<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Zülfükar Utkan</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/author/zulfukar-utkan</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; Zülfükar Utkan</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Bir Ülkenin Gelişimi Neye Bağlıdır?</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bir-ulkenin-gelisimi-neye-baglidir</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bir-ulkenin-gelisimi-neye-baglidir</guid>
<description><![CDATA[ Bir ülkenin gelişimi uzun vadede genç kesimin gücüne, başarısına ve potansiyeline bağlıdır. Bundan dolayı ise bir devletin genç kesime, kendini gerçekleştirebilmesi ve potansiyelini ortaya koyabilmesi adına bazı olanaklar sunarak yardımcı olmalı ve destek vermelidir. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_630a3b5df0a03.jpg" length="57671" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 27 Aug 2022 18:43:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>Zülfükar Utkan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir &uuml;lkenin gelişimi uzun vadede gen&ccedil; kesimin g&uuml;c&uuml;ne, başarısına ve potansiyeline bağlıdır. Bundan dolayı ise bir devletin gen&ccedil; kesime, kendini ger&ccedil;ekleştirebilmesi ve potansiyelini ortaya koyabilmesi adına bazı olanaklar sunarak yardımcı olmalı ve destek vermelidir. Ancak bu &uuml;lkede tam tersi bir durumun s&ouml;z konusu olduğundan bahsedersek yanlış konuşmuş olmayız. Gen&ccedil;ler s&uuml;rekli psikolojik buhran ge&ccedil;irmekte, kendini baskı altında hissetmekte, ekonomik ve finansal a&ccedil;ıdan b&uuml;y&uuml;k sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. Dolayısıyla bu gen&ccedil;lerin hem kendi gelişimine hem de &uuml;lkenin gelişimine bir katkıda bulunmasını bekleyemeyiz. Bunun i&ccedil;in gereken refah bir ortam, temiz bir &ccedil;evre, emeklerimizin boşa harcanmadığını bilerek rahat bir &ccedil;alışma ortamı. Bunlar gen&ccedil;lere sağlandığı takdirde &uuml;lkenin gelişimine &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k oranda katkıda bulunabiliriz.</p>
<p>Kaliteli ve akılcı bir eğitim sayesinde&nbsp;topluma faydalı bir birey haline gelir ve bununla birlikte &uuml;lkenin gelişimine zemin hazırlarız. D&uuml;nyadaki itibarı artmaya başlar &ccedil;&uuml;nk&uuml; bir &uuml;lkenin d&uuml;nyadaki itibarı yine&nbsp;ge&ccedil;lerin başarısına, potansiyeline ve g&uuml;c&uuml;ne bağlıdır.</p>
<p>Hepinizin bunun farkında olduğunu biliyorum, &ouml;zellikle geleceğini şekillendirmeye &ccedil;alışan&nbsp;bir gen&ccedil;seniz.</p>
<p>Burada s&ouml;ylemek istediğim şey devletin bize her ay 10 000 tl finansal yardımda bulunması&nbsp;değil. Refah bir ortam, temiz bir &ccedil;evre, kendimizi baskı altında hissetmeden, geleceğimiz i&ccedil;in&nbsp;kaygı taşımadan, milli paramızın her ge&ccedil;en g&uuml;n değer kaybetmediği daha g&uuml;zel bir d&uuml;nyada&nbsp;kendi gelişimimize odaklanarak topluma faydalı bir hizmet vermek. Umarım bunun &ouml;nemi&nbsp;anlaşılır ve gelecekte bizi bekliyor olan zor g&uuml;nlerin &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;ilir.</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Soğuk Okuma</title>
<link>https://edebiyatblog.com/soguk-okuma</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/soguk-okuma</guid>
<description><![CDATA[ İnsanlar hakkında genel tahminlerde bulunarak onları etkilemenin yolu, falcıların ve mentalistlerin kullandığı yöntemleri öğrenmekten geçer. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_62f43e0492587.jpg" length="37927" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 11 Aug 2022 02:25:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>Zülfükar Utkan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 18px;">Bazı insanlar kendileri hakkında tahminde bulunmanızı ister. Kendilerini tatmin etmek i&ccedil;in olumlu &ouml;zellikleri sıralamanız yeterlidir fakat &ccedil;ok daha etkili bir y&ouml;ntem vardır. O da soğuk okuma. </span> <br /><br /><span style="font-size: 18px;">Soğuk okuma bir insanı giyiminden, konuşma tarzından, tavır ve hareketlerinden yola &ccedil;ıkarak