<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; zeynep_edaq2</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/zeynep_edaq2</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; zeynep_edaq2</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>GÜL VE ATEŞ(Evlilik&#45;2)</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gul-ve-atesevlilik-2</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gul-ve-atesevlilik-2</guid>
<description><![CDATA[ Gül ve Ateş adlı hikayenin devamı ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62b619188c099.jpg" length="73490" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 03 Oct 2022 23:25:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>zeynep_edaq2</dc:creator>
<media:keywords>hikaye, romantizm, kurgu, tarihikurgu, genelkurgu, entrika, savaş, evlilik, aşk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="text-decoration: underline;"><em><span style="color: #e03e2d;">EVLİLİK-2</span></em></span></strong></p>
<p></p>
<p><span style="color: #000000;">Şehrazat abisinin odasından &ccedil;ıkıp kendi odasına d&ouml;nerken kapısının &ouml;n&uuml;nde annesinin cariyelerinden biri olan Nurfeza kahyayı g&ouml;rd&uuml;. Nurfeza annesinin en sadık hizmetkarıydı.K&uuml;&ccedil;&uuml;kken nedeni bilinmeyen bir yangından y&uuml;z&uuml;n&uuml;n bir kısmı yanmış olduğundan dolayı insanlar ondan ka&ccedil;arken annesi ona sahip &ccedil;ıkıp bir ev bir aile vermişti ve bu y&uuml;zden hanımının &uuml;z&uuml;lmemesi i&ccedil;in can almaktan bile ka&ccedil;ınmazdı ve bunun hakkında bir s&uuml;r&uuml; dedikodu d&ouml;nerdi. K&uuml;&ccedil;&uuml;kken hatırlıyordu da babasının yeni bir g&ouml;zdesinden &ccedil;ocuk beklediğini &ouml;ğrenen annesi &ccedil;ıldırmış neredeyse a&ccedil;lıktan &ouml;lme noktasına gelmişti.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Sonra aniden birg&uuml;n annesi eski haline d&ouml;nm&uuml;şt&uuml; ve ertesi g&uuml;n sarayda yeni cariyenin hamile haliyle intihar ettiği haberiyle b&uuml;t&uuml;n g&ouml;zler Nurfeza'ya d&ouml;nm&uuml;şt&uuml;.Nurfeza ise bu dedikoduları reddetmememişti. Şehrazat,Nurfezadan i&ccedil;ten i&ccedil;e korksa da kendini dizginlemeye &ccedil;alışıp son birka&ccedil; g&uuml;nd&uuml;r takındığı sert ve otoriter tavra b&uuml;r&uuml;n&uuml;p"Hayırdır Nurfeza Kahya beni &ccedil;ok ziyarete gelmezdin?Bir şey mi oldu?" Nurfeza kendisinden korkup ka&ccedil;an k&uuml;&ccedil;&uuml;k kızın bu tavırlarına şaşırsa da b&uuml;y&uuml;d&uuml;k&ccedil;e annesine olan benzerliğinin artmasından dolayı Şehrazat'a olan tavrı eskisinden daha yumuşaktı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> "Anneniz sizi odanızda bekliyor" Nurfeza'nın kendisiyle olan konuşmasından sonra annesinin kendisinin &ccedil;evirdiği işlerden haberdar olup olmadığıyla ilgili ş&uuml;pheler beyninde belirlemeye başlamasına rağmen kendisine &ouml;ğretildiği gibi son ana kadar kuyruğu dik tutmalıydı. "Gidelim o zaman" Prensesinin o tekin olmayan kadınla beraber bir yere gitme d&uuml;ş&uuml;ncesi Homayı rahatsız etti ve hemen &ouml;ne &ccedil;ıkıp"Ben de sizinle geleceğim prensesim"dediğinde Şehrazatta onu yanında g&ouml;t&uuml;rmek istese de annesini ve kahyayı ş&uuml;phelendirmemek amacıyla y&uuml;z&uuml;ne yerleştiği g&uuml;ven dolu bir g&uuml;l&uuml;msemeyle"Gerek yok Homa,Nurfeza Kahya bana g&ouml;z kulak olur"dedi.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> O kadının karıştığı birka&ccedil; cinayeti de soruşturduğundan ilk defa prensesinin emrini dinlemeyerek kararını dirilterek"Prensesim buna izin veremem"dedi. Nurfeza,Homayı daha da sinirli bir hale getirecek olan alaycı bir ifadeyle"Prensesini dinle Homacık yoksa başına bir şeyler gelebilir"dediğinde Homa daha &ouml;nce Şehrazat'ın y&uuml;z&uuml;nde g&ouml;rmediği kadar tahditkar bir ifadeyle"Bana dokunduğun an senin o yılan dilini kesip arslanlara yem ederim" "Homa"dedi Şehrazat ilk defa ailesinden biri olarak g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; korumasına sesini y&uuml;kselterek"Sana dedim ki gelmeyeceksin" Efendisinin kendisine hele de b&ouml;yle bir kadının yanında bu şekilde davranmasına i&ccedil;erleyen Homa"Emredersiniz Prensesim"deyip yarım bir reverans yapıp oradan hızlıca uzaklaştı. Homasının b&ouml;yle gitmesinden dolayı i&ccedil;i sızlayan Şehrazat bir prenses gibi davrandı ve duygularını bastırıp hi&ccedil; etkilenmemiş gibİ Nurfeza'ya d&ouml;n&uuml;p"Hadi gidelim"dedi Şehrazat insanların arasında bile olsa bu kadının yanında y&uuml;r&uuml;mekten korkuyordu ve kendisini,kendi canından bile daha iyi koruyacağını bildiği Homasını yanında isterdi ama bir g&uuml;n dadısının Nurfeza hakkında"Ona sakına yaklaşayım deme.Onda &ouml;yle bir zehir var ki farketmeden seni zehire bulamış olur"dediğini hala g&uuml;n gibi hatırlıyordu. Homası her ne kadar zeki olsa da bir insanı hileyle alt etmektense yenilmeyi tercih ederdi ve bunu en iyi bilen kişi Leyla olduğundan Homasını korumak i&ccedil;in gerekirse kalbini bile kırardı. Nurfeza"Prensesim"diyerek Şehrazat'a dokunduğu an Şehrazat daldığı d&uuml;ş&uuml;nce havuzunda &ccedil;ıktı otomatik olarak kendi ger &ccedil;ekip""Ne oluyor?"diye sordu. "Geldik"dedi Nurfeza,Şehrazat'ın tepkisini anlamdıramasa da kendilerine a&ccedil;ılan kapıdan Prensesin ardından odaya girdi. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Şehrazat odaya girdiğinde annesinin her zamanki gibi &ccedil;evresi onu g&uuml;zelleştirmeye &ccedil;alışan cariyelerle doluydu. Babası,&uuml;vey abisi Arash'ın annesi kendisine hamileyken abisinin annesine bakımsızlığından şikayet ederek annesi Melika'yı &uuml;vey abisinin annesinin &uuml;zerine getirmişti.Birg&uuml;n bunun kendi başına da geleceğinden korkan annesi en hasta olduğu zamanda bile bakımsız dolaşmamıştı. Nurfeza yarım reverans yapıp"Hanımım biz geldik"dediğinde Şehrazatta yarım bir reverans yapmasına rağmen Melika kızına bakmaya tenezz&uuml;l etmeden bakımına devam ediyordu. "Anne"dedi Şehrazat,annesinin bir şeylerden ş&uuml;phelendiğini d&uuml;ş&uuml;nerekten. "Şehrazat"dedi annesi y&uuml;z&uuml;ne yapılacak maskesi bozulmasın diye hızlıca konuşaraktan"Bug&uuml;n abiciğin Mohsen bir ulakla 15-20 g&uuml;n i&ccedil;erisinde saraya ulaşacağını yazmış.Senden ricam"-aslında annesinin emriydi- "Abiciğin saraya geldiğinde her şeyin kusursuz olmasını sağlamanı istiyorum" Şehrazat,&uuml;vey abisine yapılan bu saygısızlığa karşı yapabileceği tek şey olan parmaklarını sıkıca sıkıp kızgın sesini yumuşatmaya &ccedil;alışarak"Siz hi&ccedil; merak etmeyin anneciğim,abiciğim evine geldiğinde her şey kusursuz olacak" "Ben de &ouml;yle umuyorum"dedi ve b&uuml;t&uuml;n ilgisini maskesine verip kızına sağ elini sallayarak artık gidebilirsin işareti verdiğinde Şehrazat annesinin g&ouml;rmediğini bildiği halde yarım bir reverans yapıp odadan &ccedil;ıktı. Şehrazat odasına giderken &uuml;vey abisine yapılan haksızlığı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordu.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Şehrazat bu kadar &uuml;z&uuml;ld&uuml;yse &uuml;vey abisi kim bilir ne kadar &uuml;z&uuml;lm&uuml;ş ve kalbi kırılmıştı. Şehrazat odasının &ouml;n&uuml;ne geldiğinde her ne kadar o kadının &ouml;n&uuml;nde ona bağırmışsa da Homası sadık bir k&ouml;pek gibi hala daha odasının &ouml;n&uuml;nde Prensesinin sağ salim gelmesini bekliyordu. Ailesinin bile sevip değer vermediği bir kadını bu kadar &ccedil;ok sevip sayan Homasına h&uuml;z&uuml;nl&uuml; bir g&uuml;l&uuml;msemesiyle yaklaşıtı ve onun endişelerini dindirmek amacıyla elini omzuna koyup alaycı bir sesle"&Ouml;nemli bir şey yok &ccedil;ok sevgili anneciğim,oğulcuğu geldiği zaman her şeyin kusursuz olmasıyla ilgili beni g&ouml;revlendirdi" "Ama"dedi Homası sakinleşmek yerine daha da &ouml;fkelenerek"Bu sizin g&ouml;reviniz değil ki bu cariyelerinizin g&ouml;revi" Şehrazat canının yanmasına rağmen umursamaz g&ouml;r&uuml;nerek"Homa annemin g&ouml;z&uuml;nde ben ve cariyeler arasında bir fark yok ikimizde aynıyız"dedi. Eğer bu sarayda hayatta ve g&uuml;&ccedil;l&uuml; kalmak istiyorsanız oğul doğurmak zorundaydınız ne kadar oğlunuz olursa o kadar g&uuml;&ccedil;l&uuml; olurdunuz ve Sultan &ouml;ld&uuml;ğ&uuml;nde tahta ge&ccedil;en oğlunuzun merhameti varsa diğer erkek evlatlarda yaşardı ama eğer kendinden başka sarayda bir rakip istemezse o zaman eskiden olduğu gibi saraydan aynı anda 20 erkek kardeşin cenazesi kalkardı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> Ama Şehrazat gibi bir Prenses doğurursanız anneniz daha fazla g&uuml;&ccedil; kazanamadığı i&ccedil;in &uuml;z&uuml;l&uuml;r ama erkek kardeşleriniz tahta bir rakip gelmediği i&ccedil;in sevinir ve &ouml;z kardeşiniz sizi g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir paşaya daha fazla g&uuml;&ccedil; kazanmak i&ccedil;in verirler sizin ne isteğinizi bile sormadan. Şehrazat,abisi Selman'ın da saraya bu ama&ccedil;la geldiğini biliyordu.Shoyon savaştan gelmeden &ouml;nce Şehrazat'a siyasette daha &ccedil;ok s&ouml;z&uuml; ge&ccedil;en kocalar bulmaya &ccedil;alışacak eğer bulamazsa Shoyonla olan evliliğini resmileştirecekti. "Abim gelmeden &ouml;nce Vezir Kays ile olan evliliğimi resmileştirmem lazım" Prensesinin kendini bu bataklıktan kurtamak i&ccedil;in &ccedil;abalamasına katkıda bulunmak isteyen Homa"Prensesim sizden habersiz olarak g&ouml;revlendirdiğim bir askerim 3 haftaya yakındır Vezir Kays'ı taki ediyor ve bana ilettiği raporlarda g&ouml;z&uuml;me &ccedil;arpan bir şey var" Vezir Kays hakkında &ouml;ğrendiği bilgiyi merak etse de ilk sorduğu soru" Vezir Kays'ı takip ettirdiğini benden niye sakladın?"diye sorduğunda Homa"&Ccedil;&uuml;nk&uuml; eğer yakalanırsak sizin ceza almamanız i&ccedil;in" "Olsun"dedi Şehrazat ilk kez Homasının da kendinden bir şeyler sakladığını fark etmenin hoşnutsuzluğuyla"Canımı bile alacak olsalar bile benden asla bir şey saklama" Homa,Prensesinin kendisine ihanet ettiğini d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; korkusuyla"Size asla ihanet etmem"dediğinde Şehrazat ona inandığını belli eden bir sesle"Biliyorum"dedi ve hava alma bahanesiyle arka bah&ccedil;eye &ccedil;ıktıklarında muhafızlardan olabildiğince uzaklaşıp k&ouml;hne bir ağacın dibine geldiklerinde Şehrazat k&uuml;&ccedil;&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;nden beri oturduğu ağacın kalın dalına oturduğunda Homanın y&uuml;z&uuml;nde bu g&ouml;r&uuml;nt&uuml;den hoşnut olmadığını belli eden bir ifade vardı ama Şehrazat bu ifadeyi umursamayıp konuya girdi. "Anlat nedir?Vezir Kays'ın seni ş&uuml;phelendiren hareketleri" "Efendim"dedi Homa g&ouml;rev sırasında y&uuml;z&uuml;nde beliren ciddi bir ifadeyle"Vezir kays ve adamları her şanbe(Cumartesi)g&uuml;n&uuml; Abad'a gidiyor" Abad kelimesini duyunca Şehrazat'ın bir an &uuml;mitsizlikle dolan i&ccedil;i aydınlanmıştı ve engel olamadığı neşeli bir sesle"Hazırlan Homa şanbe g&uuml;n&uuml; Abad'a gidiyoruz" Homa meraklı bir sesle nasıl gideceğiz diye ağzını a&ccedil;tığı sırada prensesinin y&uuml;z&uuml;nde beliren zeki bir g&uuml;l&uuml;msemeyle cevabını almıştı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Hanımı muhtemelen b&uuml;t&uuml;n planı kafasında oluşturmuştu ve &ccedil;ok yakında da Homası dahil herkese sergileyecekti. Şehrazat odasına geldiğinde odasındaki masaya oturmuş ve cariyelerinin meraklı bakışları altında kağıda bir şeyler yazmaya başlamış hatta bu y&uuml;zden her birka&ccedil; dakika da bir yazdığı kağıdı mutsuz bir suratla buruşturup yerlere atıp"Bu da olmadı"dedi. Sonunda mektubu bitirğinde derin bir nefes alıp"Oh be!"dedi ve annesinin casusu olarak tahmin ettiği cariyeye mektubu verdi ve utanga&ccedil; bir gen&ccedil; kız gibi"Bu mektubu ulağa ver ve bu mektubu Shoyan'a teslim etmesini s&ouml;yle"dediğinde Homa bu evliliği kabul etmeyen hatta başka bir adamla evlenmeyi planlayan Prensesinin,Shoyan'a mektub yazmasını anlamsız bulsa da dikkat &ccedil;ekememek i&ccedil;in sessiz kaldı. Prensesinin evliliğe ikna oldğunu d&uuml;ş&uuml;nen cariye sevin&ccedil;le mektubu aldı ve Melika Sultan'a g&ouml;stermek amacıyla odadan izin isteyip dışarı &ccedil;ıktı. Annesinin casusu odadan &ccedil;ıktığında diğer cariyelere banya yapmak istediğini s&ouml;ylediğinde cariyeler banyoyu hazırlamak i&ccedil;in odadan &ccedil;ıktığında Şehrazat buruşturduğu kağıtlardan birini alıp homasına verdi ve ağzını oynatarak"&Ccedil;abuk bu kağıdı abime g&ouml;t&uuml;r"dedi. Shoyan'a yazılan mektubun aslında abisine yazılan mektubu gizlemek amacıyla yazıldığını anlayan Homa,Prensesine birkez daha hayran olmuştu ama Prensesi onu d&uuml;rt&uuml;p &ccedil;abuk olmasını s&ouml;yleyince mektubu elinin &uuml;zerindeki ceylan derisinin altına saklayıp odadan &ccedil;ıktı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> Homa askerlerin yemek yediği alana girdiğinde Prens Arash'ın korumasının yemek yediğini g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;nde masada duran elmalardan birini alıp &ccedil;ıkışa en yakın masaya oturdu.ALtları ona yemek ikram etmek i&ccedil;in ısrar etseler de Homa b&uuml;t&uuml;n yemek teklifleri reddetmişti.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> Prens Arash'ın koruması yemeği bitirip salondan &ccedil;ıktığında Homa da onun ardından mutfaktan &ccedil;ıktı ve onu yemek salonun en az ışık g&ouml;ren yerinde yakaladı.Korumanın ağzını kapatıp &ccedil;akısını korumanın boğazına dayayıp "Sessiz ol"dedi ve korumayı kimsenin uğramadığı k&ouml;şeye &ccedil;ekip serbest bıraktı. Serbest kalan adam &ouml;nce kılıcına davranmak i&ccedil;in hamle yaptı ama Homanın"Seni buraya Prenses Şehrazat'ın abisi Prens Arash'a ulaştırmak istediği bir mektubu vermek amacıyla getirdim"dediğinde koruma kılıcını bıraktı ve kendisini buraya getirmek amacıyla gururunu kıran kadına sinirli bir sesle"Bu mektubu getirmenin başka bir yolu yok muydu da beni buraya karga tulumba bir halde getirdin?" "Başka yolu yoktu ki seni &ccedil;akımla getirdim şimdi sa&ccedil;ma sapan sorular sormayı bitir de bu mektubu Prens Arash'a g&ouml;t&uuml;r" Her ne kadar bu kadının bu saygısız davranışlarına sinirlense de Prensesinin emrini yerine getiren bu kadına dokunamadığından cevap vermeden oradan hızlıca uzaklaştı. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Koruma,Prens Arash'ın huzuruna vardığında yarım bir şekilde reverans yapıp elinde buruşuk halde olan kağıdı Prens Arash'a uzattı. Kendisine uzatılan buruşuk kağıdı alan Prens Arash meraklı bir ses tonuyla"Bu buruşuk kağıdı sana kim verdi?"diye sorduğunda Koruma deminki rezil anı hatırlamasıyla sinirden kıpkırmızı olup burnundan soluyarak"Prenses Şehrazat'ın koruması size teslim etmemi s&ouml;yledi." Prens Arash kızkardeşinin mektubunu a&ccedil;ıp okumaya başladı ve dikkatini daha &ouml;nce kardeşiyle g&ouml;r&uuml;şmek amacıyla buluştukları ağa&ccedil;tan bahsetmesi dikkatini &ccedil;ekmişti. