<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; : Korku &#45; Gerilim</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/category/korku-gerilim</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; : Korku &#45; Gerilim</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>ÖLÜMCÜL SIR (Bölüm 7)</title>
<link>https://edebiyatblog.com/olumcul-sir-bolum-7</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/olumcul-sir-bolum-7</guid>
<description><![CDATA[ Zamanın en iyi öğretmen olduğunu bize kim gösterecek? Tabii ki de zaman... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_629df809f1ae9.jpg" length="61098" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 06 Jun 2022 15:50:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>Melekk</dc:creator>
<media:keywords>Zaman(, ) Öğretmen(, ) Şiir(, ) Katil(, )</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>ÖLÜMCÜL SIR (Bölüm 6)</title>
<link>https://edebiyatblog.com/olumcul-sir-bolum-6</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/olumcul-sir-bolum-6</guid>
<description><![CDATA[ Gökhan&#039;ın kupasını kıran Ezgi, kupayı tekrar alabilecek mi? Eğlence gecesinin sonunda ne sonuçlarla karşılaşacak? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_629a012968688.jpg" length="61131" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 03 Jun 2022 15:41:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Melekk</dc:creator>
<media:keywords>Ezgi(, ) Kurgu(, ) Dedektif(, ) Gerilim(, ) Kitap(, )</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ölümcül Sır (Bölüm 5)</title>
<link>https://edebiyatblog.com/olumcul-sir-bolum-5</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/olumcul-sir-bolum-5</guid>
<description><![CDATA[ Evet... Ezgi&#039;nin bir kupa almasi gerekiyor. Dna numûnelerini alabilecek mi? Bu bölümde göreceğiz... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_62744b6f9cc29.jpg" length="21810" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 25 May 2022 20:49:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>Melekk</dc:creator>
<media:keywords>Kupa(, ) Dna(, ) Görev(, ) Hastane(, ) Gerilim(, )</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Körük köyü</title>
<link>https://edebiyatblog.com/koruk-koyu</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/koruk-koyu</guid>
<description><![CDATA[ Korku hikayem  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_628a6f193a64e.jpg" length="75316" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 22 May 2022 20:14:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>krmv_qrb</dc:creator>
<media:keywords>Büyü, cin, körük, köy, körükköyü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x_628a6f1957d6c.jpg" alt="" /></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ressam</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ressam</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ressam</guid>
<description><![CDATA[ ...Yaklaşıp resimlere yakından baktı. Ürkütücü derecede gerçekçi görünüyorlardı. Koyu tonların hakim olduğu resimlerde karanlık ve kasvetli bir hava vardı. Resimler o kadar gerçekçiydi ki çocukların gözlerindeki korkuyu neredeyse hissediyordu. Melih tabloları incelerken omzuna dokunan bir el ile sıçrayarak küçük bir çığlık attı... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_62896610ce709.jpg" length="47272" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 22 May 2022 01:24:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>AlacakaranlikOykuler</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Gecenin sessizliğinde sokaktaki tek g&uuml;r&uuml;lt&uuml; arabasından &ccedil;ıkan hırıltıydı. En y&uuml;kseği altı veya yedi katlı nispeten modern g&ouml;r&uuml;n&uuml;ml&uuml; apartmanlar arasında sanki oraya ait değilmiş ama ezelden beri de oradaymış gibi duran eski iki katlı ahşap evin &ouml;n&uuml;ne park etti. Hatırladığından daha eski g&ouml;r&uuml;n&uuml;yordu artık. &Uuml;st katta bulunan k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;alışma odasında loş bir ışık geliyordu. Ge&ccedil;en hafta o ışığı g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;nden beri i&ccedil;inde ablasını tekrar g&ouml;rebileceğine dair bir umut belirmişti. Ama bu umudu kısa s&uuml;rd&uuml;. Evi g&ouml;zlerken g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; kadın ablası değildi. &Ccedil;ocukluğundan hatırladığı yaşlı kadına &ccedil;ok benziyordu ama o olması neredeyse imkansızdı. Kadın yaşıyorsa bile en az doksan yaşında olmalıydı. Motoru kapatıp arabadan &ccedil;ıktı. Sokak lambalarının cılız ışıklarına rağmen bah&ccedil;edeki dikenli &ccedil;alıları, yabani otları, bah&ccedil;enin sonunda rahatlıkla g&ouml;rebildiği b&uuml;y&uuml;k &ccedil;ınar ağacını se&ccedil;ebiliyordu. Evin arkasında, bah&ccedil;enin uzak k&ouml;şesinde, g&ouml;remediği ama orada olduğunu bildiği bir de kuyu vardı. &Ccedil;ocukken babası uyarmış ve &uuml;st&uuml; tahtalarla kapalı olmasına rağmen etrafında dolaşmasının tehlikeli olduğunu s&ouml;ylemişti. Bah&ccedil;e kapısına doğru ilerledi. G&ouml;z&uuml;n&uuml; &uuml;st kattaki pencereden ayırmadan ahşap kapıyı araladı. Ev kadar yaşlı kapı menteşeleri gıcırdayarak d&ouml;nd&uuml;. G&ouml;zlerini pencereden ayırmıyordu. Pencerede bir g&ouml;lgenin kıpırdadığını g&ouml;r&uuml;r gibi oldu. Biraz bekledi. Herhangi bir ses duymayınca kapıyı bırakıp y&uuml;r&uuml;meye devam etti. Alt katın giriş kapısı sokağa bakıyordu ve orada kimse oturmuyordu. &Uuml;st kata &ccedil;ıkan merdivenlerin olduğu arka tarafa doğru y&uuml;r&uuml;d&uuml;. Ablasıyla g&ouml;lgesinde oyunlar oynadığı &ccedil;ınarın dalları hafif esintide sallanarak onu selamladı. Sonra kuyuya baktı. Yirmi yıl &ouml;nce buradan taşınırlarken hatırladığı gibi duruyordu. &Uuml;zerini kapatan tahtalar &ccedil;&uuml;r&uuml;m&uuml;ş, birka&ccedil;ı da d&uuml;şm&uuml;şt&uuml;. Temkinli adımlarla merdiveni &ccedil;ıkmaya başladı. Kapının &ouml;n&uuml;ne geldiğinde i&ccedil;eride bir ışık yandı. Olduğu yerde kaldı. Muhtemelen o yaşlı kadın &ouml;lm&uuml;ş ve eve başkası taşınmıştı. Ama g&ouml;rmek zorundaydı. Kalp atışları hızlandı. Evin kapısı a&ccedil;ıldı. Kendini yaşlı kadının &uuml;rk&uuml;t&uuml;c&uuml; y&uuml;z&uuml; ile karşılaşmaya hazırladı ancak beklediği olmadı. Onun yerine kırk yaşlarında bakımlı ve diri v&uuml;cutlu bir kadın a&ccedil;tı kapıyı. Gece kadar siyah olan sa&ccedil;larını arkada topuz yapmıştı. Yakası boynunu kapatan, kolları bileklerine inen ve boyu da ayaklarını g&ouml;stermeyecek kadar uzun lacivert bir elbise giyiyordu. Elbisesi, sa&ccedil; şekli ve y&uuml;z hatlarıyla onu andırıyordu. Kızı olsa bu kadar benzerdi diye d&uuml;ş&uuml;nd&uuml; ama &ccedil;ocuğu olmadığını da biliyordu. Kadının k&ouml;m&uuml;r karası g&ouml;zlerindeki sinsi bakışı da tanıdı.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">&ldquo;Hayır bu olamaz&rdquo; diye ge&ccedil;irdi i&ccedil;inden. Kadın geniş ağzındaki dişleri g&ouml;stererek g&uuml;l&uuml;msedi karşısındaki adama.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Beni g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;ne sevinmedin mi Melih?</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">İsmini s&ouml;ylerken ilk hecede biraz duraklayıp s&ouml;ylemişti. Me lih.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melih'in şaşkınlıktan ağzı a&ccedil;ık kaldı. Bu ses tonu, bu g&uuml;l&uuml;mseme, ismini s&ouml;yleme şekli, hepsi aynıydı.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Ne o, dilini mi yuttun ufaklık? dedi kadın.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melih bu c&uuml;mleyi duyduğunda bir an ge&ccedil;mişe daldı. Anıları kafasının i&ccedil;inden ge&ccedil;meye başladı.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;">&nbsp;</p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; Annesinin tatlı sesi r&uuml;yasını b&ouml;ld&uuml;ğ&uuml;nde yeni evlerinin olduğu sokağa d&ouml;nm&uuml;şlerdi. Ablasına sesleniyordu.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Melike, Melikecim.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Ablasının kulağındaki kulaklıktan dışarı m&uuml;zik sesi geliyordu. G&ouml;zleri kapalı ama uyumuyordu. Melih sese uyanmıştı. Annesi ona bakıp g&uuml;l&uuml;msedi. O yaz annesinin g&uuml;l&uuml;msemesini son g&ouml;r&uuml;ş&uuml; olacağını bilmeden aynı i&ccedil;ten g&uuml;l&uuml;msemeyle karşılık verdi.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Geldik mi anne?&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Evet tatlım geldik.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melih buna sevinmişti. İlk kez taşınıyorlardı ve bu s&uuml;re&ccedil;te hem sıkılmış hem de yorulmuştu. Melih ablasının elini tuttuğunda Melike g&ouml;zlerini a&ccedil;ıp ona baktı. Kulaklığı kulağından indirdi.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Geldik kızım, dedi annesi.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Araba iki katlı ahşap evin &ouml;n&uuml;nde durduğunda &ouml;nce Melike kendini dışarı attı. Arkasından Melih indi. Ahşap &ccedil;itleri yer yer sarmaşıkların istilasına uğramış, bah&ccedil;esinde &ccedil;imlerden daha &ccedil;ok ayrık otları olan ama arka taraftaki heybetli &ccedil;ınar ağacının g&uuml;zelliği diğer her şeyi g&ouml;rmezden gelmenizi sağlayacak iki katlı ahşap bir evdi burası. Yer yer boyaları d&ouml;k&uuml;lm&uuml;şt&uuml;. Melih &ccedil;itin kapısını a&ccedil;ıp bah&ccedil;eye girdi. Babaları bagajdaki eşyaları &ccedil;ıkarmakla meşguld&uuml;. Melike evi yukarıdan aşağı s&uuml;zd&uuml;. Sokaktaki diğer evlere hem &ccedil;ok benziyor hem de onlardan &ccedil;ok farklı duruyor gibi garip bir havası vardı. Kardeşi bah&ccedil;ede koşarken onun yanına doğru y&uuml;r&uuml;d&uuml;. Anneleri de arkalarından baktı. Yeni evleri olan alt katın giriş kapısı sokağa bakıyordu. Melike kapıyı yokladı ama kilitliydi. Sağa doğru y&uuml;r&uuml;y&uuml;p evin yan tarafına ge&ccedil;ti. Melih g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; bir salyangozu inceliyordu. Yan taraftaki pencerelerden i&ccedil;eri baktı. Sıradan ahşap bir evdi işte. Melih salyangozu bırakıp ağaca doğru koşmaya başladı.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Ne kadar b&uuml;y&uuml;k bir ağa&ccedil; b&ouml;yle!&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Evin sonundan sola d&ouml;nd&uuml; ve sesi birden kesildi. Melike bir an duraksayıp dinledi ama kardeşinin sesini duyamayınca ismini seslenerek arka tarafa doğru koştu. Sola d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;nde evin &uuml;st katına &ccedil;ıkan merdivenlerin ortasında duran yaşlı kadını g&ouml;rd&uuml;. Gri sa&ccedil;ları arkasında topuz yapılmıştı. Uzun lacivert bir elbise giyiyordu. Elbisesi o kadar uzundu ki ayaklarını g&ouml;remiyorlardı. Y&uuml;z&uuml;nde, etrafta koşturan &ccedil;ocukları hi&ccedil; sevmeyen huysuz bir ihtiyarın somurtkan ifadesi vardı. Melike k&ouml;şeden d&ouml;n&uuml;nce kadının g&ouml;zleri ona kaydı. Birden y&uuml;z&uuml;&nbsp; değişti ve g&uuml;zel bir tebess&uuml;mle aydınlandı. G&ouml;zlerinin i&ccedil;i parıldamıştı adeta.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Kusura bakmayın hanımefendi. Kardeşim biraz meraklıdır o y&uuml;zden koşuyordu.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melike kardeşinin arkasına gelip kollarını omzuna koyduğunda Melih rahatlamıştı.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Siz yeni kiracılar olmalısınız. Hi&ccedil; &ouml;nemli değil yavrum. Kusura bakacak bir durum yok. Gen&ccedil;lik enerjisinin tadını bende bilirim, diyerek g&uuml;l&uuml;msedi korkuyla bekleyen &ccedil;ocuklara. Annesi arka tarafa koşan Melike'yi g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;nde elindekileri kaldırıma bırakıp arkalarından koşmuştu. O da k&ouml;şeyi d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;nde kadını g&ouml;rd&uuml;, hızla &ccedil;ocuklarına g&ouml;z atıp kadına d&ouml;nd&uuml;;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Merhaba. Gelir gelmez yaramazlık mı yaptı yoksa bizimkiler?&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Merhaba, hoş geldiniz. Hayır, sadece bu ufaklık beni g&ouml;rmeyi beklemiyordu herhalde. Şaşırdı biraz o kadar.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Babası da soluğu yanlarında almıştı.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Hah, buradasınız. Melda Hanımla tanışmışsınız. Bu eşim Figen. Bunlarda Melike ve Melih.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-&Ccedil;ok memnun oldum efendim. Tekrar hoş geldiniz. Melike, ne g&uuml;zel bir ismin var &ouml;yle. Neyse daha &ccedil;ok g&ouml;r&uuml;şeceğiz zaten. Ben sizi işlerinizden alıkoymayayım.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Arkasını d&ouml;n&uuml;p &ccedil;ıkarken durup tekrar onlara d&ouml;nd&uuml;.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Yalnız şuradaki kuyuya dikkat etmelisiniz. Eliyle bah&ccedil;enin k&ouml;şesini g&ouml;sterdi. &Uuml;zeri kapalı ancak ne olur ne olmaz oraya pek yaklaşmayın &ccedil;ocuklar, dedi ve eve girdi.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;"><span class="wixGuard">​</span></span></span></span><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; Melih&rsquo;in odası arka taraftaydı. K&uuml;&ccedil;&uuml;k penceresinden yukarı &ccedil;ıkan merdivenin ilk basamakları ve soldaki kuyunun bir kısmı g&ouml;r&uuml;n&uuml;yordu. Melike&rsquo;nin odası da hemen yanındaydı ve bah&ccedil;eye bakıyordu. Melih &ccedil;oktan uyumuştu. Melike de başını yastığa koyar koymaz uyudu. Sabaha karşı Melih'in omzunu sarsmasıyla g&ouml;zlerini yarım da olsa a&ccedil;abildi.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Ne oldu Melih, niye uyandın?&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Kabus g&ouml;rd&uuml;m abla, o kadın beni kovalıyordu.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Hangi kadın Melih? R&uuml;ya g&ouml;rm&uuml;şs&uuml;n sadece. Hadi yat uyu artık.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Yanında yatabilir miyim? &Ccedil;ok korkuyorum.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Ondan kurtulamayacağını bildiği i&ccedil;in kenara kaydı ve kardeşine yer a&ccedil;tı.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;">&nbsp;<span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Eve ilk taşınmaları ve Melih'in yaşlı ev sahibesi Melda Hanım ile tanışması bu şekilde olmuştu. Yaz aylarının o g&uuml;zel g&uuml;neşli g&uuml;nlerini &ccedil;oğunlukla bah&ccedil;ede ge&ccedil;irmişlerdi. Ablası &ccedil;ınara yaslanmış m&uuml;zik dinlerken o da bah&ccedil;ede koşturup oynardı. Bir g&uuml;n bah&ccedil;ede oynarken başını kaldırıp &uuml;st kattaki pencereye baktığında yaşlı cadının (ona bu ismi takmıştı &ccedil;&uuml;nk&uuml; bakışlarından hi&ccedil; hoşlanmıyordu) ağacın altında oturan ablasına bakarak g&uuml;l&uuml;msediğini g&ouml;rd&uuml;. Kadının g&ouml;zleri ablasından Melih'e kaydığında y&uuml;z&uuml;ndeki g&uuml;l&uuml;mseme silinip yerini tiksintiye benzer bir ifade aldı. Geniş ağzı kulaklarına kadar uzayıp uzun sivri dişlerini g&ouml;stererek sırıttı Melih'e. Melih korkudan &ccedil;ığlık atıp ablasının yanına koştu. Ablası g&ouml;zlerini a&ccedil;arak kulaklıklarını indirdi ve &ouml;nce &uuml;zerine atlayıp kendisine sarılan kardeşine sonrada etrafına bakındı. Kimse yoktu.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Ne oldu Melih?&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-O bir cadı, diyerek parmağıyla &uuml;st katın penceresini g&ouml;sterdi.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Kim? Melda Teyze mi? O sadece k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuklardan pek hoşlanmayan yaşlı bir kadın, diyerek başını okşadı.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Ama g&ouml;rd&uuml;m! Uzun sivri dişleri vardı. Ağzı kocamandı!&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melike g&ouml;zlerini korkuyla a&ccedil;tı.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Ne diyorsun? Ya bizi kazanda kaynatıp yerse! Arkasından bir kahkaha patlattı ve kardeşini &ouml;pt&uuml;.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Hayal g&uuml;c&uuml;n &ccedil;ok geniş kardeşim. O sadece yaşlı bir kadın. Muhtemelen camdan yansıyan g&uuml;neş y&uuml;z&uuml;nden veya aşağıdan baktığın i&ccedil;in yanlış g&ouml;rm&uuml;şs&uuml;n. Evet geniş bir ağzı var ama kimseyi yemeyecek emin olabilirsin.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-&Ouml;yle mi diyorsun abla?</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Tabi ki &ouml;yle. Cadı veya canavar diye bir şey yoktur. Senin gibi akıllı &ccedil;ocukların hayal g&uuml;c&uuml; &uuml;retir t&uuml;m bunları. İstersen birlikte onu ziyarete gidebiliriz, ne dersin?&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Hayır! Onun evine gitmek istemiyorum.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-O zaman ben tek giderim. Yanımda bir korumam olsa daha rahat ederdim tabi ama neyse. Gelmek istemiyorsan seni zorlayamam.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Kardeşine ka&ccedil;amak bir bakış attıktan sonra ayağa kalkıp yukarı &ccedil;ıkan merdivenlere y&uuml;r&uuml;meye başladı. Melih ablasının arkasından korku dolu g&ouml;zlerle baktı. Sonra cesaretini topladı ve arkasından bağırdı.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Beni de bekle!</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Elinden tutup merdivenleri&nbsp; &ccedil;ıktılar.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Ne diyeceğiz peki kadına?&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Sen konuşma işini bana bırak, diyerek kardeşine g&ouml;z kırptı ve kapıyı tıklattı. Biraz beklediler. Kulağını kapıya yanaştırıp dinledi ama ses yoktu.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Belki uyuyordur. Yaşlılar genelde uyur.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melih buna &ccedil;ok sevindi ve arkalarını d&ouml;n&uuml;p inecekken i&ccedil;erden bir ses duyuldu.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Geliyorum.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melih'in sevinci yarım kaldı. Yaşlı kadın kapıyı a&ccedil;ıp kardeşleri g&ouml;r&uuml;nce g&uuml;l&uuml;msedi. Uzun sivri dişleri yoktu. Melike kardeşine bakıp g&uuml;l&uuml;msedi ve kadına d&ouml;n&uuml;p başıyla selam verdi.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Merhaba Melda Teyze. Nasılsınız? Bir ihtiyacınız var mı diye sormak istedik.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Merhaba &ccedil;ocuklar. Ne kadar d&uuml;ş&uuml;ncelisin Melikeciğim. Teşekk&uuml;r ederim. İ&ccedil;eri girmez misiniz? Limonata yapmıştım, bu sıcakta iyi gider. Hepsini kendim i&ccedil;emem zaten.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Limonata fikri hoşlarına gitmişti. Ayakkabılarını &ccedil;ıkarırken belki de bu kadın o kadarda korkun&ccedil; biri değildir diye ge&ccedil;irdi i&ccedil;inden. Ablası &ouml;nden girdi i&ccedil;eri. Solda kapısı kapalı bir oda vardı. Sağda mutfak ve banyo yanyanaydı. Koridorun sonunda sokağa bakan salonu g&ouml;sterdi kadın.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Ge&ccedil;in bakalım salona, bende limonataları getireyim.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Zahmet etmeyin ben yardımcı olayım, diyerek kadının arkasından mutfağa y&ouml;neldi Melike.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melih tek başına girdi salona. Eski koltuklar, eski bir k&uuml;t&uuml;phane ve k&ouml;şede eski bir masa vardı. Eve eski bir koku hakimdi. Yaşlılığın kokusu b&ouml;yle olsa gerek diye d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;. Ama en &ccedil;ok ilgisini &ccedil;eken şey duvarlarda asılı duran tablolardı. O kadar &ccedil;oklardı ki duvarlarda neredeyse boş yer yoktu. Her tabloda farklı bir &ccedil;ocuğun resmi vardı. Aynı koltuğa oturmuşlardı ancak arka planlar değişikti. Kiminde k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir pencere olan bir duvarın &ouml;n&uuml;ndelerdi. Bir diğerinde penceresiz ahşap bir duvarın. &Uuml;stelik &ccedil;ocuklardan bazılarının kıyafetleri &ccedil;ok eski &ccedil;ağlardan kalma gibiydi. Yaklaşıp resimlere yakından baktı. &Uuml;rk&uuml;t&uuml;c&uuml; derecede ger&ccedil;ek&ccedil;i g&ouml;r&uuml;n&uuml;yorlardı. Koyu tonların hakim olduğu resimlerde karanlık ve kasvetli bir hava vardı. Resimler o kadar ger&ccedil;ek&ccedil;iydi ki &ccedil;ocukların g&ouml;zlerindeki korkuyu neredeyse hissediyordu. Melih tabloları incelerken omzuna dokunan bir el ile sı&ccedil;rayarak k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir &ccedil;ığlık attı. Melda Hanım elini hemen &ccedil;ekti.