<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; : Romantizm</title>
<link>https://edebiyatblog.com/rss/category/romantizm</link>
<description>EdebiyatBlog &#45; Online Blog Makale Kurgu Yaz Oku &#45; : Romantizm</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>© 2025 | EdebiyatBlog® | Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>YANLIŞ ZAMAN DA  DOĞRU İNSAN OLMAK.</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yanlis-zaman-da-dogru-insan-olmak</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yanlis-zaman-da-dogru-insan-olmak</guid>
<description><![CDATA[ YANLIŞ ZAMAN,DOĞRU İNSAN temalı Roman denemem... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202510/image_870x580_68e54cf497ca5.jpg" length="47995" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 09 Oct 2025 13:02:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>Şeyma Örs</dc:creator>
<media:keywords>YANLIŞ ZAMAN, DOĞRU İNSAN, İLİŞKİLER, İŞ HAYATI, SOSYAL HAYAT...</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;">Günlerden<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>12.03.2025 Derya ŞANLISOY her zaman ki gibi işine gitmekteydi. Sabah hazırlanmış,kahvaltısını ederken aniden telefonu çalar ve arayan isme bakar ve hemen telefonu açıp kulağına götürür. Arayan kişi Patronu Selim SERİNSU’dur. Patronu Selim Bey:<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;">-Merhaba! Derya Hanım, öncelikle nasılsınız? Bugün ki toplantıyı unutmadınız umarım. Konunuzu hazırlayabildiniz mi? <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;">Derya:<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;">-Size de Merhaba! Selim Bey çok teşekkür ederim iyiyim. Yok unutmadım toplantıyı. Konumu da hazırladım. Çok teşekkür ederim sorduğunuz için.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;">Selim Bey:<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;">-Rica ederim Derya Hanım. İyi o zaman görüşürüz şirkette.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;">Derya:<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;">-Görüşürüz! Selim Bey.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;">Derya telefonu kapattıktan sonra, kahvaltısını bitirip holden anahtarlarını alıp evden çıkar. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;">Arabasına biner ve yola çıkar. Yolda aniden arabası stop eder.Bir bakar ki hem benzini hem de sağ ön lastiği patlamıştır. Hemen etrafına bakar yakınlarda tamirci ve benzinci var mı? Diye bakar. Telefonundan hemen Google’dan bakmaya başlar, ama yakınlarda 1.5 km uzaklıkta bir benzinci vardır. Yola çıkar bir araba bulabilmek için hemen bir taksi görür ve onu durdurur. Taksiye biner ve taksiciye tamircinin yerini sorar. Taksici de hemen onu hem tamirci hem de benzinci olan bir yere götürür. Derya da teşekkür eder.Yola koyulurlar. Taksici yarım saat içinde ulaştırır o mekana. Derya hemen taksiciye parasını ödeyerek iner taksiden. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;">Mekana giriş yapar ve durumunu en yetkili bir çalışana bildirir. Çalışan da bir benzin bidonu ve yedek lastik ile kamyonetine atlar ve yanına da Derya oturur. Yarım saat içinde Derya’nın arabasının olduğu yere varırlar.Çalışan da hemen benzini doldurur ve lastiği değiştirir. Derya da teşekkür ederek çalışana parasını öder ve hemen şirkete gitmek için yola koyulur çünkü toplantının başlamasına 1.5 saat kalmıştır. Kırmızı ışıklar da dura dura ve yeşiller de geçe geçe yarım dakika kala ulaşır şirkete. Hemen odasına girer çantasını ve paltosunu bırakır ve 2. Kattaki toplantı salonuna gitmek üzere odasından çıkar.Asansöre binmeden 1 kat üstteki toplantı odasına gider ve içeri girer.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;">Ve der ki:<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;">-Çok şükür Selim Bey henüz gelmemiş. Derken arkasından bir ses gelir ve arkasını döner bakar ki Selim Bey ve asistanı Deniz ASSOYLU hemen yerine oturur.Ardından toplantının başlaması için Selim Bey söz alır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;">-Merhabalar Arkadaşlar! Öncelikle hepiniz Hoş Geldiniz! Toplantımızın konusu olan <span style="color: #b96ad9;">BAHAR’DA AŞK KOKUSU</span>’nu sunmak üzere Derya Hanımı dinliyoruz.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;"><span style="color: #2dc26b;"><strong>Birinci Hatırlatma: Derya’nın mesleğini merak edenler için mesleği: MODA REKLAMCILIĞI…</strong></span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;"><span style="mso-spacerun: yes;"> </span>Derya hemen slayt dosyasını açar ve anlatmaya başlar. Ve toplantı 2 saat sonra toplantı biter.Herkes dağılır.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;">Derya da odasına<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>gider.Laptop’unu açar e-maillerine bakar. En üstte gelen bildirimine tıklar ve en yakın dostu olan Zehra’dan bir mesaj olduğunu görür.Hemen okumaya başlar.Şöyle yazmaktaydı mesaj da:<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;">“Merhaba! Deryacığım, ben bu aralar çok yoğundum sana geri dönüş yapamadım çok üzgünüm.Bu aralar nasılsın? Umarım durumun ve işlerin iyidir. Ben de bu hafta sonu İzmir’e dönüyorum hem de temelli.Seni görmek için sabırsızlanıyorum Canımdan Öte’m.Hadi Görüşürüz.O zamana kadar kendine çok çok iyi bak Canım Arkadaşım.Seni çok seven arakadaşın ZEHRA RADİKAL…”<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;">Derya da hemen geri dönüş yapmak için yazmaya başlar. <o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;">”Sana da Merhaba! Canım Zehracığım.Anladım Canm benim olsun hiç sorun değil. Çok teşekkür ederim çok iyiyim. Durumum da işlerim de çok şükür ki iyidir.Yaaa<span style="mso-spacerun: yes;">  </span>çok sevindim senin adına Canım.Ben de seni görmek için çok sabırsızlanıyorum. Sen de benim Canımdan Öte’msin. Görüşürüz. Sen de kendine çok dikkat et.Sağlıcakla kal.Öpüyorum seni Canım Arkadaşım.”<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;">Yazdıktan hemen sonra gönder tuşuna basar.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;">Gönderdikten sonra önüne konulan dosyaları tarihlere göre düzenlemeye başlar.5 tane dosyayı bitirdiğinde bir bakar ki saat akşamın 6’sı olmuş. Dosyaları toparlayıp evrak çantasını ve paltosunu alıp otoparka iner,arabasına biner ve evine doğru yola koyulur.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="color: #2dc26b; background-color: #ffffff;"><strong><span style="font-size: 14pt; line-height: 115%; background-color: #ffffff;">İkinci Hatırlatma: Derya İzmir Karşıyaka Alaybey’de yaşamaktadır.<o:p></o:p></span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"><span style="color: #2dc26b; background-color: #ffffff;"><strong><span style="font-size: 14pt; line-height: 115%; background-color: #ffffff;">Üçüncü Hatırlatma: Derya İzmir Bahçelievler’de çalışmaktadır.<o:p></o:p></span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;"><span style="color: #2dc26b; background-color: #ffffff;"><strong>Dördüncü Hatırlatma: Derya MODA REKLAMCILIĞI işinde YÖNETİCİ YARDIMCILIĞI yapmaktadır.</strong></span><o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;">Hatırlatmaları da yaptığımıza göre devam edebiliriz.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;"><span style="mso-spacerun: yes;">  </span>Derya evine varır. Kapıyı anahtarıyla açar ve holün ışıklarını açar ve içeri girer. Paltosunu holdeki askılığa asar.Mutfağa gider 1 bardak su içer ardından yatak odasına girer üstünü çıkarır ve odasındaki banyoda duşa girer.Ilık bir duştan hemen sonra odasının bitişiğindeki giyinme odasına girer ipek saten geceliklerini giyer.Aklına akşam yemeği yemediği gelir.Hemen merdivenlerden aşağıya mutfağa iner kendisine akşam yemeği için Lazanya yapmaya başlar. Lazanya piştikten sonra yanına 1 büyük bardak Ayran doldurur. Yemeğini de alıp çalışma odasına gider.Masasında yemeğini yedikten sonra işlerinin başına geçer. Son 5 dosyası kalmıştır onları da düzenledikten sonra uyumak için odasına gider.Uyumadan önce Başucu kitaplarından biri olan <span style="color: #843fa1;">BİNBİR GECE MASALLARI</span>’nı okumaya başlar.Uykusu gelince de uyur.<o:p></o:p></span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 14.0pt; line-height: 115%;"><o:p> </o:p></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Efendim</title>
<link>https://edebiyatblog.com/efendim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/efendim</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202209/image_750x500_6328d5e32315b.jpg" length="68668" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 19 Sep 2022 23:50:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>Semira Bulut</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p1" style="margin: 0px; font-stretch: normal; font-size: 17px; line-height: normal; -webkit-text-size-adjust: auto;"><span class="s1" style="font-family: UICTFontTextStyleBody;">Balkona &ccedil;ıkıp hava almak varken,arayıp sesini duymak istiyorsa insan,yenilmiştir &ccedil;oktan&hellip; nefes diye soluduğu hava bile ondan ibaretse eğer, g&ouml;zleri a&ccedil;ıkken onu,kapalıyken hayallerinde yine onu g&ouml;r&uuml;yorsa.kalp diye taşıdığı organ ondan ibretse,bizzat o kalp o olduysa,ge&ccedil;mişler olsun efendim b&uuml;y&uuml;k bir savaş i&ccedil;inde silahsız kalmışsınız demektir. &Ouml;mr&uuml;n&uuml;zden 1 dakika kaldı deseler oturup onu izlemek isteyince,Ona zarar gelmesin diye en k&uuml;&ccedil;&uuml;k şeyleri bile g&ouml;zde b&uuml;y&uuml;terek onu korumaya &ccedil;alışırken bulursun kendini. Hayatını,&ouml;mr&uuml;n&uuml;,herşeyini ona adamak gelir i&ccedil;inden. Nerde g&ouml;rsem bu halleri tanıdık gelir, g&ouml;zlerde olan parlak bir Işık, y&uuml;zde oluşan tatlı bir g&uuml;l&uuml;mseme Sevda geldimi insanın başına insan kendisini unutur,hayatta bir nokta olur belki var olur ya da en iyisi yeniden yıkılarak inşa olur efendim&hellip;</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sendeki ben…</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sendeki-ben</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sendeki-ben</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/09/image_750x500_61390e0289854.jpg" length="37293" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 11 Sep 2022 22:25:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>siirsel__sanat</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Bendeki seni,</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kalbimin dipsiz şelalelerinde &ccedil;ağlatıp</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Taşırdım benliğimden.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Durgun akar sular yapıp,</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Ara sıra şıkırtısında dinlendim.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">H&uuml;m&acirc; olup tekrar tekrar doğdun</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">R&uuml;yalarımın g&ouml;k y&uuml;z&uuml;nden.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Lakin sevdiceğim,</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Sendeki ben nerede ?</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Ben onu bilemedim&hellip;</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kırmızı Şemsiyeli Kadın</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kirmizi-semsiyeli-kadin</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kirmizi-semsiyeli-kadin</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202209/image_750x500_631ce953a4f6c.jpg" length="65264" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 10 Sep 2022 22:46:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>marfrancesniko</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Kadının arkasından bakakaldı adam. Aklındaki sorular her zamanki gibi tatlı bir tebess&uuml;mle cevapsız kalmıştı. Ancak bu seferkinin farklı olduğunu i&ccedil;ten i&ccedil;e hissedebiliyordu gen&ccedil; adam. Kadının y&uuml;z&uuml;ndeki tebess&uuml;m, hayal kırıklığı ve k&uuml;&ccedil;&uuml;mseme dolu g&ouml;zlerle her zamankinden farklı bir anlam kazanmıştı. Onu ilk g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; yerde, yine aynı elbise ve aynı şemsiye ile yine yağmurun altında aynı bakışı sunmuştu. Biliyordu gen&ccedil; adam. Kadının zamanının geldiğini i&ccedil;ten i&ccedil;e hissediyordu ancak kabullenemiyordu. Sanki onunla hayata başlamış ve yine onunla bitirecekmişcesine yaşıyordu. Ama zihninin en derinlerinde bastırmaya &ccedil;alıştığı o ses kendisine fısıldıyordu. Gidecekti. Hayatını adayacağı kadın gidecekti. Kırmızı Şemsiyeli Kadın. Sahi Kadın kırmızıyı &ccedil;ok severdi. Neden severdi ki? Bunu da soramamıştı. Belki de sormuştu. Hatırlayamıyordu. Kadına o kadar &ccedil;ok soru sormuştu ki... Ancak hatırladığı tek şey hi&ccedil;bir sorusuna cevap alamadığıydı. Her seferinde g&uuml;l&uuml;mser ve giderdi.</p>
<p></p>
<p>Kırmızı şemsiyesini hava durumuna bakmaksızın yanında taşırdı. Yağmuru beklerdi Kadın. Kırmızıya ulaşmak i&ccedil;in varması gereken griyi beklerdi yağmurda. Ama adam anlayamamıştı. Adam zaten hi&ccedil;bir zaman anlamazdı. Sadece sorular sorardı. Hoş, zaten g&ouml;rse anlayacağı sorulardan hi&ccedil; vazge&ccedil;memişti. Kendisine bakardı gen&ccedil; adam. S&uuml;rekli izlerdi ama g&ouml;rmezdi. Belki de sorular sormak yerine g&ouml;rmeyi &ouml;ğrenseydi farklı olacaktı. Kadına ihtiyacı da kalmayacaktı. Kadın biliyordu. Gen&ccedil; adam i&ccedil;in kendisi sadece cevaplara ulaşmak istediği bir ara&ccedil;tı. Cevaplar... Cevaplar ayrılık demekti. Bu y&uuml;zden hi&ccedil; sevmezdi Kadın cevaplamayı. Aramak yerine direkt ulaşmayı isteyen bu gen&ccedil; adamın cevapları aldığında kendisine ihtiya&ccedil; duymayacağını biliyordu. Adını bile hatırlamayacaktı belki de Kadının. İstediği bu değildi. Hayatından gelip ge&ccedil;miş biri olmak istemiyordu. Hayatına anlam veren kişi olmak istiyordu. Fakat olmuyordu. Gen&ccedil; kadın ne kadar uğraşırsa uğraşsın adam g&ouml;rm&uuml;yordu. G&ouml;rmeye k&ouml;r birine daha fazla etrafını anlatmak istemiyordu. Gitmeliydi. Belki yeniden başlamalıydı. Sahi en başta nasıl başlamışlardı?</p>
<p></p>
<p>"Kimsiniz?" Diye sormuştu gen&ccedil; adam. Sevdiği kadına ilk rastladığı o yağmurlu akşamda, onu ilk g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; yerde, sorduğu ilk soru bu olmuştu. Ve yine ilk g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; yerde, son g&ouml;r&uuml;ş&uuml;nde sorduğu son soru da bu olmuştu. "Kimsiniz?" Kimdi bu kadın? Sevdiği kadın, hakkında hi&ccedil;bir şey bilmediği, hi&ccedil;bir zaman tanımadığı, asla tanıyamayacağı, Kırmızı Şemsiyeli Kadın. Kimdi ki Kırmızı Şemsiyeli Kadın? Sahi, Kadın neden kırmızıyı severdi ki?</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kar Tanesi 9.Bölüm</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kar-tanesi-bellaelliehall-3581</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kar-tanesi-bellaelliehall-3581</guid>
<description><![CDATA[ Gökten düşen pamuk şekerlere gülümsedi. Annesine döndü ve işaret parmağıyla göğü gösterdi. Annesi ona gülümsedi.Avucunu açıp sokağın ortasında gökten yağan pamuk şekerleri yakalamaya çalıştı, avucuna düşen kar tanelerine baktı ve avucundaki kar taneleri kırmızıya bulandı.Bu kar tanesinin kırmızıya bulandığı yolda  yeni aşklar ve yeni aileler bulunacaktı.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_622489b213cca.jpg" length="57359" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 09 Sep 2022 16:34:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Bella Ellie Hall</dc:creator>
<media:keywords>Kar tanesi, anne, anne özlemi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<strong>-</strong>&nbsp;<strong>KASIRGA -</strong></p>
<p></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Tıpkı bir kasırganın merkezindeki sakin b&ouml;lge gibi durgun bomboştum, &ccedil;evremdeki&nbsp; karmaşanın i&ccedil;inde yuvarlanıp gidiyordum.&nbsp;</strong></p>
<p></p>
<p><strong>Şarkılar :Eksik-Batu Akdeniz</strong></p>
<p></p>
<p><strong>Keyifli Okumalar!!&nbsp;</strong></p>
<p></p>
<p>Yutkunarak g&ouml;zlerimi araladım etrafa bakındım sabah olmuştu g&uuml;neşin ışığı g&ouml;z&uuml;me &ccedil;arpıp g&ouml;z&uuml;m&uuml; kısmama neden oluyordu.D&uuml;n gece aklıma geldi ve yataktan ellerimle destek alarak kalktım. Başımın arkası &ccedil;ok k&ouml;t&uuml; ağrıyordu. Odada kimse yoktu ve buraya nasıl geldiğime dair fikrim yoktu. Saate baktım, g&ouml;zlerim şaşkınlıkla a&ccedil;tım.Saat 8 olmuştu, sınavım vardı. <strong>Beni neden uyandırmadılar ve nasıl buraya geldim, herkes nerede</strong> diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rken &uuml;st&uuml;m&uuml; değiştirip &ccedil;antamı ve botlarımı alıp odadan hızla indim. Tırabzanlardan d&uuml;şmemek i&ccedil;in tutundum, yerler ıslaktı.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Merhaba Lavin, tekrardan g&ouml;r&uuml;şmek ne g&uuml;zel."</p>
<p></p>
<p>"Senin ne işin var burada, sendin değil mi?"&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Evet Lavin, yine &ccedil;ok zekisin." dedi alayla g&uuml;l&uuml;mseyip.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Zack nerede, onlara ne yaptın?" g&uuml;l&uuml;msedi ve bana doğru bir adım attı. Elini uzattı, &uuml;rkerek geri adım attım.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Bilmem, evden bir saat &ouml;nce &ccedil;ıktılar hepsi. Seni de okulda zannediyorlar b&uuml;y&uuml;k ihtimalle." kaşlarımı &ccedil;attım anlam veremeyerek. Bu kadın nasıl bunlara cesaret ederdi.&nbsp;</p>
<p>Kalbim sıkışıyordu, g&ouml;zlerim sulandı. O kabuslarla savaş i&ccedil;indeydim yine. Yutkundum, g&uuml;&ccedil;l&uuml; olmaya &ccedil;alıştım. Dik duruşumu bozmadım. Bah&ccedil;e kapısının a&ccedil;ılma sesiyle oraya doğru d&ouml;nd&uuml;k ikimiz de.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"<strong>Lavin!</strong>" Lois gelmişti, beni arıyordu.</p>
<p></p>
<p>"Annenin son bakışlarını hatırlıyor musun g&ouml;zlerinin &ouml;n&uuml;ndeki yaşam &ccedil;ırpınışlarını, kimsenin yardım etmeyişini?" Cebinden &ccedil;ıkardığı telefonunda o g&uuml;n&uuml;n g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leri vardı. &ldquo;Sen bunları hak ettin Lavin." sustu...&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Lavin" Yanımıza nefes nefese gelen Lois 'i g&ouml;r&uuml;nce telefonu cebine atıp koşup gitti. Giderken yine aynı c&uuml;mleyi kurdu. <strong>Yalnızsın Lavin. Bunlar senin se&ccedil;imin, sen bunları hak ettin.</strong>"Lavin &ouml;z&uuml;r dilerim." elimi tuttu. "Lavin iyi misin? Tepki ver, sana ne dedi?" Beni omuzlarımdan tutup sarstı.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Benim sadece sınava yetişmem gerek." deyip arabama doğru koştum. Bu son şansımdı. Arabama bindim, anahtarı &ccedil;evirdim. Gaza bastım, son 30 dakika kalmıştı sınavın başlamasına. Son hızla okula doğru gidiyordum. Arkamdan Lois de geliyordu, arabasının kornasına basıyordu. Onu şu an umursayamazdım. Neler olduğuna dair kafamda soru işaretleri geziniyordu&hellip;&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Okula varmıştım, sadece 3 dakikam kalmıştı. B&uuml;t&uuml;n emeklerimin karşılığını almam i&ccedil;in okulun kapısını hızla a&ccedil;tım. Herkes bana baktı, onların arasından hızla koşup merdivenlere y&ouml;neldim. G&ouml;zlerim yaşarıyordu i&ccedil;imdeki endişe ve korkudan dolayı. Nefes nefese sınavımın olduğu sınıfa geldiğimde saatin tam 9 olduğunu g&ouml;rd&uuml;m, sınıfın kapısının kolunu &ccedil;evirdiğimde benim gibi sınava ge&ccedil; kalan birka&ccedil; kişinin sınıfta yerlerini aldıklarını g&ouml;rd&uuml;m. G&ouml;zetmen &ouml;ğretmen kağıtlarını dağıtırken bana ters bir bakış atıp kağıtları dağıtmaya devam etti. Sırama kendimi yorgunlukla bıraktım, elim ayağım titriyordu.</p>
<p>"Bu sondu, ciddiyetsizliğinize bir daha m&uuml;saade etmeyeceğim Bayan Lavin." dedi &ouml;n&uuml;me k&acirc;ğıdı verirken g&ouml;zetmen &ouml;ğretmen.</p>
<p></p>
<p>Kağıdımı teslim edip sınıftan &ccedil;ıktım. Karşı duvara yaslanmış beni bekleyen Lois&rsquo;i g&ouml;rmeden merdivenlere y&ouml;neldim.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Zeynep." arkama d&ouml;nd&uuml;m, bana yine o ruhuma dokunan bakışını attı. Elini uzattı, elini &ccedil;ekinerek tuttum. &ldquo;&Ouml;z&uuml;r dilerim. &ldquo;Beni kendine &ccedil;ekip sarıldı aniden. Omzumda bir ıslaklık hissettim.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>" Lois korkutuyorsun beni, ne oldu?"</p>
<p></p>
<p>"Annenin &ouml;l&uuml;m videosu, onu bulduk Lavin. Ben emin değilim, izlemeni istemiyorum. Bunu bir daha yaşamanı istemiyorum. &ldquo;Y&uuml;z&uuml;ne nasıl baktım bilmiyorum ama daha da endişeyle baktı y&uuml;z&uuml;me. Koluma elini koydu, okşadı tenimi." Lavin yanında olmadığım i&ccedil;in &uuml;zg&uuml;n&uuml;m."</p>
<p></p>
<p>" Be.. ben izleyeceğim, katilini bulacağım. İzlemem gerek ve &uuml;zg&uuml;n olmanı gerektirecek bir şey yok, ben yalnızdım ve yalnız olacağım hep.. Bu kaderim." Elini kolumdan &ccedil;ekti ve &ouml;n&uuml;mden hızlıca ge&ccedil;ip gitti. Ağır mı konuşmuştum bilmiyorum, sadece kimsemin olmamasına alışkınım, olsa da gideceğine alışkınım.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Kapalı otoparka inmiştim. Arabamın olduğu tarafa y&ouml;nelirken birine &ccedil;arptım. &Ccedil;arptığım kişinin elindekiler yere sa&ccedil;ıldı.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"&Ccedil;ok &uuml;zg&uuml;n&uuml;m, yardım edeyim." Yere sa&ccedil;ılan kitapları ve kağıtları toplarken yanımda duran kişinin y&uuml;z&uuml;ne baktım. G&ouml;zl&uuml;kl&uuml;, sa&ccedil;ları bal rengi, beyaz tenli, &ccedil;illi tatlı bir kız vardı. Muhtemelen 15 yaşlarındaydı.</p>
<p></p>
<p>"Şey &ouml;nemli değil." dedi bana bakıp g&uuml;l&uuml;mseyerek ve ayağa kalktı, elimdeki kitapları aldı. Bir şey demeden ilerledi. Arabama y&ouml;nelirken yerde kalan k&acirc;ğıdı fark ettim.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Bakar mısın?" Arkasına bakmadan ilerledi, duymadı diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p tekrardan bağırdım. Yine bakmadı, ona yetişmeye &ccedil;alıştım ama yetişemedim. Elimdeki kağıtla &ouml;ylece arkasından baktım. K&acirc;ğıdı alıp arabama geri d&ouml;nerken merak uyandı i&ccedil;imde, k&acirc;ğıdın &uuml;st&uuml;nde yazan yazılara g&ouml;z attım.&nbsp;</p>
<p></p>
<p><strong>Zeynep l&uuml;tfen beni affet. Yarın Florida Island Cafe&rsquo;de saat 14:30'da buluşalım, konuşmamız gerekenler var.&nbsp;</strong></p>
<p></p>
<p>K&acirc;ğıdın arka sayfasının kenarına b&uuml;y&uuml;k harflerle bu not yazılmıştı.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Lavin." Lois arkamda dikilmiş elimdeki k&acirc;ğıda bakıyordu. Nefesi tenime &ccedil;arpıyordu. &Uuml;rpererek arkama d&ouml;nd&uuml;m. "Sesini duydum, yanına geldim. Sana bir şey oldu sandım. &ldquo;Arkama d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;mde aramızdaki mesafe parmak mesafesi kadardı. G&ouml;zlerim elmacık kemiklerine kaydı. Y&uuml;z&uuml;n&uuml; s&uuml;zd&uuml;m. G&ouml;zlerim boynundaki d&ouml;vmeye sabitlendi, şah damarının &uuml;zerinde k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir d&ouml;vme vardı. D&ouml;vmesine baktığımı fark etti, eli direkt d&ouml;vmesine gitti. &ldquo;Gidelim mi?" Dikkatimi d&ouml;vmesinden y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;evirdim.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Kendi arabamla gelirim hem benim biraz daha işim var okulda istersen sen eve git."</p>
<p></p>
<p>"Senin işin hallolana kadar burada senin yanında olmayı tercih ederim Lavin, seni yalnız bırakmak istemiyorum."&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Ben iyiyim gerek .." Konuşurken cebimde bir şey titremeye başladı. Elimi cebime attım, cebimde bana ait olmayan bir telefon vardı ve biri arıyordu. Bilinmeyen Numara yazıyordu, telefonu direkt a&ccedil;tım belki sahibidir diye ama niye bilinmeyen numaradan arasın diye d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m. Ses veren olmadı, benim konuşmamı bekledi diğer taraf.&nbsp;</p>
<p></p>
<p><strong>:Merhaba</strong></p>
<p></p>
<p><strong>:Zeynep&nbsp;</strong></p>
<p></p>
<p><strong>:Kimsiniz?&nbsp;</strong></p>
<p></p>
<p><strong>:Yarın Florida Island&rsquo;da seni bekliyor olacağım. Bu telefondan bana ulaşabilirsin ve unutma yanında kimse olmayacak. Tek gel, ikimiz olalım. Aramızda..&nbsp;</strong></p>
<p></p>
<p>Telefon y&uuml;z&uuml;me kapandı.&nbsp;</p>
<p></p>
<p><strong>Instagram -Tiktok:bellaelliehall</strong></p>
<p></p>
<p><strong>L&uuml;tfen&nbsp; ifade bırakmayı ve yorum yapmayı unutmayın. Destek olmak i&ccedil;in takip ederseniz sevinirim. :)</strong></p>
<p></p>
<p><strong>Size g&uuml;zel bir g&uuml;n dilerimm.&nbsp;</strong></p>
<p></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nostalji</title>
<link>https://edebiyatblog.com/nostalji</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/nostalji</guid>
<description><![CDATA[ Gaz lambası , çoçukluk ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_6301ea9e3d593.jpg" length="56184" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 21 Aug 2022 11:20:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ayşe Atlı</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Nostalji</p>
<p>GAZ LAMBASI</p>
<p>D&uuml;nden arta &nbsp;kalan aydınlık...</p>
<p>&Ccedil;ocukluğumda ka&ccedil; gecemizi aydınlattı...</p>
<p>Ka&ccedil; gecemizi şenlendirdi...</p>
<p>Etrafında tekerlemeler,hikayeler,bilmeceler &ouml;ğrenir,</p>
<p>G&ouml;lge oyunları oynar, şakalaşırdık...</p>
<p>Sadece&nbsp; etrafı aydınlatmazdı...</p>
<p>Sevgiye hoşg&ouml;r&uuml;ye dair pek &ccedil;okşey de anlatırdı g&ouml;nl&uuml;m&uuml;ze...</p>
<p>Şimdiki nesil eksik b&uuml;y&uuml;d&uuml; bu hazdan,g&uuml;zellikten...</p>
<p>Başkaları i&ccedil;in geri kalmışlığın sembol&uuml; olabilir...</p>
<p>Benim i&ccedil;in sıcak sımsıcak mutlu g&uuml;nlerin anısı,</p>
<p>Yaylamızın vazge&ccedil;ilmeziydi...</p>
<p>BELHİ</p>
<p></p>
<p></p>
<p></p>
<p>sevgiye H &nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Seni Sana Anlatsam</title>
<link>https://edebiyatblog.com/seni-sana-anlatsam</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/seni-sana-anlatsam</guid>
<description><![CDATA[ Seni sana yazıyorum, her uzvum ve her zerrem ile... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_62ed93b97ec3d.jpg" length="41905" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 06 Aug 2022 01:05:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; &nbsp;Bakıyorum da etrafıma her yer anılarla dolu, anılarımızla. Sanki duvarlar, duvar değilde birer kapı ve elinle dokunduğunda o anın i&ccedil;indesin. Dokunuyorum şimdi karşımdaki bir duvara, seninle ilk tanışmamız geliyor aklıma, biraz soğuk &ccedil;ok&ccedil;a mesafeli ama sıcak. Değişikti hala da değişik aramızdaki ilişki. Senin bana siz diyerek hitap edişine h&acirc;l&acirc; g&uuml;l&uuml;yorum. Ama konuştuk&ccedil;a tanıdık bir birimizi, tanıdık&ccedil;a daha &ccedil;ok konuştuk ve şimdi ikinci yılın bitişi oluyor. Elimi &ccedil;ektim ve arkamda ki duvara dokundum ve bu defa kahkaha attım. İlk buluşmamız, Balat'ı merak ediyordun ve oraya gitmiştik ama &ouml;nce kaybolup sonra k&ouml;pekler tarafından kovalanmıştık. G&uuml;zeldi, seninle ge&ccedil;en her saniyem g&uuml;zeldi. Ve sana bunları yazıyor olmam daha g&uuml;zel. Sana anlatacağım &ccedil;ok şey birikti aslında bu mektubumda da sana kendimi yazacaktım ama g&ouml;r&uuml;yorsun bak yine sana seni anlattım. Farkında değilim, neyse sen şimdi duygulanıp biraz yağmur yağdırırsın, yağmasın bulutların ya da sadece benim yanımda yağsın da &ouml;pebileyim yağmur tanelerini. G&uuml;l&uuml;mserken yalnız olduğuna da dikkat et kimse g&ouml;rmesin dudak kıvrımını. Ve son olarak bitki &ccedil;aylarını unutma.</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Gecen g&uuml;zel olsun, yıldızların altında...&nbsp;</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İyikim</title>
<link>https://edebiyatblog.com/iyikim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/iyikim</guid>
<description><![CDATA[ Her anınızda sizinle olan biri olsun yanınızda  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x500_62e50ad8cd5c0.jpg" length="29017" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 30 Jul 2022 13:43:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>Alara Nazar</dc:creator>
<media:keywords>Sevmek, değer vermek, aşk, mutluluk, huzur</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bana her bakışında</p>
<p>Her g&uuml;l&uuml;ş&uuml;nde</p>
<p>Kalbimin ritmini değiştiriyorsun&nbsp;</p>
<p>Bana yazdığın her şiirde</p>
<p>Okuduğun her mısrada</p>
<p>Kendine yeniden aşık ediyorsun</p>
<p>Birlikte y&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z yollarda</p>
<p>Birlikte eğlendiğimiz g&uuml;nlerde&nbsp;</p>
<p>Bana seni tekrar tekrar sevmek i&ccedil;in&nbsp;</p>
<p>Yeni nedenler veriyorsun</p>
<p>Her atışmamızda&nbsp;</p>
<p>Her kavgamızda</p>
<p>Uzaklaşmak yerine</p>
<p>Yeni baştan bağlıyorsun kendine</p>
<p>Kalbinin en derininden &ouml;p&uuml;yorum&nbsp;</p>
<p>İyiki sen sevgilim</p>
<p>İyiki sen...</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Şiirsel Vedalarım 1</title>
<link>https://edebiyatblog.com/siirsel-vedalarim-1</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/siirsel-vedalarim-1</guid>
<description><![CDATA[ Saç tellerine kadar seni seviyorum, canım sende seversen eğer beni. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x500_62daf32d696cb.jpg" length="37842" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 22 Jul 2022 20:27:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mehmet Aluç</dc:creator>
<media:keywords>romantizm, aşk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p><strong>Şiirsel Vedalarım 1</strong></p>
<p><img src="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x_62dadddf29d4a.jpg" alt="" /></p>
<p><strong>Sa&ccedil; tellerine kadar seni seviyorum, canım sende seversen eğer beni. Bekle beni en son terk ettiğin yerde, yağan yağmurla gel bana, seni bekliyorum, gelmezsen eğer bil ki bende seni terk ediyorum. &Ouml;l&uuml;yorum diyeceğimi sandın yanıldın, terk eden i&ccedil;in &ouml;l&uuml;n&uuml;r m&uuml; sevmek i&ccedil;in &ouml;lmek varken. Gidişine bir ş&uuml;k&uuml;r ki gitti derim yeniden severim, gecenin karanlığına maziyi seni adınla g&ouml;mer &ccedil;eker senden giderim.</strong></p>
<p><strong>Mehmet Alu&ccedil;</strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>18.07.2022</title>
<link>https://edebiyatblog.com/18072022</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/18072022</guid>
<description><![CDATA[ Sensizliğin Ezgisi ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x500_62d54189c1b03.jpg" length="30448" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 18 Jul 2022 14:20:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mavifrezya</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sensizliğin &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; g&uuml;n&uuml;ne hoş geldin sevgilim. D&uuml;n d&uuml;ğ&uuml;ne gittim, cenazeden halliceydi. Aklımda d&ouml;n&uuml;p duran yalnızca bizdik. Hareketli şarkılar, kahkahalar atan insanlar cellatı oldu d&uuml;şlerimin. Derin bir umutsuzluk peydah oldu y&uuml;reğime. Bize mutluluğu &ccedil;ok g&ouml;rd&uuml; hayat dedim kendi kendime. Kader kazandı, biz utandık. &Ccedil;ok bir şey istemedim ben hayattan. Sade beyaz elbise i&ccedil;inde seni beklesem ve siyahlar i&ccedil;inde sen beliriversen karşımda. Hayata s&ouml;ven şarkılar eşliğinde dans etsek, sigara i&ccedil;sek beraber yıldızlara bakarak ve mutluluğu hediye etsek geceye ağlayarak.&nbsp;</p>
<p>Buğulu camlar, buğulu g&ouml;zlerle eşdeğer</p>
<p>Ve sen sevgilim</p>
<p>Bir gece ansızın</p>
<p>Buğuların arasından g&uuml;l&uuml;mseyerek</p>
<p>Gel</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>16.07.2022</title>
<link>https://edebiyatblog.com/16072022</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/16072022</guid>
<description><![CDATA[ Yokluğuna Mektup ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x500_62d3c778aae54.jpg" length="64735" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 17 Jul 2022 11:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mavifrezya</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bug&uuml;n yokluğunun ilk g&uuml;n&uuml;. Usul usul esiyor r&uuml;zgar, ağa&ccedil;lar habersiz gidişinden. Bulutlar tutturmuş bir cenaze marşı, s&ouml;yleniyor; umutlar adımladığın yolda bi&ccedil;are. Bir kere kokunu kokunu duydum, yeminler doladım ya parmaklarıma; sadece ismin yazılı şiirler m&uuml;h&uuml;rlendi alnıma. &Ouml;zledim. Akıl hastanesinde &ccedil;arşafıyla d&uuml;ğ&uuml;m atan kızın &ouml;l&uuml;m&uuml; &ouml;zlemesi gibi &ouml;zledim seni. Bu şehir adım attığın her yere &ccedil;i&ccedil;ekler ektirmeli. Seni ve yalnız seni sevmeli t&uuml;m gezegenler; kaderim yalnız seninle bitişmeli.</p>
<p>Yazın ortasında &uuml;ş&uuml;yen kar tanesi</p>
<p>Biraz h&uuml;z&uuml;n, birazcık dalga sesi</p>
<p>Bana kaderin en b&uuml;y&uuml;k cilvesi</p>
<p>Yalnız sensin, bir tek sensin sevgili</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzaktaki Yakınlığım</title>
<link>https://edebiyatblog.com/uzaktaki-yakinligim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/uzaktaki-yakinligim</guid>
<description><![CDATA[ Söylesene, nasıl başarıyorum bu kadar özlemin içinde sensiz kalabilmeyi... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x500_62c0c4df16331.jpg" length="51093" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 16 Jul 2022 01:27:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; &nbsp;...Değişmiş gibiyim, yani artık eskisi gibi sevmiyorum seni bu durum &uuml;z&uuml;c&uuml; m&uuml;? Ya da resimlerine bakmıyorum uzun uzun, yatmadan &ouml;nce okuduğum o mesajların da yok artık. Sahi sevmiyor muyum seni? Bu kadar mı ger&ccedil;ekten? Madem sevmiyorum seni, resimlerine de bakmıyorum ya artık hani okuduğum mesajların da yok. O zaman nedir bu i&ccedil;imdeki 'sen' li boşluk? Nedir bulutlara bakınca aklıma gelişin? Kitap okurken altını &ccedil;izdiğim o c&uuml;mleden sonra aklıma d&uuml;ş&uuml;ş&uuml;n? S&ouml;ylesene, nasıl başarıyorum bu kadar &ouml;zlemin i&ccedil;inde sensiz kalabilmeyi?. Biliyorum, farkındayım aslında herşeyin konuşmak istiyorum seninle hi&ccedil; g&uuml;nd&uuml;z olmaksızın, sesini duymak istiyorum senin hi&ccedil; bitmek bilmeyen yağmur gibi, seni dinlemek istiyorum senden yeni doğan g&uuml;neşin kuşluk vaktinde ki hali gibi... ama olmuyor engel oluyor bazı şeyler adım atamıyorum. Prangalar vuruyor ayaklarıma ve ben i&ccedil;imdeki &ouml;zleme rağmen duruyorum. Bunu kendime neden yapıyorum bilmiyorum ama yapıyorum işte. Bildiğim tek şey seni bilmeyişim olmuş...</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>GECE GİBİ</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gece-gibi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gece-gibi</guid>
<description><![CDATA[ Gece gibi severim seni… ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x500_62d10d2243afe.jpg" length="49487" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 15 Jul 2022 09:47:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Meltem Güdemezoğlu</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Gece gibi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum seni</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Gecelerde seninle hayallerimin ger&ccedil;ekleşmesi i&ccedil;in dua ediyorum </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Gece gibi hissediyorum sende kendimi</span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s1"></span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Bir mehtap doğar denizde</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Geceyi aşkımız aydınlatır</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Gece gibi severim seni</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">İ&ccedil;imdeki her şeyi d&ouml;kmek isterim gece gibi</span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s1"></span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Gecelerde yazarım seni Fotoğraflarımıza bakarım </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Sana kendim gibi bakarım </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Sen de bana</span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s1"></span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Gecelerde yaşarım seni </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Herkes uyurken</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Sen ben uyanık </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Sessizliğin huzur </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Huzurun sessizliğin </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Gece gibi</span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s1"></span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Gecelerde hayal ederim seni Yıldızlara bakarım</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Aralardan bir yıldız kayar</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">İşte o an, işte o an seni d&uuml;şlerim</span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s1"></span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Gece gibi severim seni...</span></strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kar Tanesi 8.Bölüm</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kartanesi-bellaelliehall-3142</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kartanesi-bellaelliehall-3142</guid>
<description><![CDATA[ Gökten düşen pamuk şekerlere gülümsedi. Annesine döndü ve işaret parmağıyla göğü gösterdi. Annesi ona gülümsedi.Avucunu açıp sokağın ortasında gökten yağan pamuk şekerleri yakalamaya çalıştı, avucuna düşen kar tanelerine baktı ve avucundaki kar taneleri kırmızıya bulandı.Bu kar tanesinin kırmızıya bulandığı yolda  yeni aşklar ve yeni aileler bulunacaktı.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_622489b213cca.jpg" length="57359" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 11 Jul 2022 17:31:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Bella Ellie Hall</dc:creator>
<media:keywords>Kar tanesi, anne, anne özlemi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>-KAR TANESİ -&nbsp;</strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>ŞARKILAR :BACK TO YO - FLOWER FACE</strong></p>
<p><strong>Keyifli Okumalar!!&nbsp;</strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong>Beni hi&ccedil; mi sevmedin BABA?&nbsp;</strong></p>
<p></p>
<p>G&uuml;n&uuml;n ilk ışıklarıyla g&ouml;zlerimi araladım.Yanımda duran telefona baktım.Gece telefonda gezinirken uyuyakalmıştım ve telefon da yanımda kalmıştı. G&ouml;zlerimi yeniden kapadım ve gelen telefon sesiyle telefonu alıp kulağıma g&ouml;t&uuml;rd&uuml;m.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Merhaba Bayan Lavin ,sizi devamsızlığınızın sınırda olduğunu s&ouml;ylemek i&ccedil;in aramıştım ve girmediğiniz sınavlar bulunmakta efendim."&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Tamam teşekk&uuml;r ederim Bayan Rose."</p>
<p></p>
<p>"Rica ederim efendim, rahatsız ettiysem kusura bakmayın. İyi g&uuml;nler dilerim."</p>
<p></p>
<p>"İyi g&uuml;nler Bayan Rose."Telefon kapandıktan sonra bıkkınlıkla nefes verdim. Hayatım alt&uuml;st olmuştu. Okulu g&uuml;nlerce asmıştım ve şimdi de sınavlar &ccedil;ıkmıştı başıma. Bunları d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rken yatakta uzanmış tavanı izliyordum.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>" G&uuml;naydın Lavin."diyerek neşeyle girdi i&ccedil;eri Zack. İzin istemeden yatağa oturdu, bana baktı kaşlarını &ccedil;atarak."Noldu kuzen?"&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Okuldan aradılar sınavlar ve devamsızlığım i&ccedil;in. &ldquo;dedim y&uuml;z&uuml;m&uuml; ona d&ouml;nd&uuml;r&uuml;p.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Ve sen h&acirc;l&acirc; yatakta boş boş tavanı izliyorsun, kalk &ccedil;abuk. &ldquo;dedi, kollarımdan tutup yataktan &ccedil;ıkardı. &ldquo;&Ccedil;abuk duşa gir, sana atıştırmalık hazırlıyorum. Buradan okuluna 1 saat s&uuml;rer, hadi hadi. &ldquo;dedi, bu sefer banyoya s&uuml;r&uuml;kleyerek g&ouml;t&uuml;rd&uuml;. Ona g&ouml;zlerimi devirdim.</p>
<p></p>
<p>&nbsp;Sıcak bir duş alıp uykum a&ccedil;ıldıktan sonra &uuml;st&uuml;me dolaptan siyah jeans ve siyah boğazlı kazak giydim.Sa&ccedil;larımı at kuyruğu yapıp kabanımı alıp odadan &ccedil;ıktım.Zack elinde k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir kese kağıdı ile bekliyordu, bana doğru uzattı ve kapıya doğru y&ouml;neldi.Girişteki odaya girip oradan uzun deri siyah &ccedil;izmeleri ayağıma ge&ccedil;irip hızla arkasından &ccedil;ıktım.</p>
<p></p>
<p>Okula doğru arabayla giderken Zack'in hazırladıklarını yedim. &Ccedil;ok acıkmıştım. İ&ccedil;ine ila&ccedil;larımı da koymuştu, onları da i&ccedil;tim.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Zack ben yokken araştırmaya devam et sen, ben de okulda boş zamanlarımda devam edeceğim."&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Tamam..Bak şurada turuncu sweatshirt giyen kıvırcık kızı g&ouml;r&uuml;yor musun? O baban tarafından g&ouml;revlendirilmiş ve şu &ccedil;imlerde oturmuş siyah kısa sa&ccedil;lı, &uuml;st&uuml;ne babaannem tarz giyinmiş siyah sa&ccedil;lı kız da ve onun yanındakiler de.Ayrıca Profes&ouml;r Marshall da baban i&ccedil;in &ccedil;alışıyor.&ldquo;Bu dediklerini ağzım a&ccedil;ık dinlemiştim, onca zamandır bana &ccedil;ok yakın davranmalarının nedeni buymuş demek. Sinirlenerek arabadan indim. &ldquo;Dikkatli ol&rdquo;. diye arkamdan seslendi.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Kamp&uuml;se hızlı adımlarla ilerledim. Merdivenlerden &ccedil;ıkarken az kalsın birine &ccedil;arpıyordum. "Pardon. &ldquo;diyerek hızla merdivenden &ccedil;ıktım. Sınıfa varınca en arkalarda k&ouml;şe bulup kendimi oraya attım. Birka&ccedil; g&ouml;z bana bakıp aralarında konuşmaya başladı, onlara g&ouml;z devirip &ccedil;antamdan telefonumu &ccedil;ıkardım, gezinmeye başladım ders başlayana kadar.</p>
<p></p>
<p>"Merhaba, oturabilir miyim?" kafamı kaldırmam ile onun ela g&ouml;zleriyle buluşmam bir oldu.Lois Henderson yine karşımda g&uuml;l&uuml;mseyerek bakıyordu bana.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Hayır. &ldquo;dedim, ona sinirle bakıp telefonuma geri d&ouml;nd&uuml;m ama o dediğimi anlamak istememiş olacak ki yanıma oturdu. Beni izlemeye başladı, y&uuml;z&uuml;ndeki o sırıtışı hayal edebiliyordum. Ona bakmadan" Galiba anlamanda sorun var. "dedim.</p>
<p></p>
<p>"Hayır, aslında gayet iyiyimdir Lavin."Onu ittirip başka bir yere ge&ccedil;tim, yanıma da ardından Noah geldi.Onunla &ccedil;ok az sohbetimiz vardı ama samimi biriydi.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Merhaba Lavin. Uzun zamandır g&ouml;remedim, seni iyi misin? "dedi elini koluma koyarak, g&ouml;z&uuml;m bu hareketten sonra Lois'e kaymıştı. ize sinirle bakıyordu.</p>
<p></p>
<p>"Evet iyiyim, teşekk&uuml;r ederim Noah."</p>
<p></p>
<p>"Lavin ben Zack'in arkadaşıyım, seni burada koruyacak kişi benim. &ldquo;dedi kulağıma doğru yaklaşarak. Nefesi yanağıma &ccedil;arptı.&Uuml;rperdim, geri &ccedil;ekildim.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Sağ ol ama kendimi koruyabilirim."</p>
<p></p>
<p>"&Ouml;yle demek istemedim.Sadece biz artık yani arkadaşız, işte ekibiz.Ben de araştırmaya katıldım."&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Neden benim haberim yok? "</p>
<p>"Ben istemedim, kendim sana s&ouml;ylemek istedim sadece.Sakın Zack'e kızma."&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Her şeyi konuştuktan sonra bana kendinden bahsetti. O an anladım ki &ccedil;ok eğlenceli bir kişiliği vardı.Onun anlattıklarını dinlerken g&uuml;lmemi durduramıyordum. Ara sıra Lois'e bakıyordum. Bizi sinirle izliyordu. İ&ccedil;inden Noah'a neler dediğini merak ettim. Profes&ouml;r geldiğinde zar zor g&uuml;lmemi durdurup derse odaklandım.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Ders bittikten sonra Noah k&uuml;t&uuml;phaneden kitap alıp geleceğini s&ouml;yledi, onu beklemek i&ccedil;in bah&ccedil;eye indim.Ders bitiminde Lois'i g&ouml;zlerim aramıştı ama onu g&ouml;rememiştim. Bah&ccedil;ede ona bakınırken orada kız grubuyla konuştuğunu g&ouml;rd&uuml;m.Beni g&ouml;r&uuml;nce onlarla vedalaşıp yanıma geldi.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Ahh Lavin, seni bekliyordum ben de."</p>
<p></p>
<p>"Neden?" dedim, umursamazca ona baktım. "Hem sen neden geldin?"&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"G&ouml;z.. G&ouml;zlerin &ccedil;ok g&uuml;zeller." dedi, sanki beni duymuyor gibiydi.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Soruma cevap ver Lois." dedim onu kolundan biraz sarsarak ama dengesi bile bozulmadı.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Lavin ben.." S&ouml;z&uuml;n&uuml; yarıda kestim.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Hem sen burada mı okuyordun?"</p>
<p></p>
<p>"Evet, ka&ccedil; defa senin dikkatini &ccedil;ekmeye &ccedil;alıştım. Seninle konuşmaya &ccedil;alıştım ama olmadı. &ldquo;dedi bana h&uuml;z&uuml;nle bakarak. &ldquo;G&ouml;zlerinle g&ouml;zlerim buluşunca kalbimin atışını bir duysan senin de kalbinde benimki gibi atar mıydı? &ldquo;dedi, bir anda ben ona şaşkın şaşkın bakarken Noah geldi yanımıza.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Hadi gidelim Lavin."dedi koluma girerken. Lois ona bakıp yumruğunu sıkıyordu.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Tamam. &ldquo;dedim Lois'e bakarken, o ise ağzımdan başka şeyler &ccedil;ıkmasını bekler gibi baktı bana. Yanından ge&ccedil;ip gittim. Kalbim acıdı onu &ouml;yle bırakınca ama o bir yalancıydı, beni tuzağa d&uuml;ş&uuml;rm&uuml;şlerdi, &uuml;st&uuml;ne birde beni yanına &ccedil;ağırıp gelmemi istememişti.</p>
<p></p>
<p>Okulda hi&ccedil; boş zamanım olmamıştı, profes&ouml;rleri tekrar sınavlara girmek i&ccedil;in ikna etmeye &ccedil;alışmıştım. Bazı sınavlara girmiştim pek başarılı olmasam da. Kapalı garaja gittik Noah ile. Zack beni arayıp onunla eve gelmemi s&ouml;ylemişti.</p>
<p></p>
<p>Zack bizi bah&ccedil;ede bekliyordu.Yağmur atıştırmaya başlamıştı yolda.Yanına gidip ona sarıldım.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Ne mutluluk?" dedi, bu halimi uzun zamandır g&ouml;remiyordu. Ben de pek b&ouml;yle hissetmezdim aslında.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Hi&ccedil;, mutlu olmak geldi i&ccedil;imden. &ldquo;Aslında d&uuml;ş&uuml;n&uuml;nce bug&uuml;n Lois'i g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;m, o zamandan beri i&ccedil;imde bir mutluluk vardı. Hem sinirli hem kırgın hem de mutlu etmişti beni gelmesi. Y&uuml;z&uuml;me birazcık sorgulayıcı bakış atıp &uuml;st&uuml;mden g&ouml;zlerini &ccedil;ekip Noah &ccedil;evirdi. Ona baktı ve g&uuml;l&uuml;msedi. Ayağa kalktı ve Noah 'a sarıldı. Normalde samimi davranmayı sevmezdi. &ldquo;Keşke bana da s&ouml;yleseydin. &ldquo;dedim sitem ederek.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Sarılmayı bırakıp bana d&ouml;nd&uuml;. &ldquo;Sana desem izin verir miydin?"&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Hayır."&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Bundan demedim."&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Birinin beni korumasına ihtiyacım yok Zack, şu zamana kadar tektim ve kendimi korudum. &ldquo;Ona kaşlarımı &ccedil;atarak baktım.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Her zaman g&uuml;&ccedil;l&uuml; olmak zorunda değilsin Lavin."dedi yanıma yaklaşarak. &ldquo;Ve Lavin şunu da demem gerekiyor son yaptığım şeyden dolayı.." S&ouml;z&uuml;n&uuml; kestim.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Yine ne yaptın?"&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Lois ve ekibi burada bizim evde kalacaklar. &ldquo;Ona baktım ve yutkundum. O g&uuml;n aklıma geldi ve neşem yok oldu.<strong>&ldquo;Yalnızsın Lavin, onlar da seni bıraktı."&nbsp;</strong></p>
<p></p>
<p>"Sen onları nasıl &ccedil;ağırırsın Zack, onlar beni &ouml;ld&uuml;rmek istediler. &ldquo;dedim g&ouml;zyaşları i&ccedil;inde.Noah yanıma yaklaştı, omzuma elini koydu."Zack hani sen de inanmıyordun onlara! &ldquo;Onları orada bırakıp ormana doğru hızlı adımlarla ilerledim.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Ne yapacağımı bilmiyorum. Kime inanmam gerektiğini bilmiyorum. Ait olmadığım bir &ccedil;ağın ortasına d&uuml;şm&uuml;ş, talihsiz bir kuşaktanım.Hayat kopup gidiyor ve ben uyum sağlayamıyorum...&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Ellerimi sa&ccedil;larımı ge&ccedil;irdim, ormana doğru haykırdım.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Lavin."G&ouml;z kapaklarımı kapattım sinirle. &ldquo;Al bak sana biz tuzak kurmadık, al bu videoyu izle." Arkama d&ouml;nd&uuml;m, elindeki telefonu bana doğru uzattı. Ş&uuml;pheyle ona bakıp telefonu elime aldım. Oynatma tuşuna bastım ve benim vurulduğum andı bu.Kendi kendime konuşuyordum, g&uuml;l&uuml;yordum karşıya bakıp. Lois&rsquo;in bana doğru koşarken yere yığılışını g&ouml;rd&uuml;m, Theo ona doğru koştu.Kolundan sıyırıp ge&ccedil;ti kurşun, Lois bana bakıyordu yerde kanlar i&ccedil;inde.Kamera a&ccedil;ısına o&nbsp; babam ve Carolina Carter ve adamları girdi. G&ouml;zyaşlarım artık yanağımdan s&uuml;z&uuml;l&uuml;p gidiyordu. Babamdı, bunları yapan babamdı.Yanıma geldi ve karnıma bir tane daha kurşun sıktı. Acıdan kıvranıyordum.Telefon titreyerek elimden kaydı ve toprağa d&uuml;şt&uuml;. Dudaklarımı birbirine bastırdım, ağzımdan hı&ccedil;kırıkların ka&ccedil;maması i&ccedil;in.Yanımdaki ağacın dibine &ccedil;&ouml;kt&uuml;m.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Baba. &ldquo;Ağzımdan tek bu kelime &ccedil;ıktı.Her zaman babamdan beni ger&ccedil;ekten kızı olarak g&ouml;rmesini istemiştim.</p>
<p></p>
<p>Lois de yanıma &ccedil;&ouml;kt&uuml;. &ldquo;Gel yaralarını ben sarayım." dedi titreyen ellerimi kavrarken.</p>
<p></p>
<p>Ona doğru yaşlı g&ouml;zlerimi kırpıştırırak baktım. &ldquo;Benim yaralarımı sarmak seni yaralar Lois. Bak babam yaptı bunların hepsini, o vurdu seni."</p>
<p></p>
<p>Beni kendine doğru &ccedil;ekti. &ldquo;Sana yardım edeceğiz Lavin, o k&uuml;&ccedil;&uuml;k kız &ccedil;ocuğunu annesiz bırakanları bulacağız. &ldquo;sa&ccedil;ımda ellerini gezdirdi. &ldquo;Bana g&uuml;ven Lavin, ben sana zarar vermem."</p>
<p></p>
<p>"Bir anda kimseye g&uuml;venemem Lois, bunca şeyleri yaşadıktan sonra o olaydan sonra ve başta s&ouml;ylediğin yalan var birde."</p>
<p></p>
<p>"Benim i&ccedil;in sorun değil, g&uuml;veneceğin zamana kadar beklerim."</p>
<p></p>
<p>"Lavin iyi misin?"Noah bize doğru koşarak geliyordu. Nefes nefese kalmıştı. Yanımıza yaklaştı, bana doğru elini uzattı ve ayağa kaldırdı.</p>
<p></p>
<p>"Evet, iyiyim Noah."dedim ona g&uuml;l&uuml;msemeye &ccedil;alışarak.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Hadi hava soğudu, eve ge&ccedil;elim. &ldquo;dedi &uuml;st&uuml;ndeki ceketi &uuml;st&uuml;me atarken.</p>
<p></p>
<p>Birlikte eve doğru ilerleme başladık. Eve vardığımızda hepsi toplanmış bah&ccedil;ede bizi bekliyordu. &ldquo;Ben odama gidiyorum, &ccedil;alışmam gereken sınavlarım var. &ldquo;Masada duran &ccedil;antamı da alıp yukarı &ccedil;ıktım. Odama ge&ccedil;ip kapıyı kilitledim. Dolaptan pijamalarımı alıp yatağa koydum. &Uuml;st&uuml;mdekileri de &ccedil;ıkarıp kirli sepetine atıp &uuml;st&uuml;m&uuml; giyinip balkona &ccedil;ıktım.Olduk&ccedil;a b&uuml;y&uuml;kt&uuml; ve her yeri g&ouml;r&uuml;yordu.</p>
<p></p>
<p>Hepsi aşağıda oturmuş bir şeyler konuşup g&uuml;l&uuml;ş&uuml;yordu. Onlara el salladım ve masada duran bardakları alıp geri odaya girdim, komodinin &uuml;st&uuml;ne bıraktım.&Ccedil;antamdan telefonumu, kulaklığımı ve kitaplarımı da alıp balkona geri d&ouml;nd&uuml;m.Kulaklığımı takıp ders &ccedil;alışmaya başladım. R&uuml;zgar arkamdan esip sa&ccedil;larımı savuruyordu.Sa&ccedil;larımı sinirle bağladım, g&ouml;z&uuml;m aşağıda oturan Lois&rsquo;e kaydı.G&ouml;zlerini bana dikmiş izliyordu, ona baktığımı fark ettiğinde g&ouml;z temasını kesmedi. İlk kesen ben oldum.&Ouml;n&uuml;mdeki kitabı kapatıp diğer kitabı a&ccedil;tım.Okumaya başladım bu ders ne kadar da zordu ve yarın sınavıma odaklanmam gerek odaklanmam gerek diye i&ccedil;imden ge&ccedil;irdim ama kendime yenik d&uuml;ş&uuml;p bah&ccedil;eye g&ouml;z attım ama orta da kimse kalmamıştı.</p>
<p></p>
<p>Gece olmuştu, artık g&ouml;z kapaklarımı a&ccedil;makta zorlanıyordum.Masadaki eşyalarımı topladım, balkondan ayrılacakken ormana giden Noah'ı g&ouml;rd&uuml;m.Elinde fenerle ormana doğru ilerliyordu. Eşyalarımı alıp odama d&ouml;nd&uuml;m.Onları bırakıp ben de Noah'ın peşinden ilerledim. Ne karıştırıyordu gecenin bu saatinde &ouml;zellikle&nbsp; de ormanda. Peşinden hızla ben de ormana girdim.Nereye gittiğini bilmiyordum ama ilerlemeye başladım. Yerdeki kırılan dal seslerinin &ccedil;ıtırtı sesleri biraz daha &uuml;rpermemi sağlıyordu, sanki &ccedil;alıların arasından biri beni &ccedil;ekip karanlığın i&ccedil;ine hapsedecek gibiydi.İlerliyordum ama onun nereye gittiğini bilmiyordum, bu cesaretim nereden geliyor onu hi&ccedil; bilmiyordum. Kurtların uluma seslerinin daha&nbsp; da yaklaştığını duydum ve hızlı adımlarla ilerledim. İşte oradan beyaz ışık g&ouml;rd&uuml;m, adımlarımı oraya doğru y&ouml;nelttim..Noah durdu, ben de yanımdaki ağacın ardına saklandım.&nbsp;</p>
<p>Yanıma simsiyah bir siluet geldi ve yerde kendimi buldum. &ldquo;Uyu k&uuml;&ccedil;&uuml;k kız, uyu. &ldquo;Sa&ccedil;larımda parmaklarını hissediyordum, g&ouml;zlerim kim olduğunu &ccedil;&ouml;zemeden ağırlaşarak kapandı.&nbsp;</p>
<p></p>
<p><strong>Okuduğunuz i&ccedil;in teşekk&uuml;r ederim.Umarım sizde okurken keyif almışsınızdır.Ve l&uuml;tfen ifade,yorum bırakmayı unutmayın.</strong></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bazı Adamlar...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bazi-adamlar</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bazi-adamlar</guid>
<description><![CDATA[ Velhasıl kelam onların sevgileri çocuk olmaktır her daim. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/07/image_750x500_62c5f90c54e68.jpg" length="45267" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 07 Jul 2022 00:06:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bazı adamlar vardır, '&ccedil;ok g&uuml;zelsin ' demek yerine 'g&uuml;neşin kuşluk vakti gibisin ' derler. Konuşmaktan &ccedil;ok susarak anlatırlar i&ccedil;lerinde ki sevgiyi, g&ouml;zleri her zaman g&uuml;veni yansıtırken bakmaktan korkar bu adamlar. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; kıyamaz onlar incitmekten, &uuml;rk&uuml;tmekten. Hep bir mesafe koyarlar bu y&uuml;zden araya, kafese sıkışmış bir muhabbet kuşu olmasınlar diye. Onlar g&uuml;lmekten &ccedil;ok tebess&uuml;m ederler kahkaha sesleri yoktur onların sadece k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir dudak kıvrımı vardır ve o kıvrıma sığdırırlar b&uuml;t&uuml;n sevin&ccedil;leri. Şefkati ellerinde taşır onlar, bir g&ouml;zyaşını avu&ccedil;larına sığdırmak i&ccedil;in uğraşırlar her zaman. Ama kendi g&ouml;zyaşlarına gelince iş, akıtırlar toprağa. Onların g&ouml;zyaşlarını kaldırabilecek tek şey topraktır &ccedil;&uuml;nk&uuml;. Ve b&ouml;ylece 'Erkekler ağlamaz' s&ouml;z&uuml;n&uuml; &ccedil;ok g&uuml;zel &ccedil;iğnerler ve bir g&ouml;zyaşı koskocaman adamın &ccedil;aresizliğini temsil eder.&nbsp;</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; Ve severler bu adamlar, sevgileri bir kelebeğin u&ccedil;uşunun ardından koşan o k&uuml;&ccedil;&uuml;k kızın y&uuml;reği gibidir. Velhasıl kelam onların sevgileri &ccedil;ocuk olmaktır her daim.☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hokus Pokus 7.Bölüm</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-7bolum</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-7bolum</guid>
<description><![CDATA[ Hokus Pokus  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_618ebde3435db.jpg" length="38708" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 30 Jun 2022 19:50:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Edanuryd</dc:creator>
<media:keywords>Kelebek, koza, Ressam, Roman, Hikaye</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hokus Pokus 6.Bölüm</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-6bolum</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-6bolum</guid>
<description><![CDATA[ -Hokus Pokus-
&quot;Bir varmış bir yokmuş...&quot; ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_618ebcd528db5.jpg" length="43173" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 30 Jun 2022 19:30:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>Edanuryd</dc:creator>
<media:keywords>Kelebek, koza, Ressam, Roman, Hikaye</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hokus Pokus 1.Bölüm</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-842</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-842</guid>
<description><![CDATA[ Kesit: 

Ben bir savaşçıyım, krallara boyun eğmeyen, eğdirten.

Ben bir savaşçıyım, krala gücünü veren.

Ben bir savaşçıyım, oyunun seyrini değiştiren.

Ve ben bir ressamım, olacakları resmeden. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_6233979b8d611.jpg" length="44993" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 27 Jun 2022 11:13:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>Edanuryd</dc:creator>
<media:keywords>Kelebek, koza, Ressam, kitap, hikaye</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>BİR ŞİİR GELDİ ŞAİRDEN</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bir-siir-geldi-sairden</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bir-siir-geldi-sairden</guid>
<description><![CDATA[ Sevdiğine bir şey söylemek ister ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62b9227dd5ea2.jpg" length="39611" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 27 Jun 2022 06:26:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>Meltem Güdemezoğlu</dc:creator>
<media:keywords>Meltemgüdemezoğlu, şiirleri, birşiirgeldişairden</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Bir şiir geldi şairden </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Şair şiir yazdı y&acirc;rine </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Kafası g&uuml;zel</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Geceleri sarhoş gibi dolaşır </span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s1"></span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1"> Bir şiir geldi şairden </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Sevdiğine bir şey s&ouml;ylemek ister </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Anlatamadığı duygularını şiirlere d&ouml;ker </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Şiir yazar sarhoş ruhuyla</span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s1"></span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Bir şiir geldi şairden </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Elveda g&uuml;zelim demek i&ccedil;in</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Şiir yazmış</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">G&ouml;n&uuml;l ellere varmak istemez</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Bir şiir gibi hayatını yaşarken i&ccedil;i dışı bilinmeyen sarhoş </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Ne derdini soran olur ne de dermanı olur </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Şiirler onun aşkı sevgilisi ruhu olur</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Şiir yazar kafası g&uuml;zelken&hellip;.</span></strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bazı Kadınlar...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bazi-kadinlar</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bazi-kadinlar</guid>
<description><![CDATA[ Böyledir onların sevgisi her daim yana yana yürürler yine ateşin üstünde... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_6292541c822da.jpg" length="27417" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 26 Jun 2022 03:12:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><b><i>&nbsp; &nbsp; &nbsp;Bazı kadınlar vardır, sevmekten &ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;nmeyi bilirler. Mesela k&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;k bir kelime fazla mı s&ouml;yledi? Hemen o kelimeyi telafi etmeye &ccedil;alışırlar &ccedil;&uuml;nk&uuml;, onu o kelimeyle incitmim mi? diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rler. &Ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rler aslında o bazı kadınlar, başları hep &ouml;ndedir mesela yere bakarlar biraz da 'yerde ekmek kırıntısı ya da b&ouml;cek olur da basmayayım' derler i&ccedil;lerinde. Hani bir &ccedil;&ouml;p olur ellerinde yediğin &ccedil;ikolatanın &ccedil;&ouml;p&uuml; mesela, atarlar ceplerine ya da tutarlar ellerinde t&acirc; ki bir &ccedil;&ouml;p kutusu g&ouml;rene dek. Bide şey yaparlar bu en &ccedil;ok yaptıklarıdır belki de,&nbsp; bir &ccedil;ocuk g&ouml;r&uuml;rler sokakta g&uuml;l&uuml;mser ona sonra da kahkaha atar ya da durup konuşur o &ccedil;ocukla dinler dinletir</i></b><b><i>.</i></b></p>
<p style="text-align: left;"><b><i>&nbsp; &nbsp;Bu kadınlar severler bide ama &ouml;yle dillere destan değil roman olunup okunacak değil şairlerin şiirlerin de hi&ccedil; değil. Hissedilir bu kadınların sevgisi &ouml;nce '&uuml;st&uuml;me &ccedil;ok geliyor' dedirtir sonra da 'bu &ccedil;ok ince d&uuml;ş&uuml;nceli' derler halbuki sevmiştir o kadın ama onu o bilmez. Sessiz severler mesela, bilmezsin bile sevdiğini sen ona başkasını anlatırsın o senin mutluluğunu dinler ve i&ccedil;i par&ccedil;alanırken mutlu olur, bilmezsin... bilemezsin. Yıllar ge&ccedil;er belki de ama o yine seni hatırlar ilk g&uuml;n gibi ama kırık bu sefer ancak bu kırık onun canını acıtsa da atmaz o kırığı. Aksine 'unutmak istemiyorum ki ben' diye daha da bastırır avucuna. B&ouml;yledir o kadınların sevgisi, her daim yana yana y&uuml;r&uuml;rler yine ateşin &uuml;st&uuml;nde...☘️</i></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yok</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yok</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yok</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62b71062cf789.jpg" length="60822" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 25 Jun 2022 14:09:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>yakamozguzeli</dc:creator>
<media:keywords>yok saf aşk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Benim sana bırakacağım b&uuml;y&uuml;k mirasım yok.<br />Benim evim yok, arabam yok.<br />Yolum yok, sokağım yok.<br />Param yok, c&uuml;zdanım yok.<br />Mesleğim yok, &ccedil;arem yok.<br />Komşum yok, kimsem yok.<br />Benim sana bırakacağım tek miras;<br />Ufak kalbime sığdırdığım,<br />Evrenin b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;ne bile g&ouml;lge &ccedil;ıkartan sevgimdir.<br />Benim &ccedil;alacağım tek kapı sen.<br />Benim geleceğim sen.<br />Hayallerimin en g&uuml;zel yerlerini s&uuml;sleyen sen.<br />Dinlediğim en g&uuml;zel,<br />G&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m en g&uuml;zel sen.<br />Kalbim var, i&ccedil;inde sen var.<br />M&uuml;zik &ccedil;alarım var, d&ouml;ng&uuml;de olan sesin var.<br />Merhametim var, aşkım var.<br />S&ouml;z&uuml;m var, geleceğim var.<br />Sen varsan da biz varız.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>YALNIZLIĞIN DERİNLİĞİ</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yalnizligin-derinligi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yalnizligin-derinligi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62aa9965bd062.jpg" length="85120" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 16 Jun 2022 05:46:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Meltem Güdemezoğlu</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">"Omzumda başın eksik olsa da</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1"> Yalnızlığın ritimi gibi</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1"> Denizin huzuru</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Haziranın iki g&ouml;z&uuml; gibi yaz akşamlarında</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Yalnızlığın derinliğine aşık olduğum&hellip;"</span></strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gerçek İz</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gercek-iz</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gercek-iz</guid>
<description><![CDATA[ Wattpad platformunda yazmış olduğum kitabımın burada da yer almasını istedim. Umarım seversiniz... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62a4d51c32fe9.jpg" length="35895" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 11 Jun 2022 21:01:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Buse Nur Gürlek</dc:creator>
<media:keywords>Gerçekiz, Roman, Acı, Ölüm, Yenihayat</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>HAZİRAN GECESİ</title>
<link>https://edebiyatblog.com/haziran-gecesi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/haziran-gecesi</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62a2bd0f7afa5.jpg" length="25499" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 10 Jun 2022 06:40:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Meltem Güdemezoğlu</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p2" style="text-align: center;"><span class="s1">Yaz gecelerinin sarhoşluğu var &uuml;zerime sinen </span></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><span class="s1">Dolaşıyorum g&ouml;nl&uuml;m sarhoş ruhum sarhoş </span></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><span class="s1">Yıllara sarhoş</span></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><span class="s1">K&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;k bir kız gelmiş acelesi varmış gibi </span></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><span class="s1">Yaz geceleri gibi sıcacık</span></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><span class="s1">Herkesi sarhoş etmiş </span></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><span class="s1">Ve adı olmuş Meltem </span></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><span class="s1">Yaz gecelerinde hafiften meltem esermiş&hellip;</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zaman Geçti Sen Varken...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/zaman-gecti-sen-varken</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/zaman-gecti-sen-varken</guid>
<description><![CDATA[ Zaman geçip giderken, bir seni bıraktı ardında... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62a1d22903204.jpg" length="38828" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 09 Jun 2022 13:59:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; Uzun zaman oldu değil mi? Seni g&ouml;rmeyeli, sesini duymayalı, bakışlarının bakışlarıma denk d&uuml;şmeyeli, sahi ka&ccedil; yıl oldu? Bir, iki en son beşinci seneydi sonra saymayı bıraktım. D&uuml;r&uuml;st olmak gerekirse ilk g&uuml;nler k&ouml;t&uuml;yd&uuml;m bir t&uuml;rl&uuml; dolmuyordu o boşluk, ikinci g&uuml;nlerde &ouml;zledim &ccedil;ok&ccedil;a &ouml;zledim hani bir g&ouml;zyaşın vardır ama bir t&uuml;rl&uuml; akmaz ya aktığı an ise sanki herşeyin yıkılacağı andır. İşte o an gibiydi sana olan &ouml;zlemim bir an gelecek i&ccedil;imdeki hasret beni yıkacak sandım. Yıkmadı. &Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; g&uuml;nler ise alıştım varlığına alışmamış bu kız yokluğuna &ccedil;ok g&uuml;zel alıştı. Ama bilirsin ben alışmayı beceremeyen ve sevmeyen biriydim. Ama zaman sevmediğini de sevdiriyor. Ve şimdi İlhan Berk'in s&ouml;z&uuml; d&uuml;ş&uuml;yor tam g&ouml;nl&uuml;m&uuml;n yangınına, "R&uuml;zgar yine kokunu getirdi, anlayacağın yine canım burnum da"...</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TESADÜF MÜYDÜK?</title>
<link>https://edebiyatblog.com/tesaduf-muyduk</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/tesaduf-muyduk</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_62a15cce1844a.jpg" length="43130" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 09 Jun 2022 05:37:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>Meltem Güdemezoğlu</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Neden bu kadar &ccedil;ok seviyorum haziran gecesini?</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Tesad&uuml;f m&uuml;yd&uuml;k?</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Beşik kertmesi miydik?</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Sen unutmuş olabilirsin.</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Yalnızlığımla haziran gecelerini daha &ccedil;ok seviyorum Karşılaşmamız tesad&uuml;f olmayabilir</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Beşik<span class="Apple-converted-space">&nbsp; </span>kertmesi olduğumuz tesad&uuml;f olabilir</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Tesad&uuml;f nedir bilir misin?</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Haziran gecesidir.</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Neden bu kadar &ccedil;ok seviyorum haziran gecesini?</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1"></span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Ve yarın doğum g&uuml;n&uuml;m ????????????</span></strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İlk Görüşte Aşk</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ilk-goruste-ask</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ilk-goruste-ask</guid>
<description><![CDATA[ Bunun adı ilk görüş mü  bilmiyorum ama sanki onu önceden tanıyordum da unutmuş ve tekrar görünce hatırlamış gibiyim.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/06/image_750x500_6297d35291a46.jpg" length="63385" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 02 Jun 2022 00:01:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong> İnsanların fotografik hafızaları olur ya hani, bir an gelir hafıza makinen &ccedil;eker senden izinsiz bir resim ve o resmi alb&uuml;m&uuml;n en başına koyar. &Ouml;yle bir andayım şimdi, bir &ccedil;ift kahve g&ouml;zler g&ouml;zlerimi &ouml;n&uuml;me sermiş. Hani Cemal S&uuml;reya demiş ya "G&ouml;zlerinin kahvesini koy &ouml;mr&uuml;me kırk yılın hatrına sen kalayım." Ben de baktığım bu a&ccedil;ık kahve g&ouml;zlerde kırk yıl &ouml;m&uuml;r s&uuml;rmek istiyorum. Belki de kırk asır. Ama kalmak istiyorum o g&ouml;zlerde. O kadar a&ccedil;ık kahve h&acirc;reler ki o kahve de kendimi g&ouml;r&uuml;yorum, buluyorum. G&ouml;nl&uuml;m يعبرني (Ya'aburnee) diye &ccedil;ırpındı aniden. Arap&ccedil;a olan bu kelime hi&ccedil; bu kadar dokunmamıştı bana, t&uuml;rk&ccedil;e kelime anlamı 'beni g&ouml;m' demektir. Arap&ccedil;ada ki tanımı ise, 'sevdiği kişiden &ouml;nce &ouml;lmeyi istemek' demektir. Ve ben karşımda duran bu adamın &ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; g&ouml;rmektense &ouml;lmeyi tercih ediyorum. Sanırım ilk g&ouml;r&uuml;şte aşk dedikleri b&ouml;yle bir şey &ccedil;&uuml;nk&uuml; ben onun saniyelik bakışlarında bunları hissetmiştim. &Ouml;nce ruhum ısındı ruhuna, sonra kalbim tekledi, zihnim tanıdı onu ve dedim ilk g&ouml;r&uuml;şte aşk bu...????</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hayallerinden Vazgeçme</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hayallerinden-vazgecme</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hayallerinden-vazgecme</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_6295a13424a8f.jpg" length="59765" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 31 May 2022 08:02:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>Meltem Güdemezoğlu</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: center;"><span class="s1"><strong>&ldquo;Hayatın ne kadar karanlık olursa olsun sen kendini aydınlığa &ccedil;ıkaracaksın Ger&ccedil;ekleşse de ger&ccedil;ekleşmese de tozpembe hayallerin olacak Hayallerinden vazge&ccedil;meyeceksin Yaşadığın hayat sana her ne kadar zor olursa olsun hi&ccedil; pes etme Başkalarından hi&ccedil;bir şey bekleme Sen kendin ol Her daim kendini sev Kendi kendine, iyi ki varım, de Her şeye rağmen yaşamaya değer hayata g&uuml;l&uuml;mseme...&rdquo;</strong> </span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Haydi Gel</title>
<link>https://edebiyatblog.com/haydi-gel</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/haydi-gel</guid>
<description><![CDATA[ Tango dansı yapan çiftler gibi ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_6292fd4947ace.jpg" length="86989" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 29 May 2022 07:58:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>Meltem Güdemezoğlu</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s1">O g&uuml;zelim sa&ccedil;larıma dokunmaya </span></strong></em></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s2">Ellerimi tutmaya</span></strong></em></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s2">Elmacık kemiklerimden &ouml;pmeye </span></strong></em></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s2">G&ouml;zlerime bakmaya kıyamıyorsan</span></strong></em></p>
<p class="p3" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s2"></span></strong></em></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s2">Sana gelen yollar var </span></strong></em></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s2">Seni bekleyen sevda var</span></strong></em></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s2">Ellerimi a&ccedil;mış sevincinden u&ccedil;acak</span></strong></em></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s2">Sana sarılacak seni kucalayacak</span></strong></em></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s2">Kara g&ouml;zleriyle dokunmadan sevecek bir aşk var</span></strong></em></p>
<p class="p3" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s2"></span></strong></em></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s2">Haydi gel cesaretin varsa</span></strong></em></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s2">Bana sevmeyi &ouml;ğret</span></strong></em></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s2">Bana mutluluktan u&ccedil;mayı &ouml;ğret</span></strong></em></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s2">Dolaşalım yaz gecelerinin sarhoşluğu gibi </span></strong></em></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s2">Tango dansı yapan &ccedil;iftler gibi </span></strong></em></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s2">Yalnızlığımızı slow m&uuml;zik eşliği gibi paylaşalım</span></strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gidiyor musun?</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gidiyor-musun</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gidiyor-musun</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_62844df92e5bd.jpg" length="57871" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 18 May 2022 04:38:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>Leyla Aghayeva Yavuz</dc:creator>
<media:keywords>Gitme aşk duygu sevmek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Tut ki şimdi, seni &ccedil;ok sevdim. En kusursuz halini g&ouml;r&uuml;p, i&ccedil;ime işledim. &Uuml;z&uuml;lmez misin?</p>
<p>Y&uuml;reğim seni g&ouml;r&uuml;nce hızlı atmaya başlar, d&uuml;şlerim senden ibaret, dualarında hep ismin ge&ccedil;iyor. Ee gidiyorsun işte, &uuml;z&uuml;lmez misin?</p>
<p>Misralarimda sen, r&uuml;yalarımda sen, sağımda solumda hep sen! Yurudugum her sokak sana &ccedil;ıkıyor, kurduğum her c&uuml;mle "senle" bitiyor. Gidiyor musun?</p>
<p>Kimi zaman yalnızlığı daha &ccedil;ok sevmeyi de denedim. Isındım ona, farklı bir g&ouml;zle bakmaya başladım. Ama seni daha &ccedil;ok sevdim. Yalnızlığı ittim, seni diledim...Sen gidiyor musun?</p>
<p>Vakit geldi sanırım, g&ouml;zlerin hep saatte.Zaman seninle akıyor, hayat gibi geldin bana. Hi&ccedil; beni sevdin mi ,acaba? Hi&ccedil; kalmayı denedin mi?</p>
<p>Zorladın mi kendini? Hi&ccedil; bahane aradın mi?</p>
<p>Kalmak seninle elinde , insan hi&ccedil; savasmaz mi?</p>
<p>Sevmek karşılıklı olan bir s&uuml;re&ccedil;, tek taraflı olmaz mı?</p>
<p>Ben t&uuml;m bahaneleri saydım kalman i&ccedil;in.İcinden gelmeli o coşkulu sevda, ben bir yere kadarim.</p>
<p>Aşk bahane aramaz, aşkın kendisi nedendir.&nbsp;</p>
<p>Kalmak i&ccedil;in, yaşamak i&ccedil;in ve de &ouml;lmek i&ccedil;in Sevmek Yeter.</p>
<p>Sen gitmeyi tercih ettin...</p>
<p>L.A.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sevmememiz Gereken İnsanlar</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sevmememiz-gereken-insanlar</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sevmememiz-gereken-insanlar</guid>
<description><![CDATA[ Sevmememiz gereken insanları sevdik her defasında.... ]]></description>
<enclosure url="" length="57871" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 17 May 2022 15:24:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>gezginpisi</dc:creator>
<media:keywords>Kimsesiz, Yürümek, Sevgi, Gün Işığı, Mutluluk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x_628180810bef8.jpg" alt="" /></p>
<p><em><strong>Sevmememiz gereken insanları sevdik her defasında .</strong></em></p>
<p><em><strong> Her defasında tekrar tekrar kandık .</strong></em></p>
<p><em><strong> Her defasında daha da kanadık . </strong></em></p>
<p><em><strong>Kimse anlamadı . </strong></em></p>
<p><em><strong>Herkesin g&ouml;z&uuml;n&uuml;n &ouml;n&uuml;nde yavaş yavaş kimse olduk . </strong></em></p>
<p><em><strong>Kimsesiz olduk . </strong></em></p>
<p><em><strong>Hissiz olduk . </strong></em></p>
<p><em><strong>Dilsiz olduk . </strong></em></p>
<p><em><strong>Şimdi kimin elinden gelir ?</strong></em></p>
<p><em><strong> Elinden tutup g&uuml;n ışığına y&uuml;r&uuml;mek .</strong></em></p>
<p><em><strong> Y&uuml;r&uuml;tmek . </strong></em></p>
<p><em><strong>Şimdi kimin elinden gelir ?</strong></em></p>
<p><em><strong> Kimsesiz duyguların kimsesi olmak .</strong></em></p>
<p><em><strong> Kimsem olmak ...</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>YAĞMUR YAĞINCA SEVİNİRİM BEN</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yagmur-yaginca-sevinirim-ben</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yagmur-yaginca-sevinirim-ben</guid>
<description><![CDATA[ Yağmur yağınca sevinirim ben.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_62807d5f64664.jpg" length="45910" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 15 May 2022 07:12:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>Meltem Güdemezoğlu</dc:creator>
<media:keywords>yağmur, yağmak, sevinmek, romantizm</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Yağmur yağınca sevinirim ben</span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s2">İ&ccedil;ime mutluluğun yağmur yağar </span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s2">Penceremden izlerim yağmur damlacıklarını</span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s2">yağmuru seviyorum </span></strong></p>
<p class="p3" style="text-align: center;"><strong><span class="s2"></span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s2">Yağmur yağınca k&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;k kız &ccedil;ocuğu gibi sevinirim ben </span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s2">Ardından rengarenk g&ouml;kkuşağı &ccedil;ıkar &ccedil;ıkmaz </span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s2">Seni d&uuml;şlerim </span></strong></p>
<p class="p3" style="text-align: center;"><strong><span class="s2"></span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s2">Yağmuru yağınca neden sevinirim ben?</span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s2">Sevinirim işte </span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s2">Sen gelirsin aklıma</span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s2">Rengarenk g&ouml;kkuşağında</span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s2">El ele y&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z İstanbul Boğazında </span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s2">Son &ouml;p&uuml;c&uuml;ğ&uuml; unutamadığım</span></strong></p>
<p class="p3" style="text-align: center;"><strong><span class="s2"></span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s2">Yağmur yağınca sevinirim ben </span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s2">&Ccedil;&uuml;nk&uuml; aşkımız sana rağmen g&uuml;zeldi </span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s2">Fotoğrafın kaldı elimde</span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s2">Sevmiştim seni yağmur damlacıklarıyla</span></strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>DÜNYADAN ÖTE</title>
<link>https://edebiyatblog.com/dunyadan-ote</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/dunyadan-ote</guid>
<description><![CDATA[ Bazen gölgesi olmasa, nefesi değmese, sesi duyulmasa, adımları silinse dahi düşüncede ya da histe daha büyük bir iz bırakırmışsın. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_627d7c4280b12.jpg" length="41154" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 May 2022 00:30:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Anemophea</dc:creator>
<media:keywords>Edebiyat, aşk, romantizm</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Hem seviyorum hem nefret ediyorum bu d&uuml;nyadan.<br />Bir yangın gibi taşımıştım seni y&uuml;reğimde. Bir sevmek ki, d&uuml;nyanın en g&uuml;zel dizesi olmaya g&uuml;c&uuml;n yetsin ve anlat.<br />D&uuml;nya k&uuml;llerimizi savurdu, yeni bir gezegen fethettik; bu k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir &ccedil;ocuğun boyundan b&uuml;y&uuml;k işleri başarma heyecanı kadar coşkuluydu. Artık nefes almak kadar elzem, koparılmayacak hayati bir damar gibiydi ruhlarımızın birbirine tutkusu.<br />Rengarenk yıldızlarımız vardı izlediğimiz, r&uuml;zgar uyayan birine &ccedil;ekinerek atılan adımlar gibi narin &nbsp;sesiyle dolardı kulaklarımıza; elimize bir fır&ccedil;a aldık ve baştan aşağı bir sakarlıkla g&uuml;zelleştirdik her şeyi. &Uuml;stelik &ouml;zenilmiş d&uuml;nayanın nank&ouml;rl&uuml;ğ&uuml; gibi değildi; burada sihir, ulaşılmış en imkansız hayal: iyilik ve aşkın kutsanmışlığıydı.<br />&Ouml;yle g&uuml;zel sevdik ki, binlerce kere s&uuml;z&uuml;lse dudaklardan, doldursa sayfaları bir anımız kadar tesirli olabilir miydi ?<br />K&ouml;şedeki sokak lambasını bile seviyorum sırf bir zamanlar g&ouml;lgen dokundu diye.<br />Bu d&uuml;nyaya sevgi duyuşum, senin i&ccedil;inde bulunan g&uuml;zel ruhun ve anılarının hatrına. Bu d&uuml;nyadan nefret edişim, b&ouml;ylesi g&uuml;zel bir tabloya &ouml;l&uuml;m kanı sı&ccedil;ratışında, beni yokluğuna bile şevkle aşık bırakışına.<br />Bazen g&ouml;lgesi olmasa, nefesi değmese, sesi duyulmasa, adımları silinse dahi d&uuml;ş&uuml;ncede ya da histe daha b&uuml;y&uuml;k bir iz bırakırmışsın. Farklı bir yerde olsakta bedenlerimiz aynı anda kavuştu yoğrulmuş kimyasına, ruhlarımız yeni bir yer fethedinceye dek, sonsuzluğa dek bir adım uzakta...&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>NİKAH GÜNÜ</title>
<link>https://edebiyatblog.com/nikah-gunu</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/nikah-gunu</guid>
<description><![CDATA[ Sevgiyi yücelten duygudur...En özel,En güzel anın bir hatırası baki kalır... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_627bf721a4fae.jpg" length="135517" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 11 May 2022 20:32:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>KUM SAATİ YAZARI</dc:creator>
<media:keywords>nikah, gün, sevgi, özel, anı, duygu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşamın en g&uuml;zel g&uuml;n&uuml; ve en değerli anı!Sevmemin tadı,Sevdanın adının yazıldığı g&uuml;nd&uuml;r NİKAH G&Uuml;N&Uuml;...</p>
<p>&Ccedil;ok sevdiğiniz değer verdiğiniz yaşamınızda hep dostum diyebileceğiniz &ouml;m&uuml;rl&uuml;k muhabbet edeceğiniz bir dostunuzun sizleri kendi Nikah g&uuml;n&uuml;ne daveti bu g&uuml;zel g&uuml;ne şahitlik edeceğiniz &ouml;m&uuml;rl&uuml;k bir anına size şahit kılması anlatılmaz bir duygudur...</p>
<p>&Ouml;m&uuml;rl&uuml;k bir yuvanın 2 tane anahtarı olur.Anahtarın ilki a&ccedil;ılır.</p>
<p>Biri; senin y&uuml;reğini seven,Seni &ouml;m&uuml;r boyu y&uuml;reğinde hapseden insanla Nikah masasında Anahtarın ilki a&ccedil;ılır.</p>
<p>Bir ikincisi;Yuvanızın her k&ouml;şesine serpiştirdiginiz sevginiz ile ta&ccedil;lanan evliliğiniz.Bu da Mutluluğun kapısına takılan ve &ouml;m&uuml;r boyu &ccedil;ıkarılmayacak Anahtar.</p>
<p>Sevginin &ouml;m&uuml;rl&uuml;k Anahtarını bulduğunuzda bu g&uuml;zel ve &ouml;zel anı resmederek&nbsp; sevdiklerinize m&uuml;jdeleyin.</p>
<p>Bug&uuml;n İlk Anahtarı a&ccedil;mak &uuml;zere Sevgili Dostum Kadir DUMAN'ın en &ouml;zel ve en g&uuml;zel anı...</p>
<p>Yaşamın estirdiği mutluluk r&uuml;zgarı hep başınızda essin...</p>
<p>Hani Yağmur Bardak boşalırcasına yağar ya!</p>
<p>Sizin G&ouml;nl&uuml;n&uuml;zden Sevgi Yağmuru eksik olmasın.</p>
<p>NİKAH G&Uuml;N&Uuml;N&Uuml;Z EVLİLİKLE BAKİ OLSUN...</p>
<p>ŞAİR&amp;YAZAR ABDULVAHAP UNCU.&nbsp;</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beyin &amp;amp; Kalp Hanım 1</title>
<link>https://edebiyatblog.com/beyin-kalp-hanim-1</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/beyin-kalp-hanim-1</guid>
<description><![CDATA[ Bi aralar aklımda nadirendin bu aralar aklımda badiremsin.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_627e24305f610.jpg" length="49613" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 11 May 2022 20:23:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>Elif Can</dc:creator>
<media:keywords>beyin, kalp, hanım</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bi aralar aklımda nadirendin bu aralar aklımda badiremsin. Sahi nerelerdesin şimdi Megaloman ne yapıyorsun mesela? Ne yaptığını biliyorum eskiden g&ouml;r&uuml;yordum ama şimdi biliyorum sadece biliyorum işte..</p>
<p>Kalanlarla pardon yalanlarla avutuyorum kendimi.Zihnimde bir sızı, sızıda bir sen, sende bir ben,biz olsaydık diyorum. Mutluluğumuzun şerefine koysaydık diyorum Megaloman sadece diyorum. Sende sadece susuyorsun. Hani &ccedil;ok mutlu olcaktın ben gidince hani &ouml;yle anlaşmıştık niye anlaşmayı bozdun şimdi. Daha dahada susmuşsun dahada k&uuml;sm&uuml;şs&uuml;n hayata. G&ouml;zlerin nemli nemli bu aralar pek bi tasız yaşamın. Neden diye sormayacağım. Yaşanılanlar nedensiz &ccedil;&uuml;nk&uuml; g&uuml;zellikler nedensiz olduğu i&ccedil;in g&uuml;zel. Bırakalım &ouml;yle kalsın susalım. G&ouml;rene g&uuml;zel g&ouml;remeyene &ouml;zel kalsın. S&ouml;yleyecek s&ouml;z&uuml;m ve verilecek s&ouml;z&uuml;m hep yarıda kaldı. Belki de o kadardı onun i&ccedil;in asla tamamlamayacağım. Her şey gibi bırakalım buda yarım kalsın..</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sevgili Oroperi 31</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sevgili-oroperi-31</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sevgili-oroperi-31</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Sevgili Oroperi&quot; yazdığım mektup serisinin 31. Şiirini seslendirmeye çalıştım. Eğer daha önceki mektupları okumak isteyen olur ise Instagram profilimden yazılı olarak ulaşabilir.