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Sevgili Shoyon;</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> Seninle olan kavuşmamızı d&ouml;rt g&ouml;zle bekliyorum.Bana gitmeden &ouml;nce verdiğin bilekliği hala daha bileğimden &ccedil;ıkartmıyorum.Bana seninle ge&ccedil;irdiğimiz g&uuml;nleri hatırlatıyor.Hatırlıyor musun seninle ilk tanıştığımızda ben daha 10 yaşlarında bir gen&ccedil; kızdım sen ise 15lerinde gen&ccedil; bir delikanlıydın .Beni ilk g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;nde sarayın o k&ouml;hne ağacın altnda oturuyorumdur. O k&ouml;hne ağa&ccedil; ki bizim aşkımızın simgesi o ağa&ccedil; ki bizim buluşmalarımızın şahidi o ağa&ccedil; </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Buluşma yerini &ouml;ğrenen Prens Arash buruşuk kağıdı kimse g&ouml;rmesin diye muma doğru tutup kağıdın yanıp k&uuml;l olmasını izledikten sonra kardeşinin tarif ettiği o ağaca doğru ilerlemeye başladı.Ağacın yayına vardığında kızkardeşinin onu beklediğini g&ouml;r&uuml;nce adımlarını hızlandırdı. "Abi"dedi Şehrazat sabahki halinden farklı &uuml;mit dolu bir g&uuml;l&uuml;msemeyle abisine bakıyordu. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Arash,kızkardeşinin aklından ge&ccedil;en tilkileri merak etse de şimdilik sessiz kalmayı se&ccedil;ip kızkardeşini dinlemeye başladı. "Abi senden rica edebilir miyim?"dediğinde Arash her zamanki gibi"Tabii ki ne istersen"dedi. "Hani bir keresinde bana benzediğini s&ouml;ylediğin cariyeyi ve korumunu senden bir g&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;ne istiyorum"dediğinde Homa,prensesinin onu artık istemediğini d&uuml;ş&uuml;nerekten kendini ağacın en uzak k&ouml;şesine sakladı. &Uuml;vey kızkardeşini &ccedil;ok iyi tanıyan Arash"Cariyemi ve askerimi neden istediğini sorsam bile cevap vermeyeceksin değil mi?" Şehrazat g&uuml;ven veren bir sesle"Sadece biraz daha bekle abi &ccedil;ok yakında g&uuml;&ccedil; oyunu bizim lehimize d&ouml;necek"dedi ve yarın cariyesini ve korumasının beklemesi gereken yeri de s&ouml;yledikten sonra herkes ş&uuml;phe &ccedil;ekmeyecek bir şekilde ayrı y&ouml;nlerde dağıldılar. Şehrazat odasına d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;nde Homası diz &ccedil;&ouml;kt&uuml; ve kılıcını Şehrazat'a uzatıp"Eğer sizi koruyamıyorsam l&uuml;tfen benim canımı alın"dediğinde Şehrazat anlamamış g&ouml;zlerle Homasına bakıp"Ne diyorsun sen bu sa&ccedil;malığı nereden &ccedil;ıkarıyorsun" Homa &ccedil;ocuksu bir alınganlıkla"O zaman neden abiniz korumanızı istediğin"dediğinde Şehrazat,Homasının saflığı karşısında kendini g&uuml;lmekten alıkoyamamıştı ama Homasının k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir &ccedil;ocuk gibi k&uuml;sk&uuml;n k&uuml;sk&uuml;n baktığını g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;nde g&uuml;lmesi olabildiğince kesmeye &ccedil;alışıp"Planın bir par&ccedil;ası" "Ben sizin i&ccedil;in yetersiz miyim de başka bir askerden yardım istiyorsunuz?" "Yarın'ı bekle"dedi Şehrazat,Homasının merak i&ccedil;inde y&uuml;zeceği bir gece ge&ccedil;ireceğini bilse de .</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> Sabah annesinin odasına giden Şehrazat dışarı &ccedil;ıkacağını ama cariyelerini yanına almak istemediğini s&ouml;ylediğinde annesi aynasını yere bırakıp kızına d&ouml;n&uuml;p neden diye sordu.Şehrazat savaştan dolayı zor durumda olan halkın bu alışverişleri yanlış anlayıp abisi Prens Selmen'a diş bileyeceğini s&ouml;ylediğinde annesi kabul etmişti. At arabasında merakla neler olacağını d&uuml;ş&uuml;nen Homa,prensesine baktığında gayet sakin bir şekilde şehri incelediğini g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;nde o da camdan dışarıyı izleyip sakinleşmeye &ccedil;alıştı. Şehre girdiklerinde her zaman alışveriş yaptıkları Topal Kahhan'ın d&uuml;kkanına girdiklerinde Topal Kahhan onu asillerin alışveriş yaptığı &uuml;st kata &ccedil;ıkarttı. Topal Kahhan yeni gelen &uuml;r&uuml;nleri g&ouml;sterirken i&ccedil;eriye giren yaşlı bir adam d&uuml;kkanının &ouml;n&uuml;nde sergilediği kokulardan birinin &ccedil;alındığını s&ouml;ylediğinde Topal Kahhan &ouml;z&uuml;r dileyerek neler &ccedil;alındığını &ouml;ğrenmek amacıyla dışarı &ccedil;ıktığında alt katta alışveriş yapan &uuml;vey abisinin cariyesi &uuml;st kata &ccedil;ıktı ve ordaki odalardan birinde &uuml;stlerini değiştirdiler. &Uuml;stlerini değiştirdiklerinden sonra G&uuml;ldane,Şehrazat'ın kopyası gibi olmuştu.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Şehrazat,G&uuml;ldane'ye d&ouml;n&uuml;p korumanın nerede olduğunu sorduğunda k&ouml;şede onu beklediğini s&ouml;yledi bunun &uuml;zerine Homasına d&ouml;n&uuml;p sert ve emir veren bir sesle"Homa,G&uuml;ldane'nin yanında dur ve benmişim gibi hizmet et" Homa"O zaman sizi kim koruyacak"dedikten sonra Prensesinin o korumayı neden istediğini anladığından"Hayır,hayır" "Evet"dedi Şehrazat,Homasına karşı hi&ccedil;bir yumuşama g&ouml;stermeden"Sen G&uuml;ldane'nin yanında olmazsan herkes ş&uuml;phelenir anladın mı beni?" İlk başta Homa sessiz kaldı ama sonradan o h&uuml;kmedici bakışlara daha fazla karşı koyamadığından yenilmiş bir sesle"Emredersiniz Prensesim"dedi. Homasını,G&uuml;ldane'nin yanında bırakan Şehrazat pelerinin şapkasıyla y&uuml;z&uuml;n&uuml; iyice kapatıp aşağıya inip hala daha hırsızla uğraşan Topal Kahhan'ın arkasından gizlice kendisini bekleyen korumanın yanına gitti. Prensesi eski p&uuml;sk&uuml; kıyafetler i&ccedil;inde g&ouml;ren koruma,Prensesin başına bir şey geldiği d&uuml;ş&uuml;ncesiyle"Efendim kıyafetleriniz yoksa"dediği an Şehrazat iyi olduğunu belli eden bir sesle"Bir şey olmadı hadi gidelim" "Ama G&uuml;ldane hala i&ccedil;eride" "O i&ccedil;eride kalacak senle ben başka bir yere gideceğiz"dedi ve acelesi olduğunu belli eden bir y&uuml;r&uuml;y&uuml;şle halk ve asil kısmmı ayıran kısımdan Adar'ın i&ccedil; kesimlerine doğru y&uuml;r&uuml;d&uuml;ler.İnsanlar fakirlikten bir deri bir kemik haline d&ouml;nm&uuml;şler.&ccedil;ocuklar annelerinin kucağında a&ccedil;lıktan ağlıyorlardı. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bu g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler Şehrazat'ın kalbini acıtsa da hdefine doğru daha emin adımlarla y&uuml;r&uuml;yordu.Koruma ise Prensesin ardından hi&ccedil;bir fikri olmadan pelerinin altına sakladığı kılıcının sapından tutarak ilerliyordu. Bir ara sokağa girdiklerinde Prenses sert ve otoriter bir sesle"Sen burada kal ve sokağa kimseyi sokma"dedi ve yaşlı bir adama doğru ilerledi ve adamın karşısına ge&ccedil;ince yarım bir reverans yaptığında adam hi&ccedil; şaşırmaş&ccedil;asına Prensesi selam ve yanındaki oturağa oturması i&ccedil;in eliyle işaret etti. Prenses adamın işaret ettiği yere oturdu ve onun gibi sokakta oturan &ccedil;ocukları izlemeye başladı.Yarım saat s&uuml;ren bir sessizlikten sonra yaşlı adam"Demek benimle evlenmeyi o kadar &ccedil;ok istiyordunuz ki peşime adam bile taktınız"dediğinde Leyla d&uuml;r&uuml;st&ccedil;e"Evet,sizinle evlenmeyi istiyorum ama peşinize adam takan kişi ben değilim Homam aklınca bana yardım etmeye &ccedil;alışmış" S&ouml;ylediklerinin doğru olduğunu anlamak i&ccedil;in g&ouml;zlerinin i&ccedil;ine bakam adamdan bir saniye bile g&ouml;zlerini ayırmamıştı Şehrazat. "Neden?"diye sordu Vezir Kays bu sefer bakışlarını ilk o ka&ccedil;ıraraktan "Cevabı ortada"dedi Şehrazat fakirlikten annesinin kucağında a&ccedil;lıktan ağlayan bebeğe bakışlarını &ccedil;evirerekten. "Neden biran da onları bu kadar &ccedil;ok &ouml;nemsemeye başladınız Prensesim?"diye sordu y&uuml;z&uuml;ne ve sesine yerleştirdiği alaycılıkla.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> "&Ccedil;&uuml;nk&uuml; bilmiyordum"dedi Şehrazat d&uuml;r&uuml;st&ccedil;e saflığını itiraf ederken"Ben herkesin bizim gibi girmemize izin verilen şehirlerdeki gibi bir hayatı olduğunu zannediyordum" "Ve benim b&ouml;yle bir insanı mı desteklememi mi bekliyorsun?"dediğinde Şehrazat samimi bir sesle"Evet,biliyorum halkımı hi&ccedil; tanımıyorum ama onları tanımak istiyorum onların bana verdiği sevgiyi onlara geri &ouml;demek istiyorum" "Hi&ccedil; korkmuyor musun?Babanız ve anneniz bunu &ouml;ğrendiğinden size nasıl davranacağı hakkında" "Korkmuyorum desem yalan olur ama zaten annem ve babam g&ouml;z&uuml;nde varlığım da yokluğum da bir en azından &ouml;lsem bile en azından bir şeyler &ccedil;abalamışı derim" "Peki ya aşk?"dedi Vezir Kays eşiyle yaşıdığı o mutluluk dolu g&uuml;nlerin &ouml;zlemiyle "Aşk mı?"dedi alaycı bir ifadeyle"Biz prensesler sadece babamızın ve abimizin iyiliği i&ccedil;in devletin g&uuml;&ccedil;l&uuml; adamlarına satılırız ve inanın sizinle evlenmesem bile abim tarafından belki de g&uuml;&ccedil; kazanmak adına sizden daha yaşlı bir adama satılacağım" Şehrazatla konuştuktan sonra ayağa kalkan Vezir Kays y&uuml;z&uuml;nde hi&ccedil;bir ifade olmadan ayağa kalktı ve onu bekleyen korumanın yanına yaklaşıp kulağına bir şeyler fısıldayıp usulca uzaklaştı.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> Bir kez daha başarısız olmanın verdiği h&uuml;z&uuml;nle oturduğu yerden kalkıp onu bekleyen korumasının yanına ilerledi.Umut dolu bir ifadeyle kendisine bekleyen Homası,Prensesinin ifadesinden bir kez daha başarısız olduğunu anladığından konuyu hi&ccedil; a&ccedil;mamıştı. G&uuml;ldaneyle &uuml;st&uuml;n&uuml; değiştirdikten sonra at arabasıyla saraya geldiğinde kendini odasına kapattı ve &ouml;b&uuml;r g&uuml;n cariyeleri onu uyandırıncaya kadar g&ouml;zlerini a&ccedil;mmadı. Sabahın erken saatlerinde cariyesi heyecanlı bir halde gelip Şehrazat'ı uyandırmıştı.Bir mal gibi abisi tarafından satılmayı bekleyen Şehrazat sinirli bir ses tonuyla"Siz demedim mi?Beni rahatsız etmeyin diye" "Ama efendim"dedi cariye heyecanlı bir ses tonuyla"Saray şuan birbirine girdi." Sarayın birbirine girdiğini duyan Şehrazat hızlıca ayağa kalktı ve merak dolu bir sesle"Ne oldu yoksa savaşta yenildik mi?"dediğinde cariye Şehrazat'a hayatının en &ouml;nemli haberini vermişti.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> "Vezir Kays sizinle evlenmek istediğini ve eğer babanız sizi ona vermezse onu tahttan indirmekle tehdit etmiş"</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gül ve Ateş(Evlilik&#45;1)</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gul-ve-atesevlilik-1</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gul-ve-atesevlilik-1</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62b619188c099.jpg" length="73490" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 08 Sep 2022 17:45:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>zeynep_edaq2</dc:creator>
<media:keywords>hikaye, romantizm, kurgu, tarihikurgu, genelkurgu, entrika, savaş, evlilik, aşk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Şehrazat,Vezir Kays'ın namı komşu &uuml;lkeleri bile ulaşmış g&uuml;l bah&ccedil;esinde y&uuml;r&uuml;rken aklında tek bir d&uuml;ş&uuml;nce vardı o da &ouml;ld&uuml;kten sonra bile karısına sadık olan bu adamı kendisiyle evlenmeye nasıl ikna edeceğiydi. Vezir Kays ve karısı Helma daha 17 yaşlarında birbirini g&ouml;r&uuml;r g&ouml;rmez aşık olup 19 yaşlarında ilk ve tek &ccedil;ocukları Navid'i kucaklarına almışlardı.Daha sonraları -her ne kadar şifacılar bulmaya &ccedil;alışsa da-bilinmeyen bir sebebten &ccedil;ocuk sahibi olamamasına rağmen Vezir Kays ne kalbine ne de haremine başka bir kadın sokmamış eşine sadık kalmıştı.</p>
<p>Onların aşkı Şehrazat dahil b&uuml;t&uuml;n gen&ccedil; kızların yaşamak isteediği t&uuml;rden bir aşktı.Belki bu kadar g&uuml;zel bir aşkın lanetiydi belki de herkesin bu aşkı kıskanmasının nazarıydı bilinmez Helma Hatun 35 yaşında bu d&uuml;nyadan g&ouml;&ccedil; edip girmişti. O g&uuml;nden sonra Kays gerek babası gerekse de &ccedil;evresi tarafından s&uuml;rekli evlilik baskısı alsa da o bu baskılara boyun eğmeyip karısına sadık kalmaya devam etmişti. Şehrazat,Vezir Kays'ın sarayına gelmeden &ouml;nce beyazlar i&ccedil;inde Helma Hatun'un mezarını ziyaret edip vicdan azabını ge&ccedil;irinceye kadar &ouml;z&uuml;rler dilemiş ve toprağına birbirinden g&uuml;zel g&uuml;ller diktirmesine rağmen hala daha Vezir Kays'ın g&uuml;l bah&ccedil;esinde gezerken Halime Hatun'un ruhunu hissediyordu.</p>
<p>Homasının kılıcına sarıldığını fark eden Şehrazat kendilerine birilerinin yaklaştığını fark ettiğinde vicdan azabıyla boğuşan o masum kız gitmiş yerine her zaman ki gibi g&uuml;&ccedil;l&uuml; ve umursamaz g&ouml;z&uuml;ken Prenses Şehrazat ge&ccedil;mişti. "Prensesim"dedi &uuml;zerinde ipek kumaştan yapılmış bir kaftan giyen adam"Vezir Kays Hazretleri sizi i&ccedil;eriye davet ediyor" Şehrazat planının ilk aşamasını tamamlamanın sevinciyle dolup taşsa da bir prensese yakışır vakur bir ifadeyle"Vezir Kays'a s&ouml;yleyin davetini kabul ediyorum"dedi. Kaftan giyen adam &ouml;nde Şehrazat ve Homası arkasında saraya girdiler.Vezir Kays'ın sarayı diğer asilzadelerin yaşadığı saraylara g&ouml;re daha sadeydi. Vezir Kays ve adamları, Prenses Şehrazat'ı sarayın girişinde karşılayıp yarım reverans yapıp sarayın i&ccedil;ine buyur ettiler.</p>
<p>Şehrazat her ne kadar i&ccedil;indeki k&uuml;&ccedil;&uuml;k kızın korkudan tir tir titremesine rağmen bir Prensese yakışır bir şekilde dik ve korkusuz bir halde kendisi i&ccedil;in hazırlanan divana oturdu.Prenseslerinin oturmasıyla &ouml;nce r&uuml;tbe sırasına g&ouml;re Vezir Kays ondan sonra da r&uuml;tbelerine g&ouml;re diğer g&ouml;revliler oturdu. S&ouml;ze ilk &ouml;nce Vezir Kays başladı ve o insanı korkutan kalın sesiyle"Sizleri sarayımızda ağırlamak benim i&ccedil;in bir onurdur Prensesim"dedi ve Şehrazat'ın niyetini anlamak i&ccedil;in g&ouml;zlerine Şehrazat'ın g&ouml;zlerine dikti. Bu bakışmadan g&ouml;zlerini ka&ccedil;ıran ilk kişi Şehrazat olmuştu.Şehrazat bakışlarını ka&ccedil;ırmasına rağmen korktuğunu belli etmemek i&ccedil;in g&uuml;&ccedil;l&uuml; olduğunu belli ettiği zannettiği sesiyle"Benim i&ccedil;in de g&uuml;lleriyle dillere destan olmuş bu sarayı g&ouml;rmek bir onurdur"dedi. Konuyu uzatmaktan hi&ccedil; hoşlanmayan Vezir Kays,Şehrazat'ın saraya gelme amacını &ouml;ğrenmek amacıyla "Evet,g&uuml;llerimizin o kadar hayranı olmuşsunuz ki g&uuml;nlerdir bah&ccedil;emden ayrılmıyorsunuz"dedi.</p>