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Sakin ol ufaklık bir şey yok. Dalıp gitmişsin.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Ablası elinde &uuml;&ccedil; bardakla bir tepsi tutar halde kadının ardından odaya girdi.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Ne oldu Melih?&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Bir şey yok abla, resimlere bakarken biraz dalmışım sanırım. Melda teyzenin geldiğini fark etmedim.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melike tepsiyi masaya bıraktıktan sonra o da duvarlarda asılı duran resimlere bakmaya başladı.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Bunlar &ccedil;ok g&uuml;zeller. Siz mi yaptınız?&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Evet kızım. K&uuml;&ccedil;&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;mden beri resim yapmayı &ccedil;ok severim. Hi&ccedil; evlenmedim ve hi&ccedil; &ccedil;ocuğum olmadı. O y&uuml;zden &ccedil;ocukları resmetmeyi seviyorum.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Hepsi neden korkmuş gibi bakıyorlar? diye araya girdi Melih.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Soru hoşuna gitmemiş gibi y&uuml;z&uuml;n&uuml; buruşturan Melda Hanım yine de g&uuml;l&uuml;mseyerek ona d&ouml;nd&uuml;.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Ailemi erken yaşta kaybettim. Benim i&ccedil;in korku i&ccedil;inde ge&ccedil;en yıllardı. Bu resimlerime de yansıyor sanırım. Belki o y&uuml;zdendir. Ne derler bilirsiniz. Yazarlara fikirlerinin, ressamlara kattıkları duyguların kaynağı sorulmaz.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melih ne demek istediğini anlamamıştı ama Melike anlayışla g&uuml;l&uuml;msedi.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Hala &ccedil;iziyor musunuz? En son ne zaman &ccedil;izdiniz? diye sorarak konuyu değiştirdi.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Ah, uzun zamandır &ccedil;izmedim canım. &Ouml;zlemedim desem yalan olur. Elime yeniden fır&ccedil;a almak bana iyi gelirdi.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Yılların kırışıklığıyla kaplanmış ellerine baktı bir s&uuml;re. Sonra başını kaldırıp Melike'ye d&ouml;nd&uuml;.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Resmini &ccedil;izmemi ister misin? Belki paslanmış olabilirim ama bir deneyebiliriz. Ne dersin?&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Benim resmimi mi yapacaksınız? Y&uuml;z&uuml;nde bir g&uuml;l&uuml;mseme belirdi Melikenin. Bilmem ki. Size zahmet vermek istemem.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Sa&ccedil;malama l&uuml;tfen diye kıkırdadı Melda Hanım. G&ouml;zlerinin i&ccedil;inde mutluluk ışıkları yanmıştı. Hem bana arkadaş olursun hem de &ccedil;ok sevdiğim bu uğraşı tekrar yapma fırsatım olur. Yarın akşam&uuml;st&uuml; bekliyorum seni. Ailenden izin alman sorun olacaksa bende konuşabilirim.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-&Ccedil;ok sevinirim Melda Teyze. Daha &ouml;nce kimse benim i&ccedil;in b&ouml;yle bir şey yapmamıştı. İzin konusunda sıkıntı olacağını sanmıyorum. Yarın akşam&uuml;st&uuml; g&ouml;r&uuml;ş&uuml;r&uuml;z o halde.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Tamam o zaman, anlaştık. Hadi limonatalar ılımadan i&ccedil;in.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melih isteksizce bardağın birini alıp eski koltuğa oturdu. G&ouml;zleri hala tablolardaki &ccedil;ocuklardaydı. Yardım istercesine bakıyorlardı kendisine. Limonatalar bitince teşekk&uuml;r edip evden ayrıldılar.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-G&ouml;rd&uuml;n m&uuml; bak canavar değil sadece yalnız ve yaşlı bir kadınmış, diyerek kardeşinin omzuna elini attı.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Evet sanırım &ouml;yle. Ama yine de ondan pek hoşlanmadım abla.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Biraz duraksadıktan sonra daha yumuşak bir ses tonuyla devam etti.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Yarın ger&ccedil;ekten gidecek misin?</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Tabi gideceğim. B&ouml;yle bir fırsat ka&ccedil; kere gelir?</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Ama o kadınla başbaşa kalmanı hi&ccedil; istemiyorum.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Neden?</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Sana bakışları hoşuma gitmiyor. Hem neden t&uuml;m tablolarda kız &ccedil;ocukları var?</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Erkeklerden hoşlanmıyor olabilir. Hi&ccedil; evlenmemiş ve &ccedil;ocuğu yok. Belki beni kızı veya torunu gibi g&ouml;r&uuml;yordur, olamaz mı?&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Evet olabilir ama yine de i&ccedil;im rahat değil abla.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Tanıdık&ccedil;a sende alışırsın ona, dedi kardeşine ve birlikte eve d&ouml;nd&uuml;ler. Akşam yemeğinde olanları anlattılar. Ailesi de kadını fazla yormaması ve derslerini ihmal etmemesi karşılığında gidebileceğini s&ouml;yledi. Melike buna &ccedil;ok sevinmişti ancak Melih i&ccedil;in aynı şey s&ouml;ylenemezdi. O gece yattığında aklı ablasındaydı ve uykuya dalmakta zorlandı. Hayal g&uuml;c&uuml; ona t&uuml;rl&uuml; oyunlar oynuyordu ve hepside olduk&ccedil;a korkun&ccedil;tu. Tam uykuya dalma anındaki o ince perdenin arkasına ge&ccedil;miştiki kulağına bir gıcırtı sesi geldi. G&ouml;zlerini a&ccedil;ıp geceyi dinledi. D&uuml;zenli aralıklarla gelen gıcırtı seslerini dinledi. Birisi merdivenlerden iniyordu. Karşısındaki pencereye baktı. Bir g&ouml;lge ay ışığının girdiği pencerenin &ouml;n&uuml;nden ge&ccedil;ti. Melih&rsquo;in g&ouml;zleri irileşti. O yaşlı cadı gecenin bu vakti niye bah&ccedil;eye insindi? &ldquo;Belki hayvanlar i&ccedil;in artık yemekleri koyuyordur&rdquo; dedi kafasındaki bir ses. &ldquo;Bu saatte mi?&rdquo; diye cevapladı bir diğeri. En iyisi kalkıp bakmaktı ama bacakları yataktan &ccedil;ıkmakta isteksizdi. Yine de kendini zorlayıp pencereye gitti. T&uuml;l perdenin arkasından g&ouml;rebildiği kadarıyla kuyuya baktı. Bir karaltı kuyunun &ouml;n&uuml;nde &ccedil;&ouml;melmiş bir şeyler yapıyordu. Kollarının hareketinden anladığı kadarı ile kuyudan bir ip &ccedil;ekiyordu. Ne olduğunu net g&ouml;remesede olanları ay ışığı altında belli belirsiz anlayabiliyordu. Kuyunun yanına koyduğu kovanın iplerini &ccedil;&ouml;zd&uuml;kten sonra kovayı alıp arkasını d&ouml;nd&uuml;. Melih&rsquo;e doğruca pencerenin arkasından kendisine bakıyormuş gibi geldi. Nefesini tutup yatağına koştu ve &ouml;rt&uuml;n&uuml;n altına girdi. &ldquo;Hayır beni g&ouml;rmemiştir&rdquo; dedi kendine. &ldquo;Odam karanlıktı ve beni g&ouml;rmemiştir.&rdquo; &ldquo;Hem susamıştır belki ve kuyudan su almak i&ccedil;in inmiştir.&rdquo; &ldquo;O yaşta bir kadın nasıl kuyudan su &ccedil;ekebilir?&rdquo; &ldquo;Beni g&ouml;rd&uuml;yse bile ne olacak ki&rdquo; Aklından bunları ge&ccedil;irirken sakinleşti ve tuttuğu nefesini yavaş&ccedil;a verdi. Yine de kadının merdivenlerden &ccedil;ıkarken &ccedil;ıkardığı gıcırtılar kesilene kadar &ouml;rt&uuml;n&uuml;n altından &ccedil;ıkmadı. Sonra huzursuz bir uykuya daldı.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;">&nbsp;</p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; Akşam olduğunda Melike &ccedil;ok heyecanlıydı. Melih&rsquo;te onunla gelmek istemişti. İlk kez bir ressam g&ouml;receği i&ccedil;in heyecanlı olduğunu s&ouml;yledi. Ama asıl amacı ablasını yalnız bırakmak istememesiydi. Eve geldiklerinde Melda Hanım onları bekliyordu. Melih&rsquo;i g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;ne sevinmediyse bile bunu belli etmedi. Soldaki odanın kapısı bu sefer a&ccedil;ıktı. Karşı duvarda bah&ccedil;eyi g&ouml;ren pencerenin altında eski bir berjer vardı. Tablodaki &ccedil;ocukların oturduğu berjerdi bu. Kapının sağında bir sandalye ve &ouml;n&uuml;nde de tuval hazır bekliyordu. Bu odada da herşey eskiydi ve eski kokuyordu. Tuvalin yanında bir sehpa vardı. &Uuml;zerinde fır&ccedil;alar, boya kutuları ve bir palet vardı. Melda Hanım Melike&rsquo;ye karşıdaki koltuğu g&ouml;sterip kendi sandalyesine oturdu. Melih kapının ağzında duruyordu hala. Melda Hanım ona d&ouml;n&uuml;p;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Bir ressamın &ccedil;alışmasını bitmeden izlemek uğursuzluk getirir, dedi.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melih i&ccedil;eri girip soldaki k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir taburenin &uuml;zerine oturdu. G&ouml;zleri ablası ve yaşlı cadı arasında gidip geliyordu.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Nasıl oturmalıyım? B&ouml;yle iyi mi? diye sordu Melike.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Kendini nasıl rahat hissediyorsan &ouml;yle otur tatlım.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melike arkasına yaslanıp rahat bir pozisyon aldıktan sonra hazır olduğunu s&ouml;yledi.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melda Hanım palete siyah bir boya d&ouml;kt&uuml;. Fır&ccedil;asını alıp tuvale s&uuml;rmeye başladı. Melih de odaya g&ouml;z gezdiriyordu. Burada da tablolar vardı. Bazıları karşı duvara yaslanmış yerde duruyordu. Tabloların &uuml;zerinde tozdan sararmış bir &ouml;rt&uuml; vardı. Bu odaya en son ne zaman girdi acaba diye d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;. Odayı incelerken sehpanın yanındaki bir kova dikkatini &ccedil;ekti. Gece g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m (veya g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml; sandığım) kova bu muydu diye inceledi. Kovanın yanından siyah, parlak bir sıvı akmıştı.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Melda Teyze, su i&ccedil;ebilir miyim? diye sordu Melih.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">İsteksizce kafasını ona &ccedil;eviren kadın zoraki g&uuml;l&uuml;msedi.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Tabi, mutfaktan alabilirsin.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melih mutfağa gitti. Tezgahtaki s&uuml;rahinin i&ccedil;inde su vardı. Bir bardağa doldurdu ve tadına baktı. Evet normal bir suydu bu. Tekrar odaya d&ouml;nd&uuml;.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Suyu dışarıdaki kuyudan mı alıyorsunuz? diye sordu.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Kadın &ccedil;alışırken rahatsız edilmekten hoşlanmadığını belli eder bir bakış attı k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuğa.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Hayır ufaklık. Onu da nereden &ccedil;ıkardın? Suyu zehirli olduğu i&ccedil;in o kuyu kapalı ve yıllardır kullanılmıyor. Neden sordun?</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melih d&uuml;n gece g&ouml;rd&uuml;klerini sormak istediyse de vazge&ccedil;ti. Sadece omuz silkti ama g&ouml;z&uuml; kovadaydı hala. Yanından akmış olan siyah sıvı paletteki siyah boyaya benziyordu.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Boyalarınızı nereden alıyorsunuz? diye tekrar araya girdi Melih.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Kadın sinirlenmeye başladığını belli eden bir nefes alıp verdi.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-&Ouml;yle her yerde bulamayacağın &ouml;zel bir boyadır bu ufaklık. Kendim hazırlıyorum.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melda Hanım Melih&rsquo;in g&ouml;zlerinin kovaya kaydığını farkettiğinde y&uuml;z ifadesi değişti.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Meraklı olmanı anlıyorum ufaklık. Ancak &ccedil;alışırken odaklanmak &ccedil;ok &ouml;nemlidir ve b&ouml;l&uuml;nmeyi hi&ccedil; sevmem.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">G&ouml;zlerindeki tiksintiyi g&ouml;ren Melih oturduğu taburede sinmişti. Ablası hemen s&ouml;ze karıştı.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Sıkıldıysan eve gidebilirsin Melih. Bende Melda Teyzeyi &ccedil;ok yormayacağım zaten. Birazdan gelirim eve.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melih isteksizde olsa kalkıp ablasına baktı ve iyi akşamlar dileyip evden &ccedil;ıktı.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Kardeşimin kusuruna bakmayın Melda Teyze, dedi, kendisi &ccedil;ok zeki ve meraklı bir &ccedil;ocuk. Ve ilk kez bir ressam g&ouml;r&uuml;yor. Tabi bende.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-&Ouml;nemli değil canım. Sanırım bende biraz heyecanlandım. Uzun zamandır elime fır&ccedil;a almamıştım.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Bitene kadar ne &ccedil;izdiğinize bakamayacağım değil mi?</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Doğru tahmin ettin, dedi kadın g&ouml;zleri parlarken.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;">&nbsp;</p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Ablası eve geldiğinde Melih hen&uuml;z uyumamıştı. Odasına gidip o gittikten sonra neler olduğunu sordu. Ablası da biraz konuşup kalktığını s&ouml;yledi.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-D&uuml;n gece onu g&ouml;rd&uuml;m abla.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Kimi? Melda Teyzeyi mi?</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Evet. Kuyudan kova ile bir şey &ccedil;ektiğini g&ouml;rd&uuml;m. Sehpanın yanındaki kovaydı belki emin değilim.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Melda Teyze belki altmışbeş belki de yetmiş yaşında olmalı. Kuyudan bir şey &ccedil;ekmesi pek m&uuml;mk&uuml;n g&ouml;z&uuml;km&uuml;yor. &Uuml;stelik oranın yıllardır kapalı olduğunu s&ouml;yledi.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Evet biliyorum ama ya yalan s&ouml;yl&uuml;yorsa?</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Bak canım kardeşim. Biliyorum ondan pek hoşlanmadın ama o sadece yalnız ve yaşlı bir kadın. Artık onun hakkında b&ouml;yle şeyler d&uuml;ş&uuml;nme olur mu? dedi ve kardeşinin ellerini avu&ccedil;larının i&ccedil;ine alarak sıktı. Alnından &ouml;pt&uuml;. Melih &ouml;z&uuml;r diledi ve ellerini &ccedil;ekip odasına d&ouml;nmek istediği sırada ablasının parmak u&ccedil;larındaki siyahlığı g&ouml;rd&uuml;.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Ellerine ne oldu abla?</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Ha bu mu, dedi ve parmaklarına baktı. Palet ve fır&ccedil;aları incelerken elime bulaşmış olmalı. Ne kadar g&uuml;zel bir renk değil mi? &Ccedil;ok hoş, &ccedil;ok zarif, &ccedil;ok g&uuml;zel.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Abla?</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melike dalıp gittiği parmak u&ccedil;larından ayrılıp kardeşine baktı.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Merak etme yıkarım ve ge&ccedil;er.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-İyi geceler abla, seni seviyorum.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Bende seni kardeşim. İyi geceler.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;">&nbsp;</p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Ertesi g&uuml;n Melike yine bir saat kadar o odaya gitti. Melih gitmedi. Daha doğrusu ablası gelmesine gerek olmadığını s&ouml;yleyip yalnız gitti. Geldiğinde &ccedil;ok yorgun olduğunu ve uyumak istediğini s&ouml;yleyip hemen odasına &ccedil;ekildi. Melih kalkıp yanına gitmek istediyse bile onu g&ouml;rmezden gelip odasının kapısını kapattı. Babası bir şey mi oldu der gibi annesine ve Melih&rsquo;e baktı.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Kızımız ergenlik &ccedil;ağına girdi artık ve bazen yalnız kalmak isteyebilir, dedi annesi.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Babası olayı anladığını g&ouml;sterir bir bakış atıp okuduğu kitaba d&ouml;nd&uuml;. Melih ise huzursuzdu. Yaşlı cadının ablasına bir şey yaptığı d&uuml;ş&uuml;ncesi aklından &ccedil;ıkmıyordu. Yatağında yattı ve&nbsp; &ldquo;O sadece yalnız ve yaşlı bir kadın.&rdquo; &ldquo;Tekrar resim yapma fırsatı bulduğu i&ccedil;in heyecanlı&rdquo; &ldquo;Ayrıca erkek &ccedil;ocuklarınıda sevmediği belli&rdquo; şeklinde d&uuml;ş&uuml;ncelerle kendini rahatlatmaya &ccedil;alıştı ancak uykuya dalarken kafasındaki huzursuz d&uuml;ş&uuml;nceler hala oradaydı. Melih uykuya daldığında Melda Hanım&rsquo;ın merdivenlerden inip kuyuya gitmesini ve elindeki kova ile geri d&ouml;nmesini de duymadı.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;">&nbsp;</p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; Sonraki &uuml;&ccedil; g&uuml;n boyunca Melike her akşam resminin &ccedil;izildiği o koltukta bir saat kadar oturdu. Her ge&ccedil;en g&uuml;n tuvaldeki boşluklar azalıyordu. Melike artık akşam yemeklerini &ccedil;ok az yiyordu. G&ouml;zlerindeki boş ifade sadece Melih&rsquo;i tedirgin ediyor gibiydi. Anne ve babası okul, dersler veya sınavlar y&uuml;z&uuml;nden stres yaptığını ve ergenliğinde buna sebep olabileceğini s&ouml;yl&uuml;yordu. Onlara g&ouml;re bu ge&ccedil;ici bir durumdu ve zamanla d&uuml;zelecekti. Ancak Melih bundan o kadar emin değildi. Ablasında bir terslik olduğunu seziyor ama ne olduğunu tam olarak anlayamıyordu. Sanki ablası hayata k&uuml;sm&uuml;ş gibiydi. Eski neşesi ve enerjisi yoktu. Onunla da eskisi gibi konuşmuyordu artık. Gidip kendi g&ouml;zleriyle g&ouml;rmeliydi ve ertesi akşam ablası &ccedil;ıktıktan yarım saat sonra o da &ccedil;ıktı. Kapıyı tıklattı ve bekledi. Sabırsızlanıyordu ve tekrar tıkladı kapıyı, bu sefer biraz daha sert vurmuştu. Yaşlı kadın kapıyı a&ccedil;tı.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;">​<span style="font-family: play,sans-serif;">-Evet ufaklık, ne istiyorsun?</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Ablama bir şey s&ouml;yleyecektim.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Melike bu akşam gelmedi.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Nasıl gelmedi? Yarım saat &ouml;nce buraya gelmek i&ccedil;in evden &ccedil;ıkmıştı.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Olabilir ama buraya gelmedi.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melih kapının a&ccedil;ık kısmından i&ccedil;eriyi g&ouml;rmeye &ccedil;alıştı.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Abla! Abla! Orada mısın?</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">İ&ccedil;eriden ses gelmedi.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Ne yaptın ona cadı!</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-B&uuml;y&uuml;klerinle biraz daha saygılı konuşmalısın ufaklık.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Bana ufaklık deme! Ablama bir şey yaptın sen biliyorum. Abla!</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Kadını kenara itip kendini i&ccedil;eri attı. Kadının dur ne yapıyorsun demesine aldırmadan &ccedil;alışma odasına daldı. Berjer boştu. Tuvalde ablasının bitmiş resmini g&ouml;rd&uuml;. G&ouml;zleri korku i&ccedil;indeki ablası ondan yardım istiyormuş gibi bakıyordu. Kadın hızla odaya girip sandalyenin &uuml;st&uuml;ndeki &ouml;rt&uuml;y&uuml; tuvalin &uuml;st&uuml;ne attı.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Başkasının evine izinsiz giremezsin ufaklık. Derhal evimi terk et!</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melih ablasına bir ka&ccedil; kez daha seslendi ama cevap alamadı. G&uuml;r&uuml;lt&uuml;y&uuml; duyan anne ve babası koşarak geldiler.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Ne oluyor burada? Melih ne yapıyorsun oğlum? dedi babası.