquo;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Peki, onu okumadan &ouml;nce de biliyor muydun annenin adını?&rdquo;<span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp; </span>&ldquo;Ya da annen hi&ccedil; aklına geldi mi?&rdquo; dedi &Ccedil;ağla birka&ccedil; adım daha Mert&rsquo;e yaklaşırken.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Mert d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;. Ger&ccedil;ekten de anne adını okuyana kadar aklında hi&ccedil;bir şey canlanmamıştı. Normal şartlarda annesine d&uuml;şk&uuml;n birisi olduğunu biliyordu ama g&ouml;zlerini burada a&ccedil;ar a&ccedil;maz d&uuml;ş&uuml;nebildiği tek şey hi&ccedil;likti. Zihni pırıl pırıl sanki yeniden yaratılmış gibiydi. Bu y&uuml;zden ne d&uuml;ş&uuml;nmeye zorlamıştı kendini ne de sorgulamaya. Deneklerin haberi olmadan onları uysallaştırmak i&ccedil;in ayrı bir ila&ccedil; hazırlanmış ve uyandırılmadan kısa bir s&uuml;re &ouml;nce kanlarına enjekte edilmişti. Zihni yumuşatıp d&uuml;ş&uuml;nmelerini &ouml;nleyecek g&uuml;zel bir form&uuml;ld&uuml; bu. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Hande, elinde tuttuğu k&acirc;ğıtları masaya koydu. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Sima denilen kızın sonu&ccedil;ları olumsuz g&ouml;z&uuml;k&uuml;yor. Hastalığında hi&ccedil;bir gelişme yok tam tersine kız gittik&ccedil;e k&ouml;t&uuml;leşiyor.&rdquo;<span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp; </span>Dedi Deniz&rsquo;e d&ouml;nerek. Deniz irkildi. Bunun sonunun ne olabileceğini d&uuml;ş&uuml;nmek bile istemiyordu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Birka&ccedil; g&uuml;n daha beklememiz gerekmez mi efendim?&rdquo; dedi &ccedil;ekingen bir ses tonuyla.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Tanrı aşkına s&ouml;yler misin neyi bekleyeceğiz? Daha da rezil bir hal alacak ve belki de bulaştırıcı olacak hastalık. Buna g&ouml;z yumamam. Katiyen olmaz b&ouml;yle bir şeyi kabul edemem. Bulaşıcı &ccedil;ıkacak herhangi bir şey sonumuzu getirir. Bir&ccedil;ok şeyi bu deneye bağladım ben. Sana s&ouml;ylediğimi yapacaksın Deniz. O kızın sabaha kadar infaz edilmesini istiyorum. Derhal!&rdquo; dedi Hande sinirlerine h&acirc;kim olamadığı bariz bir şekilde belli iken. Derin bir i&ccedil; &ccedil;ekti. Olumsuz hi&ccedil;bir şeye yer yoktu o sim&uuml;lasyon i&ccedil;erisinde. Olumsuzluk demek başarısızlığa yakın olmak demekti ve buna asla izin vermeyecekti. Sinirle soludu ve başını ne yapacağını d&uuml;ş&uuml;nen, &ccedil;aresizce &ccedil;are arayan Deniz&rsquo;e &ccedil;evirdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Ne duruyordun sen burada hala! &Ccedil;ekil git de g&ouml;revini yap.&rdquo; Deniz odadan &ccedil;ıktıktan sonra ellerini hafiften beyazlarının olduğu sa&ccedil;larında gezdirdi. &Ccedil;alışan insanlardan nefret ediyordu i&ccedil;inden. Hepsi emir almaya muhta&ccedil;tı ve bu durum onu &ccedil;ileden &ccedil;ıkarıyordu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Deniz endişesini belli etmemeye &ccedil;alışarak sim&uuml;lasyon merkezine giriş yaptı. &ldquo;Beni i&ccedil;eri alın.&rdquo; Dedi ve g&ouml;revliler hemen Deniz&rsquo;i i&ccedil;eriye girmeye uygun bir şekilde hazırladılar. &Ouml;ncelikle gri &uuml;niformasını giydirdiler ve ardından i&ccedil;erideki mekanizmaları rahatlıkla g&ouml;rebileceği bir g&ouml;zl&uuml;k yerleştirdiler. Deniz i&ccedil;eriye girdiğinde yanında hi&ccedil;bir silah bulunmuyordu. Bu nedenle sessiz bir şekilde bitirmeliydi bu işi. Tek başına halledecek olması onu daha da panikletiyordu. &Ouml;ncelikle Simanın konakladığı yere gitti Deniz kendini sakinleştirmeye &ccedil;alışırken.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Sima bah&ccedil;ede oturuyor elindeki dergiyi inceliyordu. Deniz kimsenin duymayacağına emin olduktan sonra kızcağıza seslenip yanına &ccedil;ağırdı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Senin sorumlun ile bir sorun yaşadığını duydum Sima. Biliyor musun bilmiyorum ama ben g&ouml;revlilerden sorumlu kişiyim. Bu y&uuml;zden seninle bu konu hakkında konuşmamız lazım. L&uuml;tfen benimle birlikte gelir misin?&rdquo; dedi ve y&uuml;r&uuml;meye başladılar birlikte. Ormanın i&ccedil;erisine iyice girmişlerdi ki Deniz durdu. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Sorunlu insanlara aramızda yer yok ne yazık ki.&rdquo; Dedi ama farkında olmasa bile sesi titriyordu. Kız Deniz&rsquo;e g&ouml;re &ccedil;ok kısa kalıyordu. Kahverengi g&ouml;zlerini kızın mavi g&ouml;zlerine dikti ve son kez baktığını bilerek baktı. Elini kızın ağzını ve burnunu kapatacak şekilde y&uuml;z&uuml;ne g&ouml;t&uuml;rd&uuml;. Sima şaşkınlıkla g&ouml;zlerini a&ccedil;tı. Her yanını korku sarmıştı. &Ccedil;ığlık atmayı denedi ama ağzını saran elden dolayı sesi &ccedil;ıkmıyordu bile. Deniz g&ouml;zleri dolu bir şekilde konuştu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;&Ouml;z&uuml;r dilerim.&rdquo; Dedi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;&Ccedil;ok &ouml;z&uuml;r dilerim.&rdquo; Kızı yere d&uuml;ş&uuml;rd&uuml;kten sonra başını sert kayalığa &ccedil;arptırdı. Yaptığı şeyin farkına vardıktan sonra elini &ccedil;ekti hızlıca. Kızı kollarından tuttu ve sim&uuml;lasyonun i&ccedil;inde kimsenin rahatlıkla bulamayacağı bir yere bıraktı. Elleri titriyordu. Kendine lanet etti. Tekrar tekrar kendine ne yaptığını soruyordu. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Bir insanı nasıl &ouml;ld&uuml;rd&uuml;m ben!&rdquo; dedi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Nasıl?&rdquo;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Şok olmuştu ve ne hissetmesi gerektiğini bilmiyordu, bilemiyordu. Kızın y&uuml;z&uuml; g&ouml;z&uuml;n&uuml;n &ouml;n&uuml;nden gitmezken bu vicdanla nasıl yaşayacağını sorguladı. Nasıl g&ouml;z yumacaktı ki vicdanı bu işe. Bilmiyordu. Kendinden bir seri katil oluşacaktı &ccedil;ok yakında. Eline, yakasına bir&ccedil;ok insanın kanı bulaşacaktı ve bunu bilmek Deniz&rsquo;i adeta i&ccedil;ten i&ccedil;e &ccedil;&uuml;r&uuml;t&uuml;yor, insaniyetini elinden alıyordu. Titreyen eline telefonunu aldı ve Hande&rsquo;nin yanında &ccedil;alışan personellerden bir tanesini aradı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Hande Hanım&rsquo;a işinin hallolduğunu s&ouml;yleyebilir misin?&rdquo; <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Tamam, efendim.&rdquo; Dedi karşıdaki ses. Telefonu kapattıktan sonra kızarmış g&ouml;zlerini sıkıca kapatıp tekrar a&ccedil;tı. Bununla yaşamayı eninde sonunda &ouml;ğrenmesi gerekecekti.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;&Ccedil;ağla.&rdquo; Dedi Mert. &Ccedil;ağla mutfağın kapısını kapattıktan sonra Mert&rsquo;e d&ouml;nd&uuml;. &ldquo;Efendim.&rdquo;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Sanırım haklısın.&rdquo;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Bana haklı olduğumu mu s&ouml;yledin?&rdquo; &Ccedil;ağla sırıttı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;G&ouml;zlerimi burada a&ccedil;tığımda sanki uyuşmuş gibiydim. Ger&ccedil;ekten ne olduğunu anlamak i&ccedil;in &ccedil;abalamadım bile. Fark ettiğim kadarıyla ger&ccedil;ekten annemi hatırlamıyordum, aklıma bile gelmemişti.