<p>"Sadece g&uuml;llerin değil sarayınızında hayranıyım"dedi Şehrazat,Vezir Kays'ın aksine konuya nereden gireceğini bilememenin verdiği tedirginlikle konuyu başka taraflara &ccedil;ekiyordu. "Teşekk&uuml;r ederim Prensesim eşimin mezarına da en sevdiği g&uuml;llerden dikmişsiniz"dedi Vezir Kays bu sefer konuya direk girerek. Şehrazat,mezarlığa gittiği an Vezir Kays'ın kulağına gideceğini bildiğinden hi&ccedil; şaşırmamış aksine konuya daha rahat girebilmenin verdiği saygınlıkla"Eşinizden &ouml;z&uuml;r dilemek amacıyla mezarını ziyaret ettim"dediğinde Vezir Kays ve adamlarının y&uuml;z&uuml;nde olduk&ccedil;a şaşkın bir ifade belirmişti. "Neden?"dedi Vezir Kays şaşkınlığını meraklı bir sese bırakırken"Eşimden &ouml;z&uuml;r dilediniz" "Ben"dedi Şehrazat her ne kadar bakışlarını ka&ccedil;ırmamaya &ccedil;alışsada pelerini sıkıca tutarak ondan destek aldı ve ciddi bir ses tonuyla"Sizinle evlenmek istediğim i&ccedil;in eşinizden &ouml;z&uuml;r diledim" Şehrazat'ın itirafı karşısında daha da şaşıran Vezir Kays ve adamları kendisinden 38 yaş b&uuml;y&uuml;k ve Sultan'ın bile korkudan ağzını a&ccedil;amadığı adama evlilik teklif eden bu gen&ccedil; kızı daha da ilgili bir şekilde incelemeye başladılar.</p>
<p>"Demek benimle evlenmek istiyorsunuz"dedikten sonra Vezir Kays y&uuml;kses sesle kahkaha attığında bu kahkaya alışık olmayan adamları bu sefer bakışlarını Vezir Kays'a dikmişlerdi. "Evet"dedi Şehrazat,Vezir Kays'ın kahkahasından sonra &ccedil;ekingen bir sesle"Sizinle evlenmek istiyorum" "Neden?"diye sordu Vezir Kays bir anda ciddileşerek"Etrafınızda sizinle evlenmek isteyen bunca erkek varken ben?" "&Ccedil;&uuml;nk&uuml; hi&ccedil;biri sizin bana sağlayacağınız kadar g&uuml;&ccedil; ve otorite sağlayamaz"dedi Şehrazat y&uuml;reğinden ge&ccedil;en cevapları s&ouml;ylerken. "Yani benimle g&uuml;&ccedil; ve otorite sağlamak i&ccedil;in evlenmek istiyorsunuz &ouml;yle mi?"dedi Vezir Kays k&uuml;&ccedil;&uuml;mseyici bir ses tonuyla. Şehrazat ,Vezir Kays'ın k&uuml;&ccedil;&uuml;mseyici tavrına rağmen konuşmaya devam etti.Biliyorduki bug&uuml;n Vezir Kays'ı ikna etmek i&ccedil;in ilk ve son g&uuml;n&uuml;yd&uuml;. "Evet,sizinle g&uuml;c&uuml;n&uuml;z i&ccedil;in evlenmek istiyorum &ccedil;&uuml;nk&uuml; başka t&uuml;rl&uuml; halkıma yardımcı olamam.Babam ve saray eşrafı tarafından g&uuml;&ccedil;s&uuml;z olduğum i&ccedil;in ciddiye alınmıyorum ama sizinle evlenirsem elde ettiğim g&uuml;&ccedil;le en azından ciddiye alınırım" Şehrazat'ın cevabı &uuml;zerine daha da meraklanan Vezir Kays"Neden halkı bu kadar &ouml;nemsiyorsunuz?Sizden &ouml;nceki prensesler gibi s&uuml;sl&uuml; kıyafetler giyip etrafta dolaşmıyorsunuz?diye sordu. "Daha ge&ccedil;en hafta bana bağlılık yemini bulunan muhafız alayı sırf beni ve &uuml;lkemizi korumak i&ccedil;in savaşa giderken benim boş oturmam ne kadar doğru" Şehrazat'ın cevaplarından etkilenen Vezir Kays belki de kendisi i&ccedil;in en &ouml;nemli olabilecek soruyu sordu. "Neden diğer yaşıtlarınız gibi sevdiğiniz bir erkekle evlenmek varken halkınız i&ccedil;in kendinizi feda ediyorsunuz?" "Ben"dedi Şehrazat kendi yaşıtında bir kız &ccedil;ocuğu gibi aşka duyduğu &ouml;zlemi sesine de yansıtarak"K&uuml;&ccedil;&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;mden beri sizin ve eşinizin aşk hikayesini dinleyerek b&uuml;y&uuml;d&uuml;m ve hayallerimde sevdiğim erkeği hayal ettim ama ne yazık ki ne o aşkı ne de o sevgiyi yaşadım şimdi ise babam tarafından sevmediğim bir erkekle evlendiriliyorum en azından sizinle evlenirsem az da olsa halkıma yardımcı olabilirim" Vezir Kays sorularına devam ederken i&ccedil;eriye gen&ccedil; bir adam girdiğinde kapının dışında bekleyen şifacıyı g&ouml;rd&uuml;.</p>
<p>Gen&ccedil; adam,Vezir Kays'ın kulağına eğildi ve bir şeyler fısıldadı ve bunun &uuml;zerine Vezir Kays başını sallayıp ayağa kalktı. "Şimdilik bu kadar yeter sizinle sohbet etmek bir zevkti prensesim" Vezir Kays'ı ikna etmek i&ccedil;in tek şansını kaybetmemek i&ccedil;in heyecanla araya kalktı ve"Benim i&ccedil;in sorun değil ben beklerim" "Prensesim"dedi Vezir Kays,Şehrazat'ı başından savabilmek i&ccedil;in"Bana d&uuml;ş&uuml;nmek i&ccedil;in biraz zaman verin sizinle en yakın zamanda tekrar g&ouml;r&uuml;şeceğiz" "Peki"diyebildi Şehrazat,Vezir Kays'ın g&ouml;z&uuml;nde şımarık bir gen&ccedil; kız gibi g&ouml;r&uuml;nmemek i&ccedil;in. Vezir Kays'ın orta yaşlı adamı hari&ccedil; herkes yarım reverans yapıp yukarıya doğru &ccedil;ıktılar. Vezir Kays'ın &ccedil;ıkmasından sonra orta yaşlı adam Şehrazat'a d&ouml;n&uuml;p"Buyrun size arabaya kadar eşlik edeyim"dedi. Şehrazat gittiğinden emin olabilmek i&ccedil;in bu yolu izlediklerini bildiğinden ses &ccedil;ıkarmadan ayağa kalktı ve arabaya kadar orta yaşlı adamın kendisine eşlik etmesine izin verdi. Arabada sadece Homası olduğundan Şehrazat merak dolu bir sesle"Homa acaba Vezir Kays'ın rahatsızlığı ne olabilir?"diye sordu. "Prensesim sizi sarayından g&ouml;ndermeye cesaret ediyorsa mutlaka &ouml;nemli bir hastalığa yakalanmış olmalı" Şehrazat geleceğinin sağlığı hakkında bilgi sahibi bile olmadığı adama bağlı olmasının verdiği sıkıntıyla"Eğer Vezir Kays hedefimize ulaşmadan &ouml;l&uuml;rse Homa işte o zaman bizim i&ccedil;in her şey bitmiş olur" Sarayına vardığına etrafta bir karmaşanın h&uuml;k&uuml;m s&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; g&ouml;r&uuml;nce aklına ilk savaş geldi ve bir Prensese yakışmayacak bir davranış olan koşmaya benzer y&uuml;r&uuml;y&uuml;şle sarayın i&ccedil;ine girdi ve &ouml;n&uuml;ne &ccedil;ıkan ilk cariyeye endişeli bir ses tonuyla"Neler oluyor?"diye sordu. "Abiniz Prens Arash bug&uuml;n babanızın buyruğuyla saraydan ayrılıp g&ouml;revli olduğa şehire g&ouml;nderiliyor"dedi cariye mutsuz bir ses tonuyla. Sarayda Prenslerin cariyeleri ayrı haremlerde kalırlardı ve bir Prens başka bir Prensin hizmetli cariyesi dahil hi&ccedil;bir cariyesine g&ouml;z dikemezdi eğer g&ouml;z dikerse sonucu kınanma ve g&ouml;zden d&uuml;şme olurdu.Abisi saraydan adamları dahil sadece 5 cariye g&ouml;t&uuml;rebilir geri kalan cariyeler şanslılarsa burada Prenslerinin d&ouml;nmesini beklerdi. "Abim daha yeni geldi neden bu kadar erken gidiyor?"diye sordu</p>
<p>Şehrazat meraklı bir ses tonuyla. "Babanız savaş sebebiyle sınırların korunması i&ccedil;in abinizi Melik olduğu Bacergah'a geri g&ouml;ndereceğini s&ouml;yledi." Babasının niyeti olduk&ccedil;a a&ccedil;ıktı.Veliaht olarak belirlediği oğlunu korumak i&ccedil;in abisini feda edecekti.Şehrazat hizmet&ccedil;inin yanından bir Prensese yakışmayacak şekilde koşarak abisinin odasına geldi ve dışarıda duran ağalara abisine geldiğini haber vermesini istedi. İ&ccedil;eriye girdiğinde hazırlanan abisini g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;nde endişeli bir halde"Abi"diye seslendi.Annesi &ouml;ld&uuml;ğ&uuml;nden beri ilk defa kendisi i&ccedil;in birilerinin endişelenmesi Prens Arash'ı g&uuml;l&uuml;msetmişti.Birileri tarafından &ouml;nemsenmek &ccedil;ok g&uuml;zelmiş diye d&uuml;ş&uuml;nd&uuml; Arash "Gel kardeşim" Şehrazat, abisinin bu durumu bu kadar &ccedil;abuk kabul etmesine karşı sitem ederek"Abi ne yapıyprsun Allah Aşkına?Bırak hazırlanmayı ben gidip babamla konuşacağım"dediğinde Arash k&uuml;&ccedil;&uuml;kl&uuml;kten beri kızkardeşini sakinleştirmek i&ccedil;in yaptığı gibi eliyle kızkardeşinin başını okşayıp"Babamla bu konu hakkında asla konuşmayacaksın Şehrazat babamın seni de hedef almasını istemiyorum"dedi. Şehrazat sızlanarak "Ama bu haksızlık babamın seni feda etmesine izin vermemi nasıl beklersin?"dediğinde abisi yaşına yakışır bir tecr&uuml;beyle"Eğer tahtı hedefliyorsam bazı riskleri de g&ouml;ze almak zorundayız anladın mı beni?" Şehrazat anlamak istememesine rağmen anladım anlamında huzursuzca başını salladı ve bunun &uuml;zerine abisi tekrardan kızkardeşinin başını okşayıp"Aferin benim akıllı kardeşime"dedi ve hazırlıklarına devam etmeye başladı. Leyla her ne kadar abisine bug&uuml;n i&ccedil;in daha fazla k&ouml;t&uuml; haber vermek istemese de Vezir Kays hakkında &ouml;ğrendiği bilgiyi s&ouml;ylemek zorunda hissettiğinden"Abi"diye seslendi.</p>
<p>Abisi gidecek eşyalarıyla ilgilendiğinden ilgisiz bir ses tonuyla"Efendim"dediğinde Şehrazat bir &ccedil;ırpıda"Vezir Kays hasta"dedi. Aldığı haberden dolayı elindeki kitapları yere d&uuml;ş&uuml;ren Prens Arash şaşkınlıkla"Ne?"diye tepki verdi ve d&uuml;şen kitapları &ouml;nemsemeden kızkardeşine yaklaşıp"Anlat"dedi. "Bug&uuml;n Vezir Kaysla g&ouml;r&uuml;ş&uuml;rken i&ccedil;eriye saray hekimlerinden biri girdi ve ona bana saygısını bile sundurmadan Vezir Kays'ın odasına &ccedil;ıkardılar ve bana gitmem gerektiği s&ouml;ylendi ve gittiğimden emin olmak i&ccedil;in peşime bir adam bile taktılar" Vezir Kays her ne kadar tarafsız g&ouml;z&uuml;kse bile destekleri sayesinde hayatta kalmayı başarmıştı Arash eğer şimdi Vezir Kays'ın rahatsızlığı ortaya &ccedil;ıkarsa Arash'ın can g&uuml;venliğini kimse sağlayamazdı. "Şehrazat"dedi Arash temkinli bir ses tonuyla"Bu haber ikimizin arasında kalmalı anladın mı?Eğer bu duyulursa benim tahta &ccedil;ıkmam imkansıza yakın bir hal alır" "Sen merak etme abi"dedi Şehrazat abisine g&uuml;ven veren bir sesle"Vezir Kays'ın hasta olduğunu ikimizden başka kimse bilmeyecek" Şimdiye kadar g&uuml;venirliliğinden ve tecr&uuml;besizliğinden ş&uuml;phe ettiği kızkardeşi adamlarından daha &ccedil;ok işe yaramış ve ona &ccedil;ok &ouml;nemli bilgiler getirmişti. "Şehrazat"dedi temkinli ses tonunu s&uuml;rd&uuml;rerek"Sana g&uuml;veniyorum ama şunu unutma eğer Vezir Kaysla evlenmek istiyorsan hastalığı duyulmadan &ouml;nce her şeyi halletmelisin"</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>GÜL VE ATEŞ(DEĞİŞİM)</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gul-ve-atesdegisim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gul-ve-atesdegisim</guid>
<description><![CDATA[ GÜL VE ATEŞİN DEVAMI ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62b619188c099.jpg" length="73490" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 14 Jul 2022 22:15:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>zeynep_edaq2</dc:creator>
<media:keywords>hikaye, romantizm, kurgu, tarihikurgu, genelkurgu, entrika, savaş, evlilik, aşk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>DEĞİŞİM</strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong><a href="https://www.wattpad.com/myworks/311068087/write/1243430719">Prenses Şehrazat aldığı haberin etkisiyle soluğu Annesi Malika Sultan'ın dairesinde almıştı.Dairenin &ouml;n&uuml;nde bekleyen Harem ağlarına geldiğimi haber verin dediğinde Harem Ağası, annesinin yanında Sultan Alaeedin'in olduğunu &ouml;nemli bir şey olmadık&ccedil;a i&ccedil;eriye kimsenin alınmaması emrinin verildiğini s&ouml;yleyip eğer &ouml;nemli bir şey ise i&ccedil;eriye haber verebileceklerini s&ouml;yleyince Şehrazat y&uuml;z&uuml;nde alaycı bir ifade belirdi. İ&ccedil;eriye girip annesi ve babasına ne s&ouml;yleyecekti beni bir mal gibi kararımı sormadan verebilirsiniz?Ben sizin i&ccedil;in neyim? Aklında bunca soru varken Şehrazat yorgun bir sesle"Gerek yok yarın sabah gelirim"dedi ve odasına doğru giderken g&ouml;zlerinden akmak i&ccedil;in ısrar eden g&ouml;zyaşlarına direndi.</a></strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong><a href="https://www.wattpad.com/myworks/311068087/write/1243430719"> Her ne kadar ailesi onu kukla olarak g&ouml;rse de yine de o bir prensesti ve duygularını toplum i&ccedil;inde ifade edemezdi. Yumruk yaptığı ellerinden g&uuml;&ccedil; alarak dik bir halde odasına y&uuml;r&uuml;d&uuml;.Odasında onun &uuml;st&uuml;n&uuml; değiştirmek amacıyla bekleyen cariyeleri g&ouml;r&uuml;nce onu g&ouml;zetlemeleri amacıyla annesi ve babası tarafından konan cariyelere adete &ouml;fkesini anne ve babasından &ccedil;ıkarırcasına daha &ouml;nce konuşmadığı kadar y&uuml;ksek bir sesle"Hepiniz odamdan defolun"dedi. Prenseslerinden b&ouml;yle bir tepki beklemeyen cariyeler şaşkınlıkla dolu olsa Sultandan ve g&ouml;zdeden aldıkları yetkiden dolayı kibirli bir sesle"Sizin &uuml;st&uuml;n&uuml;z&uuml; değiştirmeden hi&ccedil;bir yere gidemeyiz"diyen cariyesine o zamana yapmadığı bir şey yapıp tokat attı ve odadakilerin duyması i&ccedil;in kibir ve kızgınlık dolu bir sesle"Bundan sonra kimden yetki aldığına bakılmaksızın emrimi &ccedil;iğneyen ve g&ouml;rmezden gelen herkesin cezasını vereceğim anladınız mı?"dediğinde odadan hi&ccedil;bir ses &ccedil;ıkmadı.</a></strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong><a href="https://www.wattpad.com/myworks/311068087/write/1243430719"> Şehrazat sorusuna cevap vermeyen cariylere sesini daha da y&uuml;kselterek"Anladınız mı diye sordum"dediğinde hepsi tek bir ağızdan"Anladık prensesim"dediler ve can korkusuyla odayı bir an &ouml;nce terk ettiler. Cariyelerin yanında g&uuml;&ccedil;l&uuml; duran o kadın cariyelerin odayı terk etmesiyle kendini yatağa attı ve sarsıla sarsıla ağlamaya başladı.Ağlamanın şiddeti arttık&ccedil;a y&uuml;reğindeki &ouml;fke ve intikam hisside artıyordu. Bir s&uuml;re ağladıktan sonra sakinleşen Şehrazat kıpkırmızı g&ouml;zleriyle odasındaki aynanın karşısına ge&ccedil;ti ve kendisine s&ouml;z verir bir sesle"Bug&uuml;n benim son ağlayışım olacak bug&uuml;nden sonra beni kim ağlatıysa g&ouml;z&uuml;nden benim g&ouml;z&uuml;mden akan yaşın 2 katı akmadık&ccedil;a onların peşini bırakmayacağım"dedi </a></strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong><a href="https://www.wattpad.com/myworks/311068087/write/1243430719">Sabahleyin d&uuml;nk&uuml; ağlama krizinden dolayı kıpkırmızı olan g&ouml;zlerini zar zor a&ccedil;ıp etraftaki g&uuml;r&uuml;lt&uuml;y&uuml; anlamaya &ccedil;alışıyordu.G&uuml;r&uuml;lt&uuml;n&uuml;n atmasından dolayı zar zor yataktan kalkıp ayaklarını s&uuml;rerek kapının oraya gitti ve kapıyı a&ccedil;ıp orada bulunan Homasına"Bu g&uuml;r&uuml;lt&uuml; de ne?"diye sordu. Homası"Prensesim bug&uuml;n askerlerimiz savaşa gideceğinden onları uğurlamanız i&ccedil;in sizi hazırlamak istiyorlar" Prensesin g&ouml;revlerinden bir tanesi savaşa gidecek olan savaş&ccedil;ıları savaşta kahramanlık g&ouml;sterip &uuml;lkesini savunsun diye en g&uuml;zel şekilde giydirilip s&uuml;slendirilir ve askerleri uğurlamak amacıyla bir ka&ccedil; g&uuml;zel s&ouml;z s&ouml;yler ve savaşın komutanının bileğine elbisesinden kesilmiş bir kumaş bağlardı. </a></strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong><a href="https://www.wattpad.com/myworks/311068087/write/1243430719">Şehrazat bug&uuml;n yataktan &ccedil;ıkmak istememesine rağmen kimsenin bir şeylerden ş&uuml;phelenmemesi i&ccedil;in g&ouml;revini yerine getirmeliydi. "Eğer beni hazırlamak istiyorlarsa niye dışarıda bekliyorlar i&ccedil;eri ge&ccedil;selerdi ya"dediğinde cariyelerin kendisine attığı korku dolu bakışları g&ouml;rd&uuml;. "Şey Efendim"dedi Homa cariyelere yan bir bakış atıp"D&uuml;n gece hepsini odadan kovduğunuz i&ccedil;in odanıza girmeye korkuyorlar" Prenses Şehrazat insanların hi&ccedil;bir zaman kendisinden korkmasını istememişti ama bug&uuml;n ilk defa sana hizmet edenlerin sana saygı duyması i&ccedil;in senden korkmaları gerektiğini &ouml;ğrenmişti. "S&ouml;yle onlara"dedi Şehrazat sert bir sesle"Odaya girebilirler" Odaya tekrardan kabul edilen cariyeler Şehrazata bug&uuml;n daha bir &ouml;zenli davranıyorlar en k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir şeyde Şehrazat'ın iznini istiyorlardı. Şehrazat her ne kadar sert durmaya &ccedil;alışsa da aslında i&ccedil;ten i&ccedil;e hayalkırıklığıyla dolu olan bir deryada y&uuml;z&uuml;yordu.