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Ablam yok baba. Bu kadın ona bir şey yaptı!</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Nasıl yok ne demek bir şey yaptı? Melda Hanım ne oluyor?</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Bilmiyorum Mustafa Bey. Bu ufaklık gelip ablasını sordu bende burada olmadığını s&ouml;yledim. Bana inanmayıp evime zorla girdi.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melih bir şey s&ouml;ylemek i&ccedil;in ağzını a&ccedil;acak oldu ama babası susturdu onu.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Resim &ccedil;alışması i&ccedil;in size gideceğini s&ouml;yledi bize.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Evet resmi bug&uuml;n bitirecektik. Bende onu bekliyordum ama belki &ouml;devi filan vardır ondan gelmemiştir diye d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m. Buyurun i&ccedil;eri bakın isterseniz.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Anne ve babasının y&uuml;zlerinden giderek artmakta olan panik okunabiliyordu. Annesi&nbsp; i&ccedil;eri girdi ve hızlıca odalara baktı. Melike yoktu. Dışarı &ccedil;ıkıp kafasını salladı.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Tamam panik yapmayalım. Sen polisi ara bende etrafa bakacağım dedi babası.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melih&rsquo;te babası ile birlikte sokağa koştu. Ablasının ismini bağırarak sokakta onu aradılar. Babası Melih&rsquo;i annesinin yanına g&ouml;nderdi ve arabaya binip g&ouml;zden kayboldu. Melih koşarak arkadaki kuyuya gitti ve tahtaları kaldırmaya &ccedil;alıştı. Tahtalar yerinden kıpırdamadı. Melda Hanım kapısının &ouml;n&uuml;nde onu izliyordu. Melih ayağa kalkıp ona baktı. Kadının y&uuml;z&uuml;nde yine o sinsi g&uuml;l&uuml;ş&uuml; g&ouml;rd&uuml;. Ama bir şeyler farklıydı. O an korkudan ve aklı sadece ablasında olduğundan kadında neyin farklı olduğunu anlayamadı. Annesinin yanına d&ouml;nd&uuml;. O da sokağa &ccedil;ıkmış kızının ismini bağırıyordu. Gidip annesine sarıldı. G&ouml;zyaşları akmaya başlayan annesi oğluna sıkıca sarıldı.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Onu bulacağız oğlum merak etme.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melih&rsquo;in g&ouml;zleri de ablasını bir daha g&ouml;remeyeceği korkusuyla dolmuştu. Yaşlı cadıda neyin farklı olduğu d&uuml;ş&uuml;ncesi kıymık gibi beynine takılmıştı ve bir yandan da onu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordu. Polisler geldiğinde durumu anlattılar. Son g&uuml;nlerde iştahının olmadığını ve i&ccedil;ine kapandığını dinleyen polisler bunun bir evden ka&ccedil;ma vakası olabileceğini ve &ccedil;ok &ccedil;abuk fark ettikleri i&ccedil;in kısa zamanda bulacaklarını s&ouml;ylediler. Melih ev sahibesi ile de konuşmak isteyen memura yolu g&ouml;sterdi ve birlikte &uuml;st kata &ccedil;ıktılar. Kadın t&uuml;m sorulara cevap verirken Melih&rsquo;te kadını inceliyordu. Beynine takılan kıymıktan kurtulmak i&ccedil;in bir ipucu aradı ama neyin farklı olduğunu bulamadı.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;">&nbsp;</p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">&nbsp; &nbsp; Haftalar ge&ccedil;miş Melike&rsquo;den bir haber alınanamıştı. Babası &ccedil;ok belli etmese de annesi perişan haldeydi. Polisler olayın ka&ccedil;ırılma olabileceği ihtimalini de değerlendirdiklerini ve arama alanını genişlettiklerini s&ouml;yleselerde bu ailenin y&uuml;reğine su serpmemiş aksine dahada &ccedil;&ouml;kertmişti. Melih bah&ccedil;ede bekleyip kadını g&ouml;zetlemeyi kendine g&ouml;rev bilmişti ancak kadın o g&uuml;nden sonra dışarı hi&ccedil; &ccedil;ıkmadı. Sadece &ccedil;alışma odasının penceresinden birka&ccedil; kez g&ouml;rd&uuml; onu. Annesi o evde daha fazla kalmak istemediğini s&ouml;ylediğinde Melike&rsquo;nin kaybolmasının ardından bir ka&ccedil; ay ge&ccedil;mişti. Evden ayrılmadan &ouml;nce Melih&rsquo;te babası ile birlikte &uuml;st kata &ccedil;ıktı. Kadın m&uuml;sait olmadığını s&ouml;yleyerek kapıyı a&ccedil;madan konuştu. &Ccedil;ok &uuml;zg&uuml;n olduğunu da ekledi tabi. Melih kadının aslında bir şey sakladığından neredeyse emindi. Ama ona kimsenin inanmayacağını biliyordu. Babası veda ettikten sonra aşağı indiler ve o mahalleyi terk ettiler. Melih ertesi yıl ablasının kaybolduğu g&uuml;n evin &ouml;n&uuml;ne geldi. Kadın evde yoktu. Bah&ccedil;e bakımsızdı. Sonraki yıllar da gelmeye devam etti ve kimseyi bulamadı. Kadının &ouml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordu. Ta ki &uuml;st katın penceresinde ışık g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; ge&ccedil;en haftaya kadar.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;">&nbsp;</p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">&nbsp; &nbsp; T&uuml;m bu anılar aklından hızla ge&ccedil;erken yirmi yıldır beynine saplı duran kıymık yavaş&ccedil;a &ccedil;ıkmaya başladı. Tanıştıkları g&uuml;n kadının &ldquo;Gen&ccedil;lik enerjisinin tadını bende bilirim&rdquo; s&ouml;z&uuml; geldi aklına. Pencereden s&uuml;rekli ablasını izlemesi, ona olan ilgisi ve bakışlarını hatırlıyordu. O g&uuml;n kadında farkettiği ama tam olarak anlayamadığı o farklılığıda biliyordu artık. Kadının sa&ccedil;ındaki beyazlar azalmıştı! Nasılda g&ouml;z&uuml;mden ka&ccedil;tı diyerek kendine kızması bir işe yaramazdı artık. Zira o sadece on yaşında korkmuş bir &ccedil;ocuktu. Kıymık artık tamamen &ccedil;ıkmıştı. Biliyordu. Kadın ablasının gen&ccedil;lik enerjisini &ccedil;ekip almış ve onunla gen&ccedil;leşmişti. Peki ama ablasına ne olmuştu? O neredeydi? Onun &ouml;lmediğini biliyordu. &Ouml;yle olsa kadının evine dalıp odaya baktığında ablasının eşyalarını veya en azından kan g&ouml;r&uuml;rd&uuml;m diye d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;. Kadın Melih&rsquo;in y&uuml;z&uuml;ndeki &ldquo;her şeyi &ccedil;&ouml;zd&uuml;m&rdquo; aydınlanmasını g&ouml;rd&uuml; ve sırıttı.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Demek sırrımı artık biliyorsun.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Ablama ne yaptın? Nerede o? diyerek kadının &uuml;zerine y&uuml;r&uuml;y&uuml;p yakasına yapıştı.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Kadın &ccedil;evik bir hareketle Melih&rsquo;in bileklerinden tutup iterek kurtuldu. Melih kadının g&uuml;c&uuml; karşısında afalladı.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-B&uuml;y&uuml;klerine karşı saygılı olmayı hala &ouml;ğrenememişsin anlaşılan, diyerek aşağılayan bir ifadeyle baktı.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melih kadına vurmak i&ccedil;in yumruğunu salladı ama kadın aynı &ccedil;evik hareketle kenara &ccedil;ekilince Evin i&ccedil;ine doğru sendeledi.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Hayır hayır. Hi&ccedil; yakıştıramadım sana ufaklık.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Ufaklık kelimesi Melih&rsquo;i daha da sinirlendirdi. Sendelediği yerden doğruldu ve t&uuml;m g&uuml;c&uuml;n&uuml; kullanarak kadının &uuml;st&uuml;ne atıldı. Kadın g&uuml;&ccedil;l&uuml; kolları ile onu durdurup itti. Melih a&ccedil;ık duran kapının ağzına sırt&uuml;st&uuml; d&uuml;şt&uuml;. V&uuml;cudunun &uuml;st kısmı evin i&ccedil;inde bacakları dışarıda kalmıştı. Kadının g&ouml;zlerindeki acımasız bakışlar karşısında y&uuml;reği korkuyla doldu. Aynı zamanda v&uuml;cuduna adrenalin pompalanıyordu. Kadın pen&ccedil;e gibi ellerini birleştirip boynunu sıkmak i&ccedil;in &ouml;ne uzatarak Melih&rsquo;in &uuml;zerine atıldı. Melih son anda bacaklarını kendine &ccedil;ekti ve ayaklarını kadının g&ouml;ğs&uuml;ne dayadı. Adrenalinin verdiği kuvvetle kadını &uuml;zerinden itti. Hızla geriye savrulan kadın eskimiş merdiven korkuluğunu par&ccedil;alayarak aşağı d&uuml;şt&uuml;. Kırılan tahtaların sesleri arasında kadının &ccedil;ığlıkları giderek uzaklaştı. Melih doğrulup aşağı bakmak i&ccedil;in yanaştı. Yukarıdan bakınca dev bir solucanın ağzına benzeyen kuyunun tahtaları kırılmıştı.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Lanet cadı! dedi ve arkasından t&uuml;k&uuml;r&uuml;p eve girdi. &Ouml;nce &ccedil;alışma odasına baktı. Her şeyin &uuml;zeri &ouml;rt&uuml;l&uuml;yd&uuml;. Uzun zamandır kullanılmamış gibiydi. Ablasının kadını ne kadar gen&ccedil;leştirmiş olabileceğini d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;. Yirmi yıl mı? Otuz mu? Kadının şimdiki yaşına ve kuvvetine bakarak hızla bir hesap yaptı ve en az elli yıl gen&ccedil;leştirmiş olmalı diye d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;. Oturma odasına girdi. Ablasının tablosu oradaydı. Onun korku dolu y&uuml;z&uuml;n&uuml; g&ouml;r&uuml;nce g&ouml;zlerinden bir ka&ccedil; damla yaş s&uuml;z&uuml;ld&uuml;. Ablası ve diğer tablolardaki &ccedil;ocuklar yardım dilercesine bakıyordu Melih&rsquo;e.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Ne yapmam gerekiyor? Sizi nasıl kurtaracağım?</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Hi&ccedil;biri cevap vermiyordu. Sadece ona bakıyorlardı. &ldquo;Kurtar bizi!&rdquo;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">G&ouml;zlerindeki yaşları elinin tersiyle sildi. Telefonunu &ccedil;ıkarmak i&ccedil;in ceplerini yoklarken eli &ccedil;akmağına değdi. &Ccedil;akmağı &ccedil;ıkarıp yaktı. Tablolardaki &ccedil;ocukların y&uuml;zlerindeki korku ve yardım &ccedil;ığlıkları yerini umut dolu bir ifadeye bıraktı. Ya da Melih&rsquo;e &ouml;yle geldi. Resimler y&uuml;z ifadelerini değiştiremezdi ama &ouml;yleydi işte. Ablasının g&ouml;zleri parlıyordu. &Ccedil;akmağın alevi parlak siyah boya &uuml;zerinde parlayarak t&uuml;m &ccedil;ocukların g&ouml;zlerini doldurdu. Melih bir elindeki &ccedil;akmağa bir tablolara baktı. Ablasının tablosunun k&ouml;şesini tutuşturmak i&ccedil;in &ccedil;akmağı yanaştırdı. Yıllanmış tuval hemen alev aldı. &Ouml;nce k&uuml;&ccedil;&uuml;k olan alevler hızla tabloyu sarmaya başladı. Alevlerin arasında ablasının g&uuml;l&uuml;msemesini g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; sandı. Sonra alevler t&uuml;m tabloyu kapladı ve yanan siyah boya tablodan akarak ahşap zemine d&uuml;şt&uuml;. Melih&rsquo;in i&ccedil;ini bir huzur kaplamıştı. Ablasının artık acı &ccedil;ekmediğini ve huzura kavuştuğunu bilmenin huzuruydu bu. Diğer tablolara bakarken dışarıdan acı bir &ccedil;ığlık y&uuml;kseldi. Melih a&ccedil;ık duran kapıya baktı ve &ccedil;ığlığı tekrar duydu. Koşarak kapıyı kapattı ve odaya d&ouml;nd&uuml;. Tablodaki alevler arkasındaki ahşap duvarıda sarmaya başlamıştı bile. Eski tahtalar tutuşmaya d&uuml;nden hazır gibiydi. Hızla &ccedil;akmağını &ccedil;ıkarıp duvardaki diğer tablolardan bazılarının daha k&ouml;şelerini sırayla tutuşturmaya başladı. Kapı yumruklandı. Melih yanan tablolara son kez bakıp koridora &ccedil;ıktı ve &ccedil;alışma odasına koştu. Tam odaya girdiğinde kapı par&ccedil;alanarak a&ccedil;ıldı. V&uuml;cudu siyah bal&ccedil;ık gibi sıvıyla kaplanmış kadın &ccedil;ığlık atarak odaya koştu. Ona gen&ccedil;lik enerjisini veren ve tablolara hapsettiği &ccedil;ocuklar birer birer yanıyordu. Melih ise &ouml;zg&uuml;rl&uuml;klerine kavuşuyorlar diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordu. &Ccedil;alışma odasındaki tuvali de tutuşturmaya &ccedil;alışırken kadın arkasını d&ouml;n&uuml;p &ccedil;alışma odasına geldi.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Seni k&uuml;&ccedil;&uuml;k pislik! Ne yaptığını sanıyorsun? Beni b&ouml;yle alt edebileceğini mi sandın, ha?</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Melih &uuml;st&uuml;nden bal&ccedil;ık damlayan kadına baktı. Tablolar yandık&ccedil;a y&uuml;z&uuml;ndeki kırışıklarda artıyordu. Kadının y&uuml;z&uuml;nde &ouml;fkenin yanı sıra korku ve acı da vardı.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Bence işe yarıyor gibi cadı, diye cevap verdi.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">Kadın ellerini &ouml;ne uzatıp atıldı ancak sendeleyip d&uuml;şt&uuml;. Melih kadına baktığında ayağının yerinde olmadığını g&ouml;rd&uuml;. Tahtakurularının i&ccedil;ten i&ccedil;e yediği bir tahta par&ccedil;ası gibi ufalanmıştı. Kadın acı ve &ouml;fke dolu g&ouml;zlerle kafasını kaldırdı. Sa&ccedil;ları hızla beyazlayıp seyreldi ve ufalandı. Kadın ellerine baktı. Onlarda hızla kırışıp kararmaya başladığında acı dolu bir &ccedil;ığlık attı. Melih olanları inanamayan g&ouml;zlerle izlerken burnuna gelen yakıcı dumanla kendine geldi. Ceketini y&uuml;z&uuml;ne kaldırıp yerde inleyen ve kıvrılan şeyin (ona artık yaşlı kadın veya cadı diyemezdi) etrafından dolanarak koridora &ccedil;ıktı. Alevler &ccedil;oktan koridoru sarmıştı. Son kez odaya baktı. Elindeki &ccedil;akmağı yakıp yerde kıvranan şeyin &uuml;zerine attı. Siyah bal&ccedil;ık anında alev alarak parladı ve &ccedil;alışma odasını kapladı. Melih kendini son anda dışarı atabildi. Az daha kırık korkuluktan aşağı d&uuml;şecekti. Merdivenlerden koşarak indi ve sokağa koştu. Arabasının kapısını a&ccedil;ıp son kez eve baktı. Y&uuml;kselen siyah dumanlar arasında parlak beyaz bulut k&uuml;meleri g&ouml;rd&uuml;. Veya g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; sandı. T&uuml;m bu gece ona hayal gibi geliyordu. Diğer apartmanlardan birka&ccedil; ışık yanınca hemen arabasına binip uzaklaştı. Dikiz aynasından dumanların arasından y&uuml;kselirken r&uuml;zgarda dağılıp kaybolan beyaz bulut k&uuml;melerine baktı.&nbsp;</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">-Artık &ouml;zg&uuml;rs&uuml;n&uuml;z, dedi ve bir daha arkasına bakmadan uzaklaştı.</span></span></span></p>
<p class="font_8" style="font-size: 20px;"><span style="font-style: normal;"><span style="font-size: 20px;"><span style="font-family: play,sans-serif;">&nbsp; &nbsp; Ertesi g&uuml;n haberlerde eski ahşap bir evin yandığı haberini g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;nde televizyonun sesini a&ccedil;tı. Sunucu evin yıllardır kullanılmadığı i&ccedil;in boş olduğunu ve can kaybı olmamasının sevindirici olduğunu s&ouml;yl&uuml;yordu. Evin &ouml;n&uuml;nden &ccedil;ekilmiş bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml; g&ouml;steriliyordu. Yetkililer evin bah&ccedil;esindeki kuyunun tehlikeli olduğunu ve betonla kapatacaklarını s&ouml;yl&uuml;yordu. Melih televizyonu kapatıp komodinin &uuml;zerindeki aile fotoğrafına bakıp ablasına g&uuml;l&uuml;msedi.&nbsp;</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ÖLÜMCÜL SIR (BÖLÜM 4)</title>
<link>https://edebiyatblog.com/olumcul-sir-bolum-4</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/olumcul-sir-bolum-4</guid>
<description><![CDATA[ Ezgi, Dedektif&#039;in yeni göreviyle karşılaşacak. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_62877989578f1.jpg" length="41978" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 20 May 2022 14:22:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>Melekk</dc:creator>
<media:keywords>Kurgu[, ] Dedektif[, ] Polisiye[, ]</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ölümcül Sır(Bölüm 3)</title>
<link>https://edebiyatblog.com/olumcul-sirbolum-3</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/olumcul-sirbolum-3</guid>
<description><![CDATA[ Ezgi&#039;yle Dedektif Yavuz buluşmasında neler konuşacak? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_627cc16fca8e3.jpg" length="22687" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 May 2022 11:15:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Melekk</dc:creator>
<media:keywords>ölümcül, sır, bölüm, 3</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ölümcül Sır(Bölüm 2)</title>
<link>https://edebiyatblog.com/olumcul-sir</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/olumcul-sir</guid>
<description><![CDATA[ Bakalım Ezgi nelerle karşılaşacak? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_6279888ce7019.jpg" length="58053" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 10 May 2022 00:29:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>Melekk</dc:creator>
<media:keywords>Kağıt, şiir, kayıp, hüzün</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ölümcül Sır (Bölüm 1)</title>
<link>https://edebiyatblog.com/orman</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/orman</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Bana ilham veriyorsun.&quot;
&quot;Hatta en büyük ilham kaynağım sensin...&quot;
Dedi gözlerimin içine bakarak.

&quot;Birazdan en büyük eserimin sebebi olacaksın...&quot; Gözlerindeki vahşilikle karışmış ışıltıyı ilk defa görüyordum.
Elindeki parlak ve keskin neşteri bağlı bileklerime sanat inşa eder gibi büyük bir özenle sürttü, ardında süzülen kanlara aldırmadan...
Teslim olmuştum...





 Ablasının öldürülmesiyle sarsılan Tıp öğrencisi bir kadın...Ardından gelen ölümlerle bilmeden ruhunu iblise satar.Bir yandan gizli aşkını sürdürürken, bir yandan çıkmaza sürüklenen cinayetleri Özel Dedektif Yavuz&#039;la çözebilecek mi? Yoksa içindeki şüphelere esir mi olacak?

 Kan ve vahşet içerir.(+18) ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_62744ccf5890c.jpg" length="43091" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 06 May 2022 01:12:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>Melekk</dc:creator>
<media:keywords>Dedektif, Gizem, Cinayet, Şiir</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Son</title>
<link>https://edebiyatblog.com/son-1982</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/son-1982</guid>
<description><![CDATA[ —Ben küçükken sürekli aynı kabusu görürdüm. Annemin dedemi ziyaret etmek için uçakla yola çıkacağı gün hasta olurdum. Ağrılarımın acısıyla kıvranırken annem dayanamaz ve o günkü uçuşunu iptal edip beni hastaneye götürürdü. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_623774514401a.jpg" length="53001" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 20 Mar 2022 21:37:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>Garip</dc:creator>
<media:keywords>anne, çocuk, geçmiş, rüya, pişmanlık, tercih</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&mdash;Ben k&uuml;&ccedil;&uuml;kken s&uuml;rekli aynı kabusu g&ouml;r&uuml;rd&uuml;m. Annemin dedemi ziyaret etmek i&ccedil;in u&ccedil;akla yola &ccedil;ıkacağı g&uuml;n hasta olurdum. Ağrılarımın acısıyla kıvranırken annem dayanamaz ve o g&uuml;nk&uuml; u&ccedil;uşunu iptal edip beni hastaneye g&ouml;t&uuml;r&uuml;rd&uuml;. Ertesi g&uuml;n ise u&ccedil;ağı d&uuml;şer ve &ouml;l&uuml;rd&uuml;. Her gece bu kabusla kan ter i&ccedil;erisinde , ağlayarak uyanırdım. Bir tek şey değişirdi r&uuml;yalarımda. Ger seferinde hastalığımı daha da şiddetli ge&ccedil;irirdim. Sanki kader felaketi haber ediyormuş gibiydi. Anneme hi&ccedil;bir zaman r&uuml;yalarımı anlatmadım. En sonunda o g&uuml;n geldi. Şuan o g&uuml;n&uuml; d&uuml;ş&uuml;nmeden edemiyorum. Birebir aynı şeyi yaşıyor olmama rağmen anneme "Bana bir şey olmaz. Sen git." diyememiştim. Hastalıktan kıvranıyordum ve iyileşmek istemiştim. Diyemedim. Hala bunun acısını yaşıyorum.&nbsp;</p>
<p>&mdash;Bunu başka birine anlatmak seni rahatlatıyor mu?</p>
<p>&mdash;Hayır.</p>
<p>&mdash;Bak. O vakitlerde k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir &ccedil;ocuktun. Tahminim r&uuml;yalarını b&ouml;ylesine bir kaybın psikolojik etkileri sonucu hikayene sonradan eklediğin y&ouml;n&uuml;nde.</p>
<p>&mdash;Hayır. Uydurmuyorum o r&uuml;yaları g&ouml;rd&uuml;m.</p>
<p>&mdash;Sakin ol.... Bak su&ccedil;luluk duygusu seni t&uuml;ketiyor. U&ccedil;ağın d&uuml;şmesi ve ya hasta olman senin su&ccedil;un değildi. Bunun y&uuml;k&uuml;nden kurtulamazsan korkarım ki ileride ciddi sorunlar doğurabilir.&nbsp;</p>
<p>Sinirden elim ayağın titriyordu. Sakinliğimi korumaya &ccedil;alışarak;</p>
<p>&mdash;Sanırım seansın sonuna geldik doktor .</p>