&rdquo; Sustu, derin bir nefes aldı ve konuşmaya devam etti.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Buraya gelmeden &ouml;ncesini de hatırlamadığımı fark ettim.&rdquo; Dedi ve &Ccedil;ağla sırıtmasını g&uuml;lmeye &ccedil;evirdi. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Biliyordum!&rdquo; dedi ve Mert&rsquo;in yanına oturdu. Gri yastığı kucağına aldıktan sonra konuşmaya başladı &Ccedil;ağla.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Ben de aynı şeyleri yaşadım ama bir fark var.&rdquo; Dedi &Ccedil;ağla. Mert ş&uuml;pheyle &ccedil;evirdi kafasını.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Ben az bile olsa bir şeyler hatırlıyorum.&rdquo; Mert merakla dinliyordu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Ne gibi şeyler?&rdquo; dedi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Bir maket. D&uuml;nya maketi hatırlıyorum. Panelden yansımıştı ve etrafında birka&ccedil; tane yıldız, gezegen de vardı. Sonra maket d&ouml;nmeye başlıyor ardından da yakınlaşıyordu ama daha fazla detay hatırlamıyorum.&rdquo; Dedi &Ccedil;ağla.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Sen s&ouml;yleyince kafamda canlandı bir şeyler ama ne bilmiyorum.&rdquo; Dedi Mert. &ldquo;Biz hep birlikte miydik buraya gelene kadar. Acaba partnerim hep sen miydin?&rdquo; dedi &Ccedil;ağla kolunu koltuğa yaslayarak. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Onu bilemem ama bundan sonra &ouml;yle olacağı kesin.&rdquo; Dedi ve g&uuml;l&uuml;msedi Mert.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;&Ccedil;&ouml;zmemiz gereken &ccedil;ok şey var gibi duruyor.&rdquo; Dedi &Ccedil;ağla. Mert başıyla onu onayladı. Kapı &ccedil;aldığında irkildi &Ccedil;ağla.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Mert bir koşuda kapıya ulaştıktan sonra karşısında Kerem&rsquo;i g&ouml;rmeyi planlamıyordu. Telaşlı olan g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml; Mert&rsquo;i endişelendirmişti. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Selam Mert. Rahatsız ediyorum gece gece kusura bakmayın ama Sima yok. &Ccedil;oktan evde olması gerekiyordu. Siz g&ouml;rd&uuml;n&uuml;z m&uuml; hi&ccedil;?&rdquo; dedi bir &ccedil;ırpıda Kerem. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Ne rahatsızlığı lafı olmaz. Bir dakika bekle, ben iki g&uuml;nd&uuml;r g&ouml;rmedim ama belki &Ccedil;ağla g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;r.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;&Ccedil;ağla, gelsene bir.&rdquo; Diye seslendi i&ccedil;eriye Mert. İ&ccedil;ine bir kurt d&uuml;şm&uuml;şt&uuml;.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;En son ne zaman Sima&rsquo;yı g&ouml;rd&uuml;n?&rdquo; &Ccedil;ağla duraksadı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Bu sabah evden &ccedil;ıktığını g&ouml;rd&uuml;m.&rdquo; Dedi sakince.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Mert kapının hemen yanında, beyaz duvarda duran kırmızı d&uuml;ğmeye bastı. &ldquo;Deniz&rsquo;i &ccedil;ağırdım. Siz de kendi g&ouml;revlinizi &ccedil;ağırın eğer bilgileri yoksa aramaya &ccedil;ıkarız.&rdquo; Dedi Mert.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&Ccedil;ağla Kerem&rsquo;i i&ccedil;eriye davet ettikten sonra beklemeye başladılar. Bu sırada Deniz &ccedil;ağrıyı aldıktan hemen sonra yola koyulmuştu. Bu &ccedil;ağrının Sima ile ilgili olacak olması her ne kadar onu telaşlandırsa bile soğukkanlılığını korumaya devam etmesi gerekiyordu. Her ne kadar profesyonel davranırsa o kadar iyi olurdu kendisi i&ccedil;in. Birka&ccedil; dakika i&ccedil;erisinde yanlarına varmıştı. Evin a&ccedil;ık kapısından i&ccedil;eriye girdiğinde iki denekten fazlası toplanmıştı i&ccedil;eride. G&ouml;revlilerden Melis&rsquo;te buradaydı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Sorun nedir?&rdquo; dedi Deniz.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Sima yok.&rdquo; Dedi Mert. Deniz elinden geldiğince renginin atmaması i&ccedil;in uğraştı. Midesinde beliren ani mide bulantısına ses vermedi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Melis sana haber vermeni s&ouml;ylememiş miydim?&rdquo; dedi Deniz. Melis başıyla olumsuz cevap verirken Deniz terlemeye başlamıştı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Neyi?&rdquo; dedi Kerem oturduğu yerden kalkarak.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Sima evine g&ouml;nderildi bu akşam. İla&ccedil;lar etki etmedi tedavisini g&ouml;rmesi i&ccedil;in hastaneye g&ouml;nderdik.&rdquo; Dedi Deniz sesini kontrol altına alarak.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;İyi mi peki?&rdquo; dedi &Ccedil;ağla. Deniz başıyla olumlu anlamda işaretler yaptı. Kerem i&ccedil;ine gelen rahatlama ile derin bir nefes bıraktı ve koltuğa geri oturdu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Dağılabiliriz arkadaşlar. Sorun yok.&rdquo; Dedi ve evden apar topar &ccedil;ıktı Deniz. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">G&uuml;nler g&uuml;nleri kovalamaya devam ettiğinde cuma g&uuml;n&uuml; &ccedil;oktan gelmiş ge&ccedil;mişti. &Ccedil;ağla ve Mert giden insan sayısının fazla olmasının &uuml;st&uuml;ne ila&ccedil; g&uuml;n&uuml;n&uuml;n sabahında keşif yapmaya &ccedil;ıkmışlardı. Evlerinin arka bah&ccedil;esinden &ccedil;ıkıp d&uuml;md&uuml;z y&uuml;r&uuml;m&uuml;şlerdi. Bir ara &Ccedil;ağla yorulduğu i&ccedil;in mızmızlanıp Mert&rsquo;i sinir etmişti ve ormanın i&ccedil;erisinde herhangi bir ağacın dibine oturmuşlardı. Biraz soluklandıktan sonra işlerine, y&uuml;r&uuml;meye, geri d&ouml;nm&uuml;şlerdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Baksana bir Mert.&rdquo; Dedi &Ccedil;ağla dehşet dolu sesiyle.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Bu kurumuş leke kan lekesi mi bana mı &ouml;yle geliyor.&rdquo; Mert &ouml;n&uuml;ne d&ouml;n&uuml;p birka&ccedil; adım ile taşa yaklaştı. &ldquo;Bu&hellip;&rdquo; dedi biraz daha yaklaşarak. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Kan sanırım.&rdquo; <span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp;</span>Dedi Mert. İkisinin de aniden beti benzi attı. Derin bir nefes aldı &Ccedil;ağla. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Kimin kanı acaba?&rdquo; dedi &Ccedil;ağla.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;İlerlemeye devam edelim.&rdquo; Diye &ccedil;ekiştirdi &Ccedil;ağla&rsquo;yı Mert. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Bu sırada Hande ila&ccedil;ların ikinci haftasının verdiği heyecan ile &ouml;len kişilerin sayısının az olmasının zevkini &ccedil;ıkarıyordu. Şu ana kadar sadece 4 denekten olumsuz sonu&ccedil; alınmıştı. Her ne kadar bu sayı onu rahatsız etse bile bu haftadan sonra daha fazla olacağını d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yordu. Odasından dışarıya &ccedil;ıktı ve derin bir nefes alıp verdi. Sim&uuml;lasyon merkezine doğru hızlı adımlarla ilerliyordu. İ&ccedil;eri girdiğinde herkes duraksadı. Bazıları işlerine devam ederken diğerleri Hande&rsquo;nin kaş hareketi &uuml;zerine onu hazırlamaya başlamışlardı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Deniz Hande&rsquo;yi karşılamak i&ccedil;in sim&uuml;lasyon girişinde bekliyordu. Hande Hanım hızlı bir şekilde hazırlandıktan sonra i&ccedil;eriye alındı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Merhaba Deniz.