Şimdiye kadar ona efendileri gibi davranmamalarının nedeni Şehrazat'ın ona insan gibi muamale yapması mıydı?</a></strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong><a href="https://www.wattpad.com/myworks/311068087/write/1243430719"> Şehrazat kıpkırmızı elbisenin &uuml;zerine takılan kilolarca m&uuml;cevherden dolayı savaş alanına kendisine eşlik edecek temsilci muhafızın koluna girerek gidecekti. Şehrazat'ın hazır olduğunu bildirdiklerinde i&ccedil;eriye Shoyon girdi.Shoyon aşık olduğu kadına karşı hayranlık dolu bakışlarını gizlemeyip"&Ccedil;ok g&uuml;zel olmuşsunuz Prensesim"dedi. Hala daha d&uuml;nk&uuml; konuşmaların etkisinde olan Şehrazat ,Shoyon'un iltifatına karşın son derece gergin bir sesle"Teşekk&uuml;r ederim Shoyon "dedi ve Shoyon'un koluna girip t&ouml;renin başlayacağı yere doğru y&uuml;r&uuml;meye başladılar. Şehrazat aralarındaki gerginliğin sebebi olarak kendini g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;nden onunla sohbet etmek i&ccedil;in aklına gelen ilk soruyu sordu. "Shoyon normalde bana senin alt r&uuml;tbelerinden biri eşlik etmesi gerekmiyor muydu?"diye sorduğunda Shoyon sahiplenici bir sesle"Ben varken başka bir erkeğin sana dokunmasına izin vereceğimi mi sandın?" "Shoyon"dedi Şehrazat d&uuml;nk&uuml; konuşamadan dolayı duyduğu vicdan azabıyla. "L&uuml;tfen"dedi Shoyon &ccedil;aresiz bir sesle"En azından sana duyduğum aşkı ve kıskan&ccedil;lığı dile getirmeme izin ver" "Tamam"dedi Şehrazat bu zamana kadar ona arkadaşlık yarenlik yapan insanı kırmamak i&ccedil;in"Aşkını ve kıskan&ccedil;lığını dile getirebilirsin" "Teşekk&uuml;r ederim"dedi Shoyon nihayet şehirdeki b&uuml;t&uuml;n kızların hayran kaldığı o muhteşem g&uuml;l&uuml;msemesi y&uuml;z&uuml;nde tekrardan belilirken. "Asıl ben teşekk&uuml;r ederim"dedi Şehrazat kendisine karşılık vermediğini dile getirse de onu sevmeye devam eden adama minnetini belli eden bir sesle. Sarayın dış avlusuna girdiğinde askerler hayranlık dolu bakışlarını Prenseslerine diktiler.Askerlerin kendisine olan bu hayranlık dolu bakışlara alışıp bunlarla yaşamayı &ouml;ğrenmişti. Shoyon t&ouml;ren gereğince Prensesi babası Sultan Alaeddinin yanındaki tahta oturtuktan sonra Sultanına reveransını yapıp b&ouml;l&uuml;ğ&uuml;ndeki yerini aldı.B&ouml;l&uuml;ğ&uuml;ndeki askerler Prensesle olan nişandan haberdar oldukları i&ccedil;in kıskan&ccedil;lık dolu bakışlarla Shoyon'a bakıyorlardı. Shoyon'un bakışlar karşısında hissettiği tek şey gururdu.Herkesin istediği kadını elde etmenin zaferiyle b&ouml;b&uuml;rlenmesine engel olamıyordu. Sultan Alaeddin Ak&ccedil;andan kendine &ouml;zel elmas işlemeli kılıcını eline alıp havaya kaldırdı ve askerleri gaza getirmek i&ccedil;in y&uuml;ksek sesle bir motivasyon konuşması yaptı. "Askerlerim; Bug&uuml;n burada Sultanınızı,&uuml;lkenizi,halkınızı en &ouml;nemlisi de namusunuzu korumak i&ccedil;in bulunuyorsunuz. "Şimdi bana cevap verin Sultanınızı koruyacak mısınız?"diye sorduğunda b&uuml;t&uuml;n askerler"Evet"diye bağırdı. "&Uuml;lkenizi?"diye de sorunca yine b&uuml;t&uuml;n askerler hep bir ağızdan"Evet"diye bağırdı. "Halkınızı?"diye sorduğunda askerler t&uuml;kenmeyen bir heyecanla"Evet"diye bağırdılar. "Namusunuzu?"diye sorduğunda babası,askerler de son kez"Evet"dediler ve bunun &uuml;zerine babası elindeki kılıcı daha da y&uuml;kselterek"Kazanız m&uuml;barek olsun arslanlarım" Babasının t&ouml;rendeki konuşması bittikten sonra sırada b&uuml;t&uuml;n askerlerin beklediği etkinliğe ge&ccedil;ilmişti.Prenses,&ouml;nce komutanlarına kendi elbisesinden bir kumaş bağlayacak ondan sonra da her askerlerle muhatap olup koluna beyaz bir kumaş bağlayacaktı. Şehrazat &uuml;zerindeki elmas işlemeli elbisesi ve m&uuml;caverhatlarıyla ayağa kalkıp &ouml;nce ordunun komutanına kırmızı elbisesinden kesilmiş kumaşı komutanın bileğine bağladı ve ona g&ouml;z alıcı bir g&uuml;l&uuml;msemesiyle"Size uğur getirmek i&ccedil;in bu kumaşı bağlıyorum.Umarım bu uğur size savaşta &ouml;n&uuml;n&uuml;ze &ccedil;ıkan b&uuml;t&uuml;n engelleri aşmanıza yardımcı olur" Prensesin bileğine bağladığı kumaşı &ouml;pen komutan s&ouml;z veren bir sesle"Bu uğuru &ouml;l&uuml;nceye kadar bileğimden &ccedil;ıkarmayacağım prensesim"dedi ve babasına doğru ilerleyip babasının elmaslarla işlenmiş kılıcını aldı ve &ouml;p&uuml;p sadakatini tekrar dile getirdi. "Size yemin ederim Sultanım bu kılıcı bize savaş a&ccedil;an gavurun gırtlağına saplayacağıma,kahramanlık yapanları &ouml;d&uuml;llendireceğimi,savaştan ka&ccedil;anları-kendim bile olsa-cezalandıracağım"dedi ve elmas işlemeli kılıcı kaftanına sokup beline taktı. Komutan'ın sırasının bitmesiyle sıra prensesi g&ouml;rmek isteyen askerlere ge&ccedil;mişti.Prenses ordudaki 1.499 erkeğe sırayla g&uuml;l&uuml;mseyip şans dilemişti taki sıra Shoyon'a gelinceye kadar. Shoyon savaş d&ouml;n&uuml;ş&uuml; karısı olacak prensesine yaklaştı ve bileğine beyaz kumaş bağlanırken uyaran bir ses tonuyla"Unutma Şehrazat d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p karar vermen i&ccedil;in 3 ayın var 3 ay sonra sen dahil kimse sana kavuşmama engel olamaz"dediğinde Şehrazat anladım anlamında gergince başını salladı ve bunun &uuml;zerine Shoyon nişanlısının elini &ouml;p&uuml;p sırasına ge&ccedil;ti. Şehrazat giydiği elbise taktığı kilolarca m&uuml;cevheratla daha fazla ayakta kalamadığından Homasının koluna girdi. Homa kendisine tututan Prensesin b&uuml;t&uuml;n ağırlığını kendine alarak t&ouml;renden sonra odasına taşıdı. Şehrazat odaya girdiğinde cariyeleri &uuml;st&uuml;ndeki m&uuml;cavheratları tek tek kutularına alıp Homanın eşliğiyle Prensesin m&uuml;caveharaterinın saklandığı odaya koydular.M&uuml;cavehatlerin &ccedil;ıkmasının ardından sıra kıyafetlere ge&ccedil;ti. &Ouml;nce Prensesin elbisenin &uuml;st&uuml;ndeki elmasları alıp en son elbiseyi &ccedil;ıkartıp Prenses'e savaş boyunca giymesi gereken kırmızı sade bir elbise giydirip odadan &ccedil;ıktılar. Odada yalnız kalan Şehrazat kendini yatağa bıraktı ve Shoyon'un dediklerini d&uuml;ş&uuml;nmeye başladı.Abisini ve kendisini babasının kurduğu gelecekten kurtarması i&ccedil;in sadece 3 ayı vardı. </a></strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong><a href="https://www.wattpad.com/myworks/311068087/write/1243430719">D&uuml;n abisine g&ouml;nderdiği mesajın cevabını merak ettiğinden Homasını i&ccedil;eriye &ccedil;ağırıp merak dolu bir sesle"Anlat abim mesajıma ne cevap verdi?"diye sordu. Homa konuşmaya başlamadan &ouml;nce kimsenin onları dinlemediğinden emin olmak i&ccedil;in odayı kontrol etti ve kimsenin onları dinlemediğine kanaat verdikten sonra mesajı iletti. "Sizi bu akşam arka bah&ccedil;e de bekliyor" Şehrazat buluşma saatinin akşam olmasından dolayı yatağa uzanıp dinlenmeye başladı.Bug&uuml;n abisiyle yaptığı plana g&ouml;re hayatı bir daha eskisi gibi olmayacaktı. Şehrazat &uuml;zerindeki kırmızı elbisesinin &ccedil;ok s&uuml;sl&uuml; olmasından dolayı saray eşrafından birine yakalanma korkusuyla &uuml;zerine siyah bir pelerin almıştı ama arka bah&ccedil;eye girdiğinde muhafızlarda dahil kimse yoktu ve bundan ş&uuml;phelenen Şehrazat,Homasına seslendi. "Neler oluyor burada?Neden bir tane bile asker yok?"</a></strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong><a href="https://www.wattpad.com/myworks/311068087/write/1243430719"> Homa da muhafızların olmamasından dolayı tedirgin bir halde belindeki kılıcı daha da sıkı tutarak"Bilmiyorum Prensesim ama belki de bu abinizin size bir zarar vereceğinin g&ouml;stergesidir"dedi. Şehrazat yıllarca k&ouml;şede fark edilmeyi bekleyen k&uuml;&ccedil;&uuml;k kızın i&ccedil;inde b&uuml;y&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; asiliği meydana &ccedil;ıkararak"Umrumda değil bug&uuml;n burada &ouml;lsem bile kaderimi değiştirmek i&ccedil;in savaşacağım"dediğinde ağacın arkasından &ccedil;ıkan ağabeyini g&ouml;rd&uuml;. Ağabeyi ona doğru y&uuml;r&uuml;rken gurur dolu bir ifadeyle kardeşine"Doğru cevap buydu kardeşim bu gece ikimiz de &ouml;lecek olsak bile kaderimizi değiştirmek i&ccedil;in savaşmalıyız." Ağabeyini g&ouml;ren Şehrazat hemen yarım bir reverans yaptı ve aklındaki ilk soruyu dile getirdi. "Arka bah&ccedil;edeki askerleri siz mi kaldırdınız?" "Sana sorduğun cevabını s&ouml;ylerim ama?" "Ama?"diye tekrar etti Leyla kafası karışmış bir halde hala reveransta beklerken.</a></strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong><a href="https://www.wattpad.com/myworks/311068087/write/1243430719"> "Kardeşimin benim yanımda artık reverans yapmasını istemiyorum"dedi &ouml;z kardeş olmamalarına rağmen ona &ouml;z abisinden daha sıcak bir sesle konuşan abisine Şehrazatta bir kardeş sıcaklığıyla"Peki abicim"dedi Bunca zamandır tek &ccedil;ocuk olan b&uuml;y&uuml;yen Arash- ge&ccedil;mişte her ne kadar Şehrazattan abi kelimesini de duysa da-bu kadar sıcak tonda kendisine abi denmesine şaşırsada ilk defa bu kelimeyi sevmişti. Arash gizemli bir tonda "Evet,kardeşim nasıl ki abini destekleyenler varsa beni de destekleyen devlet adamları ve komutanlar var" Şehrazat merak dolu bir sesle"O adamlar peki benimle iş birliği yaptığını biliyorlar mı?"diye sorduğunda Prens Arash"Hayır"dedi ve d&uuml;r&uuml;st&ccedil;e"Benimm tarafımda olduğunu g&ouml;steren bir şey yapmadık&ccedil;a da s&ouml;ylemeyi d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yorum" </a></strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong><a href="https://www.wattpad.com/myworks/311068087/write/1243430719">"Ben de bug&uuml;n bu konuyu konuşmak i&ccedil;in geldim babam beni Rezan Paşa'nın oğlu Shoyonla evlendirmek istiyor"deyip abisinin tepkisini g&ouml;rmek i&ccedil;in ona baktığında abisinin hi&ccedil; şaşırmadığını g&ouml;r&uuml;nce o kadar zamandır kendisinden ger&ccedil;ekleri saklayan abisine kırılmış bir sesle"Sen de mi biliyordun benim hakkımda &ccedil;ıkan evlenme kararını?" </a></strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong><a href="https://www.wattpad.com/myworks/311068087/write/1243430719">Abisi"Evet,biliyorum &ccedil;&uuml;nk&uuml; beni de Rezan Paşa'nın kızı Anahitayla evlendirmek istiyorlar"dediğinde Şehrazat şaşkınlık dolu bir sesle"Bu nasıl olur?Hanedanın aynı aileden iki kişiyle evlenmesi yasaktır" B&uuml;y&uuml;k b&uuml;y&uuml;k dedeleri II.Akbar tahttayken kanunnameye yazdırdığı ilk kanun:Hanedandan 2 kişi aynı aileden iki kişiyle evlenmek isterlerse hanedandan olanların stat&uuml;leri d&uuml;ş&uuml;r&uuml;l&uuml;r hane halkından 2 kişi ise s&uuml;rg&uuml;n edilir" Dedelerinin bu yasayı koymasının en b&uuml;y&uuml;k sebebi g&uuml;c&uuml; aynı ailede toplanmaması ve en b&uuml;y&uuml;k g&uuml;c&uuml;n hanedanda kalmasını ama&ccedil;lıyordu. "Bunun anlamı"dedi Şehrazat heyecandan b&uuml;y&uuml;yen g&ouml;zleriyle. "Evet"dedi abisi Şehrazat'ın aklındakileri onaylayan bir sesle"Stat&uuml;m&uuml; d&uuml;ş&uuml;r&uuml;p abinin tarafındaki Rezan Paşa'nın g&uuml;c&uuml;n&uuml; arttıracaklar" Şehrazat itiraz eden bir sesle"Vezir Kays asla buna izin vermez"dedikten sonra aklına gelen bir fikirle g&uuml;l&uuml;msemeye başlayıp"Vezir Kays"diye tekrar etmeye başladı. Kardeşinin aklından ge&ccedil;en planları merak eden Arash"Aklından neler ge&ccedil;iyor?"diye sordu. </a></strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong><a href="https://www.wattpad.com/myworks/311068087/write/1243430719">Şehrazat g&ouml;zlerinde ortaya &ccedil;ıkan deli cesaretiyle"Vezir Kaysla evleneceğim"dedi. Kardeşinin Vezir Kaysla evlenme fikrine şaşıran Arash"Vezir Kays &ouml;len eşinden sonra hayatına hi&ccedil;bir kadın sokmamışken sen nasıl başaracaksın onunla evlenmeyi?"diye sorduğunda Şehrazat sesine de yansıyan o deli cesaretiyle"Hen&uuml;z bilmiyorum ama plan yapmak i&ccedil;in 3 ayımız var"</a></strong></em></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>GÜL VE ATEŞ(GERÇEKLER)</title>
<link>https://edebiyatblog.com/http%3Adomain.comcroncheck-scheduled-posts</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/http%3Adomain.comcroncheck-scheduled-posts</guid>
<description><![CDATA[ GÜL VE ATEŞİN DEVAMI ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62b619188c099.jpg" length="73490" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 25 Jun 2022 17:28:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>zeynep_edaq2</dc:creator>
<media:keywords>hikaye, romantizm, kurgu, tarihikurgu, genelkurgu, entrika, savaş, evlilik, aşk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>GER&Ccedil;EKLER</strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&nbsp;</strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Ağır ağır giden at arabasında gergin bir sessizlik vardı.Şehrazat,ilk defa şehrin &ouml;teki y&uuml;z&uuml;yle karşılaşmanın verdiği heyecanla at arabasının k&uuml;&ccedil;&uuml;k penceresinden şehri izlemekten kendini alamıyordu. Annesinin g&ouml;ğs&uuml;nde a&ccedil;lıktan ağlayan bebeklerini sakinleştirmeye &ccedil;alışan annelerin &ccedil;aresizliği Şehrazat'ı tozpembe yaşadığı d&uuml;nyadan uzaklaştırmıştı</strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>.Hemen ne olur ne olmaz diye yanına aldığı altın keselerini onlarla paylaşmak i&ccedil;in hamle yaptığında abisi uyaran bir sesle"Yapma"dediğinde Şehrazat"Neden?"diye sordu"Neden paramızı onlarla paylaşamıyorum?" "&Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu altın kesesini onlara attığın an halkı kendi tarafına &ccedil;ekiyormuş gibi bir hamle olarak algılanacak ve şimdiye kadar sana bir kere bile sesini y&uuml;kseltmemiş olan sevgili babamız seni bir anda tahtına g&ouml;z dikmiş bir d&uuml;şman olarak algılayabilir" Babasının halkının fakirlik i&ccedil;inde yaşamasına rağmen hi&ccedil;bir şey yapmaması ger&ccedil;eği Şehrazat'ın şimdiye kadar hi&ccedil; bilmediği bir duyguyu harekete ge&ccedil;irdi.Bu duygu &ouml;yle bir şeydi ki bu d&uuml;nyada en sevdiği insana hesap soran bir sesle"Neden?Neden bu insanların fakirlik &ccedil;ekmesine izin veriyorsun?"diye sormak istiyordu. Şehrazat'ın kalbi belki de babasının ger&ccedil;ekleri bilmediğini yanındaki vezirlerinin onu kandırdığını s&ouml;yleyerek ona k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir umut vermek istiyordu ve Şehrazat bu umuda sıkıca sarılarak"Belki de babamızın,halkının bu durumundan haberi yok ne de olsa bu b&ouml;lgeleri y&ouml;neten Amirler var"dedi ama abisi konuşmasa da bakışlarıyla da Şehrazat'ın k&uuml;&ccedil;&uuml;kte olsa sığındığı umut balonunu patlatıp ger&ccedil;ekleri g&ouml;z &ouml;n&uuml;ne sermişti.</strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Kızkardeşinin y&uuml;z&uuml;nde ,babalarının ger&ccedil;ek y&uuml;z&uuml;yle y&uuml;zleşmenin verdiği hayalkırıklığının h&uuml;z&uuml;nle birleşmiş g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml;n&uuml; izlemeye daha fazla katlanmadığından anlayışlı bir sesle"İstersen geri d&ouml;nelim bu kadar gezdiğimiz yeter"dediğinde Şehrazat itiraz eder bir sesle"Hayır"dedi pelerini sıkıca sıkarak"Devam etmek istiyorum" Şehrin her yeri fakir ve &ccedil;aresiz insanlarla doluydu.Bu fakir insanlar yardım isteyen g&ouml;zlerini Şehrazatların ge&ccedil;mekte olan arabasına dikip"Ne olur diyorlardı 1 haftadan beri ağzımıza bir lokma ekmek girmedi" Kızkardeşinin pelerini sıkıca sıkıp sessizce akan g&ouml;zyaşlarını saklamaya &ccedil;alıştığını g&ouml;r&uuml;nce arabacıya emir veren bir sesle"Arabayı Dara'ya s&uuml;r"dedi. Dara'ya geldikleri zaman diğer şehir b&ouml;lgelerinden farklıydı.Burada bir tane bile fakir bulamazdınız.</strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&nbsp;</strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Bunun sebebi ise şehirin etrafındaki muhafızların denetimi &ccedil;ok sıkı tuttumasından kaynaklanıyordu. Eğer fakir bir erkek bu g&ouml;sterişli ve israfın olduk&ccedil;a yaygın olduğu bu şehre girerse 80 sopa fakir bir kadın girerse 40 fakir bir&ccedil;ocuk yanlışlıkla bile şehre girse 10 sopa ceza alıyordu.</strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&nbsp;</strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Birg&uuml;n Şehrazat fakir bir kadının 40 sopa yediğini g&ouml;r&uuml;nce dayanamayıp m&uuml;dahale etmek istemişti ama dadısından daha &ouml;nce duymadığı sert bir sesle"Bu &uuml;lkenin kurallarına uymazsan Prenses bile olsan cezalandırılsın o y&uuml;zden bu g&ouml;r&uuml;nt&uuml;y&uuml; aklına kaydet"demişti. Şehrazat kadına inen her sopa darbesinde ağlamış ve 10.sopadan sonra ağlayarak"Dadı"demişti"Ne olur artık gidelim" Dadısı,Şehrazat'ın bu g&ouml;r&uuml;nt&uuml;den yeterince ders aldığını d&uuml;ş&uuml;nerek"Tamam"demişti eski şefkatli haline b&uuml;r&uuml;nerek"Sana birbirinden g&uuml;zel kumaşlar alalım" Bu olay yaşandığında Şehrazat 10 yaşındaydı ama ge&ccedil;en 8 senede aklından o olayla ilgili tek bir anı bile silinmemişti.</strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&nbsp;</strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>"Ben"dedi Şehrazat,abisinin s&ouml;ylediklerine inanmamanın verdiği utan&ccedil;la bakışlarını yere dikerek"Sana inanmadığım i&ccedil;in &ccedil;ok &uuml;zg&uuml;n&uuml;m kimbilir benim babama olan mutlak inancım sana ne kadar komik gelmiştir" "Hayır"dedi abisi,kardeşini anlamanın verdiği anlayış dolu bir sesle"Ben de ilk bu manzarayla &ccedil;ok şaşırdım bizi sevgi ve şefkatla b&uuml;y&uuml;ten adamın halkına bunları yapacağına asla inanmak istemedim" "Ben halkım i&ccedil;in ne yapabilirim?"diye sordu Şehrazat ona &ouml;ğretilen ilk şey bir prensesin halkın ihtiya&ccedil;ları i&ccedil;in &ccedil;abalamak olduğuydu. "Tahta benim &ccedil;ıkmama yardım edebilirsin ama"Arash,kız kardeşinin kalbini kırmak i&ccedil;in c&uuml;mlenin devamını getiremedi. "Ama benim hi&ccedil;bir g&uuml;c&uuml;m yok değil mi ?"dedi Şehrazat ge&ccedil;ekler canını yaksa da ger&ccedil;ekleri konuşmaktan hi&ccedil;bir zaman korkmamıştı. "Ben bunu demek istemedim benim g&ouml;z&uuml;mde sen binlerce erkekten daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; ve akılsın ama benim i&ccedil;in &ouml;z abini karşını alabilir misin?"</strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&nbsp;</strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Şehrazat her ne kadar annesi tarafından tahta &ccedil;ıkması i&ccedil;in siyaseten g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir evlendirilmek istese de &Ouml;z abisinin babası gibi alemci olduğunu herkes biliyordu ve abisi başa ge&ccedil;tiği an halkın bu fakirliğe daha fazla katlanamayacağını da biliyordu. Şehrazat artık bir &ccedil;ocuğun bile babası y&uuml;z&uuml;nden acı &ccedil;ekmesine izin vermeyecek en &ouml;nemlisi de bu &uuml;lkenin prenseslerini g&uuml;&ccedil;s&uuml;z halde bırakan y&ouml;netimi değiştirecekti. "Alabilirim ama senden tek bir istediğim var" &Uuml;veykardeşinden b&ouml;yle bir cevap beklemeyen Arash şaşkınlık dolu bir sesle"Nedir istediğin?"diye sorduğuna &Uuml;vey kızkardeşinin daha &ouml;nce g&ouml;zlerinde g&ouml;rmediği bir parıltı g&ouml;rd&uuml;.</strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&nbsp;</strong></em></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>"Benden sonra artık bu &uuml;lkenin prensesleri de y&ouml;netimde s&ouml;z hakkı olacak ve en &ouml;nemlisi biz artık bu &uuml;lke i&ccedil;in sadece s&uuml;s bebeği olmayacağız" Arash yemin eder bir sesle"Sana s&ouml;z veriyorum kardeşim tahta ge&ccedil;tiğim an seni başdanışmanım yapacağım" Şehrazat ,abisinin yemini i&ccedil;in bir teminat istediğinden kuşkulu bir sesle"Eğer yeminini tutmazsan karşılığında benim ellerimde can vermeyi kabul ediyor musun?" "Sana s&ouml;z veriyorum"dedi abisi ve kuşağından &ccedil;ıkardığı han&ccedil;erle elini kesti ve kanlı han&ccedil;eri tekrar kabzasına s&ouml;k&uuml;p kardeşine verdi"Eğer s&ouml;z&uuml;m&uuml; tutmazsam bu kanlı han&ccedil;erle canımı al."</strong></em></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>GÜL VE ATEŞ(Prenses)</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gul-ve-atesprenses</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gul-ve-atesprenses</guid>
<description><![CDATA[ Gül ve Ateşin 3.bölümü ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_6285f77bebba0.jpg" length="73962" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 16 Jun 2022 18:30:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>zeynep_edaq2</dc:creator>
<media:keywords>tarihikurgu, saray, entrika, halk, adalet, prens, prenses</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir prensesin sabah rutini her zaman aynıdır.Sabah g&uuml;neş doğduktan sonra nedimeler tarafından uyandırılıp g&uuml;l sularıyla y&uuml;z&uuml;n&uuml;n yıkanmasını beklemek nedimelerin sana g&uuml;zel g&ouml;r&uuml;lmen i&ccedil;in uyguladığı bakımlara katlanmak a&ccedil; bir karınla seni bir oyuncak bebek gibi s&uuml;slenmelerini bitirdikten sonra kilonu korumak i&ccedil;in &ouml;n&uuml;ne konulan iki par&ccedil;ayla karnını doyurmaya &ccedil;alışıp akşamleyin ise ailedeki b&uuml;t&uuml;n erkeklerin &ouml;n&uuml;ne et koyulurken &ouml;n&uuml;ne koyulan bir kase &ccedil;orbayla b&uuml;t&uuml;n geceyi ge&ccedil;irmekti.</p>
<p>Şehrazat b&uuml;t&uuml;n bunlardan daha fazlası olmak istiyordu.Ailesi ve halkı tarafından bir s&uuml;s bebeği gibi g&ouml;r&uuml;nmektense halkı i&ccedil;in &ccedil;abalayan bir prenses olmak istiyordu.Bu fikri annesine ilk a&ccedil;tığında annesinden ilk tokatını yemişti. Annesi &ouml;fkeden b&uuml;y&uuml;m&uuml;ş g&ouml;zleriyle"Sakın"demişti"Bir daha ağzından b&ouml;yle bir şey duymayacağım" Şehrazat yediği tokatın etkisiyle korku dolu bir sesle"Tamam annecim"demesine rağmen annesi b&uuml;t&uuml;n hocalarını değiştirmiş okuduğu t&uuml;m kitapların moda ve prenseslerin g&ouml;revleri hakkında olduğundan emin oluncaya kadar kızını rahat bırakamamıştı.,</p>
<p>Şehrazat o g&uuml;n hayallerini kimseye s&ouml;ylememesi gerektiğini &ouml;ğrenmişti ve bu y&uuml;zden &ccedil;ok g&uuml;vendiği yardımcıları hari&ccedil; gizli yerini kimse bilmiyordu.Bu gizli yerde devletin yasakladığı kitapları okuyordu.Bu kitaplar daha &ccedil;ok adalet,halkın isyan ederek hak ettiği zenginliğe kavuşacağını konu edenen kitapları okuyordu. Bu kitapları ilk kez &uuml;vey abisi Arash'ın odasında g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;.Kitabı ilk okumaya başladığında babası hakkında yazılan d&uuml;ş&uuml;nceleri okuyup &ouml;fkelenmişti.O zamanlar babası Şehrazat'ın g&ouml;z&uuml;nde yenilmez bir kahramandı. Arash,Şehrazat'ın gizlediği kitapları bulmuş olmasının verdiği endişeli bir sesle"Şehrazat"diye konuşmaya &ccedil;alıştığında Şehrazat &ouml;fke dolu g&ouml;zleriyle hi&ccedil;bir kelime etmeden elindeki kitabı yere atıp elbisenin eteklerinden tutarak uzaklaşmıştı. Şehrazat o g&uuml;nden itibaren 3 g&uuml;n boyunca odasından &ccedil;ıkmamış &Uuml;vey Abisi Arash ise 3 g&uuml;n boyunca s&uuml;rekli kızkardeşinin odasında dolaşmış &uuml;vey kız kardeşinin odasına girecek cesareti kendinde bulamamıştı. Arash'ın bu hareketleri sarayda abi ve kız kardeşinin arası a&ccedil;ıldı şeklinde yorumlanmış ve gerek Arash'ın taraftarları gerek de Sultan'ı ve Prens Mohsen'in taraftarları arasında olası bir taht kavgası i&ccedil;in &ouml;nlem almaya başlamışlardı.</p>
<p>Her ne kadar iki oğlunun da canını almamaya yemin eden Prens Alaeddin can ve tahtını kaybetmenin korkusundan 3.g&uuml;n&uuml;n akşamında oğlu Prens Arash ve kızı Prenses Şehrazat'ı huzuruna &ccedil;ağırmıştı. Prens Arash silah taşıma izni olduğundan babasının huzuruna &uuml;st&uuml; aranmadan &ccedil;ıkamazdı. Prens Arash &uuml;st&uuml;n&uuml;n atanmasının bitmesini beklerken kızkardeşi yanından ge&ccedil;erek babasının huzuruna girdi. Akbaroğullarında kadınların silah taşıması yasaktı ve eğer Prensesin ailesinden değilseniz yanlışlıkla bile olsa Prensese dokunacak olursanız dokunan parmaklarınız kesilir ve hayvanların yemisi i&ccedil;in onların &ouml;n&uuml;ne atılırdı.</p>
<p>Bu y&uuml;zden Prensesin hizmetinde yalnızca kadınlar olur ve Prensesi korumak i&ccedil;in kadınların komutanı olan Homa g&ouml;revlendirilirdi. Homa sadece Sultan'ın komutanı Ak&ccedil;an'a hesap verir,Prensesi i&ccedil;in bir tehlike sezdiğinde Sultan hari&ccedil; herkesin canını alabilirdi. Eğer Prenses,Homadan her ne sebepten olursa olsun &ouml;nce &ouml;l&uuml;rse Homa kendini g&ouml;revinde başarısız sayar ve kendi canına kendi kıyar ve &ouml;b&uuml;r d&uuml;nyada Prensesine kavuşacağını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rd&uuml;.</p>
<p>Arash &uuml;st&uuml;n&uuml;n aranması bitince muhafizlar eşliğinde babasının huzuruna girdi. İ&ccedil;eri girdiğinde kızkardeşinin elmas işlemeli elbisesiyle babasının yanındaki tahta yerini aldığında g&ouml;rd&uuml;.Bu elbiseyi kardeşi babası ve devlet adamlarının huzuruna &ccedil;ıkarken giyerdi.Prensesin &uuml;zerindeki elbise de ne kadar elmas par&ccedil;ası varsa imparatorluğun g&uuml;c&uuml; ve azameti o kadar fazla olduğuna yorulurdu.</p>
<p>Babasının,kardeşine olan bakışlarını g&ouml;r&uuml;nce aklından ge&ccedil;en ilk d&uuml;ş&uuml;nce kızkardeşinin babasına g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; kitapları anlattığıydı. İki kardeşin birbirine olan sert bakışlarından rahatsız olan Alaeddin sert bir sesle konuşmaya başlayarak b&uuml;t&uuml;n dikkatleri &uuml;zerine &ccedil;ekti. "Arash nasıl b&ouml;yle davranırsın?"diye hesap sorucu bir sesle sorduğunda Arash,kızkardeşinin babasına her şeyi anlattığından emindi ama bir anlık kızkardeşine g&uuml;venen tarafına kızmadan edemedi ve i&ccedil;inden"Aptal kendi &ouml;z abisi varken seni mi destekleyeceğini zannettin"diye ge&ccedil;irmeden edemedi.</p>
<p>Yasaklı kitapları okunmasından tek rahatsız olan babası da değildi kendi taraftarlarından bazıları da bu kitaplardan uzak durmasını s&ouml;yl&uuml;yor eğer uzak durmassa kendi desteklerini de &ccedil;ekeceklerini s&ouml;yl&uuml;yorlardı ve şuan da zar zor bulduğu desteği de kaybetmek &uuml;zereydi.</p>
<p>"Baba"dedi gerekirse kendisini affetmesi i&ccedil;in yalvarmaya hazır bir ses tonuyla"A&ccedil;ıklayabilirim" Babası sus anlamında elini havaya kaldırdığından Arash istemeye istemeye sustu. Oğlunun susmasından sonra kızına d&ouml;nen babası kızına d&ouml;n&uuml;p alaycı bir sesle"Ne dersin kızım kendisini a&ccedil;ıklamasına izin verelim mi?"dediğinde Şehrazat acımasız bir sesle"Evet,izin verelim babacığım ben de &ccedil;ok merak ediyorum neler s&ouml;ylecek?"</p>
<p>Arash'ın emri altında &ccedil;alışan adamları,bir insana adanmışlığın verdiği korkusuzlukla"Bizi s&ouml;yleyin efendim hdeflerimize ulaşabilmek i&ccedil;in size ihtiyacımız var"dedikleri halde Arash b&uuml;t&uuml;n su&ccedil;u kendi &uuml;st&uuml;ne almakta kararlıydı. "Hepsi benim su&ccedil;um efendim l&uuml;tfen beni affedin"dediği anda babası i&ccedil; salonu dolduran bir kahkaha atıverdi ve Arash kafası karışık bir halde babasına ve kızkardeşine baktı. "Arash her zaman her şeyi ciddiye alan bir &ccedil;ocuk oluşmuştur.Baksana sırf kızkardeşini bir &ccedil;arşıya g&ouml;t&uuml;rmedi diye ne kadar &uuml;z&uuml;lm&uuml;ş"dediğinde Arash şaşkınlık dolu bir sesle"&Ccedil;arşı mı?"diye tekrar ettiğinde Şehrazat,abisinin ağzından bir şey ka&ccedil;ırmasını engellemek i&ccedil;in konuya dalıp k&uuml;sk&uuml;n bir sesle"Yine unuttun değil mi ağabeycim?En iyisi Homa'ya s&ouml;yleyeyim de benimle beraber &ccedil;arşıya gelsin"dediğinde Arash itiraz eder bir sesle"Gerek yok yarın seni Amol'a g&ouml;t&uuml;receğim"dedi.</p>
<p>İki kardeşin arasının Prensesin k&uuml;stah ve şımarık tavırlarından dolayı bu kavgayı &ccedil;ıkarttığını &ouml;ğrenen devlet adamları derin bir nefes almıştı.Sultan Alaeddin ise saraydaki endişe dolu ortamın sakinleşmesiyle bu gece Harem de eğlence yapılmasını emredip kalabalığı dağıttı. Prens Arash,kızkardeşinin onu satmamasının verdiği rahatlıkla en azından bu gece huzur dolu bir uyku &ccedil;ekecekti.</p>
<p>Prens Arash odasına girdiği an adamları etrafından toplanıp hep bir ağızdan endişe dolu bir sesle"Efendim ne oldu?Babanız niye &ccedil;ağırmış Prenses Şehrazat g&ouml;rd&uuml;klerini anlatmış mı?diye etrafını sardığında kafası hala da karışık olan Arash"Yarın Şehrazatla &ccedil;arşıya gidiyorum"dediğinde etrafında ki adamları anlamamış g&ouml;zlerini Prens Arash'a dikmiş a&ccedil;ıklamanın devamını bekliyordu ama Prens Arash da hi&ccedil;bir şey anlamadığından adamlarının sorularını yarına erteleyip endişenin ve stresin verdiği yorgunlukla yatağına uzandı.</p>
<p>Yarın sabah tebdil-i kıyafet dışarı &ccedil;ıkacak olan Arash gen&ccedil; bir asilzade halinde giyinmişti normalde halkın arasında dolaşmak i&ccedil;in onlar gibi giyinirdi ama bu ziyaretten babası haberdar olduğundan kurallara g&ouml;re giyinmek zorundaydı. Biraz sonra kızkardeşi Şehrazat her ne kadar tebdil-i kıyafette olsa bir Prensesin uymak zorunda olduğu kurallara uyarak mavi ipek bir elbise giymiş sa&ccedil;larını ise &ouml;rd&uuml;rm&uuml;şt&uuml; ve Arash'a g&uuml;venmediğini belli edercesine yanına Homasını almıştı. Abisini g&ouml;ren Homa yarım yaptığı bir reveransla elini uzatıp"Ağabeyciğim"dediğinde Arash kızkardeşinin elini &ouml;p&uuml;p"Kızkardeşimm"deyip g&ouml;rg&uuml; kurallarını yerine getirdikten sonra Şehrazat abisi Arash'ın koluna girip kendilerini bekleyen at arabasına doğru y&uuml;r&uuml;meye başladılar ve Homa da sanki emir almış gibi 5 adım arkadan onları takip ediyordu.</p>
<p>"D&uuml;n beni babama ispiyonlamadığın i&ccedil;in teşekk&uuml;r ederim"dedi Arash,Homa'nın duymaması i&ccedil;in kısık bir sesle. " Teşekk&uuml;r etmek i&ccedil;in hen&uuml;z erken daha hi&ccedil;bir şeye karar vermedim"dedi d&uuml;nk&uuml; şımarıklığının aksine acımasız ve soğuk bir sesle konuşuyordu.</p>
