Neden buradayım?
Uzun zamandır yazıyorum. Kitapların kenarlarına, defterlerin arasına, bazen gecenin en sessiz yerine, bazen kendimden bile sakladığım duyguların tam ortasına…Yazmak benim için hiçbir zaman sadece anlatmak olmadı. Hatırlamak oldu, iyileşmek oldu, dağınık parçaları bir araya getirip, kendime ve hayata yeniden bakabilmek oldu. Hayat uzun bir yolculuk ve insan, çoğu zaman, gelmesi gereken yere düşe kalka bazen de vura çarpa ulaşıyor. Evet, deneyim en güçlü öğretmen ama hayat her şeyi bizzat yaşayarak öğrenebileceğimiz kadar uzun değil. İşte tam burada başka bir bilgelik devreye giriyor. Yaşanmışlıklardan ders alabilmek. Bu bir bakış açısı. Çoğu zaman belli bir yaştan sonra, insanın içinden süzülerek geliyor. Kendi acılarını anlamlandırabildiğinde, başkasının hikâyesine kulak verebildiğinde, “ben bunu yaşamadan da anlayabileyim” diyebildiğinde… Bu satırların ardında panik ataklarla geçen dönemler, kendimle yüzleştiğim gölge eşikler, “neden böyleyim?” diye sorduğum uzun sessizlikler ve adım adım “nasıl buraya geldim?” demeyi öğrendiğim bir yol var. Numerolojiyle, sembollerle, kitaplarla, tasavvufla ve sezgiyle kurduğum bağ beni hep aynı yere getirdi. İnsanın kendini tanıma cesaretine ve anlam arayışına… Bu blogu açmamın sebebi öğretmek, bir doğru sunmak ya da yol haritası çizmek değil. Ama yolda olanlara, kendini arayanlara, yorulmuş ama hâlâ hissetmeye devam edenlere bir iz bırakmak. Belki bir cümle bir yerde seninle buluşur. Belki bir yazı, “ben de buradan geçtim” dedirtir. Belki de sadece durup nefes almanı sağlar. İçimden akan her duyguyu yazdım. Yazmak, insanın kendine ve hayata bıraktığı en dürüst tanıktır.
Tepkiniz nedir?
Beğen
1
Beğenmedim
0
Sevdim
0
Eğlenceli
0
Sinirli
0
Üzgün
0
Vay
0