ZAMANA YOLCULUKTA GENÇ BİR MÜHENDİS

Gençlerin kanayan yarasında saklı cümleler...

ZAMANA YOLCULUKTA GENÇ BİR MÜHENDİS

ZAMANA  YOLCULUKTA     GENÇ     BİR    MÜHENDİS

 Bugünkü  zamana  yolculuğun  konuğu  samimi, Güler yüzlü,İnsan  ilişkilerinde başarılı  Karadeniz    Teknik  Üniversitesi   Jeoloji  Mühendisliği  bölümü  mezunu  Emre  KESEN. Kendisi  ile hayata  dair    söyleşi  gerçekleştirdim. 

VAHAP   :  Emre  KESEN  seni  tanıyabilir miyim?

EMRE     : 1989 Batman  doğumluyum. İlk ,Orta   ve   lise öğrenimimi  Batman’da  tamamladıktan    sonra;  Karadeniz  Teknik  Üniversitesi   jeoloji   mühendisliği  bölümüne   yerleştim . Dört  yıllık   öğrenim   süresinde   okulu  bitirdim. Şuan  özel  bir  şirkette   işimle  yakından  alakası  olmayan bir    pozisyonda   çalışmaktayım. 

VAHAP  :  Çocukluğunda   yapmayı   en   çok   yapmayı  sevdiğin  şey  neydi ?

EMRE     :  Çocukluğumu  pek  hatırlamam  ama! Dışarıda  oyun  oynamaktan  keyif  alırdım.

VAHAP   :  Hayalin  ne ? Gerçekleştirebildin  mi ?

EMRE     :  Hayalim  her  zaman  iyi  bir   müzisyen   olmaktı  ama ! Bu  işi  profesyonelliğe   taşıyamadım . Çünkü ; Doğru  yönlendirmelerim   olmadı… Ama! Müzikten  de  hiç kopmadım.  Üniversitede  bateristlik   yaparak   çok   güzel  paralar kazandım.  Ayrıca; Gitar ,Bağlama  çalabiliyorum. Yani kısaca ; Müzisyenlik  benim   ruhumda  var  ama  olmadı. İnsanın  bu  hayatta     istedikleri  her zaman  olmuyor… Kısmet  değilmiş. 

VAHAP  :  Hangi  mesleği  icra  etmek  isterdin ? Neden ?

EMRE     :  Aslında  bunun   cevabını  verdim. Yine de  şöyle  devam   edeyim . 

Doğru   yönlendirilme  bu  hayatta  çok  önemli . Nedeni   ise; Bence   bir   müzisyen   eline   enstrümanı   aldığında  yaşadıkları  ve  yaşanmışlıkları ona  hayat  katarak  bu  duyguyu  insanlara   aktarabiliyor. Bundan  daha   güzel   bir   şey   olmaz… Ben  bu   yüzden   iyi   bir   müzisyen   olmayı   istedim  ama   olmadı. Ayrıca ; Ben   ritimciyim  bu  işi  amatör  yapıyorum . Profesyonel   anlamda  bu   işi   yapmak  isterdim. Hayatım  sadece  ona  odaklı  olmalıydı!...

VAHAP  :  Türkiye’de   en   çok  gezip  görmek  istediğin  yer  neresi ? Neden ?

EMRE     : Ülkenin   bir  çok  yerini  gezdiğim  için  çok  büyük  heyecanlarla  görmek  istediğim  bir    yer  pek  kalmadı.  Ama ! Yeni  yerleri  tabiki  de  keşfedip  görmek   isterim . 

VAHAP  :   Aşkın  dillerde dolandığı , Sevginin  azaldığı  bu   devirde   senin  için  hangisi   ağır  basıyor ?  Neden ?

EMRE     : Bana  kimse  Aşk’tan  ve  Sevgiden  bahsetmesin . Emin  olun  ki ; Bu  iki  şey   sadece   dillerde  kalmış . Çünkü ; Siz  sevdiğiniz   kişiye  ne  kadar  fedakarlık  yaparsanız  yapın!... Gerçek     sevgiyi   göremezsiniz .  Her  ikisi  de  bana  göre  boş   ve  yersiz … Sadece   insanların  birbirlerini   kandırdığı  dalga  geçtiği  şeyler  olmuş  artık.