<p>"Peki tam kararını ne zaman vermiş olacaksın?"diye sorduğunda Şehrazat saraydaki g&ouml;zlerden de uzaklaşmanın etkisiyle abisinin kolundan &ccedil;ıkıp Homa'ya y&ouml;neldi ve Arash'ın anlamayacağı bir &ccedil;abukla &ccedil;ekip kılıcı abisinin boynuna dayadı ve soğuk ve acımasızlık dolu bir sesle"Beni o kitaplarda anlatılan yere g&ouml;t&uuml;r eğer s&ouml;ylediklerin doğruysa yemin ederimm sırrını bir &ouml;m&uuml;r saklayacağım yalansa yine sana yemin ederim ki senin canını vatana ihanetten bir kılı&ccedil; darbesiyle alırım"dedi.</p>
<p>Kılı&ccedil;'ın o soğukluğunu hisseden Arash g&ouml;zlerini bir dakika bile olsun kızkardeşinden &ccedil;ekmeyip"Tamam seni oralara g&ouml;t&uuml;receği ama "dedi ve ona karşılacağı manzaralara dayanamayacağını belli eden bir sesle son kez uyaran bir sesle"Emin misin?diye sorduğunda bu koskoca imparotorlukta g&ouml;steriş yapmak dışında hi&ccedil;bir işe yaramadığını d&uuml;ş&uuml;nen Şehrazat bir kez olsun işe yarama &uuml;midiyle"Eminim"dedi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>GÜL VE ATEŞ(Halk)</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gul-ve-ateshalk</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gul-ve-ateshalk</guid>
<description><![CDATA[ İmparotorluk savaşları ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_6285f77bebba0.jpg" length="73962" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 29 May 2022 11:42:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>zeynep_edaq2</dc:creator>
<media:keywords>hikaye, romantizm, kurgu, tarihikurgu, genelkurgu, entrika, savaş, evlilik, aşk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.wattpad.com/myworks/311068087/write/1230253387" title="HALK"><span style="color: #000000;">Uzak imparatorluğun birinde halk Akbaroğulları y&ouml;netimde 50.yıllarını ge&ccedil;iriyordu.Akbaroğulları g&uuml;&ccedil;leri ve kahramanlıklarıyla tanınıyordu.Halk arasında dolaşan s&ouml;ylentilere g&ouml;re II.Akbar sırf g&uuml;c&uuml;n&uuml; koruyabilmek i&ccedil;in arslanlarla talim yaptığı bundan dolayı v&uuml;cudunun arslanın sebep olduğu yararlarla dolu olduğundan bahsediyorlardı.</span></a></p>
<p><a href="https://www.wattpad.com/myworks/311068087/write/1230253387" title="HALK"><span style="color: #000000;"> Akbaroğulları yiğit ve kahraman olmalarına rağmen halkın menfaatlerini her zaman &ouml;n sıraya koymuş halka zarar veren kişi kendi soylarından bir kişi bile olsa acınmamış elleri ve ayakları kesilerek sokak meydanlarında gezdirilmişti. Akbaroğulları y&ouml;netiminde ki adalet ve zenginlik ortamı Sultan Ahmad &ouml;l&uuml;p yerine oğlu Sultan Alaeddin ge&ccedil;tiği andan itibaren değişmeye başlamıştı.Sultan Alaeddin eğlenceye d&uuml;şk&uuml;nl&uuml;ğ&uuml; sebebiyle hareminden &ccedil;ıkmazdı. Babasından emanet kalan Vezir Kaysın uyarmalarına rağmen &uuml;lkeyi kendisine yapılan yağcılık ve hediye edilen cariyelerin g&uuml;zelliklerine g&ouml;re atadığı paşaların ağır vergileri sebebiyle halk g&uuml;nden g&uuml;ne fakirleşiyor buna sebep &uuml;lkede hırsızlık ve r&uuml;şvet&ccedil;ilik olayları artıyordu.</span></a></p>
<p><a href="https://www.wattpad.com/myworks/311068087/write/1230253387" title="HALK"><span style="color: #000000;"> Sultan ve Haremi halkın durumundan habersiz zevk ve sefa i&ccedil;inde yaşamaya devam ediyorlardı.Halkın arasında dolaşılan s&ouml;ylentilere Prenses Şehrazat bir girdiği elbiseyi bir daha giymiyor bir taktığı takıyı tekrar takmıyordu. Halk,Sultanlarının kendilerini d&uuml;ş&uuml;nmeyip kendini haremine kapatmasına katlanamamalarına rağmen Vezir Kays'dan &ccedil;ekindikleri i&ccedil;in isyan edemiyorlardı.Vezir Kays'ın acımasızlığını bileyen yoktu.&Ccedil;ocuğu yaramazlık yapan aileler &ccedil;ocuklarını korkutup uslandırmak amacıyla eğer uslu durmazsan seni Vezir Kays'a vereceğim diye tehdit ederlerdi. Vezir Kays anlatılanlara g&ouml;re 15 yaşında &uuml;st&uuml;n zekası ve kılı&ccedil; kullanma alanındaki yeteneğiyle o zamanlar bir şehzade olan Prens Ahmad'in dikkatini &ccedil;ekmiş veliaht şehzade olmasına rağmen Prens Ahmadden korkmayıp hatalarını s&ouml;ylemesi sebebiyle Prens Ahmad'in yanındaki yerini almıştı. Prens Ahmad sultan olduğunda Vezir Kays devlet kademelerinden hızlı bir şekilde y&uuml;kselerek Vezir olarak imparotorluktaki yerini almış adaletli olması ve kafire olan acımasız tavrı sebebiyle vezirliğini sağlamlaştırmıştı. </span></a></p>
<p><a href="https://www.wattpad.com/myworks/311068087/write/1230253387" title="HALK"><span style="color: #000000;">Sultan Alaeddinin başarısız y&ouml;netimden dolayı halk ve kendileri i&ccedil;in endişelenen bazı devlet adamları Vezir Kays'a Sultan Alaeddin'i devirip yerine ge&ccedil;mesi gerektiğini s&ouml;ylemiş ve her t&uuml;rl&uuml; isyanda onun yanında olacaklarına dair yemin etmelerine rağmen kendisinin bug&uuml;nlere gelmesinde &ouml;nemli yer oynayan Sultan Ahmad'e &ouml;l&uuml;m d&ouml;şeğindeyken verdiği s&ouml;zden dolayı Sultan Alaeddin'i korumaya devam ediyordu. </span></a></p>
<p><a href="https://www.wattpad.com/myworks/311068087/write/1230253387" title="HALK"><span style="color: #000000;">Sultan Alaeddin her ne kadar hareminden &ccedil;ıkmasa da &uuml;lkedeki g&uuml;c&uuml;n&uuml; kaybedeceğini d&uuml;ş&uuml;nen y&ouml;neticilerden biri her g&uuml;n kapısını &ccedil;alıp Vezir Kays'ın her an bir isyan başlatabileceğini s&ouml;ylerek Sultan Alaeddinden biran &ouml;nce &ouml;nlem almasını s&ouml;yl&uuml;yorlardı ama Vezir Kays'ın,&ouml;lmek &uuml;zere olan babasına verdiği yemini bildiğinden y&ouml;neticilerine sakin olmasını s&ouml;yleyip geri yolluyordu. .Sultanın bu rahat tavrına daha fazla katlanamayan r&uuml;şvet&ccedil;i y&ouml;neticiler padişahın g&ouml;zdesi Malika Sultan'ı eğer Vezir Kays bir isyan &ccedil;ıkarıp &uuml;lkenin başına ge&ccedil;erse oğlu Prens Mohsen'in başa ge&ccedil;mek yerine sarayın zindanlarında &ccedil;&uuml;r&uuml;teceği yalanlarıyla doldurup Sultan Alaeddin'in yanına g&ouml;ndermişti. Melika Sultan cilveli halleriyle Sultan Alaeddin'in ağzından girip burnundan &ccedil;ıkıp Sultan'ı y&ouml;neticilerin istediği kıvama getirmişti. Sultan Aleaddin artık o ipek yatak &ouml;rt&uuml;lerinde rahat rahat uyuyamıyor muhafızlarının ona ihanet edip &ouml;ld&uuml;receği endişesiyle onlarla yalnız kalamıyor yemeklerini bile &ccedil;eşnicibaşlarına en az 2-3 kez tattırıyordu hatta bir keresinde cariyelerinden biri ona meyve soğmak i&ccedil;in eline bı&ccedil;ağı aldığında Sultan Alaeddin can korkusuyla cariyesinin boğazına yapışmıştı. Cariye boğazına yapışan Sultandan &ccedil;ığlıkları sayesinde kurtulmuştu.</span></a></p>
<p><a href="https://www.wattpad.com/myworks/311068087/write/1230253387" title="HALK"><span style="color: #000000;">O g&uuml;nden sonra halk ve saray y&ouml;netimi arasında Sultan'ın delirdiğine y&ouml;nelik s&ouml;ylentiler alıp y&uuml;r&uuml;m&uuml;ş Sultan'ın koynuna giren cariyeler can korkusuyla b&uuml;t&uuml;n gece uyuyamıyorlardı. İşlerin daha da k&ouml;t&uuml;ye gittiğini fark eden r&uuml;şvet&ccedil;i y&ouml;neticiler bir kez daha Melika Sultan'ın aklına girip Sultan Alaeddin'in yanına g&ouml;ndermişlerdi.G&uuml;nlerdir uykusuz kalan ve aklını ka&ccedil;ırma noktasına gelen Sultan Alaeddin g&ouml;zdesinin s&ouml;ylediklerini hemen kabul edip sabah olmasını bile beklemeden ikinci en &ouml;nemli vezir'i olan Reza'ya haberi ulaştırmak amacıyla bir ulak g&ouml;nderdi. Aylardır bu haberin &ouml;zlemiyle yanan Reza sonunda beklediği haberi almıştı.O gece evdeki herkesi uyandırıp Sultan'ın o mutlu haberini konak halkına vermişti. </span></a></p>
<p><a href="https://www.wattpad.com/myworks/311068087/write/1230253387" title="HALK"><span style="color: #000000;">Oğlu Shayan mutlu haber karşısında yakında karısı olacak Prenses Şehrazat'ın yanına koşmak isterken kızkardeşi Anahita aldığı haberin karşısında g&ouml;zyaşlarını tutamıyordu.Hakkında karısını &ouml;ld&uuml;rmekte dahil bir&ccedil;ok katliamda karıştığına dair s&ouml;ylentiler yayılan Prens Arash'a eş olmak gen&ccedil; bir kadın i&ccedil;in cehennemde yanmakla aynı anlama geliyordu. Bu işten en karlı &ccedil;ıkan Vezir Reza &ccedil;ok yakında g&ouml;z diktiği makama erişmenin hayaliyle &ccedil;evresindeki duyguselinden bir habersiz ulağa cevabıyla beraber saraya geri g&ouml;nderdi.</span></a></p>
<p><a href="https://www.wattpad.com/myworks/311068087/write/1230253387" title="HALK"><span style="color: #000000;"> "Sultanımız,efendimiz ;</span></a></p>
<p><a href="https://www.wattpad.com/myworks/311068087/write/1230253387" title="HALK"><span style="color: #000000;"> &Ouml;ncelikle beni ve ailemi kendi ailenizle akraba yapmaya layık g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z i&ccedil;in en derin ş&uuml;kranlarımızı sunar sizin tahtınıza g&ouml;z diken başta Vezir Kays olmak &uuml;zere diğer vatan hainlerinin kellelerini m&uuml;stakbel damadınız Shayanla beraber &ouml;n&uuml;n&uuml;ze sereceğiz.</span></a></p>
<p><a href="https://www.wattpad.com/myworks/311068087/write/1230253387" title="HALK"><span style="color: #000000;"> Sevgi ve saygılı her daim size duacı olan aciz kulunuz Reza Paşa</span></a></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>GÜL VE ATEŞ</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gul-ve-ates</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gul-ve-ates</guid>
<description><![CDATA[ Uzak imparotorluğun birinde Sultan&#039;ın güzeller güzeli kızı Prenses  Şehrazat daha 18 yaşındaki imparotorluğun kanlı savaşında tarafını  seçmişti bu savaşta imparotorluğunu zirveye taşıyacaktı ya da imparotorluğu bir daha kurulamamak üzere yıkılacaktı. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_6285f77bebba0.jpg" length="73962" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 19 May 2022 20:12:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>zeynep_edaq2</dc:creator>
<media:keywords>hikaye, romantizm, kurgu, kadın, erkek, evlilik, aşk, genel kurgu, ferhat ile şirin</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&Ouml;NS&Ouml;Z</strong></em></span></p>
<p>Bug&uuml;n Sarayda bir panik havası esiyordu.Sultan'ın kızı Prenses Şehrazat babasının en &ouml;nemli adamlarından biri olan 55 yaşındaki Vezir Kays ile evlenecekti.Halk ve saray eşrafı tahtı sağlamlaştırmak i&ccedil;in yapılan bu t&uuml;r evliliklere alışkındı ama bu evliliğin herkesi şaşırtan noktası g&uuml;zelliğiyle nam salmış olan Prenses Şehrazat'ın bu evliliği istemesiydi.</p>
<p>Babası Sultan Alaeddin ilk &ouml;nce karşı &ccedil;ıktığı bu evliliğe Vezirinin isyan etmesinden korktuğu i&ccedil;in onay vermişti.Vezir Kays saray ve &ccedil;evresinde Sultandan daha g&uuml;&ccedil;l&uuml;yd&uuml;.&Uuml;lke sefillik i&ccedil;inde y&uuml;z&uuml;rken her gece alem yapan Sultana insanların isyan etmemesinin sebebi de Vezir kaysdi.</p>
<p>Vezir Kays,Prenses Şehrazatın dedesine &ouml;l&uuml;m d&ouml;şeğindeyken bir s&ouml;z vermişti.Her ne olursa olsun Sultan'ı ve Sultan'ın ailesini koruyacaktı.</p>
<p>Prenses Şehrazat bindiği tahtıravanla&nbsp; halkın i&ccedil;inden ge&ccedil;erken halkın&nbsp; saray eşrafına ak&ccedil;eler i&ccedil;in dilendiğini yalvardığını dinliyordu.Tahtıravanın kapısını a&ccedil;ıp &uuml;zerinde ve halkın parasını yiyip hi&ccedil;bir şey yapmayan saray eşrafının keseler dolusu ak&ccedil;esini alıp halka sa&ccedil;mak istiyordu ama aklından ge&ccedil;eni yaptığı an babası,kızını kendine tehdit olarak algılayıp oynunu başlamadan biterebilirdi.</p>
<p>Prenses Şehrazat s&ouml;z veren bir sesle"Birazcık daha sabredin babamın oturduğu tahtı alıp sizi kim en iyi y&ouml;netecekse ona altına sermeme az kaldı"dedi.</p>
<p></p>
<p><em>Prens Arash elinde ulağın az &ouml;nce ulaştırdığı haberle y&uuml;z&uuml;nde uzun zamandır belirlemeyenA bir g&uuml;l&uuml;mseme belirmşti. &Uuml;vey kız&nbsp; kardeşi Şehrazat ona verdiği ilk s&ouml;z&uuml; yerine getirip Vezir'i evlenmeye ikna etmiş ve ilk hamlesini&nbsp; yapmış ve sırasını Prens Arash'a devretişmişti.</em></p>
<p><em>Prens Arash yanında bulunan adamlarına tehlikeli bir g&uuml;l&uuml;msemenin hakim olduğu y&uuml;z&uuml;yle"Sevgili Nişanlım Anahitaya ve ailesine hediyeleri teslim edip nikah hazırlıklarına başlamasını s&ouml;yleyin"dediğinde adamlarından daha gen&ccedil; olanı kuşku dolu bir sesle"Ama Efendim,Anahita ve ailesi sizin yerinize Prens Mohsen'i destekliyor ve bu evlilik sizi resmen tuzağa &ccedil;ektiklerinin habercisi olacak"</em></p>
<p><em>"Korkma"dedi Prens Arash bir şeyleri bilmenin rahatlığıyla"Kızkardeşim Şehrazat bana verdiği s&ouml;z&uuml; tuttu sıra bende"</em></p>
<p><em>Prens Arash'ın etrafındaki adamlar, Prenses Şehrazat'a bu kadar g&uuml;venen efendilerini anlamasalarda teslimiyet dolu bir sesle hep bir ağızdan"Tamam Efendim"dediler ve g&ouml;revlerini yapmak &uuml;zere efendilerinin yanından ayrıldılar.</em></p>
<p><em>Prens Arash bah&ccedil;esinde gen&ccedil; korumasıyla yalnız kalınca demin ona soru soran gence d&ouml;n&uuml;p onun g&uuml;&ccedil;l&uuml; olduğu kadar zeki olup olmmadığını &ouml;l&ccedil;mek i&ccedil;in bir soru sormaya&nbsp; karar verdi.</em></p>
<p><em>"S&ouml;yle bana gen&ccedil; g&uuml;l m&uuml; daha tehlikelidir?Yoksa Ateş mi?"diye sorunca gen&ccedil; koruma d&uuml;ş&uuml;nmeden kendinden emin bir halde "Tabii ki de ateş efendim"diye cevap verince Prens Arash "Yanlış tabii ki de g&uuml;l"</em></p>
<p><em>Aklı karışan gen&ccedil; tam neden diye soracakken Prens Arash gen&ccedil;ten &ouml;nce davranıp gencin sorusuna bah&ccedil;esinden kopardığı kırmızı bir g&uuml;lle cevap verdi.</em></p>
<p><em>"Ateş&nbsp; b&uuml;y&uuml;k ve tehlikeli olduğundan dolayı kimse onun yanına bile yaklaşamaz korkar.G&uuml;l ise g&uuml;zelliği ve k&uuml;&ccedil;&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;nden dolayı dikenleriyle"dediği an elinden akmakta olan kanı g&ouml;sterip" İnsanların ellerini kesse bile insanlar ondan uzaklaşmayı bile akıllarına getiremezler"</em></p>
<p><em></em></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hoşgeldin Yüreğime(Boş Sayfa)</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hosgeldin-yuregime-2438</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hosgeldin-yuregime-2438</guid>
<description><![CDATA[ Hoşgeldin Yüreğime serisinin devamı ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/img_6274d5e91b22a1-12494027-23813546.gif" length="1467686" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 14 May 2022 00:45:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>zeynep_edaq2</dc:creator>
