Sahil
#öyküx #sahil
1.
Sahildi.
Orta halli bir balık lokantası..
Yalnızdım.
Bir acı gecenin bitimini uzatmak üzere…Bugün fazla oturdum.
…..
İnsanlar yavaş yavaş çekiliyordu, birkaç masa kalmıştık, dolu.
Bir genc kadın gördüm: çıplak ayaklarla sahilde, kumsalda yürüyordu. Fark ettim: bu tur hiç bitmiyor. Bir sağa, bir sola..Sonra oturdu, çantasının ve hırkasının olduğu bank'a. Yaz'dı, ancak geç saatlerde biraz serinliyordu ortam. Geç olmuştu, hesap ödeyip çıkmak üzereydim. Kasaya yöneldim. Bir şey dikkatimi çekti, az önce sahilde gördüğüm kadın da elinde çantası orada öyle duruyordu.
Güzeldi, modern bir görünümü vardı, ama olağanüstü çekingen bir haldeydi. Bir sey sordu, soracak, öyle..
Buyrun dedi masadaki adam, bir arzunuz mu var efendim?
–Şey, iş arıyorum ben.
–S.. Bey'i çağırayım.
Adam kalktı bir içkili masada oturan iriyarı bir kişinin kulağına eğildi bir şeyler söyledi, adam kalktı, geldi: buyrun dedi kadına.
–İşe ihtiyacım var.
–Bilmem ki, size göre bir iş..
–Bulaşık yıkarım diye atıldı genç kadın...
.....
Masama döndüm, ama gözüm kadındaydı. İşe alındı mı onu da anlamadım. Ancak kadın tek tek yiyeceklerin fiyatını soruyordu. Çorbada karar kıldı sanırım. Terbiyeli ve çekingen yiyordu yemeğini. Aç ve parasız olduğunu anlamak güç değildi. Bu düzeyli, güzel ama bitkin hanımı bu duruma düşüren neydi merak ediyordum.
Eve dönüş yolunda, içim acıdı gözlerim yaşardı. Soğuk evime vardım, tez vakit uykuya daldım.
Genelde sürekli dışarıda yemezdim. Üniversitede verdiğim ders çıkışı özellikle gizemli kadını görmek arzusuyla bir gün önce yemek yediğim lokantaya yöneldim.
Merakım da uzun sürmedi. Genç kadını biraz da eski giysiler içinde lokantada yerleri siler biçimde buldum. Selamladım, "hoşgeldiniz efendim" diye yanıtladı.
Hikayesini merak ettiğim bu hanım gerçekten esrarlı bir kişilik sergiliyordu. Genç ve modern bir kadının küçük bir sahil kasabada alt düzey bir işte çalışması şaşırtıcıydı.
....
Hanım bir süre sonra müşteri karşılamaya ve bir tür garsonluğa geçti. İşi biliyordu. Daha da iyi giyiniyordu. Fazla mesafeli ama duyarlıydı, ikna ediciydi.
O gece fazla kaldım
Sanki oydu beni orada bırakan. Beklenmedik bir şekilde bana döndü, ve oturabilir miyim dedi, ayağa kalktım buyrun dedim. Bir sigara uzattı bana, kendisi de yaktı.
--Hayat incelikleri affetmiyor..
--Fazla incesiniz dedim
Maskeleri unutmayın dedi. Biraz sohbet ettik, kasaya yöneldi, birlikte çıkalım bekleyin dedi. Şaşırdım. Resmi ve mesafeli bir kadın tek kelime konuştuğu bir kişiye cesurca "kal" diyordu.
Pek konuşmadık yürürken, eski bir ev önünde durdu: gelin dedi, utanarak girdim. Çok ağır yaşama koşullarının olduğu bir oda.
...
Sizi buraya getiren ne?Mesleğimden oldum.
Eşiniz?
Bütün malıma konmuş.
Ya bu yer?
Bir insana güvendim geldim, olay üç.
İşiniz neydi ve onu neden kaybettiniz?
Vakur bir tavırla: Orospuluk, iddia bu. Tabii politika var.
Neredeydi işiniz
Üniversite güzel sanatlar Doçent.
Politika tamam ama diğeri?
Acı bir gülümseme:
Bir gün üniversitede desen dersinde model bulunmadı ben soyundum modellik yaptım.
Tamamen mi?
Sütyen dahil, sadece altta siyah bir çamaşır, mor-dantelli...
Şaşırmadınız mi?
Hayır.
Neden?
Çizgidışı biriyim ben de.
....
Hiç duraksamadı soyundu,
Göğüsler dik, sütyen atıldı, kutsal beyaz memeler....
beni de soydu. Üzerinde sadece mor çamaşır, içinde şeffaflığın gösterdiği siyah pırıl pırıl tüyler..
Bir ara beli yataktan sarktı, boynu, beli hepsi; son ana geldik dantelli mor çamaşır da atıldı sonra. Öndeki tüyler titriyor, ilginç kasılmalarla açılan kapanan bir nokta. Yanıyor, utanç yerini elde edilmenin ateşine bırakmış. Alev benden ona geçmişti, bende ise çılgın öpüşler ve "o an" inleyerek benimle yandı tutuştu benimle alev aldı. İnanılmaz bir an ve tam kadın kollarımda eridi.
İnleyerek bir süre titredi uzun sürdü bu, öpüşleriyle başarımı kutladı.
O kadar.
Ertesi gün aynı resmiyet.
.....
2.
Aç bir adam sallanarak bahçeli bir kasaba evinin kapısına yaslandı.
Düştü.
Aman Tanrım, yetiş Canım..
İçeri taşıdılar.
Canım bu adam aç.
Perişan bu adamı doyurmaya çalıştı karı koca.
Ne oldu, diye sordu kadın?
Tutuklandım mesleğimden oldum malvarlığım yoktu, lojmandan atıldım. Açım kaç gündür, burada bir iş var mı bana göre...
Kadın bir çığlık attı Prof K!
Evet..Ev.. et nereden peki?
Balıkçı lokantası..
Evine geldiğiniz kadın.
Evlendim. Okulda bir tek bana olumlu şahitlik yapan temizlik işçisi ile. Bahçemiz var...
.....
Bu da kızımız
Kulağına eğildi bizim kızımız Perla..
Yaşlandı adamın gözü, masum çocuğa baktı, ağlamaklı oldu, baktı sadece..
.....
Prof K*
Sabah 05...
Radyoda bildiri.
Oldu demek.
Altmış sekiz.
Yetmiş sekiz.
Hiçbiri başaramamıştı. Hiçbir iletişim aracının olmadığı bu sanal evde ilk kez radyoya pil:
"Yüce halkımız. Yurdun durmadan batağa sürüklendiği ülkemizde sonunda halkın gücü sermayeyi yenmiştir"
......
Çığlık çığlığa birbirlerine sarıldılar.
***
Uyanın.
-Ne oldu, buraya ne zaman geldim?
-Seans için geldiniz. Hikayenizi yaşayarak anlattinız. Ama ayrıntılar gerekiyordu, sakladiklarınız.
Tekrar anlattırdı hikâyeyi; eksik yok.
Perla doğruydu dedi, Prof K Terapiste. Devrim falan olmadı. Ağlayarak.
–Peki o hanıma ne oldu?
--Fırtınaya tutuldu...
7.65'lik kurşun; o soyunduğu sınıftaki gerici bir öğrenciden...
Ağladı Prof K.
BİTTİ
Tepkiniz nedir?
Beğen
0
Beğenmedim
0
Sevdim
0
Eğlenceli
0
Sinirli
0
Üzgün
0
Vay
0