Sana Sahibim SANAT

Geçmişin sefaletini ve geleceğin önlenemez acılarında hep sana sığındım ve artık sana sahibim.

Sana Sahibim SANAT

Sana sahibim sanat. Geçmişin sefaletini ve geleceğin önlenemez acılarında hep sana sığındım ve artık sana sahibim.

 

Küçük bir çocukken de sana sahiptim fakat adın farklıydı sadece. Her şey senin için değil de umursamaz bir tanrı içindi sadece. Artık her şey senin için, sen ve verdiğin ilahi kabulleniş için. Artık akmasan da damlıyorsun ama olsun. Yeterince yaşattın beni. Yeterince dindirdin kasvetli kimsesizliklerimi. Şimdilerde yanımda olmasan da kızgın değilim sana. Vakti gelmiş diyorum sadece.

 

Bana kaliteli 100 şiir armağan ettin. Ve yığınla zamanı durduran paragraflar. Bana annenin caniliğini kabullendirdin ve kaderin vurdumduymazlığını. Şanssızlığımla barıştırdın beni. Hatta yetmedi en yakın arkadaşım ettin onu. Yaşanmamışlıklarımın bir işe yaramasına sebep oldun. Ve şimdi ben de senin için içiyorum bu gece. Sana sunuyorum köleliğimi. Benim tanrım sensin. Ve senden hiçbir şey istemiyorum. Sana sadece seni sevdiğim için tapıyorum. Bir satır daha istemiyorum senden. Ama biliyorum sen yine de bir yüce gönüllülük yapacaksın. Fakat inan ki istemiyorum bir satır daha, umurumda değil artık. Yetti, anlıyorsun ya, son formuma ulaştırdın beni sonunda sevgili tanrım. İnan ki kâğıdı kalemi tutamaz hale geldim, son nefesini soluduğunu anlayan adamın kabullenişine erdim. Artık her şeyin bir anlamı vardı, her şey bir filmdi ve izlendi bitti. Ne kadar tatsız da olsa her şey kabullenildi. Göz kapaklarım ağırlaştı ve görülmeye değer bir manzara, kendime karşı gelebileceğim bir umut da kalmadı. Artık ben de sonbaharının geldiğini kabullenmiş bir yaprağım. Düşüş ise hiç önemli değil canım! Dalında çürüdükten sonra kim korkar toprağın şefkatli kucağından? Veya beton zeminden?

 

Anlıyor musun nereye gitmeye çalıştığımı sevgili sanatcığım? Kaç satır sonra bitecek bu veda hutbesi? Ve peygamber hepiniz birer salaksınız diyebilecek kadar dürüst mü? Yoksa o da mı inandı dahil olduğu bu koca yalana. Oynadığı rol gerçekliği mi oldu onun da yoksa. Kendine sanatçı diyen birinin bunları söylemesi ne kadar da ironik değil mi? Fakat ben sanatçı değilim ve hiçbir zaman da olamadım. Ben hep bir filozoftum. Hep anlamaya çalıştım. Anlamaya çalıştım anlaşıldığı söylenen şeyleri anlaşılabilir kılan nedenleri. 2 yılda vakıf oldum varoluşun sırrına. Ve bir buçuk yıl da onları anlattım anlamak istemeyenlere. Ama artık yetti. Vaktim doldu. Ve vaktimin dolduğunu da kabullendim. Her şey için teşekkürler.