&rdquo; Dedi en samimiyetsiz hali ile. Deniz&rsquo;in y&uuml;z&uuml;nde mimik oynamadı. &ldquo;Merhaba efendim.&rdquo; Demekle yetindi sadece. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;İla&ccedil; işleri nasıl gidiyor. İkinci haftanın ilk ila&ccedil;ları i&ccedil;ildi mi?&rdquo; cevabını bildiği soruları soruyordu sırf konuşabilmek adına. Deniz homurdandı ve başını olumlu anlamda aşağı yukarı salladı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Sabah saatlerinde herkes kahvaltısıyla birlikte i&ccedil;ti. Eksik yok.&rdquo; Dedi Deniz ve ardından şehrin g&ouml;beğine doğru ilerlemeye başladılar.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;L&uuml;tfen ila&ccedil;larını almadığını s&ouml;yle. Bu sersemliğini başka neye bağlayabilirim bilmiyorum &ccedil;&uuml;nk&uuml;.&rdquo; Dedi Mert &Ccedil;ağla&rsquo;yı d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; yerden kaldırırken. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Lavabodan aşağıya d&ouml;kt&uuml;k ya.&rdquo; Dedi &Ccedil;ağla. Mert kıkırdadı ve &Ccedil;ağla&rsquo;yı kaldırdı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Hava g&uuml;nl&uuml;k g&uuml;neşlikti. Hava durumlarını sim&uuml;lasyonda kontrol eden panelin g&ouml;revlisi Yusuf Bey kahvesini yanlışlıkla kontrol paneline d&ouml;kt&uuml;. Aceleyle d&ouml;kt&uuml;ğ&uuml; yeri silse bile &Ccedil;ağla ve Mert&rsquo;in g&ouml;z&uuml;nden yaşananlar ka&ccedil;mamıştı. G&uuml;nl&uuml;k g&uuml;neşlik havada birden bulutlar &ccedil;ıkmış, birka&ccedil; par&ccedil;a damla su y&uuml;zlerine d&uuml;şm&uuml;ş ve ardından eski haline geri d&ouml;nm&uuml;şt&uuml;. &Ccedil;ağla şaşkınlığıyla birlikte Mert&rsquo;e d&ouml;nd&uuml;.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;G&ouml;rd&uuml;n m&uuml;?&rdquo; dediler ikisi birlikte aynı anda. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Evet.&rdquo; Diye de cevapladılar birlikte. &ldquo;Sanki kontrol edilir gibi değil miydi?&rdquo; dedi &Ccedil;ağla yolda y&uuml;r&uuml;meye devam ederken. Havaya bakarak y&uuml;r&uuml;meye devam ederken &Ccedil;ağla tekrar takılıp d&uuml;şt&uuml;.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Bir d&uuml;şmeden y&uuml;r&uuml; be.&rdquo; Dedi Mert. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&Ccedil;ağla şok i&ccedil;erisinde takılıp d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; şeye bakıyordu. Rengi gitmiş bir beden kanlar i&ccedil;erisinde yatıyordu. &Ccedil;ağla korku i&ccedil;erisinde kendini geri geri ittirirken kafasını bir şeye daha &ccedil;arptı. Arkasını d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml; zaman karşılaştığı duvar benzeri şey ile b&uuml;t&uuml;n hafızası yerine gelmişti.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Ceset var.&rdquo; Dedi Mert. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Sima&rsquo;nın cesedi var burada &Ccedil;ağla.&rdquo; Diye devam etti s&ouml;z&uuml;ne.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Biz bir sim&uuml;lasyondayız Mert. Burası Kanada&rsquo;nın bilinmeyen k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir şehri değil.&rdquo; <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Ceset.&rdquo; Dedi &Ccedil;ağla o tarafa doğru d&ouml;nerek. &ldquo;Burada bir tane değil tam d&ouml;rt tane var ondan Mert.&rdquo; Şoka uğramış olmasına rağmen y&uuml;z&uuml;nde mimik oynatmadı &Ccedil;ağla. Mert ise h&acirc;l&acirc; idrak etmeye &ccedil;alışıyordu haliyle. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Yani şimdi ila&ccedil;lara olumsuz tepki veren insanları evlerine tedaviye yollamıyorlar mıydı?&rdquo; dedi Mert.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Hayır, tam tersine &ouml;ld&uuml;r&uuml;yorlardı Mert!&rdquo; Mert g&ouml;zlerini &Ccedil;ağlaya sabitledi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Bir şekilde buradan &ccedil;ıkmamız lazım ve derhal buradan uzaklaşmalıyız. Eğer g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;zden ve bildiğimizden ş&uuml;phelenirlerse sonunda varacağımız yer burası olur.&rdquo; Dedi Mert &Ccedil;ağla&rsquo;yı geldikleri y&ouml;ne doğru &ccedil;ekerken. &ldquo;Eve gideriz. İyice d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r taşınır, biraz g&ouml;zlemler sonra bir plan kurarız. &Ccedil;ağla! Kendine gel d&ouml;nmemiz lazım.&rdquo; &Ccedil;ağla başını iki yana salladıktan sonra derin bir nefes aldı ve koşar adımla evin yolunu tuttular.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Hande hızlı ve sert adımlarla A bloğun yolunu tutmuştu. Sinirle burnundan soluyarak i&ccedil;eriye girdi. &ldquo;Nerede o akılsız? &Ccedil;abuk buraya getirin!&rdquo; a bloktaki k&uuml;&ccedil;&uuml;k ofisine ge&ccedil;erken i&ccedil;inden k&uuml;f&uuml;rler savuruyordu. Ne kadar sorumsuzca bir hareketti b&ouml;yle! G&ouml;rev başında değil bir şey i&ccedil;erek, nefes almadan &ccedil;alışmaları gerekirken şu hallere nasıl geldiklerini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordu. Sorumsuz insanların hepsinden nefret ediyordu. Hem para alıyor hem de hata yapıyordu &uuml;st&uuml;ne &uuml;stl&uuml;k!<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Efendim.&rdquo; Diye i&ccedil;eriye girdi Deniz yanında Yusuf ile.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Bu mu o sorumsuz?&rdquo; dedi Hande daha yeni oturduğu koltuktan hızlıca kalkarken. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Evet efendim.&rdquo; Dedi Deniz Yusuf&rsquo;u &ouml;ne doğru ittirirken. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Kusursa bakmayın l&uuml;tfen. Nasıl olduğunu anlayamadım bile. &Ccedil;ok az d&ouml;k&uuml;ld&uuml; sorun olmaz diye d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;şt&uuml;m. Hızlıca temizledim ama o sırada olan olmuş. Tekrar &ccedil;ok &ouml;z&uuml;r dilerim.&rdquo; Dedi Yusuf b&uuml;y&uuml;k bir pişmanlık ile. Hande birka&ccedil; adım &ouml;ne doğru geldi ve sağında duran masaya elini koyarak ritim tutmaya başladı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Deniz.&rdquo; Dedi sakinliğini korumak adına derin bir nefes alırken. İ&ccedil;inde ki &ouml;fke b&uuml;y&uuml;meye devam ediyordu. Kendini dinginleştiremedi ve yeniden bencilce bir karara vardı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Affedilemez bir hata yapıldı. D&ouml;k&uuml;len sıvı panelden sızdıysa diğer sisteme de zarar verebilir.&rdquo; Başını aşağıya doğru indirdikten sonra tekrar g&ouml;zlerini Deniz&rsquo;e sabitledi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Sen ne yapman gerektiğini biliyorsun.&rdquo; Dedi ve koltuğuna ge&ccedil;ip oturdu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;&Ccedil;ıkabilirsiniz.&rdquo; Yusuf ne olacağını bilmediği i&ccedil;in meraklı g&ouml;zlerle Deniz&rsquo;e bakıyordu. Deniz&rsquo;in ise a&ccedil;ıklayabileceği ya da s&ouml;yleyebileceği hi&ccedil;bir şey yoktu. İnfazını<span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp; </span>ger&ccedil;ekleştirmeyecekti. Bloktan &ccedil;ıkar &ccedil;ıkmaz durdurdu Yusuf&rsquo;u.