<p>Diyerek odasını terk ettim. İnsan kalabalığının arasına karışıp evime doğru yol aldım. &Ouml;fke ve pişmanlık ayaklarıma g&uuml;&ccedil; veriyor ve bedenim bu , kaos i&ccedil;erisinde harmanlanmış insan topluluğunu yarıyordu adeta. En sonunda apartmanıma &nbsp;varmayı başarmıştım. Katıma &ccedil;ıkıp yaptığım hatanın ve bencilliğimin lekesini gizlemek istercesine hareketler ile dairene girdim. 10. Katta kalıyordum. Burası şerhin dumanının biriktiği ve insanı zehirlediği bir kattı. Bu evden nefret ediyordum. Varlığım , elimdeyken kaderi değiştirme şansımı teptiğim ve annemin &ouml;l&uuml;m&uuml;ne sebep olduğum ger&ccedil;eğini y&uuml;z&uuml;me vuruyordu. Ne doktorlar ne de ila&ccedil;ların bir faydası vardı. Aslında &ccedil;&ouml;z&uuml;m basit ve bir o kadar da zordu. G&uuml;nahımın lekesi bedenime işlemiş ve ruhuma işkence ediyordu. Asıl varlığımı g&uuml;nah y&uuml;kl&uuml; bu bedenden kurtarma d&uuml;ş&uuml;ncesi , &nbsp;her annemin &ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; aklıma getirdiğimde daha da cazip bir hal alıyordu. Bedenimin artık bunu kendine şartlandırmasından olsa gerek , salondaki camı a&ccedil;arken kontrol bende değilmiş gibi hissediyordum. R&uuml;zgar zehir dumanı salona doldururken asla boş kalmayan o yoldan ge&ccedil;en arabaların g&uuml;r&uuml;lt&uuml;s&uuml; insanı sağır ediyordu. Ama ben kendimi uzun zamandır hi&ccedil; olmadığım kadar iyi hissediyordum. Cama tutunup ayaklarımı dışarı sarkıtırken i&ccedil;imden "Kaderin beni uyarmış olmasına rağmen bir şey yapmadım. Ben katilim." Diyordum. Bir s&uuml;re &ouml;yle kaldıktan sonra r&uuml;zgarın hızını tenimde hissetmeye cesaret edebildim. Sağır eden g&uuml;r&uuml;lt&uuml;ye her saniye daha da yaklaşırken temizlendiğimi hissediyordum. G&ouml;z&uuml;m&uuml; kapatıyor ve annemi tekrar g&ouml;rebilecek olmanın mutluluğunu yaşıyordum.&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ben Deli Değilim</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ben-deli-degilim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ben-deli-degilim</guid>
<description><![CDATA[ Hayatınızın akışını sadece büyük olaylar mı değiştirebilir yoksa minik olaylar da değiştirebilir mi? Eski bir yüzük bulmak mesela... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_622dd38b9eb74.jpg" length="54341" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Mar 2022 14:24:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>Damla Demir</dc:creator>
<media:keywords>şizofreni, deli, yüzük, arkadaş, cinayet</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p><strong>BEN DELİ DEĞİLİM</strong></p>
<p><em>Acımasız olan hayat mıdır insanlar mı? İnsanlar acımasız olmasa hayat da tatlı olurdu. Ben acımasız hayatın i&ccedil;ine doğan Derya. Yıllar &ouml;nce bir yetimhanenin kapısının &ouml;n&uuml;ne annem ve babam tarafından bırakılmışım. Daima kendi ayaklarının &uuml;zerinde durmuş, hayallerinin peşinden &ouml;lesiye koşmuş Derya'yım ben. Yetimhanedeyken tanıştığım ve şuan aynı evde yaşadığım 4 arkadaşım bu acımasız hayatımın en tatlı yanı. Arya, Sena, Pelin ve &Ouml;zg&uuml;r. 5 kız kardeşiz biz.</em><em> <br /><br />Bug&uuml;n yeniden bir iş g&ouml;r&uuml;şmesine gidiyorum. Bu ka&ccedil;ıncı iş g&ouml;r&uuml;şmesi hatırlamıyorum, en son saymayı bıraktığımda 9&rsquo;du. Daima biz size d&ouml;neriz dediler , bilin bakalım d&ouml;nen oldu mu? Tabii ki hayır. İş g&ouml;r&uuml;şmesi yapacağım şirkete girip &uuml;st kata &ccedil;ıktım. Cv me baktılar, bana bir ka&ccedil; soru sordular. Ve işte o klasik c&uuml;mle gelmek &uuml;zereydi ki ben erken davrandım. "Siz bana d&ouml;nersiniz. Cv mi alabilir miyim?" Birbirlerine şaşkın şaşkın baktılar. İ&ccedil;lerinden biri cv mi uzattı ve "Yarın mı başlarsın, bug&uuml;n m&uuml;?" dedi. Bu c&uuml;mleyi daha &ouml;nce duymadığım i&ccedil;in her zaman s&ouml;ylediğim c&uuml;mlelerden birini tekrarladım. "Kimse işe almazsa tecr&uuml;be nasıl edinebilirim?" dedim. Sonra sert sert bana bakıp "Duymuyorsun galiba bug&uuml;n m&uuml; başlayacaksın yarın mı?" dedi. Ve ben yine sa&ccedil;malamaya devam ettim. Bağırarak "Aman be almazsanız almayın ben de şirketinize&nbsp; meraklı değilim." dedim. E haliyle sinirlenip beni kapının &ouml;n&uuml;ne koydular. Evet ilk işim yalnızca 1 dakika s&uuml;rd&uuml;. Bence b&uuml;y&uuml;k başarı. Bir ka&ccedil; saatliğine izin aldığım kafe de ki garsonluk işime devam etmek &uuml;zere kafeye d&ouml;nd&uuml;m. Bu kafe antika m&uuml;zik kutularını andırıyordu. Kafeye genellikle elit insanlar gelirdi. Bu y&uuml;zden burada &ccedil;alışmak bana huzur veriyor. M&uuml;şteriler kalktıktan sonra masaları silerken masalardan birinin &uuml;zerinde bir y&uuml;z&uuml;k fark ettim. Eski bir y&uuml;z&uuml;kt&uuml;, &uuml;zerinde el işlemeleri vardı ve değerli bir y&uuml;z&uuml;ğe de benzemiyordu. Belki almaya gelen olur diye cebime koydum. Akşam olunca başka bir garson geldi ve g&ouml;revimi devredip eve d&ouml;nd&uuml;m. Kızlar &ccedil;oktan eve d&ouml;nm&uuml;şt&uuml;. Arya bir şirkette avukat olarak &ccedil;alışıyor. Sena edebiyat &ouml;ğretmenliği okumuştu ama atanamadığı i&ccedil;in benim gibi bir kafede &ccedil;alışıyor. Pelin bir kuaf&ouml;rde &ccedil;alışıyor. &Ouml;zg&uuml;r ise m&uuml;zik &ouml;ğretmeni. Yemeği hazırlamışlar ve beni bekliyorlardı. Hem yemek yedik hem de bug&uuml;n yaşadığım &nbsp;ilk işe alınma anımı anlattım. Eee kısa da olsa alındım sonu&ccedil;ta. <br /><br /></em></p>
<p><em>Yemeği yiyip masayı toparladık biraz sohbetten sonra saatin 12 olduğunu fark ettik. Yatma vakti gelmişti. Sena ile aynı odada kalıyoruz. Odaya gidip &uuml;zerimi değiştirirken cebimde duran y&uuml;z&uuml;k d&uuml;şt&uuml;. Ben de alıp parmağıma taktım. Pijamalarımı giyindim ve yatağa yattım. Y&uuml;z&uuml;k garip bir şekilde parmağıma takınca daha g&uuml;zel g&ouml;r&uuml;n&uuml;yordu. G&ouml;zlerimi kapattım ve y&uuml;ksek bir yerden d&uuml;şecekken birden g&ouml;zlerimi a&ccedil;tım. Bulunduğum oda benim odam değildi, Sena da yanımda yoktu. Ve sabah olmuştu. O kadar yorgunken daha uyuyamamıştım bile. Kıyafetlerim sa&ccedil;ım her şey değişmişti ama y&uuml;z&uuml;k h&acirc;l&acirc; parmağımdaydı. Odaya birden biri girdi ve &ccedil;ığlık attı. E ben de korktum ve &ccedil;ığlık attım. Sonra evden hızlıca &ccedil;ıktım. Mahalle bizim mahalleydi ama her yer &ccedil;ok değişikti. Bir b&uuml;feye girdim ve gazete aldım. Yıl 2010' du e haliyle &ccedil;ok şaşırmıştım. O yılda ben yetimhanedeydim. Hızla yetimhanenin olduğu yere gittim. Ziyaret&ccedil;i olarak giriş yaptım. Arya'yı &nbsp;g&ouml;rd&uuml;m, &nbsp;bankta oturuyordu. Yanına gittim. Beni g&ouml;r&uuml;nce &ccedil;ok şaşırdı. Arkadaşı Derya'ya &ccedil;ok benzediğimi s&ouml;yledi. Benim o olduğumu bilmiyordu tabii. Sonra beni Derya'ya yani k&uuml;&ccedil;&uuml;k bana g&ouml;t&uuml;rmek i&ccedil;in elimi tuttu. Peşinden gittim. İ&ccedil;imde k&ouml;t&uuml; bir his vardı ama yine de gittim. K&uuml;&ccedil;&uuml;k Derya'yı bulduk. Ama garip bir şey vardı. Benim k&uuml;&ccedil;&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;m beni g&ouml;remiyordu. Arya nasıl g&ouml;remezsin burada işte dedi. Ama g&ouml;remiyordu. Ben onu g&ouml;rebiliyordum. Koridorun sonunda ki b&uuml;y&uuml;k aynada yansımam olmadığını fark eden Arya &ccedil;ığlık attı ve ka&ccedil;maya başladı. Ben de hızlıca oradan uzaklaştım. Tekrar d&ouml;nmek i&ccedil;in o eve gitmem gerektiğini d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m. Benim uyandığım odanın balkon kapısı a&ccedil;ıktı. Bir şekilde tırmanıp i&ccedil;eri girdim. Yatağa yattım ve g&ouml;zlerimi kapadım. Ama işe yaramadı. Evden ayrıldım. Saat ile ilgisi olabileceğini d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m ve saatin gece 12 olmasını bekledim. 12 olunca tekrar eve d&ouml;nd&uuml;m, yatağa uzandım. Yine bir yerden d&uuml;şer gibi oldu aniden sı&ccedil;radım. G&ouml;zlerimi a&ccedil;tığımda Sena yanımdaydı. G&ouml;rd&uuml;klerimin r&uuml;ya olduğunu d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m ve y&uuml;z&uuml;ğ&uuml; parmağımdan &ccedil;ıkarıp tekrar uyudum. Sabah olduğunda normal hayatımızın devam edeceğini d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;şt&uuml;m. Kahvaltıyı hazırladım ve kızları uyandırmaya gittim. Herkesi uyandırmıştım ama Arya uyanmamıştı. Halbuki her sabah en erken o kalkardı. Arya'yı gıdıklamaya başladım. Ama &ouml;l&uuml; biri gıdıklanamaz değil mi? Onun &ouml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; anladığımda dizlerimin &uuml;zerine &ccedil;&ouml;kt&uuml;m, şok i&ccedil;indeydim. Onun &ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n y&uuml;z&uuml;kle bir ilgisi olabilir miydi?.. Arya'nın &ouml;l&uuml;m&uuml; hepimizi &ccedil;ok &uuml;zm&uuml;şt&uuml;. Ertesi g&uuml;n onu her zaman ziyaret edebileceğimiz bir mezarlığa uğurladık...</em></p>
<p><em>&nbsp;</em></p>
<p><em>&nbsp;2 g&uuml;n sonra tekrar işlerimize devam etmek zorundaydık. Tekrar kafeye d&ouml;nd&uuml;m. Y&uuml;z&uuml;ğ&uuml;n sahibinin geleceğini d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m ama gelen olmadı. Belki de Arya'nın &ouml;l&uuml;m&uuml;yle bu y&uuml;z&uuml;ğ&uuml;n bir ilgisi yoktu. Bu olasılıkları d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rken kafenin kamera kayıtlarına bakmak geldi aklıma. Kayıtlara baktığımda o masaya oturan kişi ile ilgili olan kısımların silindiğini fark ettim. Masa da biri yemek yemişti ama kim olduğunu bilmiyordum. Daha fazla tedirgin olmaya başladım sonra y&uuml;z&uuml;ğ&uuml; &ccedil;&ouml;pe atmaya karar verdim. Y&uuml;z&uuml;ğ&uuml; &ccedil;&ouml;pe attım, &nbsp;kafeden ayrıldım ve &nbsp;eve d&ouml;nd&uuml;m. Sofrayı hazırladık ve yemek yemeye başladık. Kimse konuşmuyordu. Ben de sessizliği bozmadım. Sofrayı toparladık ve salona ge&ccedil;tik. Sessizlik devam ediyordu. Onlara y&uuml;z&uuml;k olayını anlatmalı mıydım bilmiyordum. Gece ge&ccedil; vakitlerde tekrar odalarımıza &ccedil;ekildik. &Uuml;zerimi değiştirirken cebimden bir şey d&uuml;şt&uuml;. D&uuml;şen şey y&uuml;z&uuml;kt&uuml;. Ne yapacağımı şaşırdım. Elim ayağım titremeye başladı. &Ccedil;ok korktum. Onu &ccedil;&ouml;pe attığıma emindim. Nasıl tekrar cebime girmişti ki?.. Belki kafe &ccedil;alışanlarından biri parmağımda g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;r ve benim olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p cebime koymuştur diye d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m. Kendimi rahatlatmanın tek yolu buydu. Y&uuml;z&uuml;ğ&uuml; Arya'nın kaldırılacak eşyalarının i&ccedil;ine koydum. Yatağa d&ouml;nd&uuml;m. </em></p>
<p><em>&nbsp;</em></p>
<p><em>Sabah uyandığımda Sena buz gibiydi. &Ouml;lm&uuml;ş olmaması i&ccedil;in &ccedil;ok dua ettim ama &ouml;lm&uuml;şt&uuml;. Arya gibi o da ayrılmıştı aramızdan. Ben &ccedil;ığlık atınca kızlar hemen geldi. Y&uuml;z&uuml;k geldi aklıma ve koşup y&uuml;z&uuml;ğ&uuml; koyduğum yere baktım y&uuml;z&uuml;k yoktu. Sonra y&uuml;z&uuml;ğ&uuml; Pelinin parmağında g&ouml;rd&uuml;m. O y&uuml;z&uuml;ğ&uuml; nasıl bulduğunu sordum. </em><em>Pelin eşyaların arasında bir şey ararken y&uuml;z&uuml;ğ&uuml; bulmuş ve Arya'nın olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p parmağına takmış. Benim g&ouml;rd&uuml;klerimi b&uuml;y&uuml;k ihtimalle o da g&ouml;rm&uuml;ş. Ama y&uuml;z&uuml;ğ&uuml;n lanetli olabileceğini aklına getirmemiş. Y&uuml;z&uuml;ğ&uuml; ondan aldım ve bende kalmasına karar verdim. Sena'yı defnettikten sonra hayatımız daha da değişti. Bir arkadaşımızı kaybetmenin yasını tutarken ikinci bir yas hepimize ağır gelmişti. Kafa dağıtmak i&ccedil;in biraz y&uuml;r&uuml;yor ve olanları d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordum. Deniz kenarında bir banka oturdum. Y&uuml;z&uuml;k elimdeydi. Denize atmaya karar verdim. Ve hızla eve d&ouml;nd&uuml;m. Saat ge&ccedil; olmuştu bir an &ouml;nce yatmak istiyordum. &Uuml;zerimi değiştirdim ama bu kez y&uuml;z&uuml;k yoktu. Pijamalarımı giyindim ve yattım. Y&uuml;z&uuml;ğ&uuml;n parmağımda olduğunu fark etmemiştim... </em></p>
<p><em>&nbsp;</em></p>
<p><em>Yine bir yerden d&uuml;şecek gibi olup aniden sı&ccedil;radım. Uyandığımda yanımda benden bir tane daha vardı. Ama garip bir şekilde Sena yoktu. Sanki &ouml;l&uuml;nce ge&ccedil;mişten de silinmişti. Hızla evden &ccedil;ıkmam gerekiyordu. Odadan &ccedil;ıkacakken &Ouml;zg&uuml;r ile &ccedil;arpıştık. "Sakin ol yahu, ne bu acele?" dedi. Yok bir şey deyip onu odadan uzaklaştırmaya &ccedil;alıştım ama ikinci ben işi bozdu. O da kalkıp &Ouml;zg&uuml;r'e g&uuml;naydın deyince, &Ouml;zg&uuml;r olduğu yere bayıldı. Ben yine gece yarısını bekledim ve g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze d&ouml;nd&uuml;m. &Ouml;zg&uuml;r'&uuml;n yanına koştum. Ve &ouml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; anladım. Ama Pelin yoktu. Sonra kapının &ouml;n&uuml;nde siren sesi duydum. Polisler kapıyı a&ccedil;mamı istedi, ben de a&ccedil;tım. Beni bir hastane odasına g&ouml;t&uuml;rd&uuml;ler ve beyaz bir &ouml;nl&uuml;k giydirdiler. Doktorlar kendi aralarında konuşurken duydum şizofreni hastasıymışım. Arya'yı, Sena&rsquo;yı, &Ouml;zg&uuml;r&rsquo;&uuml; benim &ouml;ld&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml; s&ouml;yl&uuml;yorlar. Hepsini eve hapsetmişim bir tek Pelin kurtulmuş. Bunları ben yapmadım y&uuml;z&uuml;k lanetli dedim ama beni kimse dinlemedi. Belki bu olanlar ger&ccedil;ek belki de değil, bilmiyorum. Tek bildiğim ben deli değilim...</em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İyi Geceler</title>
<link>https://edebiyatblog.com/iyi-geceler-1459</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/iyi-geceler-1459</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Karanlık çöküyor/.Yavrumu sarıyor./Annenin sevgisi/Seninle geliyor....&#039;&#039;
 ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61e0a2fd06a5e.jpg" length="63364" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 14 Jan 2022 01:09:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Garip</dc:creator>
<media:keywords>korku, travma, psikoloji, hikaye, çocuk, anne, gece, deli, hasta</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Anne: Bu şarkıyı hatırlıyor musun oğlum? K&uuml;&ccedil;&uuml;kken bu şarkı &ccedil;ok severdin.</p>
<p>&Ccedil;ocuk: Anne dışarı &ccedil;ıkabilir miyim? Diğerleri gibi oyun oynamak istiyorum.</p>
<p>Anne: Ah. Bunu daha &ouml;nce de konuşmuştuk. Hadi şarkıyı s&ouml;yle.</p>
<p>&Ccedil;ocuk: Anne ben dışarı &ccedil;ıkmak istiyorum.</p>
<p>Anne: Ama biz mutlu bir aileyiz. Sadece sen ve ben . Dışarısı tehlikeli. Hadi şarkıyı s&ouml;yle.&nbsp;</p>
<p>"Karanlık &ccedil;&ouml;k&uuml;yor.<br />&nbsp; Yavrumu sarıyor.<br />&nbsp; Annenin sevgisi.<br />&nbsp; Seninle geliyor.<br />&nbsp; Sevgiyle esinti.<br />&nbsp; Yavrumu koruyor."</p>
<p>Anne: Dışarısı tehlikeli benim tatlı oğlum. Anneni kapatmak isteyen insanlar var.</p>
<p>Elini &ccedil;ocuğun başına uzattı ama &ccedil;ocuk , &nbsp;somurtkan bir ifade ile annesinin eli değdiği gibi itti.&nbsp;</p>
<p>&Ccedil;ocuk: Canım yanıyor. Yarama dokunma.</p>
<p>Anne : Oğlum...</p>
<p>&Ccedil;ocuk birden ayaklandı ve koşmaya başladı. evin odalarında kendisine saklanabileceği bir yer arıyordu.</p>
<p>Anne: Oğlum hadi geri gel.&nbsp;</p>
<p>&Ccedil;ocuk sonunda saklanabileceği bir dolap buldu. Kendisi dolaba girdikten kısa bir s&uuml;re sonra annesi girdi. ~ Yavaş adımlarla odanın etrafında turlamaya başladı.</p>
<p>Anne : "Karanlık &ccedil;&ouml;k&uuml;yor./Yavrumu sarıyor." Hadi eşlik et oğlum.</p>
<p>&Ccedil;ocuğun kalp atışları hızlanıyor , nefes aralıkları daralıyor.</p>
<p>Anne: "Annenin sevgisi,/Seninle geliyor." Sana asla zarar vermem oğlum. Anneciği seni seviyor.</p>
<p>&Ccedil;ocuk ; g&ouml;lgelerden annesini , i&ccedil;inde saklandığım dolabın yanında durduğunu anlayabiliyordu.&nbsp;</p>
<p>Anne: "Sevgiyle esinti,/Yavrumu koruyor." Hadi ortaya &ccedil;ıktı.</p>
<p>Şarkının bitmesiyle &ccedil;ocuğun nefes aralıkları normale d&ouml;n&uuml;yor. Donuk bir y&uuml;z ifadesi ile sakladığı dolaptan &ccedil;ıkıyor.</p>
<p>Anne : Bak g&ouml;rd&uuml;n m&uuml;? Hi&ccedil;bir sıkıntı yok.&nbsp;</p>
<p>&Ccedil;ocuk ağlayarak annesine sarıldı.&nbsp;</p>
<p>&Ccedil;ocuk: &Ccedil;ok korktum anne.</p>
<p>Anne: Korkmana gerek yok ben buradayım.</p>
<p>Birlikte tekrar salona ge&ccedil;tiler. &nbsp;Salonda , g&ouml;r&uuml;nt&uuml; vermemesine rağmen &ccedil;alışan televizyonun karşısında &ccedil;ocuk oyun oynarken annesinin silueti ile irkildi. Annesi ise bir elinde sigara , diğer elinde ise bir sopayla kapının &ouml;n&uuml;nde bekliyordu. Yavaş&ccedil;a &ccedil;ocuğa doğru y&uuml;r&uuml;d&uuml;. ~ &Ouml;ylece ayaklarının dibinde , kırık oyuncaklar ile oynayan &ccedil;ocuğa baktı. Sopasını sert bir şekilde &ccedil;ocuğun sırtına indirmesi ile y&uuml;ksek bir &ccedil;ığlık yankılandı evin i&ccedil;inde.</p>
<p>Anne: Beni şikayet edecektin değil mi? O y&uuml;zden ka&ccedil;tın değil mi?</p>
<p>&Ccedil;ocuk acıdan dolayı ağlıyor , ağladığı i&ccedil;in de konuşamıyordu.</p>
<p>Anne : Beni doktorlara s&ouml;yleyecekti değil mi?</p>
<p>Anne bir kez daha &ccedil;ocuğa sopayla vurdu. &Ccedil;ocuk bağırışları bir kez daha yankılandı. Sonra bir kez daha vurdu "He. S&ouml;yleyecek miydin?" Sonrasında yerde &ouml;ylece yatan &nbsp;&ccedil;ocuğa baktı. Sopayı yere bıraktı , sigarasından bir nefes aldı ve odanın i&ccedil;erisinde y&uuml;r&uuml;meye başladı.</p>
<p>Anne: Ben ... Ben &ccedil;ok &uuml;zg&uuml;n oğlum. Merak etme annen seni seviyor. Ben sadece d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m. O beyaz oda aklıma geldik&ccedil;e...</p>
<p>Sigarasından bir nefes daha aldı. Odanın bulunduğu k&ouml;şesinde &ccedil;ocuğun yerde yattığı kısma geldi. Yavaş&ccedil;a &ccedil;ocuğun yanına &ccedil;&ouml;meldi. Dizlerini kırdı ve hala yerde yatıyorken &ccedil;ocuğun sa&ccedil;ını okşamaya başladı.&nbsp;</p>
<p>Anne: &Ccedil;ok g&uuml;zel sa&ccedil;ların var.<br />~<br />Sigarasından son bir nefes aldı ve dumanını &uuml;fledi. Kalan kısmı &ccedil;ocuğun cansız bedeninde s&ouml;nd&uuml;rd&uuml;.</p>
<p>Anne: Karanlık &ccedil;&ouml;k&uuml;yor.<br />&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Yavrumu sarıyor.<br />&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Annenin sevgisi,<br />&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Seninle geliyor.<br />&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Sevgiyle esinti,<br />&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Yavrumu koruyor.<br />&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<br />Anne s&ouml;zleri s&ouml;ylerken &ccedil;ocuğun başını okşamaya devam etti. &Ccedil;ocuğun bedeninde daha &ouml;nceden oluşmuş yaralardan rahatsız olduğu i&ccedil;in &uuml;zerine bir &ouml;rt&uuml; serdi. G&ouml;zleri &ccedil;ocuğu s&uuml;zd&uuml;, sırtını sıvazladı.</p>
<p>Anne: Biz g&uuml;zel bir aileyiz. Annen seni &ccedil;ok seviyor. Sende anneni &ccedil;ok seviyorsun. Biz... Biz &ccedil;ok eğleniyoruz değil mi? Mutluyuz.</p>
<p>&Ccedil;ocuğunun &uuml;st&uuml;n&uuml; &ouml;rt&uuml;ğ&uuml; &ouml;rt&uuml;den başını g&ouml;rebileceği bir kısmı a&ccedil;tı . Eğildi ve &ccedil;ocuğun morluk olan yanağına bir &ouml;p&uuml;c&uuml;k kondurdu.</p>
<p>Anne: İyi geceler oğlum.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Saç Tokası</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sac-tokasi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sac-tokasi</guid>
<description><![CDATA[ Bir Kadının Gözleri ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_6199704236706.jpg" length="29874" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 22 Nov 2021 00:35:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>Levozbozkurt</dc:creator>
<media:keywords>kadın, cinayet, sosyopat, katil, intikam, adalet</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong><u>BİR KADININ G&Ouml;ZLERİ</u></strong></p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Bir kadının g&ouml;zlerinde ne g&ouml;r&uuml;rs&uuml;n?</p>
<p style="text-align: justify;">Korku?</p>
<p style="text-align: justify;">H&uuml;z&uuml;n?</p>
<p style="text-align: justify;">Neşe?</p>
<p style="text-align: justify;">Belki de intikam&hellip;</p>
<p style="text-align: justify;">Nasıl baktığın veya ne g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n değil, oraya ne verdiğin yansır g&ouml;zlerine.</p>
