İYİ KEYİFLER...
Hikaye
Koltuğa gömülüp kasedeki muhallebimle sütlü kahvemden bir yudum almışlığın mutluluğu akşamın onunda taşanıyor. Başarmışlık duygusu da cabası. Sanki ABD - Çin savaşında Türkiye' yi kazandırmışım. Dün Nusatbin'de bayrağımı indirip ayak tabanı göstermişler. Benim instegramımda "Çırpınırdı Karadeniz.." eşliğinde at üstünde bir Türk şahsiyetin bayrağı dalgalandırarak tırıs gidişi paylaşımda...Zaten ben de başlangıçta anlayamadığım ay yıldızlı kırmızı bayrağımın bütün herkesçe paylaşılarak instwgram aracılığıyla dünyaya nedwn gövdw gösterisi yapıldığını anlayamamıştım. Anlar anlamaz kervana katıldım. Genetik olarak hangi görüşte olursak olalım bayrak bizi coşturuyor. O bayrak inmeyecek. Sadece bizimki değil her milletin bayrağı kutsalıdır ve saygısızlık yapılamaz.
Ekranda bir film...Ekonomik kriz. İşten çıkarılan birinin herkese iyiyim bakış ve sözleriyle binayı terketme sahnesi...Mutfağa git, tezgah aralanacak. Ama beynimde kestaneli pasta yapma düşüncesi dolanıp dolanıp duruyor. Çünkü bozuldy bozulacak bir paket Bursa kesrane şekeri var. Alınmış pasta için hazır kek var. Doğum günü bir dosta planlanıp sonra yapılmaya üşenilen. Onun da vakti doluyor.
İnternetten tarif bakıldı, ilk tarif zihin cebinde mutfağa yollanıldı.
Kendimin infloserıyım. Ne yaparsam birilerine paylaşıyor gibi yaşayarak yapıyorum. Swbebi bunu kızımın mesleği olmasına bağlayabilirim. Üç beş yıllık döngü olsa böyle açıklamak kolaydı. Ama değil. Bütün sorunlarım mutfakta depreşir ve ben beni rahatsız eden kişilerle veya ona baskın gelebilecek birileriyle konuşur tartışırken bulurum kendimi. Bu benim psikolojimi bozar. Sakin girdiğim mutfaktan sinir küpü çıkarım. Sadece mutfakta değil, yolculukta da sürekli bu döngüdeyim. Ama önceleri stışma şeklinde zihin gösterilerim zamanla dinginleşerek kendi kendimle terapiye evrildi. Yaradan ile konuşuyorum. Beni izlediğini gözlediğini biliyorum. Benim gayrı olmadığım hissi ile başka bir enerji yükleniyorum. İyi geliyor.
Krema için, un, şeker yumurta, süt çırpılarak pişiriliyor. Pişirme aşamaları bende pratikleşir. Kısalır. Sürekli karıştırılacak bir aşın başını beklemeye sabrım yok. Bu yüzden bütün tencerelerim yanık vakası atlatmış durumda. Karıştır....Keki aç, yarım çay bardağı süt ile eşit ıslat. Bu kaşık kullanma ile mümkün. Karıştır...Buzdolabından tereyağ al, bşr paket de vanilin kilerden. Karıştır...Bulaşık makinasını boşalt. Önce saklama kapları, sonra tabaklar, tencere ve tava yerine. Kaşıklar, tablalarına ayrıştırılarak. Kepçeler tezgah üzerine özel kaplarına. Karıştır...Neli pastamız? Kestaneli. Evde olan istediğiniz meyveden yapabilirsiniz. Özellikle uzun süre tüketilmeyi bekleyenleri tercih edin. Yoksa, herhangi bir sebze mesela havuç rendele, ocakta birkaç kaşık şejerle çevir, al sana ara malzemesi. Sizin icadınız olsun. Belki süper bir tat yakalar, patentini alır, dünya markası olırsunuz kimbilir. Karıştır...Bylaşık rafının üstündeyiz. Bardaklar, kaseler, ıvır zıvırlar taşınıp yerlerine yerleştirildi. Karıştır...Tezgahtaki bylaşıklar makinaya, yer açalım, daracık tezgahta. Ohh, ferahladı. Karıştır...Katılaştı...Karıştır...Kıs. Sonra aç ve altını kapat. Tereyağı ve vanilin. Karıştır...Bırak soğusun.