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Derhal gidiyorsun buradan. Limandan k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir tekne bul ve git. Yoksa hoş şeyler olmayacak. Derhal!&rdquo; dedi Deniz. Yusuf neler olacağını anlamış olacak ki koşarak uzaklaştı bloktan. Deniz derin bir nefes aldı. Bu b&ouml;yle nereye kadar devam edecekti bilmiyordu ama biran &ouml;nce bitmesi i&ccedil;in her şeyi yapmaya hazırdı. Daha fazla buna katlanamaz ve vicdanının omuzlarına daha fazla y&uuml;k y&uuml;kleyemezdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Sim&uuml;lasyon merkezine giriş yaptığında g&ouml;revliler onu hazırlamak adına &uuml;niformasını giydirdiler.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;G&ouml;zl&uuml;k nerede?&rdquo; dedi Deniz. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;&Ccedil;ıkarken getirmediniz ki efendim.&rdquo; Dedi g&ouml;revli &ccedil;ocuk. Deniz nerede bırakmış olabileceğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Tamamdır, derhal alın beni i&ccedil;eriye.&rdquo; Diye emri verdikten sonra hızlıca i&ccedil;eriye girip kendi konakladığı eve doğru ilerledi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Bu sırada &Ccedil;ağla ve Mert kendi evlerinde kalmış kare camlara sahip, rengi yeşile kayan bir g&ouml;zl&uuml;k bulmuşlardı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Deniz&rsquo;in mi dersin?&rdquo; dedi Mert.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Normal bir g&ouml;zl&uuml;k m&uuml; bu şimdi?&rdquo; dedi ve eline alıp g&ouml;zl&uuml;ğ&uuml; g&ouml;z&uuml;ne taktı. Evin i&ccedil;erisinde oluşan b&uuml;y&uuml;k değişim ile şaşkınlığına hakim olamadı. Beyaz duvarlar kiremit rengiydi. Oturdukları o m&uuml;kemmel gri koltuk taş &uuml;zerine konmuş kuş t&uuml;y&uuml; minderlerden oluşuyordu. Duvarlarda gezdirdi g&ouml;z&uuml;n&uuml; &Ccedil;ağla. B&uuml;y&uuml;k bir şekilde işlenmiş Saudade yazısı dikkat &ccedil;ekiyordu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Biz&hellip;&rdquo; dedi &Ccedil;ağla dili tutulmuştu adeta.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Biz ger&ccedil;ekten bir sim&uuml;lasyondayız.&rdquo; Mert g&ouml;zl&uuml;ğ&uuml; &Ccedil;ağla&rsquo;dan alıp ardından kendisi takınca aynı mekanizmayı kendi g&ouml;zleriyle g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Eğer bu Deniz&rsquo;e aitse almak i&ccedil;in buraya gelecektir. Dışarıya &ccedil;ıkalım.&rdquo; Dedi &Ccedil;ağla ve bu seferde o s&uuml;r&uuml;kledi Mert&rsquo;i dışarıya. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;G&ouml;zl&uuml;ğ&uuml; bana ver bir.&rdquo; Dedi &Ccedil;ağla g&ouml;z&uuml;nden g&ouml;zl&uuml;ğ&uuml; &ccedil;ekiştirirken.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Tamam, tamam sakin ol.&rdquo; Dedi ve &ccedil;ıkarıp verdi g&ouml;zl&uuml;ğ&uuml; Mert. İkisinin de kalp atışları hızlanmış, istemsizce strese girmişlerdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Ne g&ouml;r&uuml;yorsun?&rdquo; dedi Mert sabırsızca. O kadar heyecanlıydı ki anlatmaya kelimeler yetmezdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Sanırım g&ouml;r&uuml;nt&uuml;n&uuml;n b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; sağlayan kilit noktalar var. Her binanın &uuml;zerinde kilit noktalar var. Buradan &ccedil;ıkacağız Mert.&rdquo; Dedi &Ccedil;ağla.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Tam anlamıyla on tane kilit noktası var.&rdquo; Diye ekledi. &ldquo;Koş Mert, yayı ve okları almamız lazım.&rdquo;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Spor salonuna doğru koştukları sırada Mert &ldquo;Ne yapacaksın?&rdquo; diye sordu. &ldquo;Kilit noktaları vuracağım.&rdquo; Dedi &Ccedil;ağla eline yayını alırken. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Tam on beş tane var oktan. Ekstra beş şansımız var Mert.&rdquo; Dedi &Ccedil;ağla sesinin titrediğinin farkında bile değildi. Yaşadığı stresin haddi hesabı yoktu. Mert &Ccedil;ağla&rsquo;nın ellerini tuttu ve kendine &ccedil;evirdi. İkilinin g&ouml;zleri birbirine kenetlendiği sırada Mert &Ccedil;ağla&rsquo;yı kendine &ccedil;ekti ve sıkı sıkı sarıldı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;O beş oka ihtiya&ccedil; bile duymayacaksın.&rdquo; Dedi Mert fısıldayarak. Başına bir &ouml;p&uuml;c&uuml;k kondurdu ve ardından derin bir nefes alıp<span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp; </span>kadını rahatlatmaya &ccedil;alıştı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Alnına bir &ouml;p&uuml;c&uuml;k daha kondurduktan sonra ayırdı bedenini kendinden. &ldquo;Sen demiştin ya bundan &ouml;ncesini bilmem ama bundan sonra partneriz diye.&rdquo;<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Evet, demiştim.&rdquo; Dedi &Ccedil;ağla ağlamaklı gelen sesiyle. Mert onu dinginleştiriyordu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Birlikte kurtulacağız bu işten.&rdquo; Dedi ve bir elini bırakıp ok &ccedil;antasını sırtladı Mert.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">İkisi birlikte kendilerine y&uuml;ksek ve rahatlıkla atış yapabilecekleri, g&ouml;r&uuml;ş alanı geniş bir yer bulurken Deniz her yerde g&ouml;zl&uuml;ğ&uuml; arıyordu. Kendi i&ccedil;erisinde bu g&ouml;zl&uuml;ğ&uuml; bulan birisi olursa ne olur onu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordu. &Ccedil;alan telefonunu a&ccedil;madan her yeri aramaya devam etmişti. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Bu sırada Hande hatalı personelin deniz yolu ile adadan ayrıldığını duyunca k&uuml;plere binmiş ve hareket halinde bulunan k&uuml;&ccedil;&uuml;k tekneyi denizin derin sularına g&ouml;ndermişti. Deniz&rsquo;e ulaşamamak onu daha &ccedil;ok sinirlendirdiği i&ccedil;in oturduğu yerden kalkmış odayı tam d&ouml;rt kere hızlıca turlamıştı. Kelimenin tam anlamıyla s&uuml;rekli burnundan soluyordu. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Mert ben burada ilk &uuml;&ccedil; oku g&ouml;ky&uuml;z&uuml;ne fırlatacağım. Sen o sırada Merve, Burak ve Kerem&rsquo;i buraya getir.&rdquo; Mert başını olumlu anlamda sallayarak hemen harekete ge&ccedil;ti. Koşarak evlerinin olduğu yere geldiğinde evin i&ccedil;erisinde birisi vardı. Deniz olduğunu d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; i&ccedil;in ses &ccedil;ıkarmadan yanda bulunan eve girdi. Tam da istediği gibi i&ccedil;eride bulması gereken herkes vardı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;"><span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp;</span>&ldquo;Gidiyoruz!&rdquo; dedi Mert. Herkes şaşkınlıkla onu izlerken anlam vermeye &ccedil;alışıyorlardı aynı zamanda.