ÜÇ RUH BiR BEDEN

Temmuz 10, 2024 - 13:50
Haziran 27, 2024 - 16:39
 0

1. Uyanış

Uyanış

Rüya 

05.08.12 Mr. Matt

Korkudan deliye dönmüş ağlama krizine girmişti Bu kadarıdafazla yeter artık diye bağırıyordu telefonda Mr. Matt ise sakin ol lütfen 4 gün önce sabah konuştum iyiydi muhtemelen telefonuna bakmayı unutmuştur diyordu ancak arabayı okadar hızlı kullanıyordu ki bir ara üç şeritli otaban tek şeritli görünüyordu tam o sırada Manolya çok hızlıyız şuan Matt bey biray yavaşlayın lütfen diyerek onu yavaşlatmıştı oda olanları anlamaya çalışıyor ancak bir yandanda korkuyordu Ağvaya geldiklerinde Emy telefondaydı hala ve kapatmalarına izin veröiyordu Manolya bu duruma çok şaşırmıştı ancak şuan sessiz kalması gerekiyordu. Hızla dolaşaarak aracını buldular ancak araç boştu artık Mr. matta sinirlenmeye başlamıştı ve hala manolyayı telefondan arıyark söyleniyordu Tanrı aşkına hangi cehennemde bu kız diye bağırdı deniz kenarında tek tük çadırlar vardı ve Mr Mat kesin bu tarafa kurmuştur çadırını insanlarla yakın bir yerde kalmaz o dedi ve koşarak o yöne doğru ilerlediler ve bir çadırın birinin önünde durdu telefon sesi o çadırdan geliyordu içerde biri vardı ancak ses gelmiyordu Mr Mat  bir hışımla çadırı bıçakla yırtıp içine baktı ve Christine içerde baygın bir şekilde yatıyordu üzerinde ise mayoları duruyordu.  Manolya  Emy e Bulduk ancak baygın sanırım dedi Emy Uçağım birazdan kalkacak geliyorum diyerek telefonu kapattı Mr Matt Ben hemen hastaneye gidiyorum sende eşyalarını alıp arabasıyla iş yerine dön ve kimseye bundan bahsetme dedi. Manolya Pekş efemdim dedi ve onlar giderken içinden Christinien ne kadar şanslı diye geçirdi onun için çok uzak bir ülkeden gelen arkadaşı vardı. Hızlı bir şekilde toparlanıp arabaya bindi ve hiç harekete geçti 

Mr. Matt ise Christinie hastaneye yetiştirmeye çalışıyordu en yakın hastane yarım saat uzaklıktaydı arkada yatan kıza söyleyecek bir kaç cümlesi vardı ve bu defs hiç iyi şeyler değildi onu Emy dende korumayacaktı hastaneye gittiklerinde doktora pasaportunu vermiş ve işlemleri yaptırmıştı hızlı adımlarla koridorda yürüyordu bir süre sonra doktor yanına geldi ve hastanın nesi oluyorsunuz acaba Mr Matt arkadaşıyım buyrun dedi Doktor şöyleki arkadaşınız doğru şekilde muhafaza edilmemiş bir sosisten zehirlenmiş ve uzun süre yüzmüş sanırım vücudu susz kalmış bunuda dışarı atamamış midesini yıkadık şimdi daha iyi ama bir süre dikkat etsin ağır beslenmesin Mr Matt bir sorun olmayacak değilmi kalıcı bir problem Doktor Hayır hayır bir kaç gün zehirlendiği süreci hatırlamayabilir birde midesi biraz sıkıntılı olacak onun içinde ilaç vereceğim zaten dinlensin toparlar merak etmeyin Mr. Mat görebilir miyim Doktor tabi kendine geldi zaten sabaha kadar gözetimde kalsın sonra taburcu edebiliriz kendisini Mr Matt Teşekkür ederim Doktor rica ederim görevimiz dedi ve ayrıldı Matt kendisini toparlayarak Christinie yanına geldi christine anlamaz gözlerle ona bakıyordu 

Mr Matt N'asılsın

Christine nerdeyim 

Mr Matt Hastanede 

Christine beni nasıl buldun ben ben öldüm sandım 

Mr Matr sen değil ama biz öldük 4 gün önce konuştum seninle ve 4 gündür haber alamıyoruz polai jandarma arıyor seni 