 Hangi   Aşk?

Hangi  Sevgi ?

VAHAP  :  Neden   böyle  bir  tepki  verdin ? Yaşadığın  senin   unutamadığın  birşey mi  yaşadın ?

EMRE     : Ben  sevdiğim  kadın  için  ailemi  ve  asıl  mesleğimi  bırakıp  buraya  geldim. Ama ! O  ne    yaptı?  Koskoca  beş  yılı  hiçe  sayıp ; Ben  buraya  geldikten   sonra  bir  gecede  beni   terk   etti. O    yüzden  kimse  bana   Aşk  ve  Sevgi   demesin... 

VAHAP  :  O  zaman  bir  sözünde  seven   insanlara ve  Gerçekten   sevmeyi  bilenlere   gelecek     sanırım . Haksız mıyım ?  

EMRE    : Sevgi ,Aşk  karşındakine  özellikle; İnsan  olduğu  için  değer   vermek.  İnsana   aşık  olmak    onu  sevmek . Onu  sahiplenmek  benim   için  o   kadar  kutsal  ki ; Ben  bu  kutsallığı  kimseyle    tartışmam  ve  kimseye   sorgulamam... Çünkü; Ben  bu  hayatta  değer  yargılarım  Aşkım , Sevgim,  Dostlarım  ve  Sevdiklerim  için  varım. Ben  her  zaman  doğru  ne  ise ; Onu  yapmaya  çalıştım . 

VAHAP  :  Sevgiyi  üç  kelime  ile  özetler  misin ?

EMRE     : Bu  kelimenin  bende  bir  anlamı  ve  önemi   olmadığı  için, Anlamsız   ve   önemsiz     şeyleri   yorumlamayı  pek   sevmem .

VAHAP  :  Üniversite  okumak , Sonrasında  mezun   olmak  nasıl bir duygu ?

EMRE     :  Emin  olun ! Bu  zamanda  bu  sıfatın  bir  önemi   kalmamış … Etraf  mezun  olanlarla  dolu.   Mezun   olmuş  ama ! İş ,Güç  yok … Ne  yapayım  böyle  bir  mezuniyeti . Tabiki de ! Okumak   güzel   bir  duygu  ama ! Okul  biterken  de  bir  yerlere  gelebilmeli .

VAHAP  :  Neden   Jeoloji  Mühendisliği ?

EMRE     : Bir  nedeni   yok  aslında. Üniversite  okumak  için  gittim. Eğer ki ; Sonucun  bu  şekilde   olacağını  bilseydim !... Emin  olun  gidip okumazdım.

VAHAP  :  Son  olarak ; Genç  bir  Mühendis   olarak  senin   gibi  bu  bölümü  okuyan   ya  da  başka   bir  bölümde  devam   eden  ve  mezun  olan  genç   arkadaşlara  neler  söylemek   istersin? 

EMRE     :  Sadece  bu   olabilir! Doktor, Mühendis , Avukat , Çöpçü  kim  olursak  olalım… Bence  ilk    önce   insan  olmayı  becermeliyiz . Yoksa; Sıfatların  hiç  bir  önemi  yok. Önce  insana  Saygı  ve  Sevgi  gelir . Birbirimize  seviyeli  bir  şekilde   yaklaşalım ki ; Hayat  güzelleşsin  ve  insanca  yaşam  olsun…    Son  bir  şey  daha  eklemek  istiyorum :

Kürt , Türk , Çerkez , Laz  vesaire … Hangi  dine, Dile  ve  Irka  sahip  olursak  olalım! Önce  insan    olalım… 

VAHAP  : Sevgili  dostum  Emre  KESEN. Yoğun  bir  tempoda  çalıştığın bu  zamanda  bana vakit     ayırıp; Zamana Yolculuğa Konuk  olduğun  ve  verdiğin  samimi  cevaplar  için  teşekkür  ederim .  bundan  sonraki   yaşamında  ve  Çalışmalarında  başarı  dolu  yıllar dilerim.

 EMRE  : Saygı değer  Abdulvahap   Bey . Zamana  Yolculuk’a beni konuk  ettiğiniz, Bu güzel  söyleşiye konuk  ettiğiniz   için  teşekkür  ederim . İlerlediğiniz  bu  yolda  başarılarınızın  devamını  dilerim…