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Bakın şimdi&hellip;&rdquo; <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Mert olayı diğerlerine anlatırken &Ccedil;ağla derin bir nefes alarak ilk oku g&ouml;ky&uuml;z&uuml;ne fırlatmıştı. Cızırtılarla birlikte gelen sesler eşliğinde g&ouml;ky&uuml;z&uuml;n&uuml;n neredeyse yarısı simsiyah olmuştu. İkinci oku yayına yerleştirdikten sonra g&ouml;r&uuml;ş alanındaki diğer merkez noktaya fırlattı okunu. Tam on ikiden! G&ouml;ky&uuml;z&uuml;n&uuml;n diğer yarısı da karanlığa b&uuml;r&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;nde g&ouml;ky&uuml;z&uuml; olarak bildikleri yerde d&ouml;rt tane daha merkez noktası kalmıştı. Şimdi sıra binalardan birisini se&ccedil;meye gelmişti. &Ccedil;ağla okunu yayına yerleştirdikten sonra binalardan bir tanesini hedefi haline getirmişti. Ardından g&ouml;ky&uuml;z&uuml;ne son kez daha bakmış ve ani karar değişikliği ile batı tarafında bulunan merkez noktasına okunu sert bir şekilde yollamıştı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Tekrar tam on ikiden! &Ccedil;ağla zafer ile g&uuml;l&uuml;mserken karşısında bulunan k&uuml;&ccedil;&uuml;k şehrin binalarından yansıyan g&ouml;r&uuml;nt&uuml;n&uuml;n sarsıldığını ve koyu bir renk aldığını fark etti. Batı tarafındaki binalardan bir tanesi tamamen yıkıldı ve g&ouml;zlerinin &ouml;n&uuml;nde diğer binaya hasar verdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Hızlı bir şekilde okunu alıp tam tersi y&ouml;n&uuml;nde bulunan merkez noktasına yolladıktan sonra g&ouml;zlerine inanamadı. Şehrin diğer yakasında bulunan binalardan bir tanesi yere g&ouml;m&uuml;l&uuml;rken diğer binalar alttan sarsılmıştı. Deprem olduğunu d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; bu sarsıntı birka&ccedil; dakika s&uuml;rd&uuml;.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Hande sim&uuml;lasyonun i&ccedil;erisinde olan şeyleri duyduğunda siniri on kat artmıştı. Derin bir nefes aldı ve hızlı adımlarla ana kontrol panellerinin olduğu binaya ge&ccedil;ti. &ldquo;Neler oluyor!&rdquo; dedi bağırarak.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Kontrol merkezlerinde arıza var efendim.&rdquo; Dedi personelin birisi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Ne demek arıza var. Kameraları kontrol etmediniz mi?&rdquo; diye sordu telaşla. Bu nasıl bir şeydi b&ouml;yle.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Buyurun hep birlikte bakalım.&rdquo; Dedikten sonra kamera kayıtlarını b&uuml;y&uuml;k ekrana yansıttı g&ouml;revli.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">B&uuml;y&uuml;k ekranda sırtında yayı ile merkez noktaları hedeflemiş olan &Ccedil;ağla vardı. &ldquo;Bu ne b&ouml;yle!&rdquo;<span style="mso-spacerun: yes;">&nbsp; </span>dedi Hande elini masaya sert&ccedil;e vurarak. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;&Ccedil;abuk bulun o kadını. Gerekeni yapın ve son verin şu işe. Sim&uuml;lasyon yıkılıyor!&rdquo; dedi Hande telaş i&ccedil;erisinde olduğunu belli etmemeye &ccedil;alışarak.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Bu sırada Mert ve yanındakiler &Ccedil;ağla ile buluşmayı başarmıştı. &Ccedil;ağla &ccedil;ıktıkları tepeden kendi kaldıkları evin y&ouml;n&uuml;n&uuml; bularak o tarafta bulunan kontrol merkezine bir atışını ger&ccedil;ekleştirdi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Kapıları a&ccedil;acak merkezi bulmam lazım. Deniz kesin giriş &ccedil;ıkış yapıyordur buraya. Ayrıca bizi buraya sokmaları i&ccedil;in de bir kapıya ihtiya&ccedil;ları var.&rdquo; Dedi &Ccedil;ağla.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Bu kadar iyi yay kullanabiliyor olman beni şaşırttı.&rdquo; Dedi ve g&uuml;ld&uuml; Burak.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Tek şaşkınlığının bu olması ne kadar garip.&rdquo; Dedi Mert.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Buldum!&rdquo; diye bağırdı heyecanla &Ccedil;ağla. &Ccedil;ıkış yapacak oldukları i&ccedil;in heyecanlıydı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Merkezlerin patlamasıyla birlikte kararan hava g&ouml;r&uuml;ş alanını kısıtlıyordu. Yıkılan binaların enkazlarının yanında ayakta kalan binalardan gelen ışıklar s&ouml;nmek &uuml;zereydi. Bazıları gidip geliyordu. Ger&ccedil;ek g&ouml;ky&uuml;z&uuml; g&ouml;r&uuml;n&uuml;r bir hal almıştı. Mert diğerlerinden uzaklaşarak şehre baktı. Yukarıda bu dairesel alanın dışında bir yerde şimşek &ccedil;akıyordu ama hava tam olarak karanlık değildi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Her şey birbirine girmişken Hande h&acirc;l&acirc; kameradan &Ccedil;ağla&rsquo;yı izliyordu. G&ouml;revliler sim&uuml;lasyona giriş yapmak i&ccedil;in uğraşıyorlardı bir yandan. Hande &Ccedil;ağla&rsquo;nın hedef aldığı noktanın neresi olduğunu anlar anlamaz riskli bir emir verdi. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;D&ouml;nd&uuml;rme işlemini başlatın!&rdquo; İ&ccedil;erideki her şeyi tersle d&uuml;z edecek bir işlemin komutunu vermişti az &ouml;nce. Batı tarafından tahliye edilen deneklerin bazıları B bloğunda bulunan boş odalara yerleştirilmişti. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Yerin derinden sarsılması ile birlikte sim&uuml;lasyonu i&ccedil;erisi d&ouml;nmeye başladı. Bazı bina yıkıntıları &uuml;st &uuml;ste gelerek daha fazla arbede &ccedil;ıkarıyordu. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;&Ccedil;ağla at şu oku!&rdquo; diye bağırdı Kerem.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Kes sesini de odaklansın kız.&rdquo; Dedi Mert hiddetle. &Ccedil;ağla g&ouml;zlerini Mert&rsquo;in g&ouml;zlerine dikti. G&ouml;zl&uuml;kle birlikte binaların &uuml;zerinde bulunan merkezlere son kez baktı. Sarsıntı ile birlikte t&ouml;kezlediği sırada g&ouml;zl&uuml;k bulunduğu binadan aşağıya doğru d&uuml;şt&uuml;. &Ccedil;ağla sinirle i&ccedil;erisinden bir k&uuml;f&uuml;r savururken diğer herkes ne yapacaklarını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Mert elini &ccedil;ağlanın eline g&ouml;t&uuml;rd&uuml;. &ldquo;G&ouml;zlerini kapat ve d&uuml;ş&uuml;n.&rdquo; Diye fısıldadı kulağına.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&Ccedil;ağla derin bir nefes aldı ve merkezleri hayal etti. Aldığı oku kuzeye doğrulttu ve hareket halinde olan binaların oluşturduğu gri toz bulutunu umursamadan oku fırlattı. Binalar yerin i&ccedil;erisine doğru ilerlemeye başladığında yıkılan bir bina g&ouml;ze battı. &Ccedil;ağla yeni okunu en son karşılarında olduğunu bildiği kapının anahtarı olan merkez noktasına doğrulttu ve birka&ccedil; saniye derin nefes ardından oku fırlattı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Karşılarında a&ccedil;ılan delik sayesinde kapıyı bulduklarını g&ouml;rd&uuml;ler ve neşe i&ccedil;erisinde bir haykırış &ccedil;ıktı ağızlarından. Karşılarında yavaş&ccedil;a a&ccedil;ılan aydınlığa giden daire sayesinde g&ouml;zleri ışık g&ouml;rm&uuml;şt&uuml; hepsinin. Derin bir nefes daha aldı &Ccedil;ağla.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Bu sefer sağ kısımlarında kalan merkez noktasına k&ouml;r atış yaptı. Bu sefer a&ccedil;ılan kapının i&ccedil;erisinden g&ouml;revliler giriş yapmıştı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;"><o:p>&nbsp;</o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Hadi gidiyoruz!&rdquo; dedi Mert ve herkes hareket haline ge&ccedil;iş yaptı.