Instagram: yns_emre_ba1 ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_6279f6dadaf62.jpg" length="107796" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 10 May 2022 15:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Yunus Emre Bal</dc:creator>
<media:keywords>Sevgili, oroper, mektup, şiir, sanat</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x_6279f6db08bb0.jpg" alt="" /></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BİR KAHVE GİBİDİR YALNIZLIK</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bir-kahve-gibidir-yalnizlik</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bir-kahve-gibidir-yalnizlik</guid>
<description><![CDATA[ Yüreğimdeki yalnızlığım sade bir kahve gibidir ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_6278fe14db818.jpg" length="70909" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 09 May 2022 14:31:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>Meltem Güdemezoğlu</dc:creator>
<media:keywords>yalnızlığınkahvesi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Bir Cumartesi sabahı uyandığımda </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Elimde bir fincan kahve dalmışım mis gibi kokusuna </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">İ&ccedil;ime huzurlu bir yalnızlığın g&uuml;neşi doğar</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Dilime bir şarkı takılır</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Adı yalnızlığın ezgisidir </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Bir kahve gibidir yalnızlık </span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s1"></span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Y&uuml;reğimdeki yalnızlığım sade bir kahve gibidir </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Adını koyamadığım</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Vazge&ccedil;ilmez &ccedil;aresizliğim</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Yalnızlık acı gelir bazense g&uuml;zelliğine doyum olmaz </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Bir kahve gibidir yalnızlık...</span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><span class="s1"></span></p>
<p class="p1"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hevesime İhtiyacım Var!</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hevesime-ihtiyacim-var</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hevesime-ihtiyacim-var</guid>
<description><![CDATA[ Şehitler parkında o köşede duran yalnız bank... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_627846f23b2db.jpg" length="33582" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 09 May 2022 02:02:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>_iirazz</dc:creator>
<media:keywords>heves, ihtiyaç, romantizm</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Onsuz yaşayamam dedikleriniz, sensiz nefesim kesilir dedikleriniz. Ey! Kendini ger&ccedil;ek aşık sananlar, neredesiniz?</p>
<p>&nbsp;Başka aşkların koynunda mutlu musun bari? &Ouml;zl&uuml;yor musun ara sıra, belki en azından bir kere olsun pişman oldun mu yaptıklarından?</p>
<p>&nbsp;Ben bildiğin gibiyim işte, şimdilerde yakınımda olanların en g&uuml;zel g&uuml;nlerini kutladıkları mevsimdeyim. Birka&ccedil; alkış tutuyorum &uuml;stelik, hatta yeri geliyor oyun havalarında kendimi kaybettiğim de oluyor. Bir şekilde hayatıma devam etmeyi se&ccedil;sem de ara ara uğruyor hayalin sokaklarıma, seni &ouml;zl&uuml;yor değilim aslında, eski sen daha &ccedil;ok uğruyor hani 16'lı, 17'li yaşların.</p>
<p>&nbsp;Beni bekliyor her zamanki yerinde az sonra alacak beni beraber okula gideceğiz, belki yanağıma ufak bir buse konduracak belki de doyamayacak topuzumla oynacak. Aşkısım diyecek belki sonra, o yaşlardaki bense Canısım diyerek karşılık verecek topuzunu bozduğun i&ccedil;in sinirlenecek.</p>
<p>&nbsp;Yavaş yavaş sokakta kayboluyor hayalin, hayat acımasızca siliyor izlerimizi. Elbet bir g&uuml;n bulacaksın seni senden daha &ccedil;ok seven birini, her ge&ccedil;en yıl acaba ne zaman alacağım nişan haberini diye bekliyorum, sen beni sormazsın ama tutunamadım hayata. Alışılmıyormuş hemen yalnızlığa, birileri &ccedil;ıkıp heveslerini par&ccedil;a par&ccedil;a edene kadar farkına varmıyormuşsun gelen acı sonu.</p>
<p>&nbsp;Kaybolan anılarıma ihtiyacım var, acı dolu ge&ccedil;en zamanların sonundaki mucizeye hatta bir zamanlar g&uuml;lerek oturduğum şimdilerde bana keder veren o bank'a ihtiyacım var, en &ccedil;okta yeniden sevebilecek hevesime ihtiyacım var...</p>
<p></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İyi ki...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/iyi-ki</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/iyi-ki</guid>
<description><![CDATA[ Dolu dolu &#039;iyi ki varsın&#039; demeniz duasıyla. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_627835b5d047a.jpg" length="30278" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 09 May 2022 00:27:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>iyi ki, dua, romantizm</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><em><strong>&nbsp; Herkesin hayatında bir 'iyi ki' dediği kişi veya kişiler olur. Hani birşey olunca hemen arayıp ona haber verdiğiniz, &uuml;z&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z de bunu a&ccedil;ık&ccedil;a ona s&ouml;ylediğiniz biri vardır, olmuştur ve olmalıdır. Benim de 'iyi ki' dediğimin kişiler var hayatımda, onlar benim uzağı sevme nedenim. Her ne olursa olsun yaptıkları ve yapamadıkları herşeye rağmen 'iyi ki' dediğim insanlar. 'Bu hayat &ccedil;ekilmez' derler ya hani ben &ouml;yle demiyorum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu hayat onlar sayesinde &ccedil;ekilir benim i&ccedil;in. D&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum bazı olaylar olmasa nasıl olurdu diye ama sonra diyorum ki 'Hayır iyi ki olmuş o olanlar' &ccedil;&uuml;nk&uuml; ben o olanlar sayesinde onları tanıdım. Anlık verdiğim kararlar sayesinde ve biraz da meraklı, geveze oluşum sayesinde sanırım. Şuan onlar bunları okuyor ve eminim ki onlar da benzer şeyler hissediyordur. Her insanın hayatın da onu koşulsuz şartsız dinleyen ve anlayan birileri olmalı ve ben bug&uuml;n hayatıma baktığım da beni dinleyen ve anlayan birilerini g&ouml;r&uuml;yorum. Umarım gelecek yıllarda da onları g&ouml;rebilirim. Ve umarım herkes 'iyi ki' diyebilecek birilerini tanır ve onları &ouml;lene kadar yaşatır...</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kar Tanesi 7.Bölüm</title>
<link>https://edebiyatblog.com/Kartanesi-bellaelliehall-2314</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/Kartanesi-bellaelliehall-2314</guid>
<description><![CDATA[ Gökten düşen pamuk şekerlere gülümsedi. Annesine döndü ve işaret parmağıyla göğü gösterdi. Annesi ona gülümsedi.Avucunu açıp sokağın ortasında gökten yağan pamuk şekerleri yakalamaya çalıştı, avucuna düşen kar tanelerine baktı ve avucundaki kar taneleri kırmızıya bulandı.Bu kar tanesinin kırmızıya bulandığı yolda  yeni aşklar ve yeni aileler bulunacaktı.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_6224896a915cd.jpg" length="57359" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 06 May 2022 19:03:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>Bella Ellie Hall</dc:creator>
<media:keywords>Anne, anne özlemi, paris, Lavin Vanessa, Lois, Makale, Romantizim</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>-KAFESE D&Ouml;N&Uuml;Ş-</strong></p>
<p></p>
<p><strong>Keyifli Okumalar!&nbsp;</strong></p>
<p><strong>Şarkılar:Mor ve &Ouml;tesi - Bir derdim Var</strong></p>
<p></p>
<p>Kafamın i&ccedil;inde sesler patlıyordu. V&uuml;cudumun kasıldığını hissediyordum.Yerden kendimi kaldırmaya &ccedil;alıştım, g&ouml;zlerimi aralayıp o an ne yaşandığını anladım. Bu bir tuzaktı ve ben bir sıvının &uuml;st&uuml;nde yatıyordum.Vurulmuştum ve &ccedil;ok kan kaybediyordum. Canım acısa da &ouml;ğrendiğim gibi vurabildiğimi vuracaktım.G&ouml;z&uuml;m&uuml;n &ouml;n&uuml;nde Lois ve Theo adamlarla &ccedil;atışıyorlardı.Ormanlıktan gelen bir adamı g&ouml;rd&uuml;m, Theo'ya doğru nişan alırken kalan son g&uuml;c&uuml;mle ona doğru silahı doğrulttum ve nişan aldım. Adam yere yığıldığında elimde titreyerek tuttuğum silahı yere d&uuml;ş&uuml;rd&uuml;m. Kendimi r&uuml;yanın kollarına bıraktım.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Burası ne kadar da g&uuml;zeldi, sıcak ve samimi. Annem yanıma geldi, beni kollarımdan tutup kaldırdı.G&uuml;neş a&ccedil;mıştı, &ccedil;atışma bitmişti. Etrafta kimse yoktu, sadece ikimizdik. V&uuml;cuduma bakındım, yaram ge&ccedil;mişti.&nbsp;</p>
<p>"Anne "Annem bana g&uuml;l&uuml;mseyerek sa&ccedil;larımı okşadı.&nbsp;</p>
<p>"Hadi kalk Zeynep, &uuml;ş&uuml;yeceksin burada."&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"ANNE! "Artık g&uuml;neş batmıştı. G&ouml;ky&uuml;z&uuml;nden d&uuml;şen kar taneleri vardı. Annem yoktu, gitmişti. Ayağa kalktım, annemi &ccedil;ağırmaya başladım. Ormanlığa doğru y&uuml;r&uuml;d&uuml;m. Bana el sallıyordu, gelmem i&ccedil;in eliyle işaret yaptı. Anneme durmasını s&ouml;yledim ama durmadı, ilerliyordu.Hızımı arttırdım ama bu sefer de r&uuml;zgar hızını arttırıyordu, o kadar g&uuml;&ccedil;l&uuml;yd&uuml; ki kendimi yerde buldum.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Derin bir nefes verdim, ağzımdan kan aktı elime.G&ouml;zlerimi zar zor a&ccedil;tığımda etrafta kimse kalmadığını g&ouml;rd&uuml;m. Yerimde kımıldamaya &ccedil;alıştım ama bedenim uyuşuktu, bacaklarım hareket etmiyordu. Bedenimin sarsılmasıyla başımı kaldırdım. Tepemde biri sırıtarak can &ccedil;ekişimi izliyordu.</p>
<p></p>
<p>"Yalnızsın Lavin, onlar da seni bıraktı." Ardından bir kahkaha patlattı. Yutkunmaya &ccedil;alıştım, ağzımdan yine kan akmaya başladı. Tepemdeki kişinin g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml; yavaş yavaş yok oluyordu. Son d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m ise Lois 'in bana yalan s&ouml;ylediğiydi. Ona g&uuml;venmemem gerekti, &ccedil;ok pişmandım.</p>
<p></p>
<p><strong>Canım &ccedil;ok yanıyor anne. S&ouml;yle, neredesin?</strong></p>
<p><strong>Neredesin?&nbsp;</strong></p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<strong> &nbsp; &nbsp; &amp;&nbsp;</strong></p>
<p>Bip bip bip kulağıma gelen bu ses de neydi, neredeydim acaba? G&ouml;zlerimi a&ccedil;maya &ccedil;alıştım ama g&uuml;c&uuml;m yoktu.</p>
<p></p>
<p>"Lavin" Bu sesi duyduğumda i&ccedil;imde nefret alevi yandı. Sesi yine aynıydı sert, tok ve nefret dolu. Eli elime dokundu. Baş parmağıyla okşadı elimin tersini. "Bak Lavin yine biz bizeyiz, onlar da seni bıraktı. Sana demiştim Lavin, babandan başkası seni sevemez. Değil mi Lavin?" G&uuml;ld&uuml;." O yanında dolaşan &ccedil;ocuk seni sevmiyor Lavin. Eğer beni duyuyorsan Hector ile artık siz nişanlısınız, b&uuml;t&uuml;n magazin bunu konuşuyor. O &ccedil;ocukla da videolarını sildirdim her yerden. Canım Kızım benim, annen seni bu halde g&ouml;rse ne derdi? "Bir s&uuml;re sessiz kaldı ve elini elimden &ccedil;ekti, kapı kapanma sesi duydum en son. Yine kafese tıkılmıştım. Geri d&ouml;nm&uuml;şt&uuml;m. Kollarımda olan kelep&ccedil;eleri hissediyordum. Hareket edemiyordum, orada kısılmış put gibi yatıyordum.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>G&uuml;nlerce o yatakta yattım hi&ccedil;bir şey diyemeden. Keşke şu ses sussa dedim, kalp atışlarımı duymaktan nefret ediyordum.</p>
<p></p>
<p><strong>Kimse senin ne dalgalarla boğuştuğunu bilmez.&nbsp;</strong></p>
<p></p>
<p>2 g&uuml;n &ouml;nce hastaneden taburcu olmuştum. Eve geldiğimde duş aldıktan sonra odamda g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m manzara hi&ccedil; şaşırtmamıştı. Kameralar, ışıklandırmalar hazırlanmıştı.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Hadi giyin, gel. Az sonra da Hector gelir, &ccedil;ekim başlar. Herkes seni merak etti. Bir şey olduğunu anlayacaklar. Hızlı ol" Bıkkın bıkkın y&uuml;r&uuml;yerek giyinme odama gittim. Dolaptan siyah sweatshirt ve şort &ccedil;ıkartıp &uuml;st&uuml;me ge&ccedil;irdim. Arkamda duran aynada kendime bakındım. Bu ben değildim, eski g&uuml;l&uuml;mseyen y&uuml;z&uuml;nde ışık olan ben gittik&ccedil;e kaybolmuş onun yerine &ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; bekleyen ve dileyen kız gelmişti.</p>
<p></p>
<p>"Lavin!"Hector gelmişti, kapının ardında beni bekliyordu. G&ouml;z&uuml;mden akan yaşı sildim ve kapının kilidini &ccedil;evirdim. "Canım iyi misin? Sana bir şey olacak diye aklım &ccedil;ıktı." Elini belime koydu ve sa&ccedil;ıma buse kondurdu. Onu ittirdim, y&uuml;z&uuml;ne tiksinir gibi bakıp hızlıca ilerledim. Arkamdan s&ouml;yleniyordu bir şeyler ama umursamadım.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Odaya girdiğimde her şey hazırdı. Herkes bizi bekliyordu. Hapsoldum zindanlara. <strong>Burası soğuk ve ıssız, beni kurtaracak biri yok. Canım o kadar yanıyordu ki.</strong>G&ouml;zlerim yaşardı, onlara belli etmemeye &ccedil;alıştım. Yatağa oturdum ve ardımdan yanıma Hector geldi.Yine sırnaşmaya &ccedil;alışıyordu, yataktan kalkıp başka yete oturdum.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"&Ccedil;ekime başlayalım mı?" dedim, sesim titremişti.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Bu halde başlayamayız y&uuml;z&uuml;n kire&ccedil; gibi. Hemen makyaj masasına ge&ccedil;, geliyorum. "dedi Emily.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Makyajımı tamamladıktan sonra &ccedil;ekim başladı ve yalanları sıraladık. Lupus hastalığım y&uuml;z&uuml;nden iyi olmadığımı sıraladım, Hector'un bu d&ouml;nemde beni yalnız bırakmadığını s&ouml;yledim ve &ccedil;ekim bittikten sonra hepsi ortadan toz oldu.</p>
<p></p>
<p><strong>Kendimi &ccedil;ıkışı olmayan bir yolda hissediyordum...</strong></p>
<p></p>
<p>Giyinme odama hızlıca gittim, oradan gitarımı aldım. Geri odama gelip kapımı kilitledim. Yatağıma oturdum. Yatağımın yanındaki komodinden kulaklığımı &ccedil;ıkarıp kulağıma taktım.</p>
<p></p>
<p><strong>Bir derdim var artık, tutamam i&ccedil;imde</strong></p>
<p><strong>Gitsem nereye kadar, kalsam neye yarar?</strong></p>
<p><strong>Hi&ccedil; anlatamadım, hi&ccedil; anlamadılar</strong></p>
<p><strong>Herkes neden d&uuml;şman, herkes neden d&uuml;şman?</strong></p>
<p><strong>Unuttuk hepsini, Nuh'un nefesini</strong></p>
<p><strong>Gelme yanıma, sen başkasın, ben başka</strong></p>
<p><strong>Bir derdim var artık, tutamam i&ccedil;imde</strong></p>
<p><strong>Gitsem nereye kadar, kalsam neye yarar?</strong></p>
<p><strong>Hi&ccedil; anlatamadım, hi&ccedil; anlamadılar</strong></p>
<p><strong>Bak bu son perde, oyun yok bundan sonra</strong></p>
<p><strong>Işık yok, hi&ccedil;bir şey yok, yok, yok, yok</strong></p>
<p><strong>Bir derdim var</strong></p>
<p><strong>(Bir derdim var) Bir derdim var</strong></p>
<p><strong>(Bir derdim var) Bir derdim var</strong></p>
<p><strong>(Tutamam) i&ccedil;imde</strong></p>
<p><strong>Bir derdim var artık, tutamam i&ccedil;imde</strong></p>
<p></p>
<p>G&ouml;zyaşlarımı sildim ve yanımda duran telefonu elime aldım. Gelen mesajlara baktım. Bilinmeyen numaradan mesaj gelmişti. Daha &ouml;nceden sohbetimiz de yoktu.&nbsp;</p>
<p></p>
<p><strong>Bilinmeyen Numara;</strong>Selam!</p>
<p></p>
<p><strong>L:</strong>Kimsin?&nbsp;</p>
<p></p>
<p><strong>BN:</strong>Theo.&nbsp;</p>
<p></p>
<p><strong>L:</strong>Beni rahatsız etmeyin, canımı alamadınız. &Uuml;zg&uuml;n&uuml;m.&nbsp;</p>
<p></p>
<p><strong>BN:</strong>Lavin ne seni rahatsız etmek i&ccedil;in mesaj attım ne de biz senin canın almak istedik. Bunu yapan şu an senin aynı havayı soluduğun baban.&nbsp;</p>
<p></p>
<p><strong>L:</strong>Yalan s&ouml;yl&uuml;yorsun, beni rahatsız etmeyi kes.&nbsp;</p>
<p></p>
<p><strong>BN:</strong>Yalan s&ouml;ylemiyorum, ister inan ister inanma.&nbsp;</p>
<p></p>
<p><strong>İnanmak istemiyordum, babam her ne kadar k&ouml;t&uuml; bir adam olsa da bana yıllarca acı &ccedil;ektirse de beni kızını yani &ouml;ld&uuml;rmek istemezdi.</strong></p>
<p></p>
<p><strong>L:</strong>Babam asla yapmaz.</p>
<p></p>
<p><strong>Mesajıma g&ouml;r&uuml;ld&uuml; attı ama h&acirc;l&acirc; onlinedı.</strong>Cevap vermesini bekliyordum, beklerken de tırnaklarımı avucumun i&ccedil;ine fazlaca bastırıyordum. Babam yapamazdı değil mi o? Elim yeniden telefonun &uuml;st&uuml;nde gezindi, yeni bir mesaj yazdım.</p>
<p></p>
<p><strong>L:</strong>Lois ile siz bana komplo kurdunuz değil mi, beni orada bu y&uuml;zden bıraktınız?</p>
<p></p>
<p><strong>BN:</strong>Hayır, &ouml;yle bir şey planlamıyordum. Yani onlar i&ccedil;in demem gerek, seni &ouml;ld&uuml;rmek isterdim ama sen beni kurtardın.Ayrıca Harry ortalıkta yoktu, &ccedil;arpışma esnasında kızlar onu aramaya giderken biz seni korumaya &ccedil;alıştık.Taşırken baban gelip Lois 'i vurdu.O an seni se&ccedil;memi bekleyemezdin herhalde. Kardeşimi de alıp gittim.Su&ccedil; benim, onları su&ccedil;lama ve sana yazmamda 2 neden vardı: sana can borcum var ve Lois seni g&ouml;rmek isterdi eminim ki ya da sesini duymak isterdi demeliyim, o şuan yoğun bakımda Lavin.</p>
<p></p>
<p><strong>L:</strong>Tabi haklısın, sana inanmalıyım. Daha seni ka&ccedil; g&uuml;nd&uuml;r tanıyorum da inanacağım.</p>
<p></p>
<p><strong>BN:</strong>Sana dediğim gibi Lavin ister inan ister inanma ama babanı sen de biliyorsun, o adam sana ne yaptı biliyorsun.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Telefonu kapatıp g&ouml;zyaşları i&ccedil;inde yatağa fırlattım. Kime inanmam gerek bilmiyordum. Odada volta atmaya başladım. Ellerimi sa&ccedil;ımın arasına ge&ccedil;irdim. Durdum yatağın tam karşında ve annemin fotoğrafına baktım.</p>
<p></p>
<p>"Anne babam bunu yapmaz değil mi? Anne bana yardım et, anne neden beni terk ettin!"Duvara yasladım kendimi, annemin fotoğrafına bakarak ağladım.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Gece 3 olmuştu. Kendimi yerden destek alarak zar zor kaldırdım, dolabımda kalan son bira şişesini alıp kafama diktim. Bazen hatta &ccedil;oğunlukla &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml;m buydu: hissizlik.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Sabah olmuştu, telefonumun &ccedil;alma sesiyle g&ouml;zlerimi araladım ve nerede olduğumu fark ettim. Yatağın karşındaki zemine yatmış, annemin fotoğrafına bakarak uyuyakalmıştım. G&ouml;zlerimi yeniden kapadım. Gece baya i&ccedil;miştim. Telefon ısrarla &ccedil;alışıyordu. Ağzımdan k&uuml;f&uuml;r ka&ccedil;tı ve sallana sallana yatakta duran telefonu aldım ve kulağıma g&ouml;t&uuml;rd&uuml;m.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Lavin."Sesiyle sanki akciğerlerimi yeniden hava dolmuştu. G&ouml;zyaşlarıma engel olamadım."Lavin beni duyuyorsun değil mi? Aklını karıştırmalarına izin verme, ben sana zarar vermem. "Nefesini verdi, cevap vermemi bekledi."Lavin benden sesini esirgeme. Ka&ccedil; g&uuml;nd&uuml;r kabuslarımdasın, yeni uyandım ve seni arıyorum. Susacak mısın b&ouml;yle, iyiyim de Lavin iyiyim bir kelime bile konuşmayacak mısın?" bekledi yine ve arkadan kapı a&ccedil;ılma sesi geldi ve Buse'nin sesini duydum."Lavin iyi misin? Seni g&ouml;rmek istiyorum, l&uuml;tfen kabul et."Odaya Hector girdi, elinde g&uuml;llerle y&uuml;z&uuml;nde pis sırıtışı ile bana baktı.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Aşkım kimle konuşuyorsun?" Yanıma gelip oturdu. Telefon direkt y&uuml;z&uuml;me kapandı bunun ardından.</p>
<p></p>
<p>"Yanıma bile yaklaşma Hector, odamdan defol git."&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Hayır Lavin gitmiyorum. Ben senin nişanlınım, ne istersem yaparım."&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Kes sesini. "Y&uuml;z&uuml;ne tokat yapıştırıp odadan &ccedil;ıkarttım zorla.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Kapıyı kilitledim ardından. Lois 'i yeniden aradım. A&ccedil;madı, birka&ccedil; defa daha aradıktan sonra a&ccedil;tı.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Lois" Bu sefer ilk konuşan ben oldum.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Lavin, iyi misin?"&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"İyiyim merak etme yanına geleceğim Lois, size inandığımı d&uuml;ş&uuml;nmeyin ama buradan &ccedil;ıkamam, bana yardım etsin Theo. Can borcu varmış &ouml;yle dedi, b&ouml;yle &ouml;desin. Seni g&ouml;rmek istiyorum, ben de iyi olduğunu bilmek istiyorum."&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Lavin buraya gelemezsin sen."&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Beni g&ouml;rmek istediğini s&ouml;yl&uuml;yorsun, şimdi de gelemezsin diyorsun. Ne demeye &ccedil;alışıyorsun!"diye ona bağırdım.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Lavin gelemezsin buraya evet &ccedil;&uuml;nk&uuml; burası Fransa değil, g&uuml;venliğimiz i&ccedil;in hepimize başka bir &uuml;lkede yer ayarlamıştım olası şeyler i&ccedil;in ve oldu. Sana s&ouml;yleyemem."&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Peki o zaman elveda, kendine iyi bak. Ben sadece iyi olduğunu bilmek istedim ama boş ver.G&uuml;venmiyorsun, g&uuml;venmiyorsunuz. Bizim işimiz bitti, kendim hallederim."&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Elveda, ben gayet iyiyim. "Telefonu y&uuml;z&uuml;me kapattı, bu da neydi?</p>
<p>Telefonu kapandıktan sonra artık asıl amacıma ulaşmam i&ccedil;in &ccedil;alışmam gerektiğini anladım.Telefon rehberimde adını aramaya başladım. Zack sonunda bulmuştum y&uuml;zlerce kişinin arasından.</p>
<p></p>
<p>"Ahoy kaptan."&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Zack sana işim d&uuml;şt&uuml;, bana yardım etmen lazım."</p>
<p></p>
<p>"Tabi ne istersen Lavin."&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Bana ev ayarlaman lazım, şehir merkezinden uzak sahile yakın bir yerde olsun. Hesabına parayı atarım ve bir s&uuml;re sen de kalsam sorun olur mu?"&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Seni almaya gelirim, 5'te hazır ol."</p>
<p></p>
<p>"Tamam her zamanki yerde buluşuyoruz."</p>
<p></p>
<p>"Evet."&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Teşekk&uuml;r ederim Zack."&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Kes sesini minik surat, g&ouml;r&uuml;ş&uuml;r&uuml;z o zaman 5'te."&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"G&ouml;r&uuml;ş&uuml;r&uuml;z. "</p>
<p></p>
<p>Saat 4'e kadar odamdan &ccedil;ıkmadım. Eşyalarımı toplamakla uğraştım.</p>
<p></p>
<p>"Lavin aşkım, hadi kapıyı a&ccedil;."</p>
<p></p>
<p>"Hector babam gitti mi?"&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Evet Lavin, hadi biraz baş başa kalalım kapıyı a&ccedil; da. "Kapıyı a&ccedil;tım i&ccedil;eri girmesini sağladım."Lavin niye eşyalarını topladın?"Kafasına elimdeki vazoyla vurdum. Yere yığıldı.Bunları yaparken &ccedil;ok sakindim,benden beklenmeyecek şekilde.</p>
<p></p>
<p>Evden bu sefer kolayca &ccedil;ıkmıştım. Yoldan ge&ccedil;en taksiye elimle işaret yaptım. Arabama el konulduğu i&ccedil;in mecburen taksi ile gidecektim.Taksi durduğunda bagaja eşyalarımı yerleştirdim. Ardından hızlıca evin &ouml;n&uuml;nden ayrıldık.</p>
<p></p>
<p>Tuileries Bah&ccedil;esi 'nin &ouml;n&uuml;nde durdu taksi. A&ccedil;ık pencereden etrafa g&ouml;z gezdirdim, işte orada duruyordu araba.</p>
<p></p>
<p>"Pouvez-vous vous approcher de cette voiture rouge devant vous ?"(&Ouml;ndeki kırmızı arabaya yaklaşabilir misin?) Kırmızı arabaya yaklaştık ve korna &ccedil;aldık, arabadan indim. S&uuml;r&uuml;c&uuml; koltuğunun yanına oturdum. Zack arabadan inip bagajdaki eşyaları alıp parayı &ouml;dedi.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Lavin bunun i&ccedil;inde ne var bu kadar ağır kızım? "dedi eşyaları arka koltuğa koyarken.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Zack ev bulabildin mi?"&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Buldum buldum da kızım, sen neden ben de kalmıyorsun başka eve ne gerek var?!" dedi kırgınlıkla.</p>
<p></p>
<p>"Zack yeterince başında iş var, zaten bir de benimle uğraşma. "Ağzını a&ccedil;acakken ona sinirli bakış attım, s&ouml;yleyeceğini s&ouml;ylememeye karar verdi.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Yol boyu bir daha konuşmadık. Camdan dışarıyı seyrettim.</p>
<p><strong>Zamana ait değilim ne bu zaman ne başka zaman, savruluyorum &ouml;yle boşlukta. Kim kurtulacak bu bataklıktan kim batıp yok olacak...&nbsp;</strong></p>
<p></p>
<p><strong>2 g&uuml;n sonra;</strong></p>
<p></p>
<p>2 g&uuml;n boyunca odamdan &ccedil;ıkmamıştım. Kendimi o kadar yorgun hissediyordum ki yataktan &ccedil;ıkamamıştım.Telefonum birka&ccedil; kez &ccedil;almıştı ama telefonu kapatıp dolaba koymuştum.Bu 2 g&uuml;n&uuml;n ardından artık ger&ccedil;ek amacım i&ccedil;in kendimi zorladım.Yataktan ayaklarımı sarkıttım, karşımda duran aynaya baktım ve bu kim dedim i&ccedil;imden, kaşlarımı &ccedil;attım ve ayağa kalktım. Merdivenlerden indim, Zack 'e seslendim ama ses vermedi. B&uuml;t&uuml;n odaları gezdim yoktu, en son kış bah&ccedil;esine bakmaya karar verdim. K&ouml;şedeki koltuğa sinmiş. Elindeki viskiyi yudumluyordu. Yanına doğru y&uuml;r&uuml;d&uuml;m, geldiğimi fark etmemişti. Yandaki koltuğa kendimi bıraktım, o an geldiğimi fark edip y&uuml;z&uuml;me korkmuş gibi baktı.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Kızım &ouml;d&uuml;m&uuml; koparsın ya. "Haline bakıp kahkaha patlattım."&Ccedil;ok mu komik? "Koltuktan kalktı ve &uuml;st&uuml;me doğru gelmeye başladı.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Tamam, hayır hayır gelme. Komik değil. "G&ouml;z devirip geri oturdu koltuğa.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"&Ouml;lmemişsin Lavincim, g&ouml;rmeyeli baya oldu. Aklına gelmiyor herhalde yemek yemek. "</p>
<p></p>
<p>"Canım istemiyor." deyip kestirip attım.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"İla&ccedil;larını i&ccedil;men gerek hastalığın ilerleyecek, bekle sen burada. Hemen bir şeyler hazırlayıp geliyorum. "deyip yerinden kalktı ve gitti. Mutfaktan sesler geliyordu. İstemsizce dudaklarım yana doğru kıvrıldı.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Masanın &uuml;st&uuml;ndeki alb&uuml;me takıldı g&ouml;z&uuml;m.Elime aldım ve incelemeye başladım. Zack ve annem vardı fotoğrafta. Daha bebekti, annem ona biberon ile beslerken &ccedil;ekilmişti.Zack benden 5 yaş b&uuml;y&uuml;kt&uuml;. Annemle &ccedil;ok fazla zaman ge&ccedil;irmişti benden daha fazla, g&ouml;z pınarlarıma gelen yaşları g&ouml;zlerimi sıkıp akmamasını sağladım. Diğer sayfayı &ccedil;evirdim.Burada Zack uyuyordu ve &uuml;vey teyzem ile annem başında g&uuml;l&uuml;mseyerek poz vermişti. Zack ile &ccedil;ok az g&ouml;r&uuml;ş&uuml;rd&uuml;k ama son olayları duymuş ve gelmişti, kimden duyduğunu bilmiyordum.Hastaneye gelmişti benimle g&ouml;r&uuml;şmek i&ccedil;in. Sayfayı tekrardan &ccedil;evirdim, babam annem, &uuml;vey teyzem ve birka&ccedil; tanımadığım insan şık elbiseler i&ccedil;inde poz vermişti ve babam g&uuml;l&uuml;yordu, ilk defa g&uuml;lerken g&ouml;rd&uuml;m onu. Alb&uuml;m&uuml; karıştırmayı devam ederken Zack elinde kocaman bir tepsi ile geldi. Alb&uuml;m&uuml; elimden aldı ve yanıma oturdu. "&Ouml;nce yemek, ila&ccedil;larını da bekle getireyim. "deyip tekrardan yanımdan ayrıldı. &Ouml;n&uuml;mdeki yemeklere baktığımda ve acıktığımı fark ettim. Yemekleri yemeye başladım, aynı zamanda midem &ccedil;ok bulanıyordu.Belki de g&uuml;nlerdir ağzıma birka&ccedil; lokmadan başka bir şey almadığım i&ccedil;indir diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p yemeye devam ettim. Zack elinde ila&ccedil;larım ile yanıma geldi.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Nasıl beğendin mi?" dedi s&uuml;rahinden su doldururken. Kafamı salladım. Ağzımdaki yemeklerin lezzeti beni b&uuml;y&uuml;lemişti.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Sen bunları yapmayı nereden &ouml;ğrendin, ben bile bu kadar g&uuml;zel yapamıyorum? "Dedim ağzımdakileri yutmaya &ccedil;alışırken, bu halime bakıp g&uuml;ld&uuml;. Omzuna yumruk vurdum.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Şef olduğum i&ccedil;in olabilir mi acaba?"</p>
<p></p>
<p>"Artık senden yemeklerim, &ccedil;ok &ccedil;ok g&uuml;zel bunlar."Yanımdaki alb&uuml;m&uuml; aldı ve sayfalarında gezindi g&ouml;zleri. Annesini buldu g&ouml;zleri ve parmağıyla y&uuml;z&uuml;n&uuml; okşadı.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Annem seni son bir kez g&ouml;rmek &ccedil;ok istemişti ama baban izin vermedi. Seni ka&ccedil; defa aradım, ulaşamadım. "Sesli nefes verdi. "Teyzem ve annem bana &ccedil;ok iyi baktılar, onlarla bir s&uuml;r&uuml; anı biriktirdim. Senin onlarla &ccedil;ok az vakit ge&ccedil;irmen haksızlık. "Elimdeki kaşığı tabağa bırakıp ona sımsıkı sarıldım. Ağlamaya başladım, &ccedil;ocukluğumdan beri birinin bunu demesini bekledim, <strong>bu haksızlık benimle o kadar az vakit ge&ccedil;irdin ki y&uuml;z&uuml;n&uuml; fotoğraflardan&nbsp; hatırlıyorum.&nbsp;</strong></p>
<p></p>
<p><strong>Wattpad-Instagram -Tiktok:bellaelliehall</strong></p>
<p></p>
<p><strong>Size g&uuml;zel bir g&uuml;n dilerimm.</strong></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beni Artık Rahat Bırak</title>
<link>https://edebiyatblog.com/beni-artik-rahat-birak</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/beni-artik-rahat-birak</guid>
<description><![CDATA[ Sadece hevesten ibaret olan tüm bahtsız kardeşlerime gelsin... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_6273d4f5cb390.jpg" length="16832" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 05 May 2022 17:24:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>_iirazz</dc:creator>
<media:keywords>heves, zevk, aşk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Herkes sıkılırmış bir raddeden sonra&hellip;</p>
<p>İnsanoğlu istediğini alana kadar peşinden koşarmış zevklerinin, ta ki onu elde edene kadar. K&uuml;&ccedil;&uuml;k bir &ccedil;ocuğun istediği oyuncağı diretmesi ve aldıklarında ışık hızıyla ondan soğumasıyla biten heveslerin, sonraki yaşlarımıza taşındığını g&ouml;rmek o kadar &uuml;z&uuml;c&uuml; ki.</p>
<p>Bana &acirc;şık olduğunu sanan zavallı kalbimin enkazını toplamak kaldı yine. Belki yıllarca dahi bıkmadan usanmadan peşimden koşmanın nedeni hevesmiş meğer, o kadar g&ouml;nderme, gece aramaları, şafak vaktine kadar uyuyamayan biri bile istediğini elde ettikten sonra soğuyormuş sevdiğinden. Sevmek olmuyormuş bu aslında, kendisi daha fark etmeden duygularını anlayabildiğim bir aşktan ayrılıyorum artık.</p>
<p>Bu da olmadı diyorum sonra, demek ki peşimden koşmayı, heveslenmeyi aşk zanneden biriymişsin. Elde ettiği andan itibaren cepte g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; yetmezmiş gibi bir de umursamaz oluyormuşsun. &Ccedil;ok yorgunum be adam, biliyorsun bunu 9 senedir, hi&ccedil; mi g&ouml;rmedin bu a&ccedil;ıdan beni?</p>
<p>Netlik arayan kadınların başına gelen en lanet şeymiş bu &ouml;n&uuml;n&uuml; g&ouml;rememek, erkekler anlayamaz bizi bu y&uuml;zden. Netlikle fazla işi olmayanın umursadığı konu da olmazmış, o y&uuml;zden ucu bucağı g&ouml;r&uuml;nmeyen heveslerini de al ve &ccedil;ık hayatımdan.</p>
<p>Heveslenecek başka oyuncaklar bul kendine, başkasını elde etmek i&ccedil;in peşinden koş ve l&uuml;tfen artık tatmin duygunu başkasında doyur, beni artık rahat bırak&hellip;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkülerin Münakaşası</title>
<link>https://edebiyatblog.com/turkulerin-munakasasi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/turkulerin-munakasasi</guid>
<description><![CDATA[ Ne saçları sarıydı nede adı Mihriban... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_6273b97aa8eea.jpg" length="23816" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 05 May 2022 13:34:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>Elif Can</dc:creator>
<media:keywords>Türkü, münakaşa, mihriban</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ne sa&ccedil;ları sarıydı ne de adı Mihriban. Herkes bir Mihriban kurar hayalinde, bir Mihriban besteler, bir Mihriban s&ouml;yler ve onunla yaşar, ona yakıştırdıklarıyla. Sarı sa&ccedil;larına deli g&ouml;nl&uuml;m&uuml; bağlamışım &ccedil;&ouml;z&uuml;lm&uuml;yor diyor Musa Eroğlu. Unutursun kolay mı deme unutursun Mihriban'ım diyor Selda Bağcan. Arından devam ediyor Eroğlu ayrılıktan zor belleme &ouml;l&uuml;m&uuml; g&ouml;rmeyince sezilmiyor Mihriban. Ekliyor Bağcan oğlun kızın olsun hele unutursun unutursun Mihriban'ım. Susar mı Eroğlu devam ediyor bestesine. Yar deyince kalem elden d&uuml;ş&uuml;yor g&ouml;zlerim g&ouml;rm&uuml;yor aklım şaşıyor, lambada titreyen alev &uuml;ş&uuml;yor aşk kağıda yazılmıyor Mihriban. Karşılık veriyor Bağcan zaman erir kelep kelep, meyve dalda kalmıyor hep unutturur bir&ccedil;ok sebep unutursun Mihriban'ım. Ve Eroğlu son d&ouml;rtl&uuml;kleri seslendiriyor. Tabiplerde ila&ccedil; yoktur yarama, aşk deyince &ouml;tesini arama her nesnenin bir bitimi var ama, aşka hudut &ccedil;izilmiyor Mihriban. Selda Bağcan bu sonsuz susuşa uzun uzun haykırır b&uuml;t&uuml;n nağmeleri. Yıllar sinene yaslanır, hatıraların paslanır, bu deli g&ouml;n&uuml;l uslanır unutursun Mihriban'ım. S&uuml;t emerdin g&uuml;nd&uuml;z gece unuttun ya b&uuml;y&uuml;y&uuml;nce ha işte tıpkı &ouml;yle unutursun Mihriban'ım. Yanıt alamayınca Bağcan s&ouml;zlerine daha daha da vurur sazın tellerine. G&uuml;n ge&ccedil;er azalır sevgi, değişir herşeyin rengi, bug&uuml;n değil yarın belki unutursun Mihriban'ım. Belki de aşkına derinlere g&ouml;m&uuml;p acısını sırtlanıp bilinmezliklere sır tuttu Eroğlu. Selda Bağcan da ekliyor gayrı sonu. D&uuml;zen b&ouml;yle bu gemide, eskilerde yiter yenide, beni değil sen seni de unutursun Mihriban'ım. Bağcan ısrarıyla Eroğlu Feryadı ile t&uuml;ketti besteleri. Bizler dinlemeyelimde kim dinlesin bu besteleri. Kim hatırlasın? kim hatırlatsın? G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde unutulmaya y&uuml;z tutmuş bu kıymetleri, kimler arayıp araştırsın? kimler kulak verip alkışlasın kimler...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BİR GÜNAYDINLA BAŞLAMIŞTI HER ŞEY</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bir-gunaydinla-baslamisti-her-sey</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bir-gunaydinla-baslamisti-her-sey</guid>
<description><![CDATA[ “Hani ilk görüşte aşk var ya ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_62738702eaf88.jpg" length="27982" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 05 May 2022 11:13:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Meltem Güdemezoğlu</dc:creator>
<media:keywords>bir günaydın, ilk görüşte aşk, mayıs, bahar, şiir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Bir g&uuml;naydınla başlamıştı her şey,</strong><br /><strong>Mayısın ikinci haftasıydı, bir bahar sabahıydı.</strong><br /><strong>Havada aşk kokusunun habercisiyle,</strong><br /><strong>Hayatıma hoş geldin.</strong><br /><strong>Mayıs &ccedil;i&ccedil;eklerinin kokusunu,</strong><br /><strong>Denizin sonsuz maviliğini, ağacın yeşilini</strong><br /><strong>Aşkın mutluluktan doğan heyecanını</strong><br /><strong>Sonsuz sevgiyi,</strong><br /><strong>Bir g&uuml;naydınla &ouml;ğrendim.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Bir bahar sabahıydı,</strong><br /><strong>Sımsıcak g&uuml;l&uuml;ş&uuml;nle &ouml;nce kalbimin kapısını araladın&hellip;</strong><br /><strong>Sonra da derin &ccedil;atlaklardan i&ccedil;eri sızdın.</strong><br /><strong>İşte o g&uuml;n yeniden sıvandı kalbimin &ccedil;atlakları.</strong><br /><strong>Bazen bir slow m&uuml;zik eşliğinde,</strong><br /><strong>Bazen de elimde kırmızı bir kadehle&hellip;</strong><br /><strong>Uzaklara daldığımda,</strong><br /><strong>Ela g&ouml;zlerin gelir aklıma&hellip;</strong><br /><strong>Aklımdan hi&ccedil; silinmeyen ah o g&ouml;zlerin.</strong><br /><br /><strong>Bir g&uuml;naydınla başlamıştı her şey&hellip;</strong><br /><strong>Y&uuml;reğimdeki &ccedil;arpıntıları,</strong><br /><strong>Kuşlar gibi havalarda u&ccedil;uşlarımı,</strong><br /><strong>Bahar g&uuml;neşi gibi aşkın g&uuml;zelliğini,</strong><br /><strong>&ldquo;Hani ilk g&ouml;r&uuml;şte aşk var ya&rdquo;</strong><br /><strong>Bir g&uuml;naydınla &ouml;ğrendim.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>&Ouml;yle i&ccedil;ten g&uuml;naydın deyişin vardı ki</strong><br /><strong>Bir g&uuml;naydınla başlamıştı her şey</strong><br /><strong>Bir hoş&ccedil;a kalla da bitti.</strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BİR YILDIZ MASALI</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bir-yildiz-masali-2256</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bir-yildiz-masali-2256</guid>
<description><![CDATA[ BİR YILDIZ MASALI ROMANIMIN 2. BÖLÜMÜDÜR.
 ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/05/image_750x500_62713f683e57b.jpg" length="59790" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 03 May 2022 17:50:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>Şeyma Örs</dc:creator>
<media:keywords>ŞEYMA, BİR YILDIZ MASALI, 2.BÖLÜM</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Değerli okuyucularım sizi daha fazla bekletmeden yeni b&ouml;l&uuml;me geliyorum&hellip;</p>
<p>İlk b&ouml;l&uuml;m&uuml;m&uuml;z&uuml;n sonunda Şeyma Şafağa mesaj g&ouml;nderiyordu. Şimdi de &ccedil;ok beklediğiniz 2. B&ouml;l&uuml;m&uuml;m&uuml;ze ge&ccedil;iyorum&hellip;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şeyma Şafağa mesaj g&ouml;nderdikten sonra telefonunu yatağının hemen yanındaki komodinin &uuml;st&uuml;ne koydu. Eline en son okuduğu kitap olan &rdquo;Dilara Keskin &Ouml;l&uuml;ler Konuşamaz.&rdquo; Adlı kitabı alıp okumaya devam etti. Bu kitap bir Wattpad kitabıdır ve yazarı Dilara Keskin ise &ccedil;ok mu &ccedil;ok tatlı birisidir. Kitapta dram ve aşk t&uuml;r&uuml;ndedir. Konusu ise baş karakterimiz G&ouml;k&ccedil;e&rsquo;nin kaybolmasını konu alıyor. İşte b&ouml;yle bir kitabı okuyor Şeyma şu anda. Saate baktığında saatin 00:00 olduğunu g&ouml;r&uuml;nce şaşırdı. &rdquo;Ne ara bu kadar &ccedil;ok okudum.&rdquo; Diye d&uuml;ş&uuml;nd&uuml; i&ccedil;inden. Hemen elindeki kitabı &ccedil;alışma masasının &uuml;zerine koydu. Kıyafetlerini değiştirip pijamalarını giydi. Yatağını ge&ccedil;ti ve uykuya daldı. Sabah saat 08:00&rsquo;de alarmı &ccedil;aldığında yeni uyanmış kıyafetlerini giydi. Aşağı kata mutfağa indi ve yemek masasında oturan Beyza hanım ve Hakan bey&rsquo;in yanlarına gitti ve onların yanaklarından &ouml;pt&uuml; ve sandalyesine oturdu. Birazcık atıştırdıktan sonra kalktı &uuml;niversiteye gitmek &uuml;zere converse marka ayakkabılarını giydi. Otob&uuml;s durağına doğru giderken Akın ile karşılaşır. Selamlaşır ve sarılırlar. Otob&uuml;s gelir ve beraber binerler. En arkalara doğru gidip otururlar. Yaptıkları sunum hakkında konuşurlar. 2 durak sonra kamp&uuml;s&rsquo;&uuml;n durağına varırlar. Birlikte &uuml;niversitenin girişindeki g&uuml;venlik g&ouml;revlisinin bulunduğu yerdeki giriş kartını okutmak i&ccedil;in yapılan makinaya &ouml;ğrenci kartlarını okuttururlar. Kamp&uuml;s&rsquo;e girerler. Akın kafeteryadan kahve alacağını s&ouml;yleyip ayrılır. Şeyma&rsquo;nın yanağından &ouml;pt&uuml;kten sonra yanından ayrılır. Akın aslında Şeyma&rsquo;ya s&uuml;rpriz bir doğum g&uuml;n&uuml; hazırlığı yapacakmış. Onun i&ccedil;in Şafak ve Meryem ile kafeteryada buluşup bir plan oluşturmaya başladılar. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bug&uuml;n&uuml;n tarihi 16.03.2022.&Ccedil;arşamba olduğu i&ccedil;in Şeyma&rsquo;nın da doğum g&uuml;n&uuml; 19.03.2022.Cumartesi g&uuml;n&uuml; olduğundan 3 g&uuml;n i&ccedil;inde hazırlıkların bitmesi gerekiyormuş. O y&uuml;zden de Şeyma&rsquo;dan gizli yapmaları gerekiyor. Şeyma&rsquo;nın hi&ccedil; bir şey anlamaması lazım. Planı oluşturduktan g&ouml;rev dağılımı yapıldıktan sonra ilk olarak Meryem ayrılmış kafeteryadan. İkinci olarak Şafak ayrılmış kafeteryadan. Son Ayrılan da Akın olmuş. Şafak ilk dersi olan dersliğe girmek &uuml;zereyken arkasından &nbsp;birisinin ona seslendiğini duymuş. Seslenenin kim olduğunu g&ouml;rmek i&ccedil;in tam arkasını d&ouml;nm&uuml;şt&uuml; ki Şeyma ile g&ouml;z g&ouml;ze geldi. Şeyma da:</p>
<p>-Canım nerelerdeydin? Kamp&uuml;s&rsquo;&uuml;n her tarafında seni aradım. Sana &ouml;nemli bir şey vereceğim. Benim i&ccedil;in &ccedil;ok değerli bir şey bu. Sakın ha! Kaybedeyim deme sakın.</p>
<p>Şafak da merakla sorar:</p>
<p>- Nedir o canım? Merak ettim şimdi bak. Nedir senin i&ccedil;in o kadar değerli olan şey. Biliyorum en değerlilerin ailen ve Akın&hellip;</p>
<p>Şeyma da &ccedil;antasına b&uuml;y&uuml;k bir dikkatle koymuş olduğu hediye paketini &ccedil;ıkarıp Şafak&rsquo;a uzattı. Şafakta i&ccedil;inden &rdquo;Galiba bu bir kitap olabilir.&rdquo; Diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rken bir yandan da hediye paketini dikkatlice a&ccedil;ıyordu. Bir baktı ki bir alb&uuml;m. Şeyma&rsquo;ya minnettar bir şekilde g&uuml;l&uuml;mseyerek baktı. Ardından kocaman bir şekilde sarıldı Şeyma&rsquo;ya. Birlikte g&uuml;l&uuml;mseyerek derslikten i&ccedil;eri girerler. Şansa bakın ki hocaları Sedat bey daha derse gelmemiş. Daha da g&uuml;l&uuml;msemiş y&uuml;zleri. Hemen orta sıralardan birine Akının yanına oturmuşlar. Akın Şeyma&rsquo;nın kulağına demiş ki:</p>
<p>-Bug&uuml;n Ahmet Kutsi hocanın doğum g&uuml;n&uuml;ym&uuml;ş. Biliyor muydun Aşkilettom?</p>
<p>Şeyma da:</p>
<p>-Evet evet biliyordum. Hatta ona derste bir s&uuml;rprizimiz var arkadaşlarla. Gizlice ona hediyede aldık ortak olarak.</p>
<p>Ardından &ccedil;antasından o hediyeyi &ccedil;ıkarıp Akın&rsquo;a g&ouml;sterir. O hediye de &ouml;zel isimli bir kupa,bir c&uuml;zdan ve dolma kalem seti&hellip;</p>
<p>Akın bu hediyelere bakarken h&uuml;z&uuml;nle g&uuml;l&uuml;mser &ccedil;&uuml;nk&uuml; o bilmediği hediye alamamış. O y&uuml;zden Şeyma&rsquo;ya der ki:</p>
<p>-Şeyma&rsquo;m ben hediye almayı unuttum. &Ccedil;ok &ccedil;ok &uuml;zg&uuml;n&uuml;m. Aşkım ben şimdi ne yapacağım? Ne hediye vereceğim Ahmet Kutsi hocaya.&nbsp;</p>
<p>Şeyma da:</p>
<p>-&Uuml;z&uuml;lmene hi&ccedil; gerek yok aşkım. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu dolma kalem setini ben almıştım. İstersen ikimiz hediye edebiliriz. Zaten bu c&uuml;zdanı Şafak ile Bilge almışlardı. Kupayı ise Meryem,Sinem ve Naz almışlardı. Onlar kendi hediyelerini beraber verecekler. Bende seninle vereceğim. Tamam mı bir tanem?</p>
<p>Akın da:</p>
<p>-Tamam Aşkım.</p>
<p>O anda konuşmayı bıraktılar. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Sedat hoca derse girmişti. K&uuml;rs&uuml;s&uuml;ne ge&ccedil;erken de bir yandan derslikteki &ouml;ğrencilerine &rdquo;Bug&uuml;n ki sunum g&ouml;revlerine kimler hazır?&rdquo; Diye sorar. O anda kimseden &ccedil;ıt &ccedil;ıkmaz. Ta ki Şeyma:</p>
<p>&rdquo;Biz hazırız.&rdquo; Diyene kadar.</p>
<p>Sedat hoca da Şeyma ile Akın&rsquo;ı k&uuml;rs&uuml;ye &ccedil;ağırır. Akın da Şeyma&rsquo;ya kızgın bir bakış atar. Bu bakış Akın&rsquo;ın BEN DAHA HAZIR DEĞİLİM. Bakışıdır. Şeyma da &ouml;z&uuml;r diler gibi boynunu b&uuml;ker. Akın da &rdquo;TAMAM TAMAM AFFETTİM BOŞVER.&rdquo; Der. Ve k&uuml;rs&uuml;ye gelirler. Konuları olan &rdquo;EDEBİYATIN G&Uuml;N&Uuml;M&Uuml;ZDEKİ &Ouml;NEMİ&rdquo; ni &ouml;nce Şeyma anlatmaya başlar. Ardından Akın anlatır. Sedat hoca da bu işbirliğe g&ouml;n&uuml;lden bir &rdquo;AFERİN SİZE.&rdquo; Dedi. Akın ile Şeyma yerlerine ge&ccedil;erlerken i&ccedil;lerinde bir g&ouml;n&uuml;l rahatlığıyla sıralarına oturdular. 2.Dersliğe gidedursun bizim 3&rsquo;l&uuml;.Bizde o dersin ne olduğuna bakalım;</p>
<p>Şimdiki dersleri de ESKİ T&Uuml;RK EDEBİYATI nın olduğu 5.Dersliğe doğru ilerlediler. Arya hocanın dersidir bu ders. Arya hoca da sert miza&ccedil;lı g&uuml;ler y&uuml;zl&uuml; 26-30 yaşlarında &ouml;ğretmenliğinin baharında gen&ccedil; bir hocaydı. &Ouml;ğrencileri tarafından &ccedil;ok sevilen bir hocaydı. Şimdi bu 3 arkadaş dersliğe geldiler ve en &ouml;nlerden boş bir sıraya oturdular. Şimdi Arya hoca elinde kitaplar dolu halde dersliğin kapısından girer. Bu durumu g&ouml;ren Şeyma Akın&rsquo;ın kolunu d&uuml;rterek yardıma g&ouml;nderir. Akın da hemen kalkıp Arya hocanın elindeki kitaplar tam d&uuml;şmeden alıp k&uuml;rs&uuml;ye koyar dikkatlice. O kitaplar Arya hocaları tarafından &ouml;ğrencilerine okumaları i&ccedil;in dağıtılacak olan kitaplardır.</p>
<p>Arya hoca:</p>
<p>- Gen&ccedil;ler bu kitapları konumuz gereği okuyup &ouml;zetini &ccedil;ıkarmanızı istiyorum. Akın,Yunus,Murat,&Ouml;mer,Miran ve Cemal gelip bu kitapları dağıtır mısınız? L&uuml;tfen.</p>
<p>İsmini saydığı &ouml;ğrenciler teker teker kitapları dağıtmaya başlarlar. Şeyma&rsquo;nın sırasına kitap konulduğunda Şeyma incelemek i&ccedil;in kitabı eline alır. Kitap da set kitapmış. Adı da İNCE MEMED=YAŞAR KEMAL&hellip;</p>
<p>Bu set halindeki 4 ciltli kitap Şeyma&rsquo;nın ortak k&uuml;t&uuml;phanesinde varmış ama babasına ait olduğu i&ccedil;in okuyamamış bir t&uuml;rl&uuml;. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; kızma ihtimalinden &ccedil;ok korkuyormuş. Babası ve annesi kendisi gibi kitaplara &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k bir &ouml;nem veriyorlarmış. Evlerin yegane kuralları olan; KİTAPLARIN ALTIN KURALLARI na kim uymazsa evlerine adım atamıyorlarmış. O kurallar da ş&ouml;yle ki:</p>
<ol>
<li>KİTAP KATLANARAK OKUNMAZ.</li>
<li>KİTAPLAR &Ccedil;İZİLMEZ, KARALANMAZ VE &Uuml;ZERİNE YAZI YAZILMAZ.</li>
<li>KİTAPLARIN SAYFALARI VE KAPAKLARI KIVRILMAZ.</li>
<li>KİTAP KAPAKLARI SOYULMAZ.</li>
<li>KİTAPLAR SERT BİR ŞEKİLDE DUVARA YA DA YERE ATILMAZ VE VURULMAZ.</li>
<li>KİTAPLAR 2 ELLE TUTULUR. TEK ELLE TUTULMAZ.</li>
<li>KİTAPLAR YIRTILMAZ. SAYFALARI KOPARILMAZ.</li>
<li>KİTAPLAR ASLA YAKILMAZ.</li>
<li>KİTAPLAR DİKKATLİCE KORUNMALI.</li>
<li>KİTAPLAR FOSFORLU KALEMLER İLE NORMAL KALEMLERLE ALTLARI &Ccedil;İZİLMEZ.(&Ouml;NEMLİ KONU VEYA KONULAR OLSA BİLE ASLA &Ccedil;İZİLMEZ.)</li>
<li>KİTAPLAR D&Uuml;ZENLİ VE TEMİZ KULLANILMALIDIR.</li>
<li>KİTAP AYRA&Ccedil;LARINI YIRTIP, PARAMPAR&Ccedil;A ETMEMELİYİZ. YAPARSANIZ EĞER Hİ&Ccedil;BİR ANLAMI KALMAZ AYRA&Ccedil;LARIN.</li>
<li>KİTAPLARA İSİM-SOYİSİMLERİNİZİ YAZMALIYIZ Kİ KAYBOLMASINLAR ASLA.</li>
<li>KİTAPLAR BİZİM CANIMIZDIR, SAKIN K&Ouml;T&Uuml; KULLANMAYALIM.</li>
<li>KİTAPLARI YIPRATANLAR KİTAP KURTLARINI YIPRATMIŞ VE &Ouml;LD&Uuml;RM&Uuml;Ş OLURLAR.</li>
<li>KİTAP OKUMAK ROMANTİK BİR EYLEM DEĞİLDİR.</li>
<li>KİTAP OKURKEN PARMAK ISLATILIP SAYFA &Ccedil;EVRİLMEZ.</li>
<li>KİTAPLARIN BAKIMI HER AY HATTA HER HAFTA HER G&Uuml;N YAPILMALI Kİ KURT&Ccedil;UKLAR OLUŞMASIN.</li>
</ol>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>
<p>HAYAT Ailesinin kitaplara dair olan ev kuralları işte bunlardı. Her kim misafir gelirse arkadaş olsun akraba olsun bu kurallara uymalılar. Uymayan kişiler evlerine adım bile atamıyorlar. İşte Şeyma b&ouml;yle kuralları olan bir evde 2 &ccedil;ocuktan en b&uuml;y&uuml;ğ&uuml; olarak d&uuml;nyaya geldi. Kardeşi Başak Berra kitaplara pek ilgisi olmayan ve yavaş yavaş kitap okuma alışkanlığı kazanan 21-22 yaşlarında gen&ccedil; bir kızdı. Şeyma&rsquo;nın aslında 2 ismi var. O isim de Şeyma &Ouml;zlem HAYAT. Şeyma, &Ouml;zlem ismini pek kullanmazmış. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; &Ouml;zlem ismini &ccedil;ok sevmesine rağmen acı ayrılık hissiyatı uyandırırmış Şeyma da.</p>
<p>Neyse bırakalım bu acı ve ayrılık durumlarını da asıl konumuza d&ouml;nelim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şeyma kendine ait set kitabı olduğu i&ccedil;in &ccedil;ok mutlu olmuş. Hemen Arya hocasına teşekk&uuml;r etmiş. Ardından ders bittiğinde de kafeteryaya gidip bir soğuk kahve olan ICED LATTE MOCHA alıp k&uuml;t&uuml;phaneye gitmiş. K&uuml;t&uuml;phaneden 3 kitap alıp eşya koyma dolabına gidip elindeki bazı kitapları koymuş ve kilitlemiş. Sonra Akın&rsquo;ı bulmaya gitmiş ve sonunda da Akın&rsquo;ı Fak&uuml;ltenin bah&ccedil;esinde &ccedil;imenlerin &uuml;zerinde uzanırken bulmuş hemen yanına koşup o da yanına uzanmış. Yerde uzanırken de el ele tutuşmayı ihmal etmediler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>= 3. B&Ouml;L&Uuml;M GELECEKTİR. SABIRLA BEKLEYİN = &nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>
<p>+ BU KURALLAR BENİM KENDİ KİTAP KURALLARIMDIR. YANİ EN HASSAS &Ccedil;İZGİMDİR.</p>
<p>* EDEBİYATBLOG AİLESİNE&nbsp; SONSUZ SEVGİ VE SAYGILARIMLA...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BİR YILDIZ MASALI</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bir-yildiz-masali</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bir-yildiz-masali</guid>
<description><![CDATA[ Şeyma 24 yaşında üniversite son sınıf öğrencisiydi... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/04/image_750x500_62572cb92aade.jpg" length="69390" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 30 Apr 2022 19:25:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Şeyma Örs</dc:creator>
<media:keywords>ŞEYMA, BİR YILDIZ MASALI</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Şeyma 24 yaşında &uuml;niversite son sınıf &ouml;ğrencisiydi. B&ouml;l&uuml;m&uuml; de T&uuml;rk Dili Ve Edebiyatı olduğu i&ccedil;in kitaplara aşırı bir tutkusu vardı. O y&uuml;zden de her boş vaktinde odasındaki ortak k&uuml;t&uuml;phaneye gider. Kitaplara uzun uzun hayranlıkla bakıp hayaller kurar. Hayallerinde kitapların u&ccedil;suz bucaksız diyarlarına gittiğini g&ouml;r&uuml;r.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;Şeyma 30 Eyl&uuml;l g&uuml;n&uuml; Kamp&uuml;s&rsquo;e gitmek &uuml;zere otob&uuml;s durağına gider. Otob&uuml;s&uuml; beklerken telefonuna bildirim gelir.Bildirime bakmak i&ccedil;in ekran kilidini a&ccedil;ar. Bildirime bakar. Bildirim en yakın arkadaşı Şafak&rsquo;tan gelmiştir. Hemen bildirimi a&ccedil;ar. Ve hızlıca okur. Ş&ouml;yle yazmaktadır mesajda:</p>
<p style="text-align: justify;">&ldquo;Canım, nasılsın? Ben sana bir şey soracaktım. Neredesin?&rdquo;</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyma da:</p>
<p style="text-align: justify;">- Canım, ben şimdi otob&uuml;s durağında otob&uuml;s beklemekteyim. Buyur sor bir tanem.</p>
<p style="text-align: justify;">Şafak da:</p>
<p style="text-align: justify;">- Tamam canım bende şimdi evden &ccedil;ıktım yoldayım. D&uuml;n derste Ahmet Kutsi hoca Edebiyat tarihi ile ilgili &ouml;dev vermişti ya sen yapmış mıydın o &ouml;devi?</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyma da:</p>
<p style="text-align: justify;">- Evet, canım yaptım ben &ouml;devimi yoksa sen yapmadın mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Şafak da:</p>
<p style="text-align: justify;">- Yaptım yapmasına da bazı yerleri anlamadım. Mesela Divan edebiyatı ve şairleri benim konum ya hani. O konuda bazı eksikliklerim var. Kamp&uuml;s&rsquo;te buluşup o konular hakkında fikir alışverişi yapabilir miyiz seninle?</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyma da:</p>
<p style="text-align: justify;">- Tamamdır. Canım benim şimdi kapatmam lazım &ccedil;&uuml;nk&uuml; otob&uuml;s geldi. Ben otob&uuml;se biniyorum. Kamp&uuml;s&rsquo;te g&ouml;r&uuml;ş&uuml;r&uuml;z. Kamp&uuml;s&rsquo;e gelene kadar kendine &ccedil;ok dikkat et. &Ouml;pt&uuml;m&hellip;</p>
<p style="text-align: justify;">Otob&uuml;se biner ve Otob&uuml;s kartını cihaza okutturur. Boş bir yer bulup oturur. Şansa bakın ki o boş yer şof&ouml;r koltuğunun hemen arkası ve cam kenarında.</p>
<p style="text-align: justify;">&Uuml;niversitenin durağında inip kamp&uuml;s&rsquo;e doğru ilerlerken sevgilisi Akın ona doğru koşmaktadır. Şeyma da Akın&rsquo;ı g&ouml;r&uuml;nce durur ve sarılır. Akın&rsquo;ın yanağından &ouml;pt&uuml;kten sonra elini tutar ve der ki Akın&rsquo;a;</p>
<p style="text-align: justify;">-Aşkım beni kamp&uuml;s&rsquo;te Şafak bekliyor acele etmem gerekiyor. O y&uuml;zden derste g&ouml;r&uuml;şelim. Olur mu?</p>
<p style="text-align: justify;">Akın da:</p>
<p style="text-align: justify;">- Olur, tatlı b&ouml;ceğim. Sen nasıl istersen &ouml;yle olsun bebeğim.</p>
<p style="text-align: justify;">Akın Şeyma&rsquo;yı &ouml;pt&uuml;kten sonra ayrılıp derslik tarafına gider. Şeyma da kamp&uuml;s&rsquo;&uuml;n bah&ccedil;esine gidip Şafağı arar.</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyma da:</p>
<p style="text-align: justify;">- Ya canım neredesin? Ben bah&ccedil;edeyim de.</p>
<p style="text-align: justify;">Şafak da:</p>
<p style="text-align: justify;">- Canım hemen geliyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyma da&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">- Tamam canım bekliyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Şafak bah&ccedil;eye iner ve Şeyma&rsquo;nın yanına gider. Şeyma&rsquo;ya selam verdikten sonra yanındaki sandalyeye oturur. &Ouml;devlerini &ccedil;ıkarır ve anlamadığı yerlerin notlarını &ccedil;ıkarıp Şeyma&rsquo;ya g&ouml;sterir. Şeyma da notları okur ve boş bir kağıda konuların bir &ouml;zetini ge&ccedil;er. Sonra da Şafağa konuları anlatır. Şeyma akıllı saatindeki alarmın sesini duyunca birden irkilir. Ve ilk derse 5 dakika kaldığını anlar. Hemen defter ve kitaplarını toparlayıp derslerinin olduğu dersliğe giderler, kapıyı a&ccedil;ıp hemen sıralarına ge&ccedil;erler. &nbsp;1-2 dakika sonra hocaları olan Ahmet Kutsi Bey dersliğe girer. &Ouml;ğrencilerine selam verdikten sonra &ouml;ğretmen k&uuml;rs&uuml;s&uuml;ne ge&ccedil;er. Dersi anlatmaya başlar. Konu: &rdquo;Divan Edebiyatında Osmanlı Metinleri&rdquo; &hellip;</p>
<p style="text-align: justify;">Ders Şeyma&rsquo;ya g&ouml;re hemencecik bitivermiş. Şafağa g&ouml;reyse sanki asırlar boyunca s&uuml;rm&uuml;ş.</p>
<p style="text-align: justify;">Ders sona erdiğinde ikinci ders i&ccedil;in 4.dersliğe doğru gittiler. İkinci dersleri de Tarih. Konuları da Tarihi Metinlerde Yazım Kuralları. Hocaları ise Halit Can Bey.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">İkinci ders &ccedil;ok eğlenceli ge&ccedil;miş Şeyma&rsquo;ya g&ouml;re. Şafak derste oflayıp durmuş, Şeyma da &rdquo;hayırdır ne oldu?&rdquo; der gibi bakar ona. Şafak da:</p>
<p style="text-align: justify;">- Bu ders birazcık sıkıcı geldi bana Şeyma. Sana da &ouml;yle gelmedi mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyma da:</p>
<p style="text-align: justify;">- Yok canımın i&ccedil;i ne sıkıcısı&hellip;</p>
<p style="text-align: justify;">Şafak da:</p>
<p style="text-align: justify;">- O zaman tek bana sıkıcı geliyor bu dersler. Hahahahaha!</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyma da:</p>
<p style="text-align: justify;">- Hahahaahahhahah! Hoca bakıyor Şafak g&uuml;ld&uuml;rme beni Allah aşkına!</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Ders biter bitmez Şeyma ile Şafak kamp&uuml;s&rsquo;&uuml;n kantinine yemek yemeye indiler. Yemek olarak da karışık ayvalık tostu yediler. Yemeklerini yedikten sonra &uuml;niversitenin k&uuml;t&uuml;phanesine gittiler. K&uuml;t&uuml;phaneden 1-2 kitap alıp oradan sonraki ders i&ccedil;in 2.dersliğe gittiler. Ardından Abd&uuml;lhamid hoca dersliğe girdi ve selam verdi. &Ouml;ğrencileri de selam verip derse başladı hocaları. Dersin konusu da &rdquo;Osmanlı Tarihinde T&uuml;rk Dili Ve Edebiyatı&rdquo; Bu ders aşırı karışık bir ders olduğu i&ccedil;in hi&ccedil; bir şey anlaşılamaz ilk &ouml;nce.</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyma da hocasını dikkatlice dinlerken aklına bir anda Akın&rsquo;ın o tatlı mı tatlı, o yakışıklı y&uuml;z&uuml; gelir&hellip;</p>
<p style="text-align: justify;">Hocasının &rdquo;Şeyma Şeyma&rdquo; diye seslenişini sonradan fark etti.</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyma da:</p>
<p style="text-align: justify;">- Efendim! Hocam. Bana mı seslendiniz? Dalmışım, &ccedil;ok &ouml;z&uuml;r dilerim sizden.</p>
<p style="text-align: justify;">Hocası da:</p>
<p style="text-align: justify;">- Şeyma, evet sana seslendim. Neyin var? İyi misin?</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyma da:</p>
<p style="text-align: justify;">- Evet, hocam iyiyim. &Ccedil;ok iyiyim. Teşekk&uuml;r ederim.</p>
<p style="text-align: justify;">Hocası da:</p>
<p style="text-align: justify;">- Şeyma bu anlattığım konu hakkında bize bir &ouml;rnek verir misin?</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyma da:</p>
<p style="text-align: justify;">- Hocam,&nbsp; affedin ama aklıma bir şey gelmedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Hocası da:</p>
<p style="text-align: justify;">- Tamam, Şeyma oturabilirsin.</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyma da:</p>
<p style="text-align: justify;">- Teşekk&uuml;r ederim hocam.</p>
<p style="text-align: justify;">Ders biter ve Şeyma ile Şafak evlerine gitmek i&ccedil;in otob&uuml;s durağına giderler. O anda Akın yanlarına gelir, Şeyma&rsquo;ya sarılır ve &ouml;per.</p>
<p style="text-align: justify;">Beraber otob&uuml;se binerler, &ouml;nce Şafak evinin &ouml;n&uuml;ndeki durakta iner Şeyma&rsquo;ya &rdquo;g&uuml;le g&uuml;le&rdquo; deyip iner. Sonra Şeyma&rsquo;nın ineceği durağa yaklaşınca Şeyma otob&uuml;s&uuml;n d&uuml;ğmesine basar. Otob&uuml;s durduğunda Akın ile beraber inerler. Beraber Şeyma&rsquo;nın evine giderler.</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyma'nın evinin kapısının &ouml;n&uuml;ne geldiklerinde Şeyma zile basar ve yardımcıları Victoria kapıyı g&uuml;l&uuml;mseyerek a&ccedil;tı.</p>
<p style="text-align: justify;">-Welcome! Hoş geldiniz Şeyma hanım.Anneniz Beyza hanım geldiler,salonda oturuyorlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyma da:</p>
<p style="text-align: justify;">-Thanks, Victoria. Sen &ccedil;ekilebilirsin. Biz Akın ile &ccedil;alışma odasında ders &ccedil;alışacağız.</p>
<p style="text-align: justify;">Victoria:</p>
<p style="text-align: justify;">-Peki, Bayan Şeyma. Bir isteğiniz olursa ben mutfaktayım. Seslenebilirsiniz bana.&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Şeyma:</p>
<p style="text-align: justify;">-Tamamdır. &Ccedil;ekilebilirsin.</p>
<p style="text-align: justify;">Ardından Şeyma ile Akın beraber ortak &ccedil;alışma odasına ge&ccedil;erler ve ders &ccedil;alışmaya başlarlar. EDEBİYAT FAK&Uuml;LTESİ'nde okudukları i&ccedil;in ders konuları EDEBİYAT'IN G&Uuml;N&Uuml;M&Uuml;ZDEKİ &Ouml;NEMİ hakkında bir sunum,bir tez hazırlamak.Şansa bakın ki Hocaları Sedat Bey Akın ile Şeyma'yı grup eşi yapmış. Beraber Şeyma'nın APPLE marka diz &uuml;st&uuml; bilgisayarını a&ccedil;ıp konu araştırmalarına başlamışlar. O ikisi konu araştırmasını yapadursunlar.Bizler de Beyza hanımın yanına salona inelim.Beyza hanım en yakın dostu Azra hanım ile karşılıklı oturmuş sohbet etmekteler. İşte yukarıda &ccedil;alışma odasında Şeyma ile Akın'ın g&uuml;l&uuml;şme sesleri gelince Beyza ve Azra hanımlar meraklanıp yukarı kata &ccedil;alışma odasının bulunduğu odaya girerler.Ve g&ouml;rd&uuml;kleri manzara da ağızları a&ccedil;ık şekilde birbirlerine bakmaktadırlar. &Ccedil;&uuml;nk&uuml;, Şeyma ile Akın diz &uuml;st&uuml; bilgisayardan komik videolar izlemektedirler. O halleri de Beyza hanımları şaşırtmış biraz. Beyza hanım geldiğini belli etmek istercesine kısaca &ouml;ks&uuml;rm&uuml;ş. Annesini kapıda g&ouml;ren Şeyma o anda hızlıca toparlanıp annesi Beyza hanımın yanına koşmuş ve yanağına k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir &ouml;p&uuml;c&uuml;k konduruvermiş.Akın da bu mutlu anne kız halini bozmamak i&ccedil;in izin isteyip gitmek isteyince&nbsp; Beyza hanım:</p>
<p style="text-align: justify;">-Akın,oğlum akşam yemeğe kalsaydın bari.</p>
<p style="text-align: justify;">Akın da:</p>
<p style="text-align: justify;">- Aslında Beyza hanım iyi olurdu,&ccedil;ok &ccedil;ok iyi olurdu ama evden beklerler. Artık başka bir zamana. Olur mu?</p>
<p style="text-align: justify;">Beyza hanım da Akın'ın sa&ccedil;larını usulca okşayarak:</p>
<p style="text-align: justify;">-Peki oğlum peki! Sen nasıl istersen &ouml;yle olsun.Annen Sena Nur hanıma bol bol selamlarımı ilet l&uuml;tfen. Bug&uuml;n olmadı yarına diyelim.</p>
<p style="text-align: justify;">Akın:</p>
<p style="text-align: justify;">-Tamamdır Beyza hanım. &Ccedil;ok teşekk&uuml;r ederim size. Hakan bey'e de h&uuml;rmetlerimi sunarım.G&uuml;le G&uuml;le.Yarın g&ouml;r&uuml;ş&uuml;r&uuml;z o zaman Şeyma. Yarına kadar kendine &ccedil;ok dikkat et ve sağlıcakla kal.&nbsp; Deyip Şeyma'nın yanağına &ouml;p&uuml;c&uuml;k kondurdu.Ardından karşı binadaki evine gitti. Şeyma da akşam yemeğine indi ve yemeğini yedi. Yemeğini yedikten sonra odasına ge&ccedil;ti ve &ouml;nce SAMSUNG GALAXY A02 marka telefonuna gele mesajlara ve bildirimlere baktı.Şafaktan 3 cevapsız arama ve 2 WhatsApp mesajı olduğunu g&ouml;rd&uuml;. &Ouml;nceliği mesajı okumaya verdi. Mesaj da;</p>