Christine ne ne dört günü daha dün konuştum seninle 

Mr Matt bugün ayın 5'i Emy çıldırdı annenden bahsetmiyorum bile Chriss Emy yolda

Christine nerde buldun beni

Mr Matt Çadırda Christine bu mu mesele gerçekten kaç gündür yediğün tek şey nasıl sosis olur oda bozuk 

Christine arkasına yaslandı ben çadırda değildim bayıldığım zaman Matt 

Mr Matt çadır içeriden kilitliydi bıçakla kestim seni çıkarmak için doktor hatırlamayacağını söyledi bir süre son bir kaç günü zaten meselede bu değil 

Christine Matt'a baktı ne oldu bilmiyorum gerçrkten ama ne olduysa özür dilerim 

Matt birden durdu ve ona baktı Christine az kalsın ölüyordun ve ben seni Manolya sayesinde buldum kendi değerini anlaman için ne yapmamız gerekiyor bilmiyorum sana ulaşabilmek için içindeki çocuğu iyileştirmek için ne yapmamız lazım  o çocuk sevimedi evet babası terk etti annesi terk etti bir bakıcıyla büyüdü evet  ams bu yetişkin kadını ben seviyorum Emy seviyor annen en azından artık sevmeyi demiyor lütfen artık sende kendini değilse bile artık bizi sev en azından bizim için kendine gel 

Matt sözlerini bitirip kapıyı çarpıp çıktı odadan Christine ise duyduklaroyla yıkılmıştı kalp atışları hızlanmış ve vücuduna bağlı ekg den garip garip sesler geliyordu odaya hemşireler gelmiş ve onu sakinleştirmeye çalıştı bir sakinleştirici vurmuşlar ve derin bir uykuya daldı 

Matt koridorda hızlı hızlı adımlıyor öfkesini atamadığı için daha da öfkeleniyordu Emy deliye dönmüştü ve bu defa haklıydı en başında onu dinleyip Türkiye de psikolog ayarlamalıydı Christine için telefonu titriyordu sinirle cebinden çıkarıp arayanın Manolya olduğunu gördü merak ediyor olmalıydı tüm yayın evi ayağa kalkmştı birine olanları anlatmalıydı 

Manolya'' kusura bakmayın efendim bu saatte rahatsız ediyorum ama merak ediyorum Nasıl oldu Christine'' 

Mr. Matt derin bir nefes vererek '' bozuk sosisi yemiş zehirlenmiş midesi yıkandı şuan kendine geldi iyi yarın taburcu olacak''

Manoöya'' çok sevindim efendim arabası ve eşyaları yayın evinin  bilginiz olsun bir şey lazım olursa beni arayın lütfen''

Mr. Matt; Sağol Manolya çok yardımcı oldun ''

Manolya; Rica ederim efendim ne demek iyi akşamlar dilerim bu arada ben her kese haber verdim merak etmeyin''

Mr. Matt'' teşekküler tekrar iyi akşamlar'' dedi ve telefonu kapattı. 
 
Ardından yanına gelen şoförü Ahmet ile dikkati dağıldı 

Mr. Matt; '' Getirdin mi?'' diyerek elinden kıyafet torbalarını elinden aldı.

Ahmet; Evet efendim istedikleriniz burada''

Mr. Mat; ''Diğer mesele ne oldu''

Ahmet; Christine hanımı sadece sizinle konuştuğu gün etrafta görenler olmuş efendim diğer günler kimse görmemiş açıkçası hala sağ olduğu için çok şanslı''

Mr. Matt; Anladım Ahmet sağol''

Ahmet; Rica ederim efendim ben kapıdayım bir emriniz olursa hazırım''

Mr. Matt; ''Sağol ararım''

Christinie'n odasına tekrar döndüğünde uyuduğunu gördü ve torbaları ayak ucuna bırakıp yatağın yanındaki sandalyede uyuya kaldı. 

Sabah vizite gelen doktorların sesiyle ikiside uyandı. 
Mr. Matt; "bir kaç parça kıyafet getirttim giy istersen mayolarıla kalma" 

Christine ise sessizce söylediklerini yapıyordu. Vizitten sonra taburcu olmuştu ve sakin bir yolculuk geçirmişlerdi. Mr. Matt evinin önüne kadar bırakmıştı ve giderken 

" Önümüzdeki üç gün dinlen sonrası Emy ile senin aranda"

Christine evinin anahtarı olmadan nasıl eve gireceğini düşünürken kapısının açık olduğunu ve karşısında Emy'nin durduğunu fark etti. Emy" üç gün sonra Amerika'ya döneceksin üç gün ben ilgileneceğim seninle ve iyileştiğinden emin olacağım"

Christine" ben çocuk değilim yapmam gerekeni yapıcam ve burada kalacağım"

Emy sinirle güldü " yemek yemekte yetişkinlerin yapması gereken şeylerden yada su içmek yada telefonlara cevap vermek"

Christine" Emy anlıyorum merak ettiniz zehirlenme meselesinde de haklısınız ama..."