Salona dön, filmde kahraman bir kadın tarafından patrona götürülüyor. Patron piyasanın kötülüğü ile çaresizliğinden dem vururken, büyük deha olarak işe aldukları elemanının ürününü savunmasını istiyor. Haydaaa...Sonra seyrederim, başka bir yerde bştmek üzere bşr filmi yarım bırakmıştum, oraya geçeyim. Kız ile oğlan aşklarını itiraf ettiler. Ama başlarında büyük vele var. Cinayetle suçlanan adam onu savunan avukat.Saçma filan demeyin, film olduğunu söyledim işte.Sonra kanıtları birlikte gözden geçirirlerken, avukat hanım celallaniyor; "niye ifade verirken cinayet saatinde nerede olduğunu söyleyemedin". Mırın kıron sonrası itiraf "seni izliyordum". "Neden yalnız içtin, neden sana piyano çaldığım yere gittin?". Biri ötekini özlediği için izlemiş, izlenen de diğerini özkediği için daha önceki yerleri ziyaret etmiş. Swyirci dw bunu çözemeyeceği için sır diyaloglarla açıklığa kavuşturuluyor. Haydi mutfağa.
Koltuğa gömülüp kasedeki muhallebimle sütlü kahvemden bir yudum almışlığın mutluluğu akşamın onunda taşanıyor. Başarmışlık duygusu da cabası. Sanki ABD - Çin savaşında Türkiye' yi kazandırmışım. Dün Nusatbin'de bayrağımı indirip ayak tabanı göstermişler. Benim instegramımda "Çırpınırdı Karadeniz.." eşliğinde at üstünde bir Türk şahsiyetin bayrağı dalgalandırarak tırıs gidişi paylaşımda...Zaten ben de başlangıçta anlayamadığım ay yıldızlı kırmızı bayrağımın bütün herkesçe paylaşılarak instwgram aracılığıyla dünyaya nedwn gövdw gösterisi yapıldığını anlayamamıştım. Anlar anlamaz kervana katıldım. Genetik olarak hangi görüşte olursak olalım bayrak bizi coşturuyor. O bayrak inmeyecek. Sadece bizimki değil her milletin bayrağı kutsalıdır ve saygısızlık yapılamaz.
Ekranda bir film...Ekonomik kriz. İşten çıkarılan birinin herkese iyiyim bakış ve sözleriyle binayı terketme sahnesi...Mutfağa git, tezgah aralanacak. Ama beynimde kestaneli pasta yapma düşüncesi dolanıp dolanıp duruyor. Çünkü bozuldy bozulacak bir paket Bursa kesrane şekeri var. Alınmış pasta için hazır kek var. Doğum günü bir dosta planlanıp sonra yapılmaya üşenilen. Onun da vakti doluyor.
İnternetten tarif bakıldı, ilk tarif zihin cebinde mutfağa yollanıldı.
Kendimin infloserıyım. Ne yaparsam birilerine paylaşıyor gibi yaşayarak yapıyorum. Swbebi bunu kızımın mesleği olmasına bağlayabilirim. Üç beş yıllık döngü olsa böyle açıklamak kolaydı. Ama değil. Bütün sorunlarım mutfakta depreşir ve ben beni rahatsız eden kişilerle veya ona baskın gelebilecek birileriyle konuşur tartışırken bulurum kendimi. Bu benim psikolojimi bozar. Sakin girdiğim mutfaktan sinir küpü çıkarım. Sadece mutfakta değil, yolculukta da sürekli bu döngüdeyim. Ama önceleri stışma şeklinde zihin gösterilerim zamanla dinginleşerek kendi kendimle terapiye evrildi. Yaradan ile konuşuyorum. Beni izlediğini gözlediğini biliyorum. Benim gayrı olmadığım hissi ile başka bir enerji yükleniyorum. İyi geliyor.