<p style="text-align: justify;">G&ouml;zler miydi kalbin aynası, yoksa kalbinden ge&ccedil;enler mi yansır kadının g&ouml;zlerine?</p>
<p style="text-align: justify;">Her kadın aynı bakmaz. Son bakışın &ouml;nemi vardır her vedada. Gidilen yollar aynı olsa da her veda başka parlar g&ouml;zlerinde.</p>
<p style="text-align: justify;">Her veda eden gitmiş sayılmaz, her giden iz bırakır ve ona &ouml;zel bir yerde, solmuş anılar uykuya dalar.</p>
<p style="text-align: justify;">Kendi sonunu g&ouml;rmeden sonsuzluk s&ouml;z&uuml; verirsin, mutlu bir g&uuml;l&uuml;mseme yakalamak adına; egoist&ccedil;e&hellip;</p>
<p style="text-align: justify;">Kadın g&uuml;&ccedil;s&uuml;z değildir, kırılgandır; narin bir &ccedil;i&ccedil;ek gibidir aslında. G&ouml;zleriyle anlatır olanları ve ancak iyi kalpli bir insan yakalar kadının g&ouml;zlerindeki anlamı. K&ouml;t&uuml;ler ise &ouml;ld&uuml;r&uuml;r sevginin reng&acirc;renk yapraklarını.</p>
<p style="text-align: justify;">&Ouml;l&uuml;m; ruhun bedeni terk edip, boş bir kabuk bırakması değildir sadece. Kalp &ouml;l&uuml;r, duygular &ouml;l&uuml;r, hayat &ouml;l&uuml;r.</p>
<p style="text-align: justify;">İyi insan yaşatandır. Aklı başında bir erkek g&ouml;r&uuml;r kadının anlattıklarını. Diğer t&uuml;rl&uuml;s&uuml; ise son bulur, bir haber başlığının g&ouml;lgesinde&hellip;</p>
<p style="text-align: justify;">Her zeki insan &ldquo;iyi&rdquo; değildir. En sosyopatlar, en zekilerden &ccedil;ıkar. Tek bir g&uuml;l&uuml;ş&uuml;yle yakalar avını, umarsızca hapseder ellerine ve fark edilmeden &ccedil;eker dipsiz u&ccedil;urumuna.</p>
<p style="text-align: justify;">Biz burada k&ouml;t&uuml; bir aptalı değil, zeki bir k&ouml;t&uuml;y&uuml; okuyacağız&hellip;</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p style="text-align: justify;">Son bir bakış attı M, kararmaya y&uuml;z tutmuş g&ouml;ky&uuml;z&uuml;ne. Boynunda b&uuml;y&uuml;yen sızı ve akan hayat suyunun yavaş yavaş solan sıcaklığı arasında t&uuml;kenen zamanını d&uuml;ş&uuml;nerek&hellip; İşlerin buraya gelmesi; duygularına yenik d&uuml;şmesi mi, yoksa karşısındaki insanı k&uuml;&ccedil;&uuml;msemesi miydi? Bilemiyordu.</p>
<p style="text-align: justify;">Kelimeler istediği gibi &ccedil;ıkmıyordu hırıltılı boğazından. Ona doğru eğilen bedeni yakalamak istercesine uzattı ellerini.</p>
<p style="text-align: justify;">Solan sevginin attığı bakış işledi &ouml;len kalbine. Mavinin griyle kucaklaşmasını &ccedil;evreleyen siyahın huzurunu; kurtuluşun nefreti ve intikamın ışıltısını fısıldayan irisleri &ccedil;evreleyen, balın kahveyle m&uuml;nasebetini resmeden ve dikenli telleri anımsatan kirpikler, muhatabına aşkı ilan edercesine bir tavır takınmıştı.</p>
<p style="text-align: justify;">Aşkının k&uuml;&ccedil;&uuml;mseyen bakışları arasında g&ouml;rd&uuml; diğerlerini. Onlar, ge&ccedil;mişin karanlıklarından &ccedil;ıkıp el vermişti B&rsquo;nin kurtuluşuna&hellip;</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p style="text-align: justify;">Aynı yere defalarca gelmişti M. Her defasında farklı bir lezzet tatmıştı, i&ccedil;indeki t&uuml;kenmek bilmeyen a&ccedil; k&ouml;t&uuml;l&uuml;k. O k&ouml;t&uuml;l&uuml;k ki M&rsquo;nin karşı konulmaz cazibesinin en temelindeydi. G&uuml;l&uuml;msemesine g&uuml;&ccedil;, bakışlarına derinlik, sesine g&uuml;ven veriyordu. K&uuml;lt&uuml;rl&uuml; bir adam, kadınları nasıl cezbedeceğini bilen ve girdiği her yerde dikkatleri &uuml;zerine toplayan bir karakteri vardı M&rsquo;nin.</p>
<p style="text-align: justify;">Her defasında, &ccedil;evresindeki en az ilgi &ccedil;eken kadını se&ccedil;erdi. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; onlar en kolay avlarıydı onun. K&ouml;t&uuml;l&uuml;k, kadının i&ccedil;indeki sessizliği ve &ccedil;aresizliği koklar, M&rsquo;yi o kadına y&ouml;nlendirirdi. Diğerlerinin ilgisini dağıtmadan ve ş&uuml;pheye d&uuml;ş&uuml;rmeden avucuna alırdı, yavaş&ccedil;a ve sessizce atan kimsesiz kalbi.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir kere tuzağına d&uuml;şen kadın, daha &ouml;nce kimseden g&ouml;rmediği tatlı s&ouml;zleri ve yumuşacık dokunuşları hissederek, mutluluk penceresinden doğan g&uuml;neşi kucaklardı umarsızca. Zamanının t&uuml;kenmekte olduğundan habersizce, geceler g&uuml;nd&uuml;zle yarışırdı kısacık &ouml;mr&uuml;n&uuml;n bitmekte olan nefesiyle.</p>
<p style="text-align: justify;">En &ouml;zel anını paylaşırken, uyuşan dudakları ve kesilen nefesinin i&ccedil;inden &ccedil;ıkmak isteyen &ccedil;ığlığının duyulmadığı manzaraya kapanırdı g&ouml;zleri&hellip;</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p style="text-align: justify;">B ile ilk karşılaşmaları, sanatsal bir toplantıda olmuştu. Kadın kendini tanıtırken, enerjisiyle insanları yakalamıştı. M g&ouml;zlerini ayırmadan kadına odaklanmıştı. &Ccedil;evresinde oturan diğer insanlar silinmiş, nefesleri kaybolmuş ve salonda sanki sadece ikisi kalmıştı. Bu bir av &ccedil;ekimi değildi. Hen&uuml;z anlam veremediği bu tutulmaya kapılmıştı M.&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Saatler hızla akıp gitti salonda. İnsanlarla sohbetler, eğlenceli etkileşimleri kovaladı. G&uuml;n&uuml;n bitimini haber veren eğitmenle birlikte toparlandı salondaki insanlar. Bir sonraki toplanma g&uuml;n&uuml; konuşulurken, M&rsquo;nin g&ouml;zleri yine B&rsquo;ye odaklanmıştı. Saf bakışlarının karanlığında gizlendiğini zannederken, yakalandı B&rsquo;nin g&uuml;l&uuml;msemesine.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir s&uuml;re dinlenmeye &ccedil;ekilen k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml;n sessizliğinde, M kendini hayatın akışına bırakmaya karar vermişti. Yaşanan onca zorlukların sonrasında biraz tatil yapmak onun da hakkıydı.</p>
<p style="text-align: justify;">Zaman ilerledik&ccedil;e aralarındaki &ccedil;ekim kuvvetlenmiş, buluşmalar ve sohbetler daha keyifli olmaya başlamıştı. Doymak bilmeyen k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml;n a&ccedil;lığı, bitmesini istemediği mutluluğun doygunluğuna yenik d&uuml;şm&uuml;şt&uuml;. Artık acıkmıyordu i&ccedil;indeki boşluk.</p>
<p style="text-align: justify;">G&uuml;nler mutluluk fotoğraflarının renkli karelerinde akarken, k&acirc;buslar b&ouml;lmeye başladı M&rsquo;nin derin uykularını. Eski y&uuml;zlerde g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; son bakışlar, nefes nefese uyanışlara itiyordu yorgun bedenini. K&ouml;t&uuml;l&uuml;k, derinlere g&ouml;m&uuml;lmesinin acısını &ccedil;ıkartmak istercesine zorluyordu zihninin kapılarını. B ile olan mutlu anları, karamsarlık ve bitiş &ccedil;anlarının uzaklardan gelen &ccedil;ığlıklarına kulak kabartmaya başlamıştı&hellip;</p>
<p style="text-align: justify;">&hellip;ve k&ouml;t&uuml;l&uuml;k kilitleri kırdı.</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Son bir buluşma.&rdquo; dedi M, k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml;n a&ccedil;lığının pen&ccedil;esindeki B&rsquo;ye.</p>
<p style="text-align: justify;">Hazırlıklar her zamanki gibi olmalıydı. Rit&uuml;eli bozmak, ge&ccedil;miş t&uuml;m gidenlere haksızlık olurdu.</p>
<p style="text-align: justify;">M, evinden &ccedil;ıkarken alacaklar listesini de cebine koymayı ihmal etmedi. &Uuml;&ccedil; &ccedil;eşit peynir, bir paket sosis, kaliteli bir şişe şarap&hellip;</p>
<p style="text-align: justify;">Market yolunda ilerlerken, solunda y&uuml;kselen binaları s&uuml;z&uuml;yordu g&ouml;zleri. İ&ccedil;eride yaşanan diğer hayatları hayal etmek hoşuna gidiyordu. Apartmanın &ouml;n&uuml;nde oturan insanlarla selamlaştı. Her zaman &ccedil;evresine saygılıydı. Birka&ccedil; y&uuml;z metre y&uuml;r&uuml;d&uuml;kten sonra, yaya ge&ccedil;idinden ge&ccedil;erek market kapısına vardı M.</p>
<p style="text-align: justify;">Kapının sol yanında duran market sepetlerinden birini eline alarak i&ccedil;eriye girdi. Kapının birka&ccedil; metre ilerisinde duran sebze reyonu g&ouml;revlisine selam verdi. G&ouml;revli, tanıdığı bu nazik insanın selamını aynı samimiyetle aldı ve yapmakta olduğu işine geri d&ouml;nd&uuml;.</p>
<p style="text-align: justify;">M, reyonlar arasında gezerken, alakasız da olsa &uuml;r&uuml;nleri inceliyordu. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu rit&uuml;el, aceleye gelmeyecek kadar &ouml;zeldi.</p>
<p style="text-align: justify;">Market m&uuml;d&uuml;r&uuml;, elinde bir listeyle yanından ge&ccedil;erken M&rsquo;ye g&uuml;l&uuml;msedi. Genelde sohbet etmelerine rağmen, m&uuml;d&uuml;r acelesi olduğunu anlatmak istercesine ellerini &lsquo;teslim&rsquo; pozisyonunda kaldırarak ge&ccedil;mişti yanından.</p>
<p style="text-align: justify;">M, &ouml;nce peynir reyonuna ilerledi. Reyon g&ouml;revlisi ellişer gram eski kaşar, &ccedil;edar peyniri ve grevyer peynirini paketlerken, M de hemen karşısında duran i&ccedil;ki reyonundan aldığı Merlot şarabını &ouml;zenle sepetine yerleştirdi. Peynirleri sepete koyarken teşekk&uuml;r edip, g&ouml;revlinin g&ouml;z&uuml;ndeki &ldquo;nazik m&uuml;şteri&rdquo; imajıyla yoluna gitti. Rit&uuml;elin son par&ccedil;ası olan, şişte kızartmalık parmak sosisleri de alarak kasaya y&ouml;neldi.</p>
<p style="text-align: justify;">&Ouml;deme sırası geldiğinde, parmağında y&uuml;z&uuml;k olmasına rağmen M&rsquo;yi her g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;nde y&uuml;z&uuml; kızaran kasiyer kız, evde kendini bekleyen mutsuzluğunun aksine, karşısındaki adamla birlikte olsa nasıl bir hayatı olacağını anlık da olsa d&uuml;ş&uuml;nmeden edemiyordu. M&rsquo;nin g&uuml;l&uuml;msemesinin ardında olan ve k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n ona verdiği cazibenin g&uuml;c&uuml;nden habersizdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Evine d&ouml;n&uuml;ş yolundayken, i&ccedil;eriden bastıran k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml;n g&uuml;c&uuml;n&uuml; damarlarında hissetmeye başlamıştı. Hızlı adımlarla apartman kapısına geldi ve asans&ouml;re binerek evine ulaştı. &Ccedil;abucak mutfağa y&ouml;neldi. Aldığı &uuml;r&uuml;nleri &ouml;zenle poşetten &ccedil;ıkartarak, peynirleri &uuml;&ccedil; ayrı saklama kabına koydu. Paketinden &ccedil;ıkarttığı sosisleri de &ouml;zenle şişlere ge&ccedil;irerek, uzun ince bir kaba koyarak, arka odadan aldığı piknik sepetine yerleştirdi. P&ouml;tikare &ouml;rt&uuml;ye sardığı şarabı da sepete koyduktan sonra, rit&uuml;elin en &ouml;nemli ayrıntısını halletmek i&ccedil;in banyoda gizli tuttuğu iksir şişesini ve bir par&ccedil;a pamuğu mutfağa getirdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Sadece bu g&uuml;nler i&ccedil;in kenarda tuttuğu kristal kadehleri tezg&acirc;ha koydu ve kendi kadehini yeşil bir pe&ccedil;eteye sardı. Pamuğa birka&ccedil; damla iksir damlatarak, diğer kadehin ağız kısmına s&uuml;rmeye başladı. Pamuğun turu son bulacakken, balkona giren bir g&uuml;vercin, M&rsquo;nin dikkatini dağıttı. Kadehi elinden bırakıp balkona baktığında ise kuş &ccedil;oktan kendini toparlayıp yoluna gitmişti bile.</p>
<p style="text-align: justify;">İkinci kadehi kırmızı pe&ccedil;eteye sardıktan sonra sepete koyarak mutfaktan &ccedil;ıktı.</p>
<p style="text-align: justify;">&Uuml;zerini değiştirip, son buluşmanın yapılacağı s&uuml;rpriz yerine gitmek i&ccedil;in yola koyulma vakti gelmişti. Evin kapısından &ccedil;ıkmadan hemen &ouml;nce aradığı taksi, M&rsquo;yi apartmanın &ouml;n&uuml;nde bekliyordu. Sol kapıyı a&ccedil;arak sepeti koltuğa bıraktıktan sonra, kendisi de sağ arka koltuğa oturdu ve taksi yola &ccedil;ıktı&hellip;</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p style="text-align: justify;">Son d&ouml;nemlerdeki dengesiz gelgitleri y&uuml;z&uuml;nden, hayatlarının bu g&uuml;zel zamanlarını zulme &ccedil;evirmeye başlayan M&rsquo;ye kızgın olsa da son bir şans vermek istemişti gen&ccedil; kadın, sevdiği adama. Belki de yaşadığı stresli zamanlar, ilişkilerinde aşmaları gereken bir engel, d&ouml;nmeleri gereken sonu g&ouml;r&uuml;lmez bir sapak olmuştu.</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Hazırlan, seni almaya geliyorum.&rdquo; Mesajını okuduktan sonra, oturduğu yatağından kalkarak &uuml;zerini giyinmeye başladı. On beş dakika sonunda telefonu &ccedil;aldı&hellip;</p>
<p style="text-align: justify;">Kapının &ouml;n&uuml;ne &ccedil;ıktığında, taksiyle onu almaya gelen M karşıladı kadını. Y&uuml;z&uuml;nde yine o tatlı g&uuml;l&uuml;msemesiyle sarıldı k&uuml;&ccedil;&uuml;k bedenine. Kollarının arasındaki sıcaklığın ardında atan kalbi dinledi birka&ccedil; saniye. M yukarıdan bakarken, g&ouml;zleri ışıldadı eski g&uuml;nlerdeki gibi. Nazik bir beyefendi olarak taksinin kapısını a&ccedil;arak arka koltuğa oturttu M, sevdiği kadını. Arabanın diğer tarafına dolanarak, yanına oturdu ve elini nazik&ccedil;e kavradı B&rsquo;nin. Kadının k&uuml;&ccedil;&uuml;k elleri avucunda kaybolurken, aralarındaki &ccedil;ekim de yine kendini hissettirmeye başlamıştı. K&ouml;t&uuml;l&uuml;k, derinlerden a&ccedil;lık &ccedil;ığlıkları atarken, taksiciye işaret verdi M ve yol akmaya başladı o son d&uuml;zl&uuml;ğe doğru.</p>
<p style="text-align: center;">***</p>
<p style="text-align: justify;">Yaklaşık yirmi dakikalık yol boyunca hi&ccedil;bir konuşma ge&ccedil;medi aralarında. Arada sırada kadın ka&ccedil;amak bakışlarla s&uuml;z&uuml;yordu, elini tuttuğu gizemli adamı. M g&ouml;zlerini camdan dışarıya odaklamış, hafif bir tebess&uuml;mle g&ouml;ky&uuml;z&uuml;ne bakıyordu.</p>
<p style="text-align: justify;">Taksi şehir merkezinden uzaklaşmış ve tarlaların arasından ge&ccedil;erek patika yollara sapmıştı. Kadın, nereye gittiklerine anlam vermeye &ccedil;alışırken, M kadına d&ouml;nerek;</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;G&ouml;zlerini kapat g&uuml;zelim, geldik.&rdquo; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Taksi yavaşladı, kapının a&ccedil;ılma sesi geldi ve kadının ellerinden tutan M, onu nazik&ccedil;e ara&ccedil;tan indirdi. Seslere odaklanan B, taksinin gittiğini duydu. Artık bu ıssız karanlıkta sadece ikisi kalmıştı.</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Şimdi seni y&ouml;nlendireceğim, bana g&uuml;ven.&rdquo; Komutuyla birlikte, kadının omuzlarına yaslanan eller onu yavaş&ccedil;a y&uuml;r&uuml;mesi i&ccedil;in ittiriyor, bazen hafif sendelemeler eşliğinde sağ ve sola d&ouml;n&uuml;şler ile toprak zeminde dengesini kurmasına yardımcı oluyordu.</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Şimdi, yavaş&ccedil;a g&ouml;zlerini a&ccedil;&hellip;&rdquo;</p>
<p style="text-align: justify;">B g&ouml;zlerini &uuml;rkek&ccedil;e ve yavaş&ccedil;a a&ccedil;tı. G&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; manzara karşısında, i&ccedil;inde b&uuml;y&uuml;yen korkusu yok oldu. Yerini mutluluk ve huzurun, aşk ile tutuşan sessizliği aldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Olabildiğince uzanan yeşil bir &ccedil;ayırın ortasında, g&uuml;neşin batışına yakın kızılın ve serinliğin kalbinde, yerde kurulmuş tatlı bir piknik &ouml;rt&uuml;s&uuml;n&uuml;n &uuml;zerinde duran atıştırmalıklar ve yanan mangaldan t&uuml;ten k&ouml;m&uuml;r kokusu eşliğinde d&ouml;nd&uuml; sevdiği adama doğru. G&ouml;zlerindeki aşk, adamın g&ouml;zleriyle buluştu ve dudakları hasretle kavuştu&hellip;</p>
<p style="text-align: justify;">Aradan ge&ccedil;en birka&ccedil; dakikanın ardından ayrıldı kavuşan kalpler. Sevgi dolu bakışların eşliğinde el ele y&uuml;r&uuml;d&uuml;ler tatlı s&uuml;rpriz sofrasına.</p>
<p style="text-align: justify;">&Ouml;rt&uuml;n&uuml;n bir ucuna B, diğer ucuna M oturdu ve sosisler pişmeye başladı k&ouml;m&uuml;r&uuml;n sıcaklığında.</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Bunca hazırlığı ne ara yaptın?&rdquo; sorusuyla M&rsquo;yi uyandırdı kadın, korların kızıllığının derinlerinden.</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Seni aramadan birka&ccedil; saat &ouml;nce alışverişimi hallederek buraya geldim tatlım. Bu manzarayı her zaman sevmişimdir ve bu &ouml;zel g&uuml;n&uuml;m&uuml;z&uuml; burada noktalamak istiyorum.&rdquo;</p>
<p style="text-align: justify;">Kadın etrafındaki g&uuml;zellikleri seyrederken, M sepetten &ccedil;ıkarttığı kadehleri ve şarabı &ouml;rt&uuml;n&uuml;n &uuml;zerine &ouml;zenle yerleştirdi. Tirbuşon ile şarabın mantarını a&ccedil;arken, kadın da hayranlıkla erkeğinin hizmet etmesini izliyordu.</p>
<p style="text-align: justify;">M kadehleri &ouml;zenle doldurup, şişeyi kapattıktan sonra B&rsquo;nin g&ouml;zlerindeki mutluluğa doğru kadeh kaldırdı.</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Bize ve doyuma ulaşmamıza i&ccedil;iyorum.&rdquo;</p>
<p style="text-align: justify;">Kadın, t&uuml;m g&uuml;zelliğiyle karşılık verdi.</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Aşkımıza&hellip;&rdquo;</p>
<p style="text-align: justify;">İlk yudumların ekşimsi tadı damaklarına ulaşırken, B ağzına değen acılığı fark etti. İ&ccedil;inden bir ses yanlış giden bir şeyler olduğunu haykırırken, omzunun &uuml;zerinden bir &uuml;rperti sardı bedenini.</p>
<p style="text-align: justify;">Ani bir hareketle arkasına baktığında, g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; sadece yeşillik olan bu yokluğun ortasında farklı bir titreşim daha vardı. Kadehin farklı yerinden bir yudum daha i&ccedil;tiğinde sadece şarabın tadını yakaladı k&uuml;&ccedil;&uuml;k dudakları. Kaşları &ccedil;atılırken, g&ouml;zlerini kaldırdığında karşısında sinsice bakan ve hi&ccedil; tanımadığı bir &ccedil;ift g&ouml;zle &ccedil;arpıştı zihni. Dudaklarına yayılan uyuşma hissiyle birlikte, i&ccedil;inde b&uuml;y&uuml;yen korkuyu kucakladı deli gibi atan kalbi&hellip;</p>
<p style="text-align: justify;">K&ouml;m&uuml;rlerin &uuml;zerinde alev alan yanmış sosislerin kokusunun arasında M&rsquo;nin kafasının i&ccedil;inden bir haykırış y&uuml;kseldi&hellip;</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Şimdi!&rdquo; diye emir verdi k&ouml;t&uuml;l&uuml;k.</p>
<p style="text-align: justify;">M, oturduğu yerden hızla kalkarak kadının &uuml;zerine atladı. Daha ne olduğunu anlayamadan, adamın bedeninin altında ezilirken buldu kendini B. Konuşmaya &ccedil;alıştık&ccedil;a dudaklarındaki uyuşma artıyor ve kelimeler ağzında b&uuml;y&uuml;yordu.</p>
<p style="text-align: justify;">&Ouml;rt&uuml;n&uuml;n &uuml;zerindeki yiyecekler etrafa dağılmış, kadehlerden d&ouml;k&uuml;len şarap &ouml;rt&uuml;n&uuml;n &uuml;zerinde kanlı lekeler gibi şekiller oluşturmuştu.</p>
<p style="text-align: justify;">M ellerini B&rsquo;nin boğazına bastırıyor ve b&uuml;t&uuml;n ağırlığıyla nefesini t&uuml;ketmek ve kendi mutluluğuna ulaşmak i&ccedil;in &uuml;zerine &ccedil;&ouml;k&uuml;yordu.</p>
<p style="text-align: justify;">M ağzının kenarından s&uuml;z&uuml;len salyaların arasından tıslarken, doruğa &ccedil;ıkan bir aşk gecesinin son anlarını yaşayan bir hayvan gibiydi.</p>
<p style="text-align: justify;">Nefesi t&uuml;kenirken sonunun geldiğini d&uuml;ş&uuml;nen B, azalan uyuşmanın verdiği bir par&ccedil;a g&uuml;&ccedil; ile &ccedil;ırpınmaya başlasa da &uuml;zerine &ccedil;ullanmış adamdan bir t&uuml;rl&uuml; sıyrılamıyordu. Minik elleriyle y&uuml;z&uuml;ne vuruyor, tırmalıyor, bacak arasına diz atmaya &ccedil;alışıyordu. Aldığı her darbede daha da hırslanan bu vahşi yaratık, g&ouml;zlerinden keyif yaşları s&uuml;z&uuml;l&uuml;rken boğazını daha fazla sıkıyordu.</p>
<p style="text-align: justify;">Artık g&ouml;zleri kararmaya başlayan B son bir umutla etrafına bakındı. Taş, kum veya eliyle tutabileceği bir nesne ararken, karanlıkların i&ccedil;inden bir siluet belirdi. Solgun ve &uuml;zg&uuml;n bir kadının y&uuml;z&uuml;, netleşmeye başladı.</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Artık sonum geldi ve &ouml;l&uuml;m meleği beni g&ouml;t&uuml;rmeye geldi.&rdquo; d&uuml;ş&uuml;ncesiyle, umudunun son saniyelerini harcarken, kadın B&rsquo;nin elinden tutup, &ccedil;imenlerin arasındaki sert bir cisme ulaşmasına yardımcı oldu.</p>
<p style="text-align: justify;">Tuttuğu cisme bakınca, bunun Japon tarzı metal bir sa&ccedil; tokası olduğunu g&ouml;ren B son g&uuml;c&uuml;yle ince demir &ccedil;ubuğu, adamın boğazına sapladı.</p>