<p style="text-align: justify;">1. MESAJ:</p>
<p style="text-align: justify;">" Selam! Şeyma nerelerdesin? Seni ka&ccedil; kez aradım. Neden a&ccedil;mıyorsun? Beni &ccedil;ıldırtmak mı istiyorsun? Akın ile ne yaptınız? &Ccedil;ok merak ediyorum."</p>
<p style="text-align: justify;">2.MESAJ:&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">"Bak! Hala cevap yazmıyor ve vermiyor. Ne oldu kanka? Bir sorun mu var? Kavga mı ettiniz yoksa siz?"</p>
<p style="text-align: justify;">Şeymadan Şafak'a Mesaj;</p>
<p style="text-align: justify;">"Sanada selam bebişkom. Evdeydim.&Ccedil;ok &ouml;z&uuml;r diliyorum canım senden, telefonumu sessize alıp odama bırakmıştım.Ben de Akın ile &ccedil;alışma odasında sunumumuzu hazırlıyorduk.Yok, canım benim ne &ccedil;ıldırtması. Sunum araştırması yaptık işte. Merak edilecek bir durum,olay yok yani... Yok canım bir şey olduğu yok. Sadece ailemle yemek yiyordum,yeni gelebildim odama.Ya ne kavgası, kavga ettimiz falan da yok.... O y&uuml;zden m&uuml;sait değildim kankalettom... SENİ &Ccedil;OK SEVİYORUM CANIM,İYİ Kİ ARKADAŞIMSIN İYİ Kİ..."&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Diye yazıp hızlıca g&ouml;ndere bastı.</p>
<p style="text-align: justify;"></p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; =DEVAMI GELECEKTİR....=</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; <beklemede kalin="" canlarim=""></beklemede></p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; HEPİNİZE KUCAK DOLUSU SEVGİLERİMLE,SAYGILARIMLA....&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;HOŞ&Ccedil;A KALIN,İYİLİKLE VE SAĞLICAKLA KALIN....</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;EDEBİYAT BLOG AİLESİNE SONSUZ TEŞEKK&Uuml;RLERİMLE...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kar Tanesi 6.Bölüm</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kartanesi-bellaelliehall-</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kartanesi-bellaelliehall-</guid>
<description><![CDATA[ Gökten düşen pamuk şekerlere gülümsedi. Annesine döndü ve işaret parmağıyla göğü gösterdi. Annesi ona gülümsedi.Avucunu açıp sokağın ortasında gökten yağan pamuk şekerleri yakalamaya çalıştı, avucuna düşen kar tanelerine baktı ve avucundaki kar taneleri kırmızıya bulandı.Bu kar tanesinin kırmızıya bulandığı yolda  yeni aşklar ve yeni aileler bulunacaktı.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_6224896a915cd.jpg" length="57359" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 28 Apr 2022 07:40:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>Bella Ellie Hall</dc:creator>
<media:keywords>Anne, anne özlemi, Paris, Lavin, Lois</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>-SALINCAK-</strong></p>
<p><strong>Keyifli Okumalar!</strong></p>
<p><strong>Şarkılar:İkilem,Bu Saatten Sonra</strong></p>
<p></p>
<p><strong>"Ka&ccedil; yaşında olursan ol, uyuyunca ge&ccedil;ecekmiş gibi gelecek. Ka&ccedil; yaşında olursan ol, uyuyunca ge&ccedil;meyecek."&nbsp;</strong></p>
<p></p>
<p><strong>-Cesare Pavese-</strong></p>
<p></p>
<p></p>
<p>"Kızım sen nesin b&ouml;yle? &Uuml;st&uuml;me d&ouml;kt&uuml;n, ahh bacağım!" Theo sandalyesini arkaya doğru ittirdi ve ayağa kalktı, kahve onun da &uuml;st&uuml;ne d&ouml;k&uuml;lm&uuml;şt&uuml;. Bense duvara boş boş bakıyordum. Ellerim &ccedil;ok fazla titriyordu, sanki d&uuml;nya d&ouml;n&uuml;yor ve yer ayağımın altından &ccedil;ekiliyordu. Biri beni ittirdiğinde sandalyeyle birlikte yere yığıldım.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Theo!" Lois ona bağırdı ve onu ittirip yanıma geldi. Bense v&uuml;cudum titrediği i&ccedil;in kalksam da geri yalpalayıp yere d&uuml;şt&uuml;m." Lavin titriyorsun gel bana tuttun." Kafamı iki yana salladım. Elimle masadan destek aldım ve zor da olsa kalktım.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Sorun yok iyiyim. Sadece bir an kahve elime d&ouml;k&uuml;l&uuml;nce.."Theo odadan sinirle &ccedil;ıktı ve Buse ile Elena da ardından &ccedil;ıktı.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Elini uzat. "Harry yanıma k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir &ccedil;antayla geldi. Ona elimi uzatmayınca elimi kendine &ccedil;ekti. "Merak etme, el fantezim yok. Sadece elin &ccedil;ok k&ouml;t&uuml; yandı, merhem s&uuml;rmem gerek."&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Ben gerek yok l&uuml;tfen, SANA GEREK YOK! "Ona karşı ani bir tepki vermiştim ama belki de yaşadıklarımdan o g&ouml;r&uuml;nt&uuml; aklıma geldik&ccedil;e.." Şey &ouml;z&uuml;r dilerim ben aniden dokununca rahatsız oldum, l&uuml;tfen yanlış anlama. "</p>
<p></p>
<p>"Sorun değil. "deyip &ccedil;antayı masaya bırakıp gitti. Onun ardından &ouml;ylece baktım. Bir s&uuml;re aklıma geldi yine g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler. Daha &ccedil;ocuktum, bizler daha &ccedil;ocuktuk bunlar i&ccedil;in ve dahası i&ccedil;in..&nbsp;</p>
<p>"Alışacaklar, merak etme."</p>
<p>"Lois sence ben normal biri miyim? Yani sa&ccedil;ma bir soru oldu ama &ccedil;evremdeki insanlar bu hareketlerimi garip bulurdu, kabuslarımdan bıkan erkek arkadaşlarım bir sabah baktım gitmiş olurdu, şimdi de Harry sence ben normal biri miyim?"&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Lavin Vanessa sen gayet normal birisin. Sadece yaşadıkların sende yara bırakmış, bu yaralar tabi acıyacak, var olmak da zorlanacaksın ama ben buradayım, sana yardımcı olacağım, ben burada olacağım." Aramızda bir s&uuml;re sessizlik h&acirc;kim oldu.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Bana neden yardım ediyorsun kimse beni istemezken burada, neden?" Y&uuml;z&uuml;me birka&ccedil; saniye bakıp cebinden sigara paketini &ccedil;ıkardı, i&ccedil;inde son kalan sigarayı &ccedil;ıkarıp &ccedil;akmağı ile yaktı, boş kutuyu ve &ccedil;akmağı masanın &uuml;zerine bıraktı. Ve verandaya &ccedil;ıktı. Sigarasını dudaklarının arasından &ccedil;ekip dumanı &uuml;fledi." Neden? "Bana bakmadan verandanın merdivenlerinden inip bah&ccedil;ede y&uuml;r&uuml;meye başladı. "Sana diyorum Lois Henderson!"&nbsp;</p>
<p>"G&uuml;venmeyi &ouml;ğrenmelisin, senden birşey istemiyoruz. Sadece annenin katilini bulacağız, bunu istiyoruz anladın mı?"&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Ormanın derinliklerine doğru ilerledi, ardından ben de ilerdim. G&ouml;ğe kafamı &ccedil;evirdim ve yukarıda u&ccedil;uşan kuşlara baktım g&uuml;l&uuml;msedim. Ara sıra ormanın i&ccedil;inden uluma sesleri gelse de umursamadım, arkasından ilerledim. Bir anda durdu. Kırık bir salıncağın &ouml;n&uuml;ne gelmiştik.İki ağacın arasında en g&uuml;neş alan yere kurulmuştu ama o salıncağa baktığımda sanki her ne kadar g&uuml;neş alsa da sıcak değil gibiydi, orası soğuktu. Yalnızlık vardı orada.</p>
<p></p>
<p>"Lavin bu salıncağı hatırlıyor musun?" Kafamı hayır anlamında salladım. "Bu salıncak 23 Mayıs 2007'de kırıldı. Bunu biz kırdık. H&acirc;l&acirc; hatırlamıyorsun galiba. 23 Mayıs 2007'de baban senin i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k bir doğum g&uuml;n&uuml; partisi vermişti. Her yerde balonlar pembe pembe s&uuml;sler vardı. Baban senin i&ccedil;in prensler, palya&ccedil;olar getirtmişti. Bizim yurt m&uuml;d&uuml;r&uuml;m&uuml;z Bayan Rachel da davetliydi, o g&uuml;n sabah hızla bizim odaya girdi. "G&uuml;l&uuml;msedi." Beni yataktan bir kaldırışı vardı g&ouml;rmen lazım; yangın var sanmıştım, kadın &ouml;yle bir telaşlıydı ki davetiyeyi o g&uuml;n dosyaların arasında bulmuş, ben de &ccedil;ok zeki olduğum i&ccedil;in yani &ouml;v&uuml;nmek gibi olmasın. "Boğazını temizledi, koluna yumruk vurdum." Acımadı hahaha neyse, babandan burs alabilirim belki diye beni de g&ouml;t&uuml;rd&uuml;. &Uuml;st&uuml;me yeni aldığı kıyafetleri giydirdi, o benim ilk hediyemdi. Senin doğum g&uuml;n&uuml; davetiyenle oldu. Eve geldiğimizde sen bah&ccedil;ede kenarda oturmuş, ellerini &ccedil;enene koymuş somurtuyordun. &Uuml;st&uuml;nde mor ince zarif kuyruklu kuyruğunda simler olan bir elbiseyleydin, etrafında insanlar d&ouml;n&uuml;p dolaşıyordu ama sen umursamadan kaşlarını &ccedil;atıp oturuyordun. Bayan Rachel beni orada bırakıp babana bakmaya gitti. Bense kenara ge&ccedil;tim ve koşuşturan &ccedil;ocukları izledim. Bir &ccedil;ocuk yere d&uuml;şm&uuml;şt&uuml;, annesi endişeyle yanına koşmuştu. Sen bunu g&ouml;r&uuml;p bu geldiğimiz yoldan koşarak gittin. Sadece arkandan ben geldim, diğerleri umursamadı bile. Senin yanına geldiğimde şu karşında g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n salıncakta ağlıyordun. "</p>
<p></p>
<p><strong><em>(</em></strong></p>
<p></p>
<p><strong><em>" Sen kimsin? "dedi Lavin burnunu &ccedil;ekerek.&nbsp;</em></strong></p>
<p></p>
<p><strong><em>"Lois, Lois Henderson."&nbsp;</em></strong></p>
<p></p>
<p><strong><em>"Burada ne arıyorsun peki? Senin evin de mi burada yoksa?"&nbsp;</em></strong></p>
<p></p>
<p><strong><em>"Benim evim yok."&nbsp;</em></strong></p>
<p></p>
<p><strong><em>"Nasıl yani evsiz misin?"&nbsp;</em></strong></p>
<p></p>
<p><strong><em>"Evet, yetimhanede kalıyorum."&nbsp;</em></strong></p>
<p></p>
<p><strong><em>"Senin de mi annen yok?"&nbsp;</em></strong></p>
<p></p>
<p><strong><em>"Annem ve babam yok." Lavin salıncaktan inip boynu eğik Lois'in yanına geldi. Lois'in &ccedil;enesinden tutup kaldırdı. Ağlıyordu, Lavin ona elindeki &ccedil;antasından mendil &ccedil;ıkarıp verdi.</em></strong></p>
<p></p>
<p><strong><em>"Lois, Lois Henderson benim babam da beni sevmiyor. Zaten babalar galiba hep k&ouml;t&uuml; olur, bu y&uuml;zden baban olmaması daha iyi. &Uuml;z&uuml;lme Lois, sen de benim gibi hayal et; mesela benim annem gece ortaya &ccedil;ıkar, annem en parlak yıldızdır, onunla gece buraya gelip konuşurum."Lavin ağlayarak ona bakan Lois'e sarıldı. "Hayal et Lois, biz yaralı &ccedil;ocuklara tanrı en b&uuml;y&uuml;k nimeti vermiş: hayal etmek."&nbsp;</em></strong></p>
<p></p>
<p><strong><em>)&nbsp;</em></strong></p>
<p></p>
<p>"Ve biz seninle saatlerce konuştuk birlikte, sallandık. Burada tam ta ki salıncak ortadan ikiye kırılana dek. İlk defa yere d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;mde ağlamadım, g&uuml;ld&uuml;m. Beni sen g&uuml;ld&uuml;rd&uuml;n."</p>
<p></p>
<p>"Ama sen bana babamın okulundan burs aldığını.." C&uuml;mlemi yarıda kesti.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Yalandı. O an korktum, neden bilmiyorum ama korktum inanmazsın diye galiba."&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Lois, Lois Henderson. Sensin, ben bu &ccedil;ocuğu nasıl unuturum? Babam bizi burada basmıştı ve sizi kovmuştu, o g&uuml;n &ccedil;ok ağlamıştım. Hatırladım evet, hatta sen de bir emanetim olacaktı.</p>
<p>Cebinden anahtarı &ccedil;ıkarıp uzattı," Bir g&uuml;n sana bu anahtarı vereceğim g&uuml;n&uuml; hayal ettim Lavin.."Elime doğru uzandı, g&uuml;l&uuml;msedi. Ben de ona g&uuml;l&uuml;msedim, elimi okşadı ve diğer elimi g&ouml;z&uuml;mden akan yaşları silmek i&ccedil;in yanağıma uzattı.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Neden ben gidiyorum,beyin kusan &ccedil;ocuk nerelerdesin, duyuyor musun beni? "Bizi g&ouml;rd&uuml; ve koşarak yanımıza geldi."Upss yanlış zaman seni salak Harry. Miyop olmanın k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml; kusuruma bakmayın, hemen yok oluyorum. "Sırıtarak arkasını d&ouml;nd&uuml; ve y&uuml;r&uuml;meye başladı.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Harry bizi de bekle."Lois onun yanına doğru y&uuml;r&uuml;meye başladı, bense hala orada durmuş o &ccedil;ocuğun Lois olmasının şaşkınlığı i&ccedil;indeydim." Lavin gelmiyor musun? "</p>
<p>"Hıh tabi, geliyorum."</p>
<p>"Doğru s&ouml;yle ne yapıyordunuz, burada gizli fantezilerinizi mi konuşuyordunuz? " Lois 'e g&uuml;lerek omuz attı, bana da bakıp kaş g&ouml;z yapıyordu.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Hayır Harry, şimdi işine bak. "Kafasına yavaş&ccedil;a vurdu.Harry ona dil &ccedil;ıkartıp kollarını &ouml;n&uuml;ne bağlayıp &ouml;nden y&uuml;r&uuml;meye başladı.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Elimi cebime g&ouml;t&uuml;rd&uuml;m. Cebimdeki anahtarı cebimde oynadım, y&uuml;z&uuml;mde bir sırıtma vardı. Şu an &ccedil;ok mutluydum, bu anahtara sahiptim." Teşekk&uuml;r ederim. "Durdu, bana baktı ve y&uuml;z&uuml;ne yine huzur veren bir g&uuml;l&uuml;mseme yerleşti. Sonra &ouml;n&uuml;ne d&ouml;n&uuml;p Harry'e yetişti. Harry ona trip atıyordu, Lois de ona g&uuml;l&uuml;yordu. Bense onları uzaktan izleyen yaralı bir &ccedil;ocuktum.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &amp;&nbsp;</p>
<p>Verandanın merdiveninin tırabzanlarından tutundum ve verandayı inceledim. Ellerim biraz titriyordu, daha sıkı tutundum ve cebimden anahtarı &ccedil;ıkardım, baktım. Onu sıkıcı tutup g&ouml;ğs&uuml;me bastırdım.</p>
<p></p>
<p>"Lavin hadi gel, toplantıya devam edeceğiz. "Buse verandada bir anda belirdi, ne ara geldiğini anlayamamıştım. Ona kafamı salladım ve elimdeki anahtarı hızla cebime sakladım, bana ş&uuml;pheli bir bakış attı. Ona bakmadan yanından ge&ccedil;tim. Herkes masanın etrafında toplanmıştı. Theo ve Harry'nin yanı boştu, hemen Harry'nin yanına kendimi attım. Buse de geldikten sonra Lois konuşmaya başladı.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Carolina Carter'da bize ait olan bir şey var, onu oradan almalıyız. Bu dosya hayati &ouml;nem taşıyor ve bu dosyanın ne i&ccedil;erdiğini sadece ben ve Theo biliyor, diğerleri size şuan da bir şey a&ccedil;ıklamak i&ccedil;in erken ama dediğim gibi bu dosya &ccedil;ok korunaklı bir evde. Bu y&uuml;zden hepinize vereceğim g&ouml;revleri doğruca uygulayın. Elena sen pizzacısın, sakın Elena sorgulama yok. "Elena ağzını a&ccedil;acakken susturdu. "Sen onlarla kavga &ccedil;ıkartacaksın, olabildiğince uzat Harry ormanlıkta silahını defalarca havaya sık. &Ouml;n ve arkayı b&ouml;yle temizleyeceğiz. Kalan adamları Theo, Lavin ve ben halladeceğiz. Eve girdikten sonra işler daha zor olacak, Buse sen kasayı patlatacaksın ve asla dediklerimden &ccedil;ıkmayın."</p>
<p></p>
<p>"Silahlarınızı alın şimdi masadan, gidiyoruz. "dedi Buse, masadan ortada duran silahlardan birini alıp beline koyup Lois'in arkasından gitti.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Aslında sana konfeti fırlatan şu oyuncak silah vermek lazım değil mi prenses?" dedi Theo kulağıma yaklaşarak fısıldadı, sonra g&uuml;l&uuml;p gitti.&nbsp;</p>
<p>"Aptal."Arkasından bağırdım.</p>
<p></p>
<p>Yola &ccedil;ıkmıştık. Theo s&uuml;r&uuml;c&uuml; koltuğunda yan tarafında da Lois oturuyordu. Biz arkaya 4 kişi sıkışmıştık. Harry arabaya biner binmez uyuklamaya başlamıştı, omzuma başı d&uuml;şt&uuml; ve uyumaya başladı omzumda.Uyurken aynı zamanda sayıklıyordu da.&nbsp;</p>
<p>"Elena, Ella."</p>
<p>"Harry kapa &ccedil;eneni. "dedi Theo ona sinirle.&nbsp;</p>
<p>"Siz sevgili misiniz?" dedim Elena'ya sırıtarak.&nbsp;</p>
<p>"Hayır asla! "Hiddetle bağırdı, g&ouml;zlerini bana p&ouml;rtleterek baktı. Sonra kaşlarını &ccedil;atıp kollarını &ouml;n&uuml;ne bağlayıp arkasına yaslandı.&nbsp;</p>
<p>"Peki. Bir şey demedim ya."&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Yol boyunca başka konuşma olmadı. Yine ıssız ormanlığın i&ccedil;inde bir konuma gelmiştik ama burası farklıydı. Evin etrafı teller &ccedil;evriliydi, sanki yasaklı b&ouml;lge gibi ya da hapishane gibi duruyordu. Tellerin ardında 4 katlı, siyah boyalı, eski bir ev vardı. D&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m gibi &ccedil;ıkmamıştı, onu tanıdığım kadarıyla l&uuml;ks d&uuml;şk&uuml;n&uuml; biriydi, şaşırtmıştı. Lois eliyle bir yeri işaret etti. Aramızdan Elena ayrıldı, ters y&ouml;ne doğru gitti. Geri kalanlarımız g&ouml;sterilen y&ouml;ne doğru y&uuml;r&uuml;d&uuml;. Tellere doğru yaklaştık&ccedil;a evin etrafında bir s&uuml;r&uuml; adam olduğunu g&ouml;rd&uuml;m, Lois'in anlattığı kadar vardı. Hepimiz belinden silahlarını &ccedil;ıkardı. Tellerin etrafında &ccedil;evrili sarmaşıkların ardında s&uuml;r&uuml;ne s&uuml;r&uuml;ne ilerledik. Lois bir yerde durduğunda orada a&ccedil;ılmış bir insanın ge&ccedil;ebileceği boşluk vardı.</p>
<p></p>
<p>Delikten hepimiz ge&ccedil;miştik, ayağımızın altındaki &ccedil;amur y&uuml;r&uuml;memizi zorlaştırıyordu. &Ccedil;amura bata &ccedil;ıka Lois'i takip ettik ve Harry aramızdan ayrıldı. Olabildiğince hızlı koşuyordu ve aynı zamanda &ccedil;ok komik g&ouml;z&uuml;k&uuml;yordu, koşarken kıvırcık uzun sa&ccedil;ları hava da u&ccedil;uyordu. Ellerini havaya kaldırmış koşuyordu, g&uuml;lmeden edemedim. &Ouml;n taraftan Elena'nın bağırma sesleri geliyordu.Harry'nin silah sesini bekliyorduk artık ama o daha g&ouml;r&uuml;nen mesafedeyken silah sesleri duyulmaya başladı ve &ccedil;ığlık sesleri duydum en son..&nbsp;</p>
<p></p>
<p><strong>002</strong></p>
<p></p>
<p><strong>Instagram -Tiktok:bellaelliehall</strong></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Düşünüyorum Seni...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/dusunuyorum-seni</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/dusunuyorum-seni</guid>
<description><![CDATA[ Düşünüyorum seni, sesinin sessizliğini ve sessizliğindeki aitlik hissini... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/04/image_750x500_6269618d79289.jpg" length="29985" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 27 Apr 2022 18:30:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Düşünmek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><em><strong> D&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum seni, sesinin deniz dalgalarını ve o dalgaların nasıl i&ccedil;ime işlediğini. M&uuml;mk&uuml;n olsaydı eğer, sesini i&ccedil;imde bir yerlere koymak isterdim hep orda olsun duyayım hani seni g&ouml;remesem bile sesinin varlığını hissedeyim bir r&uuml;zgar esintisinde. Bir yaprağın d&uuml;ş&uuml;ş&uuml; geliyor g&ouml;zlerimin &ouml;n&uuml;ne, g&ouml;zlerin gibi o yaprak d&uuml;ş&uuml;ş&uuml; biraz kırgın &ccedil;ok&ccedil;a g&uuml;ven barındırıyor g&uuml;n batımı h&acirc;relerin. Avu&ccedil;larımdan s&uuml;z&uuml;len toprak misali sa&ccedil;ların oluyor ansızın. Gezdiriyorum parmaklarımı her bir telde ve o her telin kendine &ouml;zg&uuml; şehrinde yaşıyorum. K&uuml;&ccedil;&uuml;k bir &ccedil;ocuğun şımarmaya y&uuml;z tutmuş yaramaz dudakların kıvrımında &ouml;lmek istiyorum. Ama ellerin yaşamam i&ccedil;in k&ouml;k salmışken ellerime, ben g&uuml;zel bir &ouml;l&uuml;m&uuml; ka&ccedil;ırıyorum senin ellerin sayesinde. Ve d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum seni, d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rd&uuml;m ben hep seni, sesindeki kokunu ve kokunun bana verdiği aitlik hissini.. D&uuml;ş&uuml;yorum, d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rd&uuml;m ve d&uuml;ş&uuml;neceğim...</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gökyüzüne Veda</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gokyuzune-veda</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gokyuzune-veda</guid>
<description><![CDATA[ Geçmişin gölgelerini izliyorum güneşli günlerden, ruhum sızım sızım sızlıyor, akıttığı her gözyaşının içinde yeniden filizleniyor hüznümün çiçekleri... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/04/image_750x500_62651ff2be17a.jpg" length="15702" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 24 Apr 2022 02:43:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>Anemophea</dc:creator>
<media:keywords>Edebiyat, romantizm</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ge&ccedil;mişin g&ouml;lgelerini izliyorum g&uuml;neşli g&uuml;nlerden, ruhum sızım sızım sızlıyor, akıttığı her g&ouml;zyaşının i&ccedil;inde yeniden filizleniyor h&uuml;zn&uuml;m&uuml;n &ccedil;i&ccedil;ekleri. Acı i&ccedil;inde acı &ccedil;ekiyorum.<br />Dikdat&ouml;r bir kalem uygunluğumu merak etmeksizin, &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;ne sussuz kalmış kelimeleri damlatıyor etraflıca. Belki bu kadar derin sevmemeliydik diyor incittiğimiz satırlar. Vazge&ccedil;mek i&ccedil;in kendimizi kazımak zorunda olduğumuz bir sevgiye bu kadar g&ouml;n&uuml;ll&uuml; olmamalıydık. Sonra bir an yaşıyor gibi oluyorum ve defalarca bu anın huzuruyla &ouml;lmek istediğime karar veriyorum. Yahu diyor aklım, bir &ouml;mr&uuml;n değerini nasıl bir anın b&uuml;y&uuml;s&uuml;ne değişebilirsin ?<br />&Ccedil;&uuml;nk&uuml; karşına koyabileceğim bir değer yok bu d&uuml;nyada.<br />Her g&uuml;n seni sevmenin yeni bir tuzağı doğuyor i&ccedil;imde, her g&uuml;n senin olan bir karanlıkla s&ouml;nd&uuml;r&uuml;yorum g&uuml;neşi, ardından yıldızlar doğuyor; evrenin şiirselliği seni d&uuml;ş&uuml;nmenin anlamıyla eksiksiz hale geliyor. G&ouml;ky&uuml;z&uuml;ne uzatıyorum ellerimi, sanki t&uuml;m kalbine dokunuyorum oradan; yanıyor ellerim, dudaklarım. Belli belirsiz belirsiz bir g&uuml;l&uuml;mseme kırılıyor mesafeler arasında. Acaba diyorum d&uuml;ş&uuml;ncelerimin sarhoşyluyla, &ouml;l&uuml;ms&uuml;z bir yolculuk m&uuml;mk&uuml;n m&uuml;d&uuml;r yanına ?&nbsp;<br />Bir fayton kiralasam kanatlı atlardan g&ouml;ky&uuml;z&uuml;ne, kurtulsam yery&uuml;z&uuml; birikintiliğinden ve seni alıp sevgimin en &uuml;cra yerinde saklasam, erişemese insanoğlunun değişmez kaderi. Sonra ger&ccedil;eklerin kapısı yutuyor beni yeniden d&uuml;ş&uuml;yorum. İmkansızlığın sınırına attığım arsız adımdan parampar&ccedil;a hayaller batıyor ruhuma, ansızın bir g&ouml;zyaşı sıcacık hissediyorum ve &ccedil;ehremin etrafını avu&ccedil;larınla tutuyorsun sanki.&nbsp;<br />Bir r&uuml;zgar &ouml;l&uuml;m soğukluyla ve sessizliyle fısıldıyor artık başka bir evrene aitliğini. İşte o fısıltı t&uuml;m &ccedil;ığlıkların kopmasına neden oluyor bir dahası olmayan her şeyin h&uuml;zn&uuml;n&uuml; yaşıyorum, bir daha doğacak nefeslerimizin yanında olması &uuml;midiyle yaşıyorum...&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ca&amp;apos;Pera</title>
<link>https://edebiyatblog.com/capera-2173</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/capera-2173</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Okul müdürü pazartesi günleri okulda olduğuna dair bir mail atmıştı bana. Okula gideceğim şimdi.&quot;... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61d4cbfe885a6.jpg" length="44206" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 23 Apr 2022 21:09:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>thegirlhasnonick</dc:creator>
<media:keywords>Nehir, Soner, Pera, aşk, arkadaşlık</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ca&amp;apos;Pera</title>
<link>https://edebiyatblog.com/capera-2172</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/capera-2172</guid>
<description><![CDATA[ Kollarını iki yana açtı. &quot;Eğlence vakti bebeğim.&quot; dedi bağırarak. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/04/image_750x500_6264402791369.jpg" length="68720" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 23 Apr 2022 21:07:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>thegirlhasnonick</dc:creator>
<media:keywords>Nehir, Soner, Pera, aşk, arkadaşlık</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kar Tanesi 5.Bölüm</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kartanesi-bellaelliehall</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kartanesi-bellaelliehall</guid>
<description><![CDATA[ Gökten düşen pamuk şekerlere gülümsedi. Annesine döndü ve işaret parmağıyla göğü gösterdi. Annesi ona gülümsedi.Avucunu açıp sokağın ortasında gökten yağan pamuk şekerleri yakalamaya çalıştı, avucuna düşen kar tanelerine baktı ve avucundaki kar taneleri kırmızıya bulandı.Bu kar tanesinin kırmızıya bulandığı yolda  yeni aşklar ve yeni aileler bulunacaktı.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_622489b213cca.jpg" length="57359" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 21 Apr 2022 17:02:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>Bella Ellie Hall</dc:creator>
<media:keywords>Kar tanesi, anne, anne özlemi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>-CAROLİNA CARTER -&nbsp;</strong></p>
<p></p>
<p><strong>İnsanı sessiz kalmaya zorlayan acı, onu bağırmaya zorlayan acısından &ccedil;ok daha ağırdır...&nbsp;</strong></p>
<p></p>
<p>Derin bir nefes verdim, yataktan fırlayarak kalktım. Annem donuk y&uuml;z&uuml;yle morgda yatıyordu ve ona doğru y&uuml;r&uuml;yordum. O k&uuml;&ccedil;&uuml;k zavallı kız ama bir anda kendini boş sokaklarda buldu. Sokak lambasının altındaydı, başını g&ouml;ğe &ccedil;evirdi ve kar yağıyordu. Onlardan ka&ccedil;maya &ccedil;alıştı ama başaramadı, &ccedil;ıplak ayaklarının altındaki kara baktı ve hepsi kırmızıya bulanmıştı, g&ouml;kten kırmızı kar taneleri d&uuml;ş&uuml;yordu. "ANNE! "diye bağırdım beni bu kabustan kurtarması i&ccedil;in ama gelmedi ve kırmızı kar tanelerinin arasında boğuldum...&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Lavin ben buradayım, ge&ccedil;ecek. Gel buraya."Karanlıkta onun sesini duydum, yatağın yanındaki k&uuml;&ccedil;&uuml;k abajurun ışığı ile g&ouml;zlerimi kıstım. Yanıma yaklaştı ve beni g&ouml;ğs&uuml;ne bastırdı.</p>
<p></p>
<p>"Peki her zaman olacak mısın?" dedim g&ouml;ğs&uuml;nden başımı ayırarak.&nbsp;</p>
<p>"Lavin Vanessa senin her zaman yanında olacağım. "Beni tekrar g&ouml;ğs&uuml;ne bastırdı, sa&ccedil;ımdan &ouml;pt&uuml;." Seni anlıyorum, acını anlıyorum. &Ccedil;ok zor biliyorum ve her b&ouml;yle hissettiğinde senin i&ccedil;in burada olacağım."&nbsp;</p>
<p>"S&ouml;z ver, sen de gitmeyeceksin. L&uuml;tfen g&uuml;veneceğim sana ve gitme, bu &ccedil;ocuk buna dayanamaz." Dayanamaz bu &ccedil;ocuk buna, dayanamaz Lois..&nbsp;</p>
<p>"S&ouml;z. "Bir s&uuml;re sessizce yatakta oturduk. Işığı s&ouml;nd&uuml;rd&uuml; ve beni g&ouml;ğs&uuml;ne yatırdı.&nbsp;</p>
<p>"Sen de onlar gibi beni bırakma." Sol g&ouml;z&uuml;mden bir damla yaş yanağımdan s&uuml;z&uuml;l&uuml;p gitti. Uykunun kollarına geri d&ouml;nd&uuml;m. Bedenim her ne kadar canlı olsa da ruhum &ouml;lm&uuml;şt&uuml;.&nbsp;</p>
<p></p>
<p></p>
<p>Kıkırtılar ve fotoğraf makinesinin deklanş&ouml;r&uuml;n&uuml;n sesiyle g&ouml;zlerimi a&ccedil;tım. Etrafıma bakındım ve 3 y&uuml;zle karşılaştım. Elena elindeki fotoğraf makinesi ile bizi &ccedil;ekiyordu, neden &ccedil;ektiğini anlamak i&ccedil;in başımı yana &ccedil;evirdim.Lois'in kollarında uyuyakalmıştım, hemen kollarının arasından sıyrılıp yataktan fırladım.</p>
<p></p>
<p>"G&uuml;naydın Lavin." dedi Buse g&uuml;lerek. Elena elindeki fotoğraf makinesini bana doğru salladı.&nbsp;</p>
<p>"G&uuml;naydın billboard g&uuml;zeli. Bunları da billboardlarda g&ouml;rmek ister misin? &Ccedil;ok tatlı &ccedil;ıktılar değil mi Harry?" Yataktan yastık alıp onlara doğru fırlattım. O an &ccedil;evreme bakındım ve kendi odamda değildim. Bunu şu an fark etmem garipti ama d&uuml;n gece bunu fark edebilecek halim yoktu, kendimde değildim.&nbsp;</p>
<p>"Sen ne yaptığını zannediyorsun?" Attığım yastık odaya giren Theo'nun y&uuml;z&uuml;ne gelmişti. Sinirle bana baktı ve &uuml;st&uuml;me y&uuml;r&uuml;meye başladı.&nbsp;</p>
<p>"Ahh minik ayı da gelmiş." Ben de ona doğru adımlarımı attım ve y&uuml;z&uuml;ne nefretle baktım.&nbsp;</p>
<p>"Ayrılın bakayım siz."Lois uyanmıştı ya da uyanıktı ama uyuyor numarası yapıyordu, bilmiyorum. Ke&ccedil;iler gibi kafalarımızı tokuşturmuş birbirimize nefretle bakarken Lois aramızda girdi ve bizi ayırdı. "&Ccedil;ocuk gibi davranmayın, bundan sonra Lavin de bizim ekibimizde Theo ona g&ouml;re davran!"</p>
<p></p>
<p>"O hi&ccedil;bir zaman bizim ekibimize dahil olamaz Lois! Bunu o kafana sok." Lois sakince onu dinliyordu, bu Theo'yu daha da sinirlendiriyordu.Lois dediklerine tepki vermedi. Theo ona g&ouml;z devirip kapıyı &ccedil;arpıp odadan &ccedil;ıktı, diğerleri de onun ardından &ccedil;ıktı.Odada Lois ile ben kalmıştım.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Sadece annemin katilini bulsak yeter, kavga etmenizi istemem."</p>
<p>"Lavin sen buraya aitsin."G&ouml;zyaşlarım yine akmaya başlamıştı. Niye şu aptal g&ouml;zyaşlarımı tutamıyordum.&nbsp;</p>
<p>"Ben sadece neyse boş ver. "G&ouml;zyaşlarımı elimin tersiyle sildim."Banyo ne tarafta? Duş alsam iyi olacak. "&nbsp;</p>
<p>"Buse'nin odasındaki kullan &ccedil;&uuml;nk&uuml; artık orası senin de odan, &ccedil;atıyı tamir edene kadar yani." Bana odaya kadar eşlik etti. "Şu yatak senin, &uuml;st&uuml;nde temiz kıyafetler de var." dedi ve ardından kapıyı ardımdan kapatıp gitti.</p>
<p></p>
<p>Banyoya girdim ve kapısını ardımdan kilitledim. &Uuml;st&uuml;mdeki elbiseyi iğrenerek kollarımdan indirdim. Alkol kokuyordu. Sadece bir anlık her şeyi unutmak i&ccedil;in yaptığım ve sonra pişman olduğum bir şeydi ama yapmayı da bırakamıyordum. Bu ila&ccedil;lar ve alkol&uuml; bırakırsam sanki yaşayamazmışım gibiydi. Ger&ccedil;ekle y&uuml;zleşemezmişim gibiydi. İ&ccedil; &ccedil;amaşırlarımı da &ccedil;ıkardıktan sonra aynada kendime baktım. Bu kimdi emin değildim ne Lavin Vanessa ne de Zeynep. Y&uuml;z&uuml;mde yaram olmasa da g&ouml;zlerim beni a&ccedil;ığa vuruyordu, o koyu halkalar ve ışığı s&ouml;nm&uuml;ş bir &ccedil;ift g&ouml;z..Başımı aşağı eğdim ve karnımdaki izlere baktım, bir s&uuml;r&uuml; &ccedil;izik doluydu ve kasığımda olan yara yıllar &ouml;nce Lupus teşhisi konulduğunda olmuştu.O ameliyatla yaşadım..&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Lavin 1 saate aşağı da ol, ekip toplantısı olacak." Buse kapıyı tıklattı ve c&uuml;mlesini s&ouml;yleyip bir s&uuml;re kapı da ses vermemi bekledi, onun orada olduğunu biliyordum.&nbsp;</p>
<p>"Buse senden bir şey isteyebilir miyim ama sakın kimseye s&ouml;yleme. "&nbsp;</p>
<p>"Tabi ki Lavin."&nbsp;</p>
<p>"Valizimden bana siyah k&uuml;&ccedil;&uuml;k makyaj &ccedil;antasındaki merhemleri getirir misin?"</p>
<p>"Getiririm tabi. Yatağın &uuml;st&uuml;ne koyarım ben, sen hadi duşa gir."Bir şey demedim, elim yaralarıma gitti. G&ouml;z&uuml;mden yaş geldi ve yine ağlıyordum. Canım yanıyordu; fiziksel değil, ruhsaldı. Bedenimdeki yaralardan daha fazlası vardı i&ccedil;imde saklı. Ah kederli ruhum, ah benim yalnız ve yaralı &ccedil;ocukluğum şimdi beni g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;nde ne derdin? D&uuml;şlerim bazen şimdi gelsem, kollarıma alsam, seni sarsam seni oradan "<strong>Bak ben buradayım, yalnız değilsin. D&uuml;şlerinde g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n o seni kurtaran prens dergilerdeki insanlar değil benim.. "</strong>desem ve seni sımsıkı tutup bırakmasam.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Suyun altında sessiz &ccedil;ığlıklar i&ccedil;indeydim...</p>
<p></p>
<p>Bornozumu yatağımın &uuml;st&uuml;ne bıraktım ve yatakta duran merhemlerden birini alıp karnıma s&uuml;rd&uuml;m. Yanıyordu, &ccedil;ok yanıyordu. Mikrop kapmış olmalıydı, dişlerimi sıktım. Kapı tıklatıldı.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Girebilir miyim?"Lois gelmişti.</p>
<p>"Bir dakika beklemen gerek. "Hemen yataktaki kıyafetleri &uuml;st&uuml;me ge&ccedil;irdim. Yaram h&acirc;l&acirc; yanıyordu, &ccedil;enemi kırılacak kadar sıktığımı fark ettim ve biraz gevşemeye &ccedil;alıştım.</p>
<p>"Girebilirsin. "İ&ccedil;eri girdi, beni baştan aşağı s&uuml;zd&uuml;. &Uuml;st&uuml;mde pijama vardı ve &ccedil;ok sa&ccedil;ma bir haldeydim. &Uuml;st&uuml;nde Ayı Yogi vardı.</p>
<p>"Yakışmış. "dedi alayla g&uuml;lerek. Bende g&uuml;l&uuml;msemesine karşılık verip g&ouml;z devirdim.&nbsp;</p>
<p>"Ama sana daha &ccedil;ok yakışır Lois, bir de senin &uuml;st&uuml;nde g&ouml;relim istersen. "</p>
<p>"Maalesef o bana olmaz, sıska şey seni. "Y&uuml;z&uuml;m d&uuml;şm&uuml;şt&uuml;, bu kadar zayıf olmamın nedeni hastalığımdı; bir t&uuml;rl&uuml; kilo alamıyordum, yakın zamanda &ccedil;ok fazla kilo kaybı yaşamıştım.</p>
<p>"K&ouml;t&uuml; bir şey mi dedim? "</p>
<p>"Hayır neyse hadi sen git, ben geleceğim az sonra." Onu &ccedil;evirip sırtından ittirdim ve kapıyı y&uuml;z&uuml;ne kapattım. Ardından yatağın &uuml;st&uuml;ndeki tarağı alıp aynanın karşısına ge&ccedil;tim, sa&ccedil;larımı taradım. Sa&ccedil;larım uzatmıştı hem de baya. Anneme benziyordum, aynı annemin sa&ccedil;larıydı sa&ccedil;larım dadım b&ouml;yle derdi.&nbsp;</p>
<p></p>
<p></p>
<p>Merdivenlerden inerken i&ccedil;eride bir şeyler konuşulduğunu duydum, Theo ile Buse kavga ediyordu.</p>
<p></p>
<p>"Onu neden &ccedil;ağırdın, o bu ekibe d&acirc;hil bile değil!"Artık merdivenden inmiş onları kapının kenarından izliyordum, Theo masaya yumruğunu vurdu ve pencereye doğru ilerledi.&nbsp;</p>
<p>"Benimle problemin ne?" Odanın ortasına doğru y&uuml;r&uuml;d&uuml;m, Theo hari&ccedil; herkes bana baktı.&nbsp;</p>
<p>"&Ccedil;&uuml;nk&uuml; sana g&uuml;venmiyorum."&nbsp;</p>
<p>"Lavin de geldiğine g&ouml;re başlayım, Theo sen de gel buraya Mızmız Myrtle gibi dikilme orada." dedi Harry, onu kolundan &ccedil;ekip oturturdu sandalyeye. Yanıma oturmuştu. Ona bakmadım, doğruca Lois'i izliyordum.</p>
<p>"Evet bu gece sizinle bir eve girmemiz gerek ama bu ev &ouml;yle bir ev değil, g&uuml;venlikler dolu. Her yerden her an her şey &ccedil;ıkabilir. "C&uuml;mlesini yarıda kesti Harry.&nbsp;</p>
<p>"Kurt adam da &ccedil;ıkar mı Lois ? L&uuml;tfen &ccedil;ıksın. "Elena ile birbirlerine bakıp kahkaha attılar, bense onları tek kaşımı kaldırıp bir bakış attım.</p>
<p></p>
<p>"Bu evden bir dosyayı almamız gerekiyor. Başka bir g&uuml;n değil, sadece bug&uuml;n yapabiliriz. Daha sabah &ouml;ğrendiğime g&ouml;re ev bu gece boş olacak, aylardır bunu bekliyorduk."Bu sefer c&uuml;mlesini yarıda kesen ben oldum.</p>
<p></p>
<p>"Peki kimin evi? "&Ouml;n&uuml;mdeki kahveye uzandı elim.Lois y&uuml;z&uuml;me baktı s&ouml;ylemek i&ccedil;in emin değilmiş gibi."Lois o eve gireceksem kimin evi olduğunu bilmeliyim."&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Carolina Carter." Elimdeki kahve fincanını masaya d&uuml;ş&uuml;rd&uuml;m, kahve &uuml;st&uuml;me d&ouml;k&uuml;ld&uuml;.Ellerim titriyordu, masanın altına gizlemeye &ccedil;alıştım. Kafamda onun ismi d&ouml;n&uuml;yordu. Carolina Carter...</p>
<p></p>
<p></p>
<p><strong>Instagram -Tiktok:bellaelliehall</strong></p>
<p></p>
<p>Size g&uuml;zel bir g&uuml;n dilerimm :).&nbsp;</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Seni Senden Çok Seveceğim</title>
<link>https://edebiyatblog.com/seni-senden-cok-sevecegim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/seni-senden-cok-sevecegim</guid>
<description><![CDATA[ Ben daha ne isterim ki... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_62297287604e9.jpg" length="81236" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 15 Apr 2022 01:17:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>_iirazz</dc:creator>
<media:keywords>romantizm, sevmek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Dikenli diyerek d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p girmek istemediğim yolun başındayım tekrar...</p>
<p>Ben mi kendimi &ccedil;ok korkuttum bu kadar, yolsa iflah olmaz a&ccedil;g&ouml;zl&uuml;l&uuml;ğ&uuml;m kurbanı mı olmuştum? Seni yeniden bulana kadar ne badireler atlattım bir bilsen dediğim her anda; "Ben senin yanındayım ne olursa olsun." Dedin.</p>
<p>S&ouml;yeldikleri hi&ccedil;bir s&ouml;z&uuml; lafta kalmadı, &uuml;z&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;mde yanımda oldu, sevin&ccedil;lerime ortak oldu. Bense bunu &ccedil;ok ge&ccedil; hatta &ccedil;ok ge&ccedil; anladım. Sen ki g&ouml;z&uuml;m&uuml;n nuru oldun, canımın i&ccedil;i oldun belki de &ouml;mr&uuml;m&uuml;n geri kalanı olacaksın. 10 Yıldır kendi &ccedil;abamla a&ccedil;tığım her kapı suratıma &ccedil;arptı, gitmez dediklerimi hep bir buruk vedayla uğurladım.&nbsp;</p>
<p>Sense hi&ccedil;birinde gitmek istemedin, suratıma &ccedil;apan her kapının ardından bakarken sarıldın; "Merak etme bu da ge&ccedil;ecek!" Dedin ve ben seni dinlemedim. Şimdi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum da b&uuml;t&uuml;n bunları ben sana yapsaydım, seni destekleseydim, hislerine cevap verebilseydim diye.</p>
<p>Şimdi sana s&ouml;z; hislerine en g&uuml;zel şekilde cevap vereceğim, deli şair olarak seveceğim bu sefer seni, en g&uuml;zel şiirlerimi senin i&ccedil;in yazacağım ve en g&uuml;zel aşk kelimlerini senin i&ccedil;in se&ccedil;eceğim. Yazdığım ilk kitabımı sana ithaf edecek, hissiz gezdiğim t&uuml;m sokaklarımı seninle gezeceğim, yabancı olduğun şehrine yeni bir anlam katacağım ve inan artık seni senden daha &ccedil;ok seveceğim...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>NİSAN YAĞMURU</title>
<link>https://edebiyatblog.com/nisan-yagmuru</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/nisan-yagmuru</guid>
<description><![CDATA[ Mor renkli orkidenin narin dalı gibi kalbindesin  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/04/image_750x500_6257318835968.jpg" length="138737" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 13 Apr 2022 23:26:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>Meltem Güdemezoğlu</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Nisan yağmurlarıyla</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Y&uuml;reğim kıpır, kıpır </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">En sevdiğim mor renkli orkideler a&ccedil;ıyor, b&ouml;cekler, kelebekler ve edebiyat u&ccedil;uşuyor </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">İ&ccedil;imden sebebini bilmediğim &ouml;zlem mi desem, huzur mu desem, adını koyamadığım derin, derin ilhamlar geliyor</span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s1"></span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Kısa şiirlerle uzun, uzun mısralarımla seni d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rken </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Anlatılmaz kelimlerle ve hislerle</span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Nisan yağmurlarıyla y&uuml;reğimdeki u&ccedil;uşan kelebeklerimle arıyorum seni</span></strong></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><strong><span class="s1"></span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Reng&acirc;renk g&ouml;kkuşağıyla&nbsp; gelen </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">İlkbaharın &ouml;zlemi gibi </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Mor renkli orkidenin narin dalı gibi kalbindesin </span></strong></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><strong><span class="s1">Adın kısa şiirlerle uzun, uzun mısralarımda saklı&hellip;</span></strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>En Güzel Rüya&amp;apos;mdın</title>
<link>https://edebiyatblog.com/en-guzel-ruyamdin</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/en-guzel-ruyamdin</guid>
<description><![CDATA[ HİÇ UYANMAK İSTEMEDİĞİM... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_62297287604e9.jpg" length="81236" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 24 Mar 2022 08:11:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>_iirazz</dc:creator>
<media:keywords>Rüya, güzel</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;"&Ouml;n&uuml;mde upuzun bir yol var belki de tertemiz bir gelecek fakat ben o yolda y&uuml;r&uuml;mek istemiyorum."</p>
<p>Bu g&uuml;n bir şekilde sistem hatası da olsa &ccedil;ıktın karşıma, tam 4 saat &ouml;nce g&uuml;zel bir şarkı paylaşmıştın. Bana yaptığın haksızlık aklına geldi sandığımdan heyecanlandım bir anda, i&ccedil;imde tarifsiz bir sevin&ccedil; vardı ve bundan tam 1 saat sonra senden kaynaklanmadığını hatta senin haberinin bile olmadığını g&ouml;rd&uuml;m, sadece sosyal medyanın sistemsel bir hatası seni bana &ccedil;ıkardı.</p>
<p>Aklımda bile yokken geldin yine bir neden buldun, bir şekilde sen bana gelmemiş olsan da rabbim kısa bir s&uuml;reliğine seni bana getirdi. G&ouml;z&uuml;m seyiriyordu 3 g&uuml;nd&uuml;r, hani bir ara &ccedil;ok yakınıyordun g&ouml;z&uuml;m seyiriyor diye, aklıma gelmiştin. İstemsizce fazla seni d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;ş olmalıyım sanırım, şu an konuşmuyor g&ouml;r&uuml;şm&uuml;yor olsakta evren de seni &ouml;zlediğimin enerjisiyle yanıp tutuşuyormuş demek ki.</p>
<p>Bir hikaye paylaşmışsın 5 saat &ouml;nce; "AaRON U-Turn (lili)" S&uuml;rekli attığın yabancı şarkıların anlamlarına bakardım ya hani, sende bu duruma biraz bozulurdun ben bu sefer senden habersiz yine yaptım, baktım anlamına;</p>
<p><span>"Atacağın her adımda,</span><br /><span>Her şehirde, her d&uuml;ş&uuml;ncende</span><br /><span>Ben olacağım yolg&ouml;stericin...</span></p>
<p><span>Her sokakta, her olayda<br />Hi&ccedil; bulunmadığın mekanlarda<br />Ben olacağım yolg&ouml;stericin..."</span><span></span></p>
<p><span>Ne oluyorsa evren ya da allah ne dersen de l&uuml;tfen, senden uzaklaşmaya &ccedil;alıştık&ccedil;a sana &ccedil;ıkıyor yollarım, eğer kendini benim g&ouml;z&uuml;mden g&ouml;rmek istiyorsan spotify hesabıma gir ve 'EN G&Uuml;ZEL R&Uuml;YA'M' &ccedil;alma listesini a&ccedil;. Ben orada seni dinliyorum, sende orada benim g&ouml;z&uuml;mden kendini dinle, ara sıra uğra r&uuml;yalarıma s&ouml;z uyanmamak i&ccedil;in elimden geleni yapacağım.</span><span></span></p>
<p><span>Sen benim en g&uuml;zel r&uuml;yamdın, hi&ccedil; uyanmak istemediğim ama senin tarafından zorla uyandırıldığım...</span></p>
<p><span></span></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kar Tanesi 4.Bölüm</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kar-tanesi-bellaelliehall-2010</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kar-tanesi-bellaelliehall-2010</guid>
<description><![CDATA[ Gökten düşen pamuk şekerlere gülümsedi. Annesine döndü ve işaret parmağıyla göğü gösterdi. Annesi ona gülümsedi.Avucunu açıp sokağın ortasında gökten yağan pamuk şekerleri yakalamaya çalıştı, avucuna düşen kar tanelerine baktı ve avucundaki kar taneleri kırmızıya bulandı.Bu kar tanesinin kırmızıya bulandığı yolda  yeni aşklar ve yeni aileler bulunacaktı.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_622489b213cca.jpg" length="57359" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 23 Mar 2022 21:59:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Bella Ellie Hall</dc:creator>
<media:keywords>Kar tanesi, anne, anne özlemi, aşk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>-O Beni Anladı-</strong></p>
<p>Keyifli Okumalar!&nbsp;</p>
<p>Şarkılar;Sezen Aksu, D&uuml;ş Bah&ccedil;eleri</p>
<p>Perdenin Ardındakiler, G&ouml;ky&uuml;z&uuml;</p>
<p>Tuğkan, Yazık</p>
<p></p>
<p>Bilmem ka&ccedil; saattir odamda oturuyordum, kapının &ccedil;alınmasıyla kendime geldim. H&acirc;l&acirc; kıyafetlerimi yerleştirmemiştim, &ouml;ylece bavulu kenara atıp yatağa oturup pencereden dışarıyı izlemiştim. İ&ccedil;eri Buse girdi.</p>
<p></p>
<p>"Lavin, hadi yemek yiyeceğiz. Sana seslendim ama duymadın galiba." Arkam d&ouml;n&uuml;kt&uuml;, ona başımı onaylarcasına salladım." Bavulunu boşaltmana yardım etmemi ister misin?"&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Teşekk&uuml;rler, gerek yok ve a&ccedil; değilim, sadece biraz yalnız kalmak istiyorum."Cevabıma kırıldı mı acaba bana sinirlendi mi?Aklımda yine d&uuml;ş&uuml;nceler dolanıyordu. Bir şey demeden odadan &ccedil;ıktı, gittikten sonra kapıyı ardından kilitledim. Kendimi dışarıda &ccedil;iseleyen yağmuru izlemeye bıraktım. Burası şehir merkezine &ccedil;ok uzaktı. Her yer ağa&ccedil;larla doluydu ve g&ouml;r&uuml;n&uuml;rde başka bir evde yoktu. Burası neresiydi, bilmiyorum ama hafızamın bir yerlerinde bu ev var...&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Yağmur şiddetini artırmıştı.Yanağıma bir damlacık d&uuml;şmesiyle irkildim. Kafamı yukarı kaldırdım ve &ccedil;atıdan su damladığını g&ouml;rd&uuml;m.İleride g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m boş saksıyı alıp yatağın &uuml;st&uuml;ne koydum. Bir s&uuml;re saksının i&ccedil;ine d&uuml;şen damlaların sesini dinledim. Cebimde bir şey titriyordu, elimi cebime g&ouml;t&uuml;rd&uuml;m ve babamın beni aradığını g&ouml;rd&uuml;m. Ellerim yine titriyordu. Telefonu yatağın &uuml;st&uuml;ne bıraktım. Yataktan kalktım, odanın i&ccedil;inde dolanmaya başladım. H&acirc;l&acirc; telefon titriyordu. Ellerimi sa&ccedil;larıma ge&ccedil;irdim ve hızlı adımlarla odada dolandım, bir oraya bir buraya giderken telefonun o titreme sesi beni deli ediyordu. Nefes alışverişlerim hızlanmıştı. artık &ccedil;ıldırmış gibi hissediyordum. G&ouml;z&uuml;m&uuml;n &ouml;n&uuml;ne yine yine aynı g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler geliyordu. Şimşek &ccedil;akmasıyla irkildim ve artık bu da son damla olmuş&ccedil;asına g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler beni ele ge&ccedil;irmişti. Telefonu elime aldım, duvara fırlattım. Telefonun par&ccedil;aları etrafa sa&ccedil;ıldı. Duvara haykırıyordum, kendimde değildim.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Bırak. Hayır. İstemiyorum. &Ccedil;ekil l&uuml;tfen. HAYIR GELME &Uuml;ST&Uuml;ME." Yatağın kenarına yığılmış, &ccedil;ığlıklar i&ccedil;inde ağlıyordum.</p>
<p></p>
<p>Kapı vurulma sesleri zihnimdeki g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lerin arasına karışmıştı. Birinin omzuma dokunmasıyla geriye d&uuml;şt&uuml;m. "Bana yaklaşma istemiyorum, dokunma!" Duvarın k&ouml;şesine sindim ve bağırıyordum, sa&ccedil;larımın arasındaki ellerim sa&ccedil;larımı diplerinden &ccedil;ekiyordu. Nefesim gittik&ccedil;e hızlanıyordu. Lois yavaş&ccedil;a yaklaştı.</p>
<p></p>
<p>"Zeynep bana bak. Ben Lois, sana asla zarar vermem ve diğerleri de burada, g&uuml;vendesin. L&uuml;tfen sana yaklaşmamıza izin ver, kendine zarar veriyorsun." Onayımı bekliyormuş gibi bakıyordu.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Lois."Ağzımdan &ccedil;ıkan isimle birlikte o an nerede olduğumu anlamıştım. Zihnimdeki o k&ouml;t&uuml; g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lerden uyanmış ve karşımda Lois 'i g&ouml;r&uuml;yordum. Sa&ccedil;larımın arasından ellerimi indirip yere bıraktım, sırtımı duvara yaslayıp g&ouml;zyaşları i&ccedil;erisinde karşıda duran &ccedil;ocukluğumu izledim. Lois yanıma geldi ve beni kollarının arasına aldı. Titriyordum hi&ccedil; olmadığım kadar, o an da gibiydim. Korkuyordum.</p>
<p></p>
<p>"Zeynep sana zarar vermelerine izin vermeyeceğim. Artık g&uuml;vendesin, benim yanımdasın.Seni ne pahasına olursa olsun koruyacağım."</p>
<p></p>
<p>LOİS HENDERSON ;</p>
<p>Kollarımın arasında titreyen bu beden sen neler yaşadın? Seni kim incitti? Seni kimler kırdı? Canını kimler yaktı? O &ccedil;ocuğa kimler bunları yaptı?</p>
<p>Yanağından yaşlar akıp tiş&ouml;rt&uuml;m&uuml; ıslatıyordu. Sa&ccedil;larını okşadım ve &ouml;pt&uuml;m. Bana Zeynep'i g&ouml;sterdi. "İşte bak tam karşımızda, kamburuyla orada yalnız başına b&uuml;t&uuml;n y&uuml;kleri &uuml;stlenmiş ağlıyor."Senin bu incinmiş kalbini onaracağım, sana s&ouml;z veriyorum.</p>
<p></p>
<p>Onu yavaş&ccedil;a yerden kaldırıp kucağıma aldım ve yatağa yatırdım. H&acirc;l&acirc; g&ouml;zlerini duvardan ayırmıyordu. Ona sakinleştirici getirmek i&ccedil;in gidecekken kolumdan tuttu."Gitme. "dedi, ardından elimi tuttu ve geri yatağa oturtturdu. "Annemi &ouml;zledim. Annemi unutmaktan &ccedil;ok korkuyorum; y&uuml;z&uuml;n&uuml;, kokusunu unutmaktan korkuyorum. Anneme kavuşmak i&ccedil;in bir g&uuml;n daha bitmesine seviniyorum, &ouml;lmek istiyorum. Evet her şey bitsin istiyorum, dursun ama durmuyor. &Ouml;yle bir his ki bu bitmeyecek gibi, hi&ccedil;bir şey son bulmayacak hep bu karanlığa mahk&ucirc;m gibiyim. Neden iyi bir oyuncuyum &ccedil;&uuml;nk&uuml; o sahneler ger&ccedil;ekti, o karakter bendim. Yaşadıklarımı yazdım orada, kimse anlamadı. Siz bile beni umursamaz sanıyorsunuz, kimse bilmiyor ki &ccedil;ok umursuyorum. Her gece hı&ccedil;kırıklarımda boğuluyorum, onların dediği bir c&uuml;mle aklımdan &ccedil;ıkmıyor hem de g&uuml;nlerce aklımda dolanıyor. Belki bir annem olsa bana &ouml;ğretirdi, doğru ve yanlışı kimse bana &ouml;ğretmedi. Bu y&uuml;zden okul hayatım boyunca aşağılandım, hayat &ouml;ğretti bana ama acıtarak.." Artık konuşamayacaktı, anlatamıyordu. Onu o kadar iyi anladım ki &ccedil;ok zordu, devamını anlatabilecek c&uuml;mle yoktu ve hi&ccedil;bir zaman olamazdı. Bir insanın dili vardır konuşmak i&ccedil;in ama her c&uuml;mle i&ccedil;in yoktur o organ ile bazı hisler anlatılmaz, o acıyı ben de biliyorum. Zeynep ya da Lavin mi demeliyim sana? Annesizlik &ccedil;ok zor, evet. Ben de biliyorum &ccedil;&uuml;nk&uuml; benim hi&ccedil; ailem olmadı Lavin.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Ka&ccedil;ıncı uykundasın, hangi r&uuml;zgar aldı seni? "Yatakta uzanmış halde duvara bakarken yeşil g&ouml;zleriyle g&ouml;z&uuml;m buluştu. Ellerim ellerine uzandı.</p>
<p>"Sen?"&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Benim hi&ccedil;bir zaman ailem olmadı. Bu acıyı ge&ccedil;irecek &ccedil;&ouml;z&uuml;mler aradım yıllarca. Acımı dindirecek şarkılar, kitaplar bulmaya &ccedil;alıştım ama olmadı, bulamadım. Bu s&ouml;z&uuml; de o d&ouml;nem de &ouml;ğrendim. Her şeyin durmasını istiyordum. Yani insanların, hayatın durmasını istiyordum. Seni &ccedil;ok iyi anlıyorum. Anneni geri getiremem belki ama annenin katilini bulacağız. S&ouml;z veriyorum. "Nefesini titreyerek verdi. Ellerimi daha sıkı tuttu.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>LAVİN VANESSA ;</p>
<p></p>
<p>Ona g&uuml;veniyor muyum, bilmiyorum ama o beni anladı, bunu biliyorum. Kimsenin yapmak istemediğini yaptı. Lois Henderson o beni anladı. Titreyen bedenimin titremesini ge&ccedil;irdi. Lois Henderson o da benim gibiydi. Yaralarımızı sarmamız gerekti ya da birbirimize yardım etmemiz...&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Instagram -Tiktok:bellaelliehall</p>
<p></p>
<p>Size g&uuml;zel bir g&uuml;n dilerimm.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Denizkızının Aşkı</title>
<link>https://edebiyatblog.com/denizkizinin-aski</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/denizkizinin-aski</guid>
<description><![CDATA[ my jolly sailor bold şarkı hikayesi.  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_623602d188f91.jpg" length="42608" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 19 Mar 2022 19:18:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>ex aliis mundi</dc:creator>
<media:keywords>denizkızı, mermaid, siren, denizci, sailor, şarkı hikayesi, aşk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x_62360315873a7.jpg" alt="" width="433" height="679" /></p>
<p></p>
<p>NOT: Şarkıyla birlikte dinlerseniz daha iyi bir okuma deneyimi yaşayabileceğinizi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Bazı b&ouml;l&uuml;mleri ortalama okuma hızını g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde bulundurarak şarkıyla uyumlu yazmaya &ccedil;alıştım. İyi okumalar dilerim.</p>
<p>Deniz Kızının Aşkı</p>
<p>Sular serin olsa da g&uuml;neş tam tepede ve &ccedil;ok sıcak. Omuzlarım alışık olmadığım sıcaklıklarla kavruluyor. Hemen derinlere ka&ccedil;mak istiyorum. Ama ondan uzaklaşamam artık. Keşke onu bir kayıkta taşısaydım. Ama bir anda oldu. Planlamamıştım. Bir baktım ki onu kolumun altına almış huzura y&uuml;z&uuml;yorum. Ahh, yakıcı ama su gibi akışkan bir heves var i&ccedil;imde. Suları hızlıca yararak ilerliyorum. Ancak bir s&uuml;re sonra tepedeki g&uuml;neş fazlasıyla canımı acıtıyor. Sanırım omuzlarımdaki deri soyuluyor. Telaşla omuzlarımı ıslatıyorum. G&ouml;zlerimden birer birer yaşlar s&uuml;z&uuml;l&uuml;yor. Ancak her ne kadar canım acısa da bunların aksine mutluyum hi&ccedil; olmadığım kadar. Yolumdaki k&uuml;&ccedil;&uuml;k p&uuml;r&uuml;zler bunlar. G&ouml;zyaşlarımın arasından kıkırdıyorum ben bundan sonra hi&ccedil; &uuml;z&uuml;lmem ki. Kendi mutluluğum kollarımın altında, d&uuml;nyadan uzaklaşıyorum.</p>
<p>O esmer bir adam. Nadir bir kuşu takip edip yuvamdan &ccedil;ok uzaklaşmıştım. Sonra, onu g&ouml;rd&uuml;m. Biriyle neşeyle konuşuyordu. Ve ah, g&uuml;l&uuml;yordu. G&uuml;l&uuml;ş&uuml;n&uuml; yeniden g&ouml;rd&uuml;m a&ccedil;ık denizde, yanımda o, g&uuml;l&uuml;ş&uuml; ise her yerde. Ona takılıp kaldım. Başka hi&ccedil;bir şeyi g&ouml;rmedim ve bu y&uuml;zden az daha yakalanıyordum. Aşık olduğumu hemen anladım. Sonra o da bana baktı. G&ouml;zleri b&uuml;y&uuml;d&uuml;. Beni yanındakine işaret etti ve yanıma doğru atladı. O kula&ccedil; atarken anlamıştım, bizim kaderimiz birleşti o an. Şu ana kadar olanlarda tek sinir bozucu yan ise yanındaki adamın bana nefretle bakıp onu almaya &ccedil;alışmasıydı. Ama tabii ki bir sorun &ccedil;ıkmadı. Onu boğup kenara fırlattım bizi korumak i&ccedil;in. Sonra da sevdiğimi alıp yollara d&uuml;şt&uuml;m işte.</p>
<p>O bir denizci. G&uuml;&ccedil;l&uuml;, cesur biri ve &ccedil;ok g&uuml;zel g&uuml;l&uuml;yor. Arkadaşını g&ouml;mmek istiyordu sanırım benimle gelmeden &ouml;nce. Bu y&uuml;zden benimle inatlaştı ben de onu en g&uuml;zel şarkılarımı s&ouml;yleyerek uyuttum. Hala uyuyor. Onu gideceğimiz yere ben taşıyorum. Bir masalı yaşayacağız onunla. Ariel ve Eric olacağız ikimiz de k&ouml;p&uuml;ğe d&ouml;n&uuml;ş&uuml;nceye kadar. bir s&uuml;re durup geleceği hayalimde canlandırmak i&ccedil;in sırt &uuml;st&uuml; yattım. Onu da kollarıma aldım. Sakin dalgalar beraberinde bizim bedenlerimizi de dalgalandırırken huzurla doldum. G&uuml;neş bu sefer t&uuml;m v&uuml;cudumu yaksa da kollarımda sevdiğim adam varken bunu hi&ccedil; hissetmiyordum.</p>
<p>Yeniden ilerledim. Sonunda ulaşmayı umduğum ada g&ouml;z&uuml;kt&uuml;. G&uuml;neş bu sırada sonunda ufukta yerini almıştı ve artık yanıklarıma iyi gelen meltemler vardı etrafta. Okyanus g&uuml;n batımına boyanmıştı. Denizcimi kumsala bırakıp onu inceledim. Sa&ccedil;ları &ccedil;ok yumuşak g&ouml;r&uuml;n&uuml;yordu. Onları okşarken g&ouml;zlerini a&ccedil;tı. Simsiyah, k&ouml;m&uuml;rden kara g&ouml;zleri benim g&ouml;zlerimle buluştu.</p>
<p>Hemen elini tuttum. Başımı g&ouml;ğs&uuml;ne yasladım. Nefes almayı bıraktı bir s&uuml;re. G&uuml;l&uuml;msedim. Sonra neden bilmiyorum beni itti. Ayağa kalkıp benden uzaklaştı. Şok olmuş olmalı. Ama bana bağırmaya başladı. Kaşlarımı &ccedil;attım. Bana neden kızıyordu ki.</p>
<p>Onu kısa bir şarkıyla sakinleştirip yanıma &ccedil;ağırdım. Benden uzaklaşamaması i&ccedil;in de kıyıdan uzağa a&ccedil;ıldık. Sonra yeniden bana kızacak gibi oldu. &ldquo;Ssh, bağırmana gerek yok. Az &ouml;nce sanırım uyku mahmurluğuyla şaşırdın ama ben sana aşığım ve b&ouml;yle ufak şeyleri affedebilirim.&rdquo; Neşeyle kıkırdadım. &ldquo;Burayı bizim i&ccedil;in se&ccedil;tim. Sizin t&uuml;r&uuml;n&uuml;z daha &ouml;nce bu adaya hi&ccedil; ayak basmadı. Burası bundan sonra bizim yuvamız. Sen artık hep, sonsuza dek benim yanımda olacaksın. Hep g&uuml;leceksin. Eh, &ccedil;&uuml;nk&uuml; &ccedil;ok g&uuml;zel g&uuml;l&uuml;yorsun. Seni incitmem, hi&ccedil;bir zaman&hellip; Az &ouml;nce ya sana zarar verecektim ya da sakinleştirecektim. Bu y&uuml;zden kullandım şarkımı.&rdquo; Ona sıkıca sarıldım.</p>
<p>Sanırım ciddi bir insan &ccedil;&uuml;nk&uuml; benden uzaklaşmaya &ccedil;alıştı. &ldquo;Sen neden bahsediyorsun, kimsin? Ne kadar uzaktayız karadan?&rdquo; Arkasını işaret ettim. &ldquo; &Ccedil;ok değil?&rdquo; g&uuml;l&uuml;msedim. &ldquo;Hayır, onu sorma- Kuyruk? Denizkızı mısın sen?&rdquo; Sesini y&uuml;kseltip uzaklaşmaya &ccedil;alıştı. Sıkıca tuttum. &ldquo; Tabii ki.&rdquo; Kuyruğumla sırtını okşadım. Bir g&ouml;z&uuml; seğirdi. Bense h&uuml;lyalı h&uuml;lyalı &ldquo;Biz Eric ve Ariel olacağız. Onun başka versiyonları elbette. Sahi senin adını bilmiyorum ama.&rdquo; dedim.</p>
<p>Kıskacımdan kurtulmaya &ccedil;alışıp &ldquo;Yaratık! Bırak beni. Ne aşkı? Seni şimdi k&ouml;p&uuml;ğe d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rmemi istemiyorsan geldiğin &ccedil;ukura geri d&ouml;n.&rdquo; Ve elimden kurtuldu. Bana &ccedil;ok kaba davranıyordu. &ldquo;Saygısız.&rdquo; diye tısladım. Ama sonra yumuşayıp &ldquo;&Ouml;n&uuml;m&uuml;zde koca bir gelecek var. İstiyorsan şimdilik kızabilirsin ancak uzun s&uuml;rmesini istemiyorum.&rdquo;</p>
<p>G&uuml;ld&uuml;m. G&uuml;l&uuml;ş&uuml;m kahkahaya d&ouml;n&uuml;şt&uuml;. Kahkahalarımın arasında onu yakaladım. Kulağına r&uuml;zgar kadar soğuk nefesimi &uuml;fledim. &ldquo; Ben sana, sen de bana aşıksın. Seni bulmuşken bırakmam asla. Bu aşkın ikimiz de &ouml;l&uuml;nceye kadar s&uuml;receğine yemin ederim.&rdquo;</p>
<p>Sonra kalacağımız huzurlu yuvayı yapmak i&ccedil;in onu şarkımla uyuttum. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ben anlayışlı biriyim. Ve artık mutluyum da.</p>
<p>Sevgilerle...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hokus Pokus 25.Bölüm</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-25bolum</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-25bolum</guid>
<description><![CDATA[ Hokus Pokus ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_622de11e7f546.jpg" length="76453" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 17 Mar 2022 15:47:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>Edanuryd</dc:creator>
<media:keywords>hokuspokus kelebek</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hokus Pokus Tanıtım</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-tanitim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-tanitim</guid>
<description><![CDATA[ Bu Hokus Pokus&#039;un Hikayesi. 
Bu bizlerin hikayesi.
Bu 5&#039;te 5&#039;in kozadan çıkıp kelebek oluşunun hikayesi. 
Bu kozasından çıkamayan insanların, satırlarımda kelebeğe dönüştüğünü haykıranların hikayesi.
Sende bir kelebek olmak istiyorsan satırlarım, satırlarımız seni bekliyor! ;) ]]></description>
<enclosure url="https://img.youtube.com/vi/QGLuvp_s7Zg/maxresdefault.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Mar 2022 07:53:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>Edanuryd</dc:creator>
<media:keywords>Kelebek, koza, Ressam</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x_617bd0aad9192.jpg" alt="" /></p>
<p><strong><em></em></strong></p>
<p><strong><em></em></strong></p>
<p><strong><em>"Ben bir savaş&ccedil;ıyım, krallara boyun eğmeyen, eğdirten.</em></strong></p>
<p><strong><em>Ben bir savaş&ccedil;ıyım, krala g&uuml;c&uuml;n&uuml; veren.</em></strong></p>
<p><strong><em>Ben bir savaş&ccedil;ıyım, oyunun seyrini değiştiren.</em></strong></p>
<p><strong><em>Ve ben bir ressamım, olacakları resmeden."</em></strong></p>
<p><strong><em>-Hokus Pokus</em></strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Senin Sevmeme İhtimalini Unutuyorum</title>
<link>https://edebiyatblog.com/senin-sevmeme-ihtimalini-unutuyorum</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/senin-sevmeme-ihtimalini-unutuyorum</guid>
<description><![CDATA[ Küçücük bir yerim varsa o kalbinde bunu bana anlat..buna ihtiyacım var.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_6231054317aea.jpg" length="71372" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Mar 2022 00:32:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Sevmemeihtimalinisiliyorum. Sebepler sevmek sevememek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><em><strong> Bug&uuml;n ş&ouml;yle bir s&ouml;ze denk geldim; "Bazı insanları sebepsiz seversin, bazılarına bin sebep arar yine de sevemezsiniz." (Neyzen Tevfik). İ&ccedil;imdeki sebebi olmayan sevginin ağırlığını hissettim o an. D&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum da neden? diye aşk mı acaba? dediğim g&uuml;nlerim oldu. Bulamadım adını koyamadım bir isim. Kaldı, kaldın. Sadece kalbimin bir k&ouml;şesinde &ouml;ylece kaldın. Sebepsizliğim en g&uuml;zel sonucu oldun, kabul. Ama ne yapacağım ben? Yoksun ki. Her g&uuml;n seni arıyorum olmayan yerlerde, bir şarkının tek bir s&ouml;z&uuml;ne seni sığdırarak g&uuml;nlerimi yitiriyorum. Seninle aldığımız o kitap varya hani birlikte okuyacağımız ama okuyamadığımız o kitap. Ben okuyamadım o kitabı bitiremedim. Belki bir g&uuml;n bir yerde rastlarsak senle sorarsan bana o kitabı 'Sensiz bitirdim ben' demek ağır gelir bana. Sana da ağır gelir hem, gelir değil mi? Gelsin gelmeli gelmeme d&uuml;ş&uuml;ncesini siliyorum aklımın her k&ouml;şesinden. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ben seni hep sevmiş gibi hatırlayacağım...☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hokus Pokus Tanıtım</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-909</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-909</guid>
<description><![CDATA[ Bu Hokus Pokus&#039;un Hikayesi. 
Bu bizlerin hikayesi.
Bu 5&#039;te 5&#039;in kozadan çıkıp kelebek oluşunun hikayesi. 
Bu kozasından çıkamayan insanların, satırlarımda kelebeğe dönüştüğünü haykıranların hikayesi.