kendisi hakkında &ccedil;ıkarım yapma sanatına dayanır. Elbette bu olduk&ccedil;a y&uuml;zeysel bir yaklaşımdır ve hata yapma oranı &ccedil;ok fazladır. Neyse ki hata oranını en aza indirgemek i&ccedil;in m&uuml;kemmel bir teknik mevcuttur. Psikolojide bu etkiye barnum etkisi denir. </span> <br /><br /><span style="font-size: 18px;">Barnum etkisinde siz &ouml;zellikle karşı taraf i&ccedil;in hazırlanmış gibi g&ouml;r&uuml;nen &ouml;zellikleri sayarsınız fakat bu kişilik betimlemeleri b&uuml;y&uuml;k &ccedil;oğunluktaki insanlara uyacak kadar genel ve belirsizdir. </span> <br /><br /><span style="font-size: 18px;">&Ouml;rnekler;</span><br /><span style="font-size: 18px;">Kişiliğinizin bazı zayıf y&ouml;nleri var ama genelde bunları telafi etmeyi başarıyorsunuz. </span><br /><span style="font-size: 18px;">Hedeflerinizi ger&ccedil;ekleştirebilmek i&ccedil;in kullanabileceğiniz b&uuml;y&uuml;k bir kapasitenizin olduğunu biliyorsunuz ama bunun sadece &ccedil;ok k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir kısmını kullanıyorsunuz.</span></p>
<p><span style="font-size: 18px;"> </span><br /><span style="font-size: 18px;">Falcılar ve mentalistler bu tekniği ustalıkla kullanır ve insanları s&uuml;per g&uuml;&ccedil;leri olduğuna inandırırlar. </span><span style="font-size: 18px;">Zekice hamlelerle &ccedil;ok iyi paralar kazandıklarını g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;zde sizde olmak isteyebilirsiniz. Sanırım ben de olacağım.&nbsp;</span><br /><!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_220811_022129_334.sdocx--></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çıkar İlişkileri</title>
<link>https://edebiyatblog.com/cikar-iliskileri</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/cikar-iliskileri</guid>
<description><![CDATA[ İnsanların davranışları dolaylı ya da doğrudan kendi çıkarlarına hitap eder. Bunun sebebi insanın özünün benmerkezci ve egolu olmasıdır. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_62f2a17bdc980.jpg" length="52325" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 09 Aug 2022 21:03:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>Zülfükar Utkan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Biz insanların yaptığı her şey dolaylı ya da doğrudan kendi &ccedil;ıkarlarımıza hitap etmektedir.&nbsp;Bunun farkındalığını edinmek zordur &ccedil;&uuml;nk&uuml; biz bunu bilin&ccedil; dahilinde değil i&ccedil;g&uuml;d&uuml;sel olarak yaparız. &Ouml;rnek verecek olursak;</p>
<p>Değer verdiğiniz birine hediye aldığınızı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n. Ger&ccedil;ekten onu sevindirmek i&ccedil;in mi&nbsp;alıyorsunuz? Bunu bir d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n. Yoksa onu nasıl sevindirdiğinizi g&ouml;r&uuml;p tatmin olmak i&ccedil;in mi?</p>
<p>Ya da arkadaşlarınızla sohbet ettiğinizi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n. G&uuml;zel bir konu hakkında konuşuyorsunuz ve&nbsp;herkes bu konu hakkında bilgi vermeye &ccedil;alışıyor. Siz de konuya dahil olup bildiklerinizi anlattınız. Peki bunun sebebi arkadaşlarınıza bilgi vermek mi? Yoksa ne kadar bilgili olduğunuzu g&ouml;stermek mi?</p>
<p>Eğer kendinizi kandırmak istemiyorsanız sizin de yaptığınız her şeyin kendi &ccedil;ıkarlarınıza&nbsp;hitap ettiğini g&ouml;receksiniz. Elbette değer verdiğiniz insanları da d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsunuz. Ama her zaman bu durumdan kendimize pay &ccedil;ıkarırız. İlişkilerinize bunların farkındalığını edinerek&nbsp;devam edin. Bu sizin yararınıza olacaktır.</p>
<p>İnsanları su&ccedil;lamak gibi bir niyetim yok. Dediğim gibi biz bunu bilin&ccedil; dahilinde değil&nbsp;i&ccedil;g&uuml;d&uuml;sel olarak yaparız. Bu olduk&ccedil;a normal bir şeydir. Sizin yapmanız gereken tek şey&nbsp;bunun farkındalığı edinmek olacaktır.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kadercilik Üzerine</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kadercilik-uzerine</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kadercilik-uzerine</guid>
