<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Struma</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/struma</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Struma</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Sana Mektup 2</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sana-mektup-120</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sana-mektup-120</guid>
<description><![CDATA[  Merhaba sevgilim. Satırlarıma nasıl başlayacağımdan ziyade onları nasıl devam ettireceğimi bilmiyorum aslında. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/06/image_750x500_60c64e9cce169.jpg" length="43084" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 19 Jun 2021 19:59:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>Struma</dc:creator>
<media:keywords>Sevgilim, mektup</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp; &nbsp;Evet. Sohbetimize kaldığımız yerden devam edelim istersen sevgilim. Sanırsam en son bebekliğimde kalmıştık. Daha doğrusu bebekliklerde.</p>
<p>&nbsp; &nbsp;D&uuml;nya ile tanışıyorsun. Daha bi ka&ccedil; saat &ouml;nce annenin i&ccedil;inden &ccedil;ıkıyorsun. Belki de hi&ccedil; &ccedil;ıkmaman gereken , yaşadığın s&uuml;re boyunca en mutlu ve en g&uuml;vende hissedeceğin yerden &ccedil;ıkıyorsun. Ondan sonrası biraz karışık işte.</p>
<p>&nbsp; &nbsp;İstemediğin , belki de hayatın boyunca utan&ccedil; duyacağın bi isim veriyolar sana. Sırf onlar istediği i&ccedil;in hayatın boyunca sağdan soldan bu hitabı duyuyosun. Sonrasında ailen sebebiyle maruz kaldığın bi coğrafyada b&uuml;y&uuml;yorsun. Hayatını onlara g&ouml;re , orada yaşayan insanlar gibi şekillendirmeni isteyecekleri bi yerde doğuyosun. Sonrasında belki de hayatın boyunca nefret edeceğin akrabalara sahip olduğunu &ouml;ğreniyosun. Sadece annen ve baban dolayısıyla bi &ouml;m&uuml;r boyunca hayatında s&ouml;z sahibi olabileceğini sanan kişiler topluluğuna. Ve işin k&ouml;t&uuml;s&uuml; bunlara katlanmaktan başka &ccedil;aren olmuyor.</p>
<p>&nbsp; &nbsp;Yani bebekliğin zorlukları bunlar sanırsam. İstersen biraz da kendi bebekliğimden bahsediyim sana.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sana Mektup</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sana-mektup</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sana-mektup</guid>
<description><![CDATA[  Merhaba sevgilim. Satırlarıma nasıl başlayacağımdan ziyade onları nasıl devam ettireceğimi bilmiyorum aslında. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/06/image_750x500_60c64e9cce169.jpg" length="43084" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 19 Jun 2021 19:59:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>Struma</dc:creator>
<media:keywords>Mektup, sevgilim</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp; &nbsp;Merhaba sevgilim. Satırlarıma nasıl başlayacağımdan ziyade onları nasıl devam ettireceğimi bilmiyorum aslında.</p>
<p>&nbsp; &nbsp;Belki de bu şekilde başlamak en doğrusu olur : Bilindiği &uuml;zere bir s&uuml;redir bu D&uuml;nya ismi verilen gezegende yer kaplıyorum. Kimine g&ouml;re kısa , kimine g&ouml;re uzun denilebilecek bir s&uuml;re. Ama konumuz bu değil şimdi.&nbsp; Anlayamadığım bir şey var. Aileme ve devletin bana verdiği kimlik denen belgeye g&ouml;re var oluşum ( yani D&uuml;nya denen gezegenle tanışmamdan bahsediyorum ) 1996 yılı kasımın 26 sı. Ama anlayamadığım bir şey var. Bir canlı sadece bedenden oluşmaz ki. Peki ruhum ne zaman oluştu ya da doğdu. Onu &ccedil;ok merak ediyorum işte. Yani bir bedenin her t&uuml;rl&uuml; kahrını &ccedil;ekmek , o bedene hapsolmak ve en &ouml;nemlisi en ufak mutsuzlukta su&ccedil;u yine ona atarak ruh h&acirc;li denilmesi &ccedil;ok sa&ccedil;ma. Bir ruhun bu d&uuml;nyanın kahrını bu kadar zor koşullarda &ccedil;ekebilmesi i&ccedil;in en azından y&uuml;z yıl bi tanıma , gezme &ouml;nceliği olması lazım. Yani en azından benim na&ccedil;izane fikrim bu.</p>
<p>&nbsp; &nbsp;Şimdi sana bebekliğimden bahsetmek istiyorum sevgilim. Kendi bebekliğimden de değil sadece b&uuml;t&uuml;n bebekler konusunda biraz sohbet etmek istiyorum sadece seninle.</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>