Sende bir kelebek olmak istiyorsan satırlarım, satırlarımız seni bekliyor! ;) ]]></description>
<enclosure url="https://img.youtube.com/vi/sWzsyc_i84I/maxresdefault.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 15 Mar 2022 22:28:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>Edanuryd</dc:creator>
<media:keywords>Kelebek, koza, Ressam</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hokus Pokus 24.Bölüm</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-24bolum</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-24bolum</guid>
<description><![CDATA[ Hokuspokus ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_622ddf9ec2486.jpg" length="82153" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 15 Mar 2022 15:46:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>Edanuryd</dc:creator>
<media:keywords>hokuspokus, kelebek</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Alıntı</title>
<link>https://edebiyatblog.com/alintilar</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/alintilar</guid>
<description><![CDATA[ Kıssadan hisse :) ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_619df13719dff.jpg" length="51763" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 14 Mar 2022 22:39:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>Edanuryd</dc:creator>
<media:keywords>kelebek</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hokus Pokus Tanıtım</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-tanitim-912</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-tanitim-912</guid>
<description><![CDATA[ Yansımalarla dolu bir hikayeye hazır olun!  ]]></description>
<enclosure url="https://img.youtube.com/vi/dzbfoBkVato/maxresdefault.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 14 Mar 2022 22:06:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>Edanuryd</dc:creator>
<media:keywords>Kelebek, koza, Ressam</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Ben bir savaş&ccedil;ıyım, krallara boyun eğmeyen, eğdirten.</p>
<p>Ben bir savaş&ccedil;ıyım, krala g&uuml;c&uuml;n&uuml; veren.</p>
<p>Ben bir savaş&ccedil;ıyım, oyunun seyrini değiştiren.</p>
<p>Ve ben bir ressamım, olacakları resmeden.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kar Tanesi 3. Bölüm</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kar-tanesi-bellaelliehall-1924</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kar-tanesi-bellaelliehall-1924</guid>
<description><![CDATA[ Gökten düşen pamuk şekerlere gülümsedi. Annesine döndü ve işaret parmağıyla göğü gösterdi. Annesi ona gülümsedi.Avucunu açıp sokağın ortasında gökten yağan pamuk şekerleri yakalamaya çalıştı, avucuna düşen kar tanelerine baktı ve avucundaki kar taneleri kırmızıya bulandı.Bu kar tanesinin kırmızıya bulandığı yolda  yeni aşklar ve yeni aileler bulunacaktı...  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_622489b213cca.jpg" length="57359" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 14 Mar 2022 17:29:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>Bella Ellie Hall</dc:creator>
<media:keywords>Kar tanesi, anne, anne özlemi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr" style="text-align: center;"><strong>&brvbar;Bulutlar Y&uuml;kl&uuml; &brvbar;</strong></p>
<p dir="ltr"></p>
<p dir="ltr">Keyifli Okumalar!</p>
<p dir="ltr"></p>
<p dir="ltr">Sen kasırgalara dayanmışsın, r&uuml;zgarla mı yıkılacaksın! Başka &ccedil;aren yok y&uuml;reğim, dosta d&uuml;şmana karşı ayakta kalacaksın.</p>
<p dir="ltr"></p>
<p dir="ltr">Etrafımdaki insanların arasından sıyrılarak ona doğru adım attım.Ağlamak istiyordum, kendimi ilk defa bu kadar g&uuml;&ccedil;s&uuml;z hissediyordum. Yutkundum, boğazımda &ouml;yle bir acı vardı ki yutkunsam da ge&ccedil;medi. Nefes alamıyordum sanki. "Bana kimse yardım edemez, o &ccedil;ocuğa kimse yardım edemez." Boğazımda oluşan hisse rağmen nefes alıyordum, y&uuml;z&uuml;me usulca bir g&uuml;l&uuml;mseme yerleştirdim.</p>
<p dir="ltr">"Ben sana yardım edebilirim Zeynep. Bu senin ger&ccedil;ek adın değil mi Zeynep? O kız &ccedil;ocuğunu birlikte kurtarabiliriz." Artık etrafımız &ccedil;evrelenmişti, herkes elindeki telefonla bizi &ccedil;ekiyordu.Sadece o an ger&ccedil;ekten birine g&uuml;venmek istedim ama yine aynı şeyleri yaşamaktan korktum.Elini bana doğru uzattı. Eline baktım, ardından y&uuml;z&uuml;ne baktım.Annemin katilini bulmak istiyorsam Fransa'da kalmalıydım ve bunu bir&ccedil;ok kez denemiştim ama dosya kaybolmuştu ve bulabildiklerim de elle tutulur şeyler değildi.</p>
<p dir="ltr">"Teklifini kabul ediyorum ama sizin kazancınız ne olacak?"</p>
<p dir="ltr">"Hi&ccedil;bir şey."C&uuml;mlesini bitirdikten sonra korna sesini duydum. Biri son ses şarkı a&ccedil;mış, s&uuml;rekli kornaya basıyordu. Lois g&ouml;zleriyle elini işaret etti.Elini uzanıp tuttum.Beni &ccedil;ekiştirmeye başladı kalabalığın arasından sıyrılmak i&ccedil;in. Artık koşmaya başlamıştık.Elimi sıkıca kavradı ve daha da hızlı koşmaya başladık.</p>
<p dir="ltr"></p>
<p dir="ltr"><br />Az &ouml;nce kornaya basan arabanın yanına gelmiştik.S&uuml;r&uuml;c&uuml; koltuğunda beni tutan Theo denen adam vardı. Yan koltukta da turuncu sa&ccedil;lı bir kız oturuyordu.</p>
<p dir="ltr">"Ne bekliyorsunuz, binsenize!" dedi Theo. Ona g&ouml;z devirip kapıyı a&ccedil;ıp koltuğa kendimi bıraktım. Yanımda Elena vardı, bana boş g&ouml;zlerle bakarken sakız &ccedil;iğniyordu. Yanıma Lois oturduğunda artık arka tarafta sıkışmıştık.</p>
<p dir="ltr">"Theo bas gaza!"diye haykırdı Elena.Theo gaza bastı ve hızlıca arabayı s&uuml;rmeye başladı.O kadar hızlı s&uuml;r&uuml;yordu ki midem ağzıma gelmişti." Naber g&uuml;zellik ? Anlaşılan kendin becerememişsin. "dedi Elena sa&ccedil;larımda ellerini gezdirirken.</p>
<p dir="ltr">"Rahat bırak onu Elena. "&Ouml;n koltuktaki turuncu sa&ccedil;lı kız arkasına d&ouml;nd&uuml; ve sa&ccedil;ıma dokunan eline yavaş&ccedil;a vurdu. Ardından bana d&ouml;nd&uuml;, g&uuml;l&uuml;msedi." Merhaba, adım Buse. Tanıştığıma memnun oldum." deyip geri &ouml;n&uuml;ne d&ouml;nd&uuml;.</p>
<p dir="ltr">"Merhaba, Buse. Ben de memnun oldum."</p>
<p dir="ltr">"Bu da Harry." dedi Lois Elena'nın yanındaki adamı g&ouml;stererek. Harry sadece başıyla selam vermekle yetindi.</p>
<p dir="ltr"></p>
<p dir="ltr">Gece yarısı olmuştu ama hala da varamamıştık gideceğimiz yere. Theo, Lois ve ben sadece uyanıktık, diğerleri uyuyakalmıştı. Benim de uykum vardı ama kendimi uykunun kollarına teslim etmek istemiyordum. Bu y&uuml;zden cebimden telefonumu &ccedil;ıkardım ve İnstagram'da gezinmeye başladım, etiketlendiğim g&ouml;nderilerin &ccedil;oğunda Lois ve ben vardık.Tabi ki &ccedil;arpıtılmış haberlerle doluydu sayfam. "&Ccedil;ok yakışıyorsunuz." Uykulu bir sesle Elena'nın telefonumdan neye baktığımı izlediğini g&ouml;rd&uuml;m.</p>
<p dir="ltr">"Biz sevgili değiliz!" İkimiz de aynı anda bağırmıştık.Elena g&ouml;z devirip &ouml;n&uuml;ne d&ouml;nd&uuml;.Telefonu kapatıp geri cebime koydum..</p>
<p dir="ltr">Sabah olmuştu, Lois'in seslenmesiyle uyandım. G&ouml;zlerimi yavaş&ccedil;a a&ccedil;tım, burnuma keskin bir sigara kokusu geliyordu.G&ouml;zlerimi ovaladım ve g&uuml;n&uuml;n aydığını anladım, kafamı yasladığım yere baktığımda hışımla başımı kaldırdım.Lois'in omzunda uyuyakalmıştım.Lois g&uuml;l&uuml;ms&uuml;yordu.</p>
<p dir="ltr">"Ben &ouml;z&uuml;r dilerim."</p>
<p dir="ltr">"Sorun yok, istersen geri yatabilirsin."</p>
<p dir="ltr">"Ha hayır, gerek yok. Ben aa şey diyecektim, gelmedik mi?" Yine sa&ccedil;malamıştım, b&ouml;yle biri değilim. Ne oluyor bana?</p>
<p dir="ltr">"Geldik, hadi inin arabadan. Asıl şimdi işimiz başladı."dedi Theo sigarasının dumanını &uuml;flerken. Dışarıda 2 katlı bir villa vardı.Vanilya tonlarında boyası eskimişti, burası bana bir yeri anımsatıyordu ama &ccedil;&ouml;zememiştim.</p>
<p dir="ltr">" Sanki &ouml;nceden buraya gelmişim gibi. "dedim arabadan inerken.</p>
<p dir="ltr">" Kim bilir. "dedi Buse elini omzuma atarak.</p>
<p dir="ltr"></p>
<p dir="ltr"><i><b>Wattpad-İnstagram-Tiktok:bellaelliehall</b></i></p>
<div align="center">
<p dir="ltr"><b>Sevgilerle, musmutlu bir g&uuml;n dilerim.</b></p>
<p></p>
<p dir="ltr"><b></b></p>
</div>
<p dir="ltr"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hokus Pokus 23.Bölüm</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-23bolum</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-23bolum</guid>
<description><![CDATA[ Hokus Pokus  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61e7ce01ef786.jpg" length="35190" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Mar 2022 15:05:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>Edanuryd</dc:creator>
<media:keywords>hokuspokus kelebek</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hokus Pokus 21.Bölüm</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-21bolum</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-21bolum</guid>
<description><![CDATA[ Hokus Pokus ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_622ddac3a4885.jpg" length="61164" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Mar 2022 15:00:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>Edanuryd</dc:creator>
<media:keywords>hokus, pokus, kelebek</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hokus Pokus 20.Bölüm</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-20bolum</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-20bolum</guid>
<description><![CDATA[ Hokus Pokus ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61e7caafd86cf.jpg" length="33584" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 12 Mar 2022 16:42:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>Edanuryd</dc:creator>
<media:keywords>hokuspokus kelebek</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hokus Pokus 19.Bölüm</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-19bolum</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-19bolum</guid>
<description><![CDATA[ Hokus Pokus ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61e7ce6076a01.jpg" length="49757" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 12 Mar 2022 16:19:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>Edanuryd</dc:creator>
<media:keywords>kelebek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İyi Okumalar:)</strong></p>
<p><img src="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x_61e7ce609a655.jpg" alt="" /></p>
<p></p>
<p><em>Hafızam yok...</em></p>
<p><em>Kime g&uuml;veneceğim bilmiyorum... Ve ben &ccedil;ok yalnızım. Hem de &ccedil;ok!</em></p>
<p><em>Etrafımda insanlar var ancak ben onların etraflarında değilim. Onları g&ouml;r&uuml;yorum, duyuyorum fakat ne tepki vereceğimi bilmiyorum. Her şey bir yanılsama gibi. Aynaya bakınca kendimizi g&ouml;r&uuml;rd&uuml;k fakat ben, kendimi onlara bakarken g&ouml;r&uuml;yordum &ccedil;&uuml;nk&uuml; ben kendime yabancıyken onlar bana en yakın olan kişilerdi. Onlar yanılsamama ev sahipliği yapan aynaydılar.</em></p>
<p><em>Ne tuhaf değil mi? İnsan kendisine yabancılaşıyordu fakat tanımadığı insanlar ona, kendinden daha yakın oluyordu.</em></p>
<p><em>Fakat t&uuml;m bunlara rağmen ben Vuslat S&ouml;zen yakında 1. izlerini bulacak ve oyunu tersine d&ouml;nd&uuml;rerek 2. yaşamını yazmaya başlayacağım.</em></p>
<p style="text-align: right;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<span style="text-decoration: underline;"><strong>-Birinci Yaşam</strong></span><br />-</p>
<p><strong>Okuduğum satırlar y&uuml;z&uuml;mde buruk bir tebess&uuml;m oluştururken aylar s&uuml;ren &ccedil;alışmam g&ouml;z&uuml;m&uuml;n &ouml;n&uuml;ne ilişti. 6 ay ge&ccedil;mişti ve ben bu 6 ayın sonunda kendimi tanımaya &ccedil;alışırken birbirinden g&uuml;zel insanları da tanımıştım. Aynada g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m yansımam bana ger&ccedil;ekte kim olduğumu giderek vurguladığında artık d&uuml;nyanın sadece kendimden ibaret olmadığını fark etmiştim. D&uuml;nya benim etrafımda d&ouml;nm&uuml;yordu. Hapsolduğum &ccedil;ember benimle birlikte daralmıyordu &ccedil;&uuml;nk&uuml; ben yalnız değildim. Kendime yalnız kalabilirdim ancak milyonlarca insanla yalnız kalamazdım. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; d&uuml;nya da bir s&uuml;r&uuml; insan vardı ve benim &ccedil;emberime dahil olan bir&ccedil;ok kişi vardı. Tamda bu y&uuml;zden herkesin kendi hayatı olduğunu kavradım. Evet, d&uuml;nya benim etrafımda d&ouml;nm&uuml;yordu ancak ben d&uuml;nyanın etrafında d&ouml;n&uuml;yordum. Tıpkı herkes gibi! Yaşamımda yer edinen iyi, k&ouml;t&uuml; insanlarsa bir şekilde &ccedil;emberime dahil olmuşlardı ve ben kimini &ccedil;emberden &ccedil;ıkarmaya kimini &ccedil;emberimde tutmaya &ccedil;alışıyordum fakat en &ccedil;okta kendimi tutuyordum. Ancak tek bir korkum vardı ki, o da bir kuşu avu&ccedil;larının i&ccedil;inde sıkıca tuttuğunda nefessiz kalmasıyken gevşek bırakıldığında &ouml;tmeye başlamasıydı. Bende kendimi sıkıca tutuyordum ve bir g&uuml;n nefessiz kalacağımdan korkuyordum. Anılarım bana nefes aldırıyordu ama, her nefes alışım beni korkuma giderek yaklaştırıyordu.</strong></p>
<p><strong>Derin bir nefes aldım ve &ccedil;emberime dahil olan Bulut Takımını d&uuml;şledim. B&ouml;ylelikle konuyu kendimden &ccedil;ekmiş oldum. Elika, Safir, Vina ve Pars... onlar ger&ccedil;ekten de birbirinden eşsiz insanlardı ve yaptıkları işler, insanları b&uuml;y&uuml;leyecek nitelikteydi. Elika, yaptıkları ve yapacakları işleri anlattığında olduk&ccedil;a şaşırmıştım. Onlardan b&ouml;yle bir şeyi ger&ccedil;ekten de beklemiyordum. Her ne kadar Pars'ın garip bir havası olduğunun bilincinde olsam da anlatılanlardan sonra onun bile bu kadarını yapabileceğini beklememiştim. Fark etmiştim ki Bulut Takımının her biri ge&ccedil;mişin yaralı &ccedil;ocukları ve geleceğin g&uuml;nah kesen bek&ccedil;ileriydi.</strong></p>
<p><strong>D&uuml;nyanın kanunları değişemezdi belki ama kendimizi değiştirmek bizim elimizdeydi. Bir garibanın elinden tutmakta, onlara sırt &ccedil;evirmekte bizim elimizdeydi. Bir &ccedil;ocuğun sınıf farklılıkları g&ouml;zetmeksizin bir başka &ccedil;ocuğa yakınlık kurduğu d&uuml;nyada, b&uuml;y&uuml;klerin acımasızlığından dolayı hesabın onlara kalması yetmiyormuş gibi &uuml;st&uuml;nede maddi/manevi acı &ccedil;ekmelerine g&ouml;z yummak d&uuml;nyanın en zalim şeylerinden yalnızca bir tanesiydi. Zengin, bencil, kibirli, pis işler yapıp hakkı olmayan paraları elinin kiri gibi harcayıp uyuşturucu gibi daha nice mallar ile masum insanları zehirleyerek elde ettikleri paraları rahatlıkla kumara ve daha bir&ccedil;ok gereksiz harcama yapan insanlar Bulut Takımının hedefiydi.</strong></p>
<p><strong>D&uuml;nya onlara g&ouml;re adaletsiz, kanunun olmadığı bir yerdi ve herkes birer hırsızdı. İnsanlar haddinden fazla paraya ev sahipliği yaparak asıl ihtiyacı olanları g&ouml;rmezden gelirlerdi. Gereksiz yere harcamalar yaparlardı ve d&uuml;nyanın d&uuml;zenini giderek bozarlardı. Fakir, zengin kavramları da b&ouml;ylelikle ortaya &ccedil;ıkardı. Halbuki insanlar aşırı l&uuml;kse ka&ccedil;mak yerine g&ouml;zlerinin &ouml;n&uuml;ndeki insanlara, hayvanlara yardım etseler bu kavramlar ortadan kalkacaktı. Kavramları insanlar oluşturdu ve yine aynı insanlar kavramlardan yakındı. Ardından kimi insanlar, Bulut Takımı gibi kavramlara d&uuml;şman olup savaş a&ccedil;tılar. Elbette ki d&uuml;nya sadece onların yaptıklarıyla değişmezdi ancak birilerinin ipin ucunu tutması gerekiyordu &ccedil;&uuml;nk&uuml;, ipin ucu ka&ccedil;arsa bulunması belki de imkansıza yakın olurdu.</strong></p>
<p><strong>Onlar ipin ucunu tam 3 yıldır sıkıca tutuyorlardı. Hem insanlara hem de hayvanlara yaptıkları iyilikler paha bi&ccedil;ilemeyecek boyuttaydı fakat t&uuml;m bunların &ouml;tesinde onlar c&uuml;mlenin gizli &ouml;znesi olmayı se&ccedil;iyorlardı. C&uuml;mlede olduğunu biliyordunuz ancak g&ouml;remiyordunuz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; yapılan iyilikleri başkalarına g&ouml;stererek yapmıyorlardı ve &ccedil;oğu zaman işin arkasında Bulut Takımının olduğunu kimse bilmiyordu. Ancak yine de o insanlar Bulut Takımına i&ccedil;ten i&ccedil;e minnet ediyordu. Ben, sizlere anlatırken İyilik diyorum ama onlar buna iyilik demiyorlar. Onların dediği tek bir şey var o da ''Biz, sadece parayı ger&ccedil;ek sahiplerine ulaştırıyoruz. Bir nevi postacılık yapıyoruz.'' demeleriydi. İnce d&uuml;ş&uuml;yorlardı ve sık dokuyorlardı. İpin ucunu bırakmamaya yeminliydiler. Bense yeminlerinin bozulmamasına i&ccedil;ten i&ccedil;e dua ediyordum.</strong></p>
<p><strong>Onların planı olduk&ccedil;a basitti. Elika ve Safir grubun beyni, Vina grubun g&uuml;c&uuml;yd&uuml;. Pars ise planı yapan-y&ouml;neten kişiydi. Daha doğrusu Bulut Takımını yoktan var eden kişinin kendisiydi.</strong></p>
<p><strong>Elika ve Safir'in ulaşamayacağı hesap, yazamayacakları kod olduk&ccedil;a nadir olmanın dışında t&uuml;m bu kirli işleri yapan insanları anında dımdızlak bırakıyorlardı ve işin ayrı bir zevki de buradaydı. A&ccedil;ık&ccedil;ası bu zevki bende tatmıştım! Elika ve Safir takibe aldıkları Yeşim diye bir kadının t&uuml;m hesaplarına erişmişler ve kadının t&uuml;m mal varlığını ihtiyacı olanlara g&ouml;ndermişlerdi. Kadını ise yaptığı su&ccedil;ların kanıtlarını polise teslim ederek olması gereken yere g&ouml;ndermişlerdi ve bunları sadece 8 g&uuml;n i&ccedil;erisinde yapmışlardı! kadının 10 yıl verdiği iş b&ouml;ylelikle son bulmuştu fakat tıpkı Yeşim gibi bir &ccedil;ok insanın değil işlerinin son bulması, hayata dahi gelmemeleri gerekirdi. Kadın ticareti, silah satışı vb. İşler yapmak, bir insanın yapacağı bir şey değildi. İnsana b&uuml;r&uuml;nen şeytanların işiydi. İblisler d&ouml;rt bir yandaydı ve giderek &ccedil;oğalıyorlardı. Artık</strong> <strong>birilerinin ger&ccedil;ekten de ipin ucunu tutması gerekiyordu.</strong></p>
<p><strong>Bu yapılanların sonucunda Elika'ya o insanların(!) ailelerine, ne oluyor dediğimde tek bir cevap vermişti. ''Eğer iyi niyetli bireylerse -ki bu olduk&ccedil;a az- onlara bir şans daha veriyoruz. K&uuml;&ccedil;&uuml;msedikleri yaşamın, onlara zenginlik geleceği bir yaşamı elde etmelerine olanak sağlıyoruz.'' demişti. Anlamı ise olduk&ccedil;a basitti. Askeri &uuml;cret ve kirada kaldıkları bir yaşam...</strong></p>
<p><strong>Bulut Takımının lideri olarak yer alan Pars, t&uuml;m bu işleri yaklaşık 3 yıldır yaptıklarını s&ouml;ylemişti ve Pars'ın &ouml;rg&uuml;te girebilmesinin tek nedeni de buymuş.</strong></p>
<p><strong>Pars Tekin. Gizli adamları olan ve insanların hayatlarını kolayca değiştirebilen bir adam gibi geliyordu &ouml;rg&uuml;t&uuml;n g&ouml;z&uuml;ne. Bir insanı yoktan var edebilir veya tam tersini yaparak sizleri &ccedil;&ouml;k&uuml;şe tanıklık ettirebilirdi. &Ouml;rg&uuml;t, Pars'ın nasıl bir insan olduğunu biliyordu. Bilmekten de &ouml;te kendi g&ouml;zleriyle defalarca kez zengini fakir, fakiri zengini yaptığına şahit olmuşlardı ama buna rağmen yine de tatmin olmuyorlardı &ccedil;&uuml;nk&uuml;, Pars Tekin bir d&ouml;ng&uuml; i&ccedil;erisindeydi ve kazandığı paraları boşa harcayan birisiydi ancak, Pars Tekin s&ouml;ylenenlerin aksine yaşatanların insanıydı. &Ouml;rg&uuml;t masum insanları zehirleyip tekrardan kazandığı paralarla masum insanlara yardım ettiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordu ama yanılıyordu &ccedil;&uuml;nk&uuml; Pars onlara oynuyordu.</strong></p>
<p><strong>G&ouml;zlerimi loş ışığa &ccedil;evirdiğimde d&uuml;ş&uuml;ncelerimden biran olsun ayrılmak istemiyordum &ccedil;&uuml;nk&uuml; Bulut Takımında g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m Pars, 5'te 5'te g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m Pars ve &ouml;rg&uuml;te &uuml;ye olan Pars Tekin aynı kişi değildi. Ve bence t&uuml;m bunların dışında o, kendi benliğini bile kimseye g&ouml;stermiyordu. Hatta belkide kendi benliğini &ccedil;oktan unutmuş veya bırakmıştı.</strong></p>
<p><strong>Pars'ın ger&ccedil;ek adını bilmiyordum. Tıpkı Elika, Safir ve Vina gibi ancak bildiğim bir şey varsa eğer, o da kullandıkları bu isimlerin yalnızca bir isimden &ouml;te olmasıydı. T&uuml;m bunları sentezliyordum &ccedil;&uuml;nk&uuml; ben bu oyunun g&ouml;zlemcisiydim. Silik anılara ev sahipliği yapan benliğim, dizginleri başkalarının ellerine vermişti ve benim o dizginleri tekrardan tuta bilmem i&ccedil;in insanları olabildiğince iyi tanımam gerekiyordu.</strong></p>
<p><strong>Pars, bana ilk ipucuyu şarkıyı dinleterek vermişti. Aslında Pars &ccedil;oğu zaman bana ipucu veriyordu ve ben zamanla dediklerini kavrayabiliyordum. Bunu &ccedil;&ouml;zd&uuml;ğ&uuml;m g&uuml;nden beri Pars'ı dinlerken veya g&ouml;zlemlerken ayrı bir ilgiyle yaklaşıyordum &ccedil;&uuml;nk&uuml;, belki bilerek belki de farkında olmadan bana ipu&ccedil;larını veriyordu. Kendine dair, bulut takımına dair ve hatta 5'te 5'e dair... İlk okudum bir şarkı demiştim ve &ouml;ylede olmuştu. ''Artık bir mezar oldun susturdun kendini." s&ouml;zleri ve, "Bir g&uuml;nl&uuml;k katil oldum, &ouml;ld&uuml;rd&uuml;m herkesi.'' s&ouml;zleri Pars'ın ve Bulut Takımının ge&ccedil;mişlerinde oldukları kişilerin ruhlarını &ouml;ld&uuml;rerek bedenlerini tabut haline getirmeleriydi. Katil olmuşlardı &ccedil;&uuml;nk&uuml;, ge&ccedil;mişlerinde oldukları insanı &ouml;ld&uuml;rm&uuml;şlerdi. Fakat fark etmedikleri noktalar vardı. Her &ouml;l&uuml;m&uuml;n ardında acı bir yara, sızı olurdu. Onlar bunun farkındalardı ancak her farkındalığın bir g&ouml;zden ka&ccedil;ırma hikayesi olurdu ve Bulut Takımı a&ccedil;ık kalan yaraya dikiş atmışlardı. Dikişler g&uuml;nden g&uuml;ne ruhlarını acıtıyor ve kanıyordu ama, onlar a&ccedil;ık kalan yaranın dikiş izlerinin kaldığını sanıyorlardı. Tıpkı Arel gibi Tıpkı Ceren ve Gazel gibi... Bir g&uuml;n kanama duracaktı ve onlar asıl o zaman &ouml;lecekti. T&uuml;m bu insanlar benim bildiklerimin dışında ge&ccedil;mişlerinde acıları tatmış, şimdiki zamanımızda da &ccedil;ekilen acıyı i&ccedil;ten i&ccedil;e kanatıyorlardı.</strong></p>
<p><strong>''Dalmışsın.'' diyerek yanıma kıvrıldı Gazel.</strong></p>
<p><strong>D&uuml;n &ccedil;evirdiğimiz kamyon olayından sonra gece ge&ccedil; saatlerde eve d&ouml;nm&uuml;şt&uuml;k ve şimdi akşam saatleriydi. Ben Ceren'in odasında kalıyordum. Ceren'in bunu kendisinin istediğini &ouml;ğrendiğimde ne diyeceğimi bilememiştim. Benim d&uuml;ş&uuml;ncem daha &ccedil;ok Ceren'in olmadığı zamanlar boş olduğundan dolayı orayı bana vermeleriydi ancak d&uuml;n gece odaya geldiğimizde Ceren, 'oda arkadaşım olabilmen i&ccedil;in Gazel ile &ccedil;ok savaştım' demişti. Bu durum beni olduk&ccedil;a mutlu etmişti &ccedil;&uuml;nk&uuml; g&uuml;le&ccedil; y&uuml;z&uuml; t&uuml;m i&ccedil;tenliğini hissettirmişti.</strong></p>
<p><strong>''Sana diyorum!'' elini &ouml;n&uuml;mde sallayarak g&uuml;ld&uuml;.</strong></p>
<p><strong>''Dalmışım...'' dedim mırıltıyla.</strong></p>
<p><strong>Gazel'in g&ouml;zleri defterimle buluştuğunda merak ettiğini kestirebiliyordum. Ona a&ccedil;ıklamamda bir sakınca g&ouml;rmeden dudaklarımı araladım.</strong></p>
<p><strong>''Bu defteri Safir bana verdi. İstediğin her şeyi buraya yazabilirsin demişti.''</strong></p>
<p><strong>''Hm,'' diyerek elini &ccedil;enesine koydu. ''Safir'e bak sen!''</strong></p>
<p><strong>Hafif nidası kıkırdamama sebep olduğunda Gazel ve Safir'in yakın arkadaş olmaları aklıma geldi. Pars'ın gizli takımını bilen insanlar; yalnızca ben, Gazel, Ceren ve Arel'den ibaretti.</strong></p>
<p><strong>''İ&ccedil;erisine de birka&ccedil; tane not d&uuml;şm&uuml;ş.'' deyip yana doğru d&ouml;nerek başını yastığa yaslamış olan Gazel'e baktım.</strong></p>
<p><strong>''Not mu?'' inanamadığını belirten mimiklerle, ''ne gibi bir not?'' dedi.</strong></p>
<p><strong>Panik olmasını olduk&ccedil;a garipsediğimde, ''B&uuml;y&uuml;k bir pot kırmışım gibi sordun.'' dedim.</strong></p>
<p><strong>Gazel'in d&uuml;z dudakları iki yana kıvrıldığında o da nasıl bir mimik takındığını yeni yeni fark ediyordu.</strong></p>
<p><strong>''Sadece merak ettim.'' dediğinde i&ccedil;imde tutamayacağım bir cevabı Gazel'in yeşil g&ouml;zlerine odaklanarak s&ouml;ylemekte karar kıldım.</strong></p>
<p><strong>''Bence sadeceden daha da &ouml;tesi...''dedikten sonra onun yeşil harelerine baktım. Yeşilleri kısa s&uuml;reliğine koyulaşmıştı.</strong></p>
<p><strong>''Ne demek istiyorsun?'' diyerek doğruldu.</strong></p>
<p><strong>Ciddiyeti bana da bulaşırken i&ccedil;imde filizlenen ş&uuml;phe tohumlarının g&ouml;zlerime yansımasına engel olmadan k&uuml;&ccedil;&uuml;k oyunumu s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;m.</strong></p>
<p><strong>''Bana kapının anahtarı sensin demiştin ama, bence kapıyı yerinde tutan kişi sensin.''</strong></p>
<p><strong>Gazel &ouml;nce dudaklarını birbirine bastırdı ardından da samimiyetten uzak g&uuml;l&uuml;msemesini bana sundu.</strong></p>
<p><strong>''Anlamadım?''</strong></p>
<p><strong>''Seninde anlamadığın şeyler varmış Gazel Hanım!'' deyip g&uuml;lmeye başladım.</strong></p>
<p><strong>G&uuml;l&uuml;ş&uuml;m onada bulaştığında kısa s&uuml;ren ciddi ortam bozulmuştu.</strong></p>
<p><strong>''Bulut Takımı, &ouml;rg&uuml;t ve 5'te 5. Sen t&uuml;m bunların ortak noktasısın. &Ouml;rg&uuml;t&uuml;n biricik Pera'sı. Bulut Takımında olmamasına rağmen her biriyle ayrı bir yakınlık kurup k&ouml;pr&uuml; g&ouml;revi g&ouml;ren Gazel &Ouml;zbey ve t&uuml;m bunların yanı sıra 5'te 5'i ayakta tutan kişisin.''</strong></p>
<p><strong>Gazel c&uuml;mlelerimi ilgiyle dinlediğinde i&ccedil;ten i&ccedil;e şaşırıyordu. S&ouml;ylediklerimden ziyade ilk defa konuşan bir bebeğin sesini dinleyen anne gibi bakıyordu. Bakışlarındaki şefkat, i&ccedil;ime tanıdık gelen hisleri s&uuml;r&uuml;klerken kalbim bakışlarındaki dejavuyu yakalamıştı. Bu bakışını daha &ouml;ncede g&ouml;rm&uuml;şt&uuml;m. Bundan emindim. Dejavuyu t&uuml;m kalbimde hissediyordum fakat zihnimde g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler canlanmıyordu.</strong></p>
<p><strong>''Daha &ouml;nce bunu fark etmemiştim.'' deyip bakışlarına parıltılar ekledi. ''Ve ne diyeceğimi bilemiyorum ancak sormak istiyorum.''</strong></p>
<p><strong>''Neyi?''</strong></p>
<p><strong>''B&ouml;yle d&uuml;ş&uuml;nmene sebep olan şeyi.'' deyip elini iki yana a&ccedil;tı.</strong></p>
<p><strong>''Sadece...'' vurgulayarak dudaklarımı i&ccedil;e doğru kıvırıp, ''g&ouml;zlem yapıyorum. Boş olan zihnimi en azından sizler ile dolduruyorum.'' dedim.</strong></p>
<p><strong>Gazel'in meraklı bakışları yavaş yavaş silindiğinde dudaklarını b&uuml;z&uuml;şt&uuml;rerek bana bakmayı s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;. Onun bu tavrı ne diyeceğini d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; belirtiğinde ufak oyunuma biraz heyecan katmaya karar verdim.</strong></p>
<p><strong>''Ge&ccedil;mişimde sizler yoktunuz. Hafızam olsun, olmasın her hal&uuml;karda sizleri tanımak i&ccedil;in g&ouml;zlem yapmam gerekecekti. Ben sadece sizleri tanımaya &ccedil;alışırken ekstradan kendimi de tanımak i&ccedil;in uğraşıyorum.''</strong></p>
<p><strong>Kendimden beklemediğim s&ouml;zler beni i&ccedil;ten i&ccedil;e şaşırtırken &ouml;zg&uuml;venim arşa &ccedil;ıkmıştı. A&ccedil;ık&ccedil;ası rahatlamış hissediyordum. Oyun oynuyordum ama, bu oyun ruhuma iyi geliyordu &ccedil;&uuml;nk&uuml;, onlarında arafa d&uuml;şmesini istiyordum. En azından ge&ccedil;mişimde olduğundan emin olduğum Gazel ve Arel'in...</strong></p>
<p><strong>''İtiraf etmeliyim ki sen ger&ccedil;ekten de akıllı bir gen&ccedil; kadınsın. Akıllı olmanın yanı sıra olduk&ccedil;a da g&uuml;&ccedil;l&uuml;s&uuml;n.'' dedi ellerimi tutarak.</strong></p>
<p><strong>Benim s&ouml;zlerim Gazel'i i&ccedil;ten i&ccedil;e rahatlatmıştı. 6 ayın sonundaki karşılaşmamızın ilk anından itibaren g&ouml;zlerinde bana dair ş&uuml;pheler vardı. Ge&ccedil;mişimi hatırlamaya başlayıp başlamadığıma dair kendi i&ccedil;inde m&uuml;nakaşa yapıyordu. Ve o m&uuml;nakaşa şu anda benim tek bir c&uuml;mlemle dağılıp gitmişti. Bu işime geliyordu &ccedil;&uuml;nk&uuml; planlarımı artık bir g&ouml;zlemci olmadan rahatlıkla uygulayabilirdim. Hi&ccedil;bir m&uuml;dahale olmadan...</strong></p>
<p><strong>Derin bir nefes aldı ve alışık olduğum i&ccedil;ten g&uuml;l&uuml;msemesini t&uuml;m zarifliğiyle sunup, ''kazadan sonra 2 ay tedavi g&ouml;rd&uuml;n. Tedavinin sonunda 1 hafta boyunca uyanıp uyanıyordun ve buna rağmen sağlığına kavuşmayı başardın.'' dedi. ''Sadece bununla da kalmıyor. Sen bir&ccedil;ok şeyi başardın Vuslat S&ouml;zen!''</strong></p>
<p><strong>Gazel'in s&ouml;zc&uuml;kleriyle giderek heyecanlanıyordum. Kendimi ilk defa ondan b&ouml;yle dinliyordum. Aslında ilk defa birinden bu s&ouml;zleri duyuyordum. Ge&ccedil;mişte olduğum kişinin yanı sıra ilk defa biri, şu anımın Vuslat'ını bana anlatıyordu.</strong></p>
<p><strong>Dudakları d&uuml;z bir &ccedil;izgi haline b&uuml;r&uuml;nm&uuml;şt&uuml; ancak g&ouml;zlerinde kendinden emin olduğunu belirten bakışlar yer edinmişti. Ellerimi sıkıca kavradığında, ''Uyandığında hafızan olmamasına rağmen ayakta dimdik durmayı başardın. Tanımadığın insanların arasında kendini bulmana rağmen yine de cevaplarını vermekten &ccedil;ekinmedin. Ve en &ccedil;okta hatırlamadığın, &ouml;l&uuml;mlerine dahi &uuml;z&uuml;lemediğin ailenin intikamı i&ccedil;in koca bir oyuna adım atmaktan ka&ccedil;madın. Hayatının &uuml;zerine y&uuml;r&uuml;d&uuml;n... Hayatının ger&ccedil;eklerinden ka&ccedil;madın. Onları duymamayı se&ccedil;medin.'' deyip c&uuml;retkarca g&uuml;l&uuml;msedi.</strong></p>
<p><strong>''Ben,'' boğazımdaki hırıltıyı yok edip, ''İlk defa 2. yaşamımın Vuslat'ını başkasından duydum ve bu olduk&ccedil;a garip hissettirdi.''</strong></p>
<p><strong>''Emin ol daha &ccedil;ok duyacaksın!'' G&uuml;r sesi ortama neşe kattığında, ''Hayatına 1 ve 2 diyerek isim mi koydun?'' deyip hafif&ccedil;e g&uuml;ld&uuml;.</strong></p>
<p><strong>Dudaklarım yukarı doğru kıvrıldığında başımı aşağı yukarı sallayıp onu onayladım.</strong></p>
<p><strong>Gazel'in meraklı bakışları defterime y&ouml;neldikten hemen sonra, ''Ee... Safir neler yazmış?'' deyip dudaklarını i&ccedil;e doğru kıvırdı.</strong></p>
<p><strong>Samimiyetine g&uuml;venerek defterimin ilk sayfasını a&ccedil;tım. Sesli bir şekilde okumaya başladığımda Gazel ilgiyle beni dinliyordu. "Sevgili dost; Kalbindeki sarmaşıklar seni sarmayı asla bırakmasın." Yazmıştı. Anlamını sorduğumda defteri ters &ccedil;evirdiğinde oyun son bulacak ve ger&ccedil;ekler ortaya &ccedil;ıkacak, &Ccedil;aylak! Demişti.'' diyerek g&uuml;ld&uuml;m.</strong></p>
<p><strong>Gazel g&uuml;lerek, ''Safir yine d&ouml;kt&uuml;rm&uuml;ş.'' dedi.</strong></p>
<p><strong>''C&uuml;mlelerinin altında başka anlamlar yattığının farkındayım ama, hen&uuml;z o anlamları &ccedil;&ouml;zemedim.'' dedikten sonra omuzlarımı kaldırıp indirdim.</strong></p>
<p><strong>Safir'in suskunluğunun ardında bir daktilo yatıyordu. Ruhu o daktiloya kelimeleri yazarken dudakları inatla aralanmıyor ve daktilonun tuşlarına zihniyle y&ouml;n vererek ipu&ccedil;larını sunuyordu. Bunu belki de sadece bana yapıyordu, bilmiyordum fakat... yazılanların arkasında yazdıranlar vardı. Yazdıranlarsa ger&ccedil;eklerden ibaretti.</strong></p>
<p><strong>Neyse! Defteri ger&ccedil;ekten ters &ccedil;evirdim. Ancak bu kez Safir'in oyunlarına d&uuml;şmedim. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; o d&uuml;şmeme izin vermedi.</strong></p>
<p><strong>''Defteri &ccedil;evirdiğinde başka bir s&ouml;zle karşılaştım deme bana?!''</strong></p>
<p><strong>G&uuml;lerek dudaklarımı b&uuml;z&uuml;şt&uuml;rd&uuml;m.</strong></p>
<p><strong>''Sevgili Dost; 'Zihnindeki daktiloya dokun ve Susma! Suskunluk, sessiz &ccedil;ığlıktır ve sen &ccedil;ığlığını yay.' Safir ve s&ouml;zleri... " dedikten sonra Gazel c&uuml;mlelerin anlamını &ccedil;&ouml;zmeye &ccedil;alışıyordu.</strong></p>
<p><strong>Bu s&ouml;zlerin ger&ccedil;ek manalarını Gazel elbette ki biliyordu. Safir bile biliyorken onun bilmemesi imkansızdı ama Gazel'in &ccedil;&ouml;zmeye &ccedil;alıştığı şey Safir'in bana ipucunu neden vermesiydi.</strong></p>
<p><strong>Gazel'i oltaya &ccedil;ekmek adına Safir'in belki de en d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ren s&ouml;z&uuml;n&uuml; okumaya karar verdim.</strong></p>
<p><strong>''Ha birde şu vardı!'' Gazel d&uuml;ş&uuml;ncelerinden sıyrılırken hafif&ccedil;e irkildi. "Oyunlar elbet bir g&uuml;n biterdi ve geriye oyuncular kalırdı. Elenenler arkadan bakar kazanan endamla y&uuml;r&uuml;rd&uuml; ancak bu oyunda kazanan, kaybedecek ve endam elenenlere kalacak. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; elenenler, bu oyunun kazananları olacak ve kaybedişlere kucak a&ccedil;acak."</strong></p>
<p><strong>Ve bu s&ouml;z, g&ouml;zlerinin irice a&ccedil;ılmasına sebep oldu. B&ouml;ylelikle Gazel &Ouml;zbey ilk a&ccedil;ığını bana vermiş oldu.</strong></p>
<p>*</p>
<p>Selamm...</p>
<p>&bull;B&ouml;l&uuml;m hakkında neler d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsunuz?</p>
<p>&bull;Karakterler hakkındaki g&ouml;r&uuml;şler nelerdir?</p>
<p>&bull;Vuslat'ın ufak oyunlarına ne demeli?</p>
<p>&bull;Gazel ve Vuslat arasındaki ilişki sizce nasıl?</p>
<p>&bull;Bulut Takımıyla ge&ccedil;en s&uuml;reyi yazmadım ancak Vuslat'ın defterine yazdığı kısımlar ge&ccedil;en 6 ayı sizlere anlatacak. Ve l&uuml;tfen merak etmeyin Bulut Takımını da okuyacaksınız:)&nbsp;</p>
<p>&bull;Safir hakkında g&ouml;r&uuml;şler nelerdir? ve Bulut Takımını nasıl buldunuz?</p>
<p>Hesaplar:</p>
<p>Instagram: Kişisel hesabım Edanuryd<br />Kitap i&ccedil;eriği olan hesabım _kozaa</p>
<p>Youtube: Edanur Yeşildağ.</p>
<p>Takipte kalın ve yorumalarda fikirlerinizi belirtmeyi unutmayın:)</p>
<p>&bull;Hoş&ccedil;a Kalın♡</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kar Tanesi 2.Bölüm</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kar-tanesi-bellaelliehall</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kar-tanesi-bellaelliehall</guid>
<description><![CDATA[ Gökten düşen pamuk şekerlere gülümsedi. Annesine döndü ve işaret parmağıyla göğü gösterdi. Annesi ona gülümsedi.Avucunu açıp sokağın ortasında gökten yağan pamuk şekerleri yakalamaya çalıştı, avucuna düşen kar tanelerine baktı ve avucundaki kar taneleri kırmızıya bulandı.Bu kar tanesinin kırmızıya bulandığı yolda  yeni aşklar ve yeni aileler bulunacaktı.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_6224896a915cd.jpg" length="57359" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Mar 2022 19:23:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>Bella Ellie Hall</dc:creator>
<media:keywords>Kar tanesi, anne, anne özlemi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>&nbsp;</strong><strong> -Kendim İ&ccedil;in Yaşamak </strong><strong>-</strong></p>
<p>Keyifli Okumalar!&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"SAKIN SESİNİ &Ccedil;IKARMA !"Biri g&ouml;zlerimi bağlamıştı, beni sımsıkı tutuyordu. &Ccedil;ırpınsam da kurtulamıyordum...&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Theo, onu hemen rahat bırak.Ne yaptığınızı zannediyorsunuz?" Odaya biri girmişti, bu ses Lois'e aitti. Beni tutan kişi serbest bırakınca g&ouml;z&uuml;mdeki kumaşı &ccedil;ıkardım.Lois sinirle arkamdaki kişiye bakıyordu, arkama kafamı &ccedil;evirmek isteyince arkamdaki kişi omzuma sert&ccedil;e bastırdı.&nbsp;</p>
<p>"İşini bitirmeyecek miyiz, sen neyden bahsediyorsun, ailesinden para mı alacağız yoksa?" Omzuma daha da bastırdı, acıyla inledim. Lois yanıma gelip kolumdan &ccedil;ekti beni yanına doğru.</p>
<p>"Bunların hi&ccedil;birini yapmayacağız!"dedi hiddetle.Odadaki diğer kişiler şimdi tam karşımıza ge&ccedil;miş, bize &ouml;fkeyle bakıyorlardı.</p>
<p>" Lois yeni yatağına atacağın kızlardan biri mi? "dedi karşımızda duran d&ouml;rt kişiden en kısa olanı. Lois'e nefretle bakıyor gibiydi, elindeki elmasından bir ısırık aldı ve benim yanıma geldi. Omzuma elini koydu."Ben bu kızı bir yerden tanıyorum, siz &ccedil;ocuklar?" Başını hepsi salladı. Sırıtarak bize bakıyorlardı."ahh doğru, billboard g&uuml;zeli Lavin Vanessa. Bizim Lois ile ilişkisi var demek ama pek cesur değil galiba, pozları &ccedil;ok cesurdu halbuki."Eliyle sa&ccedil;larımı okşuyordu, ardından &ouml;n&uuml;me ge&ccedil;ti ve dudaklarını b&uuml;zd&uuml;. Y&uuml;z&uuml;m&uuml; inceledi, Lois'e d&ouml;nd&uuml;. "Lois neden susuyorsun yoksa doğru mu tahmin ettim?" Lois' e yaklaşıp burnunun ucuna vurdu ve yerine geri d&ouml;nd&uuml;.</p>
<p></p>
<p>"Elena sa&ccedil;malamayı kes, o benim kız arkadaşım falan değil." Bana d&ouml;nd&uuml; ve g&uuml;l&uuml;msedi. Bense ne olduğunu anlamaya &ccedil;alışıyordum. Sadece d&uuml;n gece kendi evimde parti veriyordum, bunu biliyordum.Gerisi yoktu."Sizi &ccedil;ağırdım, evet &ccedil;&uuml;nk&uuml; Lavin 'in annesinin katilini bulacağız."</p>
<p>Az &ouml;nce beni sımsıkı tutan kaslı uzun adam sinirle Lois'e doğru y&uuml;r&uuml;d&uuml;. "Bundan bize ne, gitsin kendisi bulsun.Parası var değil mi? Kendine adam tutsun, biz onun k&ouml;lesi değiliz. Hem annesinin katilini bu kadar yıl &ouml;ğrenmemiş, pek umursuyor gibi değil. Baksana; partiler, billboardlar eğleniyor prenses."Ayaklarımın ucuna bakan g&ouml;zlerimi hızlıca ona doğrulttum. Ona nasıl baktığımı bilmiyordum ama i&ccedil;imde sadece onu şu duvara yaslayıp boğazlamak ge&ccedil;iyordu.</p>
<p></p>
<p>"Kes sesini, iğren&ccedil; ağzından benim hakkımda bir laf daha duyarsam sana yapacaklarıma aklın ermez."Ona doğru y&uuml;r&uuml;d&uuml;m, aramızda az mesafe kalmıştı. Y&uuml;z&uuml;ne doğru haykırdım.O bana baktı ve omzumdan itekleyip kahkaha attı.</p>
<p>"Ne yaparsın g&uuml;zellik, s&ouml;yle. Babana mı şikayet edersin?" Yanındakilerde kahkaha atmaya başladı, tiksinerek onlara baktım.Tam ağzımı araladığım sırada Selena odaya daldı, bana doğru koştu. Bacaklarıma sarıldı."Annem kahvaltıya &ccedil;ağırıyor sizi." dedi parmaklarıyla.</p>
<p>Hepsi odadan &ccedil;ıktı bana g&uuml;l&uuml;mseyerek. Sadece Lois ben Selena kalmıştık."&Ouml;z&uuml;r dilerim, ben..ben sadece sana yardım etmek istedim."Onun y&uuml;z&uuml;ne baktım, ger&ccedil;ekten mahcup g&ouml;z&uuml;k&uuml;yordu ama şu an bu umrumda değildi.</p>
<p>" Selena canım ben sonra yine uğrayacağım."Eğilip yanaklarından &ouml;pt&uuml;m ve sarılıp Lois'e bakmadan odadan hızla &ccedil;ıktım.Arkamdan anneleri seslendi ama umursamadan &ccedil;ıktım.</p>
<p>Apartmandan &ccedil;ıkmıştım, kendimi direkt yola attım ve fren sesiyle kendime geldim.Arabadan biri indi ve yanıma geldi, bir şeyler diyordu ama algılarım kapanmıştı.Yanıma başka biri daha geldi.</p>
<p></p>
<p>"Lavin, abicim bana bak. Noldu sana?" G&ouml;zyaşları i&ccedil;inde ona baktım ve sarıldım. Abim yanıma gelen adama teşekk&uuml;r edip beni y&uuml;r&uuml;tt&uuml;. "D&uuml;n gece neredeydin Lavin, beni endişelendiriyorsun. Bir a&ccedil;ıklama yap. Babam evde seni bekliyor, &ccedil;ok sinirli. Seni korumam i&ccedil;in bir şey s&ouml;yle Lavin." Ona baktım, kaşlarımı &ccedil;attım.</p>
<p>"Yeter rahat bırak beni abi, T&uuml;rkiye 'ye geri d&ouml;neceğim." Apartmana hızlıca girdim, onu beklemeden merdivenlerden hızla &ccedil;ıktım.</p>
<p>Zile bastım.Evden bağırma sesleri geliyordu, klasik babamdı. Kapıyı Marie a&ccedil;tı. Beni kolumdan sıkıca tuttu, duvara doğru itti."o&ugrave; &eacute;tais-tu salope?" (Neredeydin ##? ) Onu umursamadan y&uuml;r&uuml;d&uuml;m. Babam beni bekliyordu, bağırıyor ayılıp bayılma numaraları yapıyor yine, beni g&ouml;r&uuml;nce ayağa kalktı."&Ccedil;ekimlere geciktin, senin y&uuml;z&uuml;nden paralarımı kaybedemem.Hemen st&uuml;dyoya git.Rezil ettin beni."Abim arkamda nefes nefesiydi, başımı iki yana salladım.</p>
<p></p>
<p>Odama gittim. Kapıyı kilitledim.Yatağın altına eğilip alttaki bavulumu &ccedil;ekip yatağın &uuml;st&uuml;ne koydum. Sonra giyinme odasının kapısını a&ccedil;ıp kıyafetlerimi toplayacaktım ama i&ccedil;erisi karmakarışıktı. Marie yine bir şeyler almak i&ccedil;in girmişti anlaşılan, g&ouml;zlerimi kapatıp burnumdan nefesimi verdim.Aralarından ihtiyacım olanları alıp bavuluma katlayıp koydum.Odama geri baktım kapıdan &ccedil;ıkmadan &ouml;nce; bu ev, bu oda annemindi. Annemin k&uuml;&ccedil;&uuml;kl&uuml;k eviydi. G&ouml;z&uuml;mden bir damla yaş d&uuml;şt&uuml;, elimin tersiyle sildim.Bavulumu duvarın kenarına bıraktım. Yere &ccedil;&ouml;kt&uuml;m, başımı kapıya yasladım. G&ouml;zyaşlarımın akmasına izin verdim.Şimdi daha iyi anlıyordum anne. D&uuml;nya da yalnızdım , her ne kadar &ccedil;evrem dolu olsa da ger&ccedil;ek yalnızlığı şimdi tadıyordum.Geceleri anne diye ağlardım, abim gelip bakar sa&ccedil;ımdan &ouml;per ge&ccedil;ecek derdi. Ardından evden &ccedil;ıkar giderdi.Biri hep yanımda gibiydi. Şimdi anlıyorum, hep yalnızdım.</p>
<p></p>
<p>Gece saatleri olmuştu.Kapıyı a&ccedil;mamı ka&ccedil; defa s&ouml;ylemişlerdi ama a&ccedil;madım. Yoksa yine aynı yere g&ouml;ndereceklerdi, buna bu sefer izin vermem.Bu y&uuml;zden onların bilmedikleri &ouml;zelliğimi kullandım, beni oraya g&ouml;nderdiklerinde yaşamak i&ccedil;in binlerce kez plan yapmam gerekmişti.Giyinme odama gittim ve ağzı a&ccedil;ık kalmış kasamdan silahımı aldım.Kapının kilidini yavaş&ccedil;a &ccedil;evirdim. Kapıyı a&ccedil;tığımda abim ve babam kapıda bekliyorlardı. Oturdukları yerden kalkıp &uuml;st&uuml;me doğru y&uuml;r&uuml;meye başladılar. Belimden silahı &ccedil;ıkardım, kafama dayadım.&nbsp;</p>
<p>"Lavin!" Abimin ağzından sadece bu kelime &ccedil;ıktı. Bavulumu da alıp bu sefer ben onların &uuml;st&uuml;ne y&uuml;r&uuml;d&uuml;m. Babam onu vururum korkusuyla abimin arkasına saklandı.Marie de sesleri duyup &uuml;st&uuml;ndeki geceliği ile esneyerek bize doğru geliyordu, elimdeki silahı g&ouml;r&uuml;nce g&ouml;zlerini şaşkınla kocaman a&ccedil;tı."Bu kız delirmiş Tommy bebeğim ve Emir sen de uzaklaş ,uzaklaşın o kızdan."</p>
<p>"HAKLI UZAKLAŞIN BENDEN YOKSA SİLAH BENDEN BAKARSINIZ SİZE DOĞRU D&Ouml;NM&Uuml;Ş OLUR!" Bağırdım onlara. Abim bana doğru yaklaşıyordu, aklınca silahı alıp kurtarıp babama cesur oğlunu g&ouml;sterecekti.Silahı ona doğrulttum. Hepsi kenara &ccedil;ekildiler, babam her ne kadar Emir'e git dese de Emir korkudan yanıma yaklaşamıyordu.Yavaş&ccedil;a onlardan uzaklaşarak kapıya doğru koştum, bavulumu da alıp kapıyı hızla &ccedil;ekip asans&ouml;re bindim.Kalbim &ccedil;ok hızlı atıyordu.Ellerimin ve v&uuml;cudumun titrediğini fark ettim, elimdeki silah asans&ouml;r&uuml;n zeminine sert&ccedil;e d&uuml;şt&uuml;.Yavaş yavaş asans&ouml;r inerken arkamdaki aynaya d&ouml;nd&uuml;m, g&ouml;zlerim kıpkırmızı olmuştu. &Uuml;st&uuml;mde hala d&uuml;n geceden kalma elbisemle duruyordum, &uuml;st&uuml;nde şarap lekesi vardı ama bunun ne zaman olduğunu bilmiyordum.Kendimi aynada izlerken asans&ouml;r&uuml;n kapısı a&ccedil;ıldı ve arkamı hemen d&ouml;nd&uuml;m. Karşımda Bayan Emma ve oğlu duruyordu.Bir bana baktı, ardından yerdeki silaha. Kaşlarını &ccedil;attı, oğlunu arkasına aldı.Ağzını a&ccedil;acağı sırada hemen yerden silahı alıp belime koydum ve hızla apartmandan &ccedil;ıktım.Bir s&uuml;re etrafa bakındım ne yapacağımı bilmiyordum. Sadece o an boş g&ouml;zlerle sokağı izliyordum. Cebimdeki telefonun bildirim sesiyle kendime geldim. Hızlıca cebimden &ccedil;ıkardım ve gelen mesaja baktım, bilinmeyen numaradandı.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Bilinmeyen Numara;</p>
<p>Daha ne kadar devam edeceksin sokağı boş g&ouml;zlerle izlemeye?</p>
<p>&Ccedil;evrimi&ccedil;iydi ve profili yoktu.Etrafıma bakındım ama kim olduğunu &ccedil;&ouml;zemedim ve ardından tekrar telefonumdan bildirim sesi geldi.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Bilinmeyen Numara ;</p>
<p>Karşı apartmana bak, sana el sallıyorum.</p>
<p>Başımı kaldırdığımda Lois'in bana el salladığını g&ouml;rd&uuml;m.Ona kaşlarımı &ccedil;atarak baktım ve telefonu geri cebime koydum.</p>
<p></p>
<p>Karşıdan gelen taksiye seslendim ama ge&ccedil;ip gitti.Halbuki i&ccedil;i boştu.Sinirle y&uuml;r&uuml;meye başladım.Telefonuma bildirimler geliyordu ama umursamadım, y&uuml;r&uuml;meye devam ettim. Eyfel kulesinin &ouml;n&uuml;ne gelmiştim.&Ccedil;imlere oturdum ve Eyfel'i izlemeye başladım.Geceleri Eyfel daha da g&uuml;zel oluyordu.Kendimi onun b&uuml;y&uuml;s&uuml;ne bıraktım.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>"Geceleri buraya gelmeyi ben de severim." Yanıma birinin oturmasıyla kendime geldim.Bu ses Lois'e aitti.G&ouml;zlerimi Eyfel'den ayırmadım.&nbsp;</p>
<p>"Pek vakit bulamam, sadece 2 kere geldim buraya. Onlar da &ccedil;ekimler i&ccedil;indi. Sadece evimin balkonundan izlerdim."&nbsp;</p>
<p>"&Ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; hi&ccedil; tatmamışsın. Hep başkalarının mutluluğu i&ccedil;in uğraştın, neden?" Elimde elinin sıcak dokunuşunu hissettim. Baş parmağıyla okşadı elimin tersini.&nbsp;</p>
<p>"Belki beni de severler diye bekledim, kimse beni ben olduğum i&ccedil;in sevmedi. "Ona doğru d&ouml;nd&uuml;m.Eyfel 'i izliyordu.Elimi elinin altından &ccedil;ektim ve ayağa kalktım."Ama artık kendim i&ccedil;in yaşayacağım."&nbsp;</p>
<p>"O zaman yardım etmeme izin ver."&nbsp;</p>
<p>"Gerek yok, dediğiniz gibi neden kendim yapmıyorum ki!" Hızlıca bavulumu da alıp oradan uzaklaştım, yanıma gelen birka&ccedil; kişi fotoğraf &ccedil;ekilmek istediği i&ccedil;in hızım yavaşlamıştı.&nbsp;</p>
<p>"Ben yani biz &ccedil;ok &uuml;zg&uuml;n&uuml;z Lavin. L&uuml;tfen gitme, sana yardım etmeme izin ver." diye arkamdan haykırdı.Yanımdaki hayranlarımla ona doğru d&ouml;nd&uuml;k, birka&ccedil; kişi bizi videoya almaya başlamıştı bile..&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Sevgilerle, musmutlu bir g&uuml;n dilerim.</p>
<p>:)</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>En Yanlışımsın</title>
<link>https://edebiyatblog.com/en-yanlisimsin</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/en-yanlisimsin</guid>
<description><![CDATA[ En Güzel Yanlışımsın... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_62297287604e9.jpg" length="81236" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 10 Mar 2022 06:38:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>_iirazz</dc:creator>
<media:keywords>yanlışımsın</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Uykularım d&uuml;zensiz gidiyor bu aralar, istesem de toparlayamıyorum bir t&uuml;rl&uuml;. Gidişinin bana bıraktıkları ağır geliyor ya da i&ccedil;imdeki asılsız, ani gelen d&uuml;ş&uuml;ncelerden de olabilir, inan ki bu sorunun cevabını ben bile bilmiyorum.</p>
<p>Kafam allak bullak, her an g&ouml;zyaşı denizine d&uuml;şerken buluyorum kendimi, komik bir anda bile gelen ağlama isteğini bastıramıyorum. Duygularım da d&uuml;zensiz sanırım, bir anda seni &ouml;zlerken buluyorum kendimi.</p>
<p>Bana bir şey vermedi ki diyorum sonra, neden &uuml;z&uuml;l&uuml;yorsun bu kadar? Her gecenin sabahında bir &ccedil;ıkmazdan d&ouml;n&uuml;yorum, bir an senden kalan aşkıma sıkıca tutunurken ani bir kararla vazge&ccedil;iyorum. Kimseyi hayatıma dahil edemiyorum mesela, korkuyorum.&nbsp;</p>
<p>Bir g&uuml;n gelirsin umudum da yok ama seninle aynı yerde aynı havayı soluma d&uuml;ş&uuml;ncesi bile hala kalbimi hızlandırırken kendime kızıyorum, bu kadar sevmem yanlış seni, bu kadar &ouml;zlemem hala &ccedil;ok yanlış geliyor.</p>
<p>&Ccedil;OK YANLIŞSIN BE ADAM, EN YANLIŞIMSIN...</p>
<p>Pişman olmadığım bir sevginin ardından g&ouml;zyaşı d&ouml;kt&uuml;ğ&uuml;m i&ccedil;in beni su&ccedil;lama ne olur, seni sevmek su&ccedil;um değildi. Sen ki benim g&ouml;z&uuml;mdeki yerini bilseydin gider miydin ki? Biriyle aynı yastığı paylaşmak isteyecek kadar sevmek nedir seni severken &ouml;ğrendim ben. Git diyorsun, beni sevme diyorsun, ben nasıl seni sevmeyeceğimi bilmiyorum ki!</p>
<p>BANA NEFRET ETMEYİ &Ouml;ĞRETMEDİN, SENDEN NEFRET EDEMİYORUM...</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yabancı</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yabanci-1890</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yabanci-1890</guid>
<description><![CDATA[ Yok olmandan; kendini yok etmenden korkuyorum... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_6228ecb27ec67.jpg" length="44843" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 09 Mar 2022 21:07:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords>hissetmek, yaşamak, unutmak, alışmak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllar sonra bir g&uuml;n geldiğinde bana yabancılaşmandan &ccedil;ok korkuyorum. Halbuki iki yabancıdan farksızız seninle ama bu &ouml;yle bir şey değil. <em>Kalbimde en g&uuml;zel yere sahipken, yok olmandan; kendini yok etmenden korkuyorum.</em></p>
<p><em>Duyumsadığım sesini, alıştığım bakışlarını, tutamadığım ama tutmak i&ccedil;in neler vermeyeceğim ellerini, yanımdan ge&ccedil;mene rağmen alamadığım kokunu..</em>. Sana dair her şeyi unutacağım, biliyorum. Unutmamak i&ccedil;in &ccedil;abalamak boşa olsa da, bunu sonuna kadar kullanacağım.&nbsp;</p>
<p><em>Sensiz, seni i&ccedil;imde yaşatacağım.</em></p>
<p><strong>Yanımda olmamana rağmen yanımdaymışsın gibi hissedeceğim, hissetmeliyim yoksa i&ccedil;imdeki boşlukla başa &ccedil;ıkabileceğimden; emin değilim.</strong></p>
<p></p>
<p>08'03</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kar Tanesi 1.Bölüm</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kar-tanesi-bellaelliehall-1865</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kar-tanesi-bellaelliehall-1865</guid>
<description><![CDATA[ Gökten düşen pamuk şekerlere gülümsedi. Annesine döndü ve işaret parmağıyla göğü gösterdi. Annesi ona gülümsedi.Avucunu açıp sokağın ortasında gökten yağan pamuk şekerleri yakalamaya çalıştı, avucuna düşen kar tanelerine baktı ve avucundaki kar taneleri kırmızıya bulandı.Bu kar tanesinin kırmızıya bulandığı yolda  yeni aşklar ve yeni aileler bulunacaktı.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_622489b213cca.jpg" length="57359" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 06 Mar 2022 13:31:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>Bella Ellie Hall</dc:creator>
<media:keywords>Kar tanesi, anne, anne özlemi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>-Kar Tanesi-</strong></p>
<p></p>
<p>Keyifli Okumalar!&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Sokakta y&uuml;r&uuml;yen insanlar aceleyle oradan oraya gidiyorlardı.Annesinin elini tutmuş, kumral hafif dalgalı sa&ccedil;lı minik kız &ccedil;ocuğu g&ouml;ğe y&uuml;z&uuml;n&uuml; &ccedil;evirdi. G&ouml;kten d&uuml;şen pamuk şekerlere g&uuml;l&uuml;msedi. Annesine d&ouml;nd&uuml; ve işaret parmağıyla g&ouml;ğ&uuml; g&ouml;sterdi. Annesi ona g&uuml;l&uuml;msedi.Avucunu a&ccedil;ıp sokağın ortasında g&ouml;kten yağan pamuk şekerleri yakalamaya &ccedil;alıştı, avucuna d&uuml;şen kar tanelerine baktı ve avucundaki kar taneleri kırmızıya bulandı. &Ccedil;ığlıklar ve yere d&uuml;şen beden daha 4 yaşındaki bir kız i&ccedil;in &ccedil;ok ağırdı. Sadece para i&ccedil;in yapılan şeyler acıydı. Elleri ve y&uuml;z&uuml; annesinin kanına bulanmıştı.Yere d&uuml;şen bedene baktı ve elinde kalan kana. Zaman &ccedil;ok kısaydı, bir kar tanesi gibi eriyip giderdi...</p>
<p></p>
<p>"ANNE!"Mağazadan elinde poşetlerle g&uuml;l&uuml;mseyerek onlara ilerleyen abisi poşetleri yere fırlatıp annesine koştu. G&ouml;zyaşları i&ccedil;inde annesini uyandırmaya &ccedil;alışıyordu. &Ccedil;evredekilerden 30'lu yaşlarında olan adam ambulansı aramış, k&uuml;&ccedil;&uuml;k kıza doğru ilerliyordu." Anne? "annesine soru sorarcasına yaklaştı. Abisi ne yapıyorsa o da aynısını yapıp annesinin dizlerinin yanına &ccedil;&ouml;k&uuml;p g&ouml;zyaşları d&ouml;k&uuml;p anne diye &ccedil;ığlık atıyordu.Adam k&uuml;&ccedil;&uuml;k kıza yaklaştı ve onu oradan uzaklaştırmaya &ccedil;alıştı ama k&uuml;&ccedil;&uuml;k kız artık anlamıştı; geri d&ouml;n&uuml;lmeyecek şeyler yaşanmıştı ,artık annesi ona g&uuml;lm&uuml;yordu, sa&ccedil;larını okşamıyordu.Kar taneleri beyaz değil ve saf değildi, kıpkırmızıydı...</p>
<p></p>
<p>"10, 9,8,7,6,5,4,3,2,1" Sokakta toplanmış bir grup gen&ccedil; yeni yıl i&ccedil;in son sayımlarını yapıyordu.Havai fişekler patladı.Bu yıl i&ccedil;in hayallerimi yazdığım defteri kenara koyup balkona &ccedil;ıktım, karşıdan Eyfel g&ouml;z&uuml;k&uuml;yordu. G&ouml;zyaşlarımı tutamadım, her zamanki gibi neden ağladığımı bilmiyordum.Ağlamak geliyordu i&ccedil;imden, durduramıyordum.Karşı binada siyah sa&ccedil;ları &ouml;r&uuml;lm&uuml;ş, kırmızı fırfırlı elbise ile beni izleyen minik kız bana &ouml;p&uuml;c&uuml;k atarak el sallıyordu.Y&uuml;z&uuml;me uzun zamandır antidepresan g&uuml;l&uuml;msemesi hari&ccedil; bir g&uuml;l&uuml;mseme yerleşti, ona g&ouml;zyaşları i&ccedil;inde el salladım. Kendi k&uuml;&ccedil;&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;me &ccedil;ok benziyordu bu neşe, bu g&uuml;l&uuml;ş. Ben minik kıza el sallarken balkon kapısı a&ccedil;ıldı. Abim yanıma gelip bana sarıldı, o da minik kıza el salladı. Minik bize kocaman g&uuml;l&uuml;mseme ile g&ouml;ky&uuml;z&uuml;nden d&uuml;şen kar tanelerini g&ouml;sterdi. "Mutlu yıllar kelebeğim." Yavaş&ccedil;a arkama doğru d&ouml;nd&uuml;m ve boynuna kafamı g&ouml;md&uuml;m. "Lavin Vanessa, seni &ccedil;ok seven abin i&ccedil;in l&uuml;tfen dayan." Ona sımsıkı sarıldım, hala da 4 yaşında anne diye &ccedil;ığlıklar i&ccedil;inde bağıran k&uuml;&ccedil;&uuml;k kız &ccedil;ocuğu vardı i&ccedil;imde .</p>
<p></p>
<p>Sabah olmuştu.Kapı &ccedil;arpma sesiyle uyandım.Maria tatilinden d&ouml;nm&uuml;şt&uuml;.Bilerek mi yapıyor diye d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m ve homurdanıp yastığı kafama kapadım, uyamaya &ccedil;alıştım ama odama kadar sigara kokusu geliyordu. Bu kadın neden b&ouml;yleydi, babam onda ne buluyordu anlamıyorum.Yataktan hızla fırladım, dolaptan spor kıyafetlerimi yatağa fırlattım ve pijamalarımı &ccedil;ıkartıp sepete attım, fazlaca alkol kokuyorlardı. D&uuml;n gece yatmadan &ouml;nce yaptıklarımı d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m ve başımı iki yana salladım, yerdeki şişeleri alıp odamdaki banyoya doğru ilerledim. Banyomdaki &ccedil;&ouml;p i&ccedil;ki şişeleri ile dolup taşıyordu, şişeleri de i&ccedil;ine atıp geri banyodan &ccedil;ıktım. &Uuml;st&uuml;m&uuml; giyinip odadan &ccedil;ıktım. Marie sabah m&uuml;ziğini a&ccedil;mıştı ve berbat bir kulağı vardı."Buna daha fazla katlanamam" dedim, sessizce evden &ccedil;ıktım.</p>
<p></p>
<p>Yaşadıklarımı unutmak istiyorum. Yeni bir yıl, yeni bir yaşam planlıyorum..</p>
<p></p>
<p>Apartmandan ayrılırken telefonumu unuttuğumu fark ettim ama geri d&ouml;nmek i&ccedil;in &ccedil;ok ge&ccedil;ti.Bu y&uuml;zden y&uuml;r&uuml;y&uuml;şe devam ettim. Akıllı saatime gelen bildirimlerden mesajlarımı okuyordum ki en sevdiğim fırının &ouml;n&uuml;ne gelmiştim, kruvasanımı alıp oradaki masalardan birine oturdum...</p>
<p></p>
<p>Aklımda d&uuml;ş&uuml;nceler dolaşmaya başladı. Hızla ilerlerken birine &ccedil;arptım."&Ccedil;o &ccedil;ok &ouml;z&uuml;r dilerim."dedim ve d&uuml;n gece g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m minik kıza &ccedil;arptığımı anladım.Dizlerimin &uuml;st&uuml;ne &ccedil;&ouml;kerek sa&ccedil;ını okşadım ve ardından bize doğru koşan kişiyi g&ouml;rd&uuml;m. Araba sesleri ve yine endişe ile koşan bir y&uuml;z. K&uuml;&ccedil;&uuml;k kız &ccedil;ocuğuna koşarak sarıldı. Kafamda yine aynı g&uuml;n canlanıyordu, ellerim titremeye başlamıştı. "İyi misiniz?" Titreyen ellerimi fark etmişti, g&ouml;zlerim dolmuştu.G&ouml;z&uuml;mde yine aynı g&uuml;n canlanıyordu. Başım d&ouml;n&uuml;yordu ama toparlamam gerekti. "Evet, iyiyim." dedim kısa keserek. Geriye doğru dalgın dalgın y&uuml;r&uuml;meye başladım. "Gitme, yani kız kardeşim gitmeni istemiyor. Zamanın varsa bir cafeye gidelim mi?" Karşımdaki y&uuml;z&uuml;n kusursuzluğunu daha yeni fark etmiştim.Kahverengi ve dağınık sa&ccedil;ları ve y&uuml;z hatları &ccedil;ok g&uuml;zeldi. Kimdi bu bilmiyordum ama g&uuml;l&uuml;ş&uuml; i&ccedil;imi huzur doldurmuştu.Başımı salladım ve k&uuml;&ccedil;&uuml;k kıza doğru ilerledim yapmacık bir g&uuml;l&uuml;msemeyle. Hala kalbim &ccedil;arpıyordu, aklımda aynı sahneler ge&ccedil;iyordu.'Sa&ccedil;malamayı kes Lavin Vanessa. Hani s&ouml;z vermiştin; kendine, ana odaklanacaktın. Pozitif ol, pozitif.' kafamda kendimle bir konuşma yaptıktan sonra ana odaklanmaya &ccedil;alıştım. " Adın ne minik? "İşaret dili ile ismini s&ouml;yledi.</p>
<p>"İsmi.." S&ouml;z&uuml; yarıda kestim.Fransa'ya ailemin yanına taşınmadan &ouml;nce İngiltere'de eğitim almıştım, aynı zamanda işaret dilini &ouml;ğrenmiştim.</p>
<p>"İsmi Selena, &ccedil;ok g&uuml;zel bir ismin var." minik kız g&uuml;l&uuml;msedi ve elini bana doğru uzattı, elini tuttum, diğer elini de abisine uzattı. İster istemez bu tabloya g&uuml;l&uuml;msedim, başımı yana &ccedil;evirdim ve g&ouml;z g&ouml;ze geldik. Hemen g&ouml;zlerimi ka&ccedil;ırdım.Aslında b&ouml;yle biri değilim ama.. "Yakınlarda bildiğim &ccedil;ok g&uuml;zel turta yapan cafe var isterseniz oraya gidelim." dedi. Bende ona bakmayarak kafamı usulca salladım.Caddede ilerlerken ge&ccedil;en birka&ccedil; insan bana başıyla selam verdi, ben de onlara selam verdim ama hi&ccedil;birini tanımıyordum, ya babamın arkadaşlarının &ccedil;ocukları ya da abimin serseri arkadaşlarından biriydi..</p>
<p></p>
<p>Cafeye girmiştik.Kalabalık değildi g&uuml;n&uuml;n erken saatleri olduğu i&ccedil;in.Daha &ouml;nce abimle buraya gelmiştik ve tatlılarına bayılmıştım.Tam karşımda duran saate baktım ve ge&ccedil; kalmıştım okula ama bug&uuml;n canım hi&ccedil;bir şey yapmak istemiyordu, sadece eğlenmek ve yeni yılımı mutlu ge&ccedil;irmeye odaklanmıştım.Masalardan birini se&ccedil;ip oraya ge&ccedil;tik.Daha adını bilmediğim yabancı sandalyemi &ccedil;ekip huzur veren g&uuml;l&uuml;msemesini g&ouml;sterdi.</p>
<p></p>
<p>"Teşekk&uuml;rler nazik yabancı."G&uuml;l&uuml;msemesine karşılık vererek.</p>
<p>"Lois.İsmim Lois, sen de Lavin Vanessa."</p>
<p>"Adımı nereden biliyorsun?" Sa&ccedil;ma bir soruydu aslında, bir&ccedil;ok kez billboarda &ccedil;ıkmıştım.Pop&uuml;ler bir oyuncuydum, tabi bunların hepsi babamın isteğiyle.</p>
<p>"Babanın okulunda burs alıyordum, senle k&uuml;&ccedil;&uuml;kken tanışmıştık."Bu cevabı beni &ccedil;ok şaşırtmıştı.</p>
<p>"Nasıl ama ben &ccedil;ocukken hi&ccedil; Fransa'ya gelmedim, yani biz tanışmadık."</p>
<p>"Yanlış hatırlıyorumdur belki..."dedi gelen garson s&ouml;z&uuml;n&uuml; b&ouml;ld&uuml;.</p>
<p>" Hoş geldiniz, ne alacağınıza karar verdiniz mi?" Lois Fransızca bir şeyler s&ouml;yledi ve garson g&uuml;l&uuml;mseyip gitti. Fransa'ya taşınalı 2 yıl oldu ama Fransızca'da istediğim seviyede değildim.</p>
<p></p>
<p>" Peki bahsettiğin kişi nasıl biriydi, y&uuml;z&uuml;n&uuml; hatırlıyor musun? "Bozuk Fransızcam ile sordum.Sesim titremişti ve ellerim de titriyordu, masanın altına gizledim. "</p>
<p>Evet de niye soruyorsun, y&uuml;z&uuml;ndeki endişenin sebebi ne?"Fransızcamın iyi olmadığını anladığı i&ccedil;in İngilizce konuşmaya başladı.Ellerim titreyerek ceketimin cebinde telefonumu aramaya başladım ama sonradan telefonumu evde unuttuğum aklıma geldi.</p>
<p>"Be be ben şey kalkmam gerek. Selena başka bir zaman yine g&ouml;r&uuml;şsek olur mu?" Selena "Neden, iyi misin? Seni bir daha nerede bulacağım? " dedi.Başımı iyiyim anlamında sallayıp g&uuml;l&uuml;msedim."Lois, telefonunu verebilir misin?" Telefonunu ikiletmeden uzattı ve numaramı ellerim titrerken zar zor girdim. "Buradan bana ulaşabilirsiniz. &Uuml;zg&uuml;n&uuml;m, gitmem gerek." Arkamı d&ouml;nd&uuml;m ve elinde turtalar ile gelen garsona &ccedil;arptım, &ccedil;ıkan b&uuml;y&uuml;k g&uuml;r&uuml;lt&uuml; ile b&uuml;t&uuml;n herkes bana bakıyordu.G&ouml;zyaşları i&ccedil;erisinde &ccedil;ıkan g&uuml;r&uuml;lt&uuml;den korka korka cafeden kendimi attım. B&uuml;t&uuml;n g&ouml;zler bana bakıyordu, bu da daha da korkmamı sağlıyordu.Bunlara alışıktım, g&ouml;zlerin &uuml;zerimde olmasına ama bu beni incitmişti, ben hata yapmazdım. Babam bana hep derdi "hata yapamazsın, asla!" diye. Cafeden &ccedil;ıktıktan sonra hızlıca koşmaya başladım.Arkamdan biri adımı sesleniyordu ama duymamazlıktan gelerek daha da hızlı koştum.</p>
<p></p>
<p></p>
<p>Kalabalıkta insanlar &ccedil;arpışa &ccedil;arpışa dans ediyorlardı. Kenarda uyuyakalmış birka&ccedil; sarhoş insan vardı. Ben kenarda duvarı izlerken viskimi yudumluyordum.Yanıma bir grup gelip beni aralarına sıkıştırdı.Varlığımdan bile emin olduklarına ş&uuml;pheliyim."Ooo, bardaklar dans ediyor." dedi yanımdaki sarhoş kız. Benim de kafam pek yerinde değildi, kahkahayı bastım. Bir anda kız bana d&ouml;n&uuml;p "Aaa, yanımda Hermione Granger oturuyor. L&uuml;tfen beni de Hogwarts'a g&ouml;t&uuml;r, mektubuma herhalde yolda bir şey oldu" Kız bana sarılmaya &ccedil;alışıyordu, hemen oradan kahkahalar i&ccedil;inde kalktım.Evin i&ccedil;indeki y&uuml;ksek sesten dolayı başım ağrımıştı. Başımın &uuml;st&uuml;nde d&ouml;nen renkli ışık sinirimi bozuyordu, abim bunu niye astı diye s&ouml;ylenirken kalabalığın arasına girdim ve biri beni belimden kavradı, piste &ccedil;ıkardı. Piste &ccedil;ıktıktan sonra m&uuml;ziğin sesi daha &ccedil;ok y&uuml;kseldi, herkes alkışlamaya başladı.Herkes bize bağırıyordu ama nedenini onlar da bilmiyordu.Beni buraya &ccedil;ıkaran kişi elimden tuttu ,onunla dans etmeye başladım. Bu abimin arkadaşlarından biriydi, aynı zamanda eski sevgilimdi.Bunu anladığımda ondan uzaklaşmaya &ccedil;alıştım. "Hector beni rahat bırak, kız arkadaşının yanına git."Y&uuml;z&uuml;mde sahte g&uuml;l&uuml;mseme vardı, eğleniyormuş gibi yapıyordum &ccedil;&uuml;nk&uuml; asla olay &ccedil;ıkaramazdım.Ellerinden kurtulmaya &ccedil;alışıyordum ama rahat bırakmıyordu. Pistte sadece ikimiz vardık, diğerleri bizi izliyordu.</p>
<p></p>
<p>Bir s&uuml;re dans ettik, onun boş anını bulduğum an pisti terk ettim.Diğerleri &uuml;zg&uuml;n bir ses &ccedil;ıkardılar, sonra yine hi&ccedil;bir şey olmamış gibi piste &ccedil;ıkıp dans etmeye başladılar.Başımı iki yana salladım onların bu hallerine.Kalabalığın arasından sıyrılarak balkona &ccedil;ıktım, artık m&uuml;zik sesi daha az geliyordu.Balkondaki insanları umursamadan kenara oturdum ve ge&ccedil;en garsonun elindeki şişeyi alıp kafama diktim, birinin eli şişeyi elimden aldı, yandaki masaya koydu. "Lois hıhı burada değilsin, şimdi yanımdaki kişi kimsin adını s&ouml;yle?" Bu gece ka&ccedil; shot atmıştım sayamıyordum, artık beynimi kullanabilecek halde değildim.Lois ile tanıştıktan sonra onu d&uuml;ş&uuml;nmeden kendini alıkoyamıyordum.</p>
<p>"Ben Lois ama sen Lavin Vanessa değil gibisin.." Y&uuml;z&uuml;m&uuml; uzun s&uuml;re inceledi.</p>
<p>"Hıhı, sen beni nerden tanıyorsun ki beni kimse tanımıyor ve anlamıyor!"Hiddetle y&uuml;z&uuml;ne haykırdım.Lois benim b&ouml;yle bir tepki vereceğimi d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yordu, bu y&uuml;zden kaşlarını &ccedil;attı ve bana baktı. İnsanlar bize bakıyordu, onları umursamadan ayağa kalktım, dengesizce insanlara &ccedil;arpa &ccedil;arpa y&uuml;r&uuml;yordum. Arada y&uuml;zlerine bakıp seni tanıyorum diyip g&uuml;l&uuml;p ge&ccedil;iyordum.Biri koluma girdi, y&uuml;z&uuml;n&uuml; net olarak g&ouml;remiyordum. Evde boş oda arıyorduk galiba, yanımdaki kişi bana odamı soruyordu, ben de ona kendimi tanıtıyordum ve kahkaha atıyordum...</p>
<p></p>
<p>"Haha u&ccedil;uyorum ama burası benim evim değil, sokakta ne arıyorum ve sen ne arıyorsun?" G&uuml;lerken ağlamaya başlamıştım, bu benim en &ccedil;ekilmez alkol almış kişiliğimdi.Yanımdaki kişi artık dayanamayarak beni kucağına aldı ve beni bir yere getirdi.</p>
<p></p>
<p>Herkes uyuyordu ama en k&uuml;&ccedil;&uuml;k ses herkesin uyanması i&ccedil;in yeterliydi. "Sessiz ol, sakın sesini &ccedil;ıkarma tamam mı?" Kafamı salladım.G&ouml;ğs&uuml;ne başımı yasladım ve &ccedil;ocuk gibi ona baktım. Kafasını iki yana sallayıp g&uuml;l&uuml;msedi, g&uuml;l&uuml;ş&uuml; &ccedil;ok g&uuml;zeldi. Bu yabancının odasının kapısının zaten a&ccedil;ık olduğunu g&ouml;rd&uuml; ve ayağıyla itip yatağa beni bırakıp &ccedil;ıktı.Bende direkt uykuya ge&ccedil;tim.</p>
<p></p>