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Hande h&acirc;l&acirc; Deniz&rsquo;e ulaşmaya &ccedil;alışıyordu ancak deniz o arbede i&ccedil;erisinde hayatını kaybetmişti. Hayatını kaybeden bir &ccedil;ok insan vardı ve i&ccedil;eriye giren g&ouml;revlilerin &ccedil;oğu &uuml;zerlerine d&uuml;şen binalardan &ouml;t&uuml;r&uuml; g&ouml;zlerini kapatmıştı hayata. Hande odasından dışarıya kontrol merkezinin kuzeyine gitmişti. Oradan &ccedil;ıkacak olan denekleri karşılamayı bekliyordu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Kerem, Merve, Burak, Mert ve &Ccedil;ağla &ccedil;ıkış kapısına ulaştıklarında kuzey kapısı kapanmış ve &uuml;st&uuml;ne &uuml;stl&uuml;k i&ccedil;eriden b&uuml;y&uuml;k bir g&uuml;r&uuml;lt&uuml; kopmuştu. A bloktaki kontrol panelinde arıza oluştuğu i&ccedil;in sistem devre dışı kalmıştı. Hande karşısında bulunan bir avu&ccedil; genci &ouml;ld&uuml;rmemek i&ccedil;in kendini zor tutuyordu. &Ccedil;ağla yanağından akan kanı sildi. Sanırım yanağı kesilmişti. Umursamadı ve okunu yayına yerleştirerek Hande&rsquo;ye doğrulttu. &Uuml;zerinde bulunan Saudade yazısı parlaklığını h&acirc;l&acirc; koruyordu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Sen kimsin?&rdquo; dedi Mert.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Sizin sahibinizim ben. Siz kimsiniz biliyor musunuz?&rdquo; dedi Hande k&uuml;&ccedil;&uuml;mser bir tavırla.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Sanırım senin sayende biz kim olduğumuzu bilmiyoruz.&rdquo; Dedi &Ccedil;ağla titreyen sesiyle. İ&ccedil;i &ouml;fke ile harlanıyordu.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Sen bizim kişiliğimizi &ccedil;aldın ama biz hepimiz kendimizi yeniden yaratacağız ve kimse buna engel olamayacak.&rdquo; Diye devam etti s&ouml;z&uuml;ne. G&ouml;z&uuml; kararmış her şeyi yapabilecek bir hale gelmişti.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Hande&rsquo;nin yanında beliren iki g&ouml;revlinin elinde silah vardı. Silahların hepsi bir kere ateşlendi ve iki kişi yere serildi. &Ccedil;ağla&rsquo;nın i&ccedil;i yanıyordu ama belli etmedi.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Kafasını Mert&rsquo;in olduğu yere &ccedil;evirdiğinde Mert ayaktaydı, ş&uuml;kretti. G&ouml;r&uuml;ş&uuml; bulanıklaşmış biraz g&ouml;zleri dolmuştu. Merve ve Kerem yerde kanlar i&ccedil;erisinde yatıyordu. &Ccedil;ağla birka&ccedil; adım geriye &ccedil;ekilerek etrafı g&ouml;zlemledi. Patlayıcı i&ccedil;eren bir varil aşınmış bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ye sahipti. Okunu iyice &ccedil;ekti ve nişan alanını birka&ccedil; saniye i&ccedil;erisinde değiştirerek varile fırlattı okunu. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Oluşan patlama Hande&rsquo;nin sağında birka&ccedil; metre &ouml;tesinde duran ve silahını Mert&rsquo;e doğrultmuş olan g&ouml;revlinin &ouml;l&uuml;m&uuml;ne sebep olmuştu. Hande ve diğer g&ouml;revli daha ne olduğunu anlayamadan &Ccedil;ağla diğer oku g&ouml;revlinin alnına &ccedil;oktan yollamıştı. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Son iki ok.&rdquo; Dedi &Ccedil;ağla fısıldayarak. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Bir oku aldı ve yayına yerleştirdi. &ldquo;Sen durmayacaksın.&rdquo; Dedi. Hande şaşkınlık i&ccedil;erisinde olan ifadesini stabil bir hale getirdikten sonra &Ccedil;ağla&rsquo;ya sabitledi g&ouml;zlerini. Mert ve Burak h&acirc;l&acirc; neler olduğunu anlamaya &ccedil;alışıyordu. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">&ldquo;Biz duramayız.&rdquo; Dedi ve hedefi kafasından kadının karnına y&ouml;neltti. Bunun hemen ardından ok yaydan &ccedil;ıktı ve Hande acı i&ccedil;erisinde inledi. &ldquo;Gidiyoruz.&rdquo; Koşarak birka&ccedil; metre ilerisinde olan tekneye koştular. Diğer deneklerin arasına karışarak o g&uuml;n o adadan ayrılmak i&ccedil;in yola koyuldular. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">Mert ve &Ccedil;ağla s&ouml;yledikleri gibi o g&uuml;nden sonra birbirlerinden hi&ccedil; ayrılmadılar. Deniz vicdanının kurbanı olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordu ama Saudade bir s&uuml;r&uuml; insanın canını almıştı Deniz gibi. Hande ise kendi k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml;nde boğularak, acı i&ccedil;erisinde &ouml;lm&uuml;şt&uuml;. Belki de huzura ermişti kim bilir? <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;">O g&uuml;nden sonra Saudade şirketi tamamen kapanmış ve bu hayata kattığı tek şey bir aşk olarak bilinmişti.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;"><o:p>&nbsp;</o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ansi-language: TR;"><o:p>&nbsp;</o:p></span></p>
<p></p>
<!--EndFragment-->]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rüzgar</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ruzgar-3294</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ruzgar-3294</guid>
<description><![CDATA[ Gökyüzüne açılan bir çift el...  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x500_62e55dbeb444f.jpg" length="60354" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 30 Jul 2022 19:36:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>Slyheti</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Turuncuya &ccedil;alan g&ouml;ky&uuml;z&uuml;, k&uuml;&ccedil;&uuml;k kasabanın her yaprağını sarsan hafif bir r&uuml;zgar vardı bug&uuml;n. Bug&uuml;n esen r&uuml;zgar kasabada ki bir&ccedil;ok insan i&ccedil;in &ouml;nemsiz olsa bile, yerleşkenin yoğun olduğu &ccedil;arşının biraz gerisinde, k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir bah&ccedil;eye sahip iki katlı beyaz evin verandasında ki k&uuml;&ccedil;&uuml;k kız i&ccedil;in &ccedil;ok &ouml;nem arz ediyordu. Yeşim k&uuml;&ccedil;&uuml;k ellerini, i&ccedil;indeki yaraları rahatlatsın diye r&uuml;zgara emanet etmişti. Kasıklarının hemen &uuml;zerinde bulunan morluğa &ccedil;are olmadıysa bile ellerini rahatlatıyordu.</p>
<p>Yere &ccedil;&ouml;meldiği sırada acıyla g&ouml;zlerini buruşturdu, bir&ccedil;ok &ccedil;ocuğun h&uuml;ng&uuml;r h&uuml;ng&uuml;r ağlamasına vesile olacak yaralara sahipti ama bu yaraları sarabilecek bir anneye veyahut bir babaya sahip değildi.</p>
<p>Sadece bedeninin değil ruhunun da yaralandığını biliyordu k&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;k yaşında. Kirli hissediyordu, her ne kadar yıkanırsa yıkansın, su teninde ne kadar gezinirse gezinsin kirli ellerin &uuml;zerinde gezindiği yerleri temizleyemiyordu.</p>
<p>Ge&ccedil;en ay altı yaşına basmıştı minik kız. &Ouml;z babası olmadan, &uuml;vey babasıyla ge&ccedil;irdiği ilk doğum g&uuml;n&uuml;yd&uuml;.</p>
<p>Bir&ccedil;ok &ccedil;ocuk gibi, Yeşim&rsquo;de hayatındaki ilklere &ouml;nem veriyordu belirli bir zamana kadar. İlk ata binişi, ilk arkadaşı, ilk dondurması, ilk defa bir ineği yakından g&ouml;rmesi,&nbsp; ilk yediği dayak, ilk morartısı, ilk defa bir erkeğin cinsel organını g&ouml;rmesi, ilk bayılma, ilk tecav&uuml;z&hellip;</p>
<p>Arkadaşlarından bir tanesinin de &uuml;vey babası vardı. Yeşim o kadar saftı ve o kadar masumdu ki b&uuml;t&uuml;n &uuml;vey babaların aynı şeyi yaptığını d&uuml;ş&uuml;nerek arkadaşına &ccedil;ok &uuml;z&uuml;l&uuml;yordu. Hayat ağacı ona &ccedil;&uuml;r&uuml;k meyvelerini veriyor olsa bile yine de g&uuml;l&uuml;msemeye &ccedil;alışıyordu.</p>
<p>Annesine s&ouml;ylememesi i&ccedil;in tembihlenmişti, sessiz olması ve g&uuml;lmesi i&ccedil;inde tembihlenmişti. O adam evlerine adım attığından beri &ccedil;arşıya arkadaşlarının yanına gidemiyordu. Annesi bilseydi ona yardımcı olurdu diye d&uuml;ş&uuml;nd&uuml; Yeşim. Lakin annesi bilirse ona bir zarar gelir diye de korkuyordu.</p>