<p style="text-align: justify;">Boynundaki baskı azaldı ve M elleriyle boynunu tutarak geriye doğru d&uuml;şt&uuml;. Kadın yattığı yerden nefes nefese kalkarak, yerde kanlar i&ccedil;inde yatan caniye doğru y&uuml;r&uuml;d&uuml;. Tokayı boynundan &ccedil;ıkartmak &uuml;zere hamle yapan adamın boğazına bastırarak, demir par&ccedil;asını daha da i&ccedil;eriye ittirdi ve kıpkırmızı olmuş g&ouml;zleriyle yerde &ccedil;ırpınan et par&ccedil;asına nefretini kustu.</p>
<p style="text-align: justify;">K&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n a&ccedil;lığını doyurmak i&ccedil;in geldiği mabedinde, kendi sonunu bulan M kalkmaya &ccedil;alıştık&ccedil;a batıyor, bağırmaya &ccedil;alıştık&ccedil;a sesi kısılıyordu. G&uuml;c&uuml; t&uuml;keniyordu artık. G&ouml;ky&uuml;z&uuml; kararırken, karanlıktan &ccedil;ıkan anıları belirmeye başladı&hellip;</p>
<p style="text-align: justify;">Kızgın, kırgın ve &ouml;lm&uuml;ş anılar.</p>
<p style="text-align: justify;">&Ouml;len sevgiler ve yitip giden duyguların arkasına saklanmış faili me&ccedil;huller.</p>
<p style="text-align: justify;">Adaletin h&uuml;k&uuml;m bulamadığı, doğanın ve evrenin adaletinin son anlarında, gidenleri seyretti acılarının pen&ccedil;esinden giren kuşun kanatlarında. Yitip giden nefesi ve toprakla buluşunca donan kandamlalarının ardında, arada kalanların seslerini duydu. Hepsi de &ouml;ld&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; hislerinin nefretini haykırıyordu &ccedil;ınlayan kulaklarına.</p>
<p style="text-align: justify;">Ruhu &ouml;ld&uuml;, duyduğu acılarla. Kalbi &ouml;ld&uuml;, zulm&uuml;ne uğrayan sevgilerle. Beyni &ouml;ld&uuml;, anlamsızlaştırdığı anıların hi&ccedil;liğinde&hellip;</p>
<p style="text-align: justify;">&hellip;ve sonunda kendisi &ouml;ld&uuml;, &ouml;ld&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; b&uuml;t&uuml;n iyiliklerin işkencesinin pen&ccedil;esinde.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><em>***Yitip giden t&uuml;m sevgilere ithafen&hellip;***</em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Korkunun Tutsakları</title>
<link>https://edebiyatblog.com/Korkunun-Tutsaklar%C4%B1</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/Korkunun-Tutsaklar%C4%B1</guid>
<description><![CDATA[ Cesaretinizi toplayıp, anahtar deliğinden içeriye bakın...  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/06/image_750x500_60d7aba3f0803.jpg" length="96008" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 27 Jun 2021 01:34:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Levozbozkurt</dc:creator>
<media:keywords>korku, gerilim, cesaret, anahtar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bu esaret ne zaman bitecek?</p>
<p>Ne zaman son bulacak insanların korkuları ve biz kucaklaşacağız?</p>
<p>Karanlıktaki bekleyişimin bir sonu olacak mı? G&ouml;rd&uuml;klerimin i&ccedil;inde hapsolanları, g&ouml;remeyenlerin kalplerindeki derinliklerden &ccedil;ıkartıp kendi kapımın anahtarına kavuşma isteğiyle &ccedil;ığlıklar atarken; kendini kaybedercesine ka&ccedil;anlara kahkahalarla g&uuml;l&uuml;yorum.</p>
<p>Buradaki hik&acirc;yemin ne zaman başladığını unuttum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; unutmazsak; asla o son d&ouml;nemeci aşıp, &ccedil;ıkışa varamayız. Bize sunulan lanetli g&ouml;revi ancak boş vermişlikle bitirebiliriz...</p>
<p style="text-align: left;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;***</p>
<p style="text-align: left;">Korku evinin namını duyduğumda, hakkında bilgi toplamaya başlamıştım. Yazılanlara g&ouml;re; gelen insanlardan bazıları psikolojik tedavi g&ouml;rm&uuml;ş, panik atak krizleri ge&ccedil;irmiş, halen tedavisinin devam ettiği şizofreni atağı yaşayan m&uuml;şterileri varmış. Evin kurucusu, tedavi masraflarını &uuml;stlenmeyi kabul etmiş ve yasal işlemler sonlandırılmış.</p>
<p style="text-align: left;">Genelde yaptığımız ekip planlarımızda hep bir p&uuml;r&uuml;z &ccedil;ıkmış, iptal olmuştu.</p>
<p style="text-align: left;">Bu sefer erken davranarak g&uuml;nler &ouml;ncesinden evin sahibiyle g&ouml;r&uuml;şmeye gittim. Korku evini aradım ve beş kişilik rezervasyon yaptırmak istediğimi s&ouml;yledim. Telefondaki adamla buluşma i&ccedil;in uygun saat ve mek&acirc;na karar verip konuşmayı sonlandırdık.</p>
<p style="text-align: left;">Buluşma saatinden yirmi dakika &ouml;nce mek&acirc;na gittim. Kendi kendime, "acaba nasıl bir tip gelecek," diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rken, mek&acirc;nın &ouml;n&uuml;nde duran 1959 model, siyah Cadillac arabayı g&ouml;r&uuml;nce, beklediğim adamın geldiğini anlamıştım. Araba; klasik Amerikan cenaze arabasıydı, mat siyah ve krom kaplamaların uyumu beni kendine &ccedil;ekmişti. Kocaman g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml;ne kilitlenmiş bir şekilde bakarken, s&uuml;r&uuml;c&uuml; tarafındaki kapı a&ccedil;ıldı ve şof&ouml;r dışarıya &ccedil;ıktı. 1,80 boyunda, siyah takım elbise giymiş, beyaz tenli adamı g&ouml;r&uuml;nce; bu gezinin &ccedil;ok eğlendirici ve ger&ccedil;ekten korkutucu olacağına kanaat getirmiştim.</p>
<p style="text-align: left;">Adam, insanların tuhaf bakışlarına aldırış etmeden kapıda durup etrafa bakarken, ayağa kalkıp ona doğru y&uuml;r&uuml;meye başladım.</p>
<p style="text-align: left;">"Merhaba, ben Levent." Tokalaşmak i&ccedil;in elimi uzattığımda, g&uuml;neş g&ouml;zl&uuml;klerini &ccedil;ıkartarak elimi sıkıca ve buz gibi bir hisle kavradı.</p>
<p style="text-align: left;">"Merhaba dostum, ben de Mayki." G&uuml;l&uuml;msemesi yayıldı.</p>
<p style="text-align: left;">"Ger&ccedil;ek adımı, evdeki turunuzun sonunda s&ouml;ylerim."</p>
<p style="text-align: left;">"Pek&acirc;l&acirc;. O zaman oturalım ve bir şeyler i&ccedil;erken diğer ayrıntılara ge&ccedil;elim." Elimle oturduğum masayı işaret ettim. Masaların arasında y&uuml;r&uuml;rken, yanından ge&ccedil;tiğimiz insanlar sanki hayalet g&ouml;rm&uuml;ş gibi bize bakıyordu. Masamıza oturduğumuzda, garson siparişlerimizi almak &uuml;zere yanımıza geldi.</p>
<p style="text-align: left;">"Hoş geldiniz, ne arzu edersiniz?" Zavallı kızcağızın konuşurken sesi titremişti.</p>
<p style="text-align: left;">Mayki'ye bakarak,</p>
<p style="text-align: left;">"Ne istersin dostum?" diye sordum.</p>
<p style="text-align: left;">"Sade nescafe." Sesindeki ağır tını kanımın &ccedil;ekilmesine sebep olmuştu.</p>
<p style="text-align: left;">"İki sade nescafe l&uuml;tfen." diye cevaplayarak, garson kızı &ccedil;ektiği işkencenin i&ccedil;inden &ccedil;ekip &ccedil;ıkartmıştım. Kız yanımızdan ayrılırken, ben de yeni arkadaşıma sohbete başladım.</p>
<p style="text-align: left;">"&Ouml;ncelikle tanıştığımıza &ccedil;ok memnun oldum. Korku evinizin namını duydum ve hakkında araştırma yaptım. Mazisinin bu kadar karanlık ve korkutucu olması benim i&ccedil;in karşı konulamaz bir &ccedil;ekicilik sağladı. İ&ccedil;eride bizi bekleyenleri merak ediyorum." Konuşurken sanki g&ouml;zlerime değil de ruhuma bakıyordu. Bu adamın derinlerinde, g&ouml;r&uuml;nenin aksine başka şeyler olduğuna emindim. Konuşmam bittiği sırada, kahvelerimiz gelmişti. Garson, elleri titreyerek siparişlerimizi masaya bırakırken, Mayki kızın elini tuttu;</p>
<p style="text-align: left;">"Bu kadar korkacak bir şey yok k&uuml;&ccedil;&uuml;k hanım. Şu anda ilgimi &ccedil;ekmiyorsun." Minyon ve kırılgan g&ouml;r&uuml;nen kız, g&ouml;zlerimin &ouml;n&uuml;nde eriyip gitti. Kız, yanımızdan ayrıldıktan sonra Mayki bana d&ouml;nerek;</p>
<p style="text-align: left;">"Size i&ccedil;erideki sırlarımızdan bahsedemem. Bizim metotlarımız, d&uuml;nyanın hi&ccedil;bir yerinde olmayan ve kişilere &ouml;zel olarak değişen, karmaşık bir sistem &uuml;zerine kurulmuştur."</p>
<p style="text-align: left;">Adam konuşurken, ben de merak denizinde, hayal edemediğim bilinmezlerle y&uuml;zmeye başlamıştım. Zihnimde gezinen g&ouml;lgelere anlam kazandırmaya &ccedil;alışırken;</p>
<p style="text-align: left;">"Tur g&uuml;n&uuml;nde, sizi belirlediğimiz bir noktadan alıyoruz. Sizi evimizde ağırlayacak ve s&ouml;zleşme imzalayacağız. Birka&ccedil; sağlık kontrol&uuml;nden de ge&ccedil;meniz gerekiyor."</p>
<p style="text-align: left;">"Ne gibi kontrollerden bahsediyorsun?"</p>
<p style="text-align: left;">"Korku evinde yaşanmış olaylardan sonra oluşabilecek sıkıntılardan en az kayıpla kurtulmak adına birka&ccedil; psikolojik ve fiziksel yeterlilik testine gireceksiniz."</p>
<p style="text-align: left;">"Anlıyorum ve bunda da &ccedil;ok haklısınız."</p>
<p style="text-align: left;">Konuşmamızın sonlarına gelirken Mayki g&uuml;n&uuml; belirlememiz i&ccedil;in randevu defterini &ccedil;ıkardı ve tur g&uuml;n&uuml; olan; 01.03.2020 tarihini not aldı. Defteri cebine koyarken ruhuma dokunan son bir bakış yakaladım g&ouml;zlerinde. Bu bakışın altındaki derin karanlığı ancak korku evine girdiğimde &ouml;ğrenecektim.</p>
<p style="text-align: left;">Sohbetimizi ve tanışmamızı geride bırakarak mek&acirc;ndan ayrıldık. Ben de diğerlerinin yanına gitmek i&ccedil;in yola koyuldum.</p>
<p style="text-align: left;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ***</p>
<p style="text-align: left;">Uzun yıllardır &ccedil;alışmalarını s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z m&uuml;zik grubumuzun alb&uuml;m yıl d&ouml;n&uuml;m&uuml;yd&uuml;. Mayki ile buluştuğumuz g&uuml;n&uuml;n akşamında, Saygın ve Emine'nin evinde akşam yemeği planı yapmıştık. Tur hakkındaki gelişmeleri de yemek sırasında anlatacaktım. Saygın'ların evine yakın olduğumdan, erken gitmeye ve hazırlıklara yardım etmeye kara verdim.</p>
<p style="text-align: left;">Telefonla Saygın'ı aradım;</p>
<p style="text-align: left;">"Kardeşim, nerelerdesiniz? İşlerim bitti ve yardıma geleceğim."</p>
<p style="text-align: left;">"Markete gitmek i&ccedil;in &ccedil;ıkmak &uuml;zereyiz. Sen neler yaptın?"</p>
<p style="text-align: left;">G&uuml;n i&ccedil;inde yaptıklarımı ve planı anlatmak i&ccedil;in can atıyor olsam da şimdilik susmalıydım.</p>
<p style="text-align: left;">"Dışarıda birka&ccedil; işim vardı. Şimdi size doğru geliyorum."</p>
<p style="text-align: left;">"Tamam dostum. Bekliyoruz."</p>
<p style="text-align: left;">Adımlarımı hızlandırarak, evin olduğu sokağa yaklaştım. Saygın ve Emine, kapının &ouml;n&uuml;ne &ccedil;ıkmıştı. Kısa bir selamlaşmanın ardından markete gitmek &uuml;zere yola koyulduk.</p>
<p style="text-align: left;">Alınacaklar listesi bayağı uzundu. Ana yemek i&ccedil;in et se&ccedil;enekleri, mezeler, salata malzemeleri... Market turu s&uuml;rerken, Hasan aradı.</p>
<p style="text-align: left;">"Alo, kardeşim. Neler yaptınız?"</p>
<p style="text-align: left;">"Saygın ve Emine ile birlikte marketteyiz. Yarım saate evde oluruz. İşiniz yoksa gelin, d&ouml;rt koldan hazırlıkları halledelim."</p>
<p style="text-align: left;">"Tamamdır. Yağmur da yola &ccedil;ıkmış. Evde buluşuruz." Telefonu kapatıp marketten &ccedil;ıkarak evin yolunu tuttuk.</p>
<p style="text-align: left;">Eve vardığımızda, ben masayı kurarken Saygın da mangalı yakmaya başlamıştı. Emine, mutfakta salata ve mangal i&ccedil;in sosları hazırlarken kapı &ccedil;aldı. Hasan ve Yağmur'un da bize katılmasıyla, ekip geceye hazırdı.</p>
<p style="text-align: left;">İki saatin sonunda, masamız t&uuml;m ihtişamıyla bizi &ccedil;ağırıyordu. İlk kadehlerle birlikte, eğlence başlamıştı. Saatler ilerledik&ccedil;e, sohbet koyulaşmaya ve planımı anlatmam i&ccedil;in bana zemin hazırlamaya başlamıştı.</p>
<p style="text-align: left;">"Arkadaşlar, pazar g&uuml;n&uuml; i&ccedil;in plan yapmayın. Size kemiklerinizi bedeninizden ayıracak bir s&uuml;rprizim var." Bu tarz c&uuml;mlelerime alışık olsalar da arkasından gelebilecek konunun, illaki sıra dışı olacağını bildikleri i&ccedil;in p&uuml;r dikkat beni dinliyorlardı.</p>
<p style="text-align: left;">"Ge&ccedil;en hafta, şehir dışında a&ccedil;ılmış bir korku evinin reklamını g&ouml;rd&uuml;m. Bu konuda &ccedil;ok iyi olduklarını ve y&ouml;ntemlerinin kusursuz olduğunu okudum. Bug&uuml;n gelmeden &ouml;nce de randevu aldım..." Birka&ccedil; g&uuml;n&uuml;n &ouml;zetini anlattım, fikirlerini ve kararlarını almak &uuml;zere geri &ccedil;ekildim.</p>
<p style="text-align: left;">Emine ve Saygın, korku temaları hakkında bize nazaran daha zayıf olsalar da Hasan ve Yağmur'un da desteğiyle pazar g&uuml;n&uuml;ne onay verdiler.</p>
<p style="text-align: left;">"Tek bir şartla geliriz." dedi Emine.</p>
<p style="text-align: left;">"Zorlandığımızı hissettiğimizde, &ccedil;ıkarız."</p>
<p style="text-align: left;">Fazla &uuml;stlerine varmadan;</p>
<p style="text-align: left;">"Belirli durumlarda, kişiler turu bırakabiliyorlar." dedim.</p>
<p style="text-align: left;">Yemeğin, rakının ve sohbetin sonlarına yaklaşırken; ev hakkındaki bilgileri paylaşarak geceyi noktalamıştık. Saygın ve Emine &ccedil;iftine veda ederek, pazar g&uuml;n&uuml; &ouml;ğlen saatinde buluşmak &uuml;zere evden ayrıldık.</p>
<p style="text-align: left;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ***</p>
<p style="text-align: left;">Pazar sabahı saat 08.15 sularında uyandığımda, gece g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m r&uuml;yanın etkisinden kurtulmak i&ccedil;in kendime sert bir kahve hazırlayıp, sabah serinliğine aldırmadan balkona oturdum ve k&acirc;buslarımdan arta kalanları d&uuml;ş&uuml;nmeye başladım...</p>
<p style="text-align: left;">R&uuml;yamda; karanlık koridorlarda, arkamda beni takip eden karanlık ellerden ka&ccedil;ıyordum. Bana her dokunduğunda, kulaklarıma dolan &ccedil;ığlıkları ve yardım isteyen ruhları duyuyordum. Karşıma &ccedil;ıkan kapıları a&ccedil;tık&ccedil;a, başka koridorlara ve başka odalara d&uuml;ş&uuml;yordum. Odalarda; tanımadığım y&uuml;zlerin, kanlı v&uuml;cutlarından taşan par&ccedil;alanmış organlarıyla eğlenen maskeli insanlar ve bu insanlara anlamadığım karanlık bir dilde emirler yağdıran Mayki vardı...</p>
<p style="text-align: left;">Gece d&ouml;rt defa uyanmıştım. Tekrar uykuya dalışımda, k&acirc;buslar kaldığı yerden devam ediyordu. Sanki r&uuml;yada bayılıp, kendi d&uuml;nyama ge&ccedil;miş ve tekrar uyuduğumda r&uuml;yamda ayılarak, devam eden bir korku d&ouml;ng&uuml;s&uuml;nde yuvarlanır gibiydim.</p>
<p style="text-align: left;">Kahvaltı &ouml;ncesi iki bardak kahve ve iki saatlik d&uuml;ş&uuml;nme faslının bitiminde, evden erken &ccedil;ıkmaya karar verdim. Erkenden insanları organize ederek Saygın'ların evine vardım. Kapıdan girdiğimde; taze &ccedil;ayın kokusu ve insanların uykulu bakışları ile karşılandım. Kısa bir s&uuml;re sonra, Hasan ve Yağmur da bize katıldı.</p>
<p style="text-align: left;">Buluşmaya yarım saat kala Mayki aradı...</p>
<p style="text-align: left;">"G&uuml;naydın, bug&uuml;n&uuml;n şanslı ruhları." Sesindeki a&ccedil;lığın tonu, kulaklarıma dolan kahkahasıyla birleşince, k&acirc;buslarımdan &ccedil;ıkan bir hortlakla konuşuyor hissine kapılmıştım.</p>
<p style="text-align: left;">"G&uuml;naydın, korkunun azmettirici g&uuml;c&uuml;." Bu şekilde hitap etmem hoşuna gitmiş olacak ki aynı kahkahayı, i&ccedil;tenlikle yollamıştı kalbime.</p>
<p style="text-align: left;">"Buluşma vaktimiz yaklaşıyor, umarım hayatınızın en korkun&ccedil; g&uuml;n&uuml;ne hazırsınızdır."</p>
<p style="text-align: left;">"Tabii ki hazırız. Sen de ge&ccedil; kalmamaya &ccedil;alış. Bekleyen ruhları k&uuml;st&uuml;rme."</p>
<p style="text-align: left;">"Tamamdır. Yaklaşırken sizi ararım."</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Telefonu kapattığımda, y&uuml;z&uuml;me oturan sadist&ccedil;e g&uuml;l&uuml;mseme, diğerlerinin soru soran bakışlarıyla birlikte normale d&ouml;nd&uuml;.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Haydi bakalım, zamanımız azalıyor. Etrafı toparlayıp, hazırlanmaya başlayalım."&nbsp;diyerek, insanları harekete ge&ccedil;irdim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yirmi dakikalık hazırlık s&uuml;recinin ardından gelen telefonla birlikte, buluşma noktamıza doğru evden ayrıldık...</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ***</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mayki bizi almak i&ccedil;in geldiğinde, diğerlerinde de benim ilk tepkimin benzerini g&ouml;rd&uuml;m. Karşımızda duran ihtişamlı araba ve şof&ouml;r koltuğundaki garip adam...</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yolda giderken tanışma ve sohbet i&ccedil;in bolca vaktimiz olacaktı. Arabaya doluştuk ve bizi bekleyen korku dolu saatler i&ccedil;in yolculuğumuz başladı. Şehir dışına &ccedil;ıktığımızda, bilmediğimiz patikaların arasında gizlenen ağa&ccedil;lık yollara saptık. Yol kenarındaki ağa&ccedil;lar; insanı hipnotize edercesine sallanıyor, dallarına değen r&uuml;zg&acirc;rlarla kucaklaşarak dans ediyordu. Dalların arasından ge&ccedil;en r&uuml;zg&acirc;rın, kulaklarıma taşıdığı fısıltılarla kendimden ge&ccedil;miş halde dışarı bakarken; Mayki'nin sesiyle, zihnim yeniden d&uuml;nyaya adım attı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Yaklaşıyoruz, hazır olun." Bizi g&ouml;receklerimize hazırlarcasına &ccedil;ıkan sesine doğru koşarken, yolun sonundaki arazinin ortasında, t&uuml;m ihtişamıyla bize vahşice g&uuml;l&uuml;mseyen evi g&ouml;rd&uuml;m. Arazinin girişinde durduğumuzda kapının g&uuml;zelliği karşısında dona kalmıştık. Y&uuml;ksek s&uuml;tunların &uuml;zerine oturmuş Gargoyle fig&uuml;rleri, gelişimize mutlu olmuş&ccedil;asına bize g&uuml;l&uuml;ms&uuml;yordu. Mayki, cebinden &ccedil;ıkarttığı kumandayla, &uuml;zerinde altın renkli b&uuml;y&uuml;k bir 'M' harfi olan demir kapıyı a&ccedil;tığında, fig&uuml;rler de hareketlendi. Sahiplerini selamlarcasına oturdukları yerden kalkıp kanatlarını a&ccedil;tılar ve kapının kapanmasıyla tekrar eski hallerini aldılar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Heykellerin bu şekilde hareket etmesinin şaşkınlığıyla kapıya bakarken, Mayki'nin donuk kıkırtısını işittim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"G&ouml;rd&uuml;kleriniz sadece başlangı&ccedil;."</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Parke taşlarıyla d&ouml;şeli yolda, tekerleklerin &ccedil;ıkarttığı hırıltılı sarsıntının sessizliğinde eve vardık. Arabadan inip g&ouml;zlerimi eve &ccedil;evirdiğim zaman, karşımızda duran malik&acirc;nenin g&uuml;zelliği kendini t&uuml;m ayrıntılarıyla ruhlarımıza sunuyordu...</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Zifirisine gri bir kaymak &ccedil;ekilmiş; bir ihtiyar k&ouml;peğin kırışık alnındaki &ccedil;izgileri temsil eden duvarlarıyla, bal peteğini andıran nakışlarıyla s&uuml;slenmiş bir noktayla g&ouml;zlere &ccedil;arpan devasa bir yaratık izlenimi veren yapının dil ısırtan g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml;; siyah şeffaf bir &ouml;rt&uuml;ye benzer sisli bir gecede bile &ouml;teden kendisini belli edecek bir ihtişamla bize bakıyordu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Giriş kapısına uzanan &uuml;&ccedil; d&ouml;neme&ccedil;li geniş merdivenlerin başında duran ş&ouml;valye zırhları, ellerindeki kılı&ccedil;ların parlaklığıyla g&ouml;zlerimizi kamaştırdı. Merdivenleri &ccedil;ıkarken, &uuml;&ccedil; katlı binanın mimarisine şaşkınlıkla bakıyorduk. Kapının girişindeki kemerlerin ihtişamı, evin kendisi kadar &uuml;rk&uuml;t&uuml;c&uuml;yd&uuml;. Eski tarz oymalı kapının &uuml;zerindeki kocaman kuru kafa fig&uuml;r&uuml;; Mayki'nin, &ccedil;enesinden tutup tokmak olarak kullanmasıyla canlandı ve kocaman kapı, kahkaha atan bir gıcırtıyla ardına kadar a&ccedil;ıldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"&Ccedil;ekinmeyin, kendinizi evinizde hissedin."