<p>Sabah mıydı gece miydi bilmiyordum, g&uuml;nlerden ne onu da bilmiyordum, burası kimin odası onu hi&ccedil; bilmiyordum ama umursamıyordum da.Ceketimin cebinden telefonumu &ccedil;ıkardım saatin ka&ccedil; olduğuna bakmak i&ccedil;in, saat 4't&uuml; daha ve telefonun &uuml;st&uuml;nden bir bildirim geldi. "&Uuml;nl&uuml; oyuncu evinde verdiği partide eski sevgilisi Hector ile yakınlaştı..." Başlığı g&ouml;rd&uuml;kten sonra g&uuml;lmeye başladım ve ardından sebepsizce ağlamaya başladım.Odanın kapısı a&ccedil;ıldı, bu Lois'di. Ama 2 taneydi. "Lois." Sesim titremişti."Ben dayanamıyorum, bu &ccedil;ok zor. Yalnız olmak, her g&uuml;n kalkıp maskeni takmak, g&uuml;l&uuml;msemek i&ccedil;inde yaralar varken g&uuml;lmek daha da acıtıyor; yaraları tekrar a&ccedil;ıp kanatıyor, sonra birine bunları anlatıp seni anlamasını beklerken klasik cevapları almak zor sadece kendi hayatın mı zor cevabını beklemezken.."Kapıyı sessizce kapattı ve yatağa oturdu."&Ouml;nceden ila&ccedil;ların beni d&uuml;zeltip yeniden doğmuş tertemiz mutlu bir insana d&ouml;n&uuml;şt&uuml;receğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rd&uuml;m ama g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m gibi aynıyım. Ben 4 yaşındayken saf, masum sokağın ortasında kar tanelerini yakalarken annem g&ouml;zlerimin &ouml;n&uuml;nde vuruldu. Elimdeki kar taneleri kırmızıya bulandı, erimeye başladı, eridi ve eridi. Elimde annemin kanı kaldı.Herkesin annesi &ouml;zel g&uuml;nlerde, okul &ccedil;ıkışlarında geldi ama benim annem yoktu ve ona bunu yapan geziyor. Babam hi&ccedil;bir zaman gelmedi &ccedil;&uuml;nk&uuml; o işleri ile meşgul, babama teşekk&uuml;r etmeliymişim &ccedil;&uuml;nk&uuml; kariyerimi o kurmuş. Ben bunları sana neden anlatıyorum bilmiyorum, b&uuml;y&uuml;k ihtimalle &ccedil;ok sarhoşum ve sabah hatırlamayacağım ama olsun ne yapmalıyım, zamanı geri alamam." Ağlıyordum hem de deli gibi , g&ouml;z&uuml;mden d&uuml;şen yaşları silerken elime akmış maskaram bulaştı, umursamadım. Lois bana yaklaştı ve sımsıkı sarıldı.Ben de ona sımsıkı sarıldım.Anlatmaya devam ettim, şimdi hem g&uuml;l&uuml;yordum hem de ağlıyordum "&Ccedil;oğunlukla gecenin bir k&ouml;r&uuml;nde işim varmış gibi uyanır, balkona &ccedil;ıkar ve sokağa boş g&ouml;zlerle izlerim. Ara sıra da ge&ccedil;enlere el sallarım, bazıları hatta bana el sallar. &Ccedil;ok sevimli bir hareket ,i&ccedil;imi ısıtır. Bazıları benim gibi yetişkin, insanın bu davranışlarını garipser ama bilmiyorlar ki ben &ccedil;ocukluğumu yaşamadım.Benim dışım b&uuml;y&uuml;d&uuml;, i&ccedil;im değil. Kimsem yok benim, yaslanacak bir omuzum yok. Şu d&uuml;nyada yalnızım. Birilerinin g&ouml;z&uuml;ne hep baktım, g&ouml;z&uuml;mdeki acıyı g&ouml;r&uuml;p beni sarıp sarmalasın ama olmadı ben de vazge&ccedil;tim. G&ouml;zlerime yalan duvarlarını &ouml;rd&uuml;m, benim g&ouml;z&uuml;me bakanlar taş kesilsin istedim, korksun. Bana iyiliği dokunmayacak madem k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml; de dokunmasın istedim. Haplar mutlu eder sandım, bırakacağım zamanı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p hep korktum. Şimdi ise bırakamayacağım diye korkuyorum onları. Beni iyileştirmedi sadece şu &ccedil;ılgın d&uuml;nyaya adapte olmamı sağladı ama bunu da istemiyorum, sa&ccedil;ma gelebilir ama istemiyorum &ccedil;&uuml;nk&uuml; ben kendimle olmak istiyorum. Sadece bu d&uuml;nyadaki şeylere değil, kendime ihtiyacım var."Yanımda duran sa&ccedil;ı başı dağınık ağlayan minik kıza baktım."&Ccedil;ocukluğuma bak bak, yanımda duruyor. Her zaman burada beni izliyor g&ouml;zyaşı i&ccedil;inde, bir g&uuml;n başarıp onun sa&ccedil;larından &ouml;p&uuml;p sarılıp başardık diyeceğim ve o zaman o da huzur i&ccedil;inde gidecek ama ben kendime g&uuml;venmiyorum. Baksana halime, daha 1 kere g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m insanın yanındayım, daha neresi burası bilmiyorum."Beni kendinden ayırdı ve &ccedil;enemden tutup y&uuml;z&uuml;ne bakmamı sağladı. Elinin tersiyle g&ouml;zyaşlarımı sildi.B&uuml;y&uuml;lenmiş gibiydim, g&ouml;zlerimi kırpıştırıp ona bakıyordum sonra sa&ccedil;ma bir hareket yaparak omzuna elimi koyup."Eee sen niye susuyorsun ya hep ben anlattım. Evet, biraz &ccedil;ılgınımdır, deli de olabilirim ama ne yaparsın?" dedim, omuzlarımı indirip kaldırdım dudağımı sarkıtarak."Bu arada t&uuml;ts&uuml;n&uuml;n kokusuna bayıldım. Bir ara ben de almalıyım, hangi koku?" Değişimime kaşlarını kaldırmış, y&uuml;z&uuml;nde şaşkın ifadeyle bakıyordu.Şimdi komik espriler yapıp g&uuml;l&uuml;yordum ama o y&uuml;z&uuml;me şaşkın şaşkın bakıyordu g&uuml;lerken g&ouml;zlerimden hala yaşlar akıyordu ..</p>
<p></p>
<p>Kapı bir anda a&ccedil;ıldı ve ikimizin y&uuml;z&uuml; direkt kapıya d&ouml;nd&uuml;.40 'lı yaşlarında, siyah kıvırcık sa&ccedil;lı, toplu bir kadın i&ccedil;eri girdi. Arkasından da esneyerek Selena girdi. Bana baktı g&ouml;zlerini kırpıştırdı, sonra bir daha baktı ve bana koşup sarıldı. Lois i&ccedil;eri giren kadına sanırım annesiydi, mahcup mahcup bakıyordu. Bize kısa bir bakış atıp g&uuml;l&uuml;msedi Lois ve annesine doğru y&uuml;r&uuml;d&uuml;. Annesi bizi inceliyordu, daha doğrusu beni inceliyordu. G&ouml;zlerini kıstı, Lois 'e d&ouml;nd&uuml;. Kapının dışını kaş g&ouml;z yaparak g&ouml;sterdi.Onlar kapıyı kapatıp &ccedil;ıktılar.</p>
<p>Selena ardından eline yatağın yanındaki komodinin &uuml;st&uuml;nde duran tarağı aldı ve sa&ccedil;ımı taradı.Sa&ccedil;ımı tararken aynı zamanda okşuyordu.Tarağı yatağın &uuml;st&uuml;ne bıraktı, omzuma dokundu. Ona d&ouml;n&uuml;nce "Sa&ccedil;ların &ccedil;ok g&uuml;zel, ekrandakinden daha g&uuml;zel Lavin " dedi parmaklarıyla." Ve sen niye abimin odasındasın? "y&uuml;z&uuml;ne sinsi bir g&uuml;l&uuml;mseme yerleşti.Tam ağzımı araladığımda Lois ve annesi odaya girdi.Annesi elindeki bardakla bana doğru geliyordu. Bense kafamda binlerce kurgu hazırlamıştım, en olağan gelen kafamdan aşağı su d&ouml;k&uuml;p beni evden atmasıydı.</p>
<p></p>
<p>" Lavincim sana &ouml;zel iksirimden getirdim, ayılmana yardımcı olur." hi&ccedil; beklediğim gibi olmadı, bana g&uuml;l&uuml;mseyip bardağı komodine koydu. Ardından Selena'yı yanına &ccedil;ağırdı, Selena yanağımdan &ouml;p&uuml;p yataktan atlayıp koşarak kapıdan &ccedil;ıktı. Annesi de arkasından &ccedil;ıktı ve kapıyı kapattı.Ben hala şaşkındım, bana hi&ccedil;bir zaman b&ouml;yle davranılmamıştı.</p>
<p></p>
<p>"İ&ccedil;sene, ne duruyorsun?" diye Lois bardağı bana uzattı, bense hala şaşkın kapıya bakıyordum. Beni d&uuml;rtt&uuml;, elindeki bardağı aldım ve burnuma yaklaştırdım. &Ccedil;ok k&ouml;t&uuml; kokuyordu, direkt burnumdan &ccedil;ektim.</p>
<p></p>
<p>"Ama bu &ccedil;ok &ccedil;ok k&ouml;t&uuml; kokuyor.İ&ccedil;inde ne var? "</p>
<p></p>
<p>"Bunu hi&ccedil; kimse bilmez sır, hadi artık i&ccedil;sene." Burnumun ucunu sıktım ve kafama diktim. Boğazımı yakmıştı her ne varsa i&ccedil;inde, ayrıca tadı da kokusu kadar k&ouml;t&uuml;yd&uuml;.Yutkundum ve Lois 'e baktım, bana g&uuml;l&uuml;mseyerek bakıyordu.Omzuna yumruk attım.</p>
<p></p>
<p>"&Ccedil;ok komik. Sen de i&ccedil;ince g&ouml;r&uuml;rs&uuml;n ama i&ccedil;mişsindir sen tabi annen olduğu i&ccedil;in i&ccedil;tin. Off ben iyice sa&ccedil;maladım, bu ne zaman etki eder?"Boğazımı sanki bir şey sıkıyordu, ağlamak istemiyordum ama annemin şu an yanımda olması... "Benim tabi annem yok. Neden yok biliyor musun, annemi kim &ouml;ld&uuml;rd&uuml; biliyor musun? Hayır, dışarıda geziyor. O geziyor. Annemse gitti, yok. O hi&ccedil;bir zaman olmayacak yanımda, &uuml;niversiteden mezun olduğumu doktor olduğumu g&ouml;rmeyecek.O yok, annem anne.." Lois beni kendine &ccedil;ekti, bağrına bastı. Hayır, ağlamak istemiyordum. Babam bana b&ouml;yle &ouml;ğretti, ağlamak g&uuml;&ccedil;s&uuml;zl&uuml;kt&uuml; ama sikerim kuralları"Annemi &ccedil;ok &ouml;zledim." ilk defa bunu kendime itiraf ediyordum, kendime bile s&ouml;yleyemezken d&uuml;ş&uuml;nmezken bir anda ağzımdan &ccedil;ıkmıştı. Lois daha sıkı sarıldı.Sa&ccedil;ımı okşadı, evet o sa&ccedil;ımı okşadı. Daha doğru d&uuml;zg&uuml;n tanımadığım yabancının evindeydim ama artık &ccedil;ok yorulmuştum."Buradan gitmek istiyorum, annemin yanına gitmek istiyorum. Sadece anne sevgisi istedim, ben bunları hak etmedim baba."</p>
<p></p>
<p>"Sen hi&ccedil; ama hi&ccedil; hak etmedin, biliyorum.Lavin bunları hak etmedi ama onu iyileştireceğim, bunu yapacağım. Emin ol, g&uuml;ven bana."Onun kucağında ağlayarak uyuyakalmıştım.</p>
<p></p>
<p>"SAKIN SESİNİ &Ccedil;IKARMA !"Biri g&ouml;zlerimi bağlamıştı, beni sımsıkı tutuyordu. &Ccedil;ırpınsam da kurtulamıyordum...</p>
<p></p>
<p></p>
<p>Sevgilerle, musmutlu bir g&uuml;n dilerim.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ASALETİM</title>
<link>https://edebiyatblog.com/asaletim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/asaletim</guid>
<description><![CDATA[ İnsan mutlu olduğunda kendini güzel hisseder. ]]></description>
<enclosure url="" length="57359" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 06 Mar 2022 10:41:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>Şiir perisi</dc:creator>
<media:keywords>Makyaj, gülmek, sevinç</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BİR KADIN MAKYAJ YAPTIĞINDA DEGİL,</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>G&Uuml;LD&Uuml;Ğ&Uuml;NDE G&Uuml;ZELLEŞİR</strong>.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Duman Papatyası</title>
<link>https://edebiyatblog.com/duman-papatyasi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/duman-papatyasi</guid>
<description><![CDATA[ Bir çiçek ne kadar sevebilirdi sigarayı. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_622381caaa79b.jpg" length="57533" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 05 Mar 2022 17:07:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>thegirlhasnonick</dc:creator>
<media:keywords>şiir, aşk, sevgi</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ca&amp;apos;Pera</title>
<link>https://edebiyatblog.com/capera-1857</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/capera-1857</guid>
<description><![CDATA[ Sevgi, aşktan ibaret değildi. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_6223823c65e11.jpg" length="70815" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 05 Mar 2022 17:03:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>thegirlhasnonick</dc:creator>
<media:keywords>Nehir, Soner, Pera, aşk, arkadaşlık</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Herşeye Rağmen</title>
<link>https://edebiyatblog.com/herseye-ragmen</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/herseye-ragmen</guid>
<description><![CDATA[ Bir çiçek ek mesela, adı senin olsun meyveleri onun.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61d60ee63b20c.jpg" length="29235" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Mar 2022 23:09:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Herşeye Rağmen</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>&nbsp; &nbsp;K&ouml;t&uuml;y&uuml; iyiye &ccedil;evirmek bizim elimizde aslında, başımıza gelenlere vereceğimiz tepkileri biz &ouml;nceden belirleyemiyoruz evet ama tepkiden sonra ne yapacağımızı veyahut nasıl bir yol izleyeceğimiz bize kalmış birşey. Herşeye rağmen h&acirc;l&acirc; nefes alıyorum demeliyiz mesela, sonra birini mutlu edebiliyoruz değil mi? Bir &ccedil;ocuk d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n mutlu olması i&ccedil;in &ccedil;ok birşey yapmamıza gerek yok ki ona bir bulut verin dokunmadığı o &ccedil;ocuk o bulutu d&uuml;nyadan eve, evden oyuncağa, oyuncaktan parka &ccedil;evirsin. Bir yaşlı g&ouml;rs&uuml;n g&ouml;zleriniz sonra, y&uuml;z&uuml; yılların izini taşıyan sesi yaşanmışlık kokan ve g&ouml;zleri &ccedil;ocukluğun parlaklığını taşıyan. El uzatın o yaşlıya y&uuml;r&uuml;y&uuml;n sonra bitmeyecek gibi hi&ccedil; yorulmayacak gibi, susun sadece biraz o konuşsun yılların acısını b&ouml;yle atlatır anca. Bir kedi alın elinize okşarken t&uuml;ylerini, başka bir yerde k&ouml;peğe eşlik edin size vefayı &ouml;ğretir. Yaşamın en g&uuml;zel hediyesi olan aileyi bulun sonra, sevginin i&ccedil;inden b&uuml;y&uuml;yen bir tohum gibi g&ouml;r o aileyi g&uuml;venin ile sula, ilgin ile g&uuml;neşe &ccedil;ıkar. Ve yıllar sonra o tohum bir &ccedil;ınara d&ouml;n&uuml;şs&uuml;n g&ouml;lgesinde nice senin gibileri ağırlayan...</em></strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sana Ait Bi&amp;apos; Kalp</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sana-ait-bi-kalp</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sana-ait-bi-kalp</guid>
<description><![CDATA[ Sen gidersen kalbim çok üşür mü?  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/03/image_750x500_621e2d138dbe0.jpg" length="46030" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 01 Mar 2022 17:26:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords>kalp, ağrı, gitmek, romantizm</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Kalbimdeki ağrı gitmiyor... Dengesi &ouml;yle bir şaştı ki, d&ouml;nemiyor eski haline. Oysa senden &ouml;nce yoktu benim kalbimde bi' sorun. Şimdilerde kapanmayan &ouml;yle bir mesele var ki, nasıl hallolur bilemiyorum.</p>
<p>S&ouml;yle, akıl ver bana. S&ouml;k&uuml;p atmalı mıyım? Durdursam d&uuml;zelir mi? Ne yapmalıyım, nasıl davranmalıyım?</p>
<p>Bir şeyler de ama sakın susma, yok et de mesela; yok edeyim. Ama sen konuşmadık&ccedil;a ben kalakalıyorum. Bunu sana soruyorum, sana ait bir şeyi senden iyi bilen olamaz değil mi?&nbsp;</p>
<p>Atan bi' kalbim var ama o sana ait. Sen doldurmuşsun her bir karesini..</p>
<p><em>'Terk et' desem gider misin? Ben demeye cesaret edemem, sen anlasan olur mu?</em>&nbsp;</p>
<p>Peki, <strong>sen gidersen; kalbim &ccedil;ok &uuml;ş&uuml;r m&uuml;?.</strong></p>
<p></p>
<p>23'02</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bendeki SEN</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gozdeki-yasimsin</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gozdeki-yasimsin</guid>
<description><![CDATA[ Başımı çevirdiğim her tarafta olmanı, seni görmeyi istiyorum... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_62151a7e0ef39.jpg" length="35575" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Feb 2022 20:17:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords>göz, alışmak, bakmak, kör, romantizm</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>G&ouml;z alıştığını mı arar, yoksa g&ouml;rmek istediğini m</em>i?</p>
<p>Sağım, solum; &ouml;n&uuml;m, arkam... Her bir y&ouml;n&uuml;mde sen varsın. Senin i&ccedil;in d&ouml;n&uuml;yorum arkama, seni arıyorum sağımda; soluma bir şey demiyorum, orası zaten sana aitken ne diyebilirim ki.</p>
<p>Başımı &ccedil;evirdiğim her tarafta olmanı, seni g&ouml;rmeyi istiyorum. G&ouml;z g&ouml;ze geldiğimizde sadece utandığım i&ccedil;in g&ouml;zlerimi ka&ccedil;ırmak, ben sana doya doya bakmak istiyorum.</p>
<p>Seni, g&ouml;zlerinle rastlaşmak i&ccedil;in bahanelerle sığdırıyorum. S&ouml;ylesene sen bunu fark ediyor musun? Bakmak i&ccedil;in can attığımı ama g&ouml;r&uuml;ş a&ccedil;ıma girdiğinde dahi bakamadığımı...</p>
<p>Fark edemezsin ama değil mi? Benim g&ouml;zlerim senin i&ccedil;in etrafta dolaşırken, sen bana o kadar k&ouml;rs&uuml;n ki; bunu nasıl anlayabilirsin.</p>
<p></p>
<p><strong>Bir g&uuml;n, beni g&ouml;r&uuml;r m&uuml;s&uuml;n bilmiyorum ama şunu iyi biliyorum ki; ben seni hi&ccedil; g&ouml;rmesem dahi her g&ouml;z&uuml;m&uuml; kapattığımda anılarımda yer ediniyorsun.</strong></p>
<p>31'12.21</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İSTASYONDA BEKLEDİĞİM</title>
<link>https://edebiyatblog.com/istasyonda-bekledigim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/istasyonda-bekledigim</guid>
<description><![CDATA[ Dolaştım meyhane meyhane ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_6211e41351564.jpg" length="94567" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 20 Feb 2022 09:50:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>Meltem Güdemezoğlu</dc:creator>
<media:keywords>istasyon, şubat, akşam, beklemek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: center;"><span class="s1">Hani o yakışıklı ela g&ouml;zl&uuml; sevgilim, nerdesin </span></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><span class="s2">Bir şubat akşamıydı</span></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><span class="s2">Dolaştım meyhane meyhane </span></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><span class="s2">Hangimiz sevmedik şarkısı &ccedil;aldı </span></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><span class="s2">Sarhoş ruh halimle </span></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><span class="s2">Kendimi istasyonda buldum </span></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><span class="s2">Bir beyefendiye rastladım </span></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><span class="s2">Sen sandım </span></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><span class="s2">Ama sen değilmişsin </span></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><span class="s2">Nerdesin ela g&ouml;zl&uuml;m </span></p>
<p class="p2" style="text-align: center;"><span class="s2">Sarhoş ruhumla sen sandığım istasyonda beklediğim&hellip;</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Saudade</title>
<link>https://edebiyatblog.com/saudade-1717</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/saudade-1717</guid>
<description><![CDATA[ İnsanı, aynı anda hem yaşatıp hem öldüren şeydir, anılar. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/02/image_750x500_620c1d40eb54b.jpg" length="24572" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Feb 2022 00:38:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Anı, özlem, saudade</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<em><strong>İnsanı, aynı anda hem yaşatıp hem &ouml;ld&uuml;ren şeydir, anılar. Akla geldik&ccedil;e bizi mutlu eden ama aynı zamanda h&uuml;zne boğan şeydir, anılar. Buruk bir tebess&uuml;m&uuml;n en g&uuml;zel sebebidir, anılar. Peki benim anılarım? Yaşayamadığım o anılarım? Sahi insan yaşadığı şeylere anı derdi değil mi?&nbsp; Ama &ouml;yle olmuyormuş bazen, insan yaşamadığına da anı diyormuş. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bir anı olarak kalıyor sende. Birden bire gelen ansızın aklına d&uuml;şen, y&uuml;reğine oturan bir anı. Hayallerin anılarına eşlik ediyor sonra, ikisi de imkansıza doğru koşarken sende bir şizofren gibi izliyorsun her birini. G&ouml;zlerin yağıyor usul usul ama y&uuml;z&uuml;nde&nbsp; i&ccedil;ten bir tebess&uuml;m. Yine diyorsun yine, yine sonunda ayrılık olsa ben yine seni se&ccedil;erdim. Seninle tanışmayı, konuşmayı se&ccedil;erdim. O başlayıp da bitiremediğimiz kitabı yine baştan okuyamayı se&ccedil;erdim yine, sonunda gitsen de ben yine seni se&ccedil;erdim... Bir saudade kelimesine sığdın ve sığdırdın y&uuml;reğime...❄️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>GİDİYORUM</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gidiyorum-1704</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gidiyorum-1704</guid>
<description><![CDATA[ Ruhumu öldürenlerin anısına... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61f1de402c8ea.jpg" length="70173" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 13 Feb 2022 20:18:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>_iirazz</dc:creator>
<media:keywords>kelime, ruh, gitmek, derbeder</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Kelimeler kifayetsiz...</p>
<p>Her ne yazsam i&ccedil;imdeki kederi anlatamayacakmış gibi hissediyorum, boğuluyorum belirsizlikler denizinde, biri de yardım elini uzatmıyor.&nbsp;</p>
<p>G&ouml;zlerinin &ouml;n&uuml;nde bedenim erirken suyorum, i&ccedil;im kan ağlarken kahkaha atıyorum iştahlıca, &ouml;l&uuml;yorum! g&ouml;rm&uuml;yorsunuz...</p>
<p>Şimdi kendi yalnızlığıma terkediliyorum, kimseyi aramadan, kimseleri sormadan, &ouml;ylece gidiyorum uzaklara. Belki yarım bir aşk bırakıyorum, yaralı bir kalp ve derbeder hayat bırakarak, hayata daha fazla tutunarak gidiyorum, hayallerime d&ouml;rt elle sarılarak...</p>
<p></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Azalıyorum Ne Var?</title>
<link>https://edebiyatblog.com/azaliyorum-ne-var</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/azaliyorum-ne-var</guid>
<description><![CDATA[ Ne var? Alışamaz mıyım! ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/09/image_750x500_613f9b2102c8f.jpg" length="47282" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 02 Feb 2022 00:32:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>_iirazz</dc:creator>
<media:keywords>Azalmak, alışmak, ağlamak kalp, duygular</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Azalıyorum....</p>
<p>Her zerreme işledi bu yalnızlık &ouml;zlemim.<br />Seni istiyor şuncacık kalan kalbim...</p>
<p>En ihtiyacım olduğunda sana,<br />Sıcacık kollarına sarılmak istiyorum.<br />Ama sen yoksun.</p>
<p>Boşlukta kaldı hayallerim,<br />Bir iki c&uuml;mleyle ge&ccedil;iştiriyorum belki.<br />Ama &ccedil;ok ihtiyacım var sana...</p>
<p>Zarar g&ouml;rme, dayanamam.<br />Yaralayamam seni, isteyerek, istemeyerek...</p>
<p>Belki de yanlışı ben yapıyorumdur,<br />Artık sabahım sensiz..<br />Hayat &ccedil;ok boş, &ccedil;ok boktan.<br />Bir tek sen ger&ccedil;ektin sende yoksun...</p>
<p>Sana ihtiyacım var!!<br />O kadar ihtiyacım var ki, sen bile bilemezsin.</p>
<p>Ne kadar ihtiyacım varsa sana;<br />Sen o kadar yoksun.<br />Ne kadar &uuml;z&uuml;lsem, o kadar boşsun.<br />O kadar hissizsin,<br />O kadar dipsiz kuyu.</p>
<p>Bağırsam duyar mısın sesimi??<br />Haykırsam seni?<br />Kulaklarını tıkama ne olursun!<br />Senin i&ccedil;in &ouml;l&uuml;yorum be vicdansız;<br />Niye yanımda yoksun...</p>
<p>Benden ka&ccedil;tık&ccedil;a yalnızlaşıyorum,<br />Sen bırakmazdın bu &ccedil;elimsizi.<br />Şimdi neredesin, sevdiğim, her şeyim.<br />Bulamıyorum seni.<br />Boş sokaklarım oldu sayende,<br />Yanımdaki bir sigara sadece.<br />Beni koymazdın tek başıma...<br />Hırsızı uğursuzu var bunun.</p>
<p>Ne var?<br />Alışamaz mıyım!<br />Ben yalnızdım zaten, bu zamana kadar hep tek.<br />Şimdi niye arıyorum bu kadar insanı.<br />Sanki daha &ouml;nce vardılar,</p>
<p>Salak gibi ağlıyorum bende..<br />Yanımdan ge&ccedil;en insanalar bana deliymişim gibi bakarken,<br />ben yaşlarımı toplamaya bu kadar aciz kalıyorum.</p>
<p>Ağla be!<br />Hı&ccedil;kıramasan da, bağıramasan da,<br />En k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir şeyi abartsan da.<br />Senden başka kimse bilemeyecek zaten.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>KARLI BİR AKŞAMDI</title>
<link>https://edebiyatblog.com/karli-bir-aksamdi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/karli-bir-aksamdi</guid>
<description><![CDATA[ Kar küresinde dans eden romantik çiftler gibi Rüya mıydın? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61f2400ea2ba5.jpg" length="78866" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 27 Jan 2022 09:51:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>Meltem Güdemezoğlu</dc:creator>
<media:keywords>kar, akşam, kar küresi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><em><strong>Pencerenin kenarında elimde telefon kar taneciklerini izliyordum</strong></em><br /><em><strong>&Ouml;yle g&uuml;zel yağıyordu ki bembeyaz manzaraya &acirc;şık olmamak m&uuml;mk&uuml;n değildi&nbsp;</strong></em><br /><em><strong>Kar k&uuml;resinden gelen hafif ritim y&uuml;reğime dokunuyordu&nbsp;</strong></em></p>
<p style="text-align: center;"><em><strong>Karlı bir akşamdı&nbsp;</strong></em><br /><em><strong>Elimde titreyen telefonuma bir mesaj geldi</strong></em><br /><em><strong>Mesajda &ldquo; senin olmaya geldim &ldquo; diye yazıyordu&nbsp;</strong></em><br /><em><strong>Birden eteklerim tutuşurken&nbsp;</strong></em><br /><em><strong>Bir an kapı &ccedil;aldı&nbsp;</strong></em><br /><em><strong>Karşımda sen&hellip;</strong></em></p>
<p style="text-align: center;"><em><strong>Hoş geldin aşiyanıma y&uuml;reğimin deli divanesi</strong></em><br /><em><strong>Ş&ouml;minenin karşısında hasretin sıcaklığında&nbsp;</strong></em><br /><em><strong>Omzunda uykuya dalmışım</strong></em><br /><em><strong>Karlı bir akşamda&nbsp;</strong></em></p>
<p style="text-align: center;"><em><strong>&Ccedil;ok &ouml;zlediğim ellerinin esmerini</strong></em><br /><em><strong>Uyurken hissettiğim</strong></em><br /><em><strong>Biliyordum beni izlediğini</strong></em><br /><em><strong>Kar k&uuml;resinde dans eden romantik &ccedil;iftler gibi</strong></em><br /><em><strong>R&uuml;ya mıydın?</strong></em><br /><em><strong>Karlı bir akşamda&nbsp;</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TÜKENDİM!</title>
<link>https://edebiyatblog.com/tukendim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/tukendim</guid>
<description><![CDATA[ Kendi Ellerinle Yalnızlığa İttin Beni...  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61f1de402c8ea.jpg" length="70173" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 27 Jan 2022 03:07:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>_iirazz</dc:creator>
<media:keywords>yalnızlık, hissizlik, çaresizlik, kırgınlık, boşluk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&Ccedil;ARESİZİM...</p>
<p>Ne yapacağımı bilmeden savruluyorum senin kıyılarına, ne yaparsam geri tepiyor, bu durum artık beni mahfediyor.</p>
<p>T&uuml;keniyorum be adamım, artık senden bir şey bekleyemiyorum, umutlarımı aldın giderken.</p>
<p>Bir şekilde buradasın ama yanımda değilsin, benimsin ama değilsin de. Hani g&ouml;recektim seni? Seni ne zaman g&ouml;rmek istesem sabahı sabah ediyorum, heyecandan uyuyamıyorum derken saatlerce hazırlanıyorum, sadece senin i&ccedil;in.</p>
<p>Sa&ccedil;larımı hi&ccedil; bukleli g&ouml;rmedi diyorum sonra, iki seferdir hazırlanıyorum senin i&ccedil;in bırak beni g&ouml;meyi, haber bile vermeden gelmiyorsun.&nbsp;</p>
<p>Sokaklar hı&ccedil;kıra hı&ccedil;kıra ağladığımı duyuyor senin i&ccedil;in, belki abarttığımı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsun ama sadece benim seni sevdiğimi d&uuml;ş&uuml;nmeme sebep oluyorsun, her gece senden ka&ccedil; kez vazge&ccedil;ip geri d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml;m&uuml; odamın duvarları biliyor, balkonum biliyor, kelimelerimi d&ouml;kt&uuml;ğ&uuml;m leptopum bile biliyor, sen bilmiyorsun...</p>
<p>&Ccedil;ok istedim sana sımsıkı sarılayım, ka&ccedil; gece seni &ouml;pmenin hayalini kurduğumu bile bilmiyorum, belki &ccedil;ok abartıyorum ama sen kuru bah&ccedil;eme bereket getirmiştin, şimdi niye eskisinden daha kurak hissediyorum.</p>
<p>Biliyorum ilk ben a&ccedil;ıldım sana, belki de bu yaptığım hayatımdaki en b&uuml;y&uuml;k adımdı ama bu adımın beni gecelerce &uuml;zeceğini, kahredeceğini hi&ccedil; d&uuml;ş&uuml;nmemiştim.&nbsp;</p>
<p>Kendini saklamanın &ccedil;aresizce olduğunu biliyorum ama yaralarını g&ouml;rmediğin bir insana sonsuza dek aşık kalamazsın, seni &ccedil;ok seviiyorum, rabbim beni kahretsin ki &ccedil;ok seviyorum, buna daha ne kadar dayanabilirim bilmiyorum, &ccedil;ıkış yolunu bulamıyorum, &ouml;n&uuml;m yığınla karanlık, T&Uuml;KENDİM...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gidenin İzi</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gidenin-izi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gidenin-izi</guid>
<description><![CDATA[  Ne diyordu Ahmet Arif &quot;Giden ayaklarsa eğer geri gelir fakat giden gönülse o bir daha gelmez..&quot; ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61eda02b02383.jpg" length="147046" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 23 Jan 2022 21:37:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Kâr, iz, giden</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; Ne diyordu Ahmet Arif "Giden ayaklarsa eğer geri gelir fakat giden g&ouml;n&uuml;lse o bir daha gelmez.."&nbsp;</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; 'Tamam' diyorum kendi kendime, 'olabilir bu olanlar, hani zaten olacak şeyler niye &uuml;z&uuml;l&uuml;yorsun ki' diyorum. Ama sanırım zor, yani insan zorlanıyor bazen hani o &ccedil;ok meşhur&nbsp; s&ouml;z vardır ya ' t&uuml;m duygularım kursak denilen yerde takılı' benim de &ouml;yle işte. Ge&ccedil;iştiremiyorum ge&ccedil;miyor ki, alışamıyorum hoş alışmak da istemiyorum. Ama yerli yerinde kalsın istiyorum bencilce olabilir ama istiyorum. &Ouml;zlediğim de canım sıkıldığın da mutlu olduğum da o hep aynı yerde olsun istiyorum. &Ccedil;ok mu şey istemişim?&nbsp; K&acirc;ra bastığım da &ccedil;ıkan iz gibi iz bırakıyor adım adım giderken ve o kalan iz de eziliyorum...❄️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Özümü Buluyorum</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ozumu-buluyorum</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ozumu-buluyorum</guid>
<description><![CDATA[ Özümü Buluyorum  ]]></description>
<enclosure url="" length="147046" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 22 Jan 2022 17:01:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>Medine Herzem</dc:creator>
<media:keywords>Öz, bulmak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Anlamsızca birine g&uuml;veniriz ve her şeyi anlatırız , bazen her şeyi sorgulamamız gerekir . Bir sorun kendinize , neden? Diye bir cevap alabiliyor musunuz? Alamazsınız işte. Bazı şeyleri sadece sorarsınız ve bir cevap dahi alamazsınız, hatalar illa ki yapılacak her iki taraf i&ccedil;inde &ouml;nemli olan o hatadan d&ouml;nmektir . Ben bu bu yaşıma kadar hatası olmayan birini g&ouml;rmedim , ya da bana denk gelmedi . Her şeyin bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml; var diyorlar peki gidenler niye gelmiyor? Zamanla alışılıyor ama en ihtiya&ccedil; duyulduğu zaman o kişi yanımızda olmuyor ve bu kim olursa olsun zoruna gidiyor . Zaman ya dert getirir ya da g&uuml;zel bir hayat bu se&ccedil;imi biz yapabiliriz . &Ouml;nce sorun bir kendinize , ben ne istiyorum? Buna bir cevabınız yoksa anlayın ki , en b&uuml;y&uuml;k boşluğa d&uuml;şm&uuml;şs&uuml;n&uuml;zd&uuml;r . Umudunuzu , inancınızı ve kendinize g&uuml;vencinizi asla kaybetmeyin.&nbsp; &Ccedil;&uuml;nk&uuml;,&nbsp;<strong><em> umudun bittiği yerde mucizeler &ccedil;i&ccedil;ekler a&ccedil;ar .&nbsp;</em></strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>KİMSESİZLİK</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kimsesizlik-1528</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kimsesizlik-1528</guid>
<description><![CDATA[ KİMSESİZLİK ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61e9609aa401e.jpg" length="67951" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 20 Jan 2022 16:23:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>Ayşe Atlı</dc:creator>
<media:keywords>Kimsesiz, bekleyiş</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x_61e9610384d37.jpg" alt="" /></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kuşun Kanadında</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kusun-kanadinda</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kusun-kanadinda</guid>
<description><![CDATA[ Bir kuşun kırık kanadı gibiyim. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61e72e4936720.jpg" length="40683" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Jan 2022 00:17:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Kuş, uzak, kırık kanatlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; Uzakların bu kadar cezbedici olduğunu yeni yeni fark ediyorum sanırım. Belki de hi&ccedil;bir zaman bakamadım uzaklara şimdi ise cesaretin elinden tutup bakıyorum korktuğum o uzaklığa. Ne kadar m&uuml;kemmel duruyor &ouml;yle, herşey yerli yerinde gibi ağa&ccedil;ların r&uuml;zgara karşı durması bile bir dengeyi temsil ediyor. Adım attım o uzaklığa gitmek i&ccedil;in lakin adımım ile geri gittim. Yaklaşmak istiyordum sana olmuyordu yine, sahi nedir bu uzaklardan &ccedil;ektiğim onca şey, imkansız olduğu i&ccedil;in mi bu kadar g&uuml;zeller diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. İmkansız yolların yolcusu olmak ne komik!&nbsp; Ne yapalım ki kaldık biz de bir kuş hayalinde kanadında taşıdığı y&uuml;kten habersiz u&ccedil;an o kuş olma hayalimde. Kuş olsam, u&ccedil;sam gitsem buralardan rahatlar mıyım? Hani ka&ccedil;sam uzaklara, uzaklar beni saklar bağrında? ... Yoksa yine kalır mıyım bir kuş hayalinde?.☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kitap Sayfalarında</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kitap-sayfalarinda</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kitap-sayfalarinda</guid>
<description><![CDATA[   Bazı insanlar vardır, birbirinden habersiz aynı cümlede buluşan.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61e728e837b90.jpg" length="35810" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 19 Jan 2022 00:04:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Cümle, insan duygu, yer, farklı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>&nbsp; &nbsp;Bazı insanlar vardır, birbirinden habersiz aynı c&uuml;mlede buluşan..</em></strong></p>
<p><strong><em>&nbsp; &nbsp; Hep sevmişimdir eski kokan kitapları, i&ccedil;inde bulunan tozların yıllara gebe oluşunu ve bundandır ki hep ikinci el kitap alışım. Sahaflara duyduğum hayranlık, d&uuml;ş&uuml;nsenize bir aranızdaki milyonlarca kilometre var ama siz onunla aynı c&uuml;mleyi okurken g&uuml;l&uuml;yorsunuz. Tanımadığınız insanlar ile kim bilir ka&ccedil; kere buluştunuz kitap sayfalarında, yada başkalarından aldığınız o kitabın i&ccedil;inde o kişiye dair kalıntılar buldunuz. Belki yaşanmışlığınız yaranıza denk geldi de aynı yerde acıdı canınız. Kim bilebilir ki bir kitabın bu kadar &ccedil;ok şey anlatacağını, kim bilebilir ki bir kitabın bu kadar &ccedil;ok şey sığdıracağını.. Aynıyız biz ne kadar farklı olsak da aynıyız aslında. O sayfalara dokunuyorsa parmakların yada altını &ccedil;izdiğin o c&uuml;mleye dalıp gidiyorsa g&ouml;zlerim aynıyızdır. Tanımasak da bir birimizi g&ouml;rmesek de , bilmesek de varlığımızı biz aynı yerlerden yaralandık...????</em></strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kırmızıyı Arayan Kadınlar</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kirmiziyi-arayan-kadinlar</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kirmiziyi-arayan-kadinlar</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202209/image_750x500_632053736c024.jpg" length="112429" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 13 Jan 2022 12:55:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>marfrancesniko</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p>Yağmurlarda kırmızı ne arardı? Kadın neden yağmurlarda kırmızı arardı?</p>
<p></p>
<p>Kırmızıyı arayan Kadın'ı yazmıştı Kadın. Sahip olduğu eksikliğini arama arzusunu paylaşmıştı Kırmızı Şemsiyeli Kadın ile. Kahveyi arayan kadın yazmıştı Kırmızıyı arayan Kadın'ı. Neyi arardı ki bu iki kadın?</p>
<p></p>
<p>Sahi bir de hi&ccedil;bir şeyi anlamayan gen&ccedil; adamlar vardı. G&ouml;rmezdi ikisi de kadınları. Bakarlardı sadece, g&ouml;remezlerdi. Kadının g&ouml;zleri bağırırdı oysa adama. Yağmurlardaki kırmızı sendin, kırmızı tuğlalı binalardaki kahve kokusu sendin, aradığım eksik his sendin.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Ama onlar anlamazdı ki kadınları. Basit adamlar i&ccedil;in fazla karmaşık bir problemdi iki kadın da. Basit d&uuml;ş&uuml;nen adamlar i&ccedil;in fazla derin kadınlardı. Yazar kendi hikayesini mi yazmıştı? Kim bilir, belki de yazmıştı. Eksik par&ccedil;asını arayan Kadın, kendini kırmızı yazmıştı.</p>
<p></p>
<p>Kadını anlamak kırmızıyı anlamak demekti. Kırmızıyı anlayan Kadının hikayesini de anlardı. Ama herkes Kırmızıyı anlar mıydı ki? Basit d&uuml;ş&uuml;nen insanlar i&ccedil;in derin bir konuydu Kırmızı. Basit ruhların anlayamayacağı kadar karmaşıktı Kadın. Kadının kendisi de basit bir insandı. K&uuml;&ccedil;&uuml;k bir insan. Ancak ona basit insan demek diğerlerinin değerini d&uuml;ş&uuml;rmek demekti. Ancak zaten değeri d&uuml;ş&uuml;k insanları basitleştirerek y&uuml;celtmiş olmuyor muydu?</p>
<p></p>
<p>Kırmızı Şemsiyeli Kadının hikayesini yazan Kadındı o. Kırmızı Şemsiyesini eksik par&ccedil;asıyla b&uuml;t&uuml;nleştiren, aradığı o eksik hisse kırmızı diyen Kadın. Eksik par&ccedil;asını tamamlamak i&ccedil;in basit bir adamı arayan derin bir kadındı.&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Basit bir adamı sevmek derin bir kadın i&ccedil;in meşakatli bir işti. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; basit adamlar derin kadınları hep yanlış anlardı. Belki de bu y&uuml;zdendi Kırmızı kadınların sevgilerinin anlaşılmaması.</p>
<p></p>
<p></p>
<p></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Makber &#45; 1</title>
<link>https://edebiyatblog.com/makber-1</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/makber-1</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61e0c300deafa.jpg" length="68589" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 13 Jan 2022 12:33:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>marfrancesniko</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p></p>
<p>Sen mi bana imkansızdın yoksa ben mi bir hayali sevdim?</p>
<p>Yine uyku tutmayan bir gece sabah ezanıyla biterken doğruldum masanın başından. Camiye gider, sonra da biraz dolaşırdım.</p>
<p>G&ouml;zlerim kapının yanındaki aynaya takıldı. &Ouml;l&uuml; gibi solmuş iyice s&uuml;z&uuml;lm&uuml;şt&uuml;m. Annem olsaydı kızardı 'Hi&ccedil;bir şey yemiyorsun' diye. Sonra da bulduğunu yedirmeye &ccedil;alışırdı.</p>
<p>Onun yokluğunda yaşayamadığımı nerden bilsin ki?</p>
<p></p>
<p>"Hayat bazen her olasılığı eleyip imkansız olanı karşımıza &ccedil;ıkarır" demişti fak&uuml;lteden bir hocam.</p>
<p>Belki de imkansız gibi g&ouml;r&uuml;nen şeyler olma ihtimali en y&uuml;ksek şeylerdir.</p>
<p>Bu s&ouml;z&uuml; ona s&ouml;ylediğimde sessiz kalmıştı. &Ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;nceliydi. İmkansızı tatmıştı besbelli.&nbsp;</p>
<p>Bir s&uuml;re elindeki &ccedil;aya bakmış, sonra da başını kaldırıp g&ouml;zlerini g&ouml;zlerime dikmişti.&nbsp;</p>
<p>"Bazı şeyler imkansızdır Makber. &Ouml;yle de kalması gerekir. &Ccedil;ok zorlamamalısın bazı şeyler i&ccedil;in."</p>
<p>Her ne kadar onu anlamaya &ccedil;alışsam da biraz i&ccedil;erlemiştim. imkansızdan kastı ben miydim?</p>
<p>"Neden b&ouml;yle d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;n ki? Bence bir şey i&ccedil;in sonuna kadar uğraşmalıyız" dedim ve fısıltıyla ekledim "imkansız g&ouml;r&uuml;nseler bile."</p>
<p>Yine susmuştu. Derinlere dalmıştı yine. Bazen bu i&ccedil;e d&ouml;nmelerden onu hi&ccedil; &ccedil;eviremeyeceğimi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rd&uuml;m.</p>
<p>"İmkansızlar i&ccedil;in uğraşmak sadece vakit kaybıdır Makber. İmkansızı değil g&ouml;zlerinin &ouml;n&uuml;ndeki ger&ccedil;eği se&ccedil;melisin. İmkansızlar sadece can acıtır. İncinmeni istemem."</p>
<p></p>
<p>Ama incindim Ihlamur. Yokluğunda &ccedil;ok incindim.</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SEN</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sen-1426</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sen-1426</guid>
<description><![CDATA[ Seni hayallerime emanet ettim ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61dbecadd457d.jpg" length="59104" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 09 Jan 2022 15:31:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>Meltem Güdemezoğlu</dc:creator>
<media:keywords>kar tanesi, hayal, ela göz, beyaz gece</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><em><strong>Sen kar tanecikleri gibisin</strong></em><br /><em><strong>Beyaz geceler gibi</strong></em><br /><em><strong>Seni hayallerime emanet ettim</strong></em><br /><em><strong>Sen hem zor hem vazge&ccedil;ilmezsin</strong></em><br /><em><strong>Ah o ela g&ouml;zleri beni bitiriyor</strong></em><br /><em><strong>Gizli saklı g&ouml;nl&uuml;m&uuml;n efendisi</strong></em><br /><em><strong>Beni &ouml;yle sarhoş ediyorsun ki</strong></em><br /><em><strong>Sana seni anlatamıyorum&hellip;</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ca&amp;apos;Pera</title>
<link>https://edebiyatblog.com/capera-1395</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/capera-1395</guid>
<description><![CDATA[ Sevgi her an karşına çıkabilirdi.  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61d9a6a77ccf4.jpg" length="81159" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 08 Jan 2022 17:58:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>thegirlhasnonick</dc:creator>
<media:keywords>aşk, sevgi, dostluk, acı, ihanet</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>OCAK’IN SEKİZİ</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ocak-ayin-sekizi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ocak-ayin-sekizi</guid>
<description><![CDATA[ Gözlerimiz konuşmuştu sessizce  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61d8315536da2.jpg" length="42151" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 07 Jan 2022 14:16:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>Meltem Güdemezoğlu</dc:creator>
<media:keywords>istanbul, boğaz, ocak, kış</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><strong><em>İstanbul Boğazı'nda ışıkları altında ruhunla dans ederken,</em></strong></span></p>
<p><span><strong><em>O g&uuml;zelim kalabalığında,</em></strong></span></p>
<p><span><strong><em>G&ouml;zlerimiz konuşmuştu sessizce,&nbsp;</em></strong></span></p>
<p><span><strong><em>Karşılaşmamız tesad&uuml;f m&uuml;yd&uuml; mucize miydi?</em></strong></span></p>
<p><span><strong><em>Ocak'ın sekizinde&nbsp;</em></strong></span></p>
<p><strong><em>&nbsp;</em></strong></p>
<p><span><strong><em>Y&uuml;reğimde u&ccedil;uşan kuşun sesi miydin,</em></strong></span></p>
<p><span><strong><em>Başıma gelen en g&uuml;zel hediye miydin,</em></strong></span></p>
<p><span><strong><em>Yoksa tanrı misafiri miydin?&nbsp;</em></strong></span></p>
<p><span><strong><em>Ocak'ın sekizinde</em></strong></span></p>
<p><strong><em>&nbsp;</em></strong></p>
<p><span><strong><em>Soğuk bir kış g&uuml;n&uuml;yd&uuml;,</em></strong></span></p>
<p><span><strong><em>Hava kararıyordu,</em></strong></span></p>
<p><span><strong><em>Denizin dalgaları y&uuml;z&uuml;me vuruyordu,&nbsp;</em></strong></span></p>
<p><span><strong><em>Akşam saatlerinde başlayan vapur seferleriyle;</em></strong></span></p>
<p><span><strong><em>Bir seni bir de Kızkalesi&rsquo;ni izliyordum</em></strong></span></p>
<p><span><strong><em>Ocak'ın sekizinde</em></strong></span></p>
<p><strong><em>&nbsp;</em></strong></p>
<p><span><strong><em>&Uuml;ş&uuml;d&uuml;ğ&uuml;m&uuml;n farkında bile değildim,&nbsp;</em></strong></span></p>
<p><span><strong><em>Bakışların leyla etti beni,&nbsp;</em></strong></span></p>
<p><span><strong><em>Kara g&ouml;zlerinle başlamıştı aşkımız,&nbsp;</em></strong></span></p>
<p><span><strong><em>Ocak'ın sekizinde&hellip;</em></strong></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>YORGUNUM SEVDİĞİM...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yorgunum-sevdigim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yorgunum-sevdigim</guid>
<description><![CDATA[ Sana Gelene Kadar Çok Yoruldum, Gönlünde Dinlensem Olmaz mı? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_619691eedb1ff.jpg" length="48566" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 07 Jan 2022 00:33:05 +0300</pubDate>
<dc:creator>_iirazz</dc:creator>
<media:keywords>yorgunluk, kırgınlık, gönül, romantizm</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sana gelene kadar &ccedil;ok yoruldum sevdiğim...</p>
<p>&Ouml;yle kırdılar ki yumruk kadar kalbimi, ben sevmeyi unuttum, birine g&uuml;venmeyi unuttum. Hayatımdan o kadar &ccedil;ok insan uğurladım ki, sonunda yalnızlığımla başbaşa kaldım. Birinin benimle bir &ouml;m&uuml;r ge&ccedil;irme ihtimalini bile bırak, sevme ihtimalinin bile kalmadığına ikna ettim kendimi. Ge&ccedil;en onca zamanda g&ouml;zyaşlarımı kuruttum, sonunda da duygusuz biri olarak &ccedil;ıktım.</p>
<p>Ben kendimi yalanlarımla avuturken g&uuml;zel g&uuml;neşli bir ağustos sabahı seni tanıdım, y&uuml;z&uuml;n&uuml; bilmediği halde sanki yıllardır tanıyormuş hissi yaşayabilir miydi insan? İ&ccedil;ten i&ccedil;e seni daha &ccedil;ok tanımak istedim, i&ccedil;ten i&ccedil;e sana &ccedil;ekildim istemsizceydi bu yaptığım, sen o sıra başkasıyla konuşurken bile kıskanmam normal miydi? Hİ&Ccedil; SANMIYORUM.</p>
<p>Ge&ccedil;en onca zamanda g&ouml;nl&uuml;m&uuml;n en &uuml;cra k&ouml;şesine sakladığım duygularım, kapattığım soğuk zindanından &ccedil;ıkmak i&ccedil;in anahtarını g&uuml;vensizlik gardiyanından &ccedil;alıp gelmişti. G&uuml;ny&uuml;z&uuml;ne &ccedil;ıkmanın sevinciyle tutamadım onları, hepsi birer birer adını haykırıyorlardı bana. Ne de haklılarmış oysa karşılıklıymış hislerim, biliyorum kapatmışsın sende benim gibi, buz gibi zindanlarda &ccedil;&uuml;r&uuml;mek yerine doğru kişiyi bekliyorlarmış, insanız işte mantığımızın dağıttığını duygularımız toplarmış.</p>
<p>&Ccedil;ok yorgunum sevdiğim ve biliyorum sende en az benim kadar yorgunsun...</p>
<p>En samimi duygularımla sana geldim ama gitme ihtimalin bile gecelerce d&ouml;k&uuml;len g&ouml;zyaşlarıma karışıyor, korkuyorum işte! Bir şekilde yeniden sevdiğim insanı kaybetmekten korkuyorum. Affet beni, beni &ouml;nemseyecek mi diye bekliyorum, merak etsem de yazmıyorum ve bakıyorum ki sende aynısını yapıyorsun. Birbirimizde dinleneceğimiz yerde birbirimizi daha &ccedil;ok yoruyoruz, bir şekilde adım atmaya &ccedil;alışıyorum sana ne kadar korksam da.</p>
<p>Her yanına gelişimde a&ccedil;maya &ccedil;alışıyorum bu konuyu, her nasıl oluyorsa g&ouml;zlerine takılıp kalbine d&uuml;ş&uuml;yorum, &ouml;yle g&uuml;zel bakıyorsun ki bana ne s&ouml;yleyeceğimi unutuyorum, korkularımın hepsi yanında olmadığım zamanlarda ortaya &ccedil;ıkıyor. "Yapma, ya o da giderse, &ccedil;ok sevdiğin herkes gitmedi mi?" Diyen i&ccedil; sesimi bastıramıyorum. Sadece senin yanında konuşamıyorlar, nedenini bilmiyorum ama yanındayken s&ouml;yleyeceklerim her seferinden dilime dolanıyor.</p>
<p>&Ouml;yle yorgunum ki sevgilim, adım atmaya mecalim kalmadı fakat anlıyorum ki sende en az benim kadar yorgunsun...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>PİŞMAN DEĞİLİM!</title>
<link>https://edebiyatblog.com/pisman-degilim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/pisman-degilim</guid>
<description><![CDATA[ Keşkeli cümlem yok sana dair pişman değilim… ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61d6c69a1ab76.jpg" length="56789" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 06 Jan 2022 13:39:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>Meltem Güdemezoğlu</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p1" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s1">Hoş geldin y&uuml;reğimin derinine </span></strong></em></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s1">İyiki yeniden doğdum seninle </span></strong></em></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s1">Y&uuml;reğim yangın yeriydi seni sevdiğimde</span></strong></em></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s1">Minicik kalbimle sonsuz aşkına inandığım g&uuml;nlerde</span></strong></em></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s1">Senden gelen mis kokulu &ccedil;i&ccedil;ekleri kuruturken</span></strong></em></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s1">Kesik fotoğraflarımızı eski bir sandıkta sakladım </span></strong></em></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s1">Geceleri uykusuz kalışlarım</span></strong></em></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s1">G&ouml;zlerinin i&ccedil;inde kaybolup gidişlerim</span></strong></em></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s1">Y&uuml;reğimle tuttuğum sıcacık ellerin i&ccedil;in</span></strong></em></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s1">&Ccedil;ok teşekk&uuml;r ederim </span></strong></em></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s1">Şimdi biliyorum ki başka y&uuml;reğin sahibisin</span></strong></em></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s1">Omzuma dayadığın başın yok belki</span></strong></em></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s1">Yıllar ge&ccedil;se de</span></strong></em></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s1">Keşkeli c&uuml;mlem yok sana dair</span></strong></em></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s1">Pişman değilim </span></strong></em></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s1">Her şeyinle beni erdemli insan yaptığın i&ccedil;in</span></strong></em></p>
<p class="p1" style="text-align: center;"><em><strong><span class="s1">Sonsuz teşekk&uuml;rler</span></strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beyfendi.</title>
<link>https://edebiyatblog.com/beyfendi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/beyfendi</guid>
<description><![CDATA[ Beyfendi, cevapsız sorular arasındayım şimdi her birinin cevabı diğerinin cevabının tokat etkisinde. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61d60ee63b20c.jpg" length="29235" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 06 Jan 2022 00:37:15 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Beyfendi, düşünce, sorular</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; Y&uuml;r&uuml;yorum Beyfendi, kafam da binlerce d&uuml;ş&uuml;nce bir birlerini &ouml;ld&uuml;ren. Bir yaz mevsimi sonbahar ruhu ile estiriyor r&uuml;zgarını y&uuml;z&uuml;me doğru, 'Bu d&uuml;nya aklı başında olmayana g&uuml;zel ' diyor &uuml;zerimden ge&ccedil;en kuş. Bir fısıltı ulaşıyor benliğime &ccedil;ocukluğum dan bana 'Bu kadar d&uuml;ş&uuml;nme, d&uuml;ş&uuml;n&uuml;nce var olamıyorsun ki'.. &Ouml;yle ya d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;k&ccedil;e yok oluyor gibiyim. Sahi Beyfendi, d&uuml;ş&uuml;ncelerim den şehirler kurulsaydı i&ccedil;inde yaşayanlar olur muydu? Peki yaşamak neydi? Nefes almak, kalbin atması mı ya da koşmak, yemek yemek miydi yaşamak? Yoksa yaşamak, bedenin yaşaması, ruhun yaşatması mıdır Beyfendi? ☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>HER ŞEY BİRAZ SEN 3.BÖLÜM</title>
<link>https://edebiyatblog.com/her-sey-biraz-sen-3bolum-1192</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/her-sey-biraz-sen-3bolum-1192</guid>
<description><![CDATA[ 3.bölüm ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61b5ed42bb899.jpg" length="36316" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 03 Jan 2022 23:41:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>Gizem akar</dc:creator>
<media:keywords>Aşk, roman, genç kurgu, kurgu, lise, gençlik, arkafaşlık, ihanet</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><i><b>Keyifli okumalar????</b></i></p>
<p dir="ltr">Okula adımı attığım an karşımda Gizem belirdi deli dolu enerjik bir şekilde olmasına anlam veremiyordum. bitmek bilmeyen bir enerjisi vardı. yanıma gelip ağzı kulaklarında bi şekilde,</p>
<p dir="ltr">"kızım sen neredesin d&uuml;nk&uuml; yeni &ccedil;ocuk varya o kızı bug&uuml;n de okulda arıyor okulun kamera kayıtlarına bile bakmış. Ama karanlıkta kızın y&uuml;z&uuml; g&ouml;r&uuml;nm&uuml;yormuş. Kızın sadece sa&ccedil;larını ve sesini hatırlıyormuş.</p>
<p dir="ltr">B&uuml;t&uuml;n kızlar gidip &ccedil;ocukla konuşmaya &ccedil;alışıyor. O fuların kendisine ait olduğunu s&ouml;yl&uuml;yor."</p>
<p dir="ltr">"hadi gel bizde yanına gidelim."</p>
<p dir="ltr">"kızım sa&ccedil;malama ne işimiz olur bizim &ouml;yle şeylerle hem o kim oluyor geldiği ilk g&uuml;nden herkesi etkisi altına alıyor."</p>
<p dir="ltr">&Ccedil;ok sinirlenmiştim. Ne zannediyordu kendini.ve amacının h&acirc;l&acirc; ne olduğunu da anlamış değildim. Sırf okula bunun i&ccedil;in bile gelebilirdi.</p>
<p dir="ltr">&Ouml;yle hayatında bir hedefa sahip olduğunu d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yordum.</p>
<p dir="ltr">Buradaki diğer tipler gibiydi.</p>
<p dir="ltr">Ve ayrıca o kim oluyordu da ben onun karşısında kendimi ispatlamaya &ccedil;alışacaktım. O b&uuml;t&uuml;n kızlarında ge&ccedil;ip karşısına kendini g&ouml;sterme,beğendirme &ccedil;abası da &ccedil;ok sa&ccedil;ma ve zavallıca.</p>
<p dir="ltr">Resmen Egosunu tatmin ediyor. hem bu gizemli tavırlar da ne oluyor.</p>
<p dir="ltr">Okula yeni gelip bu kadar adapte olması, alışması da hi&ccedil; normal değildi.</p>
<p dir="ltr">Merdivenlerin başına geldiğimde k&ouml;şede kızların sırayla etrafında toplandığını g&ouml;rd&uuml;m. Ger&ccedil;ekten bu zavallıcaydı.</p>
<p dir="ltr">Gizem de hemen karşısına ge&ccedil;ip konuşmaya dahil olmaya &ccedil;alıştı.</p>
<p dir="ltr">"kızım dur ne yapıyorsun? Gizem sa&ccedil;malama! "demelelerimi dinlemedi.</p>
<p dir="ltr">&Ccedil;ocuğa kendini anlatmaya başladı.</p>
<p dir="ltr">Bu &ccedil;ok sa&ccedil;maydı.</p>
<p dir="ltr">"bende o bilgi yarışmasındaydım biliyor musun?"</p>
<p dir="ltr">Demez mi şok oldum. gizem'in dersleri iyi değildi. Hatt&acirc; babasının yaptığı bağışla ge&ccedil;iyordu sınıfı. B&ouml;yle olmasını istemezdim ama &ouml;yleydi.</p>
<p dir="ltr">"kumsal hadi kendinden bahset en &ccedil;alışkanımız sensin."</p>
<p dir="ltr">"ya gizem dur sa&ccedil;malama ben o kız olmadığımı biliyorum." <br />Derken yeni &ccedil;ocuk bana seslendi.</p>
<p dir="ltr">"sen neden gelmiyorsun ,utanıyor musun yoksa?"</p>
<p dir="ltr">"ne utanacağım senden ben senin karşına ge&ccedil;ip,&nbsp; konuşmaya &ccedil;alışacak kadar basit değilim."</p>
<p dir="ltr">Merdivenlerden sinirle yukarıya &ccedil;ıkarken arkama d&ouml;n&uuml;p baktığımda arkamdan sırıttığını fark ettim.hep mi b&ouml;yleydi yoksa beni mi kızdırmayı seviyordu?</p>
<p dir="ltr">Ama amacı bu ise ger&ccedil;ekten k&ouml;t&uuml; olacaktı.</p>
<p dir="ltr">&Ouml;n&uuml;me d&ouml;n&uuml;p y&uuml;r&uuml;meye devam ettim. Gizem de arkamdan geliyordu.</p>
<p dir="ltr">"kızım sen ne yapıyorsun ya bu fırsat ka&ccedil;armıydı ne olurdu azıcık konuşsaydın. &ccedil;ocuğu g&ouml;rmedin mi ne kadar karizmatik."</p>
<p dir="ltr">"onun olsun karizması istemez o kim oluyor da ben onun peşinden koşacağım."</p>
<p dir="ltr">Ben buradaki kızlar gibi değildim olamazdım da ben burslu &ouml;ğrenciydim. Onların boş işleri ile meşgul olamazdım. Eve gittiğimde dahi yapmam gerekenler planlıydı.</p>
<p dir="ltr">ben bu hedefler i&ccedil;in yaşıyordum bu doğru muydu bilmiyorum ama benim hayatım b&ouml;yle olmak zorundaydı.</p>
<p dir="ltr">Ben bundan memnun muydum değilmiydim, bilmiyorum. Ama dedem ve hocalarım benim b&ouml;yle olmamı istiyorlardı.</p>
<p dir="ltr">O y&uuml;zden benim de onları hayal kırıklığına uğratmamam gerekiyordu.</p>
<p dir="ltr">Adımlarıma eşlik eden i&ccedil; konuşmam ile Sınıfa girdim, cam kenarındaki en &ouml;n sıraya kendi yerime oturdum.</p>
<p dir="ltr">Tam arkamda ise gizem oturuyordu. Ve beni arkamdan d&uuml;rt&uuml;p derste rahatlıkla beni rahatsız edebileceği anlamına geliyordu. Ve sınıfa girdiğimize rağmen aynı konu d&ouml;n&uuml;yordu.Gizem h&acirc;l&acirc; bana s&ouml;yleniyordu.</p>
<p dir="ltr">"kızım sen g&ouml;receksin ben o &ccedil;ocukla sevgili olacağım."</p>
<p dir="ltr">"ya Allah aşkına Gizem beni rahat bırak."</p>
<p dir="ltr">&Ouml;n&uuml;me d&ouml;nd&uuml;m, dersin başlamasına az kalmıştı. Ve hocanın da sınıfa giriş yapması ile ders başlamıştı</p>
<p dir="ltr">Ders edebiyattı ve konuya giriş yapmak &uuml;zereydik ki kapı &ccedil;aldı. Gelen r&uuml;zgar denen o &ccedil;ocuktu. Yine hi&ccedil;bir a&ccedil;ıklama yapmadan en arka sıraya, yerine oturdu.</p>
<p dir="ltr">Hoca şaşırmakla birlikte bu ne saygısızlık diyen g&ouml;zlerle ona bakarak,</p>
<p dir="ltr">"oğlum bu nasıl bir giriş hem derse ge&ccedil; kalıyorsun hem de bir şey s&ouml;ylemeden yerine ge&ccedil;iyorsun."</p>
<p dir="ltr">"kusura bakmayın hocam."Dedi.</p>
<p dir="ltr">yine y&uuml;z&uuml;ndeki o rahat tavırla arkama d&ouml;n&uuml;p ona baktığımı fark edince bana g&ouml;z kırptı. Şaka değil bana g&ouml;z kırptı g&uuml;lerek. Ve ben yine sinirle &ouml;n&uuml;me d&ouml;nd&uuml;m.</p>
<p dir="ltr">Dersi boş bir şekilde Dinledim resmen pencereden Dışarıyı izlemiştim. Ağa&ccedil;ların sarkan Dallarını, dışarıda olan tek t&uuml;k &Ouml;ğrencileri boş olan basketbol Sahasını ve &uuml;st&uuml;nde u&ccedil;an k&uuml;&ccedil;&uuml;k g&uuml;vercinleri..</p>
<p dir="ltr">zil &ccedil;aldığında g&ouml;zlerimi camdan Ayırıp ,kendime gelmiştim nereye Dalıp gitmiştim ben b&ouml;yle?</p>
<p dir="ltr">Arkama d&ouml;n&uuml;p, <br />"Ben hava almaya &ccedil;ıkacağım geliyor musun?"Dedim gizeme <br />"geliyorum." Dedi.</p>
<p dir="ltr">Ben &ccedil;ıkarken bir yandan da arkasına d&ouml;n&uuml;p baktığını fark ettim.</p>
<p dir="ltr">G&ouml;z&uuml; h&acirc;l&acirc; o &ccedil;ocuktaydı. İnanamıyordum. Ama bakışları her an yanına gidip konuşabilecek t&uuml;r dendi. Hatt&acirc; konuşmak i&ccedil;in fırsat kollayan bir hali vardı.</p>
<p dir="ltr">Ama artık bununla&nbsp; uğraşamayacağım.</p>
<p dir="ltr">Bah&ccedil;eye &ccedil;ıktığımda Arka bah&ccedil;eye doğru y&uuml;r&uuml;d&uuml;m orayı Se&ccedil;erdim genelde daha sakin olurdu.</p>
<p dir="ltr">Ben bah&ccedil;eyi net g&ouml;rebiliyordum ama bah&ccedil;edekilerin beni o kadar da net g&ouml;remeyeceği bir bank'a oturmuş hava alırken &ouml;n&uuml;mdeki ağa&ccedil; dolayısıyla hi&ccedil; g&ouml;r&uuml;nemeyeceğimi anlamam daha iyi hissettirmişti.</p>
<p dir="ltr">&Ccedil;&uuml;nk&uuml; ciddi anlamda hava almak istiyordum. Ve burası artık benim yerimdi.</p>
<p dir="ltr">Ve şuan tek yapmak istediğim şeyi yapıp kulağıma kulaklığımı takıp m&uuml;zik dinliyordum.</p>
<div align="left">
<p dir="ltr">M&uuml;ziğe kendimi o kadar kaptırmıştım ki gizemin ne ile uğraştığını dahi bakmıyordum.</p>
</div>
<p dir="ltr"></p>
<div align="left">
<p dir="ltr">O da b&uuml;y&uuml;k ihtimalle telefonu ile uğraşıyordur. Gelip benimle uğraşmadığına g&ouml;re.</p>
</div>
<p dir="ltr"><br />Ama bu huzurum zil &ccedil;alıncaya kadar s&uuml;rm&uuml;şt&uuml;. Ve tekrar derse girebilmek i&ccedil;in kendimi toplamam lazımdı.</p>
<p dir="ltr">Bu y&uuml;zden lavoboya gidip y&uuml;z&uuml;m&uuml; yıkama kararı alıp oturduğum bank'tan kalktım. Kulaklıklarımı &ccedil;ıkarıp arkamdaki gizemi de d&uuml;rterek okul kapısının yolunu tuttum.</p>
<p dir="ltr">Kızlar lavobosu&nbsp; sınıfa yakındı. hemen y&uuml;z&uuml;m&uuml; yıkayıp sınıfa ge&ccedil;ecektim. Lavabonun kapısından i&ccedil;eri girerken arkamdan gelen gizemi de fark etmiştim.</p>
<p dir="ltr">Ben ellerimi sonrasında y&uuml;z&uuml;m&uuml; yıkayıp ellerimi karşıda duran rulodaki kağıt havlu ile kuruladıktan sonra lavoboyu terk edecektim ki arkamdan gelen gizemin sesleri olduğum yerde kaskatı kalmama sebeb olmuştu.</p>
<p dir="ltr">"Bunlar bu gece sende kalsın yarın gece ki parti de satışa başlayacağız."</p>
<p dir="ltr"><i>???????????? ????????????????ış ???????????????????????????????????????? ????????ğ???????? ????????? </i></p>
<p dir="ltr">Bu duyduğum ses gizemi değil de bir başka kıza aitti. <br />Konuşmayı yaptığı kıza aitti.</p>
<p dir="ltr">Konuşmadan anladığım kadarıyla gizemi bir şey vermişti. Ama ne verdiğini şu an anlayamıyordum.</p>
<p dir="ltr">"Tamam yarın g&ouml;r&uuml;ş&uuml;r&uuml;z o zaman."</p>
<p dir="ltr">Hah işte bu gizemin sesiydi. Karşısındakini onaylar bir şekilde anlaşmayı kabul etmişti.</p>
<p dir="ltr">Ne partisinden bahsediyordu. Ya da satmak i&ccedil;in ne almıştı? Ve en &ouml;nemlisi bu ikisi nasıl da bir araya gelmişti.</p>
<p dir="ltr">Arkama d&ouml;n&uuml;p baktığımda lavobonun k&ouml;şe duvar arasındaydılar. <br />Araya sıkışmış sessiz sessiz konuşuyorlardı ama ben her şeyi duymuştum.</p>
<p dir="ltr">Arkama d&ouml;nmeden ikisini aynadan g&ouml;rebiliyordum.</p>
<p dir="ltr">Gizemin yanındaki kız gitmek i&ccedil;in adım attığı an aynada g&ouml;z g&ouml;ze geldik.</p>
<p dir="ltr">O an anladı benim onları duyduğumu. Ama ben belli etmeden Sa&ccedil;ımı d&uuml;zeltiyormuş gibi yapmaya devam ediyordum.</p>
<p dir="ltr">Aklımda olan tek şey gizemin belaya bulaşmamasıydı.</p>
<p dir="ltr">Kızın yanımdan ge&ccedil;ip gideceğini d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;şt&uuml;m. Galiba yanılmıştım. <br />&Ccedil;&uuml;nk&uuml; bana yaklaştığını fark ediyordum.</p>
<p dir="ltr">Okul lavobosu biraz geniş olduğu i&ccedil;in yanıma gelmesi beş adımını bulmuştu.</p>
<p dir="ltr">Ve artık benim tam karşımdaydı. <br />Boyu neredeyse benimle aynıydı. G&ouml;zleri elaydı ama Keskin bakışları olduğu i&ccedil;in g&ouml;zleri daha parlaktı.<br />Teni ve sa&ccedil;ları kumraldı. Sa&ccedil;ları omuzlarındaydı Ve g&uuml;zel bir kızdı.</p>
<p dir="ltr">Ama olduğunun aksine serseri bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;me sahip olmaya &ccedil;alışıyordu. Duruşu ve y&uuml;r&uuml;ş&uuml;ş&uuml; bu şekildeydi.</p>
<p dir="ltr">Bu haliyle bile bir &ccedil;ok erkeğin g&ouml;zlerini kamaştırabilirdi. <br />Ama konuşması hakkında aynı şeyleri s&ouml;yleyemiyordum.</p>
<p dir="ltr">"Kızım bak duyduklarını bir başkasına anlatırsan senin canına okurum."</p>
<p dir="ltr">Aklınca beni korkutmaya &ccedil;alışıyordu.</p>
<p dir="ltr">"İnan ki sen ve o uğraştığın her ne ise umrumda değil."</p>
<p dir="ltr">"Ha ş&ouml;yle."</p>
<p dir="ltr">Dedim ya kızın konuşması hakkında g&uuml;zel şeyler s&ouml;yleyemeyecektim. <br />Gizem ne yapıyordu peki şu an?</p>
<p dir="ltr">O kız benimle b&ouml;yle konuşurken ben onun en yakın arkadaşıydım. Orada &ouml;ylece izleyemezdi değil mi?</p>
<p dir="ltr">"Tamam sen git artık burdan, o da kimseye bir şey s&ouml;ylemez zaten."</p>
<p dir="ltr">Gizemin kıza d&ouml;n&uuml;p s&ouml;ylediklerinden sonra kız &ouml;nce benim g&ouml;zlerimin i&ccedil;ine bakıp sonra d&ouml;n&uuml;p gizeme bakması &uuml;zerine lavoboyu terk etmişti.</p>
<p dir="ltr">Ger&ccedil;ekten şuan &ccedil;ok sinirliydim. Ve gizemin şuan bir a&ccedil;ıklama yapması gerekiyordu. Burada ne oluyordu anlatması lazımdı.</p>
<p dir="ltr">"Gizem ne oluyor burda o kız neyden bahsediyordu. Ve senin b&ouml;yle tiplerle ne işin var?"</p>
<p dir="ltr">"Kızım bir dur ya hemen başladın anlatırım sonra sana."</p>
<p dir="ltr">Beklediğim cevap bu değildi.</p>
<p dir="ltr">Tamam Gizem yapısı gereği ters bir kızdı. Ama ben onun en yakınıydım. Ve onun başına bir şey gelmesini istemiyordum.</p>
<p dir="ltr">"Gizem başının belaya girmesini istemiyorum."</p>
<p dir="ltr">"Tamam, bir şey olduğu yok. başımda belaya girmeyecek.</p>
<p dir="ltr">Bu sefer de ge&ccedil;iştirmişti ama &uuml;stelemeyecektim.</p>
<p dir="ltr">Konuşmaya dalıp gitmiştik. <br />Ders &ccedil;oktan başlamıştı. Ve biz h&acirc;l&acirc; buradaydık.</p>
<p dir="ltr">Şimdi derse nasıl gidecektik. Hocaya ne diyecektik.</p>
<p dir="ltr">"Derse ge&ccedil; kaldık, ne yapacağız şimdi?"</p>
<p dir="ltr">Gizem g&ouml;zlerimin i&ccedil;ine rahat tavırı ile bakması ile bu durumu umuramadığını anlamıştım.</p>
<p dir="ltr">"&Ccedil;ıkıp kantin de oturalım zil &ccedil;alıncaya derse gideriz."</p>
<p dir="ltr">Bu dediğiniz ne kadar yapmak istemesem de derse yarım girip hocaya durumu izah edemeyeceğimden dolayı kabul ettim ve lavobodan &ccedil;ıktık.</p>
<p dir="ltr">Lavobonun olduğu koridordan &ccedil;ıkıp sola d&ouml;nd&uuml;k kantine doğru adımlıyorduk. Karşımızdan gelen yeni &ccedil;ocuk, namı değer R&uuml;zgar Ersoy karşımızdan geliyordu.</p>
<p dir="ltr">Hızlı adımlarla y&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml; i&ccedil;in yanımıza gelmesi uzun s&uuml;rmemişti.</p>
<p dir="ltr">Dağınık sa&ccedil;ları ve spor giyimi ile ne kadar rahata d&uuml;şk&uuml;n olduğu belliydi.</p>
<p dir="ltr">Ama konumuz bu değildi.</p>
<p dir="ltr">R&uuml;zgar hafif nefes nefese bize d&ouml;nerek,</p>
<p dir="ltr">"Kızlar siz neredesiz sabahtan beri sizi arıyorum. Hoca da merak etti ve sizi derse &ccedil;ağırıyor."</p>
<p dir="ltr">İnanamıyorum ben &ouml;nemsediğim o derslere girmeyen &ouml;ğrenci olmuştum. Ve beni arama sorumluluğu da derse canı istemediğinden girmeyen bu yeni &ccedil;ocuğa verilmişti.&nbsp;</p>
