Değişim ve Vazgeçiş
DEĞİŞİM VAZGEÇİŞ
Değişim, yeri ve zamanında yapıldığında hayatımızı kolaylaştırma adına büyük olumlu katkılar sağlıyor. Ancak sürekli değişmek zorunda hissetmek, bu duyguya kapılıp paniklemek ve kaygı duymak son derece yorucu ve yıpratıcı bir süreç. Özellikle alışılagelenin dışına çıkmak zorunda kalmak, bu zoraki değişim hem zihinsel hem biyolojik hem de fizyolojik olarak insanı tam anlamıyla mutsuzluğa sürüklüyor ve o depresyon denen canavarın kucağına itiyor.
Hayatta aldığımız kararlar, yaşadığımız ev, çalıştığımız iş yeri, sürdürdüğümüz ilişkiler zaman içinde değişiyor ve değişmeli de. Yenilenmek ruhu dinlendirirken, aldığımız kararları daha sağlam bir zemine oturtuyor ve sabitlemeye yönelik bir süreç yaratıyor. Bu süreçte, şartlara ve duruma göre kendiliğinden gelişen duygularla her şeyi daha da güzelleştirebiliyoruz.
Bazen değişmek ve vazgeçmek birbirinin içinde karmaşık bir halde önümüze çıkıyor. “Önümüze düşüyor” diyorum çünkü hayat bize hep beklenmedik yerden, beklenmedik zamanda sürprizlerle geliyor. Planladığınız, hayal ettiğiniz, umut ettiğiniz her şey karşı taraftan gelen bir saldırıyla ani değişimlere sürüklüyor sizi. Ani değişimler, özellikle plan dışı olaylar ve hayal kırıklıkları, sizi en savunmasız ve güçsüz hissettiğiniz anda yere serdiğinde “vazgeçmek mi, değişmek mi?” diye bir yol ayrımına getiriyor. Güçlü hissettiğinizde, gücü kendinizde bulduğunuzda belki değişmeyi seçersiniz.
Vazgeçmek asla güçsüzlük değildir. Tam tersine, vazgeçerek ne kadar güçlü olduğunuzu gösterirsiniz; çünkü vazgeçmek alışılmışın dışına çıkmak, bambaşka bir yöne gitmektir ve bunu sürdürebilmek gerçek güç ister. Bana sorarsanız, vazgeçmek ve bırakmayı bilmek asıl güç gösterisidir.
Değişim ise yeni bir sürecin başlangıcıdır. Aldığınız kararlar değiştiğinde, yeni bir plan yapar, belki sıfırdan başlarsınız; ama bu sefer daha tecrübeli ve daha kararlı adımlar atarsınız.
Aslında değişim ve vazgeçmek aynı yola, aynı kapıya çıkar. Değiştiğinizde ilişkileriniz, duygularınız eskisi gibi olmaz; eskisi gibi olmayan her şey değişimin bir parçasıdır ve bir önceki sizi “öldüren” bir aşamadır. “Öldüren” kelimesi ne kadar sert gelse de, sonu gelmiş ve artık olmayan şeyleri en güçlü şekilde tanımladığı için bu kelimeyi kullanıyorum. Değiştiniz ve artık o tarafınız yok. Vazgeçtiğiniz, değiştirdiğiniz her ne ise –ister duygularınız, ister aşkınız, ister işiniz– artık başka bir biçimde varsınız.
Değişim ve vazgeçmek kendiliğinden olduğunda mutluluk ve güç verici olabilir. Ama sürekli değişen duygular, sürekli dış etkenler yüzünden yenilenmek ve değişmek zorunda kalmak o kadar yorucu ki… Kafa karışıklığı, duygu durum bozuklukları, panik ve kaygı…
Öte yandan, vazgeçtiğiniz ve değiştiğiniz zaman sizi saran, yoran, üzen her şeyi geride bırakıp yeni bir “siz”le devam etmenin verdiği o uçlarda dolaşmanın inanılmaz çekiciliğini yaşayacaksınız.
Tepkiniz nedir?
Beğen
0
Beğenmedim
0
Sevdim
0
Eğlenceli
0
Sinirli
0
Üzgün
0
Vay
0