</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Sizi bilmem ama ben burada sonsuza kadar yaşayabilirim." dediğimde, Mayki'nin sırıtışı yayıldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Saygın ve Emine kol kola girmiş, ağızları bir karış a&ccedil;ılmış halde etrafı izlerken; Hasan ve Yağmur da duvarda asılı tabloları, sanki bir resim sergisini gezen iki entelekt&uuml;el gibi inceleyerek, kendi turlarını başlatmışlardı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Işıkla birlikte g&ouml;zlerimize oyunlar oynayan, altın ve yeşil karışımı yer karoları yolumuzu aydınlatıyordu. Neredeyse on metre y&uuml;ksekliğindeki, tavana kadar uzanan s&uuml;tunların i&ccedil;inde bir şeylerin yaşadığını hissetmiştim. Duvarda asılı olan orta &ccedil;ağ tabloları, kendi hik&acirc;yeleriyle bizi selamlıyor ve onlara baktık&ccedil;a kalplerimizi ele ge&ccedil;iriyordu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Burası &ccedil;ok g&uuml;zel." derken, Emine'nin sesindeki hayranlık fısıltısı, y&uuml;ksek tavanların en karanlık k&ouml;şelerine kadar ulaşmıştı. Ev de kendince teşekk&uuml;r etmek istercesine; i&ccedil;eride gezen serin havayı y&uuml;zlerimize vurarak, derin bir nefes almamızı ve geziye devam etmemizi s&ouml;yler gibiydi...</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"&Ouml;ncelikle s&ouml;zleşme ve diğer işlemler i&ccedil;in sizi bu odaya alalım." Mayki, giriş kapısının hemen solunda duran odayı işaret etti. O ana kadar orada olduğunu fark etmediğimiz uşak, kapıyı a&ccedil;mış ve misafirperver bir edayla bize bakıyordu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tablolara dalmış olan Hasan ve Yağmur'a seslendim ve odaya girdik. Oda, dışarısının ihtişamına karşın, olduk&ccedil;a sade d&ouml;şenmişti. Kapının karşısında &ouml;zel yapım olan bir ofis masası, &uuml;zerinde bir diz&uuml;st&uuml; bilgisayar, masanın hemen yanında duran kahve makinesi g&ouml;ze &ccedil;arpan ilk ayrıntılardı. Masanın tam karşısında bir &uuml;&ccedil;l&uuml;, iki de tekli, mat siyah koltuk takımı ofisin b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; sağlanmıştı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mayki masasına ge&ccedil;erken, biz de koltuklara yerleştik. O sırada uşak kahvelerimizi ikram ederken, Mayki de &ccedil;ekmeceden evrak dosyasını &ccedil;ıkartarak, kalem ve formları uzattı. &Uuml;&ccedil; sayfadan oluşan formda; kişisel bilgilerimiz, sağlık durumumuz, kan grubumuz, ameliyat veya ge&ccedil;irdiğimiz kronik sakatlıklar ve eve kendi isteğimizle geldiğimizi beyan eden, oluşabilecek psikolojik ve fiziki sorunlardan işletmeyi sorumlu tutmayacağımız; feragat s&ouml;zleşmesi bulunuyordu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İmzaladığımız formları masaya bıraktık. Mayki formları inceledikten sonra;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Şimdi de yardımcım sizleri k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir fiziksel teste alacak."&nbsp;dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Ne gibi bir test?"&nbsp;Hasan sessizliğini bozmuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Koşu bandında on dakikalık tura &ccedil;ıkacaksınız. Kalp atışlarınız, nefes sıklığınız ve kan basıncınız &ouml;l&ccedil;&uuml;lecek. Bir şey daha var; test sırasında oluşabilecek bir terslikte, kişiye '</span><span style="text-decoration: underline;"><i><span style="font-weight: 400;">tur i&ccedil;in uygun değildir</span></i></span><span style="font-weight: 400;">' kararını da verebilirim. Bahsi ge&ccedil;en olayları sizlere yolda anlatmıştım."&nbsp;Mayki b&uuml;t&uuml;n bunları anlatırken, i&ccedil;tenliğine kendimizi kaptırmıştık.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Hi&ccedil; sorun olmaz."&nbsp;dedi Saygın. Kahvelerimizi i&ccedil;ip ofisin i&ccedil;inden spor salonuna doğru, uşağın peşi sıra ilerledik. &Uuml;zerimize eşofmanlarımızı giymek i&ccedil;in soyunma kabinlerine girerek, test i&ccedil;in hazır bir şekilde koşu bantlarının başında beklemeye başladık. Uşak; her birimize kalp ritimlerimizi g&ouml;steren kabloları &ouml;zenle iliştirirken, ağızlarımıza maskeleri takıp, koşu bantlarını ayarladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hafif tempoda başlayan koşu, beşinci dakikadan itibaren artarak, başarılı bir şekilde sonlandı. Uzaktan monit&ouml;rleri izleyen ve notlar alan uşak, test sonu&ccedil;larını Mayki'ye g&ouml;t&uuml;r&uuml;rken, biz de ofise ge&ccedil;tik. Yokluğumuzda hazırlanmış ve masalarımıza konulmuş taze portakal sularımızı yudumlarken, Mayki de k&acirc;ğıtlara bakıyordu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Sonu&ccedil;lar olduk&ccedil;a g&uuml;zel. Bunca yoğun iş ve sanat aktivitelerinden sonra b&ouml;ylesi sonu&ccedil;larla karşılaşmak beni olduk&ccedil;a memnun etti. B&uuml;y&uuml;k bir mutlulukla tura hak kazandığınızı belirtmek isterim."</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Y&uuml;z&uuml;m&uuml;ze yerleşen memnuniyet ve heyecan duygularıyla, portakal sularımızı bitirip kıpırdanmaya başladık.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Artık vakit geldi. Hazırsanız &uuml;st kata &ccedil;ıkalım." Mayki'nin g&ouml;z&uuml;nden, kalbimin derinlerine işleyen ışığı g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;mde;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Evet, &ccedil;ok eğleneceğiz." diye mırıldandım...</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ***</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ofisten &ccedil;ıkıp bir &uuml;st kata ulaştık. Karşısında durduğumuz kapı; tarihin tozlu raflarında şans eseri bulunan, unutulmuş bir kitap gibi bize ustasının zanaatını anlatmaya &ccedil;alışıyordu. Kapının girişinde iri kıyım bir g&ouml;revli duruyordu. Kapı &ouml;n&uuml;nde sıraya girdiğimizde, Mayki;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Eğer ki turun ortasında zorlanır veya &ccedil;ıkmak isterseniz, bir g&uuml;venlik kelimesi belirlemenizi istiyorum."</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kolay telaffuz edilecek bir kelime d&uuml;ş&uuml;nmeye başladık. Bu karmaşanın i&ccedil;inden Yağmur'un zekice fikriyle &ccedil;ıktık.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Niyazi. Nasıl fikir?" Şarkılarımızdan birinin adını se&ccedil;mek gayet mantıklıydı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Hem de kolay." dedi Hasan.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Bu sorunu da &ccedil;&ouml;zd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;ze g&ouml;re, artık kapılar a&ccedil;ılsın ve eğlence başlasın. Sizi s&uuml;rekli izliyor olacağız. Ters bir durumda arkadaşlar size ulaşacak." Mayki s&ouml;z&uuml;n&uuml; bitirip, kapıda bekleyen adama 'tamam' anlamında bir işaret yaptı ve g&ouml;revli, korkunun kapılarını a&ccedil;tı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ***</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kapıdan i&ccedil;eriye giren ilk kurban ben oldum. Karanlık koridorda y&uuml;r&uuml;rken, diğerleri de arkamdan geliyordu. Dar ve loş koridor, nemli ve k&uuml;fl&uuml; bir kokuyla bize 'merhaba' demişti. Derinlerden gelen uğultular, ilk anlarda anlamsız ve boğuk sesleri andırıyordu. Koridorda ilerledik&ccedil;e; sesler, &ccedil;ığlıklara d&ouml;n&uuml;şmeye ve insanın t&uuml;ylerini diken diken etmeye başlıyordu. G&ouml;zlerimiz karanlığa alıştık&ccedil;a, i&ccedil;erisi sanki bunu anlamış&ccedil;asına karanlığa b&uuml;r&uuml;nme isteğiyle bizi avu&ccedil;larına hapsediyor, karanlığın i&ccedil;inden; kafamıza, y&uuml;z&uuml;m&uuml;ze, kollarımıza değen belirsiz hislerle yolculuğumuz s&uuml;r&uuml;yordu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ellerimi &ouml;ne uzatmış, k&uuml;&ccedil;&uuml;k ve &uuml;rkek adımlarla y&uuml;r&uuml;rken; karşıma bir yol ayrımı geldi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Yol burada ikiye ayrılıyor. Ayrılalım mı?"</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Bana kalırsa ayrılmak yerine biraz daha devam edelim." dedi Hasan. Hepimiz bunun mantıklı olduğu konusunda anlaşarak yola, sağ taraftan devam etme kararı aldık.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Karanlıkta izlendiğiniz hissine &ccedil;ok kez kapılmışsınızdır. G&ouml;r&uuml;nmeyen k&ouml;şelerden, bilinmeyenlerin g&ouml;zleri &uuml;zerinizde y&uuml;r&uuml;rken, derinlerden gelen nefes sesleri ve &ccedil;ıtırtılarla, korku dolu şekilde yolda y&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z&uuml; hayal edin. Boş ve karanlık sokaklarda ka&ccedil;mak veya &ccedil;ığlık atmak gibi se&ccedil;enekleriniz vardır; fakat bu dar koridorda bu se&ccedil;enek, şıklar arasında yer almıyordu. Zeminden belli belirsiz titreşimler gelirken, arkamdan gelen &uuml;rkek fısıltıları işittim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Yerde bir şeyler var Levent!" Emine titrek sesiyle fısıldarken, yerdeki titreşimler hissedilir olmaya başladı. Sanki bir mekanizmanın dişlileri bizi yutmak i&ccedil;in ağzını a&ccedil;ıyor gibi homurdandı ve zemin bir anda boşluk oldu...</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;***</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&Ccedil;ığlıklar atarak d&uuml;şerken; 'sonumuz nereye varacak' heyecanı ve korkusuyla, koyu bir sıvının i&ccedil;ine d&uuml;şt&uuml;m. Karanlıkta y&ouml;n&uuml;m&uuml; bulmaya &ccedil;alışıyordum. Diğerlerinin seslerini duymaya başladığımda; ayrı ayrı t&uuml;plerin i&ccedil;inde hapsolduğumuzu anladım. Bir pantomim sanat&ccedil;ısı gibi etrafımı anlamaya &ccedil;alışıyordum. G&ouml;r&uuml;nmez -karanlık- bir camın ardına sıkışmış, &ccedil;ıkmak i&ccedil;in &ccedil;abalayan bir kelebek edasıyla camları yoklarken; uzaklardan yaklaşan kocaman adımları duydum. Karanlığı delerek yaklaşan ayak sesleri hızlandı ve cama &ccedil;arpan kocaman bir suratla, &ccedil;ığlık atarak tekrar koyu sıvının i&ccedil;inde &ccedil;ırpınmaya başladım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Odada karışık sesler korosu gibi herkes &ccedil;ığlıklar atıyordu. Birileri; i&ccedil;inde sıkıştığımız şeffaf h&uuml;crelerimize yumruklar atıp bağırıyor, biz de karşımızdaki bu karanlık &ouml;fkeyi algılamaya &ccedil;alışırken, korku faresinin ruhumuzu kemirmesinin paniğini hissediyorduk.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sonunda yumruklamalar ve bağırışlar bittiğinde, diğerlerine sesimi duyurmak i&ccedil;in avazım &ccedil;ıktığı kadar bağırdım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Dinleyin! Herkes iyi mi?" Sesim, kendi h&uuml;cremde yankılanmış, diğerlerine ulaşmayı başarmıştım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"İyi değilim Levent! Bizi nasıl bir yere getirdin?" Hasan'ın &ouml;fkeli sesini duyduğumda biraz da olsa rahatlamıştım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Derinlerden diğerleri de konuşmaya başladı. Yağmur ve Emine &ccedil;ığlıkla karışık, kesik nefesler alıyordu. Saygın, eşini sakinleştirmek i&ccedil;in y&uuml;ksek sesle konuşmaya başladı;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Emine, sakinleş. Hepsi ge&ccedil;ti. Unutma buraya eğlenmeye geldik." Konuşması bittiğinde ortalık biraz daha sessizleşti. Ben de buradan &ccedil;ıkış i&ccedil;in bir şeyler d&uuml;ş&uuml;nme fırsatı bulmuştum. Ayaklarımın altında kapak gibi bir şey hissettim. Derin bir nefes alarak, kendimi koyu ve yapış yapış sıvının derinlerine g&ouml;md&uuml;m. Ellerimle zemini yoklarken, ufak bir vana veya kol arıyordum. Nefesim bitmek &uuml;zereyken aradığım şeyi buldum ve tekrar nefes almak i&ccedil;in yukarıya &ccedil;ıktım. Keşfimi diğerlerine de aktarmak ve bu kutulardan &ccedil;ıkmak i&ccedil;in seslendim;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Gen&ccedil;ler, beni dinleyin. Hemen altınızda bir yerde, ufak bir kol bulacaksınız. Onu &ccedil;ekerseniz, buradan kurtulacağımızı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum." Herkes onayladığını belirttikten sonra, tekrar derin bir nefes aldım ve son kez karanlığın kollarına bıraktım kendimi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kolu &ccedil;ektiğimde, derinlerden gelen uğultuyla birlikte; i&ccedil;inde y&uuml;zd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z bu bal&ccedil;ık benzeri sıvı, hızla boşaldı ve kabin yukarıya a&ccedil;ılarak &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z&uuml; ellerimize bıraktı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kapakların a&ccedil;ılmasıyla birlikte, d&ouml;rt ayrı kapının &uuml;zerindeki ışıklar yanarak, yeni se&ccedil;imimiz i&ccedil;in bize fırsat sunuyordu. Kapılara yaklaşırken, diğerleriyle g&ouml;z g&ouml;ze geldim. Hepsinin y&uuml;z&uuml;ndeki korku ve sinirli ifadeyi tek tek i&ccedil;ime hapsettikten sonra;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Hasan, bu seferki se&ccedil;imi sen yap kardeşim." diyerek, Hasan'ı &ouml;ne davet ettim. Yanımdan ge&ccedil;erken,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Buradan &ccedil;ıktığımızda benden bir tokat alacağın var." dedi ve &uuml;zerinde mavi ışık olan kapıya y&ouml;neldi. Kapının kolunu aşağı &ccedil;ektiğinde, diğer kapıların ışıkları s&ouml;nd&uuml; ve derinlerden başka bir kapının a&ccedil;ıldığını duyduk. Kapıdan bir şey &ccedil;ıktığını; adeta uluyarak &uuml;zerimize koşan dev g&ouml;lgeyi g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;zde anladık ve can havliyle se&ccedil;tiğimiz kapıdan kendimizi i&ccedil;eriye attık. Kapı ardımızdan kapandı ve kilit mekanizmasının sesi duyulduğunda ortalık sessizliğe b&uuml;r&uuml;nd&uuml;.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu kez girdiğimiz yol engebeliydi. Yaklaşık bir bu&ccedil;uk metre genişliğinde, yer yer y&uuml;kselti ve &ccedil;ukurlar olan, kıvrımlı koridorun duvarlarından cıvık bir sıvı akıyordu. Her dokunduğumda kusacakmış gibi bir hisse kapılıyordum. Bu kez en &ouml;nde Hasan vardı. Yağmur, hemen arkasında y&uuml;r&uuml;rken, ben de sıralamanın sonuna atılmıştım. Aldığım her nefeste ciğerlerime dolan pis kokunun tadını alabiliyordum. Bozuk s&uuml;t gibi bir tat, nefes yollarımı tıkamaya başlamıştı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yine derinlerden gelen &ccedil;ığlık sesleriyle &uuml;rpermeye başlamıştık ki dengemizi korumak adına yaslandığımız yan duvarlar a&ccedil;ıldı. İ&ccedil;eriden &ccedil;ıkan iğren&ccedil; suratlı kafalar, &uuml;st&uuml;m&uuml;ze kusmaya başlamıştı. Saygın da kendini tutamamış ve kusmuk seremonisine katılmıştı. Artık i&ccedil;erideki kokuya biz de kendimizden bir par&ccedil;a eklemiştik. &Ouml;ğ&uuml;rme resitali bittiğinde, koridor genişlemiş ve tekrar bir yol ayrımına gelmiştik. Fakat bu seferkinin farkı; yerdeki oyuklardı. Dar t&uuml;nelin bitmesine sevinirken, daha dar bir girişe gelmiş olmanın sıkıntısının kucağına d&uuml;şm&uuml;şt&uuml;k. Hasan'ın &ouml;nderliğinde t&uuml;nele girdik. Emekler pozisyonda ilerlerken;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Yerde bir şeyler var ve hareket ediyor!" Yağmur'un iğrendiğini ve korktuğunu belli eden sesinin eşliğinde; yerde dolaşan hamam b&ouml;cekleri, solucanlar, &ccedil;ekirgeler ve irili ufaklı &ouml;r&uuml;mceklerin arasında olduğumuzu anladık. Ellerimizin ve dizlerimizin altında ezilirken &ccedil;ıkarttıkları gıcırtılı sesler, binlerce &ccedil;ekirdeğin &ccedil;ıtlamasını andırıyordu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Hasan, ne olur biraz daha hızlan..." Emine artık kendinden ge&ccedil;mek &uuml;zereydi. Saygın da onu sakinleştirmeye &ccedil;alışıyordu. B&ouml;cekli t&uuml;nelin bitiminde ışığı g&ouml;r&uuml;nce yaşadığımız mutluluk, i&ccedil;erideki manzarayı g&ouml;rmemizle kursağımızda kaldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yuvarlak bir odaya adım atmıştık. İ&ccedil;erideki loş ışık etrafı algılamamız i&ccedil;in yeterliydi. Duvarlardan sarkan yosun ve k&uuml;f karışımı madde, odanın kokusunun aromasını oluştururken, duvarlardaki izler, daha &ouml;nce buraya birilerinin bağlanmış g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml;ne ışık tutuyordu. El ve ayak bileklerinden duvara asılan insanların ardında bıraktığı kan lekelerini andıran şekillere bakarken;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Acaba sırada ne gibi iğren&ccedil;likler var?" diye soran Saygın'ın beklediği cevap fazla gecikmedi. Odanın tavanı g&uuml;r&uuml;lt&uuml;l&uuml; bir şekilde ikiye a&ccedil;ılarak, &uuml;zerimize yağan v&uuml;cut par&ccedil;alarından kendimizi korumak i&ccedil;in kollarımızın altına siper aldık. Et yağmuru sona erdiğinde, Emine nefesinin yettiği kadar, "Niyazi!" diye haykırdı. Odanın b&uuml;t&uuml;n ışıkları yanarak, hoparl&ouml;rlerden gelen emirle birlikte olduğumuz yere &ccedil;akılı kalmıştık.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Emine Hanım haricinde kimse kıpırdamasın. Kendisini almak i&ccedil;in g&ouml;revliler geliyor." Anonsun bitimiyle, geldiğimiz yolun hemen sağ tarafından gizli bir kapı a&ccedil;ıldı. İ&ccedil;eriye bir kadın g&ouml;revli ile portatif sedye taşıyan iki de erkek geldi. Saygın, eşine sıkıca sarılmış halde olanlara anlam vermeye &ccedil;alışıyordu. Kadın, yerde diz &ccedil;&ouml;km&uuml;ş halde ağlayan Emine'nin yanına gelerek, k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir el feneriyle g&ouml;z bebeklerinin tepkilerini &ouml;l&ccedil;t&uuml;, nabzını saydı ve erkek g&ouml;revlilere d&ouml;nerek,</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Emine hanımı l&uuml;tfen revire g&ouml;t&uuml;r&uuml;n." dedi. G&ouml;revliler sakin ve nazik&ccedil;e sedyeye aldıkları Emine'yi, geldikleri kapıdan taşıyarak g&ouml;zden kayboldular. Kadın da arkalarından girdi ve kapı kapandı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"&Ccedil;ıkış zamanınız gelene kadar, Emine Hanım bizim konuğumuz olacak. Siz de verilen par&ccedil;alarla bir kompozisyon hazırlayacaksınız. G&ouml;lgeler; olması gerektiği şekilde ve d&uuml;zende olunca, kapılar a&ccedil;ılacak."</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Anons bitince; odanın tabanından uzunlu kısalı &ccedil;ubuklarla birlikte, ortasından y&uuml;kselen, ucunda lamba olan bir asa &ccedil;ıktı. Ampul&uuml;n altında yuvarlak bir delik vardı. &Ouml;nce ne olduğunu anlamak i&ccedil;in asayı incelemeye başladık. Deliğin &uuml;zerindeki k&uuml;&ccedil;&uuml;k ipucunu Yağmur fark etti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Şuraya bakın! Burada bir g&ouml;z simgesi var. Anladığım kadarıyla, yapacağımız şekle buradan odaklanacağız."</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sırayla delikten baktığımızda; asanın &uuml;st kısmına yerleştirilmiş ampul, zekice bir ışıklandırma sunuyor ve adeta bir &ccedil;er&ccedil;eveye karşıdan bakıyormuş hissi veriyordu. Yerden y&uuml;kselen diğer &ccedil;ubuklar birer sehpa gibiydi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Bunların &uuml;zerine, yerdeki par&ccedil;aları koyarak, bir şekil oluşturacağız." dedi Saygın.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"İyi de bu şeklin bizden istenen şekil olduğunu nasıl anlayacağız?" Hasan'ın c&uuml;mlesi daha havada kaybolmamışken, duvarda başka bir kapak a&ccedil;ılarak, yarım kalmış bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml; ortaya &ccedil;ıktı. Dizlerinin &uuml;zerine &ccedil;&ouml;km&uuml;ş, karşısında sanki biri varmış gibi ellerini boynunun hizasında birleştirmiş fig&uuml;r; kavgada kendini savunan biri gibi g&ouml;r&uuml;n&uuml;yordu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Sizce burada ne oluyor?" dedi Yağmur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Kavga veya cinayet." Saygın'ın sesi; eşinin yanına gitmek istediğini belirtir tondaydı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Anamorfik sanat." Herkes bana 'o ne demek?' ifadesiyle bakarken;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Bir &ccedil;eşit g&ouml;rsel ill&uuml;zyon sanatı. Belirli bir bi&ccedil;ime sahip değilmiş gibi g&ouml;r&uuml;nen; &ccedil;izim, fotoğraf veya nesnelerin, &ouml;zel bir bakış a&ccedil;ısından algılanabilir hale gelmesidir."</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yerdeki par&ccedil;aları ve duvardaki şekli inceleyerek odada turlar atıyordum. Bazı sehpa &ccedil;ubuklarının hemen yanında, başka bir ayrıntıya takıldı g&ouml;z&uuml;m.