Mini dizi, büyük acılar : Mezarlık

Bir mini diziden çok daha fazlası...

Mini dizi, büyük acılar : Mezarlık

Yarıda kalan davalar, bir kapıdan girip diğer kapıdan çıkan katiller,tecavüzcüler... Bunlara ne yazık ki fazlaca tanıklık ettiğimiz şu lanet zamana harika bir eleştiri dizisi. Bir günde izleyebildiğimiz bu dizinin onlarca yıldır süren acı gerçeğimiz olması o kadar büyük bir yük ki biz kadınların üstünde. Abdullah Oğuz'dan yine muhteşem işlenmiş bir polisiye dizi... Kendi hikayelerinin kahramanları olan, birbirinden farklı dört dürüst savaşçı olan ana karakterlerimiz, üstü kapatılan birçok kadın cinayeti davasının çözümü için açılan yeni birime atanır ve sıkı çalışmalarıyla kan donduran bütün vakaları çözüme kavuşturuyorlar. Bu süreçte de ekip arkadaşlarının ve diğerlerinin dahi sözde feminist laflarıyla mücadele ediyor baş kahramınımız Önem başkomiser.

Diziyle alakalı tek bir sorun var... Çok az bölümden oluşuyor, bu hikaye bu kadar olmamalıydı. Aslına bakarsanız, 4 bölümle bile emniyete gerçekleri en ağır şekilde tokat gibi çarpmayı başaran bu dizi başta biz kadınlardan,çocuklardan ve haksızlığa uğrayan herkesten özür diliyor. Sizlerle de o sözleri paylaşmak istiyorum. 

“Sistematik biçimde eski sevgilisinden şiddet görmesine rağmen Emniyet olarak kendisine şikayet edecek güveni veremediğimiz için özür dilerim” 

“Sokakta arkalarına bakmadan yürüyebilecekleri güveni Emniyet teşkilatı olarak veremediğimiz için özür dilerim.”

“Tacize tecavüze uğradıkları halde adalete inanmayıp bunu saklamak zorunda kaldıkları için özür diliyorum.

Bu ülkenin tüm çocuklarından özür diliyorum, canice vahşice öldürüldükleri halde katilleri hala sokakta ellerini kollarını sallayarak dolaşabildikleri için.

Kadın erkek çocuk fark etmez, haksızlığa uğrayan adalet arayan fakat bunu bulamayan tüm vatandaşlarımdan özür diliyorum.”