<description><![CDATA[ İnsanlar neden kadare inanır? Kadere inanıp potansiyelini heba eden insanlar. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_62f140fa53d61.jpg" length="56029" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 08 Aug 2022 20:00:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Zülfükar Utkan</dc:creator>
<media:keywords>İnanç, kader, potansiyel</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>D&uuml;nya'yı sadece zekiler y&ouml;netir. Y&ouml;netilenler ise her şeyden habersiz, kader diye kendini avutur.&nbsp;</p>
<p>Kadere inanıyor olabilirsiniz. Doğduğumuz yeri ve ailemizi kendimiz se&ccedil;emiyoruz evet ama&nbsp;hayatımızın ipleri bizim elimizdedir. Karşımıza bir engel &ccedil;ıktığında o engeli aşıp yeni fırsatlar&nbsp;yaratmak yerine bu engeli kader diye adlandırmak &ccedil;ok daha kolay olacaktır. İşte bu y&uuml;zdendir&nbsp;ki insanlar kadere kolaylıkla inanabiliyorlar. Başımıza gelen olayların sadece %10'u&nbsp;kontrol&uuml;m&uuml;z dışında gelişir, geri kalan %90'ı ise başımıza gelen bu olaylara nasıl tepki&nbsp;verdiğimizle ilgilidir. Yani kaderimizi kendimiz yaratırız. Bir yıl sonraki hayatımızı, bug&uuml;n ne&nbsp;yaptığımız belirler, kader değil.</p>
<p>Tamamen kaderciliğe başvurursanız eğer kendi potansiyelinizi heba edersiniz. &Uuml;stelik&nbsp;inandık&ccedil;a hayattaki kontrol&uuml;n&uuml;z azalmaya başlayabilir. Kader diye bir şey yoktur. Sadece&nbsp;inanan insanlar vardır. İnan&ccedil; ise sadece his ve d&uuml;ş&uuml;nceden ibarettir, ger&ccedil;eklerden değil.</p>
<p>Elbette kadere inanıp inanmamak size kalmıştır. Burada sadece kadercilikle i&ccedil; i&ccedil;e olan bir&nbsp;insanın hayatındaki kontrol&uuml;n&uuml; nasıl kaybettiğine ve potansiyelini nasıl heba ettiğine dikkat&nbsp;&ccedil;ekmek istedim.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Satranç Oynamak</title>
<link>https://edebiyatblog.com/satranc-oynamak</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/satranc-oynamak</guid>
<description><![CDATA[ Satranç oynamanın faydaları. Günümüz dünyasında satranç oynamayı bilmenin önemi. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_62eceb1ee92fe.jpg" length="36200" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 05 Aug 2022 13:05:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>Zülfükar Utkan</dc:creator>
<media:keywords>Oyun, rekabet, satranç</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Hayat satran&ccedil; oyununa benzer. Yaşadığımız bu rekabet &ccedil;ağında insanların hamlelerine karşı&nbsp;bazı hamleler yaparak onlara &uuml;st&uuml;nl&uuml;k kurmaya &ccedil;alışıyoruz. Satran&ccedil; oyununda da aynı durum&nbsp;h&acirc;kimdir. Dolayısıyla satran&ccedil; oynayarak kendi zihnimizi g&uuml;&ccedil;lendirmek ve bize karşı olan&nbsp;hamlelere nasıl cevap vereceğimizi &ouml;ğrenmek olduk&ccedil;a &ouml;nemlidir.&nbsp; &nbsp;</p>
<p>Satran&ccedil; oynadığınız&nbsp;takdirde &ouml;ng&ouml;r&uuml;n&uuml;z artmaya başlar, ger&ccedil;ek hayatta rakibinizin hamlelerini daha o yapmadan&nbsp;g&ouml;rebilirsiniz. Satrancı ger&ccedil;ek hayatla ilişkilendirebilirsiniz.</p>
<p>Ben satran&ccedil; oynarken genel anlamda karakter analizi yaparım. Rakibim s&uuml;rekli saldırıyorsa&nbsp;eğer ger&ccedil;ek hayatta saldırgan, sadece savunma yapıyorsa ger&ccedil;ek hayatta savunmacı gibi.</p>
<p>Rakibinizin hamlelerini &ouml;ng&ouml;rebilmeniz sayesinde kendisinden her zaman bir adım &ouml;nde&nbsp;olursunuz. Yaşadığınız t&uuml;m kavgalar ve t&uuml;m tartışmalar aslında bir satran&ccedil; oyunuydu. Eğer bu&nbsp;oyunda iyi iseniz d&uuml;şmanlarınızdan her zaman bir adım &ouml;nde olursunuz.</p>
<p>Satran&ccedil; oynamayı bilmiyorsanız &ouml;ğrenin, eğer biliyorsanız kendinizi geliştirin. Rakibinizin&nbsp;zayıflıklarını, tehditleri, fırsatları, kendi zayıflıklarınızı ve g&uuml;&ccedil;l&uuml; y&ouml;nlerinizi ger&ccedil;ek anlamda&nbsp;fark edebilme ve bu durumu lehinize kullanabilme fırsatına erişebileceksiniz.</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fakir ve Zengin</title>
<link>https://edebiyatblog.com/fakir-ve-zengin</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/fakir-ve-zengin</guid>