<p dir="ltr">Dediği gibi onu takip edip sınıfa doğru y&uuml;r&uuml;d&uuml;k. Ve sınıfa girdiğimizde hocanın bizi ger&ccedil;ekten merak ettiğin anladığımız i&ccedil;in &ouml;z&uuml;r dileyip gizemin uydurduğu mazeretle s&ouml;z&uuml;m&uuml;z&uuml; bitirip yerimize oturduk</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>saudade</title>
<link>https://edebiyatblog.com/saudade</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/saudade</guid>
<description><![CDATA[ mektup ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2022/01/image_750x500_61d25698267ed.jpg" length="36769" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 03 Jan 2022 04:53:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>ece balcı</dc:creator>
<media:keywords>saudade, özlem, mektup</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bal&rsquo;a</p>
<p>Merhaba bayım.&nbsp;</p>
<p>Nasılsınız? Dudaklarınızın kenarı mutlulukla kıvrılıyordur umarım. G&ouml;zlerinizin siyahı parlıyor dimi hala? Tıpkı o g&uuml;n olduğu gibi, mutlu musunuz? Benim nasıl olduğumu merak ediyor musunuz? Kırgınım. Hemde fazlasıyla kırgınım. Size olan kırgınlığım kendi i&ccedil;imdeki evleri yaktı. Evlerim yandı bayım, bah&ccedil;elerim.. Size her inanmaya &ccedil;alıştığımda ellerim de yandı. Ellerim bayım, sımsıkı tuttuğunuz ellerim yandı. Size hak vermek istedik&ccedil;e i&ccedil;imdeki k&ouml;pr&uuml;ler yıkıldı. Kısacası, i&ccedil;imdeki bir şehri &uuml;zerime yıktınız bayım. Ve bunun telafisi yok artık.</p>
<p>Hani ge&ccedil;ip gittiğiniz o sokaklar var ya, kalbimde yer eden.. Ben onları bana gelmeniz i&ccedil;in d&ouml;şemiştim kalbime ilmek ilmek. Siz tercih ettiniz &ccedil;ekip gitmeyi. Size kendimi bırakmak istediğim zamanlarda, bana u&ccedil;urum oldunuz bayım. Beni b&ouml;yle b&ouml;yle kopardınız yery&uuml;z&uuml;nden ve b&ouml;ylelikle i&ccedil;inize hapsedip &ouml;ld&uuml;rd&uuml;n&uuml;z beni. Bu kalemi tutan da ben değilim, bu kağıdı her kelimesiyle beraber size adayan da ben değilim. Bu yazıların derinliğinden ve verilen değerden dolayı teşekk&uuml;r edecekseniz, ruhuma teşekk&uuml;r edin l&uuml;tfen. Bedenime isteseniz de edemezsiniz artık. Sahi, teşekk&uuml;r edecek misiniz? Bilirim, ne diyeceğinizi bilmediğinizde teşekk&uuml;r edersiniz. &lsquo;Sevmiyorum&rsquo; diyemediğinizden, teşekk&uuml;r edecek misiniz bana da? Her neyse, dediğim gibi; benim karanlığım ve kırgınlığım i&ccedil;imde a&ccedil;ılan birka&ccedil; yaradan ibaret. Yada sizden ibaret benim kırgınlığım. İyi bakın kırgınlığıma bayım, l&uuml;tfen.&rdquo;</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ÖZLEM</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ozlem-1370</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ozlem-1370</guid>
<description><![CDATA[ Şimdi sen söyle? Ne zaman bitecek bu ayrılık... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_61968f28ce0d9.jpg" length="54180" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 01 Jan 2022 16:29:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>_iirazz</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p data-p-id="5e80c9d57b5dea41f8b1951b92142ee9">Senden uzaktayım, &ouml;zl&uuml;yorum hemde deli gibi &ouml;zl&uuml;yorum seni.<br />Oysa yanında olmayı en &ccedil;ok istediğim zaman dilimindeyim,<br />Bu mesafelere bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m yok mu?</p>
<p data-p-id="064ee3576ebb519e930a00af8706f6e4">Sarılsam şimdi sana, kokunu doya doya &ccedil;eksem i&ccedil;ime.<br />Sonra baksam g&ouml;zlerine,<br />'seni seviyorum.' Desem.</p>
<p data-p-id="8a9d8e2857a01255776988c1bf3a1aa0">Yıldızlı g&ouml;ky&uuml;z&uuml;m,<br />Şu an bağırsam onlara, sevdiğimi getirin desem. Duyarlar mı ki beni?</p>
<p data-p-id="cdcc6dd030282508a574c8e6eb87e9fd">G&uuml;nleri saymaktan haftalara terfi ettim ve seni o kadar d&uuml;şl&uuml;yorum ki?<br />Yanımda olduğun zamanlar geliyor aklıma, &ouml;l&uuml;yorum.<br />Sesini bile &ouml;zledim bu nasıl bir şey, bir ateş gibi k&uuml;l ediyor hasretin .</p>
<p data-p-id="5541f8b10e4d300ed7f32c8c92fd358b">Şimdi sen s&ouml;yle,<br />Ne zaman bitecek bu ayrılık?</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nefes alıyorum ve hatırlıyorum</title>
<link>https://edebiyatblog.com/nefes-aliyorum-ve-hatirliyorum</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/nefes-aliyorum-ve-hatirliyorum</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61ce146c87679.jpg" length="70935" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 30 Dec 2021 23:11:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>Öykü</dc:creator>
<media:keywords>hatırlamak, ölüm, son an</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun bir nefes alıyorum.&nbsp;</p>
<p>&Ccedil;ocukluğum geliyor aklıma. Annesinin &ouml;l&uuml;m&uuml;nden su&ccedil;lanan, babası tarafından reddedilen oğlan &ccedil;ocuğu. Her gece karnını doyurmak i&ccedil;in sokaklarda ekmek par&ccedil;ası arayan, evde sarhoş babasından dayak yiyen k&uuml;&ccedil;&uuml;k halimi.&nbsp;</p>
<p>Yine uzun bir nefes alıyorum.&nbsp;</p>
<p>Bu sefer gen&ccedil;liğim aklıma geliyor. Nasıl on beş yaşında evden ka&ccedil;ıp tanımadığım bir memlekete gittiğimi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Aylarca sokakta yatmamı, iş bulana kadar &ouml;lme raddesine gelmemi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. Halime acıyıp bana yardım eden amca aklıma geliyor.</p>
<p>Hafif&ccedil;e g&uuml;l&uuml;ms&uuml;yorum. Başka bir nefes alıyorum.&nbsp;</p>
<p>Aklıma sevdiğim kadın geliyor. Titriyorum yattığım yerde. Kalbim daha da sıkışıyor, boğazım d&uuml;ğ&uuml;mleniyor.&nbsp;</p>
<p>Bana hayal kırıklığı i&ccedil;inde bakan bakışları g&ouml;zlerimin &ouml;n&uuml;ne geliyor. Kalbimin bin par&ccedil;aya ayrıldığını hissediyorum. Bana son s&ouml;zlerinin "Değmezmişsin" olması kulaklarımda &ccedil;ınlıyor. Bu hayatta tek sevdiğim şeyi kaybetmenin acısıyla ağladığım ayları hatırlıyorum sanki uzun zaman &ouml;nceymiş gibi.&nbsp;</p>
<p>Titrek bir nefes alıyorum. G&ouml;zlerim buğulanmış, beyaz tavana bakıyorum.&nbsp;</p>
<p>Birinin bana seslendiğini duyuyorum. Bakışlarım beyaz tavandan, bir kadına ge&ccedil;iyor. Kadını daha &ouml;nce g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml; biliyorum ama &ccedil;ıkartamıyorum. <em>&Ccedil;ok yabancı aynı zaman da &ccedil;ok tanıdık geliyor bana.&nbsp;</em></p>
<p>Bir nefes daha alıyorum uzunca. Kalbimin atışlarının her an durmak &uuml;zere olduğunu hissedebiliyorum.</p>
<p>Kadın sıcak elleriyle bana dokunuyor. Bakışlarım onun gen&ccedil; y&uuml;z&uuml;nde dolaşıyor, ne kadar g&uuml;zel olduğunu farkediyorum. Bana anlayışla bakan g&ouml;zleri ruhuma dokunuyor sanki. Onu tanıyamamak beni delirtiyor.&nbsp;</p>
<p>Ağlamak istiyorum, hı&ccedil;kıra hı&ccedil;kıra. Eğer ağlarsam bir şeyler değişirmiş gibi. Son anlarını yaşayan bir kuş gibi &ccedil;ırpındığımı biliyorum. Boşa &uuml;mit ediyorum son kez.</p>
<p>Ve son nefesimi veriyorum &ouml;n&uuml;mdeki kadının kim olduğunu hatırlayarak.&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>YENİ YILA MESAJIM VAR</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yeni-yila-mesajim-var</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yeni-yila-mesajim-var</guid>
<description><![CDATA[ 2022 getir bize sevgiyi.. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61cd9658b1d62.jpg" length="57764" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 30 Dec 2021 14:22:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>Meltem Güdemezoğlu</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="x_p2"><span class="x_s2">Ruhumda kuşlar, b&ouml;cekler, kelebekler u&ccedil;uşuyor. Her yeni yıla girerken &ccedil;ocuklar gibi seviniyorum.&nbsp;<span class="x_Apple-converted-space">&nbsp;</span>Yeni yılda heyecanla evimizi s&uuml;sl&uuml;yoruz kutu kutu s&uuml;rprizler yapıyoruz, birbirinden leziz yemekler hazırlayıp mum ışığıyla romantik &ccedil;ilingir sofrası kuruyoruz , bayramlık gibi yeni kıyafetler alıyoruz, eski yeni yıl tv programları gibi heyecanlı olmasa da biraz tv programlarını izliyoruz biraz YouTubedan eski şarkıları a&ccedil;ıp evde kendimce dans edip şarkılara t&uuml;rk&uuml;ler s&ouml;yl&uuml;yoruz.&nbsp;<span class="x_Apple-converted-space">&nbsp;</span>Eskiden heyecanla ve &ccedil;oşkuyla kutladığımız yeni yıl kutlamaları olmasa da yine de umut vaadediyoruz.&nbsp;</span></p>
<p class="x_p3"><strong><span class="x_s2"></span></strong></p>
<p class="x_p3"><strong><span class="x_s2">BİTSİN ARTIK</span></strong><br /><span class="x_s2"></span></p>
<p class="x_p2"><span class="x_s2">Kadınlar &ouml;lmesin</span></p>
<p class="x_p2"><span class="x_s2">&Ccedil;ocuklar &ouml;lmesin</span></p>
<p class="x_p2"><span class="x_s2">Savaşlar kavgalar tuzaklar</span></p>
<p class="x_p2"><span class="x_s2">Şu d&uuml;nyanın gam y&uuml;k&uuml;n&uuml; &ccedil;ekenler</span></p>
<p class="x_p2"><span class="x_s2">Saymakla bitmeyen d&uuml;nya &ccedil;ilesi&nbsp;</span></p>
<p class="x_p2"><span class="x_s2">Bitsin artık.</span></p>
<p class="x_p3"><span class="x_s2"></span></p>
<p class="x_p2"><span class="x_s2">Aşktaki gurursuzluklar g&uuml;vensizlikler&nbsp;</span></p>
<p class="x_p2"><span class="x_s2">Dostluğun vefasızlıkları</span></p>
<p class="x_p2"><span class="x_s2">İnsanların duyarsızlıkları</span></p>
<p class="x_p2"><span class="x_s2">Bitsin artık.</span></p>
<p class="x_p3"><span class="x_s2"></span></p>
<p class="x_p2"><span class="x_s2">Kuralım &ccedil;ilingir soframızı</span></p>
<p class="x_p2"><span class="x_s2">İ&ccedil;elim iki kadeh şarabımızı</span></p>
<p class="x_p2"><span class="x_s2">Tokuşsun kadehler, s&ouml;ylensin şarkılar</span></p>
<p class="x_p2"><span class="x_s2">Şiirler okuyalım...</span></p>
<p class="x_p2"><span class="x_s2">Mutluluk sarhoşluğu gibi dolaşalım</span></p>
<p class="x_p2"><span class="x_s2">El ele vererek umut ışığıyla hayata inat yaşayabildiğimiz kadar yaşayalım</span></p>
<p class="x_p2"><span class="x_s2">Ve g&uuml;lebildiğimiz kadar g&uuml;lelim...</span></p>
<p class="x_p3"></p>
<p class="x_p3">Evrene ve yeni yıla mesaj; kadınların ve &ccedil;ocukların &ouml;l&uuml;ms&uuml;zleşeceği, kavgaların, savaşların, salgın hastalıkların biteceği, bireyselleşmenin azalacağı, birlik beraberliğin dostlukların artacağı ve sevginin sevgiyle &ccedil;oğalacağı yepyeni 2022&rsquo;nin geleceğini t&uuml;m kalbimle hissederek pozitif enerjimle yolluyorum.<br /><span class="x_s2"></span></p>
<p class="x_p3">Evet İlhan İrem&rsquo;den Sevgi Sevgiyle &Ccedil;oğalır şarkısıyla sağlıklı mutlu huzurlu başarı aşk dolu yeni başlangı&ccedil;lar yeni umutlar yeni hayatlar yepyeni 2022 bir yıl diliyor ve yeni yılınızı kucakla dolusu mutlulukla huzurla kutluyorum.<br /><span class="x_s2"></span></p>
<p class="x_p3">2022 getir bize sevgiyi.<br /><span class="x_s2"></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>HASRET</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hasret</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hasret</guid>
<description><![CDATA[ Hasret özlem sevgi beklenen ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61ca41d8f0e02.jpg" length="50720" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 28 Dec 2021 01:45:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords>Hasret, özlem, sevgi, beklenen</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Hasretlik belkide insanın y&uuml;reğini en &ccedil;ok yakan ateştir. İ&ccedil;i kavrulur, halbuki ki bir yudum su i&ccedil;inin harını s&ouml;nd&uuml;recektir. Bir tutam kokusu o ateşi biraz olsun dindirecektir.&nbsp; &Ouml;yle yakıcı bir histir ki, her g&uuml;n &ouml;zlersin, her g&uuml;n i&ccedil;in yanar ama yinede konuşamazsın.</p>
<p>Bir kez olsun g&ouml;rsem g&ouml;zlerini dersin, bir kez olsun sarılsam işte o zaman hasretim gider dersin ama &ouml;zlenen gelmez. Beklersin g&uuml;nlerce, aylarca kalbinde ki sevdayla ama kavuşamazsın.</p>
<p>Gel dersin bir kez olsun g&ouml;r&uuml;y&uuml;m ama <br />Hi&ccedil; bir zaman gelmez.<br />Y&uuml;reğinde ki ateşle k&uuml;le d&ouml;nersin, hasret kaldığın sevdan ise sana şifa olamaz.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güzel Bebeğime</title>
<link>https://edebiyatblog.com/guzel-bebegime-1306</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/guzel-bebegime-1306</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61c7421e96998.jpg" length="52191" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 25 Dec 2021 19:09:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>ece balcı</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://edebiyatblog.com/admin/Y&uuml;z&uuml;n&uuml; avu&ccedil;larımın i&ccedil;ine alabiliyordum g&uuml;zel bebeğim. Hoşuna gitmeyen burnuna, renginin g&uuml;zelliğini fark edemediğin g&ouml;zlerine, minik dudaklarına, sinirlendiğinde kasılan &ccedil;enene ev sahipliği yapan g&uuml;zel y&uuml;z&uuml;n&uuml; avu&ccedil;larımın i&ccedil;ine alabiliyordum! Farkında bile değildin ama bu &ouml;yle sıradan, basit bir eylem değildi birtanem. Bu neydi biliyor musun? Bu yery&uuml;z&uuml;nde yaşanabilecek t&uuml;m mutlulukların avu&ccedil;larıma inmesiydi. T&uuml;m g&uuml;zelliklerin gelip ellerimin arasına konması demekti aslında y&uuml;z&uuml;n&uuml; avu&ccedil;larıma almak. Sen bunu &ouml;ylesine bir şey sanıyordun, y&uuml;z&uuml;n&uuml;n g&uuml;zelliğini fark edemediğinden. Oysa yanaklarını okşamama, kirpiklerini &ouml;pmeme her izin verdiğinde aslında bir yandan yery&uuml;z&uuml;n&uuml;n en g&uuml;zel mutluluklarını alıp &ouml;n&uuml;me koyuyordun. En fenası da, ben t&uuml;m bu mutlulukları toplamaya &ccedil;alışırken sen bana sunduğun mutlulukların farkında bile değildin bir tanem.">Y&uuml;z&uuml;n&uuml; avu&ccedil;larımın i&ccedil;ine alabiliyordum g&uuml;zel bebeğim.</a></p>
<p><a href="https://edebiyatblog.com/admin/Y&uuml;z&uuml;n&uuml; avu&ccedil;larımın i&ccedil;ine alabiliyordum g&uuml;zel bebeğim. Hoşuna gitmeyen burnuna, renginin g&uuml;zelliğini fark edemediğin g&ouml;zlerine, minik dudaklarına, sinirlendiğinde kasılan &ccedil;enene ev sahipliği yapan g&uuml;zel y&uuml;z&uuml;n&uuml; avu&ccedil;larımın i&ccedil;ine alabiliyordum! Farkında bile değildin ama bu &ouml;yle sıradan, basit bir eylem değildi birtanem. Bu neydi biliyor musun? Bu yery&uuml;z&uuml;nde yaşanabilecek t&uuml;m mutlulukların avu&ccedil;larıma inmesiydi. T&uuml;m g&uuml;zelliklerin gelip ellerimin arasına konması demekti aslında y&uuml;z&uuml;n&uuml; avu&ccedil;larıma almak. Sen bunu &ouml;ylesine bir şey sanıyordun, y&uuml;z&uuml;n&uuml;n g&uuml;zelliğini fark edemediğinden. Oysa yanaklarını okşamama, kirpiklerini &ouml;pmeme her izin verdiğinde aslında bir yandan yery&uuml;z&uuml;n&uuml;n en g&uuml;zel mutluluklarını alıp &ouml;n&uuml;me koyuyordun. En fenası da, ben t&uuml;m bu mutlulukları toplamaya &ccedil;alışırken sen bana sunduğun mutlulukların farkında bile değildin bir tanem."> Hoşuna gitmeyen burnuna, renginin g&uuml;zelliğini fark edemediğin g&ouml;zlerine, minik dudaklarına, sinirlendiğinde kasılan &ccedil;enene ev sahipliği yapan g&uuml;zel y&uuml;z&uuml;n&uuml; avu&ccedil;larımın i&ccedil;ine alabiliyordum! Farkında bile değildin ama bu &ouml;yle sıradan, basit bir eylem değildi birtanem. Bu neydi biliyor musun? Bu y</a><a href="https://edebiyatblog.com/admin/Y&uuml;z&uuml;n&uuml; avu&ccedil;larımın i&ccedil;ine alabiliyordum g&uuml;zel bebeğim. Hoşuna gitmeyen burnuna, renginin g&uuml;zelliğini fark edemediğin g&ouml;zlerine, minik dudaklarına, sinirlendiğinde kasılan &ccedil;enene ev sahipliği yapan g&uuml;zel y&uuml;z&uuml;n&uuml; avu&ccedil;larımın i&ccedil;ine alabiliyordum! Farkında bile değildin ama bu &ouml;yle sıradan, basit bir eylem değildi birtanem. Bu neydi biliyor musun? Bu yery&uuml;z&uuml;nde yaşanabilecek t&uuml;m mutlulukların avu&ccedil;larıma inmesiydi. T&uuml;m g&uuml;zelliklerin gelip ellerimin arasına konması demekti aslında y&uuml;z&uuml;n&uuml; avu&ccedil;larıma almak. Sen bunu &ouml;ylesine bir şey sanıyordun, y&uuml;z&uuml;n&uuml;n g&uuml;zelliğini fark edemediğinden. Oysa yanaklarını okşamama, kirpiklerini &ouml;pmeme her izin verdiğinde aslında bir yandan yery&uuml;z&uuml;n&uuml;n en g&uuml;zel mutluluklarını alıp &ouml;n&uuml;me koyuyordun. En fenası da, ben t&uuml;m bu mutlulukları toplamaya &ccedil;alışırken sen bana sunduğun mutlulukların farkında bile değildin bir tanem.">ery&uuml;z&uuml;nde yaşanabilecek t&uuml;m mutlulukların avu&ccedil;larıma inmesiydi. T&uuml;m g&uuml;zelliklerin gelip ellerimin arasına konması demekti aslında y&uuml;z&uuml;n&uuml; avu&ccedil;larıma almak. Sen bunu &ouml;ylesine bir şey sanıyordun, y&uuml;z&uuml;n&uuml;n g&uuml;zelliğini fark edemediğinden. Oysa yanaklarını okşamama, kirpiklerini &ouml;pmeme her izin verdiğinde aslında bir yandan yery&uuml;z&uuml;n&uuml;n en g&uuml;zel mutluluklarını alıp &ouml;n&uuml;me koyuyordun. En fenası da, ben t&uuml;m bu mutlulukları toplamaya &ccedil;alışırken sen bana sunduğun mutlulukların farkında bile değildin bir tane</a><a href="https://edebiyatblog.com/admin/Y&uuml;z&uuml;n&uuml; avu&ccedil;larımın i&ccedil;ine alabiliyordum g&uuml;zel bebeğim. Hoşuna gitmeyen burnuna, renginin g&uuml;zelliğini fark edemediğin g&ouml;zlerine, minik dudaklarına, sinirlendiğinde kasılan &ccedil;enene ev sahipliği yapan g&uuml;zel y&uuml;z&uuml;n&uuml; avu&ccedil;larımın i&ccedil;ine alabiliyordum! Farkında bile değildin ama bu &ouml;yle sıradan, basit bir eylem değildi birtanem. Bu neydi biliyor musun? Bu yery&uuml;z&uuml;nde yaşanabilecek t&uuml;m mutlulukların avu&ccedil;larıma inmesiydi. T&uuml;m g&uuml;zelliklerin gelip ellerimin arasına konması demekti aslında y&uuml;z&uuml;n&uuml; avu&ccedil;larıma almak. Sen bunu &ouml;ylesine bir şey sanıyordun, y&uuml;z&uuml;n&uuml;n g&uuml;zelliğini fark edemediğinden. Oysa yanaklarını okşamama, kirpiklerini &ouml;pmeme her izin verdiğinde aslında bir yandan yery&uuml;z&uuml;n&uuml;n en g&uuml;zel mutluluklarını alıp &ouml;n&uuml;me koyuyordun. En fenası da, ben t&uuml;m bu mutlulukları toplamaya &ccedil;alışırken sen bana sunduğun mutlulukların farkında bile değildin bir tanem.">m.</a></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Başka Bir Evrende</title>
<link>https://edebiyatblog.com/baska-bir-evrende</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/baska-bir-evrende</guid>
<description><![CDATA[ Yarının güneşli olması için bugünün yağmura tutulması gerek ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61c62c506c733.jpg" length="56094" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 24 Dec 2021 23:33:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Başka bir evrende</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><b><i>&nbsp; Hi&ccedil; ummadık bir zamanda beklenmedik bir anda karşılaşalım seninle, en g&uuml;zel halimiz ile birleşsin g&ouml;zlerimiz.. Hani&nbsp; 'zaten kaybettik birbirimizi ' dediğimiz o g&uuml;ne inat olsun biraz da bu karşılaşma, yaşamadıklarımızın intikamını alırcasına yaşayalım&nbsp; bir zamanlar olmaz dediklerimizi. İnanalım mucizeye tesad&uuml;flere ve ansızın gelen s&uuml;rprizlere, d&ouml;kt&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z onca yaşın ardından g&uuml;neşin &ccedil;ıkmasına izin verelim... Belki de diyelim, belki de yarının g&uuml;neşli olması i&ccedil;in bug&uuml;n&uuml;n yağmura tutulması gerek..????</i></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nardugan Bayramı</title>
<link>https://edebiyatblog.com/nardugan-bayrami</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/nardugan-bayrami</guid>
<description><![CDATA[ Nardugan Bayramı ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61c1af2c9649d.jpg" length="141619" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 21 Dec 2021 13:43:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>Seslenen Yazılar Handan Kılıç</dc:creator>
<media:keywords>zaman, hayat, insan, deneme, nardugan</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>#nardugan</p>
<p>21 Aralık, Nam-ı diğer &ldquo;Şeb-i yelda&rdquo; geldi &ccedil;attı. G&uuml;n d&ouml;n&uuml;m&uuml;n&uuml;n ve uzun gecelerin taşıyıcısı kış başlıyor.</p>
<p>Zaten 2021&rsquo;nin bitmeyen dertli g&uuml;nleri, vir&uuml;sleri, maskeleri, ekonomik krizleriyle hepimizi zorladığı bir d&ouml;nemde, hayattan yorulmuşken şimdi bir de Nevruz bayramına kadar s&uuml;recek bu soğuk mevsimi atlatmamız gerekiyor.&nbsp;</p>
<p>Zaman d&ouml;ng&uuml;s&uuml;, bizi de &ouml;n&uuml;ne katmış bahara akarken, bu kış i&ccedil;imizi ısıtacak, g&ouml;nl&uuml;m&uuml;zde k&ouml;k salıp meyveye duran ağa&ccedil;ların &ccedil;i&ccedil;eklerini tomurcuklandıracak bir seraya ihtiya&ccedil; var.</p>
<p>Bilirsiniz, bu uzun gece bir&ccedil;ok k&uuml;lt&uuml;rde farklı isimlerle kutlanırken bereket sembol&uuml; sayılan nar evlerin kapılarında kırılır. Tanelerin dağıldığı alan ne kadar b&uuml;y&uuml;kse bolluk bereketin o genişlikle eve uğrayacağına inanılır.</p>
<p>Bizde #narduganbayramı olarak ge&ccedil;er bu &ouml;zel g&uuml;n.<br /><br />&Ccedil;arşıdan alınan bir tane, tıpkı merkezine kendimizi koyduğumuz bir mandala gibi a&ccedil;ıldık&ccedil;a &ccedil;oğalır, bin tane olup damaklarda ekşiyle tatlıyı buluşturur.<br /><br />Hayat ve mandala da b&ouml;yle akar, geceler kısalarak g&uuml;ne, karanlıklar aydınlığa, kışlar bahara ulaşır. D&ouml;ng&uuml; devam eder, gider.<br /><br />Nar, Birhan Keskin&rsquo;in şiirinde de; halden hale dolaşır, adeta tenden kalbe, dilden dile yalvarıştır. Der ki;<br /><br />&ldquo; D&uuml;rtme i&ccedil;imdeki narı</p>
<p>&Uuml;zerimde beyaz g&ouml;mlek var&rdquo;<br /><br />Bug&uuml;n k&uuml;llenmesi gereken ateşleri şairi dinleyip kendi haline bırakalım ama i&ccedil;imizdeki bereketi &ccedil;atlatacak bir d&uuml;nyaya, mandalaya tutunalım. Ben bug&uuml;n&uuml;n bereketi i&ccedil;in bunu &ccedil;izdim. Umarım g&uuml;zel bir yıl olur, hayatlarımıza maddi manevi bereketler getirir.</p>
<p>Nardugan Bayramımız kutlu olsun. &nbsp;</p>
<p>#handankılıc</p>
<p>Handan Kılı&ccedil;</p>
<p>21 Aralık 2021</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yalnızlığımın Üşüdüğü Zamanlar</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yalnizligimin-usudugu-zamanlar</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yalnizligimin-usudugu-zamanlar</guid>
<description><![CDATA[ Yağmur tanelerine iyi bakın içinde saklı kalan gerçekler var.???? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61bf99f578fe6.jpg" length="33988" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 19 Dec 2021 23:46:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Yalnızlık, yağmur tanesi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; Yalnızlığımın &uuml;ş&uuml;d&uuml;ğ&uuml; bu zamanın arasına biraz sensizlik girdi. Konuşamadığım , duyamadığım her g&uuml;n biraz daha &ccedil;oğalıyor sensizlik ile birleşmiş sessizliklerim. Biliyor musun? artık g&ouml;ky&uuml;z&uuml;ne bakmıyorum. Gittiğim g&uuml;nden beri bulutların yaşlarına maruz kalıyorum, her bir damlası bana farklı bir anımı canlandırıyor mesala yanağıma d&uuml;şen bir damla yanaklarım i&ccedil;in s&ouml;ylediğin şu c&uuml;mleyi hatırlattı bana 'Yanağın da bir yer olmak isteseydim eğer gamzende ki o &ccedil;ukurda olmak isterdim &ccedil;&uuml;nk&uuml; o &ccedil;ukur sadece beni yaşatacak kadar derin &ouml;ld&uuml;recek kadar kapalı..' ... Demiştin ve o g&uuml;nden sonra benim gamzem senin i&ccedil;in a&ccedil;mıştı...☘️</strong></em><em><strong><br /></strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Belki Sen Olmayacaksın Ama</title>
<link>https://edebiyatblog.com/belki-sen-olmayacaksin-ama</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/belki-sen-olmayacaksin-ama</guid>
<description><![CDATA[ Allah sana o hayali kurduruyorsa ya nasibin ya imtihanındır. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61bcfdbee0975.jpg" length="48594" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 18 Dec 2021 00:23:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Sen Ben</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>&nbsp; Hani demiştin ya bir keresinde 'Allah o hayali sana kurduruyorsa bil ki ya nasibin ya imtihanın'&nbsp; sen hangisi olacaksın bilmiyorum ancak hangisi olursun ol hep benim i&ccedil;imde bir yerlerde olacaksın. &Uuml;z&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;m an baktığım o bulutta g&ouml;receğim seni ya da g&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;m de baktığım kuşların kanadında saklanıyor olacaksın. Belki de sessizliğim de bulduğum huzurun kitap aralarında benle konuşacaksın ama olacaksın sen benimle, belki hi&ccedil; g&ouml;rmeyeceğim g&uuml;l&uuml;ş&uuml;n&uuml; duymayacağım sesini hi&ccedil; y&uuml;r&uuml;yemeyeceğiz yollar boyu seninle ama olsun..olsun yani bunu da sevgimin borcu bilirim...:) ☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güzel Bebeğime</title>
<link>https://edebiyatblog.com/guzel-bebegime</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/guzel-bebegime</guid>
<description><![CDATA[ O&#039;na ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61bcfb77b663e.jpg" length="93376" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 18 Dec 2021 00:17:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>ece balcı</dc:creator>
<media:keywords>saudade, özlem, mektup</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><a href="https://edebiyatblog.com/admin/update-post/G&uuml;zel Bebeğime Sana karşı &ouml;yle ağır duygularım var ki&hellip; Bedenine sığdıramadığın kadar k&uuml;&ccedil;&uuml;k, bedenime sığmayacak kadar b&uuml;y&uuml;k şu kalbimin aşağıya &ccedil;&ouml;kt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; hissedebiliyorum duygu yoğunluğundan. Sanki ge&ccedil;mişte ve gelecekte sevgi kavramını hissetmek i&ccedil;in ne kadar hakkım varsa, bu hakları binlerce kişiyi ge&ccedil;tikten sonra durup sende kullanıyormuşum gibi hissediyorum. İyi k&ouml;t&uuml; t&uuml;m duygularımı sende harcıyormuşum gibi hissediyorum. T&uuml;m anlamları sana y&uuml;kl&uuml;yorum, yery&uuml;z&uuml;ndeki t&uuml;m g&uuml;zel s&ouml;zc&uuml;klerin ucunu gelip senin kalbinin ucuna tutturuyormuşum gibi hissediyorum.  G&uuml;zel bebeğim, ben t&uuml;m bunları hissederken aklımda dolanan bir şey daha var. Ben b&uuml;t&uuml;n hislerimi sana b&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;mden; başka hi&ccedil;bir g&ouml;ze bakamayacağımı, başka hi&ccedil;bir g&uuml;zel parmağa parmaklarımı kenetleyemeyeceğimi de hissediyorum. Senden sonra birilerini sevmek i&ccedil;in elimi uzattığımda ona da senden bir par&ccedil;a bırakıp geri &ccedil;ekilecekmişim gibi hissediyorum. Herkese seni bulaştıracak ama sende kalan par&ccedil;amı kimsede tamamlayamayacak gibiyim. Yine de t&uuml;m bunlar beni korkutmuyor, &uuml;rk&uuml;tm&uuml;yor. Ellerimi bıraktığında, g&ouml;zlerini de alıp &ccedil;ekip gittiğinde, sesin ve kokun hafızamdan silindiğinde&hellip; Ben yine pişman olmayacağım i&ccedil;imdeki t&uuml;m g&uuml;zel hisleri sana y&uuml;klediğim i&ccedil;in. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bence g&uuml;zel g&uuml;l&uuml;şl&uuml; insanların g&uuml;l&uuml;msemelerini b&uuml;y&uuml;tecek şeyler her zaman olmalı, benim kalbinin k&ouml;şesine bırakacağım g&uuml;zel duygularım gibi." style="color: #000000;"><strong>G&uuml;zel Bebeğime </strong></a></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><a href="https://edebiyatblog.com/admin/update-post/G&uuml;zel Bebeğime Sana karşı &ouml;yle ağır duygularım var ki&hellip; Bedenine sığdıramadığın kadar k&uuml;&ccedil;&uuml;k, bedenime sığmayacak kadar b&uuml;y&uuml;k şu kalbimin aşağıya &ccedil;&ouml;kt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; hissedebiliyorum duygu yoğunluğundan. Sanki ge&ccedil;mişte ve gelecekte sevgi kavramını hissetmek i&ccedil;in ne kadar hakkım varsa, bu hakları binlerce kişiyi ge&ccedil;tikten sonra durup sende kullanıyormuşum gibi hissediyorum. İyi k&ouml;t&uuml; t&uuml;m duygularımı sende harcıyormuşum gibi hissediyorum. T&uuml;m anlamları sana y&uuml;kl&uuml;yorum, yery&uuml;z&uuml;ndeki t&uuml;m g&uuml;zel s&ouml;zc&uuml;klerin ucunu gelip senin kalbinin ucuna tutturuyormuşum gibi hissediyorum.  G&uuml;zel bebeğim, ben t&uuml;m bunları hissederken aklımda dolanan bir şey daha var. Ben b&uuml;t&uuml;n hislerimi sana b&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;mden; başka hi&ccedil;bir g&ouml;ze bakamayacağımı, başka hi&ccedil;bir g&uuml;zel parmağa parmaklarımı kenetleyemeyeceğimi de hissediyorum. Senden sonra birilerini sevmek i&ccedil;in elimi uzattığımda ona da senden bir par&ccedil;a bırakıp geri &ccedil;ekilecekmişim gibi hissediyorum. Herkese seni bulaştıracak ama sende kalan par&ccedil;amı kimsede tamamlayamayacak gibiyim. Yine de t&uuml;m bunlar beni korkutmuyor, &uuml;rk&uuml;tm&uuml;yor. Ellerimi bıraktığında, g&ouml;zlerini de alıp &ccedil;ekip gittiğinde, sesin ve kokun hafızamdan silindiğinde&hellip; Ben yine pişman olmayacağım i&ccedil;imdeki t&uuml;m g&uuml;zel hisleri sana y&uuml;klediğim i&ccedil;in. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bence g&uuml;zel g&uuml;l&uuml;şl&uuml; insanların g&uuml;l&uuml;msemelerini b&uuml;y&uuml;tecek şeyler her zaman olmalı, benim kalbinin k&ouml;şesine bırakacağım g&uuml;zel duygularım gibi." style="color: #000000;">Sana karşı &ouml;yle ağır duygularım var ki&hellip; Bedenine sığdıramadığın kadar k&uuml;&ccedil;&uuml;k, bedenime sığmayacak kadar b&uuml;y&uuml;k şu kalbimin aşağıya &ccedil;&ouml;kt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; hissedebiliyorum duygu yoğunluğundan.</a></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><a href="https://edebiyatblog.com/admin/update-post/G&uuml;zel Bebeğime Sana karşı &ouml;yle ağır duygularım var ki&hellip; Bedenine sığdıramadığın kadar k&uuml;&ccedil;&uuml;k, bedenime sığmayacak kadar b&uuml;y&uuml;k şu kalbimin aşağıya &ccedil;&ouml;kt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; hissedebiliyorum duygu yoğunluğundan. Sanki ge&ccedil;mişte ve gelecekte sevgi kavramını hissetmek i&ccedil;in ne kadar hakkım varsa, bu hakları binlerce kişiyi ge&ccedil;tikten sonra durup sende kullanıyormuşum gibi hissediyorum. İyi k&ouml;t&uuml; t&uuml;m duygularımı sende harcıyormuşum gibi hissediyorum. T&uuml;m anlamları sana y&uuml;kl&uuml;yorum, yery&uuml;z&uuml;ndeki t&uuml;m g&uuml;zel s&ouml;zc&uuml;klerin ucunu gelip senin kalbinin ucuna tutturuyormuşum gibi hissediyorum.  G&uuml;zel bebeğim, ben t&uuml;m bunları hissederken aklımda dolanan bir şey daha var. Ben b&uuml;t&uuml;n hislerimi sana b&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;mden; başka hi&ccedil;bir g&ouml;ze bakamayacağımı, başka hi&ccedil;bir g&uuml;zel parmağa parmaklarımı kenetleyemeyeceğimi de hissediyorum. Senden sonra birilerini sevmek i&ccedil;in elimi uzattığımda ona da senden bir par&ccedil;a bırakıp geri &ccedil;ekilecekmişim gibi hissediyorum. Herkese seni bulaştıracak ama sende kalan par&ccedil;amı kimsede tamamlayamayacak gibiyim. Yine de t&uuml;m bunlar beni korkutmuyor, &uuml;rk&uuml;tm&uuml;yor. Ellerimi bıraktığında, g&ouml;zlerini de alıp &ccedil;ekip gittiğinde, sesin ve kokun hafızamdan silindiğinde&hellip; Ben yine pişman olmayacağım i&ccedil;imdeki t&uuml;m g&uuml;zel hisleri sana y&uuml;klediğim i&ccedil;in. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bence g&uuml;zel g&uuml;l&uuml;şl&uuml; insanların g&uuml;l&uuml;msemelerini b&uuml;y&uuml;tecek şeyler her zaman olmalı, benim kalbinin k&ouml;şesine bırakacağım g&uuml;zel duygularım gibi." style="color: #000000;"> Sanki ge&ccedil;mişte ve gelecekte sevgi kavramını hissetmek i&ccedil;in </a><a href="https://edebiyatblog.com/admin/update-post/G&uuml;zel Bebeğime Sana karşı &ouml;yle ağır duygularım var ki&hellip; Bedenine sığdıramadığın kadar k&uuml;&ccedil;&uuml;k, bedenime sığmayacak kadar b&uuml;y&uuml;k şu kalbimin aşağıya &ccedil;&ouml;kt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; hissedebiliyorum duygu yoğunluğundan. Sanki ge&ccedil;mişte ve gelecekte sevgi kavramını hissetmek i&ccedil;in ne kadar hakkım varsa, bu hakları binlerce kişiyi ge&ccedil;tikten sonra durup sende kullanıyormuşum gibi hissediyorum. İyi k&ouml;t&uuml; t&uuml;m duygularımı sende harcıyormuşum gibi hissediyorum. T&uuml;m anlamları sana y&uuml;kl&uuml;yorum, yery&uuml;z&uuml;ndeki t&uuml;m g&uuml;zel s&ouml;zc&uuml;klerin ucunu gelip senin kalbinin ucuna tutturuyormuşum gibi hissediyorum.  G&uuml;zel bebeğim, ben t&uuml;m bunları hissederken aklımda dolanan bir şey daha var. Ben b&uuml;t&uuml;n hislerimi sana b&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;mden; başka hi&ccedil;bir g&ouml;ze bakamayacağımı, başka hi&ccedil;bir g&uuml;zel parmağa parmaklarımı kenetleyemeyeceğimi de hissediyorum. Senden sonra birilerini sevmek i&ccedil;in elimi uzattığımda ona da senden bir par&ccedil;a bırakıp geri &ccedil;ekilecekmişim gibi hissediyorum. Herkese seni bulaştıracak ama sende kalan par&ccedil;amı kimsede tamamlayamayacak gibiyim. Yine de t&uuml;m bunlar beni korkutmuyor, &uuml;rk&uuml;tm&uuml;yor. Ellerimi bıraktığında, g&ouml;zlerini de alıp &ccedil;ekip gittiğinde, sesin ve kokun hafızamdan silindiğinde&hellip; Ben yine pişman olmayacağım i&ccedil;imdeki t&uuml;m g&uuml;zel hisleri sana y&uuml;klediğim i&ccedil;in. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bence g&uuml;zel g&uuml;l&uuml;şl&uuml; insanların g&uuml;l&uuml;msemelerini b&uuml;y&uuml;tecek şeyler her zaman olmalı, benim kalbinin k&ouml;şesine bırakacağım g&uuml;zel duygularım gibi." style="color: #000000;">ne kadar hakkım varsa, bu hakları binlerce kişiyi ge&ccedil;tikten sonra durup sende kullanıyormuşum gibi hissediyorum. İyi k&ouml;t&uuml; t&uuml;m duygularımı sende harcıyormuşum gibi hissediyorum. T&uuml;m anlamları sana y&uuml;kl&uuml;yorum, yery&uuml;z&uuml;ndeki t&uuml;m g&uuml;zel s&ouml;zc&uuml;klerin ucunu gelip senin kalbinin ucuna tutturuyormuşum gibi hissediyorum.</a></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><a href="https://edebiyatblog.com/admin/update-post/G&uuml;zel Bebeğime Sana karşı &ouml;yle ağır duygularım var ki&hellip; Bedenine sığdıramadığın kadar k&uuml;&ccedil;&uuml;k, bedenime sığmayacak kadar b&uuml;y&uuml;k şu kalbimin aşağıya &ccedil;&ouml;kt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; hissedebiliyorum duygu yoğunluğundan. Sanki ge&ccedil;mişte ve gelecekte sevgi kavramını hissetmek i&ccedil;in ne kadar hakkım varsa, bu hakları binlerce kişiyi ge&ccedil;tikten sonra durup sende kullanıyormuşum gibi hissediyorum. İyi k&ouml;t&uuml; t&uuml;m duygularımı sende harcıyormuşum gibi hissediyorum. T&uuml;m anlamları sana y&uuml;kl&uuml;yorum, yery&uuml;z&uuml;ndeki t&uuml;m g&uuml;zel s&ouml;zc&uuml;klerin ucunu gelip senin kalbinin ucuna tutturuyormuşum gibi hissediyorum.  G&uuml;zel bebeğim, ben t&uuml;m bunları hissederken aklımda dolanan bir şey daha var. Ben b&uuml;t&uuml;n hislerimi sana b&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;mden; başka hi&ccedil;bir g&ouml;ze bakamayacağımı, başka hi&ccedil;bir g&uuml;zel parmağa parmaklarımı kenetleyemeyeceğimi de hissediyorum. Senden sonra birilerini sevmek i&ccedil;in elimi uzattığımda ona da senden bir par&ccedil;a bırakıp geri &ccedil;ekilecekmişim gibi hissediyorum. Herkese seni bulaştıracak ama sende kalan par&ccedil;amı kimsede tamamlayamayacak gibiyim. Yine de t&uuml;m bunlar beni korkutmuyor, &uuml;rk&uuml;tm&uuml;yor. Ellerimi bıraktığında, g&ouml;zlerini de alıp &ccedil;ekip gittiğinde, sesin ve kokun hafızamdan silindiğinde&hellip; Ben yine pişman olmayacağım i&ccedil;imdeki t&uuml;m g&uuml;zel hisleri sana y&uuml;klediğim i&ccedil;in. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bence g&uuml;zel g&uuml;l&uuml;şl&uuml; insanların g&uuml;l&uuml;msemelerini b&uuml;y&uuml;tecek şeyler her zaman olmalı, benim kalbinin k&ouml;şesine bırakacağım g&uuml;zel duygularım gibi." style="color: #000000;"> G&uuml;zel bebeğim, ben t&uuml;m bunları hissederken aklımda dolanan bir şey daha var. Ben</a><a href="https://edebiyatblog.com/admin/update-post/G&uuml;zel Bebeğime Sana karşı &ouml;yle ağır duygularım var ki&hellip; Bedenine sığdıramadığın kadar k&uuml;&ccedil;&uuml;k, bedenime sığmayacak kadar b&uuml;y&uuml;k şu kalbimin aşağıya &ccedil;&ouml;kt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; hissedebiliyorum duygu yoğunluğundan. Sanki ge&ccedil;mişte ve gelecekte sevgi kavramını hissetmek i&ccedil;in ne kadar hakkım varsa, bu hakları binlerce kişiyi ge&ccedil;tikten sonra durup sende kullanıyormuşum gibi hissediyorum. İyi k&ouml;t&uuml; t&uuml;m duygularımı sende harcıyormuşum gibi hissediyorum. T&uuml;m anlamları sana y&uuml;kl&uuml;yorum, yery&uuml;z&uuml;ndeki t&uuml;m g&uuml;zel s&ouml;zc&uuml;klerin ucunu gelip senin kalbinin ucuna tutturuyormuşum gibi hissediyorum.  G&uuml;zel bebeğim, ben t&uuml;m bunları hissederken aklımda dolanan bir şey daha var. Ben b&uuml;t&uuml;n hislerimi sana b&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;mden; başka hi&ccedil;bir g&ouml;ze bakamayacağımı, başka hi&ccedil;bir g&uuml;zel parmağa parmaklarımı kenetleyemeyeceğimi de hissediyorum. Senden sonra birilerini sevmek i&ccedil;in elimi uzattığımda ona da senden bir par&ccedil;a bırakıp geri &ccedil;ekilecekmişim gibi hissediyorum. Herkese seni bulaştıracak ama sende kalan par&ccedil;amı kimsede tamamlayamayacak gibiyim. Yine de t&uuml;m bunlar beni korkutmuyor, &uuml;rk&uuml;tm&uuml;yor. Ellerimi bıraktığında, g&ouml;zlerini de alıp &ccedil;ekip gittiğinde, sesin ve kokun hafızamdan silindiğinde&hellip; Ben yine pişman olmayacağım i&ccedil;imdeki t&uuml;m g&uuml;zel hisleri sana y&uuml;klediğim i&ccedil;in. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bence g&uuml;zel g&uuml;l&uuml;şl&uuml; insanların g&uuml;l&uuml;msemelerini b&uuml;y&uuml;tecek şeyler her zaman olmalı, benim kalbinin k&ouml;şesine bırakacağım g&uuml;zel duygularım gibi." style="color: #000000;"> b&uuml;</a></strong><a href="https://edebiyatblog.com/admin/update-post/G&uuml;zel Bebeğime Sana karşı &ouml;yle ağır duygularım var ki&hellip; Bedenine sığdıramadığın kadar k&uuml;&ccedil;&uuml;k, bedenime sığmayacak kadar b&uuml;y&uuml;k şu kalbimin aşağıya &ccedil;&ouml;kt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; hissedebiliyorum duygu yoğunluğundan. Sanki ge&ccedil;mişte ve gelecekte sevgi kavramını hissetmek i&ccedil;in ne kadar hakkım varsa, bu hakları binlerce kişiyi ge&ccedil;tikten sonra durup sende kullanıyormuşum gibi hissediyorum. İyi k&ouml;t&uuml; t&uuml;m duygularımı sende harcıyormuşum gibi hissediyorum. T&uuml;m anlamları sana y&uuml;kl&uuml;yorum, yery&uuml;z&uuml;ndeki t&uuml;m g&uuml;zel s&ouml;zc&uuml;klerin ucunu gelip senin kalbinin ucuna tutturuyormuşum gibi hissediyorum.  G&uuml;zel bebeğim, ben t&uuml;m bunları hissederken aklımda dolanan bir şey daha var. Ben b&uuml;t&uuml;n hislerimi sana b&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;mden; başka hi&ccedil;bir g&ouml;ze bakamayacağımı, başka hi&ccedil;bir g&uuml;zel parmağa parmaklarımı kenetleyemeyeceğimi de hissediyorum. Senden sonra birilerini sevmek i&ccedil;in elimi uzattığımda ona da senden bir par&ccedil;a bırakıp geri &ccedil;ekilecekmişim gibi hissediyorum. Herkese seni bulaştıracak ama sende kalan par&ccedil;amı kimsede tamamlayamayacak gibiyim. Yine de t&uuml;m bunlar beni korkutmuyor, &uuml;rk&uuml;tm&uuml;yor. Ellerimi bıraktığında, g&ouml;zlerini de alıp &ccedil;ekip gittiğinde, sesin ve kokun hafızamdan silindiğinde&hellip; Ben yine pişman olmayacağım i&ccedil;imdeki t&uuml;m g&uuml;zel hisleri sana y&uuml;klediğim i&ccedil;in. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bence g&uuml;zel g&uuml;l&uuml;şl&uuml; insanların g&uuml;l&uuml;msemelerini b&uuml;y&uuml;tecek şeyler her zaman olmalı, benim kalbinin k&ouml;şesine bırakacağım g&uuml;zel duygularım gibi." style="color: #000000;"><strong>t&uuml;n</strong></a><strong><a href="https://edebiyatblog.com/admin/update-post/G&uuml;zel Bebeğime Sana karşı &ouml;yle ağır duygularım var ki&hellip; Bedenine sığdıramadığın kadar k&uuml;&ccedil;&uuml;k, bedenime sığmayacak kadar b&uuml;y&uuml;k şu kalbimin aşağıya &ccedil;&ouml;kt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; hissedebiliyorum duygu yoğunluğundan. Sanki ge&ccedil;mişte ve gelecekte sevgi kavramını hissetmek i&ccedil;in ne kadar hakkım varsa, bu hakları binlerce kişiyi ge&ccedil;tikten sonra durup sende kullanıyormuşum gibi hissediyorum. İyi k&ouml;t&uuml; t&uuml;m duygularımı sende harcıyormuşum gibi hissediyorum. T&uuml;m anlamları sana y&uuml;kl&uuml;yorum, yery&uuml;z&uuml;ndeki t&uuml;m g&uuml;zel s&ouml;zc&uuml;klerin ucunu gelip senin kalbinin ucuna tutturuyormuşum gibi hissediyorum.  G&uuml;zel bebeğim, ben t&uuml;m bunları hissederken aklımda dolanan bir şey daha var. Ben b&uuml;t&uuml;n hislerimi sana b&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;mden; başka hi&ccedil;bir g&ouml;ze bakamayacağımı, başka hi&ccedil;bir g&uuml;zel parmağa parmaklarımı kenetleyemeyeceğimi de hissediyorum. Senden sonra birilerini sevmek i&ccedil;in elimi uzattığımda ona da senden bir par&ccedil;a bırakıp geri &ccedil;ekilecekmişim gibi hissediyorum. Herkese seni bulaştıracak ama sende kalan par&ccedil;amı kimsede tamamlayamayacak gibiyim. Yine de t&uuml;m bunlar beni korkutmuyor, &uuml;rk&uuml;tm&uuml;yor. Ellerimi bıraktığında, g&ouml;zlerini de alıp &ccedil;ekip gittiğinde, sesin ve kokun hafızamdan silindiğinde&hellip; Ben yine pişman olmayacağım i&ccedil;imdeki t&uuml;m g&uuml;zel hisleri sana y&uuml;klediğim i&ccedil;in. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bence g&uuml;zel g&uuml;l&uuml;şl&uuml; insanların g&uuml;l&uuml;msemelerini b&uuml;y&uuml;tecek şeyler her zaman olmalı, benim kalbinin k&ouml;şesine bırakacağım g&uuml;zel duygularım gibi." style="color: #000000;"> hislerimi sana b&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;mden; başka hi&ccedil;bir g&ouml;ze bakamayacağımı, başka hi&ccedil;bir g&uuml;zel parmağa parmaklarımı kenetleyemeyeceğimi de hissediyorum. Senden sonra birilerini sevmek i&ccedil;in elimi uzattığımda ona da senden bir par&ccedil;a bırakıp geri &ccedil;ekilecekmişim gibi hissediyorum. Herkese seni bulaştıracak ama sende kalan par&ccedil;amı kimsede tamamlayamayacak gibiyim. </a></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><a href="https://edebiyatblog.com/admin/update-post/G&uuml;zel Bebeğime Sana karşı &ouml;yle ağır duygularım var ki&hellip; Bedenine sığdıramadığın kadar k&uuml;&ccedil;&uuml;k, bedenime sığmayacak kadar b&uuml;y&uuml;k şu kalbimin aşağıya &ccedil;&ouml;kt&uuml;ğ&uuml;n&uuml; hissedebiliyorum duygu yoğunluğundan. Sanki ge&ccedil;mişte ve gelecekte sevgi kavramını hissetmek i&ccedil;in ne kadar hakkım varsa, bu hakları binlerce kişiyi ge&ccedil;tikten sonra durup sende kullanıyormuşum gibi hissediyorum. İyi k&ouml;t&uuml; t&uuml;m duygularımı sende harcıyormuşum gibi hissediyorum. T&uuml;m anlamları sana y&uuml;kl&uuml;yorum, yery&uuml;z&uuml;ndeki t&uuml;m g&uuml;zel s&ouml;zc&uuml;klerin ucunu gelip senin kalbinin ucuna tutturuyormuşum gibi hissediyorum.  G&uuml;zel bebeğim, ben t&uuml;m bunları hissederken aklımda dolanan bir şey daha var. Ben b&uuml;t&uuml;n hislerimi sana b&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;mden; başka hi&ccedil;bir g&ouml;ze bakamayacağımı, başka hi&ccedil;bir g&uuml;zel parmağa parmaklarımı kenetleyemeyeceğimi de hissediyorum. Senden sonra birilerini sevmek i&ccedil;in elimi uzattığımda ona da senden bir par&ccedil;a bırakıp geri &ccedil;ekilecekmişim gibi hissediyorum. Herkese seni bulaştıracak ama sende kalan par&ccedil;amı kimsede tamamlayamayacak gibiyim. Yine de t&uuml;m bunlar beni korkutmuyor, &uuml;rk&uuml;tm&uuml;yor. Ellerimi bıraktığında, g&ouml;zlerini de alıp &ccedil;ekip gittiğinde, sesin ve kokun hafızamdan silindiğinde&hellip; Ben yine pişman olmayacağım i&ccedil;imdeki t&uuml;m g&uuml;zel hisleri sana y&uuml;klediğim i&ccedil;in. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bence g&uuml;zel g&uuml;l&uuml;şl&uuml; insanların g&uuml;l&uuml;msemelerini b&uuml;y&uuml;tecek şeyler her zaman olmalı, benim kalbinin k&ouml;şesine bırakacağım g&uuml;zel duygularım gibi." style="color: #000000;"><strong>Yine de t&uuml;m bunlar beni korkutmuyor, &uuml;rk&uuml;tm&uuml;yor. Ellerimi bıraktığında, g&ouml;zlerini de alıp &ccedil;ekip gittiğinde, sesin ve kokun hafızamdan silindiğinde&hellip; Ben yine pişman olmayacağım i&ccedil;imdeki t&uuml;m g&uuml;zel hisleri sana y&uuml;klediğim i&ccedil;in. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bence g&uuml;zel g&uuml;l&uuml;şl&uuml; insanların g&uuml;l&uuml;msemelerini b&uuml;y&uuml;tecek şeyler her zaman olmalı, benim kalbinin k&ouml;şesine bırakacağım g&uuml;zel duygularım gibi</strong>.</a></span></p>
<p></p>
<p></p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ca&amp;apos;Pera</title>
<link>https://edebiyatblog.com/capera-1262</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/capera-1262</guid>
<description><![CDATA[ Sanırım mumu üflerken gözlerimi kapatmadığım için dileğim gerçek olmamıştı ]]></description>
<enclosure url="" length="93376" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 17 Dec 2021 23:20:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>thegirlhasnonick</dc:creator>
<media:keywords>Nehir, Soner, Pera</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>HAYATDAYKEN HER AN</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hayatdayken-her-an</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hayatdayken-her-an</guid>
<description><![CDATA[ Yanındayken uzak durmalıyım, yanındayken hiç var değilmişim gibi davranmalıyım... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61bc94108b23d.jpg" length="41445" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 17 Dec 2021 15:33:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>aysedmira</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Y&uuml;z&uuml;ne d&uuml;şen kısacık sa&ccedil;ların altında o g&uuml;zelim kirpiklerin o g&uuml;zelim g&ouml;zlere verdiği g&ouml;lge; sevilmese &uuml;z&uuml;l&uuml;rd&uuml;m inan, aşık olunmasa, dokunulmasa o zarif ve g&uuml;&ccedil;l&uuml; bedene inan &uuml;z&uuml;l&uuml;rd&uuml;m. Hele o sesteki yumuşaklık yanaklarda ki kızarıklık, yanından ge&ccedil;ince uzuvlarımı kaplayan yegane kokun. Sevilmeyi acı &ccedil;ekmemeyi hak eden tek ruh.</p>
<p>&nbsp; Yanındayken uzak durmalıyım yanındayken hi&ccedil; var değilmişim gibi davranmalıyım. Bana kızma l&uuml;tfen, aşık olunmayacak bir mahlukat değilsin ki olmayayım. Bana sinirlenme l&uuml;tfen, karışmasın da aklın yoluna devam et. Beni bilme tanıma beni g&ouml;rme beni sevme. Sadece bil, g&ouml;z&uuml;mde eşin ve benzerin yok. Belki g&ouml;z&uuml;mden ne olduğun &ouml;nemsiz ama unutma renkli g&ouml;ky&uuml;z&uuml;m sen bu d&uuml;nyanın başına gelmiş en g&uuml;zel şeysin...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ca&amp;apos;Pera</title>
<link>https://edebiyatblog.com/capera-1210</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/capera-1210</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61b8960dcabea.jpg" length="78291" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 14 Dec 2021 16:04:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>thegirlhasnonick</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Affet Beni</title>
<link>https://edebiyatblog.com/affet-beni</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/affet-beni</guid>
<description><![CDATA[ daha zulmün duvarlarını öpmemişken. daha bir çukur kazmamışken. daha bir mermerin beyazlığına ağlamamışken. daha bir şey görmemişken öyle şeyler söyledim ve tam da bunun için affet beni. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61b7d6fde15b9.jpg" length="34384" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 14 Dec 2021 02:28:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>meczupbiryazar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em>bazı zamanlar d&uuml;nya birka&ccedil; saniyeliğine dursun ve olup biteni d&uuml;ş&uuml;n istiyorum. affedilme sancısını para kazanamamış dilenci &ccedil;ocuktan &ouml;ğrendim ve bunlar daha &ccedil;ok yeni oldu. diyorum ki ben sana &ccedil;ok k&ouml;t&uuml; bir zamanın tam ortasında. daha zulm&uuml;n duvarlarını &ouml;pmemişken. daha bir &ccedil;ukur kazmamışken. daha bir mermerin beyazlığına ağlamamışken. daha bir şey g&ouml;rmemişken &ouml;yle şeyler s&ouml;yledim ve tam da bunun i&ccedil;in affet beni. bak buradan da aşağısı var ve kelimeler aşağıya atladık&ccedil;a c&uuml;mleler de &ouml;ylesine basitleşiyor ve ben i&ccedil;inde olduğum durumu hangi biriyle a&ccedil;ıklayabileceğimi bilmiyorum. o y&uuml;zden bazı şeyler gibi ben de. bazı g&uuml;nler gibi ben de. bazı şarkılar gibi ben de &ccedil;ok k&ouml;t&uuml;y&uuml;m.</em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BEN; SENİ SEN OLDUĞUN İÇİN SEVDİM</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ben-seni-sen-oldugun-icin-sevdim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ben-seni-sen-oldugun-icin-sevdim</guid>
<description><![CDATA[ BİR BOŞUĞA DÜŞER GİBİ, BİR ROMAN GİBİ, BİR ŞİİR  GİBİ, BİR RESİM GİBİ SEVDİM... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_61842fc517bd2.jpg" length="28431" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 12 Dec 2021 23:18:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>_iirazz</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir boşluğa d&uuml;şer gibi sevdim, sonunu bilmeden koyu bir karanığa hapsedercesine ruhumu...</p>
<p>Bir roman gibi sevdim, sonunu deli gibi merak etmeme rağmen i&ccedil;ini&nbsp; de bir ayrı keşfetmek istediğim...</p>
<p>Bir şiir gibi sevdm, Her kelimesi her bir satırı bir ip misali brbirine kenetlenmiş...</p>
<p>Bir resim gibi sevdim, her bir fır&ccedil;a darbesinin oluşturduğuu o izlerin taşıdığıanlam kadar duygularım...</p>
<p>Ben seni sen olduğun i&ccedil;in sevdim, her şeyini sevdim, her bir mimiğini, her bir bakışını;</p>
<p>BEN; SENİ SEN OLDUĞUN İ&Ccedil;İN SEVDİM...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>HER ŞEY BİRAZ SEN 3.BÖLÜM</title>
<link>https://edebiyatblog.com/her-sey-biraz-sen-3bolum</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/her-sey-biraz-sen-3bolum</guid>
<description><![CDATA[ 3.bölüm ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61b5ed42bb899.jpg" length="36316" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 12 Dec 2021 18:21:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>Gizem akar</dc:creator>
<media:keywords>Aşk, roman, genç kurgu, kurgu, lise, gençlik, arkafaşlık, ihanet</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><i><b>Keyifli okumalar????</b></i></p>
<p dir="ltr">Okula adımı attığım an karşımda Gizem belirdi deli dolu enerjik bir şekilde olmasına anlam veremiyordum. bitmek bilmeyen bir enerjisi vardı. yanıma gelip ağzı kulaklarında bi şekilde,</p>
<p dir="ltr">"kızım sen neredesin d&uuml;nk&uuml; yeni &ccedil;ocuk varya o kızı bug&uuml;n de okulda arıyor okulun kamera kayıtlarına bile bakmış. Ama karanlıkta kızın y&uuml;z&uuml; g&ouml;r&uuml;nm&uuml;yormuş. Kızın sadece sa&ccedil;larını ve sesini hatırlıyormuş.</p>
<p dir="ltr">B&uuml;t&uuml;n kızlar gidip &ccedil;ocukla konuşmaya &ccedil;alışıyor. O fuların kendisine ait olduğunu s&ouml;yl&uuml;yor."</p>
<p dir="ltr">"hadi gel bizde yanına gidelim."</p>
<p dir="ltr">"kızım sa&ccedil;malama ne işimiz olur bizim &ouml;yle şeylerle hem o kim oluyor geldiği ilk g&uuml;nden herkesi etkisi altına alıyor."</p>
<p dir="ltr">&Ccedil;ok sinirlenmiştim. Ne zannediyordu kendini.ve amacının h&acirc;l&acirc; ne olduğunu da anlamış değildim. Sırf okula bunun i&ccedil;in bile gelebilirdi.</p>
<p dir="ltr">&Ouml;yle hayatında bir hedefa sahip olduğunu d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yordum.</p>
<p dir="ltr">Buradaki diğer tipler gibiydi.</p>
<p dir="ltr">Ve ayrıca o kim oluyordu da ben onun karşısında kendimi ispatlamaya &ccedil;alışacaktım. O b&uuml;t&uuml;n kızlarında ge&ccedil;ip karşısına kendini g&ouml;sterme,beğendirme &ccedil;abası da &ccedil;ok sa&ccedil;ma ve zavallıca.</p>
<p dir="ltr">Resmen Egosunu tatmin ediyor. hem bu gizemli tavırlar da ne oluyor.</p>
<p dir="ltr">Okula yeni gelip bu kadar adapte olması, alışması da hi&ccedil; normal değildi.</p>
<p dir="ltr">Merdivenlerin başına geldiğimde k&ouml;şede kızların sırayla etrafında toplandığını g&ouml;rd&uuml;m. Ger&ccedil;ekten bu zavallıcaydı.</p>
<p dir="ltr">Gizem de hemen karşısına ge&ccedil;ip konuşmaya dahil olmaya &ccedil;alıştı.</p>
<p dir="ltr">"kızım dur ne yapıyorsun? Gizem sa&ccedil;malama! "demelelerimi dinlemedi.</p>
<p dir="ltr">&Ccedil;ocuğa kendini anlatmaya başladı.</p>
<p dir="ltr">Bu &ccedil;ok sa&ccedil;maydı.</p>
<p dir="ltr">"bende o bilgi yarışmasındaydım biliyor musun?"</p>
<p dir="ltr">Demez mi şok oldum. gizem'in dersleri iyi değildi. Hatt&acirc; babasının yaptığı bağışla ge&ccedil;iyordu sınıfı. B&ouml;yle olmasını istemezdim ama &ouml;yleydi.</p>
<p dir="ltr">"kumsal hadi kendinden bahset en &ccedil;alışkanımız sensin."</p>
<p dir="ltr">"ya gizem dur sa&ccedil;malama ben o kız olmadığımı biliyorum." <br />Derken yeni &ccedil;ocuk bana seslendi.</p>
<p dir="ltr">"sen neden gelmiyorsun ,utanıyor musun yoksa?"</p>
<p dir="ltr">"ne utanacağım senden ben senin karşına ge&ccedil;ip,&nbsp; konuşmaya &ccedil;alışacak kadar basit değilim."</p>
<p dir="ltr">Merdivenlerden sinirle yukarıya &ccedil;ıkarken arkama d&ouml;n&uuml;p baktığımda arkamdan sırıttığını fark ettim.hep mi b&ouml;yleydi yoksa beni mi kızdırmayı seviyordu?</p>
<p dir="ltr">Ama amacı bu ise ger&ccedil;ekten k&ouml;t&uuml; olacaktı.</p>
<p dir="ltr">&Ouml;n&uuml;me d&ouml;n&uuml;p y&uuml;r&uuml;meye devam ettim. Gizem de arkamdan geliyordu.</p>
<p dir="ltr">"kızım sen ne yapıyorsun ya bu fırsat ka&ccedil;armıydı ne olurdu azıcık konuşsaydın. &ccedil;ocuğu g&ouml;rmedin mi ne kadar karizmatik."</p>
<p dir="ltr">"onun olsun karizması istemez o kim oluyor da ben onun peşinden koşacağım."</p>
<p dir="ltr">Ben buradaki kızlar gibi değildim olamazdım da ben burslu &ouml;ğrenciydim. Onların boş işleri ile meşgul olamazdım. Eve gittiğimde dahi yapmam gerekenler planlıydı.</p>
<p dir="ltr">ben bu hedefler i&ccedil;in yaşıyordum bu doğru muydu bilmiyorum ama benim hayatım b&ouml;yle olmak zorundaydı.</p>
<p dir="ltr">Ben bundan memnun muydum değilmiydim, bilmiyorum. Ama dedem ve hocalarım benim b&ouml;yle olmamı istiyorlardı.</p>
<p dir="ltr">O y&uuml;zden benim de onları hayal kırıklığına uğratmamam gerekiyordu.</p>
<p dir="ltr">Adımlarıma eşlik eden i&ccedil; konuşmam ile Sınıfa girdim, cam kenarındaki en &ouml;n sıraya kendi yerime oturdum.</p>
<p dir="ltr">Tam arkamda ise gizem oturuyordu. Ve beni arkamdan d&uuml;rt&uuml;p derste rahatlıkla beni rahatsız edebileceği anlamına geliyordu. Ve sınıfa girdiğimize rağmen aynı konu d&ouml;n&uuml;yordu.Gizem h&acirc;l&acirc; bana s&ouml;yleniyordu.</p>
<p dir="ltr">"kızım sen g&ouml;receksin ben o &ccedil;ocukla sevgili olacağım."</p>
<p dir="ltr">"ya Allah aşkına Gizem beni rahat bırak."</p>
<p dir="ltr">&Ouml;n&uuml;me d&ouml;nd&uuml;m, dersin başlamasına az kalmıştı. Ve hocanın da sınıfa giriş yapması ile ders başlamıştı</p>
<p dir="ltr">Ders edebiyattı ve konuya giriş yapmak &uuml;zereydik ki kapı &ccedil;aldı. Gelen r&uuml;zgar denen o &ccedil;ocuktu. Yine hi&ccedil;bir a&ccedil;ıklama yapmadan en arka sıraya, yerine oturdu.</p>
<p dir="ltr">Hoca şaşırmakla birlikte bu ne saygısızlık diyen g&ouml;zlerle ona bakarak,</p>
<p dir="ltr">"oğlum bu nasıl bir giriş hem derse ge&ccedil; kalıyorsun hem de bir şey s&ouml;ylemeden yerine ge&ccedil;iyorsun."</p>
<p dir="ltr">"kusura bakmayın hocam."Dedi.</p>
<p dir="ltr">yine y&uuml;z&uuml;ndeki o rahat tavırla arkama d&ouml;n&uuml;p ona baktığımı fark edince bana g&ouml;z kırptı. Şaka değil bana g&ouml;z kırptı g&uuml;lerek. Ve ben yine sinirle &ouml;n&uuml;me d&ouml;nd&uuml;m.</p>
<p dir="ltr">Dersi boş bir şekilde Dinledim resmen pencereden Dışarıyı izlemiştim. Ağa&ccedil;ların sarkan Dallarını, dışarıda olan tek t&uuml;k &Ouml;ğrencileri boş olan basketbol Sahasını ve &uuml;st&uuml;nde u&ccedil;an k&uuml;&ccedil;&uuml;k g&uuml;vercinleri..</p>
<p dir="ltr">zil &ccedil;aldığında g&ouml;zlerimi camdan Ayırıp ,kendime gelmiştim nereye Dalıp gitmiştim ben b&ouml;yle?</p>
<p dir="ltr">Arkama d&ouml;n&uuml;p, <br />"Ben hava almaya &ccedil;ıkacağım geliyor musun?"Dedim gizeme <br />"geliyorum." Dedi.</p>
<p dir="ltr">Ben &ccedil;ıkarken bir yandan da arkasına d&ouml;n&uuml;p baktığını fark ettim.</p>
<p dir="ltr">G&ouml;z&uuml; h&acirc;l&acirc; o &ccedil;ocuktaydı. İnanamıyordum. Ama bakışları her an yanına gidip konuşabilecek t&uuml;r dendi. Hatt&acirc; konuşmak i&ccedil;in fırsat kollayan bir hali vardı.</p>
<p dir="ltr">Ama artık bununla&nbsp; uğraşamayacağım.</p>
<p dir="ltr">Bah&ccedil;eye &ccedil;ıktığımda Arka bah&ccedil;eye doğru y&uuml;r&uuml;d&uuml;m orayı Se&ccedil;erdim genelde daha sakin olurdu.</p>
<p dir="ltr">Ben bah&ccedil;eyi net g&ouml;rebiliyordum ama bah&ccedil;edekilerin beni o kadar da net g&ouml;remeyeceği bir bank'a oturmuş hava alırken &ouml;n&uuml;mdeki ağa&ccedil; dolayısıyla hi&ccedil; g&ouml;r&uuml;nemeyeceğimi anlamam daha iyi hissettirmişti.</p>
<p dir="ltr">&Ccedil;&uuml;nk&uuml; ciddi anlamda hava almak istiyordum. Ve burası artık benim yerimdi.</p>
<p dir="ltr">Ve şuan tek yapmak istediğim şeyi yapıp kulağıma kulaklığımı takıp m&uuml;zik dinliyordum.</p>
<div align="left">
<p dir="ltr">M&uuml;ziğe kendimi o kadar kaptırmıştım ki gizemin ne ile uğraştığını dahi bakmıyordum.</p>
</div>
<p dir="ltr"></p>
<div align="left">
<p dir="ltr">O da b&uuml;y&uuml;k ihtimalle telefonu ile uğraşıyordur. Gelip benimle uğraşmadığına g&ouml;re.</p>
</div>
<p dir="ltr"><br />Ama bu huzurum zil &ccedil;alıncaya kadar s&uuml;rm&uuml;şt&uuml;. Ve tekrar derse girebilmek i&ccedil;in kendimi toplamam lazımdı.</p>
<p dir="ltr">Bu y&uuml;zden lavoboya gidip y&uuml;z&uuml;m&uuml; yıkama kararı alıp oturduğum bank'tan kalktım. Kulaklıklarımı &ccedil;ıkarıp arkamdaki gizemi de d&uuml;rterek okul kapısının yolunu tuttum.</p>
<p dir="ltr">Kızlar lavobosu&nbsp; sınıfa yakındı. hemen y&uuml;z&uuml;m&uuml; yıkayıp sınıfa ge&ccedil;ecektim. Lavabonun kapısından i&ccedil;eri girerken arkamdan gelen gizemi de fark etmiştim.</p>
<p dir="ltr">Ben ellerimi sonrasında y&uuml;z&uuml;m&uuml; yıkayıp ellerimi karşıda duran rulodaki kağıt havlu ile kuruladıktan sonra lavoboyu terk edecektim ki arkamdan gelen gizemin sesleri olduğum yerde kaskatı kalmama sebeb olmuştu.</p>
<p dir="ltr">"Bunlar bu gece sende kalsın yarın gece ki parti de satışa başlayacağız."</p>
<p dir="ltr"><i>???????????? ????????????????ış ???????????????????????????????????????? ????????ğ???????? ????????? </i></p>
<p dir="ltr">Bu duyduğum ses gizemi değil de bir başka kıza aitti. <br />Konuşmayı yaptığı kıza aitti.</p>
<p dir="ltr">Konuşmadan anladığım kadarıyla gizemi bir şey vermişti. Ama ne verdiğini şu an anlayamıyordum.</p>
<p dir="ltr">"Tamam yarın g&ouml;r&uuml;ş&uuml;r&uuml;z o zaman."</p>
<p dir="ltr">Hah işte bu gizemin sesiydi. Karşısındakini onaylar bir şekilde anlaşmayı kabul etmişti.</p>
<p dir="ltr">Ne partisinden bahsediyordu. Ya da satmak i&ccedil;in ne almıştı? Ve en &ouml;nemlisi bu ikisi nasıl da bir araya gelmişti.</p>
<p dir="ltr">Arkama d&ouml;n&uuml;p baktığımda lavobonun k&ouml;şe duvar arasındaydılar. <br />Araya sıkışmış sessiz sessiz konuşuyorlardı ama ben her şeyi duymuştum.</p>
<p dir="ltr">Arkama d&ouml;nmeden ikisini aynadan g&ouml;rebiliyordum.</p>
<p dir="ltr">Gizemin yanındaki kız gitmek i&ccedil;in adım attığı an aynada g&ouml;z g&ouml;ze geldik.</p>
<p dir="ltr">O an anladı benim onları duyduğumu. Ama ben belli etmeden Sa&ccedil;ımı d&uuml;zeltiyormuş gibi yapmaya devam ediyordum.</p>
<p dir="ltr">Aklımda olan tek şey gizemin belaya bulaşmamasıydı.</p>
<p dir="ltr">Kızın yanımdan ge&ccedil;ip gideceğini d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;şt&uuml;m. Galiba yanılmıştım. <br />&Ccedil;&uuml;nk&uuml; bana yaklaştığını fark ediyordum.</p>
<p dir="ltr">Okul lavobosu biraz geniş olduğu i&ccedil;in yanıma gelmesi beş adımını bulmuştu.</p>
<p dir="ltr">Ve artık benim tam karşımdaydı. <br />Boyu neredeyse benimle aynıydı. G&ouml;zleri elaydı ama Keskin bakışları olduğu i&ccedil;in g&ouml;zleri daha parlaktı.<br />Teni ve sa&ccedil;ları kumraldı. Sa&ccedil;ları omuzlarındaydı Ve g&uuml;zel bir kızdı.</p>
<p dir="ltr">Ama olduğunun aksine serseri bir g&ouml;r&uuml;n&uuml;me sahip olmaya &ccedil;alışıyordu. Duruşu ve y&uuml;r&uuml;ş&uuml;ş&uuml; bu şekildeydi.</p>
<p dir="ltr">Bu haliyle bile bir &ccedil;ok erkeğin g&ouml;zlerini kamaştırabilirdi. <br />Ama konuşması hakkında aynı şeyleri s&ouml;yleyemiyordum.</p>
<p dir="ltr">"Kızım bak duyduklarını bir başkasına anlatırsan senin canına okurum."</p>
<p dir="ltr">Aklınca beni korkutmaya &ccedil;alışıyordu.</p>
<p dir="ltr">"İnan ki sen ve o uğraştığın her ne ise umrumda değil."</p>
<p dir="ltr">"Ha ş&ouml;yle."</p>
<p dir="ltr">Dedim ya kızın konuşması hakkında g&uuml;zel şeyler s&ouml;yleyemeyecektim. <br />Gizem ne yapıyordu peki şu an?</p>
<p dir="ltr">O kız benimle b&ouml;yle konuşurken ben onun en yakın arkadaşıydım. Orada &ouml;ylece izleyemezdi değil mi?</p>
<p dir="ltr">"Tamam sen git artık burdan, o da kimseye bir şey s&ouml;ylemez zaten."</p>
<p dir="ltr">Gizemin kıza d&ouml;n&uuml;p s&ouml;ylediklerinden sonra kız &ouml;nce benim g&ouml;zlerimin i&ccedil;ine bakıp sonra d&ouml;n&uuml;p gizeme bakması &uuml;zerine lavoboyu terk etmişti.</p>
<p dir="ltr">Ger&ccedil;ekten şuan &ccedil;ok sinirliydim. Ve gizemin şuan bir a&ccedil;ıklama yapması gerekiyordu. Burada ne oluyordu anlatması lazımdı.</p>
<p dir="ltr">"Gizem ne oluyor burda o kız neyden bahsediyordu. Ve senin b&ouml;yle tiplerle ne işin var?"</p>
<p dir="ltr">"Kızım bir dur ya hemen başladın anlatırım sonra sana."</p>
<p dir="ltr">Beklediğim cevap bu değildi.</p>
<p dir="ltr">Tamam Gizem yapısı gereği ters bir kızdı. Ama ben onun en yakınıydım. Ve onun başına bir şey gelmesini istemiyordum.</p>
<p dir="ltr">"Gizem başının belaya girmesini istemiyorum."</p>
<p dir="ltr">"Tamam, bir şey olduğu yok. başımda belaya girmeyecek.</p>
<p dir="ltr">Bu sefer de ge&ccedil;iştirmişti ama &uuml;stelemeyecektim.</p>
<p dir="ltr">Konuşmaya dalıp gitmiştik. <br />Ders &ccedil;oktan başlamıştı. Ve biz h&acirc;l&acirc; buradaydık.</p>
<p dir="ltr">Şimdi derse nasıl gidecektik. Hocaya ne diyecektik.</p>
<p dir="ltr">"Derse ge&ccedil; kaldık, ne yapacağız şimdi?"</p>
<p dir="ltr">Gizem g&ouml;zlerimin i&ccedil;ine rahat tavırı ile bakması ile bu durumu umuramadığını anlamıştım.</p>
<p dir="ltr">"&Ccedil;ıkıp kantin de oturalım zil &ccedil;alıncaya derse gideriz."</p>
<p dir="ltr">Bu dediğiniz ne kadar yapmak istemesem de derse yarım girip hocaya durumu izah edemeyeceğimden dolayı kabul ettim ve lavobodan &ccedil;ıktık.</p>
<p dir="ltr">Lavobonun olduğu koridordan &ccedil;ıkıp sola d&ouml;nd&uuml;k kantine doğru adımlıyorduk. Karşımızdan gelen yeni &ccedil;ocuk, namı değer R&uuml;zgar Ersoy karşımızdan geliyordu.</p>
<p dir="ltr">Hızlı adımlarla y&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml; i&ccedil;in yanımıza gelmesi uzun s&uuml;rmemişti.</p>
<p dir="ltr">Dağınık sa&ccedil;ları ve spor giyimi ile ne kadar rahata d&uuml;şk&uuml;n olduğu belliydi.</p>
<p dir="ltr">Ama konumuz bu değildi.</p>
<p dir="ltr">R&uuml;zgar hafif nefes nefese bize d&ouml;nerek,</p>
<p dir="ltr">"Kızlar siz neredesiz sabahtan beri sizi arıyorum. Hoca da merak etti ve sizi derse &ccedil;ağırıyor."</p>
<p dir="ltr">İnanamıyorum ben &ouml;nemsediğim o derslere girmeyen &ouml;ğrenci olmuştum. Ve beni arama sorumluluğu da derse canı istemediğinden girmeyen bu yeni &ccedil;ocuğa verilmişti.&nbsp;</p>
<p dir="ltr">Dediği gibi onu takip edip sınıfa doğru y&uuml;r&uuml;d&uuml;k. Ve sınıfa girdiğimizde hocanın bizi ger&ccedil;ekten merak ettiğin anladığımız i&ccedil;in &ouml;z&uuml;r dileyip gizemin uydurduğu mazeretle s&ouml;z&uuml;m&uuml;z&uuml; bitirip yerimize oturduk</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>GÜLÜMSE</title>