Emy öfke patlaması yaşıyordu resmen " Ama ne ama Chriss ya sen değil miydin Türkiye'deki kadın cinayetlerinden bahseden neredeyse aklımı yitirecektim ben"

Chriss" Emy özür dilerim gerçekten çok özür dilerim ancak bir kez dinlersen" 

Emy" dinleyecek bir şey yok üç gün sonra bir toplantı olacak ve buradaki ortaklarınızla ortak bir kitap projesi olmayanlar Amerikaya dönecek seninde bir kitabın olmadığına göre sende döneceksin yerine Mark gelecek"

Chriss" Hayır hayır bunu yapamazsın"

Emy" yaptım ve sen dönünce hemen psikoloğunla seanslara başlayacaksın konu kapndı"

Chriss" İnkar ediyorsun ama teyzem kadar kötüsün"

Emy" belkide annem kötü değildi de annende senin kadar bencil ve içindeki sevgisizliği insanlara yayıyordu ve annem onu böyle durduruyordu ne dersin"

Chriss başından kaynar sular döküldüğünü hissetti 

Emy de ondan farksız değildi ama ikiside geri adım atmadılar Chriss odasına döndü ve telefonunu eline alıp sinirle Manolya'yı aradı. 
Manolya; "Alo Christine"

Chriss" Merhaba Manolya nasılsın"

Manolya" İ-iyiyim teşekkür ederim sen nasılsın asıl çok merak ettim"

Chriss;" biliyorum iyiyim çok iyiyim hatta ben sana teşekkür etmek için aramıştım senin sayende bulmuşlar beni"

Manolya" evet bilgisayrından arattığın kamp alanlarını buldum şoktan kimse akıl edememişti"

Chriss; " sağol tekrar borçlandım sana"

Manolya; olur mu öyle şey saçmalama borç falan yok

Chriss; " bak ne diyeceğim sana üç gün sonra bir toplantı yapılacak yayın evinde ve ortaklarıyla bir porje geliştiriemeyenler Amerikaya dönecek"

Manolya tepkisiz kalmıştı Chriss devam etti " Türkler için ne tür yaptırım yapılır bilmiyorum ancak benim bir kitap önerim var onun 5 bölüm yazacağım ve senin içinde uygunsa sunacağım"

Manolya; " olur ancak konuyu bilmem lazım benimde bir katkım olmalı" 

Chriss yaşadıklarını baştan sona Manolyaya anlatmış ve onunda destek vermesi için neredeyse dua ediyordu içinden bitirdikten sonra Manolya birden

Manolya; O çiçeklerin arasında 9 beyaz gül vardı ve mezarda  " Ölüm din, dil, ırk ayırt etmeksizin tüm canlılara kuçak açacak ve hatırlarda kalan yalnızca yapılan iyilikler olacak" yazıyordu değil mi? 

Chriss" na-nasıl Manolya nasıl" 

Manolya" Olan biten her şeyi yaz Christine ancak bunları yaşadığın şeyler olarak anlatma rüyamda gördüm de çünkü inanmazlar ben sana sonra anlatacağım her şeyi"

Chriss" tamam o zaman yazıyorum" dedi ve kapattı. 
Kalan üç günü tamamen yazarak geçirmiş ve Emy ile neredeyse hiç konuşmamışlardı. Heleki Merikaya dönme konusu ortamda buz kesmesine neden oluyordu o yüzden her kez sessizliğini koruyordu ve yarın yapılacak toplantı için son hazırlıklar yapıldı. 
Sabah olduğunda Chriss erkenden kalkıp ofise geçmişti Emy ise bu duruma şaşırmış ve üzülmüştü. Ancak başka çaresi yokru Chriss tedavi olmalıydı onuda kaybedemezdi ve oda yola koyuldu.

