Don't Look Up -Netflix

film önerisi

Don't Look Up -Netflix
Son günlerin popüler filmi Netflix'te yayına girdi. 2 saat 25 dakikalık bir kıyamet senaryosu, yuvarlandığımız sanal alem, popülerite merakı, herkesin delirmişcesine gerçekleri yok saymasına dokunduran komedi filmi gayet güzeldi. 
 
Başları biraz uzun tutulmuş olabilir. Film süresi kısaltılabilirdi. Son kırk beş dakikasının nasıl geçtiğini anlamadım mesela. Tempo önemli filmlerde. Hele de günümüz sabırsız seyircisine. 
 
Her sahnesinde yuvarlanıp gittiğimiz hayattan, yanlış olduğunu bile bile sürüklendiğimiz mecralardan anektodlar vardı. Sistem öyle kurulmuş ki dışında kalmak mümkün değil. Ne zaman nerede ne yaptığımız zaten gönüllü paylaşımlarımızla algoritmaların oyuncağı da kişisel veri olarak saklanması gereken sağlık bilgilerinden bile herkes haberdar. Giderek robotlaşıyor, hislerimizi kaybediyoruz. Kıyamete koşarak giden insanoğlu kendi sonunu getirmek için yarışıyor. Kimse bilimsel verileri, emek verilen işleri umursamıyor. Doğru söyleyenleri duymamak için kulaklarını kapatıp bağıra bağıra şarkı söylüyor. 
 
Medya öyle bir tuzak ki, herkesi içine çekiyor. Kuralları sert ve yerine getirmen gerekirken ağzına bir parmak bal çalmayı ihmal etmiyor. Ama sonra o balın zehirli olduğunu anladığında her şey için geç oluyor.  
      
Filmin kadrosunda 4 Oscar ödüllü oyuncu var. Ve tabi Leonardo Dicaprio yine ölüyor. Dokuzuncu kez. 
Film çok fazla gönderme içeriyor. Kıyamet senaryosu filmleri, siyaset, medya, film yapımcıları, bilim insanları neredeyse her kesimle dalga geçiyor. 
Ustaları çok daha ince ayrıntıları yakalayacaklardır ama filmin sonu bana Son Akşam Yemeği tablosunu hatırlattı.  Onun hikayesini bilmeyenler için de link bırakalım.
 
Bir de kıyamet sahnesi, o kuyruklu yıldızın yaklaştığı dehşet ve korku verici durum, çaresizlik hali bana Şems Suresini hatırlattı. Üzerine düşünülmeli.
 
26/12/2021 
Handan Kılıç
 
 
 
"Şems Suresi Konusu: 
 
Sûrede bazı önemli kozmik varlıklara ve olaylara yemin edilerek insan tabiatına hem iyilik hem kötülük eğilimlerinin verildiği bildirilmiş; bu eğilimlerini doğru kullanmayanların akıbetine örnek olmak üzere Semûd kavminin helâk edilişi anlatılmıştır.
Şems Suresi Türkçe Anlamı
1.Güneşe ve onun aydınlığına andolsun,
2.Onu izlediğinde Ay'a andolsun,
3.Onu ortaya çıkardığında gündüze andolsun,
4.Onu bürüdüğünde geceye andolsun,
5.Göğe ve onu bina edene andolsun,
6.Yere ve onu yayıp döşeyene andolsun,
7, 8, 9.Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.
10.Onu kötülüklere gömüp kirleten kimse de ziyana uğramıştır.
11.Semûd kavmi, azgınlığı sebebiyle yalanladı.
12.Hani onların en bedbaht olanı (fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.
13.Allah'ın Resülü de onlara şöyle demişti: "Allah'ın devesini ve onun su içme hakkını koruyun."
14.Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onları helak etti ve kendilerini yerle bir etti.
15.Allah, bunun sonucundan çekinmez de!
Şems Suresi Tefsiri
Bu tür doğal varlıklar ve olaylar üzerine yemin edilmesi hem evrenin genel düzenine, bunun insanlar için taşıdığı faydalara ve bu düzeni yaratıp yaşatan ilâhî kudretin büyüklüğüne hem de sonraki âyetlerde ele alınan konunun önemine dikkat çekmeyi amaçlar. “Kuşluğu” diye çevirdiğimiz duhâhâ tamlamasına “güneşin ışığı, aydınlığı, sabah vakti, gündüz” gibi mânalar da verilmiştir (Şevkânî, V, 524). Ayın yani ışığının güneşin ardından gelmesi, ışığını ondan almasını veya güneş batınca ardından ayın doğmasını yahut ayın ilk göründüğü hilâl durumunu ifade eder. 7. âyette insan (nefs) üzerine yemin edilmesi onun fıtrî üstünlüğüne işaret eder. “Nefsin (insanın özü olarak) şekillendirilip düzenlenmesi”nden maksat ona maddî ve mânevî güçlerin yerleştirilmesi, her gücün yapacağı görevin tayin edilmesi ve nefse bu güçleri kullanacak organların verilmesidir. 8. âyetteki fücûr her türlü kötülüğü, günah ve sapmayı; âyette fücûrun karşıtı olarak kullanılan takvâ ise burada doğruluk, iyilik ve hak yolda kararlılığı ifade eder. Aynı âyetteki elheme fiilinin masdarı olan ilham, bu bağlamda fücûr ve takvâ kelimeleriyle birlikte değerlendirildiğinde, “Allah Teâlâ’nın insanın fıtratına doğru ve yanlışı, iyilik ve kötülüğü, günah ve sevabı bilme, tanıma, ayırt etme, birini veya diğerini seçip yapma gücü ve özgürlüğü vermesi”; dolayısıyla “insanın her türlü deney ve öğrenimden önce, apriorik olarak bu yeteneklerle donanmış bulunması” şeklinde açıklanabilir. Böylece Kur’an’ın insan anlayışının bir özeti sayılabilecek olan 7-8. âyetler, insanın ahlâkî bakımdan çift kutuplu bir varlık olduğunu, iyilik veya kötülük yollarından dilediğini seçebilecek bir tabiatta yaratıldığını ve onun kurtuluş veya mahvoluşunun bu seçime bağlı bulunduğunu göstermektedir."