Krema için, un, şeker yumurta, süt çırpılarak pişiriliyor. Pişirme aşamaları bende pratikleşir. Kısalır. Sürekli karıştırılacak bir aşın başını beklemeye sabrım yok. Bu yüzden bütün tencerelerim yanık vakası atlatmış durumda. Karıştır....Keki aç, yarım çay bardağı süt ile eşit ıslat. Bu kaşık kullanma ile mümkün. Karıştır...Buzdolabından tereyağ al, bşr paket de vanilin kilerden. Karıştır...Bulaşık makinasını boşalt. Önce saklama kapları, sonra tabaklar, tencere ve tava yerine. Kaşıklar, tablalarına ayrıştırılarak. Kepçeler tezgah üzerine özel kaplarına. Karıştır...Neli pastamız? Kestaneli. Evde olan istediğiniz meyveden yapabilirsiniz. Özellikle uzun süre tüketilmeyi bekleyenleri tercih edin. Yoksa, herhangi bir sebze mesela havuç rendele, ocakta birkaç kaşık şejerle çevir, al sana ara malzemesi. Sizin icadınız olsun. Belki süper bir tat yakalar, patentini alır, dünya markası olırsunuz kimbilir. Karıştır...Bylaşık rafının üstündeyiz. Bardaklar, kaseler, ıvır zıvırlar taşınıp yerlerine yerleştirildi. Karıştır...Tezgahtaki bylaşıklar makinaya, yer açalım, daracık tezgahta. Ohh, ferahladı. Karıştır...Katılaştı...Karıştır...Kıs. Sonra aç ve altını kapat. Tereyağı ve vanilin. Karıştır...Bırak soğusun.
Salona dön, filmde kahraman bir kadın tarafından patrona götürülüyor. Patron piyasanın kötülüğü ile çaresizliğinden dem vururken, büyük deha olarak işe aldukları elemanının ürününü savunmasını istiyor. Haydaaa...Sonra seyrederim, başka bir yerde bştmek üzere bşr filmi yarım bırakmıştum, oraya geçeyim. Kız ile oğlan aşklarını itiraf ettiler. Ama başlarında büyük vele var. Cinayetle suçlanan adam onu savunan avukat.Saçma filan demeyin, film olduğunu söyledim işte.Sonra kanıtları birlikte gözden geçirirlerken, avukat hanım celallaniyor; "niye ifade verirken cinayet saatinde nerede olduğunu söyleyemedin". Mırın kıron sonrası itiraf "seni izliyordum". "Neden yalnız içtin, neden sana piyano çaldığım yere gittin?". Biri ötekini özlediği için izlemiş, izlenen de diğerini özkediği için daha önceki yerleri ziyaret etmiş. Swyirci dw bunu çözemeyeceği için sır diyaloglarla açıklığa kavuşturuluyor. Haydi mutfağa.
Krema soğuyagörsün biraz daha. Biz birkaşıkla eser miktarda yaydığımız kremanın üzerine kestane şekerlerini dizelim. Aralaruna gidici olan şu muzu da doğrayalım. Sonra kremeyı döküp yayalım. İkinci katın sütünü elimde tutarak döküyorum. Alta geçtiğini bizzat avucymdaki süt damlalarından anladım. Hooop kremelenmış alt katın üstüne koy. Hafifçe bastır. Kenarlarını kremasız bırakmam iyi olmuş. Bastırınca ortadaki krema kenarlara ulaştı hatta taştı bile. Haydi şimdi krem şanti çırpılacak.Karıştır..
Üzerine yay. Uzun ekmek bıçağı ile tırtışlı düzleme pek şahane oldu. Üzerine kestane şekeri, dilime tane hesapederek. Sonrasında bitter çikelota rendeliyoruz. Enfes görüntü. Şu el tasını da çevirip kapak yaptık mıydı al sana pasta saklama aparatı. Doğru dolaba. Bekleyecek. Yarın yenir artık.
Kalan son süt su katılarak kaynatılır. Kalan krema muhallebisi bir kaseye alınır. Elleri dolu, kupa kaldıran şampiyonlar muzafferliğe ile koltuğa geçilir.
Filme devam edeceğiz efendim. Size de iyi keyifler...
Tepkiniz nedir?
Beğen
0
Beğenmedim
0
Sevdim
0
Eğlenceli
0
Sinirli
0
Üzgün
0
Vay
0