Manolya İdil Öztürk

Christinie ile yaptığı telefon konuşmasından beri uyuyamıyordu ne zaman gözlerini kapatsa aynı anlar gözünün önüne geliyordu tüm gece oturup dayanamamış oda yazmıştı baştan sona derin derin nefesler verip odasına girdi ve Christine tam karşısında ona bakıyordu. 

Manolya; Günaydın

Christine; "Günaydın" sesi canlı ve neşeliydi. 
Manolya; "Nasılsın?"

Christine; "iyiyim sen nasılsın?"

Manolya; " bende iyiyim sağol sende iyisin maşallah"

Christine; " Hemde çok en azından delirmediğimi kanıtlayacak biri var buda benim için yeterli"

Manolya Christine doğru yürüyerek karşısına oturdu ve ciddi bir tavırla " bak yaşadıklarını biliyorum ama kanıtlayamayız ve inan peşine düşersek başımız belaya girer"

Christine ona anlam veremez şekilde bakıyordu " Nasıl yani sende yaşamadın mı aynı şeyleri?" 
Manolya" yaşadım yaşadım ama ben bunları yaşadığımda ben antalyada yaşadım ve yetimhane bizi denize götürmüştü anlattığımda kimse inanmadı bana"

Christine" ne Antalya mı? İyi de ben İstanbul"da gördüm"

Manolya" sen sunumunu yap biz bu olaydan bir kitap yazalım eğer bizim gibi yaşayanlar varsa aynı şeyleri bize ulaşırlar ve anlayabiliriz belki olan biteni ama bunu yaşadığımızı söylersek deli damgası yememiz an meselesi"

Christine" Peki oraya tekrar gidersem ya mezarlığa tekrar dönersem"

Manolya" Christine yapma sence görüdüklerimiz normal mi?"

Christine" sen korkuyor musun ?"

Manolya" Tabiiki korkuyorum 17 yaşımdaydım ve neredeyse deli damgasi yedim ve aynı şeyleri yaşamaya niyetli değilim"

Christine" bana neden anlattın o zaman "

Manolya" Çünkü yaşadıklarımı yaşamanı yalnız hissetmeni istemedim ama bu durumu devam ettirirsen seni desteklemem baştan söyleyeyim" dedi ve toplantı için odadan ayrıldı. 

Christine bilgisayarınıda alıp toplantı salonuna geçerken Emy seslendi ve odasına geçtiler. Emy; " sabah beni beklemedin"

Chriss; " halletmem gereken şeyler vardı"

Emy; " peki anladım ortağın ile bir kitap taslağınız var mı?"

Christine ona bakıyordu" cevabım bana karşı aldığın kararı değiştirecek mi?"

Emy; " Chriss tedavi olman gerekli ve hayır kararım değişmeyecek"

Christine; " beni bir kez bile dinlemek istemedin ve hala beni klinikte yatmak için zorluyorsun o halde bundan sonrada benim seninle aramdaki bu mesafe değişmeyecek bilgin olsun" dedi ve odadan ayrıldı. Emy göz yaşlarını tutamamış bakakalmıştı

Toplantı odasına geçtiklerinde her kes odadaydı sırayla taslaklar anlatılıyor taslakları olmayanlara ise tekrar toplantı yapılacağı anlatılıyordu sıra Manolya ve Christine gelince Christine söze başladı " Malesef bizim bir taslağımız yok efendim dedi"

Manolya da Emy de şok olmuştu Manolya " Aslında var efendim" diyerek yazdığı notları masaya çıkarmıştı ancak Christine " benim konu ile ilgili bir bilgim ve katkım yok efendim müsadenizle " dedi şaşkın gözlerin arasından odadan çıktı.

Odasına geçer geçmez çöp torbaları alıp her şeyi doldurmaya başladı Manolya odaya girdiğinde sadece ona bakıyor ve öfkesinden korkuyordu. Manolya; " Chirsitine-" Chriss; " sakın Manolya siz söyleyeceklerinizi söylediniz sıra bende " dedi ve eşyaları yayın evinin çöp konteynerına fırlattı Emy penceresinden onu izliyordu sonrada arabasına binip yayın evindem ayrıldı. 

Tepkiniz nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Gamze Akbas Farklı olmak mı kötüdür? Yoksa hiç bir farkının olmaması mı? Aşk acısı çekmek mi kötüdür? Hiç aşık olamamak mı? Karanlık mı kötüdür? Karanlıkta yürüyecek kadar özgür olamamak mı?