<media:keywords>hoşgeldin, yüreğime, Ömür, hikaye</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&Ouml;m&uuml;r bir s&uuml;redir bilgisiyarın ekranına bakıyordu.Eli ne zaman bilgisayarın tuşlarında gezinse iki dakika ge&ccedil;meden o c&uuml;mleleri siliyordu.En son &ccedil;ıkan kitabı listeler de 1 numara olunca yayın evi tarafından yeni kitabı b&uuml;y&uuml;k bir heyecanla ve merakla bekleniyordu.Yayınevinden g&uuml;nde maksimum&nbsp; 2 veya 3 telefon alıyordu ve her seferinde aynı soru soruluyordu.<em>"Yeni kitabı ne zaman yayımlayacağız</em><em>?</em></p>
<p>&Ouml;m&uuml;r hep aynı cevabı veriyordu."Yakında &ccedil;oMk yakında".&Ouml;m&uuml;r de neden b&ouml;yle bir sorun yaşadığını bilmiyordu.Yazmaya ilk babasının ona aldığı kalemle başlamıştı o g&uuml;nden sanra yazmak &Ouml;m&uuml;r i&ccedil;in hava ve su kadar zorunluydu ve Leyla zorunlu olduğu bir şeyi yapmamanın verdiği gerginlikle ne nefes alabiliyor ne de yaşayabiliyordu.</p>
<p>Bilgisiyarın &ouml;n&uuml;nde biraz daha oturduktan sonra biraz rahatlayabilmek i&ccedil;in balkona &ccedil;ıkmaya karar verdi.Balkona giderken annesinin ve komşuları Nergis Teyze'nin sesini duydu.</p>
<p>Nergis Teyze mahallenin &ccedil;&ouml;p&ccedil;atanıydı.Mahalle de ne kadar bekar varsa hepsini evlendirmeye yemin etmişti ve &Ouml;m&uuml;r hari&ccedil; bu amacında başarılı olduğu bile s&ouml;ylenebilirdi.</p>
<p>Mahallede bekar kalan tek kız &Ouml;m&uuml;r olduğundan Nergis Teyze kafayı &Ouml;m&uuml;r'e takmıştı.Herg&uuml;n elinde &ouml;ve &ouml;ve bitiremediği bekar erkek fotoğraflarıyla geliyordu.&Ouml;m&uuml;r birka&ccedil; defa bu fotoğrafları yırtıp kadına ters s&ouml;ylediğinden annesiyle Nergis Teyze bunu &ouml;m&uuml;rden gizli bir şekilde y&uuml;r&uuml;tmeye &ccedil;alışıyorlardı ama &Ouml;m&uuml;r annesinin Nergis Teyzeden sonra koşa koşa yanına gelip tanımadığı erkeklerin&nbsp; fotoğrafını g&ouml;sterip onlar hakkında bilgi vermesinden her şeyi anlıyordu.</p>
<p>&Ouml;m&uuml;r balkona &ccedil;ıkabilmek i&ccedil;in annesi ve komşusunun olduğu odaya girince biran da ortalığı bir sessizlik kapladı.</p>
<p>&Ouml;m&uuml;r,annesinin y&uuml;zlerce tekrarından sonra hanımefendilere yakışan ses ve duruşla"Hoşgeldiniz Nergis Teyzeciğim"</p>
<p>&Ouml;m&uuml;rden b&ouml;yle bir duruş beklemeyen Nergis şaşkınlık dolu bir sesle"Hoşbulduk kızım nasılsın?Nasıl gidiyor senin şu yazarlık kariyerin?"&Ouml;m&uuml;r,Nergis Teyze'nin yazarlık kariyeni sorarken ki alay dolu sorusunu duyunca yine kendini tutamayıp"İyi gidiyor Nergis Teyze kendi paramı kazanıyorum.Kendi param demişken oğlun nasıl Nergis Teyze hala daha yattığı yerden baba parası mı yiyor?"diye sorduğunda Nergis Teyze'nin sinirden ve utan&ccedil;tan kızaran y&uuml;z&uuml;n&uuml; b&uuml;y&uuml;k bir keyifle izledi.</p>
<p>Annesi uyaran bir ses tonuyla"&Ouml;m&uuml;r"dedi"Senin yazı işlerin yok mu gitte onları hallet"</p>
<p>Yazı konusunun a&ccedil;ılmasıyla &Ouml;m&uuml;r'&uuml;n demin yerine gelen keyfi ka&ccedil;tı ve asık bir suratla "Dinleniyorum anneciğim"dediğinde annesi uyarı dolu bakışlarını kızına atarak"Yeter bu kadar dinlenme hadi artık odana"dedi.</p>
<p>"Tamam annecim"dedi &Ouml;m&uuml;r normalde Nergis Teyze'yi evden g&ouml;nderinceye kadar onların yanında otururdu ama annesinin kızdığı zaman i&ccedil;inden &ccedil;ıkan canavardan &ccedil;ekindiğinden itiraz etmeden odasına &ccedil;ekildi.</p>
<p>Odasına giderken annesinin Nergis Teyze'yi teselli etmek i&ccedil;in"Sen ne bakıyorsun bizi deli kızın s&ouml;ylediklerine?Onun dilinin kemiği yoktur biliyorsun"dediklerini duyunca i&ccedil;ten i&ccedil;e annesine de kızıyordu.</p>
<p>Neden&nbsp; yazarlık kariyerine saygı duymayan insanlara sırf kendisinden b&uuml;y&uuml;k olduğundan dolayı saygı duymalıydı?Onların s&ouml;ylediklerine sessizce katlanıp bir k&ouml;şede kukla gibi g&uuml;l&uuml;msemeye devam etmeliydi?</p>
<p>Annesi,komşu Nergis'i yolcu edince bir hışımla &Ouml;m&uuml;r'&uuml;n odasına geldi ve sinirli bir sesle"Sen bu &ccedil;eneye sahip olduk&ccedil;a evde kalmaya devam edeceksin"dediğinde &Ouml;m&uuml;r,annesini daha da kızdıracak lafların ağzından &ccedil;ıkmasına engel olamadı.</p>
<p>"Ne g&uuml;zel ben de bunu istiyordum"</p>
<p>&Ouml;m&uuml;r'&uuml;n laflarına daha da kızan annesi" Vallahi bu kız beni &ouml;ld&uuml;recek"diye s&ouml;ylenmeye başladığında &Ouml;m&uuml;r,annesinin laflarını ezberlediğinden annesinin arkasından lafları tekrar etmeye başladı.<em></em></p>
<p>"Ah Y&uuml;ce Rabbi izin vermedi ki bir tane daha &ccedil;ocuğum olmasına eğer bir tane daha &ccedil;ocuğum olmuş olsa hi&ccedil; buna muhta&ccedil; olur muydum.Onu evlendirir g&uuml;zeller g&uuml;zeli bir toruna sahip olurdum"s&ouml;ylenmeyi bitirdiğinde kızının arkasından laflarını tekrar ettiğini duyunca"Allah'ım"dedi isyan edercesine bir sesle"Benim gibi bir kadından b&ouml;yle tebiryesiz bir kız nasıl &ccedil;ıktı?"dediğinde &Ouml;m&uuml;r hazırcevaplığına yakışır bir tavırla"Belki hastanede karıştırmışlardır beni"</p>
<p>"Keşke"dedi annesi umut dolu bir sesle"Keşke seni hastane de karıştırmış olsalar da bende senin gibi bir baş belasından kurtulabilsem"</p>
<p>Kızının evlendirilme konusundan rahatsız olan babası ne zaman komşu Nergis gelse evden bir yolunu bulup dışarı ka&ccedil;ıyordu.&Ouml;m&uuml;r onun i&ccedil;in Allah'ın ona bir hediyesiydi.Karısı k&uuml;&ccedil;&uuml;k yaştan beri d&uuml;zensiz adetlerin sebep olduğu yumurta azlığından beri tedavi g&ouml;r&uuml;yordu.Adnan karısını ilk g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;nde karısının g&uuml;zelliğine meftun olduğundan"Tamam"demişti"Varsın &ccedil;ocuğumuz da olmasın yeter ki Necmiye'm benim olsun gerisi &ouml;nemli değil"</p>
<p>Evliliklerinin ilk yıllarında ikisi de &ccedil;ocuksuz olmayı kabul etmemişti ama karısı ilerleyen yıllarda ne zaman &ccedil;ocuklu bir kadın g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;nde g&ouml;zyaşına boğuluyordu.Artık işler &ouml;yle bir noktaya varmıştı ki Adnan,karısının kendisine bir zarar vemesinden korkuyordu.</p>
<p>O h&uuml;z&uuml;n dolu yıllarda doktor bir arkadaşıyla konuşurken arkadaşı ona T&uuml;rkiye&nbsp; de&nbsp; gelişmekte olan bir y&ouml;ntemden bahsetmişti.Bu y&ouml;ntem T&uuml;rkiye de yeni duyulmaya başlandığını anlattığı an soluğu karısının yanına almış ona heyecan dolu bir sesle"Hazırlan"demişti"İzmir'e gidiyoruz"</p>
<p>Karısı ve kendisi son bir kez daha &ccedil;ocuk i&ccedil;in denemeye karar verdiklerinde karısı 30 yaşında kendisi 35 yaşlarına merdiven dayamaktaydı.İlk ay karısı bu t&uuml;p bebek y&ouml;ntemi tutsun diye gitmedik ne hoca bırakmıştı ne de t&uuml;rbe.</p>
<p>Adnan her ne kadar karısına hacılara hocalara para yedirdiği i&ccedil;in kızsa da kendisi de karısından farksızdı.İzmirdeki b&uuml;t&uuml;n fakir mahalleri dernekleri ziyaret etmiş hepsine neredeyse b&uuml;t&uuml;n parasını yatırıp onlardan tek bir şey istemişti o da karısıyla&nbsp; bir &ccedil;ocuğa sahip olabilmeleri i&ccedil;in dua etmeleriydi.</p>
<p>Doktor'un t&uuml;p bebek y&ouml;nteminin işe yarayıp karısının hamile kaldığını s&ouml;yledikleri g&uuml;n&uuml; hala unutamıyordu.O g&uuml;n karısı ve kendisi saatlerce secdeye kapanmışlar Allah'a onlara sonunda bir yavru verdiği i&ccedil;in ş&uuml;kretmişlerdi ve o h&uuml;z&uuml;n dolu yıllar yerini mutlulukla ge&ccedil;en 31 seneye kendilerini bırakmışlardı ve karısı şimdi bu hediyeyi onlardan alıp başkalarına vermeye &ccedil;alışıyordu&nbsp;</p>
<p>Eve geldiğinde hayatındaki iki en &ouml;nemli kadının yine kavga edip ayrı k&ouml;şelere &ccedil;ekildiğini g&ouml;r&uuml;nce kızının yine kendisine g&ouml;sterilen talipleri rededdiğini anladığında y&uuml;z&uuml;nde keyifli bir g&uuml;l&uuml;mseme belirlemesine engel olamadı.</p>
<p>Kocasının y&uuml;z&uuml;nde&nbsp; keyifli bir g&uuml;l&uuml;mseme g&ouml;ren Necmiye kızgınlık dolu bir sesle"Hep senden y&uuml;z buluyor bu deli kız"dediğinde Adnan kıskan&ccedil; bir baba tonuyla"Kızımız evlenmek istemiyorsa evlenmesin ben onu hi&ccedil;bir erkekle paylaşamam"</p>
<p>"Peki ya biz &ouml;l&uuml;nce ne olacak?"diye sordu Necmiye,kızının geleceğini d&uuml;ş&uuml;nmenin verdiği endişe dolu bir sesle.</p>
<p>"Ne olacakmış?"dedi Adnan kızının geleceğini garanti altına almanın verdiği g&uuml;venle"Bu evde para kaygısı olmadan huzurlu bir &ouml;m&uuml;r ge&ccedil;irecek"dediğinde Necmiye endişe dolu bir sesle"Ama yalnız bir &ouml;m&uuml;r ge&ccedil;irecek bir erkeğe aşık olmamanın bir evlada sahip olamamanın pişmanlığıyla yaşıyacak"dedi ve g&ouml;zlerini kocasına dikip h&uuml;z&uuml;n dolu bakışlarla"Sen kızına b&ouml;yle bir &Ouml;m&uuml;r'&uuml;&nbsp; m&uuml; layık g&ouml;r&uuml;yorsun?"diye sorduğunda Adnan cevap veremedi.Onun tek istediği her anne ve babanın dileğiyle aynıydı o da&nbsp; &nbsp;kızının mutlu bir hayat s&uuml;rmesiydi.</p>
<p>"&Ouml;m&uuml;r k&uuml;&ccedil;&uuml;kken bile bebeklerinden nefret eder birisi onunla evcilik oynamak istiyenleri&nbsp; bile onları d&ouml;ver sonra sen onu evcilik oynamaya zorladığında&nbsp; benim kucağımı yatıp saatlerce ağlardı"</p>
<p>"Sen kabul etmek istemesen de kızımız b&uuml;y&uuml;d&uuml;"dedi Necmiye kocasının hala kızını bir &ccedil;ocuk olarak&nbsp; g&ouml;rmesinin verdiği bıkkınlıkla"Artık kendi yuvasını kurmalı ki bizden sonra da &uuml;z&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; zaman mutlu olduğu zaman tıpkı senin gibi &Ouml;m&uuml;r gibi yayında olabilecek birilerine ihtiyacı var"</p>
<p>Karısının s&ouml;ylediklerinde haklılık payı olduğunu biliyordu.&Ouml;m&uuml;r duygularını &ccedil;ok belli etmeyen bir &ccedil;ocuktu eğer bir de yanında annesi ve babasından başka biri yoksa ne kadar &uuml;zg&uuml;n olursa olsun ne konuşurdu ne de bir damla g&ouml;zyaşı akıtırdı.</p>
<p>&Ouml;m&uuml;r k&uuml;&ccedil;&uuml;kken bir kere onu teyzesine bırakıp karı koca tatile &ccedil;ıkmışlardı.Tatilin 5.g&uuml;n&uuml;nde Necmiye'nin ablası arayıp endişe dolu bir sesle &Ouml;m&uuml;r'&uuml;n ateşler i&ccedil;inde yattığını s&ouml;ylemişti.Apar topar kızının yanına d&ouml;nd&uuml;klerinde kızı kendisine sıkıca sarılıp ağlayarak&nbsp; başvurduğu&nbsp; yazı&nbsp; yarışmmasına kabul edilmediğini s&ouml;ylemişti.İ&ccedil;indeki derdi ve g&ouml;zyaşını akıtan kızı hızlı bir iyileşme s&uuml;recine girmişti ve biliyordu ki onlar olmasa kızı aynı şeyleri bu sefer daha ağır bir şekilde yaşayacaktı.</p>
<p>"Aklında biri var mı?"diye sordu Adnan&nbsp; buruk bir sesle.</p>
<p>Kocasının ikna olasına&nbsp; şaşıran Necmiye,kocasının vazge&ccedil;me ihtimaline karşın hemen konuya girdi."Evet,bir oğlan var adı Serkan 35 yaşında yazılımcı"</p>
<p>"35 mi?"dedi Adnan huysuz bir sesle"Bu yaşına kadar neden evlenememiş?Acaba bir kusuru var da bizden mi gizliyorlar?"</p>
<p>"Senin de kızın 30 yaşında onda da bir kusur olduğundan mı yalnız?"diye sorduğunda Necmiye,kocası hemen itiraz eden bir sesle"Hayır,benim kızım m&uuml;kemmel"dedi.</p>
<p>Kocasının bu hallerini g&ouml;ren Necmiye'nin aklına annesinin s&ouml;yledikleri geldi.Annesi elindeki bastonda gelin gitmek &uuml;zere olan kızına"Unutma erkek ka&ccedil; yaşına gelirse gelsin &ccedil;ocuktur &ouml;nemli olan senin olgun bir tavırla y&ouml;netmendir"dediğinde annesinin ne kadar haklı olduğunu anlayamamıştı.</p>
<p>Necmiye yakışan bir olgunlukla"&Ccedil;ocuğu g&ouml;rmeden b&ouml;yle yalan yanlış konuşman hi&ccedil; hoş değil unutma senin de bir evladın var biri senin evladının arkasından b&ouml;yle konuşsa ne kadar &uuml;z&uuml;l&uuml;rs&uuml;n"dediğinde Adnan karısının bir kez daha haklı &ccedil;ıkmasının verdiği husursuzlukla"Tamam,tamam bir şey demedik"dedi.</p>
<p>"Kızla kim konuşacak bu talip meselesini?"diye sordu Adnan bu talip kelimesinin ağzında bırıktığı tatsız tatdan kurtulmak i&ccedil;in suya uzandığı zaman karısı bombayı patlattı.</p>
<p>"Sen konuşacaksın"dedi Necmiye kızının kendisini dinlemeyeceğini bildiğinden.</p>
<p>"Hayır"dedi Adnan kararlı olduğunu belli etmek i&ccedil;in y&uuml;ksek &ccedil;ıkan bir ses kullasana da karısının o hayır diyemediği h&uuml;z&uuml;n dolu bakışlarını g&ouml;r&uuml;nce teslim olmuş bir sesle"Tamam"dedi.</p>
<p>Adnan kızının odasına &ccedil;ekimser bir halde bir iki kez duyulması zor bir şekilde vursa da &Ouml;m&uuml;r sesi duymuş ve kapıyı a&ccedil;mıştı.Karşısında babasını &Ouml;m&uuml;r g&uuml;l&uuml;c&uuml;klerini saklamıyor ve neşeli bir sesle"Hoşgeldin babacım"dediğinde Adnan odadaki koltuğa yerleşip kızının neden bu kadar mutlu olduğunun merakıyla"Hayırdır iyi bir şey mi oldu?En son b&ouml;yle mutlu olduğunda kitabın listelerde 1 numara olmuştu."</p>
<p>Kızı mutluluk sa&ccedil;an sesiyle"Evet bug&uuml;n iyi bir şey oldu yakışıklı babam yanıma geldi g&uuml;lmek i&ccedil;in bundan daha iyi bir sebep mi olur?"dediğinde Adnan kararından d&ouml;nmek &uuml;zeriydi ama daha sonra karısının azabından &ccedil;ekindiğinden derin bir nefes alıp konuya girmeye karar verdi.</p>
<p>"Annen sana uygun birini bulmuş"dediğinde &Ouml;m&uuml;r ihanete uğramış bir ifadeyle"Sen de mi baba?"dedi.</p>
<p>Adnan &ccedil;aresiz olduğunu belli eden bir sesle"Kızım annen senin geleceğin&nbsp; i&ccedil;in &ccedil;ok &uuml;z&uuml;l&uuml;yor en azından bir kere buluşsan da annenin g&ouml;nl&uuml; olsa"</p>
<p>"Baba,annemin g&ouml;nl&uuml; ne zaman olacak Allah aşkına?Onun g&ouml;nl&uuml; olsun diye bir s&uuml;r&uuml; istemediğim insanla g&ouml;r&uuml;şt&uuml;m hala da g&ouml;r&uuml;şmem isteniyor"dedi &Ouml;m&uuml;r isyan edercesine bir sesle.</p>
<p>"Bu sefer buluşmaya benim i&ccedil;in gider misin?"diye sordu Adnan,anne kartının işe yaramaması &uuml;zerine kendi g&ouml;n&uuml;l bağını kullanmaya karar verdi.</p>
<p>"Baba"dedi &Ouml;m&uuml;r babasını redetmesinin verdiği imkansızlık ve g&ouml;r&uuml;c&uuml; usulu buluşmalara duyduğu nefretin arasında sıkışmış bir sesle.</p>
<p>"Bak baban olarak s&ouml;z veriyorum eğer bu g&ouml;r&uuml;şmede de kendine uygun birine bulamassan seni bir daha asla b&ouml;yle işlere s&uuml;r&uuml;klemeyeceğim"</p>
<p>&Ouml;m&uuml;r,babasını tanıyordu o birine s&ouml;z verdiyse mutlaka yerine getirirdi ve b&ouml;ylece hem &Ouml;m&uuml;r babasının ricasını kırmayacak hem de bu evlilik meselesinden kurtulacaktı.</p>
<p>&Ouml;m&uuml;r kaderin &ouml;rd&uuml;ğ&uuml; ağlardan habersiz kendi planının işe yaracağını zannederek"Tamam"dedi babasına"Sizin istediğiniz gibi olsun bulaşacağım talibimle"</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hoşgeldin Yüreğime</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hosgeldin-yuregime</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hosgeldin-yuregime</guid>
<description><![CDATA[ Serkan 35 yaşında annesinin kendisini gönderdiği görücü usülu  buluşmalardan kaçmak için hazırladığı bahanelerle tanırırdı.Bir gün annesine bugün bulaşacağı kadına dürüst olacağına  söz verdi.

Ömür 30 yaşında ülkenin tanıdığı en büyük edebiyat yazarlarından bir tanesi olmasına rağmen kalbi aşka kapalı annesinin ayarladığı görücü usulü bulaşmarında onunla buluşan erkeklerin yüzüne gerçeği söylemesiyle meşhurdu.Ta ki annesine bugün bulaşacağı randevuda daha az kırıcı olacağını söylediği zamana kadar.

