ZAMANA YOLCULUKTA GENÇ BİR ÖĞRETMEN ADAYI

Eğitim olmazsa; Öğretim olmaz... Her Çocuk bir aynadır... Aynaya yansıyan yüzü iyi görmek lazım.

ZAMANA  YOLCULUKTA  GENÇ  BİR  ÖĞRETMEN  ADAYI

ZAMANA    YOLCULUKTA    GENÇ   BİR   ÖĞRETMEN   ADAYI 

 Bugünkü  zamana  yolculuğun konuğu ; Çocuklarla  güçlü bir  iletişim  kuran ,Onların okul  alanındaki ilk eğitmeni ,Okul  öncesi  öğretmen  adayı  ve  Çocuk  gelişimcisi  mezunu  Barış  DİZLEK . Kendisi  ile   EĞİTİM  VE  HAYAT  üzerine  güzel  bir  söyleşi  gerçekleştirdim . 

VAHAP :  Barış  DİZLEK   seni  tanıyabilir  miyiz? 

BARIŞ    :  1995  yılında Diyarbakır’ın   Silvan  ilçesinde   doğdum . İlk  Orta   ve  Lise  eğitimimi    burada  tamamladım . Artuklu  Üniversitesi   Çocuk  gelişimi  ön  lisans  mezunuyum . Bilgisayarla   uğraşmayı , Araştırma  yapmayı , Gündemi   ve  Siyaseti  takip   etmeyi   severim .  

VAHAP :   Çocukluğunda    yapmayı   en   çok   sevdiğin    şey    neydi   ? 

BARIŞ    :  Çocukluğumda  şiir   yazmayı   severdim. Hatta  şiir  kitabım  bile  vardı .Şiiri   çocukluğumdan  beri   çok  severim. İlerde   kitap  çıkartmayı  düşünüyorum .

VAHAP :  Hayalin  ne ? Gerçekleştirebildin  mi ? 

BARIŞ    :  On  yıllık  bir  planım  var… Öncelikle ; DGS’ yi  tamamlamak   ve   daha    sonra  eğitimimi    yurtdışında    geliştirmek   istiyorum . Bir  Rehabilitasyon  Merkezi   açmak  istiyorum. Bu  hayalime   en  kısa  zamanda  kavuşacağıma  inanıyorum …   

VAHAP :  Eğitmen   ve    öğreten    denilince   ilk   akla   gelen  şey  ne? 

BARIŞ     : Eğitmen, Sadece   eğiten   ve  görsel  olarak  kendi  bildiğini  size  dayatan  okurken    Öğreten… Daha   geniş   kapsamlı   size   bir   yol   çizerek   ve  göstererek    bir   şeyleri   sunan   kişi    olur . 

VAHAP :  Öğretmen   olmak   nasıl   bir   duygu ?

BARIŞ    :  Öğretmen    olmak    çok    asil   bir   duygu . Bu   duygu   anlatılmaz  aslında   yaşanır … Staj   ile  başladığım   bu   mesleğe   değerli   hocalarımı  örnek  alarak  ve  gelişim   videolarını  izleyerek    bir de; Çocuklardan   ilham   aldığım   harika   bir   duygudur …

VAHAP :  Neden  Türkçe  öğretmeni   ya   da  başka   bir  meslek  değil  de; Okul  öncesi  çocuk     gelişimi  bölümü  okudun ?  

BARIŞ :  Türkiye’de    en    iyi    şartlarda   mesleği   olan   bölüm   olduğu   için   bu   alanda  yeteri    kadar  okuyan   olmadığı  için  bir de;  Çocuk  sevgisi  taşıdığım  için  bu  bölümü   seçtim .

VAHAP :  Türkiye’deki   eğitim   sistemini   nasıl  değerlendiriyorsun ? 

BARIŞ    :  Türkiye’deki   eğitim   sistemi   iyi   değil   maalesef ! Üniversite   okumak  bile   artık   bir   şeyi   ifade   etmiyor .  Çünkü;  Üniversite   öğrencisinin  kendine   bir  özgüveni   yok.  En  basiti  kendi   bölümünden   mezun   olan  bir  üniversiteli  kendi   alanındaki  işin  dışında  her  işe  razı   oluyor .    Eğitim  şart  diyoruz ... Ama  uygulama  sıfır  maalesef .

VAHAP :  Sevginin   azaldığı , Aşkın  dillerde   dolandığı  bu   zamanda   senin   için   hangisi   ağır   basıyor ? Neden ? 

BARIŞ  :  Sevgi   değer   vermektir . Ama   sevginin   gücü  azalmış . Mesela   14  Şubat  Sevgililer  Günü   deniliyor !...  Sevgi  bir  güne mi  sığar ?  Yada  Anneler   günü  Annemizi  bir  gündemi  hatırlayacağız? Bir  sürü özel  gün…  Sevgi  kalpte  olmalı . Orada  hissedebiliyorsanız   Sevgi  hep  yaşar.  Aşk  ise;  sadece  sözden   ibaret … Bu   yüzden  SEVGİ  benim   vazgeçilmezim .

VAHAP :  Sevgiyi   üç  kelime  ile   özetler   misin ? 

BARIŞ    : Çocuk , Aile , Hayatımdaki  kız…  

VAHAP  :  Çocukların  dilinden  nasıl  anlamalıyız ? 

BARIŞ   :  Çocuk  olmak  çok  güzel  bir  duygu … Onu  çocukla  yaşarsanız   ve   en   önemlisi ! Yüreğine     inerseniz   oradaki  ışığı   yakalarsanız , Çocuğu  çok  iyi  anlar  ve  onun  dilinden  konuşmaya     başlarsınız . Kitaptan  değil ! Onunla  yaşayarak   anlamaya   çalışın.

VAHAP  :  Son  olarak ; Genç   bir  Öğretmen   adayı  olarak , Senin   gibi  bu   mesleği   genç   yaşta   icra  eden   ya  da   yeni   atanan  genç   arkadaşlara  neler   söylemek  istersin ?

BARIŞ   : Genç   arkadaşlara  önerim :

 Öncelikli  olarak ; Öğrencilerin    yüreğine  insinler . Öğrenciyi   anlasınlar , Dinlesinler  ve  kendilerini   onların  yerine    koysunlar . İşte  o   zaman  öğrenci  sizi  iyi   dinler   ve   derse   konsantre  olur .  Bir de; Bu   mesleğin   sabır   gerektirdiğini   ve   bu   mesleği   icra   edebileceğine   inanması  gerekir .  Öğretmen , Örnek   davranış  sergilerse ! Çocuklar  ve  Toplum  onları  örnek   alarak  hayatına  devam    eder .

VAHAP  :  Değerli  dostum   Barış  DİZLEK.  Değerli  vaktini   bana  ayırıp , Zamana   Yolculuk’a konuk olduğun  ve  verdiğin  samimi  cevaplar  için  teşekkür   eder , Eğitim  ve  Öğretim  hayatında  başarılar     dilerim …

BARIŞ  : Bu  güzel  söyleşide  bana yer  verip, Zamana  Yolculuk’a konuk  ettiğin  için , Asıl ben  teşekkür   ederim. Gençleri  anlamak  ve onların  yüreklerine  inmek  yaptığın bu güzel  çalışmadan  dolayı  seni  kutluyorum. Bundan  sonraki  çalışmalarında  başarılar  dilerim...