<p>G&uuml;neş kaybolurken evin bah&ccedil;esine arabası ile birlikte &uuml;vey babası girdi. Arabayı park etti ve dışarıya &ccedil;ıktı. Yeşim g&ouml;r&uuml;nmemek i&ccedil;in acı i&ccedil;erisinde kalktı ve evin arkasında bulunan kapıdan i&ccedil;eriye girdi.</p>
<p>&ldquo;Yeşim.&rdquo; annesinin sesi kulaklarında &ccedil;ınlarken ellerini yumdu ve gelen sızıyla birlikte g&ouml;zlerini yumdu.</p>
<p>&ldquo;Efendim annecim.&rdquo;</p>
<p>&ldquo;Burada duran oyuncaklarını odana kadar &ccedil;ıkar sonra gel g&uuml;zelim yemek yiyelim.&rdquo; annesinin yanağına bir &ouml;p&uuml;c&uuml;k bıraktı ve oyuncakları alıp odaya koştu. Aşağı kattan gelen sesleri duyabiliyordu. &Uuml;vey babası annesine duşa gireceğini s&ouml;yl&uuml;yordu. Yeşim korkudan ne yapacağını bilemeyip aşağıya doğru adımladı.</p>
<p>&ldquo;Selam ufaklık.&rdquo; dedi adam yukarıya doğru ilerlerken.</p>
<p>Annesi konuşma bittikten sonra Yeşim&rsquo;e d&ouml;nd&uuml; ve ona odasına gidip bir s&uuml;re daha oyun oynamasını s&ouml;yledi. Yeşim uslu bir kız olmaya devam etti ve odasına &ccedil;ıktı. Halbuki uslu bir kız olmak onu &ccedil;ok &uuml;z&uuml;yordu. Aynı şeyi o adamda s&uuml;rekli s&ouml;yl&uuml;yordu. Uslu bir kız olmalı ve sesini &ccedil;ıkarmamalıydı. O kadar zordu ki onun i&ccedil;in.</p>
<p>&ldquo;Buraya gel.&rdquo; dedi babası itaatkar bir tonda. Yatak odasına girdiğinde korkudan titriyordu ama belli olmaması i&ccedil;in dua etti. Adının Ozan olduğunu bildiği bu adam onun korkulu r&uuml;yalarıydı. Bazı geceler korkudan uykusundan uyandığı bile oluyordu. Kapını kilitlenme sesini duyduğunda iliklerine kadar batmıştı korkuya.</p>
<p>&ldquo;Bıraksan beni istemiyorum.&rdquo; dedi titreyen sesiyle. Ağlamaklı &ccedil;ıkan sesi kulaklarında yankılanınca b&uuml;y&uuml;k bir azar işiteceğini ya da tokat yiyeceğini d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;.</p>
<p>&ldquo;Sana isteğini sormadım zaten.&rdquo; dedi Ozan kemerini bir k&ouml;şeye atarken. Yeşim &ccedil;oktan ağlamaya başlamıştı, susturabilmek adına bir tokat attı. Sızlayan yanağı ile yere d&uuml;ş&uuml;nce Yeşim ağlamasını susturmak i&ccedil;in nefesini tuttu. K&uuml;&ccedil;&uuml;k kızı yerden kaldırıp soyduktan sonra yatağa fırlatmıştı. Kısa s&uuml;rmesini umuyordu kendi i&ccedil;inde Ozan.</p>
<p>Karısı evdeydi ve fazla bir şansı yoktu. &Uuml;st&uuml;ne doğrulduğunda Yeşim acı i&ccedil;erisinde b&uuml;y&uuml;k bir &ccedil;ığlık atabilmek i&ccedil;in ağzını a&ccedil;mıştı ki Ozan&rsquo;ın eli susturmak i&ccedil;in ağzını ve burnunu buldu. Ozan kızın nefes almasına izin vermeyecek kadar &ccedil;ok sıkıyordu y&uuml;z&uuml;n&uuml;. G&ouml;zlerini kocaman a&ccedil;tı Yeşim. Nefes almak istiyordu, oyun oynamak ve koşuşturmak istiyordu. &Ouml;nce oyunlarını, sonra &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;, şimdi ise nefesini alıyordu. Yeşim acı i&ccedil;erisinde &ccedil;ırpındı.</p>
<p>Sağ eliyle boynunu &ccedil;izmeye &ccedil;alıştı Ozan&rsquo;ın. Etki etmedi. Vurmayı denedi ama &uuml;st&uuml;nde olan kocaman adamı etkileyecek kadar sert vuramadı bile. &Ccedil;ırpınışları zamanla son buldu. Ozan&rsquo;ın eli ağzından hi&ccedil; &ccedil;ekilmedi. Yaklaşık iki dakika boyunca nefessiz kalmıştı ve &ouml;yle kalmaya da devam ediyordu.</p>
<p>Bayıldığını g&ouml;ren Ozan i&ccedil;inden bir k&uuml;f&uuml;r savurdu. İşi bitmişti. Pantolonunu giydi ve uyanması i&ccedil;in kıza kolonya koklattı. Ge&ccedil;en sefer bu şekilde uyandırabilmişti. Tepki alamadı. Kolonyayı komodine bırakıp kızı kucağına aldı. Kalp atışını dinlemek i&ccedil;in kulağını g&ouml;ğ&uuml;s kafesine yasladı. İ&ccedil;inden bir k&uuml;f&uuml;r daha savurdu. Kızı bir palavra gibi fırlattı ve arka kapıdan &ccedil;ıkmak i&ccedil;in aşağı indi. Karısı mutfakta olmalıydı şimdi.</p>
<p>Sessiz sedasız kimseye fark ettirmeden o g&uuml;n kayboldu ortalıktan. Yeşim&rsquo;in umutlarını g&ouml;t&uuml;rm&uuml;şt&uuml; o g&uuml;n esen r&uuml;zgar, oyuncaklarını, ruhunu ve bir de nefesi r&uuml;zgara karışmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DÜNYA VE ATLAS</title>
<link>https://edebiyatblog.com/dunya-ve-atlas</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/dunya-ve-atlas</guid>
<description><![CDATA[ Ölümde tadılan hisler.  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x500_62deddeb9f576.jpg" length="64765" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 25 Jul 2022 21:18:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>Slyheti</dc:creator>
<media:keywords>Dünya, atlas, ölüm, hayat, felsefe, psikolojik</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><br />Beyaz uzun elbisesi r&uuml;zgara karışan D&uuml;nya b&uuml;t&uuml;n edasıyla ve b&uuml;t&uuml;n dikkati ile ilerliyordu karmaşık kayalıkların i&ccedil;erisinde. Annesine daha &ouml;nce binlerce kez sormuştu isminin neden D&uuml;nya olduğunu. Annesi ise cevabın D&uuml;nya'da gizli olduğunu s&ouml;ylemişti k&uuml;&ccedil;&uuml;kken ona. Kız şimdi daha iyi anlıyordu isminin neden D&uuml;nya olduğunu. D&uuml;nya b&uuml;t&uuml;n insanların yaşam alanıydı, annesi bu ismi kızına koyarken onu tanıyan b&uuml;t&uuml;n insanların evi olsun, herkese o kadar iyi hissettirsin, bir o kadar da iyi hissetsin diye &nbsp;d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;şt&uuml;. Ancak D&uuml;nya, kalbine, i&ccedil;ine aldığı b&uuml;t&uuml;n insanları kaldıramıyordu artık.</p>
<p>&nbsp;Annesinin tezini &ccedil;&uuml;r&uuml;tm&uuml;ş, bir&ccedil;ok insanın mezarı olmuştu. Bu hayatta en sevdiği insan olan annesine bir yuva &nbsp;olmak isterken mezar olmuştu ve şimdi, karşısında duran eşsiz denizde onun mezarı olacaktı. Kayalıkların u&ccedil; kısmına doğru iyice ilerlerken kayalıkların bittiği u&ccedil;ta oturan bir erkek bedeni g&ouml;r&uuml;yordu buğulu g&ouml;zleriyle. D&uuml;nya temkinli adımlar ile ilerledi oturan adama doğru. Beyaz elbisesi kefen gibi etrafını sararken u&ccedil;urumda oturan &ccedil;ocuk adım sesleri ile g&ouml;zyaşlarını sildi ve ayağa kalkıp arkasını d&ouml;nd&uuml;. Karşısında duran beyazlar i&ccedil;erisindeki kızın dolmuş g&ouml;zleri karşısında kaşlarını &ccedil;attı.&nbsp;</p>
<p>"Merhaba." dedi usulca Atlas. "Adın ne?" &nbsp;kızı &uuml;rk&uuml;tmemeye &ccedil;alışıyordu.</p>
<p>&nbsp;Kendinden birka&ccedil; yaş k&uuml;&ccedil;&uuml;k olduğunu tahmin ettiği kız onu derinden, kalbinden etkilemişti tek bir bakışta. Kızın g&ouml;ky&uuml;z&uuml; ve denizin renkleriyle harmanlanmış, baktığınızda boğulabileceğiniz kadar g&uuml;zel mavi g&ouml;zleri, uzun ince ve hafif kavisli kaşları, kiraz gibi kızarmış dudakları ve y&uuml;z&uuml;ne uyumlu g&uuml;zel bir burnu vardı.&nbsp;</p>
<p>Atlas ona birka&ccedil; adım daha yaklaştı. Sadece g&uuml;zellik değildi onu etkileyen. Hissettiği o enerji gittik&ccedil;e bedenini esir alıyordu adeta. Atlas ilk g&ouml;r&uuml;şte aşka inana birisi değildi ama hayatın onu inanmadığı şeylerle sınamasına alışmıştı. Bu y&uuml;zden kalbinde hissettiği bu amansız hisler onu şaşırtmamıştı.</p>
<p>"D&uuml;nya." dedi kız ağlamaklı olan sesiyle. "Senin adın ne?" diye sordu sıra arkadaşını tanımaya &ccedil;alışan &ccedil;ocuklar gibi, &ouml;l&uuml;m arkadaşını tanımaya &ccedil;alışan D&uuml;nya.&nbsp;</p>