<description><![CDATA[ Toplumsal sınıfların kendilerini tatmin etme yolları. Alt sınıf ve üst sınıf.  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x500_62e6cb7131c32.jpg" length="40578" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 31 Jul 2022 21:37:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>Zülfükar Utkan</dc:creator>
<media:keywords>Fakir, sınıf, tatmin, zengin</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Fakir ve Zengin <br /><br />&lt;span;&gt;Yaşadığımız d&uuml;nyada sınıf ayrımları sosyal devletlerde kendini belli etmektedir. &lt;span;&gt;Sınıf ayrımlarına sebeb olan etkenler bireylerin ekonomik konumlarıdır. Ekonomik a&ccedil;ıdan k&ouml;t&uuml; durumda olan insanlar alt sınıfta yer edinirken, iyi olan insanlar &uuml;st sınıfta yer edinir. <br /><br />Alt sınıftaki insanlar ekonomik a&ccedil;ıdan g&uuml;&ccedil;l&uuml; olamadıkları i&ccedil;in kendilerini başka ara&ccedil;lar ile tatmin ederler. Bu araclar huzur, maneviyat veya alın teri olabilir. &Uuml;st sınıftaki insanlar kendilerini tatmin etmek ve su&ccedil;luluk duygusunu hafifletmek i&ccedil;in zihinsel meşrulaştırma yaparlar. Yaptıkları şeylerin zorunlu olduğunu s&ouml;ylerler. Her sınıfın kendisini tatmin etmek i&ccedil;in bazı yolları vardır. <br /><br />Zengin ve fakir ayrımının konuşulduğu bir yerde asla ve asla fakir ve mutsuz veya zengin ve huzurlu stereotiplerini duyamazsınız. Her zaman zengin ve kibirli veya fakir ve mutlu stereotiplerini duyarsınız. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu stereotipler sınıflar arasındaki eşitsizlik algısının azalmasına katkı sağlar. İnsanları eşitlik i&ccedil;inde yaşadığına inandırır. <br /><br />Siz de yakın &ccedil;evrenizden s&uuml;rekli fakirlerin huzurlu olduğunu, zenginlerin mutsuz yaşadığını duymuşsunuzdur. Bunlar yalnızca tamamlayıcı stereotiplerdir ve insanı eşitlik i&ccedil;inde yaşadığına inandırarak tatmin etmektedir. Oysa ki zenginler &ccedil;ok daha mutlu veya huzurlu olabilir.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güç</title>
<link>https://edebiyatblog.com/guc</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/guc</guid>
<description><![CDATA[ Rekabet dünyasında güç kazanmanın önemi. Günümüz dünyasında gücün yeri ve geçerliliği.  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x500_62e5623abb801.jpg" length="40824" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 30 Jul 2022 19:55:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>Zülfükar Utkan</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;Hayat, g&uuml;&ccedil; kazanma yarışından ibarettir. Doğumdan itibaren bir insanın ilk d&uuml;rt&uuml;s&uuml; g&uuml;&ccedil; kazanmaktır. Hayatımızda bundan daha &ouml;nemli hi&ccedil;bir şey yoktur. <br />&nbsp;G&uuml;&ccedil; sadece fiziksel bir olgu değildir. Mental, fiziksel ve finansal olarak 3'e ayrılabilir. İnsanların b&uuml;t&uuml;n davranışlarının nihai amacı bu 3 g&uuml;ce sahip olmaktır.&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;G&uuml;&ccedil; istenci insanın benmerkezciliğinden gelir. Egolu olan insanoğlu en g&uuml;&ccedil;l&uuml; kişinin kendisi olması gerektiğinde kararlıdır. Bunun i&ccedil;in hayatı boyunca savaşır durur. Bazı insanlar bu istencin farkında değildir ancak b&uuml;t&uuml;n davranışlarımızın altında yatan ana neden her zaman g&uuml;&ccedil; kazanmaktır.&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Tabi ki g&uuml;&ccedil;l&uuml;lerin zayıfları ezdiği bir d&uuml;nyada bir insanın yapması gereken ilk şey her zaman g&uuml;&ccedil; kazanmaya &ccedil;alışmaktır. G&uuml;&ccedil; kazanamayan bir kişi rekabet d&uuml;nyasında oyun dışı kalmakta ve &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k acılar &ccedil;ekmektedir. O y&uuml;zden g&uuml;&ccedil; kazanmak artık bir hayat felsefesi haline gelmiştir. Uyandığımız her g&uuml;n g&uuml;&ccedil; kazanmaya &ccedil;alışmak artık sadece bir hobidir. <br /><br />&nbsp;Olduk&ccedil;a teorik oldu. Bir sonraki yazılarımda daha pratik yazmaya &ccedil;alışacağım.</p>
<p><img src="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x_62e5623b3a608.jpg" alt="" /></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>