<link>https://edebiyatblog.com/gulumse-1168</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/gulumse-1168</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_61991a8ab06a5.jpg" length="30234" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 11 Dec 2021 00:57:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çilem Akpınar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>"Allah der ki, Kimi benden &ccedil;ok seversen onu senden alırım.&rdquo; Ali benim sesimi duyunca birden arkasını d&ouml;n&uuml;p bana baktı. Ona bakıp s&ouml;zlerime devam ettim.</p>
<p>&ldquo;Ve ekler ki, Onsuz yaşamayan deme, seni onsuzda yaşatırım! Ali beni &ccedil;ok sevme, bana b&ouml;yle bağlanma olur mu? &Ouml;nce Allah sevgisi&hellip; Ve bensizde yaşarsın sen, yaşamak zorundasın. Ben &ouml;l&uuml;ms&uuml;z değilim Ali, bende &ouml;leceğim. Ben ne dedim bu yolda &ouml;lmekde var, yaşamakta&hellip;</p>
<p>Ve mevsim ge&ccedil;er, g&ouml;lge veren ağa&ccedil;ların dalları kurur, sabır taşar, canından saydığın yar bile bir g&uuml;n el olur, aklın şaşar. Dostun d&uuml;şmana d&ouml;n&uuml;ş&uuml;r, d&uuml;şman kalkar dost olur, &ouml;yle bir garip bir d&uuml;nya. Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur&hellip; D&uuml;şmem, dersin d&uuml;şersin. Şaşmam, dersin şaşarsın. En garibi de budur ya &ldquo;&Ouml;ld&uuml;m &ldquo;der, yinede yaşarsın.</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; B&uuml;y&uuml;k konuşma Ali&rsquo;m bensizde yaşar, bensizde nefes alırsın&hellip; &ldquo;</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sayfalarca Yazdım Onu</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sayfalarca-yazdim-onu</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sayfalarca-yazdim-onu</guid>
<description><![CDATA[ Kalem yönünü biliyormuşçasına kendi hareket ediyor; o an ben değil, o beni kullanıyor... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61abccfedb5da.jpg" length="64517" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 04 Dec 2021 23:28:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Temiz bir sayfa a&ccedil;tım &ouml;n&uuml;me... Yazacağım onu biliyorum. T&uuml;m birikmiş sayfalara onu yazmamış gibi yeniden yazacağım. O sayfayı da kirletmiş olacağım ama bunu bırakamıyorum. Kalem y&ouml;n&uuml;n&uuml; biliyormuş&ccedil;asına kendi hareket ediyor; o an ben değil, o beni kullanıyor.&nbsp;</p>
<p><em>Ben istemedim ki, onu sayfalarca biriktirmek...&nbsp;</em></p>
<p>Konuşmak, anlatmak istedim belki de ilk defa; yolumun yanlış olduğunu bilsem de denedim..&nbsp;&nbsp;</p>
<p>Ben istemedim her satırıma onu yazmayı, buna mecbur kaldım. Ağzımdan &ccedil;ıkmak yerine, kalem &uuml;stlendi kelimeleri kullanmayı.</p>
<p>Şimdi her satırımda o varken, tekrar kirlendi bir sayfa daha. Peki sayfa mıydı kirlenen, yoksa kalbim miydi her adımda onunla dolan.?</p>
<p style="text-align: center;"><em>Ona, onu anlatmak i&ccedil;in aralamıştım dudaklarımı..</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>O ise bir kelime &ccedil;ıkmadan tıktı t&uuml;m kelimeleri ağzıma.&nbsp;</em></p>
<p style="text-align: center;"><em>Oysa ne &ccedil;ok isterdim; ona, onu anlatmayı...</em></p>
<p><em>Anlatmak istediğim binlercesini d&ouml;kt&uuml;m sayfalara...</em></p>
<p><em>Fakat o hi&ccedil; bir zaman bilmeyecek bunları...</em></p>
<p></p>
<p><em>04'12</em>&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Seninle, Sensiz</title>
<link>https://edebiyatblog.com/seninle-sensiz</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/seninle-sensiz</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Bir fotoğraf karesinde olalım ve kitap sayfalarında kaybolalım..☘️&quot; ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61aa93206d37c.jpg" length="53715" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 04 Dec 2021 01:00:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Fotoğraf, seninle, sensiz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>... Seninle bir fotoğrafımız olsun isterdim, senin bana bakışın ve benim g&uuml;l&uuml;ş&uuml;m&uuml;n olduğu bir kare , ve fotoğrafı g&ouml;renler desinler ki;</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Bir kadın, nasıl bu g&uuml;zel g&uuml;lebilir ki hi&ccedil; d&uuml;şmemiş hi&ccedil; yenilememiş hi&ccedil; kaybetmemiş gibi..</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Bir adamın bakışları nasıl bu kadar g&uuml;ven verebilir ki insana, sanki d&uuml;nyayı parmakları ucunda tutuyor gibi..</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp;Derler değil mi? Eğer bizim bir fotoğrafımız olsaydı b&ouml;yle derlerdi eminim buna ama bilmedikleri birşey var ben senin bakışın sayesinde g&uuml;l&uuml;yorum &ouml;zg&uuml;rce, &ccedil;&uuml;nk&uuml; bakışında g&ouml;r&uuml;yorum ki korkan bir adam ama buna rağmen g&uuml;&ccedil;l&uuml; duran, g&ouml;r&uuml;yorum bakışında yine &ouml;zlemi &ccedil;ağlamış bir adam..Ve ben bu y&uuml;zden bu kadar g&uuml;zel g&uuml;l&uuml;yorum, biraz korkun dinsin ve biraz &ouml;zlemin ge&ccedil;sin diye...????</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp;</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;4.02</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; 01.00</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bakıyorum SEN!</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bakiyorum-sen</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bakiyorum-sen</guid>
<description><![CDATA[ Hayatım Hissizlikmiş Sensiz... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/09/image_750x500_6133d2ff071fc.jpg" length="27653" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 03 Dec 2021 00:07:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>_iirazz</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>G&ouml;klere yazmışım seni</p>
<p>Yerde aramıyorum</p>
<p>Ki sen kaldın i&ccedil;imde</p>
<p>Bir başkasını alamıyorum.</p>
<p></p>
<p>Sahi sende seviyor musun?</p>
<p>Benim seni sevdiğim gibi</p>
<p>Sende hissediyor musun peki?</p>
<p></p>
<p>Aslında buna cevap vermek;</p>
<p>Aslanın ağzında bir ceylan gibi.</p>
<p>Bir yok oluş gibi,</p>
<p>Bir teslimiyet gibi.</p>
<p></p>
<p>Ayağıma prangalar vurulmuş,&nbsp;</p>
<p>&Uuml;st&uuml;me binlerce y&uuml;k binmiş,</p>
<p>G&ouml;zlerimin sızısı dinmemiş,</p>
<p>Hayatım hissizlikmiş sensiz.</p>
<p></p>
<p>Sessiz bir k&ouml;şede oturuyorum,</p>
<p>Bakıyorum SEN!</p>
<p>Kalp atışların saniyelik,</p>
<p>Ben o saniyelere &ouml;ld&uuml;m sevdiğim...</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rüyamın İçinde Aşk Var</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ruyamin-icinde-ask-var</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ruyamin-icinde-ask-var</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61a69406c5805.jpg" length="61256" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 30 Nov 2021 07:45:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Mavii_Bulutt345</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Paten ile buz &uuml;zerinde &ouml;zg&uuml;rce kaymak, benim aksime annemin tutkusu ve hayaliydi ama ben ondan bunu &ccedil;almıştım. Yani her zaman bana nefretle s&ouml;ylediği şey buydu.</p>
<p dir="ltr">Ayağıma patenlerimi ge&ccedil;irirken ofladım. Annemin dediğine g&ouml;re uluslararası yarışmaya katılmasına &uuml;&ccedil; g&uuml;n kala bana hamile olduğunu &ouml;ğrenerek yarışmadan &ccedil;ekilmek durumunda kalmıştı ve kendisinin yapamadığı şeyleri benden bekliyordu ama ben burada, paten kaymak yerine resim &ccedil;izmeyi ve kendi galerimi a&ccedil;mayı istiyordum ama ne yazık ki yedi yaşımda eğitimlere başlarken bana fikrim sorulmamıştı. Ger&ccedil;i, hayatımda alınan hi&ccedil;bir karar bana ait değildi.</p>
<p dir="ltr">Doğrulup sa&ccedil;larımı sıkıca topladım. Bu defa da yarışmaları kazanamazsam b&uuml;y&uuml;k ihtimalle annem beni &uuml;&ccedil; g&uuml;n a&ccedil; bırakırdı ve ila&ccedil;larımı saklayarak i&ccedil;ememe izin vermezdi. Ben onlar olmadan bir hi&ccedil;tim ve o da bunu &ccedil;ok iyi biliyordu.</p>
<p dir="ltr">Her ne kadar on dokuz yaşında, gen&ccedil; bir kız olsam da benim hayatım onun ellerindeydi zira istediği bunca şeyi yapabilmek i&ccedil;in d&ouml;kt&uuml;ğ&uuml; paralar ve zamanı okula harcamama izin vermemişti. Bundan &ouml;t&uuml;r&uuml; sadece d&ouml;rt yıl okula gidebilmiştim. Yaşıtlarımın tek derdi sınavlara hazırlanmak olmuştu ama benim i&ccedil;in aynı şeyler ge&ccedil;erli değildi. &Ccedil;alışmalarım sabah yedide başlıyor, akşam sekizde son buluyordu. Yorgunluk ile hi&ccedil;bir şey yapmama zaman kalmamıştı, belki kalsaydı bir şekilde okumaya fırsat bulabilirdim.</p>
<p dir="ltr">Ben, bir kuklaydım ve iplerim annemin parmakları arasında bir oraya bir buraya oynayıp duruyordu.</p>
<p dir="ltr">Ayağa kalkıp piste ge&ccedil;tim. Bir kuğu misali yarışmada yapacağım her şeyi tekrar etmeye ve yanlış yaptığım hareketleri d&uuml;zelterek tekrar tekrar yapmaya başladım.</p>
<p dir="ltr">Her defasında yaptığım hatayı tekrar yapınca seslice k&uuml;frettim. Artık sabrım kalmamıştı. Bunu yapmak zorundaydım.</p>
<p dir="ltr">Belki de bu işi severek yapmadığım i&ccedil;in her defasında yanlış yapıyor ve bunu d&uuml;zeltemiyordum.</p>
<p dir="ltr">Tekrar denemek i&ccedil;in hamle yapacaktım ki, "Bu kadar g&uuml;zel dudaklara k&uuml;f&uuml;r etmek yakışmıyor," diyen tok bir ses ile refleks olarak arkamı d&ouml;nd&uuml;m.</p>
<p dir="ltr">Karşılaştığım sima bana tanıdık değildi. &Ouml;nceden hi&ccedil; g&ouml;rmediğime de neredeyse emindim. "Bu seni neden ilgilendiriyor?" aslında hi&ccedil; tanımadığım birine durup dururken b&ouml;yle bir kabalık etmezdim ama annem ile sabahın k&ouml;r&uuml;nde kavga etmiştim. Her provamda yanımda olurken bug&uuml;n beni bırakıp gitmişti. Aslında bu benim i&ccedil;in daha iyiydi. Onun her yapamadığımda k&ouml;t&uuml; k&ouml;t&uuml; konuşması benim canımı yakıyordu.</p>
<p dir="ltr">"G&uuml;zel dudakların var ve ilgimi &ccedil;ekiyorlar." bu kadar cesurca konuşması &uuml;zerine elim dudaklarımı &ouml;rtt&uuml;. Karşımdaki adam g&ouml;zlerini kısıp g&uuml;l&uuml;nce benimle dalga ge&ccedil;tiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p ona arkamı d&ouml;nd&uuml;m. İki hareketi tekrar edip artık yapmam gerekiyordu.</p>
<p dir="ltr">"Bu işi severek yapmadığın &ccedil;ok belli," dediğinde kendime ivme verip hareket edince yalpaladım. Bu tespiti, her ne kadar son derece doğru olsa da sinirimi ve konsantrasyonumu bozuyordu. Pistin karşı tarafına gidip tam da onun &ouml;n&uuml;nde durdum. "&Ouml;yle ya da değil, ben işimi yapıyorum sadece." sinirle konuştum ama hafif&ccedil;e g&uuml;len y&uuml;z&uuml;ndeki tek bir kas bile yer değiştirmedi.</p>
<p dir="ltr">"Bu sana ait olan iş değil, sadece bir zorunluluk. Senin sevmediğin bir zorunluluk." s&ouml;zleri &uuml;zerine g&ouml;zlerim dolarken başımı eğdim.</p>
<p dir="ltr">Canımı acıtmaktan &ccedil;ok, kıymetli bir eşyaymışım gibi işaret parmağı &ccedil;enemden tutup başımı kaldırmamı sağladı. Onunla g&ouml;z g&ouml;ze gelince g&ouml;zlerimi ondan &ccedil;ekemedim zira daha demin sinirden fark edememiştim ama o &ccedil;ok yakışıklıydı. Belki de model olabilecek kadar p&uuml;r&uuml;zs&uuml;z bir teni vardı. Kahverengi g&ouml;zleri, son derece koyu olduğu i&ccedil;in uzaktan siyah gibi g&ouml;z&uuml;k&uuml;yordular. Y&uuml;z&uuml;nde tek bir leke bile yokken y&uuml;z&uuml;ndeki dudakları son rut&uuml;ş gibi beyaz dişleri ile g&ouml;z alıcı duruyordu.</p>
<p dir="ltr">"Ben g&ouml;zlerinden ge&ccedil;en ve sana ait olan ger&ccedil;ek işi soruyorum Bella," dediğinde, "Adımı nereden biliyorsun? Kimsin sen?" derken bu anı bozmak istemeyerek fısıldamıştım. Sahiden, adımı bilecek kadar beni tanıyacak zamanı nereden bulmuştu? Kimdi bu adam da bana b&ouml;yle davranabiliyordu?</p>
<p dir="ltr">"Beni yakaladın," yakalanmanın vermiş olduğu mahcupluk duygusu ile g&ouml;zlerini benden ka&ccedil;ırınca boşluğa d&uuml;şt&uuml;m sanki. Onun g&ouml;zlerine bakınca, hayat anlamlaşıyordu.</p>
<p dir="ltr">"Seni uzun zamandır g&ouml;r&uuml;yorum. Annenle geliyorsun buraya ve t&uuml;m g&uuml;n &ccedil;alışıyorsun. Bir kuğu gibi zarif hareketlerle buzda kayman &ccedil;ok g&uuml;zel." beni izlediğini &ouml;ğrenince irkildim. Beni bunca zamanıdır takip ediyordu ama ben onu hi&ccedil; fark edememiştim.</p>
<p dir="ltr">Bu kadar konuşma benim i&ccedil;in yeterliydi. Artık devam etmem gerekiyordu. Ondan uzaklaşınca elini &ccedil;ekti. "Ama ben cevabımı alamadım," dediğinde tam da arkamı d&ouml;n&uuml;yordum. "Verebileceğim bir cevabım yok," dedim. Yapamadığım ressamlık benim işim olamazdı.</p>
<p dir="ltr">Tam duvardan destek alıp buzun &uuml;st&uuml;nde ilerleyecekken kolumu tuttup beni kendine &ccedil;ekti. "Var, benden &ccedil;ekinmene gerek yok," sesi bir kadife kadar yumuşaktı.</p>
<p dir="ltr">Bir anlık cesaretle, "Ressam olmak. Soruna cevabım bu ama yapamadığım bir işi hayal etmekten &ouml;teye gidemiyorum maalesef," acı acı konuştum. Bunları itiraf etmek benim i&ccedil;in &ccedil;ok zordu ama bir yandan da bir ile paylaşmak iyi gelmişti.</p>
<p dir="ltr">"Gel benimle o zaman. Kapıda bekleyeceğim seni." elimi bırakıp kapıya doğru adımlarken arkasından bağırdım. "Hey! Nereye gideceğiz? Benim &ccedil;alışmam gerek!"</p>
<p dir="ltr">Arkasını d&ouml;nmeden ve y&uuml;r&uuml;rken bana cevap verdi, "Seni seveceğin bir yere g&ouml;t&uuml;receğim ama yirmi dakikadan fazla beklemem ona g&ouml;re," diye g&uuml;lme ve konuşma arası bir tonda s&ouml;yledi.</p>
<p dir="ltr">S&ouml;zlerinden sonra elim ayağım birbirine karışırken bir m&uuml;ddet arkasından baktım ama sonra bana ne yapacağını bile umursamadan hızla hazırlanıp kapıya doğru ilerledim. Bir g&uuml;n &ccedil;alışmasam &ccedil;ok bir kaybım olmazdı.</p>
<p dir="ltr">Elleri ceplerinde pistin dışında beni bekliyordu. Başıma beremi ge&ccedil;irmeye &ccedil;alışarak, "Geldim!" dedim.</p>
<p dir="ltr">Aceleden bereyi tam olarak takmadığım gibi g&ouml;r&uuml;ş alanımı kapatacak derecede g&ouml;z&uuml;m&uuml;n &ouml;n&uuml;ne getirmiştim. Tatlı bir kahkaha kulaklarıma dolarken ellerimde sıcak parmakları hissettim. "Acele etmeme gerek yok," dedikten sonra beremi d&uuml;zeltti. Onunla yine g&ouml;z g&ouml;ze gelince kalbim hızlandı. Bana ne oluyordu b&ouml;yle? Hem de adını bile bilmediğim biri beni nasıl bu derece etkileyebilirdi?</p>
<p dir="ltr">Ellerini benden &ccedil;ekince y&uuml;r&uuml;meye başladı. Mecburen onunla birlikte y&uuml;r&uuml;rken, "Sen beni tanıyor ve adımı biliyorsun ama ben senin hakkında hi&ccedil;bir şey bilmiyorum. Mesela adın ne?"</p>
<p dir="ltr">Yandan bakıp y&uuml;z&uuml;n&uuml; karşıya d&ouml;nd&uuml;rd&uuml;. "Adım Victor. Her g&uuml;n &ccedil;alıştığın yer ise babamdan bana kaldı. O &ouml;l&uuml;nce yani," &uuml;zg&uuml;nce konuşurken, "Başka?" diyerek onun ruh halini d&uuml;zeltmeye &ccedil;alıştım.</p>
<p dir="ltr">"En sevdiğim renk turuncu, en sevdiğim mevsim sonbahar. Baharatlı olan her şeyi yiyebilirim. Tarihe ilgim vardır, bu galiba dedemden bana ge&ccedil;en bir &ouml;zellik, " diye sıralarken ben sadece onu izliyordum. Y&uuml;z&uuml;ne, her bir zerresini beynime bir nakış gibi kazımak istercesine bakıyor ve ela g&ouml;zlerimi ondan ayırmıyordum.</p>
<p dir="ltr">Bir apartmana girip anahtarla a&ccedil;tığı evin i&ccedil;ine girdik. Ev neredeyse bomboştu ama duvarlarda ve yerlerde tablolar duruyordu.</p>
<p dir="ltr">"Dedem tarihi sevdiği kadar resim &ccedil;izmeyi de severdi. &Ouml;l&uuml;nce buraya hi&ccedil; girmedim, biraz tozlu olabilir," dediği gibi resimler toz i&ccedil;inde kalmıştı. Elimi değdirince toz tabakası elime bulaştı. Ayrıca i&ccedil;erisi havasız kaldığı i&ccedil;in k&ouml;t&uuml; kokuyordu. Uzun s&uuml;re buraya hi&ccedil; girilmediği belliydi.</p>
<p dir="ltr">"Gel benimle," diyerek bir odaya g&ouml;t&uuml;rd&uuml; beni. "Burası sadece tarih ile ilgili resimlerin bulunduğu oda. Osmanlı tarihinden İngiltere tarihine kadar b&uuml;t&uuml;n h&uuml;k&uuml;mdar ve eşlerinin resimleri var burda."</p>
<p dir="ltr">Oda, neredeyse bir m&uuml;ze gibiydi. Resimler olağan&uuml;st&uuml; şekilde ger&ccedil;eğe yakındı. "&Ccedil;ok g&uuml;zel bunlar," derken buldum kendimi. Her şey olağan&uuml;st&uuml;yd&uuml;.</p>
<p dir="ltr">"Evet &ouml;yle," Victor yanıma gelip bir bezi kaldırınca ikimiz de tozdan dolayı &ouml;ks&uuml;rd&uuml;k. "Bu resmi dedem bitiremedi, &ouml;mr&uuml; yetmedi ama bence sen bitirebilirsin. Devam edeceğin resim var elimde. Ona bakabilirsin."</p>
<p dir="ltr">"Ben hi&ccedil; resim yapmadım." dedim korkuyla. Dedesinin başlayıp bitiremediği bu g&uuml;zel portreyi berbat edebilirdim.</p>
<p dir="ltr">"Tamam, sakin ol. Bana numaranı verir misin?" dediğinde kaşlarımı &ccedil;attım. "Neden istiyorsun?"</p>
<p dir="ltr">"Eğer fikrin değişir de yapmak istersin diye ve bir de," bana bir adım daha yaklaşınca sıcak nefesi, dışarıdaki şubatın soğuğunda kızaran burnuma &ccedil;arptı. Elini yanağıma koyunca farkında olmadan avucuna yanağımı yasladım. "Benimle bir &ouml;m&uuml;r ge&ccedil;irmek istersin diye," fısıldadı. Sesi y&uuml;z&uuml;me &ccedil;arptı.</p>
<p dir="ltr">Midemde adeta kelebekler u&ccedil;uyordu. Bu tabir olduk&ccedil;a klişeydi ama daha net ifade edeceğim bir c&uuml;mle yoktu. Y&uuml;z&uuml;m&uuml; bir sıcaklık kapladı. Bu anın bitmesini istemedim ve &ouml;mr&uuml;m&uuml;n sonun kadar bıkmadan, yorulmadan ve pişman olmadan bu anı yaşamak istedim.</p>
<p dir="ltr">"Ben bilemiyorum," dedikten sonra bir adım geri &ccedil;ekildim. Tek sorun bilememek değildi. Annem bunları &ouml;ğrenirse benim i&ccedil;in işler hi&ccedil; iyi olmazdı.</p>
<p dir="ltr">"Neden?" y&uuml;z&uuml;ndeki kırgınlık sesinede bulaştı. "Annem, ondan &ccedil;ekiniyorum."</p>
<p dir="ltr">Cevabım onu tatmin etmiş gibi yine g&uuml;l&uuml;msedi. Telefonumu cebimden alıp birka&ccedil; tuşa basıp bana geri verdi. "Numaramı kaydettim. Annen umurumda değil, tek umurumda olan kişi sensin Bella ve ben, sen hazır olana kadar seni bekleyebilirim." c&uuml;mlesi i&ccedil;imi ısıtmıştı.</p>
<p dir="ltr">Annem, zaten benim hayatımı berbat etmiştim ve bir kez daha yapmamış olması beni mutlu etti.</p>
<p dir="ltr">"Hadi gel, burada biraz daha durursak nefessizlikten &ouml;leceğiz." Dediği c&uuml;mle ile kıkırdadım. "Olur," dedikten sonra onu takip ederek apartmandan &ccedil;ıktık.</p>
<p dir="ltr">"Buz pisti senin olduğuna g&ouml;re artık bol bol g&ouml;r&uuml;şebiliriz, &ouml;yle değil mi?" utandığım i&ccedil;in başımı yere eğerek konuştum.</p>
<p dir="ltr">"Sen istersen neden olmasın?" dedi. Kendi isteklerinden &ouml;nce benim isteklerime &ouml;ncelik tanıyordu ve bu da beni değerli hissettiriyordu.</p>
<p dir="ltr">Buz pistine girdik. Telefonuma mesaj gelince &ouml;z&uuml;r dileyerek mesajı okudum. "Annem beni birazdan alacakmış. İstersen sen git. Ben sana mesaj atarak ne istediğimi s&ouml;ylerim."</p>
<p dir="ltr">"Onu pek sevmiyorsun galiba," dediğinde b&ouml;yle tespitleri nasıl yapabildiğini &ccedil;&ouml;zememiştim. "Aslında evet &ccedil;&uuml;nk&uuml; bu zamana kadar bana sadece isteklerini yaptırdı. Benim isteklerim ise onun i&ccedil;in bir hi&ccedil; sayılır."</p>
<p dir="ltr">Yanımızdan sarışın bir kız ge&ccedil;ip giderken g&ouml;zleri onda dolandı. Benim s&ouml;zlerimden sonra tek bir s&ouml;z s&ouml;ylemedi.</p>
<p dir="ltr">"Ben gitsem iyi olacak," dedikten sonra ben de, "G&ouml;r&uuml;ş&uuml;r&uuml;z." dedim ama beni duymamış gibiydi. G&ouml;zleri arkamda bulunan bir noktada durdu. Yanımdan &ccedil;ekip giderken bu tavrı y&uuml;z&uuml;nden &uuml;z&uuml;ld&uuml;m.</p>
<p dir="ltr">Eşyalarımı hemen toparlayıp kapıda beni bekleyen arabaya bindim. Annem yine ağzını bı&ccedil;ak a&ccedil;madan arabayı s&uuml;r&uuml;yordu.</p>
<p dir="ltr">Yarım saat sonra, şehrin merkezine yaklaşırken, "&Ccedil;alışmaların nasıl gidiyor? Yine mi yapamıyorsun yoksa?" iğrenircesine konuştu ama ben sustum. S&ouml;yleyeceğim şeyler hoşuna gitmeyecekti ki bunu anlamış gibi bağırmaya başladı.</p>
<p dir="ltr">G&ouml;zlerim dolup kulaklarım uğuldarken onu duymam g&uuml;&ccedil;t&uuml;, zaten duymak da istemiyordum.</p>
<p dir="ltr">Araba sert bir frenle durdu. "Burada bekle! İşim var!" dedikten sonra kapıyı kırmak istercesine kapatıp indi arabadan. Puslu g&ouml;zlerimle telefonumu elime aldım.</p>
<p dir="ltr">Artık emindim, Victor'un teklifini kabul ederek bulunduğum bu sa&ccedil;ma sapan olan hayattan kendimi kurtaracaktım.</p>
<p dir="ltr"><b>Bella: </b>Ben eminim, seninle bir &ouml;m&uuml;r ge&ccedil;irmeyi ve dedenin portresini devam ettirmek istiyorum.</p>
<p dir="ltr"><b>Victor: </b>Ama artık ben istemiyorum Bella.</p>
<p dir="ltr">Bu da ne demekti şimdi. Daha bir saat &ouml;nce tanıdığım kişi değildi bu. Buz gibi biri gelmişti onun yerine.</p>
<p dir="ltr"><b>Bella: </b>Anlamıyorum?</p>
<p dir="ltr"><b>Victor:</b><b> </b>Yanımızdan ge&ccedil;ip giden sarışın kız, senin gibi annesine bağlı değil. Benimle istediğini yapabilir.</p>
<p dir="ltr"><b>Victor: </b>Ayrıca dedemin portresini senin gibi hi&ccedil;bir şey yapamayan birinin değil, onun gibi yetenekli birinin yapmasını istiyorum.</p>
<p dir="ltr"><b>Bella: </b>Sen ne diyorsun?</p>
<p dir="ltr"><b>Victor: </b>Diyeceğim o ki, seni değil onu tercih ediyorum.</p>
<p dir="ltr">G&ouml;zyaşlarım yanaklarımı ıslatıyordu. Binlerce han&ccedil;er, canıma batıyor beni a&ccedil;ıdan acıya s&uuml;r&uuml;kleyip duruyordu.</p>
<p dir="ltr">Hayatım boyunca ilk defa sevgiyi tatmış, yine ilk defa onu kaybetmiştim.</p>
<p dir="ltr">Hissettiğim boşluk hissi korkmama, kalbimin hızlı hızlı atmasına sebep oldu.</p>
<p dir="ltr">"Bella hadi kalk," diyen annemin sesi &ccedil;ok uzaktan geliyordu. Sonra tekrar etti c&uuml;mlesini ve ardından sa&ccedil;ımda bir acı hissettim. Elim acıyan yere gidince inledim. "Beş dakika i&ccedil;inde hazır ol! Seni buz pistine bırakacağım." diye sert&ccedil;e konuşan annemi yarı a&ccedil;ık g&ouml;zlerimle g&ouml;rebildim. Ardından kapıyı &ccedil;arpıp odamdan &ccedil;ıktı.</p>
<p dir="ltr">Her şey netleştirken Victor'un r&uuml;yamda olduğunu anladım. Ger&ccedil;ekten yoktu ama r&uuml;yamda vardı.</p>
<p dir="ltr">Bu g&ouml;rd&uuml;klerim ger&ccedil;ek değildi ama benim i&ccedil;in hayatımın en k&ouml;t&uuml; kabusuydu.</p>
<p dir="ltr">Hazırlanıp buz pistine ge&ccedil;erken biraz olsun mutluydum. Annem ile kavga ettiğimiz i&ccedil;in bug&uuml;n yoktu ve bana, beni &uuml;zecek şeyler s&ouml;yleyemezdi. Hem ben o olmayınca &ccedil;ok rahattım &ccedil;&uuml;nk&uuml; bakışları beni delmek istercesine &uuml;zerime kilitli iken hata yapmak daha kolay oluyordu. B&ouml;ylesi benim i&ccedil;in daha iyiydi.</p>
<p dir="ltr">Her ne kadar istemesem de, annemin istediği, yarışmalara katılacaktım. &Ccedil;ok az bir zamanım varken elimden geldiğince hatalarımı gidermem gerekiyordu yoksa her yıl yaşadığım şeyleri bu senede yaşayarak annemin gazabından kurtulamayacaktım.</p>
<p dir="ltr">Yavaş hareketlerle bir sola bir sağa gidip durdum. &Uuml;&ccedil; kere d&ouml;n&uuml;p atladım ve sona gelince her defasında inatla yaptığım hatayı yapınca neredeyse d&uuml;şecek raddeye geldim. Yalpayıp dengemi zor kurunca seslice k&uuml;frettim, salonda benden başka kimsenin olmadığını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yordum ama, "Bu kadar g&uuml;zel dudaklara k&uuml;f&uuml;r etmek yakışmıyor," diyen tok bir ses ile refleks olarak arkamı d&ouml;nd&uuml;m.</p>
<p dir="ltr">Karşılaştığım sima bana tanıdık son derece tanıdıktı. Bunu fark edince irkildim. Aynen r&uuml;yamdaki gibi, "Bu seni neden ilgilendiriyor?" dedim ama h&acirc;l&acirc; daha r&uuml;yamın etkisi altındayken onunla karşılaştığım i&ccedil;in bir şok vardı &uuml;zerimde. Nasıl olabilirdi b&ouml;yle bir şey. Tanrım bu nasıl olabilirdi?</p>
<p dir="ltr">"G&uuml;zel dudakların var ve ilgimi &ccedil;ekiyorlar." bu kadar cesurca konuşması &uuml;zerine elim dudaklarımı &ouml;rtt&uuml;. Victor g&ouml;zlerini kısıp g&uuml;l&uuml;nce benimle dalga ge&ccedil;tiğini d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m ama aslında bu hareketime g&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; biliyordum.</p>
<p dir="ltr">"Bu işi severek yapmadığın &ccedil;ok belli," <br />derken bir şey olur korkusuyla r&uuml;yamı aynen devam ettirmeye &ccedil;alıştım.</p>
<p dir="ltr">"&Ouml;yle ya da değil, ben işimi yapıyorum sadece." sinirle konuştum ama hafif&ccedil;e g&uuml;len y&uuml;z&uuml;ndeki tek bir kas bile yer değiştirmedi.</p>
<p dir="ltr">"Bu sana ait olan iş değil, sadece bir zorunluluk. Senin sevmediğin bir zorunluluk." s&ouml;zleri &uuml;zerine g&ouml;zlerim dolarken başımı eğdim.</p>
<p dir="ltr">Canımı acıtmaktan &ccedil;ok, kıymetli bir eşyaymışım gibi işaret parmağı &ccedil;enemden tutup başımı kaldırmamı sağladı. Onunla g&ouml;z g&ouml;ze gelince g&ouml;zlerimi ondan &ccedil;ekemedim. Bu anı tekrar yaşayamayacağımı sanıyordum ama ikinci defa, bu sefer ger&ccedil;ek olarak, yaşıyordum.</p>
<p dir="ltr">"Ben g&ouml;zlerinden ge&ccedil;en ve sana ait olan ger&ccedil;ek işi soruyorum Bella," dediğinde, "Adımı nereden biliyorsun? Kimsin sen?" derken bu anı bozmak istemeyerek fısıldamıştım. Nereden bildiğini biliyordum ama r&uuml;ya aynen devam etmeli ve ben de onu kaybettiğim ama tekrar kazanmalıydım.</p>
<p dir="ltr">Hayatımda ilk defa, elime se&ccedil;im hakkı ge&ccedil;mişti ve ben bunu kullanabilmek i&ccedil;in elimden geleni yapacaktım. Tek yapmam gereken r&uuml;yamı devam ettirip kırılma anını d&uuml;zeltmek olacaktı.</p>
<p dir="ltr">Okuyup sonunu sevmediğim kitapları istediğim gibi devam ettiriyordum. Herhalde bunu r&uuml;yam i&ccedil;in de yapabilirdim.</p>
<p dir="ltr">C&uuml;mlelerimiz ve harekelerimiz aynı r&uuml;yamdaki gibi devam etti. Her şey aynıydı, kapının yanında bulunan &ccedil;i&ccedil;ekten camın &ouml;n&uuml;ne konan kuşa kadar her şey birebir r&uuml;yamdaki gibi yerindeydi.</p>
<p dir="ltr">"Onu pek sevmiyorsun galiba," dedi, <i>tıpkı r&uuml;yamda ki gibi.</i></p>
<p dir="ltr">Şu an tam da r&uuml;yamın kırılma anıydı. Birazdan sarışın bir kız ge&ccedil;ecek, Victor benim yanımdan ayrılıp onunla tanışarak beni bırakacaktı.</p>
<p dir="ltr">Buna izin vermemeliydim. Aynı şeyleri ikinci defa yaşamak istemiyordum.</p>
<p dir="ltr">Bakışlarım bize doğru yaklaşan sarışın kıza takıldı. Kalbim k&uuml;t k&uuml;t atıyordu. Ellerim terlerken Victor'un onu g&ouml;rmemesi gerektiğini d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m.</p>
<p dir="ltr">G&ouml;zleri kapanmalıydı. Ellerimle g&ouml;zlerini kapatırsam beni deli sanırdı, hem bunu yapmam i&ccedil;in ortada bir gerek&ccedil;e yoktu.</p>
<p dir="ltr">Bir cesaretle aramızdaki boy farkından &ouml;t&uuml;r&uuml; parmak u&ccedil;larıma y&uuml;kseldim. Ellerimi, soğuktan &uuml;ş&uuml;m&uuml;ş olan yanaklarına koyup dudaklarımı dudaklarına yasladım. G&ouml;zleri kapanmadan &ouml;nce bu anı beklemediği i&ccedil;in G&ouml;zleri titreşti ama sonra usulca G&ouml;zleri kapandı ve tam da o anda kız yanımızdan ge&ccedil;ip gitti.</p>
<p dir="ltr"><i>Tanrım, başarmıştım!</i></p>
<p dir="ltr"><i>Hayatımın aşkı </i><i>artık</i><i> benimleydi.</i></p>
<p dir="ltr">Elleri, belimi sarmalarken &ouml;p&uuml;şmemizin ardından nefes almak i&ccedil;in dudaklarını benden ayırdı. Dudaklarım onun boşluğu y&uuml;z&uuml;nden &uuml;ş&uuml;rken, "Ben cevabımı aldım sanırım," diye fısıldadı. Bir yandan da g&uuml;l&uuml;ms&uuml;yordu.</p>
<p dir="ltr">İkimizde nefes nefese kalmıştık, y&uuml;z&uuml;m&uuml;ze ağzımızdan &ccedil;ıkan hava usulca &ccedil;arpıyordu.</p>
<p dir="ltr">Beni kendine &ccedil;ekip sarılırken kulağımı g&ouml;ğs&uuml;ne yasladım. G&ouml;ğ&uuml;s&uuml;n&uuml;n altında atan kalp benimdi artık. Onu kimse benden s&ouml;k&uuml;p alamazdı.</p>
<p dir="ltr"><i>Tanrı bana hayatımda ilk defa bir iyilik </i><i>yapmıştı</i><i> ve bu iyiliği yaşadığım onca acıya bedeldi. </i></p>
<p dir="ltr">...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>YOLUMA  GİDİYORUM</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yoluma-gidiyorum</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yoluma-gidiyorum</guid>
<description><![CDATA[ Nereden Geldim? Kimim Ben? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_617ea3e1772f8.jpg" length="41423" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 25 Nov 2021 00:00:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>_iirazz</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Şuu an neredeyim bilmiyorum, ufak tefek mutluluklar sarıyor d&ouml;rt bir yanımı. Belli yere kadar g&ouml;t&uuml;r&uuml;yor beni, sonrasında kocaman bir boşluk kaplıyor ruhumun her bir zerresini.</p>
<p>Nereden Geldim? Kimim ben?</p>
<p>Bana sorarsan bıraktığın yerde de değilim ama ileri de gidemiyorum....</p>
<p>Seence bu haksızlık değil mi?</p>
<p>Sevmeyi, dahası sevilmeyi unutmuş olabilğir miyim diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum bazen, yeni yaşlarım bana sadece kısa tatminsiz mutluluklar sunuyor sadece. Hani Sezen Aksu bir şarkısında diyor ya; "Hani satın alınan sevgiye alıştırılmış, bir &ccedil;ocuğun her oyuncağa &ccedil;abucak doyumu." Kendimi o &ccedil;ocuğun yerine koymaya başlıyorum artık.</p>
<p>Bende yoluma gidiyorum, kendimi daha fazla ezdirmeden, g&ouml;nl&uuml;m&uuml; başkalarında gezdirmeden, kendi başıma acımı &ccedil;ekiyorum, kimse bilmese de olur.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hasretin Papatyaları Öldürdü...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hasretin-papatyalari-oldurdu</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hasretin-papatyalari-oldurdu</guid>
<description><![CDATA[ Bir suyun çaresizliği vurdu kıyıya... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_619d40865fbe1.jpg" length="109292" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 23 Nov 2021 22:38:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Hasret, çaresizlik, dokunamamak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Suyun, kendinden ge&ccedil;miş dalgalarını izledim bug&uuml;n i&ccedil;ime &ccedil;ektim o dalgaların &ccedil;ırpınışlarını, dinledim suyun hasretini... Kıyıya vurdu birer birer &ccedil;aresizlik, yapraklarını d&ouml;kt&uuml; papatyalar hasretin avucuna...</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp; &nbsp; Neydi bu anlamadığımız anlamlı hisler, konduramadığımız o duygular.. Kimindi bu deniz kime bakıyor bu Galata şahı ile yoksa unuttu mu endamı n&acirc;m salmış Kız kulesini.. Sahi onları g&uuml;zel ve hayran bırakan şey neydi?...????</strong></em></p>
<p><em><strong>23.11</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>HAZİRAN</title>
<link>https://edebiyatblog.com/haziran-1041</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/haziran-1041</guid>
<description><![CDATA[ Dehlizlerinde kaybolmuşluğumu anlattım anlamadın anlatmaya çalıştığım cümleleri... ]]></description>
<enclosure url="" length="109292" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 23 Nov 2021 17:15:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Aleyna Burçin Gökçe</dc:creator>
<media:keywords>Haziran, hazin</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><em><strong>HAZİRAN</strong></em></p>
<p>Dehlizlerinde kaybolmuşluğumu anlattım. Anlamadın anlatamaya &ccedil;alıştığım c&uuml;mleleri&hellip; &ouml;ld&uuml;r&uuml;p kefen giydirdin bedenime. Unutmak kolay mıydı her şeyi bir &ccedil;ırpıda sen silmiş olabilirsin ama yokluğunda bile sahip &ccedil;ıkılır anılara&hellip;</p>
<p>Vazge&ccedil;tim haziranın ortasında t&uuml;m hayallerimin g&ouml;lgesinden şanına yakışır bir cenaze oldu bahar sabahında. Hi&ccedil;bir renk &nbsp;bu kadar kayıtsız bırakmamıştı. O kadar emindim sevginden bi o kadar masum birka&ccedil; c&uuml;mle ıssız emanetliğe g&ouml;lge d&uuml;ş&uuml;r&uuml;yordu sır perdenin ardındaki değişkenler. &nbsp;Etten bedenime bir duvar &ouml;rd&uuml;n &ccedil;ıkabilmek m&uuml;mk&uuml;n değil. Yok olduğunda &ouml;ğrenilir ka&ccedil; &ccedil;izgi oluşmuş senden sonra y&uuml;z&uuml;mde. Bir sevgin vardı ulaşmaya &ccedil;alışıp toz misali savrulduğum şimdi ise yollar sana karşı kenetledi ellerini&hellip; Haberin yokken &nbsp;ilan &nbsp;verdim gazetelere &nbsp; adını sorduklarında Yabancı demek zorunda kaldım halbuki seni benden iyi tanıyan yoktu. Adını anmamam &nbsp;gerekti s&ouml;z verdim &nbsp;seni unutacağıma&hellip;&nbsp;</p>
<p>G&uuml;z geliyor, r&uuml;zgar savuruyor yapraklarını &nbsp;ordan oraya. İ&ccedil;imdeki &ccedil;ocuk susmak bilmiyor&nbsp; neler anlatıyor bilsem de sustursam&hellip; &nbsp;İki satır g&ouml;lgelik var ağacın dibinde yazılan s&ouml;zc&uuml;klere. Hasret sinmiş toprakların kokusuna. Sen de benim kalbime sinmişsin bilinmezliklerin ardından.</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sevgi, kelimelere sığdırılmaz...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sevgi-kelimelere-sigdirilmaz</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sevgi-kelimelere-sigdirilmaz</guid>
<description><![CDATA[ Bir gün konuşmak yerine susarsam kelimelerim tükenirse eğer bil ki dilim lâl gönlüm bülbül olmuş... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_61968e62c48e6.jpg" length="34462" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 22 Nov 2021 00:37:10 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Lâl, bülbül, üç nokta</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Eskilerin eskiden herşey g&uuml;zeldi dediği o vakitlerin birinde, bir ailenin mert delikanlısı mehmet olmak &uuml;zere askere gider ve bu asker evlidir. Eşine "Bercestem, biliyorsun askerden buraya ancak bir mektup yollayabilirim ve bu mektubun i&ccedil;ine b&uuml;lb&uuml;l olup dillere destan lakırdılar yazamam bilirsin annem ve babam o mektubu okuyacak ve bu bizim mahremimize ayrkırıdır. Amma vel&acirc;kin mektubun başına ve sonuna '...' koyacağım ve bu &uuml;&ccedil; nokta benim sana sustuklarım olsun Berceste.." der ve ayrılır. O g&uuml;n bug&uuml;nd&uuml;r eve mektup geldiğin de &ouml;nce anne ve baba okur ardından kıza uzatılır ve kız odasına &ccedil;ekilerek bu &uuml;&ccedil; noktaya bakarak cemrelerini serbest bırakır...☘️</strong></em></p>
<p><em><strong>(Bu hik&acirc;yeyi 15 yaşımda bir radyodan duymuştum ve aklımda kaldığı kadarıyla yazdım)</strong></em></p>
<p><em><strong>&nbsp;</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>YARIM KALAN ŞARKI</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yarim-kalan-sarki</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yarim-kalan-sarki</guid>
<description><![CDATA[ Bir merhabayla çok şeyin değiştiği hayatımın şarkısıydın ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_61965cce924fc.jpg" length="101846" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 18 Nov 2021 17:02:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Meltem Güdemezoğlu</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir merhabayla &ccedil;ok şeyin değiştiği hayatımın şarkısıydın&nbsp;<br />İlk buluştuğumuzda sarılıp havalara u&ccedil;muştuk&nbsp;<br />Mutluluk g&ouml;zyaşlarımın şarkısıydın&nbsp;<br />Bir senin kara kaşına g&ouml;z&uuml;ne bir de İstanbul&rsquo;a &acirc;şıktım&nbsp;<br />Sen bir şarkıydın benim i&ccedil;in&hellip;</p>
<p>Seninle sevmeyi &ouml;ğrendim&nbsp;<br />Uludağ&rsquo;ın eteklerinde Marmara&rsquo;nın kıyılarında ruhumuzla dans etmiştik&nbsp;<br />Dolaştığımız İstanbul Boğazı&rsquo;nda verdiğin ilk busenin şarkısıydın&nbsp;</p>
<p>G&ouml;nl&uuml;mde esen r&uuml;zg&acirc;rım sen<br />Sabah g&uuml;neşim<br />R&uuml;yalarım<br />Kalbimin atışları<br />Ruhumun dansı&nbsp;<br />Kadehlerim<br />Tarabya sahili&nbsp;<br />Beyoğlu<br />B&uuml;t&uuml;n İstanbul sen...&nbsp;</p>
<p>Mutluyduk hem de &ccedil;ok mutluyduk&nbsp;<br />Maziye bırakılmış eski bir şarkı bizimdi...</p>
<p>Yarım kalan şarkımız<br />Bizim şarkımızdı&nbsp;<br />Bizi anlatamıyorum<br />Biz bizi yapan g&ouml;nl&uuml;m&uuml;ze konan ilk busemizle sevin&ccedil;li gecelerimizin şarkısıydık&nbsp;</p>
<p>Sen, İstanbul&rsquo;daki mazideki aşkımın unutulmayan şarkısıydın&nbsp;<br />Unutamadım bizi<br />Bir şarkıydın benim i&ccedil;in&nbsp;</p>
<p>Bizi h&acirc;l&acirc; yaşıyorum ilk g&uuml;nk&uuml; gibi&hellip;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>EYLÜLDE SEVMEK İSTEDİM SENİ</title>
<link>https://edebiyatblog.com/eylulde-sevmek-istedim-seni</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/eylulde-sevmek-istedim-seni</guid>
<description><![CDATA[ “Pozitif enerjimle duygularınıza tercüman olabilirsem ne mutlu bana. Kahvenizle şiirlerde buluşalım .” ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_61924ea48316e.jpg" length="98364" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 15 Nov 2021 15:13:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>Meltem Güdemezoğlu</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>G&ouml;zlerime dalıp gittin&nbsp;<br />Bir sonbahar havası gibi biraz deli, biraz telaşlı,&nbsp;<br />Biraz huzurlu, biraz tebess&uuml;ml&uuml; kendinden ge&ccedil;miş gibi&hellip;<br />&ldquo;Eyl&uuml;l&rdquo;de sevmek istedim seni.</p>
<p>Cunda Adası&rsquo;nda aşkla dolu şarap i&ccedil;erken,<br />G&uuml;neş reng&acirc;renk renkleriyle,<br />Turuncu, kırmızı, mor, tam batarken,<br />Denizin h&uuml;z&uuml;nl&uuml; dalgalarıyla,<br />İ&ccedil;imizde aşk,<br />Şarkımızı s&ouml;ylerken,<br />&ldquo;Eyl&uuml;l&rdquo;de sevmek istedim seni.</p>
<p>Sonsuzluğun sonsuzluğu gibi,<br />Mutluluğun mutluluğu gibi,<br />Eyl&uuml;l&uuml;n sarı sa&ccedil;ları gibi,<br />Denizin huzuru gibi,<br />&ldquo;Eyl&uuml;l&rdquo;de sevmek istedim seni...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>HER ŞEY BİRAZ SEN</title>
<link>https://edebiyatblog.com/her-sey-biraz-sen</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/her-sey-biraz-sen</guid>
<description><![CDATA[ Kitap tanıtımı ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_61914d0f0c9d4.jpg" length="61563" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 14 Nov 2021 20:54:11 +0300</pubDate>
<dc:creator>Gizem akar</dc:creator>
<media:keywords>#aşk#gençkurgu # kitap #yazar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&Ccedil;ıktığım yol mu sana aitti.&nbsp;<br />Yoksa sen hep o yolda mıydın r&uuml;zgar?&nbsp;<br />Bunların cevabını bilmiyorum ama ben yolun sonunda hep seni buldum.&nbsp;<br />Bu y&uuml;zden her şey biraz sen</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pencere Önü Çiçeğim..</title>
<link>https://edebiyatblog.com/pencere-onu-cicegim</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/pencere-onu-cicegim</guid>
<description><![CDATA[ Ben pencere sende benim çiçeğimsin... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_618c1a1384ce3.jpg" length="36526" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 11 Nov 2021 08:14:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords>Çiçek, pencere</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong> Sonsuz bir yolculuğa &ccedil;ıkmak istiyorum. Yanımda bitmesini istemeyeceğim bir kitabım ve biraz sen ol.. sessizliğin o g&uuml;zel sesini duymak istiyorum sonra pencere &ouml;n&uuml; &ccedil;i&ccedil;eklerin neden bu kadar sevildiğini anlat bana..De ki; onlar ilgiye, sevgiye muhta&ccedil;lar onlara suyu senin d&ouml;kmek gerek g&uuml;neşi onlara sen bulmalısın, &ccedil;&uuml;nk&uuml; onlar bulamazlar g&uuml;neşi kaybolurlar bulutlar i&ccedil;inde, onlar sadece a&ccedil;mak i&ccedil;in g&uuml;zelleşmek i&ccedil;in vardır.. Tıpkı senin gibi senin penceren benim &ccedil;i&ccedil;eğim ise sensin...☘️</strong></em></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çıkmaz Sokakta Aşk</title>
<link>https://edebiyatblog.com/cikmaz-sokakta-ask</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/cikmaz-sokakta-ask</guid>
<description><![CDATA[ Aşkı gördüğünüz yerde tanıyabilir misiniz? Onu kabul eder misiniz? ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_618005617f02a.jpg" length="104340" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 08 Nov 2021 12:00:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>ex aliis mundi</dc:creator>
<media:keywords>Sonbahar, Resim, karakalem, aşk, sanat, boya, bakış, güzellik, sanatçı, model</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&Ccedil;ıkmaz Sokakta Aşk</p>
<p>"&Ccedil;&uuml;nk&uuml; sevmek her zaman tek taraflıdır. Seven sensen acısını da senden &ccedil;ıkarır aşk." Derin bir nefes verip d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rken tavana baktı. "Herkes bilir, duyar aşkın acımasızlığını da hi&ccedil; kimse ona geldiğinde hayır diyemez. O d&uuml;nyadaki en g&uuml;zel 'en k&ouml;t&uuml;' şey." diye son c&uuml;mlesiyle benim bazı c&uuml;mlelerimin karmaşıklığına atıfta bulundu. Ve g&uuml;ld&uuml;k... Belki verdiği pozdandır ama bakışları şu zamana kadar bana bakanlardan &ccedil;ok farklıydı. Şuan &ccedil;izmekte en zorlandığım kısımlardı. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; anlamını anlayamıyordum ve nasıl &ccedil;izersem &ccedil;izeyim o yumuşak bakışı veremiyordum. Ben de &ccedil;&ouml;zebilmek i&ccedil;in onu incelemeye başladım. G&ouml;zlerinde dolanıyordu bakışlarım. Belki ne d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; &ccedil;&ouml;zemesem de &ccedil;izebilirim diye. Isınmış ve kuru olmayan g&ouml;zlerinde kendi yansımamı g&ouml;r&uuml;yordum. Bunu mu &ccedil;izmeliydim? Koyu g&ouml;zlerinde g&ouml;z bebeğini ayırt etmek zordu ama daha b&uuml;y&uuml;kt&uuml; sanki &ccedil;izimin başına kıyasla. İncelemeden sadece ona baktım dik dik. Aklımda s&ouml;yledikleri... Sonra &ccedil;izime geri d&ouml;n&uuml;p son ayrıntıları tamamladım. Ve g&ouml;zlerimi ona &ccedil;evirip "Bitti. Beklemek... zor muydu?" dedim. Hareket etmese de g&ouml;zleriyle onayladı. "Resmini..." Kafasını salladı. "Resmimi..." Hızla ayağa kalktı, daha fazla oturmak istemiyormuş gibi. G&uuml;l&uuml;msedi. Ama dudakları yukarı kıvrılınca g&ouml;zleri kısıldı ve g&ouml;zlerinin dolduğunu g&ouml;rd&uuml;m. Ama kısa s&uuml;rm&uuml;şt&uuml; &ccedil;&uuml;nk&uuml; g&ouml;rmemi istemiyordu. "Alabilir miyim?" Uzattım. Her şeye rağmen incelerken yine nefesini tutmuştu. Normaldi. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; elindeki şu zamana kadar yaptığım en iyi eserimdi. Onun g&uuml;zelliğinin dışında bakışları vurucu noktaydı. O da bilmiyordu &ouml;yle baktığını. Sonra elinden aldım. Ve sildim. D&uuml;zelttim. Ayağa kalkıp bana şaşkın bir şekilde bakan adama geri verdim. " B&ouml;yle olması gerekiyordu." Yavaş&ccedil;a kafasını salladı. "B&ouml;yle olması gerekiyor." dedi. Ve " &Ccedil;izdiğin i&ccedil;in teşekk&uuml;r ederim." kapıya doğru ilerledi. Kapıyı a&ccedil;tı ancak &ccedil;ıkmadan &ouml;nce yeniden bana bakıp "Sanırım bunu yapamam ama." Sandalyeme &ccedil;&ouml;kt&uuml;ğ&uuml;mde kapının kapanma sesini duydum.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sevmek</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sevmek</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sevmek</guid>
<description><![CDATA[ Sevmek nedir ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_61821b0a9adda.jpg" length="55331" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 03 Nov 2021 08:16:06 +0300</pubDate>
<dc:creator>İREM ASKIN</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Adam dediki Herkez seviyorum dedi efendim ama kimisine diken verdiler kimisine gul </span></p>
<p><span>Saair G&uuml;l&uuml; kime verirsen ver solduyorsa sevmemistir Dikeni kime verirsen ver dikenleri cicege ceviyorsa cok deger vermistir</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yazamadıklarımı rüzgara anlatıyorum bugün..</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yazamadiklarimi-ruzgara-anlatiyorum-bugun</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yazamadiklarimi-ruzgara-anlatiyorum-bugun</guid>
<description><![CDATA[ &#039;Sanki daha önce farklı bedenler de farklı gezegenler de tanışmış gibiydik..&#039; ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_61804e18ab0f6.jpg" length="28520" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 02 Nov 2021 12:03:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>YağmurunKızı8</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong style="font-style: italic;">Bug&uuml;n yine okudum yazdıklarını yazdıklarımı ve yazamadıklarımı..Yazmak istedim ama yapamadım yazamadım oysa s&ouml;z vermiştik biz ne olursa olsun yazacağız diye iletişimi koparmayacağız diye.. Zaten biz hi&ccedil;bir zaman s&ouml;zlerimizi tutmazdık tutmadık da.&nbsp;<em>Ne g&uuml;zel zamanlardı o ilk tanıştığımız anlar, tanımıyor ama tanıyor gibiydik hep. Bir kitap da ş&ouml;yle bir c&uuml;mle okumuştum 'Sanki daha &ouml;nce farklı bedenler de farklı gezegenler de tanışmış gibiydik'... &Ouml;yleydi...????</em></strong></p>
<p><b><i>01.11.</i></b></p>
<p><b><i></i></b></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bendeki sen</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bendeki-sen</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bendeki-sen</guid>
<description><![CDATA[ Bendeki sen kayboluyor, yerini koca bir boşluğa bırakıyor.  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_617f1f3bf12be.jpg" length="34378" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 01 Nov 2021 01:59:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>Gizem akar</dc:creator>
<media:keywords>Aşk, sevgi, vazgeçiş, delibal fazlası zarar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Delibal'ın fazlası zarar diyordu.&nbsp;</p>
<p>Delibalın fazlası zarar sevgilim.&nbsp;</p>
<p>Sana artık sevgilim demem ne kadar doğru ama sana son satırlarım bunlar.&nbsp;</p>
<p>&Ccedil;&uuml;nk&uuml; ben seni unutacağım sende buna izin vereceksin.&nbsp;</p>
<p>O tanıştığımız eyl&uuml;l sabahında kalsın her şey.&nbsp;</p>
<p>Birbirimizi &ccedil;ok sevelim ama o sevdiğimiz g&uuml;nde kalalım. O heyecan son bulsun.</p>
<p>O mutluluk son bulsun.&nbsp;</p>
<p>Biz son bulalım sevgilim.&nbsp;</p>
<p>Asla bitmeyeceğini d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z&nbsp; bu hikayenin bitişine beraber y&uuml;r&uuml;yelim sevgilim.&nbsp;</p>
<p>Son kez bakalım g&ouml;zlerimizin i&ccedil;ine ama ondan &ouml;tesine gitmeyelim.&nbsp;</p>
<p>Sen karşı kaldırımda ben ise olduğum yerde adımlarımıza devam edelim.&nbsp;</p>
<p>Sen beni tanımamış, hayatıma şahit olmamış gibi ge&ccedil; ve git yanımdan.&nbsp;</p>
<p>Ben ise seni tanıdığım her &acirc;nı i&ccedil;ime g&ouml;merek gideyim.&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bir tutam mutluluk</title>
<link>https://edebiyatblog.com/bir-tutam-mutluluk</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/bir-tutam-mutluluk</guid>
<description><![CDATA[ Aslında bu karmaşa, Sevginin ya da sevgisizliğin içinde kaybolan insanın o boşlukta kendisine bir yol bulmasıydı.  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_618015ac06c0b.jpg" length="23449" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Mon, 01 Nov 2021 01:17:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>Gizem akar</dc:creator>
<media:keywords>Sevgi ve aşk</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Asıl karmaşa insanın i&ccedil;indeki duygu karmaşası bence.&nbsp;</p>
<p>Aklındaki sorular, i&ccedil;ine doğan hisler, anlam veremediğim bir &ccedil;ok şey daha.&nbsp;</p>
<p>Ve insan &ccedil;oğu zaman bunun i&ccedil;inde boğuluyor ama buna son vermenin zamanı gelmedi mi artık. Bunu başaramasa bile en azından denemeli.&nbsp;</p>
<p>Emin adımlarla ve inanarak &ccedil;ıkmalı o yola.&nbsp;</p>
<p>Kalbinin ge&ccedil;irdiği her sonbaharı artık ilbahara &ccedil;evirme vakti gelmedi mi sence?&nbsp;</p>
<p>Artık pempe &ccedil;i&ccedil;eklerin oluştuğu manzarayı g&ouml;rme vakti gelmedi mi?&nbsp;</p>
<p>O zaman o yola beraber &ccedil;ıkalım mı?&nbsp;</p>
<p>Daha g&uuml;zel g&uuml;nler de tekrar g&ouml;r&uuml;şmek dileğiyle.&nbsp;</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ADIN AŞK OLSUN</title>
<link>https://edebiyatblog.com/adin-ask-olsun</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/adin-ask-olsun</guid>
<description><![CDATA[ Duyguyu yaşarsan isim verebilirsin , farkedilmezse sadece bir isimdir. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_61812f2fbee07.jpg" length="52245" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 28 Oct 2021 00:58:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>Gülbeyaz Gürsoy</dc:creator>
<media:keywords>Aşk, his, bilinç</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div class="g1-sticky-top-wrapper g1-hb-row-1 g1-loaded">
<div class="g1-row g1-row-layout-page g1-hb-row g1-hb-row-mobile g1-hb-row-a g1-hb-row-1 g1-hb-boxed g1-hb-sticky-on g1-hb-shadow-off">
<div class="g1-row-inner">
<div class="g1-column g1-dropable">
<div class="g1-bin-1 g1-bin-grow-on">
<div class="g1-bin g1-bin-align-left">
<div class="g1-id g1-id-mobile">
<p class="g1-mega g1-mega-1st site-title"></p>
</div>
</div>
</div>
<div class="g1-bin-3 g1-bin-grow-on">
<div class="g1-bin g1-bin-align-right"><nav class="g1-drop g1-drop-with-anim g1-drop-before g1-drop-the-user  g1-drop-m g1-drop-icon ">
<div class="g1-drop-content">
<p><a href="https://www.kooplog.com/uyeler/beyazzz03/"></a></p>
</div>
</nav></div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="g1-row g1-row-padding-s g1-row-layout-page">
<div class="g1-row-inner">
<div class="g1-column" id="primary">
<div id="content" role="main">
<article id="post-39669" class="entry-tpl-media post-39669 post type-post status-publish format-standard has-post-thumbnail category-denemeler tag-ask snax_format-text" itemscope="" itemtype="http://schema.org/Article">
<div class="g1-row g1-row-layout-page g1-row-padding-xs">
<div class="g1-row-inner">
<div class="g1-column g1-column-2of3">
<div class="entry-inner">
<div class="g1-content-narrow g1-typography-xl entry-content" itemprop="articleBody">
<p>&nbsp; Y&uuml;rek &nbsp;dillenir de s&ouml;yleyemez &nbsp;g&ouml;n&uuml;le. İ&ccedil;in i&ccedil;in atar, yanar da ses etmez. &Ccedil;arpınır durur. G&ouml;r&uuml;nce meylettiğini , i&ccedil;lenir &nbsp;sessiz sessiz. G&ouml;zden bir bakışla kıvılcım olur duygular. Şair eder, seyyah eder, filozof eder. Bir s&ouml;z olur dilde, adına aşk der.</p>
<p>&nbsp; &nbsp;Aşk&hellip;Ben sevmesem seni, anılır mıydı adın? &nbsp;Her g&ouml;rende kıpırdamasa i&ccedil;im yanar mıydın sende benim gibi? Anlar mıydın i&ccedil; hesaplarımı ve kimsesizliğimi. &nbsp;Uzanan titrek ellere vurur muydun y&uuml;reğinin zincirlerini. G&uuml;neş mi olurdun karanlık g&ouml;zlerime yoksa ay mı? Saatlerce &nbsp;d&uuml;ş&uuml;nmelerime an olur muydun? İsabet eder miydin on ikiden, sevmelerinle beni.</p>
<p>&nbsp; &nbsp;Ben olmasam sende hi&ccedil; olurdun. Kuru bir ifadeyle adın kalırdı. Sana can veren bir y&uuml;rek olmasa kıymetini kim anlardı? Ondandır şımarıklığın. Sevildik&ccedil;e, b&ouml;b&uuml;rlenişin vede umarsızlığın. Adını ben koydum senin. Aşksan aşksın, yorma artık beni. &nbsp;Ben varsam &nbsp;ger&ccedil;ek, yoksa koca bir yalansın.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</article>
</div>
</div>
</div>
</div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ca&amp;apos;Pera</title>
<link>https://edebiyatblog.com/capera</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/capera</guid>
<description><![CDATA[ Amacını öldüren aşk amaç aşılardı. Aşk her zaman kazandırmaz, kaybettirmeye bayılırdı.  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_617173c5be56e.jpg" length="45547" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 21 Oct 2021 17:06:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>thegirlhasnonick</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güz…</title>
<link>https://edebiyatblog.com/guz</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/guz</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/10/image_750x500_6161ffe4cc237.jpg" length="29061" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 09 Oct 2021 23:48:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>siirsel__sanat</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Ekim&rsquo;de gecenin ayazını severim,</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Tam uyuyacakken ıslık &ccedil;alan,</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Derinden duyulan uğultusu r&uuml;zgarın,</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kaldırımlarda dans eden yaprakları,</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Sabaha kadar d&uuml;şen kırağ&rsquo;ı</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Biraz i&ccedil; &uuml;rpertisi hafiften...</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Ekim&rsquo;de yağmurunu severim g&uuml;n&uuml;n,</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Tıpır tıpır &ccedil;atıya vuran,usulca yağan.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bana camı a&ccedil;ıp toprağı koklatan.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bir bahaneyle dışarı &ccedil;ıkartıp ıslatan,</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Y&uuml;z&uuml;m&uuml; g&ouml;ğe &ccedil;evirtip ş&uuml;krettiren,</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Hi&ccedil; durmasın dedirten.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Senin i&ccedil;in severim Ekim&rsquo;i,</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bana vermiş diye seni.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Yan yana aylarda doğan,</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">G&uuml;z kokan,bizi severim.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bir elimde kalem,</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bir elimde kahvemi severim.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Sokak lambası ışığı yerini G&uuml;neş&rsquo;e bırakırken,</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Yağmur m&uuml;rekkebim olmuşken </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Ka&ccedil; Ekim ge&ccedil;irdik bilemedim...</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>NEDEN BU KADAR YALNIZSIN?</title>
<link>https://edebiyatblog.com/neden-bu-kadar-yalnizsin</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/neden-bu-kadar-yalnizsin</guid>
<description><![CDATA[ Yanlızlık, kimi zaman kaçmaktır olandan, inançla başlar herşey  , yüreklere çare olan. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/11/image_750x500_61810bce0b4ca.jpg" length="44562" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 05 Oct 2021 16:28:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>Gülbeyaz Gürsoy</dc:creator>
<media:keywords>Yanlız, inanç, kendinegel</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>G&ouml;zlerin, g&uuml;l&uuml;ş&uuml;n yalancı bir ifadeye tutunmuş. Saklamak istercesine, inadına g&uuml;l&uuml;yor dudakların. Y&uuml;reğindeki yangınlar s&ouml;nm&uuml;yor b&ouml;yle. Ka&ccedil;tığın duyguların insafsızca &ccedil;ıkarıyor seni &nbsp;o arsız g&uuml;l&uuml;şlerinle ortaya. &nbsp;S&ouml;zlerin zaten zehir olmuş, s&uuml;rekli kusuyor i&ccedil;ine i&ccedil;ine. &nbsp;Yaklaşmak istedik&ccedil;e ka&ccedil;ıyorsun insanlardan. Birbirine tezat iki &nbsp;benlik var sende. Biri iyi ol diye uğraşırken diğeri hep k&uuml;f&uuml;rde. &nbsp;İnatlaşmaların, ispatların hep &ccedil;ocukluğunun sevgisiz kalmış u&ccedil;urumları. Bilerek ve isteyerek her an bırakıyorsun kendini bu u&ccedil;urumlardan. Tutan ele g&ouml;z&uuml;n k&ouml;r olmuş. Onuda &ccedil;ekmeye &ccedil;alışıyorsun kendi mekanlarına. Belki bıraksan kendini, tutunacaksın bir dala. Ama nerde? Bu inat&ccedil;ı tavırların seni narsist yapmış. Eleştirilip, doğrular y&uuml;z&uuml;ne vurulduğunda , s&ouml;ylemlerin, tavırların iyice hır&ccedil;ınlaşmış.&nbsp;</p>
<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; Seni kimse sevmedi mi &ccedil;ocuk? Bu isyanın, yalnızlığın ve kimsesiz oluşun ondan değil mi? &nbsp;Kayıtsızca, yargılamadan, tam bir kabulle kimse sevmemiş seni. Ve yıllarca kendi kendine kalman , iyiden iyiye g&ouml;mm&uuml;ş i&ccedil;ine kimliğini. &Ouml;yle &ccedil;ok gaz vermişsin ki bu yalnızlıklarında kendine, y&uuml;reğin katılaşmış, kabuls&uuml;z olmuşsun herşeyi. Dinlemeyi unutmuşsun insanları. Ger&ccedil;ek dostları bile ayıramaz olmuşsun.&nbsp;</p>
<p>&nbsp; &nbsp;Seni kimse sevmedi mi &ccedil;ocuk? Bir Allah&rsquo;ın kulu bile. O g&uuml;zel sesin sevgi s&ouml;zc&uuml;klerini ne g&uuml;zel s&ouml;yl&uuml;yor oysa. İyi olduğun zamanlarda bakıyor g&ouml;zlerin sıcacık ve g&uuml;veni i&ccedil;ine doldururcasına. İyileş artık. Samimi ol kendine. Pek kabul&uuml;n değil ama yalniz değilsin. &nbsp;Birileri dua ediyor,&rdquo;İYi Ol.&rdquo; diye sana.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çocuk Sevdası</title>
<link>https://edebiyatblog.com/cocuk-sevdasi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/cocuk-sevdasi</guid>
<description><![CDATA[ Cocuk ruhlu adamlari çocuk sevdasi olanlari sevin ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/09/image_750x500_61543bd72e65a.jpg" length="36305" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 28 Sep 2021 23:37:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>İREM ASKIN</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><img src="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/09/image_750x_61537d5694a22.jpg" alt="" /></p>
<p><span>&Ccedil;ocuk ruhlu olan adamları sevin &Ccedil;ocuk sevdası olan adamları &Ccedil;ocuk gibi gulen adamları &Ccedil;ocuk sevmek bir yetiskini sevmekten daha zordur &ccedil;ocuk masumluk saflık bir g&uuml;len y&uuml;z bir de iyi niyet bekler Biz kadınlarda &ouml;yle Bu y&uuml;zden &ccedil;ocuk ruhlu olan &ccedil;ocuk Sevdası olan adamlari sevin</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sana…</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sana</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sana</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/09/image_750x500_61465f42b14d6.jpg" length="46839" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 19 Sep 2021 00:51:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>siirsel__sanat</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yemin...</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yemin</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yemin</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/09/image_750x500_6134b9870a448.jpg" length="29418" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 05 Sep 2021 15:35:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>siirsel__sanat</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Sana hi&ccedil; bir şey i&ccedil;in s&ouml;z veremem sevdiceğim,</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Mesela, hayat bize hep c&ouml;mert olacak diyemem,</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Hasta olmayacağız, ve </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Hi&ccedil; birbirimize kızmayacağız da </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Diyemem,</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Fakat...</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Sana s&ouml;z sevdiceğim !</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Hayat bize c&ouml;mert olmasa da</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Ben yanındayım...</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Hastalıkta ve sağlıkta,</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Ben yanındayım...</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Birbirimize kızıp sırt d&ouml;nsek de</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Benim sırtım ancak</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Sen dayan diye d&ouml;necek...</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Ve sana s&ouml;z sevdiceğim!</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Y&uuml;reğimdeki<span class="Apple-converted-space">&nbsp; </span>sevdadan bu &ccedil;ocuk</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Bu g&uuml;nden sonra,</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Hep seninle b&uuml;y&uuml;yecek...</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ege’de Aşk</title>
<link>https://edebiyatblog.com/egede-ask</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/egede-ask</guid>
<description><![CDATA[ Ege’de deniz ve rüzgarın yaptığı dalgaların metaforik anlatımı ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/08/image_750x500_611f7e97829db.jpg" length="89486" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 20 Aug 2021 13:08:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>Aydın Yıldız</dc:creator>
<media:keywords>Deniz, rüzgar, dalga</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Egede Aşk</p>
<p>G&uuml;n sonuna doğru r&uuml;zgara d&ouml;n&uuml;şen meltemin esişleri, sevgiliye susamış&ccedil;asına i&ccedil;ten i&ccedil;e kabaran arzularını zorlukla bastırmaya &ccedil;alışan mavi denizi okşamaya başladığında, diren&ccedil; yavaş&ccedil;a kırılıp yerini sevgilisinin kollarına her şeyiyle teslim ruhunu, kalbini ve asil mavi tenini &nbsp;doyurmaya bırakırcasına, aşkın ve cinselliğin tutkulu cehennemine g&ouml;z&uuml; kapalı dalan hır&ccedil;ın bir sevgili aldı. Ege'nin g&uuml;zel kızını &ouml;p&uuml;p okşadık&ccedil;a daha bir g&uuml;&ccedil;lenen eşsiz sevgili r&uuml;zgar, kıyıları yalnızlığa bırakırken ateşli &ouml;p&uuml;c&uuml;klere boğduğu sevgilisi mavi deniz iniltileri ile adeta aşk fısıldıyordu boşalan sahillere. Sevgilisinin ipeksi sa&ccedil;larından ayak tırnaklarına değin keşfe &ccedil;ıkan kaşif misali, b&uuml;y&uuml;l&uuml; okşayışların insafsızca &ccedil;ıldırttığı mavi denizin g&ouml;ğs&uuml;, &ouml;n&uuml; alınamaz heyecan y&uuml;kl&uuml; cinsel d&uuml;rt&uuml;ler ile patlamaya hazırcasına inip kalkıyordu. İki sevgilinin aşk ve tutkuyla sevişmesi, akşamın karanlığı b&uuml;t&uuml;n Ege&rsquo;yi sardığında dahi olanca şiddetiyle devam etti. Yarım ay ve onu saran milyonlarca yıldız, cinselliğin hat safhaya &ccedil;ıktığı ateşli aşk dansını izlerken adeta b&uuml;y&uuml;lenmiş&ccedil;esine seyir i&ccedil;indeydiler. Adeta kimi yıldızlar seyrine dayanamayıp tahtından d&uuml;şen krallar gibi kayıp g&ouml;ky&uuml;z&uuml;nden kayboluyor gibiydi. Ateşli birleşmenin ortaya koyduğu muazzam aşk dansı gece yarısına doğru bittiğinde r&uuml;zgar, heyecanı dindiğinde k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ouml;p&uuml;c&uuml;klerle sevgilisine veda edip g&ouml;zden kaybolan sevgili, &nbsp;mavi deniz ise hala heyecan i&ccedil;erisinde g&ouml;ğs&uuml; inip inip kalkan ama yatağında yalnız kalmış sevgili edasıyla g&ouml;zlerini kapatıp uyumaya &ccedil;alışsa da uyuyamayan sevgili gibiydi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kehanetin İzleri</title>
<link>https://edebiyatblog.com/kehanetin-izleri</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/kehanetin-izleri</guid>
<description><![CDATA[ Karen Leydi, henüz on sekiz yaşında olmasına rağmen hayatın karşısına çıkarmış olduğu ağır yükleri omzuna yüklemiş düşe kalka, dizlerindeki yaraların kabuk bağlamasına müsade etmeden, ellerine batan çakıl taşlarına aldırış etmeden ve en zoru ise tek damla göz yaşı dökmemek için kendisine yeminler etmiş bir genç kız.  Hayattan tek isteği  psikoloji okuyup işini severek yapan bir psikolog olmakken hayat Karen&#039;e bunu bile çok görmüştü. Doğru bildiklerini öyle sert çarpmıştı ki yüzüne Karen bir müddet ne hissetmesi gerektiğini dahi bilememişti. Sadece doğruları da değişmemişti Karen&#039;in, hayatı değişmişti. Yaşadığı evren değişmişti. 

Ama bilmeliydi. Bazen insanın ettiği dualar kabul olmamalıydı. Karen&#039;inki de kabul olmamıştı. Ne yurt dışındaki okuluna kaydını yaptırabilmişti, ne de psikolog olup kendi ayaklarının üzerinde durmanın zevkine varabilmişti. Ama öyle bir şey olmuştu ki. Hayat Karen&#039;den onlarca şey almasına rağmen öyle güzel bir duyguyu bahşetmişti ki, Karen yaşadığı her şeyi unutup tek bir neden yüzünden kaderine şükredecekti. Bunun adı aşktı. Bu duyguyu yaşamak için başka bir evrene mi geçmeliydi? Geçerdi. Doğru bildiği her şeyin yalan oluşuna mı şahit olmalıydı? Olurdu.

Karen, gözlerine değecek bir çift kuzguni iris için vücuduna can veren kalbinden bile vazgeçerdi. 

Bu Karen Leydi&#039;nin hikayesi. Biraz fantastik bolca romantik. 

Şimdiden keyifli okumalar diliyorum.

 ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/07/image_750x500_60e2f477b2dfe.jpg" length="31145" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 05 Aug 2021 18:17:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>Melisa YILDIZ</dc:creator>
<media:keywords>Fantastik, kehanet, çakıl taşı</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Esilâ’ya Mektup 2</title>
<link>https://edebiyatblog.com/esilaya-mektup-2</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/esilaya-mektup-2</guid>
<description><![CDATA[ Esilâ’ya mektup yazmasam çıldırtacaktım.  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/07/image_750x500_60e0576880da4.jpg" length="33637" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 03 Jul 2021 15:27:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nazım Köyce</dc:creator>
<media:keywords>Esilâ, hikaye, öykü, Özlem, hasret</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p class="p2"><span class="s2">&ldquo;Birg&uuml;n gitsen bile hatıran yeter!&rdquo; diyor Ferdi Tayfur o isyankar sesiyle. Yetmiyor&hellip;Hatıran yetmiyor. Hi&ccedil;bir şey &lsquo;yer&rsquo;ini dolduramıyor. &lsquo;Yer&rsquo; dediğim sol yanım, yani &ouml;mr&uuml;m&hellip; Nefesini boşa alıyormuşsun gibi ama&ccedil;sızca yaşamak, sanki sen yanımda olsan g&ouml;ğs&uuml;me giren oksijenin bir anlamı olacak gibi. Yanımdaymış gibisin&rsquo;in ne olduğunu biliyor musun? O his alıp &ccedil;eksin beni yuvasına, anlamlandırsın beni. Mana y&uuml;klemek istiyorum hayatıma sadece. Ve o manada sebat etmek, yetsin o bana, t&uuml;m yalnızlığımı alsın, a&ccedil;lığımı gidersin, bir &ccedil;ocuğun başını okşar gibi okşasın başımı, kaygılarımı alsın istiyorum &uuml;zerimden. </span></p>
<p class="p3"><span class="s2"></span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Pencereden dağları izliyorum bu şarkıyı dinlerken. Dağlar bile y&uuml;r&uuml;yormuş. &ldquo;Dağları g&ouml;r&uuml;r, onların durduğunu sanırsın; oysa bulutlar gibi hareket ederler...&rdquo;* Ben de şu dağlar gibi sana geliyorum, i&ccedil;ten i&ccedil;e, kaderin bilinmezliğinin ardında bir &lsquo;olur&rsquo; var sanki, kalbimden &ouml;yle geliyor. Bu dağlar gibi yerimde sabit olsam da duruyor sanma beni, bulutların aktığı gibi geliyorum. Kim bilir belki de g&ouml;le yoğurt &ccedil;alıyorum; &lsquo;ya tutarsa&hellip;&rsquo; </span></p>
<p class="p3"><span class="s2"></span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Biraz şarkılı, t&uuml;rk&uuml;l&uuml;, sigaralı, kahveli efkardan sonra, &ccedil;arşıya indim. Ne zaman &ccedil;arşıya insem her k&ouml;şe başında sen varsın, ben varım, biz yokuz. Ka&ccedil; defa &lsquo;hayırlısı olsun&rsquo; dediğimi bilmiyorum. Dilimde pelesenk olmuş neredeyse bu s&ouml;z. Bir de &lsquo;seni benim kadar kimse sevemezdi&rsquo; bu c&uuml;mleyi ben kurmuyorum ama kalbimin bir yerinde saklı olduğunu, arada bir &ccedil;ıkıp kendini hatırlattığını hissediyorum. </span></p>
<p class="p3"><span class="s2"></span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Bir insanın yanında kalması i&ccedil;in &ccedil;ok sevilmesi yetmiyor olabilir. Sen, onda aradığını bulmuş olsan da seni tam anlamıyla tamamladığını hissetsen de onun aradığı şeylerin sen de olmadığını ve onu ruhen tamamlamadığını bilemiyorsun. Sevgi de mi karşılıklı olmalı, takas gibi; al g&uuml;l&uuml;m ver g&uuml;l&uuml;m&hellip; Al sana, kalbimi, t&uuml;m vaktimi, &ouml;mr&uuml;m&uuml; veriyorum ama buna karşılık sen de bana t&uuml;m banları aynı m&uuml;kemmellikte vermelisin ki mutlu olalım mı? Bu mudur ilişki? Ben senden bunların hi&ccedil;birini istemedim. Sevdiğim kadar sevilmek istemedim. Bir damla da sevsen ben onu yağmur bilirdim. Bildim de&hellip; </span></p>
<p class="p3"><span class="s2"></span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Sevdiğini hissediyorum ama nasıl bir sevgi olduğunu bilmiyorum; anne şefkati gibi mi, baba eli gibi mi, vefalı dost gibi mi, aşk gibi mi bilmiyorum. İlk başlarda &lsquo;aşk&rsquo; diyordun, hani gitmeden &ouml;nce. Sevgimin kalbinde bir değeri olsun istiyorum. Hani diyor ya şair; &ldquo;beni g&uuml;zel hatırla.&rdquo; </span></p>
<p class="p3"><span class="s2"></span></p>
<p class="p2"><span class="s2">S&uuml;per markette standları gezerken bunları d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. İnsanlar fiyatların pahalılığını mırıldanıyor sağımda solumda. &Uuml;r&uuml;nlerin son kullanma tarihlerine bakanlar var. Benim de sende son kullanma tarihi ge&ccedil;miş bir yığın d&uuml;şlerim kaldı. Canın sağ olsun. En azından sende kaldı. Nelerim kalmadı ki sende? </span></p>
<p class="p3"><span class="s2"></span></p>
<p class="p2"><span class="s2">G&uuml;nl&uuml;k yazmış olsam, her g&uuml;n&uuml;n sayfasına, &lsquo;bug&uuml;n de seni &ouml;zledim&rsquo; yazar &ouml;ylece bırakırdım, &ccedil;&uuml;nk&uuml; t&uuml;m g&uuml;n&uuml;m b&ouml;yle ge&ccedil;iyor. Bu &ouml;zlemleri hak ediyor musunun hesabını tutmuyorum, &ccedil;&uuml;nk&uuml; bu ne senin su&ccedil;un, ne de benim su&ccedil;um. Kalpteki ismi yazan kalem ile alındaki ismi yazan kalem aynı kalem. </span></p>
<p class="p3"><span class="s2"></span></p>
<p class="p2"><span class="s2">&Uuml;z&uuml;lme, bug&uuml;n de &ouml;zledim seni, kusura bakma yalnızlıkla oldu&hellip; </span></p>
<p class="p3"><span class="s2"></span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Can par&ccedil;an </span></p>
<p class="p3"><span class="s2"></span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Nazım K&ouml;yce </span></p>
<p class="p2"><span class="s2">*neml-88 </span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BELAYA KOŞMAK? HİÇ FENA DEĞİLMİŞ</title>
<link>https://edebiyatblog.com/belaya-kosmak-hic-fena-degilmis</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/belaya-kosmak-hic-fena-degilmis</guid>
<description><![CDATA[ İlk görüşte aşık olduysan, başın çok büyük belada... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/06/image_750x500_60d1ffc597d07.jpg" length="63377" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 22 Jun 2021 15:20:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nurr</dc:creator>
<media:keywords>İlk görüş, İlk kalp ağrısı, İlk düşüncelerini esir alma</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Sen hi&ccedil; ilk g&ouml;r&uuml;şte aşık oldun mu?&nbsp;</p>
<p>Onu g&ouml;rebilmek i&ccedil;in t&uuml;rl&uuml; t&uuml;rl&uuml; bahaneler uydurdun mu?</p>
<p>Onu adını ellerine yazdın mı?</p>
<p>Gece r&uuml;yalarına girsin diye dua ettin mi?</p>
<p>Onu sevdiğini s&ouml;ylemeden sadece uzaktan g&ouml;zlerinle sevdin mi?</p>
<p>Onunla birlikte olmak imkansız gibi geldi mi?</p>
<p>Herşeye rağmen onu sevmekten vazge&ccedil;mediysen AŞK NEDİR BİLİYORSUN DEMEKTİR...</p>
<p>Aşık olmak bir sanattır. Uzaktan sevmek ise bir &ccedil;eşit k&uuml;lt&uuml;r.</p>
<p>Sevmek zahmetli bir iştir.Aşık olmak u&ccedil;urumdan farksız. Elleri,kalbi,nefesi,bakışı,g&ouml;zleri... Titretir,konuşturmaz. Dili susturur kalbi susturmaz. Her insan aşık olamaz.Her insan sadece ve sadece sevebilir. Peki Aşk Nedir?</p>
<p>Aşk denizde oluşan dalga gibi &ccedil;arptık&ccedil;a mutlu eder. Aşk dediğin ilk g&ouml;r&uuml;şte olur. Neden mi?&nbsp;</p>
<p>İlk kez g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n insanı tanımazsın. Adını,yaşını,nereli olduğunu,ne iş yaptığını...</p>
<p>Kalbin durur onu g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n ilk anda. Panik olursun.&Uuml;st&uuml;n&uuml; başını d&uuml;zeltirsin. Ona bakmaya devam edersin. Eve gidersin "napıyor" diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rs&uuml;n. Gece uyumadan "acaba şu anda o kimi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor" diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rs&uuml;n. Sabah onu g&ouml;rmek i&ccedil;in koşa koşa yanına gidersin. &Ccedil;alışıyorsa iş yerine,okuyorsa okuluna,en doğrusu neredeyse oraya. Seni seveceğini d&uuml;ş&uuml;nmezsin. Ama beklersin. Gurur kalmaz,karakterin kalmaz,o neyse sende o olursun. En k&ouml;t&uuml;s&uuml; de ne biliyor musun? Unutamazsın. İlk aşkını unutamazsın. Sana ilk bakışını unutamazsın. Acı &ccedil;ekersin ve biter. Ama ne kadar zaman ge&ccedil;erse ge&ccedil;sin onu kalbinden bile &ccedil;ıkarsan aklından &ccedil;ıkaramazsın. G&uuml;nler,haftalar,aylar,yıllar...</p>
<p>Bir bakmışsın şarkı dinlerken aklına gelmiş. Onu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rs&uuml;n,d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rs&uuml;n,d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rs&uuml;n. Ama o seni d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor mu bilemezsin.</p>
<p>Bence aşk sonu olmayan bir yolda y&uuml;r&uuml;mek gibi. Belaya koşa,koşa gitmek. Acı &ccedil;ekmekten keyif almaya başlamak.&nbsp;</p>
<p>BUNU OKUYAN VE Hİ&Ccedil; AŞIK OLMAMIŞ SEN.</p>
<p>Aşık olmak &ccedil;ok g&uuml;zel. Onu d&uuml;ş&uuml;nmek,sevmek o kadar g&uuml;zel ki. K&ouml;t&uuml; yanı yok mu var. Mesela her g&uuml;zel şeyin bir sonu vardır. Yani aşkında. AŞIK olduğunda yapman gereken şey CESUR OLMAK. Onu sevmekten korkma.Onu d&uuml;ş&uuml;nmekten, beklemekten ve bakmaktan KORKMA. Unutma aşkın yaşı olmaz. ONU S&Ouml;ZLERİNLE DEĞİL G&Ouml;ZLERİNLE SEV...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sana Mektup 2</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sana-mektup-120</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sana-mektup-120</guid>
<description><![CDATA[  Merhaba sevgilim. Satırlarıma nasıl başlayacağımdan ziyade onları nasıl devam ettireceğimi bilmiyorum aslında. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/06/image_750x500_60c64e9cce169.jpg" length="43084" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 19 Jun 2021 19:59:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>Struma</dc:creator>
<media:keywords>Sevgilim, mektup</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp; &nbsp;Evet. Sohbetimize kaldığımız yerden devam edelim istersen sevgilim. Sanırsam en son bebekliğimde kalmıştık. Daha doğrusu bebekliklerde.</p>
<p>&nbsp; &nbsp;D&uuml;nya ile tanışıyorsun. Daha bi ka&ccedil; saat &ouml;nce annenin i&ccedil;inden &ccedil;ıkıyorsun. Belki de hi&ccedil; &ccedil;ıkmaman gereken , yaşadığın s&uuml;re boyunca en mutlu ve en g&uuml;vende hissedeceğin yerden &ccedil;ıkıyorsun. Ondan sonrası biraz karışık işte.</p>
<p>&nbsp; &nbsp;İstemediğin , belki de hayatın boyunca utan&ccedil; duyacağın bi isim veriyolar sana. Sırf onlar istediği i&ccedil;in hayatın boyunca sağdan soldan bu hitabı duyuyosun. Sonrasında ailen sebebiyle maruz kaldığın bi coğrafyada b&uuml;y&uuml;yorsun. Hayatını onlara g&ouml;re , orada yaşayan insanlar gibi şekillendirmeni isteyecekleri bi yerde doğuyosun. Sonrasında belki de hayatın boyunca nefret edeceğin akrabalara sahip olduğunu &ouml;ğreniyosun. Sadece annen ve baban dolayısıyla bi &ouml;m&uuml;r boyunca hayatında s&ouml;z sahibi olabileceğini sanan kişiler topluluğuna. Ve işin k&ouml;t&uuml;s&uuml; bunlara katlanmaktan başka &ccedil;aren olmuyor.</p>
<p>&nbsp; &nbsp;Yani bebekliğin zorlukları bunlar sanırsam. İstersen biraz da kendi bebekliğimden bahsediyim sana.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sana Mektup</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sana-mektup</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sana-mektup</guid>
<description><![CDATA[  Merhaba sevgilim. Satırlarıma nasıl başlayacağımdan ziyade onları nasıl devam ettireceğimi bilmiyorum aslında. ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/06/image_750x500_60c64e9cce169.jpg" length="43084" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 19 Jun 2021 19:59:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>Struma</dc:creator>
<media:keywords>Mektup, sevgilim</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp; &nbsp;Merhaba sevgilim. Satırlarıma nasıl başlayacağımdan ziyade onları nasıl devam ettireceğimi bilmiyorum aslında.</p>
<p>&nbsp; &nbsp;Belki de bu şekilde başlamak en doğrusu olur : Bilindiği &uuml;zere bir s&uuml;redir bu D&uuml;nya ismi verilen gezegende yer kaplıyorum. Kimine g&ouml;re kısa , kimine g&ouml;re uzun denilebilecek bir s&uuml;re. Ama konumuz bu değil şimdi.&nbsp; Anlayamadığım bir şey var. Aileme ve devletin bana verdiği kimlik denen belgeye g&ouml;re var oluşum ( yani D&uuml;nya denen gezegenle tanışmamdan bahsediyorum ) 1996 yılı kasımın 26 sı. Ama anlayamadığım bir şey var. Bir canlı sadece bedenden oluşmaz ki. Peki ruhum ne zaman oluştu ya da doğdu. Onu &ccedil;ok merak ediyorum işte. Yani bir bedenin her t&uuml;rl&uuml; kahrını &ccedil;ekmek , o bedene hapsolmak ve en &ouml;nemlisi en ufak mutsuzlukta su&ccedil;u yine ona atarak ruh h&acirc;li denilmesi &ccedil;ok sa&ccedil;ma. Bir ruhun bu d&uuml;nyanın kahrını bu kadar zor koşullarda &ccedil;ekebilmesi i&ccedil;in en azından y&uuml;z yıl bi tanıma , gezme &ouml;nceliği olması lazım. Yani en azından benim na&ccedil;izane fikrim bu.</p>
<p>&nbsp; &nbsp;Şimdi sana bebekliğimden bahsetmek istiyorum sevgilim. Kendi bebekliğimden de değil sadece b&uuml;t&uuml;n bebekler konusunda biraz sohbet etmek istiyorum sadece seninle.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ruhun Eksik Yanı; Aşk</title>
<link>https://edebiyatblog.com/ruhun-eksik-yani-ask</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/ruhun-eksik-yani-ask</guid>
<description><![CDATA[ Ama onun kollarının altı herşeyden huzurlu ve güvenli gelir ! ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/06/image_750x500_60c887882d0ff.jpg" length="33209" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sat, 12 Jun 2021 15:45:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>Nehir Kahraman</dc:creator>
<media:keywords>Ruh, aşk, huzur, güven</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir s&ouml;z okumuştum.</p>
<p><strong><em>Sadece tek birşey y&uuml;reğinin eksikliğini tamamlayabilir. Bu şey aşktır.&nbsp;</em></strong></p>
<p style="text-align: left;">Diyordu. Aslında ne kadar doğru. İnsan hayatı boyunca s&uuml;rekli bir şeyleri eksik olmuş, oluyormuş gibi hisseder. Aslında her şey tamam ama &ccedil;ok i&ccedil;ten bir şey eksik. Onu ne yaparsa yapsın bulamaz. Hayallerini ger&ccedil;ekleştirmeye &ccedil;alışırız. Belki motor kullanmayı &ouml;ğrenir, belki bir dil &ouml;ğrenir, belki de gitar &ccedil;almayı &ouml;ğrenir. Hedefleri tamamlanır. &Ccedil;ok başarılı olur kendini işine adar. Ama yinede i&ccedil;inde bir boşluk kalır. G&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; ve hoşlandığını sandığı bir insanla sevgili olur, aşk yaşadığını zanneder.</p>
<p>Oysa belki sadece kalbindeki o boşluğu ge&ccedil;ici olarak doldurmak istemiştir. Yapay sevgidir bu. Hatta ayrıldığınızda ben bununla neden sevgili oldum dersiniz. Anne sevgisi vardır, b&uuml;t&uuml;n sevgilerden daha &uuml;st&uuml;nd&uuml;r. Kimsenin dolduramayacağı ama kalbindeki boşluğu da dolduramayacak bir sevgidir. Sıradan bir arkadaşlık vardır. &Ccedil;ok aman aman olmazsınız ama onlarsız da yaşayamaz gibi hissedersiniz. Baba sevgisi vardır, belki kalbinde en &ccedil;ok yer kaplayan ama seni i&ccedil;ten i&ccedil;e en &ccedil;ok kıran sevgi &ccedil;&uuml;nk&uuml; insan en &ccedil;ok babasına kırılır bence. Ama baba sevgisi bile doldurmaz o boşluğu. Dolduramaz. Herşeyi dener. Ama yine i&ccedil;inde bir sıkıntı kalır. O boşluğu dolduramamanın sıkıntısı.</p>
<p>Sonra karşınıza &ouml;yle biri &ccedil;ıkarki, eski sevgiliniz gibi uzak kaldığınızda ben neden bununla sevgili oldum demessiniz. Diyemezsiniz &ccedil;&uuml;nk&uuml; iyi hatıralar aklınızdan &ccedil;ıkmaz iyi dersiniz, iyiki hayatımda. Yada baba sevgisi gibi istemeyerekte olsa kırmaz sizi ne yaparsa yapsın g&ouml;z&uuml;n&uuml;ze batmaz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; siz onu zaten kusurlarıyla sevmişsinizdir. Sonra bakarsın onun yanında &ccedil;ok mutlu hissediyorsun,i&ccedil;indeki boşluğu unutuyorsun. Sizi sarıyor, iyileştiriyor ayağa kaldırıyor. İşte o kişi sizin ger&ccedil;ek aşkınızdır.</p>
<p style="text-align: left;">G&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z zaman işte dersin, işte benim ruh ikizim bu &ccedil;&uuml;nk&uuml; onun yanında ısınırsın. Bazen mesela evinde 100 korumayla bile yaşasan g&uuml;vende hissetmezsin. Ama onun kollarının altı herşeyden huzurlu ve g&uuml;venli gelir. Onda tamamlanırsın ruhun tamamlanır. Bunları hissettiğin zaman ger&ccedil;ek aşkını bulmuşsundur bence. Ama bu kişiyi bulmak i&ccedil;in herkesle de birlikte olmayın. O&nbsp; sizi bulacaktır, en &ccedil;aresiz en zor en dipteki anınızda bulacaktır. Bundan emin olun...</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Karşı Kaldırımlardan Yan Yana Seninle</title>
<link>https://edebiyatblog.com/karsi-kaldirimlardan-yan-yana-seninle-95</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/karsi-kaldirimlardan-yan-yana-seninle-95</guid>
<description><![CDATA[ Yol ayrımında demlenir gözlerim` ]]></description>
<enclosure url="" length="33209" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 11 Jun 2021 18:31:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>Çetin</dc:creator>
<media:keywords>Kaldırım, yol</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Mor tozlar serpili bir cadde</p>
<p>Yanana y&uuml;r&uuml;r&uuml;z biz</p>
<p>Aramızdan ara&ccedil;lar yayalar ge&ccedil;se ne</p>
<p>Karşı kaldırımdan kol kola seninle</p>
<p>y&uuml;r&uuml;r&uuml;z sakince ve bol heyecanla</p>
<p>İşinden bıkıp eve ka&ccedil;ışıyor herkes</p>
<p>Son pazarlıklar ediliyor</p>
<p>Eli boş cebi boş gidiliyor yollar</p>
<p>Bu telaşta g&ouml;rmez kimse</p>
<p>Ey alemin g&uuml;neşi</p>
<p>ay&ccedil;i&ccedil;eğine bir bak</p>
<p></p>
<p></p>
<p>Yolumuzda faytonlara kibar insanlara</p>
<p>Eski romatizmalara rastlanmaz</p>
<p>Yan yana y&uuml;r&uuml;r&uuml;z biz</p>
<p>Karşı kaldırımlardan</p>
<p>K&uuml;f&uuml;rlerle irkilir uyanırız</p>
<p>H&uuml;lyalarımdan seninle</p>
<p></p>
<p></p>
<p>Sana bakmayı unutabilirim</p>
<p>Eli kirli y&uuml;z&uuml; kirli insanların arasında</p>
<p>Yol kenarlarında &ccedil;i&ccedil;ekler a&ccedil;abilir</p>
<p>Bug&uuml;n istemsizce şeytan ibadet edebilir</p>
<p>Allah affedebilir ademi beşeri</p>
<p></p>
<p></p>
<p></p>
<p></p>
<p></p>
<p>Bug&uuml;n</p>
<p>sen g&uuml;lersen kalabalıkların arasından</p>
<p>Yanya&rsquo;na y&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z Caddeler</p>
<p>i&ccedil; &ccedil;eker ah eder</p>
<p>ben seni seyrederim</p>
<p>Herkes yok olur</p>
<p>seni g&ouml;rmemi engelleyen</p>
<p></p>
<p></p>
<p>Y&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z caddede</p>
<p>Bahar son kıyaklarını yapar</p>
<p>Bir r&uuml;zgarla sa&ccedil;ını savuşturur</p>
<p>Ben y&uuml;z&uuml;nden hasret gideririm</p>
<p>Hi&ccedil; g&ouml;rmemiş kadar ilgili</p>
<p>G&ouml;z yumacak kadar bilgili</p>
<p>Ben sana mecbur kalırım</p>
<p></p>
<p></p>
<p>Yol ayrımında demlenir g&ouml;zlerim</p>
<p>Senin girdiğin ara sokağın tam karşısına</p>
<p>iki damla yaş armağan ederim</p>
<p>Ben sana mecbur kalırım da</p>
<p>Adını unuturum soramam</p>
<p>K&uuml;&ccedil;&uuml;ld&uuml;k&ccedil;e k&uuml;&ccedil;&uuml;l&uuml;yor bedenin</p>
<p>Gittik&ccedil;e i&ccedil;ime işliyorsun ...</p>
<p>Ellerimiz birbirine hi&ccedil; mi değmeyecek</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>yazıyorum seni her yere.</title>
<link>https://edebiyatblog.com/yaziyorum-seni-her-yere</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/yaziyorum-seni-her-yere</guid>
<description><![CDATA[ sevsin yolunu tüm yıldızlar ~ ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/05/image_750x500_60b2219c2da64.jpg" length="42944" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 30 May 2021 07:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>Yenilgilerimden</dc:creator>
<media:keywords>Yazmak, yıldızlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>ellerimi koyacak bir yer bulamıyorum. sana dokunamıyorum. g&uuml;zelliğin karşısında sadece yutkunabiliyorum. kelimeleri se&ccedil;emiyorum, se&ccedil;ersem de hep dağınık c&uuml;mleler kuruyorum. dayanamıyorum g&ouml;zlerindeki h&uuml;zne, t&uuml;m evi dağıtasım geliyor ama aslında daha fazlasını yerle bir ediyorum kafamda. sana geliyorum hep. senden başka bir yol bilmiyorum ya da senin yolunu ezberlemeyi seviyorum. ben &ouml;ğrenmeyi, okumayı seviyorum. avu&ccedil; i&ccedil;lerinde hep yeni şiirler g&ouml;r&uuml;yorum. evdeki &ccedil;i&ccedil;eklerim seni soruyor, yıldızlarım seni kıskanıyor. g&ouml;zlerimi senden ayıramıyorum, evimin yolunu unutuyorum ama benlerini ezbere biliyorum.</p>
<p>ben hep kendimi kaybediyorum, aramıyorum da. sen hep beni buluyorsun, g&ouml;ndermiyorsun. gidecek bir yerim yok, diyorum. bana omzunu g&ouml;steriyorsun. ben hep gecenin ikisinde kaldırımda senin omzunda umudu bekleyen bir kız olarak kalmayı diliyorum. yok olmaz &ouml;yle şey, diyorsun. ger&ccedil;eklik en &ccedil;ok o zaman canımı sıkıyor. bir takım felseferle dolaştırıyorsun boşlukta s&ouml;zc&uuml;kleri, karıştıyorsun zihnimi. biliyoruz, yine sen haklısın.</p>
<p>sen hep g&uuml;zelsin, ben hep sana ne olduğunu bilmediğim adını koyamadığım duygulardayım. ben senin en derinlerindeyim. teninin, zihninin en &uuml;cra k&ouml;şesinde. ben o evin d&ouml;rt duvarına seni anlattım, &ccedil;i&ccedil;eklere, ağacıma ve g&ouml;ğe. şimdi seni sana anlatmaya geliyorum uzaklardan. <em>sevsin yolunu t&uuml;m yıldızlar</em>.</p>
<p>omuzlarına şiirler.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SEVGİLİ</title>
<link>https://edebiyatblog.com/sevgili</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/sevgili</guid>
<description><![CDATA[ Bakamadığım gözlerinizin renginden, göremediğim gülüşünüze kadar; her bir karenize şiirler yazmak istiyorum sevgili... ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/05/image_750x500_60b13e23463c9.jpg" length="36293" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 28 May 2021 22:02:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>Kağıttan Ruhlar</dc:creator>
<media:keywords>Sevgili, gülüş</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Bir insanı anlatırken hi&ccedil; kelimelerin bu kadar kifayetsiz kaldığını hissetmemiştim. Siz benim anlatıp da anlatamadığım her şeyde saklısınız. Bakamadığım g&ouml;zlerinizin renginden, g&ouml;remediğim g&uuml;l&uuml;ş&uuml;n&uuml;ze kadar; her bir karenize şiirler yazmak istiyorum sevgili. Bakmayınız &ouml;yle, sevgilim değil sevgilisiniz benim i&ccedil;in. Yokken bile varsınız bende. Siz var olmamış ger&ccedil;eğim, tek bildiğim doğrusunuz. Ger&ccedil;ekten benim i&ccedil;in doğru kişi misiniz bilmiyorum ama yanlışsanızda o kadar g&uuml;zel bir yanlışsınız ki bin doğruya bedelsiniz. S&ouml;ylesenize sevgili nasıl bu kadar g&uuml;zel işlemeyi başardınız i&ccedil;ime, nasıl bu hale getirdiniz beni? Baktığım her yerde g&ouml;rmeye, her zaman dilimimde var olmaya başladınız. Evet delirdim, delirtmeyi başardınız sonunda. Ah doğru sevgili, siz bir şey yapmadınız değil mi? Biliyorum, biliyorum hi&ccedil; g&ouml;rmediğim y&uuml;z&uuml;n&uuml;ze ya da hi&ccedil; duymadığım sesiniz yerine bu hayatta var olmanıza tutunarak her şeyi ben yaptım biliyorum. Siz de beni &ccedil;eken bir şey var, ah yoksa b&uuml;y&uuml; m&uuml; yaptınız hi&ccedil; mantıklı değil k&ouml;r&uuml; k&ouml;r&uuml;ne bağlanmam. B&uuml;t&uuml;n &ouml;nceliklerimi aldınız, sizi d&uuml;ş&uuml;nmekten nefes almayı unutacak haldeyim, haberiniz yok..</p>
<p>27'05<br />~G.D.M</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hokus Pokus 13.Bölüm</title>
<link>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-13bolum-1122</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/hokus-pokus-13bolum-1122</guid>
<description><![CDATA[ Hokus Pokus 13.Bölüm  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x500_61a8e1527cf25.jpg" length="26854" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 07 Apr 2021 17:49:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>Edanuryd</dc:creator>
<media:keywords>Kelebek, koza, Ressam, Roman, Hikaye</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div align="left">
<p dir="ltr"><b><i>İyi Okumalar:)</i></b></p>
</div>
<div align="center">
<p dir="ltr"><u><b>13.B&ouml;l&uuml;m: Vicdanın Sesi</b></u></p>
</div>
<p><img src="https://edebiyatblog.com/uploads/images/2021/12/image_750x_61a8e152befc2.jpg" alt="" /></p>
<div align="left">
<p dir="ltr"><i>"</i><i>Bitmiş</i><i> melodinin </i><i>kısık</i> sesi, <i>Vicdanımdan yayılıyor..."</i></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>*</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Bazı anlar vardır, zamanın nasıl ge&ccedil;tiğini anlam veremediğiniz.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Bazı anlar vardır, zamanın ge&ccedil;mesini istemediğiniz.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Ve bazı anlar vardır, sadece tek bir kişiyle o ana hapsolmak istediğiniz.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Ben, şu an karşımda duvarlarını birer birer yıktığım; kahvenin tonlarına b&uuml;r&uuml;nen ela g&ouml;zlerindeki perdeleri araladığım adamla, işte tam da o anları paylaşıyordum. Bizi bu denli yakın ama bir o kadar uzak tutan neydi?</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Ge&ccedil;miş... </b><b>Aslında ikimizde ge&ccedil;mişteydik. Ge&ccedil;mişimizde geziniyorduk.</b><b> Bizi </b><b>yakın</b><b> ve uzak tutan etken ge&ccedil;mişten </b><b>başka</b><b> bir şey </b><b>değildi</b><b>. </b><b>Ge&ccedil;miş, bizi yakın tutan tek fakt&ouml;rd&uuml;, ama gelecek &ouml;yle değildi. Gelecek, bizim aramıza sert duvarları &ouml;ren unsurdu.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Arel'in ge&ccedil;mişi yaralıydı. Ge&ccedil;mişin kanayan yarası, gelecekte kanamayı bırakmıştı. Oluk oluk akan yarası kapanmamıştı, ama i&ccedil;indeki kan, akmayı bırakmıştı. Arel &Ouml;zbey, ge&ccedil;mişin kanayan yarası; geleceğin kasırgasıydı. Aramıza &ouml;r&uuml;len duvarlar gelecek, perdelerse ge&ccedil;mişti. Gelecek mantığı, ge&ccedil;miş duyguları barındırıyordu. O, ge&ccedil;mişi bırakmış, ya da bıraktığını sanmıştı. Ancak her iki durumda da benim aksime, kendi h&uuml;km&uuml;n&uuml; s&uuml;rd&uuml;rm&uuml;şt&uuml;.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Benim ge&ccedil;mişim ise beni kovalıyordu. Peşimi bırakmıyor; duygularıma, mantığıma y&ouml;n vermeye &ccedil;alışıyordu. &Ccedil;alışıyordu diyorum, &ccedil;&uuml;nk&uuml; duygularım birinci yaşamımın Vuslat'ına aitti. Mantığım ise tamamıyla bana. İ&ccedil; sesimin kargaşasında </b><b>Arel ile aramızdaki en belirgin farkta buydu.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Hatırlamak...</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Arel ge&ccedil;mişinin her ge&ccedil;en saniyesini biliyordu, ancak ben bilmiyordum. Sadece ailemin ge&ccedil;mişinde kendi rol&uuml;m&uuml; alıyordum. Başkalarının rollerini ise </b><b>&ccedil;alma</b><b> niyetindeydim.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Arel ile b</b><b>ir anda aramızdaki &ouml;n yargılar, duvarlar, perdelerin &ccedil;ekilmesiyle durgun deniz misali ortam oluşmuştu. Dilimi damağıma vurup ellerimize baktım. Arel'in m&uuml;hr&uuml;, Pars'ın c&uuml;mlelerinden ge&ccedil;iyordu. Pars'ın c&uuml;mleleri, Arel'in m&uuml;hr&uuml;nde yeşeriyordu. Bunu bilerek g&uuml;l&uuml;msedim. Pars ve Arel'in arasındaki ilişki ger&ccedil;ekten imrenilecek boyuttaydı. Aralarındaki sessiz s&ouml;yleyişler, tek bir bakışlarıyla yankı vuruyordu.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Titrek nefesimi verdiğimde g&ouml;zlerim, m&uuml;h&uuml;rlenmiş ellerimize kaydı. Biliyordum. Artık Arel beni bırakmayacaktı. Beni kabullenmişti. En azından benim a&ccedil;ımdan b&ouml;yleydi.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Arel'in g&ouml;zlerinde g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m ge&ccedil;mişin perdeleri, ellerindeki sıcaklığı oluşturmuştu. Gazel'in yanılgısı da buydu. Arel, ge&ccedil;mişiyle savaşıyordu. Savaşı ge&ccedil;mişleydi. Ge&ccedil;mişinin barındırdığı gelecek ise tamamen babama duyduğu saygı ve minneti.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Yaşam ipleri, yaşam &ccedil;izgileri...'' başımı sağa yatırıp mırıldanarak, sol elimle Arel'in elimi tutan sağ elinde gezdirdim. Damarlarına parmaklarımı değdirdiğimde, ''Yaşam ipleri.'' deyip g&uuml;l&uuml;msedim. Elimi bu kez avu&ccedil; i&ccedil;lerine y&ouml;nelterek a&ccedil;tım. O ise el ele tutuşan ellerimizi hala bırakmamış; parmaklarıyla, parmaklarımı kavramıştı. Dikkatle ne yaptığımı &ccedil;&ouml;zmeye &ccedil;alışırken m&uuml;hr&uuml; bozmamak i&ccedil;in k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuk edasıyla parmaklarımı tutuyordu. G&uuml;l&uuml;msedim. ''Yaşam &ccedil;izgileri.'' elimi avu&ccedil; i&ccedil;lerindeki &ccedil;izgilerde gezdirerek, ''Pars'ın yaşam ipleri ve senin yaşam &ccedil;izgilerin.'' dedim g&ouml;zlerimi onun a&ccedil;ık kahverengi g&ouml;zlerinde gezdirdiğimde.</b><b> "M&uuml;hr&uuml; </b><b>oluşturuyor</b><b>."</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Arel, dudaklarını birbirine bastırıp bir s&uuml;re sustu. G&ouml;zlerindeki perdeleri daha &ccedil;ok aralayarak başını sola doğru yatırdı. B&ouml;ylelikle y&uuml;z&uuml;n&uuml; daha rahat g&ouml;r&uuml;r oldum.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Bizim iplerimiz ve bizim &ccedil;izgilerimiz.'' damarlarımda, hayır! yaşam iplerim de ellerini gezdirip, tıpkı benim ona yaptığım gibi avu&ccedil; i&ccedil;lerime y&ouml;neltti. ''Yaşam iplerinin bağlandığı tek yer &ccedil;izgilerdir. Yaşam &ccedil;izgilerinin tutunduğu yerde yaşam ipleridir.'' sırıtarak, ''Pars ve ben değil, biz. Bizim &ccedil;izgilerimiz ve bizim iplerimiz.'' kararlı bakışları y&uuml;z&uuml;ne hakim olduğunda dudakları tek bir &ccedil;izgi haline b&uuml;r&uuml;nd&uuml;. ''Yalnızca bizim.'' dedi.</b><b> "Yalnızca bizim m&uuml;hr&uuml;m&uuml;z."</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Laf cambazlığı konusunda &uuml;st&uuml;ne yok.'' diyerek kıkırdadım. Başımı geriye atıp sırtımı sandalyeye yasladım. O anı.. evet, ben bozmuştum. İleride bu ana tekrar d&ouml;nmek isteyeceğimi bilemeden bozmuştum.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Arel'de sırtını sandalyeye yasladığında alayla bana baktı. Ellerime soğukluk hissi yayılmaya başladığında konuşmak i&ccedil;in bana d&ouml;nen Arel'i es ge&ccedil;tim. Ona bakarsam, ellerini tekrardan tutmak isteyecektim.</b> <b>Bir anda ona &ccedil;ekilmiş olmam beni bir hayli bozguna uğratmıştı. Başımı iki yana salladığımda i&ccedil;imdeki dejavu tohumları oluşmak i&ccedil;in benden yardım istedi. İ&ccedil; &ccedil;ekerek onayladığım da &ouml;n&uuml;me gelen belli belirsiz anılar, başıma keskin acıların girmesine sebep oldu.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Belki de vardır.'' Arel'in alaycıl s&ouml;zleri zihnimi susturmuyordu. ''Vuslat, İyi misin?'' şefkat sesine yayıldığında hızla başını bana doğru eğdi.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><i>''Bizim m&uuml;hr&uuml;m&uuml;z, bizim hayatımız.'' dedi oğlan &ccedil;ocuğu...</i></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><i>''Bizim m&uuml;hr&uuml;m&uuml;z, bizim hayatımız.'' dedi kız &ccedil;ocuğu.</i></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>&Ccedil;imenliklere oturmuş, el ele iki &ccedil;ocuk vardı. Bir birleriyle g&uuml;l&uuml;ş&uuml;yorlar, eğlendiklerini belli ediyorlardı. Başım &ouml;n&uuml;me d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml;nde ellerimi şakaklarıma g&ouml;t&uuml;rd&uuml;m. Ovalamaya başlarken Arel'de &ouml;n&uuml;me &ccedil;&ouml;km&uuml;şt&uuml;. Ruhani değişimim onu şaşırtmış, Gazel'in ise uyku mahmurluğunda g&ouml;zlerini a&ccedil;masıyla sonu&ccedil;lanmıştı.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><i>Oğlan &ccedil;ocuğu, kızın ellerini daha sıkı tutarak,''Vera'nın kalbi,'' diyerek kıza baktı.</i></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><i>''&Ccedil;ocuk adamın aklı,'' dedi kızda ona katılarak.</i></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><i>''Bir birlerini dengede tutacaklar.'' dedi oğlan &ccedil;ocuğu. ''Senin sevgin, benim sevgimi oluşturuyor; duygularımı yaşatıyor.''</i></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><i>Oğlanın son </i><i>s&ouml;zleri</i><i> kıvırcık sa&ccedil;larıyla </i><i>r&uuml;zgara</i><i> kucak </i><i>a&ccedil;an</i><i> </i><i>k&uuml;&ccedil;&uuml;k</i><i> </i><i>kızı</i><i> </i><i>g&uuml;l&uuml;msemişti</i><i>.</i></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Gazel, koltuktan hışımla kalkıp o da yanıma &ccedil;&ouml;kt&uuml;. V&uuml;cudum titremeye başladığında Arel'in sesi zihnimdeki odalardan birinde yankılandı. ''Bunu yaptığım i&ccedil;in bana kızacaksın belki, ama maalesef, başka bir fikir gelmiyor aklıma.''</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Nefes alış verişim zorlaşırken Arel, başımı g&ouml;ğs&uuml;ne &ccedil;ekip kollarını belimde bağladı. Sol eliyle sa&ccedil;larımı okşadığında ellerim dizlerime d&uuml;şm&uuml;şt&uuml;. Gazel, d&uuml;şen ellerimi tutarak &ccedil;enesini dizime yasladı. O anda zihnimde dağılmakta olan sis tekrardan oluştu. Aynı &ccedil;ocuklar yine g&ouml;zlerimin &ouml;n&uuml;ne geldi. Arel'in hareketi o ana, geri d&ouml;nmem i&ccedil;in sanki aracı olmuştu. Eş zamanlı olarak Arel'in g&ouml;ğs&uuml; usulca inerken benim kalp ritmimse tam aksine artıyordu.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><i>Oğlan, kızın aksine g&uuml;l&uuml;ş&uuml;n&uuml; durdurmuş, kararlı bakışlarla kıza bakıyordu. K&uuml;&ccedil;&uuml;k kız, tebess&uuml;m ederek oğlanın başını tutup, kendine doğru &ccedil;ekti. Kollarıyla oğlanı sarıp sarmalarken, ''Senin aklın, benim zekamı oluşturuyor; zihnimi y&ouml;netmemi sağlıyor.'' dedi. ''Aklımın &ouml;nemini &ouml;ğretiyorsun.''</i></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><i>Oğlanın </i><i>sa&ccedil;larını</i><i> okşamasıyla beraber başını </i><i>&ccedil;ocuğun</i><i> </i><i>sa&ccedil;larına</i><i> g&ouml;md&uuml;. O sırada oğlan &ccedil;ocuğu g&uuml;lerek kıza sıkıca sarıldı.</i></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Bu kadardı. Zihnime dolan anı sadece bu kadarcıktı. İ&ccedil;imde patlamayı bekleyen volkan, lavlarını tekrardan g&ouml;z &ouml;n&uuml;ne &ccedil;ıkartmıştı. Sis dağılıp zihnimde beyazlığın arasında siyah leke gibi beni tek başına bıraktığında yıllar &ouml;ncesine ait anım kaybolmuştu. Seslensem, huzuru barındıran iki k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuk, yanıma gelir miydi? beni bu kaosun i&ccedil;inden &ccedil;ekip &ccedil;ıkarırlar mıydı? kimdi onlar? neden birden bire belirmişlerdi?</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Sorular zihnime h&uuml;cum ediyor, titrememe vesile oluyorlardı. </b><b>Eğitimim sırasında anılarım ara sıra aklımda yer edinmiş; titrememe, nefes alış verişimin bozulmasına sebep olmuştu. Pars ve Bulut takımı beni her seferinde sakinleştirmeyi başarmış olsalar da şu an i&ccedil;inde bulunduğum durum &ouml;ncekilere benzemiyordu. Arel'in m&uuml;hr&uuml;, ilk anıya kucak a&ccedil;mamı sağlamış, sarılışı ise o anıya tutunmamı sağlayarak devamını g&ouml;rmeme sebep olmuştu.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Ge&ccedil;mişin tozlu sayfalarında her şey berraktı. Her yer apaydınlık, huzurun tablosunu andırıyordu. Parkta &ccedil;imenler &uuml;zerinde oturan o iki k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuğun y&uuml;zleri olduk&ccedil;a netti. Onlar kalbimin teklemesine sebep olan y&uuml;zlerdi. Ge&ccedil;mişimin </b><b>emanet ettiği, </b><b>şimdinin sancısı; geleceğimin kabusuydu. Ben o k&uuml;&ccedil;&uuml;k kızdım. Oğlan &ccedil;ocuğunun y&uuml;z&uuml; pek net değildi, ama g&ouml;zleri... g&ouml;zlerine her ge&ccedil;en saniye baktığımdan emindim. O g&ouml;zlerin sahibini biliyordum. Y&uuml;z&uuml; buğulu olasa da &ccedil;ocuk adamın, &ccedil;ocuğu atıp adam olduğu kişi yanı başımdaydı. Başımı yasladığım bu g&ouml;ğ&uuml;s, o adamın kendisiydi. Yıllar &ouml;nce ben, onu g&ouml;ğs&uuml;me &ccedil;ekerek ev sahipliği yapmıştım. Şimdi ise tam </b><b>tersi</b><b> </b><b>aynı</b><b> </b><b>kucağı</b><b> o, bana </b><b>sunmuştu</b><b>.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Nefesim gittik&ccedil;e ritmine kavuşurken ge&ccedil;mişimden bir par&ccedil;am &ouml;n&uuml;me d&ouml;k&uuml;lm&uuml;ş, beni kucaklamıştı.</b><b> O ge&ccedil;miş Arel'di.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><i><b>''Ge&ccedil;mişinden biri ve sana bunu s&ouml;ylemedi.''</b></i></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>İ&ccedil; sesim yine birinci yaşamımın ayak izlerini takip ediyordu. İ&ccedil; &ccedil;ekerek sakinleşmiş bedenimi doğrultarak başımı Arel'in g&ouml;ğs&uuml;nden kaldırdım. Arel, ge&ccedil;mişimdi. Arel &Ouml;zbey ge&ccedil;mişimin i&ccedil;indeydi. Ge&ccedil;mişimin bozulan m&uuml;hr&uuml;n&uuml;, geleceğim de tekrardan oluşturmuştu. Bu durum her ne kadar canımı yaksa da suskunluğumu korumanın en iyi şey olduğunun farkındaydım. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; s&uuml;kunet, insanlığın en b&uuml;y&uuml;k servetiydi. Ve ben o serveti her zerremle </b><b>tadacaktım</b><b>.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Ne oldu?'' dedi Gazel, ellerimi sıkıca kavrarken, ''Sayıklıyor ve titriyordun. &Ouml;z&uuml;r dilerim, sana yardım edemedim.''</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Gazel'in sesine yansıyan şefkatle karışık kedere buruk&ccedil;a tebess&uuml;m ettim. G&ouml;zlerimiz kesişirken yeşillerinde g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m saf merhametle beraber endişe, yutkunmama sebep oldu. Gazel'in beni, bu kadar &ouml;nemsediğini ger&ccedil;ekten d&uuml;ş&uuml;nmemiştim.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''&Ouml;z&uuml;r dileme.'' dedim boğazımdaki acıyı umursamadan.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Ellerimi daha sıkı tuttuğunda başımı yere doğru bakan Arel'e &ccedil;ektim.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Teşekk&uuml;r ederim.'' kısık sesimle g&uuml;l&uuml;msemeye &ccedil;alıştım. ''Endişe etmenize gerek yok. Sadece ge&ccedil;mişimin izleri, g&uuml;n y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;ıktı.'' dedim ikisine birden bakarak. Normal bir şeymiş gibi s&ouml;ylemem ikisinin de kısa s&uuml;reli bakışlarına maruz kalmama sebep oldu.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Oysaki ger&ccedil;ekten bu durum normaldi. Ama beni bu denli etkileyen Arel'i daha &ouml;nceden tanıyor oluşumdu. Arel'i tanıyor olmam Gazel'i de tanımış olmam anlamına gelirdi. Ve sanırım, onlarında aklına ilk bu durum gelmişti. Y&uuml;zlerindeki &ouml;zellikle de Gazel'in y&uuml;z&uuml;ndeki ifade her şeyi &ouml;zetliyordu.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Ne g&ouml;rd&uuml;n?'' dedi Gazel hızla. ''Ne hissettin?''</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Dudaklarımı birbirine bastırıp bir s&uuml;re sustum. Gazel, merakla karışık endişeyle bana bakarken Arel, başını yerden bir saniye olsun kaldırmıyordu. D&uuml;ş&uuml;ncelerimin doğruluğu Gazel'in dudaklarından d&ouml;k&uuml;lm&uuml;şt&uuml;. Ge&ccedil;mişe ait duyduğu endişe, bana karşı hissettiği endişenin &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;mişti.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Gazel'in ge&ccedil;mişimde olması beni pek şaşırtmamıştı. &Ccedil;&uuml;nk&uuml;, uyandığım ilk andan beri bana diğerlerinden daha farklı davranmıştı. G&ouml;zlerindeki parıltıyla resmen ben yanındayım diye meydan okuyordu. Nadiren dudaklarından d&ouml;k&uuml;len kız kardeş s&ouml;z&uuml; ise t&uuml;m bunları destekler nitelikteydi. </b><b>Fakat Arel tam tersi </b><b>şeklinde</b><b> davranmış, beni </b><b>yeni</b><b> yeni kabul </b><b>ettiğini</b><b> g&ouml;steriyordu.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Dudaklarımı birbirine bastırıp sorularına cevap vermeye başladım. ''İki &ccedil;ocuk vardı. &Ccedil;imenlere oturmuş g&uuml;l&uuml;ş&uuml;yorlardı.'' dedim d&uuml;r&uuml;st davranarak. ''Sevgi ve zekadan konuşuyorlardı. Oğlanın denge dediğini anımsıyorum.'' a</b><b>ncak d&uuml;r&uuml;stl&uuml;ğ&uuml;m buraya kadardı. Onlar, bana ge&ccedil;mişimde yaşadıklarını s&ouml;ylememişlerdi. Geleceğim de yer edinmeye &ccedil;alışırlarken ge&ccedil;mişimi sineye &ccedil;ekmişlerdi.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>S&ouml;ylediklerimle eş zamanlı olarak Arel, bir anda buz kestiğinde nefes alış verişi saniyelik durmuştu. Gazel, tedirginlikle ellerimi serbest bıraktığında bakışları ara sıra Arel'e değiyordu. Tepkilerini saklamıyor oluşları beni şaşırtmıştı. Saklasalar anlamazdım, &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ikisi de profesyonel oyunculardı. </b><b>Bunu bildiğimden şaşırmıştım. Bana </b><b>bilerek</b><b> maskelerini </b><b>&ccedil;ıkararak</b><b> yaklaşıyorlardı.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Ne hissettin?'' dedi Arel.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Uzun s&uuml;ren sessizliğini bozmuş, kahvelerini tıpkı ge&ccedil;mişte g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m oğlan &ccedil;ocuğunun masumluğuna b&uuml;r&uuml;m&uuml;şt&uuml;. Ellerini oturduğu masanın iki yanından alıp birbirine kenetledi.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''&Ccedil;ok silik bir anıydı.'' </b><b>yalan, olduk&ccedil;a netti.</b><b> ''</b><b>Oğlanın yanında birde kız vardı. </b><b>Oğlanın y&uuml;z&uuml;n&uuml; silik olarak g&ouml;rm&uuml;ş olsam da kızın ki daha netti..''</b><b> kısmen yalan...</b><b> </b><b>'' O kızın ben olduğumu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.'' </b><b>ger&ccedil;ek, o kız &ccedil;ocuğu bendim. </b><b>''Ancak t&uuml;m bunlara rağmen o, oğlan &ccedil;ocuğuyla huzuru hissetmiş, g&uuml;vende olduğuma emin olmuştum.'' tekrardan ger&ccedil;eğe başvurmuştum.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Bilerek bunu yapmış, tepkilerini &ouml;l&ccedil;mek istemiştim. Bana neden ge&ccedil;mişimde olduklarını ya da en azından Arel'in olduğunu s&ouml;ylemediklerini merak etmiştim.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Sırtımı sandalyeye yaslayıp ikisine birden baktım. Gazel, ayaklanıp s&uuml;rahiye uzanırken Arel, afallayarak y&uuml;z&uuml;me bakıyordu. Donuk, boş bakışlarım onun parıldayan g&ouml;zlerinin yanından bile ge&ccedil;miyordu. Yalnızca bunlar değildi. Arel, kendi kendini ateşe atmıştı. Benim &ccedil;ocukken ona sarıldığım gibi o da bana sarılmıştı. Ge&ccedil;mişte onu ben sakinleştirirken bu kez o beni sakinleştirmişti. G&uuml;l&uuml;msedim. G&uuml;l&uuml;msemem yavaş yavaş solarken Arel'i hatırladığımı s&ouml;ylememe kararımı netleştirdim. Yapbozun par&ccedil;alarını zaman i&ccedil;erisinde birleştirip onlara hazır resmi verecektim.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Ge&ccedil;mişim, yapbozum olmuştu.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Geleceğim, satrancım olmuştu.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Gazel, bardağı bırakıp, ''Nasıl hatırladın?'' dedi.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Y&uuml;z&uuml;ne ciddiyeti yerleştirmesi bana da yansıdığında Arel, ayaklanarak bilgisayarın başına ge&ccedil;ti.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Bilmiyorum,'' diyerek tekrardan yalana baş vurdum. ''bu konuyu kapatalım, l&uuml;tfen.''</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Gazel, başıyla onayladığında sandalyeden kalkıp elindeki bardağı aldım. Zihnimdeki sis bulutu hafif hafif oluşurken k&ouml;şeye saklanan Vera kelimesi kalbimin 2. Kez teklemesine sebep oldu. Arel, bana Vera demişti. İstemsizce elim boğazıma gittiğinde ovmaya başladım. Derin bir soluk vererek Arel'in lakaplarından biri olabileceğini d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m. Bu d&uuml;ş&uuml;nce mantığıma yattığında daha sonra araştıracağıma dair not ettim.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Koltuğa otururken battaniyeyi &uuml;zerime &ccedil;ekip son kez g&ouml;zlerimi odaya &ccedil;evirdim. </b><b>Daha &ouml;nce fark etmediğim k&uuml;&ccedil;&uuml;k camlardan ışık huzmesi i&ccedil;eriyi aydınlatmaya başlamıştı. G&uuml;n&uuml;n ilk ışıklarına şimdilik ev sahipliği yapmıştık. Gecenin, karanlığı ise bizi terk etmiş, karanlığın tohumlarını ruhuma ekmişti. O karanlık ge&ccedil;mişimdi. Işık huzmesi ise yeni yeni dahil olduğum geleceğimdi. Yaptığım benzetmeye tebess&uuml;m ederek Gazel'e baktım. Gazel, ısıtıcının ayarını d&uuml;ş&uuml;r&uuml;p az &ouml;nce benim kalktığım sandalyeye oturarak Arel'in yanına ge&ccedil;mişti.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Arel, alışık olduğum ciddiyetle karışık alaycıl y&uuml;z&uuml;yle </b><b>2. defa aynı tuşa tıklayarak Yavuz'un başından aşağı su d&ouml;kt&uuml;ğ&uuml;nde adam sı&ccedil;rayarak uyandı. Onun g&uuml;r&uuml;lt&uuml;s&uuml;yle mayışık halde olduğunu belirten Arya'da uyanmıştı. Gazel, g&uuml;lmeye başladığında bende ona katıldım.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''G&uuml;naydın, uyuyan g&uuml;zel.'' dedi Arel.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Yavuz, zorla nefes alıp verirken, ''Sadede gelmeni s&ouml;ylemiştim.'' dedi.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Başımı koltuğa yaslarken Arel, Yavuz'un konuşmasıyla v&uuml;cudunu dikleştirdi. İ&ccedil;eriye Pars'ın girişiyle Gazel, g&uuml;l&uuml;mseyerek Pars'ın elindeki poşetlere koştu.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Ben boşuna cansın sen, demiyorum.'' diyerek poşetlerdeki sandvi&ccedil;leri &ccedil;ıkardı.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Pars, g&uuml;lerek Gazel'e bakıp, ''G&uuml;naydın,'' diyerek &ouml;nce bana ardından Arel'e baktı. ''Bakıyorum da uyuyan g&uuml;zeli uyandırmışsınız. Doğru s&ouml;yleyin hanginiz &ouml;pt&uuml;?''</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Y&uuml;z&uuml;m&uuml; buruşturarak Pars'a baktığımda yanıma gelerek sa&ccedil;larımı karıştırdı. İtmekten vazge&ccedil;erek g&ouml;zlerimi devirdim. Arel, sırıtarak Pars'a baktığında Gazel, meyve sularını ve sandvi&ccedil;leri teker teker masaya bırakıyordu. Aynı zamanda da yemeye başlamıştı.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Benim &ouml;pmediğim kesin. Hadi s&ouml;yleyin?'' Pars'ın eğlenceli &ccedil;ıkan sesiyle bakışları doğrudan Arel'i hedef alıyordu.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Gazel'le aynı anda y&uuml;z&uuml;m&uuml;z&uuml; buruşturarak Pars'a baktık. Sanırım, ikimizde aynı sahneyi hayal d&uuml;nyamızda canlandırmıştık. Yastıklardan birini alıp Pars'a attığımda başını anında bana &ccedil;evirip şaşkınca baktı.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''İğren&ccedil;sin.'' dedim tiksindiğimi belirterek.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Gazel, hızla başıyla beni onayladığında Arel'de g&uuml;l&uuml;yordu.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Pars, koltuğa yasladığı eline başını koyarak v&uuml;cudunu bana d&ouml;nd&uuml;rd&uuml;. D</b><b>udakları alayla kıvrılırken,</b><b>''Hayal d&uuml;nyanda neler d&ouml;n&uuml;yor? Anlatsana biraz.'' deyip sahte ciddiyete b&uuml;r&uuml;nd&uuml;.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Mavileri eğlendiğini belirterek parıldadığında Gazel, başını iki yana sallayarak, ''Birileri olduk&ccedil;a keyifli uyanmış anlaşılan.'' dedi.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Pars, sırtını koltuğa yaslayarak Gazel'i baştan aşağı s&uuml;z&uuml;p g&uuml;lmeye başladı. Gazel, kaşlarını &ccedil;attığında Arel, odadan &ccedil;ıktı. Nereye gittiği aklımı kurcalarken Pars dudaklarını birbirine bastırıp, ''Uyanmam i&ccedil;in uyumam gerekir. Biliyorsun ki ben geceyi severim.'' dedi</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Gazel, meyve suyunun kapağını kapatıp boş şişeyi Pars'a doğru attığında Pars, başını sağa doğru yatırarak kurtuldu. Onları ilk defa b&ouml;yle g&ouml;rmenin verdiği garip mutluluk aslında aralarında ki yakınlığı g&ouml;steriyordu. Dışarıdan bakıldığında birbirlerine olduk&ccedil;a zıt ve uzak dursalar da aslında olduk&ccedil;a yakınlardı.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Kes sesini. Bu tavırların bana s&ouml;kmez.'' Gazel, kollarını kavuşturup, ''G&uuml;nd&uuml;z&uuml;, geceden daha fazla sevdiğini biliyorum.'' dedi.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Pars'ın keyifli hali yavaş yavaş yok olurken v&uuml;cudumu dikleştirdim. Gazel'in yanlış bir şey s&ouml;ylemediğine emindim ama Pars'ın donuk suratı tam tersini s&ouml;yl&uuml;yordu.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''İşimize d&ouml;nelim.'' diyerek konunun &uuml;st&uuml;n&uuml; farkında olmadan kapattı Arel.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Arel tekrardan gelmiş, elindeki &ccedil;antayı bilgisayarın yanına bırakmıştı. </b><b>Onun gelişiyle beraber Pars, ayaklanıp cebinden &ccedil;ıkardığı flashı kasaya taktı. Gazel, sandalyeyi d&ouml;nd&uuml;rerek onlara katıldığında bende dikkatle onları izlemeye başladım.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Sadede geliyorum o zaman?'' dedi Arel d&uuml;z sesiyle.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Yavuz, başını ağır ağır salladığında Arya dişlerini dudaklarına ge&ccedil;irip, ''&Ouml;dleğin tekisin.'' diyerek adeta tısladı.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Arel, hafif tebess&uuml;m ettiğinde, ''Dilin varmış.'' dedi.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Arya'nın suskunluğunun bozulmasının nedeni, b&uuml;y&uuml;k ihtimalle Yavuz'u yanıltmak i&ccedil;indi. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Arya, Yavuz'un b&uuml;t&uuml;n kirli &ccedil;amaşırlarını yıkayan kişilerden biriydi. Belki de ilk &uuml;&ccedil;te bile yer alıyordu. Emin değildim</b><b>.</b> <b>Anca</b><b>k</b><b> bu kadar sessiz ve sakin </b><b>olması</b><b> Yavuz gibi birini bile d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;rte bilirdi.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Arya, tahminlerimi yanıltmayarak kameraya doğrudan bakıp,</b><b>''Seninde korkaklığın hala &uuml;zerinde.'' dedi.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Arel, dudaklarını b&uuml;kerek, ''Tetiği &ccedil;ekmeyen sensin, ve korkak olan benim. &Ouml;yle mi?'' deyip Yavuz'a kısa s&uuml;relik bakış attı.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Arya, sinirlenerek ayağını yere vurduğunda Arel, başını geriye yatırdı. Her ne kadar işbirlik yapsakta Arel'in kendinden taviz vermediği ortaydı, ve </b><b>Arya'nın bunu beklemediği a&ccedil;ıktı. </b><b>O sırada Pars, bilgisayardan hızla 4 ayrı kişinin resmini sıraya koyduğunda Arel'e g&ouml;z ucuyla bakıp kendini geriye &ccedil;ekti.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''G&uuml;l&uuml;n&ccedil;...''Arel, Arya'ı daha &ccedil;ok sinirlendirmek istiyor gibiydi.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Kısık sesiyle sinirleri bozacak şekilde g&uuml;lmeye başlayan Arel, ''Korkak, başını kaldır.'' diyerek Yavuz'u sınamaya devam etti. Anlaşılan Arya'nın daha fazla &uuml;st&uuml;ne gitmeyi istememişti.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Yavuz, Arel'in s&ouml;zlerine başlangı&ccedil;ta bozulsa da bize bu hazzı yaşatmamak adına ifadesizliğe b&uuml;r&uuml;nd&uuml;.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Pars, klavyeden bir tuşa bastığında Yavuz ve Arya'nın tam ortasında projeksiyonun yansıması &ccedil;ıktı. Yansımayla beraber Yavuz, ifadesizliğini bozarak sırıtmaya başladı. Y&uuml;z&uuml;ndeki sırıtma sadece maskeden ibaretti. Korktuğunu belli etmemeye &ccedil;alışıyordu, ama nafileydi. Bu insanlar Yavuz'u yıllardır tanıyor, korkağın teki olduğunu biliyorlardı. Pars, alayla dudaklarını kıvırırken Yavuz'un &ouml;n&uuml;ne resimlerden biri &ccedil;ıktı.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Ekranda g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z kişi duru g&uuml;zelliğiyle beni olduk&ccedil;a b&uuml;y&uuml;lemişti.</b> <b>Bakışlarım Yavuz'un g&ouml;zlerine ulaştığında şaşkınlıkla parıldadığını g&ouml;rd&uuml;m. O sırada Arya'nın da y&uuml;z ifadesi benimki gibi anlamadığını belirttiğinde Arel mikrofona yanaştı.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Onda, bunda, şundadır... Yavuz'un kalbi kimdedir?'' Arel'in keyifle mırıldanışına Pars, kahkahasıyla eşlik ettiğinde Gazel başını iki yana salladı.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Arel'in sesi, Yavuz'u rahatsız ederken yumruklarını başka bir kamera a&ccedil;ısından sıktığını g&ouml;rebiliyordum.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Mavi boncuk mu demeliydim?'' diyerek eğlenmeye devam etti. ''Ellerini serbest bırak seni yaşlı adam.''</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Yavuz, &ccedil;ok yaşlı değildi, ama yinede yaşını almış biriydi. Hatta 40'ların sonlarında olduğuna emin bile olabilirdim. Koltukta doğrularak sandvi&ccedil;lerden birini ve karışık meyve suyunu alarak yemeye başladım. Eş zamanlı olarak Pars, Arel'in &ouml;n&uuml;ne bir dosya bırakıp mikrofonu kapattı.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Pars, y&uuml;z&uuml;n&uuml; buruşturduğunda, ''Zorlamaktan zarar gelmez.'' diyerek kendini geriye attı.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Onun bu tutumu, aslında t&uuml;m gece planı baştan sona titizlikle kontrol etmiş olduğunu d&uuml;ş&uuml;nmeme sebep oldu. G&uuml;l&uuml;mseyerek ona baktığımda Pars'ta bana doğru d&ouml;nerek aynı şekilde g&uuml;l&uuml;msedi.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Hale Atasoy, daha &ouml;nce bu kadını tanıdığını bizzat kendin dedin.'' i&ccedil; &ccedil;ekerek, ''Bozulma hemen, kalbimi kırıyorsun(!)'' dedi Arel imadan ge&ccedil;ilmeyen sesiyle.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Yavuz, konuşmamayı yeğleyerek Arya'ya baktığında onun yanında &ouml;zel hayatının ortaya d&ouml;k&uuml;lmesini istemediğini bakışlarıyla itiraf ediyordu. Ger&ccedil;i bu durum bende dahil kimseye dert oluşturmuyordu. Aileme yaptıklarının cezasını &ccedil;ekecek olan ilk piyon yakında yenilecekti.</b><b>Yavuz'un</b><b> bu durumundan olduk&ccedil;a keyif aldığımı b&uuml;t&uuml;n </b><b>h&uuml;crelerimde</b><b> hissediyordum.</b><b> Ve itiraf etmekten ka&ccedil;mıyordum.</b><b> Sırıtarak ekrana baktığımda Gazel'de aynı y&uuml;z ifadesini takındı.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Hale ile yasak aşk yaşayıp kadını bir &ccedil;&ouml;p gibi kenara attın." Pars'ın </b><b>uzattığı</b><b> </b><b>dosyayı</b><b> kavrayıp, "&Uuml;stelik gayrimeşru oğlunu da kapı dışarı ederek. Ne iyi y&uuml;rekli bir baba ve sevgili...''</b><b> </b><b>dedi</b><b> sona </b><b>doğru</b><b> </b><b>mırıldanarak</b><b>.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>İşte şimdi Yavuz Vecdi, soğuk terler d&ouml;kmeye başlamıştı. Sır gibi sakladığı 2.ailesi g&uuml;n y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;ıkmıştı. &Ouml;rg&uuml;tten ve daha bir&ccedil;ok kişiden sakındıkları bizler tarafından bilinmesi onun sinirlerini iyice germişti.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Bir şey bildiğin yok!'' g&ouml;zlerindeki gereksiz ateşi harmanlayarak kameraya baktı. ''&Ccedil;ocuk.'' diyerek k&uuml;kredi.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Arel'in dudakları tek bir &ccedil;izgi haline geldiğinde bakışlarıyla adamı ezip ge&ccedil;iyordu. Yavuz'un kelimeleri Arel'i sinirlendirmemişti, ancak keyfi birden bire bozulmuştu. Arel'in başkalarının kelimelerine aldırış etmediğini biliyordum. &Ouml;yle ki bu Yavuz gibi bir adamsa asla! Arel'in aklından bir şeyler ge&ccedil;iyordu ve Yavuz'un lafı, sadece &uuml;zerine denk gelmişti.</b><b> Olan buydu.</b><b> Emindim.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Senin gibi adamlar sevgiyi de sevilmeyi de hak etmiyor. Senin gibi insanlar bir aile kurmayı hak etmiyor.''</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Haklı</b><b> </b><b>&ccedil;ıkmıştım</b><b>. Arel'in değişimine sebep olan şey, Yavuz'un, Hale ve &ccedil;ocuğa k&ouml;t&uuml; yaşantı sunmasıydı.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Benim hayatım mı sana dokundu? yoksa &ccedil;ok mu yufka y&uuml;reklisin?''</b><b> Diyerek </b><b>g&uuml;lmeye</b><b> </b><b>başladı</b><b> Yavuz.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Senin hayatın bana dokundu.'' dedi Arel. ''Dokunmamasını dilemen i&ccedil;inse ge&ccedil; kaldın. ''</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Yavuz'un duruşu dikleştiğinde &ouml;fkeyle soludu. </b><b>Arel'in iddalı </b><b>c&uuml;mleleri</b><b> karşısında ezildiğini a&ccedil;ık&ccedil;a belli edişi alayla dudaklarımın kıvrılmasına sebep </b><b>olmuştu</b>.</p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''</b><b>Hale'yi, </b><b>oğlunu elinden almakla tehdit ettin. Sebebi neydi?'' mırıldanarak, ''Hm, biraz d&uuml;ş&uuml;nelim.''deyip mikrofonu kapattı.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Başını geriye atıp ayaklarını &ouml;n&uuml;ndeki sehpaya uzatırken Yavuz'u kameradan izlemeye devam etti.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Pars, ceketini &ccedil;ıkartırken, ''Hoşuna gidiyor değil mi?'' dedi Arel'e g&ouml;z ucuyla bakıp.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Arel başını sağa doğru yatarak Pars'a baktı. Sırıtmaya başladığında, ''Senin kadar olmasa da.'' diyerek mikrofonu eline aldı.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Gazel, Arel'i onaylayarak başını sallayıp kameraya &ccedil;evirdi.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''S&ouml;ylemek ya da duymak, se&ccedil; birini.'' dedi Arel otoriter sesle.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Yavuz başını iki yana </b><b>sallayıp cevabını belli </b><b>etti</b><b>.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Korkaksın, sadece korkaklar ka&ccedil;ar.'' otoriter sesi devam ettiğinde, ''&Uuml;stelik sen, kendi yaptıklarından ka&ccedil;arak ne kadar aciz olduğunu da g&ouml;steriyorsun." ufak bir ıslık melodisiyle, "A&ccedil;ık&ccedil;ası... G&uuml;zel bir g&ouml;steriydi. Ger&ccedil;ekten hakiki bir tebriği hak ediyorsun. Uzun zamandır senin gibi &ccedil;aresiz birini g&ouml;rmemiştim.'' dedi</b><b>.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Arel, ayaklarını kendine doğru &ccedil;ekip ellerini dizlerine yasladı. ''Neyse, konuya d&ouml;nelim.'' deyip ciddileştiğini belirtti.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Yavuz'un veya </b><b>bizlerin</b><b> konuşmasına asla izin </b><b>vermiyor</b><b> </b><b>ardı</b><b> </b><b>ardına</b><b> </b><b>c&uuml;mlelerini</b><b> </b><b>sıralamaya</b><b> </b><b>başlamıştı</b><b>. Arel'in </b><b>değişen</b><b> </b><b>tavrı</b><b> </b><b>Yavuz'un</b><b> </b><b>hoşuna</b><b> gitmezken </b><b>Arya'nın</b><b> alttan </b><b>alttan</b><b> </b><b>sırıtmasana</b><b> sebep olmuştu.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Hale senin metresin ve oğlunun annesiydi. </b><b>Yıllar</b><b> </b><b>s&uuml;ren</b><b> </b><b>birlikteliğin</b><b> </b><b>Hale'nin</b><b> </b><b>isyanlarıyla</b><b> son </b><b>bulmuştu</b><b>. İsyanlarının sebebi ise</b><b> ka</b><b>dını</b><b> eve hapsedip dışarıya pek nadir &ccedil;ıkmasına izin </b><b>vermemendi</b><b>.</b><b> D&uuml;r&uuml;st olmak gerekirse, Hale a&ccedil;ısından bu durumun olduk&ccedil;a zor olduğunun kanaatindeyim."</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Yavuz </b><b>yumruklarını</b><b> </b><b>g</b><b>ereksizce</b><b> </b><b>sıkmaya</b><b> </b><b>başlamıştı</b><b>.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Arel'de bu durumu fark ederek tebess&uuml;m etti."Ortada aşk veya para olsa da</b><b>hi </b><b>sonu&ccedil;ta </b><b>insanlık</b>, <b>&ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;ne</b><b> d&uuml;şk&uuml;n varlıklardır. 4 yıl boyunca kadının, sana ve o </b><b>yaşantıya</b><b> </b><b>dayanması</b><b> mucize </b><b>bile</b><b>."</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Pars'ın y&uuml;z&uuml;ndeki tatminlik </b><b>giderek yayılmıştı. Pars,</b><b> hi&ccedil; </b><b>bir</b><b> sebep g&ouml;zetmeksizin bir </b><b>şeyler</b><b>e</b><b> </b><b>bağlı</b> <b>kalma zorunluluğunu sevmez, reddederdi.</b><b> Ger&ccedil;i g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde insanlar da b&ouml;yle değiller miydi? Zorunluluk zihnimize </b><b>kazındığı</b><b> an, o </b><b>şeyden</b><b> </b><b>uzaklaşma</b><b> </b><b>i&ccedil;</b><b> g&uuml;d&uuml;s&uuml;ne girip isteksizliğe hakim olurduk.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Boğazındaki hırıltıyı yok edip, "&Ouml;n&uuml;ne &ccedil;ıkmasın diye uyuşturucu bağımlısı haline getirdin. Kadın kullanmak istemediğinde ise tehditlerini daha &ccedil;ok arttırdın. Sebebi ise hayatını mahvetmemesiydi. </b><b>Finalde ne oldu? Ger&ccedil;i pek şaşırmadım. Gittik&ccedil;e artan dozlardan dolayı </b><b>Hale Atasoy, &ouml;ld&uuml;. Onun &ouml;l&uuml;m&uuml;yle oğlun, yaşayan &ouml;l&uuml;ye d&ouml;n&uuml;şt&uuml;."</b><b> dedi Arel tek nefeste.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Yavuz, </b><b>yumruğunu</b><b> sıkmayı bırakarak, </b><b>"Bunları</b><b> s&ouml;ylemenin nedeni ne? &Ccedil;ocuk."</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Sırıtmaya </b><b>başlayan</b><b> Pars ve Gazel'e </b><b>katıldığımda</b><b> Arel, i&ccedil; </b><b>&ccedil;ekerek</b><b> sıkıldığını belli etti. Mikrofonu kapatıp, "Hi&ccedil;te eğlenceli değil."</b><b> dedi.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Pars </b><b>g&uuml;lerek</b><b>, "Bir ara benimle </b><b>konuşmana</b><b> izin veririm </b><b>kardeşim</b><b>." deyip Arel'in sırtını sıvazladı. Arel, </b><b>yanaklarını</b><b> </b><b>şişirip</b><b> serbest bırakırken, "Arya'yla konuşmak istersen orası ayrı."</b><b> </b><b>d</b><b>iyerek</b><b> ekledi.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Arel, Pars'ın elini </b><b>iterek</b><b> ters bir </b><b>bakış</b><b> </b><b>attı</b><b>. Ben </b><b>g&uuml;lmemek</b><b> </b><b>i&ccedil;in</b><b> </b><b>dudaklarımı</b><b> bastırdığımda Gazel, </b><b>kaşlarını</b><b> </b><b>&ccedil;atarak</b><b> </b><b>Pars'a</b><b> </b><b>baktı</b><b>.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>"Şu kızı bir sal!" dedi Gazel </b><b>k&uuml;kreyerek.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Pars </b><b>sağ</b><b> kaşını </b><b>kaldırıp</b><b>, Gazel'e &uuml;stten </b><b>&uuml;stten</b><b> </b><b>bak</b><b>arak, </b><b>"K&uuml;&ccedil;&uuml;k </b><b>kız</b><b> kardeşin katliam sa&ccedil;masını </b><b>istemeyiz</b><b>." deyip sırtını sandalyeye </b><b>yasladı</b><b>.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Gazel, Pars'ın oyununu devir alarak, "İnan bana, Pera daha iyi yapar bu </b><b>işi</b><b>." dedi </b><b>iddialı</b><b> sesiyle.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Arel ve ben </b><b>onları</b><b> izlerken Pars'ın </b><b>y&uuml;z&uuml;</b><b> oyunu bıraktığını </b><b>s&ouml;yl</b><b>edi. </b><b>Ciddiyetle Gazel'e bakarak, "Pera'dansa Gazel'i tercih </b><b>ederim</b><b>." dedi.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Gazel, </b><b>bakışlarını</b><b> ka&ccedil;ırarak sa&ccedil;larını savurduğunda. Yaptığı iki harekette birbiriyle uyuşmuyordu. Anlaşılan o da Pars'ın b&ouml;yle bir </b><b>şey</b><b> </b><b>diyeceğini</b><b> beklemiyordu.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Arel, "&Ccedil;ok ge&ccedil;meden senin her iki duyguyu da tatmanı sağlayacağım.'' </b><b>dediğinde</b><b> dikkatler </b><b>bozularak</b><b> tekrardan Yavuz'a d&ouml;nd&uuml;.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Bu arada oğlunun adı Arif'ti. Bunu da s&ouml;ylemeden ge&ccedil;mek istemedim."</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Pars 2. resme ge&ccedil;erken Arel su i&ccedil;ti. Gazel, yanıma doğru gelip başını dizlerime yasladığında Yavuz'a karşı duyduğum &ouml;fke ve karnımdaki tarifsiz ağrı yok olmuştu.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Yavuz, 2. Ailesini </b><b>sır</b><b> gibi </b><b>sakladığını</b><b> </b><b>d&uuml;ş&uuml;n&uuml;rken</b><b> bizim </b><b>onları</b><b> biliyor olmamız, onun bu </b><b>d&uuml;ş&uuml;ncesini</b><b> </b><b>yıkmıştı</b><b>. Fakat oğlunu kendi soyuna bile </b><b>ge&ccedil;irmemiş</b><b> olmayısla beraber bu kadarını bildigimizi beklemiyordu. </b><b>Ger&ccedil;i</b><b> benimde bekledigim pek </b><b>s&ouml;ylenemezdi</b><b> ama yeni yeni 5'te 5'i </b><b>&ccedil;&ouml;zmeye</b><b> başlamış, </b><b>g&uuml;ven</b><b> duygumun </b><b>oluşmasına</b><b> izin </b><b>vermiştim</b><b>.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>"Karşındaki adam ise Resul Yaman. Ailesinin ge&ccedil;imini sağlamak i&ccedil;in yıllarca iş arayıp durmuş, ama bir baltaya sap olmayan biri. Son &ccedil;are senden iş istedi ve sende s&ouml;zde yardım ederek yanına aldın. Yıllarca pis işlerini yaptırıp onuda &ccedil;&ouml;p gibi kenara attın.''</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Yavuz, her ge&ccedil;en saniye Arel'in </b><b>c&uuml;mleleriyle</b><b> dibe batıyordu. S&ouml;z konusu durum bu olunca ka&ccedil;ınılmaz son, Yavuz'un peşini bırakmıyordu. Takındığı tavırlar bizi zevkten 4 k&ouml;şe; onu ise hi&ccedil;liğe s&uuml;r&uuml;kl&uuml;yordu.</b><b> D&uuml;ş&uuml;nceler zihnimin odalarında kendilerine yer edinirken s</b><b>ırıtarak Gazel'in </b><b>sa&ccedil;larını</b><b> </b><b>okşamaya</b><b> </b><b>başladım</b><b>.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Resul'&uuml;n eline silah verip ailesiyle tehtit ederek kendi elleriyle &ouml;ld&uuml;rtt&uuml;n. Geride ise koca bir enkaz altında kalan aile bıraktın.'' deyip Yavuz'un y&uuml;z&uuml;ne baktı</b><b> Arel.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Arel, hi&ccedil; soluk vermeden normal bir </b><b>olayı</b><b> </b><b>anlatır</b><b> gibi </b><b>konuşuyor</b><b> sesine kimi zaman iğrendiğini belli eden tınılar ekliyordu. Fakat </b><b>baskın</b><b> olan tını alayın </b><b>eşlik</b><b> ettiği sıkılmışlıktı.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Arel, nı&ccedil;ladığında parmağıyla Pars'ı beklemeden diğer resim i&ccedil;in tuşa bastı.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Tun&ccedil; Ozanlık. 15 yaşında gen&ccedil; delikanlıydı. Uyuşturucu baronuna Tun&ccedil; gibi &ccedil;ocukları katarak &ouml;rg&uuml;tten habersiz kendi h&uuml;km&uuml;n&uuml; s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;n. &Ccedil;ocukları bu işe alet edip onları kukla gibi kullandın.''</b><b> dedi Arel. Bu sırada sesini sakin tutuşu dikkatimden ka&ccedil;mamıştı."Yine ka&ccedil;ınılmaz son seni buldu. Birinin </b><b>&ouml;l&uuml;m&uuml;ne</b><b> yine ve yine sebep oldun."</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Arya şaşkınlıkla kameraya bakarken Yavuz'un başı yerdeydi. Ekrana bakmıyor yaptıklarından ka&ccedil;mak istiyor gibiydi.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Korkak olabilirsin ama g&uuml;&ccedil; elde etme arzun korkaklığının &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;iyor." Yavuz, usulca başını geriye yatırdığında, "Ancak şimdi işler tam tersine d&ouml;nd&uuml;. G&uuml;&ccedil; elde etme arzun, seni korkağın tekine d&ouml;n&uuml;şt&uuml;rd&uuml;.'' deyip g&uuml;lmeye başladı.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Sus,'' dedi Yavuz. ''Sus!''</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Kısık &ccedil;ıkan sesi arttığında Arel, tekrardan nı&ccedil;lamaya başladı.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Yavuz Vecdi, sen &ouml;l&uuml;m olduğunu sandın, ama &ouml;l&uuml;m&uuml;n yolu bile değilsin.'' diyerek adamı daha &ccedil;ok aşağıladı.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Arel'in kurduğu c&uuml;mleler Yavuz'a karşı az bile kalıyordu. Onca insanın &ouml;l&uuml;m&uuml;ne sebep olmuş kişi 5'te 5'in adaletini tatmalıydı. Bizlerin ateşinde kasıp kavrulmalıydı. İkinci yaşamımın tek arzusu işte buydu. G&uuml;nahkarları, kendi ateşlerinde yakmaktı. K&uuml;llerini ise onların alaylı dudakları timsali &uuml;flemekti.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Sus artık!'' diye yineleyerek bağırdı Yavuz.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Sıra son kişiye geldi...'' Arel g&uuml;r bir kahkaha atarak devam etti. ''Bak bakalım sırada ki kimmiş.''</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Ekrana Yavuz'un iki ayrı resminin kolaj yansıması geldiğinde şaşkınca g&ouml;zlerim aralandı. 1. resimde daha gen&ccedil; ve y&uuml;z&uuml;nde şimdiki gibi k&ouml;t&uuml; bakışlar yer edinmiyordu. Sanırım bu &ouml;rg&uuml;tten &ouml;nceki haliydi. 2. resim ise g&uuml;ncel resmiydi. Midemi bulandıracak bakışla</b><b>rı, iğren&ccedil; g&uuml;l&uuml;msemesi, Gazel'in sa&ccedil;larında gezinen ellerim durdurdu.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>''Bu hayattaki en b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&uuml;m&uuml; de, yanlışı da kendine yaptın. Sana bahşedilen hayatı zevk uğruna harcadın, ve sonu&ccedil; g&ouml;r&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; gibi." Yavuz'un g&ouml;remeyeceğini bile bile ellerini iki yana </b><b>a&ccedil;arak</b><b> devam etti. "Kozmatik şirketin piyasada b&uuml;y&uuml;k ses uyandırmıştı. Yolundan &ccedil;ıkmasaydın daha iyi yerlere gelebilirdin." Tavsiyede </b><b>bulunmuş</b><b> olması </b><b>Yavuz'un</b><b> kaşlarını &ccedil;atmasına olanak </b><b>sağladı</b><b>.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>"Başkasının yoluna dahil olmak, s&uuml;ratle gelen arabalara kucak a&ccedil;maktır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; İllaki arabalardan birine &ccedil;arparsın.'' kollarını &ouml;n&uuml;nde bağlayıp, ''Hayat bir l&uuml;tuftur ve senin gibi pisliklerse bu l&uuml;tfa layık değil. Merak etme! &Ouml;l&uuml;m&uuml;n arzuladığın yolda olacak." Sen tonu kelimelerin </b><b>&uuml;st&uuml;ne</b><b> giderek </b><b>bastırırken</b><b>, "Finalini ise biz </b><b>hazırlayacağız</b><b>. Sen, sadece en iyi </b><b>şekilde</b><b> oynamaya bak. Bense zevkle seni izleyeceğim.'' dedi.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Hayranlıkla Arel'e bakarken Gazel doğruldu.</b> <b>4'&uuml;m&uuml;zde</b><b> sırıttığımızda Arel'in son kez eline mikrofonu </b><b>aldığının</b><b> bilincindeydik. Birazdan buradan </b><b>&ccedil;ıkacak</b><b> ve </b><b>planın</b><b> son sahnesini belirleyecektik.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>"</b><b>Sanırım</b><b> bu kadar Nutuk </b><b>&ccedil;ekmek</b><b> yeter. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; yaşattıkların, yaşayacaklarının &ouml;n g&ouml;sterimiydi. Ha, Ayrıca vicdanının </b><b>kısık</b><b> gelen melodisi </b><b>kulaklarımı</b><b> </b><b>tırmalıyor</b><b>. </b><b>Yıllarca</b><b> </b><b>yaptığın</b><b> </b><b>gibi</b><b> yine o melodiyi durdur."</b><b> dedi alayla karışık ciddiyetle.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Gazel, Arel'in konuşmasını bitirmesiyle kalkıp Arel'in sa&ccedil;larını karıştırdı. Bende </b><b>ayaklanıp</b><b> battaniyeyi katlarken Pars, Az </b><b>&ouml;nce</b><b> </b><b>g&ouml;sterdiği</b><b> insanlarda dahil olmak </b><b>&uuml;zere</b><b> bir s&uuml;r&uuml; insanın,</b><b> kolaj resmi </b><b>yansıttı</b><b>. T&uuml;m o </b><b>insanların</b><b> </b><b>acı</b><b> </b><b>&ccedil;ekmiş</b><b> </b><b>y&uuml;zlerinin</b><b> tam ortasında Yavuz'un resmi vardı. G&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m g&ouml;r&uuml;nt&uuml;</b><b> karşısında kaşlarım havalandı.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Pars bakışlarımı yakalayarak, "Ona </b><b>izleyebileceği</b><b> harika bir </b><b>tablo</b><b> </b><b>bırakıyorum</b><b>." dedi.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Verdiği </b><b>yanıtla beraber g&uuml;lerek Yavuz'a baktım. Zihnimde ise Arel'in c&uuml;mlelerini </b><b>tartıyordum</b><b>. Hayat bize verilen oyun olabilirdi, ama oyunda hayatta kalmakta en b&uuml;y&uuml;k g&ouml;revimizdi. </b><b>Ruhumuzu</b><b> dahil </b><b>olmadığımız</b><b> yollara sokarak yaşayan &ouml;l&uuml;lere </b><b>&ccedil;ekmek</b><b> değildi.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>*</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr">&bull;B&ouml;l&uuml;m hakkında ki d&uuml;ş&uuml;nceler?</p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr">&bull;Vuslat ve Arel'in ge&ccedil;mişi nasıldı?</p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr">&bull;Sizce Arel, Vuslat'ın ge&ccedil;mişinde olduğunu neden s&ouml;ylemedi?</p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr">&bull;Karakterler arasındaki ilişkiler hakkında neler d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsunuz?</p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Instagram:</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Edanuryd: Kişisel hesabım.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>_kozaa: Kitap ile ilgili hesabım.</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><b>Youtube:</b> <b>Edanur Yeşildağ</b></p>
</div>
<div align="left">
<p dir="ltr"><i><b>Hoş&ccedil;a kalın♡</b></i></p>
</div>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Huzur yok bize</title>
<link>https://edebiyatblog.com/huzur-yok-bize</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/huzur-yok-bize</guid>
<description><![CDATA[  ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_62f96222c69dd.jpg" length="69200" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 30 Nov -001 00:00:00 +0155</pubDate>
<dc:creator>Haticekvk</dc:creator>
<media:keywords>Aşk, huzur, yıldız, biz, sevgi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p>Geceler sana ait olana kadar</p>
<p>Yıldızları g&ouml;rene kadar&nbsp;</p>
<p>Ben sana mecbur hissedene kadar&nbsp;</p>
<p>Huzur yok bana&nbsp;</p>
<p></p>
<p>Sen beni sevene kadar</p>
<p>Zamanın &ouml;tesine ge&ccedil;ene kadar</p>
<p>Birbirimizi bulana kadar</p>
<p>Huzur yok bize</p>
<p></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zamansız Uçurum</title>
<link>https://edebiyatblog.com/zamansiz-ucurum-3360</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/zamansiz-ucurum-3360</guid>
<description><![CDATA[ 2.bölüm ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_62eeddf259daf.jpg" length="26507" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 30 Nov -001 00:00:00 +0155</pubDate>
<dc:creator>Haticekvk</dc:creator>
<media:keywords>geçmiş, okul, gelecek, çete, dövüş, umutsuzluk</media:keywords>
<content:encoded></content:encoded>
</item>

<item>
<title>Deniz kızı</title>
<link>https://edebiyatblog.com/deniz-kizi</link>
<guid>https://edebiyatblog.com/deniz-kizi</guid>
<description><![CDATA[ Kayıp giden bir deniz kızı ]]></description>
<enclosure url="https://edebiyatblog.com/uploads/images/202208/image_750x500_62ea8dee68f45.jpg" length="66300" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 30 Nov -001 00:00:00 +0155</pubDate>
<dc:creator>Haticekvk</dc:creator>
<media:keywords>Deniz kızı, yıldız, geçmiş, bekçi.</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kayıp giden bir deniz kızı, yıldızın habercisi ve ge&ccedil;mişin tozlu sayfalarını andıran gizemlerin bek&ccedil;isi.</strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>