<p>Atlas ise donup kalmıştı kızın karşısında. İsmi kendisi gibi etkilemişti onu. D&uuml;nya u&ccedil;urumun kenarına doğru yaklaştığında eliyle durdurdu Atlas.&nbsp;</p>
<p>"Adım Atlas." dedi narin sesiyle. "Ne i&ccedil;in buradasın." dedi oğlan usulca. Biliyordu ama ondan duymak istemişti. Buraya atlamak i&ccedil;in geldiği &ccedil;ok belliydi.&nbsp;</p>
<p>"Sen neden buradaysan ben de o y&uuml;zden buradayım." dedi ve u&ccedil;urumun sonuna birka&ccedil; adım daha attıktan sonra denize doğru d&ouml;nd&uuml;.</p>
<p>&nbsp;"Dur!" dedi Atlas derin bir i&ccedil; &ccedil;ekerek.</p>
<p>"Atlama." onun geliş sebebi de gitmekti bu yaşamdan, yaşamına eklenmiş b&uuml;t&uuml;n y&uuml;kleri d&ouml;kecekti bu denize kendiyle beraber.&nbsp;</p>
<p>L&acirc;kin bu g&uuml;zel kızın, bu g&uuml;zel g&ouml;zlerinin D&uuml;nya'ya kapanması adil olmazdı.&nbsp;</p>
<p>&nbsp;"Eğer beni vazge&ccedil;irmek i&ccedil;in aklında planlar kuruyorsan denize d&ouml;n y&uuml;z&uuml;n&uuml; beraber kurtulalım buradan." dedi D&uuml;nya. Ağlıyor olmasına rağmen sesi p&uuml;r&uuml;zs&uuml;z &ccedil;ıkıyordu şimdi. Atlas dediğine katılır gibi d&ouml;nd&uuml; y&uuml;z&uuml;n&uuml; denize. Korkmuyorlardı, &ccedil;&uuml;nk&uuml; karanlıkta yaşayan birisini karanlık ile tehdit edemezdiniz.&nbsp;</p>
<p>"Atlas." dedi sakince D&uuml;nya.</p>
<p>"Neden atladığını sormayacağım. Sen de sorma. Sadece her konuda yalnızken bu konu da da yalnız olacağımı d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;şt&uuml;m." dedi başını Atlas'a doğru &ccedil;evirerek.</p>
<p>"&Ouml;l&uuml;rken bile yalnız olman adil olmaz değil mi? Biz boşuna denk gelmiş olamayız. Her ne olursa olsun, ikimiz de bug&uuml;n burada &ouml;lecektik. Mezarımız olacaktı burası. Ben de sana neden sormayacağım D&uuml;nya. Sadece..." dedi başını denize &ccedil;evirirken.&nbsp;</p>
<p>"Korkuyor musun?"diye ekledi. G&ouml;zleri kızın okyanus g&ouml;zleriyle buluştuğunda cevabını almıştı.</p>
<p>&nbsp;Korkmuyorlardı tabii ki, emin olmak i&ccedil;in sadece g&ouml;z g&ouml;ze gelmeleri yetmişti.&nbsp;</p>
<p>"Bu hayat tıpkı şey gibi..." dedi Atlas s&ouml;z&uuml;n&uuml; devam ettirirken derin bir nefes verdi. &nbsp;</p>
<p>"&Ouml;lmek i&ccedil;in ağlayan birisini &ouml;lmek ile tehdit etmek gibi." diye bitirdi s&ouml;z&uuml;n&uuml;.</p>
<p>&nbsp;"Bug&uuml;n bana yol g&ouml;sterdiğin i&ccedil;in teşekk&uuml;r ederim." dedi Atlas yeniden sadece denize g&ouml;z kırpmadan bakan kıza d&ouml;nerek.</p>
<p>"Yani sen benim haritaya d&ouml;k&uuml;lm&uuml;ş halimsin." dedi D&uuml;nya Atlas'a d&ouml;nerken, etkilendiği ses tonundan belli oluyordu. Şok olmuş gibiydi D&uuml;nya. &nbsp;Başıyla onayladı Atlas. "Yani senin haritanım." dedi g&uuml;l&uuml;mseyerek. "D&uuml;nya yok olursa haritanın anlamı kalmaz ." &nbsp;dedi Atlas. O sırada ikilinin elleri sıkıca birleşti.</p>
<p>"Olmayan bir yolda harita kullanamazsın." dedi D&uuml;nya fısıldayarak. Başıyla onayladı yeniden Atlas. &nbsp;"Yani benim haritamsın." diye yineledi s&ouml;z&uuml;n&uuml; D&uuml;nya fısıldayarak. "Beraber silinelim b&uuml;t&uuml;n evrenden." birbirlerinin g&ouml;zlerine baktılar yeniden teredd&uuml;t etmeden.</p>
<p>"Teşekk&uuml;r ederim." dedi D&uuml;nya. &Ouml;l&uuml;m arzusu korkuyu bastırdığı sırada Atlas konuştu.</p>
<p>"Bir..."&nbsp;</p>
<p>"İki..." &nbsp;</p>
<p><em>"&Uuml;&ccedil;..."</em> &nbsp;havada &nbsp;s&uuml;z&uuml;l&uuml;p denizin eşsiz suları ile karışan bu iki bedenin elleri hi&ccedil; ayrılmadı ve dedikleri gibi beraber silindiler bu evrenden.&nbsp;</p>
<p>&nbsp;Nefesleri el eleyken t&uuml;kendi. Yeni tanışan bu iki gen&ccedil; mezarlarını birbirleri ile paylaştılar ve D&uuml;nya yuva olabilecekken son kez birinin mezarı oldu... &nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Stefan Zweig</title>
<link>https://edebiyatblog.com/stefan-zweig</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/stefan-zweig</guid>
<description><![CDATA[ Savaşacağımız tek şey, içimizdeki diğer benlik...  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x500_62d7e8cb23adc.jpg" length="22740" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 20 Jul 2022 14:37:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>Slyheti</dc:creator>
<media:keywords>Cesaret, korku, savaş, kişisel gelişim, kişisel savaş, stefan zweig</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&ldquo;Savaşacağım tek şey, i&ccedil;imdeki diğer bendi&hellip;&rdquo;</strong></p>
<p>&nbsp;????</p>
<p>&ldquo;Savaşacağım tek şey, i&ccedil;imdeki diğer &nbsp;bendi&hellip;&rdquo; diyor Satran&ccedil; kitabında Stefan Zweig .</p>
<p>Savaşacağı tek şeyin kendisi olduğunu, i&ccedil;inde yaşayan bir başka benliği olduğunu s&ouml;yl&uuml;yor. Aslında hepimiz i&ccedil;in ge&ccedil;erli bir şey değil mi? Hepimiz i&ccedil;imizde yaşattığımız bir başka karakterlerle, sevdiğimiz, desteklediğimiz bir başka g&ouml;r&uuml;şle &ccedil;elişiyor, savaşıyoruz. Bir savaş başlıyorsa biz o savaşı ilk &ouml;nce i&ccedil;imizde başlatıyoruz, kendi benliğimizle savaşıyoruz. Kah kazanıyor, kah kaybediyoruz.</p>
<p>Sadece bir savaşta değil hayatımızın her alanında i&ccedil;imizdeki renklerle tartışıyoruz. Belki isteyerek&nbsp; belki istemeyerek&nbsp; sabah dışarı &ccedil;ıkmadan &ouml;nce giyeceğimiz kıyafetimiz i&ccedil;in bile i&ccedil;imizde m&uuml;nazara yapıyoruz.</p>
<p>Hayatımız boyunca i&ccedil;imizdeki g&ouml;kkuşağının her bir rengini tek tek tanımaya &ccedil;alışıyoruz, daha sonra hayatımıza farklı insanlar giriyor kendi renklerimizi tanımayı bir kenara alıp belki de asla tamamen tanıyamayacağımız, inceleyemeyeceğimiz g&ouml;kkuşaklarına, renklere &ccedil;eviriyoruz bakışlarımızı. Okulda &ouml;ğretmenimiz bir soru sorduğunda&nbsp; diğer &nbsp;&ouml;ğrencilerden &ouml;nce cevap vermek i&ccedil;in ufak bir yarışa giriyoruz. Kendi benliğimizi bırakıyor farklı benliklerle savaşıyoruz ve tam da bu sırada insanları engel olarak g&ouml;r&uuml;rken bize engel olan kendi renklerimizi adeta renk k&ouml;r&uuml;ym&uuml;ş&ccedil;esine g&ouml;remiyoruz. Kendimizi bozuk&nbsp; zannediyoruz, aslında tam da bu sırada i&ccedil;imizdeki o g&ouml;kkuşağından muaf tutulmuş siyah ile tanışmış oluyoruz. O siyahı iyice tanıdık&ccedil;a i&ccedil;indeki karanlıkla tanışıyorsunuz.&nbsp; Burada Stefan Zweig&rsquo;ın bahsettiği i&ccedil;indeki benliği siyah kısmı.</p>
<p>İ&ccedil;indeki b&uuml;t&uuml;n renkleri g&ouml;rd&uuml;kten sonra daha da bilin&ccedil;lenmeye başlıyor insanoğlu ve anlıyor ki bir savaşta da kendimizle savaşıyoruz, bir yarışta da kendimizle yarışıyoruz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; her daim bir insanın en b&uuml;y&uuml;k engeli kendisi oluyor. Zamanla başka insanların g&ouml;kkuşaklarını tanısak bile &lsquo;b&uuml;t&uuml;n&rsquo; renklerini tamamen tanımamızın imkansız olduğunu anlıyor ve bu iki kavram arasındaki farkları net bir şekilde g&ouml;rmeye başlıyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kısacası&nbsp; &ldquo;<em>Savaşacağım tek şey, i&ccedil;imdeki diğer&nbsp; bendi&hellip;</em>&rdquo; diyor Zweig. Hepimizin aşması gereken renkleri, aşması gereken bir benliği var diyor. Hepimizin kazanması gereken savaşlar var diyor&hellip;</p>
<p>&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>