notlar
“sevgilimin hiç anlamadığı bir dil bu” dedi, son bir umut sigaramı bulurum ümidiyle çantasını yoklarken.. aradığını bulamamanın hayalkırıklığıyla büzüşen bir dudakla devam ediyor; “köşelere kaçıyorum çoğu zaman, o da peşimden baskın yapma gayretiyle sürekli takipte„ beni bulduğunda heyecanlı ve biraz öfkeli, fakat artık eskisi gibi sorularına öyle hazır ve hızlı cevaplar da veremiyor tutuk kalıyorum karşısında.. görüyorum işte, yüzünde büyük bir acı var„ bu daha çok çabalarının meyvesini alamayan bir öğretmenin yüzüne, ah!” birden oracıkta aslında çoktan bitmiş olan sözü bitiveriyordu; çünkü sigarasını bulmuştu, minik bir cüzdanın içinde sıkışıp kalmış tek bir çöp„ şimdi ateş arıyor, ama ben içmiyorum, etrafımızda içen kimse de yok, canı sıkılıyor hem de çok„ elleri titriyor„ nasıl anlatsam bunu; yüzünde birikmiş bir acı var ve bu daha çok; çabalarının meyvesini alamayan bir emekçinin yüzü..
ikimizin ortak yanı işte buydu;
mesele kaçıp köşelere saklanmak değildi, nasıl olsa hiçkimse yalnız kalmak isteğinin aslında başka türden bir kalabalığa karışma tutkusu olduğunu hiçbir zaman anlamayacaktı„
o, ateşi olmadığı için içemiyordu,
bense içimdekileri bir türlü yazamıyordum, ve bu kadın; ah zavallı kadın, hiçbir zaman istediği gibi bir adam çıkmayacaktı karşısına„
üçümüzün de ortak yanıydı bu; küllenmişlik.. heveslerimiz kursaklarımızın önünü bir eşkiya gibi tutmuş, heyecanımızı kurutmuş ve özlemlerimizi sonuna kadar tüketmişti..
belki de içimizde en şanslı olan -ah bir ateş bulsa- yanabilecek o tek çöp sigaraydı..
Tepkiniz nedir?
Beğen
0
Beğenmedim
0
Sevdim
0
Eğlenceli
0
Sinirli
0
Üzgün
0
Vay
0