Birbirinden deli iki  insanın çıkarları üzerine başlayan  oyunun  birbirlerine hissetmeye başladıkları duygularla beraber daha da karmaşıklaşması. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/img_6274d5df548578-28553124-71995702.gif" length="1467686" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 06 May 2022 11:14:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>zeynep_edaq2</dc:creator>
<media:keywords>hikaye, romantizm, kurgu, kadın, erkek, evlilik, aşk, genel kurgu, ferhat ile şirin</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><em>Kadın sevdiği adama veda ederken kelimelerin ağzından şiir gibi d&ouml;k&uuml;lmesine engel olamamıştı"Sen Ferhat olmak nedir bilir misin?" Adam,kadının s&uuml;rekli kendisini hikayelerdeki aşıklarla kıyaslamasının verdiği bıkkınlıkla"O kadar da cahil değilim ben de bu hikayeleri dinleyerek b&uuml;y&uuml;d&uuml;m ama artık sen de b&uuml;y&uuml; ve bu aşkların sadece hikayelerde var olabileceğini kabul et" "Haklısın,bu hikayeler ge&ccedil;mişte kaldı.Ne sen adaşın Ferhat gibi benim i&ccedil;in dağ delebilirsin ne de bana kavuşmak i&ccedil;in canından vazge&ccedil;ebilirsin ama en &ccedil;ok canımı yakan nokta ben de adaşım Şirin gibi değilim en fazla senin i&ccedil;in iki damla g&ouml;zyaşı akıtırım sonra da seni hi&ccedil; sevmemiş&ccedil;esine hayatma yeni Ferhatlar sokarım tıpkı senin bu g&ouml;r&uuml;şmeden sonra hayatına sokacağın Şirinler gibi"</em></span></p>
<p><span style="color: #000000;">S<span style="color: #000000;">erkan ,annesinin buluşması i&ccedil;in ayarladığı yazar kızın kitabını okurken bu kız ile d&uuml;ş&uuml;ncelerinin bu kadar uyumlu olmasına şaşırmıştı.Serkan da g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde Ferhatlar ve Şirinler'in sadece isim olarak var olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordu.D&uuml;nya da ne aşk kalmıştı ne de aşka harcanan emek. </span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">Bir kız ve oğlan birinci buluşmadan birbirlerine seni seviyorum derken &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; buluşmada ayrılıyorlardı. Serkan şimdiye kadar &ccedil;ıktığı hi&ccedil;bir kadına seni seviyorum dememiş onun yerine c&uuml;zdanında duran siyah kartı onların hizmetine sunmuştu.Kızlar ise karta seni seviyorum s&ouml;zc&uuml;ğ&uuml;nden daha &ccedil;ok değer vermişlerdi. Serkan &ccedil;ıktığı kızların y&uuml;zelselliğine en fazla 2 ay tahamm&uuml;l edebiliyor 3.ay da yanında bambaşka kadınlar beliriyordu.&nbsp; </span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">&nbsp;Serkan kitabın ona uyandırdığı d&uuml;ş&uuml;ncelerle i&ccedil; hesaplaşma yaparken yanına g&uuml;nl&uuml;k bir buluşmaya gelirmiş gibi kot pantolon ve mavi d&uuml;z bir g&ouml;mlek giyen kadın yaklaştı. "Merhaba ben"diye o ince ama tonlaması dengede olan insanı başka alemlere s&uuml;r&uuml;kleyen o sesiyle. </span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">Serkan kızı her zaman yanına yaklaşıp onla fl&ouml;rt etmeye &ccedil;alışan kadınlardan biri sandığından umursamaz bir ses tonuyla"Daha sonra canım benim şuan randevum var"dedi. "Randevuz olduğunu biliyorum &ccedil;&uuml;nk&uuml; buluşacağınız kadın benim"dedi karşısında duran kadın rahat bir şekilde sandalyesine kurulurken. "Nasıl olur?"dedi Serkan şaşkınlık dolu bir sesle.Şuan karşısında duran kız annesinin anlattığından daha farklı biriydi. Annesi kızı anlatırken beğeni dolu sesiyle kız o kadar hanımefendi o kadar eteği belinde bir kız ki b&uuml;t&uuml;n damat anneleri sırada demişti. </span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">Boran ise annesinin anlattıklarına karşı kaşlarını dikleştirerek"Yine beni para</span> kaynağı olan kızlardan biri"demişti annesine. Annesi oğlunun cevabı karşısında y&uuml;z&uuml;nde oluşan g&uuml;l&uuml;msemeye engel olamayarak"Kızın para durumu gayet iyi"demişti. Serkan kızın kitabını okuduktan sonra annesine hak vermişti.Bu g&uuml;zel kitapların yazarının parasız kalmasına imkan yoktu. "Beğenmediniz galiba beni"dedi kız,Serkan'ın lafına alınmak yerine memnun olması Serkan'ın kız hakkında daha meraklı olmasına yol a&ccedil;ıyordu. "Hayır,&ouml;yle demek istemedim"dedi Serkan kırdığı potu telafi etmeye &ccedil;alışıken daha fazla hata yapmanın verdiği utan&ccedil;la.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> Kız,Serkan'ın acayip taraflarını g&ouml;rmesine rağmen y&uuml;z&uuml;nde tatlı bir g&uuml;l&uuml;msemeyle hala karşısında oturuyordu. "&Ouml;nemli değil genellikle oğluna gelin aramak i&ccedil;in bize gelen annelerin yanında daha sessiz ve sakin oluyorum o y&uuml;zden ger&ccedil;ek kişiliğimi g&ouml;remiyorlar" "Bence b&ouml;yle olmanız daha iyi inanın sizden &ouml;nce annemin hayalini kurduğu gelin modelleriyle buluşmuş biri olaraktan"dedi sesindeki bıkmışlık tonuna hakim olamayarak. </span></p>
<p><span style="color: #000000;">"Ailelerimiz b&uuml;y&uuml;d&uuml;ğ&uuml;m&uuml;ze kendi se&ccedil;imlerimizin onlardan farklı olabileceğine inanmak istemiyorlar eğer bizim b&uuml;y&uuml;d&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z&uuml; inanırsalar artık işe yaramayacaklarını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorlar"dedi tecr&uuml;be dolu sesiyle. "Yazar olduğunuz &ccedil;ok belli,sesiniz,kelimeleri kullanış bi&ccedil;iminiz"dedi Serkan hayranlık dolu bir sesle. "Teşekk&uuml;r ederim"dedi gen&ccedil; kız utanga&ccedil; bir g&uuml;l&uuml;msemeyle.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"> Sohbetin geri kalanı da &ccedil;ok zevkli ge&ccedil;mişti.Serkan kıza yazarlıkla merak ettiklerini soruyor kız b&uuml;y&uuml;k bir</span></p>
<p><span style="color: #000000;">sabırla hi&ccedil;bir konuyu atlamadan cevap veriyordu.Ayrılma vakitleri geldiğinde Serkan kıza elini uzatıp"Sizinle tanışmak,sohbet etmek &ccedil;ok g&uuml;zeldi ama ben evlenmeyi d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yorum"dedi. Kız da kendisine uzatılan eli sıkıp"Evet,g&uuml;zel bir sohbet oldu ve ben de evlenmeyi d&uuml;ş&uuml;nmediğimden aynı karara varmak beni mutlu etti"dedi ve elini &ccedil;ekerken o demin ki eğlenceli ve narin kız gitmiş yerine acımasız bir kız gelmişti."Hoş&ccedil;akalın o zaman"dedi ve Serkan'ı arkasında bırakarak &ccedil;ıkışa ilerledi.</span></p>
<p></p>
<p><img src="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/img_6274d7d9e4f0b9-81454468-17188092.gif" alt="" width="737" height="415" style="display: block; margin-left: auto; margin-right: auto;" /></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>GÜL VE ATEŞ(Aşk Neydi?)</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gul-ve-atesask-neydi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gul-ve-atesask-neydi</guid>
<description><![CDATA[ GÜL VE ATEŞİN DEVAMI ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62b619188c099.jpg" length="73490" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 30 Nov -001 00:00:00 +0155</pubDate>
<dc:creator>zeynep_edaq2</dc:creator>
<media:keywords>hikaye, romantizm, kurgu, tarihikurgu, genelkurgu, entrika, savaş, evlilik, aşk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Şehrazat banyosundaki kuvette bug&uuml;n yaşananları d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordu.Her ne kadar &uuml;vey abisinin yanında cesaretli g&ouml;z&uuml;kmeye &ccedil;alışsa da aslında &ccedil;ok korkuyı-ordu.Hayatı bu halkı kandırmakla ge&ccedil;mişti.Halkı fakirlikten kırılırken o ipekten yapılmış elbiseleriyle ortalıkta salınıp"Her şey yolunda babama ve devletimize g&uuml;venin"demişti. Oysa elinde olsa &uuml;lkesindeki her vatandaşın kapısını &ccedil;alar ve Şehrazat'ı affettiklerini s&ouml;yleyinceye kadar ayaklarına kapanırdı her bir vatandaşın. Belki de Rab ona bir şans olarak &uuml;vey abisini vermişti.</p>
<p>Onun amacına sahip &ccedil;ıkıp onu desteklerse belki halkı onu affederdi. Şehrazat kendi vicdanı y&uuml;zleşirken koridardan yıllardır Şehrazat'ın hizmetinde &ccedil;alışan Lalezar,Şehrazat'ın anlamadağı heyecan dolu bir sesle"Prensesim arka bah&ccedil;ede sizi bekleyen bir misafiriniz var"dediğinde Şehrazat hamama girmeden &ouml;nce belki 100 kez tekrar ettiği emri dinlememelerinin verdiği kızgınlıkla"Size ne demiştim ben beni ne olursa olsun rahatsız etmeyin.Emirlerimi bu kadar mı ciddi alıyorsunuz"cariyelerini azarlarken Homa &ccedil;oktan Prensesinin emrini dinlemeyen bu hainlere kılıcının soğuk u&ccedil; kısmını dayadığında Şehrazat'ın artık alıştığı onu hi&ccedil; etkilemeyen ağlama sesleri ve Lalezar'ın can havliyle"Ne olur efendim bu aciz kulunuzun canını bağışlaynı"nidaları y&uuml;kseldi. Şehrazat aslında onlara da &ccedil;ok fazla kızamıyordu.</p>
<p>Bu kızlar tek bir hayal i&ccedil;in eğitiliyordu o da bir g&uuml;n padişahın haremine girip onun g&ouml;zdelerinden biri olmaktı.Bunun yapmanın yollarından biri de Sultan ne diyorsa yapıp onu dikkatini &ccedil;ekmekti. Lalezar'ın yalvaran sesini daha fazla dinlemek istemeyen Şehrazat bıkkınlık dolu bir sesle"Bırak onu Homa şuan tek istediğim şey yalnız kalmak ama"biliyordu ki eğer belli bir saatten sonra onu ziyarete birisi geliyorsa ya annesi ya da babası tarafından g&ouml;nderilmişti. "Konuğa s&ouml;yle Lalezar yarım saatte kadar orada olurum"dedi Şehrazat teslimeyet dolu bir sesle. Prensesin hem konuğu kabul etmesine hem de canının bağışlanmasına olduk&ccedil;a sevinen Lalezar sevincini gizleyemediği bir sesle"Emredersiniz Prensesim"dedi. Lalezar gittikten sonra Homa,efendisinin bu kadar yufka y&uuml;rekli olmasının verdiği sitemkarlıkla"Prensesim beni affedin ama cariyelerinize karşı olduk&ccedil;a yufka y&uuml;rekli ve bağışlayıcısınız" Şehrazat g&uuml;&ccedil;s&uuml;z olduğunu kabul etmenin verdiği bir &ccedil;aresizlikle"Ne yapabilirim ki Homa?Onları &ouml;ld&uuml;rsem bile elime hi&ccedil; bir şey ge&ccedil;emeyecek &ccedil;&uuml;nk&uuml; onlar annemin,babamınve abilerimin beni y&ouml;netmek i&ccedil;in kullandıkları birer kukla ve eğer onları &ouml;ld&uuml;r&uuml;rsem yerine yeni kuklalar gelecek."</p>
<p>"O zaman ben onları tekrardan &ouml;ld&uuml;r&uuml;r&uuml;m ta ki size ihanet etmeyecek bir kişi kalıncaya kadar"dedi Homa kendinden emin bir sesle. "Bunu yapacağını biliyorum Homa"dedi bu hayatta kendine bu kadar bağlı bir insanın olmasının memnuniyetle"Ama bu ellerin pislenmesini istemiyorum" Homa koruma y&uuml;k&uuml;ml&uuml; olduğunu Prensesini izledi bir s&uuml;re bir Homa olarak yetiştirilirken ilk &ouml;ğretilen şey Prenses ne isterse istesin sorgulamadan yerine getirilmesiydi ve zamanında Prensesler sırf kendi zevk ve sefaları i&ccedil;in Homaları kullanmıştı ama Prenses Şehrazat diğerlerinden o kadar farklıydı ki. Zorunda olmadık&ccedil;a Homadan bir şey istemez ona bir arkadaşı gibi davranırdı.</p>
<p>Homa &ouml;nceleri her an &ouml;lmek &uuml;zere olan birine neden bu kadar iyi davrandığını merak ediyordu. Bir g&uuml;n Prensesiyle bah&ccedil;ede yaptıkları bir y&uuml;r&uuml;y&uuml;şte Prenses onun kılıcını almış ve boğazına dayamış ve emir veren bir sesle"Bana s&ouml;z ver Homa ben &ouml;lsem bile yaşamak zorundasın"dediğinde Homa bug&uuml;ne kadar kendisine &ouml;ğretilen &ouml;ğretilere karşı olan bu emre itiraz etmeden duramadı. "Ama Prensesim benim g&ouml;revim sizi korumak ve sizin i&ccedil;in canımı vermek siz yaşasanızda &ouml;lsenizde" "Benim gibi ailesi tarafından bile &ouml;nemsenmeyen biri i&ccedil;in bu kıymetli canını vermeni istemiyorum"dedi Şehrazat g&uuml;&ccedil;s&uuml;zl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; kabul etmiş bir &ccedil;aresizlikle.</p>
<p>"Hayır"dedi Homa,Prensesin kendini bu kadar değersiz hissetmesine itiraz eden bir sesle"Benim i&ccedil;in &ccedil;ok kıymetlisiniz Prensesim" "Biliyorum"dedi Şehrazat minnettarlık dolu bir sesle"Ama bana kıymet verdiğin i&ccedil;in &ouml;lmek zorunda değilsin aksine yaşamak zorundasın &ccedil;&uuml;nk&uuml; bu d&uuml;nyada senden başka bir dostum yok" "Yaşayacağım"dedi Homa s&ouml;z veren bir sesle" Prensesim ama l&uuml;tfen boğazınızdan o kılı&ccedil;ı &ccedil;ekin size bir şey olmasın" Şehrazat ustalıkla kılı&ccedil;ı kabzasına sokup h&uuml;z&uuml;n dolu bir g&uuml;l&uuml;msemeyle"S&ouml;z verdin"demişti. O g&uuml;n Homa,Prensesini bu zalim d&uuml;nyada yalnız bırakmamak i&ccedil;in &ouml;lmeyi değil yaşamayı se&ccedil;mişti.</p>
<p>Homayı daldığı o anı havuzundan yine Prensesinin o nazik sesi &ccedil;ıkardı.Prensesi &uuml;zerine giydiği beyaz bir elbise ve a&ccedil;ık bıraktığı sa&ccedil;larla ona"Hadi gidelim artık kıymetli misafirimizi daha fazla bekletmeyelim"dediğinde Homa kafasını sallayıp Prensesinin arkasından y&uuml;r&uuml;meye başladı.</p>
<p>Shoyon,k&uuml;&ccedil;&uuml;kl&uuml;kten beri aşık olduğu Şehrazatıyla evleneceği haberiyle sevin&ccedil;ten deliye d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;nden gecenin bir yarısı babasının zorla aldığı izinle buradaydı. Şehrazat gecenin o sipsiyah vaktinde beyazlar i&ccedil;inde aynı bir periye benziyordu ve o i&ccedil;indeki canavar kibirle başını uzatıp &ccedil;ok yakında onun olacak perisiyle b&ouml;b&uuml;rleniyordu. Şehrazat arka bah&ccedil;ede onu bekleyen arkadaşını g&ouml;r&uuml;nce i&ccedil;indeki sinir biraz da olsa yatışmıştı.</p>
<p>Shoyonla tanıştırıldıklarında 15 yaşlarındaydı.Annesi,Shoyon'ın arkasından Şehrazat'ın anlayamadığı ciddiyet dolu bir sesle"Shoyon hakkında ne d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsun?"diye sormuştu. Şehrazat ise cevabının ilerde nelere yol a&ccedil;abileceğinden habersiz yeni bir arkadaşla tanışmanın mutluluğuyla"&Ccedil;ok iyi bir arkadaşa benziyor,İlerde onunla daha &ccedil;ok konuşmak isterim"dediğinde annesi ciddi bir ses tonuyla"Anlaşabilmen iyi olmuş &ccedil;&uuml;nk&uuml; Shoyon senin gelecekteki kocan" Şehrazat ise kurallar gereğince kaderine boyun eğip"Siz nasıl emredersiniz annecim"demişti. O g&uuml;nden sonra iki &ccedil;iftin birbirlerine alışması i&ccedil;in s&uuml;rekli biraraya getiriliyor bah&ccedil;e de 10-15 dakika s&uuml;ren y&uuml;r&uuml;y&uuml;şler yapılıyordu. Shoyon bu y&uuml;r&uuml;y&uuml;şler sırasında Şehrazat'a olan aşkını dile getirip artık bu kalbin Şehrazat'a ait olduğunu s&ouml;yl&uuml;yordu.Bu iltifatlar karşısında utanan kızaran Şehrazat bu duyguyu aşk zannedip Shoyona aşık olduğunu zannediyordu taki 17. yaşına kadar.</p>
<p>17 yaşından itibaren okuduğu kitaplarda kız sevdiği adamı karşısında g&ouml;r&uuml;nce kalbinin hızla &ccedil;arptığını karnında kelebekler u&ccedil;uştuğunu g&ouml;r&uuml;nce Shoyon'a asla aşık olmadığını onu sadece arkadaş olarak g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; fark etmişti. O g&uuml;nden sonra Shoyon'un aşk dolu laflarına belli belirsiz cevaplar veriyor olabildiğince zaten sınırlı olan dokunuşlardan kurtulmaya &ccedil;alışıyordu.Şehrazattaki bu değişikleri fark eden Shoyon bir g&uuml;n Şehrazat'a artık onu sevip sevmediğini sorunca Şehrazat onu daha fazla kırmamak i&ccedil;in kalbinden ge&ccedil;en b&uuml;t&uuml;n d&uuml;ş&uuml;nceleri aktarmıştı.</p>
<p>"Ben"demişti &ouml;z&uuml;r dileyen bir sesle"Seni sevmediğimi fark ettim sen benim i&ccedil;in sadece bir arkadaşsın"dediğinde Shoyon ,Şehrazat'a duyduğu aşktan"Olsun"demişti"Şimdilik bu DUYGU bile benim i&ccedil;in yeter" Şehrazat'ın o an aklından bir s&uuml;r&uuml; d&uuml;ş&uuml;nce ge&ccedil;ti ama her birisi arkadaşım dediği bu insanı kırmaktan ge&ccedil;tiğinden sadece sustu.Belki bazen susmak konuşmaktan daha &ccedil;ok zarar verirdi insana ve Şehrazatta Shoyon'a en b&uuml;y&uuml;k umudu vermişti o da birg&uuml;n sevdiği kadının onu sevebilme ihtimaliydi ve bu ihitmale Shoyon b&uuml;t&uuml;n &ouml;mr&uuml;n&uuml; vermeye razıydı.</p>
<p>Prensesin geldiğini g&ouml;ren Shoyon yarım reveransla Prensesini selamlayınca Şehrazat gayrıresmi bir sesle"Sana ka&ccedil; defa dedim yalnızken bana reverans yapmana gerek yok"dediğinde Shoyon sesindeki sevince engel olamayarak"Merak etme bundan sonra seni selamlamama gerek kalmmayacak"dedi. Şehrazat merak dolu bir sesle"Neden?"diye sorduğunda Shoyon normalde yapmayacağı bir şeyi yaptı ve Prensesinin ellerini tutup"Baban evliliğimizi onayladı bizans seferi d&ouml;n&uuml;ş&uuml; d&uuml;ğ&uuml;n&uuml;m&uuml;z yapılacak" Şehrazat aldığı haberin etkisiyle Shoyon'un ellerinin arasından ellerini &ccedil;ekti ve haberin şaşkınlığıyla"Daha erken değil mi evlilik i&ccedil;in?"dediğinde Shoyon,Prensesin bu evliliğe sevinmemesini i&ccedil;erlese de onu ikna etme amacı taşıyan bir sesle"Ne erkeni Şehrazat sen 18'sine bastın ben de 21'e" "Ben bilmiyorum bana biraz zaman ver"dedi</p>
<p>Şehrazat nefes almakta zorlanan bir sesle " Ben seferden d&ouml;n&uuml;nceye kadar iyi d&uuml;ş&uuml;n taşın Şehrazat &ccedil;&uuml;nk&uuml; seferden d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;m an seni benim yapmama kimse engel olamayacak"dedi ve yine yarım reveransını yapan Shoyon,Şehrazat'ı arka bah&ccedil;ede yalnız bırakıp birliğinin binasına doğru ilerlemeye başladı. Şehrazat yorgun bir şekilde nefes aldıktan sonra Homasına d&ouml;n&uuml;p"Abime haber yolla biran &ouml;nce onunla buluşup konuşmam lazım"dedi ve Homa mesajı iletmek amacıyla yarım reverans yapıp Şehrazat'ın yanından ayrıldı. Homasının arkasından mırıltıya benzer bir sesle; "Fırtına tahmin ettiğimden de erken başlayacak"</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>