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Hey şuraya bakın. &Ccedil;ubukların yanlarında birer delik daha var." Yağmur hala asa ile uğraşıyordu. Saygın ve Hasan da diğer sehpaların deliklerine bakarken, Yağmur'un sakarlık dolu &ccedil;ığlığını duyduk ve o tarafa doğru hamle yaptık. Asa olduğu yerden &ccedil;ıkmış ve şaşkın bakışları altında, Yağmur'un elinde duruyordu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Ah be canım! Ne yaptın &ouml;yle?" Hem soru soran hem de kızgınlık ifadesiyle Hasan, Yağmur'un yanına gitti ve asayı elinden aldı. Yanımıza gelip, asayı yerdeki deliklerden birine soktu ve g&ouml;z deliğinden duvardaki yarım resme doğru baktı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Sanırım doğru par&ccedil;aları yerleştirdiğimizi bu şekilde anlayacağız." Hepimiz sırayla delikten baktık. Tam bu sırada, derinlerden &ccedil;ığlıklar y&uuml;kseldi. Duvarları tırmalayan birileri vardı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Bir an &ouml;nce işimizi bitirip &ccedil;ıkalım buradan!" Yağmur artık korkmaya başlamıştı. Sesi titriyor, histerik hareketlerle etrafına bakınıyordu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"&Ouml;ncelikle b&uuml;t&uuml;n par&ccedil;aları bir araya toplayalım. Sonra da doğru kombinasyonu oluşturmalıyız." İnsanları organize ederken, ben de duvardaki şeklin doğru a&ccedil;ısını bulmak i&ccedil;in sehpaların aralarında gezmeye başlamıştım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Bunlar &ccedil;ok iğren&ccedil;!" Yağmur, elinde tuttuğu kola bakıyordu. Yapay olduğunu &uuml;mit ettiğimiz v&uuml;cut par&ccedil;aları insanın i&ccedil;inde tiksintiye sebep oluyordu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Kuzum, bence sen buraya gelip sehpaları incele. Biz de par&ccedil;aları toplayalım." Yağmur, yanıma gelmişti. Asayı ona vererek;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Deliklerin hizasından resme bak, eğer aklına yatan bir yerdeysen s&ouml;yle."</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Tamamdır."</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hepimiz odaklanmışken, uğultular daha da artmış, bizi taciz eden seslerle etrafımızda gezinen g&ouml;lgelere d&ouml;n&uuml;şm&uuml;şt&uuml;.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Sanırım bir şey buldum." Yağmur, elindeki asayı odaklamıştı. Yanına gidip baktığımızda, doğru olabilecek dizilimi bulduğumuzu anladık. Sıradaki adım; doğru par&ccedil;aları bulmaktı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tam bu sırada zemin sarsılmaya başladı. Işıklar a&ccedil;ılıp kapanıyor, sesler &ccedil;ığlıklara karışıp bize haykırıyordu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Acele edin!" Hasan bizi kendimize getirdi. Herkes birer par&ccedil;a aldı. Ben, g&ouml;vdeyi Yağmur'un bana s&ouml;ylediği yere koydum. Hasan kolları, Saygın da bacakları doğru şekilde yerleştirdi. Birdenbire ortama doluşan Yağmur'un &ccedil;ığlığıyla olduğumuz yerde kalakaldık. Arkamıza baktığımızda, kahkaha atarak Yağmur'u boğazından tutmuş ve arkada a&ccedil;ılan bir kapıya s&uuml;r&uuml;kleyen, suratının yarısı yanmış, kalan yarısı da kemikleşmiş iğren&ccedil; adamla g&ouml;z g&ouml;ze geldim. G&ouml;zlerinin olması gereken yerde pelteleşmiş kanlı yuvarlaklar vardı. Tam onlara doğru koşarken, yerden a&ccedil;ılan bir kapaktan &ccedil;ıkan kol beni yere d&uuml;ş&uuml;rd&uuml;. Odanın her tarafından kapaklar a&ccedil;ılıyor, iğren&ccedil; kahkahalar eşliğinde bizi sağa sola savuran kol ve bacaklar &ccedil;ıkıyordu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kargaşa bittiğinde, d&uuml;ş&uuml;ş&uuml;n etkisiyle acıyan omuzuma rağmen ayağa kalktım, Yağmur kayıptı. Hasan kal&ccedil;asını tutmuş sendeleyerek yerden kalktı. Saygın hala yerde yatıyor ve g&ouml;z g&ouml;ze kaldığı kopmuş kafaya bakıyordu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Ha si..tir!.. Ha si..tir!.. Ha si..tir!" Hasan'ın şaşkınlığı ve korkusu kelimelerinden &ccedil;ok y&uuml;z&uuml;ne yansımıştı. Yavaş&ccedil;a yerde yatan Saygın'a yaklaştım. Omzuna dokunduğumda, uykusundan aniden uyanmış gibi bir refleksle elimi tuttu ve boş g&ouml;zlerle bana baktı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Kardeşim. Hadi kendine gel ve buradan bir an &ouml;nce &ccedil;ıkalım." Dediğimde, arkamdan gelen Hasan beni omzumdan tutarak geri &ccedil;ekti. Saygın'ı elinden tutup kaldırdı ve bana d&ouml;nerek;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Borcun iki oldu birader..." &Uuml;&ccedil;&uuml;m&uuml;z ayağa kalktık ve kaldığımız yerden işimize devam etmeye başladık. Bulmaca dışında hi&ccedil;bir şey konuşmuyor, gerginliği artırmamak adına temkinli davranıyorduk.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Birka&ccedil; deneme sonunda, doğru par&ccedil;aları bulduğumuza kanaat getirerek; asayı deliğe yerleştirip bastırdığımda &ccedil;ıkan 'klik' sesiyle, duvarlar sarsılmaya başladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Levent, yapacağın işe sı...yım!" Turun başından beri Saygın ilk defa isyan etmişti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Duvara yansıyan g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ye baktığımda, tabloyu oluşturduğumuzu g&ouml;rd&uuml;k. Yerde diz &ccedil;&ouml;km&uuml;ş olan fig&uuml;r, boğazından tutmuş başka bir karakterle kavga ediyordu. Duvarların sarsıntısı bittiğinde, &uuml;&ccedil; noktayı g&ouml;steren ışıklar a&ccedil;ıldı ve yine se&ccedil;im zamanının geldiğini anladık.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Sen se&ccedil;." dedim, Saygın'a. Temkinli adımlarla ortadaki kapıya doğru ilerledi. Kapı kolunu tuttu, g&ouml;zlerindeki h&uuml;z&uuml;n ve kızgınlık karışımı bakışla bana d&ouml;nerek;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Kardeşim, g&ouml;r&uuml;ş&uuml;r&uuml;z."</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Niyazi..." dedi ve daha odadan &ccedil;ıkmadan, gizli kapı a&ccedil;ıldı ve gelen g&ouml;revliler Saygın'ı aramızdan alıp g&ouml;t&uuml;rd&uuml;.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Geriye Hasan ve ben kalmıştık. Saygın'ın se&ccedil;tiği kapıyı a&ccedil;tım ve yeni odaya gitmek &uuml;zere bizi bekleyen karanlığa doğru ilk adımımızı attık.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ***</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Karanlık, bedenlerimizi i&ccedil;ine &ccedil;ekerken etrafımızda gezinen nefesleri duyuyordum. Sanki derinlerden birileri bizimle birlikte y&uuml;r&uuml;yor, bizimle konuşmak i&ccedil;in fırsat kolluyordu. Kulaklarımdaki &ccedil;ınlamalar, fısıltılar gibiydi. Belki de karanlığın i&ccedil;ine hapsolmuş &ccedil;ığlıkları duyuyordum. Bu koridorlardan ge&ccedil;en onlarca kişinin ge&ccedil;mişin derinlerinde bıraktığı &ccedil;ığlıklar, buradan ka&ccedil;mamız i&ccedil;in bizi arkamızdan itekliyor ama biz ısrarla &ccedil;ıkmamak i&ccedil;in direndik&ccedil;e, korkularımıza saldırıyordu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Issızlığın ortasındaki bu karanlık koridorlarda y&uuml;r&uuml;rken, yine derinlerden gelen bir uğultuyla irkildik.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Hazır ol dostum, bir şeyler geliyor." dediğimde, Hasan arkamdan tam sırtımın ortasına bir yumruk indirdi. Tok bir ses ve kesilen nefesime, hızla y&uuml;kselmeye başlayan sular eşlik ediyordu. Suyun i&ccedil;inden bacağımı sıyırıp ge&ccedil;en bir yumuşaklık hissettim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Ah Levent, benden &ccedil;ekeceğin var..." Hasan, sitemk&acirc;r ve kızgınlıkla konuşmuştu. Sular iyice y&uuml;kselmiş, ayaklarımızı yerden kesmişti. Y&uuml;zerek ilerlerken, akıntı bizi bir yerlere s&uuml;r&uuml;kl&uuml;yor ve se&ccedil;im yapamadığımız yol ayrımlarına g&ouml;t&uuml;r&uuml;yordu. Uzaklarda iki ışık huzmesi belirdi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Hasan, sağ mı, sol mu?"</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Sol, a.. koyayım!" dedi bağırarak. Sola doğru y&uuml;zmeye başladık. Koridora girdiğimizde, suyun akışı hızlandı ve bizi duvarlara &ccedil;arpmaya başladı. Kontrols&uuml;zce akıntıda s&uuml;r&uuml;klenirken, suyun altından bir el, ayak bileğimi yakaladı ve beni i&ccedil;eriye &ccedil;ekti. Suya batıp &ccedil;ıkarken, mosmor olmuş bir y&uuml;zle g&ouml;z g&ouml;ze geldim. Sanki daha &ouml;nce burada boğulmuş da &ccedil;ıkmak i&ccedil;in kendine beden arayan kızgın bir ruhla boğuşuyordum. Ayak bileğimi kurtarmaya &ccedil;alıştık&ccedil;a daha sıkı tutuyordu. Nefesim bitmek, g&ouml;zlerim kararmak &uuml;zereydi. Tam bu sırada, alttan a&ccedil;ılan bir delikten aşağı d&uuml;şmeye başladık ve kocaman bir g&ouml;lete indik.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sudan &ccedil;ıktığımda, yer altında bir mağarada olduğumuzu anladım. Hasan da &ccedil;ığlıklar atarak geliyordu. Suya d&uuml;ş&uuml;p de y&uuml;zeye &ccedil;ıktığında etrafa bakınmaya başladı. Kenara doğru y&uuml;zerken, derinlerden yine aynı el, bileğime dokundu. Damarlarıma h&uuml;cum eden korkudan sıyrılarak hızlıca sudan &ccedil;ıktım ve bir kayanın &uuml;zerine oturarak etrafı izlemeye başladım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Loş ışığın aydınlattığı mağara, duvarlarındaki &ccedil;ıkıntılardan bize g&uuml;l&uuml;ms&uuml;yordu. Tavandaki sarkıtlar, her an bizi yutacakmış gibi g&ouml;r&uuml;nen bir canavarın dişleriydi sanki. Damlayan suyun sesi, duvarlarda yankılanarak ahenkli şıkırtılarla bize huzur veriyordu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Huzurumuz, derinlerden gelen kahkahayla &uuml;rpermeye d&ouml;n&uuml;şt&uuml;. Mayki'nin hırıltılı ve i&ccedil;inde olduğumuz durumdan hoşnut konuşması, duvarlarda sakince bekleyen g&ouml;lgelerin ka&ccedil;ışmasına neden olmuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Artık sona yaklaşıyorsunuz arkadaşlar. Bundan sonraki se&ccedil;iminiz, kaderinizi belirleyecek." Konuşması mağaranın duvarlarında yankılanırken, uzaklardan gelen uğultuyla birlikte duvarda beliren ışık, bize gitmemiz gereken yolu işaret ediyordu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Haydi kardeşim, bu taraftan." Hasan'a gitmemiz gerektiğini işaret ederek, ayağa kalktım. Suyun kenarından temkinli adımlarla ilerlerken, geride bıraktığımız g&uuml;zel ve huzurlu manzaraya son kez bakıp ışığın &ouml;nderliğindeki yolumuza devam ettik...</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;***</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Duvarların arasındaki yolculuğun sonunda, karşımıza kocaman bir oda &ccedil;ıktı. Islaklığın etkisiyle &uuml;ş&uuml;meye ve titremeye başlamıştık.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Odanın duvarında yapboz benzeri kare şekiller vardı. &Ccedil;er&ccedil;evenin iki ucunda sabit; giriş ve &ccedil;ıkış u&ccedil;ları, ortada ise diğer par&ccedil;aları hareket ettirmemiz i&ccedil;in kullanacağımız iki karelik boşluk vardı. Labirent benzeri bir b&uuml;t&uuml;n&uuml;n dağınık resmini andırıyordu. Odanın tam ortasında; yuvarlak bir kayanın &uuml;zerinde, iki adet kol ve gemi d&uuml;menini andıran başka bir mekanizma daha vardı. Hasan, mekanizmanın başına ge&ccedil;erek d&uuml;meni &ccedil;evirdi. Duvardaki bulmacanın sağ k&ouml;şesinden; ortasında kare bir boşluk olan par&ccedil;a, tozlarını d&ouml;kerek kendini g&ouml;sterdi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hasan d&uuml;meni sola &ccedil;evirdik&ccedil;e, mekanizma da o y&ouml;ne hareket etmeye başladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Şu kolları dene." dedim.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hasan d&uuml;menin sağındaki kolu kendine doğru &ccedil;ekti. Bir 'tık' sesi duyduk. D&uuml;meni tekrar &ccedil;evirdiğinde, bu sefer mekanizma aşağıya gitmeye başladı. Hasan diğer kolu &ccedil;ekti ve mekanizma, &uuml;zerinde bulunduğu kutucuğa sabitlendi. D&uuml;meni tekrar &ccedil;evirmeye başladığında, kutucuk da mekanizmayla birlikte hareket etti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Anladığım kadarıyla sağdaki kol, yukarı ve aşağı hareketi; soldaki ise tutup, bırakma işine yarıyor." dedi Hasan.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Tamam dostum. Şimdi iki ucu birbirine bağlamamız gerekiyor." Ara sıra yer değiştirip dinleniyorduk. D&uuml;meni &ccedil;evirmek &ccedil;ok yorucuydu. Saatlerdir t&uuml;nellerde gezip, &ccedil;eşitli işkencelere maruz kaldığımız ve iliklerimize kadar ıslandığımız i&ccedil;in direncimiz d&uuml;şm&uuml;şt&uuml;.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&Ccedil;&ouml;z&uuml;me yaklaşırken, derinlerden y&uuml;kselen &ccedil;ığlıklarla irkildik.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Hay ağzına s...yım. Neler oluyor lan!" Hasan'ın k&uuml;f&uuml;rleri boşlukta yankılanırken, y&uuml;kselen suyu fark ettik.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Sular y&uuml;kseliyor. Elimizi &ccedil;abuk tutmalıyız!"</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Y&uuml;kselen sularla birlikte, i&ccedil;inde gezmeye başlayan siluetler g&ouml;r&uuml;yordum. Ayaklarımızın altında ilerleyen y&uuml;zler, ellerini bize dokundurup sert tırnaklarıyla derilerimizi &ccedil;iziyorlardı. Her dokunuşları acı vermeye ve tenimizi yakmaya başlamıştı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hasan, d&uuml;menin başındaki g&ouml;revini bırakıp, kenara koştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Benden bu kadar birader. Dışarıda g&ouml;r&uuml;ş&uuml;r&uuml;z."</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Yapma kardeşim, az kaldı sona ulaştık sayılır. Sabret..." S&ouml;z&uuml;m daha bitmeden, Hasan başını yukarıya kaldırıp, sihirli kelimeyi haykırdı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Niyazi!"</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mağaranın tavanından a&ccedil;ılan kapaktan, taşıma halatı ile biri indi. Hasan'ın yanına gelen adam, halatı onun beline doladı ve yukarıya tırmanmaya başladılar. Gidenlerin ardından bakarken, Hasan orta parmağını kaldırıp bana pis bir g&uuml;l&uuml;mseme bıraktı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"S...tir!" Kendi kendime savurduğum k&uuml;f&uuml;r, suyun i&ccedil;inde y&uuml;zenlerin hoşuna gitmişti. D&uuml;menin başına ge&ccedil;erek son par&ccedil;ayı da yerine oturtmak &uuml;zereydim. Sular y&uuml;kselip belime kadar ulaşmıştı. Sağdaki kolu &ccedil;ekip, son par&ccedil;ayı alacağım sırada; suyun i&ccedil;inden derileri &ccedil;&uuml;r&uuml;m&uuml;ş bir el, bileğimi &ccedil;ekti ve &ccedil;ığlık atarak geriye d&uuml;şmeme sebep oldu. G&uuml;c&uuml;m&uuml;n son demlerini harcarken, karşımdaki siluetle, suyun i&ccedil;inde kavga ediyordum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son bir &ccedil;abayla kendi etrafımda d&ouml;nerek, beni tutan yaratıktan kurtuldum ve suyun y&uuml;zeyine &ccedil;ıktım. Arkamdan gelen canavara aldırış etmeden bulmacanın son par&ccedil;asını da yerine oturtmayı başardım. Mağaranın i&ccedil;ini dolduran uğultu, suyun i&ccedil;inde y&uuml;zenlerin ka&ccedil;ışmalarına sebep olmuştu. Ortadaki d&uuml;men mekanizması yere doğru batarken, sular da &ccedil;ekilmeye başladı. D&uuml;menin olduğu yerden, i&ccedil;b&uuml;key bir ayna y&uuml;kseldi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Başka bir bulmaca daha mı? Benimle dalga mı ge&ccedil;iyorsun Mayki!"</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Merak etme yeni dost, tek bir engel kaldı. Işığın kılavuzu ol ve bana gel." Sesindeki cezbedici &ccedil;ağrıyla aynanın başına ge&ccedil;tim. Tavandan a&ccedil;ılan kapaktan i&ccedil;eriye giren ince ışığı aynaya sabitledim ve oluşturduğum labirentin başlangıcından bitimine kadar, aynanın yansımasını kullanarak ilerlettim...</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ***</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Labirentin &ccedil;ıkışına geldiğimde; şeklin durduğu kocaman duvar a&ccedil;ılarak, kurtuluşuma giden yol a&ccedil;ıldı. Yolda y&uuml;r&uuml;rken, duvarlardan bana seslenen ruhlarla tanıştım. Onlar b&uuml;t&uuml;n oyunlar boyunca etrafımızda gezinen kayıp kalplerdi. Sanki geleceğimi ve onları kurtaracağımı biliyorlardı. Hepsi mutluydu, bana dokunmak i&ccedil;in uzanıyor, ruhumun en derinlerinden konuşuyorlardı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yolun sonunda kollarını a&ccedil;mış şekilde bekleyen Mayki'yi g&ouml;rd&uuml;m. İ&ccedil;ten i&ccedil;e ona kızsam da aslında buna gerek olmadığını ve işini yapmak i&ccedil;in &ccedil;abalayan sıradan biri olduğunu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Hoş geldin sevgili dostum. Seni uzun zamandır bekliyordum." Anlamsızca y&uuml;z&uuml;ne bakarken;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Tahmin bile edemeyeceğin kadar uzun zamandır bu evin sahibiyim. Artık benim zamanım doldu. Seni ilk g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m anda, kurtarıcım olduğunu anlamıştım. Ruhunun derinlerinde yatanları uyandırmak ve emanetim olan anahtarı sana teslim etmek i&ccedil;in geldim. Bundan sonra burada g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n her şey senin olacak. Zihninin derinlerinde yatanları, korkusuzca insanlara sunmalısın ki bir g&uuml;n sen de kurtuluşuna sarılabilirsin."</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">S&ouml;zlerini bitirdiğinde, bana sıkıca sarıldı. Hareket bile edemeden &ouml;ylece kala kalmıştım. G&ouml;zlerimi kapadım ve bu &ccedil;aresiz ruhun hediyesini kabul ettim. V&uuml;cuduma uyguladığı baskı kaybolurken, bedeni de ışığın i&ccedil;inde zayıflayıp yok oldu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Duvarların ardından &ccedil;ıkan diğerleriyle birlikte, a&ccedil;ılan kapıdan yukarıya doğru bakakalmıştım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Hoş&ccedil;a kal Onur..." Adını, s&ouml;z verdiği gibi 'turun sonunda' &ouml;ğrenmiştim. İsmini kulaklarımla değil, kalbimle duymuştum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Karşımda a&ccedil;ılan ge&ccedil;idin ucunda beni bekleyen uşağı g&ouml;rd&uuml;m. O tarafa doğru y&uuml;r&uuml;meye başladım;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Evinize hoş geldiniz efendim."</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;***</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tekrar evin giriş katına ulaştığımızda, turlarını yarıda bırakmak zorunda kalan dostlarımla karşılaştım. İyice dinlenmişler, kurulanmışlar ve g&uuml;nl&uuml;k kıyafetlerini giyip, ofiste keyifli bir şekilde kahvelerini yudumluyorlardı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ben de &uuml;zerimi değiştirdim. Ofisteki masama oturduğumda, Hasan s&ouml;ze girdi;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Bug&uuml;n biraz fazla korkmuş olsak da tur harikaydı. Sizinle ve evinizle tanışmış olmak b&uuml;y&uuml;k bir onur. Bir g&uuml;n belki tekrar geliriz." S&ouml;zlerini ve kahvelerini bitirip ayağa kalktıkları sırada, ben de i&ccedil;imden kopanlara veda ederek, beni hatırlamayan dostlarımı evlerine bırakmak &uuml;zere dışarıya &ccedil;ıktım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Arabanın başında beklerken; cesaretimin &ouml;d&uuml;l&uuml; olan lanetli hediyeye baktım. Evim dediğim yeni hapishaneme g&uuml;l&uuml;msedim ve arabaya binip motoru &ccedil;alıştırdım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sessiz ge&ccedil;en yolculuğun ardından, eski dostlarımla son kez el sıkışarak ayrıldık.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">"Hoş&ccedil;a kalın dostlar. Geleceğiniz parlak olsun..." S&ouml;zlerim dudaklarımdan d&ouml;k&uuml;lmeden, arkalarını d&ouml;n&uuml;p gitmişlerdi. Ben de yalnızlığımla birlikte, karanlığın i&ccedil;indeki hayatıma geri d&ouml;nd&uuml;m.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uğuldayan duvarların ardında, cesur savaş&ccedil;ıları bekliyorum. G&ouml;lgelerde saklanan unutulmuşları; zek&acirc;larıyla aydınlatacakları, korkularından sıyrılacakları ve kurtuluşa ulaşarak, g&ouml;revi devralacakları g&uuml;ne kadar...</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">En b&uuml;y&uuml;k korkularınızı sizlere sunmak i&ccedil;in buradayım.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kendinizi evinizde hissedin...</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>